Orta Kulak İltihapları, İşitme Kaybına Yol Açabiliyor

İşitme kaybı sinsice ilerler!

Orta Kulak İltihapları, İşitme Kaybına Yol Açabiliyor

Gerek eğlence yerlerinde gerekse kulaklıkla müzik dinlerken aşırı yüksek sese maruz kalmak ciddi tehlere davetiye çıkarıyor. Uzun dönemde olabileceği gibi ani işitme kaybına da yol açabiliyor.

Yüksek sesle müzik dinlemekten orta kulak enfeksiyonlarına, annenin hamilelikte kullandığı ilaçlardan kulak çubuğunun yanlış kullanımına dek birçok faktör işitme kaybına yol açabilir. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr.

Emrah Emre, işitme kaybı ve tedavisine yönelik önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu.

Ülkemizde milyonlarca işitme engelli ya doğuştan gelen ya da sonradan gelişen nedenlerle duyma yetisinden mahrum. Günümüzde giderek yaygınlaşan yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı da işitme kaybına davetiye çıkarır.

Müziğin gerek eğlence yerlerinde gerekse kulaklıkla çok yüksek sesle dinlenmesi uzun dönemde işitme kaybına yol açabildiği gibi ani işitme kaybına da neden olabilir. Uzun süre yüksek ses ve basınca maruz kalındığında iç kulakta duymamızı sağlayan duyu hücreleri tahrip olur.

Bu durumun sık tekrarlanması durumunda geri dönülemez hasarlar meydana gelebilir. Öte yandan kulaklığın tıkacı kulağın içindeki kiri zarın üzerine itip orada topaklanmasına yol açtığından bu da zamanla işitme güçlüğü doğurabilir. Kulak çubuğu da işitme kaybına yol açabilir.

Kulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Ama kulak çubuğunun yanlış kullanılması ile kulak kirlerine müdahalede bulunulur. Kulak kirlerinin zarın üzerinde birikmesi birçok sorunun yanında işitme kaybına da yol açabilir.

Hamilelikte ilaç kullanımına dikkat!
Genetik faktörlerin yanı sıra yüksek ateşli hastalıklardan orta kulak iltihaplarına, diyabetten hipotiroide birok hastalık işitme kaybına neden olabilirken; annenin hamilelik döneminde kullandığı bazı ilaçlar, geçirdiği hastalıklar, sigara, alkol kullanımı, doğum sırasında komplikasyonlar ve doğum sonrası ateşli hastalıklara bağlı geçirilen havale de bebekte işitme kaybına yol açabilir. Anne adaylarının mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının takibinde olması gerekir. Bu dönemde aşılarının tamamlanması önemlidir. Örneğin; kızamıkçık aşısı olmamış bir anne adayına öncelikle aşı uygulaması yapılması gerekir.

'Kulağım çınlıyor' deyip geçmeyin!

Genetik yatkınlığı olanlar, yüksek sese sürekli maruziyeti bulunanlar ve işitme sinirlerinin yaşla birlikte yıpranması nedeniyle yaşlılar işitme kaybı açısından daha riskli grubu oluşturur.

Ani işitme kaybı da günümüzde sıklıkla meydana gelebilir. Ani işitme kaybı yüzde 90 oranında nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Ani işitme kaybı gelişen hasta, etkilenen kulağında işitme kaybının yanı sıra uğultu, tıkanıklık, günlerce süren kulak çınlaması ve baş dönmesi de hissedebilir.

Bu olguların bir kısmının kendi kendine iyileşebildiği bilinse de ilk iki hafta içerisinde tedavisine başlanmayan hastalarda iyileşme şansının daha düşük olduğu ortaya koyulmuştur.

Bu nedenle bu olgular ihmal edilmemeli örneğin ‘kulağım çınlıyor’ deyip geçilmemeli, mutlaka zaman kaybetmeden kulak, burun ve boğaz hastalıkları uzmanına danışılmalıdır.

Çocuğunuzda bu belirtiler varsa..

Günümüzde her yenidoğana işitme kaybı olup olmadığını tespit etmek amacıyla tarama testi yapılır. Yine ülkemizde Sağlık Bakanlığı yoğun bakımda kalan her bebeğe kalış nedenine bakmaksızın BERA testini zorunlu tutuyor.

Bu özellikle yoğun bakıma gereklilik gösteren ve aynı zamanda işitmeye de zarar verebilen hastalıklarda, işitme kaybının erken tanısı açısından önemlidir.

Bu dönemden sonra yüksek ateşli hastalık, beyin zarı iltihabı, kulak iltihapları veya genetik bozukluğa bağlı işitme kaybı gelişebilir.

İşitme kaybı sinsice gelişen bir hastalık. Burada işitme kaybının geliştiğine dair dikkat edilmesi gereken başlıca unsurları şöyle sıralayabiliriz;

  • Bebeğin yüksek seslere tepki vermemesi,
  • Seslendiğinde cevap alınamaması,
  • Televizyonu yüksek sesle dinlemesi,
  • Konuşmada gecikmesi,
  • Kulaklarda sürekli kötü kokulu, sarı renkte akıntı gelmessi.

Bunların fark edilmesi durumunda hemen bir kulak, burun ve boğaz hastalıkları hekimine başvurulmalıdır.

Koklear implant umut veriyor

İşitme engellilerin hayatına ses veren sistemin adı, “koklear implant”. Ülkemizde 90’lı yılların ortasında yaygınlaşan ve işitme engellilerin karşısındakini görmeden telefonda duyup konuşabilmesini de mümkün kılan bir sistem.

Koklear implant iç kulaktaki işitme organının bir elektrot ile direkt uyarılması esasına dayanır. Birçok farklı frekansın uyarılabilmesi nedeniyle normal işitmeye yakın bir ses duyulabilir.

Hastanın işitme kaybının ne zaman olduğu ve dil gelişiminin hangi aşamasında kayıp yaşadığı koklear implant uygulaması sonrası dil gelişimini önemli derecede etkiler. Koklear implant 1 yaş itibariyle takılabilir.

Bu nedenle işitme kaybı saptanan ve dil gelişimi başlamamış olan çocuklara en kısa sürede koklear implant takılması gerekir. Bu sayede çocuğun sağlıklı işiten bir bireyin dil ve zeka gelişimi ile eşdeğer gelişim göstermesi mümkün olur.

İlginizi çekebilir:

İşitme kaybı değerlendirmesinde kullanılan üç test
İşitme kaybının derecesi nasıl ölçülür?
Bebeklerde işitme kaybı nasıl teşhis edilebilir?

VİDEO: Çocuğun geç konuşması işitme problemi belirtisi olabilir

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/isitme-kaybi-sinsice-ilerler

Çocuklar işitme kayıpları ve sebepleri

Orta Kulak İltihapları, İşitme Kaybına Yol Açabiliyor

Küçük çocuklarda işitme kaybının en sık nedeni kulak iltihapları olup, işitme kayıplarıyla seyredebilir.

Otitis media (kulak iltihabı) genellikle kulak zarı arkasında, orta kulak denilen bölgede sıvı birikmesi ile karakterize bir iltihaptır. Bulgular, durumunun ciddiyeti, sıklık ve hastalığın süresi değişkendir.

Ağrı ya da ateş olup veya olmadan , sadece işitme de hafif bir azalma söz konusuyken, kulakta biriken sıvı akışkan özellik de iken, iltihap sık tekrarlar hale gelirse sıvı karakteri kalın zamk kıvamına benzer hal alır ve işitme ile ilgili sıkıntıları beraberinde getirir. Buda kalıcı işitme kayıplarına zemin hazırlayabilir.

Orta kulak iltihaplarının (otitis media’nın) çocuklarda sık görülmesi sebebi nedir ?

Otitis media bebeklerde ve küçük çocuklarda en sık görülen hastalıktır. Çocuklar ın yüzde yetmiş beşi üç yaşına kadar en az bir kez orta kulak iltihabı geçirmektedir. Östaki borusu, orta kulak ve burun arkasında bir kanal olarak kulağa hava geçişini sağlayan bir kanaldır.

Çocuklarda anatomik olarak şekillenmediği için mikropların orta kulağa bu yolla kolayca erişmesi anlamına gelir. İlerleyen yaşlarda kulağa mikropların geçişini engelleyecek anatomik şekillenmesini yapar ve doğal bariyer oluşturur. Çocuklardaki bu yapı nedeniyle daha kolay orta kulakta enfeksiyonları oluşur.

Beraberinde geniz eti varsa kanal fonksiyon yapamaz hale gelir. Bloke olur.

Orta kulak iltihapları (otitis media), nasıl işitme kaybına neden olabilir?

Orta kulakta üç küçük kemik zarı gelen sesi iç kulağa titreşimlerle taşır. Sıvı orta kulağı doldurmuşsa titreşim yeterince olamayacak sesin yeterli iletimi sağlanamayacaktır. Bu durumda konuşma sesleri boğuk duyulur veya yeterince duyulmaz. Sonuçta hafif, hatta orta işitme kaybı olabilmektedir.

Genellikle, buna bağlı işitme kaybı geçicidir. Ancak kulak ta otitis media tekrar tekrar oluştuğunda, kulakta hasara, hatta işitme sinirinde ve kemiklerde problemler yaratarak kalıcı işitme kaybına neden olabilir.

Kulak iltihabından başka nedenler , işitme kayıplarına bağlı Konuşma ve dil sorunları oluşturabilir mi ?

Çocuklar çevrelerindeki konuşmaları dinleyerek dil gelişimini sağlamakta ve konuşmayı öğrenmektedirler. Yaşamın ilk birkaç yılı bu gelişme için özellikle önemlidir. İşitme kaybı varsa, çocuğun dil gelişimi yeterice sağlanamaz.

Kulakta iltihap olmaksızın toplanan sıvı genellikle ağrı ve ateş gibi belirtiler vermez, Kulakta iltihap olmadan gelişen bu durum özel bir sorun oluşturur. Bu nedenle, haftalar ve hatta aylar süren Bu süre boyunca, çocuğun konuşma ve dil gelişimi etkilenebilir.

Çocuğumun otitis media olup olmadığını nasıl anlayabilirim?

Anne ve babalar çocukta hiçbir ağrı yada ateş olmasa bile kulakta kronik veya tekrarlayan sıvı belirtileri arayabilir

Bu durumu belirten bazı işaretler vardır:

  • Dikkatsizlik
  • Televizyon veya radyoyu Normalden daha yüksek sesle dinlerler.
  • Sesleri Yanlış anlama
  • İlgisizlik veya duymamazlık
  • Açıklanamayan sinirlilik vardır
  • Kulaklarını Çekme veya kulak cildinde tırnak yaralanmaları

Bu özel belirtilerden biri veya birkaçı varsa anne –baba bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalıdır.

Konjenital (doğuştan) nedenler

Konjenital terimi doğuştan işitme kaybı yani doğumda mevcut olduğunu anlamındadır. Bu kalıtsal işitme kaybı , diğer faktörler nedeniyle ya rahimde (prenatal) veya doğum sırasında ortaya çıkar.

Genetik olarak Anne veya babada işitme kaybı varsa ve dedelerden birinde de bu durum söz konusuysa ,Çocuğa genetik işitme kaybı olma olasılığı en az % 50 den fazladır. (otozomal dominant işitme kaybı )

Aile normal işitmeye sahip fakat geni taşıyorsa işitme kaybı olma olasılığı çocukta %25 dir (otozomal resesif işitme kaybı)

Her iki ebeveynde normal işittiğ halde biri çekinik gen taşıyorsa . Bu durumda çocuklarında işitme kaybı görülme olasılığı% 25'tir.

X kromozonuna bağlı işitme kaybında, anne taşıyıcı gene sahiptir ve bu erkek çocuklarda görülür.

Bazı genetik hastalıklarda vardır, hangi, işitme kaybı bilinen özelliklerinden biridir. (Usher sendromu (otozomal resesif), Treacher Collins sendromu (otozomal dominant), Crouzon sendromu (otozomal dominant) ve Alport sendromu (X'e bağlı) , Down senromu.)

Konjenital işitme kaybının diğer nedenleri kalıtsal değildir. Doğum öncesi geçirilen enfeksiyonlar, hastalıklar, hamilelik veya doğum sırasında anne tarafından tüketilen toksik maddeler ce meydana gelir. Bu koşullar genellikle hafif dereceden derine değişen işitme kaybına neden olabilir.Beli başlı sebepler şunlardır;

  • Kızamıkçık
  • virüs enfeksiyonları (sitomegalovirüs ve herpes simpleks virüsü )

Kan uyuşmazlığı (kandaki rh faktörü ile ilişkili komplikasyonlar)

  • Erken doğum
  • Maternal diabet
  • Gebelik zehirlenmesi ( toksemisi )
  • Oksijen yetersizliği (anoksi)

Sonradan oluşan nedenler

Doğumdan sonra görünen Kulak enfeksiyonlarına bağlı (otitis media) işitme kayıpları.

Ototoksik (işitsel sisteme zararlı) ilaçlar

Menenjit, Kızamık, Ansefalit, Suçiçeği, Grip, Kabakulak, gibi hastalıklar, Kafa travması, Gürültü maruziyeti

Otitis media komplikasyonları

Otitis media tedavi edilmezse, süreklilik arz ederse kalıcı işitme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Enfeksiyon tedavi edilmezse, bu orta kulak iltihabı , beyin dahil kafanın diğer bölümlerine yayılabilir. Beyin iltihabına (Menenjit ) neden olabilir.Sürekli orta kulakta sıvı birikmesi sonucu işitme azaltılabilir, işitme kayıpları kalıcı olabilir.

Sık olan kulak enfeksiyonlarının neden olduğu işitme kayıpları konuşma gecikmesi ve güçlüğü oluşması riskini artırarak, çocuğun dil ve konuşma gelişimi kötü etkileyebilir.

Tekrarlayan kulak iltihapr (rekküren otitis media)

Eğer orta kulakta iltihap altı aylık dönemde üç veya daha fazla ya da bir yıl içinde dört veya daha fazla, tekrarlayan kulak iltihabı olursa Rekürren otit adını alır . Otitis media tekrar tekrar oluştuğunda, kulakta hasara, hatta işitme sinirinde ve kemiklerde problemler yaratarak kalıcı işitme kaybına neden olabilir.

Ne gibi durumlar tekrarlayan kulak iltihabına zemin oluşturur,

  • Özellikle altı aylıktan önce kulak iltihabı olması ( ilk atağın erken yaşta olması)
  • Emzik kullanımı
  • Yuvaya gitme
  • Pasif sigara içiciliği (ailelerin çocuk yanında sigara içmeleri)
  • 10 günden fazla süren kulak iltihabı atağı
  • Erkek olmak
  • Baş ve yüz anomalileri
  • Yüz yukarı yatar pozisyonda besleme
  • Üç ay dan az anne sütü almak

Müzmin akıntılı orta kulak iltihabı ( kronik süpüratif otitis media = ksom)

KSOM ,İlk geçirilen kulak iltihabına bağlı orta kulak ta kalıcı bir akıntı olur. Kulağından akıntı iki hafta veya daha uzun süre devam ederse KSOM tanısı konabilir.

Bu durumda kulak zarı delinmesi kalıcı hale gelirse , kalıcı işitme kaybı ve çocuklarda dil gelişimi ile ilgili sorunlara yol açabilir.

KSOM tedavi edilmezse, enfeksiyon kafanın diğer kısımlarına yayılabilir:Kulak ilihapları ve bu sebepten dolayı gelişen işitme kayıpları mutlaka bır Kulak burun boğaz uzmanı tarafından takip edilmelmesi gerekir. İleride doğabilecek ciddi sonuçları ve komplikasyonları anca bu şekilde önlenebilir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Aşağıdaki resimleri yıklayarak videoları izleyebilirsiniz

Источник: //www.ahmetsirin.com/tr/icerik/87/cocuklar-isitme-kayiplari-ve-sebepleri

Akut Kulak İltihapları

Orta Kulak İltihapları, İşitme Kaybına Yol Açabiliyor

Kulak  zarının arkasında bulunan ve normal şartlarda hava ile dolu olan boşluk “ orta kulak ” olarak adlandırılmaktadır. Orta kulaktaki basınç havanın  kulak  mukozası tarafından emilmesine bağlı olarak negatif yönde olma eğilimindedir.

Yutkunma sırasında açılan Östaki kanalı yolu ile genizden hava alınarak  orta kulak  basıncı ortam basıncı ile eşitlenir.  Zarın her iki tarafındaki basınç eşitlendiğinde zar sesin en iyi iletildiği tam esnek hale gelir.

Orta kulaktaki basınç azaldığında sesin iletilmesinde de sorunlar oluşmaya başlar.

Bu durum genellikle orta kulağı genze bağlayan Östaki kanalının fonksiyonlarında oluşan bozulmaya bağlı olarak gerçekleşir.

Östaki kanalının temel fonksiyonları orta  kulak  basıncını kontrol etmek ve  orta kulak  mukozasının salgılarının boşaltımını sağlamaktır.

Küçük çocuklarda hem kısa hem de düz olan Östaki kanalının fonksiyonel problemleri daha sık izlenir. Kanal yedi yaşından sonra normal fonksiyonlarını sağlayacak bir anatomiye kavuşuyor.

Normal İşitme

Normal duyma için orta kulak yapıları ve kulak zarının dış kulak kanalından kulak zarına gelen sesleri iç kulağa iletmeleri gerekir.

Dışarıdan gelen ses dalgası dış kulak yolundan geçerek elastik bir yapı olan kulak zarına çarptığında zarı titreştirir, orta kulaktaki kemikçikler bu titreşime katılırlar.

Böylece ses dalgaları iç kulağa kadar ulaşarak buradaki sinir hücrelerinde elektriksel sinyallere dönüştürülür ve sinirlerle beyindeki işitme merkezlerine iletilirler.r.

Orta Kulak Enfeksiyonu Nedir?

Orta kulak enfeksiyonları kulak zarının arkasında yer alan orta kulak boşluğunda oluşan iltihaplardır. Orta kulakiltihaplarında etken genellikle virüsler ya da bakterilerdir.

 Orta kulak iltihapları sıklıkla yakın zamanda geçirilmiş bir soğuk algınlığı veya alerjik bir problem nedeni ile orta kulak havalanmasını sağlayan östaki kanalı fonksiyonunun bozulmasını takiben meydana gelir. Tek ya da her iki kulak aynı anda etkilenebilir.

 Küçük çocuklarda orta kulakanatomik gelişimini tam olarak tamamlamamış olduğundan östaki kanalı fonksiyonlarındaki ve anatomisindeki farklılıkların etkisi ile kulak enfeksiyonu daha sık görülür.

Özellikleri;

  • Beş yaşının altındaki çocuklarda,

  • Erkeklerde

  • Biberonla beslenen bebeklerde,

  • Yuvaya giden çocuklarda,

  • İyi havalanmayan kalabalık ortamlarda bulunan ve sigara dumanına maruz kalan çocuklarda orta kulakenfeksiyonları daha sık görülür.

Orta kulak enfeksiyonları daha az sıklıkta olmakla birlikte, ergenlik çağında ve erişkinlerde de görülmektedir.Çocuklarda en sık görünen orta kulak iltihapları seröz / efüzyonlu otitis media ve akut otitis mediadır.

Normal olarak her yutkunmada kısa bir süre açılarak orta kulak basıncını ayarlayan östaki borusu fonksiyonlarının viral, bakteriyel enfeksiyonlar ya da alerjik reaksiyonlar gibi nedenlerle bozulması en önemli sebeptir.

Sonuçta orta kulak havalanamaz ve kulak salgılarının birikmesi ve havanın mukozadan emilmesi ile oluşan negatif basınçla dokulardan sıvı çekilmesi sonucu orta kulak sıvı ile dolar (seröz otit).

Uzun süren negatif basınca bağlı olarak mukoza salgısının koyulaşması sonucunda ise daha kronik bir tablo olan sekretuar otitis media oluşur.

Kulak zarı bu sıvı yüzünden gerektiği gibi titreyerek ses dalgalarını iletemez ve çocukta işitme kaybı oluşur. Bu hafif işitme kaybı çocuğun davranışlarında çeşitli değişmelere yol açar: Bu problemin kronikleşmesi ise çocuğun zihinsel gelişiminde ve konuşmaya başlamasında gecikmeye yol açabilir. İşitme kaybı olan çocukta gözlemlenen başlıca bulgular şunlardır;

  • Televizyonun sesini çok açar ya da televizyonun çok yakınına oturur.
  • Söylenenlere, tam işitemediği için hemen cevap vermez veya hiç aldırış etmez.
  • Okulda öğretmenin söylediklerine ilgisi azalır, derslerinde başarısızlık başlar.
  • Okuldaki tembel çocuklarda orta kulak sıvısı ve işitme kaybı mutlaka araştırılmalıdır
  • Özellikle “s” “z” gibi sessiz harflerin iyi duyulmamasına bağlı olarak konuşma bozuklukları meydana gelebilir.

Seröz Otitin Sebepleri

  • Geniz etinin büyüyerek genzi doldurması (adenoid hipertrofisi)
  • Burun ve sinüs enfeksiyonları
  • Akut orta kulak iltihapları
  • Alerji, bağışıklık sistemi yetmezliği
  • Daha nadir olarak östaki kanalı fonksiyonunu etkileyen tümörlerdir.

Seröz Otitin Tanısı

Seröz otit sessiz bir hastalık olup genellikle ateş, kusma, ağrı gibi bariz şikayetlerle ortaya çıkmaz. Tanısı sıklıkla geniz etine bağlı şikayetler nedeni ile yapılan muayenelerde ya da işitme kaybından şüphelenilmesi sonucunda muayenede konur.

Kula zarı matlaşmış, kalınlaşmış ve üzerinde damarlanma artmıştır. Problemin süresine bağlı olarak zarda çekilmeler, orta kulak yapılarına doğru yapışmalar, koyu renk değişiklikleri olabilir. Hasatlık sıklıkla iki kulağı birden etkiler.

 Tek taraflı seröz otitlerde ise işitme kaybı fark edilemeyebilir ancak bu hastalarda denge merkezinin etkilenmesine bağlı olarak dengesizlik, sportif aktivitelerde zorlanma, yürümede zorlanma gibi bulgular görülebilir. Tanıya yardımcı test olarak orta kulak basıncı ölçümü, işitme reflekslerinin ölçümü ve uyum sağlayabilen çocuklarda işitme testleri yapılır.

İşitme kaybı iletim tipidir. Nadiren orta kulaktaki mikroorganizmaların salgıladıkları maddelere bağlı sinir tipi kayıp gelişebilir.

Seröz Otitin Tedavisi

Başlangıçta antibiyotik tedavisi uygulanır. Beraberinde mukoza şişliğini azaltan, mukus kıvamını incelten ilaçlar kullanılabilir. Alerji tanısı olan hastalarda anti alerjik tedavi eklenmelidir. Sakız çiğnemek ve balon şişirmek gibi aktiviteler östaki kanalının fonksiyonuna yardımcı olabilir.

Özellikle seröz otit ile beraber sık tekrarlayan akut otit atakları olan ve kreşe gitmekte olan çocukların 1 ay kadar bu ortama gönderilmemesi uygun olabilir. Biberonla beslenen çocuklarda beslenmenin yarı oturur pozisyonda yapılması tavsiye edilmelidir.

Hastalığın sonbahar, kış dönemlerinde artan viral enfeksiyonlara paralel olarak sık görülmesi göz önüne alınarak tedavi planlamasında değişiklikler yapılabilir. Yaz dönemi öncesinde tıbbi tedaviden başarı şansı artarken kış döneminde bu oran azalmaktadır.

Altı sekiz haftada uygulanan tedavilerin başarılı olmaması aynı zamanda 20-25 dB üzerinde işitme kaybı olması durumunda cerrahi tedavi tercih edilir. Kulak zarında incelme, çökme, cepleşme var ise, sinir tipi kayıp oluşmuşsa ya da denge bozukluğu başlamışsa doğrudan cerrahi tedavi seçilebilir.

Cerrahi tedavide kulak zarına havalandırma tüpü takılır, takiben işitme kaybı hemen iyileşir. Ek olarak geniz eti ve lüzumu varsa bademcikler alınabilir.

 Havalandırma tüpü, çocuklara genel anestezi altında uygulanır, kulak zarında genellikle 6-12 ay kalır ve sonra kendiliğinden düşer ya da doktor tarafından alınır. Bu tedavilerle hastaların büyük bölümü tam olarak iyileşir.

 Nadiren tekrarlayan tüp uygulamaları ya da kalıcı tüp tatbiki gerekebilmektedir. Özellikle tekrarlayan seröz otit şikâyeti olan çocuklarda alerji, immün sistem fonksiyonları değerlendirilmelidir.

Kulak zarına tüp takılmış çocukların suyun temiz olduğu bölgelerde bir metreden fazla dalış yapmadıkları sürece denize girmelerinde genellikle sakınca yoktur, ancak özellikle yüzme havuzlarında ve sabunlu su ile duş ya da banyo yaparken vazelinli pamuk ya da uygun bir   kulak   tıkacı ile dış   kulak   yolu kapatılarak suyun tüpten orta kulağa girmesi önlenmelidir.

Akut Orta Kulak İltihabı

Akut orta kulak iltihapları genellikle bir bakteri veya bir virüs tarafından oluşturulur. Çocuklarda kısa olan östaki kanalı yoluyla bu ajanlar kolaylıkla boğazdan orta kulağa taşınırlar.

 Orta kulağa bir kez ulaşan mikroplar burada yerleşir ve ürer bu ise hem orta kulağı döşeyen hem de yakın ilişkide olan östaki kanalının içinde uzanan mukozanın şişmesine yol açar. Bloke olan tüp nedeniyle orta kulak havalanamaz, mevcut havanın emilmesi ile basınç düşer ve kulak zarı içe doğru çekilir. Esnekliğini kaybeden zarın ses iletimi düşer.

Diğer taraftan içeride bulunan ya da negatif basınç etkisi ile genizden çekilen mikroorganizmaların neden oldukları iltihaplı sıvı orta kulakta birikerek zarı dışa doğru iter.

Muayenede erken dönemde kulak zarı kırmızı, ödemli veya balon gibi şişmiştir. Orta kulak iltihap doludur. Zar iltihap etkisi ile bir noktadan incelip delinince orta kulaktaki sıvı dışarı akarak kulak akıntısını oluşturur. Bu dönemde ateş ve ağrı şikâyeti nispeten azalır. Uygun tedavinin yapılmaması hastalığın ilerleyerek komplikasyonların görülmesi ile sonuçlanabilir.

Akut Orta Kulak İltihabının Sebepleri

  • Östaki borusu fonksiyonunun bozulması

  • Orta kulakta bakterilerin çoğalması
  • Burun ve sinüslerin hastalıkları
  •  Diğer üst solunum yolu hastalıkları
  • Alerji
  • Bağışıklık sistemindeki yetmezlik
  • Kan yolu ile enfeksiyonun kulağa gelmesi (nadir) olabilir

Hastalığın Tanısı

Orta kulakta hızla başlayıp ilerleyen bir iltihap olayıdır. Kulak ağrısı, ateş, kusma, iştahsızlık, kulak tıkanması, akıntısı veya işitme kaybı, bebeklerde kulaklarını çekiştirme gibi şikayetler görüldüğünde derhal bir kulak burun boğaz uzmanına gitmeniz önerilir.

Böyle bir durumda enfeksiyon tanısı konularak tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak önemlidir.

Eğer çocuğunuzun kulağında bir sorun olduğu düşünülüyorsa her iki kulak zarı da muayene edilmeli gerekli testler yapılmalıdır. Tedavi ile ilgili yaklaşım muayene ve testlerin sonuçları ve çocuğunuzun genel sağlık durumuna göre planlanır.

Muayene Bulguları

Bademcikleri büyük olan çocuklarda genellikle östaki kanalının boğaza açılan ağzının hemen etrafına yerleşen geniz eti de büyüktür ve östaki kanalının fonksiyonunu yapmasını olumsuz etkiler. Bazı durumlarda ise havadan gelen mikropların burada tutulması ve östaki kanalı aracılığıyla orta kulağa iletilmesi mümkündür.

 Geniz etinin kulakiltihaplarında çok önemli yeri vardır. Bir orta kulak probleminden şüphelenildiğinde kulak zarlarının, burun, boğaz ve geniz etinin muayene edilmesi gerekir. Geniz eti muayenesi özellikle sık enfeksiyon geçiren ve kronik burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma ya da horlama şikayeti olan çocuklarda önemlidir.

Tedavi

Çoğu çocuk ilk iki yaşında en az bir defa orta kulak enfeksiyonu geçirir. Enfeksiyonun sıklığı ve enfeksiyonların aktif olduğu süre tedavinin belirlenmesinde rol oynar. Akut otit tedavisinde en az 10 gün antibiyotik kullanılmalıdır.

Günümüzdeki ilaçlarla antibiyotik öncesi yıllarda iltihabın orta kulaktan komşu organlara yayılması sonucu oluşan yüz felci, işitme kayıpları, kafa içi enfeksiyonlar, menenjit ve beyin apseleri gibi çok ciddi sonuçlar nadiren izlenmektedir

Tedavide uygun bir antibiyotik ile birlikte ateş düşürücü, ağrı kesici, mukoza şişliğini azaltıcı ilaçlar kullanılır. İyileşme süreci takip edilmelidir. Pek çok çocukta ilaçla tedavi ve risk faktörlerinin ortadan kaldırılması tedavi için yeterlidir. Antibiyotik tedavisi ile şikâyetler ilk 24-48 saatte önemli ölçüde azalmalıdır.

Orta kulaktaki sıvının boşalarak işitmenin tam olarak düzelmesi çoğu kez 8-12 günde gerçekleşirse de bazen altı haftaya kadar uzayabilir. Eğer biriken sıvı kronikleşirse uzun süreli takip hatta cerrahi müdahale gerekebilir.

Çocuklarda orta kulak sıvısının kronikleşmesi (seröz otit, sekretuar otit) riskini artıran başlıca faktörler;

  • Yuva veya kreş gibi kalabalık, havasız ortamlar,
  • Alerjik bünye,
  • Sigara dumanı ile temas
  • Geniz etinin büyümesi
  • Sık üst solunum yolu enfeksiyonları olarak sayılabilir

Cerrahi Tedavi

Bazı durumlarda ilaçla tedavi orta kulak problemlerini kontrol altına almakta yeterli olmayabilir. Eğer orta kulaktaki sıvı ardışık tedavilere rağmen kaybolmuyor ve beraberinde işitme kaybına ve/veya kulak zarında çökmeye neden oluyorsa cerrahi yöntemlere başvurmak gereklidir.

Sık tekrarlayan akut orta kulak iltihaplarında ve geçmeyen orta kulaksıvılarında en sık uygulanan cerrahi yöntem kulak zarlarına havalanma tüpü takılmasıdır. Tüpler çocuğunuzun kulağında 6-12 ay kadar kalabilir. Tüplerin kalış süresi çocuğunuzun büyüme süresi ile ilgilidir.

Bir büyüme atağını takiben tüpler kendiliğinden düşebilir. Aksi takdirde tüplerin en az 6 ay kalmaları ve düşmemişlerse tercihen yaz dönemi öncesinde alınmaları uygun olur. Tüplerin yerlerinde oluşan delik genellikle 2-3 haftada kendiliğinden kapanır.

Eğer tüpler düştükten sonra kulak problemleri yenilenirse tekrar tüp uygulanması gerekebilir.

Tüp uygulaması sırasında geniz etinin (adenoid) değerlendirilmesi ve hikâyesinde sık tekrarlayan bademcik iltihabı ya da muayenesinde aşırı büyük bademcikleri olan çocuklarda bademciklerin de alınması gerekebilir.

Источник: //www.teomandal.com/akut-kulak-iltihaplari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть