Pet Şişede 5 Çeşit Kimyasal Çıktı!

Pet Şişelerdeki Su Kanser Yapar Mı?

Pet Şişede 5 Çeşit Kimyasal Çıktı!

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın birparçasıdır. Busistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, “Gerçek”, “Karışık”, “Sahte”şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlüinsanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, “Gerçek”, “HatalıAtıf”, “İspatsız” ve “Sahte” şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

Sıcakta, arabada bırakılan pet şişelerdeki su içilecek olursa, kanser olunur. Özellikle de meme kanseri ihtimali artar. Son zamanlardaki kanser vakalarındaki artışın sebebi pet şişeler içerisinde bekletilen suların, 2 haftadan uzun bir sürede plastiğin çözünmesi sonucu suyu kanserojen hale getirmesidir. Eğer pet şişe içerisinde suyu donduracak olursanız, sonradan çözdüğünüz bu suyu içtiğinizde kanser olma riskiniz artar. Ayrıca pet şişelerdeki suyun tekrar tekrar kullanılması kansere yol açar. Pet şişe içerisindeki veya plastik filmlerle çevrili suyu veya yiyecekleri mikrodalga fırında ısıtacak olursanız kanser olursunuz.

Plastik şişelerin içerisinde saklanan suların ısıtma veya soğutma sonrasında içilmesiyle, herhangi bir kanser türü arasında bugüne kadar ikna edici ve dikkate değer herhangi bir ilişki kurulamamıştır.

İddianın Kökeni

İlk olarak 2002 yılında yayılmaya başlayan bu mit, pet şişelerin içerisinde diyoksinlerin bulunduğu ve bunların, ısıtma ve soğutma sonucunda suya karışarak kansere neden olduğu şeklindedir.

Mitin kaynağının Idaho Üniversitesi tarafından yayınlanan bir yüksek lisans tezinin yanlış anlaşılmış bir cümlesi olduğu düşünülmektedir.

Sonradan, TCDD isimli bir diyoksin haricinde, diyoksinlerin kanserle ilişkisi olmadığı anlaşılınca, 2005 senesinde aynı mit, bu defa suçluyu BFA isimli bir diğer kimyasal olarak göstermek suretiyle yeniden yayılmıştır. Bu tarz iddialara özellikle yaz aylarında rastlamak mümkündür.

Bu tarz mitler genellikle e-posta aracılığıyla yayılmaktadır. Bu mitin yayımına sebep olan sahtekarlar da, hazırladıkları e-posta zincirinde, iddialarını bilimselmiş gibi sunmak adına Dünya'nın 1 numaralı tıp fakültesi olarak kabul edilen Johns Hopkins Üniversitesi'ni kaynak göstermektedirler.

Üniversite, 24 Haziran 2004 ve 15 Ocak 2008 tarihinde kendi internet siteleri üzerinden, dolaşan bu e-postaların kendileriyle hiçbir alakası olmadığını ve bilimsel olarak tamamen geçersiz olduklarını ilan etmiştir.

Benzer şekilde, Dünya'nın en yetkin tıp kurumlarından Mayo Clinic ve Amerikan Kanser Cemiyeti de bu iddiaların saçma ve geçersiz olduğunu bildirmiştir.

Bilgiler

Neredeyse tüm ülkelerde, yiyecek ve içecek unsurlarına temas eden her türlü kimyasalın detaylı ve karmaşık testlerden geçirilmesi zorunlu tutulmaktadır. Bu testlerin hiçbirinde, pet şişelerin karsinojen etkisi ortaya çıkarılamamıştır. Örneğin Kanada Kanser Cemiyeti, konuyla ilgili şu açıklamayı yapmaktadır:

Donmuş veya aşırı ısınmış şişelerden su içmek, sizin kanser riskinizi arttırmamaktadır. Bazı insanlar dioksinler adı verilen ve oldukça kanserojen olan bir kimyasal grubunun, ısınan veya aşırı soğuyan şişelerden suya sızdığı konusunda endişe etmektedir. Su şişelerinde dioksinlerin varlığını gösteren hiçbir araştırma bulunmamaktadır.

Dietilheksil Adipat (DEHA)

İddianın bir versiyonunda, pet şişelerden suya karışanın dietilheksil adipat (DEHA) isimli bir kimyasal olduğu iddia edilmektedir. Potansiyel olarak kanserojen olan bu kimyasalın pet şişe yapımında kullanıldığını gösteren hiçbir bulgu bulunmamaktadır. ABD Kanser Cemiyeti, bu konuyla ilgili şunu açıklamaktadır:

Bu iddiayı yayan e-postalar, bir lisans öğrencisinin tezine dayanmaktadır. DEHA, su şişelerinin yapımında kullanılan bir kimyasal değildir. Eğer öyle olsaydı bile, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), bu kimyasal ile ilgili olarak “kansere, teratojenik etkilere, immünotoksisiteye, nörotoksisiteye, gen mutasyonlarına; karaciğer, böbrek, üreme ve gelişimsel toksisiteye veya diğer kronik ve tersinmez sağlık etkilerine sebep olacağına dair kuşku duymak için herhangi makul bir neden bulunmuyor” demektedir.

Bisfenol A (BPA)

Kansere yol açtığı iddia edilen bir diğer kimyasal ise “bisfenol A” (BPA) kimyasalıdır.

Bu kimyasalın insanlar üzerindeki etkisi net olarak bilinmemektedir; ancak hayvan çalışmalarında düşük akut toksisiteye sahip olduğu ve teratojen, yani embriyolojik gelişimi olumsuz etkileyebilecek yapıda olabileceği gösterilmiştir. BPA'nın dikkate değer etkileri ancak aşırı yüksek dozlarda gözlenebilmektedir.

Bu kimyasalın suya veya yemeklere karışabilmesi için su veya besin kaynaklarının BPA içerikli kimyasallara bulaşması gerekmektedir. Dahası, BPA, havada da çözünmüş halde bulunabilen bir kimyasaldır; yani sadece su şişelerine yönelik bu tarz bir korku beslemek anlamlı değildir.

Yapılan çalışmalar, BPA'nın kanserojen etkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) ve Ulusal Toksikoloji Programı (NTP), BPA'yı kanserojen olarak sınıflandırmamaktadır.

ABD'nin Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), BPA'nın mutajen olmadığını ve muhtemelen kanserojen herhangi bir etkisi olmadığını belirtmektedir.

Bu kimyasalın tehdit unsuru olabileceği en yaygın durum, üretim sırasında bir hata oluşmasıdır. Bu durumda, üretilen şişelerde normalden fazla BPA görülebilmektedir.

Bu da, yetişkinlerde değil ama yavrularda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Bu nedenle bazı ülkelerde bu hataları göz ardı etmemek adına, besin unsurlarının saklanacağı kaplarda BPA'nın kullanımı yasaklanmıştır.

Ülkemizde de, 10 Haziran 2011'den beridir BPA'nın biberonlarda kullanımı yasaktır.

PET Şişeler ve Kanser

İddia edildiğinin aksine, PET kimyasalının kendisinin de hiçbir kanserojen etkisi bulunmamaktadır.

Hatta bu kimyasal, o kadar iyi çalışılmış ve biyolojik olarak etkisiz olduğu o kadar net bilinmektedir ki, birçok hayvan ve insan çalışmasında kullanılan alet, bu kimyasaldan üretilmektedir ve on yıllardır kullanılmaktadır.

Üstelik, PET'in meme kanserine neden olma sebebi olarak ileri sürülen östrojen ya da östrojen-benzeri bir faaliyeti hiçbir araştırmada keşfedilememiştir. Bu etki, BPA için geçerlidir ve kimi zaman PET şişeleri de suçlamak için kullanılmaktadır.

PET'in kimyasal olarak deforme olması için gereken sıcaklıklar 150 santigrat derecenin üzerindedir (250 derece civarında da tamamen erir). Ne arabada bıraktığınız pet şişeler, ne de mikrodalga fırında ısıtacaklarınız bu sıcaklığın yakınına bile erişebilir.

Zaten bu sıcaklıklara ulaştıracak olsanız bile, çoktan içindeki su buharlaşacak ve tüketemeyeceğiniz bir hal alacaktır. Dolayısıyla mit, en başından bilimsel olarak çökmektedir, zira bu kimyasalların deformasyonu için gerekli olan sıcaklıklar, suyun buharlaşacağı sıcaklığın çok üzerindedir.

 Hong Kong Besin Sağlığı Merkezi şöyle söylüyor:

PET kullanımında, iddia edilenin aksine, DEHP veya DEHA gibi kimyasalların kullanılması gerekmemektedir. Dolayısıyla bu iddia temelsizdir. Dahası, IARC, DEHA'nın insanlar için karsinojen olamayacağını belirtmektedir (yani Grup-3 altında kategorize etmektedir). DEHP ise sadece karsinojen olma ihtimali bulunan Grup-2B kimyasallar arasındadır. Son olarak, PET şişelerde dioksinlerin bulunduğuna dair hiçbir makul bilimsel veri bulunmamaktadır. Zaten dioksinler donma sıcaklığında oluşamamaktadır.

Johns Hopkins Baltimore Halk Sağlığı Okulu'ndan Dr. Rolf Halden, sularımızdaki mikrobik etkenlerin, karsinojen etkenlerden binlerce kat daha risk taşıdığını ifade etmektedir.

Her ne kadar bu bakterilerin kanserle alakası olmasa da, yine de tükettiğimiz suların temizliğinden emin olmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

Bu bakteriler, kansere neden olmasalar bile birçok değişik ve ölümcül olabilen hastalığa neden olabilmektedir.

Tavsiyelerimiz

Plastik şişelerden su içecekler için genel olarak şu tavsiyelerde bulunabiliriz:

  1. Şişenin hasar görmediğinden emin olunuz. Hasar görmüş şişeler içine, şişe üretimindeki kimyasal maddeler daha çok sızabilecektir.
  2. Şişeleri iyice temizleyiniz ve tekrar kullanmayı düşünüyorsanız içlerinin tamamen kurutulduğundan emin olunuz. Genel olarak PET şişelerin yeniden kullanılmasını tavsiye etmemekteyiz. Bununla ilgili buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.
  3. Bir şişeyi doldurmadan önce, ellerinizi mutlaka sabunlu suyla iyice yıkayınız. Şişelerde saklanan sıvılarla ilgili en büyük sorun, kanserojen etkilerden ziyade, sıvılar içinde çoğalabilecek bakteri ve mantarlardır.
  4. Aynı şişe içinde birden fazla farklı sıvı bulundurmayınız. Yani bir şişeyi “su şişesi” olarak kullanıyorsanız, aynı şişeyi kola içmek için kullanmayınız.
  5. Şişelere koyduğunuz sıvıların soğuk olduğundan emin olunuz. Şişe içindeki suyun ısınması çok büyük problem olmasa da, şişenin kendisi soğukken içine birden sıcak sıvı konulması, plastiği aşındırarak sıvıya karışmasına neden olabilir. PET şişeler sıcak sıvıları barındırmak için uygun değildir.
  6. Eğer şişe üzerine “Güneş altında bırakmayınız.” gibi bir ibare bulunuyorsa, bu yönergeyi mutlaka takip ediniz.
  7. Şişenizi başka insanlarla paylaşmayınız. Tükürük paylaşımı, birçok hastalığın önünü açacaktır.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıkullanılarak 09/07/2019 19:33:23 tarihinde oluşturulmuştur.

EvrimAğacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın eldengeçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir.

Dolayısıyla bu çıktının alındığıtarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumakiçin lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1165

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içeriklerorijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızınpaylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir,dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir.

Ancak bu içeriklerin hiçbiri izinalınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibisunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkçabelirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Busayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri veiçeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Источник: https://evrimagaci.org/pet-siselerdeki-su-kanser-yapar-mi-1165

Pet Şişelerdeki Teh!

Pet Şişede 5 Çeşit Kimyasal Çıktı!
Havaların ısınmasıyla suya olan ihtiyacımız daha da artıyor. Daha çok susamaya başlayacağız. Yanımızda su taşımak da günlük alışkanlıklarımızdan biri haline gelecek.

Çantamıza atacağımız su elbette bir pet şişenin içinde olacak. Pet şişeler o kadar zararlı ki… Çantanıza onu atmadan önce bir kez daha düşünün, mümkünse ona veda edin.

Havaları ısınması pet şişelerin zararını da artırıyor.

Kalp hastalığı – diyabet riski

  Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki pet şişe içerisindeki sıvı tüketiminin verdiği zararların, yıllar sonra bile karşımıza çıkabileceğinin sinyallerini veriyor. İlk başta kalp rahatsızlıkları olmak üzere, kadınlarda pek çok rahatsızlığı tetiklediği belirlenmiştir. Harvard Üniversitesi School of Public Health araştırmacılarının öğrenciler üzerinde yaptıkları inceleme ve araştırmalardan korkunç sonuçlar elde ettiler. Bu araştırmada; bir hafta boyunca plastik şişelerden su içen öğrencilerin idrarlarındaki incelemede BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. BPA maddesi, dişilik hormonu östrojene benzeyen bir madde. Bu madde büyüme bozukluklarına, doğumsal kusurlara, kalp hastalıkları ile diyabet riski artışına sebep oluyor.   Avustralya’nın pek çok bölgesinde plastik şişe sularının satışını yasakladı. Neden yasaklandığını merak ediyorsanız, işte pet şişelerin içinde bizi bekleyen tehler…  

Plastik şişeleri güneşte bırakmayın

  Özellikle sıcak su, buhar ve içecekle temas eden plastik bardak, plastik karıştırıcılar, plastik biberonların kullanımları engellenmeli ve kısıtlanmalıdır. Plastik bardak ve biberonlara konulan ve sıcaklığı 70–90 olabilen sıcak sıvılar kanser yapan maddeleri içermektedir.   Her üç plastik şişe suyundan birinde sentetik organik kimyasallar ve bakteriler bulunduğunu açıklayan New York merkezli Doğal Kaynakları Koruma Konseyi (NRDF), pet şişeler yerine insanların daha güvenli ve ucuz içme suyuna sahip olabileceklerini belirtti. Küresel içecek endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörü olan plastik şişe suyu hem sağlığa hem çevreye yönelik yüksek riskler içeriyor. NRDC’nin yaptığı araştırmada her üç sudan birinde sentetik, organik kimyasallar ve bakteriler tespit edildi. Plastik şişelerin içindeki sular özellikle çocukları etkiliyor; suların içindeki zehirli toksinlerin kalp, şeker ve kanser hastalıklarına neden olabileceğini vurguluyor.   Hafiflik, dayanıklılık ve ucuzluğu ile bir anda hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen pet şişeler hakkında Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBTAM) Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel ile doktora öğrencisi uzman Mustafa Abdullah Yılmaz tarafından da bir çalışma yürütüldü.  

Pet şişenin içindeki suda 5 çeşit kimyasal

  Araştırmada, plastiklerin temas ettiği gıda ve içme suyuna ‘Chimassorb 81, Oleamide ve Irgafos 168′ isimli plastik katkı maddelerinin geçtiği belirlendi. 8 gün güneş ışığında bekletilen pet şişelerde ise antioxidant 2246 ve Butylated Hydroxytoluene (BHT) maddeleri tespit edildi. Söz konusu kimyasalların uzun vadede iç organlara ciddi zararlar verebileceğini söyleyen Prof. Dr. Hamdi Temel, “BHT maddesi kan, karaciğer, merkezi sinir sistemi için toksik olabiliyor. Bu maddeye uzun süreli maruz kalma durumlarında hedef organlarda hasarlar meydana gelebiliyor” dedi. Prof. Dr. Hamdi Temel, her gün kullanılan bu sulardan geçen polimer katkıların vücuda dahil olmalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi. Süper marketten alınan bir pet şişede ölçümleri yaptıklarını ifade eden Temel, “Chimassorb 81, Oleamide, Irgafos 168, kimyasal maddelerini burada gördük. Daha sonra acaba güneş ışınlarına maruz kalan pet şişelerde yaptığımız incelemede ise bu üç kimyasal maddenin yanında Antioxidant 2246 ve Butylated Hydroxytoluene maddelerini de rastladık” diye konuştu.   Bu tip kimyasal maddelere ömür boyu maruz kalınacağından ötürü iç organların ciddi manada zarar göreceğini dile getiren Temel, “Biz bu katkı maddelerini vücudumuzda depolamaya başlayacağız ve bunlar belli bir oranda vücutta birikecek. Bunlar kimyasal katkı maddeleri olduğu için hücrelere çok büyük zarar verecektir. Chimassorb 81 böbreklerde ve akciğerlerde çok büyük bir tahrip yapıyor. Butylated Hydroxytoluene böbreklere, akciğerlere ve solunum sistemlerine çok büyük zarar veren maddeler. Chimassorb 81 fazla olduğunda bunu yüzünüzü yıkamada kullandığınızda yüzünüzün kuruduğunu, gözlerinizin yaşardığını hissedersiniz” dedi.   Pet şişeler yerine cam ürünleri ve testileri tavsiye ettiklerini dile getiren Temel, şöyle devam etti: “Biz cam veya eskiden kullanılan toprak kapları, testileri tavsiye ediyoruz. Güneş ışınlarına direkt maruz kalan pet şişeleri kullanmalarını tavsiye etmiyoruz. Buz içinde olan pet şişeleri de tavsiye etmiyoruz. Küçük pet şişeleri kullanmasınlar. Su azaldıkça hacim küçüldükçe kimyasalların oranı artacaktır ve biz bu kimyasallara daha fazla maruz kalacağız. Ama hacim büyüdükçe seyrelme artacak. O kimyasalların seyrelmesi de artacak ve vücuda zararı daha az olacak” Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şuayib Yalçın ise pet şişedeki suyun kansere neden olduğuna dair kanıtlanmış bir verinin olmadığını söyledi. Pet şişeden önce sigara, ve alkolden uzak durulması gerektiğini ifade eden Yalçın, “Pet şişenin kanser yapan bir etkisi olsaydı pet şişe kullanan ülkelerde mide, yemek borusu ve mesane kanseri oranlarının artmış olması gerekirdi. Pet şişenin kansere neden olduğunu söylemek doğru değil. Pet şişeler uygun şekilde üretilmeli ve üretim süreçleri denetlenmeli. Tekrar tekrar kullanmaktan da kaçınılmalı” dedi.

Topuz: “60 kez kullanılması gereken damacanalar bin kez kullanılıyor”

Kanser hakkında çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Erkan Topuz ise meslektaşıyla aynı fikirde değil. Güneşte duran pet şişelerin kanser riskini arttırdığını söyleyen Topuz, “Eve damacanayla alınan su hemen cam boşaltılmalı. Günlerce bekletmek doğru değil. Pet şişeler kesinlikle güneşte durmamalı. Aksi taktirde plastikteki maddeler suya geçiyor. Ekonomik nedenlerle bunlar plastikten yapılıyor, ama en sağlıklısı cam” ifadelerini kullandı. 60 kez kullanılması gereken damacaların neredeyse bin kez kullanıldığını belirten Topuz, Yerel yönetimlerin bunu denetlemesi gerektiğinden bahsetti. LinkedIn

Etiketler ,

Источник: https://www.gidagundemi.com/gida-guvenligi/gida-guvenligi/pet-siselerdeki-tehlike-h3038.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть