Parkinson Hastalığında Yeni Tedavi Seçenekleri

içerik

Parkinson Hastalığında Yanlış Bilinenler

Parkinson Hastalığında Yeni Tedavi Seçenekleri

Parkinson hastalığı ve tedavisi hakkında birçok yaygın yanlış inanç ve algılamalar bulunuyor.  Aşağıda bakımınızı en uygun şekle getirmeniz ve hayat kalitenizi artırmanız için, gerçekle kurguyu birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak tavsiyeler yer alıyor.

Bazı doktorlar da dahil birçok kişi, Parkinson hastalığının sadece titreme, tutukluk ve yavaşlık gibi, hareketlerle ilgili (motor) belirtilere neden olduğuna inanıyor

Gerçek: Parkinson hastalığının birçok belirtisi, hareketlerle ilgili değildir.

Parkinson hastalığının pek çok görünmeyen yaygın belirtisi (non-motor belirtiler) vardır ve günlük hayatı, belirgin olan hareket zorluklarından daha fazla etkileyebilirler.

Bu belirtiler koku alma duyusunun zayıflaması, uyku bozuklukları, zihinsel belirtiler, kabızlık, mesane belirtileri, terleme, cinsel işlev bozuklukları, yorgunluk, ağrı (özellikle kol ve bacaklarda), karıncalanma, denge kaybı hissi, anksiyete ve depresyondur.

Bilinmeyen: Neyse ki Parkinson hastalığının non-motor belirtileri yüksek oranda tedavi edilebilir. Bu nedenle görünmeyen belirtilerinizi yazmalı, doktorunuzla tartışmalı ve tedavi imkanları aramalısınız.

İnsanlar sıklıkla bir Parkinson hastasının belli bir anda iyi görünüyor olmasını, kendini her zaman iyi hissettiğinin göstergesi sayar

Gerçek: Parkinson hastalığının belirtileri kararsızdır ve hepsi görünür belirtiler değildir.

Parkinson hastaları zamanla, iki doz alımı arasında ilaçların etkisinin yavaş yavaş azaldığını giderek daha fazla fark etme eğilimine girerler.

Bu nedenle belli bir anda iyi görünüyor olmaları, her zaman ne hissettiklerini yansıtmayabilir. Bir Parkinson hastası iyi görünse bile non-motor belirtilerden dolayı kendisini iyi hissetmiyor olabilir.

Bilinmeyen: Bir belirti günlüğü tutmanın yardımı olabilir. Belirtileriniz gün içinde değişiyorsa ne zaman iyi (ilaçlar etkin şekilde işe yarıyor), ne zaman kötü (ilaçlar etkisini kaybetti) olduğunuzun kaydını tutmalısınız. Bu, doktorunuzun ilaçlarınızı en uygun hale getirmesini sağlayacak ve hastalığınızın kontrolünüz altında olduğunu hissetmenize yardımcı olacaktır.

Kendinizi iyi hissetmediğiniz her an için Parkinson hastalığını sorumlu tutmak hem siz hem de doktorunuz için kolaydır

Gerçek: Bazı belirtiler asla Parkinson hastalığına bağlanmamalıdır. Örneğin yüksek ateş bir Parkinson belirtisi değildir, genellikle bir enfeksiyon olduğu anlamına gelir. Ayrıca baş ağrısı, görme kaybı, baş dönmesi, his kaybı, kas gücü kaybı ve göğüs ağrısı Parkinson hastalığı belirtileri değildir.

Bilinmeyen: Doktorunuz belirtileriniz için diğer nedenleri elemelidir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, zayıflık, konuşma zorluğu ya da baş dönmesi gibi ani başlayan belirtiler, acil bir durum olasılığını ortadan kaldırmak için bir an önce tıbbi kontrol gerektirir.

Bir diğer yaygın kanı Parkinson hastalığının beklenmedik bir anda alevlenebileceğidir. Ama Parkinson böyle bir hastalık değildir. Belirtiler gün boyu kararsızlık gösterse de Parkinson hastalığının ilerleyişi gayet yavaştır

Gerçek: Parkinson hastalığı günler veya haftalar içinde kötüleşirse, temelinde yatan sebebi aramak çok önemlidir. İlaç değişiklikleri, enfeksiyon, su kaybı, uykusuz kalma, ameliyatlar, stres veya diğer tıbbi sorunlar Parkinson hastalığı belirtilerini daha da kötüleştirebilir. Özellikle idrar yolu enfeksiyonu (mesanede bir belirtisi olmasa bile) yaygın bir nedendir.

Bilinmeyen: Belirli bazı ilaçlar Parkinson belirtilerini kötüleştirebilir. Bunlar antipsikotikler, valproik asit, lityum ve prokloroperazin, metoklopramid ve prometazin içeren ilaçlar gibi mide bulantısı ilaçlarıdır. Bu ilaçlardan herhangi birine başlamadan önce daha iyi bir seçenek olup olmadığı konusunda nöroloji uzmanınızla konuşun.

Emel hanım babam parkinson hastası yutma problemi var.şu anda hastahanede burnundan sonda taktılar.beynin tomografisini çektiler.kendisi bayağı zayıfl… devamı

Bu, belki de Parkinson tedavisi ile ilgili olan en yaygın yanlış kanıdır. Birçok Parkinson hastası, bu süresiyi kullanıp bitirme korkusu yüzünden levodopa kullanma konusunda isteksizdir. Bazı doktorlar bile bu yanlış kanıya inanıyor ve bu levodopa korkusunu güçlendiriyor

Gerçek: Levodopa onlarca yıl işe yarar. Parkinson hastalığının tüm belirtilerini tedavi etmez, ama sizi engelleyen birçok motor (hareketle ilgili) belirtiye fark edilir şekilde yardımcı olur.

Bilinmeyen: Levdopanın yaşam süresini uzattığı ve hayat kalitesini arttırdığı kanıtlanmıştır.

Birçok hasta bir sonraki dozu almak için ilacın etkisi tamamen tükenene kadar bekler

Gerçek: Levodopa zamanında ve bir önceki dozun etkisi geçmeden alındığında en yüksek etkiyi verir. Çok uzun süre beklerseniz bir sonraki doz etkisini göstermeyebilir ve günün geri kalanında aldığınız ilaçların etkisini yeterince göremeyebilirsiniz.

Bilinmeyen: Bir ilaç zamanlayıcısı yardımcı olabilir. Eğer ilaçların etkisi geçiyorsa ilaçlarınızı bir ilaç zamanlayıcısı yardımıyla tam zamanında almanız çok önemlidir.

Yanlış Kanı: Farklı markalardaki karbidopa/levodopa genellikle farklı renklerde olur

Gerçek: Farklı marka adı altında piyasaya sürülen karbidopa/levodopanın renkleri nerdeyse aynıdır. Eğer tabletlerinizin rengi görünürde bir sebep olmaksızın değişirse, doğru dozu alıp almadığınızı mutlaka kontrol edin.

Bilinmeyen: Doktorların en yaygın olarak reçete ettiği doz, 25/100 miligramlık standart karbidopa/levodopa tabletleridir ve genellikle markası ne olursa olsun rengi her zaman sarıdır. Eğer bu dozu almanız gerekiyorsa ve renkleri sarı değilse doktorunuzla konuşmanız yararınıza olabilir.

Birçok Parkinson hastası doktorundan hastalığın seyri konusunda tahmin yapmasını ister

Gerçek: Parkinson hastalığı kişiden kişiye çok fazla farklılık gösterir. Bir Parkinson uzmanının bile herhangi bir hastayı gelecekte neler beklediğini bilmesinin bir yolu yoktur.

Bilinmeyen: Geleceğinizin değişmesini sağlayabilirsiniz. Her aşamasında zinde kalarak, yeteri kadar uyuyarak ve doğru beslenerek hastalığınızı daha iyiye götürebilirsiniz. Hareketliliğinizi, dayanıklılığınızı, ruh halinizi ve hayat kalitenizi arttırmak için egzersiz özellikle önemlidir.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/parkinson-hastaliginda-yanlis-bilinenler

Erken Başlangıçlı Parkinson Hastalığı Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey — Multi Yaşam

Parkinson Hastalığında Yeni Tedavi Seçenekleri

Parkinson hastalığının belirtileri, tanının konulduğu yaş ne olursa olsun genellikle aynıdır. Ancak, böyle söyleniyor olsa da belirtiler kişiden kişiye değişebilir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, motor kabiliyetlerinin dışındaki belirtilerin genellikle genç hastalarda ilk kez meydana geldiğini düşündürmektedir.

  • Koku kaybı
  • Kabızlık
  • REM davranış bozukluğu
  • Depresyon veya anksiyete gibi duygu durum bozuklukları
  • Ayağa kalkarken ortostatik hipotansiyon veya düşük tansiyon
  • Gece boyunca çok fazla uyuma veya geceleri çok az uyuma gibi uyku sorunları
  • Mesane sorunları
  • Cinsel istekte değişiklikler
  • Tükürük üretiminin artması
  • Kiloda değişiklikler
  • Görsel rahatsızlıklar
  • Yorgunluk
  • Bir şeyleri hatırlamakta zorlanma veya sık sık kafa karışıklığı yaşama gibi bilişsel sorunlar
  • Kaslarınız serbestken bile sürekli sallanma hareketleri
  • Yavaş hareket (Bradikinezi)
  • Sert kaslar
  • Kambur duruş
  • Denge problemleri

Bu hastalık, hücrelerin beyinde dopamin üreten kısımları kaybolduğunda ortaya çıkar. Dopamin, hareketi kontrol eden beyin sinyallerini göndermekten sorumludur. Bazı genler, erken başlangıçlı Parkinson hastalığıyla ilişkilendirilmektedir.

Çalışmalar, 20 yaşından önce başlayan Parkinson hastalığının yüzde 65’inin genetik mutasyon nedeniyle bu durumu yaşadığını gösteriyor. Bu vakıf, 20 – 30 yaş aralığında hastalığın erken belirtilerini yaşamaya başlayanların %32’sinin bu mustasyondan etkilendiğini belirtmektedir.

Hastalığa neden olan çevresel faktörler; böcek ilaçları, mantar ilaçları ve yabani ot öldürücüler gibi kimyasal toksinlere maruz kalmakla alakalıdır. ABD Gazi İşleri Bakanlığı, Parkinson hastalığına portakal gazına maruz kalmanın sebep olduğunu belirtiyor. Portakal gazı, Vietnam Savaşı sırasında kullanılan sentetik bir kimyasal herbisit ve yaprak dökücüdür.

Parkinson hastalığının ortaya çıkma riski şu durumlarda daha yüksektir:

  • Erkekseniz
  • Organik veya endüstriyel atıkların bulunduğu bir bölgede yaşıyorsanız
  • Manganez veya kurşun gibi zehirli kimyasallara maruz kaldığınız bir işte çalışıyorsanız
  • Kafa travması geçirdiyseniz
  • Portakal gazı veya diğer herbisitlere maruz kaldıysanız
  • Kimyasal çözücülere veya poliklorlu bifenillere maruz kaldığınız bir işte çalışıyorsanız

Parkinson hastalığını tespit etmek için kullanılabilecek bir test yoktur. Parkinson tanısı konulması zor ve zaman alıcıdır. Hastalık, genellikle belirtilerinizin gözden geçirilmesi ve fiziksel bir muayene ile bir nörolog tarafından teşhis edilir.

Beyninizin dopamin sistemini görselleştirmek için DATscan kullanılması tanının doğrulanmasına yardımcı olabilir. Kan testleri ve MR taraması gibi diğer görüntüleme testleri, Parkinson hastalığını teşhis etmez. Ancak, belirtilerinize başka hastalıkların neden olmadığını anlamak için bu görüntüleme testlerinden faydalanılabilir.

Parkinson hastalığının tedavisi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı amaçlamaktadır.

İlaç tedavisi seçenekleri şunları içerebilir:

İlaçEtki
LevodopaBeyinde dopamine dönüşen bir kimyasaldır. Erken başlangıçlı Parkinson hastaları, istemsiz hareketler gibi olumsuz yan etkiler yaşayabilirler.
Dopamin antagonistleriBeyinde doğal olarak bulunan dopamini taklit edebilir. Levodopa kullanmak istemeyen kişiler bunun yerine bu terapiyi kullanmayı tercih edebilirler.
MAO-B inhibitörleriBeyindeki dopaminin parçalanmasını azaltmaya yardımcı olabilir.
Katekol-O-metiltransferaz inhibitörleriLevodopa’nın beyin üzerindeki etkilerini uzatmaya yardımcı olabilir.
AntikolinerjiklerTitremeyi azaltmaya yardımcı olabilir.
AmantadinKas kontrolünü geliştirmek ve kaslardaki sertliği azaltmak için kullanılabilir.
Derin beyin stimülasyonuErken başlangıçlı Parkinson hastaları için iyi bir seçenek olarak kabul edilir. Bunun nedeni, erken başlangıçlı Parkinson hastalarının, komplikasyonlara neden olabilecek başka hastalıklara sahip olma ihtimalinin düşük olmasıdır.

Derin beyin stimülasyonu, elektrotların beyninizin belirli bölgelerine yerleştirildiği cerrahi bir işlemdir.  Bu elektrotlar bir jeneratöre bağlanır. Jeneratör, beyne elektrik titreşimleri göndermek için programlanmıştır.

Bu işlem şu belirtileri hafifletebilir:

  • Titreme
  • Kaslarda katılık
  • Kaslarda sertlik
  • Hareketlerde yavaşlık
  • Yürümede zorlanma

Erken başlangıçlı Parkinson hastalarına bakmak oldukça zor olabilir. Bu rahatsızlığa sahip birine bakıyorsanız, kendi duygusal ve fiziksel sağlığınıza dikkat etmeniz son derece önemlidir.

Bu kişilere bakarken sadece zor bir hastalıkla uğraşmakla kalmıyor, aynı zamanda daha fazla sorumluluk üstleniyorsunuz. Tükenmişlik, hastalara bakan kişilerde yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu yüzden, kendi gereksinimlerinizi karşıladığınızdan emin olmalısınız.

Parkinson Araştırmaları için Michael J. Fox Vakfı, hastalarla ilgilenen kişilere şunları önermektedir:

1) Destek Grubuna Katılın

Destek grubuna katılmak, korkularınız, endişeleriniz ve hayal kırıklıklarınız için size bir çıkış sunabilir. Ayrıca yeni ilaçlar, araştırmalar ve hastalıkla baş etme konusunda da bilgi edinebilirsiniz.

2) Sağlık Ekibinizi Genişletin

Size ve sevdiklerinize destek olması için sağlık ekibinize birçok uzman ekleyin. Bu ekibe terapistleri, beslenme uzmanlarını ve hareket uzmanlarını ekleyebilirsiniz.

3) Düzenli Olun

Doktor randevularını, biten ilaçların yenilerinin alınmasını ve kendi sorumluluklarınızı kolayca takip edebilmek için takvim düzenleyin.

4) Bilgilenin

Kendinizi eğitin, böylece ne beklemeniz gerekeceğini öğrenmiş olacaksınız. Bunu yapmanız, önceden planlama yapmanıza yardımcı olacaktır. Böylece yeni belirtilere hazırlıksız yakalanmazsınız.

5) Depresyona Dikkat Edin

İlgilendiğiniz kişinin ruh halini yakından takip edin. İlk depresyon belirtilerine dikkat edin ve gerekirse yardım alın.

Depresyonun belirtileri:

  • Kızgın patlamalar
  • İştahta değişimler
  • Uyku sorunları
  • Endişe
  • Gerginlik
  • Bilişsel sorunlar

6) Kendi ihtiyaçlarınızı göz ardı etmeyin

Kendinize dikkat etmezseniz başkalarına bakamazsınız. Sağlıklı beslenin ve kısa bir yürüyüş bile olsa düzenli olarak egzersiz yapın. Stresinizi atmanıza yardımcı olacak şeyleri öğrenin. Günlük tutmak, meditasyon veya yoga yapmak, stresi azaltmanıza yardımcı olabilir. Mola vermeniz gerektiğinde, hastayla ilgilenmesi için başkalarından yardım alın.

Parkinson hastalığını önlemenin kesin bir yolu yoktur. Ancak, hastalığın oluşma riskini azaltmaya yardımcı olabilecek birkaç şey bulunur:

Alzheimer Hastalığı Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada, kafeinin Parkinson’a bağlı erken motor kabiliyetleriyle ilgili olan ve olmayan belirtileri düzeltmeye yardımcı olabileceği bulunmuştur.Amerikan Nöroloji Akademisi tarafından yayınlanan bir analiz, nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların Parkinson hastalığını önlemeye yardımcı olabileceğini belirlemiştir.Parkinson hastası olan pek çok kişinin vücudunda yeterli D vitamini bulunmamaktadır. D vitamini takviyesi, Parkinson hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.Egzersiz, Parkinson hastalarında kas sertliğini, kasların hareket kabiliyetini ve depresyonu iyileştirir. Ayrıca aktif olmanız hastalığa yakalanma riskini azaltmaya da yardımcı olabilir.

Kaynak: Healthline

Источник: https://multiyasam.com/erken-baslangicli-parkinson-hastaligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey/

Parkinson hastalığında yeni tedavi seçenekleri var

Parkinson Hastalığında Yeni Tedavi Seçenekleri

Parkinson hastalığının belirtilerine dair bilgiler veren Doç. Dr. Başar Bilgiç, “Parkinson çoğu hastada titreme ve hareketlerde yavaşlamayla başlayan bir hastalıktır, fakat her zaman her hastada aynı şekilde başlamayabilir. En sık başlangıcı sol ya da sağ olmak üzere tek bir tarafta titreme şeklindedir.

Tek taraflı titremeye hareketlerde yavaşlama da eklenir. Bazı hastalar vardır ki hiç titreme olmadan da Parkinson hastalığı başlayabilir. Örneğin; yürümesi yavaşlayabilir, öne doğru eğik bir şekilde yürüyebilirler.

Parkinson hastalığının en sorun yaratan bulgusu hareketlerdeki yavaşlıktır ve bu yavaşlama hastalık ilerledikçe daha da artar, zamanla yürüme bozulur, düşmeler olabilir. ‘Motor bulgular’ ismi verilen bu şikâyetler dışında bazı başka bulgular da vardır ve yıllar öncesinde kendini gösterebilir.

Örneğin daha hastalığın motor bulguları başlamadan bu kişiler uykularında rüyalarını çok yoğun yaşarlar, bağırıp, konuşup, el hareketi yapabilirler. Hatta bazen beraber uyudukları diğer kişileri ya da yataktan düşerek kendilerine zarar verebilirler.

Gene motor bulgular başlamadan kabızlık gibi, koku alma sorunları gibi şikâyetler kendini gösterebilir. Bu durumlar Parkinson hastalığının yıllar önce kendini belli eden bulgularıdır” şeklinde konuştu.

Parkinson Hastalığının Tanısı Klinik Bir Tanı

Parkinson hastalığının tanısı hakkında çeşitli yöntemler olduğunu belirten Doç. Dr. Bilgiç, “Parkinson hastalığının tanısı klinik bir tanıdır. Bazı durumlarda laboratuvar yöntemlerinden de faydalanırız.

Hastadaki klinik bulgular ve anlattığı hikâye belirlenen kriterlere uygun ise o hastalara Parkinson hastalığı tanısı koyarız.

Parkinson hastalığı tanısı, MR gibi görüntüleme yöntemleri ile konulmaz ama bu hastalığı taklit edebilecek diğer hastalıkları ekarte edebilmek için MR’a çoğu kez başvururuz.

Bazen arada kaldığımız durumlarda ülkemizde yeni kullanıma giren ve beyin hücrelerindeki dopamin adlı maddeyi görüntüleyen nükleer tıp yöntemlerine başvurabiliriz.  Ama bu son anlatılan yöntem çok arada kaldığımız durumlarda başvurduğumuz zahmetli ve pahalı bir tekniktir” şeklinde konuştu.

Parkinson hastalığı belirtileri

Hastalık Erken Teşhis ile Daha Kolay Seyredilebilir

Parkinson hastalığında erken teşhise dikkat çeken Doç. Dr. Bilgiç, “Parkinson hastalığı tek tipte kendini göstermez. Ortalama başlangıç yaşı elli beştir fakat otuzlu yaşlarda da yetmişli yaşlarda da kendini gösterebilir.

Örneğin; gençlerde başlayan ve irsi olan bazı Parkinson tipleri iyi seyirlidir, genellikle daha yavaş seyreder, ilaç cevabı daha iyidir. Buna karşılık titreme olmadan giden Parkinson hastalığı iyi seyretmeyebilir. Parkinson hastalığının klasik bir gidişatı yoktur.

  Hastanın durumuna, hastalığın başlangıç yaşına, hastanın aldığı sosyal desteğe ve kullandığımız tedavilere göre birçok faktör hastalığın gidişatını etkiler.  Erken tanı en önemlisidir.

Bu sayede orta yaşlarda başlayan bir Parkinson hastalığı artık güncel tedavilerde oldukça iyi seyredebilmektedir” dedi.

Parkinson Genetik Bir Hastalık Olabilir

Doç. Dr. Bilgiç, hastalığın genetik olabileceğini vurgulayarak, “Parkinson hastalığının genetik, ailesel formları vardır. Genetik formlar olduğunda aileye bakıldığı zaman aile bireylerinde de Parkinson hastalığı olduğu görülür.

Kuşak atlamadan görüldüğü gibi özellikle akraba evliliği yapan anne ve babalarda görülmeden çocukların bazılarında ortaya çıkabilir. Parkin adı verilen bir mutasyon vardır ki bu tür durumlarda en çok karşımıza çıkan mutasyon formudur.

Bu tarz irsi formlar sıklıkla erken yaşta başlar ve klasik Parkinson hastalığına göre olumlu ya da olumsuz farklı seyirler gösterebilir” dedi.

Doç. Dr. Bilgiç, Parkinson hastalığının tedavisi ile ilgili olarak, “Parkinson hastalığının tedavisi son yıllarda oldukça geliştiği için farklı tedavi seçenekleri mevcut. Ağızdan verilen tedavilerin çoğu hastalıkta beyinde eksilen dopamin adı verilen maddeyi yerine koymayı hedefler.

Bununla birlikte ağızdan verilen tedaviler içinde dopamin üstünden etki etmeyen başka tedaviler de vardır. Bu hastalığının ilaç tedavisi dışında cerrahi tedavi olanağı da bulunmaktadır. Cerrahi tedavi dediğimiz; beyne elektrodlar yerleştirilip orada fazla ateşleme yapan beyin hücrelerinin susturulması ve düzenlenmesi üstünden etki eder.

Bununla beraber günümüzde geliştirilmekte olan daha farklı tedaviler de vardır.  Bunlardan birisi de son yıllarda ülkemizde kullanıma girmiş olan ve doğrudan ince bağırsağa ilaç verme şeklinde bir yöntemdir. Bu yöntemin avantajı L-Dopa adı verilen ve halen en etkili olan ilacın bir pompa aracılığı ile doğrudan emileceği ince bağırsağa verilmesidir.

Tedavilere öncelikle ağızdan verilen ilaçlar ile başlayıp hastanın durumu ve gidişatına göre diğer yöntemleri uygulamaktayız” ifadelerini kullandı.

Son yıllardaki gelişmelerle artan tedavi seçeneklerini belirten Doç. Dr. Bilgiç “Parkinson hastalığında birçok tedavi geliştirilerek yeni ilaçlar ve yöntemler ortaya çıkmıştır.

Ama halen en etkili tedavi beyinde dopamin denilen maddeleri yerine koyan ilaçlar.

Bu ilaçların bazıları eski ilaçlar olup günümüzde bunların yeni formları geliştirilmeye çalışılmakta ve daha uzun etkili olanları ya da duruma göre deri altından verilebilen formları geliştirebilmeye çalışılıyor.

Parkinson Hastalığında Ailelere Önemli Görevler Düşüyor

Hastalık sürecindeki en önemli görevin ailelere düştüğünü vurgulayan Doç. Dr. Bilgiç “Parkinson hastalığı belki başlangıçta çok ciddi sorunlar yaratmıyor ama hastalık ilerledikçe günlük yaşam aktiviteleri iyice etkileniyor.

Böyle bir durumda ailelere düşen görev öncelikle kişiyi hasta olarak kabul etmeleri ve bir hastaya nasıl davranılacaksa o şekilde davranmalarıdır. Yine aileler için dikkatli olunması gereken ilaçlara bağlı hastaların davranışlarında bazı değişiklikler olabilir.

Örneğin daha önceden hiç kumar oynamayan bir insan kumara düşkünlük gibi bazı davranış sorunları gösterebilir. Böyle durumlarda ailelerin dikkatli olup bu durumu doktorlara iletmesi gerekiyor. Çünkü hastalar bunu genellikle söylemezler.

Böyle bir durumun doktora iletilmesiyle uygun bir ilaç seçilip bunların ortadan kaldırılması mümkündür” açıklamalarında bulundu.

Yeni Parkinson ilacının merhamet duygusunu arttırdığı saptandı

Parkinson Hastalığı Konusunda Farkındalık Arttırılmalı

Doç. Dr. Bilgiç konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Parkinson hastalığı gün geçtikçe daha fazla tanınmakta olan bir hastalık. Çünkü görülme sıklığı arttı ve toplumda daha fazla bilinir hale geldi. Parkinson Derneği’nin faaliyetleri bu konudaki farkındalığı artırdı.

Son dönemde bazı ünlü isimlerin parkinson hastası olması bu konudaki farkındalığı artıran nedenlerden bir. Örneğin Muhammed Ali’nin vefatıyla birlikte Türkiye’de daha çok tanınır hale geldi. Buna rağmen hala daha çok fazla bilinen bir hastalık değil. Özellikle kırsal kesimde bu hastalık daha geç teşhis ediliyor.

Kırsal kesim parkinson hastalığı açısından bir risk faktörü oluşturduğu için orada yaşayan kişilerin bu konuda eğitilerek farkındalıklarının artırılması gerekiyor.”

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/parkinson-hastaliginda-yeni-tedavi-secenekleri-var/

Parkinson Hastalığı İçin Tedavi Yöntemleri ve Uygulamaları

Parkinson Hastalığında Yeni Tedavi Seçenekleri

Beyinde oluşan depomin maddesinin eksikliği sebebiyle insanların önceleri ellerinde ve ayaklarında hafif titremelerin olduğu daha sonradan şiddetlendiği parkinson tedavi yöntemleri

Parkinson Tedavisi

Parkinson Tedavisi

Parkinson hastalığının oluşma nedenleri arasında gösterilen zamanla dopamin maddesinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Hastalığın oluşması ile birlikte beyin hücrelerinin azalarak bu maddenin azalması ile birlikte ilk olarak ellerde istemsiz bir şekilde titreme ve kasların kasılması ortaya çıkacaktır.

Her zaman için erken tanı ve tedavisi hastalığın ilerlemesini durdurmaktadır. Hastalığın sonraki aşamalarında kişilerin kollarını ve ayaklarını tek başına idare edemeyeceği için yardıma muhtaç hale gelecektir. Bu nedenle de her zaman için erken tanı çok önemlidir.

Hastalığın gelişmesi ile birlikte şu şekilde parkinson tedavisi uygulanmaktadır:

  • İlaç tedavisi;
  • Cerrahi tedavi;
  • Derin beyin stimülasyonu;
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon;
  • Psikolojik tedavi;
  • Beslenme;
  • Alternatif tıp.

Hastalığın gelişimi ile birlikte nöroloji uzmanı tarafından tanısının konularak tedavisinin başlanması gerekmektedir. Bu hastalığın oluşması durumunda ilerlemesini engellemek için nöroloji bölümüne gidilerek muayene edilmelidir.

İlaç Tedavisi

Hastalığın gelişmesine neden olan sebeplerin başında olan beyinde dopamin maddesinin üretilmesini sağlamak için doktor tarafından hastalığın derecesine uygun olarak ilaçlar reçete edilmelidir. Çoğunlukla yaşlı insanlarda oluşan bir hastalık olmasına rağmen bazen genç hastalarda da oluşmaktadır.

Genç hastalarda tedavisinin yapılabilmesi için levodopa etken maddesine sahip olan ilaçlar verilmelidir. Daha yaşlı olan hastalarda ise dopamin agonistleri reçete edilerek hastalığın ilerlemesinin durdurulması için tedaviye başlanmalıdır.

Günümüzde farmakoloji alanında gelişmiş olan ilaçlar sayesinde hastalığı yaşamakta olan çoğu kişinin tedavisi kesin bulundu ve yapılmaktadır. Ama bazı hastalarda ilaçlar etkili olmayacaktır.

Cerrahi Tedavi

Parkinson hastalığının önlenebilmesi için hastalara ilaç tedavisi ilk olarak uygulanmalıdır. Bazı hastalarda uygulanmakta olan ilaçların yeterli olmaması sebebiyle hastalara cerrahi tedavi yöntemi uygulanması gerekmektedir. Parkinson cerrahisi her hastaya uygulanmamaktadır.

Doktor tarafından hastanın takip edilmesi ve iyileşme belirtilerinin aksine ilerlemesi durumunu engellemek amacıyla beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

Hastaların kullanmakta oldukları ilaçların etkili olmaması durumunda ya da etkisinin çok kısa sürmesi halinde hastaların sadece titremelerinin azalması için cerrahi tedavisi de mümkün olmaktadır.

Bu sayede istemesi hareketler tek taraflı uygulanacak olan pallidotomi ya da kronik pallidal stimülasyon isimleri verilen yöntemlerden biri kullanılarak ameliyat edilebilir.

Derin Beyin Stimülasyonu

Parkinson hastası olan bir insanın beyninin bazı bölgeleri dopamin maddesinin eksikliği sebebiyle fazla çalışmaya neden olmaktadır. Cerrahi yöntem kullanımı sırasında uygulanmakta olan yöntemlerden bir tanesi olarak bilinmektedir. İnsanların beyninin derin beyin stimülasyonu olarak isimlendirilen pil takma yöntemi de uygulanmaktadır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Parkinson hastalığına sahip olan bir insanın istemsiz olarak yaşadığı titremeler günlük hayatını derinden etkileyecektir.

Bu nedenle de uzman fizyoterapist eşliğinde hastanın titremelerinin azalması için egzersiz uygulamaları gerekmektedir.

Fizik tedavi merkezlerinde uzman bir fizyoterapist eşliğinde uygulanması gerekmektedir. Fizik tedavi uygulamalarında hastalara şu egzersizler yaptırılmaktadır:

  • Germe egzersizleri;
  • Gevşeme egzersizleri;
  • Postür egzersizleri;
  • Solunum egzersizleri;
  • Koordinasyon egzersizleri;
  • Denge egzersizleri;
  • Yürüme egzersizleri.

Hastalara uygulanacak olan egzersizler sayesinde kaybetmekte olduğu kuvvetinin kazanmasını amaçlamaktadır. Özellikle de denge kaybı ilerlemiş hastalarda ciddi boyutlara ulaşacaktır. Bu nedenle de yürüme egzersizlerinin uygulanarak ayakta durduğu zaman dengesini kazanmasını hedeflemektedir.

Bazı hastalarda ortaya çıkacak olan postür bozukluk sebebiyle solunum sorunları oluşan hastaya solunum egzersizlerinin yaptırılması da gereklidir.

Psikolojik Tedavi

Hastaların sürekli olarak titreme yaşaması durumunda psikolojilerinin ciddi oranda etkilenmesine neden olacaktır. Bu hastalarda gelişecek olan hastaların uykusuzluk, depresyon, kaygı gibi durumlar gelişmesi de söz konusu olabilir.

Birçok hastada gelişecek ruhsal hastalıkların önlenmesi için psikiyatri uzmanı tarafından tedavisinin uygulanması önemlidir.

İlerlemesi durumunda uyku sorunları daha çok görülecek olduğundan uykusuzluğu önlemek amacıyla uyku ilaçları da verilmelidir.

Beslenme Programı

Parkinson hastalığına sahip olan insanların özel olarak ayarlanacak diyet listesine uyması çok önemlidir. Ortaya çıkacak olan titremenin ilerlemesini önlemek amacıyla hastaların daha sağlıklı ve düzenli beslenmeleri öneriliyor.

Bu nedenle de hastalarda oluşacak olan sindirim problemlerinin gelişmesi halinde kabızlık sorunu çok sık gelişecektir.

Hastalar daha çoğunlukla kesin olarak iyileşme belirtilerinin oluşması için ve ilerlememesi için lif bakımından zengin yiyecekler öneriliyor.

Alternatif Tıp

  • 5 adet bakla;
  • 1 bardak su.

Uzun yıllardır parkinson hastalığına sahip olan insanların bitkisel tedavi olarak iyi gelen bir yöntem olması sebebiyle bakla kürü önerilmektedir.

Hastaların düzenli olarak kullanması ile birlikte titreme belirtilerinde ciddi oranda azalma olacaktır.

Kürün yapımı oldukça kolay olduğu için taze olarak satın alınan baklaların kabuklarının ayrılması ile birlikte klor içermeyen bir su bardağı miktarında suyun içerisine atılarak 10 dakika kısık ateşte kaynatmalı ve sonra ağzı kapalı şekilde dem alması beklenmelidir.

Dem aldığı zaman suyun ağzı yakmayacak kadar ılık olduğunda süzülerek içilir. El ve ayakların titremesi gibi bir rahatsızlık yaşayan hastaların mutlaka bu kürü her sabah kahvaltısından sonra ve akşam yemeğinden sonra taze olarak demlenerek içilmelidir.
Makale beğendiniz mi? (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://basbeyin.com/parkinson-tedavisi.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть