Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Omurga ve Omurilik Tümörleri Nedenleri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Omurga ya da omurilik tümörleri, yarı anlamı ile omuriliğin kendisinden, zarından ve çevre dokudan ve kemik dokudan omurgadan kaynaklanan tümörlerdir. Beyin tümörlerine oranla görülme oranı daha az olup, beyin tümörlerine göre beşte bir civarında rastlanır.

Omurga ve omurilik tümörleri tipleri

Omurilik tümörlerinin sınıflandırılmasında genel olarak omuriliğin dış zarı duramater esasa alınmıştır.

Duramaterin (duranın dışındaki) tümörler ekstradural ve duramaterin içindeki yani duralın altındaki tümörler de intradural olarak kabul edilir.

Duranın altındaki tümörler de omuriliğin içinde olmayan, duralın altında olan tümörler ve hem duralın altında olan tümörler, hemde omuriliğin içinde olan tümörler olarak ikiye ayrılırlar.

Ekstradural omurilik tümörleri nedir? : Ekstradural denilen duralın dışında olan tümörler de, kendi aralarında primer tümörler (o bölgeden kaynaklanan) tümörler veya oraya sıçrayan (metastatik) tümörler olarak adlandırılır.

Dura dışında oluşan tümörlerin geneli metastatik tümörler yani, bu bölgeye sıçramış tümörlerdir. Bu durum hastaya göre değişebileceği gibi, erkeklerde genellikle akciğerden, kadınlarda da memeden kaynaklanan tümörleridir.

Bunun dışında melanom denilen cilt tümörleri, böbrek tümörleri, prostat, gastrointestinal tümöler ve tiroid tümörleri gibi bir takım göğüs bölgesine yakın olan tümörler omuriliğe sıçrama yapabilir.

İntradural ekstramedüller omurilik tümörleri nedir? : Duranın içinde ve omuriliğin dışında olan intradural ekstramedüller tümörler denildiğinde de, akla ilk gelen hemanjiomalar, şvannoma denilen sinir kılıfından köken alan tümörler ve nörofibromlar gelmektedir.

 Omuriliğin içinde olan tümörler ise hem zarın içinde hemde omuriliğin içinde olan intradural, intramedüller tümörler ise başlıcaları, astrositomalar, epandimomalar ve hemanjioblastomalardır. İntradural, intramedüller tümörler genel olarak daha benign tümörlerdir. Beyinde görülen astrositomalara ve epandimomalara göre.

Fakat, dura dışındaki görülen tümörlerin çoğu metastatik (sıçrama yapan) ve kötü huylu tümörlerdir.

Omurga ve omurilik tümörleri belirtileri

Omurga veya omurilik tümörleri belirtileri, özellikle geceleri uykudan uyandıran, ilaca dirençli inatçı bel ve sırt ağrılarıdır. Bu ağrıların uzun süreli olması göz önüne alınmalıdır.

Bunun dışında, omurgada eğrilik, idrar, büyük abdest tutamama, vücudun bir tarafında güçsüzlük oluşması, duyu problemleri dikkate alınması ve incelenmesi gereken belirtilerdir.

Bu tür şikayetleri olan hastaların ortopedik muayenenin yanı sıra kesinlikle nörolojik muayeneden de geçmeleri gerekir.

Omurga ve omurilik tümörleri teşhisi

Omurga veya omurilik tümörlerinin teşhisinde ortopedi uzmanını muayenesinin yanı sıra, nöroloji uzmanıya da beyin cerrahi uzmanı tarafından ek tetkikler istenmesi gerekebilir.

Direkt grafi denilen, hem bütün omurgayı gösteren hemde gerekir ise omuriliği, torokal (sırt ve bel bölgesini) ve bazende boyun bölgesini de gösterecek şekilde içine alan emar (manyetik rezonans) görüntüleri de önemlidir ve bazı durumlarda mutlaka gereklidir.

 Mekanik sırt ve bel ağrıları genellikle dinlenme esnasında ve antieiflamatuar veya kas gevşetici ilaç tedavisi ile geçebilen durumlardır. Özellikle geceleri uykudan uyandıracak şiddette olan sırt ve bel ağrıları mutlaka önemsenmelidir.

Omurga ve omurilik tümörleri tedavisi

Omurga tümörleri tedavisi

Omuriliğin kendisinden, içinden veya zarından çıkan primer denilen tümörlerin genelinde tedavide ilk seçenek mikro cerrahi tedavidir.

Bunun dışında, omuriliğin etrafına sıçrayan (metastatik) kitlelerde cerrahinin yanı sıra kemoterapi, ilaç tedavisi ve radyoterapi tedavisi gerekebilir.

 Fakat genel olarak omurilikten ve çevresindeki zarlardan çıkan tümörlerin tedavisi cerrahidir ve çoğu durumda başarılı bir cerrahi işlem sonrası bu tümörlerin tekrar etme olasılığı oldukça düşüktür. Bu anlamda cerrahi ilk tedavidir.

Kemoterapi ve bazı durumlarda radyoterapi daha çok omuriliğin çevresine sıçrama yapan tümörlerde cerrahi tedavi sonrası tercih edilen yöntemlerdir.

Cerrahi tedavi sonrası, multidisipliner takım çalışması (fizyoterpistlerin eşlik ettiği ve fizik tedavi doktorlarının da içinde bulunduğu bir takım çalışması) sonucu var olan kas gücü ve tonusu ciddi anlamda arttırılır.

Bazı durumlarda 3-6 ay süren egzersizler sayesinde hasta eski kas gücüne ulaşabilir.

Omurga ve omurilik tümörlerinin cerrahi tedavisi nedir?

Omurilik cerrahisi tecrübeli beyin cerrahları tarafından yapılır ve nöromonitörizasyon (omuriliğin fonksiyonunun gözlemlenmesi ve izlenmesi) eşliğinde yapılır. Cerrahi yaklaşımda bir kaç rota kullanılır.

Bu durum tümörün yerleşimine ve büyüklüğüne göre cerrah tarafından belirlenir.

 Omurilik tümörü, omuriliğin dışında ve duranın içinde ise tedavi daha hızlı olabildiği gibi, tümörün tamamen çıkması mümkün olabilir.

Fakat bazı durumlarda omuriliğin içine yerleşen tümörlerde, omurilik fonksiyonunu korumak amacı ile tümörün bir kısmının bırakılması gerekebilir ve böyle bir durumda, tedaviden sonra 3-6 ay arası hissizlik oluşabilir. Fakat iyimser olunması gereken nokta, ameliyat sonrası bacaklarda his var ise fizik tedavi sonrası hareket fonksiyonları geri dönmektedir.

Omurga ve omurilik tümörleri tehli mi?

Omuriliğin dışında olan tümörler, buraya sıçrayan (metastatik) tümörler genellikle kötü huylu tümörlerdir. Omuriliğin zarının içinde ama omuriliğin dışında olan tümörler genellikle iyi huylu tümörlerdir ve bu tümörleri cerrahi olarak çıkarmak daha kolaydır.

 Cerrahi açısından zorluk çıkaran tümörler, hem omurilik zarının içinde hemde omuriliğin içinde olan tümörlerdir ki, bunların cerrahi tedavisi daha zordur.

Genel olarak son yıllarda cerrahide sahip olunan mikrocerrahi teknikler ve teknolojik destek ile omurilik tümörlerinin tamamına yakını başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

Omurga hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/omurga-omurilik-tumorleri-nedenleri-tedavisi/

Omurilik Soğanı Nedir? Özellikleri ve Görevleri | Bilgizma | Aradığınız Bilgi Burada!

Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Omurilik soğanı nedir, özellikleri ve görevleri nelerdir bilindiğinde vücudu tanımak çok daha kolay olacaktır. İnsan için hayati bir öneme sahip olan omurilik soğanı, sinir sisteminden boşaltım sistemine kadar birçok noktada etkili olmaktadır.

Omurilik soğanının hasar alması, kişinin yaşam fonksiyonlarını yitirmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle uzmanlar incelenmesi, öğrenilmesi ve öneminin bilinmesi açısından omurilik soğanının çok değerli olduğunu dile getirmektedir.

Omurilik soğanı, dışarıdan bakıldığında oldukça küçük görünen ancak işlevleri çok fazla olan bir organdır. Omurilik soğanı görevini yerine getirmediğinde metabolizmanın baştan sona hasar aldığı asla unutulmamalıdır.

Omurilik Soğanı Nedir?

Omurilik soğanı nedir kısaca bilmek, vücudu bilmek anlamına gelmektedir. Omurilik soğanı, omurilik ile beyin arasındaki kontaktı kuran organdır. Dışarıdan bakıldığında soğan görünümüne sahip olduğu için bu ismi almıştır.

İstemsiz çalışan organların çalışma düzeninden sorumlu olan omurilik soğanı, vücut bütünlüğünü korumaktadır. Mideden bağırsaklara kadar birçok organ, istem dışı düzenle çalışmaktadır. Bu organlarda ortaya çıkan herhangi bir problem, omurilik soğanı tarafından fark edilmektedir.

Omurilik soğanı, dolaşım sisteminden boşaltım sistemine kadar birçok noktada söz sahibi olduğu için hayat düğümü ismini de almaktadır. Omurilik soğanına alınan darbe, ölümle sonuçlanacağı için vücutta çok özel, korumalı bir noktada bulunmaktadır.

Omurilik Soğanı Nerede?

Omurilik soğanı nerede sorusu vücutla ilgilenen kişiler tarafından sık sorulmaktadır. Cevabı ise kafatasının içerisinde beynin hemen altında yer almaktadır. Tam olarak beyin ile omurilik arasında bulunduğunu söylemek mümkündür. Beyin ve omurilik görevlerinin yerine gelmesi omurilik soğanına bağlıdır çünkü aradaki iletişimi sağlayan omurilik soğanıdır.

Aşağıdan yukarıya doğru sıralandığında kafatası ile birlikte omurilik başlamaktadır. Omuriliğin içerisinde omurilik sıvısı yer almaktadır. Onun hemen üzerinde ise omurilik soğanı bulunmaktadır. Sonrasında hipofiz ve hipotalamus görünmektedir. Omurilik soğanının paralelinde biraz daha geride beyincik yer almaktadır.

Omurilik Soğanının Özellikleri

Omurilik soğanı özellikleri bilindiğinde vücudun ne kadar muntazam bir dizayna sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Beyindeki yerine bakıldığında oldukça küçük bir alana sahip olan omurilik soğanı, kendi de bir o kadar küçüktür. Ne var ki özellikleri son derece önemli ve hayati değere sahiptir.

Omurilik soğanı beyne giden tüm sinirlerin geçtiği bir noktada bulunmaktadır. Konumu gereği vücut ile beyin arasındaki köprüde yer aldığını söylemek doğrudur. Dolayısıyla omuriliksoğanı zedelenmesi gibi olumsuzluklar yaşandığında vücudun kontrolü devre dışı kalmaktadır.

Vücuttan beyne giden sinirler ve beyinden vücuda geri dönen sinirler, çapraz bir düzen içerisindedir. Çaprazlama sonucu beynin sol tarafı, sağ tarafını kontrol etmekte; sağ tarafı ise sol tarafını kontrol etmektedir.

Dışında yalıtkan bir maddeye sahip olan omurilik soğanı beyaz renklidir. İçerisinde temel sinir kanallarının yer aldığı boz bir madde bulunmaktadır.

Omurilik Soğanının Görevleri

Omurilik soğanı görevi gereği hayati bir noktada yer almaktadır. Solunum sisteminin düzenli şekilde çalışmasını sağlayan organ, nefes kontrollerini ve yaşanacak olumsuzlukları engellemektedir. Solunum sisteminde meydana gelen herhangi bir problem omurilik soğanı tarafından fark edilmekte ve beyne iletilmektedir.

Dolaşım sistemini de kontrol eden omurilik soğanı, kan dolaşımının aksamadan devam etmesine fırsat tanımaktadır. Bu özelliği ile vücudun sağlıklı şekilde nefes alıp vermesini, beyne oksijen ulaşmasını mümkün kılmaktadır.

Omurilik soğanı sindirim ve boşaltım sisteminin de düzenli çalışmasını sağlamaktadır. İstemsiz çalışan organların görevlerinde herhangi bir sorun çıkmaması için omurilik soğanının sağlıklı olması önemlidir.

Omurilik Soğanının İstemsiz Çalışma Görevi

İnsan metabolizması büyük oranda istemsiz çalışma düzeni içerisindedir. Kişi hareket etmeye, yemek yemeye karar verir fakat bunları yaparken tüm işlemleri kendi iradesi ve kontrolü ile gerçekleştirmez.

Nefes almak gibi günde milyonlarca kez yapılan bir işlemin, istemsiz şekilde gerçekleştiği bilinmektedir. Aynı şekilde öksürmek, esnemek, hapşırmak da istemsiz eylemlerdir. Vücudun bunları düzenli şekilde gerçekleştirebilmesi omurilik soğanının görevidir. İstemsiz eylemlerde aksama olmaması adına her zaman kontrol etmektedir.

Omurilik Soğanının Kalp Görevi

Omurilik soğanı darbe alırsa yaşam fonksiyonları son bulur çünkü insanın yaşaması için ihtiyacı olan her şey bu organ sayesinde gerçekleşmektedir. Omurilik soğanının görevlerinden biri olan kalp düzeni, yaşam için en önemli görevlerden bir tanesidir.

Kalp kaslarının sağlıklı şekilde çalışmasından kalbe giren çıkan kan oranına kadar her detay omurilik soğanı tarafından düzenlenmektedir. Kan pompalanması anında, kan damarlarının dengeli şekilde genişleyip yeniden büzüşmesi işlemi, kontrollü gerçekleşmektedir.

Kalp damarlarının birbiri ile koordineli şekilde genişlemesi, büzülmesi bir süre sonra yeniden milyonlarca kez aynı işlemi yapması omurilik soğanı sayesinde mümkün olmaktadır. Damarlarda yaşanabilecek en ufak aksaklık, kalbin dengesini alt üst edebilmektedir. Dolayısıyla kalp ve damar hastalıkları baş gösterebilmektedir.

Omurilik Soğanının İdrar Görevi

Omurilik soğanı birçok kişi tarafından yanlış tanınan bir organdır. Beynin yanında yer aldığı için yalnızca beyinle ilişkisi olduğu düşünülmektedir fakat görevleri bu kadar kısıtlı değildir.

Kalpten idrar torbasına kadar kontrol sağlayan bir organdır. İdrar torbasında biriken idrardan, boşaltım anına kadar her noktada söz sahibi olabilmektedir. İdrar torbasının çalışma düzenini denetleyen organ herhangi bir sorun yaşanması halinde beyne durumu iletmektedir.

İdrar torbasından sinirler aracılığıyla gelen bilgiler, omurilik soğanı tarafından aynı şekilde geri bildirmektedir.

Omurilik Soğanının Denge Görevi

Omurilik soğanının en önemli görevi ayakta durma eylemini sağlamasıdır. Kişinin ayakta dikilebilmesi için omurilik soğanı tüm vücudu koordine etmektedir. Denge kurma organı olarak da bilinme nedeni tam olarak budur.

Vücutta her şeyin yolunda gitmesi, omurilik soğanının sağlığına bağlıdır. Gördüğü en ufak bir darbede tüm vücudun denge düzeni alt üst olacaktır. Özellikle ayakta durmak, düz yürümek, el, kol ve bacak koordinesini sağlamak bu organla mümkündür.

Binlerce kişinin trafik kazalarında, kafa travmalarında kalıcı hasar alması bir daha ayağa kalkamaması omurilik soğanının hasar görmesinden kaynaklanmaktadır. Kişinin tüm vücudunun dengede kalması sağlıklı bir omurilik soğanı ile mümkündür.

Omurilik Soğanının Yutkunma Görevi

Gün içinde farkında olmadan binlerce kez yaptığınız ve son derece basit gibi görünen yutkunma işlemi, omurilik soğanı ile gerçekleşmektedir. Yutkunma eyleminin gerçekleşebilmesi için omurilik soğanı tükürük salgılarının çalışmasını sağlamaktadır.

Tükürük salgılarında azalma ya da çoğalma olduğunda gerekli önlemleri alan, denetleme ve düzen konusunda disiplini sağlayan omurilik soğanıdır.

Omurilik Soğanının Zarar Görmesi

Omurilik soğanı, insan vücudu için hayati bir noktada yer almaktadır. Zarar görmesi halinde yaşanabilecek en kötü durum ölümdür. Bu tarz bir ölümün, ani kafa travmalarında sık karşılaşılan bir durum olduğu bilinmektedir.

Omurilik soğanın zarar görmesi ölümle sonuçlanmadığında bacaklarda hasar kalabilmektedir. Sendeleyerek yürüme ve dengeyi kaybetme durumu çok sık yaşanabilmektedir. Özellikle sağ ve sol yönlere ayarsız şekilde sallanarak yürüme sorunu doğabilmektedir.

Omurilik soğanının hasar alması sonucunda vücudun devamlı titrediği görülmektedir. Kontrolsüz şekilde titreyen vücut, işlevini yerine getirmekte zorlanmaktadır.

Omurilik Soğanı Hasarında Duyu Kaybı

Omurilik soğanı hasar aldığında en sık görülen durumlardan biri de duyu kaybıdır. Kişinin görme, duyma ve konuşma duyularında ciddi kayıplar meydana gelebilmektedir. Duyu kaybı sonucunda kekeleme, duyma oranında azalma ve gözlerin herhangi birinde ya da ikisinde görme kaybı ortaya çıkabilmektedir.

Omurilik soğanının aldığı darbeye bağlı olarak dokunma, hissetme duyusunda da azalma olabilmektedir. Özellikle acı duyma hissi ciddi şekilde düşüş gösterebilmektedir.

Omurilik Soğanı Hasarının İlerleyen Kayıpları

Omurilik soğanı darbe aldığında, zedelendiğinde tedavi edilmesi mümkün değildir. Sinir sisteminde görülen hücre zedelenmesine bağlı olduğu için tedavisinin mümkün olmadığı bilinmektedir. Dolayısıyla kişinin vücudu yavaş yavaş tüm yetilerini kaybetmeye başlamaktadır.

Hasar alındıktan sonra ortaya çıkan kayıplar her geçen gün biraz daha ilerlemekte ve sonunda ölümle sonuçlanmaktadır.

Источник: https://bilgizma.com/omurilik-sogani-nedir/

Omurilik Soğanı Nedir Omurilik Soğanı Görevleri Nelerdir?

Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Beyin ile omurilik arasında omurilik soğanı olarak adlandırılan bir organ bulunmaktadır. Bu organ; omurilikten taşınan sinirsel uyarıların beyine taşınmasına, beyinden gönderilen tepkilerin ise omuriliğe aktarılmasında görevlidir. Bu organa omurilik soğanı denmesinin sebebi ise dış görünüş olarak soğana benzemesidir.

Sinirler; beyne iletilmek üzere omurilik soğanından geçmektedir. Omurilik soğanı; vücutta solunum, sindirim, çiğneme, idrar yapma, hapşırma ve yutma gibi istemsiz olarak gerçekleşen refleksleri kontrol eden bir merkez konumundadır. Omurilik soğanının bir diğer görevi ise; beyinde sol lobdan gelen sinirleri sağa; sağ lobtan gelen sinirleri sol loba göndermesidir.

Omurilik soğanının vücutta istemsiz yaşanan olayları kontrol ettiğini belirtmiştik. Bunun dışında; mide, kalp ve akciğer gibi organlarda biz kontrol etmeden çalışmaktadır.

Bu süreç ise; sinirlerin vücuttan beyine ve beyinden vücuda aktarımı omurilik soğanından çaprazlanarak geçmesi ile sağlanır.

Bu da aslında; vücutta neden beynin sol tarafının vücudun sağ tarafını; beynin sağ tarafının vücudun neden sol tarafını kontrole ettiğini açıklamaktadır.

Omurilik soğanı; bahsettiğimiz tüm bu hayati işlemleri kontrol ettiğinden ‘hayat düğümü’ ismini almıştır. Kafatasındaki bu hayati organın hasar alması ölüme kadar ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Omurilik Soğanının Görevleri

Beyin karmaşık bir organdır. Vücudunuzun yaptığı her şeyi kontrol eder ve düzenler. İnsan beyni bölümlere ayrılmıştır. Her bölüm, nefes alma, konuşma, görme ve benzeri çeşitli işlevlerden sorumludur. Beynin arka alt kısmında beyin sapı yani omurilik soğanı bulunur. Beyin sapının çok önemli görevleri vardır. Bu görevler şunlardır:

  • Ağızda tükürük salgılanmasını ve yutkunmayı kontrol eder,
  • Vücutta dengeyi sağlayarak kişinin ayakta kalmasını kontrol eder,
  • Vücutta hapşırma, öksürme, nefes alıp verme ve çiğneme gibi istemsiz gerçekleşen süreçleri kontrol eder,
  • Omurilik ile beyin arasında uyarıların iletilmesine yardımcı olur,
  • Vücutta solunum, boşaltım, dolaşım ve sindirim gibi sistemlerin devamlı olarak çalışmasını sağlar,
  • İdrar torbasının (mesane) çalışmasını ve zamanı gelince boşaltılmasını kontrol eder,
  • Kalbin atmasını ve kan damarları ile uygun olarak büzülmesini ve genişlemesini sağlar,
  • Omurilik soğanı nefes alma hızı, kalp atış hızınızı, kan basıncınızı, dolaşımınızı ve sindirim sistemi aktivitenizi düzenlemekten sorumludur. Bu aktivitelerin ne zaman başladığı, ne zaman durduklarını ve ne kadar hızlı gittiklerini kontrol eder. Omurilik soğanı ayrıca uyku döngülerinizin düzenlendiği yerdir.

Omurilik Soğanı Hasar Görürse Ne Olur?

Omurilik soğanının içinden geçen sinirler çeşitli nedenlerden dolayı hasar görürse, felç veya kas koordinasyonunun kaybı ile karşılaşabilirsiniz. Dokunma hissini kaybedebilir, baş dönmesi yaşayabilir.

veya yutkunmada zorluk çekebilirsiniz. Acı hissini ve sıcaklık değişimlerini algılayamayabilir, tespit edemeyebilirsiniz.

Bu bölgede sinirler kesişir, bu yüzden omurilik soğanının sağ tarafı yaralanırsa, vücudun sol tarafında çeşitli belirtiler ortaya çıkar.

Omurilik Soğanı Dejenerasyonu Nedir?

Omurilik soğan dejenerasyonu; omurilik soğanına bağlı gerçekleşen tüm faaliyetlerin zaman içinde kaybolmasına sebep olan bir hastalıktır. Bu durum; sinir sistemindeki hücre hasarına bağlı olduğundan tedavisi bulunmamaktadır. Ne yazık ki bu hastalığa yakalanan kişilerde durum günden güne kötüleşir ve kaçınılmaz olarak ölüm gerçekleşir.

Omurilik Dejenarasyonu Belirtileri Nelerdir?

  • Görme, duyma ve konuşma problemleri yaşanması,
  • Konuşmada zorlanma,
  • Vücutta denge kaybı sebepli yürümenin etkilenmesi; sallanarak yürüme ve zaman içinde yürüyememe,
  • Kalp kaslarının zayıflaması,
  • Kalp hastalıkları,
  • Vücutta istemsiz titreme ve bu titremelerin zamanla daha da artması,
  • Kaslarda yaşanan güçsüzlük sonucu kasların kullanılamaması,
  • Karaciğer hastalıkları,
  • Karaciğer hastalıklarına bağlı olarak şeker hastalığı meydana gelmesi,
  • Vücutta acı ve diğer hislerin zamanla daha da azalması.

Источник: https://selmasultan.com/omurilik-sogani-nedir-omurilik-sogani-gorevleri-nelerdir

Omurilik Nedir? Omurilik Ne demek? – Nedir.com

Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Omurilik soğancığının omurganın ortasındaki kanaldan geçen devamıdır. Omurilik soğancığı beynin tam altındadır. Uzantısı ise, omurların ortasındaki deliklerin meydana getirdiği kanal boyunca ilerler. Dışı fildişi, içi boz renklidir.

Üzerinde saçak biçimi sinirler bulunur. Vücutla beyin arasındaki teması sağlar. Ağırlığı 27 – 30 gram, çapı ortalama bir sm. dir. Biri öne, öteki arkaya bakan yüzünde iki oluk vardır.

Boz renkli kısım, iki oluğun ortasında, kanatlarım açmış bir kelebek görünüşündedir.

On tarafında hareket sinirlerinin, arka tarafında da duyu sinirlerinin kökleri bulunur. Reflekslerin merkezi de omuriliktir. Bu sayede beynin çalışmasını kolaylaştırır, yükünü azaltır. Merdiven çıkmak gibi alışkanlık hareketlerini de omurilik düzenler.

Beyin gibi omurilik de meninksler ismini alan (pia, arachnoidea ve dura) zarlar tarafından çevrilmiştir. Bu zarlar, beyin zarlarının devamıdır. Pia ve arachnoidea zarları arasında, beyin omurilik sıvısı bulunur.

Bu sıvı, beyindeki özel boşluklarda bulunan koroid ağları tarafından salgılanır ve özel kanallar vasıtasıyla omuriliğe ulaşır.

Merkezi sinir sistemiyle ilgili bazı hastalıkların teşhisinde bu sıvının alınıp incelenmesi büyük önem taşır. Bu sıvının alınması işine (lomber ponksiyon), halk arasında “belden su aldırmak” denir.

Omuriliğin enine kesitinde ortadaki gri maddeyi çevreleyen beyaz bir cevherin mevcudiyeti görülür. H harfi şeklindeki gri maddenin ön boynuzları vücudun ön tarafına, arka boynuzları da arka tarafına uzanır. Ön boynuzlar, vücudun hareketlerini sağlayan motör sistemle ilgilidir.

Arka boynuzlar da hissi sinirlerle ilgili olup, beyne hislerin iletilmesinde görevlidirler.

Omurilik, önden arkaya doğru hafifçe yassılaşmış bir silindir şeklindedir. Yetişkinlerdeki uzunluğu 44-46 cm kadardır. Kalınlığı 8-12 mm arasında değişmektedir. Toplam ağırlığı ise 25-30 gram kadardır.

Omurilik baştan sona kadar aynı kalınlıkta değildir. İki yerde şişkinlik gösterir. Bunlardan biri 3. boyun omuru ile 2. sırt omuru arasında; ikincisi ise 10. sırt omuru ile 2. bel omuru arasındadır.

Bu şişkinliklerden, alt ve üst uzuvlara giden sinirler çıkar.

Ak madde, omurilik boyunca uzanan sinir liflerinden meydana getirilmektedir. Bu lifler, vazifelerine göre belirli bir düzende seyrederler.

Omurilikten çıkan 31 çift sinir, baş ve boyunun bir kısmı dışında vücudun kaslarını sinirlendirir. Aynı zamanda buralardan kalkan hissi uyarıları beyne iletirler.

Her birinin içinde, motor liflerin seyrettiği bir ön kökü ve hissi liflerin bulunduğu bir arka kökü vardır.

Arka kökte bir sinir düğümü (gangliyonu) bulunur. İki kök birleşir ve omurlar arasındaki delikten çıkıp iki dala ayrılır. Bir dal vücudun arkasına bir dal da önüne gider.

Kol ve bacaklara gidecek sinirler, büyük sinir demetlerini (pleksusları) yaparlar. Omuriliğin bir vazifesi de çeşitli reflekslerin merkezlerini taşımasıdır.

Omurilik hastalıkları arasında yaralanmalar, tümörler, iltihaplar ve multipl skleroz hastalığı sayılabilir.

Omurilik omurgadan daha kısa bir yapıdadır. Bu özellik ise omurilikte yer alan alt segmentlerden ayrılan sinirlerin, omurlar arası delikten çıkmasına neden olmaktadır.

Bu olayla omuriliğin alt bölümünde at kuyruğuna benzer bir lif demeti oluşmaktadır.

Bu lif demeti belden omurilik sıvısı alma işleminde iğnenin spinal sinirleri zedelememesi adına, seçilebilecek en uygun bölge özelliğini taşımaktadır.

Omurilik organı, gelişmişliğe bakılmaksızın en ilkel omurgalı hayvanlarda dahi yer alan, canlıların hareketlerini ve çevreyle olan ilişkilerini bilinçsiz olarak sağlayan bir organdır.

 Yine omurilik organının yapısı incelendiğinde, bu organın enlemesine kesitinde kelebeğe benzer gri bir bölge bulunur ve bu bölgenin çevresi beyaz bir maddeyle kaplanmış bir haldedir. Bu çeşitli renklerde çeşitli sinir hücreleri bulunmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında motor ve duygu sinir hücreleri gri maddede yer alırken, motor ve sinir hücrelerinin akson adı verilen uzantıları beyaz maddede bulunmaktadır.

Akson adındaki uzantıların görevi ise, nöronların karşılıklı iletimini ve nöron hareketleri arasındaki koordinasyon görevini  sağlamaktır.

Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan ve doğuştan gelen ya da sonradan kazanılan refleks adındaki hareketler, omurilik organıyla alakalıdır. Çevreden adı reseptör olan hücrelerle bir çeşit uyarımlar alınır.

Bu uyarımlar, duyu sinirleri aracılığıyla omurilikteki arka köke ulaşır ve ön köklerden sinirlerin getirdiği bu uyarana cevap olarak, vücudun hareket organına iletilmesi için motor emirler iletilir.

Ve böylece refleks meydana gelmektedir.Ki bu olay saliseler içinde meydana gelen bir eylemdir.Bu eylem, günlük yaşamdaki hareketlerin çoğunu kapsar ve bu reflekslerin çoğu fark edilemez.

Vücudun en önemli organlarından birisi olan omurilik organı, beynin devamı konusundadır ve sempatik sinir sistemini oluşturmaktadır.

Refleksin de ana merkezi olan bu organ, zarar gördüğünde oldukça kalıcı ve ciddi rahatsızlar ortaya çıkmaktadır.

Sözlükte “omurilik” ne demek?

1. Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan sinirsel doku, murdarilik.

Omurilik kelimesinin ingilizcesi

n. spinal cord, spinal marrow

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Источник: https://www.nedir.com/omurilik

Omurilik Nedir, Ne İşe Yarar?

Organlarımız Omuriliğin Kontrolünde

Bel ağrısı dünyanın en berbat şeylerinden biridir. Belinize giren o bitmek bilmez ağrıdan kurtulmak için ne gerekirse yapmaya hazırsınız. Bel fıtığı hastalarının birçoğu beyin cerrahisine yönlendirilirler ve burada ameliyat olurlar.

Bel ile beyin cerrahisi ne alaka diye düşünüyorsanız. Vücudunuzun en önemli parçalarından biri olan omurilik ile tanışmamışsınız demektir. Bu yapı ensenizden başlar kuyruk sokumunuza kadar uzanır. Omurilik çevresel sinir sisteminin komuta merkezidir.

Neredeyse bütün vücut sinyalleri burada toplanır ve beyne iletilir.

Omurilik sinir liflerinden oluşan ince, uzun bir yapıdır. Ense bölgesinde beyin sapındaki omurilik soğanından başlar omurganın bel bölgesine kadar uzanır.

Merkezi sinir sisteminin iki bölümünden biri omurilik, diğeri beyindir. Omuriliğin uzunluğu erkeklerde ortalama 45 cm, kadınlarda 43 cm’dir.

Kalınlığı ise sabit bir şekilde kalmayıp boyun bölgesinde 13 mm civarındayken göğüs bölgesinde 6.4 mm’ye daralır.

Omurilik Beyin ve Beden Arasında Bir Köprüdür

Omuriliğin en önemli görevi beyinden vücuda ve vücuttan beyne duyu ve motor sinyallerin taşınmasıdır. Beden ve vücut arasında sinirsel bir köprü görevi görür.

Duyu nöronları ile algılanan iç ve dış duyusal sinyaller serebral kortekse omurilik üzerinden gönderilir.

Bu sinyaller işlendikten sonra benzer bir hat üzerinden kaslarla bağlantılı motor nöronlara emir gönderilir.

Birçok refleks omurilik tarafından beyinden bağımsız bir şekilde yönetilir. Örneğin sıcak sobaya eliniz değdiğinde hemen geri çekersiniz dimi? Çok nostaljik oldu galiba. Soba mı kaldı bu devirde, onu kalorifer peteği yapalım.

Bunun gibi pek çok refleks hayati öneme haiz olduğundan beyne danışmadan omurilikten yönetilir.

Yürümek gibi farkında olmadan yaptığımız ritmik hareketler de bel bölgesindeki omuriliğin merkezi şablon üreticileri (central pattern generators) tarafından yürütülür.

Omuriliğin Yapısı

Omuriliğin yapısı ile ilgili üstte kısa bir bilgi verdik. Bu yapı tıpkı beyin gibi üç tabakalı bir zar ile korunuyor. Dura, araknoid ve pia tabakaları omuriliğin her yerini sarar. Dura en dıştaki sert ve koruyucu tabakadır. Dura tabakası ile omurga kemikleri arasında epidural boşluk vardır. Bu alan yağ dokusu ile doludur.

Yağ dokusunun arasında bulunan kan damarları da omuriliğin beslenmesi için çok önemlidir. Duranın altında bulunan araknoid tabakası örümcek ağı gibi bir görünüme sahiptir ve dura gibi koruyucu bir role sahiptir. Araknoidin hemen altında bir boşluk vardır ve bu bölge beyin omurilik sıvısı ile doludur.

En içteki pia tabakası omurilikteki sinir liflerine en yakın kısımdır.

Omurilikte hem beyaz hem de gri madde bulunur. Hücre gövdelerinin bulunduğu bölgeler gri madde, aksonlardan oluşan sinir lifleri ise beyaz madde olarak adlandırılır.

Omuriliğin merkezinde yer alan gri madde kelebek şeklinde olup ara nöronların, motor nöronların ve glia hücrelerinin gövdelerinden oluşur.

Gri maddenin dışındaki beyaz madde neredeyse tamamen miyelinli motor ve duyu nöronlarının aksonlarından oluşur.

Omurilik 31 Bölümden Oluşur

Omurilikte 31 adet bölüm bulunur. Bunların 8 tanesi boyun bölgesinden yani servikal bölgeden çıkar. 12 tanesi göğüsteki torasik bölgesinde, 5 tanesi lumbar bölgesinde, 5 tanesi sakral bölgede ve 1 tanesi de koksigeal bölgede bulunur.

Fetüs halindeyken omurga hattı ile omurilik hattı aynı hızda büyür ve birbiri ile eş büyüklüktedir. Ancak doğumdan sonra omurganın büyüme hızı omuriliği geçer ve yetişkinlikte ciddi bir fark ortaya çıkar. Omurilik, omurgadan çok daha kısa kalır.

Omuriliği besleyen 3 temel atardamar vardır. Bunlar ön omurilik atardamarı (anterior spinal artery), sağ ve sol arka omurilik atar damarlarıdır (posterior arteries).

Omurilik bir ucundan diğer ucuna kadar bu atardamarlar sayesinde beslenir. Damarlar subaraknoid boşluğa uzanır ve buradan tüm omuriliğe dallanma yaparlar.

Aort ameliyatlarında bazen omuriliğe giden kan akışı kesildiğinden hastalarda parapleji oluşabiliyor. Parapleji vücudun belde aşağısının felç olmasıdır.

Omuriliğin Görevleri

Omurilik yukarıda dediğimiz gibi bütün vücuda dallanmalar yapar. Ellerimiz, ayaklarımız, iç organlarımız kısacası bütün vücudumuzdaki bilgiler omurilik vasıtasıyla beyne ulaşır. Duyu sinyalleri de beynin en çok dikkat ettiği bilgilerden biridir.

Şu an bu yazıyı yazarken kullandığım klavyenin tuşlarına basarken parmaklarım beyne sürekli bilgi gönderiyor. Farklı sinyal türleri omurilikte farklı yollar izleyerek beyne ulaşırlar. Dokunma, propriosepsiyon ve titreşim gibi duyu yolakları dorsal kolon-medial lemniscus yolunu kullanır.

Ağrı, sıcaklık gibi duyu sinyalleri anterolateral sistem üzerinden beyne aktarılır.

Omuriliğin en önemli görevi beyne gerekli bilgileri iletmektir. Bunların yanında yürümek gibi ritmik hareketlerin yönetimi de burada gerçekleşir. Yürürken bacak kasları sürekli olarak kasılıp gevşer.

Hiç farkına varmayız ancak bunlar çok koordineli bir şekilde gerçekleşir. Omurilikte yer alan merkezi şablon üretici nöronlar kasların sürekli kasılıp gevşemesini sağlayarak yürümemize imkan tanırlar.

Bunun yanında birçok refleks de beyinden bağımsız olarak omurilik tarafından icra edilir.

Omurilik Hasar Görürse Ne Olur?

Omuriliğin her bölgesi çok hassas olup buralarda meydana gelen hasarlar genellikle kalıcı sorunlara neden olur. Kaslarınız eskisi kadar güçlü çalışmayabilir, belki hiç çalışmayabilir ve felç olabilirsiniz.

His kaybı yaşayabilirsiniz, hasarın olduğu bölgeden aşağısında sıcaklık, dokunma veya başka duyularınız kaybolabilir.

Omurilik hasarı hastalarda hem fiziksel olarak hem de zihinsel, duygusal ve sosyal olarak ciddi etkiler yaratabiliyor.

Son yıllarda özellikle kök hücre yöntemleri ile omurilikteki hasarların tedavisinin önü çok açıldı. Omurilikleri zedelenerek belden aşağısı felç bırakılan farelerin hasarlı bölgelerine kök hücre nakilleri yapıldı.

Kök hücre nakledilen fareler birkaç ayda yürüme becerilerini tekrar kazandılar. İlerleyen yıllarda insanlarda da bu tür rahatsızlıklar tedavi edilebilecek. Ülkemizde de Erdal Karaöz bu konuda ciddi çalışmalar yürütüyor.

Omurilik Hasarının Belirtileri

Trafik kazası gibi bir nedenle omuriliğinizin bir kısmı zarar görebilir. Böyle durumlarda kaslarınızı kontrol etme becerinizi yitirebilir ve duyu kaybı yaşayabilirsiniz.

Hasarın boyutu omurilikte hangi bölgenin zedelendiğine ve zedelenmenin şiddetine bağlıdır. Vücudunuzdaki hiçbir kası oynatamıyorsanız tam bir kayıp yaşamışsınız demektir. Bazı kasları oynatabiliyorsanız kısmi kayıp yaşamışsınızdır.

Doktorlar öncelikle tam veya kısmi kas kaybı yaşayıp yaşamadığınızı kontrol ederler.

Omurilik hasarlarının birçoğu felç ile sonuçlanır. Felcin farklı çeşitleri vardır. Hangi kas gruplarının ve vücudun hangi bölgelerinin kullanılamadığına göre isimlendirilir.

Tetrapleji kolların, ellerin, bacakların, gövdenin ve pelvik organlarının kullanılamamasıdır. Paraplejide hasta gövdenin, bacakların ve pelvik organlarının hepsini veya bir kısmını kullanamaz.

Hemiplejide vücudun sağ veya sol kısmını kullanamazsınız.

Hemipleji (Yarı Felç)

Omuriliğiniz zedelendiğinde hareket kaybı yaşamanız çok olasıdır. Bunun yanında duyularınız eskisi gibi çalışmayabilir, sıcağı veya soğuğu hissedemeyebilirsiniz.

İdrarı tutamama, reflekslerde aşırılık, cinsel istekte değişiklik, solunum güçlüğü, vücutta ağrı, uyuşukluk da görülebilecek belirtilerdendir. Bir kaza sonrası bu belirtileri yaşıyorsanız bir doktora görünmenizde fayda var.

Bazı ciddi omurilik hasarları pek açık bir şekilde kendini göstermez. Bir hekimin muayenesi her zaman daha gerekli ve önemlidir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

Источник: https://sinirbilim.org/omurilik/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.