Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

içerik

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Osteoporoz, en yaygın metabolik kemik hastalığıdır. Daha çok ilerleyen yaşlarda ve menopoz dönemine girmiş kadınlarda meydana gelir.

45 yaşından itibaren görülme sıklığı artar ve 70 yaş üzeri kadınların %85-90'ında oluştuğu tespit edilmiştir. Bunun sebebi de 30 yaşından sonra kemik yapımının durmasıdır. Normalde 18 yaşına kadar belirli aralıklarla kemik yapımı hızlanır.

Bu dönemlerde beslenme düzenine önem verilmeli, çok fazla hareketsiz kalmamalı ve sağlıklı bir şekilde yaşamaya çalışılmalıdır.

Çünkü çocukluk çağında temelleri iyi atılan kemikler, ileriki yaşlarda daha sağlıklı ve güçlü olmayı başarabilmektedirler. Bu noktada anne ve babaların çocuklarını mütemadiyen uyarmalarında ne kadar haklı olduğunu anlayabiliriz. Sürekli bilgisayar başında durma, hareketsiz kalma, büyüme çağındasın güzel beslen derken ne kadar da doğru uyarılarda bulunduklarını görmekteyiz.

Boyun Düzleşmesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Osteoporoz oldukça sık görülen bir hastalıktır. Vücuttaki tüm kemikleri etkiler ancak daha çok omurga, bilek ve kalça eklemlerinde görülür. 45 yaştan sonra meydana gelmeye başlayan hastalık, kadınlarda erkeklere nazaran daha çok görülmektedir.

Bir iskelet sistemi hastalığı olan osteoporoz kemiklerin zayıflamasına, hassaslaşmasına ve kırılma riskinin artmasına sebep olmaktadır. Öyle ki, en ufak bir düşme veya darbe durumunda bile kırılabilir.

Bu kırılmalar özellikle ileri yaşlarda meydana geldiğinde, tedavi süreci ve kemiklerin kaynaması çok uzun süreceğinden, kalıcı hasarların ve sakatlıkların oluşması kaçınılmazdır.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir?

Osteoporoz; kemik yapısında bozulma, yoğunluğunda azalma, kemiğin kırılacak şekilde hassaslaşması ile tanımlanan bir hastalıktır.

Kelime anlamına bakıldığında; Yunancada osteon – kemik, poros – küçük demektir. Sağlıklı kemiğin yapısında küçük delikler bulunur.

Fakat osteoporozda bu delikler genişler, süngerimsi bir hal alır ve kemiğin direncinin düşmesine sebep olur.

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen hastalık yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir. Kemiklerin şeklinin bozulmasına, kitlesinin azalmasına ve kırık riskinin artmasına yol açar. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) kemik erimesinin tanısı için belirlediği kriterlere göre bir ölçüm yapılmaktadır.

Kemik mineral yoğunluğu ölçülen kişilerin değerleri, 25 yaşındaki genç bir kadının ölçümleri esas alınarak değerlendirilir. Kemik dansitometresi adı verilen bu yöntem hem kolay hem de çok ekonomiktir.

O yüzden belirli aralıklarla bu ölçümü yaptırarak kemiklerinizin durumu hakkında fikir edinebilirsiniz.

Ancak bu ölçüm daha çok menopoz dönemini geçirmiş kadınlarda istenir.

Bunun dışında; erken menopoza girmiş (45 yaşından genç), rahim ve yumurtalık gibi kanser türlerine yakalanmış, herhangi bir hastalık sebebiyle yoğun ilaç tedavisi almış kişilerde de başvurulan bir yöntemdir.

Erkeklerde ise hipogonadizm (testis fonksiyonlarında yetersizlik), 60 yaşından sonra sebebi bilinmeyen sırt ağrılarında da kemik dansitometresi yapılmaktadır.

Dünya genelinde her yıl 9 milyon vakada, kolay kırılan kemiğin sebebi olarak gösterilen osteoporoz genellikle sadece kadınları ilgilendiren bir sorun gibi görülse de erkeklerde de meydana gelebilmektedir. Özellikle günümüz şartlarında kapalı ve güneş görmeyen yerlerde çalışmak, saatlerce masadan kalkmamak bu hastalığın görülme sıklığını artıran etkenler arasındadır.

Kemik Erimesinin Nedenleri Nelerdir?

Normal bir insanın kemik yapımı çevresel ve genetik faktörlere bağlıdır. Örneğin; düzenli spor yaparak fiziksel aktivitelerde bulunmak, sağlıklı beslenmek çevresel faktörler arasında yer alır.

Kemik yapımı çocukluk çağında hızlıdır. Bu aşamada yetersiz ve dengesiz beslenme kemik yapımını olumsuz etkileyen en önemli unsurlardır. Kemiklerimizin oluşumu anne karnında başlar ve bebeklik döneminde çok hızlıdır.

Kızlarda 11, erkeklerde 12-13 yaşına doğru yavaşlayan yapım, ergenlik dönemine gelindiğinde yeniden hızlanır. 18 yaşına gelindiğinde ise vücut ortalama kemik yoğunluluğunun büyük kısmına ulaşmış olur.

Bu saydığımız büyüme dönemlerinde hormonların düzensiz çalışması, hareketsizlik, yetersiz beslenme gibi durumlar kemik yapımını doğrudan, kemik erimesini de dolaylı olarak etkilemektedir.

Çünkü yapım aşamasında ne kadar sağlıklı ise ileriki yıllarda karşılaşılan hastalıklarla mücadele gücü de bir o kadar iyi olacaktır. Bunlardan başka kemik erimesinin en önemli nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Kemik erimesinin en önemli nedeni ilerlemiş yaştır. Yaş ilerledikçe kemiklerin yapımı durur, hücreler kendini onaramaz hale gelir.
  • Hareketsiz yaşam.
  • Dengesiz beslenme.
  • Güneşte çok fazla durulmamasından kaynaklanan D vitamini eksikliği.
  • Yetersiz kalsiyum, magnezyum ve potasyum alımı.
  • Sigara ve alkol kullanmak.
  • Beyaz ırk.
  • Aile bireylerinde herhangi bir kişide osteoporoz olması (genetik faktörler arasındadır).
  • Cinsiyet (kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülmektedir).
  • Hormon düzeylerindeki dengesizlikler.
  • Depresyon, anoreksiya, bulimia gibi yeme bozukluklarına yol açan psikolojik hastalıklar.
  • Kronik böbrek yetmezliği.
  • Epilepsi hastalığında kullanılan, mide asit salgısını azaltmaya yönelik ve antidepresan türü ilaçların çok uzun süre kullanılması kemik erimesine yol açan faktörlerdir.

Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?

Kemik erimesinin ilk belirtisi eklem yerlerinde sürekli hissedilen ağrılardır. Özellikle sırt ve bel ağrıları yoğun olmaktadır. Boyun kasılması da en yaygın belirtiler arasındadır.

Fakat her boyun kasılmasının osteoporoz olacağına dair bir genelleme yapılamaz.

Kemiklerin anormal şekilde erimesi ve şekil değiştirmesi iskelet yapısının vücut ağırlığını taşımakta zorlanması sebebiyle bel ve sırt ağrılarının oluşmasına yol açmaktadır.

Normalde dik olan iskelet sistemi kemiklerde oluşan değişim nedeniyle öne doğru eğilme gösterebilir. Bu belirtilerin haricinde el bilekleri, ayak bilekleri ve kalça kemiklerinin hassaslaşması, en ufak bir darbede çatlaması veya kırılması da kemik erimesinin belirtileri arasında sayılır.

Bu hastalıkta insanların en korktuğu durum kamburluk oluşmasıdır. En önemli ve net belirtisi ise boy kısalmasıdır.

Halk arasında en çok duyduğumuz durumlardan biridir bu; yaşlandıkça boyunun kısaldığını söyleyen insanlara hemen, kemik erimesinin olup olmadığı sorulmaktadır.

Kemik Erimesi Nasıl Önlenir?

Düzenli bir şekilde hafif de olsa vücut egzersizleri yapmak hem kaslar hem de kemiklerin sağlığı için son derece önemlidir. Kemik erimesinden korunmanın en önemli yolu ise D vitaminini bolca almaktır.

Güneşli havalarda D vitaminini doğal bir şekilde alabilirsiniz. Fakat vücudunuzda bu vitamin eksikse o zaman doktor tarafından önerilen takviyeleri kullanarak eksikliği tamamlamalısınız.

Bunun için de en azından yılda bir kez rutin sağlık kontrolü yaptırmalı, vücudunuzda eksik olan vitamin ve mineralleri tespit etmelisiniz.

Kemik erimesinden korunmak aslında çocukluk çağından itibaren başlar. Bunun için yazımızın başında da belirttiğimiz gibi kalsiyum açısından zengin besinlerle beslenmek ilk şarttır. Kemik kırılması ve ya çatlaması riskini ortadan kaldırmak ne yazık ki mümkün değil.

Ancak bir yaşam biçimi haline getirilmiş fiziksel aktiviteler sayesinde, kemiklerin daha güçlü olmasını, aynı zamanda kırılganlığının azalmasını engelleyebilirsiniz. Büyüme çağında ve 60 yaşın üzerinde ise vücuda alınan kalsiyum miktarına çok önem verilmelidir.

Kalsiyum kemiklerin güçlenmesini sağlamasının yanında; kanın pıhtılaşmasını önler, sinir sisteminin onarılmasını sağlar, vücudun kan basıncını dengeler, hormonların daha dengeli ve düzenli çalışmasını sağlar, kasların çalışmasını kuvvetlendirerek kalp ritmini düzenler. Peki, kalsiyum hangi besinlerde bulunur?

Kalsiyum içeren başlıca besinler; peynir türleri, yoğurt, kefir gibi süt ürünleri, üzüm pekmezi, badem, soya fasulyesi, roka, ebegümeci, fındık, nohut, Antep fıstığı, barbunya, susam, maydanoz, nane, lahana, beyaz dut, keçiboynuzu, dereotu, ıspanak, semizotu, kayısı çekirdeği, enginar, ceviz, pazı, brokoli ve pırasadır.

Kemik Erimesinin Tedavisi Nedir?

Osteoporoz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde oldukça sık görülen bir sorundur. Ülkemizde de son yıllarda sayısında artış olduğu bilinmektedir. En çok da kadınlarda, menopoz döneminden sonra görülmektedir. Osteoporoz sinsi şekilde ilerleyen, hemen belirti vermeyen bir hastalıktır. Bu nedenle tanı koymak ve tedaviye başlamak biraz zaman alabilir.

Yapılan araştırmalarda Türkiye'de 50 yaş üzeri kişilerin, dörtte birinde kemik erimesi daha yolun başındayken tespit edilmiştir. Tanısı konulmayan vakalarda yıllar içerisinde özellikle kalça kırıklarında ciddi oranda artış gözlenmiştir.

Bu durumda bizim ilk bilmemiz gereken şey nasıl teşhis edileceği olmalıdır. Kemik mineral yoğunluğu ölçüm cihazı ile yapılan kısa süreli bir test sonucunda normal ve düşük yoğunluklu kemikler tespit edilebilmektedir.

Mineral yoğunluğu ne kadar düşükse kırık riski o kadar fazla olmaktadır.

Pnömokonyoz Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Tedavi kapsamında doktor D vitamini ve kalsiyum takviyeleri almanızı isteyecektir. Ancak bunun yanında alınan vitaminlerin vücutta kalmasını sağlayacak ve kemik erimesini önleyen ilaçlar da tedavi programı içerisinde önerilebilir.

Osteoporoz tanısı konan herkese aynı ilaçlar verilmez. Erimenin olduğu bölgeye göre verilen ilaçlar değişmektedir. Bunun yanında; günlük, haftalık, aylık ve yıllık olmak üzere verilen ilaçlar da vardır. İlaçların yanında tedavinin olmazsa olması hareketli bir yaşamdır.

Doktorunuzun önereceği hafif egzersizlerle tedaviye destek olabilirsiniz.

Vücuttaki kalsiyum eksikliğini tamamlamak için doğal besinlerden de yararlanabilirsiniz. Örneğin; günde 1 bardak süt, 1 kase yoğurt veya bir tabak yeşil salata kalsiyum takviyesi açısından idealdir.

Günde en az 15 dakika güneş ışığına maruz kalmalı ve D vitamini depolaması yapabilirsiniz. Bunun için güneşli havalarda yapacağınız kısa süreli bir yürüyüş hem hareket etmenizi hem de D vitamini almanızı sağlayacaktır.

Источник: https://bilgihanem.com/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir/

Osteoporoz (kemik erimesi) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Örneğin menopoz kadınlarda, düşük testosteron seviyeleri ise erkeklerde osteoporoza neden olabilir. Bunun yanında sigara kullanımı, düşük kalsiyum ve D vitamini alımı da osteoporoz gelişmesinde bir risk faktörüdür.

Kemik erimesine (osteoporoz) karşı koruyucu besinler: Soğan, erik, zeytin

Zamanında tanı koyulabilmesi için 65 yaş üzeri kadınların ve 70 yaş üzeri erkeklerin kemik yoğunluk ölçümü yaptırması gerekmektedir. Bu, kısa süreli ağrısız ve yan etkisi olmayan bir ölçümdür. Ayrıca kan ve idrar tahlilleri de tanı koyulmasını kolaylaştırır.

Kimler kemik yoğunluğu testi yaptırmalı?

  • Hafif bir darbeyle kemik kırığı yaşayanlar,
  • Kortizon tedavisi görenler
  • Tiroid, romatizma ya da emilim bozukluğu gibi hastalığı bulunanlar
  • Sırt ve bel omurlarında deformasyon görülenlere de kemik yoğunluk ölçümü yaptırmaları önerilmektedir.

Hormon replasman tedavisi geçmiş yıllarda menopoz dışında osteoporoz tedavisinde de kullanılırken, günümüzde artık pek tercih edilmemektedir. Tedavide öncelikle kırıkların önlenmesi gerekiyor.

Düşmelerin önlenmesi için gerekli önlemlerin alınması, kemiklerdeki mineral yoğunluğunun korunması ve arttırılması ve düzenli aralıklarla egzersiz yapılması çok önemlidir. Günümüzde kalsiyum ve D vitamini takviyesi tedavide önemli rol oynuyor. 

Bu hastalığa neden olan yaş, ırk, genetik yapı gibi değiştirilemeyecek risk faktörleri vardır. Fakat çocukluk çağından itibaren yeterli kalsiyum alımı, doğru beslenme, sigaradan ve alkolden uzak bir yaşam ve düzenli egzersizle risk faktörleri azaltılabilir.

Kemik erimesi belirtileri

  • Sırt ağrısı (Omurga kemiklerinde gelişir.)
  • Bel ve boyun ağrısı
  • Boy kısalması
  • Öne eğik ve kambur vücut şekli
  • El bileği, kalça ve omurga gibi kemiklerde kırıklar.
  • İleri derecede kemik erimesi durumunda basit kazalar bile kırıklara neden olabilir
  • Yaygın kemik ağrıları ve kemiklerde hassasiyet meydana gelebilir
  • Kemiklerdeki erime nedeniyle vücutta şekil bozuklukları
  • Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta giderek hareketsizleşir

Osteoporoz risk faktörleri

Herkeste yaşla birlikte osteoporoz meydana gelebilir. Bazı risk faktörleri osteoporozun ciddi hale gelmesine neden olmaktadır.

Bu risk faktörlerinin bir kısmı değiştirme imkânımızın olmadığı yaş, ırk ve genetik yapı gibi faktörlerdir.  Bir kısmı ise değiştirilebilir beslenme tarzı, hareketsiz yaşam ve sigara gibi faktörlerdir.

Çocukluk döneminde yeterli kalsiyum alımı büyüme ve gelişme döneminde sağlıklı kemik gelişimi açısından önemlidir.

Kemik erimesi (osteoporoz) sadece kadınları değil erkekleri de tehdit ediyor

İleri yaşlarda da kemik kitlesinin korunması açısından da büyük öneme sahiptir.

Yetersiz miktarda alınan çeşitli vitamin ve mineraller (kalsiyum, magnezyum, çinko, bakır, florid, vitamin C-K-A) veya aşırı miktarda tüketilen protein, sodyum, kafein, alkol, sigara gibi maddeler osteoporozun gelişimini hızlandırmaktadırlar. Düzenli yapılan egzersizler (yürüyüş, hafif ağırlıklar ile kol kemiklerinin güçlendirilmesi)  osteoporozu engellemektedir.

Kemik erimesi (Osteoporoz) tanısı nasıl konulmaktadır?

Osteoporoz tanısı kemik mineral yoğunluğu ölçüm cihazı ile yapılır. Kısa süren ağrısız bir ölçümdür. Kemik mineral yoğunluğu sonucunda normal kemik, düşük kemik yoğunluğu (osteopeni) ve osteoporoz tanıları konulabilir. Kemik mineral yoğunluğu ne kadar düşükse kırık riskinin o kadar yüksek olduğu kabul edilir.

Kemik erimesinden korunma

Osteoporozdan korunma çocukluk yıllarında başlar ve ömür boyu devam eder.

Korunma; yeterli düzeyde kalsiyum alımı, düzenli egzersiz, kadınlarda yeterli östrojen hormonu ve erkeklerde ise yeterli testosteron hormon düzeylerinin sağlanmasını kapsar.

Çocukluk ve gençlik dönemlerinde güçlü kemiklerin oluşturulması, ileri yaşlarda osteoporoz gelişiminden korunmak için önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, örneğin yürüyüş kemik kuvvetini arttırmada gereklidir.

Kadınlarda daha fazla olmak üzere kırklı yaşlardan itibaren kemik kaybı başlar. Kronik hastalığı olan, kemik kaybını arttırıcı ilaç kullanan veya diğer risk faktörlerine sahip kişilerde daha erken yaşlarda başlayabilir ve hızlı seyredebilir.

Menopoz sonrası ilk birkaç yıl kaybın en fazla olduğu yıllardır. Kırk-kırkbeş yaşını geçmiş kişiler için kalsiyum (1200mg/gün) ve D vitamini (400–800 IU/gün) günlük alımı büyük önem taşır.

Ayrıca fiziksel olarak aktif kalma, kasların kuvvetli tutulması, eklemlerin esnekliği kemik kuvveti açısından önemlidir.

Gıda ile alınabilen kalsiyum ve D vitamini kaynakları nelerdir?

Süt ürünlerinin yanı sıra yeşil yapraklı sebzelerde de kalsiyum bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için önerilen; 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 1 dilim peynir ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir.

Bazı yiyecekler kalsiyum ile etkileşerek vücuttan emilimini azaltabilirler.

Yüksek miktarda oksalat (ıspanak, pancar gibi) ve fitat (bakla, bazı fasulye ve tahıllar) içeren besinler aynı anda alındığında kalsiyum emilimini bozarlar.

D vitamini normal gün ışığına maruz kalma sonucu deride sentezlenir. Günde 15 dakika sadece yüz bölgesinin bile güneş ışığına maruz kalması vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Deride D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır.

Kimler için ilaç tedavisi almalı?

Kemik erime testinde belli değerlerin altında kemik erimesi çıkanlara günlük kalsiyum ve D vitamini takviyesi ile birlikte alınan kalsiyumun kemikte kalmasını sağlayacak kemik erimesi ilaçları başlanır. Kemik erimesi ilaçları erimenin bölgesine göre kullanılabilir.

Osteoporoz tedavisi ve hastaların tedaviye uyum sorunu nasıl olmalı?

Omurga kemik erimesi-kırığı olan kişilerde kullanılan ilaçlarla kalça kemiği erimesi-kırığı olanlarda kullanılan ilaçlar farklıdır. Yine benzer şekilde günlük, haftalık, aylık ve hatta yılda bir defa yapılan kemik erimesi ilaçları da vardır.

Son olarak hareket hayattır, hayat harekettir felsefesine uyulunca pek çok problem çözülebildiği gibi osteoporoz gelişmesini engelleyecek altın anahtarlar yeterli kalsiyum alımı ile birlikte harekettir.

Menopoz sonrası yılda 1 defa kemik erimesi ölçümü yapılmalıdır.

Kemik erimesini önlemek için nasıl beslenmeli?

Öncelikle günlük yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı gereklidir. Kalsiyum sadece süt ürünlerinde değil yeşil yapraklı sebzelerde de bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için önerilen; 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 1 dilim peynir ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir.

Dikkat edilmesi gereken husus bazı yiyeceklerin kalsiyum ile etkileşerek vücuttan alınan kalsiyumun emilimini azaltabileceğidir. Yüksek miktarda oksalat (ıspanak, pancar gibi) ve fitat (bakla, bazı fasulye ve tahıllar) içeren besinler aynı anda alındığında kalsiyum emilimini bozarlar.

D vitamini normal gün ışığına maruz kalma sonucu deride üretilir.

D vitamini neye yarar, hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Günde 15 dakika sadece yüz bölgesinin bile güneş ışığına maruz kalması, vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Bununla birlikte deri tarafından D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır. Bu nedenle D vitamininden zengin olduğu bilinen balık, yumurta sarısı gibi gıdaların tüketiminin düzenli yapılması gereklidir.

Süt içmek kemik erimesinden korur mu?

Açıkçası yaşlılar süt içerlerse iyi olur ancak günlük hayatta bunun örneklerini çok sık görmüyoruz. Mide problemleri, çocukluk yaşlarından gelen alışkanlıkların olmaması günlük süt ve yoğurt tüketiminin düzenli yapılmasını engellemektedir.

Kas erimesi (sarkopeni) nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Yukarıda bahsettiğim konulara dikkat edilecek olursa, yani günlük kalsiyum ve D vitamini alımı yeterli yapılacak olursa ileri yaşlarda osteoporoz gelişiminin önüne geçilmiş olur. Diğer dikkat edilmesi gereken konu ise osteoporozu arttırabilen tiroid, şeker gibi metabolizma hastalıklarının kontrol altında olmasının gerekliliğidir.

Osteoporoz oldukça sık olarak karşılaşılan bir kemik hastalığıdır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam süresinin uzaması ile önemli bir problem haline gelmiştir. Ülkemizde daha önceleri çok konuşulmayan kemik erimesi-osteoporoz son yıllarda belirgin olarak bilinmeye ve tedavi edilmeye başlanmıştır.

Kemik erimesi olan hastalar en çok hangi şikayetlere sahiptir? 

Osteoporozu sinsi bir hastalık olarak söylemek daha doğru olacaktır. Tam olarak belirti vermesi bazen bir omurga veya kalça kırığı ile başlayabiliyor.

Çoğunlukla başka bir nedenle fizik tedavi, kadın-doğum, ortopedi-travmatoloji veya endokrinoloji doktorlarına gelen hasta, doktor tarafından uyarılarak kemik erime testine yönlendiriliyor.

Test sonrasında belli bir oranda erime çıkarsa hasta takip ve tedaviye alınıyor.

Kemik erimesi (osteoporoz) en çok hangi meslek guruplarında görülür? Ağır iş yapanlarda kemik erimesi daha mı çok olur?

Belirgin bir meslek ayrımı tanımlanmamakla birlikte, meslek gruplarından ziyade genel olarak yaşam tarzı osteoporozun gelişmesinde belirleyici faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşam tarzına ilave olarak genetik miras inkar edilemez bir gerçektir.

Sigara-alkol tüketimi, hareketsiz hayat tarzı ve özellikle çocukluk döneminde yeterli kalsiyum alımının olmaması, erken menopoz hastalığın görülmesini etkileyen esas faktörlerdir.

Çalışma konusuna gelince tespit edilmiş kesin bir faktör olarak yoğun çalışma söylenemez.

Aksine osteoporozlu hastalarda yürüme ve bir miktar hafif ağırlıklarla egzersizler önerilmektedir. Kemiğin çok kullanımı erimeye neden olur gibi bir bilgi yok.

Kemik erimesine ne yol açıyor? Hasta sayısı artıyor mu?  

Esas neden hep aynı kalsak bu dünyadan hiç ayrılma isteğimiz olmazdı olarak söylenebilir. Hepimiz yıllar içinde yıpranıyoruz ve kemik erimesini de bunun bir parçası olarak düşünmeliyiz. Daha önce söylediğim gibi ortalama yaşam süresi  arttıkça osteoporoz görülme oranı artmaktadır.

Hedefimiz osteoporoz oluşmadan tedbirler almak olmalıdır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda 50 yaş üzeri kişilerin yarısında kemik erimesi başlangıcı ve ¼’ünde ise kemik erimesi tespit edilmiştir.

Ostoeoporoza bağlı kalça kırığı oranları yıllar içinde artmıştır ve kentlerde daha çok kalça kırığı vakası görülmektedir.

Türkiye’de Avrupa’ya göre daha mı az/çok görülüyor?

Avrupa ile karşılaştırıldığında henüz uzun dönemli, yeterli verilerimizin olmaması karşılaştırmayı doğru olarak yapmayı engellemektedir.

Bununla birlikte ülkelere göre 10 yıllık kalça kırığı geçirme ihtimalinde Türkiye henüz alt sıralarda gözükmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise bu oran daha yüksektir. Osteoporozu bir gelişmişlik örneği olarak sunabiliriz.

Ortalama yaşam süresinin artması, tedavi edilmeyen kemiklerin basit düşme-çarpmalarla kırılacak kadar erimesine neden olmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde kas/vücut kitle endeksi değerleri değişiyor mu? 

Kemik-kas veya vücut kitle endeksi ile alakalı olarak kemik erimesinde aynı anda kaslarda da erime oluyor diye bir bilgimiz yok. Ancak kaslarını yeterince kullanmayan yani hareketsiz bir hayat tarzı olan kişilerde kemik erimesi kasların erimesine eşlik etmektedir.
Kaynaklar: >>>

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/osteoporoz-kemik-erimesi-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Kemik erimesi Osteoporoz belirtileri ve tedavisi nedir?

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bugün dünyada 50 yaş üzeri her 5 erkekten 1’i osteoporozdan etkilenirken, 2050 yılında erkeklerde bu hastalığa bağlı kalça kırığı riskinde % 310’luk bir artış bekleniyor.

İnsan ömrünün uzamasına bağlı olarak yaşlı nüfusun artışı osteoporoz hastalığına yakalananların da sayısını hızla yükseltiyor. Bugün dünya genelinde 200 milyon osteoporoz hastası, kemik kaybına bağlı kırık tehdidiyle karşı karşıya.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilşad Sindel, bilinenin aksine erkeklerin de kemik erimesi hastalığına yakalandıklarını hatta erkeklerde bu hastalığa bağlı kırık riskinin prostat kanseri riskinden daha fazla olduğuna dikkat çekiyor.

50 yaş üzeri her 5 erkekten 1’inin osteoporozdan etkilendiğini belirten Sindel, “Osteoporoza bağlı kırıklar, 65 yaş altındaki her 5 kadına karşılık 1 erkekte, 65 yaş üstünde ise 2 kadına karşılık 1 erkekte görülüyor” diyor.

Sindel, 2050 yılında erkeklerde osteoporoza bağlı kalça kırığı riskinde % 310, kadınlarda ise % 240 oranında artış beklendiğini de kaydediyor.

Osteoporoza bağlı kırıkların çoğu düşme sonucu oluşuyor

Prof. Dr. Dilşad Sindel, kadınlarda kemik kaybının menopoz sonrası hızlandığını, erkeklerde ise 50’li yaşlarda başladığını söylüyor. Menopozun tüm kadınlar için geçerli olmasına karşın erkeklerin sadece %20-35’inde yaşlanmaya bağlı androjen eksikliği tablosu geliştiğini belirten Sindel, osteoporozun cinsiyetler arasında görülme farklılığını ise şöyle anlatıyor:

“kemik erimesi, kadınlarda daha çok görülmekle birlikte ileri yaşlarda erkeklerde de sık karşılaşılan bir hastalık. Östrojen, testosterona göre kemik mineral yoğunluğu ile daha güçlü ilişki içinde.

Erkek osteoporozunda aşırı alkol alımı, kortizon kullanımı, hormon eksikliği gibi ikincil nedenler daha sık görülür.

Erkeklerde hastalık konusunda yeterli farkındalığın sağlanmamış olması tedaviye uyumu ve başarısını da doğal olarak engelliyor.”

İlerleyen yaşla birlikte osteoporozun görülme sıklığının ve buna bağlı düşmelerin arttığına da değinen Sindel, “65 yaş üzeri her üç kişiden biri düşerken, osteoporoza bağlı kırıklarının %90’ı da düşmeler sonucu oluşur.

Osteoporoza bağlı üst kol kırıklarının %75’i, el bileği kırıklarının %95’i ve omurga kırıklarının ise %25’i düşmeler sonucu ortaya çıkar.

Düşmelerin yaklaşık yarısı evde gerçekleşir, bunların da çoğunluğu banyoda ve merdivende meydana gelir” diyor.

Kalça kırığı ölüme yol açıyor

Prof. Dr. Dilşad Sindel, osteoporoza bağlı kırıkların sıklıkla omurga, kaburga, kalça ve el bileğinde meydana geldiğini belirtirken, omurga kırıklarına bağlı olarak kamburluk, sırt ağrısı, solunum problemleri ve günlük aktivitelerde kısıtlanma yaşandığını dile getiriyor. En ciddi osteoporotik kırığın kalçada olduğunu vurgulayan Sindel, bu konuda şunları söylüyor:

“Dünya nüfusunun yaşlanmasıyla osteoporoza bağlı kalça kırıklarının sıklığında da büyük oranda artış yaşanıyor.

Kalça kırıkları sonrası ilk yıl içinde yaklaşık %10-20 oranında ölüm görülüyor, hayatta kalanların ise %30’unda kalıcı sakatlık ortaya çıkıyor.

El bileği kırıkları ise genel olarak daha az işlev kaybına yol açmakla birlikte, günlük yaşam aktivitelerini kalça veya vertebra kırıklarıyla aynı ölçüde olumsuz etkiliyor.”

Türkiye’de 50 yaş üzerindeki 4 kişiden biri osteoporoz

Yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye’de 50 yaş ve üzerindeki bireylerin %50’sinde düşük kemik yoğunluğu (osteopeni), %25’inde ise osteoporoz görüldüğünü aktaran Sindel, “Ülkemizde 50 yaşında yaşam boyu kalça kırığı geçirme olasılığı kadınlarda %14.6 ve erkeklerde ise %3.5’dur. Türkiye’de kentleşme ile birlikte artan yaşlı nüfusta, gelecekte kalça kırıkları giderek artan bir problem olmaya devam edecektir” diyor.

Kemik kaybı 40’lı yaşlarda başlıyor

Kemik kaybının genellikle 40’lı yaşlardan sonra başladığını ve kaybedilen kemikler kadar yerine yenisi konamadığını söyleyen Prof. Dr. Dilşad Sindel, hem kemik oluşumunda hem de kemik erimesi gelişiminde genetik faktörlerin önemine de değiniyor.

Doruk Kemik Kütlesi (DKK)nin normal büyümenin sonucunda elde edilen ve kemik kaybı başlamadan önce kişinin sahip olduğu en yüksek kemik kütlesini ifade ettiğini belirten Sindel, DKK’ya erişme yaşının en erken 17-18, en geç ise 35 olduğunu söylüyor.

Çocukluktan itibaren DKK‘nın artırılmaya çalışılmasını ve bu amaçla kalsiyum ve D vitamini alımı yanında dengeli beslenmeye ve hormon yetersizliklerinin erken dönemde tanımlanmasının önemli olduğunu kaydediyor.

Kemik erimesi Osteporoz nedenleri nelerdir?

Kemik erimesinin birçok nedeni vardır. Bunlar:

  • Yaşlanma (özellikle 50’li yaşlardan sonra)
  • Zayıf yapılı olma
  • Fiziksel aktivite eksikliği
  • Sigara
  • Aşırı alkol ve kafein tüketimi
  • Kalsiyum eksikliği ve düşük kalsiyum içerikli beslenme alışkanlığı
  • D vitamini eksikliği
  • Kortikosteroidler, tiroit ilaçları ve epilepsi ilaçları gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı
  • Kadınlarda östrojen eksikliği veya azalması
  • Cushing sendromu ve tirotoksikoz gibi endokrin hastalıkları
  • romatoid artritler gibi bazı romatizma hastalıkları
  • multipl miyelom gibi kan hastalıkları gibi bazı medikal durumlar

Kemik erimesi belirtileri neler?

Genellikle herhangi bir kemik kırılıncaya kadar hiçbir belirti görülmez. Bu nedenle çoğu zaman sessiz hastalık olarak adlandırılır.Kol bileklerinin, kalçaların, bel kemiğinin, leğen kemiğinin ve üst kolun kırılması en çok görülen kemik erimesi vakalarıdır. Kırılmalar çok ağrılı olabilir. Sakatlığa neden olabilir.

Kemik erimesinin diğer belirtileri:

  • Sırt ağrısı (omurgadaki bir çatlamaya veya kırılmaya bağlı)
  • Zamanla boyun kısalması
  • Kambur oluşumu
  • Vücut duruşunda bozulma
  • Kademeli kilo kaybı (baskı almış omurga kemiklerinden dolayı)

Kemik erimesi nasıl tedavi edilir?

Kemik erimesinin tedavisi kemik yoğunluğu taramalarına, yaşa, cinsiyete, tıbbi geçmişe ve hastalığın şiddetine bağlıdır. Tedavi genelde hayat tarzında değişiklikleri, ve kemik yoğunluğunu artırmaya ve kemik kırılmalarının riskini azaltmaya yönelik ilaç tedavilerini içerir.

Hayat Tarzında Değişiklikler

Egzersiz

Mümkünse, düzenli kilo konrolü sağlayan egzersizler (yürüme, koşma vb) kemik kaybını azalttığı ve yeni kemik oluşumunu sağladığı için devam ettirilmelidir.

Doktorlar bunu sağlayabilmek için genelde en azından 3 haftalık periyotlarla 30 dakikalık egzersizler tavsiye eder.

Herhangi bir egzersize başlamadan önce bir doktora başvurmak ve önerilen egzersizin güvenli olduğundan emin olmak gerekir.

Beslenme

Vücut kendi kalsiyumunu üretemediği için yüksek kalsiyumlu bir beslenme alışkanlığı gereklidir ve bu kemik kaybının hızını azaltır. D vitamini de kalsiyumun emilimini sağladığı için oldukça önemlidir. Kalsiyum ve zengin D vitamini içeren yemeklerden oluşan bir beslenme kemiklerin ihtiyaç duyduğu kalsiyumu sağlaması için oldukça önemlidir.

Kalsiyum bakımından zengin yiyecekler; yeşil sebzeler, fasulye, baklagiller, balık (özellikle sardalya ve somon), soya ürünleri, tahıl ve fındık, ceviz gibi sert kabuklu çerezler tüketilmelidir. Günlük en az 1000 mg kalsiyum tüketilmelidir. D vitamini bakımından zengin sardalya ve ton balığı ile yumurta ve karaciğer de tüketilmelidir.

Sigara, alkol ve kafein

Sigara içenler sigarayı bırakmalıdır. Alkol ve kafein alımı (çay, kahve ve kola vb) da sınırlandırılmalıdır.

Kırılma Riskini Azaltmak

Kemik erimesini ve kırılma riskini azaltmak için harekete ve günlük aktivitelere önem verilmelidir. Bu, ayakta durma güçlüğü yaşanıyorsa yardımlar, düşmelere neden olabilecek eşyaların kaldırılması ve banyo ve lavabo gibi yerlerde kaymayan hasırlar kullanmak gibi önlemleri içerebilir. Özellikle yaşlılarda kalça gibi Vücudun kırılmaya hassas bölgelerinde yumuşak pedler kullanmak önemlidir.

Yeterli Güneş Işığı Almak

Düzenli fakat orta derecede güneş ışığına maruz kalmak vücutta D vitamini üretilmesine yardımcı olur. Fakat aşırı güneş ışığı başka zararlar verebilir.

İlaçlar

Kalsiyum

Besinlerden kalsiyum alımı yetersizse vücuttaki kalsiyum miktarını artırmak için kalsiyum katkıları kullanılabilir. Günlük 1000 mg doz yeterlidir.

D vitamini

Kemiklere kalsiyum emilimi için D vitamini çok önemli olduğu için çeşitli D vitamini sağlayıcı ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlardan bazıları doktor tavsiyesiyle D vitamini takviyesi için alınabilir.

Bifosfonatlar

Bu hormonsuz ilaçlar kemik yoğunluğunu artırıp kemik kaybı oranını azaltabilir. Bu ilaçların kırılma oranlarını azaltmada oldukça etkili olduğu görülmüştür. Bu ilaçlar genelde kalsiyum takviyeleriyle beraber bir döngü halinde alınır. Bu ilaçların yan etkileri ise bulantı ve hazımsızlıktır. Bu nedenle bazı insanlarda doktor limitler koyabilir.

Hormon Değiştirme Terapisi (HRT)

Kemik erimesi görülen bazı kadınlarda östrojen içeren hormon değiştirme terapisi önerilebilir. HRT kaemik kaybını azaltmakta ve kemik yoğunluğunu artırmaktadır.

HRT’nin kemik erimesi tedavisinde faydalarının yanında son dönemdeki çalışmalarda uzun süreli HRT kullanımının bazı riskler doğurduğu ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle hasta için doktor tavsiyesi ve bu terapinin uygunluğunun araştırılması çok önemlidir.

Selektif Östrojen Reseptör Modülatörü (SERM)

Bu tür ilaçlar kanser tedavisinde kullanıldığı gibi kemik erimesini engellemede de kullanılmaktadır.

Bu ilaçlar bel kemiğindeki kırılmaları azaltmada çok etkilidir ve östrojenin kemikler üzerindeki etkisini taklit ederek etkilerini göstermektedirler.

Bu nedenle menopoz sonrası kadınlarda azalan kemik yoğunluğunu gidermede bu ilaçlar sıklıkla uygulanmaktadır. Bazı SERM ilaçları ise yan etkilerinden dolayı sınırlandırılmıştır.

Cerrahi Tedavi

Kırılmalar kemik erimesinin en temel sonuçlarıdır. Birçok kişi ameliyata başvurmadan iyileşmeyi tercih eder. Bazen bir kırılma cerrahi müdahale gerektirebilecek kadar şiddetli olabilmektedir.

Kalça kırıkları kemik erimesi olan yaşlı insanlarda çok yaygındır. Çoğu durumda kalça eklemini değiştirici ameliyatlar gerekmektedir. Kemik erimelerinin yanında göğüs kanseri de kalça kırılmalarına neden olabilmektedir.

Osteoporozdan korunma anne karnında başlamalı

Bebeğin anne karnındaki beslenmesinin de kemik sağlığını yakından etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Dilşad Sindel, ebeveynlere ise şu önerilerde bulunuyor:

“Rafine gıdaların tüketiminden, fast-food tarzı beslenmeden, fosforik asit içeriği yüksek gazlı içeceklerden çocukluk çağından itibaren kaçınılması gerekiyor. Çocukların uzun saatler bilgisayar karşısında zaman geçirmeleri yerine basketbol, voleybol, ip atlamak, zıplamak ve dans etmek gibi kemik yoğunluğunu artırıcı fiziksel aktivite ve egzersizleri yapması teşvik edilmeli.”

Tedavi ile kırık riski azalıyor

Osteoporozun önlenebilen ve tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Dilşad Sindel, “Genel olarak, medikal tedavi ile kırık riski %30-70 arasında azalmaktadır.

Medikal tedavide kullanılan ilaçların omurga ve omurga dışı bölgelerdeki etkinlikleri arasındaki farklılıklar, uygulama şekilleri ve hastanın tedaviye uyumu gibi özellikler göz önünde bulundurulmalı” diyor.

Osteoporoz tedavisinin uzun süreli olduğunu vurgulayan Sindel, ilaçtan beklenen yararın sağlanabilmesi için hekim tarafından önerildiği şekilde ve sürede alınmasını söylüyor. Prof. Dr. Dilşad Sindel, ayrıca yeterli kalsiyum ve D vitaminin alınması, güneş ışığından yararlanılması, düzenli egzersiz ve fiziksel aktiviteler ile birlikte düşmelerden korunulmasını da tavsiye ediyor.

Kimler risk grubunda?

  • Ufak tefek ve ince vücutlu olanlar
  • Ailede osteoporoz öyküsü olanlar
  • Erken menepoza girenler
  • Yaşlılar
  • Beyaz ya da Asya ırkından olanlar
  • Düzensiz regl olanlar
  • Hareketsiz yaşam sürenler
  • Uzun süreli kortizon kullananlar
  • Tiroid hormonu çok çalışanlar
  • Sigara içenler
  • Aşırı miktarda alkol, kafein ve tuz tüketenler,
  • Protein ağırlıklı beslenenler

Menopoz döneminde yanlış diyet kemik erimesini artırıyor

Kemik sağlığını korumak neden önemli?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/10/kemik-erimesi-osteoporoz-belirtileri-ve-tedavisi-nedir/

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Haber güncelleme tarihi 19.12.2018 10:29

Osteoporoz Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Vücutta bulunan kemiklerin sertliğinin azalmasına bağlı olarak kalitelerinin bozulması, zayıflaması ve kıralabilir hale gelme durumuna denilmektedir.

Bu hastalık tüm iskelet sistemini etkileyen ve zarar görmesine neden olan bir hastalıktır. Osteoporoz günümüzde sıklıkla görülen bir hastalık haline gelmiştir. Aynı zamanda en sık görülen kemik hastalığıdır.

 Osteoporoz tedavi edilebilir ve önlenebilir hastalıklardan biridir. Bu nedenle önceden önlem almak önem taşımaktadır. Dünyada bu hastalık gitgide hızla yayılmaktadır. Yaşı ilerleyen her insanda görülmektedir.

Yaşlılığa bağlı nedenlerden dolayı görülen hastalık dünyada yaşlı nüfusun artmasıyla daha sık yaşanmaya başlamıştır. 

Osteoporoz ve osteoporoza bağlı kırıklar yaşanmakta ve artış görülmektedir. Genellikle kadınlarda sık görüldüğü bilinen osteoporoz, erkeklerin de sorunu olmaktadır. Günümüzde en çok kadınlar bu hastalığı yaşamaktadır fakat erkeklerin de bu konuda önlem alması gerekmektedir.

Bu hastalık genel olarak yaşlılığa  bağlı nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50 yaş üzeri olan her 3 kadından 1' i her 5 erkekten 1' i hayatında bu döneminde kırık yaşayacaklarını belirtmektedirler.

 Genel olarak 45 – 50 yaş arası kadınlar kemik yoğunluk ölçümlerini yaptırılması gerekmektedir. 65 yaş altı kadınlarda ise risk faktörleri var ise ve daha önce kırık yaşamış ise tarama yaptırması gerekmektedir. Bu durum erkekler de farklılık göstermektedir.

Kemik yoğunluğu ölçümü ve taramasının erkeklerde hangi dönemlerde yaptırması gerektiği belirtilmemiştir fakat erkeklerin de rutin olarak tarama yaptırması gerekir.

Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da önceden testler ve ölçümler yaptırılarak sorun olup olmadığı bilinmelidir. Eğer hastalık riski var ise önlem alınmalıdır. Osteoporoz olan kişiler ise tedavi altına alınarak hastalığın ilerlemesi durdurulmalıdır.

Kemikler, yapım ve yıkım durumlarında sürekli yenilenen dokular olarak görülmektedir. Bu durum kadınlarda 30 yaşına kadar dengeli bir şekilde devam etmektedir.

 30 yaşından sonra belli oranlarda kemik kaybı yaşanmaktadır. Hatta genellikle menopoz sonrası daha sık görülmektedir. Osteoporoz yaşayan kişilerde daha sonra boylarında kısalmalara neden oluyor.

Düşmeden kaynaklı ya da kendiliğinden olan durumlarda ölümcül kırıklar meydana geliyor. 

Osteoporoz Belirtileri Nelerdir?

  • Sırt ağrısı
  • Bel ağrısı
  • Boyun ağrısı
  • Boy kısalması
  • Öne eğik ve kambur vücut şekli
  • El bileği, kalça ve omurga gibi kemiklerde kırıklar
  • Çok ilerlemiş osteoporoz hastalarında kemik ağrıları ve kemiklerde hassasiyet
  • Omurga ve diğer kemiklerdeki kırıklara bağlı vücutta şekil bozuklukları
  • Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta giderek hareket edememe durumu

Osteoporoz Nedenleri Nelerdir?

Kemik erimesi nedenlerinin ilk nedenleri genetik durumlar ve hormonal dengeden kaynaklanmaktadır. Bunların yanı sıra yanlış yaşam tarzı osteoporozun nedeni olmaktadır. Sağlıklı bir hayat için düzenli yaşam gerekmektedir.

 İlk olarak kötü beslenme yani düzensiz ve yetersiz beslenme neden olmaktadır. Kötü alışkanlıklar sigara ve alkol kullanımı büyük zararları arasındadır. D vitamini ve kalsiyum eksikliğinden dolayı kaynaklanmaktadır.

 Hareketsizlik neredeyse birçok hastalığının nedenlerindendir. Osteoporoz hastalığının nedenlerinden biri de hareketsizliktir. Egzersiz, yürüyüş ve spor yapmama en sık rastalanan nedenleri arasındadır.

Aynı zamanda yeterli şekilde güneş görememe, güneşlenmeme osteoporoz hastalığına neden olmaktadır.

  • Sigara ve alkol tüketimi
  • Ailede kemik erimesi geçirmiş hastanın bulunması
  • Eklem rahatsızlıkları
  • Kalsiyum ve D vitamini eksikliği
  • Erkeklerde  testosteron seviyesinde düşüklük
  • Hormonal hastalıklar
  • Yaşlanma
  • Egzersiz ve spor alışkanlığının olmaması

Osteoporoz Tedavisi ve Korunma Yöntemleri

  • Spor ve egzersizler
  • Düzenli ve dengeli beslenme
  • D vitamini takviyesi
  • Kalsiyum takviyesi
  • Hormon tedavisi
  • İlaç tedavisi

Osteoporoz hastalığı, uzun yıllar boyunca ilaç kullanılarak tedavi edilecek bir hastalık değildir.

Bu hastalığın tedavisinde en önemli olan konu kişinin hayatını değiştirmesidir. Yaşanan hayat biçimi doğru olmadığından dolayı osteoporoz hastalığına yakalanma riski fazladır. Bu nedenle kişilerin yaşam şekline dikkat etmesi gerekmektedir.Genel olarak hastalıklarla mücadele etmek için yaşam tarzını değiştirmek gerekir.

 Sağlıklı bir yaşam için yapılması gerekenlere önem verilmeli ve dikkate alınarak yapılmalıdır. Sağlıklı bir yaşam için önemli olan konulardan biri spor ve egzersizdir. Spor ve egzersizler kişilerin hem beden hem de ruh sağlığını korumaktadır. Bu nedenle her kim olursa olsun, yaşı kaç olursa olsun spor ve egzersiz yapmalıdır.

Spor ve egzersizler kişiden kişiye, yaşa ve vücuda göre değişmektedir. Bu yüzden uzman kişilerden yardım alınarak yapılmalıdır.

Vücudunuza uygun olmayan spor ve egzersizler hastalıktan kurtulmanızı değil, daha da hasta olmanıza neden olabilir. Bu nedenle bir uzmandan yardım alınmalıdır. İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için beslenme önemlidir. Beslenme düzenli ve yeterli olmalıdır.

Yeterli derecede her besinden alınmalıdır. Osteoporoz hastalığından önemli olan kalsiyumdur. Bu nedenle kalsiyum açısından zengin besinler tüketilmelidir. D vitamini de osteoporoz hastalığında önem taşımaktadır. Bu yüzde D vitamini alınımına dikkat edilmelidir.

Gerekirse ve doktor tarafında uygun görülürse ilaç takviyesi yapılmalıdır. Bunların dışında kişilerin düşüp vücudunda kırıklar oluşmamasına dikkat edilmelidir. Bu konuda tedbirler alınmalıdır. Doktorun hastaya uygulayacağı tedavi yöntemleri doktor tarafından seçilmektedir.

Doktor hastanın durumu ve derecesine göre tedaviye karar vermektedir. Bu tedavi yöntemlerinde hormon tedavisi ve ilaç tedavi uygulanmaktadır. 

Önerilen İçerik;

► Kas Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/osteoporoz-nedir-belirtileri-nelerdir-9797h.htm

Osteoporoz Kemik Erimesi Hakkında Merak Edilenler

Osteoporoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kemiklerin kalsiyum eksikliğinden kaynaklı olarak yoğunluğunu kaybetmesi sonucunda meydana gelen bir kemik hastalığı olmaktadır.

 Osteoporoz

Osteoporoz

Osteoporoz daha çok kadınlarda görülmekte olan kemik dokusundan kaynaklanan bir hastalık olmaktadır. Kalsiyum azaldıkça kemiklerin sertliğinin azalması sonucunda kırılgan bir hal almaya başlayacaktır.

Bu durumda kişinin çok küçük bir darbe alması, bir yere çarpması ya da düşmesi sonucunda kırıklar oluşacaktır. Osteoporoz metabolik bir sorun olmaktadır. Basit görünmekte olan kazalar çok ciddi hasarlara neden olabilir.

Menopoz döneminde olan kadınların daha sıklıkla yaşadığı bu kemik erimesine erkeklerin yakalanma riski daha az olmaktadır.

 Belirtileri

 Osteoporoz çoğu zaman kişide var olduğunu herhangi bir şekilde hissettirmeden kemik erimesine devam edebilir. Kişi bu şekilde uzunca süreler yaşaması mümkün olacaktır. Herhangi bir belirti göstermediği için kişinin şüpheleri de oluşmayacaktır. Kemik dokusunda azalma olduğu zamanlarda bel ağrısı görülecektir. 

  • Kişi dinlenmiş olsa bile sürekli olarak kendisini yorgun hissedecektir;
  • Kemiklerde ve sırtın alt kısımlarında meydana gelen şiddetli ağrılar;
  • Mikro kırıklıklar;
  • Tırnaklarda kırılmalar;
  • Mide sorunlar;
  • Alerjiler;
  • Metabolizma hastalıkları;
  • Kalp çarpıntısı;
  • Kemik dokusu kırıklıkları;
  • Kasların ciddi oranda zayıflaması;
  • Omurgada oluşacak eğrilik.

 Nedenleri

Osteoporoza neden olan binlerce etken vardır. Ama bunların içerisinde en çok sigara içmek ve alkol tüketmek gelmektedir. Kişinin metabolizma bozukluğunun yaşaması ve kalsiyum emiliminin zayıf olması da bu nedenler arasında olur.

Hormal dengenin bozulması nedeniyle kemik dokusunun yapım hücrelerinde ihlal meydana gelecektir. Menopoz olduğu zamanlarda kişinin hücrelerinde bozulma meydana gelir. Yaş ilerledikçe aslında bütün organlarda bir fonksiyon kaybı söz konusu olacaktır.

Fakat kemiklerde bu durum daha da kendisini gösterecek ve kemik yoğunluğunda düşme meydana gelecektir.

  •  Östrojen hormonunun vücut tarafından üretilmemesi;
  • Irk;
  • Kemik dokusu zayıflamış kişiler;
  • 65 yaşın üzerinde olan kişiler;
  • Akrabasında kemik erimesi olan kişiler;
  • D vitamin eksikliği;Kalsiyum eksikliği;
  • Kas gevşetici ilaçların tüketimi;
  • Hormonal ilaçları sık kullanmak;
  • Hareketsiz bir yaşam;
  • Sigara içmek;
  • Sindirim sisteminde var olan bozukluklar;
  • Böbrek üstü bezlerin doğru çalışmaması. 

Yukarıda yazmış olduğumuz nedenler osteoporoz hastalığının ilerlemesinde çok büyük etkenlerden olmaktadır. Sizler de menopoza girdiyseniz ve yukarıda yazdığımız nedenler hayatınızda varsa kemik erimesi yaşamamak ve ilerleyen zamanlarda rahatsızlanmamak için hastalığa sebep olacak nedeni ortadan kaldırmanız gerekmektedir.

 Teşhis

Günümüz şartlarında Osteoporozu teşhis etmek için birçok yol bulunmaktadır. Radyografi sayesinde hastalığın orta derece de ise bulunması mümkün olmaktadır.

Osteoporozu teşhis etmek için kullanılan bütün yöntemler bu hastalığın omurga yüksekliğini ölçme konusunda yapılacak ve kemik dokusu yoğunluğunu ölçmeye yarayacak yöntemler olmaktadır.

Kan testleri her zaman için Osteoporozu teşhisi konulması için gereklidir. Kalsiyum oranına bakılacak ve yeterli düzeyde olup olmadığı sonuçlanacaktır.

 Tedavi

Osteoporoz tedavi edilebilen bir hastalık olsa da kemik erimesini yavaşlatmak için mutlaka doktora gidilmesi gerekmektedir.

Hormonal olarak kişide eksik olan hormonları ölçecek ve yardımcı olacak ilaçların reçete edilmesi ile özellikle de östrojen adlı hormonun vücuda verilmesi sonucunda kişide kemik erimesi yavaşlayacaktır.

Bunun yanı sıra kişiye yardımcı olacak kalsiyum ve D vitamin takviyesininde yapılması gerekmektedir.

Osteoporoz günümüzde tam olarak tedavi edilebilir bir hastalık değildir. Bu nedenle de onunla yaşamayı öğrenmeniz gerekmektedir. Sizler de hareketsiz yaşam tarzınızı değiştirmelisiniz. Osteoporoz hastalarına en iyi gelen egzersiz yürümek olacaktır.

Bu nedenle sizler de haftanın 4 günü 45 dakikalık en az yürüyüşler yaparak kas dokunuzun güçlenmesini sağlayacaksınız. Bunun dışında beslenme alışkanlığınızın da ciddi oranda değişmesi gerekmektedir. Daha çok kalsiyum bakımından zengin olan gıdalar tüketmeniz gerekecektir. Ayrıca güneş ışıklarında bulunan D vitamininden de yazın yararlanmanız gerekmektedir.

Sizlerin kol, bacak ve yüz bölgenizin direk olarak güneş ışınlarına maruz kalması demek D vitaminia lmanız demektir.

 Bisfosfonatlar İlaçlar Reçete Edilir

Bisfosfonatlar grubunda olan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar kemiklerin güçlenmesine ve dokusunda zayıflığı ortadan kaldıracak olan ilaçlar olmaktadır.

Tedavi yöntemi olarak ilaçlar reçete edilmektedir. Kemiklerin kendisini tekrardan yenileyebilmesi için bu ilaçlara ihtiyaç olacaktır.

Doktor tarafından reçete edilecek ilaçları sizler de kemik erimesi yaşamaktaysanız kullanmanız gerekmektedir. 

Bu ilaçlar daha çok haftada bir defa kullanılmaktadır. Ve yuttuğu zaman kişinin 30 dakika boyunca en az hareket içerisinde olması gerekmektedir. İlacı aldığınız zaman 1 saat kadar herhangi bir şey yememeye özen göstermeniz gerekmektedir. Bu ilaçlar kalça kırığı ve el kırığını yarı yarıya azaltması ile bilinen ilaçlar olmaktadır. 

 Fiziksel Egzersiz

Kemik erimesi ile karşı karşıya kalan kişilerin yaşamlarını değiştirmeleri gerekmektedir. Eskiye nazaran daha çok hareket etmesi gerekmektedir.

Düzenli egzersizler yapmanız kemik kırılmalarını da azaltma konusunda son derece faydalı olacaktır.

Sizler de eğer ki egzersiz yaptığınız zaman kırık oluşma riskinden korkuyorsanız o zaman 45 dakika süresince orta tempo içerisinde yürüyüş yapmanız sağlığınız açısından son derece iyi gelecektir.

 Diyet

Kişinin eğer ki kemik erimesi tanısı konulduğu zamanlarda beslenme alışkanlığını da değiştirmesi gerekmektedir. Artık bol miktarda kalsiyum ve D vitamini içerecek besinler yemesi gerekmektedir.

Kemik kütlesinde oluşan yavaşlamanın durması için sizlerin de her zaman için süt ve süt ürünlerini ayrıca soğuk su balıklarını tüketmeniz gerekmektedir.

Özellikle de fazla kilosu olan kişilerin kemiklerine binecek yük daha fazla olması nedeniyle ideal kilonuza kavuşmanız için bu diyeti önerilecektir.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://eklemhastasi.com/osteoporoz.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.