PET CT İle Erken Tanı

içerik

Görüntülemede Altın Standart

PET CT İle Erken Tanı

PET/CT; organlar hakkında metabolik ve anatomik bilgiyi bir arada elde etmeyi sağlayan PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve CT (Bilgisayarlı Tomografi) cihazlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir görüntüleme yöntemidir.

Pozitron emisyon tomografisi (PET) dokularınızın ve organlarınızın nasıl işlev gösterdiklerinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olan bir görüntüleme testidir. PET taraması, bu aktiviteyi göstermek için bir radyoaktif ilacı (izleyici) kullanır.

Dr. Nesrin Aslan – PET/CT nedir ve nasıl uygulanır bilgiler veriyor.

Bu izleyici, PET taraması ile incelenecek organa veya dokuya bağlı olarak, enjekte edilebilir, yutulabilir veya nefes yoluyla alınabilir. İzleyici, sıklıkla hastalık alanlarına karşılık gelen yüksek düzeyde kimyasal aktiviteye sahip vücut alanlarında toplanır. Bir PET taramasında, bu alanlar parlak noktalar şeklinde görülürler.

PET CT taraması, bazı kanserler, kalp hastalığı ve beyin bozuklukları da dahil olmak üzere, çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkarılmasında veya değerlendirilmesinde faydalıdır.

PET/CT uygulamalarında üstün teknoloji Neolife’ta!..

PET/CT Taraması Neden Yapılır?

PET taraması, vücut bölgelerindeki kimyasal aktiviteyi tetkik etmenin etkili yoludur. Bazı kanserler, kalp hastalığı ve beyin bozuklukları da dahil olmak üzere, çeşitli rahatsızlıkların belirlenmesine yardımcı olabilir.

PET taramasından elde edilen görüntüler, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi diğer tarama yöntemleriyle elde edilenlerden farklı bilgiler sağlarlar.

Bir PET taraması veya birleşik BT-PET taraması doktorunuzun rahatsızlığının tanısını daha iyi koymasına olanak tanır.

Kanser

Kanser hücreleri, normal hücrelerden daha yüksek metabolizma hızına sahip olduklarından, PET taramalarında parlak noktalar şeklinde görülürler. PET taramaları aşağıdakilerde faydalı olabilirler:

  • Kanserin tespit edilmesi
  • Kanserinizin yayılıp yayılmadığının ortaya çıkarılması
  • Kanser tedavisinin işe yarayıp yaramadığının kontrol edilmesi.
  • Kanser nüksünün belirlenmesi.

PET taramaları, kanseröz olmayan rahatsızlıklar kanser gibi göründüğünden ve birçok kanseri türü PET taramalarında görünmediğinden, dikkatle yorumlanmalıdır. PET taramalarında görünmeleri çok olası kanser türleri aşağıdakileri içerir:

  • Beyin Tümörü
  • Meme Kanseri
  • Serviks – Rahim ağzı Kanseri
  • Kolorektal Kanser
  • Yemek borusu Kanseri
  • Baş ve boyun Kanseri
  • Akciğer Kanseri
  • Lenfoma Kanseri
  • Melanoma Kanseri
  • Pankreas Kanseri
  • Prostat Kanseri
  • Tiroid Kanseri

Kalp hastalığı

PET taramaları, kalpte kan akışının azaldığı alanları gösterebilir: Bu bilgi, size ve doktorunuza, pıhtıyla tıkanmış kalp atardamarlarını açmaya yönelik bir işlemden (anjiyoplasti) veya koroner arter bypass cerrahisinden fayda sağlayıp sağlamayacağınıza ilişkin karar vermenizde yardımcı olabilir.

Beyin bozuklukları

PET taramaları, aşağıdakilere benzer belirli beyin bozukluklarını değerlendirmek için kullanılabilir:

  • Tümörler
  • Alzheimer hastalığı
  • Nöbetler

Faydalar

  • Nükleer tıp tetkikleri, vücudun hem fonksiyonu hem de anatomik yapısıyla ilgili bilgiler de dahil olmak üzere, sıklıkla diğer görüntüleme yöntemleriyle elde edilemeyen özgün bilgiler sağlarlar.
  • Nükleer tıp tetkikleri, birçok hastalıkta, tanının konulması ve bulunuyorsa uygun tedavinin belirlenmesi için gerekli en faydalı bilgileri verirler.
  • Nükleer tıp, cerrahi eksplorasyona göre daha düşük maliyetlidir ve daha kesin bilgiler sağlayabilir.
  • Nükleer tıp, sıklıkla belirtiler ortaya çıkmadan veya anormallikler diğer tanı testleriyle tespit edilmeden önce, hastalığı en erken evrede belirleme potansiyelini sunar.
  • PET taramaları, lezyonların olasılıkla iyi huylu veya habis olduğunu tespit ederek, cerrahi biyopsi ihtiyacını ortadan kaldırabilir veya en iyi biyopsi yerini belirleyebilir.
  • PET taramaları, radyasyon terapisi planlamasında kullanılan ilave bilgileri de sağlayabilir.

Dr. Nesrin Aslan – PET/CT avantajları nelerdir bilgiler veriyor.

Riskler

PET taramanızda, vücudunuza bir radyoaktif ilaç (izleyici) verilecektir. Maruz kaldığınız radyasyonun miktarı az olup olumsuz etki riski düşüktür. Ancak, bu izleyici:

  • Nadir durumlarda, majör alerjik reaksiyona neden olabilir.
  • Hamileyseniz, doğmamış bebeğinizi radyasyona maruz bırakabilir.
  • Emziriyorsanız, çocuğunuzu radyasyona maruz bırakabilir.

Doktorunuzla PET taramasının faydaları ve riskleri hakkında konuşun.

Nasıl hazırlanacaksınız?

Doktorunuza aşağıdakileri bildirin:

  • Herhangi bir zamanda kötü bir alerjik reaksiyon yaşamış olmanız
  • Yakın zamanda hasta olmanız veya şeker hastalığı gibi diğer bir tıbbi rahatsızlığınızın olması
  • Herhangi bir ilaç, vitamin veya bitkisel takviye alıyor olmanız
  • Hamile olmanız veya hamile olabileceğinizi düşünmeniz
  • Emziriyor olmanız
  • Kapalı alanlardan korkuyor olmanız (klostrofobi)

Doktorunuz size tarama işlemine nasıl hazırlanacağınızla ilgili ayrıntılı bilgi verecektir. Genel kural çalışmadan önceki birkaç gün ağır egzersizden kaçınmanız ve taramadan birkaç saat önce yemek yemeyi bırakmanızdır.

Neler beklemelisiniz?

PET tarayıcısı, bilgisayarlı tomografi (BT) makinesine benzeyen, dik duran devasa bir çöreğe benzeyen büyük bir makinedir. Ayaktan hasta koşullarında yapılabilen bu işlem için yaklaşık iki saate ihtiyacınız olacaktır (bir gece hastanede kalmanız gerekmez). Tarama için geldiğinizde, sizden aşağıdakiler istenebilir:

  • Hastane kıyafeti giymeniz
  • Mesanenizin boşaltılması

Ardından, size bir radyoaktif ilaç (izleyici) verilecektir. Kullanılacak izleyici türüne bağlı olarak, ilaç size enjekte edilebilir veya solumanız veya yutmanız istenebilir. İlaç enjekte edildiyse, kolunuzdan yukarı doğru ilerleyen bir soğukluk kısa süreyle hissedebilirsiniz. Vücudunuzun izleyiciyi emmesi için 30 ila 60 dakika beklemeniz gerekecektir.

Dr. Nesrin Aslan – PET/CT ne zaman ve hangi durumlarda uygulanır bilgiler veriyor.

PET taraması sırasında

Hazır olduğunuzda, tarayıcı içerisine kayan dar, dolgulu masa üzerine yatacaksınız. Tarama sırasında, görüntülerin bulanık olmaması için son derece hareketsiz kalmanız gerekecektir. Testin tamamlanması yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Makine uğultu ve tıkırtı sesleri çıkarır.

Test ağrıya neden olmaz. Kapalı yerlerden korkuyorsanız, tarayıcı içerisindeyken bir miktar kaygı duyabilirsiniz. Duyduğunuz herhangi bir rahatsızlığı hemşire veya teknisyene söylediğinizden emin olun. Size rahatlamanıza yardımcı olması için bir ilaç verilebilir.

Bazı durumlarda, aynı randevu sırasında aynı makinede BT ve PET çekilebilir. BT önce taranacaktır ve yaklaşık 10 dakika sürecektir.

PET taraması sonrasında

Tetkik yapıldıktan sonra, doktorunuz size aksini söylemedikçe, günlük işlerinize olağan şekilde devam edebilirsiniz. İzleyicinin vücudunuzdan yıkanmasına yardımcı olmak için bolca sıvı içmeniz gerekecektir.

Sonuçları kim yorumlar ve sonuçları nasıl alabilirim?

Bir radyolog veya nükleer tıp alanında uzmanlık eğitimi almış diğer bir hekim görüntüleri yorumlayacak ve raporu sizi se eden hekime gönderecektir.

Sonuçlar

PET taraması görüntülerinde, radyoaktif izleyicinin toplandığı yerlerde parlak noktalar şeklinde görülür. Bu noktalar yüksek seviyedeki kimyasal aktiviteyi ve dokularınızın ve organlarınızın nasıl işlev gösterdiklerini ortaya çıkarırlar. Tarama görüntülerini yorumlamak için özel eğitim almış bir doktor (radyolog) bulguları doktorunuza rapor edecektir.

Radyolog, PET görüntülerinizi bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi yakın zamanda yapılan diğer tetkiklerin görüntüleriyle de karşılaştıracaktır. Veya bu görüntüler, rahatsızlığınızla ilgili daha fazla ayrıntı sağlamak üzere, birleştirilebilirler.

Ayrca aşağıdaki bilgiler de ilginizi çekebilir:

PET/CT’nin kullanım alanları nelerdir?

  • PET/CT, kullanılan radyoaktif maddeye duyarlılık gösteren kanser türlerinin tanısında, primer evrelemesinde, tedaviye yanıtın değerlendirmesinde ve yeniden evreleme basamaklarında,
  • Seçilmiş kalp hastalarında by-pass ve stent öncesi canlı doku araştırılmasında.
  • Nörolojide Alzheimer’ın ayırıcı tanısında ve cerrahi planlanan epilepsi hastalarında odağın tespitinde kullanılmaktadır.

PET/CT’nin avantajları

PET/CT, lezyonların iyi huylu/kötü huylu ayrımının yapılmasını sağlar.

Gereksiz biyopsi ve cerrahi işlemleri engeller.

Tek bir inceleme ile kanserin vücut içerisindeki dağılımının yani evresinin tespit edilmesini sağlar.

Kanser nüksünün saptanmasında doğruluğu en yüksek yöntemdir.

Bazı kanser türlerinde kemoterapi ilaçlarına olan duyarlığın değerlendirilmesini sağlar. Böylece etkin olmayan tedavinin, etkin tedavi ile değiştirilmesine imkan verir.

Radyoterapi ve kemoterapi tedavileri sonrasında hastanın tedaviye yanıtının değerlendirilmesini sağlar.

PET/CT hastaları için tetkik öncesi ön hazırlıklar nelerdir?

Hastaların en az 6 saat, ideali 12 saat, aç olmaları istenir.

Şeker hastalığı olanlarda tedavinin kesilmemesi ve tetkik günü kan şekerinin 200mg/dl altında olması istenir.

Hastanın randevudan 1-2 saat öncesinden başlayarak minimum 2 litre su içmesi önerilmektedir.

PET/CT’de görüntüleme nasıl yapılır?

Kullanılan radyoaktif madde damar yoluyla enjekte edilir.

Enjeksiyondan sonra 60 dk’lık bir süre boyunca hasta özel odalarda tam bir istirahat halinde bekletilir.

Bu istirahat süresi sonunda tarama işlemine başlanır.

Tarama alanı kafa tabanı ile uyluk üst kesimi arasında kalan bölgedir.

Tarama süresi hastanın boyuna bağlı olarak 15-30 dk. arasında değişmektedir.

Источник: https://neolife.com.tr/pet-ct/

PET-CT | Acıbadem

PET CT İle Erken Tanı

PET-CT, pozitron emisyon tomografisi ve bilgisayarlı tomografinin birleşiminden oluşan bir görüntüleme cihazıdır. Vücuttaki fizyolojik süreçlerin 3 boyutlu görüntüsünü verir.

Özellikle onkoloji (kanser) alanında tümörün saptanması, tümör yayılım derecesinin belirlenmesi, radyoterapi planlanması, tedaviye yanıtın değerlendirilmesi ve bazı durumlarda mevcut kitlenin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğunu belirleme amacıyla PET-CT kullanılıyor.

PET-CT, kanserli hücrelerin bir özelliği olan artmış glikoz metabolizmasından faydalanıyor. Çekim öncesi, damar içine radyoaktif işaretli şeker molekülü veriliyor ve bu molekül tümörleşen hücrelerde birikiyor.

Tüm vücuttan görüntü alındığı için kanserin vücutta başka bir yere sıçraması (metastaz) gibi durumlar saptanabiliyor.

Ayrıca ilk başladığı yerin bilinmediği metastazların tanısı, evrelendirme, yeniden evrelenme için de yararlanılıyor.

PET-CT’nin kullanıldığı başlıca kanser türleri şunlar:

  • Akciğer kanseri
  • Meme kanseri
  • Lenf kanseri (lenfoma)
  • Jinekolojik kanserler
  • Kolorektal kanserler

Yöntem, daha az görülen diğer kanserlerin görüntülenmesinde kullanılabiliyor.

PET-CT, aynı zamanda epilepsi odağının belirlenmesi, Alzheimer hastalığının erken tanısı gibi nörolojik olgularda ve kalp krizi sonrası kalpte canlı doku varlığının araştırılmasında da rol oynuyor.

PET-CT ile pek çok hastalıkta erken tanı konulması sağlanıyor. PET-CT öncesi dönemlerde, vücuttaki nodüllerde kanser olup olmadığı ancak biyopsi ile saptanabilirken, PET-CT ile bu lezyonların kanser olup olmadığı yüksek bir duyarlılıkla saptanabiliyor.

PET-CT ile görüntülemede, hastanın vücut görüntülerine ait bilgiler, bilgisayar sistemleri aracılığıyla elde edildiğinden, 5 mm. çapındaki tümörlerin görüntülenmesi mümkün olabiliyor.

Metastaz Aşamasında PET-CT

Cihaz pek çok kanserde, çevre dokulara ya da lenf nodlarına yayılım olup olmadığı yani metastazların (başka bir dokuya sıçrama) bulunup bulunmadığının tespiti için de kullanılıyor.

PET-CT ile elde edilen görüntülerde vücudun tümü aynı anda görüldüğü için, hastalığın başka bir organa yayılıp yayılmadığını da değerlendirebilmek mümkün. Örneğin akciğerde olan bir tümörün kemikte, diğer iç organlarda, böbrek üstü bezlerinde veya lenf nodlarında da metastazının olup olmaması, yani evreleme denilen hastalığın yaygınlığı belirlenebiliyor.

Tedavi Sonrasında PET-CT

PET-CT, tümör hakkında verdiği detaylı bilgiler sayesinde görüntülemede çok önemli bir yere sahip. PET ile dokuların metabolizması görülebilmekte; dolayısıyla anatomik olarak bir lezyonun varlığı belirlendikten sonra, bunun malignite (kötü huylu olması) açısından aktif olup olmadığı da anlaşılabiliyor.

Örneğin lenfoma olgularında lenf bezleri büyüyor ve daha sonra tedaviyle küçülüyorlar ancak tamamen ortadan kalkmadıkları durumlar da var.

Tedavi sonrası görülen olguların büyük bir kısmında lenf bezleri bir miktar büyümüş olarak kalabiliyor.

Bunların içerisinde halen aktif hastalık var mı, yoksa tamamen kaybolmuşlar mı sorusunun yanıtını alabilmek için PET-CT'nin, en önemli tanı yöntemi olduğu biliniyor.

Dolayısıyla PET-CT ile hem o lenf bezlerinin yeri tespit edilirken, bir yandan da halen aktif bir hastalık var mı, yoksa tedaviye tam bir cevap alınmış mı, sorusunun cevabı aranıyor..

Bu nedenlerle PET-CT, kanserin erken tanısında hekimlere yarar sağlıyor ve tedavi için gerekli ve çok önemli olan zamanı da kazandırıyor.

Akciğer

Akciğer kanserinin araştırılmasında PET-CT önemli bir yer tutuyor. Bu tetkik ile, akciğerdeki nodüllerde artmış F-18 Floradeoksiglikoz tutulumu görülmesi yüzde 96 oranında kanserli doku olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor.

Akciğer kanserlerinin evrelemesinde tümör, bölgesel lenf bezleri ve metastaz varlığının değerlendirilmesi, tedaviye başlanmadan önce büyük önem taşıyor. Bu veriler, tedavi planlamasında yol gösterici kabul ediliyor.

Cerrahi olarak çıkarılmış olan akciğer kanserlerinin nüksünün (tekrarlamasının ) PET-CT taramasıile yüksek bir duyarlılıkla saptanması, mümkün hale geliyor.

Klinik olarak tüm vücut PET-CT çalışması yapılmasının bir nedeni de, nüksün saptanmasının dışında, uzak metastazların da bulunabilmesi.

Tedavi yaklaşımını değiştirecek uzak metastaz varlığının saptanması tedavinin her aşamasında görülebiliyor.

Lenfomalar

Hodgkin veya non-Hodgkin lenfomalarda PET-CT ile yapılan uygulamalar, giderek önem kazanıyor. Anatomik görüntüleme yöntemleri ile yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda lenfomaların tanısında duyarlılık ve özgüllük oranı, yüzde 90-100.

Anatomik olarak görüntülenen lenf bezlerinin artmış glikoz metabolizması göstermesi, aktif olarak lenfomanın varlığını işaret ettiği gibi PET-CT ile tüm vücudun incelenebilmesi, ek bir yarar sağlıyor. Ayrıca, primer (birincil) ince bağırsak lenfoması gibi lenfomanın alışılmadık yerleşimleri olan durumlarda da PET-CT ile lezyonlar görüntülenebiliyor.

Lenfomalarda evreleme, tedavinin seçiminde büyük önem taşıyor. Toraks, batın ve pelviste lenf bezlerinde veya organlarda tutulumun görülmesi tedavinin belirlenmesinde hayati öneme sahip.

Tiroid Kanserleri

Tiroid kanserlerinde PET-CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonlarda hekimler tarafından tercih edilebiliyor. İnce iğne aspirasyon biyopsisinde, histolojik inceleme için yeterli doku alınması ve özellikle benign (iyi huylu) ve malign (kötü huylu) foliküler nodüllerin ayırt edilebilmesi sorun oluşturduğunda PET-CT uygulanabiliyor.

Özellikle I-131 tüm vücut taraması negatif olan tiroid kanserli hastalarda nüksün ya da metastatik yayılımın belirlenmesinde PET-CT önemli.

I-131 tutmayan, ancak tiroglobulin düzeyi yüksek bulunan hastalarda PET-CT ile lezyonları belirlemenin duyarlılığı yüksek olarak belirlenmiş.

Meme Kanserleri

Meme kanserinin tanısında fizik muayene ve mamografi en sık kullanılan yöntemler olmakla birlikte, dens (yoğun) meme, mamoplasti, daha önce yapılan iğne biyopsileri gibi nedenlerle bazı zorluklarla karşılaşılabiliyor.

Bu durumların varlığından başka küçük lezyonlarda, mamografi bulguları kesin olmadığında ve fibrokistik hastalıkta, PET-CT uygulaması tanı için kullanılabiliyor.

Meme kanseri tüm dünyada kadınlar arasında görülen en yaygın kanser olma özelliğini hala sürdürürken, koltuk altı lenf bezlerinin durumu en önemli belirleyici faktör olarak ortaya çıkıyor. PET-CT ile metastatik koltuk altı lenf bezlerinin gösterilmesi, tedavinin uygulanmasında büyük önem taşıyor.

Pankreas Kanserleri

Karın ağrısı ve kilo kaybının belli başlı belirtiler olduğu pankreas kanserleri genellikle geç dönemde saptanabiliyor.

Pankreas kanserinin tanısında

Kan testleri, MR ve bilgisayar tomografisi kullanılıyor. Hastaların kan testlerinde; CA 19 9 ve CEA gibi tümör belirteçleri çoğunlukla yüksek çıkıyor.

 Kötü huylu tümörleri tespit etmek içinse PET-CT'den yararlanılıyor.

PET-CT'nin ise pankreas adenokarsinomları ile kitle etkisi yapan benign pankreatiti (pankreas iltihabı) birbirinden ayırmadaki duyarlılığı yüzde 94'ün üzerinde bulunuyor. Ayrıca pankreas kanserlerinin evrelenmesinde, metastaz varlığının araştırılmasında da PET-CT önemli bilgiler veriyor.

Pankreas kanserinin tedavisinde ise, MR-LINAC yöntemi il, tedavi sırasında hareketli organlardaki tümörler tam isabetle ışınlanıp yok edilebiliyor. MR eşliğinde radyoterapi yapıldığı için ameliyat sırasında tümörler yakından izleniyor ve tam isabetle ışınlanarak yok edilebiliyor.

MR-LINAC'tan sonra yapılan tedavilerde başarılı sonuçlar pankreas kanserinden alınıyor. MR-LINAC ile başarı oranının yüzde 10’dan, yüzde 90’a çıktığı belirtiliyor.

Kolon Kanserleri

Tüm malignitelerin (kötü huylu tümörlerin) yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturan kolon ve rektum kanserlerinin saptanmasında PET-CT'nin duyarlılığı oldukça yüksek. Ancak günümüzde rutin uygulamada, primer kolon kanserlerinin tanısında veya başlangıç evrelemesinde şayet karaciğerde veya karaciğer dışında metastaz araştırılmıyorsa, PET'in kullanımı yaygın değil.

Kolonoskopi ve baryumlu kolon grafisi gibi ekonomik ve yaygın uygulanan yöntemler ile kolorektal kanserlerin tanısı yüzde 90'ın üzerinde duyarlılıkla saptanabiliyor. PET-CT uygulamasının tanı açısından, kolon adenomlarında yarar sağlayacağı biliniyor.

Tedavi sonrası nüksün en sık görüldüğü malignite türlerinden biri de, kolorektal kanserler. Sıklıkla tedaviden sonraki iki yıl içerisinde yüzde 30-40 oranında nüks saptanabiliyor. Hastaların bir kısmında, sadece karaciğer metastazı olarak görülüyor.

Ancak nüks odaklarının sayısı ve karaciğer dışı yayılım olup olmaması tedavide önemli faktörler arasında sayılıyor.

Özellikle tümör nüksü ile cerrahi sonrası skar (yara, iz) dokusunun ayırt edilmesinde BT'nin yanı sıra MR da yeterli yararlılığı sağlayamadığından PET-CT uygulaması önem kazanıyor.

Tüm bu bilgilerin ışığı altında; kolon kanseri nüksü şüphesi olduğunda, bilinen herhangi bir odak olmamasına rağmen yükselmiş tümör marker'ı saptandığında, konvansiyonel görüntüleme yöntemleri ile nüks kararı verilemediği durumlarda ve nüksün cerrahi olarak çıkartılmasından önce ameliyat öncesi evreleme için PET-CT uygulanması yararlı bir seçenek haline geliyor.

Melanoma (Deri Kanseri)

Melanoma, en agresif deri kanseri tipi. Bölgesel lenf bezlerine daha erken olmak üzere her organa metastaz yapabiliyor.

Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmayı içermekle beraber, lenf bezi çıkarılmasının yüzde 5-40 arasında değişen komplikasyon oranı yüzünden, metastatik yayılım olanlarda uygulanması tercih ediliyor.

PET-CT ile bölgesel lenf bezlerinin durumunun ve diğer organlarda metastaz olup olmadığının araştırılması yüksek doğrulukla yapılabiliyor.

Beyin Tümörleri

PET-CT'nin kullanım alanlarından birisi de beyin tümörleri.

Özellikle beyin tümörlerinin cerrahisi sonrasında, radyoterapi uygulanan hastaların beyin dokusunda, belirli bir dönem sonra radyasyon nekrozuna bağlı olarak bir takım değişiklikler oluyor.

İşte bu değişikliklerin radyasyona bağlı doku nekrozundan mı, yoksa tümörün yeniden nüksetmesinden mi olduğunu anlamakta PET-CT'den yararlanılabiliyor.

Sıklıkla uygulanan bu klinik durumların yanı sıra PET-CT’nin kullanıldığı diğer hastalıklar şunlar:

  • Baş- boyun tümörleri,
  • Mezotelyoma,
  • Mediasten kitleleri,
  • Özefagus kanseri,
  • Mide kanseri,
  • İnce bağırsak tümörleri,
  • Gastrointestinal stromal tümörler,
  • Karaciğer ve safra yolları tümörleri,
  • Jinekolojik maligniteler,
  • Genito-üriner sistem tümörleri,
  • Kemik tümörleri,
  • Yumuşak doku sarkomları,

Nöroblastom ve primeri bilinmeyen metastatik tümörlerde.

Bu kanserlerde de tanı, evreleme, tedaviye cevabın değerlendirilmesi konularında önemli bilgiler elde ediliyor.

PET-CT çalışması ile ayrıca diğer lenf bezleri, akciğer, karaciğer ve kemiğe sıklıkla olmak üzere hemen her organa olabilecek metastazların da saptanması mümkün hale geliyor.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/medikal-teknoloji/pet-ct/

PET/CT

PET CT İle Erken Tanı

Pozitron emisyon tomografisi (PET-CT)  teknolojisi, bilgisayarlı tomografi (CT) ile birleştirilerek, bir çok hastalığın teşhisine olanak sağlayan ve bu alanda dünyada kullanılan en ileri teknoloji tıbbi görüntüleme yöntemidir.

PET/CT çok büyük bir oranda kanserin tanı ve evrelemesinde kullanılmaktadır.

Bunun yanında nedeni bilinmeyen ateş gibi “tanı konulamayan hastalıkların” teşhisi, enfeksiyon odaklarının bulunması, kalp hastalarında canlı dokunun tespiti ile Alzheimer ve demansın ayrımında da etkinliğinden yararlanılmaktadır.

Özellikle kanserin ilk teşhisi, evrelenmesi, yaygınlığının belirlenmesi ve doğru bir tedavi planı çıkarılması için tüm aşamalar PET/CT cihazı ile gerçekleştirilmektedir. PET/CT ile kanser haritası çıkarılarak hastalıkla etkin bir mücadele sağlanmaktadır.

Memorial Şişli Hastanesi, Memorial Bahçelievler Hastanesi, Memorial Ankara Hastanesi, Memorial Diyarbakır Hastanesi ve Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi'nde bulunmaktadır.

PET-CT işlemi nasıl yapılır?

PET/CT işlemi için hastadan en az 6 saat açlık gerekmektedir. İlk olarak hastanın kan şekeri ölçülür. Kan şekeri istenilen sınırlarda ise damardan radyoaktif madde enjekte edilir. Radyoaktif maddeler çeşitli olmakla birlikte en fazla kullanılanı F-18 Florodeoksiglikoz dur. Bu madde Flor-18 isimi radyoaktif maddeye bağlanmış bir şeker molekülüdür.

Enjeksiyonu takiben hasta bir saat kadar ilacın dağılması için bekletilir. Ardından PET/CT cihazında çekime alınır. PET-CT kullanılan diğer maddeler, kemikleri görüntülemek için F-18 NaF, prostat kanserlerinin yayılımının araştırılmasında Ga-68 PSMA, Nöroendokrin tümörlerin araştırılmasında kullanılan Ga-68 Octerotidtir.

Bunların dışında rutinde pek kullanılmayan birçok radyofarmasotik de bulunmaktadır.

PET-CT kanserli dokunun saptanmasından tedavi planının yapılmasına, tedavi başarısının değerlendirilmesinden ışın tedavisinin planlanmasına kadar birçok aşamada kanserle mücadelede başarıyı önemli ölçüde artırmaktadır.

Kanser tanı ve tedavisinin her evresinde PET/CT

Kanserli hücrelerin normal hücrelerden en önemli farkı, hızlı ve kontrolsüz çoğalmalarıdır. Yüksek faaliyet gösteren hücrelerin enerji ihtiyaçları da normalden fazladır.

Kanserli hücrelerin bu süreçte kullandığı şeker, protein ve bazı özel yapı taşları gibi maddeler radyoaktif olarak işaretlenip görüntülendiğinde, kanserli dokuların yeri saptanabilmektedir.

PET/CT cihazı bu mantık temelinde çalışır.

Kanser tedavisine yön veren PET/CT, tanı ve tedavinin şu aşamalarında kullanılmaktadır;

  • Kanser şüphesi olan dokunun metabolizmasını belirler. 
  • Çeşitli görüntüleme yöntemleri ile tespit edilmiş kitlelerin kanser metabolizması gösterip göstermediğini ortaya çıkarır. Kitlede PET-CT pozitif ise bu kitle fazla miktarda glikoz tüketiyordur ve kanser olma ihtimali fazladır.
  • Kanser kuşkusu olan dokunun doğru olan bölgesinden parça alınması konusunda yönlendirir. Kanserli doku kontrolsüz çoğalma nedeniyle kendi yapısında da hasar oluşturabilir. Hasarlı alandan alınacak doku parçalarından teşhis için yeterli hücre elde edilemeyebilir, PET/CT canlı hücrelerin yoğunlaştığı alanları gösterir ve biyopsiye rehber olur.

Kanser yaygınlığının değerlendirilmesi

PET/CT teknolojisi, kanser tanısı konulduktan sonra ilk aşamada hastalık yaygınlığını değerlendirme (evrelendirme) amacıyla birçok kanser türünde başarı ile kullanılmaktadır.

Tedavi yaklaşımının belirlenmesi

Bu tetkik sonrasında ortalama olarak üç hastadan birinde tedavi yaklaşımı değişmektedir.

Bazen ağır bir cerrahi uygulama yerine ilaç tedavisi yapılabilmekte ve gereksiz bir cerrahi önlenebilmektedir.

Bazı durumlarda ise PET/CT uzak yayılımları olduğu düşünülen hastada yayılım olmadığını göstererek ilaç tedavi kararı yerine ameliyatla kanserli dokunun çıkarılması kararına yol açabilmektedir.

Kanser ilacının yararının erken saptanması

Kanser ilaçları yan etkileri önemsenmesi gereken ilaçlardır. Uygun ilacın kullanılması hem gereksiz yan etkilerden kurtaracak hem de kanserli dokuya doğru ilaçla ve erken müdahaleyle hastalığı engelleme şansı yakalanabilecektir. Tedavinin 1 veya 2. kürü sonrasında PET/CT ile yapılacak değerlendirme ilacın ne kadar yararlı olabileceği konusunda bilgi vermektedir.

Tedavi yanıtının belirlenmesi

PET/CT ile kanser ilacına yanıt hem yapısal değişimler hem de hücresel aktivite şiddeti sayısal olarak ölçülerek değerlendirilebilmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonra canlı kanser hücresinin varlığının araştırılması ile tedavi etkinliği belirlenebilmektedir. PET-CT tedaviye yanıtı en erken gösteren görüntüleme sistemidir.

Işın tedavi planının yapılması

Radyoterapi ya da ışın tedavisinde radyasyon verilecek canlı tümör hücresi alanları PET/CT ile yapılacak haritalama ile daha doğru ve etkili tedavi şansı verebilmekte ve gereksiz olarak sağlıklı dokulara verilebilecek ışını engelleyerek yan etkilerin azalmasını sağlayabilmektedir.

Tekrarlayan hastalığın erken saptanması

Tedavi kürleri tamamlandıktan sonra hastalar ultrason ve tomografi gibi yöntemler ve kan tahlilleri ile takip edilir. Bu yöntemlerde kuşkulu durum oluşursa canlı kanser hücrelerinin yeniden ortaya çıktığı ve yaygınlığı PET/CT yöntemi ile başarı ile saptanır.

Memorial Diyarbakır Hastanesi

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/pet-ct/

PET CT Zararları Yan Etkileri PET CT Sonucu Değerlendirme-Selmasultan

PET CT İle Erken Tanı

PET-CT, Pozitron emisyon tomografisi (PET)  teknolojisi ile bilgisayarlı tomografi (CT)  birleştirilerek yapılan pek çok hastalığın teşhisinde kullanılan tıbbi görüntüleme yöntemidir. PET/CT genellikle kanser hastalıklarının tanı ve evrelerinin izlenmesi için de kullanılır. PET CT testi devlet hastanelerinde ücretsiz yapılır, özel hastane ücreti ise hastaneden hastaneye göre değişir.

Kanser hastalığının erken vakitlerde saptanması bakımından PET-CT büyük bir öneme sahiptir. PET-CT yöntemi, bilgisayar üzerinden görüntüleme yapmanın yanında eş zamanlı olarak bilgisayarlı tomografi çekimi şansı da sunan bir yöntemdir.

PET-CT Ne İçin Kullanılır?

  • Kanser hastalığının erken tespiti ve kademelerinin takibi,
  • Uygun olan tedavi yöntemine karar verilmesi,
  • Kanserli dokunun en doğru biçimde tedavi edilmesi,
  • Tedavi esnasında meydana gelebilecek yan etkilerin en aza indirgenmesi,
  • Tedavinin gerçekleştirildiği bölgede nüks gelişiminin takibi ve hastayı olası kemoterapiden muhafaza etme,
  • Kalp krizinin veya miyokard enfarktüsünün kalp bölgelerine etkilerini belirlemek
  • Bypass yada stent işlemi gerçekleştirilecek bireylerin ameliyata uygunluğunun tespiti,
  • Tümörler, hafıza bozuklukları, nöbetler ve diğer merkezi sinir sistemi bozuklukları gibi beyin anormalliklerini değerlendirilmesi
  • Kanser tedavisi esnasında, kişinin tedaviye verecek yanıtı takip etmek adına kullanılan PET-CT ile tümörün yapısal ve fonksiyonel niteliğinin tespiti ve tedavi kapsamını net olarak tespit edilmesi,
  • Epileptik kişilerin ameliyat önceliğinin saptanması,
  • Kalp kasına kan akışını belirlenmesi
  • Alzheimer rahatsızlığının erken tespit edilmesi,

PET-CT işlemlerinin büyük bir kısmı onkoloji alanındadır. Lenfoma, akciğer kanserleri, malign melanoma, meme kanseri, baş ve boyun tümörleri, mide tümörleri, özofagus, kolorektal kanserler, jinekolojik kanserler, primer kemik tümörleri ve primeri tespit edilemeyen metastazların tespiti, mezotelyoma, kademelendirme, tekrardan kademelendirme ve tedaviye verilen cevabın gözlemlenmesi amacıyla da bu test kullanılmaktadır.

PET-CT İşlemi Nasıl Yapılır?

PET-CT uygulamasından önce kişinin minimum 6 saat boyunca bir şey tüketmemesi gerekmektedir. Teste başlamadan öncelikle kan şekeri tetkiki yapılır.

Şayet kan şekeri uygun değerlerde seyrediyor ise damar yolu ile radyoaktif madde enjekte edilir.

PET-CT cihazında bulunacak kişiye işlem öncesi ilaç enjekte edilir ve bu ilacın bulunduğu düşünülen kanser hücreleri tarafından çekilmesi bakımından 1 civarı beklemeleri gerekir.

İşlemin evvelinde kişinin parmak ucundan bir kan örneği alınır ve bu örnek ile kan şekeri ölçümü sağlanır. Eğer kan örneği 60 ng/dL ila 200 ng/dL arasında ise damar yolu ile FDG maddesi verilir.

Verilen maddenin vücut içerisinde tam olarak yayılması adına yaklaşık 1 saat kadar hasta sakin ve rahat bir ortamda bekletilir. Belirli bir süre zarfı içerisinde kişiden konuşmaması, sakız çiğnememesi herhangi bir şey okumaması yada ayağa kalkmaması talep edilir.

Kişi yalnızca oturmalı veyahut uzanarak beklemelidir. Ardından kişi çekim işlemi için yatağa alınacaktır.

Devamında ise tarama işlemi başlayacaktır. Tarama işlemi esnasında hasta sırt üstü uzanır ve 35 ila 45 dakika arasında bir süre bu şekilde bekler. Sonrasında PET-CT cihazında çekim işlemini geçilir.

Yaklaşık olarak 25 dakika kadar süren çekim işlemi sırasında kişinin hareket etmeden uzanması gerekmektedir. Şayet kişi uzun bir müddet boyunca hareketsiz kalamayacak bir durum içerisinde ise bunu önceden belirtmesi doğru olacaktır.

Çeşitli durumlarda kişilerin ekstradan PET-CT çektirmesi yada çekim tarihinin ertelenmesi gibi bir durum söz konusu olabilmektedir. Bahsi geçen bu geç çekimler ise ilk çekimden yaklaşık 1 saat sonra alınmaktadır.

PET-C Taramasının Faydaları Nelerdir?

  • Rahatsızlığın erken teşhis edilmesine olanak tanır.
  • Rahatsızlığın kesin kademelendirilmesini mümkün kılar.
  • Rahatsızlığa uygun tedavi biçimlerinin seçilmesinde destek sağlar.

  • Rahatsızlığı takibini ve tedaviye verilen cevabın izlenmesine yardım eder.
  • Mühim olmayan operasyon veyahut tıbbi müdahalelerin önüne geçer.
  • Kişinin gereksiz vakit kaybı yaşamasını engeller.

PET-C Taramasının Zararları Yan Etkileri Nelerdir?

PET C taramasında vücuda çok az radyasyon yayılır. Bu nedenle, radyasyonın vereceği zararlar bu testin potansiyel faydalarıyla karşılaştırıldığında çok düşüktür.

Ancak nadir de olsa PET-CT taramasından sonra kişinin cildinde kızarıklık, şişlik ve ciltte döküntü gibi belirtiler de ortaya çıkabilmektedir.

Ayrıca, kadınlar, hamile olma ihtimalleri varsa veya emziriyorlarsa, hekimlerini veya radyoloji teknisyenlerini PET-CT taramasına girmeden bilgilendirmelidir.

PET-CT  Hastaları İçin Tetkik Öncesi Ön Hazırlıklar Nelerdir?

PET-CT görüntüleme işlemi öncesi hastalar 6 saat boyunca herhangi bir besin tüketmemelidir. Aynı zamanda oral antidiyabetik veya insulin haricinde kalan ilaçlar bu süre zarfında kullanılabilmektedir.

PET-CT çekim öncesi hastalar aşağıdaki belirtilen maddeleri yapmalıdır;

  • Sıkı olmayan ve metal bulunmayan bir kıyafet ile çekime gelinmelidir.
  • Şeker hastalığı olan bireylerin çekim öncesi kesinlikle şeker hastası olduğunu hekime belirtmelidir.

  • Çalışan bireyler çekime gelirken se evrakı ve PET istek yazısını beraberlerinde getirmelidir.

  • Randevuya gelirken kişinin önceki dönemlerde yaptırdığı PET, BT, MR, röntgen, kan tahlili tüm tetkik ve tahlilleri beraberinde getirmesi gerekmektedir.

PET-C, Hangi Kanserlerin Teşhisinde Kullanılmaktadır?

  • Akciğerde oluşan modülün iyi huylu veya kötü huylu olduğunun tespitinde,
  • Baş ve boyun kanserlerinde,
  • Deri kanserlerinde, (Malign, melenom)
  • Meme kanserinde,
  • Kolon ve mide kanserinde,
  • Ve bunlar gibi pek çok kanserin tespitinden itibaren gözlemlenmesinde aktif olarak PET-CT kullanılmaktadır.

Источник: https://selmasultan.com/pet-ct-nedir-nasil-cekilir-yapilir-pet-ct-ne-demek-fiyati

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть