Okullardaki Akran Zorbalığı Siber Zorbalığa Dönüşüyor

Akran Zorbalığını Önlemek İçin 5 Öneri

Okullardaki Akran Zorbalığı Siber Zorbalığa Dönüşüyor
Okullarda zorbalığı önlemek için belki de önce zorbalığın ne olduğunu daha doğru bir şekilde anlamak gerekiyor.

Amerika’daki öğrencilerin yaklaşık yüzde 32’si okulda zorbalığa uğradığını söylüyor. Zorbalık yaşayan öğrenciler, kaygı ve depresyonun yanı sıra çeşitli fiziksel ve zihinsel sağlık problemleri de yaşıyorlar.

Ayrıca akademik olarak da ciddi zarar görüyorlar.

Araştırmalar, öğrenciler tarafından zorbalığın daha şiddetli olduğu bildirilen okulların sınav başarılarının, daha iyi durumdaki okullardan çok daha düşük olduğunu gösteriyor.

Tüm bunlar aslında eğitimcilerin sağduyularıyla söyleyebileceği şeyler.

Onlar zaten uzun yıllardır, öğrencilerin gelişim gösterebilmeleri için güvenilir ve destekleyici öğrenme ortamlarına ihtiyaç duyduklarını biliyorlar.

Ve öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu çocukları güvende tutmayı derinden önemsiyor. Ancak yine de öğrenci güvenliğine bu kadar önem verilse de, neden çok sayıda çocuk zorbalık deneyimi yaşamak zorunda kalıyor?

Öğrenciler arasında gözlenen şiddet, yakın zamanlara kadar birçok araştırmacı tarafından toplumsal gelişimin ve değişimin doğal bir parçası olarak değerlendiriliyordu. Son yıllarlarda yapılan araştırmalar ise okullardaki şiddet olaylarının temeli olarak çocukluk dönemindeki şiddet davranışlarını irdeliyor ve şiddetin büyümenin doğal bir parçası olmadığını vurguluyor. (*)

Okullarda zorbalığı önlemek için belki de önce zorbalığın ne olduğunu daha doğru bir şekilde anlamak gerekiyor.

Önceleri zorbalık, bir grup öğrencinin kendi isteklerini yerine getirmeyen bir başka öğrenciye yönelik yaptıkları fiziksel şiddet olarak tanımlansa da artık zorbalığı tanımlamada bazı farklı boyutlar vurgulanıyor.

Günümüzde zorbalık bir öğrenciye/öğrencilere yöneltilen, içinde neden olmayan, zorba ve kurban arasında güç dengesizliğinin olduğu, tekrarlayıcı nitelikte bir tür saldırganlık olarak tanımlanıyor. Zorbalık genellikle şiddetle veya saldırganlıkla karıştırılıyor.

Zorbalıkla şiddet, fiziksel olarak ortaya çıktıklarında birbirine benzemekle birlikte zorbalığın, kurbanla zorba arasındaki güç dengesizliğini gerektirmesi ve tekrarlı olması gibi ayırt edeci özellikleri açısından zorbalık ve şiddet birbirlerinden tamamen ayrılıyor. (*)

Emekli bir okul müdürü olan James Dillon, okullarda zorbalığı önleme eğitimlerinde, katılımcılardan okuldaki şiddet ve zorbalık olaylarında en önemli sorumluluğun ait olduğunu düşündükleri grubu seçmelerini istedi: Aileler, öğrenciler, okul ya da toplum. Kaçınılmaz olarak çok çeşitli yanıtlar aldı. Dillon, zorbalık sorununun tek bir sorumlusu olmadığını çünkü insanların, zorbalığı önleme görevinin hep bir başkasının sorumluluğu olduğunu düşündüğünü belirtti.

Johns Hopkins Üniversitesi ve NEA tarafından gerçekleştirilen geniş ölçekli bir araştırmada, zorbalık ve zorbalığı önleme konusunda okul personelinin bakış açısı değerlendirildi.

Araştırma sonuçları Dillon’ın teorisini çürütür nitelikte: Katılımcıların – öğretmenler ve eğitim destek uzmanları – yüzde 98’i zorbalığa şahit olduklarında müdahale etmenin “kendi görevleri” olduğunu düşündüğünü söyledi.

Ancak bu eğitimcilerin sadece yüzde 54’ünün bulunduğu bölgedeki zorbalığı önleme programları – eğer varsa – hakkında bilgisi bulunuyor.

Bu tür eğitimlerin alınmaması, yetişkinlerin bazı davranışları zorbalık olarak görmemelerine ve zorbalığa karşı genellikle geleneksel disiplin cezalarını uygulamalarına sebep oluyor. Ve tüm bunlar zorbalığın yaygınlaşmasına hizmet ediyor. Peki ama gerçek suç kimin?

Dillon’ın dediği gibi “Gerçek şu ki, hiç kimse suçlu değil ve aslında herkes sorumlu.” İster bir okulda, sınıfta ya da hatta evde olsun, hepimiz zorbalığı önlemek için bir şeyler yapabiliriz.

Okul müdürleri zorbalığı önlemek için neler yapabilir?

Dillon’a göre zorbalık sorununu etkili bir şekilde çözebilmek kültürel bir değişim gerektiriyor. Gerçek bir kültürel değişim ise zaman alıyor. İşte okul yöneticilerinin atabileceği birkaç önemli adım:

  • Öğüt verdiğiniz şeyi kendiniz de yapın: Bir okul lideri olarak değişim yaratmak için sadece statünüzü kullanmayın. Bunun yerine “konuşmadan önce dinleyin ve eyleme geçmeden önce düşünün” ve böylece personelinizin kendini değerli hissetmesini sağlayın. Araştırmalardan elde edilen en önemli bilgilerden biri, zorbalığa müdahale etmeye istekli olmanın altında okul ile kurulan “bağın” yatması. Bu bağ, öğrenme sürecinde birey olarak ve profesyonel olarak değer gördüğüne inanmak olarak tarif ediliyor.
  • Sorunun kapsamını değerlendirin: Okulda ne oranda ve ne tür zorbalık problemleri olduğunu ve aynı zamanda bu problemlerin nerede ve ne zaman yaşandığını öğrenmek ve önleme çabalarınızın hedefini belirlemek için öğrencilere, personele ve ailelere yönelik anketler düzenleyin.
  • Okul çapında bir ilkeler rehberi hazırlayın: Okul değerlerini güçlendirin ve kabul edilemez davranışları ve sonuçlarını açık bir şekilde tarif edin. Görgü tanığı olan öğretmenleri ve özellikle öğrencileri güçlendirin. Uygun olmayan davranışı belirlemeleri ve ona tepki vermeleri konusunda eğitimler verin.
  • Yetişkin gözetimini artırın: Çoğu zorbalık vakaları etrafta yetişkinler yokken oluyor. Bu yüzden onların koridorda, merdiven boşluklarında, kantinlerde, soyunma odalarında ve aynı zamanda okul servislerinde ve okula yürüyerek gidip gelen çocukların yollarında mümkün olduğunca “görünür ve tetikte” olmalarını sağlayın.
  • Zorbalığı önleme aktiviteleri düzenleyin: Okul toplantılarında, iletişim kampanyalarında ya da sanatsal yarışmalarda okul değerlerini ön plana çıkararak topluluğu birbirine daha çok yakınlaştırın ve zorbalığın yanlış olduğu mesajını pekiştirin.

Öğretmenler zorbalığı önlemek için neler yapabilir?

Bir okul yöneticisinin zorbalığı önleme ile ilgili resmi bir gündemi olmasa da, öğretmenler kendi sınıflarını güvenli ve zorbalığın olmadığı bir bölgeye çevirebilirler.

  • Okulunuzun zorbalıkla ilgili politikalarını öğrenin: Bunları etkili bir şekilde uygulamak için üzerinize düşeni yapın.
  • Öğrencilere saygı ve sevgi gösterin: Öğrencilerinizin, onları dinlemek ve onlara yardım etmek için her zaman ulaşabilir olduğunuzu bilmelerini sağlayın.
  • Zorbalık konusunda etkinlikler düzenleyin: Sınıfınızın, kitaplardaki, televizyon programlarındaki ya da filmlerdeki zorbalığı belirlemelerine yardımcı olun. Bu zorbalığın etkilerinin neler olabileceğini ve nasıl çözüldüğünü/çözülebileceğini tartışın. Öğrencilerin zorbalık ve akran ilişkileri hakkında konuşabilecekleri sınıf toplantıları düzenleyin.
  • Meslektaşlarınızla zorbalığın ne olduğunu tartışın: Bir grup olduğunuzda okul ortamını çok daha iyi gözlemleyebilirsiniz. Hem genel olarak zorbalığı hem de belli öğrencilerle ilgili endişelerinizi konuşun.
  • Anında harekete geçin: Harekete geçme konusundaki başarısızlık, davranışın sözsüz onayı anlamına gelir ve yayılmasına sebep olabilir.

Aileler zorbalığı önlemek için neler yapabilir?

Ebeveynler, zorbalığı önleme konusunda bir okulun en iyi müttefikleridir.

  • Çocuğunuzla her gün konuşun ve onu dinleyin: Okul günleri hakkında sorular sorun. Okula gidiş gelişlerinde, öğle yemeklerinde ve teneffüslerde yaşadıkları deneyimler dahil. Akranları hakkında sorular sorun. Herhangi bir şekilde zorbalığa dahil olmadan önce bu konular hakkında aileleriyle konuşma konusunda kendini rahat hisseden çocuklar, sonrasında da ailelerini bu konulara daha kolay dahil ediyorlar.
  • Okulda ve hatta teneffüste bazen zaman geçirin: Okullar, teneffüs gibi serbest zamanlarda bütün öğrencilere bireyselleştirilmiş ilgi sağlama konusunda yeterli kaynaklara sahip olmayabilir. Çocukların en iyi arkadaşları dışındaki akranlarıyla da etkileşime geçmelerini teşvik etmek için çeşitli oyunlar ve aktiviteler düzenlemek konusunda gönüllü olabilirisiniz.
  • İyi bir örnek olun: Yemek yediğiniz yerdeki bir garsona ya da bindiğiniz taksinin şoförüne kızdığınızda, etkili iletişim tekniklerini çocuklarınıza modelleyin. Ne zaman başka bir insanla küfürlü ya da onu taciz eden tarzda konuşursanız, çocuğunuza zorbalığın normal bir şey olduğunu öğretirsiniz.
  • Sağlıklı “zorbalık karşıtı” alışkanlıklar kazandırın: Mümkün olduğunca erken başlayarak çocuklarınıza hem yapılmaması gerekenler (itmek, alay etmek ve başkalarına kötü davranmak), hem de yapılması gerekenler (kibar olmak, empati kurmak ve sıra beklemek) hakkında rehberlik edin. Ayrıca birisi ona ya da bir başkasına kötü davrandığında, ne yapması gerektiği konusunda rehberlik edin (bir yetişkin bul, zorbalık yapana durmasını söyle, uzaklaş ve zorbalık yapanı görmemezlikten gel).
  • Çocuğunuzun zorbalığı anladığında emin olun: Açık açık ona zorbalığın ne olduğunu anlatın. Zorbalığın, zorbalığa maruz kalmanın ya da yanında durup başka çocukların zorbalık görmesini izlemenin normal bir şey olmadığını ya da hoş görülemeyeceğini açıklayın.

Sonuç

Okullarda zorbalık önemli bir problem ve bu konuda hepimiz bir şeyler yapmalıyız. Hiçbir şey yapamasanız da şunu aklınızdan çıkarmayın:

“Küçük şeyler büyük bir fark yaratabilir. Öğrencileri her gün selamlamak, öğrencilerle konuşmak ve onlara isimleriyle hitap etmek gibi basit ve samimi hareketler, öğrencilerin okulla ve sizinle daha güçlü bir bağ kurmalarını sağlayacaktır.”

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/bullying-prevention-tips-teachers-parents-anne-obrien

(*) Tarık Totan, Okullarda Zorbalığı Önlemede Eğitimcilere ve Ebeveynlere Öneriler http://www.academia.edu/7186600/Okulda_zorbal%C4%B1%C4%9F%C4%B1_%C3%B6nlemede_e%C4%9Fitimcilere_ve_ebeveynlere_%C3%B6neriler

Источник: https://www.egitimpedia.com/akran-zorbaligini-onlemek-icin-5-oneri/

Akran zorbalığı depresyona sokuyor!

Okullardaki Akran Zorbalığı Siber Zorbalığa Dönüşüyor

Akran zorbalığı depresyona sokuyor!

Akran zorbalığı, mutsuz ediyor, hatta aşırı maruz kalınca intihara sürükleyebiliyor. Dünya da akran zorbalığına çare arıyor.

Okul başlıyor diye ağlıyor, okula gitmemek için türlü türlü bahaneler uyduruyor. Ödevine yardım etsen belki sever” diyor üst komşumuz Hatice. Ama kolay olmadı. 12 yaşındaki Aykut herkesin ondan daha başarılı olacağına inandığından ödev yapmayı reddediyordu.

Sabahları apartmanda hep aynı kavga… Kız kardeşi Ebru abisiyle görünmekten çekiniyor, okula ondan ayrı gidiyordu.

Bir sabah ağlayarak şöyle dedi, “Anne anlamıyorsun, beni de o abim olduğu için dışlayacaklar!” İkisinin de dersleri düştü, evde sürekli okula gitmeme sorunu… Okuldaki çocuklar Aykut’a akran zorbalığı yapıyor olmasın? Ailesine düşüncemi söylediğimde “Çocuktur, yaramazlık işte” diye geçiştirdiler. Sanki aile işine karıştım diye ben de hedefteydim! Oysa emindim. Aykut’un derslerdeki başarısızlığının, hayataki özgüvensizliğinin altında bu yatıyordu. Zorbalık derecesi artarsa sonucu vahim olabilir…

Zorbalık konusunda ilk bilimsel çalışmaları yapan Norveçli Dan Olweus’un tanımıyla; bir birey ya da grup tarafından savunmasız birine karşı yapılan, fiziksel veya psikolojik sonuçları olan ve süreklilik arz eden bir saldırganlık türü bu.

Yaşıt bireylerin birbirine yaptığınaysa akran zorbalığı deniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Gülşah Ergin, “Akran zorbalığının içerisinde istismarın alt türleri var” diyor.

“İsim takmak, sataşmak, dalga geçmek, vurmak, itmek, eşyalarını zorla almak, korkutmak, umursamamak, oyuna veya gruba dahil etmemek, dedikodular yaymak şeklinde karşımıza çıkabiliyor.

” Bununla kalmıyor, zorbalıklar sosyal medyaya da yansıyor ve döneme ayak uydurup siber akran zorbalığına dönüşüyor. Her geçen gün mağdur sayısı da artıyor. Bu saldırganlık adeta çağın sorununa dönüşmüş durumda, eğer önlem alınmazsa ağır sonuçları olacak.

TÜRKİYE’DE ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 19’U MAĞDUR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı geçen yılın Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi Projesi’nin sonuçları ortaya çıktı, cuma günü Habertürk manşete taşıdı. En çarpıcı veriyse şuydu: Akran zorbalığıyla karşılaşan öğrencinin başarısı düşüyor. Üstelik bu sonuç PISA ve TIMMS verilerinde de görülüyor.

Dahası, ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin global araştırmasına göre 11-24 yaş arası intiharların ilk üç nedeninden biri akran zorbalığı. Bu tür bir duruma maruz kalan lise öğrencilerinin yüzde 14’ü ölmeyi çözüm olarak görüyor. Sadece ABD’de yılda 4 bin 400 genç bu nedenle intihar ediyor.

ABC News’in geçen yıl yayınladığı bir habere göre ABD’deki çocukların yüzde 30’u zorbalığa maruz kalıyor ve 160 binden fazla çocuk bu nedenle okula gitmek istemiyor. Silahla okul basıp dünyaya haber olanların neredeyse hepsi çocukken zorbalık mağduru.

Japonya ve İngiltere’deki genç intiharların yarısının nedeni de akran zorbalığı: 3 öğrenciden 1’i saldırgan akranını kurumlara şikâyet etmiş.

Türkiye’de de durum pek farklı değil. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) okullarda zorbalık raporuna göre ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 19’u ayda birkaç kez akranları tarafından fiziksel ya da sözel şiddete maruz kalıyor. Oranın en düşük olduğu ülkelerse Tayvan, Güney Kore, Hollanda, İrlanda ve Portekiz.

‘POPÜLER OLMA ARZUSU’

Peki henüz eğitim çağındaki çocuklar boş vakitlerinde oyun oynamak yerine niçin birbirlerine eziyet ediyor? Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Onur Noyan, “Zorbalık yapan kişilerde genellikle intikam alma duygusu, popüler olma ve beğenilme arzusu, başarısızlık ve hayal kırıklıklarını gidermeye çalışmak yatıyor” diyor. Bunların yanı sıra Yale Üniversitesi’nin 2010’da yayımlanan raporunda akran zorbalıklarının altında aile içi şiddet ve farklılıkları kabul edememe olduğu yazıyor. Erkek öğrenciler, kız öğrencilere nazaran daha fazla fiziksel şiddete maruz kalıyor. Ancak kız öğrencilerde sözel şiddet daha yaygın.

Kocaeli Üniversitesi’nin TÜBİTAK ile yaptığı araştırmaya göre çocuklar siber zorbalığa maruz kaldığında “Durumu ailemle paylaşırım” diyenlerin oranı yüzde 37, “Öğretmenimle paylaşırım” diyenlerin oranıysa yüzde 15.

Hatırlıyorum, ortaokulda diğer arkadaşlarıma göre daha hızlı büyüdüğüm için bana da lakap takar, dalga geçerlerdi. Kendimi sürekli savunmak zorunda kalırdım. Savunamayanlarsa en arka sırada oturup herkesten uzak olmaya çalışırdı.

Zorbalık yapanların önemli bölümü yaptığının kötü olduğundan bihaber. Empati yeteneği düşük olduğundan akranının neler hissettiğini düşünemiyor. Bu ona bir video oyun gibi eğlenceli geliyor.

Zira oyun dünyası bu durumdan da faydalanmıştı. 2006’da piyasaya sürülen Bully adlı video oyunda karakteriniz önce zorbalık görüyor sonra da zorbaya dönüşüyordu.

Milyonlar satan oyun bugün hâlâ oynanıyor, ülkemizde de popüler.

YA ÇOCUĞUNUZ ZORBAYSA?

Zorbalık sonradan öğrenilen bir davranış olduğundan, aksini öğreterek bu sorunla başa çıkmak mümkün. Neredeyse tüm uzmanların çözüm önerisi aynı.

Eğer mağdursanız, durumu yetişkinlere bildirin, cesur olun, zorbalığın komik bir tarafı olmadığını karşınızdakine anlatın, gerekirse ailenizle polise başvurabilirsiniz.

Eğer çocuğunuz mağdursa, okul yönetimi ve zorba çocuğun ailesiyle konuşun, çocuğunuza cesaret verin, çözümden kaçmamayı öğretip iyi bir örnek olun, onu anladığınızı sık sık söyleyin, psikolojik destek alın. Ayrıca çocuğunuzu başkasına yapılan zorbalığa karşı sessiz kalmaması konusunda da eğitmelisiniz.

2012’de, 4 Mayıs, “zorbalık karşıtı gün” olarak Birleşmiş Milletler tarafından tanındı. ABD, Avustralya ve Avrupa’da her yıl 4 Mayıs, Pink Shirt Day olarak da anılıyor. Bu hareketi zorbalık mağduru Jadrien Cota için iki arkadaşı başlattı.

Ya sizin çocuğunuz zorbaysa? Öncelikle bunun nereden kaynaklanabileceğini düşünün, aile içindeki durum mu ona yansıyor yoksa kendi çevresindeki bir sıkıntı mı patlak veriyor? Ona zorbalığın komik olmadığını, böyle giderse yalnız kalacağını, insanları üzdüğünü söyleyin. Agresif davranışlar sergilerse psikolojik destekle ilerleyin. Ama ne olursa olsun çocuğunuza bunun olmasına müsaade etmeyin.

Çocuğunuzun zorbalık gördüğünü nasıl anlarsınız?

Eğer şu belirtiler varsa, mutlaka harekete geçin:

Korku, sık irkilmeKaygıAltını ıslatmaUyku düzeninde bozulma, kâbus görmeAgresif davranışlarİntihar eğilimiÖzgüven eksikliğiİçe kapanmaOkulda başarısızlıkOkula gitmemek

Okullar ne yapmalı?

Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi okullardaki zorbalığa karşı okulların görevlerini şu şekilde sıralıyor:

Zorbalık problemi kabul edilmeli. Zorba ve kurbana yardım etmeliİdareciler, öğretmenler, veliler ve öğrenciler arasında farkındalık sağlanmalı.Okulda kurallar net olarak tanımlanmalı. Okulun zorbalıkla nasıl baş edeceği açık bir şekilde ifade edilmeli.

Öğrenciler ve veliler zorbalık olaylarını okul personeline bildirmek için yönlendirilmeli.

BAŞARISIZ GİRİŞİM

Türkiye’de 2013’te Okullarda Akran Zorbalığını Önleme Programı başlatıldı.

Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından seçilen okullarda veliden okuldaki kantin görevlisine kadar herkesin akran zorbalığı hakkında bilgilendirilmesi ve dönemsel dersler verilmesi planlandı.

Merkezi aradığımda işlerin planladığı gibi gitmediği, programın rehberlik derslerine dahil edildiği ve yakında Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda yeni bir projesi olacağı söylendi.

ZORBALI YAPIMLAR

Yönetmen Lee Hirsch 2012’de çektiği Bully adlı belgeselde, akran zorbalığı mağduru 5 aileyi ve çocuğun hikâyesini anlatıyor. Vurucu ve rahatsız edici noktalara değinen bir yapım. Çocuğunuzun neler hissettiğini anlamanız için mutlaka izleyin.

Ayrıca Netflix’in ünlü dizisi “Ölmek İçin 13 Sebep”te genç bir kızın akran zorbalığı yüzünden intiharını araştıran çocukların hikâyesi anlatılıyor.

Bu konuda sinemada da birçok film var; Stephen King’in 1974’teki kitabından uyarlanan Carrie: Günah Tohumu, Lindsay Lohan’ın oynadığı komedi filmi Mean Girls, Bang Bang You’re Dead, Thirteen, That’s What I Am, Chicken Little, liste uzayıp gidiyor.

http://www..com/KimPsikolojiKim

Источник: https://www.kimpsikoloji.com/akran-zorbaligi-depresyona-sokuyor/

Akran Zorbalığı ve Türleri

Okullardaki Akran Zorbalığı Siber Zorbalığa Dönüşüyor

Okulların güvenli alan olmaktan çıkmasına sebep olarak başta saldırganlık, kaba kuvvet kullanımı ve akran zorbalığı gelmektedir.

Akran zorbalığı​, bir çocuğun ya da bir grup toplanmış vaziyette çocuğun kendini koruyamayan, savunamayan çocuğa karşı rahatsız edici davranışlarda bulunmayı amaçlaması ve bu rahatsız ediciliğin sürekli olmasıdır. Akran zorbalığı okullarda daha fazla görülen psikolojik, fiziksel ve toplumsal bir sorundur.

Farklı çevre ve kültürlerde yapılan araştırmalara göre bu zorbalığın yüzdesi %9 ile %62.5 arasında değiştiği görülmüştür. Akran zorbaları çevreden, izleyicilerden vs. toplumsal, fiziksel, psikolojik ve akademik olarak etkilenmektedir.

Birey nasıl etkilenir?

Okullarda zorbalığa maruz kalma durumunda olan öğrencilerde duygusal ve fiziksel hırpalanmalar, okul döneminde yapılan devamsızlık, okul kuralları dışında hareket etme, sosyal ilişki konusunda zorluk çekme, depresyona diğer çocuklara nazaran daha eğimli olma, intihar eğilimi, kendi benliğine olan saygısının azalması, akranları arasında arkadaşlık gibi toplumsal rollerinde azalma, odaklanamama ve depresyon düzeyinde artma gibi problemler ortaya çıkmaktadır.

Psikolojik etkiler:

  • Var olan sorunların alevlenmesi (kekemelik)
  • Uyku sorunları
  • Depresyon
  • Somatik yakınmalar
  • Okul fobisi
  • İntihar düşüncesi ve girişimi

Akademik olarak:

  • Ders başarısında düşme
    Dikkat eksikliği
  • Ders içi uyumsuzluk

Sosyal olarak:

  • Düşük benlik saygısı
  • Azalmış kendine güven
  • Olumsuz kendilik algısı
  • Güvensizlik ve içine kapanıklık
  • Utangaçlık
  • Arkadaşları tarafından ihmal edilme duygusu
  • Okul reddi

Bazı araştırma sonuçlarına baktığımızda gördüğümüz sonuca göre ise zorbalığa maruz kalma durumunda olan çocukların psikolojik rahatsızlıkların yanında baş ve karın ağrısı, yatak ıslatma, aşırı yorgunluk ve benzeri gibi fiziksel rahatsızlıklara, özgüven eksikliğine, sosyal fobi, post travmatik stres bozukluğu gibi daha az psikolojik işlev ve kendine olan saygıda azalmaya neden olduğu saptanmıştır. Zorbalarda çok erken yaşlarda madde kullanımı ve bağımlılığı, sigara ve içki kullanımı, özel ve ya kamu mallarına zarar vermeye kötü arkadaş gruplarına dahil olma düşük akademik başarı, okul devamsızlığı ve yenetekleri, kapasiteleri dahilinde olmaksızın daha düşük seviye işlerde çalışmaları söz konusudur.

Önerilen Yazı:  Masal Dünyası ve Çocuklar

Sebepler

Çocukluktaki sevgi ve bakımın çok az ve yetersiz oluşu,​ buna karşılık çocuğa tanınan çok fazla özgürlük yani çocuğun akranlarına, kardeşlerine ya da yetişkinlere yönelik saldırgan tepkilerine sınır konulmaması çocukta saldırgan tepki örüntüsünün gelişimine güçlü katkılar sağlar. Ebeveynlerin güce dayalı disiplin tekniklerini​ kullanması önemli faktördür. Bu bulgu “şiddet, şiddete yol açar” görüşünü desteklemektedir. Bu nedenle açık ve net kurallar koyarak fiziksel ceza ve benzeri disiplin yöntemlerinden kaçınmak gereklidir.

Önlemler

Okuldaki zorbalık, çevre tarafından gayet olağan olarak algılanarak ve alınması gereken önlemler alınmadığında zorba buna alışmakta ve daha önü alınamaz bir hale gelmektedir.

Bu sebepten mütevellit okul döneminde olup zorba davranışlar sergileyen çocukların belirlenmesi ve gereken müdahalelerin yapılması amacı ile okul yöneticileri, okulda bulunan rehberlik servisi, öğretmenler, okulun hemşiresi ve gerektiğinde dışarıdan bir destek olarak hekimden oluşan çok disiplin ve sorumluluk gerektiren bir ekip yaklaşımı gerekmektedir.

Okullarda akran zorbalığını engellemek için öğrencilere kendini savunma gibi davranış özelliklerinin kazandırılması gerekmektedir.

Çünkü daha çok atılgan bireylerde şu özellikler görülür; başkasının istenmeyen talepleri karşısında hayır cevabını verebilme, olumlu ve yahut olumsuz duyguları durumunda bunun ifade edilebilmesi, konuşmayı başlatabilme cesaretini gösterme ve istediğinde bu konuşmayı bitirebilme gibi davranışları sergileyebilirler. Atılgan davranış özelliklerini kişiye kazandırabildiğimiz takdirde hakkını savunması, hak ihlalleri daha az görülmektedir ve bu gibi durumlar daha kolay çözüme kavuşturulabilmektedir.

İlginizi Çekebilir: Siber Zorbalık

Kaynakça:

  • Alkaya A. , S. ve Avşar F. (2017) Okul Çağı Çocuklarının Akran Zorbalığı Durumları ile Atılganlık Düzeyleri ve İlişkili Faktörlerin İncelenmesi. HEMŞİRELİKTE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA DERGİSİ. 14(3), 186.
  • Gülay H. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 12. Sayı 22.

Paylaş Herkes OkusunTivitle Herkes Okusun

Источник: https://www.psikolojidenoku.com/akran-zorbaligi-ve-turleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.