Parkinson Hastalığı Korkutuyor

içerik

Parkinson hastalığı nedir? Parkinson hastalığının teşhis ve tedavisi

Parkinson Hastalığı Korkutuyor

Parkinson hastalığı yavaş ilerleyen, nörodejeneratif yani beyin hücrelerini tahrip ederek gelişen bir beyin hastalığıdır. Parkinson hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Parkinson semptomlarının azaltılması için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmakta; ileri seviyelerdeki parkinson rahatsızlıklarında cerrahi müdahaleye başvurulmaktadır.

Parkinson hastalığı alzheimer hastalığından sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalıktır. Türkiye’de her yıl ortalama olarak her 1000 kişiden 12’si parkinson hastalığına yakalanmaktadır.

Parkinson hastalığı sayısı, 65 yaş üzerindeki yetişkinlerde %1-3’e kadar artar. 40 yaş altında görülen parkinsonun çoğu genetiktir. İstatistiklere göre, Türkiye’de 100.

000 nüfuslu bir bölgede yaklaşık 100-200 parkinson hastası bulunmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1 milyondan fazla parkinson hastası bulunduğu sanılmaktadır.

Dopamin ve parkinson ilişkisi

Dopamin, beynin belli bölgelerinde beyin hücreleri tarafından üretilen bir kimyasaldır. Dopamin, beyin fonksiyonlarının normal çalışmasında hayati öneme haizdir.

Bir hücreden diğerine elektrokimyasal mesajlar göndererek, hareketlerimizin düzenli olmasını sağlar. Dopamin kimyasalı düşünce sistemlerinin organizasyonunda büyük rol oynamaktadır.

Dopaminin bozulması parkinson ve hatta şizofreni hastalıklarının esas nedenlerindendir.

Parkinson hastalığında dopaminin rolü

Normal olarak insan beyninde belli bölgelerde dopamin üreten beyin hücreleri bulunur. Bu hücreler beynin substabsiya nigra(substantia nigra) adı verilen belli bir alanında yoğunlaşmış haldedirler.

Dopamin substabsiya nigra ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin insanların akıcı ve birbiri ile uyumlu hareketler yapmalarını sağlar.

Dopamin üreten hücreler %60 ila %80’i yok olduğunda beyinde yeterli miktarda dopamin üretilemez ve kaçınılmaz şekilde parkinson hastalığının belirtileri ortaya çıkar.

Dopamin, parkinson hastalığında çok önemli rol oynar. Çünkü, parkinson hastalığında vücudun hareketlerine ve kişinin ruh haline etki eden ve sağlam beyin hücreleri tarafından üretilen dopamin üretimi durur. Sonuç olarak, dopamin miktarı azaldıkça parkinson hastalığına bağlı belirtiler ortaya çıkmaya başlar.

Parkinson hastalığının en erken belirtileri enterik sinir sistemi, alt beyin sapı ve koku yollarında ortaya çıkmaktadır. Enterik sinir sistemi, bağırsakların yönetim merkezini oluşturan gastrointestinal sistemdeki nöronlar topluluğu olup, merkezi sinir isteminden bağımsız olarak fonksiyon görür.

Beyinsapı, beynin alt kısmıdır. Kafa sinirleri yolu ile yüz ve boynun motor ve duyusal iletişimini sağlar. Beyinsapı küçük olmakla birlikte, beyin ile vücudun geri kalan kısmı arasındaki bütün sinir bağlantısı buradan geçtiğinden hayati öneme sahip bir bölgedir. Parkinson hastalığı bu bölgelerden beynin daha üst bölümlerine yani substanisya nigra ve beyin kabuğuna doğru yayılım gösterir.

Koku duyusu kaybı veya azalması, uyku bozuklukları ve kabızlık, titreme ve hareketlerde yavaşlama gibi hastalığın motor belirtilerinin daha önceden, ilk safhada başladığı düşünülmektedir. Bilim adamları hastalığın erken döneminde ortaya çıkan motor-olmayan emarelerin olabildiğince erken tanınmasına çalışmaktadır.

Parkinson hastalığının belirtileri nelerdir?

Parkinson hastalığının belirtileri, hareketle ilgili olanlar ve hareketle ilgili olmayanlar (motor ve motor olmayanlar) şeklinde iki gruba ayrılabilir.

►Hareketle ilgili olanlar yani motor semptomlar titreme, hareketin yavaşlaması (bradikinezi) ve kaslarda kasılma, hareket edememe (akinezi), uzuvlarda kasılma, tutarsız yürüyüş ve kamburluğu kapsar.

►Hareketle ilgili olmayanlar yani motor olmayan semptomlar uyku bozuklukları, kabızlık, koku duyusunun kaybı, depresyon, cinsel işlev bozukluğu ve anksiyeteyi içerir.

Parkinson hastalığının en önemli özellikleri

  • Parkinson hastalığı, her hastada farklıdır ve farklı belirtilerle ortaya çıkar.
  • Parkinson hastalığı semptomları herhangi bir yaşta görülebilir, ancak parkinson hastalığının ortaya çıkma yaşı ortalama 60-65’tir.
  • Parkinson hastalığına 30 yaş altındaki kişilerde nadiren rastlanır.
  • Genç yaşta ortaya çıkan şeklinde genetik ve ailevi nedenler birinci öncelikle dikkate alınmaktadır.
  • Hastalığın emareleri kişiden kişiye değişebilir. Bu yüzden semptomların ilerlemesi de kişiden kişiye farklılık göstermektedir.
  • Hastalarda görülen ilk semptomlar bir elin hareketlerinde yavaşlama olması ve yürürken kolun savrulması şeklindedir. Bu belirtilere omuz ağrısı da eklenebilir.
  • Bir çok hasta hastalığın başlangıcında, dinlenme esnasında hafif seviyede ‘elde titremelere’ şahit olur. Ancak titremeler kollar ve bacaklar da görülebilir. Bununla birlikte, parkinson hastalarının %15 kadarı hastalığın ilerlemesi esnasında hiçbir zaman titreme yaşamayabilir.

Parkinson hastalığının belirtileri her bir hastada farklılık gösterir, kişiden kişiye değişir. Parkinson hastalığının ilk belirtileri hafiftir ve teşhisi zordur. Mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır.

İlk belirtiler genellikle vücudun baskın olan tek tarafını etkiler ve zamana bağlı olarak belirtiler her iki tarafa birden yayılır.

Parkinson hastalığı semptomları

Parkinson hastalığında semptomlar genellikle vücudun ‘baskın olan’ tek bir tarafında başlar. Bu nedenle semptomlar en çok yazı yazma gibi alışılmış belirgin aktiviteleri yaparken fark edilir.

Vücudun baskın tarafında, el kol ve bacaklarda titreme yaşayan kişilerin, uzman doktora giderek erken teşhis ve tedaviden faydalanması önerilir.

Parkinson hastalığının erken dönemlerinde bazı hastalar ‘denge sorunu’ yaşayabilir. Hasta, ayakta dururken dengelesini yitirebilir. Ya da arkaya dönerken veya ani hareketler yaparken dengesini sağlamada sıkıntı yaşayabilir.

Parkinson hastalarının yüzleri donuktur; genellikle daha az yüz ifadesi kullanırlar ve yavaş konuşurlar.

Dikkat edilmesi gereken bir husu da şudur: Uyku bozuklukları, depresyon ve anksiyete gibi ‘hareketle ilgili olmayan, yani motor olmayan semptomlar’, çoğu zaman motor semptomlardan önce ortaya çıkabilir.

Parkinson hastalığını tam olarak tanımlamak için özel bir test bulunmamaktadır. Parkinson teşhisi, benzer semptomlara sahip diğer hastalık olasılıkları elendiği zaman veya hasta parkinson ilaçlarına tam olarak yanıt verdiği zaman konabilir.

Parkinsonun dört ana motor belirtisi:

  • Titreme.
  • Hareketlerde yavaşlama.
  • Kollar, bacaklar veya gövdede katılık.
  • Denge sorunları ve muhtemel düşmeler.

Parkinson Hastalığı tanısını koyarken hatırlanması gereken en önemli şey, hastalığın dört ana belirtisinden ikisinin, bir arada bulunmasıdır. Tanının mutlaka bir nöroloji uzmanınca konmasıdır.

Parkinson hastalığı genel nedenleri

Parkinson hastalığına neden olan nörodejeneratif süreç tam olarak aydınlatılamamıştır.

Nörodejeneratif hastalıklar, kazanılmış becerilerin sonradan kaybı ve ilerleyici mental yıkım ile karakterli sinir sistemini etkileyen bir grup hastalıktır.

Bu tip hastalıklarad genetik ve/veya çevresel faktörlerin birlikte etkileşiminin rolü olabileceği değerlendirilmektedir. Özetle, parkinson hastalığının kesin nedeni henüz bilinmemektedir.

Uzmanlara göre aşağıda sıralanan etkenler parkinson için risk oluşturabilmektedir:

  • Mutasyonlar: Mutasyonlar parkinson hastalığına yol açabilir. Ancak dünya genelindeki parkinson hastalarının miktarı dikkate alındığında çok sık görülmeyen mutasyonların parkinsonun tek nedeni olduğunu söylemek güçtür.
  • Toksinler: Parkinson hastalığına bazı toksinlerin de yol açabileceği düşünülmektedir.
  • Yaş: Yaş, parkinson hastalığında çok önemli bir etkendir.
  • Cinsiyet: Cinsiyet ve kalıtımsal özellikler de parkinson hastalığı için risk oluşturabilmektedir. Yapılan araştırmalara göre parkinson hastalığı çoğunlukla 50 yaş üzeri insanlarad görülmektedir. Bunun  yanında parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara oranla daha çoktur.
  • Genetik yapı: Parkinson hastalığında genetik de risk teşkil etmektedir. Anne, baba ve kardeşlerde parkinson hastalığının önceden teşhis edilmiş olması, önemli bir risktir.

Sonuç olarak Parkinson’a neyin yol açtığı konusunda yeterli bir bilgi bulunmuyor ve bu alanda çok daha fazla sayıda araştırma yapılmasına ihtiyaç var.

Parkinson hastalığı, alzheimer hastalığından sonra en sık görülen nörodejeneratif, yani kazanılmış becerilerin yıkımına yol açan bir beyin hastalığıdır.

Parkinson hastalığında tedavi yöntemleri

Hastalığın mevcut bulguları, yaşam kalitesi üzerinde etkili olabilir. Parkinson ilerleyici bir hastalıktır ve dolayısıyla zaman ilerledikçe semptomlar kötüleşebilir.

Doğru tedavi ve takip sayesinde, çoğu hasta normal hayatını uzun yıllar boyunca sürdürebilmektedir. Bu nedenle, hastalığın, ilk belirtileri ve semptomları saptanır saptanmaz tıbbi görüş almak önemlidir; böylece tedavi seçeneklerini en iyi şekilde değerlendirmek mümkün olur.

Erken tedavi ile hastalığın gidişatını yavaşlatmak mümkün hale gelir.

Tedavi sırasında kullanılan ilaçların oluşabilecek yan etkilerini belirleyip ortadan kaldırmak önemlidir. Fakat her ne olursa olsun ilacın yan etkisi görüldü diye ilacı bırakmak yanlıştır, çünkü hastalık belirtileri tekrar ortaya çıkar.

Cerrahi tedavi ilk tercih yolu değildir. Ancak hastalık düzeltilemiyorsa yada ilaç kullanımı ile ilişkili yan etkiler ortaya çıkmış ise uygulanabilir. Tedavide önemli olan konu, her hastaya aynı tedavi uygulanmayışıdır, çünkü hastanın yaşına, hastalığın belirtilerine ve hastalığın hangi döneminde olduğuna, göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Parkinsonlu hastalarda fizyoterapi eğer ilaç tedavisiyle birlikte uygulandığı takdirde, hastaların yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Burcu AKIN DEMİRTAŞ, Uzman Eczacı

Kaynaklar:

¹ http://www.noroloji.org.tr

² http://www.parkinson.org

Sitemize düşüncelerinizle katkıda bulunabilirsiniz!

Analizlerimiz hakkında ilginç görüşleriniz mi var? Görüş ve önerilerinizi OKUYUCU MEKTUBU şeklinde bize hemen bildirebilirsiniz! Okuyucu Mektubu'na tıklayın ve düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

Türkiye'nin ve dünyanın sorunlarını tartışıyoruz!

Önemli dünya sorunlarını seçtik, listeledik ve uygarca tartışmak istiyoruz. Aramıza katılmak ister misiniz? Forum'a tıklayın ve düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

Источник: https://www.stratejikanaliz.com/parkinson-hastaligi/

Parkinson Nedenleri, Belirtileri, Çeşitleri ve Tedavisi

Parkinson Hastalığı Korkutuyor

Beyinde hücrelerin azalması ile birlikte dopamin salgılamayacak olduğundan, insanlarda istemsiz hareketler ve titremeler olan parkinson hastalığının nedenleri ve tedavisi.

Parkinson Nedenleri

ParkinsonHastalığı

Parkinson hastalığı insanların merkezi sinir sisteminde oluşan ve kronik bir rahatsızlık olmaktadır. Hastalığın gelişmesi ile birlikte insanların giderek ilerleyen ve günlük yaşamsal fonksiyonlarını hareket ettirememesine neden olmaktadır.

Hastalık daha çoğunlukla 65 yaş üzerinde görülse bile nadiren gençlerde de görülmektedir. Parkinson hastalığı en çok kimlerde görülür şekilde sorulmaktadır. Yapılan hastalık parkinson hastalığının çoğunlukla erkeklerde oluşmaktadır.

Parkinson nedir ve neden kaynaklandığını birçok insan merak etmektedir. Nedenleri de şunlardır:

  • Sinir hücrelerinin kaybı;
  • Genetik problemler;
  • Çevresel nedenler;
  • Lewy cisimleri;
  • Dopamin kaybı;
  • Yaş ve cinsiyet;
  • Bazı meslek grupları.

İnsanlarda sinir hücrelerinin ölmesi ile birlikte beyin dokusunda hasar meydana gelecektir. Bu sebeple de insanlarda dopamin seviyesinde azalma oluşur. İnsan beyninin kontrol mekanizmasının düzgün bir şekilde çalışmaması ve bu durumda da hareketlerinde yavaşlama oluşur.

Ailesinde bulunan daha çoğunlukla yaşlı insanlarda genetik olarak ortaya çıkabilecek, sinir hücrelerinin kaybı ile birlikte beyin fonksiyonlarının azalmasına neden olabilecek durumlar ortaya çıkabilir. İnsanların yaptıkları işler de parkinson hastalığı yaşamasına neden olabilir.

Tarım ya da endüstriyel benzeri işlerle uğraşan insanlarda oluşmaktadır.

Beyinde dopamin maddesinin salgılanarak insanların hareketlerini kontrol etmesinin azalmasına neden olan durumların ayrıca beyinde biriken dopamin madde kaybı sebebiyle oluşabilir. Bazı insanların beyinlerinde lewy cisimlerinin de beyin sapında protein birikmesine ve bu sebeple de oluşmasına sebebiyet verecektir.

Parkinson Belirtileri

İnsanların hareket kabiliyetinde azalmanın gelişmesinin nedenleri arasında postural bozukluk olması kaynak verecektir.

İnsanlarda hastalığın başlangıcı sonucunda hareket etme yetisinde bazı sorunlar belirecektir.

İnsanların duyularında oluşmaya başlayan bu kronik hastalığın hareketlerini etkilediği kadar sinir sistemi içerisinde gerçekleşmesi sebebiyle kol ve baklarında istemsiz hareketlerin olmasına neden olur. Parkinson belirtileri:

  • Kasların donukluk ve kasılması;
  • Parmaklarda başlayan titreme;
  • Zamanla ele yayılan titreme;
  • Dik duramama;
  • Ayağa kalkınca düşme;
  • Ayakların titremesi;
  • Hareket kaybı;
  • Hareketlerinde ciddi yavaşlama;
  • Kalem, kaşık, çatal tutamama;
  • Uyku bozuklukları;
  • Depresyon;
  • Demans.

Hastalarda gelişen parkinson sebebiyle birçok hastanın zaman içerisinde yüz mimiklerini de kontrol edememeye başlayacaktır. Donuk bir yüz ifadesi oluşmaktadır.

Parkinson hastalarında yaşanmakta olan problemler sadece fiziksel olarak gelişmeyecektir. Aynı zamanda da zihinsel olarak da kronik bir hastalık olması sebebiyle ortaya çıkacaktır.

Hastalığın başlangıcı itibari ile istemsiz hareketlerin geliştiği kişilerde sıklıkla duygusal problemlerde ortaya çıkar.

Sosyal hayatları içerisinde aktif olan bir kişi zamanla kendisini soyutlamaya başlar. Herhangi bir konuda karar vermesi azalacaktır. Bu hastalarda en çok görülen belirtiler arasında demans hastalığının oluşması da görülmektedir. 

Demans beyinde gerçekleşmekte olan ve insanların unutkanlığının çok ciddi boyutlara geldiği bir rahatsızlık olmaktadır. Zihinsel olarak yaşanmakta olan problemlerin arasında depresyon da görülmektedir. Parkinson hastalarının en çok ortaya çıkan zihinsel problemlerinden biri de kaygı olarak bilinmektedir.

Hastalarda gelişmekte olan istemsiz hareketler sebebiyle zaman içerisinde uykusuzlukta sıklıkla görülmektedir.

Parkinson nedeniyle vücutlarında titremenin oluşması sebebiyle ve bozulan ruh hallerinden ötürü uykuya dalmakta ciddi problemler yaşanır.

Bilinçsiz hareketlerin yapması ve yatak sırasında bacaklarının sürekli titremesi bu insanlarda hareketlerinde ciddi oranda uyku bozukluğu gelişmesine sebep olur.

Parkinson Çeşitleri

Dopamin maddesinin yeteri kadar oluşmaması durumunda en çok gelişen hastalıkta dikkat eksikliğinin ciddi olduğu ve istemsiz hareketlerin olmasına neden olur. Kronik olarak gelişen bu hastalığın bazı çeşitleri vardır. Bunlar şunlardır:

Hipokinetik Parkinson

Hastalığın gelişmesinin nedenleri arasında insanların hareketsiz bir yaşama sahip olmaları nedeni bulunmaktadır. İnsanların uzunca bir süre bedenlerini hareket ettirmemesi nedeniyle gelişen fonksiyon kayıplarından oluşmaktadır.

Hiperkinetik Parkinson

Bu rahatsızlık küçük çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Dikkat eksikliğinin ciddi boyutlarda olduğu ve çocuğun aşırı bir hareketli olması gibi belirtileri vardır.

Söz dinlemeyen, çok yaramaz olan ve sosyal hayatı olmayan çocuklardır. Herhangi bir şey istemesi sonucunda anne ya da babanın yapmaması halinde aşırı bir tepki vermesine neden olur.

Bu nedenle de doktor tarafından tedavisi başlanmalıdır.

Parkinson

65 yaş üzerinde olan insanlarda ortaya çıkan ve elde başlayan titremelerin zaman içerisinde tüm kola yayılmasına ve daha sonrasında da bacaklarında istemsiz bir şekilde titremesine neden olur.

Hastaların ruhsal durumlarının da etkilenmesi sebebiyle birçok hastada depresyon görülmektedir.

Bu hastaların kronik olması sebebiyle ve ilerlemesi durumunda unutkanlık ve kendi işini artık yapamama durumları da oluşmaktadır.

Parkinson Tanısı

Parkinson belirtilerinin gelişmesi ile birlikte nöroloji uzmanına başvurması gerekmektedir.

Hastaların ilk olarak hem yakını tarafından hem de hastanın kendisinin dinlenmesi, muayene yapılması ile birlikte tanının parkinson hastalığından şüphelenen doktorun asıl tanıyı koyabilmesi için ve beyinde dopamin eksikliği ile birlikte oluşacak titremenin gelişmesi durumunda tanı testleri uygulanmaktadır.

Parkinson hastasına uygulanacak olan laboratuvar ve röntgen testleri tanının konulmasında yeterli olmamaktadır. Bu nedenle de bilgisayarlı tomografinin çekilmesi, MR gibi beynin görüntülenmesi ile birlikte doktor tarafından tam olarak tanısı konulacaktır.

Vücudun istemsiz bir şekilde titremesi her zaman için bu hastalığa neden olmamaktadır. Birçok hastalığın ortaya çıkması durumunda benzer belirtilerin görüldüğü de bilinmektedir.

İnsan beyninde şayet bir kanama olması durumunda, alzheimer hastalığı, kullanılan bazı kimyasal ilaçlar, yaşanılmakta olan damar hastalıkları gibi durumlarda da benzer bir hastalık gelişimi söz konusu olacağından mutlaka tanı konulması için gerekli inceleme yapılmalıdır.

Parkinson Tedavisi

Parkinson hastalarının ilk başlarda vücudunda katılığın olduğu, daha sonralarında titreme ve bu titremenin tüm vücuda yayılmasına sebep olan kronik bir hastalıktır.

Hastaya uygulanacak olan tedavinin beyinde oluşan dopamin eksikliğini ortadan kaldırmak amacıyla yapılmaktadır.

Bu sebeple de hastaların yaşamlarını normal bir şekilde tek başına idare etmeleri ve yardıma muhtaç hale gelmemeleri için ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Hastaların tanısının konulması ile birlikte uygulanacak ilaç tedavisi birçok hastanın iyileşmesinde etkili olur. Çoğu hastanın fizyoterapi uygulamaları da almaktadır.

İlaç Tedavisi

Hastalığı yaşamakta olan kişilerin hareketlerinin kontrol dışı olması sebebiyle denge kaybı yaşanması gibi ve sık sık düşmesine neden olacaktır.

Bu hastaların tedavisinde ilk olarak günümüzde reçete edilen ilaçlar dopamin etken maddesine sahip olan ilaçlar olmaktadır.

Bu sayede kişilerin kas hareketlerinin düzenli olması ve inhibitör kontrol edici etkisinin gelişimi ile gerçekleşmektedir.

Cerrahi Tedavi

Bu hastalığı yaşamakta olan kişilere uygulanan ilaç tedavisinin yeterli olmaması durumunda ilerleyen bir hastalık olduğundan kişilerin ilaçlara dirençli olması durumunda dopamin maddesinin eksikliğinden kaynaklı olarak oluşan titremenin tedavisi için cerrahi müdahale uygulanmalıdır. Gerçekleşen titremenin çok fazla olması halinde sadece titremenin önlenmesini sağlayacak olan cerrahi müdahale de gelişebilir.

Pil Tedavisi

Son yıllarda parkinson hastalığının tedavisinde etkili olan ve insanların beyin stimülatörlerini azalmasında en etkili tedavi yöntemleri arasında oluşmaktadır. Çok güçlü beyin frekansları ve şiddetli akım sayesinde beyin fonksiyonlarının güçlenmesini sağlamaktadır. Bu sayede de kişilerin kontrol mekanizmasının güçlenerek etkisini kaybetmemesini sağlamaktadır. 

Makale beğendiniz mi? (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://basbeyin.com/parkinson-hastaligi-nedir.html

Parkinson Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Parkinson Hastalığı Korkutuyor

Haber güncelleme tarihi 12.02.2019 16:20

Parkinson Nedir? Parkinson Hastalığı Hakkında Bilgi

Bir sinir sistemi hastalığı olan parkinson, beyin hücrelerinde işlev kaybı ve hücre ölümü nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Genellikle orta yaş grubunda görülen bu hastalık kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülmektedir.

45-50 yaşından sonra görülme sıklığı gittikçe artan parkinson, 65 yaş sonrasında her 100 kişiden 1’inde görülmektedir. Yapılan araştırmalarda Türkiye’de yaklaşık 60.000 parkinson hastası olduğu belirtilmiştir.

Aynı zamanda alzheirmer hastalığından sonra en sık görülen nörolojik bir rahatsızlıtır

Parkinson hastalığı beyinde dopamin üreten hücrelerin ölmesi nedeniyle meydana gelmektedir. Parkinson hastalığı genellikle titreme şeklinde kendini göstermektedir.

Titremenin yanı sıra hareketlerde yavaşlama, çenede titreme, konuşma hızının yavaşlaması, depresyon, küçük adımlarla yürüme ve sık sık düşme gibi birçok belirti parkinson hastalığını işaret etmektedir.

Parkinson Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Parkinson hastalığının başlıca oluşum nedeni beyin hücrelerinin işlev kaybıdır. Dopamin üreten hücrelerin ölmesi parkinson hastalığının başlıca oluşum nedenidir.

Hasara uğrayan dopamin hücreleri sinir sistemini olumsuz yönde etkileyerek sinir hücrelerinin birbiriyle ve kaslarla olan iletişimini engellemektedir.

 Genel olarak parkinson hastalığını tetikleyici etkenler tam olarak bulunamamış ve kesinleştirilmemiş olsa da birçok genetik ve çevresel faktörlerin parkinson hastalığının oluşumunda etkili olduğu belirtilmektedir.

Parkinson hastalığı, birçok hastalıkta da olduğu gibi genetik yatkınlık göstermektedir. Genç yaşta parkinson hastalığına yakalanan kişilerin ailelerinde parkinson hastaları genellikle görülmektedir.

Genetik yapının etkili olduğu kadar bazı çevresel faktörler parkinson hastalığında tetikleyici unsur olduğu söylenmektedir.

Yaşanılan kırsal ortam, tüketilen kuyu suyu ve kullanılan tarım ilaçları parkinson hastalığını tetikleyen unsurlardandır.

Parkinson Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Parkinson, genellikle sinsi ve yavaş bir şekilde ilerleme gösterir. Vücuttaki dopaminin azalmasıyla birlikte belirtiler kendini göstermeye başlar.

Başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösteren parkinson, dinlenme esnasında meydana gelen titreme ile belirti göstermektedir. Bu titreme uyku esnasında meydana gelmezken stres ve yorgunluk titremeyi tetiklemektedir.

 Her hastalıkta olduğu gibi parkinsonda da gözetilen belirtiler farklılık taşıyabilir. Kimilerinde titreme ilerleyen dönemlerde orta çıkarken kimilerinde ise hiçbir zaman titreme görülmez.

 Sinir sistemi hastalığı olan parkinson, ilerleyen dönemlerde yürümede güçlük ve sık sık düşme gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Hareketler yavaşlar ve yürürken küçük adımlar atılır. Kasları doğrudan etkileyen parkinson, yürüme sırasında kollarda sallanmaya neden olur.

Sinsi ve yavaş yavaş ilerleyen bu hastalık konuşmada ve el yazısında değişikliklere neden olur. İlk başta basit ve olağan bir durummuş gibi görünen bu sıkıntılar aniden ortaya çıkar.

Konuşurken normalden daha hızlı ve alçak sesle konuşmak gibi belirtilerin yanı sıra konuşma esnasında el kol hareketlerinde ve yüz mimiklerinde azalma görülür.

 Aynı zamanda el yazısında değişiklikler görülür.  Göz ve kas hastalıklarının belirtisinden ayrıştıran en önemli nokta aniden ortaya çıkmış olmasıdır.

El yazısında küçülme, harf ve kelimelerin birbirine yaklaştırılarak karışık bir görünümde olması parkinson hastalığının belirtileri arasında sayılmaktadır.

Parkinson Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Parkinson hastalığının teşhisinde özellikle kullanılan bir test ya da bir ölçüm yoktur. Nörolojik muayene sırasında klinik bulgular ve fizik muayenesi hastalığın teşhis edilmesini sağlar.

Beyin tomografi gibi görüntüleme yöntemleri daha çok başka bir hastalığın olup olmadığını anlamak için kullanılır. SPECT ve PET taramaları beyinde başka bir hasar olup olmadığını anlamak için yararlıdır.

Parkinson hastalığının teşhisinde doğrudan tanıya olanak sağlayacak testler ya da ölçümler yoktur. Parkinson hastalığı belirtileri konusunda çok dikkatli olmak gerekir.

Özellikle dinlenme esnasında ellerde titreme, bedensel sarsılma, duruş ve denge sorunları gibi belirtiler varsa mutlaka hemen nörolojik muayene yapılması gerekir.

Parkinson Hastalığında Görülen Diğer Belirtiler

  • İdrar tutamama
  • Mimiklerin azalması
  • Yutkunma güçlüğü
  • Kabızlık
  • Tükürük miktarında artış
  • Duruş bozuklukları
  • Denge kaybı
  • Depresyon
  • Sık sık düşme
  • Kelimelerin son hecesinin tekrar edilmesi
  • Dakikalarca süren göz kayması

Parkinson Nasıl Tedavi Edilir?

Hastalığın meydana gelmesine neden olan dopamin eksikliğinin giderilmesi için ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Her hastalığın tedavisinde olduğu gibi parkinsonda da erken teşhis oldukça önemlidir. Uygulanacak ilaç tedavisi ile hastalığın neden olduğu olumsuzluklar en aza indirilmektedir.

 İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda cerrahi yöntem uygulanmaktadır. Cerrahi yöntem ile beynin farklı bölgelerine elektronlar yerleştirilir. “Derin beyin stimülasyonu” olarak adlandırılan bu işlem parkinson belirtilerinin azaltılmasını hedeflemektedir.

 Uygulanan ilaç tedavisi ve cerrahi tedavilerin yanı sıra Koenzim Q10 adı verilen vitamin benzeri doğal bu madde, hücreler arası elektron taşınmasına yardımcı olmaktadır.

Aynı zamanda balık, kırmızı et, kümes hayvanları, sakatat, yer fıstığı ve soya yağı Kuenzim Q10 tarafından zengin besinlerdir.

 Tüm bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra masaj, akupunktur ve yoga gibi aktiviteler hastanın kas ağrılarının azalmasına yardımcı olur.  Aynı zamanda stresin tetiklediği titremelerin en aza indirilmesini sağlar. 

Önerilen İçerik;

► Parkinson Hastalığına Tedavi Uzayda…

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/parkinson-hastaligi-belirtileri-ve-tedavisi-4122h.htm

Parkinson Hastalığı

Parkinson Hastalığı Korkutuyor

Beyinde özellikle hareket ve koordinasyona yardımcı olan beyin hücrelerinin ölümü ile karakterize ve titreme, hareket etme ve yürümede soruna neden olan bir hastalıktır.

Parkinson hastalığının nedenleri ?

Kas hareketlerini kontrol eden hücreler, dopamin adı verilen bir kimyasal salgılar. Parkinson hastalığında, dopamin üreten beyin hücrelerinin yavaş bir şekilde ölümü söz konusudur. Dopamin olmadan, hareketi kontrol eden beyin hücreleri kaslara mesaj gönderemez. Zaman içinde hücrelerdeki tahribat daha ilerler. Beyin hücrelerindeki ölümün nedeni kesin olarak bilinmemektedir.

Parkinson hastalığı genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkar. Özellikle yaşlı bireylerde en sık görülen sinir sistemi hastalıklarından birisidir.

  • Erkeklerde daha sık görülür. Ailesel geçiş görülebilir.
  • Gençlerde görüldüğünde genellikle genetik bir yatkınlık vardır.
  • Çocuklarda çok nadir olarak görülebilir.

Başlangıçta semptomlar hafif olabilir. Mesela hafif bir titreme yada bir bacakta gerginlik hissi şeklinde başlayabilir. Semptomlar vücudun bir ya da her iki tarafında görülebilir.

Genel belirtiler;

  • Denge ve yürümede sorun
  • Kaslarda sertlik yada gerginlik
  • Kaslarda ağrı, yanma
  • Ayağa kalkınca tansiyonda düşme
  • Kamburlaşma
  • Kabızlık
  • Terleme, vücut ısısında düzensizlik
  • Göz kapaklarının hareketinde yavaşlama
  • Yutma güçlüğü
  • Salya akması
  • Konuşmada yavaşlama, monotonlaşma ve sessiz konuşma
  • İfadesiz yüz

Hareket problemleri;

  • Hareketlere başlamada sorunlar (yürümeye başlama gibi)
  • Hareketleri devam ettirmede sorunlar
  • Hareketlerde yavaşlama
  • İnce el hareketleri gerektiren işlerde zorlanma (Özellikle yazıda küçülme)
  • Yemek yemede zorluk

Titreme semptomları;

  • Genellikle uzuvlar hareketsizken görülür. (Dinlenme tremoru denilir)
  • Hareket halinde görülmez
  • Kol veya bacak uzatıldığında ortaya çıkar
  • Yorgunlukta, heyecan veya streste artabilir
  • Parmaklarda para sayma hareketi şeklinde titreme görülür
  • Hastalık ilerledikçe, baş, dudaklar, dil ve ayaklarda titreme görülebilir

Diğer semptomlar;

  • Anksiyete, stres, gerginlik
  • Konfüzyon (Bilinç bulanıklığı)
  • Demans
  • Depresyon
  • Baygınlık
  • Hafıza kaybı

Parkinson hastalığı tanısı nasıl konulur ?

Parkinson hastalığında tanı genellikle hastanın şikayetleri ve muayenesine dayanılarak konulur. Hastalığın başlangıç dönemlerinde, henüz semptomlar yeni iken tanı koymak zor olabilir. Ayrıca yaşlı bireylerde görülen şikayetlerin, yaşlanmayamı yoksa hastalığamı bağlı olduğunu anlamak güç olabilir. Hastalık ilerledikçe tanı koymak kolaylaşır. Hastanın muayenesinde;

  • Haraketlere başlama ya da sonlandırmada zorluk
  • Düzesiz ve kontrolsüz hareketler
  • Kaslarda kayıp
  • Kalp atım hızında değişiklikler
  • Normal kas refleksleri görülür.
  • Tanıda parkinson dışı hastalıkları ekarte edebilmek için ek testler gerekebilir.

Parkinson Hastalığının tedavisi

Hastalığın kesin tedavisi yoktur ancak tedavi semptomları kontrol etmede gerekli ve faydalıdır.

İlaçlar:

Hareketleri ve titremeyi kontrol edebilmek için ilaçlar kullanılır. Ayrıca, ağrı kesiciler, uyku problemleri, psikiyatrik sorunlar ve salya akması içinde ilaçlar gerekebilir.

Ameliyat:

Parkinson hastalığı ameliyatı, hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz ancak semptomları kontrol etmede fayda sağlayabilir. Ameliyat çeşitleri;

  • Derin beyin stimülasyonu (Beyin pili ): Beynin, hareketi kontrol eden bölgelerine elektrik stimülatörlerinin yerleştirilmesidir.
  • Parkinson semptomlarına neden olan beyin bölgelerini tahrip etme
  • Kök hücre nakli

Hayat tarzında yapılacak iyileştirmeler;

  • Sağlık beslenme ve sigarayı bırakma
  • Yutma güçlüğü varsa yenilen ve içilen gıdaların düzenlenmesi
  • Konuşma terapisi
  • Mümkün olduğunca hareketli olma. (Enerjinin düşük olduğu durumlarda yapılmamalı)
  • Stresten uzak durma ve yeterli dinlenme
  • Fizik tedavi görme
  • Ev duvarlarına tutunma amaçlı trabzan yerleştirme
  • Hareketi kolaylaştırıcı baston veya walker gibi aletler kullanma

Parkinson hastalığının seyri ;

Parkinson hastalığı olan birçok bireyde ilaçlar yardımcı olabilir. Ancak ilaçların etkisi ve etki süresi kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Parkinson hastalığı tedavisiz bırakıldığında hastalar tamamen yardıma muhtaç hale gelirler. Beyin fonksiyonlarında ciddi bozulma görülür ve erken ölüm gelişebilir.

Kaynak: Medlineplus.gov – https://goo.gl/AjAXno

Источник: https://www.medikalinfo.com/parkinson-hastaligi/1223/

Parkinson hastalığının sıklığı nedir?

Parkinson hastalığı özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır. 50 yaşından önce başlaması çok nadirdir. Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık olarak iki kat daha sık olarak izlenmektedir.

60 yaş üzerindeki insanlardaki sıklığı %1’dir. Görülme sıklığı yaklaşık olarak her 100.000 kişide 300’dür. Türkiye’de 60.000 civarında Parkinson hastasının olduğu tahmin edilmektedir.

Giderek yaşlanan toplumumuzda sıklığın önümüzdeki yıllarda daha da artacağı düşünülmektedir.

Parkinson hastalığına yatkınlık yaratan faktörler var mıdır?

Parkinson hastalığına genetik bir yatkınlığın olduğu bilinmektedir. Özellikle son yıllarda ortaya konan, bazı genetik mutasyonlara sahip kişilerde (LRRK2, α-sinüklein, parkin genleri), bu mutasyonlara sahip olmayan kişilere göre daha sık izlenmektedir. Aile öyküsü özellikle genç yaşta Parkinson hastalığına yakalanan kişilerde daha belirgindir.

Bu bilgiye rağmen geç başlangıçlı tek yumurta ikizi Parkinson hastalarında her iki kardeşte Parkinson hastalığı olma sıklığı çift yumurta ikizlerine göre daha fazla değildir. Genç yaş Parkinson hastalarında ise bu oran daha sık olarak bulunmuştur. Esansiyel tremorlu hastalarda ileri yaşlarda Parkinson hastalığı gelişme sıklığı 4 kat daha fazladır.

Bazı kimyasalların Parkinson hastalığına neden olabileceğine dair kanıtlar vardır. Bunların başında sentetik bir toksin olan MPTP gelmektedir. Bazı çalışmalarda kuyu suyu kullanımı, kırsal yaşam ve tarımda kullanılan bazı ilaçlara maruz kalan kişilerde de Parkinson hastalığına yakalanma riskinin arttığını gösterilmiştir.

Parkinson hastalığından korunmak mümkün müdür?

Parkinson hastalığından korunmak pek mümkün değildir. Ancak bazı maddeleri daha fazla kullanan insanlarda Parkinson hastalığının gelişme sıklığının daha az olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Bunların başında sigara tüketimi gelmektedir.

Sigara içenlerde Parkinson hastalığına yakalanma sıklığı %40 daha azdır. Sigara dışında kafein tüketen kişilerde de Parkinson hastalığı riski daha düşüktür. Kafeinin bu etkiyi adenozin reseptörleri üzerinden yaptığına inanılmaktadır.

Ayrıca steroid olmayan anti-inflamatuar ilaç kullanan ve ürik asit düzeyi yüksek kişilerde de Parkinson hastalığı sıklığı düşüktür.

Parkinson hastalığının belirtileri nedir?

Parkinson hastalığında parkinsonizm başlığı altında toplanan belirtiler bütünü izlenmektedir. Parkinsonizm temel olarak dört ögeden oluşur:

1. İstirahat halinde izlenen titreme (tremor)2. Hareketlerin yavaşlaması (bradikinezi)3. Pasif eklem hareketlerini zorlaştıran kaslarda sertleşme (rijidite)

4. Ayakta durma dengesinin bozulması (postural instabilite)

Parkinson hastalığının motor bulguları ortaya çıkmadan bazı başka belirtiler kendini gösterebilir.

Bunlar arasında ağrı, koku alma bozukluğu, REM uyku davranış bozukluğu (geceleri çok canlı rüyalar görüp, etrafındakilere zarar verebilecek vurma gibi bazı hareketlerle ortaya çıkan bir uyku bozukluğudur) ve otonomik sistem (mesane-bağırsak, tansiyon değişiklikleri gibi) bozuklukları gibi bulgular da izlenebilmektedir.

Parkinson hastalığının tipik bulguları ortaya çıkmaya başladığında yürürken kolları iki yanda normal şekilde sallamama, elde, bacaklarda veya çenede istirahat döneminde titreme, mimiklerin kaybının izlendiği maske yüz belirtisi, yazının giderek küçülmesi şeklinde zor okunur bir yazıya sahip olma, göz kıpma sayısında azalma, öne eğik ve yavaş şekilde yürüme, sık düşmeler, küçük adımlarla yürüme, donup kalmalar, hareketin ve konuşma hızının yavaşlaması, yutma bozuklukları, kabızlık, cinsel işlev bozuklukları, depresyon, psikoz, hayal görme, halüsinasyon, gündüz uyuklama hali, dürtü kontrol bozukluğu, ciltte yağlanmanın artması (sebore), bunama da izlenebilir.

Parkinsonizm başka hastalıklarda da izlenebilir mi?

Parkinsonizmin en sık nedeni Parkinson hastalığı olmakla birlikte başka hastalıklar da parkinsonizm yapabilmektedir.

Bunlar arasında beyin içerisinde sıvı birikmesinin izlendiği normal basınçlı hidrosefali, multisistem atrofi, bazı ilaçlar, beyin damar tıkanıklıkları, kronik uzun süreli kafa travması (boksta olduğu gibi) ve bazı beyin enfeksiyonları sayılabilir. Bu hastalıkların tanısında izlenen yol ve tedavileri Parkinson hastalığından farklıdır.

Parkinson hastalığının tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Parkinson hastalığında tedavi 3 ana başlıkta toplanabilir: Birinci sırayı ilaç tedavisi almaktadır. İlaç tedavisinden yeterli faydayı göremeyen hastalarda cerrahi tedavi uygulanabilmektedir. Parkinson hastalığı tanısı almış her hastada hastanın yakınmalarına göre destek tedavisi de düşünülmelidir.

İlaç tedavisi
İlaç tedavisinin temelini azalmış olan dopaminin yerine konması oluşturmaktadır. Dopaminin ağızdan alınması durumunda kan-beyin bariyerini geçip beyine ulaşması mümkün olmadığı için dopaminin vücutta sentezlenmesini sağlayan L-Dopa isimli molekül kullanılmaktadır.

Vücutta dopaminin arttırılması hem ağızdan alınan L-Dopa’nın dopaminden başka moleküllere yıkılmasını engelleyen, hem de vücutta hali hazırda sentezlenmiş olan dopaminin nöronlar içinde daha uzun süre kalmasını sağlayan ilaçlarla da sağlanmaktadır. Parkinson hastalığında ayrıca dopamin reseptörlerine bağlanarak dopamin benzeri etki gösteren moleküller de kullanılmaktadır.

Bunlar genel başlık altında dopamin agonistleri ismini almaktadırlar. Birçok dopamin agonisti bulunmaktadır. Ayrıca özellikle titreme üzerine etkisi daha fazla olan antikolinerjikler, istemsiz hareketler üzerine daha fazla etkisi olan amantadin isimli bir ilaç da tedavide kullanılmaktadır.

Parkinson hastalığında tedavi hastalığa değil, kişiye özeldir ve hastanın belirtilerinin tipine ve şiddetine göre ayarlanmaktadır. Ne yazık kullanılan ilaçlar sadece belirti giderici ilaçlardır. Yani hastalığın yıllar içinde kötüleşmesinin izlendiği doğal seyrini değiştirmemektedir.

Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda MAO-B inhibitörlerinden rasagilinin hastalığın seyrini değiştirdiğine dair kanıtlar bulunmuştur. Ağızdan alınan dopamin agonistlerinin yanısıra özellikle motor donma sorunu olan hastalarda kullanılan küçük bir pompa yardımı ile cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulanan ilaçlar da üretilmiştir.

Cerrahi tedavi
Parkinson hastalığının cerrahisi son yıllarda giderek artan sayıda uygulanmaktadır. Buradaki hedef hastalıkta artmış aktivitenin izlendiği subtalamik nükleus, globus pallidus ve talamus’daki aktivitenin azaltılmasıdır.

Bu amaçla iki yöntem kullanılabilir; birinde bu bölgeler yakılır, diğerinde ise bu bölgeye bir elektrot sokularak bir pil yardımı ile aktivitesi azaltılır. Parkinson hastalığında cerrahi ilk tedavi olarak uygulanılmaması gerektiği gibi son tedavi de değildir. Yani yatalak duruma düşmüş bir Parkinson hastası da bu tedaviden faydalanmaz.

Cerrahi tedavi özellikle ilaç tedavisine iyi yanıt veren ancak ilaçların yan etkileri ya da dalgalanmalar nedeni ile etkin tedavi alamayan, 70 yaşından genç, kesin Parkinson hastalığı tanısı olan, cerrahi sonrasında iyi takip edilebilecek, ciddi psikiyatrik hastalığı ya da bunaması olmayan hastalarda düşünülmelidir.

Cerrahi, uygun seçilmiş hastalarda Parkinsonizm bulgularında yarı yarıya düşüş sağlayabilir. Bu düşüşün hayat kalitesinde de belirgin düzelmeye neden olacağı beklenen hastalarda cerrahi daha ön planda seçilmelidir.

Destek tedavisi
Destek tedavisinde olmazsa olmaz olan rehabilitasyondur. Hastalara düzenli egzersiz önerilmektedir. Ayrıca ağrı, gündüz uykululuk durumu, mide-bağırsak hareketlerinde yavaşlama, REM uyku davranış bozukluğu, kabızlık, depresyon vs. gibi Parkinson hastalığının motor dışı belirtilerinin düzeltilmesine yönelik tedaviler de uygulanmalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Bunama

Titreme (tremor)

Alzheimer hastalığı

Dengesizlik

Источник: http://norolojiklinigi.info/parkinson-hastaligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть