Peptik Ülser Nedir

Peptik Ülser Nedir?

Peptik Ülser Nedir

Peptik ülser hastalığı gastrointestinal sistemi veya sindirim sistemini etkileyen kronik (uzun süreli) bir hastalıktır. Peptik ülser, midenin astarında veya duodenumda yani ince bağırsağın ilk bölümünde meydana gelen yaralar veya lezyonlar sonucu oluşmaktadır. Peptik ülser hastalığı genellikle üst karın kısmında oluşan ağrı ve yanma hissi ile kendisini belli etmektedir.

Yediğimiz gıdalara ek olarak, birtakım başka maddeler de sindirim sistemi ile temas haline geçmektedir ve bu maddelerden bazıları mide veya bağırsak mukozası için zararlı olabilmektedir.

Midenin ve duodenumun astarına zarar verebilecek maddeler arasında asit, pankreas enzimleri, safra gibi sindirim sırasında vücut tarafından üretilen kimyasal maddeler, kullanılan non steroid antienflamatuar ilaçlar ve mikroorganizmalar bulunmaktadır. (1)

Mide ve duodenum, iç epitel astarını kaplayan kalın bir mukoza tabakası kullanarak kendilerini güçlü asitlerden korumaktadır. Bu koruyucu mukoza tabakasını parçalayan tahriş veya iltihap alanı, mide asidinin hücrelere yapışmasına ve hasar görmesine yol açmaktadır.

Peptik ülsere sahip olan hastalar genellikle sindirim için üretilen asit nedeniyle karın ağrısı çekmektedir. Mide ağrısına bazen yavaş, kronik gastrointestinal sistem kanaması veya ciddi vakalarda karın boşluğundaki akut kanama eşlik edebilmektedir. (2)

Peptik ülserin sindirim sisteminde oluştuğu bölgeye göre değişen türleri bulunmaktadır. Peptik ülserlerin en yaygın türleri şunlardır:

Mide (Gastrik) ülseri: Yaygın bir ülser türüdür ve midenin içinde oluşmaktadır.

Duodenal ülserler: Bu ülserler ince bağırsağın başında (oniki parmak bağırsağı veya duodenum olarak adlandırılır) bulunmaktadır.

Özofagus ülseri: Bu ülserler özofagusta yani yemek borusunda (boğazdan geçen gıdayı mideye götüren tüp) oluşmaktadır.

Aynı anda birden fazla peptik ülsere sahip olunma riski de bulunmaktadır. (3)

Peptik Ülser Belirtileri

Peptik ülser nasıl anlaşılır? Peptik ülser başlangıcında en sık yaşanan belirti yanma hissidir. Ülser, mide asidinin hassaslaşan alana temas etmesiyle şiddetlenmektedir. Ülser ağrısının ortak özellikleri şunlardır:

  • Göbekten göğse kadar hissedilen yanma hissi
  • Ağrı ve yanma hissinin mide boş olduğunda daha da kötüleşmesi
  • Geceleri kötüleşen yanma ve ağrı
  • Asit düşürücü ilaçların kullanılmasıyla geçici olarak rahatlayan ağrı

Daha az sıklıkla, ülserler ciddi belirtilere de yol açabilmektedir:

  • Siyah veya kırmızı kan kusma
  • Koyu renkli dışkı ya da dışkıda kan
  • Mide bulantısı veya kusma
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İştah değişiklikleri (4)

Peptik Ülser Belirtileri fazlası için tıklayabilirsiniz

Peptik Ülser Nedenleri

Halk arasında uzun süre baharatlı gıdalar tüketmenin ya da çok fazla stres altında olmanın peptik ülsere neden olduğu düşünülse de, doktorlar bunun pek mümkün olmadığını söylemektedir.

Peptik ülser neden olur? En yaygın peptik ülser nedenleri şunlardır:

  • Mideyi enfekte edebilen bir tür bakteri olan Helicobacter pylori
  • Non steroid antiinflamatuar ilaçların kullanımı

Peptik ülser geliştirmede sigara içmek, alkolün kötüye kullanımı ve genetik gibi tetikleyici faktörlerin de bir rol oynadığı düşünülmektedir. (5)

Peptik Ülser Nedenleri için bakabilirsiniz: sinüzit belirtileri

Peptik Ülser Tedavisi

Peptik ülser nasıl geçer? Peptik ülserin tedavisi nedenine bağlı olarak değişmektedir. Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçla tedavi durumu kontrol altına almayı sağlayabilmektedir.

Eğer peptik ülserin nedeni bakteriyel bir enfeksiyon ise genellikle antibiyotiklerle tedavi sağlanmaktadır.

Kullanılabilecek diğer ilaçlar arasında sindirim sistemindeki asit miktarını azaltmaya yardımcı olan ilaçlar bulunmaktadır.

Peptik ülser genellikle bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle geliştiği için antibiyotiklerle kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle de, peptik ülserin tedaviye rağmen iyileşmemesi nadir olarak yaşanmaktadır. Diğer yandan, peptik ülserin iyileşmemesi Crohn hastalığı veya mide kanseri gibi diğer sindirim hastalıklarının bir göstergesi olarak değerlendirilebilmektedir. (6)

Peptik ülser ameliyatı oldukça nadir uygulanmaktadır, ancak iyileşmeyen ülserler (inatçı peptik ülser) ya da ağır kanama, perforasyon veya tıkanma gibi komplikasyonlar oluşması durumunda ameliyat gerekli görülebilmektedir. (7)

Peptik Ülser İçin Hangi Doktora Gidilir?

Peptik ülser tanısı ve tedavisi için başlangıç olarak iç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha ileri testler için bir sindirim sistemi hastalıkları (gastroenterolog) uzmanına yönlendirilebilirsiniz. (8)

Peptik Ülser Tedavisi detayı için bakabilirsiniz

Peptik Ülsere Ne İyi Gelir?

Peptik Ülser Bitkisel Tedavisi

Lahana: Lahana mide ülseri için oldukça faydalı olabilmektedir. Bir laktik asit gıdası olan lahana, mide astarına kan akışını uyaran amino asidi üretmeye teşvik edebilmektedir. Böylece mide astarını güçlendirmeye ve ülseri iyileştirmeye yardımcı olabilmektedir. (9)

Sarımsak: Hem antibakteriyel hem de antimikrobiyal özelliklere sahip olan sarımsak, peptik ülseri tedavi etmeye yardımcı olabilmektedir. Peptik ülsere neden olan Helicobacter pylori (H. pylori) bakterisiyle mücadele ederek, enfeksiyonu kontrol altında tutmaktadır. (10)

Hindistan cevizi: Hindistan cevizi, antibakteriyel özelliklerinden dolayı peptik ülserlere iyi gelmektedir. Ülsere neden olan bakterileri öldürmektedir. (11)

Meyan kökü: Meyan kökü daha fazla mukus üretmesi için mide ve bağırsakları uyarmaktadır. Böylece de asitliğe ve ülsere neden olan bakterilere karşı direncini arttırmaktadır. (12)

Muz: Ülser tedavisi için muz son derece etkili olabilmektedir. Muzda, ülsere neden olan H. pylori bakterisinin büyümesini inhibe eden bazı antibakteriyel bileşikler bulunmaktadır. Ayrıca gastrik asitlerin asiditesini yok ederek sistemi korumaktadır. Diğer yandan, iltihaplanmayı azaltarak mide astarını güçlendirir. (13)

Arnavut biberi: Arnavut biberi kapsaisin isimli oldukça güçlü bir bileşik içermektedir. Bu nedenle de, mide asitlerinin salgılanmasını engellemekte, alkali üretimini arttırmakta, mukus salgılarını ve gastrik mukozal kan akışını uyararak ülserleri önlemekte ve iyileştirmektedir. (14)

Bal: Balın, peptik ülser tedavisine oldukça yardımcı olan güçlü özellikleri bulunmaktadır. Balda glikoz oksidaz adı verilen bir enzim hidrojen peroksit üretmektedir ve bu da ülsere neden olan zararlı bakterileri öldürmektedir. Ayrıca, mide astarının iltihabını rahatlatır ve azaltır. (15)

Zerdeçal: Zerdeçal, antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Mide astarında meydan gelen zararı tersine döndürebilen kurkumin maddesini içermektedir. Ayrıca, iyileşmeyi hızlandırır ve karın bölgesinde gastrik ülserlerin neden olduğu yanma hissini hafifletir.

Aloe vera: Aloe vera suyu, midenizin iç astarında soğutucu ve yatıştırıcı bir etki yaratmaktadır. Ayrıca, midede asitliği azaltarak gastrik ülserlerin önlenmesine ve iyileşmesine yardımcı olmaktadır. (16)

Çemen otu: Çemen otu pek çok şifalı özelliğe sahiptir. Peptik ülser tedavisinde de kullanılabilmektedir. Mucilage isimli zengin bir bileşiği içeren çemen otu, mide örtüsünü mukus gibi kaplayarak korumakta ve böylece iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. (17)

Peptik Ülser Evde Tedavi Yöntemleri

Elma sirkesi: Elma sirkesi, gastro-bağırsak sisteminde iyi bakterilerin gelişmesini teşvik eden bir probiyotik gibi davranan pektini içermektedir.

Aynı zamanda midede pH dengesini geri kazandırırken ağrıdan kurtarmayı da sağlamaktadır. Böylece de, mide ülserlerine yol açan asit birikimini önlemektedir.

Ayrıca hazımsızlık, gaz ve şişkinliğe yardımcı olan sindirim enzimleri de sunmaktadır. (18)

Probiyotik: Probiyotikler, bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olan canlı bakterilere etki etmektedir. Bu yararlı bakteriler en çok yoğurt gibi mayalanmış gıdalarda bulunmaktadır ve ülserlerin tedavisinde son derece faydalıdır.

Belirtilerinizi hafifletmek için günlük olarak, 3 hafta boyunca yoğurt tüketebilirsiniz.

Yoğurttaki sağlıklı bakteriler bağırsak florasını dengelemeye ve zararlı ülsere neden olan H. Pylori bakterilerini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. (19)

Tavsiyeler

  • Sağlıklı organik yiyecekler yemeye ve öğün atlamamaya özen gösterin.
  • Alkol tüketimini bırakın. Tamamen bırakıyorsanız alkolü sağlığınıza etki etmeyecek şekilde sınırlayın.
  • Sigarayı bırakın veya günde içilen miktarı sınırlayın.
  • Gazlı içecek tüketiminizi sınırlayın.
  • Kızarmış veya yağlı yiyeceklerden kaçının.
  • Mide ülserleriniz varsa yeşil çay ve kahve gibi kafein içeceklerden kaçınarak kaçının.
  • Kırmızı et yüksek asit içerikli olduğu için tüketmeyi tercih etmeyin.
  • Ağrı sırasında anında rahatlamak için ayrıca bir bardak suya ¼ çay kaşığı karbonat ekleyip içebilirsiniz. (20)

Источник: https://www.acil.net/peptik-ulser-nedir/

Peptik Ülser

Peptik Ülser Nedir
Sindirim sisteminde yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağının iç yüzünü döşeyen ve mukoza olarak adlandırılan tabakanın, mide asidi, sindirim enzimleri (pepsin, safra tuzları ve pankreas enzimleri) veya ilaçlarla (Aspirin ve antiromatizmal ilaçlar) hasarlanması sonucunda ortaya çıkan derin yaralar ülser veya peptik ülser olarak adlandırılır.

Mide asidi ve pepsin (midede proteinlerin sindirilmesini sağlayan enzim) gıdların sindirimi için son derece gerekli olan salgılardır. Mide asidi güçlü bir asit olmasına rağmen (pH 1-2) normalde midede ve onikiparmak barsağında bir hasar oluşturmaz. Mukoza yüzeyinde mide asidinin mukozaya ulaşmasını engelleyen kalın bir mukus tabakası mevcuttur, (mukus= sümüksü madde).

Mide mukozasında asit, pepsin ve safra asitleri gibi mukozayı hasarlayabilecek faktörlerle, mukozayı koruyucu faktörler arasında bir denge söz konusudur. Bu dengenin saldırgan faktörler lehine değişmesi mukoza bütünlüğünün bozulmasına ve ülser oluşmasına yol açar. Halk arasında mide ülseri olarak bilinmesine rağmen peptik ülserlerin büyük bir kısmı onikiparmak barsağında bulunur.

Midede oluşan ülserler gastrik ülser, onikiparmak barsağında oluşan ülserler duoedenum ülseri veya bulber ülser olarak adlandırılır. 3-5mm den 5cm e varan genişlikte olabilirler.
Toplumun yaklaşık %10 unun yaşamlarının herhangi bir döneminde peptik ülser hastalığı geçirdiği sanılmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla sıklıkta görülür.

Onikiparmak barsağı ülseri 30-45 yaşları arasında sık görülürken mide ülserleri daha ileri yaşlarda (50-65) ortaya çıkmaktadır. Mide ve oniki parmak barsağı mukozası yüzeyindeki koruyucu mukus tabakası asitin mukoza yüzeyine ulaşmasına engel olur. Mide asidi güçlü bir saldırgan fatör olmasına rağmen tek başına ülser oluşturması imkansız gibi görünmektedir.

Çünkü ülserli hastaların ancak ¼ inde mide asit salgısı artmıştır ve yarısında da normal sınırlardadır. Mide asit sekresyonunun çok aşırı miktarda arttığı bazı hastalıklarda hemen her zaman ülser oluşumu söz konusu olamakla birlikte bu gibi durumlar çok nadir olarak görülür (Zollinger Ellison sendromu gibi).

Bununla birlikte asit olmadan ülser olamayacağı deyimi (No acid No ulcer) günümüzde halen geçerliliğini sürdürmektedir, zira mide asit sekresyonunu baskılamadan mide veya duodenum ülserini iyileştirmek mümkün değildir. Günümüzde ülserin iki temel sebebi olduğu kabul edilmektedir.

Bir çok mide ve oniki parmak barsağı ülserli hasta Helicobacter pylori (HP) adı verilen bir bakteri ile enfektedir (%75). Diğer bir gurup hastada da uzun süreli aspirin veya steroid olmayan antiromatizmal ilaç (NSAEİ) kullanımı söz konusudur.

Dünyada 15 milyon insanın NSAEİ kullandığı, bunların %60 nın mide şikayetleri tanımladığı, %10 unda da mide ve/veya oniki parmak barsak ülseri oluştuğu ve ortalama %3-4 ünde de hastanede yatmayı gerektirecek ciddi komplikasyonların ortaya çıktığı bilinmektedir.

Diğer taraftan ülserli hastaların yaklaşık 1/5 inde HP enfeksiyonu veya antiromatizmal ilaç kullanımı saptanamaması ülser etyopatogenezinin henüz tam olarak anlaşılamadığının bir göstergesidir.
Önceki yıllarda ülser oluşumunda önemli bir sebep olduğu düşünülen stres faktörü günümüzde önemini yitirmiş olmakla birlikte vücudun aşırı strese maruz kaldığı durumlarda ( örneğin geniş vücut yanıkları, kafa travmaları ve yoğun bakımda kalmak gibi) ciddi mide ve/veya onikiparmak barsağı ülserlerinin oluşabileceği ve ülserli hastaların strese maruz kalmaları sonrasında şikayetlerinin artabildiği bilinmektedir.

Mide mukozasındaki koruyucu ve saldırgan faktörler (4)


HELİCOBAKTER PYLORİ (HP) HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

HP ağız yoluyla alınarak midede yerleşen ve burada gastrit olarak adlandırdığımız kronik bir enfeksiyon ve inflamasyon (yangı) oluşturan, burgu şeklinde (spiral şeklinde) bir bakteridir. Mide mukozasını örten mukus tabakasının altında yerleşerek mide asidinden ve diğer etkenlerden korunarak yaşamını sürdürür. HP hem salgıladığı toksinlerle ve hem de vücudun bakteriye karşı oluşturduğu immun yanıt (vücudun bağışıklık sisteminin bakteriye karşı oluşturduğu yanıt) sonrasında ortaya çıkan bazı maddelerle mukus tabakasını zayıflatarak mide mukozasını asit ve diğer saldırgan faktörlere duyarlı hale getirir. Toplumumuzun yaklaşık %80 inin bu bakteri ile enfekte olduğu gösterilmiştir. HP enfeksiyonu peptik ülser oluşumunda önde gelen faktörlerden biri olarak kabul edilmekle birlikte bu bakteri ile enfekte olan insanların hepsinde ülser oluşmaması ve son yıllarda giderek artan oranlarda HP negatif ülserlerin saptanması ülser oluşumunda HP yanında başka faktörlerin de etkili olduğunu düşündürmektedir. HP ülser oluşumundan çok ülserin nüks etmesinde daha önemli rol oynuyor gibi görünmektedir.Günümüzde HP enfeksiyonun neden olduğu kabul edilen hastalıklar şekilde görülmektedir. HP Dünya Sağlı Örgütünce (WHO) 1.derece kanserojen faktörler arasında kabul edilmiştir. Bakterinin midede varlığı endoskopik biyopsi, üre-nefes testi ve kan ve dışkıda antikor ve antijen aranması gibi testlerle gösterilebilir. Midede HP varlığı saptanan peptik ülserli hastalarda bazı özel ilaç rejimleri kullanılarak HP tedavisi yapılarak bakteri mideden temizlenir. Bu tedavinin etkinliği %80 civarındadır. Helicobacter pylori’nin midede yol açtığı düşünülen hastalıklar

ÜLSERİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ülserin en sık görülen bulgusu karnın üst kısmında, iki kaburga yayı arasında ve göğüs kemiğinin alt ucu ile göbek arasında genellikle avuç içi ile ifeda edilen bir bölgede hissedilen künt bir ağrıdır. Ağrı, ezilme, kazınma veya yanma şeklinde de olabilir, sırta iki kürek kemiğinin arasına ve karnın yan taraflarına yayılabilir.

Gece uykudan uyandırabilir. Ağrı ile birlikte bezen bulantı ve kusma olabilir. Ağrı 15-20 dk dan birkaç saate kadar değişen bir süre devam edebilir. Aç kalma sonrasında başlayabilir. Genellikle gıda veya antasit alımı ile hafifler veya geçer. Bu nedenle hastalar sık yemek yeme ihtiyacı duyabilirler.

Mide ülseri olan hastalarda ağrı yemek sonrasında artma gösterebilir ve şişkinlik ve gaz yakınması daha belirgin olabilir. Bazı hastalarda hiçbir bulgu yokken kanama veya delinme ülserin ilk bulgusu olabilir. Kusma şikayeti ön planda olan hastalarda kilo kaybı görülebilir.

Bazı hastalarda şikayetler mevsimsel değişimler göstererek özellikle bahar aylarında şiddetlenebilir.

ÜLSER NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ülser benzeri şikayetlerle doktora başvuran hastalarda başvurulacak teşhis yöntemi ülserin direkt olarak görülerek teşhis edilmesine ve gerektiğinde doku örneği alınmasına imkan veren endoskopidir (Gastroskopi). Nadiren bazı vakalarda baryumlu mide duodenum grafisi tanıda yardımcı olabilir.

Mide ülseri şüphesi olan hastalara kanser olasılığını uzaklaştırmak için mutlaka endoskopik inceleme yapılmalı ve incelenmek üzere doku örneği (biyopsi) alınmalıdır.

Onikiparmak bağırsağındaki peptik ülserin endoskopik görünümü  ve ülsere bağlı pilor darlığının balonla genişletilmesi

Mide ülserinin endoskopik görünümü

ÜLSER NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Ülser tedavisinde ilk basamak mide asidinin azaltılmasıdır. Asit salgılanması baskılandığında ancak asit ortamda aktif hale gelebilen bir enzim olan pepsin de inaktive edilmiş olur. Günümüzde mide asit salgısını güçlü bir şekilde baskılayan ilaçlar sayesinde ülser tedavisi oldukça başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.

Aktif ilaç tedavisinin ne kadar süre ile devam edeceğine doktorunuz karar verecektir. Asit salgısının azaltılması yanında ülser tedavisinde ikinci yapılması gereken şey midelerinde HP saptanan hastalarda bu bakterinin tedavi edilmesidir. Bu tedavi genellikle en az iki çeşit antibiyotik içeren 1 veya 2 haftalık tedavi rejimleri kullanılarak yapılır.

Hangi tedavi rejiminin seçileceğine doktorunuz karar verecektir. HP tedavisi özellikle ülser nüksünün önlenmesi bakımından önemlidir. Tek başına bakterinin tedavi edilmesi ülser tedavisi için yetersizdir, ülserin iyileşmesi için mide asidinin yeterli bir süre baskılanması gerekir (genellikle 6-8 hafta). Mide ülserlerinde genellikle daha uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç duyulur.

Mide ülserleri tedavi sonrasında mutlaka endoskopik olarak kontrol edilmeli ve tamamen iyileştikleri görülmeden hasta takipsiz bırakılmamalıdır.Ülser saptanan hastalarda aspirin ve /veya antiromatizmal ilaç kullanımına ara verilmesi gerekir. Bu ilaçlar çok gerekli olduklarında ancak doktor kontrolünde kullanılabilir.

İlaç tedavisi sürerken hastaların yaşam tarzlarında, sigaranın kullanımının sonlandırılması ve alkol tüketiminin azaltılması gibi bazı değişiklikler yapılması uygun olur. Sigara kullanmaya devam eden hastalarda ülser daha sık tekrarlamaktadır.

Acılı, baharatlı ,asitli ve kafein içeren gıda ve içecekler ve alkol ülserin aktif olduğu dönemlerde şikayetlerin artmasına sebep olabileceği için tedavinin erken dönemlerinde tüketilmeleri kısıtlanabilir. Bunun dışında ülserli hastada özel bir diyet uygulamak gerekmez. Süt içmeyi seven hastaların günde 1-2 bardak süt içmelerine müsade edilebilir.

Sütün tedavi amacıyla sık aralıklarla içilmesi sakıncalıdır. Stresli bir yaşam süren hastalarda stresin azalmasına yönelik yaklaşımlar tedavide yardımcı olabilir. ( Hobilere ağırlık verilmesi, psikoterapi, yoga vb.)

Cerrahi tedavi günümüzde ancak tıbbi ve endoskopik tedaviye cevap vermeyen kanama, tıkanma ve delinme gibi komplikasyonlar ortaya çıktığında uygulanmaktadır.

ÜLSERİN KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?

Kanama, tıkanma (mide çıkışının ülser nedeniyle daralması- obstrüksiyon) ve delinme (perforasyon) ülserin başlıca komplikasyonlarıdır. Kanama: Ülserin ciddi komplikasyonlarından biridir.

Bulantı , kahve telvesi veya kırmızı renkte kanlı kusma, halsizlik, çarpıntı, soğuk terleme, baş dönmesi, göz kararması ve katran renginde yumuşak kıvamda dışkılama ülser kanamasının bulgularıdır. Bu belirtilerin şiddeti kanamanın şiddeti ile doğru orantılıdır. Kanam şiddetli olduğunda dışkı koyu kırmızı renkte gelebilir.

Kanama olduğunda genellikle ağrı hissedilmez. Kanama geçiren hastaların mutlaka hastaneye yatırılarak takip ve tedavi edilmesi, endoskopi yapılarak varsa aktif kanamanın durdurulması gerekir. Nadiren cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

Tıkanma: Kronik oniki parmak barsağı ülserlerinde zamanla barsakta oluşan deformasyon ve daralma nedeniyle mide çıkışında ileri derecede daralma ortaya çıkabilir. Bu hastalardaki başlıca şikayetler 10-12 saat önce yenilen gıdaların kusulması ve midede kalan gıdaların oluşturabileceği ağız kokusudur.

Hastalar akşam yemeğinde yedikleri gıdaları ertesi gün kustuklarında çıkardıklarını ifade ederler. Bazen tıbbi tedaviye yanıt alınabilirse de genellikle endoskopik balon dilatasyonu, stent koyulması veya cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulur.
Delinme
: Güçlü ilaçların kullanıma girmesi nedeniyle günümüzde nadir görülen bir komplikasyondur.

Karın üst kısmında ani başlayan, bıçak saplanır tarzda şiddetli karın ağrısının saatler içinde tüm karına yayılması en önemli bulgusudur. Tedavi edilmediğinde yaygın karın zarı iltihabı (peritonit) nedeniyle ölüme sebep olur. Teşhis koyulduktan sonra tedavisi cerrahidir.  Sızıntı şeklinde kanayan  peptik ülser
1) Overmier JB, Murison R.

Restoring psychology’s role in peptic ulcer.Appl Psychol Health Well Being. 2013;5:5-27.2) Konturek SJ, Konturek PC, Konturek JW, Plonka M, Czesnikiewicz-Guzik M, Brzozowski T, Bielanski W. Helicobacter pylori and its involvement in gastritis and peptic ulcer formation.J Physiol Pharmacol. 2006;57:29-50.3) Ramakrishnan K, Salinas RC.Peptic ulcer.Am Fam Physician. 2007;76:1005-12.

4) Stefan AM, Wolfe MM. Duodenal Ulcer. In:  Clinical Practice of Gastroenterology. Ed:Brandt LJ, Churchill Livingstone,Philadelphia, 1’st edition, vol.1,pp273-281.

Источник: https://drahmetdobrucali.com/peptik-ulser/

Peptik Ülser Belirtileri,Tanısı ve Tedavisi

Peptik Ülser Nedir

Sindirim sisteminde yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağının iç yüzünü döşeyen ve mukoza olarak adlandırılan tabakanın, mide asidi, sindirim enzimleri veya ilaçlarla hasarlanması sonucunda ortaya çıkan derin yaralar ülser veya peptik ülser olarak adlandırılır.

Mide asidi güçlü bir asit olmasına rağmen normal şartlarda midede ve onikiparmak barsağında bir hasar oluşturmaz. Mukoza yüzeyinde mide asidinin mukozaya ulaşmasını engelleyen kalın bir mukus tabakası mevcuttur.

Mide mukozasında asit, pepsin ve safra asitleri gibi mukozayı hasarlayabilecek faktörlerle, mukozayı koruyucu faktörler arasında bir denge söz konusudur. Bu dengenin saldırgan faktörler lehine değişmesi mukoza bütünlüğünün bozulmasına ve ülser oluşmasına yol açar.

  Midede oluşan ülserler gastrik ülser, onikiparmak barsağında oluşan ülserler duoedenum ülseri veya bulber ülser olarak adlandırılır. 3-5mm den 5cm e varan genişlikte olabilirler.

Toplumun yaklaşık %10 unun yaşamlarının herhangi bir döneminde peptik ülser hastalığı geçirdiği sanılmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla sıklıkta görülür.

ÜLSER NASIL OLUŞUR?

Mide asidi güçlü bir saldırgan fatör olmasına rağmen tek başına ülser oluşturması imkansız gibi görünmektedir. Çünkü ülserli hastaların ancak  ¼ inde mide asit salgısı artmıştır ve yarısında da normal sınırlardadır.

Mide asit sekresyonunun çok aşırı miktarda arttığı bazı hastalıklarda hemen her zaman ülser oluşumu söz konusu olamakla birlikte bu gibi durumlar çok nadir olarak görülür (Zollinger Ellison sendromu gibi).

Bununla birlikte asit olmadan ülser olamayacağı deyimi (No acid No ulcer) günümüzde halen geçerliliğini sürdürmektedir, zira mide asit sekresyonunu baskılamadan mide veya duodenum ülserini iyileştirmek mümkün değildir.

Günümüzde ülserin iki temel sebebi olduğu kabul edilmektedir. Bir çok mide ve oniki parmak barsağı ülserli hasta Helicobacter pylori (HP) adı verilen bir bakteri ile enfektedir (%75).

Diğer bir gurup hastada da uzun süreli aspirin veya steroid olmayan antiromatizmal ilaç (NSAEİ) kullanımı söz konusudur.

Dünyada 15 milyon insanın NSAEİ kullandığı, bunların %60 nın mide şikayetleri tanımladığı, %10 unda da mide ve/veya oniki parmak barsak ülseri oluştuğu ve ortalama %3-4 ünde de hastanede yatmayı gerektirecek ciddi komplikasyonların ortaya çıktığı bilinmektedir.

Diğer taraftan ülserli  hastaların yaklaşık 1/5 inde HP enfeksiyonu veya antiromatizmal ilaç kullanımı saptanamaması ülser etyopatogenezinin henüz tam olarak anlaşılamadığının bir göstergesidir.

Önceki yıllarda ülser oluşumunda önemli bir sebep olduğu düşünülen stres faktörü günümüzde önemini yitirmiş olmakla birlikte vücudun aşırı strese maruz kaldığı durumlarda ( örneğin geniş vücut yanıkları, kafa travmaları ve yoğun bakımda kalmak gibi) ciddi mide ve/veya onikiparmak barsağı ülserlerinin oluşabileceği ve ülserli hastaların strese  maruz kalmaları sonrasında şikayetlerinin artabildiği bilinmektedir.

Peptik Ülser: Belirtileri, Nedenleri, Teşhisi ve Tedavisi

Peptik Ülser Nedir

Peptik ülser, asitli sindirim suları sindirim sisteminin astarını aşındırdığında oluşan yaradır. Peptik ülser; midenin, duodenumun (oniki parmak bağırsağı) veya yemek borusunun astarında bir yaradır. Semptomlar hazımsızlık benzeri ağrı, mide bulantısı ve kilo kaybı içerebilir.

Peptik Ülser Hakkında Hızlı Bilgiler:

  • Dünya genelinde yetişkinlerin yüzde 10’u kadarının hayatlarında en az bir kez peptik ülserlerden etkilendiği tahmin edilmektedir.
  • Peptik ülser mideyi etkilediğinde “gastrik ülser“, duodenumda “duodenal ülser“, özofagus ülseri “özofagusta ülser” olarak adlandırılır.
  • En yaygın nedenleri; Helicobacter pylori (H. pylori) bakterileri ve non-steroid anti-inflamatuar ilaçların kullanımıdır.

Peptik Ülser Nedenleri Nelerdir?

Peptik ülser normalde şu nedenlerden oluşur:

  1. pylori bakterileri
  2. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler)
  3. pylori bakterileri, tüm mide ülserlerinin yüzde 80’inden ve duodenum ülserlerinin yüzde 95’inden sorumludur. NSAİD’lerin mide ülserlerinin yaklaşık yüzde 20’sinde, duodenal ülserlerin yüzde 5’inde etkili olduğu bilinmektedir.
  4. pylori yiyecek ve sudan geçer. Mukusta mide ve duodenumu kaplayan mukozada yaşarlar ve mide asidini daha az asidik hale getirerek nötralize eden bir enzim olan üreazı üretirler. Bunu telafi etmek için mide daha fazla asit üretir ve bu mide astarını tahriş eder. Bakteriler midenin savunma sistemini de zayıflatır ve iltihaplanmaya neden olurlar. H. pylori kaynaklı peptik ülserli hastalar, mideden bakteri atmak ve geri gelmesini önlemek için tedaviye ihtiyaç duyarlar.

Non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAIDS); baş ağrısı, regl sancıları ve diğer küçük ağrılar için kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar midenin mukus koruyucu bir tabakası oluşturma kabiliyetini düşürür. Bu, mide asidinin zarar görmesine daha duyarlı hale getirir. NSAİD’ler ayrıca vücutta hücreleri onarma yeteneğini azaltarak mideye kan akışını da etkiler.

Diğer peptil ülser sebepleri şunlardır:

  • Genetik: Peptik ülserli bireylerin önemli bir kısmında aynı problemli yakın akrabalar vardır. Bu da genetik faktörlerin rol oynayabileceğini düşündürüyor.
  • Sigara: Tütün kullanan insanlarda düzenli olarak sigara içmeyenlere kıyasla peptik ülser riski daha fazladır.
  • Alkol tüketimi: Düzenli ağır alkol kullananlarda peptik ülserin ortaya çıkma riski yüksektir.
  • Zihinsel stres: Zihinsel stres yeni peptik ülser gelişimiyle bağlantılı değildir, ancak semptomları devam eden zihinsel stresli ülser hastalarında daha şiddetli görünmektedir.

Peptik Ülser Teşhisi

Bir hastanın semptomlarının tarifi normalde doktorun peptik ülserden şüphelenmesine neden olur. Tanıyı doğrulayabilecek testler şunları içerir:

  • pylori’yi kontrol etmek için kan testi
  • Nefes testi, H. pylori’yi tespit etmek için kullanılır.
  • Dışkıda H. pylori tespiti için dışkı antijen testi
  • Üst gastrointestinal (GI) röntgeni, bazı ülserleri tanımlamaya yardımcı olabilir.
  • Endoskopi

Bir ülser tespit edilirse, doktor tarafından mikroskopta muayene için küçük bir doku örneği alarak biyopsi yapılabilir. Biyopsi ile H pylori’yi test edilebilir ve kanseri eleyebilir.

Birkaç ay sonra ülserin iyileşip iyileşmediğini belirlemek için endoskopi tekrar edilebilir.

Peptik Ülser Komplikasyonları Nelerdir?

Ülser tedavi edilmezse veya tedavi tamamlanmazsa, komplikasyon riski artar.

İç kanama, yavaş kan kaybına ve anemiye neden olabilir. Şiddetli kan kaybı hastaneye kaldırma ve transfüzyon gerektirir. Bunun ürettiği sepsis birden fazla organa yayılabilir ve ciddi bir komplikasyon olabilir. Perforasyon tıbbi bir acil durum olabilir.

Bir peptik ülser karın boşluğunda “peritonit” olarak bilinen enfeksiyon riskini önemli ölçüde artıran mide veya ince bağırsağın duvarından delik açabilir.

Peptik ülserlerden kaynaklanan skar dokusu, gıdanın sindirim yolundan geçmesini engelleyerek hastayı daha rahatsız hissetmesine yol açar.

Pilor stenoz, midenin veya duodenumun astarında kronik bir inflamasyondur. Midenin ve duodenum arasındaki geçişin daralmasına neden olabilir. Besinler kusma ve kilo kaybına yol açarak bağırsaklara geçmez.

Peptik ülser tekrarlanabilir. İlk ülserin olması daha sonra başka bir ülserin gelişme riskini arttırır.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/peptik-ulser/

Peptik Ülser: Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

Peptik Ülser Nedir

Ülserler sindirim sistemi kanalı boyunca mukoza adı verilen iç tabakada yer alan yarıklardır. Diğer yaralardan farklı olarak iyileşmesi uzun sürer. Oniki parmak bağırsağı ve midede görülen bir rahatsızlık olan peptik ülserler en sık görülen ülser çeşididir.

Peptik ülser mide ya da oniki parmak barsağının (mideden sonra gelen ilk kısım) asidik salgılarla tahriş olması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Bu bölgede görülme sıklığı yüzde 98 gibi çok yüksek dir değerdir.

Bu hastalık yalnız mide ya da yalnız oniki parmak barsağında görülebileceği gibi her ikisinde de görülebilir.

Bazen genç yetişkin insanlarda görülse de sıklıkla orta yaş ve üstü kişilerde ortaya çıkan, iyileşse bile tekrarlayan tipte bir rahatsızlıktır.

Başlama nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, aylar süren bir hastalık döneminden sonra iyileşir. Hasta iyileşse de peptik ülser olmaya yatkındır. A.B.D’ de erkeklerin yüzde 2.5′ inde, kadınların yüzde 1.

5’inde peptik ülser vardır. Hem erkekte hem kadına toplam görülme riski yüzde 10’dur.

PEPTİK ÜLSER NASIL ORTAYA ÇIKAR? NEDENLERİ?

Midenin iç kısmında mukoza adında bir tabaka bulunur. Bu tabakadan asit ve pepsin enzimi salgılanır. Bu salgı aşırı miktarda olduğunda koruyucu faktörler bunu engellemeye yetmez. Mide ve oniki parmak barsağında yara oluşturur. Bu durumda ülser oluşumuna neden olur. Ülserli kişilerde mide asit salgısı birkaç kat artabilir.

İkinci bir neden ise H.pylori adındaki bakterinin enfeksiyon meydana getirmesidir. Bu enfeksiyon peptik ülserli hastaların yüzde 70-80’inde bulunmaktadır. Bu durum ortaya çıktığında antibiyotiklerle tedavi edilmezse hayat boyu görülebilir.

Çünkü bu bakteriler yapısında bulunan sindirici enzimler (parçalayıcı bir yapı) ve fiziksel yetenekleriyle midenin mukoza bariyerini eritirler. Bunun sonucunda da midede bulunan güçlü asit yapısındaki sindirici sıvılar bu mukoza tabakasının altında bulunan örtü tabakasının hücrelerini sindirir.

Daha ağır durumlarda bunun altındaki dokularda da hasar meydana gelebilir. Sonuçta peptik ülser oluşur.

Bunların dışında da bazı nedenler de ülser oluşmasına sebeb olabilir. Tek başlarına ya da yukarıdaki nedenlerle birlikte ülsere neden olurlar. Sigara kullanmak, kan akımını engeller. Böylece iyileşme gecikir.

Ayrıca midenin asidik salgı yapan bezlerini uyararak salgı yapmasına neden olur. Aspirin mide mukoza tabakasına zarar verir. Ayrıca alkol kullanımı doğrudan olmasa da alkole bağlı siroz hastalığı sonucu peptik ülser gelişebilir.

Yüksek dozda kortikosteroid kullanımı ve stres de ülser oluşumunda rol oynar.

Bir çok peptik ülserli hastada midede yanma ve ağrı oluşmaktadır. Az sayıdaki bir hastada ise kanama görülebilir. Bu ağrı gündüz veya gece vakitlerinde yemekten sonra 2 saat içinde daha da şiddetlenir. Yiyecek ya da asidin etkisini azaltıcı olan maddeler ağrıyı azaltır. Şu belirtiler de ülserin habercisi olabilir:

  • Bulantı ve bununla birlikte kusma görülür,
  • Ülserlilerde kilo kaybı dikkat çekicidir,
  • Şişkinlik ve geğirme gibi durumlar ortaya çıkar,
  • Hastaların üçte birinde kanama görülebilir. Hayati tehye yol açabilecek kadar şiddetli olabilir,
  • Daha az sayıdaki hastada ise perforasyon görülebilir (A.B.D de bu hastalıktan ölen üç bin kişideki ölüm nedeni budur).

PEPTİK ÜLSERİN TEDAVİSİ

Ülserin nedeninin enfeksiyona bağlı olduğu ortaya çıktıktan sonra tedavi anlayışı büyük oranda değişmiştir.

Tedavide kullanılan yöntemlerden biri enfeksiyona neden olan bakterilerin öldürülmesi için antibiyotik kullanılmasıdır.

Bir diğeri de midenin asit salgısını azaltacak ilaçlar kullanılmasıdır (histaminin uyarıcı etkisini engelleyen ilaçlar). Bu ilaçlarla mide salgısı yüzde 70-80 oranında azaltılmaktadır.

Diğer bir tedavi şekli ise tüm asit ve pepsin salgısını engellemek için bu salgıyı uyaran sinirin (vagus siniri) kesilmesidir.

Bundan sonra hasta bir hafta içinde tedavi edilir fakat aylar sonra mide salgısı eski düzeyine gelir ve ülser tekrarlar.

Bu tedavilerden sonra gayet iyi sonuçlar alınabilir fakat ülserin çok ağır olduğu bazı durumlarda (ülser sonucu ani kanamalarda) cerrahi tedavi yapılması gerekir.

Peptik ülserler kronik ve tekrarlayıcıdır. Hayatı kısaltmaktan çok hayatın kalitesini azaltır. Tedavi edilemeyen bir ülserin iyileşmesi 10- 15 yıl kadar sürer.

PEPTİK ÜLSERDEN KORUNMAK İÇİN

  • Alkol ve sigara kullanmayın,
  • Süt gibi mide asidini arttıran, kahve,kola gibi mideye zarar veren kafeinli içeceklerden uzak durun,
  • Stres ülsere yol açan bir durumdur. Stresten uzak sakin bir yaşam sürmeye çalışın,
  • Bal yemenizin ülserin iyileşmesine çok faydası vardır. Büyük oranda iyileşme sağlar. Ağrı ve yanma şikayetlerini yok eder,
  • Aspirin asidik yapıda olduğundan ülserli kişilerde rahatsızlığa yol açabilir,
  • Midenizin çok boş kalmasına müsade etmeyin. Az ama sık yiyin,
  • Aniden mideniz ağrıdığında bir bardak ılık su içip rahat bir şekilde oturun,
  • Sindirimi zor olan özellikle çiğ besinlerden uzak durmak gerekir. Özellikle soğan ve sarımsak mideye zarar verir ve bu yüzden ülser hastalarına tavsiye edilmez.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/ulser.html

Peptik Ülser Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Peptik Ülser Nedir

Sindirim sisteminde bulunan organların mukozasında incelme sonucunda organların asit ya da bakteri nedeniyle doku kaybı yaşanarak ülser oluşması ile semptomlar gelişmektedir.

Peptik Ülser

Peptik Ülser

İnsanların sindirim sistemini etkilemekte olan ve yemek borusunda ya da midede meydana geldiği gibi aynı zamanda da onikiparmak bağırsağını döşemekte olan mukoza denilen bir astar vardır. Sindirim sistemini korumakta olan bu astarın mide asit miktarı fazla olan ya da enzimlerden kaynaklı olacağı gibi kişilerin kullandığı kimyasal ilaçlar sonucunda bu zar etkilenecektir.

İnsanların yemeklerini sindirebilmesi için midede salgılanmakta olan mide asidine ihtiyaç duymaktadır.Bu asit çok yüksek olmasına rağmen yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı gibi sindirimi sağlamakta olan organlara, dokuları çevreleyen mukoza sayesinde asit sindirim organlarına zarar vermeyecektir.

Asit dokuya zarar vermemesini bu mukoza sağlamaktadır. Zamanla insanların yaşlanması, beslenmesine dikkat etmeme gibi nedenlerden dolayı sindirim sisteminde bulunan organları korumakla görevli olan mukozanın incelmesi ile birlikte asidin dokuya ulaşmasını engellemeyecektir.

Bunun sonucunda da asit dokuya ulaşması ile birlikte sindirim sisteminde bulunan organlarda tahriş olma, iltihaplanma ya da yara olmasına neden olacak durumlar oluşumu görülmektedir.

Peptik Ülser Diyeti

Hastalara peptik ülser tanısı konulması ile birlikte tedavinin başarılı olması için diyet uygulaması gerekmektedir. Asit içeren her türlü yiyecekten uzak durması, kafeinli ve siyah çayı tüketmekten kaçınmalıdır.

Her türlü ekşi ve baharatı hayatından çıkartacağı gibi tuz alımını da sınırlandırması gerekmektedir. Aşırı yağlı yiyecekler ve işlenmiş, paketlenmiş gıdaları tamamen hayatından çıkartmalıdır.

Sebzeleri asla kızartmamalı ve bunun yerine haşlayarak yemesi peptik ülser diyetinde çok etkili olmaktadır.

Peptik Ülser Bitkisel Tedavisi

  • 1 tatlı kaşığı zencefil;
  • 1 su bardağı su.

Birçok hastalık tedavisinde etkili olan zencefil peptik ülser tedavisinde de etkili olarak hastalara iyileşmesinde yardımcı olmaktadır.

200 gram suyun içerisine atacak olduğunuz toz zencefil 5 dakika boyunca kaynatılmalı ve ılık olması durumunda sabah ve akşam içilmelidir.

Tadı acı olduğu için içemeyen ülser hastalarının ise içerisine 1 çay kaşığı bal koymaları tavsiye edilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/peptik-ulser.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.