Ofis Yaşamı Metabolik Sendroma Neden Oluyor

Metabolik Sendrom Rehberi

Ofis Yaşamı Metabolik Sendroma Neden Oluyor

Metabolik sendroma neden olan sebepler , metabolik sendrom tedavisi ve önleme yollarını açıklayan rehber niteliğindeki yazımızı Dr.Fatih Ercan hazırladı.

Metabolik sendrom;  insülin direnciyle ortaya çıkan, abdominal obezite, kan yağı seviyelerinde bozukluk, hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskinde artış görülen bir endokrin(hormonal) bozukluklar zinciridir.

Bu bozuklukların sadece bir tanesi sizin metabolik sendrom olduğunuzu göstermemekle beraber, metabolik sendroma yakalanma riskinizi arttırır.

Sendrom X, ölümcül dörtlü ve uygarlık sendromu gibi isimlerle de anılır.

Önemli risk faktörlerini bilerek daha dikkatli olabilirsiniz. İşte önemli risk faktörleri!

Yaş

Yaş önemli bir risk faktörü olmakla beraber metabolik sendrom çocukluk çağlarından itibaren semptomlara sebep olabilir. 20’li yaşlarda %10 olan risk 60’lı yaşlarda %40’a kadar yükselebilir.

Obezite

Vücut kitle indeksinin 25’in üstünde olması metabolik sendroma yakalanma riskinizi arttırır. Ayrıca yağlanma tipi de önemlidir. Elma tipi vücut (göbekte yağlanma), armut tipi (kalçada yağlanma) vücuda göre daha fazla risk taşımaktadır.

Diyabet hikayesi

1. derece akrabalarda bulunan diyabet (şeker hastalığı) öyküsü ya da gebelik diyabeti gibi bir hikaye metabolik sendrom yaşama riskinizi arttırır.

Diğer hastalıklar

Yüksek kan basıncı , kardiovasküler hastalıklar ve kadında polikistik over sendromu (  metabolik sendroma benzer kadın hormonal ve üreme işleyişini etkileyen bir hastalık ) metabolik sendromun habercisi olabilir.

Metabolik sendrom hususunda tanı açısından birkaç kriterimiz var.

İnsülin direnci

Metabolik sendromun anahtar tanı basamağı insülin direncidir. İnsülin pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Bu hormon kana sindirim sistemi aracılığı ile geçen glikozun hücrelere taşınmasına yardım eder. Bozulan insülin direncinde ise var olan insülin algılanamaz ve glikoz yakıt olarak kullanılacağı hücrelere giremez. Kanda hızla yükselen şeker yağlanmaya sebep olur.

Diabet olmamanız insülin direncinizin olmadığını göstermez , bozulmuş glukoz toleransı ( insulin direnci ) pre-diabet ( şeker hastalığı öncesi basamak ) olarak değerlendilir. Pre-diabet trigliserit ve LDL seviyesini yükselir. Aynı zamanda insülin direnci inme , kalp hastalığı ve diabet gibi hastalıklara sebep olur.

Abdominal obezite

Bel çevresinin  kadınlarda 80 cm , erkeklerde 94 cm üzeri olması tanı için değerlidir.

Hipertansiyon

Tansiyonun ilaç kullanmadan 130/85 mm-Hg ya da tansiyon ilacı kullanıyor olmak.  Ayrıca bu değerlerden birincisi (130) olan sistolik kan basıncının yüksekliği ikinci (85) olan diastolik kan basıncına göre metabolik sendrom açısından daha değerli bir tanı kriteridir.

Dislipidemi (Kan yağ seviyelerinde bozukluk)

Trigliserid 150 mg/dl üstü, HDL ( iyi kolesterol ) erkekte 40 mg/dl , kadında 50 mg/dl’ nin altı olması tanı kriteridir. Ayrıca metabolik sendrom riskine göre bu değerlerin alt ve üst sınırları değişmektedir.

Tanı için insülin direncinin mutlak katılımı ile kalan 3 semptomdan en az 2’sinin olması metabolik sendrom tanısını koydurur.

  • Şeker hastalığı,
  • Hipertansiyon,
  • Damar sertliği (ateroskleroz),
  • Karaciğer yağlanması,
  • Koroner hastalıklar.

Tedavi

Tedavinin amacı metabolik sendroma bağlı oluşan riskleri gidermektir. Bu açıdan bakıldığında amaç kısa vadede yüksek kan basıncını, kan kolesterol ve LDL düzeylerini düşürmek varsa kan şekerini düzenlemektir.

Uzun vadede amaçlanan ise yoksa diabeti engellemek ve yüksek kan şekerine bağlı oluşacak zararları engellemektir. (Diyabet uzun vadede kalp hastalığı ve inme riskini oldukça yükseltir)

İlaç Tedavisi

Temel tedavi yaşam tarzını değiştirmek olsa da kısa vadede:

  • Kan yağ düzenleyicileri (fibratlar),
  • Oral antidiyabetikler (insülin direnci için),
  • Tansiyon ilaçları,

yukarıdaki ajanları hipertansiyon, dislipidemi ya da insülin direnci sebebi ile kullanmaktayız. Bu semptomlar metabolik sendromun bir parçası olmasının yanında tek başlarına birer hastalık olarak kabul edilirler.

Kilo vermek 

Metabolik sendrom hastalığınızın teşhisinden itibaren doktorunuz size fazla kilolarınızdan kurtulmanızı tavsiye edecektir.

Vücut kitle indeksi

  • 25-29.9 arasında olan hastalar yüksek kilolu,
  • 30 ve üstü hastalar ise obez olarak tanımlanır.

Uzun vadede amacınız vücut kitle indeksinizi 25’in altına indirmek olmalıdır.Hastanın total ağırlığının %10 miktarında zayıflaması bile Tip 2 Diyabet ve kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde azaltır.

Bu bakımdan hasta risklerin farkına varmalı ve diyetini sıkı bir şekilde takip etmelidir. Yapılan diyette günlük alınması gereken kalorinin %50’sinin karbonhidrat, %20’sinin protein ve %30’nun doymamış yağlar ile karşılanmasına dikkat edilmeli aynı zamanda diyette bol miktarda lif bulundurulmalıdır.

Özetle:

  • Karbonhidrat alımınızı azaltın.
  • Yağları doğru şekilde kullanın. Kaliteli yağları tercih edin.
  • Lif bakımından zengin besinler tüketin.
  • Günlük aktiviteniz için gerekli olan kalori miktarından daha az kalori alın. Böylece yavaş ve sağlıklı bir şekilde zayıflayacaksınız.

Egzersiz

Metabolik sendrom hastalarına haftada en az 3 gün olmak üzere günde 30 dakika ve daha fazla egzersiz yapmaları önerilmektedir.

Egzersiz tarzı mevcut olabilecek kalp hastalıklarına istinaden yürüyüş ve fitness olarak tercih edilmelidir. Egzersiz sırasında maksimum kalp hızı kuralına mutlak suretle uyulmalıdır.

Yani egzersiz boyunca dakikalık kalp atım sayınız (220-yaş) x 70/100 olmalıdır. Kalp hızını ölçen saatler ve telefonlar piyasada mevcut olmak ile beraber kardio aletlerinin büyük çoğunluğunda kalp hızını ölçmek için pedler ( metal yüzeyli tutamaçlar) bulunmaktadır.

Etkin kalp atış hızı aralığında spor yapan bir hastanın bir süre sonra

  • İnsülin direnci düşer,
  • Kan lipit (yağ) olumlu yönde değişir,
  • Tansiyonu düşer,.

Böylece metabolik sendromun en önemli 3 nedeni kısmen tedavi edilmiş olur.

Egzersize başlamak istiyorsanız spor yapmak istiyorum adlı yazım tam olarak size göre!

Metabolik sendromu önlemek için yapmamız gerekenler tedavi prensiplerinde bahsedilen yaşam tarzı değişiklikleri ile sınırlı değil ayrıca:

Sigara tüketimi

Sigara tüketimi insülin direnci oluşmasına ve kan yağlarında kötü yönde değişime sebep olur. Metabolik sendrom’dan sakınmak için sigarayı bırakın. Alo 171 sigara bırakma hattını ücretsiz olarak kullanabilirsiniz.

Lifli beslenin

İnsülin direncini düşürmek ve daha sağlıklı bir sindirim sistemi için lifli beslenmek büyük önem arz ediyor. Bu yönden diyetinizde değişiklik yapın ve lif içeren gıdalara öncelik tanıyın.

Rutin kontrollerini yaptırın

Senede 2 kere hasta olmasanız bile doktorunuza görünün. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinizi takip edin, doktorunuzu bu konuda bilgilendirin.

Источник: https://www.fitekran.com/metabolik-sendrom-rehberi/

Şişmanlıkla Gelen Teh: Metabolik Sendrom

Ofis Yaşamı Metabolik Sendroma Neden Oluyor
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Memorial Şişli Hastanesi

Metabolik sendromlu kişilerde kalp damar hastalıkları çok sık görülür ve ölüm riski artar.

Kan şeker düzeyi diyabet sınırında değilse bile ileride bu hastalığın gelişme riski çok fazladır.

Gerekli toplum sağlığı önlemleri ivedilik ile alınmadığı takdirde, metabolik sendrom önümüzdeki yıllarda, ölüm nedenleri içinde birinci sıraya oturacak bir teh sinyali olarak tanımlanıyor.

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü uzmanları, “Metabolik sendrom” hakkında bilgi verdi.

Metabolik Sendrom Nedir?

Metabolik sendrom, birden fazla kalp damar hastalığı risk faktörünün kümelendiği hastalıklar grubudur.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam şekli değişiklikleri nedeni ile bir salgın haline gelerek, ateroskleroza bağlı kalp damar hastalıkların sıklığında artışa yol açmaktadır.

Kilo fazlalığı ve bel çevresi kalınlığı fazla olduğu kişilerde görülen metabolik sendrom kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıkların habercisidir. Bu hastalık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmaktadır.

Metabolik sendromlu hastalarda, kan damarlarındaki sertleşmeler ve tıkanmalar inme ve kalp krizi riskini yükseltmektedir. Ülkemizde 60-69 yaş grubundaki insanların yüzde62'sinde metabolik sendrom görülmekte ve tedavi olmak için birden çok doktora başvurup her gün çok sayıda ilaç almak zorundadırlar.

Metabolik sendrom modern çağın bir hastalığıdır

Genellikle hareketsiz çalışan bireyleri tehdit eden hastalık sıklığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış göstermektedir. Sendroma en yatkın kişiler, masa başında oturan, beslenmesi düzensiz, yoğun stres altında çalışanlardır.

Hareketsiz yaşam tarzı, “ayaküstü atıştırma” yani “fast-food” alışkanlığı, sigara kullanımı ve özellikle stres, sendromun giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Bu yüzden sendroma “Yeni Dünya Sendromu” adı da önerilmektedir.

Metabolik sendrom, insanın yaşı ilerledikçe kalp hastası veya şeker hastalığı yakalanma olasılığını arttıran bir durum olduğundan, kişilerin hastalık ortaya çıkmadan, hastalığı ortaya çıkaran risk faktörlerini yok etmeleri gerekir. Metabolik sendrom bir hastalık değilse de, hastalık risklerini çok fazla oranda arttıran bir durumdur ve tek tedavisi yaşam tarzını değiştirmektir

Metabolik sendrom, elma tipi şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker metabolizması bozukluğu (hiperinsülinemi) ve lipid metabolizması bozukluğu (kan yağlarında bozukluk) sorunlarından oluşur.

Metabolik sendromun temelinde insülin direnci yatar. İnsülin direnci ise vücudun insülin salgılamasına rağmen, insülinin hücre içine girip glukozu taşıyamaması durumudur.

İnsülün etkisinin yetersiz olduğu bu durumlarda kanda ve organlarda yağ miktarı artar. İnsülin direncini arttıran temel faktörler; hareketsiz yaşam biçimi ve yüksek kalori alımı sonucu oluşan aşırı kilodur.

Özellikle de karın bölgesinde yağlanma artışı, psikososyal stres ve kadınlarda menopoz sonrası hormonal değişikliklerdir.

Genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı metabolik sendrom ve ilişkili sorunlardan; obezite, hipertansiyon, şeker hastalığı, yağ metabolizması bozukluğu, polikistik over sendromu, ürik asit yüksekliği (hiperürisemi), uyku apne sendromu sorumludur. Yakın gelecekte hem kanseri hem de kalp damar hastalıklarını önlemede metabolik sendromla mücadele giderek öne çıkacaktır.

Nasıl oluşur?

Genetik eğilimi olan kişiler metabolik sendrom gelişimine daha fazla yatkındır. Eğer kişinin ailesinde kilo fazlalığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında dengesizlik gibi sorunlar var ve buna çevresel faktörler de eklenmişse metabolik sendrom'un gelişmesi kaçınılmazdır

Çevresel faktörlere dikkat!

Modern şehir hayatının getirdiği hareketsiz yaşam ve yüksek kalorili beslenme, sendromun ortaya çıkmasını etkileyen en önemli faktördür.

Metabolik sendrom basit olarak; insanın yaşı ilerledikçe kalp-damar hastalığı veya şeker hastalığına yakalanma olasılığını arttıran bir durumdur. 20.

yüzyıl başında adından bile söz edilmeyen bu sendrom günümüzde bir çığ gibi büyüyüp salgın bir hal almıştır.

Metabolik sendrom bir endüstrileşme ve kentleşme hastalığıdır

Her gün sabah kalkıp işe kahvaltı yapmadan çıkan, trafikte kayda değer bir zaman geçirip bütün gün masasının başında, bilgisayar karşısında hareketsizce işini yapan, öğle yemeğini hızlı yemeklerle geçirip akşam eve geldiğinde ise yemeklere saldırıp televizyon karşısında uyuyakalan insanların hastalığıdır.

Ne kadar metabolik sendromlu hasta var?

Ülkemizde metabolik sendrom görülme oranı; 20-30 yaş arasındaki kişilerde %10 iken, yaş ilerledikçe hızla artarak, 60-70 yaş arasındaki erkeklerde %61’e, kadınlarda ise %75 oranına çıkmaktadır. 40-49 yaş arasındaki kadınlarda hastalık, erkeklere göre beş kat daha fazladır.

Metabolik Sendromda Kimler Risk Altındadır?

  • Kişiler kendilerinde metabolik sendrom olup olmadığını değerlendirebilmek amacıyla aşağıdaki basit teste başvurabilirler
  • Haftada 5’ten fazla çikolata, patates cipsi, mısır gevreği ya da benzeri gıdaları yiyor musunuz? (evet/hayır)
  • Hiç tansiyonunuz ölçüldüğünde size yüksek olduğu söylendi mi? (evet/hayır)
  • Düzenli egzersize rağmen kilo vermekte zorlanıyor musunuz? (evet/hayır)
  • Kilonuz özellikle karın ve bel çevrenizde mi lokalize? (evet/hayır)
  • Kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon veya şeker hastalığı bulunan yakınınız var mı? (evet/hayır)
  • Yemek öğünleri arasında konsantrasyon kaybı, baş ağrısı, mide bulantılarınız oluyor mu? (evet/hayır)
  • Kolestrolünüz yüksek mi? (evet/hayır)
  • Sıklıkla şekerli gıdalar yeme ihtiyacı duyuyor musunuz? (evet/hayır)
  • İdeal kilonuzun 5 kilo veya daha fazla üzerinde misiniz? (evet/hayır)
  • Yemek yedikten sonra genellikle yorgunluk hissediyor musunuz? (evet/hayır)
  • Pirinç, patates, un içeren gıdaları haftada 3 kereden fazla alıyor musunuz? (evet/hayır)
  • Kan şekeri düşüklüğünüz (hipoglisemi) var mı? (evet/hayır)
  • Haftada 2 kereden daha az mı egzersiz yapıyorsunuz? (evet/hayır)
  • Gün içinde enerji iniş çıkışları yaşar mısınız? (evet/hayır)

0-4 EVET: Metabolik sendrom için düşük risk.

5-8 EVET: Metabolik sendrom için orta risk. Araştırılması önerilir.

9-14 EVET: Metabolik sendrom için yüksek risk. Tedavi başlanması önerilir.

Bugün gençler arasında görülen metabolik sendrom erken yaşta hipertansiyona ve kalp hastalıklarına neden olmaktadır.Metabolik sendrom dünyada ve ülkemizde giderek daha fazla sayıda insanı etkileyen önemli bir morbidite nedenidir. Metabolik anormallikler ve kardiyovasküler risk faktörlerini kapsayan metabolik sendrom daha çok insülin duyarlılığı bozulmuş bireylerde ortaya çıkar.

Metabolik sendromu oluşturan başlıca komponentler; insülin direnci, karın şişmanlığı, yükselmiş kan basıncı ve lipit anormallikleri, ürik asit yüksekliği ve bazı bağımsız faktörler olarak sayılabilir.

Kan şekerini hızla yükselten gıdaların aşırı şekilde kullanılması şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, kronik yorgunluk sendromu, kanser ve osteoporoz gibi son yıllarda artış gösteren çok sayıda kronik-dejeneratif hastalığa neden olmaktadır.

Metabolik sendrom niçin önemli bir sağlık sorunudur?

Metabolik sendrom, temelinde insülin direncinin bulunduğu, şişmanlık, tansiyon yüksekliği, trigliserid (bir tür kan yağı) yüksekliği, HDL-kolesterol (iyi kolesterol) düşüklüğü ve açlık kan şekerinin normal değerlerden yüksek olmasıyla karakterize bir durumdur. İlk olarak erişkinlerde tanımlanmış ve metabolik sendrom olanlarda hem erişkin tip şeker hastalığının hem de kalp/damar hastalıklarının sık olduğu gösterilmiştir.

Metabolik sendrom, insülin direnci sendromu olarak da isimlendiriliyor; çünkü bu hastalıktaki bulguların hemen hepsi çeşitli dokulardaki insülin reseptörlerinin iyi çalışmamasına bağlıdır.

Son yıllarda şişmanlığın insülin direncine neden olmasından çok, insülin direncinin şişmanlığa neden olduğu üzerinde daha çok durulmaktadır.

Çünkü yağ dokusu dışındaki dokularda, özellikle de beyin dokusunda insülin etkisi azalınca, organizma aldığı enerjiyi kullanmaktan çok yağ dokusunda depolama yönünde çalışmaktadır.

Halk arasında “su içse yarıyor” denen durumda insanlar az enerji alsalar bile alınan enerji yağ dokusuna dönüştürülmektedir. Yağ dokusu, özellikle karın bölgesindeki yağ dokusu artınca insülin direnci daha da artmakta ve bu yağ dokusundan “iltihap salgıları” olarak bilinen bazı maddeler salgılanmasına neden olmaktadır.

Metabolik Sendrom Nasıl Tanınır?

Hastalarda dikkat edilmesi gereken dört önemli belirti;

  • Bel çevresinde genişleme
  • Tansiyon yüksekliği,
  • Kolesterol yüksekliği,
  • Kan şekerinde sınırda yüksekliktir.

Önceden anlaşılabilir mi?

Önceden anlaşılabilir ama bu kişilerin yakınları da risk altındadır. Mesela bu kişilerin yakınlarında daha fazla yüksek tansiyon, şeker, şişmanlık ve kolesterol yüksekliği görülür. Bunlardan biri bile varsa, hasta şişmansa kan yağlarına, kan basıncına ve şekerini de bakılmalıdır.

Kimler risk altında?

Bu beş risk faktöründen biri olan kişiler risk altındadır. Beş faktörden biri var ise mutlaka gerekli tahliller yapılıp diğerleri de araştırılmalıdır. Çünkü bunlar birbirilerini tetikliyor olabilir. Hem birliktelik hem de neden sonuç ilişkisi söz konusudur. Örneğin şişmanlık arttıkça şeker, tansiyon ve kan yağları da yükselir.

Nasıl tedbir alınabilir?

Metabolik sedromun hem tedavisinde hem de önlenmesinde en etkili yaklaşım yaşam biçimi değişikliğidir. Yaşam tarzı değişikliği ise sağlıklı beslenme ve spor yapmayı kapsar.

Yoğun yaşam biçimi değişikliği yapar ve bunu sürekli uygularsanız, şeker hastalığı gelişme riskini de %50 azaltırsınız.

Korunmak için; mutlaka egzersiz yapın, kilonuzu koruyun, test yaptırın (tansiyon, kolesterol, kan şekeri), sigarayı bırakın, alkolü sınırlandırın.

Nelere yol açıyor?

Metabolik sendromlu kişilerde kalp damar hastalıkları çok sık görülür ve ölüm riski artar. Kan şeker düzeyi diyabet sınırında değilse bile ileride bu hastalığın gelişme riski çok fazladır.

Bu insanların ve yakınlarının çok iyi izlenip doğru tanı konulup, tüm risk faktörlerinin hep birlikte tedavi edilmesi gerekir.

Pek çok olayda, metabolik sendromun semptomları ile metabolik sendromun komplikasyonları arasındaki fark açık değildir ya da kişiden kişiye değişir.

Metabolik sendromların komplikasyonlarını kısaca özetleyecek olursak:

  • İnsülin direnci
  • Şeker hastalığı
  • Hipertansiyon
  • Kanserde artış
  • Böbrek hastalığında artış
  • Kan yağlarında bozukluk (dislipidemi)
  • Şişmanlık (obezite)
  • Koroner damar hastalığı
  • Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer yağlanması
  • Polikistik over sendromu
  • Damar endoteli bozukluğu
  • Kan pıhtılaşma eğilimi artışı (hiperkoagülabilite)

Osteoartrit (OA) ileri yaş grubunda sık rastlanan bir eklem rahatsızlığıdır. Diz eklemi, hastalığın sık olarak etkilendiği eklemlerdir. Diz eklemi osteoartriti hareketleri kısıtlanması nedeniyle metabolik sendrom gibi önemli hastalıklar grubunun oluşumuna yol açar ve şişmanlığın ilerlemesine de sebep olması bakımından ayrıca önemlidir.

Yine İtalya’da yapılan bir çalışmaya göre ise metabolik sendromlu kadınlarda seksüel fonksiyonlardaki bozulma sıklığının, normal popülasyondaki sağlıklı bireylere göre önemli derecede yüksek olduğu ortaya konmuştur.

Metabolik Sendrom Tedavi Edilmezse…

Kalp ve damar hastalıkları, kalp krizi ve felç geçirme olasılığı, geometrik olarak artar ve ani ölümler görülebilir. Önlem alınmadığında, hipertansiyon, in direnci, tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi tüm olumsuz sonuçlar, en geç 7 yıl içinde ortaya çıkar.

Nasıl tedavi edilir?

  • Kilo verilmesi:
  • Fiziksel aktivite:
  • İnsülin direncinin azaltılması:
  • Şişmanlığın tedavisi:
Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sismanlikla-gelen-tehlike-metabolik-sendrom/

Çağımızın Problemi Metabolik Sendrom

Ofis Yaşamı Metabolik Sendroma Neden Oluyor

Metabolik sendrom, insülin direnciyle başlayan abdominal obezite, glukoz intoleransı veya diabetes mellitus (DM) , dislipidemi (HL), hipertansiyon (HT) ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül bir hastalıktır. Metabolik sendrom ayrıca insülin direnci sendromu, sendrom X, polimetabolik sendrom, ölümcül dörtlü ve uygarlık sendromu gibi farklı terimlerle de tanımlanmaktadır.

Metabolik sendrom bir modern yaşam hastalığıdır. Bu sendromdan en çok etkilenen grup, masa başında oturan, beslenmesi düzensiz, yoğun mesaisi olan ve stres altında çalışan kişilerdir.

Metabolik sendromu kısaca kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde rol alan ve ortak etyopatogenezi paylaştıkları düşünülen çeşitli risk faktörlerinin bir arada bulunması olarak tanımlayabiliriz.

İlk kez 1988’de Reaven, çeşitli risk faktörlerinin sıklıkla bir arada bulunduğu dikkat çekmiş ve sendrom X olarak adlandırdığı bu beraberliğin kardiyovasküler hastalıkların gelişme riskini arttırdığını belirtmiştir.

Hastalığın gelişiminde insülin direncinin merkezi bir rolü olduğu düşünülmektedir.

Obezite, sedanter yaşam tarzı, sigara içimi, düşük doğum ağırlığı ve perinatal malnutrisyon da insülin direnci gelişimi ile ilişkili bulunmuştur.

Adipoz doku ve bu dokudan salgılanan hormonlar, hipotalamus-hipofiz-adrenal aks bozuklukları, ilerleyen yaş, genetik ve çevresel nedenler de hastalığın gelişiminde rol alan diğer faktörler arasındadır.

Metabolik sendrom sıklığı ilerleyen yaş ve vücut ağırlığı artışıyla artar. Amerika Birleşik Devletleri’nde 20 yaş ve üzeri kişilerde metabolik sendrom sıklığı % 27 bulunmuş, metabolik sendrom sıklığının kadınlarda daha hızlı olmak üzere artmakta olduğu saptanmıştır.

Ülkemizde, 2004 yılında yapılan METSAR (Türkiye Metabolik Sendrom Araştırması) sonuçlarına göre 20 yaş ve üzerindeki erişkinlerde metabolik sendrom sıklığı % 35 olarak saptanmıştır. Yani METSAR’ın verilerine göre Türkiye’de 20 yaş üstü nüfusun 1/3’ üne yakını metabolik sendromludur.

Araştırmadaki diğer önemli bir sonuç ise kadın nüfusun erkek nüfusa oranla daha fazla risk altında bulunmasıydı (kadınlarda % 41.1, erkeklerde % 28.8). Bu sonuçlar bel çevresi sınırları erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm olarak yapılan değerlendirmede elde edilen verilere dayanmaktadır.

Bugün kabul edilen bel çevresi erkeklerde 94 kadınlarda 80 cm sınırları alındığında ise abdominal obezite prevalansı %58.7 (kadınlarda %73.8, erkeklerde %43.2) gibi dramatik rakamlara ulaşmaktadır.

Metabolik sendromun NCEP ATP III Tanı Kriterleri şunlardır:

  • Abdominal obezite(Bel çevresi) Bel çevresi erkeklerde >102 cm (ülkemizde >94) cm, kadınlarda >88 cm (ülkemizde >80cm)
  • Trigliserid yüksekliği (≥150 mg/dl)
  • HDL kolesterol düşüklüğü (erkeklerde
  • Kan şekeri yüksekliği (açlık plazma glukozu ≥ 110 mg/dl)
  • Kan basıncı yüksekliği (≥130/85 mmHg)

Metabolik sendrom tanısı için bu kriterlerden en az üç tanesinin bir arada olması gerekmektedir. Uluslararası Diyabet Federasyonunun tanımlamasında bu üç kriterden birinin mutlaka abdominal obezite olması şartı vardır. Tanı kriterleri arasında yer almamakla birlikte, proinflamatuvar ve protrombotik durum da metabolik sendrom başlığı altına alınmıştır.

Vücut Kitle İndeksi Nedir?

Vücut ağırlığının (kg cinsinden), boyun (metre cinsinden) karesine bölünmesi ile hesaplanır. Yani İ = kg / m2 dir. Çıkan sonuca göre kişi aşağıdaki tabloya göre kendini değerlendirebilir.

Bel Çevresi Ölçümü

Her obez hasta metabolik sendrom açısından taranmalı ve iç organ yağlanması göstergesi olarak vücut kitle indeksi yerine bel çevresi ölçümü kullanılmalıdır. Bel çevresi, arkus kostaryum ve spina iliaka anterior superior arası mesafenin orta noktasından ölçülmelidir.

Ülkemizde abdominal obezite için erkeklerde 94 cm kadınlarda 80 cm bel çevresi sınırları daha uygundur. Kişinin bel çevresi genişliği sağlığının önemli bir göstergesidir.

Vücutta biriken fazla kiloları anlamak için tartıya çıkar ve kilomuzu ölçeriz. Ama kilolarınızın hangi bölgede biriktiği de çok önemlidir. Metabolik sendromu olan insanlarda yağ birikimi özellikle bel ve karın çevresinde olduğundan vücut şekli santral obezite nedeniyle elmaya benzetilir.

Armut tipi vücudu olanlarda ise bel incedir ve yağlanma daha çok bel altı ve kalçalarda olmaktadır. Kişi kalça ve basenlerindeki bölgesel yağları estetik açıdan daha önemsese de, sağlığımız için esas önemli olan bel çevresi ölçümü ile saptanılan göbek bölgesindeki (santral obezite,elma tipi vücut) yağlanmadır.

Çünkü bel çevresi ölçümü ile saptanan bu tip yağlanma ciddi kalp ve damar hastalıkları gelişim riskini arttırmaktadır.

Metabolik sendrom bileşenleri;

  • 1. İnsülin direnci
  • 2. Diabetes mellitus
  • 3. Hipertansiyon
  • 4. Dislipidemi
  • 5. Obezite
  • 6. Koroner arter hastalığı
  • 7. Non-alkolik yağlı karaciğer
  • 8. Polikistik over sendromu
  • 9. Subklinik İnflamasyon
  • 10. Endotel Disfonksiyonu
  • 11. Hiperkoagülabilite

Görüldüğü üzere tüm metabolik sendrom bileşenleri birbiriyle iç içedir ve hastaların kalp damar sağlığını tehdit etmek üzere farklı kombinasyonlarla bir araya gelmektedirler.

İnsülin Direnci Nedir?

İnsüline karşı biyolojik yanıtsızlıktır. Bu biyolojik yanıtsızlık durumunda normal kan şeker düzeyinin sağlanabilmesi için pankreastan insülin salgısı artar ve kan şeker yükselmesi artan insülin salgısı ile karşılanmaya çalışılır.

İnsülin direnci genelde insülin fazlalığı ile birliktedir, fakat her zaman kan şeker yüksekliği ile birlikte seyretmez. Kan şeker yüksekliği, insülin direncinin bir ileri evresidir. Klinik pratikte insülin direncini ölçmek için en sık kullanılan yöntem HOMA formülüdür. Normal bireylerde HOMA değeri 2.

7’den düşük olarak bildirilmektedir, 2.7’nin üzeri ise değişik derecelerde insülin direncini yansıtır.

Metabolik Sendrom Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

Ofis Yaşamı Metabolik Sendroma Neden Oluyor

Metabolik sendrom, yalnızca göreceli olarak yakın zamanda kabul edilmiş bir dizi hastalık risk faktörüdür. 2009’da tam tıbbi görüş birliğine ulaşıldı ve şu anda bu sorun kümesine ait insanların daha çok kardiyovasküler hastalık ve tip 2 diyabet riski altına girdiğine karar verildi.

Metabolik sendrom, “insülin direnci sendromu” olarak da bilinir ve son on yılda medikal araştırmacılar ve epidemiyologlar bir dizi faktörün hem kalp hastalığı, hem de diyabet ile ilişkili olduğunu fark ettiğinde ön plana çıktı.

İlk kez 1988’de “sendrom X” olarak tanımlanan ve 2000’li yıllara kadar metabolik sendrom olarak bilinmeyen hastalık, insanlara kardiyovasküler hastalığa yatkınlık oluşturan risk faktörlerinin yanı sıra, tip 2 şeker hastalığı olarak da yaygınlaştı.

Ayrıca Bakınız: Tip 2 Diyabet Nedir?

Metabolik sendromun özellikleri olarak kabul edilen faktörler oldukça gelişmiştir. Ancak genel konsensüs aşağıdaki en az 3 faktörün teşhisi tetiklemesi gerektiğidir:

  1. Merkezi, viseral, abdominal obezite, geniş bel çevresi ile belirtilir.
  2. Yükselmiş kan glikoz seviyeleri
  3. Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  4. Yüksek trigliserid seviyeleri (yağ molekülleri)
  5. Düşük seviyeli yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) olan kolesterolün anormal kan seviyeleri

Bu faktörlerin üç veya daha fazlasına sahip olmak; kalp krizi veya inme gibi kardiyovasküler hastalıkların ve geç başlangıçlı bir bozukluk olarak düşünülen ama bu risk faktörlerine sahip gençlerde gittikçe artan oranda görülen tip 2 diyabet riskini belirtir.

Metabolik Sendrom Teşhisi ve Tanı Kriterleri

Metabolik sendrom teşhisi için kullanılacak eşik değerlerini tüm tıbbi kılavuzlar kabul etmiyor ve doktorlar her zaman bir hastanın bireysel hastalıklarını göz önüne almaktadır. Ancak, yukarıda belirtilen beş faktör için çoğu şunlar üzerinde duruyor:

  • Erkeklerde en az 102 cm’den fazla veya kadınlarda en az 88 cm veya daha fazla bel ölçüsü
  • Kan şekeri 100 mg/dL (5.6 mmol/L) veya daha yüksek bir açlık plazma seviyesine yükselirse, “prediyabet” tanısını tetikleyen aynı seviyedeyse
  • Kan basıncı 130/85 mm Hg veya üstü
  • Trigliseritler 150 mg/dL (1.7 mmol/L) veya daha yüksek bir açlık kan plazma seviyesine yükselirse
  • HDL erkeklerde 40 mg/dL’nin altında veya kadınlarda 50 mg/dL’nin altındaysa, (sırasıyla 1.04 mmol/L veya 1.29 mmol/L’nin altında)

Metabolik sendrom, çocukluk çağı obezitesi ile birlikte artmaktadır. Bazen MetS olarak kısaltılan Metabolik sendrom, çocukluk çağında erken obezite, dislipidemi ve yüksek tansiyon ile birlikte başlar. Ancak, teşhis için eşikler ve çocukların taranması gerekip gerekmediği tartışmalıdır. Büyüyen çocuklar, örneğin bu faktörlerde geniş varyans göstermektedir.

Bununla birlikte, birçoğu daha yüksek kardiyovasküler risk altındaki çocukları ve ergenleri tanımlamak, daha sağlıklı bir yaşam tarzına yönelik değişiklikleri hedeflemek ve yetişkin hastalık yükünü azaltmak için acilen küresel bir ihtiyacı açıklamaktadır.

Aşırı kilolu veya obez çocukların sayılarının yükselmesi özellikle endişe vericidir.

Metabolik Sendrom Sebepleri Nelerdir?

Metabolik sendrom, risk faktörlerinin bir toplamı olduğundan, tek bir nedeni yoktur.

Merkezi obezite veya aşırı kilo; metabolik sendroma yol açan başlıca faktörler olmakla birlikte, anormal kan lipid ve kolesterol profilleri, yüksek tansiyon ve prediyabet diğer faktörler de kardiyometabolik risk oluşturmaktadır.

Tıbbi aile öyküsü ve etnik köken gibi, sendromun bazı bileşenlerinin daha yüksek risk oluşturabileceği kaçınılmaz risk faktörleri vardır. Ancak, faktörlerin hepsi de yaşam biçimini ortak bir kök olarak paylaşıyor.

Yukarıda belirtildiği gibi, çocuklukta şişmanlığın giderek artan sorun olması, metabolik sendromun arkasındaki yaşam tarzı sorununun önemli katkısıdır.

Tüm yaş gruplarındaki obezite gelişmiş ülkelerde son derece yaygındır ve pek çok kişi çok fazla enerji tüketirken hareketsiz yaşamlara yönlenir.

Örneğin; ABD’de obezite prevalansı, 50 yaşın üzerindeki kişilerin %40’ından fazlasına sahip olabilir.

Metabolik sendrom ve obezitenin insülin direnci karakteristiği, kardiyovasküler hastalık ve tip 2 diyabete yol açabilir. Ancak, diğer hastalıklar da insülin direnci ile bağlantılıdır. Polikistik over sendromu (PCOS), Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı ve kronik böbrek hastalığı bunlara örnektir.

Ayrıca Bakınız: İnsülin Direnci Belirtileri

Bazen metabolik sendrom, insülin direnci ve yüksek kan şekeri ile ilişkili olan diğer sorunlar, düşük seviyedeki iltihaplanma ve kan pıhtılaşma bozukluklarıdır. Bunlar kardiyovasküler hastalığın gelişimine katkıda bulunabilirler.

Metabolik Sendrom Tedavisi

Metabolik sendromu takip eden doktorların hedeflerinden biri, bel çapı (iç organ, santral, abdominal aşırı yağ (adipoz doku)), belirli bir kardiyovasküler ve diyabet riski altına sokan, ancak hastalığın ilerleyen aşamalarında kullanılan ilaç tedavileri yerine yaşam tarzı değişikliği hedeflenmesidir.

Tanı seviyeleri, metabolik sendromlu kişilerin tipik olarak doğrudan tıbbi müdahale gerektiren rahatsızlıklara sahip olmamaları şeklindedir. Yüksek kan şekeri seviyeleri, yüksek tansiyon, lipid ve kolesterol anormallikleri ilk önce yaşam tarzı önlemleri ile kontrol altına alır.

Bunu söyledikten sonra, sendromun hala bazı unsurları zaten tıbbi tedavi altında iken var olabilir. Çünkü metabolik sendromun herhangi bir bileşeni için ilaç tedavisi de tanıda güvenilebilir. Örneğin, antihipertansif veya antikolesterol ilaçları almak, sırasıyla, hastalığı tanımlayabilen kan basıncını ve kolesterol riskini taşır.

Yaşam tarzı değişiklikleri ile metabolik sendromu yönetmenin en önemli yönü aşırı yağın üst vücut dağılımını azaltmaktır. Yani, kilo vermek suretiyle tedavi edilmesi gereken obezite problemidir.

Anormal kolesterolün tedavisi ve önlenmesi için, aşağıdaki önlemler metabolik sendromdaki diğer risk faktörlerine karşı da yardımcı olabilir:

  • Kalp sağlığını koruyan beslenme
  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Sigara içmekten kaçınmak ve alkol alımını azaltmak

Gerçekten de, diyet ve egzersiz son derece etkili bulunmuştur. Bilimsel araştırma, yaşam tarzı önlemleri uygulandığında 3 yıldır tedavi edilen her yedi kişi için bir diyabet vakasının önlendiğini gösteriyor.

Источник: https://www.hastalopedi.com/metabolik-sendrom/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть