Öğle Uykusu Oruç Tutanlara Sağlık ve Dinçlik Veriyor

Öğle Uykusu Oruç Tutanlara Sağlık ve Dinçlik Veriyor

Öğle Uykusu Oruç Tutanlara Sağlık ve Dinçlik Veriyor

Bu yıl Ramazan aynının Ağustos sıcakları ve uzun günlere denk gelmesi, oruç tutan kişilerin çok dikkatli olmasını gerektiriyor. Sahur ve iftarda alınan besinler, oruç tutulan saatlerde kişinin sağlık durumunu, motivasyonunu ve günlük performansını etkiliyor.

Gün boyu çalışma durumunda olan kişilerin bulundukları ortam, çalışma şekli, giydikleri kıyafet ve uyku düzeni oruç tutma sürecini kolaylaştıran ya da zorlaştıran faktörler arasında yer alıyor.

Bu tür etkenlerle devam eden oruç günlerinde sağlıklı kalabilmek oldukça zor gibi gözükse de, aslında kişinin dikkat edeceği birkaç nokta ile sağlığını koruma altında tutması mümkün görünüyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, ağustos sıcaklarıyla birleşen oruç günlerinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgi verdi.

Uzun Ramazan günleri metabolizmayı olumsuz etkiliyor

Yaz sıcaklıklarının iyice hissedilmeye başlandığı bu günlerde sıcaklıkların etkisi ile oruç tutmak elbette bu süreci iki kat daha zorlaşır. Sıcakların etkisi ile oruç tutan kişiler sağlık açısından bazı olumsuzluklar yaşayabilmektedir.

Uzun süren açlık süreçleri sağlıklı kişide ciddi bir sağlık problemi oluşturmasa da kişinin metabolizmasını olumsuz etkileyebilir.

Örneğin uzun süren açlık süreçleri sonucunda sağlıklı bir kişinin metabolizmasında bile oluşabilecek durumları şöyle sıralayabiliriz:

  • Kandaki trigliseridler artar,
  • Kan şekeri düşer,
  • Dikkat azalır,
  • Kan basıncı düşer ya da yükselir,
  • Atletik performans azalır
  • Halsizlik olur,
  • İş verimi azalır.

Ramazan’da öğle uykusu kan şekerinin düşmesini engeller

Oruç tutulan günlerde kişilerde gün içerisinde “uyuma isteği” oluşması da doğaldır. Açlığın hissiyle kan şekeri düştüğünden kişide uyuklama halleri yaşanabilmektedir. Kan şekerinin düşmesi ile kişide halsizlik, hatta sinirlilik görülebilir.

Kan şekerinin düşmesini engelleyebilmek için sahurda lifli gıdalara yer verilmesi bir önlem olabilir. Kan şekerinin düşmesinin engellenmesi ile gün içerisinde uyuklama hallerinin de önüne geçilmiş olunacaktır.

Sahur ve iftarda tükettiği Ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemekler de uykusunu kaçırabileceğinden dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Mümkünse kısa sürelerle vücudunuzu ve zihninizi kısa öğle uykusuyla dinlendirmek gerekir.

Kronik hastalıklar oruca engeldir!

Ramazan günlerinin, açlık yaşamadan ve sağlıkla geçirilmesi düşüncesi elbette herkesin hoşuna gidecektir. Sağlıklı erişkinler hiçbir sağlık problemi yaşamadan rahatça oruç tutabilirler. Ancak bir takım sağlık problemleri, kronik rahatsızlıkları olan kişilerin bu süreçte yaşayabileceği olumsuzluklar daha da artabileceğinden, oruçlu olduğu günleri çok sıkıntılı geçirebilmektedirler.

 Hipertansiyon, diyabet, kalp, karaciğer ve böbrek hastalığı olanların ya da epilepsi, migren, mide, duodenum ülseri, kanser gibi kronik hastalığı olanların, oruç tutması sakıncalıdır. Çünkü saydığımız tüm bu hastalıklar, genelde diyeti, sık ve az yemek yemeği gerektiren  ve düzenli ilaç kullanımın  söz konusu olduğu durumlardır.

Bu yüzden oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalı gözükmektedir.

Gün içerisinde ilaç kullanımının saatlerinde değişiklik yaparak oruç tutmayı düşünen hastaların mutlaka doktorlarına danışması, en azından doktor kontrolünde, doktorların izni ile bu dini görevlerini yerine getirmelidirler Çünkü bu tür sağlık problemleri yaşayan kişilerin oruç tutması var olan hastalığının seyrini kötü etkileyebilir; hatta tedavisini sonuçlarını olumsuz olarak verebilir.

Taş hastaları iftardan sahura kadar bol sıvı almalı

Taş hastalığına yatkın olan kişilerde, böbrek taşı oluşma riskinin artması gibi sağlık problemleri oruç tuttuğu dönemlerde olabilmektedir. Bu nedenle taş hastalığına yatkın olan kişilerin, iftardan sahura kadar bol sıvı alımına dikkat etmesi gerekmektedir.

Hamilelerin, çocukların, ağır işlerde veya aşırı dikkat gerektiren işlerde çalışanların oruç tutması kesinlikle önerilmemektedir. Ağır işlerde çalışanların açlık sürecinden kaynaklanabilen dikkat dağınıklığı ile iş kazalarının olması kaçınılmaz olabilmektedir.

Reflüsü olan kişiler sahurdan hemen sonra uyumamalı!

Oruç tutarak geçirilecek ramazan günlerinde gün içinde yemek yenilemediği ve ramazan ruhunu en iyi şekilde hissedebilmesi için sahur ve iftardaki yemeklere ayrı bir özen gösterilir. Sahur normal kahvaltıdan, iftar ise akşam yemeğinden daha zengin hazırlanır; bu nedenle Ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da büyük değişiklikler olur.

Ancak gün boyu süren açlığın etkisiyle iftarda boş mideye birden yüklenmek ya da sahurda acıkmamak için aşırı ve dengesiz beslenme yapmak doğru değildir. Bunlar bu süreç içinde yapılan en büyük hatalardan birkaçıdır. Her zaman önerildiği gibi Ramazan ayında da amaç, yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektir.

Sahurdan sonra genelde yatıldığı için hafif gıdalar tüketilmelidir. Tuzlu ve yağlı yiyeceklerden sakınılmalı; lifli gıdalar ve sıvı alımına özen gösterilmelidir. Sahur sonrası yatıldığında baş yüksekte olmalıdır. Bu durum özellikle reflü rahatsızlığı olan kişilerin dikkat etmesi gereken bir durumdur.

Mümkünse başta reflü hastalığı gibi sorunları olan kişiler sahur sonrası yatmamalıdırlar. İftarda ise, önce hafif bir çorba ile oruç açılmalı, namaz kılınacaksa kılınıp namazdan sonra iftar yemeğine yine devam edilmelidir. İftar yapıldıktan sonra tokluğun hissiyle oluşabilecek uyku en az yemekten 2 saat sonra olmalıdır.

Oruç tutarken tamamen hareketsiz kalmak da doğru değildir. Hafif egzersizler ya da ayaklara yürüme egzersizi yaptırılarak kan dolaşımını kolaylaştırabilirler.

Uyku kalitesi oruç bitince normale döner

Ramazanda sahura kalkmak başta çalışanlar açısından uyku sürelerinin kısalmasına ve uyku düzeninin değişmesine sebep olacaktır. Uyku düzeninin değişmesi kişilerde, bazı hormonların ritminin( ACTH ve Melatonin gibi) bozulmasına olanak sağlar.

Uyku problemlerinin oluşması ve uyku problemlerinin etkisiyle günlük yaşantılarında uyum konularında sorun yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır. Oruç tutan kişiler 24 saat içindeki toplam uyku sürelerini Ramazan öncesinde olduğu gibi tutmaya çalışması uyku sürelerini dengelemek için alınabilecek bir önlemdir.

Ancak uyku açısından yaşanan bu tür problemler kalıcı bir bozukluk oluşturmadığından; uyku kalitesi oruç bittikten bir süre sonra normale döner.

Oruçluyken soğuk su ile duş alın gün içinde dışarı çıkmayın

Oruçlu iken zaten sıvı alımı yapılamayacağı için sıcak ortamlarda bulunmak, terlemeyi artırarak vücutta var olan suyun da kaybedilmesine ve  buna bağlı olarak susuzluk hissedilmesine sebep olacaktır.

Bunun sonucu olarak kanın akışkanlığı azalıp  risk grubunda olanlarda damar tıkanıklığı yaşanabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında kalp ve damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon yakınması olanların oruç tutması sakıncalı olmaktadır.

Bunun için aşırı güneşli ve sıcak havalarda sağlıklı kişilerin bile mümkün olduğunca dışarı çıkmaması önerilmektedir. Ancak açık havada çalışmak zorunda kalanlar olacağından.

Bu kişilerin açık renkli, bol, pamuklu giysiler giymesi, geniş kenarlı şapka kullanması, baş ve yüzlerini sık sık soğuk suyla yıkaması ve imkânı olanların gün içinde duşa girmesi alabilecekleri birkaç önlem olabilir.

Güncellenme Tarihi: 25 Ağustos 2010Yayınlanma Tarihi: 25 Ağustos 2010

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/ogle-uykusu-oruc-tutanlara-saglik-ve-dinclik-veriyor/

Oruç tutarken sağlığınızdan olmamak için bu önerileri dikkate alın

Öğle Uykusu Oruç Tutanlara Sağlık ve Dinçlik Veriyor

  • Vücudu rahatlatacak,
  • Sindirim sistemini düzenleyecek,
  • Vücudun asit ve baz dengesinde olumlu sonuçlar yaratacaktır.
  • Oruç doğru şekilde uygulandığında mide ve bağırsak sisteminin yanında vücuttaki pek çok sistem için oldukça önemli ve olumlu sonuçları olan bir durumdur.
  • Ramazan ayıyla birlikte beslenme değişimlerimizi iyi bilmemiz gerekmektedir.
  • Sahur ve iftar olacak şekilde beslendiğimiz bu dönemde iftarla sahur arasında en az iki ara öğün yapmak zorundayız. Bu ara öğünde de seçimimizi ağır ve şerbetli tatlılardan değil meyve ve sütlü tatlılardan yana kullanmalıyız.

Oruç tutmaması gereken hastalar ve oruç ile gelen 6 önemli rahatsızlık

  • Orucun ilk zamanları üşüme halsizlik ve hissizlik tablolarını iftarda bol c vitamini alarak kapatmaya çalışabiliriz.
  • Tahıl ürünü olarak da lif oranı yüksek olan çavdar ekmeği ya da kepekli makarna tercih edilmelidir. Bütün gün boş olan mideye bir ana yemeğe yüklenip fazla besin almak midede doping etkisi yaratır buda hızlı kanlanma ve kan şekeri bozukluklarına yol açar. Bu nedenle iftarda en ideal beslenme şekli yavaş yavaş ve azar azar beslenmektir.
  • Orucumuzu su ve ya hurmayla açtıktan sonra sıvı miktarımızı dengeleyecek ve boş midemizi rahatlatacak hafif bir çorba mutlaka içilmelidir. Çorba sonrasında bir dilim peynir ve bir dilim ekmek ya da bir avuç içi pide ile birlikte hafif bir kahvaltı gibi başlangıç alınmalı sonrasında et ya da sebze yemeğine geçilmelidir.
  • Soframızda ekmek ya da pide varsa makarna ya da pilav tüketimi olmamalıdır. Ancak tok tutucu özelliği de fazla olan süt ve süt grubundan iftarda metabolizmamızı düzenlemesi için faydalanmamız mümkündür.
  • Çorba içildikten sonra aileye yapılacak ufak bir sohbet ya da ufak bir aranın ardından beslenmeye başlanmalıdır.
  • Sebze ve meyve tüketimi ramazan ayı boyunca oldukça önemlidir. Sebze ve meyvelerdeki lif oranı hem bizi tok tutacak hem de sindirim sistemimizi destekleyecektir. Bu kan şekerimizin dengelenmesi ve açlık hissimizin yatışması için oldukça önemlidir.
  • Sıvı tüketimine de kesinlikle önem verilmelidir.
  • Çay ve kahve su kaybına neden olacağı için uzak durmak gerekmektedir; bunun yerine su tercih edilmelidir. Ancak tek seferde yüksek miktarda su tüketmek yerine sahur süresi boyunca yavaş yavaş içilmelidir.
  • Hızlı yemek yemek ağır ve kızartma türü gıdalar bol pide ve pilav tüketimi bir anda midemizde olumsuz etkiler yaratır bize uyku hissi ve halsizlik verir.
  • Bunun üzerine tükettiğimiz çay ve kahve de uyku problemleri yaratabilir bu nedenle iftarda zamanlama oldukça önemlidir.
  • Sahur ve ya iftar sonrası içeceğimiz bir soda ya da yeşil çay sindirimde ve rahatlatıcı bir his vermekte bize yardımcı olacaktır. Ancak kronik rahatsızlığı olanların kalp ve tansiyon gibi beslenme uzmanı ya da bir doktor kontrolünde belli miktarlarda bu tüketimi yapmaları gerekmektedir.
  • Kronik hastalıklarda ve zorunlu ilaç kullanımlarında oruç tutulması gerektiği uzmanlar tarafından da onaylanmıştır.
  • Zamanında alınmayan ilaçlar daha büyük problemlere neden olacaktır ve bu vücudumuza yaptığımız daha büyük bir kötülüktür.

Oruç tutanlar için Ramazan’da sağlıklı beslenme önerileri

  • Sahur bizim için ramazan ayında olmazsa olmazımızdır. Çünkü sahura kalkılmadan oruç tutulursa uzun süre açlık olacağından metabolik hız yavaşlar; halsizlik ve baş ağrısı görülebilir.
  • Özellikle yoğun açlık hissi mide ve bağırsak sistemimize olumsuz etkiler yaratır, yemek sonrası gaz şişkinlik kabızlık gibi rahatsızlıklar oluşabilir.
  • Sahurda protein ağırlıklı ve lif etkisi yüksek gıdaları tercih etmeliyiz.
  • Sahurda mutlaka bir meyvemiz olsun. Özellikle elma pektin içeriği fazla olduğundan bizi tok tutmaya neden olacak ve cildimize, sindirim sistemimize, boşaltım sistemimize faydalı etkilerde bulunacaktır. Her gün sahurda bir elmamız olması vücudumuz için oldukça önemlidir.
  • Ayrıca sahurda meyve yememiz gün içindeki tatlı ihtiyacımızı baskılayacaktır.
  • Protein içeriği fazla olan besinler, midenin boşalma sürecini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Bu nedenle süt, yumurta, yoğurt, peynir gibi besinler sahurda mutlaka tüketilmelidir.
  • Süt ve süt ürünleri tokluk sağlayıcıdır, kalsiyum ve potasyum açısından yüksek içeriği olması aynı zamanda elektrolit dengemiz için de oldukça önemlidir.
  • Sahuru kahvaltı gibi planlamalı; omlet veya menemen veya haşlanmış yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillik tercih edilmelidir.

Ramazan ayının vazgeçilmezi hurma miktarınca yendiğinde hiçbir sorun teşkil etmez ancak sofralarımıza lif ve mineral kaynağı bakımdan oldukça zengin olan hurmayı yalnızca 3 ya da 4 adet getirmeliyiz unutmamalıyız ki hurma da glisemik indeksi yüksek bir besindir ve kan şekerimizde dengesizliklere neden olabilir.

Diyabet hastaları oruç tutabilir mi? İşte uzmanından öneriler

Ramazan’da Kilo Almamak İçin;

  • Sahur öğününü mutlaka yapınız. Sahur yapılmadığında metabolizma yavaşlar ve yağların depolanmasına neden oluruz.
  • Asitli içeceklerden uzak durunuz. hazır meyve suları yerine meyve, limonata veya şekersiz kompostolar tercih edilmeli,
  • En az 2 litre su tüketilmeli,
  • Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, dondurma veya meyve tercih edilmeli; haftada 2 kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde tercihimiz meyve olmalı.
  • İftardan 1,5-2 saat sonra mutlaka bir ara öğün yapılmalı.
  • İftarda beyine tokluk sinyali ulaşması için çorbadan sonra 15 dakika beklenmelidir.

Ramazan Ayı İçin Örnek Mönü

Sahur

  • Haşlanmış yumurta
  • Peynir
  • Domates, salatalık, biber, maydanoz…..vb.
  • Zeytin veya ceviz
  • Tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği
  • Çorba
  • Süt veya yoğurt

İftar

  • Hurma veya zeytin
  • Çorba
  • Tam buğday veya çavdar ekmeği
  • Etli sebze yemeği veya ızgara et
  • Salata
  • Yoğurt/ayran/cacık
  • Bulgur pilavı veya kepekli makarna

İftardan Sonraki Ara

  • Sütlü tatlı veya meyve veya süt

Oruç tutarken halsizliği önlemenin yolları

Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, vücudun susuz kalması gibi durumları  engellemiş olursunuz.

Sahurda protein ağırlıklı beslenmek tok tutuyor

Erken kahvaltı yerine geçen sahurda yumurta, süt, yoğurt, ayran, peynir, ceviz, badem gibi besinleri tüketerek protein ağırlıklı beslenmek gün boyu tok kalmanıza yardımcı olur. Beyaz ekmek yerine kan şekerini çabuk yükseltmeyen düşük glisemik indeksli tam tahıllı ekmek tüketimi daha uzun süre tok tutacaktır.

Salam ve sosisten uzak durun

İftarda boş mideye birden yüklenmek, hızlı ve çok yemek midede yanma, şişkinlik, bulantı, gaz, kabızlık, şeker ve tansiyon yükselmelerine neden olur. Bu nedenle orucu su ve iftariyelikler ile açıp 1 kase çorba (çok yağlı ve kremalı olmayan), salata, zeytinyağlı sebze yemeği, ızgara (et/tavuk/balık), yoğurt veya ayran, tam buğday ekmeğinden oluşan bir menü tercih etmelisiniz.

İftarda kızartmalardan, çok tuzlu, yağlı, şekerli besinlerden, salam, sosis gibi işlenmiş besinlerden uzak durulmalıdır. Yemekler kızartılmamalı; ızgara, haşlama, fırın, buharda pişirme gibi sağlıklı pişirme teknikleri kullanılmalıdır.

Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak ve bir seferde aşırı miktarda yemenin vereceği rahatsızlıkları önlemek için iftar ile sahur arasına küçük ara öğünler eklenmelidir.

İftardan ortalama 1-2 saat sonra ve yatmadan 1.5 saat önce ara öğün yapılabilir. Bu ara öğünlerde 1-2 porsiyon meyve ve 1 bardak süt veya 1 kase yoğurt tüketilebilir.  Artan sıvı ve posa ihtiyacını karşılamak için karpuz, kavun, ananas, kayısı gibi meyveleri tercih edin. Muz ve şeftali kabızlık durumunda önerilmeyen meyvelerdendir.

Günde en az 10 bardak su için

İftar ile sahur arasında geçen süreçte gün içinde kaybedilen su ve elektrolitin telafi edilmesi gerekir. Günde ortalama 2- 2.5 litre (10-12 bardak) su tüketilmelidir. Sağlıklı sıvı tüketimi için ayrıca ayran, maden suyu, şekersiz komposto veya hoşaf da tüketilebilir. Vücudun su, vitamin, mineral ve posa ihtiyacı için günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.

İftardan 1 saat önce yürüyüş yapın

Uzun süren açlık, bazal metabolizma hızında yavaşlama oluşturabileceğinden sabah erken saatlerde veya iftardan 1 saat önce en azından 30 dakikalık yürüyüşler yapın. Gün içerisinde de mümkün olduğunca hareketli olun ve aşırı uyumaktan kaçının. Öğleden sonra yatıp iftar saatine kadar uyumak, metabolizma hızınızı azaltacağından, size fazla kilo olarak geri dönecektir.

Hazımsızlık sorunu yaşayanların papatya çayı içmesi, sindirim ve hazımsızlık sorunlarına yardımcı olacaktır. İşte size papatya çaylı bir bitkisel içecek tarifi:

10 gram papatya, 10 gram meyan kökü, 5 gram rezene,1 tatlı kaşığı beyaz çay, 2 dal kabuk tarçın, 2 su bardağı kaynatılmış sıcak su ilave edildikten sonra kapağı kapatılıp 10 dakika demlenir ve süzülerek içilir.

Ramazanda hangi besinlerden uzak durmalıyız?

Fazla tuz içeren besinler (zeytin, turşu, şarküteri ürünleri gibi)  susama isteğini artıracağından tüketilmemelidir.

Fazla şekerli ve kızartılmış besinler de kalori alımını artıracağından tüketilmemelidir. Bunun yanı sıra, aşırı çay ve kahve tüketimi de su tüketimini azaltır.

Bu yüzden  iftar ve sahur arasındaki süreçte, çay ve kahve tüketimimizin toplamda 3 fincanı geçmemesine dikkat etmeliyiz.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/oruc-tutarken-bu-onerilere-kulak-verin/

Oruç Tutmanın Sağlığa Faydaları

Öğle Uykusu Oruç Tutanlara Sağlık ve Dinçlik Veriyor

İslam Dinin’in en önemli ibadetleri arasından yer alan oruç, Ramazan ayı boyunca 30 gün süre ile tutulmaktadır. Sabah ezanından kısa bir süre önce başlar ve akşam namazıyla birlikte yapılan iftarla oruç açılır. Oruç tutmanın ibadet yaparak Allah’a yaklaşmanın yanında sağlık açısından faydaları vardır.

Orucun Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Ramazan ayının en önemli ibadeti arasında olan Oruç, iki yönde sağlığa faydalı olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Birincisi sindirim sitemi ve fiziki katkıları, diğeri ise psikolojiye olan faydaları dır. Şimdi detaylı şekilde Orucun Sağlığa Faydaları nelerdir inceleyelim.

 Not : Konu ile ilgili Hurmanın Faydaları yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Zayıflama

Oruç sağlıklı kilo vermeye yardımcı olmaktadır ve bu gerçek bilimsel olarak ispatlanmıştır. Oruç esnasında vücutta bulunan yağ hücreleri aracılığı ile depolanmış yağlar yakılmaya başlanır.

Depolanan yağların yakılmasıyla birlikte sağlıklı zayıflama gerçekleşir, bundan dolayı günümüzde sporcular zayıflamak için Ramazan ayları dışında bile düzenli şekilde oruç tutmaktadırlar (1).

İnsülin Sağlığı

Şimdiye kadar yapılan bilimsel araştırmalar,  oruç, insülin sağlığı ilişkisini ortaya koymaktadır (2). Oruç, oruç tutulmayan dönemlerde kanda şeker seviyesini dengelemektedir.

Araştırmalar (3), oruç esnasında, hücrelerin kandan daha fazla glikoz alımı noktasına uyarılar gönderdiğini ortaya koymaktadır, bu durum insülin sağlığına olumlu etki etmektedir.

Oruç, metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olmaktadır. Oruç tutmak sindirim sisteminin dinlenmesini sağlayarak, daha sağlıklı kalori yakmayı sağlar.

Sindirim sistemi sağlığı iyi olmayan kişilerde özellikle Oruç, gıdaların enerjiye dönüştürülmesi ve yağ yakımına ciddi katkıda bulunur.

Düzenli şekilde oruç tutmak, metabolizma sağlığına faydalı olduğu gibi, sağlıklı bağırsak fonksiyona katkı sağlar.

Ömrü Uzatır

İster inanın ister inanmayın az yemek ömür uzatır, çok yaşamayı sağlar. Yapılan bilimsel araştırmalar (4)  bazı kültürlerde yapılan diyetleri ömrü uzattığını ortaya koymaktadır. Fakat daha uzun yaşamamız için yabancı kültürlerde yaşamamıza gerek yok.

Yaşamı kısaltan en önemli faktörlerden bir tanesi metabolizmanın yavaş olmasıdır. Oruç yukarıda belirttiğimiz gibi metabolizmayı hızlandırarak uzun yaşamayı sağlar, bunun yanında sindirim sistemi sağlığına oldukça faydalıdır.

Açlığa Direnme

Oruç açılığa direnme gücünü arttırır. Bunun sağlığa faydasıyla alakası ne diyebilirsiniz. Diyetler döneminde çoğumuzun en çok zorlandığı durum yemeden duramamak, özellikle stresli dönemlerde bu durum daha can sıkıcı hal alır.

Oruç 30 gün boyunca devam ettiği için açlığa direnme gücü kazandırmaya yardımcı olur. Ramazan ayından sonra bile belirli aralıklarla oruç tutmaya bünyeyi alıştırabilirsiniz.

Oruç tutmak açlık tecrübesi kazandırarak vücutta hormonların daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlar . Yapılan araştırmalar (5) , obeziteden muzdarip olan kişilerin aşırı yemeye teşvik eden sinyallerin düzeltilmesine aynı şekilde oruç faydalı olabilir.

İşte bı hormonların düzenlenmesi noktasına Oruç bir reset butonu şeklinde görev icra edebilir. Oruç yarımıyla hormonlara reset atılır ve açlığa direnme sinyalleri arttırırlır (6).

Böylece doğru çalışan hormonlar, açlığa girenci arttırarak hem metabolizmanın hızlanmasını, hem sindirim sistemi sağlığının korunmasını, hem de daha hızlı kilo vermeyi sağlayacaktır.

Yeme Alışkanlığını Geliştirir

Oruç yeme alışkanlığı bozukluğunu gidermeye yardımcı olabilir (7). Yeme alışkanlığı, başta sindirim sağlığı olmak üzere, genel sağlık açısından oldukça önemlidir.

Yeme alışkınlığı oruç yardımıyla düzene sokulurken, doğru beslenme kurallarının bünyeye kabul edilmesini sağlar.

Böylece aşırı yeme alışkanlığını ortadan kaldırarak, obezite ve kilo alma sorunun ortadan kalkmasını sağlar.

Zihinsel Fonksiyonları Arttırır

Bilimsel araştırmalar Orucun zihinsel fonksiyonları arttırdığını ortaya koymaktadır. Beyinde yeni kök hücrelerin oluşmasını destekleyen oruç, bu işleve yardımcı olarak kimyasalların salgılanmasını sağlar.

Bunun yanında, Oruç parkinson ve alzheimer gibi zihinsel hastalıklara karşı koruyucu rol oynamaktadır.

Bağışıklık Sistemini Geliştirir

Oruç tutmak bağışıklık sistemini geliştirir, serbest radikallerin neden olduğu hasarların giderilmesini sağlar, iltihapı azaltır ve kanser hücrelerinin yayılma hızını yavaşlatır.

Bilimsel araştırmalara, hayvanların doğada hasta olduklarında yemeyi azalttıklarını ve dinlendiklerini ortaya koymaktadır. Oruç tutma sürecinde vücut sağlığını olumsuz yönde etkileyen enfeksiyon azalır.

Oruç tutmak bağışıklık sistemini geliştirerek, bir çok hastalıktan korunmaya yardımcı olduğu gibi, bazı hastalıkları tedavisinin hızlanmasına yardımcı olmaktadır.

Kontrol Sistemini Geliştirir

Orucun sağlığa diğer faydası genel anlamda vücudu başta açlık olmak üzere fiziki olarak zor şartlara hazırlamaktır. Günümüzde bazı spor dalları ve yoga aracılığı ile vücut farklı olumsuz fiziki şartlara alıştırmaya çalışılır.

Oruç da aynı şekilde vücudun üzerindeki kontrol sisteminin artmasına faydalıdır. Oruç fiziksel ve bilinçsel olarak vücudun zinde tutulmasına yardımcı olur.

Cildi Temizler, Akneyi Giderir

Oruç genel sağlık açısından oldukça faydalı olduğu gibi, vücudun genel temizliğine ciddi anlamda faydalıdır.

Sindirim sisteminin temizlenmesi dolaylı olarak bütün sistemin temizlenmesini sağlamaktadır. Aç kalınarak karaciğer ve böbreklerdeki toksinlerin temizlenmesini sağlayan Oruç, böylece cilt temizliğine katkıda bulunur.

Orucun Psikolojiye Faydaları

Oruç fiziki olarak sağlığa faydalı olduğu gibi, ruhen kişinin zinde kalmasına yardımcı olduğu bilimsel olarak ispatlanmış bir realitedir.

Psikoloji alanında 21. Yüzyılın en önemli doktorları arasında gösterilen Dr. Otto Buchinger oruç hakkında, ‘‘ oruç tutmak, ameliyatsız, en önmeli biyolojik tedavi yöntemidir’’ demektedir. Ki, Almanya’da oruç tutmayı önererek bir çok hastayı iyileştirmiştir (8).

Sosyal Dayanışma

Bir kişi İmam Askari’ye sormaktadır… ‘‘ Allah Orucu neden mecbur kıldı’’ Cevap ise günümüzdeki en önemli sosyal sorununu ortadan kaldıracak niteliktedir…  İmam Askari, ‘‘ Allah, zenginin, fakirin açlık hissini anlaması ve ona merhamet etmesi için emredilmiştir’’ demiştir (9).

Böyle bir sosyal dayanışma içerisinde yapılan oruç ibadeti insanın uhrevi boyutunun gelişmesine ve kişinin kendisinden sosyal statü veya ekonomik olarak düşük olanlara karşı şefkatli davranmalarını teşvik edecektir…

Böylece, oruç, günümüz toplumunun en büyük hastalığı olan kişilerin birbirine karşı şefkat ve merhamet duygularının artmasını sağmaktadır.

Oruç Ruhsal Şifa

İnsan fiziki ve ruhi yönü olan varlıktır. Fiziki hastalıkların tedavisi için doktorlar seferber olmaktadır, ruhi/psikolojik hastalıklar doktorların yanında asırlardır uygulanan doğal yöntemler kullanılmaktadır.

Günümüzde, başta yoga olmak üzere bir çok spor dalı ve meditasyon yöntemleriyle ruh sağlığının korunması sağlanmıştır.

Fakat bunlardan en önemlilerinden bir tanesi Oruç tutmaktır.

Oruç tutan kişi düşünülenin aksine ruhen ve fiziken yukarıda bilimsel olarak ispatlandığı gibi daha dinçtir.

  • Oruç, zor fiziki şartlara karşı vücudun direncini arttırır.
  • Toplumlarda zengin-fakir arasında bir bağ kurarak toplumsal barışa katkıda bulunur.
  • Kişiyi sözünde durmaya ve sözüne vefa göstermesini sağlar. Oruç her sabah Allahla bir nevi sözleşme ve her şartta yememe içmeme anlaşması anlamı taşır. Zorluklara rağmen oruç tutularak verilen söze riayet edilir, böylece bu bir hayat kriteri haline getirilmesi hedeflenir.
  • İftar ruhen zirvenin yaşandığı andır, çünkü verilen söz tutulmuş ve mükafat alınmaktadır, anlaşma şartlarına uyulmuş kişisel gelişime bir artı daha eklenmiştir. Bu yüzden ruh mutludur.
  • Kolaylığı ve güzelliği neredeyse herke paylaşabilir ama zorluğu herkes paylaşmak istemez. Oruç, açlığı toplumsal olarak paylaşmayı sağlayarak toplulukta müthiş bir sinerji oluşturur ve toplumun bağlarını güçlendirir.
  • Oruç aynı zamanda kötü, kırıcı, yıkıcı konuşmalardan, sözlerden ve fillerden de uzak durmak anlamına gelir. Diğer ruh salığı tedavilerinin dışında oruç kişinin bu kötü eylemlerden zihninin temizlenmesini amaçlar (10).

Ramazan ayı boyunca insanların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığına zararı olan alkol ve uyuşturucu madde tüketimi  oruç sayesinde minimuma düşer, böylece sürekli bunları tüketen kişiler ara vererek en azından bir ay boyunca bu tür maddelerin zararından kendi sağlıklarını korurlar ve savunma sisteminin kendisini toparlamasına yardımcı olunur.

Sağlık ve sağlıklı yaşam konusunda yazılı basın, dergi ve online platformlarda yüzlerce makalesi bulunan editörümüz Ayşe Özgün 2014 yılından itibaren sağlık makaleleri yayınlamaktadır.

Источник: https://www.saglikfit.com/oruc-tutmanin-sagliga-faydalari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть