Peptik Ülser Ve Tedavisi

Peptik Ülser Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Peptik Ülser Ve Tedavisi

Sindirim sisteminde bulunan organların mukozasında incelme sonucunda organların asit ya da bakteri nedeniyle doku kaybı yaşanarak ülser oluşması ile semptomlar gelişmektedir.

Peptik Ülser

Peptik Ülser

İnsanların sindirim sistemini etkilemekte olan ve yemek borusunda ya da midede meydana geldiği gibi aynı zamanda da onikiparmak bağırsağını döşemekte olan mukoza denilen bir astar vardır. Sindirim sistemini korumakta olan bu astarın mide asit miktarı fazla olan ya da enzimlerden kaynaklı olacağı gibi kişilerin kullandığı kimyasal ilaçlar sonucunda bu zar etkilenecektir.

İnsanların yemeklerini sindirebilmesi için midede salgılanmakta olan mide asidine ihtiyaç duymaktadır.Bu asit çok yüksek olmasına rağmen yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı gibi sindirimi sağlamakta olan organlara, dokuları çevreleyen mukoza sayesinde asit sindirim organlarına zarar vermeyecektir.

Asit dokuya zarar vermemesini bu mukoza sağlamaktadır. Zamanla insanların yaşlanması, beslenmesine dikkat etmeme gibi nedenlerden dolayı sindirim sisteminde bulunan organları korumakla görevli olan mukozanın incelmesi ile birlikte asidin dokuya ulaşmasını engellemeyecektir.

Bunun sonucunda da asit dokuya ulaşması ile birlikte sindirim sisteminde bulunan organlarda tahriş olma, iltihaplanma ya da yara olmasına neden olacak durumlar oluşumu görülmektedir.

Peptik Ülser Belirtileri

Hastalarda sindirim sistemine ait olan organları çevrelemekte olan dokunun hasar görüp yara oluşması ile birlikte semptomlar gelişecektir. kişilerde en sıklıkla görülmekte olan belirtiler arasında ağrı bulunur.

Bu ağrı daha yoğun olarak kaburga arasında ve göğüs kemiğinin alt ucunda oluşacağı gibi göbeğe kadar yayılacaktır. Künt bir ağrı olarak adlandırılır. Kronik olacağı gibi akut bir şekilde de meydana gelebilir.

Ağrı 20 dakika civarında sürecek ve mide kazınması ile birlikte bıçak saplanıyormuş gibi şiddetlenecektir. Günün her saatinde belirtileri arasında olan bu ağrı ortaya çıkabilir.

Daha çoğunlukla gece kişinin uyuduğu sırada uykusundan uyandıracak kadar şiddetli bir şekilde ortaya çıkması ile de bilinmektedir. Ayrıca hastalığın gelişimi ile birlikte akut ya da kronik peptik ülser hastalığının belirtileri şunlardır:

  • Mide bulantısı;
  • İştahsızlık;
  • Sindirim sorunları nedeniyle hazımsızlık;
  • Gaz;
  • Sürekli acıkma hissi;
  • Halsizlik;
  • Kan kusma;
  • Dışkıda kan;
  • Şişkinlik.

Hastalarda meydana gelen ağrının çoğunlukla yemeklerden sonra gelmesi görülmektedir. Bu yanma ile birlikte ortaya çıkacak ve uzun süre insanların rahatsızlık çekmesine neden olacak kadar ciddi bir ağrı yaşanmasına neden olur.

Kişilerin kusması sonrasında gelen bir rahatlama hissi ortaya çıkacaktır.

Kusma sırasında ya da dışkılarında kan görülmesi sindirim sisteminde bulunan organlarda oluşan ülserin kanadığı anlamına gelmektedir.

Bu kanama ciddi komplikasyonların olmasına neden olacağından müdahale edilerek durdurulması gerekmektedir.

Kişilerde ülser kanaması olması ile birlikte baş dönmesi, yüksek ateş, mide bulantısı, halsizlik, tansiyon düşüklüğü, kalp çarpıntısı gibi belirtilerde ortaya çıktığında acil servise gitmeleri ve hastaya müdahale edilmesi gerekmektedir.

Peptik Ülser Nedenleri

Peptik ülser oluşmasının nedenleri arasında insanların mikrop kapması sonucunda meydana gelebilir. Helicobacter pylori isimli olan bakteri sonucunda kişilerde bulaşması ile birlikte sindirim sisteminde çoğalacak olan bu bakteri mukozanın zayıflamasında ve kişilerde salgılanan asit miktarı sonucunda mukozanın incelerek tahriş olması gibi nedenleri bulunmaktadır.

  • Sigara ve alkol kullanımı;
  • Yoğun stres;
  • Çevresel etkenler;
  • Kimyasal ilaçlar;
  • Düzensiz beslenme;
  • Aşırı baharatlı ve tuzlu yiyecekler tüketmek;
  • Kronik yorgunluk;
  • Hijyene dikkat etmemek;
  • Mide delinmesi (mide perforasyonu);
  • Sürekli aç kalmak;
  • Gıdaları az çiğnemek;
  • Uykusuzluk.

Kişilerin yaşamakta olduğu yoğun stres ya da yoğun iş temposundan dolayı uykusuz kalarak yorgunluk gibi sebepler sindirim sistemini çok derinden etkilemektedir. Yapılan araştırmaların çoğunluğu gösteriyor ki çevresel etkenler, kirli hava gibi durumlar peptik ülser oluşmasında ve belirtilerin yoğun olarak çıkmasına neden olmaktadır.

Hastalarda yoğun olarak kullandıkları kimyasal ilaçlar özellikle sürekli aspirin yutulması gibi kimyasal ilaçlar mukozanın zayıflayarak dokunun yaralanmasında etkili olmaktadır. NSAID ilaçların yoğun olarak kontrolsüz bir şekilde kullanımı ile birlikte de mukozanın tahriş olmasına neden olacak ilaçlar arasındadır.

Peptik Ülser Tedavisi

Peptik ülser nedeni ilk olarak bulunması ile birlikte tedavisi doktor tarafından gerçekleşmesi gerekmektedir. Bakteriden kaynaklı olması durumunda baktertilerin ürememesi ve ölmesi için hastaya uygun olan antibiyotik reçete edilmelidir.

Ayrıca hastanın mide asit miktarını dengelemek ve bastırmak amacıyla da ilaçlar uygulanacaktır.

Bu ilaçları hastanın düzenli kullanması ve beslenme tarzında değişiklik yapara ülser semptomlarının tetiklenmesinde neden olacak alkol, sigara ya da stres gibi durumları ortadan kaldırması sonucunda hastalarda iyileşme belirtileri görülmektedir.

İlaçların ve yaşam tarzında yapılan değişiklik olmasına rağmen iyileşme olmaması durumunda cerrahi müdahale uygulanmalıdır. Özellikle de mide perforasyonu geçiren hastaların vagus siniri kesilmesi ile birlikte asit miktarı salgılanmasının azalması sağlanması da tedavilerin arasındadır.

Peptik ülser kronik bir hastalık olması nedeniyle hastalığın tedavisi ortalama olarak 15 yıl sürecektir.

Peptik Ülser Diyeti

Hastalara peptik ülser tanısı konulması ile birlikte tedavinin başarılı olması için diyet uygulaması gerekmektedir. Asit içeren her türlü yiyecekten uzak durması, kafeinli ve siyah çayı tüketmekten kaçınmalıdır.

Her türlü ekşi ve baharatı hayatından çıkartacağı gibi tuz alımını da sınırlandırması gerekmektedir. Aşırı yağlı yiyecekler ve işlenmiş, paketlenmiş gıdaları tamamen hayatından çıkartmalıdır.

Sebzeleri asla kızartmamalı ve bunun yerine haşlayarak yemesi peptik ülser diyetinde çok etkili olmaktadır.

Peptik Ülser Bitkisel Tedavisi

  • 1 tatlı kaşığı zencefil;
  • 1 su bardağı su.

Birçok hastalık tedavisinde etkili olan zencefil peptik ülser tedavisinde de etkili olarak hastalara iyileşmesinde yardımcı olmaktadır.

200 gram suyun içerisine atacak olduğunuz toz zencefil 5 dakika boyunca kaynatılmalı ve ılık olması durumunda sabah ve akşam içilmelidir.

Tadı acı olduğu için içemeyen ülser hastalarının ise içerisine 1 çay kaşığı bal koymaları tavsiye edilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/peptik-ulser.html

Peptik ülser tanı ve tedavisi..

Peptik Ülser Ve Tedavisi

GIS mukozası için koruyucu faktörler: mukus-bikarbonat bariyeri, aside dirençli mukoza yüzeyi, mukozanın sürekli-hızlı yenilenmesi, yüzeyel hasar gören epitelin onarılması, mukozal kan dolaşımı, mukozanın bağışık cevabı, nöro-müsküler savunma mekanizmaları, prostoglandinler, epidermal büyüme faktörü (tükrük ve duodenal mukozada).
GIS mukozası için zararlı faktörler: asit-pepsin, helicobacter pylori, aspirin ve NSAİİ, kortikosteroidler, safra asitleri ve duodenal muhteva, sigara, alkol, stres.

Peptik ülserin epidemiyolojisi

Kronik peptik ülser toplum sağlığını ilgilendiren hastalıkların başında. Dünyanın her yerinde ve her ırkta. Fakir ülkelerde daha sık. Batıda prevalans % 1.5-2.5. Her yaşta görülebilme. Otopsilerde erkeklerde daha fazla. DÜ 4 kat daha fazla. GÜ’lerin % 10-20’sinde DÜ birlikte.

DÜ sıklıkla 25-55 yaşlar, GÜ sıklıkla 55-70 yaşlar. DÜ’de E/K 5:1, GÜ’de E/K 2:1. Son 30 yılda endoskopi ile tanı kolaylığı. 70’li yıllarda H2 res. Blokerleri ile tedavide yeni bir dönem. Batı’da son 20 yılda azalma, özellikle DÜ’e ait kanama-ölüm oranları, GÜ’de oranlar aynı.

Yaşlı nufusun NSAİİ kullanımı.

Helicobacter pylori: Dünyada en sık rastlanılan insan enfeksiyonu etkeni. DÜ’li olgularda % 95, GÜ’li % 80-90’ında. Postprandiyal gastrin salgısını arttırır. Hiperasiditede, pepsinogen I ve II’de artar. Eradike edimeyenlerde nüks % 75-90 yıl.

Genetik faktörler: Aile içi kümeleşmeler; PÜ’li hastaların % 20-50’sinde ailede, birinci derece yakınlarda 2-3 kat sık, neden ???. İkiz çalışmaları; çift yumurta ikizlerinde konkordans daha fazla. Kan gurubu çalışmaları; 0 kan gurubunda daha sık. Genetik sendromlar; Zollinger-Ellison, MEN tip I, sistemik mastositoz.

Çevre faktörleri: NSAİ ilaçlar; mukozada topikal hasar, PG sentezini inhibe ederler, özellikle mide ülseri prevalansını arttırır, DÜ nedenide olabilirler, ülser nüksü ve komplikasyonlarından sorumlu. Kortikosteroidler; uzun süre kullanımda doza bağımlı artış nedeni. Sigara; sigara içenler tedaviye daha dirençli.

Alkol; zayıf bir etyolojik etken, mide asit sekresyonunu uyarır. Kahve, çay, kolalı içecekler; mide asit sekresyonunu uyarır. Psikolojik stres; tip A özellikleri gösterenlerde daha sık. Beslenme alışkanlıkları; biberli ve aşırı baharatlı yiyecekler, özgül bir beslenme yok. Diğer hastalıklar; KOAH, kalp-damar, KC, böbrek, hipertiroidi, karsinoid sendrom, PCT.

Duodeno-gastrik refleks.

Gastrik ülser: Gastrik mukozal bariyer önemli. Mukus-bikarbonat plağının devamlılığı önemli; şok, hipoksemi, RT, KT bozucu etkili. NSAİİ PG sentezini azakltır. 2/3 kronik h.pylori (HP) gastritinin bulunduğu mukoza çevresinde, geri kalanlar NSAİİ. HP, asit-pepsin hasarına karşı gastrik mukozal direnci azaltır. GÜ çoğunlukla soliter, sıklıkla inc. angularis çevresinde.

Duodenal ülser: Duodenum, safra yollarından bikarbonat sekresyonu yetersizliği-bozulması; sigara, ZE sendromu. Mide asit sekresyonunun aşırı artışı; duodenum nötralizasyon kapasitesini aşar. Gastrik muhtevanın hızlı boşalması. Distal barsak ansları asit-peptik aktiviteye daha dayanıksız; anastomoz ülserleri, meckel divertikülü.

Genellikle bulbusta lokalize. BAO ve MAO arttırır, kan pepsinojeni arttırır.

%95 HP ile birlikte; antrumda antral-D hücrelerinde azalma, somatostatin yapımında azalma-gastrin sekresyonunu inhibe eder, sonuçta postprandiyal gastrin salgısı artar, hipergastrinemi pariyetal hücrelerden asit salgısını arttırır, hiperasidite bulber epitelde hasara neden olur.

Özofagus ülserleri: Özofagusun gastrik asidi nötralize etme kapasitesi sınırlıdır. Squamoz epitel asit-peptik aktiviteye dayanıksızdır. AÖS’i koruyucu en önemli bariyer.

Aktif kronik ülserde; yüzeyde ince bir tabaka halinde nekrotik fibrinoid debris, PNL’den oluşan aktif inflamasyon, aktif granülasyon dokusu, derinde fibröz skar dokusu.

Peptik ülserde klinik bulgular:

En sık epigastrik ağrı; % 15-30 asemptomatik, yaşlılarda ve NSAİİ kullananlarda, PÜ’e bağlı kanama ve perforasyon olgularının % 10’unda daha önceden anamnez yok. Ağrının özellikleri; kemirici, yakıcı, künt, kramp tarzında, açlık hissi şeklinde. Şiddeti ülserin büyüklüğüne ve etraftaki inflamasyon derecesine bağlı.

Seroza tutulmuşsa ağrı artar, kanama ile ağrı azalır, mide ülserinde ağrının şiddeti daha az. Genellikle epigastrik bölgede orta hatta; sağ üst kadran, retrosternal alan, diğer bölgelerde. Açlıkla ağrı oluşur, yemekle azalır; mide ülserini 1/3’ünde de görülür.

Gece ağrısı % 50-75; gece yarısı uyanma, sabahın erken saatlerinde tekrarlama, kahvaltıdan önce ağrı olmaması. Ağrılı-ağrısız dönemler periyodik halde; bahar mevsimlerinde nüks, %75-85 semptomatik-endoskopik nüks.

Bulantı-kusma, asit regürjitasyonu, aerofaji, rertrosternal yanma, hipersalivasyon, karında şişkinlik, iştahsızlık, kilo kaybı (gastrik ülser, pilor kanalı ülseri, pilor stenozu), konstipasyon.

Peptik ülserde fizik muayene bulguları

Komplikasyonsuz PÜ; epigastriumda hafif hassasiyet. Komplikasyon gelişmişse; peritonit, şok bulguları, PS bulguları.

Özel ülser tipleri:

Pilor kanalı ülseri: Ağrı genellikle kolik vasıfta, yemekle geçmez, postprandişyal ağrı, bul-kusma sıkça. Postbulber ülser; dü’in % 5’inde, arka medial duvarda, ağrı çok şiddetli olabilir, kanama sık görülebilir.

Dev ülser; dü’de çap genellikle 2.5-3 cmden büyük, arkaya penetrasyon sık, sırt ağrısı, kanama komplikasyonu sık. Meckel divertikülü ülseri; ektopik mide mukozası varsa, divertikül içinde veya komşu ileum mukozasında, % 10-20 kanama.

Anastomoz ülseri.

İyi anamnez, dikkatli fizik muayene. Radyolojik inceleme; duyarlılığı % 80-90, endoskopi % 95-100 (ayrıca biyopsi alma imkanı).

DÜ’de radyolojik bulgular; niş, indirekt bulgular, mukoza plilerinin bir noktaya ilerlemesi, spastik değişiklikler, deformasyon-yonca yaprağı, bulbusta daralma, bulbusta irritabilite ve plilerde genişleme.

Mide’de hipertoni, hiperperistaltizm, hipersekresyon, midenin çabuk boşalması.

DÜ’de endoskopik bulgular: Çapı 1 cm’den küçük üzeri sarı-beyaz mukoid materyalle örtülü lezyon, ülser oval, yuvarlak, çizgi, raket şeklinde, etraf hiperemik, frajil, bulbusta deformite, nedbe dokusu.

MÜ’de endoskopik bulgular: Keskin kenarlı belirgin ülser.

Tabanı düzenli, sarı-beyaz mukoid materyalle örtülü, mukoza plileri ışınsal tarzda ülser kenarına gelir, mukoza plileri muntazam, ülser çevresindeki mukoza normal.

Benign ülser tanısı alanlarda % 2-5 malignite, özellikle BK ülserleri malign olarak düşünülmeli, endoskopik biyopsi alınmalı, kenardan 6-9 adet. Endoskopik takip yapılmalı.

PÜ’de özel laboratuvar testleri

Serum kalsiyumu, MEN tip I ve hiperparatiroidizmde. Serum gastrini; familyal ülser, hiperkalsemili, multifokjal ülserli, tedaviye inatçı ülserlerde istenmeli. Serum pepsinojen I tayini; MAO ile doğru orantılı. Gaitada gizli kan; sızıntı şeklinde kanamalarda.

Kanama, perforasyon, penetrasyon, tıkanma.

Kanama: Üst GİS kanamalarının % 45-50’si PÜ. 15-25 yıllık takipte DÜ % 15-20’sinde, MÜ % 10-20’sinde en az bir kez kanama. % 10-15 olguda PÜ hikayesi yok. Sessiz ülser. Mortalite; 60 y < % 1, 60 y > % 10, 75 y > % 25, neden eşlik eden hastalıklara bağlı. Yaşlılarda NSAİİ sorumlu.

Perforasyon: Daha az sıklıkla. İnsidans yılda 10/100000. Duodenal perforasyon daha fazla; DÜ % 6-11, MÜ % 2-5. % 10 kanama ile birlikte.

Penetrasyon: Mide-duodenum arka duvarındaki ülserin serozayı geçerek komşu organlara ilerlemesi.

Penetrasyon bölgeleri; pankreas, gastrohepatik omentum, safra yolları, karaciğer, kolon mezosu, omentum, böbrek pelvisi, kalp, perikard, vena kava. Aorta.

Fistülizasyona neden olabilir; gastro-kolik, gastro-biliyer, duodeno-biliyer, pankreatiko-duodenal, duodenokutanözantrum-bulbus.

Tıkanma: PÜ’li hastaların % 2’sinde, özellikle pilor kanalı ülserlerinin komplikasyonu.

Peptik ülserde tedavi

Tedavide ana kurallar; semptomların giderilmesi, ülser iyileştirilmesinin hızlandırılması, HP eradikasyonu, ülser nükslerinin önlenmesi. Son 30 yılda; H2 respt. blokerleri, PPI, sukralfat. HP kronik gastritin nedeni, DÜ’in genellikle nedeni.

DÜ için: uzun süreli açlıktan kaçınmak, üst GİS semptomları oluşturan yiyeceklerden kaçınmak, sigara, alkol, kahve tüketimini azaltılması, bırakılması, aspirin yerine asetaminofen kullanmak, steroidler, NSAİİ kulanmak gerekirse antisekretuvar ilaçlar kullanmak. MÜ için: aspirin ve NSAİİ kaçınmak, sigara içilmemesii hastanede yatak istirahati. 4 ana gurupta tedavi planlanır: 1-HP(+) PÜ tedavisi. 2-HP(-) ve ASA/NSAİ ilaç kullananlar. 3-HP(+) ve ASA/NSAİ ilaç kullananlar. 4-HP(-) ve ASA/NSAİ ilaç kullanmayanlar.

İlaçlar: Gastrik asit nötralizasyonu; antasitler. Gastrik asit inhibisyonu; asit pompası inhibitörleri, H2 reseptör antagonistleri, PG analogları. Mukozal savunmamın güçlendirilmesi; sukralfat, bizmut tuzları. Antimikrobiyal ilaçlar; amoksisilin, bizmut, klaritromisin, tetrasiklin, furazolidin.

Cerrahi tedavi: DÜ’de % 20 olguda cerrahi tedavi. Komplikasyonların varlığında, tedaviye cevapsız durumlarda (objektif kriterler!). Amaç gastrik asit salgısını inhibe etmek (perforasyonda primer sütür hariç). Cerrahi tedavide başarı % 85-95, ancak postgastrektomi semptomları var.

Önce: gastrojejunostomi, subtotal gastrektomi, vagotomi türleri. Vagotomi + drenaj işlemleri; mide rezeksiyonları küçültülmüş, vagotomiiler seçici (selektif vagotomi, PGV). DÜ cerrahisinde vagotomi. Vagotomi türleri: BTV; diyafragmanın altında ana vagus köklerinin kesilmesi, drenaj eklenmeli.

SGV; hepatik ve çöliak dallar korunarak vaguslar kesilir, drenaj eklenmeli. PGV; pariyetal hücrelere giden vagua dalları kesilir, drenaja gerek yoktur. Subtotal gastrektomi: distal mide kısmının rezeksiyonu-% 65-75, % 80-90 iyileşme. Postgastrektomi semptomları. Midenin devamlılığı.

Gastrojejunostomi (Billroth I), gastroduodenostomi (Billroth II). Nüks % 1.7-12.7. Mortalite % 2. Sık uygulanan bir ameliyat değil. Postgastrektomi sendromları daha fazla. Vagotomi-antrektomi: sefalik ve gastrik faz ortadan kaldırılır, midenin % 25-50’si çıkartılır, nüks % 2. Mortalite % 1. Postgastrektomi sendromları mevcut.

Vagotomi-Drenaj işlemleri: PGV hariç drenaj yapılmalı. Drenaj işlemleri; gastrojejunostomi, gastroduodenostomi, piloroplastiler (heineke-miculicz, finney, jaboulay).

Enes Başak
http://tipnotlari.wordpress.com
http://enesbasak.wordpress.com
https://www..com/groups/tipnotlari

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/peptik-ulser-tani-ve-tedavisi/

Peptik Ülser: Belirtileri, Nedenleri, Teşhisi ve Tedavisi

Peptik Ülser Ve Tedavisi

Peptik ülser, asitli sindirim suları sindirim sisteminin astarını aşındırdığında oluşan yaradır. Peptik ülser; midenin, duodenumun (oniki parmak bağırsağı) veya yemek borusunun astarında bir yaradır. Semptomlar hazımsızlık benzeri ağrı, mide bulantısı ve kilo kaybı içerebilir.

Peptik Ülser Hakkında Hızlı Bilgiler:

  • Dünya genelinde yetişkinlerin yüzde 10’u kadarının hayatlarında en az bir kez peptik ülserlerden etkilendiği tahmin edilmektedir.
  • Peptik ülser mideyi etkilediğinde “gastrik ülser“, duodenumda “duodenal ülser“, özofagus ülseri “özofagusta ülser” olarak adlandırılır.
  • En yaygın nedenleri; Helicobacter pylori (H. pylori) bakterileri ve non-steroid anti-inflamatuar ilaçların kullanımıdır.

Peptik Ülser Nedenleri Nelerdir?

Peptik ülser normalde şu nedenlerden oluşur:

  1. pylori bakterileri
  2. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler)
  3. pylori bakterileri, tüm mide ülserlerinin yüzde 80’inden ve duodenum ülserlerinin yüzde 95’inden sorumludur. NSAİD’lerin mide ülserlerinin yaklaşık yüzde 20’sinde, duodenal ülserlerin yüzde 5’inde etkili olduğu bilinmektedir.
  4. pylori yiyecek ve sudan geçer. Mukusta mide ve duodenumu kaplayan mukozada yaşarlar ve mide asidini daha az asidik hale getirerek nötralize eden bir enzim olan üreazı üretirler. Bunu telafi etmek için mide daha fazla asit üretir ve bu mide astarını tahriş eder. Bakteriler midenin savunma sistemini de zayıflatır ve iltihaplanmaya neden olurlar. H. pylori kaynaklı peptik ülserli hastalar, mideden bakteri atmak ve geri gelmesini önlemek için tedaviye ihtiyaç duyarlar.

Non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAIDS); baş ağrısı, regl sancıları ve diğer küçük ağrılar için kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar midenin mukus koruyucu bir tabakası oluşturma kabiliyetini düşürür. Bu, mide asidinin zarar görmesine daha duyarlı hale getirir. NSAİD’ler ayrıca vücutta hücreleri onarma yeteneğini azaltarak mideye kan akışını da etkiler.

Diğer peptil ülser sebepleri şunlardır:

  • Genetik: Peptik ülserli bireylerin önemli bir kısmında aynı problemli yakın akrabalar vardır. Bu da genetik faktörlerin rol oynayabileceğini düşündürüyor.
  • Sigara: Tütün kullanan insanlarda düzenli olarak sigara içmeyenlere kıyasla peptik ülser riski daha fazladır.
  • Alkol tüketimi: Düzenli ağır alkol kullananlarda peptik ülserin ortaya çıkma riski yüksektir.
  • Zihinsel stres: Zihinsel stres yeni peptik ülser gelişimiyle bağlantılı değildir, ancak semptomları devam eden zihinsel stresli ülser hastalarında daha şiddetli görünmektedir.

Peptik Ülser Teşhisi

Bir hastanın semptomlarının tarifi normalde doktorun peptik ülserden şüphelenmesine neden olur. Tanıyı doğrulayabilecek testler şunları içerir:

  • pylori’yi kontrol etmek için kan testi
  • Nefes testi, H. pylori’yi tespit etmek için kullanılır.
  • Dışkıda H. pylori tespiti için dışkı antijen testi
  • Üst gastrointestinal (GI) röntgeni, bazı ülserleri tanımlamaya yardımcı olabilir.
  • Endoskopi

Bir ülser tespit edilirse, doktor tarafından mikroskopta muayene için küçük bir doku örneği alarak biyopsi yapılabilir. Biyopsi ile H pylori’yi test edilebilir ve kanseri eleyebilir.

Birkaç ay sonra ülserin iyileşip iyileşmediğini belirlemek için endoskopi tekrar edilebilir.

Peptik Ülser Komplikasyonları Nelerdir?

Ülser tedavi edilmezse veya tedavi tamamlanmazsa, komplikasyon riski artar.

İç kanama, yavaş kan kaybına ve anemiye neden olabilir. Şiddetli kan kaybı hastaneye kaldırma ve transfüzyon gerektirir. Bunun ürettiği sepsis birden fazla organa yayılabilir ve ciddi bir komplikasyon olabilir. Perforasyon tıbbi bir acil durum olabilir.

Bir peptik ülser karın boşluğunda “peritonit” olarak bilinen enfeksiyon riskini önemli ölçüde artıran mide veya ince bağırsağın duvarından delik açabilir.

Peptik ülserlerden kaynaklanan skar dokusu, gıdanın sindirim yolundan geçmesini engelleyerek hastayı daha rahatsız hissetmesine yol açar.

Pilor stenoz, midenin veya duodenumun astarında kronik bir inflamasyondur. Midenin ve duodenum arasındaki geçişin daralmasına neden olabilir. Besinler kusma ve kilo kaybına yol açarak bağırsaklara geçmez.

Peptik ülser tekrarlanabilir. İlk ülserin olması daha sonra başka bir ülserin gelişme riskini arttırır.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/peptik-ulser/

Peptik Ülser Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi » Faydasıbu

Peptik Ülser Ve Tedavisi

Peptik ülser, midenizin iç astarında ve ince bağırsağınızın üst kısmında gelişen açık yaralardır. Bir peptik ülserin en yaygın semptomu mide ağrısıdır.

Peptik ülser aşağıdaki ülser formlarını da içine alır..

  • Midenin içinde oluşan gastrik ülserler
  • İnce bağırsağınızın üst kısmının (duodenum) içinde oluşan duodenal ülserler

Peptik ülserlerin en yaygın nedenleri, bakteri Helicobacter pylori (H.

pylori) ile enfeksiyon ve aspirin ve bazı ibuprofen (Advil, Motrin, diğerleri) ve naproksen sodyum gibi bazı diğer ağrı kesicilerinin uzun süre kullanılmasıdır (Aleve, Anaprox, diğerleri ).

Stres ve baharatlı gıdalar peptik ülsere neden olmaz. Bununla birlikte, ülser belirtilerinin daha da kötüleşmesine neden olabilirler.

Peptik Ülserin Belirtileri

  • Yakıcı bir mide ağrısı
  • Doygunluk hissi, şişme ya da esneme hissi
  • Yağlı gıda intoleransı (yağlı gıda yediğinizde rahatsızlık)
  • Mide ekşimesi
  • Mide bulantısı

En yaygın peptik ülser semptomu mide ağrısı yanmasıdır. Mide asidi ağrıyı daha da kötüleştirir. Ağrılar çoğu zaman mide asidini tamponlayan besinlerin tüketimi veya asit düşürücü bir ilaç alarak geçmektedir, ancak yemekler arasında kalan zamanda ve gece yatmadan önce bu ağrılar yeniden başlayabilmektedir.

Peptik ülsere sahip insanların neredeyse dörtte üçünde semptom görülmemesi de ilginçtir.

Daha seyrek olarak, ülser aşağıdaki gibi ağır belirtilere veya semptomlara neden olabilir:

  • Kanlı kusma – kırmızı veya siyah görünebilir
  • Kanlı veya siyah dışkı
  • Solunum zorluğu
  • Baygın hissetmek
  • Mide bulantısı veya kusma
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İştah değişikliği

Ne zaman bir doktor görmelisin

Yukarıda listelenen ciddi bulgularınız veya belirtileriniz varsa doktorunuza danışın. Ayrıca tezgah üstü antasitler ve asit blokörleri ağrınızı hafifletirse de ağrı geri döndüğünde doktorunuza danışın.

Peptik Ülserin Nedenleri

Peptik ülser, sindirim sistemi asidinin, midenin veya ince bağırsağın iç yüzeyini (mukozayı) aşındırmasıyla ortaya çıkar. Böylece asit, içerideki dokulara ulaşır ve şiddetli sancılara neden olabilir.

Sindirim borusu normalde aside karşı koruyan bir mukoza tabakasıyla kaplanmıştır. Ancak, asit miktarı artarsa ​​veya mukus miktarı azalırsa ülser gelişme riski yüksektir.

Bir bakteri. Helicobacter pylori bakterileri genellikle mukoza katmanında bulunur ve mide-bağırsak dokusunu korur. Genellikle, H. pylori bakterisi problem yaratmaz, ancak mide iç zarının iltihaplanmasına ve bir ülser oluşmasına da neden olabilir.H. pylori enfeksiyonunun nasıl yayıldığı açık değildir.

Bazı ağrı kesicilerinin düzenli kullanımı. Aspirin ve aynı zamanda reçetesiz satılan ve reçetesiz ağrı kesici ilaçlar olan nonsteroid antienflamatuar ilaçlar (NSAİİ), mide ve ince bağırsağınızın astarını tahriş edebilir veya yapısını inceltebilir.

Bu ilaçlar, ibuprofen (Advil, Motrin IB, diğerleri) ve naproksen sodyum (Aleve, Anaprox, diğerleri) içerir ancak asetaminofen (Tylenol) içermez.

 Peptik ülser, bu ağrı kesicilerini sıklıkla kullanan yaşlı erişkinlerde veya osteoartrit için bu ilaçları kullananlarda daha sık görülmektedir.

Diğer ilaçlar. Bazı ilaçları steroidler, antikoagülanlar, düşük doz aspirin, seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar), alendronat (Fosamax) ve risedronat (Actonel) gibi NSAID’lerle birlikte kullanmak ülser geliştirme şansını büyük ölçüde artırabilir.

Peptik Ülser İçin Risk Faktörleri

Aspirin de dahil olmak üzere bazı ağrı kesici ilaçların yanı sıra, aşağıdaki durumlarda peptik ülser riski taşırsınız:

Duman. Sigara, H. pylori’ye yakalanan insanlarda peptik ülser riskini artırabilir.

Alkol içmek. Alkol, midenizin mukoza tabakasını tahriş edebilir ve aşındırabilir ve üretilen mide asidi miktarını arttırır.

Tedavi edilmemiş stres probleminiz varsa. Peptik ülser gelişme riskiniz artar..

Baharatlı yiyecekler yemek

Peptik Ülserin Komplikasyonları (Neden Olduğu Diğer Hastalıklar)

Tedavi edilmemiş halde bırakıldığında, peptik ülserler aşağıdakilere neden olabilir:

İç kanama. Kanama, kansızlığa neden olan yavaş kan kaybı veya hastanede yatış ayrıca kan nakli gerektirebilecek ciddi bir durumdur. Şiddetli kan kaybı, siyah veya kanlı kusmaya veya siyah veya kanlı dışkılara neden olabilir.

Enfeksiyon. Peptik ülser, karın boşluğunuzun (peritonit) ciddi şekilde enfekte olma riski altına sokan mide veya ince bağırsağınızın duvarında delik açabilir.

Engeleme durumu. Peptik ülser, yiyeceklerin sindirim kanalı üzerinden geçmesini engelleyebilecek şişme, enflamasyon veya yara izine yol açabilir. Bu tıkanıklık sizi kolayca kusturabilir ve kilo vermenize neden olabilir.

http://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/peptic-ulcer/

Источник: https://faydasibu.com/peptik-ulser-nedenleri-belirtileri-tedavisi/

Peptik Ülser Tedavisi

Peptik Ülser Ve Tedavisi

Peptik ülser nasıl geçer? Çoğu peptik ülser vakasında tedaviler durumun kontrol altına alınmasına oldukça yardımcı olabilmektedir. Peptik ülser için uygulanan tedavi yöntemi ülserin nedenine bağlı olarak değişmektedir.

Yapılan testler sonucu peptik ülserin H. pylori bakterisinin yarattığı enfeksiyondan kaynaklandığı ortaya çıkarsa, muhtemelen uygulanan tedavi antibiyotik tedavisi olacaktır.

Diğer nedenlerin peptik ülsere neden olması durumunda ise çeşitli ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri peptik ülser tedavisinde kullanılabilmektedir. (1)

Peptik Ülser İlaç Tedavisi

Peptik ülserin altta yatan nedeni H. pylori ile enfeksiyon ise, tedavi gastrointestinal sistemdeki bakterilerin yok edilmesine odaklanmaktadır. Tedavi bir dizi antibiyotik ile başarılı olabilmektedir. Genel olarak, iki antibiyotik kombinasyonu yedi ile on dört gün boyunca günde iki kez birlikte alınmaktadır.

Sıklıkla öngörülen antibiyotikler arasında amoksisilin, klaritromisin ve metronidazol bulunmaktadır. Birçok H. pylori bakterisi bazı antibiyotiklere karşı direnç kazanmaktadır ve bu da tedaviyi daha zorlayıcı bir hale getirebilmektedir. (2)

Antibiyotiklerin seyri genellikle bir proton pompa inhibitörü ile kombine edilmektedir. Proton pompa inhibitörü gastrik salgı hücrelerinin etkisini bloke etmektedir. Böylece midedeki ve ince bağırsaktaki asit seviyelerini azaltılmakta veya ortadan kaldırılmaktadır.

H2-reseptör agonistleri adı verilen bir ilaç grubu, histaminin etkisini devre dışı bırakmaya yardımcı olmaktadır. H2-reseptör agonistleri, ülser duodenuma yerleştiği zaman daha fazla tercih edilmektedir. Hem proton pompa inhibitörü hem de H2-reseptör agonistleri mide asidi seviyelerini bastırmakta ve yaranın iyileşmesine destek olmaktadır. (3)

Peptik ülserin nedeni aşırı non steroidal antiinflamatuar ilaçların kullanımı ise doktor alternatif ilaçlar tavsiye edecektir. Genellikle, non steroidal antiinflamatuar ilaç olmayan ve mideyi tahriş etmeyeceği bilinen asetaminofen tercih edilmektedir.

Bu tedavilere ek olarak, doktor mide asitlerini dengelemek veya gastrointestinal sistemin astarını korumak için antasit de reçete edebilir. Bu ilaçlar genellikle peptik ülserin iyileşmesine etki etmemekte, sadece belirtileri azaltmaya yardımcı olmaktadır. (4)

Diğer Tedaviler

Ağır kanamaların meydana geldiği peptik ülser hastalarında veya endoskopik muayene sırasında doktor tarafından kanama gözlemlendiyse, kan dolaşımını durdurmak için kan damarlarına müdehale etmek veya ilaç uygulamak gerekebilir. Peptik ülserin mideyi veya bağırsak duvarını deldiği çok aşırı durumlarda, acil olarak ameliyat gerekebilir. (5)

Peptik Ülser Ameliyatı

Peptik ülser ameliyatı oldukça nadir uygulanmaktadır, ancak iyileşmeyen ülserler (inatçı peptik ülser) ya da ağır kanama, perforasyon veya tıkanma gibi komplikasyonlar oluşması durumunda ameliyat gerekli görülebilmektedir.

Peptik ülser için uygulanan ameliyat seçenekleri genellikle aşağıdakilerden birini veya birkaçını içerebilmektedir:

  • Bir veya daha fazla sinirin mideden kesilmesi (vagotomi)
  • Midenin alt kısmının açılarak genişletilmesi (piloroplasti)
  • Midenin bir kısmının çıkarılması (kısmi gastrektomi) (6)

Peptik Ülser İçin Hangi Doktora Gidilir?

Peptik ülser tanısı ve tedavisi için başlangıç olarak iç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha ileri testler için bir sindirim sistemi hastalıkları (gastroenterolog) uzmanına yönlendirilebilirsiniz. (7)

Peptik Ülser Nedir?

Peptik ülser yemek borusu, mide veya duodenumun (onikiparmak bağırsağı) astarında meydana gelen açık bir yaradır. Mideyi astarlayan epitel hücreleri besinleri sindirmek için asidi salgılamaktadır.

Mide ve duodenum, iç epitel astarını kaplayan kalın bir mukoza tabakası kullanarak kendilerini güçlü asitlerden korumaktadır. Bu koruyucu mukoza tabakasını parçalayan tahriş veya iltihap alanı, mide asidinin hücrelere yapışmasına ve hasar görmesine yol açmaktadır.

Peptik ülsere sahip olan hastalar genellikle sindirim için üretilen asit nedeniyle karın ağrısı çekmektedir. Mide ağrısına bazen yavaş, kronik gastrointestinal sistem kanaması veya ciddi vakalarda karın boşluğundaki akut kanama eşlik edebilmektedir. (8)

Peptik Ülser Nedir? hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayabilirsiniz.

Peptik Ülser Belirtileri,Tanısı ve Tedavisi

Peptik Ülser Ve Tedavisi

Sindirim sisteminde yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağının iç yüzünü döşeyen ve mukoza olarak adlandırılan tabakanın, mide asidi, sindirim enzimleri veya ilaçlarla hasarlanması sonucunda ortaya çıkan derin yaralar ülser veya peptik ülser olarak adlandırılır.

Mide asidi güçlü bir asit olmasına rağmen normal şartlarda midede ve onikiparmak barsağında bir hasar oluşturmaz. Mukoza yüzeyinde mide asidinin mukozaya ulaşmasını engelleyen kalın bir mukus tabakası mevcuttur.

Mide mukozasında asit, pepsin ve safra asitleri gibi mukozayı hasarlayabilecek faktörlerle, mukozayı koruyucu faktörler arasında bir denge söz konusudur. Bu dengenin saldırgan faktörler lehine değişmesi mukoza bütünlüğünün bozulmasına ve ülser oluşmasına yol açar.

  Midede oluşan ülserler gastrik ülser, onikiparmak barsağında oluşan ülserler duoedenum ülseri veya bulber ülser olarak adlandırılır. 3-5mm den 5cm e varan genişlikte olabilirler.

Toplumun yaklaşık %10 unun yaşamlarının herhangi bir döneminde peptik ülser hastalığı geçirdiği sanılmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla sıklıkta görülür.

ÜLSER NASIL OLUŞUR?

Mide asidi güçlü bir saldırgan fatör olmasına rağmen tek başına ülser oluşturması imkansız gibi görünmektedir. Çünkü ülserli hastaların ancak  ¼ inde mide asit salgısı artmıştır ve yarısında da normal sınırlardadır.

Mide asit sekresyonunun çok aşırı miktarda arttığı bazı hastalıklarda hemen her zaman ülser oluşumu söz konusu olamakla birlikte bu gibi durumlar çok nadir olarak görülür (Zollinger Ellison sendromu gibi).

Bununla birlikte asit olmadan ülser olamayacağı deyimi (No acid No ulcer) günümüzde halen geçerliliğini sürdürmektedir, zira mide asit sekresyonunu baskılamadan mide veya duodenum ülserini iyileştirmek mümkün değildir.

Günümüzde ülserin iki temel sebebi olduğu kabul edilmektedir. Bir çok mide ve oniki parmak barsağı ülserli hasta Helicobacter pylori (HP) adı verilen bir bakteri ile enfektedir (%75).

Diğer bir gurup hastada da uzun süreli aspirin veya steroid olmayan antiromatizmal ilaç (NSAEİ) kullanımı söz konusudur.

Dünyada 15 milyon insanın NSAEİ kullandığı, bunların %60 nın mide şikayetleri tanımladığı, %10 unda da mide ve/veya oniki parmak barsak ülseri oluştuğu ve ortalama %3-4 ünde de hastanede yatmayı gerektirecek ciddi komplikasyonların ortaya çıktığı bilinmektedir.

Diğer taraftan ülserli  hastaların yaklaşık 1/5 inde HP enfeksiyonu veya antiromatizmal ilaç kullanımı saptanamaması ülser etyopatogenezinin henüz tam olarak anlaşılamadığının bir göstergesidir.

Önceki yıllarda ülser oluşumunda önemli bir sebep olduğu düşünülen stres faktörü günümüzde önemini yitirmiş olmakla birlikte vücudun aşırı strese maruz kaldığı durumlarda ( örneğin geniş vücut yanıkları, kafa travmaları ve yoğun bakımda kalmak gibi) ciddi mide ve/veya onikiparmak barsağı ülserlerinin oluşabileceği ve ülserli hastaların strese  maruz kalmaları sonrasında şikayetlerinin artabildiği bilinmektedir.

ÜLSERİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ülserin en sık görülen bulgusu karnın üst kısmında, iki kaburga yayı arasında ve göğüs kemiğinin alt ucu ile göbek arasında genellikle avuç içi ile ifeda edilen bir bölgede hissedilen künt bir ağrıdır.

Ağrı, ezilme, kazınma veya yanma şeklinde de olabilir, sırta iki kürek kemiğinin arasına ve karnın yan taraflarına yayılabilir. Gece uykudan uyandırabilir. Ağrı ile birlikte bezen bulantı ve kusma olabilir.

Ağrı 15-20 dk dan birkaç saate kadar değişen bir süre devam edebilir. Aç kalma sonrasında başlayabilir.

Genellikle gıda veya antasit alımı ile hafifler veya geçer. Bu nedenle hastalar sık yemek yeme ihtiyacı duyabilirler. Mide ülseri olan hastalarda ağrı yemek sonrasında artma gösterebilir ve şişkinlik ve gaz yakınması daha belirgin olabilir.

Bazı hastalarda hiçbir bulgu yokken kanama veya delinme ülserin ilk bulgusu olabilir. Kusma şikayeti ön planda olan hastalarda kilo kaybı görülebilir.

Bazı hastalarda şikayetler mevsimsel değişimler göstererek özellikle bahar aylarında şiddetlenebilir.

ÜLSER NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ülser benzeri şikayetlerle doktora başvuran hastalarda başvurulacak teşhis yöntemi ülserin direkt olarak görülerek teşhis edilmesine ve gerektiğinde doku örneği alınmasına imkan veren endoskopidir (Gastroskopi).

Nadiren bazı vakalarda baryumlu mide duodenum grafisi tanıda yardımcı olabilir.

Mide ülseri şüphesi olan hastalara kanser olasılığını uzaklaştırmak için mutlaka endoskopik inceleme yapılmalı ve incelenmek üzere doku örneği (biyopsi) alınmalıdır.

ÜLSER NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Ülser tedavisinde ilk basamak mide asidinin azaltılmasıdır. Asit salgılanması baskılandığında ancak asit ortamda aktif hale gelebilen bir enzim olan pepsin de inaktive edilmiş olur. Günümüzde mide asit salgısını güçlü bir şekilde baskılayan ilaçlar sayesinde ülser tedavisi oldukça başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.

Aktif ilaç tedavisinin ne kadar süre ile devam edeceğine doktorunuz karar verecektir. Asit salgısının azaltılması yanında ülser tedavisinde ikinci yapılması gereken şey midelerinde HP saptanan hastalarda bu bakterinin tedavi edilmesidir. Bu tedavi genellikle en az iki çeşit antibiyotik içeren 1 veya 2 haftalık tedavi rejimleri kullanılarak yapılır.

Hangi tedavi rejiminin seçileceğine doktorunuz karar verecektir.

HP tedavisi özellikle ülser nüksünün önlenmesi bakımından önemlidir.

Tek başına bakterinin tedavi edilmesi ülser tedavisi için yetersizdir, ülserin iyileşmesi için mide asidinin yeterli bir süre baskılanması gerekir (genellikle 6-8 hafta).

Mide ülserlerinde genellikle daha uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç duyulur. Mide ülserleri tedavi sonrasında mutlaka endoskopik olarak kontrol edilmeli ve tamamen iyileştikleri görülmeden hasta takipsiz bırakılmamalıdır.

Ülser saptanan hastalarda aspirin ve /veya antiromatizmal ilaç kullanımına ara verilmesi gerekir. Bu ilaçlar çok gerekli olduklarında ancak doktor kontrolünde kullanılabilir.

İlaç tedavisi sürerken hastaların yaşam tarzlarında, sigaranın kullanımının sonlandırılması ve alkol tüketiminin azaltılması gibi bazı değişiklikler yapılması uygun olur.

Sigara kullanmaya devam eden hastalarda ülser daha sık tekrarlamaktadır.

Acılı, baharatlı ,asitli ve kafein içeren gıda ve içecekler ve alkol ülserin aktif olduğu dönemlerde şikayetlerin artmasına sebep olabileceği için tedavinin erken dönemlerinde tüketilmeleri kısıtlanabilir.

Bunun dışında ülserli hastada özel bir diyet uygulamak gerekmez. Süt içmeyi seven hastaların günde 1-2 bardak süt içmelerine müsade edilebilir. Sütün tedavi amacıyla sık aralıklarla içilmesi sakıncalıdır. Stresli bir yaşam süren hastalarda stresin azalmasına yönelik yaklaşımlar tedavide yardımcı olabilir. ( Hobilere ağırlık verilmesi, psikoterapi, yoga vb.)

Cerrahi tedavi günümüzde ancak tıbbi ve endoskopik tedaviye cevap vermeyen kanama, tıkanma ve delinme gibi komplikasyonlar ortaya çıktığında uygulanmaktadır.

Источник: http://centralhospital.com/Haberler/peptik-ulser-belirtileritanisi-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть