Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

içerik

Tuz böbrek ve damarlar için zararlı mı?

Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Tuz kullanımının böbrek sağlığı için önemi nedir? Kullanılmalı mıdır?

Prof. Dr. Mustafa ARICI: Tuz için, bir böbrek ve damar zehiridir demek yanlış olmaz. Gerçekten çok miktarda tuz tüketimi, hem damar sağlığımız için hem de böbreklerimiz için oldukça sakıncalıdır.

Türkiye’de günlük tuz tüketimimizin ortalama 15 gram civarında olduğu bilinmektedir. Sağlıklı bir yaşam için önerilen miktar günde 6 gramdan daha fazla tuz tüketilmemesi şeklindedir .

Tansiyon, şeker, kalp ve böbrek hastalarında bu miktarı 4 gram civarına indirmekte yarar vardır.

Böbrek sağlığı için vücudumuzdaki tuz ve su dengesi nasıl olmalıdır?

Böbreklerimiz, vücudun su ve tuz dengesini ayarlayan organlardır. Böbrekler bozulmadıkça bu dengenin bozulması mümkün değildir. Ancak benim böbreklerim sağlıklı o nedenle istediğim kadar tuz yerim düşüncesi yanlıştır. Çünkü fazla tuz yükü ile karşılaşan böbrekler, başlangıçta bununla baş edebilir ama bu durum giderek böbrek sağlığının bozulmasına yol açar.

Aşırı protein tüketimi, üre artışına neden olur!

Protein alımı neden böbrek hastaları için tehlidir?

İnsanın sağlıklı bir beslenme rejimi içerisinde alması gereken protein miktarı bellidir. Aldığımız proteinler kullanıldıktan sonra üreye dönüştürülür ve böbrekler aracılığı ile vücuttan uzaklaştırılır. Böbrek hastalarında vücuttan üreyi temizleme gücü azaldığı için yenilen fazla protein üre artışına, dolayısıyla böbrek yetmezliğinin kötüleşmesine yol açar.

Böbrek sağlığı için tansiyon ve diabet hastalığına dikkat edilmesinin gerekliliğinden bahsediliyor. Bu hastalıklar böbrek sağlığını nasıl etkiliyor?

Yukarıda da değinildiği üzere, bu iki hastalık ülkemizde diyalize giren her 3 hastadan 1’inde böbrek yetmezliğinin nedenidir. Kanda sürekli devam eden şeker ve tansiyon yüksekliği, böbrek sağlığını tehdit eden en önemli 2 risktir. Bu nedenle tansiyon ve şeker hastalarının yılda en az bir kez böbreklerinin etkilenip etkilenmediğinin araştırılması önerilmektedir.

Böbrek hastalığı başka hastalıklara da neden olabilir

Böbrek hastalığı, başka hastalıklarının oluşmasına neden olabilir mi?

Böbrekler, vücudumuzun iç dengesinin organlarıdır. Böbreklerimiz yeterince çalışmamaya başladığında vücuttaki bütün organlar bu durumdan etkilenmektedir. Hücresel düzeyde olan değişiklikler böbrek hastalarında çoğunlukla belirti veya bulguya yol açmaz.

Ancak böbrek yetmezliği ilerledikçe vücutta bu durumdan etkilenmeyen herhangi bir organ ya da sistem kalmamaktadır.

Böbrek yetmezliğinin getirdiği başka hastalıklar arasında en önemlileri kalp hastalıkları, infeksiyonlara yatkınlıkta artış, kemik hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları ve periferik sinirlerde iletim bozuklukları ile malnutrisyondur.

Sigara böbrek sağlığını nasıl etkiliyor?

Sigara, böbrek hastalıkları nedenleri arasındadır. Damar sağlığının bozulmasında önemli rolü olan sigara, böbrek damarlarını da etkileyerek böbrek hastalığına yol açmaktadır. Bunun dışında böbrek hastası olup sigara içen kişilerde böbrek yetmezliği daha hızlı ilerlemektedir.

Ailesinde böbrek hastalığı ile ilgili öyküsü olanların nelere dikkat etmesi gerekir? Nasıl önlem almalıdırlar?

Böbrek hastalığının ailesel bir ilişki gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle birinci derece akrabaları arasında böbrek hastalığıolan kişilerin yılda bir kez böbrek sağlığı açısından temel testleri yaptırmalarında yarar vardır. Bu temel testler tansiyon ölçümü, tam idrar tahlili, kanda kreatinin ölçümü ve gerekli vakalarda böbrek ultrasound incelemesidir.

Organ naklinden bahseder misiniz? Kimlere böbrek organı nakli yapılır?

Böbrek nakli, böbrek yetmezliğinin son evresine gelmiş olan kişilere yapılır. Böbrek yetmezliğinin son evresine gelen hastalara, canlı vericileri varsa uygulanacak en seçkin tedavi böbrek naklidir.

Canlı vericisi olmayan böbrek nakli adayı hastalar, böbrek bekleme listesine yazılırlar ve kadavradan böbrek nakli için beklerler. Böbrek nakli, ciddi kalp ve akciğer hastalığı olan, aktif infeksiyonu veya kanseri olan hastalara yapılmaz .

Bunun dışında son dönem böbrek yetmezliği olan hastaların neredeyse tümü böbrek nakli için uygundur.

Organ nakli ameliyatlarında süreç nasıl işler?

Böbrek nakli ameliyatı öncesinde önemli bir hazırlık süreci söz konusudur. Böbrek nakline aday hastanın, böbrek hastalığı dışında organ nakline engel bir beden ve ruh sağlığı sorunu olup olmadığı mutlaka nakil öncesi değerlendirilir. Daha sonra böbrek alıcısı ile böbrek vericisinin kan grubu ve doku grubu uyumu içinde olup olmadığı araştırılır.

Bu incelemeler, böbrek nakli konseyince değerlendirilerek böbrek nakline uygunluğa karar verilir. Bu onayı takiben böbrek nakli gerçekleştirilir. Böbrek alacak hastanın kendi böbrekleri genellikle vücudunun içinde kalır. Çıkarılmazlar. Yeni böbrek, çoğunlukla karnın alt bölgesinde kasığa yakın bir boşluğa yerleştirilir.

Takılan böbreğin damarlarla ve hastanın idrar torbası ile bağlantıları yapılır.

Böbrek nakli olan hastaların ameliyattan sonra doktorlarının önerilerine çok dikkat etmeleri gerekir

Hasta böbrek nakli olduktan sonra nelere dikkat etmelidir?

Böbrek nakli olduktan sonra hastaların dikkat etmesi gereken 2 süreç vardır. Bunlardan birincisi takılan organın vücut tarafından reddidir. Organ reddi ihtimali, ameliyat sırasında başlayıp ilerleyen günlerde devam eder. Red ihtimali ilk hafta ve aylarda daha yüksektir.

Haftalar, aylar geçtikçe bu ihtimal azalır. Böbrek nakli hastalarına, organ reddini engellemek amacıyla ilk gün ve haftalarda yoğun miktarda bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar verilir. Günümüzde bu ilaçlarla, ilk bir yıldaki organ reddi oranlarıçok çok azalmıştır.

Hastanın nakil sonrası dikkat etmesi gereken ikinci süreç infeksiyon ihtimalidir. Organ reddi ihtimalini azaltmak amacıyla verilen ilaçların en önemli riski vücudu infeksiyonlara açık hale getirmesidir. Bu nedenle ameliyat sonrası dönemde hastalara koruyucu, infeksiyon engelleyici ilaçlar da verilmektedir.

Bu riskleri azaltmanın en iyi yolu, hastanın nakil sonrası doktorlarının önerilerini titizlikle takip etmesi ve düzenli kontrollerine gitmesidir

Ameliyattan sonra, kişinin vücudunun böbreği kabul etmeme durumu olabilir mi? Olursa, bu durumda ne yapılmalıdır?

Yukarıda da değindiğim gibi ameliyat sonrası vücudun böbreği red ihtimali her zaman söz konusudur. Bu dönemde yakın takip edilen hastalarda red işareti görülür görülmez, reddi engelleyici ilaçlarla süreç durdurulmaya çalışılır.

Bu hastalarda takılan böbrekten biyopsi alınarak reddin ne düzeyde olduğunun anlaşılması gerekebilir. Çok çok nadir durumlarda takılan böbreğin çıkarılması gerekebilir.

Reddi engelleyen ilaçlarda sağlanan gelişmelerle bu ihtimallerin oldukça azaldığını söylemek doğru olacaktır.

Bazı sebzelerde tuz bulunduğu söyleniyor. Böbrek hastaları hangi sebzeleri tüketmelidir?

Sebzelerin içinde bulunan tuz miktarı ihmal edilecek kadar azdır. Bu nedenle böbrek hastaları, ölçüyü kaçırmamak koşulu ile (fazla tüketim de potasyum ile ilgili sorunları olur) her tür sebzeyi tüketebilirler. Sorun sebzedeki tuz değil, sebze yemeğinin hazırlanması esnasında kullanılan tuz, salça, yemek sosları, et suyu tabletleri vb. tuz kaynaklarıdır.

İdeal kilo, sağlıklı beslenme ve egzersizin böbrek sağlığına olumlu katkıları vardır…

Böbrek sağlığı için neler yapmalı ve nasıl beslenmeliyiz?

Özetle, vücudumuzun iç dengesini kontrol eden böbreklerimizin sağlıklı kalması oldukça önemlidir. Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

· Şişmansan zayıfla ve hep ideal kiloda kalmaya çalış

· Az tuz tüket, sağlıklı beslen

· Kesinlikle sigara kullanma

· Alkol tüketiminde ölçülü ol

· Düzenli egzersiz yap, hareketli bir yaşam sür

· Gereksiz ilaç kullanmaktan kaçın

· Susuz kalmamaya özen göster

· Yılda en az bir kez tansiyonunu ölçtür

· Böbrek hastalığı işaretlerini fark eder etmez hemen bir Nefrolog’a başvur

· Şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp damar hastalığı, ailede böbrek hastalığı varsa yılda en az bir kez böbrek sağlığını değerlendirmek için doktora başvur

Prof. Dr. Mustafa Arıcı

Uzman Biyografisi: Prof. Dr. Mustafa ARICI

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Ünitesi

1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden ikincilik derecesi ile mezun oldu. 1996 yılında İç Hastalıkları, 2000 yılında Nefroloji Uzmanı oldu.

1998-2000 yılları arasındaİngiltere’de Leicester Üniversitesi Nefroloji Departmanı’nda kronik böbrek hastalığının gelişimi ve ilerlemesinde rol alan mekanizmaların aydınlatılmasına ilişkin çalışmalar yaptı.

2002 yılında İç Hastalıkları (Nefroloji) alanında Doçent, 2007 yılında da Profesör unvanını aldı.

Dr. Mustafa ARICI’nın temel ilgi alanları hipertansiyon ve ilişkili sorunlar, böbrek hastalığının ilerlemesinde rol alan mekanizmalar, son dönem böbrek yetmezliği ve hemodiyaliz hastalarının klinik sorunları ve ailevi Akdeniz ateşidir. Dr.

Mustafa ARICI, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından gerçekleştirilen Türk Hipertansiyon Prevalans ve İnsidans Çalışmaları ile SALTURK çalışmalarında görev aldı. BANTAO Journal da Yardımcı Editör ve Nephrology Dialysis Transplantation ve Nephron Clinical Practice dergilerinde Editorial Board üyesi olan Dr.

Mustafa ARICI, Hacettepe İç Hastalıkları Kitabı na editör yardımcısı; Oxford Desk Reference in Nephrology ye ise yazar olarak katkıda bulundu.

2003 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilimde Teşvik Ödülü nü aldı. 2005 yılında Avrupa Hipertansiyon Cemiyeti Hipertansiyon Uzmanı unvanını aldı. 2005-2008 yıllarında Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreterliği’ni yürüttü.

2006-2008 yıllarında Kidney Disease Improving Global Outcomes-KDIGO (Böbrek Hastalığında Küresel Sonuçların İyileştirilmesi) adlı uluslararası vakıfta Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. 2006 yılında Eczacıbaşı Tıp Teşvik ,2007 yılında da TÜBİTAK Bilim Teşvik ödüllerini aldı.

2009 yılında Uluslararası Nefroloji Derneği’nin Eğitim Elçiliği görevine, 2010 yılında Uluslararası Hipertansiyon Derneği’nin Bölgesel Danışma Grubu üyeliğine seçildi.

Dr. Mustafa ARICI, ulusal ve uluslararası birçok derneğin aktif üyesidir. Uluslararası 80’in üzerinde makalesine 900’ün üzerinde atıf yapılmıştır. Halen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Ünitesi’nde görev yapan Dr. Arıcı, evli ve iki çocuk babasıdır.

Böbrek taşını önlemek için ne yapmalı?

Источник: https://indigodergisi.com/2012/07/tuz-bir-bobrek-ve-damar-zehiridir/

Organ nakli Nedir? Organ nakli Ne demek? – Nedir.com

Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Canlı veya ölü bir şahsın, bir organ veya dokusunun tedavi gayesiyle diğer bir şahsa aktarılmasına verilen isim.

Organ nakli fikrine, çok eski devirlerden beri rastlanmaktadır. Hindistan’da eski devirlerde suçluların burunları kesilirdi. Hintli cerrahlar, kesik burunları tamir etmekte büyük ustalık kazanmışlardı. Hastanın kolundan ince bir deri ve derialtı yağ dokusu parçası kaldırılarak burna tutturulur ve deri parçası, yüzdeki kan deveranı ile ahenk temin ettiğinde, kolla bağlantısı kesilirdi.

On sekizinci asırda bir İtalyan cerrah olan Baronio, dikkatle yapılacak olan bir ameliyat sonucunda bir hastanın vücudundan alınan deri parçalarının aynı insana nakledilebileceğini söylemiştir.

Organ nakli konusunda çalışmalarını sürdüren bilim adamları, önce hayvandan hayvana daha sonra da insandan insana organ nakillerini denemişlerdir. Böbrek naklini 1956 senesinde Dr.

Muray ve arkadaşları başarı ile gerçekleştirmişlerdir.

Canlı organizmalarda hastalıklar veya yaralanmalar sonucunda ortaya çıkan hasarları tamir edebilme kabiliyeti vardır. Bu durum, insanlarda oldukça sınırlıdır.

Hasar görmüş veya görevini yapamayacak hale gelmiş dokuları ve organları yenileme çalışmaları insanoğlunu devamlı meşgul etmiş ve böylece insandan insana organ nakline başvurulduğu gibi, bazen da sun’i maddeler ve cihazlar kullanılması yoluna gidilmiştir.

Dört türlü organ veya doku nakli söz konusudur.

1. Heterottransplantasyon: Hayvandan insana nakil olup, vücut tarafından mutlaka reddedilmektedir. Bununla birlikte özellikle belli süre için yanık yüzeylerini örtmede hayvan dokuları kullanılabilmektedir.

2. Ototransplantasyon: Hastanın herhangi bir dokusunun, vücutta bulunduğu yerden başka bir yere aktarılmasıdır. Bunda dokunun reddi mevzubahis değildir.

3. İzotransplantasyon: Tek yumurta ikizleri arasında yapılan organ veya doku nakillerine verilen isimdir. Burada da red olmaz.

4. Homotransplantasyon: Ölü veya canlı bir insandan diğer bir insana yapılan nakillerdir. Belli dokular ve organlar hariç, bunlar reddedilmeye mahkumlardır. Allotransplantasyonda sentetik ve cansız maddelerden yapılmış doku ve organlar nakledilmektedir. Son olarak sun’i kalp de başarılı olarak nakledilebilmiştir.

Günümüzde yapılan organ ve doku nakillerini şöyle sıralayabiliriz:

Böbrek nakli

İnsandan insana en çok yapılan organ naklidir. Son 25 yılda birçok ülkede kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinde etkili bir tedavi olarak benimsenmiştir.

Bunun yapılmadığı hastalarda uygulanması gerekli olan hemodiyaliz (kan temizlenmesi) ekonomik yönden son derece ağır bir yüktür. Böbrek nakillerinin başarılı olmasıyla böbrek hastaları için büyük ümitler doğmuştur.

Uzaktan akraba olan vericilerin yanında ölü vericilerin böbreklerinin aktarılması da başarılmaktadır. Türkiye’de ilk böbrek nakli 1967’de yapılmıştır.

1975’te Hacettepe Tıp Fakültesinde ilk akrabalararası böbrek nakli başarı ile gerçekleştirilmiştir. Nakil yapılan hastaların ameliyattan sonra da hergün ilaç kullanmaları ve belirli aralıklarla kontrol edilmeleri gerekir. Günümüzde Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerimizde pekçok hastaya böbrek nakli başarı ile yapılmaktadır (1994).

Kalp nakli

Güney Afrika Cumhuriyetinde, 1967 yılının 3 Aralık günü, kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, ilk kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.

kalp nakledilen hasta ise fazla yaşamayıp ameliyatın on sekizinci günü zatürreden öldü. Ülkemizde de ilk kalp nakli ameliyatı, Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde 22 Kasım 1968’de Dr.

Kemal Beyazıt tarafından gerçekleştirilmiş, fakat hasta on sekiz saat sonra ölmüştür.

Kalp nakli artık tedavi ile düzelemeyecek ağır kalp hastalarına uygulanmaktadır. Verici ise genel olarak yaşama ümidi kalmamış bir kazazededir.

kalpi alınacak kimsenin herşeyden önce kalpinin genç ve sağlam olması alıcı ile kan ve doku gruplarının birbirini tutması gerekir.

Alıcı ve verici şahıslar komşu ameliyathanelere alınır, vericinin ölümü kesinleşir kesinleşmez göğüs boşluğuna girilip, kalpi en kısa zamanda kalp-akciğer makinasına bağlanır. Daha sonra kalp 16°C’ye kadar soğutulur.

Bu arada dolaşımı da makineyle sağlanarak dokuların canlı kalmasına çalışılır. Vericinin kalpi bu şekilde hazırlanmışken diğer ameliyathanede alıcı göğüs boşluğu açılmış ve kalp-akciğer makinasına dolaşım sistemi bağlanmış şekilde beklemektedir.

Daha sonra alıcının kalpi çıkarılır ve özel ameliyat teknikleri kullanılarak vericinin kalpi alıcınınkinin yerine konulur. Nakil işlemi bittikten sonra elektrik şoku verilerek kalpin yeniden çalışması sağlanır. Daha sonra göğüs kapatılır ve hasta steril odaya alınır.

Memleketimizde kalp nakli ameliyatları başarı ile yapılmaktadır.

Karaciğer nakli

En zor organ nakli budur. Ancak son yıllarda başta Amerika ve İngiltere olmak üzere karaciğer nakli ameliyatları gittikçe artmaktadır.

Yurdumuzda da Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Çapa ve Hacettepe Tıp Fakültesi gibi büyük merkezlerde karaciğer nakli ameliyatı yapılmıştır. Amerika’da karaciğer nakli yapılmış ve halen ülkemizde yaşamakta olan takma karaciğerli hastalar vardır.

Karaciğer nakillerinin en müşkül yanı, alınan karaciğerin bozulmadan korunabilmesidir. Karaciğer, soğutulmuş olarak iki saatten fazla bekletilemez.

Kornea nakli

Gözün camsı cisminin nakli, organ nakilleri içinde en başarılı olan doku nakli çeşitidir. Vericiler genellikle yeni ölmüş şahıslardır. Korneada kan ve lenf damarları bulunmadığından, keratoplasti adı verilen bu ameliyatta red olayları pek görülememektedir.

Korneanın alınma işlemi vericinin ölümünden hemen sonra yapılmaktadır. Daha sonra bu kısımlar, aylarca göz bankalarında soğutulmuş olarak saklanabilmektedir. Halk arasında göz nakli olarak zikredilmesi yanlış anlaşılması sebebiyledir. Göz nakli diye birşey yoktur.

Kemik iliği nakli

Bazı kan kanseri türlerinde ve aplastik anemi gibi kansızlık hastalıklarında, kemik iliği nakli yapılabilmektedir. Yaşayan insanlardan kemik iliği alınması oldukça kolay ve zararsızdır. Dolayısıyla doku tipi birbirine uyan insanlar arasında kemik iliği kan nakli kadar kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Kemik nakli

Özellikle kazaya uğrayan kişilere uygulanmaktadır. Kemik nakliyle hastada bir kemik bölümünün yerinin doldurulması sağlanır.

Deri nakli

Deri harabiyeti küçük ve yüzeyde ise deri kendini kolayca tamir eder. Fakat daha derin ve daha geniş bir doku yıkımı kendiliğinden eski haline dönemez. Deri harabiyeti çok yüksek değilse hastanın kendi bedeninden alınan deri parçaları hasarlı bölgeye aktarılır.

Deri nakli sadece yanıklı ve yaralı şahıslarda kullanılmaz, ayrıca birçok plastik cerrahi girişiminde de kullanılmaktadır.

Deri nakillerinde insanın kendi vücudundan ve ikiz kardeşler arasında yapılan nakiller başarılı olmakta bunun dışındakiler vücut tarafından reddedilmektedir.

Organ nakillerinde bağışıklıkla ilgili problemler

1945 yılına kadar nakledilen organ veya dokuların neden kabul veya red edildikleri anlaşılamıyordu. Bağışıklık hadiselerinin organ nakillerindeki rolünü Medawar ispatladı. Organ nakillerindeki bağışıklık reaksiyonlarının en mühimi alıcının nakledilen organ veya dokuya karşı olan reaksiyonudur. Organın reddi veya kabulü buna bağlıdır.

Her dokunun kendine has bir antijen yapısı vardır. Doku uyuşukluğu antijenleri denen bu antijenler, bütün hücrelerin üzerinde bulunurlar.

Bu antijenler belirli bir kişide bütün hücrelerinde aynıdırlar ancak her kişide değişik özellikte bir HLA antijen sistemi mevcuttur. Dolayısıyla teorik olarak gerçek ve tam doku uyuşması, ancak tek yumurta ikizleri arasında mümkündür.

Ancak belli antijenler arasında uygunsuzluk, her zaman çok ileri ve organın reddine götürecek özellikte olmayabilir.

Uygunsuzluğun da buna göre çeşitli dereceleri söz konusudur. Güçlü ve zayıf antijenler vardır. Güçlü antijenleri arasında uygunluk olan şahıslarda, organ naklinin başarılı olması şansı daha fazladır.

Bir şahıstan diğerine organ veya doku nakli yapıldığında alıcıda, verici şahsın antijenlerine karşı antikorlar meydana gelmeye başlar. Antijeni taşıyan hücre için öldürücü tesir yapan bu antikorlar, nakledilen organın hücreleri için öldürücü tesir yaparlar.

Organ nakli yapılan hastanın ölüm sebebi, genellikle nakledilen organın reddine bağlıdır.

Ayrıca red olayını önlemesi için verilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar da infeksiyon hastalıklarına sebep olmakta ve hastayı ölüme götürebilmektedir.

Red olayının önlenebilmesi için, mümkün olduğu kadar uygun vericinin seçilmesi, alıcının ameliyata çok iyi hazırlanması, aktarılacak organ veya dokunun da ameliyat öncesi hazırlığı ve ameliyat sonu bakımı ve bağışıklık baskılama tedavisinin çok iyi bir şekilde tatbiki gerekir. Alıcının nakledilecek organa bağışıklık reaksiyonlarını önlemek için çeşitli metodlar vardır.

Bunlardan ilk olarak kullanılanı radyoaktif maddelerle yapılan ışınlama olup, bugün bağışıklık sistemini baskılayan ve “immünosupressif ” denilen ilaçlara yerini terketmiştir.

Bağışıklık sistemi baskılanınca kişinin mikroplarla olan hastalıklara (enfeksiyonlara) karşı direnci de azalır. Bu arada normalde insanı hastalandırmayan mikroplar da hastalandırıcılık özelliği kazanırlar.

Burada istenen, enfeksiyonlara karşı direnci tamamen kesmeden nakledilen organın reddini önleyecek dozu bulabilmektir.

Bağışıklığı baskılayıcı tedavi, bir ay kadar sürdürüldükten sonra giderek azaltılır, ancak hiçbir zaman tamamen ortadan kaldırılmaz. İslam dini, yeni ölen birinin kalpini ve başka organlarını diri insana takmaya izin vermiştir.

Bu iş ölüye hakaret olmaz. Müslümanın kendini koruması lazım geldiği gibi din kardeşini de koruması lazımdır. Dirinin veya ölünün diri için bir uzvunu vermesi, dirinin canını vermesinden çok daha kolaydır.

Fakat ölünün de bir yerini zaruretsiz kesmek haramdır.

İnsana ölünce de kıymet vermek saygı göstermek lazımdır. Zaruret olunca bu haramlık durumu ortadan kalkar.

Müslüman mütehassıs tabipler, bir hastanın ölümden kurtulması için diri veya ölüden organ naklinden başka çare kalmadığını bildirdikleri zaman yapılabilir. Din ayrılığı gözetilmez.

Yurdumuzda organ ve doku saklanması, aşılanması ve nakli hakkındaki 1979’da çıkan 2238 sayılı kanunla organ nakilleri için kolaylık sağlanmıştır.

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Источник: https://www.nedir.com/organ-nakli

Organ Nakli Hakkında Bilinmesi Gereken Detaylar Nelerdir?

Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Organ nakli ile ilgili bilgi edinilmesi ve gerekli olan herşeyin bilinmesi gerekir. Organ naklinde her bir organın bir insan yaşamını kurtarmaktadır.

Organ Nakli Hakkında Bilgiler

Organ nakli canlı insandan ya da kadavradan yapılabilen bir operasyondur. Görev yapması tamamen bitmiş, tedavisi mümkün olmayan, hasar gören organların yerine kadavradan ya da canlı bir insandan alınan sağlam organların diğer hastaya operasyon ile nakil edilmesi işlemleridir. Kalp, ince bağırsak, pankreas, böbrek ve karaciğer hastalara nakil edilebilir.

Bağışlanmış olan her organ yeniden yaşam tutulacak olan bir hayattır. Ülkemiz organ bağışı hakkında olan bilgiler bilinmediğinde kaynaklı olarak yaygın şekilde yapılmamaktadır. Bunun yanı sıra bu konuda var olan ön yargılar da bağışın yapılmamasında etkendir.

Organ bağışı ile alakalı olan biline ve doğru zannedilen yanlışlardan kaynaklı olarak birçok hasta yıllar boyunca diyalize bağlı bir şekilde yaşamını sürdürmeye devam etmektedir.

Özellikle böbrek ile alakalı olan bağışların % 80’lik kısmı canlı olan insanlardan alınarak nakil edilmektedir. Bu şekilde sağlam olan kişiden alınan bir böbrek hasta olan kişiye nakil edilir. Yurtdışında ise organ nakli ile alakalı insanlar daha duyarlıdır.

Canlı insanlarda alınan organ nakli oranı % 25’ken, kadavradan alınan organların nakli % 80’leri bulur.

Ülkemizdeki nakil süreçleri ile alakalı yapılması gerekenler ile yurt dışında yapılması gerekli olanlar arasında farklar bulunur. Yapılacak olan nakiller en doğru doktorlar tarafından yapıldığında başarı oranı her daim yüksek olur.

Organ Nakli İle Alakalı Bilinmesi Gereken Şartlar

Nakil yapılacak olan ameliyatlar tecrübe, kalite, deneyim ve incelik isteyen ameliyatlardır. Gelişen modern teknoloji sayesinde kanamasız ve güvenli şekilde organ nakli yapılmaktadır.

Özellikle laporoskopik şekilde yapılan ameliyatlarda 10 günlük süreçte günlük yaşamlarına engel olmadan devam edebilirler. Sağlık Bakanlığının yayınlanmış olduğu yönetmelik gereğince 4.

Dereceye kadar yakın olan akrabalarda nakil alınabilir ve bu kişiler arasında nakil yapılabilir. Ayrıca akraba dışında olan kişiler ile de nakil söz konusudur.

Bu şartlara ait olan bilgi ve detaylara ulaşmak internet ortamından da mümkündür. Yapılacak olan organ nakillerinde çapraz nakil olarak isimlendirirken donör değişimleri işlemleri yasalar dâhilinde gerçekleşebilmektedir.

Organ naklinin hastanede yapılması için oran nakli yaptıracak olan kişinin hakları, şartları, hangi durumlarda yapıldığı ile ilgili bilgilere sahip olması gerekir. Ayrıca hastanenin üst düzeyde hizmet vermesi de önemlidir.

Çünkü organ nakli sadece ameliyat işlemlerinden oluşmaz.

Organ nakli öncesi, kimlerden yapılacağı, sonrası için işleyen sürecin poliklinikleri, görüntüleme üniteleri, laboratuvarları, hastanın yatacağı bölümlerin işbirliği içinde olması önemlidir.

Yapılacak olan nakil ameliyatları multidisipliner çalışma olduğu için bu çalışmanın tamamlanmış olduğu sağlık kuruluşlarında nakillerin yapılması gerekir.

Organ Bağışı Nereye ve Nasıl Yapılır?

  • Hastanelere
  • Sağlık Müdürlüklerine
  • Ehliyet alımı esnasında emniyete
  • Organ nakli ile ilgilenmekte olan deneklere ve vakıflara
  • Organ nakli yapan merkezlere bağış yapılabilir.

Organ bağışı nasıl alınır ve kaç yaşında alınır, organ bağışı için organ bağış kartını iki kişi huzurunda doldurmak ve imzalamak yeterli olacaktır.

Bağış yapan kişilerin organ bağışı bekleyen hastaların durumu için yapmış olduğu bağıştan ailelerini haberdar etmeleri gerekir. Bu sonrasında çıkabilecek olan sorunların önüne geçer. Bağış yapan kişiler bu bağışa ait olan kartını her daim yanında bulundurması, karışıklıkların ve gecikme ile alakalı olan sorunların tamamen önüne geçer.

Temel olarak organ bağışı ile alakalı 4 adet yöntem bulunur.

Bu yöntemler bağış yapanın kendi rızası ile organlarını bağışlamadığı zamanlarda devreye girmektedir. Bu düzenlemeler dâhilinde her ülkenin organ bağışı hakkında kendi kararları bulunmaktadır. Bu yöntemler;

  • İtiraz Yöntemi
  • Genişletilmiş İtiraz Yöntemi
  • Gönüllülük Yöntemi
  • Genişletilmiş Gönüllülük Yöntemi

Bu yöntemlerin içinde itiraz yöntemi en kapsamlı olandır. Bu yöntemde bağış yapan kişinin vefatından sonra bağış yapan kişinin yakınları vefat kişinin yaşamında vasiyet ettiği şekilde kabul eder. Gönüllük yönteminde ise bağış yapan kişinin yaşamı sırasında organlarını bağışlayacağını kabul etmiş olması zorunluluğu bulunur.

Kesin şekilde organların bağışı ile alakalı prosedürleri kabul edilmesi gerekmektedir. Dar kapsamlı bir yönetmeliktir. Genişletilmiş gönüllülük yönteminde bağış yapan kişinin ölümünden sonra aile fertleri de bağış için onay verebilmektedir. Bunların yanı sıra 2 adet istisna yöntem bulunur. Acil durum ve bilgilendirme yöntemidir.

Bilgilendirme yöntemi kapsamında bağış yapan kişilerin izinleri şarttır. Bağış yapan kişinin bağış yaptığına dair belge bulunmuyorsa bağışçı olmak istemediği anlamına gelir.

Bu tarz durumlarda ailesine bilgi verilir ve ailenin konu ile alakalı itiraz etme yetkisi bulunur.

Acil durum yönetiminde ise bağışçıların hem kendilerinden hem de aile içinden itiraz gelse bile her halde organ alınmaktadır.

Nakledilebilen Organlar

Gelişen teknolojinin tıbbı desteklemesinden kaynaklı olarak günümüzde insan vücudunda bulunan birçok organ nakledilebilmektedir. Yaşarken bağışlanabilecek olan organlarda gereken organı ya da hücreyi bağışlar.

  • Üreme hücreleri,
  • ilik hücreleri,
  • kan hücreleri,
  • karaciğer ve böbrekler

bağışlanabilir.

Vefattan sonra bağış kabul edilecek organ ve dokular içinde;

  • beyin ve kas zarı,
  • böbrek,
  • karaciğer,
  • akciğer,
  • kıkırdak dokusu,
  • kemik dokusu,
  • gözün saydam olan tabakası,
  • kalp kapakçıkları,
  • kalp,
  • kulak kemikçikleri,
  • bağırsak,
  • deri,
  • damar,
  • pankreas yer alır.

(3 oy, ortalama: 1,33en yüksek 5)
Loading…

Источник: https://bobrekagrisi.com/tedavi/organ-nakli-hakkinda-bilgiler

Kornea Nakli Nedir? Kornea Nakli Ameliyatı Nasıl Yapılır? (Keratoplasti) – Sağlık Ocağım .NET

Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Kornea nakli, keratoplasti ya da göz nakli olarak ta bilinmektedir. Kornea naklinin tanımından önce korneanın yapısını tanımak önemlidir. Kornea, gözün önündeki saydam tabakadır ve korneanın tam arkasında diyafram gibi iris bulunur.

Göze rengini veren iristir. Korneanın görevi göze gelen ışınları kırarak retinaya düşmesini sağlayan mercek görevini üstlenmektir. Kornea sürekli nemli kalması gereken bir tabakadır.

Göz kuruluğu, göz alerjisi olur ise kornea bozulabilir. Korneanın nemli kalmasına göz yaşı yetmez ise suni göz yaşı damlaları kullanılır.

Lens kullanan bireylerde göz kuruluğu daha fazla olur ve bu durumda da suni göz yaşı damlası kullanımı gereklidir.

Kornea nakli yapılması gereken göz rahatsızlıkları

Kornea şeffaf bir yapıdır ve bu şeffaflığı bozan bazı hastalıklar, doğuştan ya da daha sonradan meydana gelen hastalıklardan, romatizmal hastalıklar, geçirilen göz travmaları, geçirilen katarakt ameliyatından sonra korneanın saydamlığını kaybetmesi, keratokonus, herpes (uçuk) virüsü gibi virüslerin neden olduğu durumlardan dolayı korneada opaklaşma oluşur ve ışık korneadan içeri giremez ve hastanın görme kapasitesi düşer ya da görmesi tamamen bozulabilir.

Bu gibi durumlarda kornea nakli yapılmasına gerek duyulur. Bazı durumlarda korneanın bulanıklaşmasının yanında gözde şiddetli ağrı da olabilir. Estetik amaçlı kornea nakli yapılmaz. Kornea nakli ile göz rengi değişmez. Kornea nakli gözün görme kalitesini yükseltmek ve ağrı var ise ağrıyı gidermek için yapılır.

Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır?

Kornea nakli, nakil yapmak için bulunan korneayı özel bir alet ile yedi buçuk milimetre çapında kesilir. Kornea naklinin yapılacağı hastanın korneasını da aynı özel alet ile ya da lazer ile yedi buçuk, sekiz milimetre çapında kesilir ve nakil yapılır.

Kornea nakli bölgesel anestezi ya da genel anestezi altında yapılır. Fakat hastanın öksürme, hapşırma gibi riskleri olacağı için kornea nakli ameliyatı sırasında genellikle genel anestezi tercih edilir.

Kornea nakli ameliyatı 20-30 dakika kadar bir sürede genellikle biter.Kornea nakli sırasında sadece gözün saydam tabakası alınır. Yani kornea naklinde gözün genel yapısı bozulmaz.

Kornea nakli günümüzde lazer yöntemi ile de yapılabilmektedir.

Nakil yapılacak kornea nasıl bulunur?

Tıp tarihindeki ilk organ nakli kornea naklidir. Kornea nakli için kornea, yeni ölmüş (aynı gün içerisinde ölmüş) birinden alınır. Kornea nakil yapılmadan önce kornea, göz bankası denilen resmi kurumlarda işlemlerden geçer. Örneğin, yeterli hücresinin olup olmadığı sayılır. Mikroskop ile başka bir hastalık varlığı araştırılır.

Korneası alınan ölüden kan alınır ve herhangi bir hastalık olup olmadığı incelenir ve temiz çıkan kornea kendi özel sıvısı içerisinde korunur. Bu kornea, aynı gün içerisinde veya en geç ertesi gün nakil yapılır. Kornea bir hafta içerisinde de nakil yapılabilir. Fakat en kısa zamanda nakil yapılmalıdır.

Kornea nakli ameliyatının riskleri var mıdır?

Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır

Kornea nakli ameliyatı zor bir ameliyat değildir ve kornea nakli saatin camını değiştirmek şeklinde tanımlanabilir. Fakat operasyon yapılırken korneanın ölçüsü ve yerleşimi çok önemlidir. Eğer kornea nakli sırasında tam yerleşim olmaz ise enfeksiyon riski ve astigmat oluşma riski vardır.

Astigmat görmeyi bozan bir rahatsızlıktır. Enfeksiyon ise korneanın reddine neden olabilir. Kornea naklinden sonra gözün bakımında yaş gruplarına göre farklı bakım yöntemleri uygulanır.

Örneğin bir bebekte kornea greftinin atılma riski daha yüksektir. Bu nedenle mümkün olduğunca bebeklerde kornea naklinden kaçınılır. Eğer bir bebeğe kornea nakli yapılmış ise dikişlerin mümkün olduğunca erken alınması gerekir. Kornea nakli yapılmış hastalarda 10 yıl sonra bile yapılan naklin reddi riski % 18-20’lere varabilir.

Operasyon sırasında enfeksiyon riski için hijyen koşullarına çok dikkat edilmelidir. Alınan greftin temiz olduğundan, mikroplar yönünden arındırılmış olduğundan emin olunması gereklidir. Kanama riski genel anestezi ile yapıldığında daha düşüktür.

Bunların dışında gelişebilecek komplikasyonları önlemek için kornea nakli ameliyatından önce hastanın genel sağlık durumu, şeker hastalığı, kalp hastalığı, akciğer ya da böbrek hastalığı varlığı araştırılmalı ve öncelikle bu durumlar kontrol altına alınmalıdır.

Korneası bozulan her hastaya kornea nakli ameliyatı yapılır mı?

Kornea nakli ameliyatı yapılabilmesi için gözün kornea dışındaki yapılarının normal sağlığında olması gereklidir. Gözün görüntüyü algılayan ve beyine ileten retina tabakasında bir hasar var ise bu hasta, yapılacak kornea naklinden fayda göremez.

Kornea nakli yapılacak hastanın en azından ışığı seçecek kadar görmesinin olması, retina dokusunun ve diğer göz içi yapıların sağlıklı olması gerekir. Hastanın bu ameliyattan yarar görüp görmeyeceği göz doktorunun ayrıntılı bir şekilde yapacağı muayene, göz ultrasonografisi ve gereken durumlarda elektrofizyolojik testler ile tespit edilir.

Doku reddi nedir?

Doku reddi, vücudun bağışıklık sisteminin, başka birinden alınan dokuyu tanımaması ve o dokudan kurtulmaya çalışmasıdır. Kornea nakli reddi durumunda kornea dokusunda bulanıklaşma ve damarlanma belirtileri ortaya çıkar.

Kornea nakli reddinde nakledilen doku kaybolmaz. Kornea dokusu reddi, diğer dokulara göre daha az sıklıkta görülür. Çünkü kornea damarsız bir yapıdır. Kornea nakli reddi, nakil öncesinde korneasında damarlanma olan hastalarda daha sık görülür.

Kornea nakli yapılan hastanın gözünde nasıl belirtiler olur?

Kornea nakli yapılan bir hastanın gözlerinde kızarıklık, ışığa karşı hassasiyet, görmede azalma ve ağrı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu gibi belirtilerde doku reddi riski göz önünde bulundurulmalı ve hemen göz doktoruna gidilmelidir.

Erken dönemde doktora baş vurulması durumunda doku reddi daha kolay tedavi edilebilir. Doku reddi nedeni ile gözler yeniden bulanıklaşır ise aynı göze tekrar nakil yapılması gerekebilir. Kornea nakli ile göz rengini değiştirmek mümkün değildir. Gözün rengini veren iris dokusu korneanın arakasında kalır ve yapılan cerrahi müdahaleden etkilenmez.

Kornea nakli ameliyatı sonrası hasta nelere dikkat etmeli?

Kornea ameliyatından sonra ilk hafta, kafadan yukarısına su değmeyecek şekilde banyo yapılabilir. Hastanın doktoru farklı bir şey söylemez ise normal banyo, birinci hafta kontrol muayenesinden sonra yapılabilir.

Gözde batma, sulanma olacağı için ilk kornea ameliyatından sonra ilk 2-3 gün okuma, ekrana bakma gibi işlemler yapılamadığı gibi, 2-3 sonra yapılabilmektedir.

Göz naklinden sonra ilk 1 ay süresince ağır kaldırmak (5 kilogramdan fazla), eğilip kalkma gerektiren işler yapmak, ağır egzersizler yapmak, kabız olmak gibi riskli durumlardan kaçınmak gerekir.

Göz naklinden sonra 1’inci aydan itibaren gözü toztan ve darbelerden korumak için doktorun önerisi ile numaralı ya da numarasız gözlük takılmasında fayda vardır.

Göz nakli sonrası hamle gerektiren futbol, basketbol, voleybol ve dövüş içerikli sporlardan kaçınılmalıdır. Fakat atletizm, yürüyüş gibi sporlar ameliyattan 1-2 ay sonra yapılabilir. Gözün mikrop kapma riskinden dolayı yüzme sporuna 1-2 yıl izin verilmez.

Göz hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Şaşılık nedir
  2. Üveit nedir
  3. Körlük neden olur
  4. Keratokonus nedir

Источник: https://www.saglikocagim.net/kornea-nakli-nedir-kornea-nakli/

Böbrek Nakli Sonrası

Organ Nakli Olan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Yeni bir gün ve yeni bir hayat; artık evinizdesiniz, sevdiklerinizle ve aileniz ile birliktesiniz, böbrek nakli sonrası sağlıklı yaşamınızı uzun yıllar sürdürmek elinizde! Nakil sonrası takip programımız size ışık tutacaktır.Yeni yaşamın sağlıklı ve uzun süreli olması için;kontrollerinize dikkatle uymanız, ilaçları düzenli kullanmanız ve genel sağlık kurallarına uymanız gereklidir.

Böbrek nakli sonrası uzun yıllar sürekli yanınızda olacağız. Ama özellikle problemlerin daha sık görüldüğü ilk sene takip programımıza uyumunuz çok önemlidir. Nakil sonrası hastalarımızın hemen hemen hepsi (%95 -98) birinci yılın sonuna sağlıkla ulaşmaktadır. Nakil sonrası takipte hastalar düzenli olarak tetkik için kan verir.

Bu testlerle hem yeni böbreğinizin fonksiyon takibi hem de kullandığınız ilaçların doz ayarlaması yapılır. Takipleriniz nefroloji doktorumuz ve cerrahlarımız tarafından yapılır. Kontrollerin sıklığı hekimin isteğine ve hastanın durumuna göre değişir. Bu takiplerde sizin genel sağlığınız değerlendirilecek ve gerekli görülür ise diğer uzmanlık dallarından konsültasyon istenecektir.

İstediğiniz zaman hekimlerimiz ile görüşmek için randevu alabilirsiniz. İlk biyokimya kontrolünüz hastanemizden ayrıldıktan iki gün sonra yapılacaktır. İlk kontrolden sonra, haftada iki kez biyokimya tetkikleriniz için hastanemize gelmeniz gerekmektedir.(Pazartesi–Perşembe veya Salı-cuma).

Daha sonra bu sıklık bizim tarafımızdan sırasıyla haftada bir-onbeş günde bir-ayda bir şeklinde değiştirilecektir. Bu rutin tetkikler dışında özel bazı tetkiklerde istenmektedir.

Bu tetkiklerin bazıları; kanda virüs tayini(BK, CMV ve hepatit B/C virüsleri), Kanda uzun dönemde şeker(HbA1C), 24 Saatlik idrarda protein, Kemik dansitometresi gibi…

Başka şehirlerde olduklarından dış laboratuvarda tetkik yaptıran hastalar sonuçlarını çıkar çıkmaz sekreterlik faksına gönderir. Aynı zamanda bizi telefonla arayarak faksın elimize geçtiğinden emin olmaları önerilir.

Neler yapmalısınız?

Kilo takibi Tansiyon takibi Vücut ısısı takibi Sağlıklı beslenmeli ve günde en az 2-3 litre su içilmelidir. Diyabet hastasıysanız şeker ölçümü Genel vücut temizliğine ve diş bakımına önem vermelisiniz Düzenli egzersiz ve yürüyüş yapmalısınız. Sigara içilen ortamdan uzak durmalısınız. Evcil hayvanları evinizde bulundurmayınız.

İlk ay sonuna kadar araba kullanmayınız.

Nakil sonrası ilaç kullanımı ve önemi

Nakil sonrası bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar ve geçici süreli kullanılan antibyotikler kullanacaksınız. Gerekli durumlarda tansiyon ilacı, kolesterol düşürücü ilaçlar gibi ilaçlar da eklenebilir.

Özellikle bağışıklık baskılayıcı ilaçların düzenli kullanımı böbreğinizin sağlığı için büyük önem taşır. • İlaçların ismi, miktarı, nasıl ve hangi saatlerde kullanacağını gösteren ilaç çizelgesi taburcu olurken size verilecektir.

• İlaçları doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması ve doz atlanmaması önemlidir.

• Hekiminin bilgisi dışında başka bir ilaç kullanılmaması da önemli bir konudur.

Herhangi bir nedenle bizim verdiğimiz ilaçların dışında bir ilaç kullanmanız gerektiğinde yada başka bir hekim tarafından size ilaç reçete edildiğinde lütfen bize danışınız, çünkü kullandığınız ilaçların düzeylerini bozabilirler.

Bizimle Temasa Geçmenizi Gerektiren Durumlar

38 derecenin üzerinde ateş İdrar miktarında azalma, renk değişikliği ve yanma hissi Ayak ve el bileklerinde şişme Birden ortaya çıkan yüksek ve düşük tansiyon Tekrarlayan kusma ve ishal Öksürük ve nefes darlığı Dişiniz ile ilgili problem var ve diş hekiminiz antibiyotik önerdi ise Herhangi bir aşı yapılması yada önerilmesi durumunda

Suçiçeği,zona,tüberküloz veya herhangi bir çocukluk hastalığına maruz kalındığında

Sizi takip eden Organ nakli Koordinatörünü arayabilirsiniz.

Bunların dışında YAŞAMI TEHDİT EDEN ACİL durumlarda Organ Nakli Koordinatörünüzü aramadan bulunduğunuz bölgedeki en yakın hastanenin acil servisine başvurarak böbrek nakilli olduğunuzu söylemeniz yeterlidir. Ekibimizin;sizi takip edebilmesi ve destek verebilmesi için her türlü sorununuzda bize bu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Nakil Sonrası Dikkat Etmeniz Gerekenler

Böbrek nakli sonrası sizi çok daha sağlıklı bir hayat bekliyor.

Nakil sonrası profesyonel ligde basket oynayan(Alonzo Harding Mourning /NBA), futbol oynayan(Ivan Klasnic/avrupa ligi), kayak şampiyonu olan, bisiklet maratonuna giren ve daha aktif hayatını sürdüren bir çok kişi nakil sonrası hayatın nasıl düzeldiği konusunda güzel örneklerdir.

Böbrek nakli sonrası hem aktif hareket edeceğiniz hem de işinize iyi konsantre olabileceğiniz bir hayatınız olabilir.
Böbrek nakli sonrası yapmanız gereken en önemli şeyler ilaçlarınızı her gün düzenli kullanmak, yeterli su içmek ve aşağıda belirttiğimiz belirtilerden herhangi birini gözlemlediğinizde bize ulaşmak.

Böbrek nakli sonrası laboratuvar tetkikleri ile sizi sürekli takip ettiğimiz için biz pek çok problemi bu belirtiler çıkmadan önce tespit etmiş olacağız. Ancak size enfeksiyon gelişip ateşiniz çıktığında, vücudunuzda normalin dışında bir değişiklik hissettiğinizde bize ulaşmak kalıyor.

Enfeksiyon Belirtileri

Nakil sonrası sizin için bize ulaşmanız gereken en önemli konu enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar nakil sonrası birkaç ay içinde olabileceği gibi nakilden yıllar sonra da olsa dikkatli olmak gerekir. Ateşin 37.

5 derecede olduğu, halsizlik, burun akıntısı ve hapşurma ile seyreden üst solunum yolu enfeksiyonları tüm toplumda olduğu gibi nakil olanlarda da sık gözlenir. Bu durumda yapılacak en iyi şey kendinizi iyi hissedene kadar evde dinlenmektir.

Ancak ateşiniz 38 derece üzerine çıkarsa bu önemli bir bakteriyal enfeksiyona bağlı olabilir. Bu durumu mutlaka koordinatörümüz ile paylaşmalısınız. İdrar yaparken yanma, öksürük, ciddi ve uzun süren ishal durumlarında bize ulaşın.

38 C derecenin üzerinde ateş Titreme, baş ağrısı, kaslarda ağrı, aşırı halsizlik ve yorgunluk Öksürük, balgam çıkartma ve nefes darlığı Bulantı, kusma, ishal

İdrar yaparken yanma hissi renk değişikliği ve miktarında azalma

Korunma ve Önlem

Ev ve iş yerinde bireylerin infeksiyon geçirdikleri dönemde yakın temastan kaçınılmalıdır. Nakilden sonra iki ay gibi halka açık kalabalık yerlerden sakınılmalıdır. Çiçek ve bahçe işiyle uğraşılıyor ise koruyucu önlemler alınmalıdır. Sık sık ellerinizi yıkayınız ve size ait havlu ile kurulayınız. Hayvanlarla temastan korunmalı Yiyeceklerin temizliğine dikkat edilmelidir.

Rejeksiyon (Organ Reddi) Belirtileri

Böbrek nakli sonrası rejeksiyon merkezimizde çok düşük oranlarda (%3-5) gözlenmektedir. Genellikle kan tetkiklerinde kreatinin düzeyinde artış olduğunda yaptığımız ileri tetkikler sonucunda rejeksiyon tespit edilir. Rejeksiyonun iyi takip ve erken tespiti durumunda tedavisi mümkündür.

Özellikle nakilden sonra uzun zaman geçen ve altı ayda bir tetkik veren hastalar için bu belirtileri takip etmek ve erken tetkik yaptırmak önemli olabilir.

Greft yerinde şişlik, ağrı ve hassasiyet Ateş Kan Basıncının Yükselmesi Hızlı Kilo Artışı Sıvı Fazlası – Ödem İdrar miktarında azalma Üre, kreatinin değerlerinin yükselmesi

Halsizlik, iştahsızlık, genel vücut ağrısı, bulantı ve kusma

Beslenme Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nakil sonrası artık sağlıklı insanlar gibi her şeyi yiyebilirsiniz. Diyalizdeyken yenilemeyen sebze, meyve, çikolata, tatlılar artık serbest… Ama özellikle kilo almamaya özen göstermelisiniz. Bu sebeple aşırı karbonhidrat(tatlı,şeker..) kullanımı yerine sebze – meyve ağırlıklı beslenmeniz uygun olur.

Nakil sonrası her şeyi ama aşırıya kaçmadan yemek gerekir. Belli aralıklarla kilo takibi önerilir. Kortizona bağlı iştah açılır ve doyma hissi azalır bu yüzden kilo almaya eğilim artar. Yemeklerin aşırı tuzlu olmamasına dikkat edilmelidir Şeker içeren maddeleri az tüketilmelidir. Hayvansal kaynaklı yağlardan ve aşırı yağlı gıdalardan kaçınılmalıdır.

Sıvı alımının iki litrede az olmaması gereklidir.

Egzersizlerin Önemi

Amacımız; obezite ve hiperlipidemiyi önlemek, kalp ve şeker hastalığı riskini azaltmaktır Aerobik, evde kullanılan bisiklet ve pedal çevirme, yüzme önerilen egzersizler arasındadır. Egzersizler ağır ve yorucu olmamalıdır. Her gün düzenli olarak yapılmalı ve özellikle hergün yapılan tempolu yürüyüşler önemlidir.

Egzersizler hayata bakış açısını değiştirir, stresi azaltır

Kalp Hastalıkları ve Korunma Yöntemleri

Kalp hastalıkları tüm toplum için olduğu gibi nakil sonrası hayatı tehdit eden en önemli konudur.

Topluma yönelik yapılan bilgilendirmelerde de belirtildiği gibi kilo alımından kaçınmak, önerilen diyete uymak (tuz, şeker, yağ kısıtlaması), düzenli egzersiz yapmak, tansiyon yüksekliği ve yüksek şeker problemleri var ise iyi kontrol altına almak, sigara kullanmamak üzerinde ciddi durulması gereken noktalardır.

Transplantasyona Bağlı Diyabet

Nakli sonrası kullanılan ilaçların yan etkilerinden bir tanesi kan şekerinin yükselmesidir. Bu durum geçici olabilir. İlaçlardaki değişiklikle normale dönebilir.

Ancak nakil sonrası böyle bir durum gelişmesi vücudun zaten şeker hastalığına yatkın olduğunu ve ilerleyen yıllarda ilaçlar olmasa da şeker hastalığı gelişebileceğini göstermektedir.

Bu sebeple şeker yüksekliği olan hastaların hayatlarının sonuna kadar aşırı kilo almamak ve düzenli diyet uygulamaya özen göstermesi doğru olur. Nakilden sonra yüksek doz kortizon ve immunsupresif ilaç kullanımına bağlı gelişebilir.

Yaş, kilo alımı, ailede diyabet öyküsü aşırı şekerli gıda tüketimi kan şekerinde yükselmelere neden olur. Kortizonun azaltılması, diyet kan şekerinin normale dönmesini sağlar. Oral antidiyabetikler ya da insülin kullanmak gerekebilir.

Diyabet polikiliniğinde kontroller yapılmalıdır.

Ağız, Diş ve Cilt Bakımı

Vücuttaki mikroorganizmaların uzaklaştırılması için temizliğe önem verilmelidir. Enfeksiyon kaynağı olmasını önlemek amacıyla ağız ve cilt bakımı hatırlatmakta fayda duyuyoruz. Dişler günde en az iki kez 3 dakika süre ile tüm diş yüzeyini kapsayacak şekilde fırçalanmalıdır. Fırçalama işlemi yemekten sonra ilk yirmi dakika içinde yapılmalıdır.

Dişlerde çürük olmasa bile yılda bir kez diş muayenesi yaptırılmalıdır. Deri sağlığını sürdürmek ve geliştirmek amacıyla sık sık banyo yapılmalıdır. Cilt kuru ise nemlendirici krem ve losyonlar kullanılmalıdır.

Güneş ışıklarının direkt cilde teması önlenmelidir.

Güneşli ortamda bulunulacağı zaman yüksek koruyucu özelliği olan güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır.

Cinsel Yaşam

Nakil sonrası bir ay geçtikten sonra kendinizi hazır hissettiğinizde eski cinsel yaşamınıza dönebilirsiniz. Cinsel yaşama dönüldüğünde, cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklar için önlem alınmalıdır.

Bayanların adet kanamaları düzene girer. Erkeklerin impotans (iktidarsızlık) sorunu düzelir. Hem kadın hem de erkek hastalar nakil sonrası çocuk sahibi olabilirler.

Kadınların gebe kalması konusunda en az 1 yıl geçmesi önerilir.

Hekime danışarak planlanmalıdır.

Sosyal Yaşam

Nakil sonrası yapmanız gereken tek şey sabah kalkıp ilaçlarınız alıp aktif bir hayata başlamak. Sizin için artık hayatın tadını çıkarma zamanı..

Toplumda nakil sonrası aylarca evde kapanmak, maskeli dolaşmak, kimseyle görüşmemek gibi yanlış düşünceler mevcuttur. Eve gittikten kısa süre sonra yürüyüşe başlayabilirsiniz.

Soğuk olmayan havalarda uzun yürüyüşler, kalabalık olmadığında otobüsle ulaşım, hasta kişiler olmadığında arkadaşlarınızla görüşmek hemen yapmaya başlayabileceğiniz aktivitelerdir.

Источник: https://bobreknakliturkiye.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.