Omurilik Felçlileri Nasıl Beslenmeli?

İleri evre felçli hastalarda ciddi iyileşme var!

Omurilik Felçlileri Nasıl Beslenmeli?

Başlangıçta spinal kord hasarı oluşturulmuş farelerde kök hücre nakli gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr.

Attar, “Oldukça başarılı sonuçlar elde edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı’ndan spinal kord hasarı olan insanlarda kök hücre nakli yapılması konusunda özel bir izin alarak insanlar üzerindeki uygulamalarımıza başladık. Çalışmaya şimdiye kadar toplam 5 hasta alındı.

Hastalar henüz tedavi süreçlerini tamamlamamış olmalarına rağmen şu ana kadar hem klinik hem de laboratuar olarak belirli gelişmeler kaydedildi. Kesin sonuç 2. yılın sonunda netleşecek ancak ilk veriler umut veriyor” dedi.

Çalışmaya düzelme şansı olmayan asya A grubu hastaların alındığını söyleyen Prof. Dr. Attar, şu bilgileri verdi: “Eğer yüz hastadan ikisini A grubundan C’ye geçirebilirsek yani idrarını tutabilecek hale getirirsek büyük fark yaratmış oluruz.

İki hastamız asya C’ye geçerek yürümeye başladı ve idrarını hissedebiliyor. Tedavisini yaptığımız hastalar için şu an konuşmak erken olsa da biri asya C diğerleri asya B oldu. Biri idrarını hissedebiliyor ve hepsi şimdi fizik tedavide yürür durumdalar.

Bunlar başkaları tarafından ameliyat edilmiş düzelme olmadığına kanaat getirildiği için bize gönderilmişti”

Prof. Dr. Attar: “Öncelikle spinal kord hasarı oluşturulmuş farelerde kök hücre naklini gerçekleştirdik.

Bu çalışmada oldukça başarılı sonuçlar elde edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı’ndan spinal kord hasarı olan hastalarda kök hücre nakli yapılması konusunda özel bir izin alarak insanlar üzerindeki uygulamalarımıza başladık. Çalışmaya şimdiye kadar toplam 5 hasta alındı.

Hastalar henüz tedavi süreçlerini tamamlamamış olmalarına rağmen şu ana kadar hem klinik hem de laboratuar olarak belirli gelişmeler kaydedildi. Ancak kesin sonuç 2. yılın sonunda netleşecektir. Ancak ilk veriler umut veriyor” dedi.

Merkezi sinir sistemiyle ilgili yaralanmalarda sinir sisteminin kendini onaramadığı fikrinin son beş yılda değişmeye başladığını söyleyen Prof. Dr. Attar, şu bilgileri verdi: “Bunun biliniyor olması kök hücre araştırmalarının yolunu açtı.

Hala hangi kök hücrenin kullanılacağı hakkında oluşmuş bir konsensüs yok. Beyinle ilgili tedavide nöronların oluşmasını isterken omurilik tedavisinde AxSON’ların oluşturulması gerekmektedir.

Çünkü omurilikte asıl elektrik iletimini sağlayan AxSON’lardır.

Elektrik iletimi sağlanmadıkça pratikte hiçbir fayda sağlanamaz. O halde hem beyinde hem omurilikte aynı kök hücreyi kullanamayız. Öyle bir kök hücre grubu kullanacağız ki beyinde farklı dönüşecek, omurilikte farklı. Bu sorun bizim yaptığımız deneylerde farklı hücre gruplarını denememizi gerektirdi.”

Omurilik yaralanmalarında en önemli sorunlardan birisinin omuriliğin kendisini yenilemesine izin vermeyen mikro çevre olduğunu belirten Prof. Dr. Attar, “Amacımız mikro çevrenin büyümeye izin vermesini sağlamaktır. Bunun için sadece kök hücreleri değil, nörotropik faktörler dediğimiz ajanları da kullanma şansımız var.

Gleascar dokusu yaralanmalarından sonra oluşan gleaskar, rejenasyon oluşmasını imkansız hale getirmektedir.

Burada en önemli faktör astrositler, bunlar normalde beynin destek hücreleri olarak nöronlara destek görevi görüyorlar ama herhangi bir yaralanmada bölgeye yerleşerek rejenasyona engel oluyorlar.

Ayrıca tiroplastlar da mekanik bariyer oluşturuyor ve bunların da uzaklaştırılmaları gerekiyor” dedi.

Yürütmekte oldukları çalışmada düzelme şansı en az olan hastalar üzerinde yoğunlaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Attar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok fazla merkezde kök hücrelerle ilgili klinik çalışma var. Bazı yerler bunların tedavi olduğunu söylüyor ama bunlar klinik araştırmadır.

Çünkü nörolojik bilimlerde hangi kök hücre kime hangi dozda nasıl verilecek kimse bilmiyor. Kimse bilmiyorsa bu tedavi değildir. Bizim omurilik yaralanmalarında asıl hedef kitlemiz asya A dediğimiz gruptur. Bu, düzelme şansı en az olan gruptur. Mesela ilk muayenede C grubunda bir hastanın B ye girme şansı %70-80 iken bu A olduğu zaman % 2’dir.

Çok ciddi yaralanmış hastalarda bile fizik tedaviyle belli ilerlemeler kaydetmek mümkün ama %2 olduğunu biliyoruz.

Biz bir çalışma yapar yüz hastadan ikisini kullandığımız yöntemle A’dan C’ye geçirebilirsek yani idrarını tutabilecek hale getirirsek bu istatistiki açıdan çok büyük farklılık yaratacaktır. İlk yaptığım hastada hiç düzelme olmadı. Asya A’ydıve bir yıllık takipte asya A olarak kaldı. 2 hastam asya C oldu.

Hasta yürümeye başladı daha önemlisi bu hasta idrarını hissetmeye başladı yani asya A’ydı asya C oldu. Son dönemde tedavisini yaptığımız hastalar için şu an konuşmak erken olsa da biri asya C, diğerleri asya B, biri idrarını hissedebiliyor ve hepsi şimdi fizik tedavide yürür durumdalar.

Bunlar başkaları tarafından ameliyat edilmiş, düzelme olmadığına kanaat getirildiği için bana gönderilmiş hastalardı.”

Prof. Dr. Attar ile özel söyleşi

Geçtiğimiz yıl Kasım ayında başlayan ülkemizdeki ilk kök hücre uygulamasını yürütüyorsunuz.

Çalışmanızla ilgili genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Omurilik felçli hastalarda tedavi sadece Türkiye’de değil bütün dünyada insanların heyecanla üzerinde çalıştıkları bir konudur. Biz de uzun zamandır bu alandaki çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Öncelikle spinal kord hasarı oluşturulmuş farelerde kök hücre naklini gerçekleştirdik, bu çalışmada oldukça başarılı sonuçlar elde edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığından spinal kord hasarı olan hastalarda kök hücre nakli yapılması konusunda özel bir izin aldık ve insanlar üzerindeki uygulamalarımıza başladık. Şu anda kök hücre nakli yapılan hastaların tamamı rehabilitasyon programında olup değerlendirme için henüz zamana ihtiyaçları bulunmaktadır.

Çalışmaya şu ana kadar kaç hasta alındı? İlk verileri değerlendirebilir misiniz?

Çalışmaya şu ana kadar toplam 5 hasta alınmıştır. Hastalar henüz tedavi süreçlerini tamamlamamış olmalarına rağmen şu ana kadar hem klinik hemde laboratuar olarak belirli gelişmeler kaydedilmiştir. Ancak kesin sonuç ikinci yılın sonunda netleşecektir.

Bu alanda dünyada yürütülen veya sonuçları açıklanmış başka çalışmalar var mı?

Evet, şu anda tüm dünyada bu konuda çok büyük bütçelerle, çok büyük çalışmalar yapılmaktadır. Örneğin Kanada’dan Prof. Dr. Charles Tator veya Kore’den Prof. Dr. Ha’nın çalışmaları oldukça önemlidir. Ancak tüm bunlara rağmen spinal kord hasarının tedavisi için net olarak bir şey söylemek için henüz oldukça erken.

Evet, fare deneylerinde spinal kord hasarı oluşturulmuş modellerde oldukça iyi sonuçlar elde edilmiş olup, insan çalışmamız ise halen devam etmektedir.

Çalışmanıza ne tür hastalar aldınız?

Çalışmaya sadece tam omurilik felçli hastalar dahil edildi, hastaların bacaklarında herhangi bir motor kuvvet olmadığı hem klinik muayene ile hem de SEP ve MEP çalışmaları ile teyit edildi.

Rehabilitasyon programlarına uyum sağlayabilmeleri ve sistemik hastalıkları olmaması açısından hastaların 18-65 arasında olmasına özen gösterildi.

Beşinci servikal omur üzerinde travması olan, operasyon öncesinde solunum cihazına bağlı durumda bulunan ve bu tedaviye engel oluşturacak tıbbi bir hastalığı, ateşi ve gebelik hali bulunan hastalar çalışmaya dahil edilmedi.

Çalışmaya erken evre hastalar alınsaydı sonuçların daha iyi olma imkanı var mıydı?

Kesinlikle evet, ancak erken dönemde ödemin çözülmesi ile de hastalarda bir miktar iyileşme olabilmektedir, bu nedenle biz uygulamamızı iyileşme ihtimali kalmamış kronik dönem hastalarda yapmaktayız.

Yürütülen çalışmada kullanılan tedavi yöntemi ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Çalışmada hastanın kalça kemiğinden alınan kan elemanlarından özel santrifüj işlemleri sonrasında hematopoetik kök hücre elde edilmektedir. Bu kök hücreler zaman ayarlı pompalarla hasarlanmış omurilik bölgesine birkaç farklı noktadan enjekte edilmektedir.

Hastaların 2 yıllık takiplerinin tamamlanması ile birlikte çalışmanın tamamlanmasını bekliyoruz. Beklentimiz, hastalarda kendi ihtiyaçlarını görebilecek düzeye kadar nörolojik iyileşme olmasıdır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/koek-huecre/

Omurilik Felci Nedir | TOFD

Omurilik Felçlileri Nasıl Beslenmeli?

Omurga ve omurilik anatomisi sayfasında ana hatlarıyla belirtilen omurilik işlevleri, çeşitli sebeplerle kaybedilebilir.

Omuriliğin işlevini kaybetmesi için hastalık ya da travmaya bağlı bir baskıya uğraması gerekir. Uğradığı bu baskı sonucu hasar gören bölgeler iletişim görevini yapamaz hale gelir.

Daha başka bir deyişle, organlarla beyin arasındaki irtibat, hasar gören bölgeler ve aşağısında kaybedilir.

Omurilik Felcinin Sebepleri

A. Hastalıklar
Omuriliğin içinde, çevresinde ve omurgada gelişen bir hastalığın, omuriliği sıkıştırması, baskıya uyğratması ya da zedelemesi sonucu omurilik felci ortaya çıkabilir. Bu bastalık grupları şu başlıklar altında toplanabilir:

  1. Urlar (Tümörler): Omurga-omurilik bölgesinde oluşan urların omuriliğe baskı yapması sonucu omurilik felcine sebep olabilir.
  2. Enfeksiyonları: Omurga veremi (pott), menenjit vb enfeksiyon hastalıklarının omuriliği deforme etmesi sonucu omurilik felcinin oluşmasına sebep olur.
  3. Yumuşak Doku Hastalıkları: İleri Derecede omurga fıtıkları, Omurgayı çevreleyen dokulardaki (Ligamanlar) deformasyonlar vb, yumuşak dokularda gelişen hastalıklar da omurilik felci meydana getirebilir.

B. Travmalar

  1. Trafik Kazaları
  2. Yüksekten Düşmeler
  3. Sportif Yaralanmalar (Sığ suya balıklama Atlama vb.)
  4. Ateşli Silah Yaralanmaları
  5. İş Kazaları
  6. Doğal Afetler

OF'NİN ETKİLERİ

Omurilik zedelenmesinin düzeyleri

Tetraplegia:

Omuriliğin boyundan zedelenmesi sonucu kolların hareketi,gövdenin hissi,bacakların hareketi tamamen yok olur. Kişi nefes alma ve öksürmede güçlük çeker. Yüzünü, boynunu, omuzlarını, ellerini ve kollarını hissedebilir fakat gövdesini ve bacaklarını hissedemez.

Parapleji:

Parapleji, genel olarak boyundan aşağıdaki kısımlarında meydana gelen zedelenmelere bağlı olarak gerçekleşen felçl türüdür. paraplejide temel olarak bacakların oynatılamamakla birlikte, jhasarın seviyesine göre iki kategoride ele alınmaktadır. High Paraplegia: Sırtın üst kısmında oluşan omurilik zedelenmesi, gövde hareketlerinin kısmi, bacakların hareketinin ise tamamen kaybına sebep olur. Kişi, belden yukarı gövdesini hissedebilir fakat karın bölgesi ile bacaklarını hissedemez.

Low Paraplegia:

Sırtın alt kısmında oluşan omurilik zedelenmesi bacakların hareketinin tamamen ve ya kısmen kaybına sebep olur. Omurilik zedelenmesini hangi düzeyde olursa olsun, kişi bağırsak ve idrar torbasının kontrolünde güçlük yaşar. Omurilik zedelenmesinin dereceleri

Omurilikleri zedelenen insanlar oturabilme ve hareket edebilme özelliklerine göre 6 ayrı derecede sınıflandırılmıştır.

Bu dereceler zedelenme seviyesine, diğer hastalık ya da hasarlara, yaş, cinsiyet, fiziksel yapı, motivasyon ve çevreye bağlıdır. Aynı şekilde kişinin omurilik felcini kabullenip hayatını bu gerçekle ve de en iyi şekilde geçirme kararına bağlıdır.

Kişinin ailesinin, arkadaş çevresinin ve sağlık görevlilerinin de cesaretlendirici ve destekleyici olmaları büyük önem taşır.

1''den 5''e kadar olan dereceler “tetraplegia” nın farklı sınıflarıdır.

1. DERECE: • Diğer kişinin desteği olmadan tek başına oturamaz. • Her hareket için dış desteğe ihtiyaç duyar.

2. DERECE :

• Dirseklerini dik tutarak kollarının ve ellerinin yardımıyla tek başına oturabilir. • Kollarını kaldıramaz • Her zaman yanında bir yardımcı bulunmalıdır.

3. DERECE:

• Sadece bir kolunu omuz hizasının altına kadar kaldırabilir • Diğer kolunu kaldıramaz, sadece destek almak için ona dayanabilir.

• Her zaman yanında bir yardımcı bulunmalıdır.

4.DERECE: • Bir kolunu omuz hizasından yukarıya kaldırabilir, bükebilir. • Bu esnada diğer koluyla sadece tutunarak destek alır. • Kollarının desteği olmadan tek başına oturabilir.

5. DERECE :

• Hiçbir yerden destek almadan oturabilir. • İki kolunu da aynı anda her yöne hareket ettirebilir. • Başlangıçta bu pozisyonda bir şey yapmak için yardımcı desteğine ihtiyaç duyabilir.

6. DERECE :

• Hiç destek almadan oturabilir. • Kollarıyla top atabilir ve top tutabilir.

• Yardımcıya ihtiyacı yoktur.

OMURİLİK ZENDELENDİKTEN SONRA İYİLEŞİRMİ?

Omurilik zedelendikten sonra tekrar tedavi edilmez ve tekrar büyümez.Eğer omurilik “omurga şoku”u atlatabilirse birtakım iyileşmeler olabilir. Omurga şoku her omurilik zedelenmesinden hemen sonra ortaya çıkar, omurilik çalışmasını durdurur ve kişi hareket edemez.

Omurga şoku bir kaç saatten 6 haftaya kadar sürebilen bir zaman dilimi sürebilir ve bu şok esnasında omuriliğin ne derece zedelendiğini saptamak zordur.

Eğer omuriliğin şişme, kanama, çürümesi biterse birtakım iyileşmeler olabilir fakat iyileşme genelde omurilik zedelenmesinin ilk 6 aylık süresi içerisinde gerçekleşir.

Omurilik tamamen zedelenmediyse, kişi zedelenme tarihinden 2 yıl sonrasına kadar iyileşme belirtileri gösterebilir fakat aradan ne kadar çok zaman geçerse, iyileşme şansı o kadar azalır. Eğer omurilik bir hastalık ve ya tümör sebebiyle zedelenmişse, tamamen iyileşme ihtimali mevcuttur.

Источник: https://www.tofd.org.tr/omurilik-felci-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.