Pankreas Kanserinde Tanı Ve Tedavi

içerik

Pankreas Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Nasıl Teşhis Edilir?

Pankreas Kanserinde Tanı Ve Tedavi

Pankreas kanseri, pankreas dokularında başlar – karnın alt, arka kısmında yatay durumda bulunan bir organdır. Pankreas, kan şekerini yönetmek için sindirim ve hormonlara yardımcı olan enzimleri serbest bırakır.

Tipik olarak yakın organlara hızla yayılabilir. Erken evrelerinde nadiren tespit edilir. Ancak pankreas kistleri veya aile öyküsünde pankreas kanseri olan kişiler için, yapılan taramalar herhangi bir problemi erken tespit etmeye yardımcı olabilir. Belirtileri arasında, kilo kaybı, sarılık, üst karın bölgesinde sırta yansıyan ağrılar ve diyabettir.

Tedavi ameliyat, kemoterapi, radyasyon terapisi veya bunların bir kombinasyonunu içerebilir.

Pankreas Kanserinin Teşhisi

Doktorunuz pankreas kanseriniz olduğundan şüpheleniyorsa, aşağıdaki testlerden birine veya birkaçına ihtiyacınız olabilir.

Görüntüleme Testleri

Bu testler doktorların pankreas ve diğer iç organlarınızın görselleştirilmesine yardımcı olur.

Pankreas kanserini teşhis etmek için kullanılan teknikler arasında ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve bazen pozitron emisyon tomografisi (PET) taramaları yer alır.

Endoskopik Ultrason

Pankreasın ultrason görüntülerini oluşturmak kullanılan bir yöntemdir. Bir endoskopik ultrason (EUS), pankreasınızı midenizin içinden görüntülemek için ultrasonik bir cihaz kullanır. Cihaz ile görüntüler elde etmek için özofagustan aşağı doğru ince, esnek bir tüp (endoskop) geçirilir.

Biyopsi

Biyopsi, küçük bir doku örneğini çıkarmak ve mikroskop altında incelenmek için kullanılan bir prosedürdür. Doktorunuz bir iğne yardımıyla pankreasdan örnek alırken pankreasa iğne yerleştirir (ince iğne aspirasyonu).

Kan Testi

Doktorunuz, kanınızı pankreatik kanser hücreleri tarafından salınan spesifik proteinler (tümör belirteçleri) açısından test edebilir.

Pankreas kanserinde kullanılan bir tümör işaretleyici testi CA19-9 olarak adlandırılır. Ancak, test her zaman güvenilir değildir ve CA19-9 test sonuçlarının en iyi nasıl kullanılacağı henüz net değildir.

Bazı doktorlar tedaviden önce, tedavi sırasında ve sonrasında ölçüm yaparlar.

Doktorunuz pankreas kanseri tanısını doğrularsa, kanserin boyutunu tespit etmeye çalışır. Evreleme testlerinden elde edilen bilgileri kullanarak, doktorunuz pankreas kanserinin evresini belirler ve bu da hangi tedavilerin size fayda sağlayacağını belirlemenize yardımcı olur.

Pankreas kanserinin evreleri 0 ile IV arasında değişen Romen rakamları ile belirtilmiştir. En düşük aşamalar, kanserin pankreasla sınırlı olduğunu göstermektedir. Evre IV kanser ise vücudun diğer bölgelerine yayıldığı anlamına gelir.

Kanser evreleme sistemi gelişmeye devam ediyor ve doktorlar kanser teşhisi ve tedavisi geliştirdikçe daha da karmaşıklaşıyor. Doktorunuz sizin için doğru olan tedavileri belirlemek için kanser evresini kullanacaktır.

Doktorunuza pankreas kanseri teşhisi deneyimi hakkında soru sormaktan çekinmeyin. Herhangi bir şüphe varsa, ikinci bir görüş alın.

Pankreas Kanserinin Tedavisi

Pankreas kanserinin tedavisi, kanserin evresine, yerine, genel sağlık ve kişisel tercihlerinize bağlıdır. Çoğu insan için, pankreas kanser tedavisinin ilk amacı mümkünse kanseri ortadan kaldırmaktır. Bu bir seçenek değilse, yaşam kalitenizi yükseltmek, kanser büyümesini durdurma veya daha fazla zararı önlemek odak noktası olabilir.

Tedavi ameliyat, radyasyon, kemoterapi veya bunların bir kombinasyonunu içerebilir. Pankreas kanseri ilerlemiş ve bu tedaviler herhangi bir yarar sağlamayacaksa, doktorunuz sizi olabildiğince rahat hale getirecek palyatif bakım ile size yardımcı olacaktır.

Pankreas Kanserinde Cerrahi Operasyon

Pankreas kanseri olan kişilerde kullanılan prosedürler:

Pankreasın Başında Bulunan Tümörler İçin Cerrahi Operasyon

Pankreas kanseri tedavi başlangıcında Whipple prosedürü (pankreatikoduodenektomi) denen bir prosedür düşünebilirsiniz.

Whipple prosedürü, pankreasın başını, ince bağırsağın ilk kısmını (duodenum), safra kesesini ve safra kesesinin bir kısmını çıkarmak için uygulanan, teknik olarak zor bir süreçtir. Bazı durumlarda, bazı lenf düğümleri ve etrafındaki lenf düğümleri de çıkarılabilir. Cerrah yiyecekleri sindirmek için pankreas, mide ve bağırsaklarınızın geri kalanıyla yeniden bağlantı kurar.

Pankreasın Gövde ve Kuyruk Kısmında Bulunan Tümörler İçin Cerrahi Operasyon

Yapılan ameliyat, pankreasın sol tarafını (gövde ve kuyruğu) çıkarmak için distal pankreatektomi olarak adlandırılır. Cerrahı dalağınızı da alabilir.

Tüm Pankreası Çıkarmak İçin Yapılan Cerrahi Operasyon

Bazı insanlarda, tüm pankreasın çıkarılması gerekebilir. Buna total pankreatektomi denir. Bir pankreas olmadan nispeten normal olarak yaşanabilir, ancak ömür boyu insülin ve enzim replasmanına ihtiyacınız vardır.

Yakındaki Kan Damarlarını Etkileyen Tümörler İçin Cerrahi Operasyon

Pankreas kanseri geliştiren kişinin, tümörlerine yakın kan damarları varsa Whipple prosedürü veya diğer pankreatik operasyonlar için uygun kabul edilmez. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çok az sayıda tıp merkezinde, oldukça uzmanlaşmış ve deneyimli cerrahlar, seçilmiş hastalardaki kan damarlarının çıkarılması ve rekonstrüksiyonu ile bu prosedürleri güvenli bir şekilde uygulamaktadır.

Bu ameliyatların her biri, kanama ve enfeksiyon riskini taşır. Bazı insanlar ameliyattan sonra mide bulantısı ve kusma yaşarlar. Bu operasyonlardan sonra uzun bir iyileşme süreci sizi bekliyor olacaktır.

Kapsamlı araştırmalar, pankreatik kanser cerrahisinin, bu operasyonların çoğunu yapan merkezlerde oldukça deneyimli cerrahlar tarafından yapıldığından daha az komplikasyona neden olma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Cerrahınızın ve hastanenizin pankreatik kanser cerrahisi ile ilgili deneyimlerini sormaktan çekinmeyin. Herhangi bir şüpheniz varsa, ikinci bir görüş alın.

Pankreas Kanserinde Kemoterapi

Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmeyi hedefleyen ilaçlar kullanır. Bu ilaçlar bir damar içine enjekte edilebilir veya oral olarak alınabilir. Bir kemoterapi ilacı veya bir kombinasyonunu alabilirsiniz.

Kemoterapi aynı zamanda radyasyon terapisi (kemoradyoterapi) ile birleştirilebilir.

Kemoradyoterapi tipik olarak pankreasın ötesine yayılan kanseri tedavi etmek için kullanılır, fakat sadece vücudun uzak bölgelerine değil yakınlardaki organlara da uygulanır.

Özel tıbbi merkezlerde, bu kombinasyon, tümörü küçültmek için ameliyattan önce kullanılabilir. Bazen pankreatik kanserin tekrarlama riski azaltmak için ameliyat sonrasında da kullanılır.

Gelişmiş pankreas kanserli kişilerde, kemoterapi genellikle kanser büyümesini kontrol etmek ve sağkalımı uzatmak için kullanılır.

Pankreas Kanserinde Radyasyon Tedavisi

Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini yok etmek için X ışınları ve protonlardan yapılan yüksek enerjili ışınlar kullanır. Kanser cerrahisinden önce veya sonra, genellikle kemoterapi ile birlikte radyasyon tedavisi de alabilirsiniz. Veya doktor, kanser cerrahi olarak tedavi edilemediğinde radyasyon ve kemoterapi tedavilerinin bir kombinasyonunu önerebilir.

Radyasyon tedavisi genellikle çevrenizde hareket eden ve radyasyonunuzu vücudunuzdaki belirli noktalara yönlendiren bir makineden gelir (dış ışın radyasyonu). Özel tıp merkezlerinde radyasyon tedavisi ameliyat sırasında (intraoperatif radyasyon) uygulanabilir.

Radyasyon terapisi geleneksel olarak kanseri tedavi etmek için X ışınlarını kullanır. Bazı tıp merkezleri, proksimal radyasyon tedavisi sunmaktadır, bu da ilerlemiş pankreas kanserli bazı kişiler için bir tedavi seçeneği olabilir.

Pankreas Kanserinde Klinik Denemeler

Klinik çalışmalar, sistemik terapi gibi yeni tedavileri ve ameliyat veya radyasyon tedavisine yeni yaklaşımları test etmek için yapılan çalışmalardır. Çalışılan tedavi mevcut tedavilerden daha güvenli ve daha etkili olduğu kanıtlanırsa, yeni bakım standardı haline gelebilir.

Pankreas kanseri için yapılan klinik denemeler size yeni hedeflenmiş tedavi, kemoterapi ilaçları, immünoterapi tedavileri veya aşıları denemek için bir şans verebilir.

Klinik deneyler tedaviyi garanti edemez ve ciddi veya beklenmedik yan etkileri olabilir. Öte yandan, kanser klinik denemeleri, mümkün olduğunca güvenli bir şekilde yürütüldüklerinden emin olmak için yakından izlenir. Ve bunlar sizin için mevcut olmayan tedavilere erişim sağlar.

Destekleyici (Palyatif) Bakım

Palyatif bakım, ciddi bir hastalığın ağrı ve diğer semptomlarından kurtulmaya odaklanan özel tıbbi bir bakımdır. Palyatif bakım uzmanları, devam eden bakımınızı tamamlayan ekstra bir destek katmanı sağlamak için siz, aileniz ve diğer doktorlarınızla birlikte çalışır. Palyatif bakım, cerrahi, kemoterapi ve radyasyon tedavisi gibi agresif tedaviler sırasında kullanılabilir.

Palyatif bakım diğer uygun tedavilerle birlikte kullanıldığında – tanıdan hemen sonra bile – kanserli kişiler daha iyi hissedebilir ve daha uzun yaşayabilir.

Palyatif bakım, doktorlar, hemşireler ve diğer özel eğitimli profesyoneller tarafından sağlanır. Bu ekipler kanserli hastalar ve aileleri için yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Palyatif bakım, darülaceze bakımı veya hayat sonu bakımı ile aynı şey değildir.

Alternatif Tıp

Bazı bütünleştirici ve alternatif tıp yaklaşımları, kanser veya kanser tedavilerinden dolayı maruz kaldığınız belirti ve semptomların azalmasına yardımcı olabilir.

Kanser ile Başa Çıkmanıza Yardımcı Olacak Alternatif Tedaviler

Kanserli kişiler sık ​​sık sıkıntı yaşarlar. Bazı araştırmalar, pankreatik kanseri olan kişilerin yaşadığı sıkıntıların diğer kanser türlerine sahip olanlardan daha yaygın olduğunu düşündürmektedir.

Sıkıntı çekiyorsanız, uyumakta zorluk çekebilirsiniz ve kendinizi sürekli olarak kanseriniz hakkında düşünürken bulabilirsiniz. Kızgın veya üzgün hissedebilirsiniz.

Duygularınızı doktorunuzla tartışın. Uzmanlar hislerinizi değiştirmenize yardımcı olabilir ve başa çıkma stratejileri geliştirmenize yardımcı olabilir. Bazı durumlarda, ilaçlar size yardımcı olabilir.

Holistik tıp ve alternatif terapiler de sıkıntı ile başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

  • Sanat Terapisi
  • Egzersiz
  • Meditasyon
  • Müzik terapisi
  • Gevşeme egzersizleri
  • Tinsellik

Bu tedavi seçenekleriyle ilgileniyorsanız doktorunuza danışın.

Pankreas Kanseriyle Başa Çıkmak ve Destek

Hayatı tehdit eden bir hastalığınız olduğunu öğrenmek sizin için oldukça yıkıcı olabilir. Aşağıdaki önerileri size yardımcı olabilir:

Kanseriniz Hakkında Yeterince Bilgi Sahibi Olduğunuzdan Emin Olun

Bakımınız hakkında karar vermenize yardımcı olması için kanseriniz hakkında yeterince bilgi sahibi olmaya çalışın. Doktorunuza kanserinizin ayrıntıları ve tedavi seçenekleriniz hakkında danışın. Daha fazla bilgi için güvenilir kaynaklar hakkında bilgi alın.

Bir Destek Sistemi Kurun

Arkadaşlarınızın ve ailenizin sizin için bir destek ağı oluşturmasını isteyin. Kanser teşhisinden sonra çaresiz ve belirsiz hissedebilirler. Basit görevlerde size yardımcı olmak onları rahatlatabilir. Ve yapmakta zorlandığınız şeyleri sizin için yapabilirler.

Konuşacak İyi Birini Bulun

Arkadaşlarınız ve aileniz en iyi destekcileriniz olabilir, ancak bazı durumlarda yaşadıkları üzüntüyü atlatmakta onlarda zorluk çekebilirler. Bu durumlarda, bir danışman, psikolog, tıbbi sosyal hizmet uzmanı veya bir pastoral veya din danışmanı ile konuşmak size yardımcı olabilir.

Diğer Kanser Mağdurları ile Bağlantı Kurun

Diğer kanser mağdurlarıyla konuşmak sizi rahatlatabilir. Bölgenizdeki kanser destek grupları için doktorunuza danışabilirsiniz.

Randevunuz İçin Hazırlanın

Sizi endişelendiren herhangi bir belirti veya semptomunuz varsa doktorunuzdan randevu alarak işe başlayın. Belirtilerinizi araştırmak için size bir takın test ve prosedürler önerebilir. Pankreas kanseri teşhisi konulduktan sonra bir uzmana yönlendirilebilirsiniz:

  • Kanser tedavisi yapan bir doktor (onkolog)
  • Kanseri tedavi etmek için radyasyon kullanan bir doktor (radyasyon onkoloğu)
  • Sindirim sistemi ile ilgili operasyonlarda uzman bir cerrah
  • Sindirim koşullarını tanıyan ve tedavi eden bir doktor (gastroenterolog)

Neler Yapabilirsiniz?

Herhangi bir randevu öncesi kısıtlamadan haberdar olun. Randevuya hazırlanırken, beslenmenizi kısıtlamak gibi önceden yapmanız gereken bir şey olup olmadığını öğrenin.

Randevuyu planladığınız nedenden alakasız görünebilecek bile olsa bütün belirtilerinizi yazın.

Önemli stresler veya son yaşam değişiklikleri de dahil olmak üzere önemli kişisel bilgilerinizi yazın.

Aldığınız tüm ilaçlar, vitaminler veya takviyelerin bir listesini yapın.

Bir aile üyesi veya arkadaşınızı yanınıza almayı düşünün. Bazen randevu sırasında verilen tüm bilgileri hatırlamak zor olabilir. Size eşlik eden biri, unuttuğunuz bir şeyi hatırlayabilir.

Doktorunuza sormak için sorular hazırlayın

Doktorunuzla geçirdiğiniz süre sınırlıdır, bu yüzden soruların bir listesini hazırlamak zamanınızı en iyi şekilde değerlendirmenize yardımcı olabilir.

  • Pankreas kanserim var mı?
  • Kanserin evresi nedir?
  • Ek testlere ihtiyacım olacak mı?
  • Kanserim tedavi edilebilir mi?
  • Tedavi seçeneklerim nelerdir?
  • Herhangi bir tedavi daha uzun yaşamama yardımcı olabilir mi?
  • Her tedavinin potansiyel riskleri nelerdir?
  • Pankreatik kanser teşhisi ve tedavisi ile ilgili deneyiminiz nedir? Bu tıp merkezinde her yıl bu tür kanser için kaç ameliyat prosedürü yapılır?
  • Bu belirtileri ve semptomları yaşıyorum. Daha rahat hissetmeme yardımcı olmak için neler yapılabilir?
  • Pankreatik kanser için hangi klinik çalışmalar mevcuttur? Herhangi biri için uygun muyum?
  • Kanserimin moleküler profiline uygun muyum?

Источник: https://www.mutluvesaglikli.com/pankreas-kanseri-tedavi-teshis/

Pankreas Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Pankreas Kanserinde Tanı Ve Tedavi

Hepimizin bildiği gibi kanser insanoğlunun başına gelmiş en tehli ve ölümcül hastalık türlerinden biridir.

Erken teşhis ve yerinde tedavi ile çoğu zaman bu hastalığın üstesinden gelinse de, hastalığa yenik düşen kişi sayısı azımsanmayacak derecededir.

İnsanların yakalandığı kanserler arasında ise en çabuk yayılan tür olarak bilinen pankreas kanseri genellikle 45 yaş ve üzeri kişilerde görülmektedir.

Yapılan araştırmalar daha çok alkol alan, aşırı kilolu, obez ve diabet (şeker) hastası insanlarda daha sık rastlandığını göstermiştir. Öncelikle pankreas adı verilen organın ne olduğu, vücudumuzun hangi bölgesinde yer aldığı hakkında bilgi verelim. İlk olarak pankreasın sindirim sisteminizin bir parçası olduğunu bilmeniz gerekir.

Cilt (Deri) Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Boyutu yaklaşık 15-16 cm olan bu organ karının en arka bölümüne yerleşmiş; mide, kalın bağırsak ve onikiparmak bağırsağı ile sarılmış vaziyettedir. Midenin alt kısmında yer alan bu yaşamsal organ üç bölümden oluşmuştur. Geniş olan kısmına baş, ince olan kısmına kuyruk denilirken; ortada kalan bölüm ise gövde adını almıştır.

Pankreas Kanseri Nedir?

Şimdi de, yukarıda genel hatlarıyla bahsettiğimiz sindirim sistemi organı olan pankreasın görevlerini anlatarak, vücudumuz için ne kadar önemli olduğunu kavramaya çalışalım. Pankreasın vücutta temel olarak 2 önemli görevi vardır.

Bunlardan birincisi pankreatik özsuyu üreterek alınan besinlerin sindirilmesini sağlamak; diğeri ise kan şekerinin dengede tutulması amacıyla insülin ve bazı gerekli hormonların üretilmesini sağlamaktır.

Pankreatik özsuyu üreten kısmı ekzokrin pankreas adını alırken, insülin ve diğer hormonların üretildiği kısım endokrin pankreastır. Pankreas kanseri, organın her bölümünde gelişebileceği için, ekzokrin ve endokrin pankreasın her ikisinde de görülebilir. Ancak farklı yerlerde meydana gelen kanser, farklı şekilde gelişir ve belirtileri de farklılık arz eder.

Vücudumuz için yaşamsal öneme sahip olan pankreastaki hücrelerin mutasyona uğraması ile de pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

Dünyanın en ölümcül dördüncü kanser türü olarak bilinen pankreas kanseri daha çok 45 yaş üstü insanlarda görülmektedir. Daha erken yaşlarda pek rastlanmamıştır.

Kansere yakalananların %80'inin ise 60 ve 80 yaş civarında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi pankreas kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Ancak en hızlı yayılan ve en ölümcül kanser türlerinden olan pankreas kanserinde, kanser hücreleri metastaz yapmadan yani lenflere sıçramadan tedaviye başlansa bile hastanın en fazla 5 yıl hayatta kalabilmesi sağlanmıştır.

Pankreas Kanserinin Türleri Nelerdir?

Endokrin ve ekzokrin olmak üzere iki tür pankreas kanseri bulunmaktadır. Pankreas kanallarındaki hücrelerde başlayan ekzokrin tür, daha sık görülmektedir.

Ekzokrin Pankreas Kanseri

En yaygın görülen pankreas kanseri olan ekzokrin türü, pankreas kanallarındaki hücrelerde başlar. Bu kanallar ise pankreatik özsuyunu ana pankreas kanalına ve duedonuma taşıyan tüplerdir. Eğer burada oluşan tümör alınabilecek durumdaysa ameliyat edilebilir.

Bu şekilde uygulanan tedavi yöntemiyle hastalığın ilerleme hızının yavaşlatıldığı ve hastaların hayatta kalma sürelerinin en az 6 ay daha uzatıldığı ispatlanmıştır.

Bazı hastalarda ameliyat mümkün olmadığından kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Endokrin Pankreas Kanseri

Bu tür, ekzokrin kansere göre daha az görülmektedir. Endokrin pankreası, nöroendokrin tümörleri kanseri olarak da adlandırmak mümkündür. İnsülin ve benzeri hormonların üretildiği bu kısımda vücudumuz için çok önemli görevleri olan hormonların üretimi sağlanmaktadır. Buralarda meydana gelen tümörler de üretim yerlerine göre isim almaktadır;

Gastrinoma; Gastrin üreten hormonlarda görülür.
Somatostatinoma; Somatostatin üreten hücrelerde görülür.
İnsülinoma; İnsülin üreten hücrelerde görülür.
VIPoma; Vazoaktif intestinal peptid (VIP) üreten hücrelerde görülür.
Glukagonoma; Glukagon üreten hücrelerde görülür.

Pankreas Kanserinin Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

Pankreas kanseriyle ilgili kaydedilen her 10 vakanın 8'inde, hastaların aşırı sigara ve alkol alışkanlığının olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra diabet hastası olan, beslenme programında yoğun bir şekilde yağ ve şeker kullanan kilolu insanlarda da pankreas kanseri çok görülmektedir.

Uzmanlarca kesinliği tam olarak kabul edilmese de; erkek cinsiyet, ileri yaş ve daha önceden kolon kanseri benzeri bir hastalığın geçirilmiş olması da pankreas kanserinin nedenleri arasında kabul edilmektedir.  Çok küçük bir oran olsa da ailede daha önce bu hastalığa yakalanmış biri varsa, siz de risk grubundan sayılıyorsunuz.

Pankreas kanseriyle ilgili Amerika'da yapılmış bir araştırma sonuçları gösteriyor ki; her 1000 kadından 0,105'i, her 1000 erkekten ise 0,133'ü pankreas kanserine yakalanmaktadır.

Yine aynı araştırmaya göre hastalığa yakalananların ölüm oranları kıyaslandığında erkeklerde bu oranın daha fazla olduğu göze çarpmaktadır. Sözün özü sigara içen, alkol alan, dengesiz beslenip aşırı kilolu olan 45 yaş üstü tüm erkekler pankreas kanserine yakalanma konusunda ilk risk grubu içerisindedir.

Pankreas Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Uzmanlar pankreas kanserinin diğer kanser türlerinde olduğu gibi hemen belirti vermesinin ve erken teşhis konmasının pek mümkün olmadığını söylemektedir. Örneğin meme kanserinde olduğu gibi dıştan bir sertlik hissedemezsiniz ya da prostat kanserinde olduğu gibi sık idrara çıkma  o bölgede ağrı gibi belirtiler bu kanser türünde olmamaktadır.

Ancak eğer oluşan tümör büyükse ağr çok şiddetli bir şekilde kendini belli edebilmektedir. Hastalık her ne kadar kendini kesin belirtilerle göstermese de, sağlığınızda ve vücudunuzda bir takım şeylerin yolunda gitmediğini gösteren sinyaller veriyor.

Pankreas kanserinin ilk belirtileri arasında; bulantı-kusma, iştah kaybı, karın ağrısı, sırt ağrısı, kilo kaybı, sindirimde güçlük, sarılık, dışkının renginde solukluk, aniden ortaya çıkan şeker hastalığı, depresyon benzeri içe kapanıklık ve psikolojik sorunların varlığını sayabiliriz. Bu belirtilerden ilk ortaya çıkanları ise sarılık, idrarın çay renginde olması ve dışkının “cam macunu” diye tanımlanan açık bir renk almasıdır.

Pankreas Kanserinden Korunma Yolları Nelerdir?

Bilgihanem okurları için daha önce yayınladığımız kanser yazılarında da olduğu gibi, pankreas kanserini önlemek için öncelikle ona sebep olan etkenlerden uzak durulması gerekmektedir. Bunlardan en önemli ve öncelikli olan ise sigarayı ve alkolü bırakmak olmalıdır.

Bunun yanında egzersiz ve spor yapmayan bir beden her türlü hastalığın oluşması için uygundur. Hiç olmazsa günde yarım saat, hafif ritimde yürüyüş yapmalısınız. Pankreas kanserine yakalanmamak için yapılması gereken belli başlı şeyler ise şunlardır; çok aşırı yağlı, şekerli, raf ömrü dolmuş gıdalardan uzak durulmalı, toksik değeri yüksek su içilmemeli, aşırı kırmızı et tüketilmemelidir.

Lösemi (Kan Kanseri) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bunların yanında mevsiminde taze sebze ve meyveyi bol bol tüketmelisiniz. Pankreas kanserinden korunma konusunda yapılan araştırmalar elmanın büyük ölçüde faydası olduğunu göstermiştir. Aynı şekilde domates ve brokolinin de hücreleri yenilediği ve kansere yakalanma riskini azalttığı görülmüştür. (Brokolinin diğer faydaları için tıklayınız.)

Pankreas Kanserinde Teşhis Yöntemleri Nelerdir?

Tüm hastalık türlerinde tedaviden tam sonuç alınabilmesi için erken teşhis en önemli kısımdır. Erken tanı için de farklı alternatif yolları mevcuttur. Erken teşhisin en az tedavi kadar önemli bir yeri olduğundan, bu yöntemleri ayrı bir başlık altında incelemek istedik.

  • Batın Ultrasonografisi; Pankreas kanserinin erken teşhisinde ilk aşamadır. Ultrasonda çıkan sonuçlar doktorunuzu daha ileri düzeydeki bir araştırmaya yönlendirecektir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT); Pankreasın daha ince kesitler halinde, ayrıntılı bir şekilde incelenmesini sağlar. Kanserden şüphe duyulması halinde mutlaka yapılması gereken bir teşhis metodudur.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI); Bilgisayarlı tomografiye benzer ancak radyasyon içermemektedir. Bu da daha çok tercih edilen bir yöntem olmasını sağlamıştır.
  • Endoscopic Retrograde Cholangiopancreatography (ERCP); Pankreas kanalına endoskopik yöntemlerle girilip, kontrast bir madde verilmesi ve görüntülenmesi esasına dayanır.
  • Biyopsi; Biyopsi tümörden doku örneği alınması demektir. Alınan kesit laboratuvarlarda incelenir ve tedavinin rotasını belirler.
  • Kan Testleri; Tüm kanser türlerinde ve hastalıkların teşhisinde, kan testleri büyük ölçüde fikir vermektedir. Çünkü vücutta üretilen hormonların veya hücrelerin sıra dışı seyri, kan hücrelerine anında yansımaktadır.

Pankreas Kanserinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Sürekli tekrarladığımız erken teşhis hayat kurtarır sözü burada da karşımıza çıkıyor. Çünkü tedavinin şeklini ve seyrini yine bu teşhis belirliyor. Hastalığın geldiği seviyeye ve hastanın durumuna göre uygun tedavi yöntemi seçiliyor. Gelelim pankreas kanserinin tedavisi için kullanılan yöntemlere;

  • Cerrahi Tedavi; Öncelikle bilinmelidir ki, ileri evrelerdeki tümörlerde cerrahi tedavi uygulamak mümkün değildir. Daha önce yapılan araştırmalar sonucunda, eğer tümörün ameliyatla yani cerrahi müdahale ile çıkarılması mümkünse “whipple ameliyatı” adı verilen bir yöntem uygulanır. Bu yöntemle pankreasın tümör oluşan kısmı, eğer sıçradıysa safra kanalı, onikiparmak bağırsağının bir kısmı da çıkarılabilmektedir. Ancak pankreas kanserinde cerrahi yöntem pek tercih edilmez. Çünkü dünya geneline bakıldığında, ameliyat esnasında yaşanan zorluklar, sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlar ve ölüm oranı bu tedavi yöntemini tercih edilmekten uzaklaştırmıştır.
  • Radyoterapi; Radyasyon ile tümör hücrelerinin küçültülmesi veya tamamen öldürülmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Vücut dışından da uygulanabilen bu yöntem sadece tedavi alandaki hücreleri etkilemektedir. Cerrahi işlem sonrasında, hastalığın yenilememesi için radyoterapinin uygulandığı görülmüştür.
  • Kemoterapi; İlaçla yapılan tedavi şeklidir. Cerrahi yöntem uygulanamayan hastalarda en çok kemoterapi tercih edilmektedir. Amaç ilaçlarla kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurmaktır. Ancak oldukça ağır bir tedavi ve meşakkatli bir yoldur.
  • Biyolojik Tedavi; Bu bölümün içerisine biyoterapi ve immünoterapi girmektedir. İmmünoterapide vücudun bağışıklık sistemi onarılarak, hastalıkla mücadele etmesi sağlanır. Biyoterapide ise, normal bir hücrenin kanser hücresine dönüşmesi durdurularak, hastalığın yayılması engellenir.

Источник: https://bilgihanem.com/pankreas-kanseri-nedir/

Pankreas Kanseri Neden Olur? Pankreas Kanseri Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Pankreas Kanserinde Tanı Ve Tedavi

Pankreas, onikiparmak bağırsağı ile dalağın arasında yaklaşık 15 sm uzunlukta, 2 sm kalınlıkta, 3-4 sm genişlikte karnı bir baştan bir başa uzanan bir salgı bezidir.

Pankreas kanseri, pankreas adı verilen organın kanseridir. Pankreas kanseri çok nadir görülen bir kanser olmamakla birlikte, kanserden ölümlerde 4’üncü sıradadır. Pankreasın habis tümörü, pankreasın tümörleri genellikle sindirim enzimlerini salan ekzokrin pankreas dokusunda oluşur.

Nadir olarak Vater ampülü (ana safra kanalı ve safra kanalının birleştiği nokta) veya endokrin kısmında meydana gelebilir. Pankreas kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir, ancak sigara kullanımı, kronik panreaitit ve yüksek oranda alkol tüketimi gibi faktörlerin etkili olduğu bilinmektedir.

Pankreas kanserinin yerleşim alanları

Pankreas, mide, ince bağırsak, karaciğer ve ana atardamarlar ile çevrelenmiştir. Pankreasın herhangi bir yerinde kanser görülebilir, bu nedenle pankreas kanseri kendi içerisinde üç kısma ayrılır.

Bu ayrımlar, pankreasın baş kısmı, pankreasın gövde kısmı ve pankreasın kuyruk kısmı şeklinde değerlendirilir.

Dolayısı ile pankreasta kanserin görüldüğü bölgelere göre farklı şikayetler ve farklı belirtiler de görülebilir.

  • Ekzokrin pankreas kanseri nedir? Pankreas kanserlerinin büyük bir bölümünün başlangıç noktası, pankreas kanallarını çevreleyen ekzokrin hücrelerinin bulunduğu bölgedir. Pankreasın bu tür kanserlerine pankreasın ekzokrin kanserleri denir.
  • Pankreatik endokrin hücre kanseri nedir? Pankreas kanserinin daha az sıklıkta rastlanan türü ise endokrin hücrelerden kaynaklanan pankreatik endokrin tümörleri şeklindedir ve bu kanser türü pankreasın adacık hücrelerinden gelişir.

Her iki kanser türünün tedavi metotları özellikle ileri evrelerde oldukça farklıdır. Pankreas kanseri erkelerde daha sık görülür ve genellikle 60-75 yaşları arasında ortaya çıkar. Pankreas kanserinin 40 yaşın altında görülme oranı yaklaşık % 2 civarındadır. Yakın aile bireylerinden pankreas kanseri olan kişilerin özellikle 40 yaşından sonra takip edilmesi önemlidir.

Pankreas kanseri nedenleri

  • Pankreas kanserinin nedeni tam olarak bilinmediği gibi bilinen en önemli sebep sigara kullanımıdır. Sigara içenlerde ve aşırı alkol tüketenlerde pankreas kanseri daha sık görülür.
  • Beslenme şeklinin de pankreas kanserinde etkileri vardır. Örneğin çok fazla kırmızı et tüketimi, kızartmalar, aşırı yağlı beslenme, hamur işlerini çok fazla tüketme gibi beslenme tarzının pankreas kanseri gelişiminde rolü vardır. Sebze, meyve, lifli gıdalar ve yeşil yapraklı besinler pankreas kanseri riskini azaltmada yardımcıdır.
  • Alkolün pankreas kanserinde risk oluşturduğu net olarak bilinmemese de, alkol kullanımın da pankreas kanserine neden olduğu düşünülmektedir.
  • Şeker hastalığının pankreas kanserine yol açtığı konusunda iddialar olmasına rağmen kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
  • Pankreas kanseri oluşumunda genetik yatkınlığın da etkisi vardır.
  • Ayrıca petrol ürünlerine ve diğer kimyasal maddelere maruz kalma, uzun süre tedavi edilmeyen pankreatit (pankreas iltihabı) gibi faktörler pankreas kanserine neden olabilir.

Pankreas kanserine neden olan faktörler

Pankreas kanseri belirtileri

Pankreas kanserinin erken teşhis edilmesi için kesin bir belirti ve bulgu yoktur. Pankreas kanserine dair özel bir belirti de bulunmamaktadır.

  • Pankreas kanseri belirtilerinde en önemli bulgu kilo kaybı, kilo kaybı en önemli bulgu olduğu gibi hastalar bazen 7-8 kilo birden kaybedebilir.
  • Yüzlerinde de kahverengi tonlu renk farkı hastaların yaklaşık tamamında görülen bir belirtidir.
  • Kanserin oluştuğu kısım pankreasın başında ise safra yolları tıkanır ve sarılık, kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkar ve bu durumda teşhisin konulması daha kolay olur fakat pankreasın ortasında ve kuyruğundaki kanserlerde şikayetler daha geç ortaya çıkar.
  • Pankreas gövdesi kanserleri genellikle tedavi edilemeyecek kadar geçikmiş olarak teşhis edilir ve tedavisi mümkün olmaz.

Pankreas kanserinin genel belirtileri arasında kilo kaybı, sarılık, kaşıntı, halsizlik, iştahsızlık, yemek sonrası ya da yatay pozisyonda iken artan karın ağrısı, ishal, kabızlık, gaz, şişkinlik, ani meydana çıkan şeker hastalığı, koyu renkli idrar, genel halsizlik, karaciğer ve safra kesesinde büyüme, kil renginde dışkı gibi belirtiler vardır.

Pankreas kanseri belirtileri

Pankreas kanseri teşhisi

Pankreas kanseri teşhisi kanser şüphesi görüldükten sonra ilgili tetkikler ile konulur. Pankreas kanserinde erken tanı koymak oldukça zordur. Günümüzde pankreas kanserinin alt tipleri vardır. Bu tipleri şu şekilde evrelendirmek mümkündür.

Pankreas kanserinin erken evrelerinde çoğunlukla herhangi bir belirti ve bulguya rastlanmaz. Hastalığın belirtileri, birçok hastalığın belirtileri ile benzerlik gösterir.

Pankreas anatomik olarak mide, ince bağırsak, karaciğer, safra kesesi, dalak, safra kanalı gibi organların arkasında yer alır, bu nedenle bu organların hastalıkları ile karışabilir ya da kanser bu organlara sıçramış olabilir.

Pankreas kanseri teşhisi genellikle çeşitli testlerin yardımı ve pankreas çevresindeki organların detaylı görüntülenmesi ile konulabilir.

Hastalar tesadüfen başka nedenlerle tomografi çektirdiklerinde kanser olduğu fark edilebilir.

Bunun dışında pankreas kanseri teşhisinin konulması için pankreas kanserini düşündüren semptomları olan hastalarda bilgisayarlı tomografi filmi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), ultrasonografik görüntüleme, endoskopik görüntüleme, laparoskopi gibi yöntemler ve bazı idrar, kan tahlilleri gibi testler kullanılır.

Pankreas kanseri tedavisi

Pankreas kanseri tedavisinde çok ince bir nokta vardır; tomografi tetkikinde pankreasta kitle görüldüğünde bu kitleden biyopsi alındıktan sonra tanının konulması bazı durumlarda beklenmez, çünkü pankreas kanseri çok hızlı gelişen bir tümördür. Bu nedenle hastalarda görüntüleme metotları ile kitle belirlenir ve pankreas kanseri şüphesi varsa biyopsi alınarak ya da alınmadan hastanın ameliyat planı yapılır.

Pankreas kanserinde biyopsi her zaman doğru sonucu vermeyebilir. Ayrıca biyopsi alındığında kanserin karın içerisindeki diğer organlara sıçrama riski olup olmadığı tartışmalıdır. Hastanın pankreas kanserinden kurtulması ve sonrasında daha kaliteli hayat yaşaması için en uygun tedavi cerrahidir.

Kanser karın içerisindeki diğer organlara yayılmış ise hastanın ameliyat olması fayda etmez. Bu gibi durumlarda kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanır. Sarılık için safra yollarına stent takılması gerekebilir.

Ağrıyı azaltmak için nanoknife, radyofrekans ablasyon (RFA), çölyak ganglion blokajı gibi yöntemler uygulanabilir. Yine ameliyat edilen hastalarda da ameliyattan sonra kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de uygulanır.

İleri evredeki hastaların yaşam süresi genellikle 1 yıldan azdır.

Pankreas kanseri ameliyatından sonra

Pankreas kanseri ameliyatı dikkatli, titiz ve uygun bir şekilde yapıldığında ameliyat sonrası oldukça rahat seyreder. Pankreas kanseri ameliyatı sonrası genellikle basit bir mide ya da sarfa kesesi ameliyatı gibi olur.

Pankreas kanserinden ameliyat olan hastalar, genellikle başka bir sorun çıkmadığı sürece 10-15 gün içerisinde taburcu edilir. Hastalar evlerine döndükten sonra çok fazla bir kısıtlama getirilmez. Hastalar taburcu olduktan sonra istediklerini yerler, istedikleri gibi davranabilirler fakat hastalar kontrollerine düzenli olarak gitmek zorundadırlar.

Bazı hastalarda pankreas kanseri ameliyatı sonrasında kilo kaybı devam eder. Başarılı geçen ameliyattan sonra hastaların yaşam kalitesinde genellikle ciddi bir eksiklik söz konusu olmaz.

Pankreas kanserinden korunma yolları

Pankreas kanserinden korunmanın kesin bir yolu yoktur. Sigara kullanmamak, alkol kullanmamak pankreas kanseri riskini oldukça azaltır.

Beslenmede de ağır yağlı kızartmalar, aşırı et tüketimi gibi beslenme tarzından uzak durmak gerekir.

Sebze, meyve, lifli gıdalar ve yeşillik tüketimini arttırmak gibi beslenme tarzı pankreas kanseri ve diğer kanser türlerinden korunmada yardımcı olur.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/pankreas-kanseri-neden-olur-pankreas/

Pankreas Kanseri

Pankreas Kanserinde Tanı Ve Tedavi

Hücreler büyürler ve vücut ihtiyaç duydukça yeni hücreler oluşturmak için bölünürler. Normal hücreler yaşlandıklarında veya hasarlandıklarında ölürler ve yerlerini yeni hücreler alır. Bazen bu işlemlerde sorunlar olur.

Yeni hücreler vücut onları istemediği halde oluşurlar ve yaşlandıklarında veya hasarlandıklarında ölmeleri gerekmesine rağmen ölmezler. Bu anormal hücreler hem fonksiyon olarak hem de görünüm olarak normal hücrelerden farklıdırlar.

Bu ekstra hücrelerin oluşturdukları kitleye de ‘tümör’ adı verilir.

Pankreas tümörleri de benign (iyi huylu) veya kanser-malign (kötü huylu) olabilir.

İyi huylu tümörler (örn: kistler) genellikle yaşamı tehdit etmezler. Cerrahi olarak çıkartılabilirler ve genel olarak nüks etmezler. Etraflarındaki dokuların içerisine ilerlemezler ve başka organlara yayılmazlar.

Kötü huylu tümörler yaşamı tehdit ederler. Cerrahi olarak çıkartılabilirler ancak tekrar büyüyebilirler. Etraf dokuların içerisine girebilir ve onlara zarar verebilirler. Uzak organlara yayılabilirler.

Pankreas kanserinin iki ana tipi vardır. Çoğunlukla pankreas kanseri pankreas sıvılarını taşıyan kanallardan başlar. Bu tipe ekzokrin pankreas kanseri (duktal adeno ca) adı verilir.

Daha az sıklıkta pankreas kanseri hormonları üreten hücrelerden başlar. Bu tipe de endokrin pankreas kanseri veya adacık hücre kanseri (nöroendokrin tümör) adı verilir.

Pankreas kanserlerinin 2/3’ü pankreasın baş kısmında, 1/3’ü gövde ve kuyruk bölümünde yerleşirler. Hastalık genelde 55 yaş ve üzerinde görülür. Hastaların %70’i 65 yaş ve üzerindedir.

Risk Faktörleri

Sigara kullanımı pankreas kanseri için en önemli risk faktörüdür. Sigara içmeyenlere göre risk 2-3 kat artmıştır. Sigara bırakıldığında zaman içerisinde risk içmeyenlerle eşitlenir.

Diette yüksek kolesterol içeren, kızartılmış gıdalar, işlem görmüş kırmızı et ürünleri bulunması riski arttırabilir. Sebze ve meyveden zengin bir diet de riski azaltabilir.

Obesite de riski arttıran faktörlerden birisidir. Özellikle genç yaşta obesite problemi yaşayanlarda risk daha yüksektir.

Kronik pankreatit hastalarında pankreas kanseri riski topluma göre 10 kat veya daha fazladır. Mide ülseri hikayesi, geçirilmiş mide cerrahisi de risk faktörleri arasındadır.Diabet(şeker hastalığı) 

riskin arttığı bir diğer durumdur.Elli yaş sonrası diabet tanısı alan kişilerde bu durumun pankreas kanseri nedeniyle ortaya çıkabileceğide unutulmamalıdır

Kalıtımsal Risk Faltörleri

Ailede pankreas kanseri (birinci derecede akrabalar) riski 2-3 kat arttırmaktadır. Ailevi pankreas kanseri olarak tanımlanan durum en az üç birinci derece akrabada pankreas kanseri varsa söz konusudur. Bu nadir durum riskin en yüksek (30 kat) olduğu durumdur.

Pankreas kanseri riskinin arttığı diğer nadir kalıtımsal durumlarda şunlardır: Ailevi Atipik Multipl Mol Melanom Sendromu, Peutz-Jeghers Sendromu, Herediter Pankreatit, Lynch Sendromu, Wermer sendromu, Ailevi Meme Kanseri Sendromu.

Belirti ve Bulgular

Birçok kişide hastalık ileri bir aşamaya gelene kadar hiçbir şikayet olmayabilir. Birçok kişide de başka rahatsızlıklara yorulabilecek belirgin olmayan şikayetler olabilir. Bunların en sık olanları karın, sırt ve bel ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı gibi şikayetlerdir.

Sarılık kitle pankreas başında yerleştiğinde görülür. Pankreas gövde ve kuyruk tümörlerine göre baş bölgesi tümörlerinin nispeten erken tanınmasını sağlayanda budur. Başlangıç şikayetlerinin pankreas hastalığına bağlanması genellikle zordur.

Belirgin olmayan şikayetler nedeni ile hastaların çoğunluğu önce ülser veya bel-sırt problemleri açısından değerlendirilir. Bu dönemde yapılan karın ultrasonografilerinin de normal olarak değerlendirilmesi tanı gecikmelerinin en önemli nedenlerindendir.

Ultrasonografi hastaların başlangıç değerlendirmelerinde sık kullanılsa da pankreas hastalıklarının değerlendirilmesinde tek başına hiçbir zaman yeterli değildir.

Yeni ortaya çıkan diabet (şeker hastalığı) pankreas kanserinin bir belirtisi olabilir. Mayo klinik de yapılan bir çalışmada 50 yaş üzeri yeni tanı alan diabet hastalarında pankreas kanseri 8 kat fazla görülmüştür.

Hangi belirtiler pankreas tümörü varlığına işaret eder denildiğinde ilk sayılabilecekler sarılık, istem dışı kilo kaybı, karın ağrısı ( özellikle mide bölgesinde hissedilen ve sırta yayılan ağrılar), halsizlik, iştahsızlıktır.

Tanı

Yukarıda sayılan veya farklı şikayetlerle başvurduğunuzda hekiminiz sizi dinleyecek, bazı sorular soracak ve sizi muayene edecektir. Bazı kan testleri istedikten sonra radyolojik görüntüleme yöntemlerine başvurulacaktır.

Ultrasonografi yaygınlığı, ucuz olması ve kolay ulaşılabilirliği nedeniyle genellikle ilk başvurulan yöntemdir. Çok yararlı bilgiler sağlayabilir ancak inceleme sonucunun normal olması pankreas problemi olmadığını göstermez.

Bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri pankreasın değerlendirilmesi açısından çok yararlı yöntemlerdir.

Özellikle de pankreasa yönelik dinamik incelemeler tanı ve tedavinin planlanması için kritik öneme sahiptirler.

Pankreasta bir kitle saptandığında bu kistik bir kitle midir, etraf dokularla ilişkisi nedir, çevredeki önemli damar yapılarıyla olan mesafe nedir sorularına bu dinamik incelemeler yanıt verebilmektedir.

Son yıllarda endoskopi aletleriyle ultrasonografinin birleşiminden oluşan endoskopik ultrasonografide daha sık kullanılır olmuştur. Endoskopik ultrasonografinin avantajı probu midenin içerisine yerleştirerek pankreasa çok yakın görüntüleme yapmak mümkün olmakta ayrıca doku örneklemesi gerektiğinde bu teknik olarak daha kolay gerçekleştirilebilmektedir.

PET görüntüleme yöntemi hem anatomik bilgi hem de biyolojik fonksiyon hakkında bilgi vermektedir. Damar içerisine verilen az miktarda radyoaktif madde ile işaretlenmiş şeker tümör dokusunda daha fazla tutulmakta, buda özel bir kamera aracılığıyla bilgisayar tarafından görüntüye dönüştürülmektedir.

Kanser hücreleri normal hücrelere göre daha fazla şeker tükettiklerinden işaretli madde kanserli dokuda tutulmakta buda hem kanserin varlığını hemde tek görüntülemede vücudun tümünde kanserin yaygınlığını anlamaya yaramaktadır. PET günümüzde pankreas kanserinin tanısı için şart olan bir yöntem değildir. Ayrıca her kanser tanısı alan için muhakkak yapılması gereken bir yöntem değildir.

Pankreas kanserinin uzak organlara yayıldığı şüphesinin olduğu durumlarda kullanılması en uygun durumdur.

ERCP (endoskopik retrograd cholanjiopankreatografi) gastroenterologlar tarafından uygulanan hem safra kanallarını hem de pankreas kanallarını görüntülemede kullanılan invaziv bir yöntemdir. ERCP’nin avantajı görüntülemenin dışında tedavi edici uygulamalara da olanak tanımasıdır.

Dezavantajı ise belli oranda komplikasyonlarla birlikte olmasıdır. Günümüzde sadece görüntüleme için ERCP kullanılması diğer görüntüleme yöntemlerinin kullanıma girmesi nedeniyle çok azalmıştır.

MR yöntemiyle safra ve pankreas kanallarının görüntülenmesine olanak sağlayan MRCP sayesinde birçok durumda ERCP’ye gerek kalmamaktadır.

Pankreas kanseri tanısında kullanılan kan testleri içerisinde safra yolu tıkanıklarını gösteren karaciğer fonksiyon testleri ve tümör belirteçleri vardır. Tümör belirteçleri içerisinde en sık kullanılan test CA 19-9’dur.

Kanser tarama testi olarak kullanılması test doğruluğunun düşüklüğü nedeniyle uygun değildir. Yalancı negatiflik ve yalancı positiflik oranlarının yüksekliği nedeniyle tek başına tanı koydurucu özelliği yoktur.

En önemli kullanım alanı tedavinin seyrinde değişen değerlerle tedaviye yanıtı değerlendirmektir.

Yapılan radyolojik görüntülemeler sonucunda pankreasta bir kitle saptandığında ilk önemli nokta bu kistik (içi sıvı) bir kitle midir yoksa solid bir kitle midir ayrımının yapılmasıdır. Günümüzde bu ayrımın yapılması bir zorluk göstermemektedir. Ancak kistlerin kendi içerisinde alt tiplerinin değerlendirilmesi zorluk gösterebilir.

Solid bir kitle saptanmışsa hastanın klinik, laboratuar ve radyolojik değerlendirmesi bir kanser varlığına işaret ediyorsa bunu biopsi ile göstermek zorunluluğu yoktur. Hastanın cerrahi tedaviye engel bir durumu yoksa bundan sonraki aşama cerrahinin planlamasıdır.

Eğer herhangi bir nedenle cerrahi yapılamıyorsa ve kemoterapi ve benzeri tedaviler planlanacaksa biopsi yapılması zorunludur.

Evreleme

Pankreas kanseri tanısı konulduktan sonraki aşama en uygun tedaviyi planlayabilmek için hastalığın yaygınlığını saptamaktır. Genellikle tanı aşamasında kullanılan yöntemler bu iş için yeterlidir.

Tümörün çapı, etraf dokularla ilişkisi ve uzak organlara yayılımın olup olmamasına göre evreleme yapılır. Kanser hücreleri lenf yoluyla veya kan yoluyla vücuda yayılabilirler. Bu duruma ‘metastaz’ diyoruz.

Evre 1

Tümör pankreas ile sınırlıdır.

Evre 3

Çevre damarlarla tümör ilişkilidir.

Evre 4

Karaciğer, akciğer gibi uzak organlara tümör yayılmıştır.

Günümüzde pankreas kanseri tedavisinde 5-10 yıl veya daha uzun süre yaşama şansı veren tek tedavi yöntemi cerrahidir.Cerrahi tedaviye ilaç (kemoterapi) eklenmesi bu durumu daha yüksek olasıklı hale getirmektedir.Cerrahi yapılmayan/yapılamayan hastalara hiçbir tedavi yöntemi bu şansı verememektedir.

Pankreas kanseri bulunduğu bölgede sınırlı kalmışsa (evre1-2, bazen evre3) cerrahi en uygun tedavi yöntemidir. Başka hiçbir tedavi yöntemi cerrahinin başarısına ulaşamamaktadır. Yapılmayan veya yapılamayan hastalarda ilaç (kemoterapı) ve/veya ışın (radyoterapi) tedavisi uygulanır.

Cerrahi tedavi tümörün uzak organlara yayılmadığı, hastanın cerrahi tedaviye engel bir durumunun olmadığı her durumda ilk seçenektir. Çoğu hastada tümörün lokalizasyonu ‘Whipple’ (pankreatikoduodenektomi) ameliyatını gerektirir.

Daha az sıklıkta ise ‘distal pankreatektomi’ yani pankreasın gövde ve kuyruk kısmının dalak ile birlikte çıkarıldığı ameliyat uygulanır. Whipple ameliyatında midenin bir kısmı, duodenum (12 parmak bağırsağı), pankreasın baş kısmı, safra yolunun bir kısmı ve safra kesesi çıkartılır.

Ameliyatla ile ilgili ayrıntılar için ‘pankreas ameliyatları’ bölümüne bakabilirsiniz.

Ameliyat sonrasında yapılan patolojik inceleme sonuçlarına göre onkologlar tarafından ek ilaç ve/veya radyoterapi önerilebilir.

ABD'de yapılan çalışmalar şu çelişkili durumu ortaya koymuştur.Cerrahi tedavi ile tamamen iyileşme şansının bulunduğu evre 1 hastaların ancak %40'ına ameliyat yapılmıştır.

Bu hastaların bir kısmında ileri yaş,yandaş hastalık varlığı,ameliyatı reddetme  ameliyat yapılmasına engel olmuşken hastaların çoğunluğuna erken evre olmasına rağmen “cerrahi tedavi seçeneği” bilgisi sunulmamıştır.

Bunun nedenleri araştırıldığında da hem toplumun genelinde hemde konunun uzmanı olmayan hekimlerdeki negatif önyargı olduğu ortaya çıkmıştır.Pankreas kanserinin “kötü” bir kanser olduğu algısı tedavi olma şansı olan hastalarında geleceğini etkilemektedir

Источник: https://www.pankreas.com.tr/tr/pankreas-hastaliklari/pankreas-kanseri

Pankreas kanserleri kaç farklı tipte görülür?

Pankreas dokusunda yer alan tüm hücrelerden kanser çıkabilir. Hem endokrin (hormon üreten) hem de ekzokrin (sindirim salgısı üreten) dokudan kanser çıkabilir. Hastaların yaklaşık %95'inde neden pankreas kanalından kaynaklanan duktal adenokarsinom denilen alt tip görülür. Bunun dışında nöroendokrin tümörler de kötü huylu olabilir.

Pankreas kanserinin nedeni nedir?

Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Buna karşın bilinen bazı risk faktörleri mevcuttur.

Sigara, alkol, yağlı diyet, bazı kimyasallarla (iyonize radyasyon, alüminyum, akrilamid ve halojen hidrokarbonlar) temas halindeki meslekler, kronik pankreatit ve diyabet gibi hastalık öyküsü risk faktörleridir.

Öte yandan genetik geçişi olan herediter pankreas kanseri de bilinen bir durumdur. Pankreas kanserinin öncüsü kistadenom adı verilen bazı iyi huylu tümörler de uzun dönemde kanserleşebilir.

Pankreas kanserinin belirtileri

Pankreas kanseri çoğunlukla sinsi gidişli bir hastalıktır, belirtileri siliktir ve hastalığın erken döneminde uyarıcı olmaz. Ancak tümör pankreasın baş bölümünde yer alıyorsa buradan geçen safra yolunu tutabilir ve hastada erken dönemde sarılık gelişebilir.

Bu hastanın cerrahi şansını kullanabilmesini sağlayabilecek erken bir uyarıdır. Tümör büyüdükçe özellikle sırta vuran karın ağrısına neden olur. Ağrı karnın üst orta bölümündedir ve bir kuşak gibi her iki yönde yayılabilir.

Bunun dışında hastalarda kilo kaybı, bulantı, kusma, tıkanma sarılığı varsa kaşıntı görülebilir.

Pankreas kanseri nasıl teşhis edilir?

Pankreas kanserinin tanısında görüntüleme büyük önem taşır. Kontrastlı bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, endoskopik ultrasonografi en değerli görüntüleme yöntemleridir.

Bu yöntemler tümörlerin yerini, çevre organlar ile ilişkisini, varsa uzak metastazları (hastalığın uzak yayılımı) başarıyla gösterir.

Bazı tümör belirteçleri de pankreas kanserinin tanısında yardımcı olabilen tetkiklerdendir.

Pankreas kanserinin tanısında iğne biyopsisinin değeri sınırlıdır. Bunun nedeni tümör dokusunun bağ dokusundan zengin olması ve bu nedenle yapılan iğne biyopsilerinin yalancı negatiflik (yani kanser olduğu halde yokmuş gibi sonuç alınması) riski yüksektir.

Hekimi yanıltıcı ve hastaya zaman kaybettirici olabilmesi nedeniyle cerrahi olarak çıkarılabilecek nitelikte ve radyolojik olarak tümör görüntüsü veren pankreastaki tüm kütleler biyopsi denenmeden çıkarılmalıdır.

Biyopsi uygulanacak seçilmiş sınırlı sayıda hastada bu işlemin endoskopiyle yapılması uygun olacaktır.

Pankreas kanseri nasıl tedavi edilir?

En etkin tedavi cerrahidir. Hastanın genel durumu izin verdiği takdirde ve tümör cerrahi olarak geride tümör dokusu bırakmadan çıkarılabilecekse cerrahi uygulanmalıdır.Bu arada hayati bazı damarlara iç içe bir organ olan pankreasın tümörlerinde damar tutulumları da olabilmektedir.

Burada akla gelen soru böyle bir tutulum varsa cerrahi uygulanıp uygulanamayacağıdır. Pankreas kanserinde çevre damar tutulumu varsa bu cerrahiye kesin engel bir durum teşkil etmez. Burada tümörün hangi damarı, ne düzeyde tuttuğu önemlidir.

Pankreasın arkasından seyreden ve bağırsaklardan gelen kanı karaciğere taşıyan mezenterik venin tutulduğu birçok durumda tümörün tuttuğu damar bölümü çıkarılabilir. Ancak yaşamsal önemi olan damarlarda cerrahi olarak çıkarılamayacak düzeyde bir tutulum varsa bu durumda damar çıkarılması uygun olmayabilir.

Bu düzeyde ileri bir hastalığın tedavisini planlarken bu alanda bilgi sahibi olan cerrah, onkolog ve radyolog bir ekip halinde karar vermelidir.

Pankreas kanseri ve PET MR

Çalışmalar, PET MR’ın, pankreas tümörlerinin karakterize edilmesinde PET/BT'ye üstün olduğunu göstermektedir. Çünkü;

PET/BT'nin BT bölümü, pankreas tümörlerinin görüntülenmesinde sınırlılık gösterebilmektedir.

MR'da elde edilen pankreasa özgü teknikler BT'dekilere göre üstündür.

MR ve PET'in eş zamanlı görüntülemesi, ayrı ayrı PET ve MR'dan daha iyi haritalama ve füzyon görüntü kalitesi sunar.

Pankreasın iyi huylu tümörleri

Pankreasın bazı iyi huylu tümörlerinde cerrahi girişimler gerekli olabilmektedir. Hormonal aktivitesi olan insulinoma gibi bazı tümörler çoğunlukla iyi huyludur. Pankreasın kistik tümörlerinin önemli bir bölümü de iyi huyludur.İyi huylu pankreas tümörlerinde cerrahi tedavi genellikle gerekli olmaktadır.

Ancak pankreasın kistik (içi sıvı dolu) tümörleri içinde tanısı radyolojik olarak kesin olan seröz kistadenomlar ve İPMN denilen kistik tümörlerin bazı riski düşük alt tipleri izlenebilir. Bununla birlikte birçok olguda cerrahi olarak ilgili lezyonun çıkarılması gereklidir.

İnsulinoma gibi endokrin (hormon üreten) tümörlerde hastada hormonun yaşamı tehdit edici etkisi nedeniyle ameliyat zorunludur. Örneğin insülinoma hastalarında kan şekeri kontrolsüz şekilde aniden çok düşük düzeylere iner ve hasta bayılır. Bu tümörlerde cerrahi kaçınılmazdır.

Pankraesın neoplastik kistik tümörlerinde birçok hastada ameliyat kararı alınmaktadır. Bu kistik tümörlerde kanserleşme potansiyeli mevcuttur. Kanserleşme mevcut olup henüz tanısı konulmamış dahi olabilir. Bu nedenle hastalarda cerrahi sınırlar sanki lezyon kansermiş gibi belirlenir.

Kistik tümörler içinde kanserleşme potansiyeli en yüksek olanlar müsinöz kistadenom ve intraduktal papiller müsinöz neoplazi (İPMN) dir. Bu iki lezyonun tedavisinde cerrahi uygulanmaktadır. İPMN hastalarında riskin düşük olduğu nadir durumlarda hastalık takip edilse de genellikle cerrahi önerilmektedir.

Seröz kistadenom selim gidişli ve kanserleşme potansiyeli düşük bir kistik lezyondur. Bu hastalarda radyolojik tanı kesin ise hastalar izlenebilir.

Kistik pankreas tümörlerinde ameliyat planlaması yapılırken kist sıvısı endoskopik yolla alınmakta ve bu sıvıdan çeşitli testler yapılabilmektedir.

Источник: https://www.florence.com.tr/pankreas-kanseri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть