Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!

Akciğer kanseri ve öksürük arasındaki bağlantı nedir?

Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!

Herkes soğuk algınlığı sonrası öksürük hissi yaşadı ya da sessiz bir odada öksürük için gerekliydi.

Bu sorunlara rağmen öksürük aslında çok değerli ve yararlı bir amaca hizmet ediyor. Öksürük, akciğerlerin potansiyel mikropları veya zararlı maddeleri temizlemesine yardımcı olan koruyucu bir etkidir.

Ancak bazen, öksürük soğuk algınlığı veya enfeksiyon ile bağlantılı değildir ve her seferinde haftalarca aylarca sürebilir. Bu, insanların öksürüklerinin akciğer kanseri gibi daha ciddi bir şeyin belirtisi olduğunu merak etmelerine veya endişelenmelerine neden olabilir.

Bu makale öksürük ile akciğer kanseri arasındaki bağlantının, birisinin bir doktoru ne zaman görmesi gerektiği de dahil olmak üzere gözden geçirilmektedir.

Öksürük ve akciğer kanseri

Her öksürük akciğer kanserinin varlığını işaret etmez. Bununla birlikte, birçok kişi tanı anında kronik öksürük veya “gitmeyecek olan öksürük” ten şikayet eder.

Bir öksürük, aşağıdaki listede bulunanlar gibi diğer belirtilerle ilişkiliyse, kontrol altına almak için doktora başvurmayı gerektirir:

  • kan ya da pas renginde balgam öksürük
  • nefes darlığı
  • göğüs ağrısı

Akciğer kanseri ile ilişkili bir öksürük kuru ya da ıslak olabilir. Herhangi bir zamanda meydana gelebilir ve hatta gece kadar uykuyu etkileyecek kadar şiddetli olabilir.

Akciğer kanseri belirtileri

Akciğer kanserine bağlı kalıcı veya kötüleşen öksürük dışında birçok semptom vardır.

Bu belirtilerin bazıları şunlardır:

  • devam eden göğüs ağrısı
  • kan tükürme
  • nefes darlığı
  • ses hırıltı veya ses kısıklığı
  • yutma problemleri
  • iştah kaybı
  • kilo kaybetmek
  • yorgunluk ve yorgunluk
  • pnömoni veya bronşit gibi sık görülen akciğer enfeksiyonları

Öksürük nedenleri

Birisinin öksürmesinin birçok nedeni vardır. Kısa süreli öksürük neden olabilir:

  • Soğuk algınlığı, pnömoni veya bronşit gibi bir enfeksiyon
  • saman nezlesi gibi bir alerji
  • solunan toz, duman veya enkaz
  • astım veya KOAH gibi uzun süreli bir solunum rahatsızlığı

Bazen kısa süreli öksürük kronik veya kalıcı bir öksürüğe dönüşebilir. Bu olduğunda, aşağıdaki faktörlerden biri olabilir:

  • Kronik bronşit veya zatürre gibi uzun süreli solunum yolu enfeksiyonu.
  • Astım, nefes darlığına, göğsün sıkılmasına ve hırıltıya neden olur.
  • Saman nezlesi gibi alerjiler.
  • Sigara içmek. Sigara içenlerde kronik öksürük, “sigara içen öksürük” olarak da bilinir ve hava yollarını tahriş eden duman ve diğer kalıntıların sonucudur.
  • Akciğerlerdeki hava yollarının genişlemesi olan bronşektazi.
  • Postnazal damla, boğazda damlayan ve öksürüğü tetikleyen mukusdur. Bu genellikle soğuk algınlığı veya alerjiyle ilişkilidir.
  • Mide asidinin yiyecek borusuna geri aktığı gastroözofageal reflü hastalığı (GERD). Boğaz asit tarafından tahriş olur ve öksürüğü tetikler.
  • Yüksek tansiyon ve kalp hastalığını tedavi etmek için kullanılan ACE inhibitörleri gibi ilaçlar.

Ne zaman doktora görünmek

Çoğu öksürük birkaç gün içinde birkaç hafta içinde ortaya çıkar.

Öksürüğün devam etmesi veya kan veya göğüs ağrısının öksürmesi gibi diğer semptomlarla birlikte ortaya çıkması durumunda doktora başvurulması önemlidir.

Bir doktoru hemen görmek, öksürüğün nedenini belirlemenize yardımcı olabilir ve daha ciddi bir şey olmadığından emin olabilir.

Teşhis

İlk olarak, doktor kapsamlı bir tıbbi öykü alacak ve fiziksel bir sınav yapacaktır. Aile ve kişisel tıbbi öyküyü sormanın yanı sıra, doktor öksürük, nefes darlığı ve diğer belirtiler hakkında bilgi isteyecektir.

Fizik muayenede doktor, kalp ve akciğerleri dinleyecek ve öksürüğün diğer enfeksiyon nedenleri ya da postnazal damlama gibi olası nedenlerini araştıracaktır.

Tarih ve fiziksel bulgulara bağlı olarak, doktor ek testler isteyebilir. Bu, aşağıdaki gibi görüntüleme testlerini içerebilir:

  • bir göğüs röntgeni
  • Kedi tarama
  • PET taraması
  • MRG

Bu sonuçlara dayanarak akciğer kanseri şüphesi varsa, doktor şüpheli hücrelerden biyopsi almak isteyecektir. Bir doktor bunu deriden akciğer dokusuna bir iğne geçirerek yapabilir.

Başka bir yol ise, küçük bir tüpün burun ve akciğerlere sokulduğu bronkoskopidir. Küçük bir örnek tüpün içinden çıkarılır ve analiz edilir.

Patolog olarak adlandırılan bir uzman, kanser olup olmadığını belirlemek için mikroskop altında hücre örneklerine bakacaktır. Kanser varsa, onlar da türünü ve ne kadar ilerlediğini öğreneceklerdir.

Akciğer kanseri teşhisi konulursa, doktor akciğerlerin ötesine yayılıp yayılmadığını görmek için ek testler isteyebilir.

Araştırmacılar ayrıca bir kanserin nasıl davrandığını etkileyebilecek bazı genetik belirteçler bulmuşlardır. Bu, saldırgan olup olmadığını veya hızlı bir şekilde yayıldığını veya belirli hormonlara duyarlı olup olmadığını içerir.

Bazı doktorlar, bu genetik belirteçleri aramak için genetik testler isteyeceklerdir. Geleneksel tedavilerden daha etkili olabilecek yeni ilaçlar olduğu için olumlu sonuçlar bazen tedavi kararları vermede yardımcı olabilir.

Tedavi seçenekleri

Akciğer kanseri için en iyi tedavi, tümörün ve onu çevreleyen sağlıksız hücrelerin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

Kaldırma genellikle büyüme küçük olduğunda ve sadece yakın dokulara yayıldığında sadece bir seçenektir.

Radyasyon veya kemoterapi bazen kanserli hücrelerin tümünün ortadan kaldırılmasını veya yok edilmesini sağlamak için verilir.

Bir tümör önemli ölçüde yayıldığında, artık çıkarılabilir veya iyileştirilemez. Doktor, başka komplikasyonları önlemek ve semptomları tedavi etmek için radyasyon veya palyatif bakım önerebilir.

Yeni hedefli terapiler, belirli insan gruplarında veya belirli kanser türlerinde daha başarılı olabilir.Bunlar, sigara içmeyen kadın veya belirli genetik belirteçlerin taşıyıcılarını içerir.

Doktor, bu tip tedavilerden birinin yararlanıp yararlanamayacağına yardımcı olabilir.

Görünüm

Akciğer kanseri teşhisi konan birinin görünümü, teşhis edildiğinde kanserin evresine bağlıdır.

Genel olarak, küçük bir kansere sahip olan ve vücudun diğer bölgelerine yayılmayan biri, yayılan agresif bir kanser formuna sahip olandan çok daha iyi bir görünüme sahiptir.

Erken teşhis ve tedavi, hayatta kalan akciğer kanserinin olasılığını arttırmak için çok önemlidir. Erken saptamayı daha zor hale getiren hiçbir tarama testi yoktur.

Akciğer kanserini önlemenin en iyi yolu, sağlıklı bir yaşam tarzı yaşamak ve mümkün olduğunda sigara dumanından kaçınmaktır. Sigara içmeme veya sigarayı bırakmamaya ek olarak, sigara dumanından kaçınmak önemlidir.

Aile öyküsü ya da sigara içme öyküsü temelinde akciğer kanseri gelişme riski yüksek olan birisi, mümkün olan en kısa sürede doktorlarıyla olağandışı semptomları tartışmalıdır. Bu semptomlar, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya kanla birlikte ortaya çıkan sürekli öksürüğü içerir.

Источник: https://trmedbook.com/akciger-kanseri-ve-oksuruk-arasindaki-baglanti-nedir/

Akciğer Kanserini Ortaya Çıkartan Belirtiler Nelerdir ve Teşhis Edilmesi

Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!

Akciğer kanseri erken dönem içinde bir belirti göstermez. Genelde ilerleyen evrelerinde fark edilir ve belirti gösterir. Bundan dolayı genel sağlık açısından bir sorun olduğunda vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmak gerekir.

İçindekiler

  • Akciğer Kanseri ve Belirtileri
  • Diğer Belirti Çeşitleri
  • Kaynaklar

Akciğer Kanseri ve Belirtileri

Akciğer kanserinin ilk belirtileri olarak tanımlamak olan seçenekler erken dönem içinde meydana gelmez. Yani bu kanser türü erken dönemde kendisini ortaya çıkartacak olan belirtileri oluşturmaz.

Hastalık ilerleyene kadar birçok kişiye tanı koyulmaz. Bundan dolayı genelde erken evrede tanı koyulmadığından hastalık ile mücadele etmekte zorlaşır.

Akciğer kanseri belirtileri konusunda dikkat edilecek detaylar arasında;

Öksürük; akciğer kanseri konusunda meydana gelen ilk belirti öksürüktür. Öksürük bir insanı öldürecek gibi zorlar. Solunum yolu enfeksiyonu ya da soğuk algınlığı ile ilişkili olan bir öksürük bir iki hafta içinde kaybolur.

Kalıcı olan öksürük ise akciğer kanseri belirtileri kapsamında olabilir. İlk belirtileri kapsamında öksürüğün kuru veya mukus üreten inatçı bir durumda olmasından şüphelenmek gerekir.

Bu kapsamda uzman hekime başvurulduğunda akciğerler dinlenir ve röntgen çekimi yapılır.

Kronik Öksürük; özellikle sigara kullanımı yapan kişilerin kronik öksürükteki değişimlere dikkat etmesi gerekir. Sık şekilde öksürmeye başlanırsa, öksürük daha derinden gelirse, ses kısıksa, öksürürken kan geliyorsa ve olağan dışı şekilde mukus salgısı varsa mutlaka uzman hekime başvurmak gerekir.

Nefes Almadan Değişimler; akciğer kanseri ilk belirtileri arasında genelde ilk evre kapsamında nefes darlığı meydana gelir.

Kanser hücresi bir hava yolunda bloke meydana getirirse, daraltırsa ya da göğüs bölgesinde tümör sıvısı oluşursa solunumda değişiklikler meydana gelir.

Nefes darlıkları hissedildiğinde, merdiven çıkarken ya da bir yere tırmanırken nefes alma konusunda zorlanma oluştuğunda mutlaka uzman hekime başvurmak gerekir.

Göğüs Bölgesinde Ağrı; akciğer kanseri ilk belirtileri arasında sırtta, omuzda ve göğüste ağrı ortaya çıkabilir. Keskin, sabit, aralıklı bir göğüs ağrısı mevcutsa hemen uzmana başvurup klinik muayene olması gerekir.

Ağrılar belli bir bölgede sınırlı olup olmadığı konusunda da kişilerin dikkatli olması gerekir.

Akciğer kanseri göğüs bölgesinde ağrılara sebep olduğundan genişleyen lenf düğümleri, göğüs duvarında oluşan metastaz akciğer çevresinde astar veya plevra denilen veya kaburga kaynaklı olabilir.

Hırıltı; solunum yollarında daralma meydana geldiğinde, tıkandığında veya iltihaplanma olduğu zaman, nefes alırken ciğerlerde üfleme ve hırıltı ortaya çıkabilir. Hırıltı sorunu birden daha çok neden bağlı olarak oluşabilmektedir. Bunun yanında hırıltılı solunum aynı zamanda akciğer kanseri semptomudur. Bundan dolayı da muayene esnasında uzmanların dikkatini çekmektedir.

Diğer Belirti Çeşitleri

Kısık Ses; seste önemli düzeyde bir değişim meydana gelmişse, çevreden sesinizin oldukça derinden geldiği söyleniyorsa, keskin ya da küt şekilde çıkıyorsa uzman tarafından kontrol edilmeniz gerekir.

Seste meydana gelen kısıklık basit bir soğuk algınlığından kaynaklı olarak da meydana gelebilir. Yalnız iki haftadan daha uzun sürerse bu durum ciddi bir risk meydana geldiğine işaret edebilir.

Akciğer kanseri gırtlak, tümör, ses kutusunu kontrollerini sağlayan sinirler etkilediği zaman ortaya çıkabilir.

Kilo Kaybı; açıklaması olmayan kilo kayıpları akciğerlerde ya da farklı bölgelerde meydana gelen bir kanser türüne işaret edebilir.

Kanserin meydana gelmesi ile ortaya çıkan aşırı düzeyde zayıflama kanserli hücrelerin enerjiyi aşırı düzeyde kullanmasından kaynaklı olarak ortaya çıkar.

Kilo verme ile alakalı bir eylem yapılmadıysa ve hızlı şekilde kilo kayıpları oluşmuşsa kesinlikle uzmana başvurarak gerekli muayenenin yapılması gerekir.

Kemik Ağrısı; kemiklerde yayılım gösteren kanser sırt ve vücudun farklı bölgelerinde ağrılara sebep olabilir. Hatta bu ağrılar sırt üstü yatarken ve geceleri fazlasıyla rahatsız edici olabilir.

Kas ve kemik ağrılarını ayırt etmek insanlar için zor olabilir. Kemiklerde meydana gelen ağrılar geceleri kötüleşir ve hareket ettikçe zorlar. Ayriyeten akciğer kanseri bazen omuz, kol ya da boyun ağrısı ile ilişkilidir.

Sızlanmalara ve ağrılara özen göstermek gerekir.

Baş Ağrısı; kanserli hücre beyine yayılmışsa baş ağrısı bunun belirtileri arasında yer alabilir. Meydana gelen tüm baş ağrıları tabii ki kanser ve metastazları ile alakalı değildir.

Bazı durumlarda akciğerlerde bulunan tümörde bası meydana getirebilir. Ayrıca vücutta kanserli hücrelerden kaynaklı olarak ortaya çıkan basınçta baş ağrılarına sebep olabilir.

Bundan dolayı uzman hekime kısa süre içinde başvurmak sorunlara kısa sürede tanı koymaya yardımcı olur.

Akciğerlerden çekilecek olan grafiler erken evre ve kanserin erken belirtileri konusundan etkili bir çözüm değildir.

2011 yılından yapılan bir araştırmaya göre düşük dozlarda yapılan CT taramalarının akciğerlerde meydana gelen kanser türlerini grafilere öre daha kolay belirlediği ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışmada akciğer kanseri riski yüksek 53.

454 kişiye rastgele düşük doz BT taraması veya bir röntgen çekilmiştir. Düşük doz CT taramalarında akciğer kanseri vakaları daha fazla tespit edilmiştir. Düşük doz BT grubunda hastalığa göre daha az ölüm vardır.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 5,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-kanserinin-ilk-belirtileri.html

Öksürük Neden Olur?

Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!
83 / 100SEO Score

Öksürük, istemli yada bir refleks olarak ortaya çıkan, hava yollarını açık tutmayı ve temizlemeyi amaçlayan bir savunma reaksiyonudur. Belirtilerin süresine göre akut ve kronik olarak iki başlıkta incelenmektedir. Üç haftadan kısa sürerse ‘akut’, üç haftadan uzun sürerse de ‘kronik’ olarak adlandırılır.

En sık görülen akut öksürük nedenleri

  • Üst solunum yolları enfeksiyonları
  • Geniz akıntısı
  • Zatüre
  • Kronik tıkayıcı akciğer hastalığının (KOAH) akut alevlenmesi

En sık görülen kronik öksürük nedenleri

  • Kronik bronşit
  • Geniz akıntısı

Akut Öksürük Nedenleri

Üç haftadan kısa süren öksürüğün nedenlerini bu başlıkta inceleyeceğiz.

 Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları: Adından da anlaşılacağı gibi üst solunum yollarını (burun,boğaz,sinüsler, bademcikler, farinks, larinks gibi) tutan enfeksiyonlara bağlı gelişen öksürüktür. Genellikle virüslerin (grip gibi) neden olduğu bir durumdur. Öksürüğe genellikle ateş, kırgınlık, eklem ağrıları, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve daha az sıklıkla da ses kısıklığı eşlik eder. Örneğin faranjitte gıcık tarzı kuru öksürüğün olması beklenir.

Akut Bronşit: Akut bronşitte şiddetli öksürük ön plandadır. Buna genellikle balgam da eşlik eder. Ayrıca nefes darlığı, ateş, göğüs ağrısı ve yorgunluk gibi şikayetler de görülür.  Göğüsten hırıltı, hışıltı sesi duyulabilir. Akut bronşit genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında görülür

Zatürre: Akciğerlerin enfeksiyonu olarak adlandırılabilir. Öksürüğün yanında balgam, ateş,kırgınlık, iştahsızlık, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler görülür. Balgam koyu renkli, sarı veya yeşil olabileceği gibi herzaman görülmeyebilir. Doktor muayenesi ve tetkikler ile teşhis konur. Yaşlılarda genel durumu bozabilen bu durum bazen de hayatı tehdit edebilir.

Geniz Akıntısı: Öksürüğe neden olan bu durum bazen enfeksiyonlara bazen de alerjik nedenlere bağlı gelişir. Baş ağrısı, boğaz ağrısı, bulantı, burun tıkanıklığı eşlik edebilir. Geniz akıntısının en sık nedenlerinden birisi de sinüzittir. Ayrıca kronik öksürüğün de nedenleri arasında yer alır.

KOAH Alevlenmesi: Kronik tıkayıcı akciğer hastalığı(KOAH) olan kişilerde, hastalığın alevlenmelerinde görülebilir.

Yabancı Cisim Aspirasyonu: Özellikle küçük çocuklarda hiçbir belirti olmaksızın aniden başlayan öksürük, yabancı cismin solunum yollarına kaçmasından kaynaklanabilir. Büyük cisimlerin solunum yollarına kaçması ani nefes darlığı, morarma ve hatta boğulmalara neden olurken daha küçük cisimler sadece şiddetli öksürüğe neden olur.

Pulmuner Emboli: Akciğer damarlarına pıhtı atması sonucu ortaya çıkar. Büyük damarları tıkayan pıhtılar ölümcül olabilirken çok küçük olanlar ciddi belirti vermeyebilir. Aniden gelişen göğüs ağrısı, yan ağrısı(böğür), nefes darlığı, çarpıntı belirtileri ile birlikte kuru öksürük de görülebilir.

Kronik Öksürük Nedenleri

Öksürüğün üç haftadan uzun olması durumudur.

 Kronik Bronşit: Kronik bronşit diyebilmek için ardışık 2 sene boyunca, her sene en az 3 ay devam eden öksürük ve balgam şikayetinin olması gerekir. Nefes darlığı görülebilen kronik bronşitin en sık nedeni sigaradır. Sigara içenlerin ‘sigara öksürüğü’ olarak isimlendirdikleri bu duruma uzun süreli balgamın eklenmesi kronik bronşiti düşündürür.

Astım: Çeşitli uyaranlarla (alerjen madde, soğuk hava, egzersiz gibi) ataklar halinde gelişen nefes darlığı ve öksürükle birlikte göğüsten hışıltı sesinin gelmesi astımı düşündürür.

Reflü: Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşan mide reflüsünde, özellikle gece öksürüğü görülebilir.

Gece sırtüstü yattıktan sonra mide asidinin geri gelmesi ve solunum yollarına geçerek burayı tahriş etmesi ile kuru öksürük atağı tetiklenir.

Mide reflüsünde ayrıca göğüste yanma, ağza acı su gelmesi, ses kısıklığı, seste kabalaşma gibi belirtilerde görülebilir.

Boğmaca: Boğmaca aşısının yapılması ile sıklığında önemli derecede düşüş görülse de hala önemli bir sağlık sorunu olarak kendini göstermektedir.

Özellikle bebeklerde ölümlere neden olabilen bakteriyel bir enfeksiyondur.

Klasik olarak aralıklı gelen öksürük krizi, bu krizi takip eden derin bir nefes alma ve ardından kusma(veya nefeste kesilme) ile kendini gösteren bir hastalıktır.

Tüberküloz: Hafif ateş,iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemeleri, kan tükürme şikayetleri ile birlikte kronik öksürük görülür. Verem olarak bilinen bu hastalıkta balgam da görülebilir.

Akciğer Kanseri: Özellikle uzun süre sigara içen kişilerde öksürüğün ve balgamın şiddetlenmesi ilk belirti olabilir. Gece terlemeleri, ateş, kanlı balgam, kilo kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı görülebilen diğer belirtilerdir.

Kalp Hastalıkları: Kronik öksürüğün bazen de kalp hastalığının belirtisi olabileceği unutulmamalıdır. Kalp yetmezliği, kalp damar hastalıkları ve bazı kalp hastalıkları bunlardan bazılarıdır. Öksürüğün sırtüstü yatınca başlaması kalp hastalığını düşündürür.

Genellikle orta-ileri yaşlarda görülür. Sırtüstü yatınca öksürükle birlikte nefes darlığı da gelişir. Kişi bunu azaltmak için yüksek yastıkla yada oturur pozisyonda uyur. Nefes darlığı bazen gece uykudayken başlar ve kişi kalkıp oturur. Oturduktan bir süre sonra şikayetler azalır.

Öksürüğün Diğer Nedenleri

  • Tahriş edici gazların solunması. Ülkemizde özellikle ev hanımlarının evde sık karşılaştığı bir durumdur. Çamaşır suyu ile farklı kimyasalları karıştırarak banyo yada tuvalet temizliği yapmak isterken bu kimyasalları solurlar. Sonucunda nefes darlığı ve inatçı kuru öksürük başlar.
  • Mesleki olarak tahriş edici kimyasallara maruz kalmak
  • Mesleki akciğer hastalıkları; silikozis, kömür işçisi pnömokonyozu gibi.
  • intersitisyel akciğer hastalıkları; bir grup hastalığın genel adıdır. Bu hastalıklar akciğeri tutarak benzer değişiklikler yaparlar. Kuru öksürükle birlikte eforla nefes darlığının olması bu hastalıklarda sık görülen belirtilerdendir.
  • Akciğer zarı hastalıkları
  • Akciğer absesi
  • Akciğerin iyi huylu tümörleri; hamartom ve papillom gibi.
  • Akciğere sıçrayan diğer orgam kanserleri
  • Akciğer dışında göğüs boşluğunda oluşan tümörler, hava yollarına bası yaparak öksürüğü tetikleyebilirler.
  • Aort anevrizması nadir de olsa öksürüğe neden olabilir. Kalpten kanı vücuda dağıtan ana damardaki genişleme, balonlaşma solunum yollarına bası yaparak buna neden olabilir.
  • Akciğerin çeşitli mantar ve parazitler ile enfekte olması
  • Bronşektazi: Öksürüğün yanında bol miktarda balgam çıkarılır.
  • Psikojenik öksürük: Öksüğün altında bir neden bulunamaz. Boğmaca geçiren çocuklarda bir süre ‘tik’ haline gelmiş öksürükler görülebilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/oksuruk/

Akciğer Kanseri Belirtileri

Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!

Akciğer kanseri, diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi kanser hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucunda meydana gelir.

Hastalıksız bir insan vücudunda hücreler, sadece yeni hücrelere ihtiyaç olduğunda çoğalır. Belirli etkenler sonucunda normal hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıyla tümör adı verilen kitleler oluşur.

Kitlelerin kötü huylu olması halinde kanser hastalığından söz edilebilir.

Akciğer kanseri yaşam süresi, kanserin hangi evrede olduğu ile yakından ilişkilidir. Akciğer kanseri evreleri 4 ana gruba ayrılır. İlk evrede kanser sadece akciğerlere, ikinci evrede ise göğüs bölgesine yayılmış durumdadır.

Üçüncü evreye gelindiğinde ise kanser hücreleri yine göğüs bölgesi civarındadır ancak daha büyük tümörler gözlenir. Akciğer kanseri son evresinde ise kanser, çeşitli organlarda sıçramış durumdadır. Bu nedenler diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken tanı ve tedavi yaşamsal öneme sahiptir.

Bu açıdan insanların akciğer kanseri belirtileri, hastalığın nedenleri ve tedavi süreci ile ilgili detaylı bilgilere sahip olması çok önemlidir.

Artık herkesin bildiği üzere Akciğer kanserinin başlıca nedenlerinden biri sigara kullanımı veya sigara dumanına maruz kalmaktır. Ancak akciğerlerin maruz kalabileceği başka şeylerde kansere yola açabilir.

1. Sigara kullanımı
Tüketilen her bir sigara akciğer kanserine yakalanma riskini artırır. Özellikle içerisinde bulunan kimyasallar, sigarayı diğer tüm tütün mamullerinden daha riskli kılar.

Nargile, pipo ya da puro kullanımı da akciğer kanserine sebep olabilir. Pasif içicilik olarak tabir ettiğimiz sigara tüketilen ortamlarda bulunma durumu da akciğer kanserine sebep olan faktörler arasında yer alır.

2. Asbest maddesi ve radon gazına maruz kalmak
Asbest, ısıya ve çoğu kimyasala dayanıklı, lifli bir mineraldir.

Bu özelliğinden dolayı tekstil, inşaat, çimento, kimya ve kağıt endüstrisi başta olmak üzere birçok alanda kullanılan asbest maddesi, akciğer kanserine neden olduğu fark edilince birçok ülke tarafından yasaklandı.

Ülkemizde de 2010 yılından bu yana yasak olan bu maddeye uzun yıllar boyunca maruz kalmış kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskleri yüksek.

Zehir bir endüstri gazı olan radon da akciğer kanserine neden olan faktörler arasında yer alıyor. Radon, radyoaktif uranyum atomunun doğal olarak parçalanması sonucu oluşur.

Kendisi de radyoaktif bir özelliğe sahip olan radonun akciğerlerdeki dokularda birikmesi, kanseri hücrelerin oluşmasına sebep olur.

Radon gazı havadan solunabilmesinin dışında daha çok toprak, kaya, maden gibi alanlarda yer alır.

3. Genetik yatkınlık
Genetik yatkınlık, diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinin nedenlerinde de öne çıkan bir faktör. Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri geçmişi bulunan kişiler hayatlarının ilerleyen zamanlarında, başkalarına göre daha fazla kansere yakalanma riskine sahipler.

4. Diğer nedenler

  • Büyük şehirlerdeki hava kirliliği: Taşıtlardan ya da üretim tesislerinden yayılan zehirli gazlar yaşam alanları çevresinde birikerek hava kirliliği sorunun meydana getirir. Bu tehli gazlara uzun süre maruz kalındığında akciğerlerde doku ölümlerine ve kanserli hücrelerinin oluşumuna şahit olunur.
  • Dizel yakıtların egzos dumanlarına maruz kalma: Dizel motorlardan çıkan partiküller akciğerlere nüfuz ederek tümör oluşturabilir.

AKCİĞER KANSERİ BELİRTİLERİ

Akciğer kanserinin belirtileri, kanserin akciğerin neresinde yayıldığına ya da hangi aşamada olduğuna göre değişir. Aynı zamanda akciğer kanseri ilk aşamalarda hiçbir belirti göstermeden de yayılabilir. Bu kanser türünde genel olarak belirtiler standart kanser belirtileri gibi görülebilir.

Bunlar içerisinde aşağıdaki belirtilerin görülmesi ise doktora başvurma gerektiği anlamına gelmektedir.

Akciğer kanserinin belirtileri, kanserin akciğerin neresinde yayılmış olduğuna ya da hangi aşamada olduğuna göre değişir. Aynı zamanda ilk aşamada hiçbir belirtiye rastlanmadan da kanser hücreleri yayılabilir.

  • Geçmeyen öksürük
  • Göğüste ağrı
  • Omuzlarda başlayıp kolun dışına doğru yayılan ağrı (eğer kanser sinir hücrelerine sıçramışsa)
  • Seste kısıklık
  • Yutkunma zorluğu
  • Görüşte bulanıklık
  • Baş ağrısı
  • Vücut parçalarında hissizlik
  • Nöbet geçirme

Aşağıdaki belirtiler ise mutlaka kanser şüphesiyle doktora başvurulmasını gerektiren ciddi durumlardır.

  • Tükürükte kan görme
  • Sürekli devam eden solunum yolu hastalıkları
  • İnatçı öksürük
  • Nefes almada yaşanan güçlük
  • Sebepsiz kilo kaybı ve güçsüzlük

AKCİĞER KANSERİNİN TANI VE TEŞHİS YÖNTEMLERİ

Yukarıdaki belirtilerini gösteren ve doktora başvuran hastalara uygulanan aşağıdaki yöntemler ile akciğer kanserine işaret eden bir bulgu olup olmadığı değerlendirilir.

  • Göğüs röntgeni: Akciğer filmi çekilerek kitle oluşumu kontrol edilir.
  • Tomografi: Filmden farklı olarak daha detaylı ve kesin tarama yapılır.
  • PET: Vücuda verilen ilaçlar yardımıyla tümör gelişen yerlerin tespiti sağlanır.
  • Kemik taraması: Tümörün kemiklere yayılıp yayılmadığı tespit edilir.
  • Biyopsi: Akciğerden şırınga ile parça alınarak ayrıntılı analiz yapılır.
  • Kan testi: Kandaki bağışıklık sistemi elemanları izlenir.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Kanser tedavisi için uygulanan yöntemler, hastanın yaşı, genel sağlık öyküsü, kanserin hangi evrede olduğu gibi faktörlere bağlı olarak planlanır. Başlangıç aşamasındaki kanser hastaları için yöntemlerden biri yeterli olurken kimi hastalara birkaç yöntemin birden uygulanmasına gereksinim duyulabilir.

1. Ameliyat
Kanserli tümörün cerrahi olarak alınması işlemidir. Ancak bunun için kanserin erken evrelerinde olunması şarttır. Ameliyat her zaman kesin tedavi anlamına gelmez. Çünkü kanser belirlenen alandan daha fazlasına yayılmış ve tümörlerin tamamı alınamamış olabilir.

2. Radyoterapi
Radyoterapi tedavisinde x-ışınları kullanılarak kanserli hücrelerin öldürülmesi hedeflenir. Bu yöntem cerrahi operasyona ihtiyaç duymadan özel makinelerle gerçekleştirilir.

Ameliyat olamayacak durumda olan ya da tümörün yayıldığı alanlar ameliyatla ulaşılamayacak kadar derin olan hastalarda tercih edilir. Vakaların çoğunda tümörü küçültmek ya da büyümesini durdurmak hedeflenir.

Bu sebeple çoğu zaman diğer tedavi yöntemleri ile beraber uygulanır.

3. Kemoterapi
Kemoterapi kanserli hücrelerin büyümesini engellemeye ve sayısını azaltmaya yarar, daha çok diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanır.

Kemoterapi tedavisinde çok çeşitli ilaçlar kullanıldığı için bu ilaçların etkilerini bastıracak ilaçlar da tedavi programına dahil edilir.

Bugüne kadar kullanılan ilaçlardan platinyum bazlı olanların akciğer kanseri tedavisinde daha etkili olduğu saptanmıştır.

4. İmmunoterapiİleri seviyede akciğer kanseri olan hastalara uygulanan bir yöntemdir. Tedavi programının amacı, tümöre karşı mücadele eden bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Ancak ilaç çeşitliliği az ve pahalı bir tedavi yöntemidir.

Bu sütunlar asırlardır dönüyor!Karaciğer Yetmezliği BelirtileriDış Gebelik Belirtileri

Источник: https://www.mynet.com/akciger-kanseri-belirtileri-1220177-mykadin

Akciğer Kanseri Evreleri

Akciğer Kanseri Evreleri ( Son Evre)Akciğer kanseri dört evreden oluşur veya dört aşama diyelim buna.

Bunlardan dördüncü evreyi tanımlamak gerekirse bu evrede kanser akciğerin dışında başka bir organa yayılmıştır.

Örneğin kemik, beyin, böbrek üstü bezleri, karaciğer veya diğer dokular, organlar yayılmıştır yani kanser akciğer içerisinde kalmamış, kan yoluyla vücudun başka organlarına da yayılmıştır. İşte buna da akciğerin son evresi diyoruz.

  İLGİLİ KONU:   Akciğer Kanseri Yaşam Süresi

Akciğerin üçüncü evresinde ise lenf bezlerine yayılır. Akciğer içerisinde ki kanserden uzakta ki lenf bezlerine yayılır. İkinci evrede ise kanserin çapı 5 cm üzerine çıkmıştır ve akciğere yakın olan lenf bezlerine yayılmıştır. Birinci evrede ise tümör çapı küçüktür ne lenf bezlerine ne de uzak bir organlara yayılmıştır.

 Akciğer kanserini görmek istemiyoruz ama göreceksek de mümkünse birinci ve ikinci evrede görelim isteriz çünkü bu evrede gördüğümüz kanser tedavi edilebilir kanserlerdir. Yani dört evre var bunlar içerisinde ne kadar erken teşhis edersek hastayı, hasta içinde bizim içinde o kadar kolay oluyor.

 Akciğer kanseri evrelerini kısa liste halinde göstermek gerekirse;

  • 1. Evre : Kanserin çapı küçüktür ve henüz hiçbir yere yayılmamıştır.
  • 2. Evre : Kanserin çapı 5cm üzerine çıkmıştır ve kanser bölgesinde ki lenf bezlerine yayılmıştır.
  • 3. Evre : Kanserli bölgeden uzakta bulunan lenf bezlerine yayılır.
  • 4. Evre : Kanser başka bir organa yayılmıştır (örneğin: kemik, beyin veya başka bir organ)

Akciğer Kanserinin Türleri Nelerdir?

Akciğer kanseri esas olarak iki gruptan oluşur. Bunlardan biri küçük hücreli dediğimiz grup, diğeride küçük hücreli dışında kalan grup. Bu iki grubun tedavi yaklaşımları tamamen farklıdır.

Kanserin %15’i küçük hücrelidir, %85’i de küçük hücreli dışında kalan kanserlerdir. Küçük hücreli grup, küçük hücreli olmayan gruba göre daha hızlı ilerler ve tedavileri kemoterapiyle yapılır.

Küçük hücreli olmayan grupta uygulanabiliyorsa cerrahi yöntem daha sık tercih edilir.

Akciğer Kanseri En Çok Kimlerde Görülür?

Akciğer kanseri, sigara içen insanlarda çıkan kanser türlerinin en önemlisinden biridir. Kanserler içerisinde en sık görülen akciğer kanseri, erkeklerde birinci sıradadır.

Yurt dışı araştırmaları ve de ülkemizde yapılan araştırmalara göre kanser istatistikleri göstermektedir ki; akciğer kanseri bütün kanserler içerisinde en sık görülen türdür erkekler arasında, kadınlar arasında da sıklığı gittikçe artmaktadır. Rakamlar vermek gerekirse 2013 yılında ABD’de 210.

000 üzerinde akciğer kanseri çıktı. Ülkemizde yapılan istatistiklerde bu rakamın yaklaşık 50.000 olduğunu gösteriyor.

Akciğer Kanseri Teşhisi

Akciğer kanseri olma riski olan grupta ki hastalar ki bunlar uzun yıllar sigara içmiş hastalardır.

Bu hastalar eğer bir hekime göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı, balgamın da karışık kan gelmesi, zayıflama gibi veya benzer, veya herhangi bir belirtiyle gelmişse bu durumda akciğer kanserini teşhis etmek için kullanacağımız yöntemlerden birisi akciğer grafisi olabilir.

Ancak ne yazıkki düz akciğer grafisi akciğer kanserini teşhis etmekte yeterli bir yöntem değil.

 Akciğer grafileri sadece çok ilerlemiş dönemde, bir evrede olan akciğer kanserini gösterir.

Bu nedenle risk grubu dediğimiz belli bir sürenin üzerinde sigara içmiş, belli bir yaşın üzerinde ki hastalarda yakınmalar varsa bu hastalarda çektirilecek bilgisayarlı akciğer tomografisi ile teşhis etmek mümkün olacaktır.

Fakat eğer ayrıntılı teşhise girmek gerekirse o zaman hastanın nefes borusu içerisine giren bir ışıklı boruyla, bronkoskopi dediğimiz yöntemle nefes borusu içerisinde görülebilir tümör varsa bu tümörlerden biyopsi alınarak kanser teşhis edilebilir.

Bu da mümkün değilse tomografiyle akciğerde gördüğümüz bir lezyondan bazen iğneyle girerek biyopsi almak gerekebilir.

Bazı durumlarda ise bütün bunlar mümkün olmaz ve gereklide olmaz akciğer kanseri grafisinde yeni görülmüş, tomografide yeni görülmüş bir lezyonu sigara içmiş bir hastada bunun kanser olasılığı yüksek dersek endoskopik bir yöntemle bu lezyon tamamen çıkartılıp patoloji tarafından incelenerek teşhis edilir.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğer kanserinin üç ana tedavi yöntemi vardır. Bunlardan birincisi ilaç tedavisi ya da kemoterapi denilen yöntem.

Bu yöntemde hızla çoğalan kanser hücrelerini çoğalmasını durdurmak veya yavaşlatmaya yönelik olarak damar yolundan verilen ilaçlarla yapılan tedaviyi kastediyoruz. Diğer yöntem radyoterapi ya da ışın tedavisi dediğimiz yöntemdir.

Burada da belli cins ışınlar kullanılarak tümörlü bölgeye veya tümörün yayılmış olduğu bölgeye ışın vererek tümörün büyümesini durdurmak veya öldürmeye yönelik yöntemlerdir.

Diğer bir yöntemse cerrahi yöntem ya da ameliyat dediğimiz yöntemdir. Bu yöntemde de akciğerde yer alan tümör akciğerin loblarının, segmentlerinin ya da tamamının çıkartılması şeklindedir.

Bu tedavi yöntemleri belirli olarak bir öncelik taşımaz. Hangi tedavinin hangi hastada en iyi sonuç vereceğine karar vermek için bir kurul toplanması gerekir. Bu kurul içerisinde medikal onkolog, radyoonkolog, cerrah olmalı.

Ayrıca göğüs hastalıkları uzmanı, patolog, radyolog’un bulunduğu geniş bir kurulda hangi hastada hangi tedavi yöntemi veya yöntemlerinin uygun olduğuna karar vermek gerekir. Çünkü sadece bir uzmanın verdiği karar hasta için belki eksik bir tedavi anlamına gelmiş olabilir.

Bu nedenler sadece bir kurul içerisinde karar vermek gerekir.

Akciğer Kanserinde Ölüm Riski Var Mı?

Akciğer kanseri ameliyatının riskleri tahmin edildiği kadar yüksek değildir. Bugün literatürde, kitaplarda basılı rakamlar bütün dünyada %2.5 ile %5 arasında değişir.

Bu hastanın yaşıyla ilgili olabilir, hastanın ilave kalp hastalıkları olup olmaması gibi durumlarla ilgili olabilir. %2.5 ve %5 son derece kabul edilebilir bir orandır. Hiçbir ameliyat yoktur ki ameliyat riski 0 olsun.

 Akciğer kanseri ameliyatında da ortaya çıkabilecek riskler gerekli önlemler alınırsa bu oranlar bile son derece düşük rakamlara indirilebilir.

Источник: https://bilgidevi.com/akciger-kanseri-belirtileri/

Akciğer kanseri belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir?

Öksürük, Akciğer Kanserinin Belirtisi Olabilir!

Yapılan araştırmalar birçok faktörün akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunduğunu gösteriyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Songür, akciğer kanseri ile doğrudan ilişkili olabilecek risk faktörleri ve akciğer kanserinden korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.

Günde birkaç sigara bile kansere yakalanma riskini artırır

Sigara içmek akciğer kanseri için bir numaralı risk faktörüdür. Pipo ve puro benzeri tütün ürünlerinin kullanılması ve ikinci el sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırmaktadır.

Sigara içenler, sigara içmeyenlere göre 15 ila 30 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanmaktadır. Günde birkaç sigara içilmesi bile akciğer kanseri riskini artırır.

Her yaşta sigarayı bırakmak akciğer kanserinden korunmak için en önemli adımdır.

Doğal gazlar akciğerlerin düşmanı olabilir

Radon, kayalardan ve kirden gelen, evlerde ve binalarda sıkışıp kalmış doğal bir gazdır. Görülemez, tadılamaz veya kokmaz. Radon her yıl yaklaşık 20.000 akciğer kanseri vakasına neden olmaktadır.

Bu da onu akciğer kanserinin ikinci en önemli nedeni haline getirmektedir.

Asbest, arsenik, dizel egzoz, bazı silika ve krom solumak da akciğer kanseri riskini artırmakta ve bu riskin özellikle sigara içenlerde daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Bu kişiler düzenli kontrollerini ihmal etmemeli:

Yoğun sigara içenler Çeşitli kimyasal maddelere mesleki maruziyeti olanlar Son 15 yıl içerisinde sigarayı bırakmış olanlar 55 ila 80 yaş arasında olanlar

Aile öyküsü varsa dikkat!

Akciğer kanseri olduğu halde hala sigara içen kişilerde, başka bir akciğer kanseri gelişme riski söz konusudur. Ayrıca sigara kullananlarda Beta-Keroten takviyeleri akciğer kanseri riskini artırır.

Ailesinde akciğer kanseri olanlarda kanser gelişme riski daha çoktur. Göğüs bölgesine radyasyon uygulaması da akciğer kanserini artıran önemli bir diğer nedendir.

Ancak bazı akciğer kanserleri herhangi bir sebep olmaksızın da ortaya çıkabilir.

Akciğer kanserinden korunmak için bu önerilere dikkat edin:

1) Sigarayı bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.

2) Mesleksel ve çevresel etkenleri ortadan kaldırın veya azaltın.

3) Az yağlı gıdaların, sebze ve meyvelerin bol tüketildiği bir beslenme programı uygulayın.

4) Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin.

5) Alkol tüketimini sınırlandırın.

6) Özellikle açık havada düzenli egzersiz yapın.

Sigara içenlerde akciğer kanseri görülme riski 36 kat artıyor!

Bezmialem Dragos Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, kanserin neden olduğu ölümlerin yüzde 20’sinin akciğer kanserine bağlı olduğunu ve sigara içenlerde içmeyenlere göre akciğer kanseri görülme riskinin 25 ila 30 kat arttığını söyledi.

Dünya genelinde en sık tanı alan ve en sık ölüme neden olan akciğer kanseri, sıklıkla 55-65 yaş aralığında görülüyor. Önemli açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, istatistiki verilerle Türkiye’deki akciğer kanseri gerçeğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Kansere bağlı ölümlerin toplamda yüzde 20’si akciğer kanserine bağlı.

Tüm dünyada erkeklerde en sık görülen ve en çok ölüme neden olan kanser türü olan akciğer kanserinin, kadınlarda beklenen insidans oranları daha düşük, ancak sigara tüketiminin artışı ile artma eğiliminde.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 yılı verilerine göre erkeklerde kansere bağlı 58 bin 400 ölümün yüzde 32’si, kadınlarda ise 32 bin 500 ölümün yüzde 9’u akciğer kanserine bağlı olarak gerçekleşmiştir” dedi.

Akciğer kanserine neden olan en önemli risk faktörünün sigara ve tütün ürünleri kullanımının yanı sıra genetik yatkınlık olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Sigara dumanı 7 binden fazla kimyasal, 50’den fazla karsinojen (kanser yapıcı) madde içerir.

Sigara içenlerde risk içmeyenlere göre 25 ila 30 kat, pasif sigara maruziyetinde ise 3 -4 kat daha fazladır. Sigara kullanım yoğunluğu ve süresinin artması, kanser oluşum riskini artırmaktadır.

Sigara bırakıldıktan sonra ise kanser riski zamanla azalmaktadır” diye konuştu.

Akciğer kanseri riskini azaltmak mümkün!

Akciğer kanseri gelişme riskini azaltmanın mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Akciğer kanseri gelişme riskini azaltmak; sigaraya başlanmasını engellemek ve tütün alışkanlığının bırakılmasına yardımcı olacak tütün kontrol girişimleriyle mümkündür.

Akdeniz tipi yani sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, hava kirliğinin azaltılması da riskin azalmasına yardımcı olur. Genetik olarak kansere yatkınlık elbette değiştirebilecek bir risk faktörü değildir.

Ancak hem sigara içen hem de ailesel yatkınlığı olan bireylerde, belirtiler oluşmadan önce tarama yöntemleri ile erken tanı, akciğer kanserinin tedavi başarısını ciddi oranda artırır” dedi.

Akciğer kanserinin başlıca semptomlarının öksürük, balgam, göğüs ağrısı ve balgamda kan olması olduğunun altını çizen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “55 yaşın üstünde olan, 20 yıldan fazla sigara içen veya ailesinde kanser öyküsü olan bireylerin, akciğer kanseri tarama gerekliliği açısından göğüs hastalıkları uzmanlarınca düzenli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir” açıklamasını yaptı.

Akciğer kanseri sinsi sinsi ilerler

İleri aşamalara gelene kadar da önemli şikâyetlere yol açmayabilir.

İnatçı öksürük ve halsizliğin yanı sıra ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü, iştahsızlık ve ani kilo kaybı da akciğer kanserinin belirtisi olabilir! Bahçeşehir Üniversite Hastanesi Medical Park Göztepe Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cengiz Şen, akciğer kanserinin en önemli sebebinin sigara olduğunu hatırlatarak erken teşhis için tomografinin önemine değindi.

Dünyada her yıl milyonlarca insan akciğer kanseri yüzünden ölüyor. Bu hastalığın yaygınlaşmasındaki en büyük faktör sigara, çevre kirliliği ve havadaki kanserojen maddeler. Akciğer kanseri gelişiminden yüzde 90 oranında sigara sorumludur.

Sigaraya başlama yaşı, sigara içme süresi, içilen sigara sayısı ile tütün ve sigara tipi (filtreli, filtresiz, puro, düşük tar ve nikotin içeriği vb.) akciğer kanseri gelişme riskini etkiler. Sigara dumanına maruz kalmanın da kanser riskini artırdığı gösterilmiştir.

Bahçeşehir Üniversite Hastanesi Medical Park Göztepe Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cengiz Şen, akciğer kanserine karşı uyarılarda bulundu.

Erken teşhiste yüzde 73 yaşam şansı

Hastalık ileri aşamaya gelinceye kadar önemli bir şikâyete yol açmayabilir; genellikle sinsi bir seyir gösterir. İleri evrelerde ise tedavi şansı oldukça düşüktür. Tanı konan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranları yüzde 10-15 civarındadır. Bunun en önemli sebebi, vakaların yüzde 70’inin 3. ya da 4.

evrede (ileri evrelerde) teşhis edilebilmeleridir. Halbuki, 1. evrede tespit edilen hastaların 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 73’e kadar yükselmektedir. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme ihtimali de artmaktadır. Tanı konan akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 80’i, 55-77 yaş grubu arasındadır.

İştah kaybı ve zayıflama varsa dikkat!

Sürekli nefes darlığı, hırıltılı solunum, geçmeyen ve giderek kötüleşen öksürük, kanlı balgam, iştah kaybı ve zayıflama, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtiler verebilir. Öksürük akciğer kanseri hastalarının yüzde 50-75’inde görülmektedir. Bunun dışında eğer başka bir organa yayılım varsa, o organa ait bulgular da ortaya çıkabilir.

Şiddetli kemik ağrıları görülürse kemik metastazı; denge bozukluğu, sürekli baş ağrısı, epilepsi nöbeti varlığında beyin metastazı düşünülmelidir. Erken teşhis için akciğer grafisi kontrollerinin ve balgam incelemelerinin yeterince etkin olmadığı görülmüştür.

Yapılan çalışmalarda yoğun sigara öyküsü olan ve 55 yaş üzerindeki kişilere herhangi bir şikâyeti olmasa bile her yıl düşük doz akciğer tomografisi incelemesi yapılmasının, erken tanı oranını artırdığı ve ölüm oranlarını da yüzde 20 düşürdüğü gösterilmiştir.

Tedavinin yapıldığı merkez önemli

Akciğer kanseri tedavisinin göğüs cerrahisi, göğüs hastalıkları, onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve yeterli yardımcı sağlık personeli birimlerini barındıran merkezlerde yapılması önemlidir. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa tedavi şansı da o oranda yüksektir.

Tedavideki temel yaklaşım kanserli dokunun tamamen ameliyatla çıkarılmasıdır.

Tümörün 1 santimden küçük olduğu durumlarda, tümör dokusu cerrahi olarak çıkarıldığı takdirde tedavi şansı yüzde 90’a kadar çıkabilmektedir.

Ameliyat sonrası veya öncesi hastalığın yayılımına göre radyoterapi ve/veya kemoterapi yapılabilmektedir. Ameliyat şansı olmayan hastalarda ise radyoterapi ve kemoterapi uygulanabilir.

İmmünoterapi kimler için uygun?

Kemoterapi dışında son yıllarda kullanılmaya başlanan immunoterapi ve akıllı moleküller grubundaki bazı ilaçların da yaşam süresini uzattığı gösterilmiştir.

Ayrıca immunoterapinin yan etkilerinin daha az olduğu ve tedavide başarı şansını daha çok artırdığı da belirlenmiştir.

Ancak mutasyonu hedefleyen akıllı moleküllerin kullanımı için kanser dokusunda bazı genetik mutasyonların varlığını tespit etmek gerekmektedir.

Bunun dışında, son dönemde Küba’da kanser aşısı bulunmuş olsa da, yapılan çalışmalar sonucunda etkisi yeterince tatmin edici bulunmamıştır. Kısacası akciğer kanserinin önlenmesindeki en önemli unsur, sigara ile ciddi anlamda mücadele etmektir.

İmmünoterapi: Kanser tedavisinde bağışıklık sistemi

Источник: https://indigodergisi.com/2018/11/akciger-kanseri-belirtileri-tedavi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть