Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

içerik

Nasır Neden Olur Nasıl Geçer? Nasırın Sebepleri ve Tedavisi

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Günümüzde hemen her insanda olan nasır hastalığı ellerde ve ayaklarda görülen deri tabakasının kalınlaşması ve kötü görüntüsü ve değişik şekilleri olan bir hastalık türüdür. Nasır hastalığı en çok ayak, altı ayaküstü veya ellerde görülmektedir. Ayrıca çok ağrılı bir hastalık türüdür, ayakaltı nasırları kişilerin yürümesine engel olmaktadır.

Uzun tedavi süreci olan hastalık kişilerde yeni çıkma aşamasında iken nasır olduğu anlaşılmayabilir. Nasır hastaları öncelikle bir genel cerrah doktoruna giderek emin olmalıdır. Doktorun yapacağı muayene hastadaki nasır boyutunu tespit etmektedir.

Genel olarak nasır oluşan bölgede ayak içinden başlayıp dışarı vuran bir ağrılı ve kalınlaşmış bir deri göstergesi ile görünmektedir.

Nasırın Sebepleri Nedir?

Anne ve babada olan nasır aile içinde çocuğunda da olmaktadır, Genetik olarak irsi bir durumdur veya özellikle bayanlarda görsel amaçlı şık görünme etkisi ile giyinen dar ayakkabıdan oluşmaktadır. Ayak sağlığı son derece ciddiye alınan bir durumdur. Çalışan her bayan önce şık değil rahat ayakkabı tercihi yapmalıdır.

Gün içinde en az 8 sat ve daha fazla ayakların dar ayakkabı içinde olması şekil bozukluğu ve nasır oluşumuna sebep olmaktadır. İlaç tedavisi olan nasır hastalığında ilaç etkisi çok fayda etmemektedir. Geçici olarak rahatlatmaktadır, fakat ciddi boyutlu nasır hastalığında çözüm ameliyat olmaktadır.

Bu duruma öncelikle doktor karar vermektedir, ameliyat olan nasır hastalarında parça tahlile gönderilmekte ve sonuç doğurgan olup olmadığına bakılmaktadır.

Nasırın Belirtileri Nelerdir?

Ellerde ve ayakta çıkan nasırlar şiddetli bir kaşıntı ve ağrı ile belirti göstermektedir. Özellikle nasır oluşan bölgede kuruluk ve sertleşme olmaktadır.

Bu durumlarda nasır hastaları şiddetli ağrı ile nasır bölgesini çok hareket ettiremez iken yanma hissi ile huzursuzluk göstermektedir. Nasır olan bölge ayakaltında ise yürüme zorluğu son derece zorlaşmaktadır.

Ellerde ise ellerin deterjana girmemesi ve korunması gerekmektedir.

Nasırdan Korunma Yolları Nelerdir?

Nasır hastalarının Önce ayakaltı ve üstünde oluşan nasırlar için rahat ve ortopedi ayakkabı giymesi gerekmektedir. Bu şekilde rahat yürümesi sağlanarak nasır ilerlememiş olmaktadır.

Silikon ayak makaraları ile nasır bölgeleri olan ayaklar desteklenmelidir. Doktor tarafından verilen ilaçlar uygulanmalı ve kullanılmalıdır.

Ellerde oluşan nasırlar suyla çok temas etmemeli ve nasır hastaları dinlenmelidir.

Nasırın Tedavisi Nedir?

İlaç tedavileri ve silikon makaralar ile düzenli kullanım şekli ayrıca nasır hastaları öncelikle genel cerrah doktoru ile muayene sonrası gerek görülürse cerrahi işlemle nasır bölgesi alınmalıdır. Nasır alınan parça tahlile gönderilerek nasırın boynuzlu olup olmadığına bakılmalıdır.

Hastanın tahlil sonucu temiz değil ise nasır kendisini yenileyerek tekrar aynı bölgede çıkmaktadır. Bu işlem olarak yapılan ameliyat bir yıl koruması ardından kendini tekrarlamaktadır. Fakat temiz sonuç ise hastanın nasır tahlili tekrar çıkmadan hasta nasırlarından kurtulmuş olacaktır.

Nasır Olan Kişilerin Dikkat Etmesi Gerekenler Nelerdir?

Ayak nasır hastası olan kişiler çok ayakta kalmamalı ve kendisini yormamalıdır. Ağır taşımamalı ve yüksek topuk giymemelidir. Erken oluşan bir nasır hemen tedavi edilmeli ihmal etmemelidir.

Ellerde oluşan nasırlar suya çok girmemeli ve çalışan insanların makas ve kalemi belli aralıklarda bırakması gerekmektedir. Çok uzun süre ellerde tutulan kalem ve makas nasır oluşumuna sebep olmaktadır.

Düzenli doktor kontrol ve muayenesi yaptırmalıdır, ilaç desteği gerekiyor ise uygulanarak içilmelidir.

Nasır Hastası Olan Kişilerde Bulaşıcı Olur mu? Evet, nasır hastalarının ayakkabı ve terlikleri başkaları tarafından giyilmemelidir.

Nasır Hastalığı Ameliyat Sonrası Ne Zaman İyileşir? Ameliyat olan nasır hastaları en az ayak altı veya üstünden ameliyat olmuş ise iki hafta sonra iyileşir. Ayağa çok kalkmadan dinlenmeli ve dikişler alınmalıdır.

Nasır Hastaları Ne Tür Ayakkabı Seçimi Yapmalıdır? Özellikle bayanlar sivri burun ayakkabı giymemeli ve bu tarz modellerden uzak kalmalıdır. Küt burun ayakkabılar tercih edilmelidir.

Nasır Hastalığı Her Yaşta Görülebilir Mi? Her yaşta evet oluşan nasırlar erkeklerde ve kadınlarda hatta çocuklarda dahi görülmektedir.

Nasır Hastalığı Tekrarı Çok Ağrılı Mı Olmaktadır? Her nasır hastasında oluşan ikinci birçok nasır şiddetli ağrı ve batma hissi ile oluşturmaktadır.

Источник: https://www.bilginoktasi.com/nasir-neden-olur-nasil-gecer-nasirin-sebepleri-ve-tedavisi.html

PİŞİK TEDAVİSİ, NASIL GEÇER?

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Pişik, deri katları arasında ortaya çıkan kaşıntıdır. Nem ve ısının artması sonucu sürtünme ile deride tahriş meydana gelmektedir. Bu da pişik olarak adlandırılmaktadır. Oldukça yaygın olarak görülen deri kaşıntısı, hayatın devamı sırasında beklenmedik bir anda ortaya çıkabilir.

Daha çok geniş, büyük deri alanlarını etkileyen pişik, koltuk altında, göğüslerin altında, genital bölge ve karın kısmında yaygın olarak görülür. Pişiğin risk faktörleri, obezite, sıcaklık ve nemdir. Pişikten rahatsız olan bireyler, deride kızarıklık, yanık ve kaşıntıdan şikayet etmektedirler.

Uzun süredir devam eden pişik, küf kokusu yaratabilir. Pişik, görsel muayene ile teşhis edilir. Pişik, bakteri ve mantar hastalığı gibi nedenlerle enfekte olabilir. Pişik bir kenara, derideki katmanlarda meydana gelen patlamalar, diğer birçok dermatolojik durumu meydana getirir.

Pişik, uzun dönemde kilo verme ve kısa dönemde de pudra kullanımı ile engellenebilir.

Basit pişik olma durumu; sürtünme, nem, yüksek sıcaklık sonucu oluşan tahriş edici deri iltihabıdır. Çeşitli ilaç ve kimyasalların alerjisi ve bakteri, mantar, tırnak mantarları ve mayalar gibi çeşitli mikroorganizmalar sonucu pişik oluşabilir. Ayrıca, intertriginöz alanlarında görünen dermatolojik hastalıklarda oluşabilir.

İdrar, dışkı ve ter de deri problemlerinin oluşmasında etkilidir. Ancak, pişik oluşumuna en çok etkiyi sağlayan faktör sıcak ve nemdir. Bu ortam, mikropların gelişimi için uygun ortamı sağlamaktadır.

Ayrıca, sıkı elbise ve ayakkabılar da sürtünmeyi arttırdığından pişik oluşumuna neden olmaktadır. Sıkı sütyenler kadınlar için pişik oluşumuna neden olur. Bunun için daha iyi destekli sütyenler kullanılmalıdır.

Naylon ve insan yapımı sentetik fiberler pişik oluşumuna neden olduğundan, pişiğin engellenmesi için daha çok emici kumaşlarla, pamuklu kumaş kullanmaya dikkat edin.

Eğer aşırı kiloluysanız, bu da pişik oluşuma neden olmaktadır. Fazla kilolardan kurtularak sürtünmeyi azaltabilirsiniz. Böylece, pişik oluşumunu engellemiş olursunuz.

Egzersiz sonrası duş alımı önemlidir. Ancak, duştan sonra tam olarak kurulanma, pişik oluşumu için daha önemlidir. Duş sonrası tam olarak kurulanmalı ve nemli yerlerden kurtulmalısınız.

Bunu, saç kurutma makinesi yardımıyla yapabilirsiniz.

Koltuk altı nemli bölgeleri ve göğüs çevresinde oluşan nemleri soğuk aylarda saç kurutma makinesi yardımıyla kurutabilir ve pişik oluşumunu engelleyebilirsiniz.

Pişik Risk Faktörleri Nelerdir?

Çevresel faktörler, pişik oluşumunda ve şiddetlenmesinde en büyük rolü oynamaktadır. Sıcaklık ve nemin en yüksek seviyelerde olduğu yaz aylarında, pişik oldukça sık görülmektedir.

Bisiklet kullanımı, koşu gibi tekrarlanan hareketler, deride yara oluşturucu ve tahriç edici bir güç oluşturur. Bazı risk faktörleri sonucu da, pişik oluşur.

Bu risk faktörleri; obez olmak, diyabete sahip olmak, nasır, takma uzuv ve yüksek ısı ve neme maruz kalmak gibi faktörlerdir.

Diğer risk faktörleri de; idrar tutamama, aşırı terleme, kötü hijyen ve yetersiz beslenmedir. Bebeklerde ise, kısa boyun ve bükülmüş duruşları sonucunda pişik riski oluşur. Ayrıca sedef hastalığı gibi bazı deri hastalıkları da, pişiğin gelişimini etkiler.

Pişik Semptom ve İşaretleri

Pişik nasıl görünür? Birey pişik olduğunu nasıl anlar? Kırmızı ve kırmızımsı kahverengi bir kızarıklık, pişiğin en belirgin göstergelerindendir.

Bunun yanında, hassas, kaşıntı oluşan bir cilt, kötü bir koku ve çatlak, kabuklu sert bir cilt de pişik nedenlerindendir. Pişik, neme maruz kalmış ve birbiriyle sürtünen herhangi bir deri bölgesinde oluşabilir.

Bebeklerde ise, bebek bezinin neden olduğu pişikler sıkça rastlanır.

Pişik, bireyin vücudunda, ayak parmakları arasında, koltuk altında, iç uylukta, kasıkta, meme veya karın alt kısmında, boyun kıvrımlarında ve kalça arasında görülebilir. Eğer bu pişik semptomlarından birine rastladıysanız, devamında enfeksiyon oluşmaması için doktora görünmeniz önemlidir.

Pişik Teşhisi

Pişiği diğer cilt bozukluklarından ayırt etmek zor olabilir. Ancak, hastalık geçmişi, tanı koymada yardımcı olabilir.

 Eğer sağlık geçmişinde merhem, antibakteriyal şampuanlar, lokal steroidler gibi ipuçları bulunuyorsa, pişik teşhisinde yardımcı olabilir.

Bazı steroidler, atrofi ve meserasyon gibi deri problemlerine, bazı şampuan ve merhemler ise deri iltihaplarına neden olabilir. Görsel muayene ile, ciltte oluşmuş yaralar tanımlanabilir.

Pişik Komplikasyonları

Pişik, enfeksiyon içeren çeşitli mikroorganizmaların etkileri sonucu oluşabilir ve etkileri büyümeden yok edilmelidirler. Mantar enfeksiyonları, pişik bölgelerinde en çok görünen enfeksiyon türüdür.

Bu enfeksiyonları, uygun testlerle ortaya çıkarmak önemlidir. Deriyi etkileyen küçük kazıntıların mikroskop altında analiz edilmesi gibi testlerle çözümler üretilebilir.

Değişik türlerde deri hastalıkları bulunmaktadır.

Pişik Kimleri Etkiler?

Pişik, her yaş grubundaki insanı etkileyebilir özelliktedir. Çünkü, ihtiyaç duyduğu şey nem ve sıcaklıktır. Bu yüzden bebeklerden ki en çok bebekleri etkiler, yaşlı insanlara kadar her insanda belirebilir. Ancak daha çok, tabii ki risk faktörlerini taşıyan insanlarda görünmektedir.

Aşırı kilolu bireyler, diyabet hastaları, yatakta çok zaman harcayan insanlarda, bebek bezi dolayısıyla bebeklerde ve idrar tutamama sorunu yaşayan her bireyde görünmektedir.

Kısacası, vücut yüzeyinde sürtünmeye ve neme neden olan her türlü sebep dolayısıyla, bu tür nedenlere sebebiyet veren her türlü giysi ve kullanılan her üründen dolayı pişik meydana gelir.

1.Engel Etmenler

Komp olmayan pişikler, çok sayıdaki etmenler ve mekanizmalarla, deri katmanları kuru, temiz ve serin tutulabilir.

Engelleyici maddelerin kullanımı ile, derideki problemler ile giderilebilir ve kaşıntı ve acı hafifletilebilir. Çinko oksit merhemler, vazelin gibi deri koruyucularla pişiğin etkisi giderilebilmektedir.

Gazlı bez, pamuklu yüzeyler ile, geçirgen çarşaflar ile sürtünme azaltılabilir.

2.Kurutucu Etmenler

Alüminyum sülfat, kalsiyum asetat solüsyonu ve antiseptik kurutma maddeleri, talk pudrası gibi, pişiğin tedavisinde kullanılabilir. Pudra, mantar önleyici kremler ve merhemlerle aynı anda kullanılmamalıdır.

Çünkü, ikisi aynı anda kullanıldığında yapışkan bir ortam yaratır. İkisi bir arada kullanılacaksa, 2 ya da 3 saat arayla kullanılmalıdır.

Tedavi sonrası, semptomlar düzelmezse, potasyum hidroksit hazırlanmalı ve bakteri kültürü ve hassaslık testi yapılmalıdır.

3.Engelleme ve Diğer Pişik Tedavileri

Eğer siz ya da çocuğunuz pişiğe sahipseniz, doktor, basit bir öneriyle size çözüm sunabilir. Pişik olan bölgenin kuru ve hava aldığı bir pozisyonda bulunması durumu muhtemel öneridir. Eğer obezite hastasıysanız, kilo verme de, pişik oluşumunu engelleyen temel faktörlerden biridir. Bazı hastaların büyük ve sarkık göğüsleri de pişik oluşumuna neden olmaktadır.

Bu durumda meme estetiği bir çözüm üretebilir. İdrar ya da dışkıya maruz kalan derileri bu durumdan korumak veya bu durumun oluşmasını engellemek, deride oluşabilecek ıslaklık yani nem durumunu ve dolayısıyla tahrişi engeller.

Yumuşamaya yardımcı maddeler ile deriyi nemlendirmek, yumuşak bir vücut temizliği rutini sağlamak ve deri koruyucular kullanmak da insan vücudunun iyi bir yapıda olmasına yardımcı olur.

Источник: https://evdesifa.com/pisik-tedavisi/

Peteşi Nedenleri Nedir, Tedavisi Nasıldır? – Sebepleri.com

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Deri altı kanama bulgusu olarak görülen ve cilt yüzeyinden görülebilen lekelere, deri döküntüsüne purpura denir. Kırmızıya benzeyen mor renkteki bu lekelerin büyüklüğü 3 milimetreden küçük olanları yani iğne ucu kadar olan veya biraz daha büyük, küçük bezelye taneleri kadar olanları ise peteşi olarak adlandırılır. Çapları 1 cm üzerindeyse ekimoz olarak adlandırılırlar.

Ciltte ve ağız içi gibi farklı vücut bölgelerinde peteşi ya da purpura görülebilir.

Kılcal damarlarda meydana gelen ufak kanamalar gibi nedenlerle ortaya çıkan purpura ya da peteşiler başlangıçta kırmızı-kahverengi olup, sonradan rengi mora döner ve en sonunda sararır. Damar içinde bulunan kırmızı kan hücrelerinin deri içine veya deri altı dokularına çıkması nedeniyle meydana gelmektedirler.

Peteşi Sebepleri

Nedeni kesin olarak saptanamayan cilt altı kanamalarının görülmesine sebep olan, peteşiler ile ilişkilendirilen durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Düşük trombosit sayısı cilt altı kanamalarının her türünün en önemli nedenidir. Normal şartlarda sağlıklı bir insanın kanının 1m3’ünde 130 bin ile 140 bin arasında trombosit bulunur. Vücuttaki görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamak olan trombosit sayısı 1mm3’te 10 binin altına düşerse kendiliğinden cilt altı kanamaları yani büyüklüklerine göre peteşiler, purpuralar ya da ekimozlar meydana gelir. Dolayısıyla tormbosit düşüklüğüne neden olabilen tüm durumlar peteşi görülmesine yol açabilirler. Kan sulandırıcı ilaçların ve diğer bazı ilaçların kullanılması, AIDS-hepatit gibi hastalıklara yol açan virüsler, lösemi, lenfoma, aplastik anemi gibi hastalıklar, bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar, radyasyon almak (kemoterapi ya da radyoterapi), damar içinde kan pıhtılaşması, hamilelik gibi durumlar trombosit düşüklüğüne ve bu nedenle peteşiye neden olabilirler. Ayrıca antikorlar bilinmeyen nedenlerle vücudun bazı hücrelerine saldırırlar. ITP olarak adlandırılan sorunda da trombositlere saldıran antikorlar bunların parçalanmasına neden olurlar. Dolayısıyla trombosit düşüklüğüne ve peteşiye neden olurlar. Diğer bazı nedenler de cilt altı kanamalarına yol açabilir ama bu kanamaların asıl nedeninin trombosit düşüklüğü olduğu kabul edilir.Deri altı kanamalarının ortaya çıkmasının en önemli nedeni kandaki trombosit düşüklüğüdür.
  • Hastanın kaşıdığı ya da giysilerinin sıktığı yerlerde peteşi görülebilir.
  • Fiziksel yaralanmalar cilt altı kanamalarına yol açabilir.
  • Normal doğum sonrası hayata gelmiş olan bebeklerde doğum kanalından geçiş sırasında maruz kalınan baskıya göre özellikle yüzde peteşi görülebilir.
  • Özellikle çocuklarda zorlanmalarına sebep olan öksürük nöbetleri ya da kusma sonrasında göz çevresi başta olmak üzere yüzde peteşi görülebilir.

Kısacası deri altı kanamalarının başlıca sebebi trombosit eksikliği, sonraki sebepleri ise damar duvarını etkileyen hastalıklar ve fiziksel travmalardır.

Özellikle çocuklarda zorlanmalarına neden olan öksürük nöbetleri ya da kusmalar sonrasında peteşi sorunu ile karşılaşılabilir.

Peteşi Tedavisi

Deri altı kanamasına yol açan ilaç kullanımları gibi etkenler olduğunda bu ilaçların değiştirilmesi ya da kullanım şekillerinin düzenlenmesi yoluyla sorun düzeltilebilir.

Tabi bunun için doktorunuzun tavsiyelerini izlemeniz gerekecektir.

Trombosit düşüklüğü vücudunuzun bağışıklık sisteminin onlara saldırmasından kaynaklanıyorsa bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılması da gerekebilir.

Herhangi bir hastalık nedeniyle görülen deri altı kanamaları ise hastalığın tedavi edilmesi ile ortadan kalkar. Travmalar nedeniyle kolay şekilde morarmalar görülen hastalar tedavi edilmez ama bunlara pıhtılaşma konusunda sorun yaşamadıkları, morarmalara yol açabilecek olan travmalardan uzak durmaları gerektiği anlatılır.

Başka nedenlerle ortaya çıkan trombosit düşüklüğünden kaynaklanan cilt altı kanamaları söz konusu olduğunda ise uygun ilaçlar kullanılarak trombosit seviyesi artırılmaya çalışılır.

Hastanın kendi kanı alınarak plazma takviyesi yapıldığı ve hastaya geri verildiği plazmaferez yöntemi ve kan nakli bu tedavi sırasında başvurulacak olan yöntemler arasında yer alabilirler.

Ayrıca trombosit seviyesi çok düşük olan hastaların ancak doktor kontrolünde Aspirin ve ibuprofen gibi kan inceltici özelliği de olan ilaçları kullanmalarına izin verilir. Bu hastaların alkolü tamamen bırakmaları ve yaralanmaya, kanamaya neden olabilecek aktivitelerden (ağır sportif egzersizler dâhil) kaçınmaları gerekir.

Bu makale işime yaradı diyorsanız paylaşın; Sağlık kategorisindeki bu yazı 4 Mart 2017 tarihinde eklendi. 24398 kere okundu ve Sebepleri tarafından yazıldı.

Источник: https://www.sebepleri.com/petesi-sebepleri/

Deri Altı Kanama

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Deri altındaki kanamalar küçük iğne ucu büyüklüğünde ise  peteşi, büyük ise purpura, 1cm den daha büyük ise ekimoz olarak tanımlanmaktadır.

Purpura damar içerisindeki kırmızı kan hücrelerinin deri altı dokulara ve/veya deri içine çıkmaları sonucu ortaya çıkan klinik bir bulgudur.

Travma, infeksiyonlar veya inflamatuvar değişiklikler, damar destek dokuların bütünlüğünün bozulması gibi nedenler, kanın pıhtılaşma sisteminde herhangi bir patoloji olmadan damar duvarından dokulara ve deriye anormal kanamalara neden olmaktadır.

Purpura kliniğinin değerlendirilmesinde lezyonların ne zaman başladığı, deriden kabarık olup olmamaları, travma öyküsü, ilaç kullanımı ve sistemik hastalıkların varlığı ile ilgili bilgiler hastadan alınmalıdır.

Bazı purpuralarda tanı hasta ve purpuranın klinik özellikleri ile yeterli olmaktadır. Örneğin deri atrofisi-incelmesi ile birlikte ön kollarda ve el sırtında çok sayıda ekimoz görülen yaşlı bir hastada “senil purpura” tanısı konulabilir.

Purpuralarda sıklıkla mavi veya mor renkli olan başlangıç lezyonları zamanla yeşilimsi kahverengiye döner ve son olarak hemoglobinin bilirubine yıkılması ile sarı renkli olurlar.

Purpuranın klinik değerlendirmesinde purpuranın deriden kabarık olması ve elle hissedilmesi, purpurada inflamasyonun olması ve purpuranın şekli son derece önemlidir.

Purpurada eritrositlerin doku ve deriye geçişi dışında fibrin birikimi, lokal ödem, inflamasyon purpuranın elle hissedilmesine neden olabilir.

Ağrı, eritem, ısı artışı ve lokalize ödem inflamasyonun göstergeleridir ve damar iltihaplanması veya immun kompleks bozukluğunu düşündürmelidir. Purpurik lezyonun şekli de değerlendirmede önemlidir.

Purpuranın yuvarlak yada noktasal dağınık görünümü tanıda önemlidir. Örneğin;

Muayenede elle hissedlebilen-palpabl ya da noktasal şekilli ancak inflmasyonun olmadığı purpurik lezyon nedenleri;

  1. DİSPROTEİNEMİLER
    • Kryoglobulinemi
    • Waldenström hiperglobulinemik purpura
    • Hafif-zincir vaskülopatisi
    • Kryofibrinojenemi
  2. TROMBOTİK
    • Heparin nekrozu
    • Warfarin nekrozu
    • Protein S ve C eksikliği
    • Paroksismal noktürnal hemoglobinüri
    • Antifosfolipid sendromu
    • Livedoid vaskülit
  3. EMBOLİK
    • Kolesterol emboli
    • Kütanöz kalsiflaksi
    • Atrial miksomadan kaynaklanan emboli
  4. ARTROPOD ISIRIKLARI

Palpabl ve Nonpalpabl ancak inflamasyonu olduğu purpurik lezyon nedenleri;

  • Pyoderma gangrenozum
  • Sweet sendromu
  • Behçet hastalığı
  • Serum hastalığı
  • Henoch-Schönlein purpura
  • İnfeksiyonlar
  • Waldenström hipergamaglobulinemi
  • Eritema multiforme
  • Kütanöz poliarteritis nodozum
  • Paraneoplastik vaskülit
  • İlaca bağlı gelişen vaskülit
  • Antinötrofil sitoplazmik antikor-ilişkili vaskülit
  • Wegener granulomatozis
  • Churg-Strauss sendromu
  • Mikroskopik anjiit

Nonpalpabl, inflmasyon yok ve yuvarlak şekilde purpurik Lezyon nedenleri;

  1. Artmış transmural basınç gradyenti
  2. İlaç reaksiyonları
  3. Koagülasyon bozuklukları
  4. Travma olmaksızın damar bütünlüğünde bozulma
    • Senil purpura
    • Glukokortikoid fazlalığı (Cushing sendromu, glukokortikoid tedavisi)
    • Skorbüt- vitamin C eksikliği 
    • Sistemik amiloidoz
    • Konnektif- doku bozuklukları (Ehlers-Danlos sendromu, psödoksantomaelastikum)
    • Laktik asidoz ve inme benzeri sendromla giden mitokondriyal ensefalomiyopati (MELAS)
  5. Travma
  6. Waldenström hipergamaglobulinemik purpura
  7. Schamberg hastalığı (ilerleyici pigmenter dermatoz)

Enfeksiyon kaynaklı purpura nedenleri;

  • Bakteriyel
  • Endokardit
  • Meningokoksemik purpura fulminans
  • Gram negatif sepsis
  • Henoch-Schönlein purpurası
  • Viral
  • Parvovirus
  • Rubella, varicella, roseola
  • Cytomegalovirus
  • Coxsackie B6
  • Herpes (HHV-6)
  • Hantavirus
  • Hemorajik ateşler
  • Riketsiyal
  • Fungal
  • Paraziter infeksiyonlar

Purpuralarda Laboratuvar

Purpurası olan bireylerde pıhtılaşma testlerine ait sonuçlar normal bulunmalıdır. Trombosit sayısı, protrombin zamanı (PT) ve  aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT) mutlaka değerlendirilmelidir.

Trombosit sayısı, PT ve aPTT değerleri normal bulunan bir hastada von Willebrand hastalığı ve trombosit işlev bozukluğu gibi primer hemostatik bozuklukların dışlanması, Faktör XIII eksikliği ve disfibrinojenemi gibi daha nadir ikincil hemostaz anomalilerinin aranması ve α2-antiplazmin eksikliği gibi fibrinolitik bozuklukların bulunmadığından emin olmak gerekir.

Ayırıcı Tanı

  1. Telenjiektazi ile birlikte olanlar
    • Anjiomalar
    • Herediter hemorajik telenjiektazi
    • Kronik aktinik telenjiektazi
    • Skleroderma
    • CREST sendromu
    • Ataksiya telenjiektazi
    • Kronik karaciğer hastalığı
    • Gebeliğe bağlı telenjiektazi
  2. Kaposi sarkomu ve diğer vasküler sarkomlar
  3. Fabry hastalığı
  4. Neonatal ekstramedüller hematopoez
  5. Anjioma serpiginozum

Tedavi

Purpurada tedavi, altta yatan hastalığın kontrol altına alınması ile ilişkilidir. Pıhtılaşma bozukluğu olmadan, uzun süreli kolay morarma yakınması olan hastalara tedavi verilmez.

Bu kişilere hastalığın selim olduğu anlatılır, mümkün olduğunca travmalardan kaçınmaları ve asetilsalisilik asit(Aspirin) ve siklooksijenaz-2 seçiciliği olmayan nonsteroidal analjezik kullanmamaları önerilir.

Benzer öneri senil purpuraları olan yaşlı hastalar için de geçerlidir.

C vitamini eksikliğinde kanamaya eğilim kısa sürede oral askorbik asit uygulaması ile düzelir. Vasküliti olan hastalarda kortikosteroidler veya multiorgan tutulumu varsa diğer immunsupresif ilaçlar kullanılabilir.

Taze donmuş plazma, düşük doz heparin tedavisi, gerektiğinde eritrosit ve trombosit süspansiyonu desteği önemlidir. Antitrombin değerleri düşük olan olgularda taze donmuş plazma veya antitrombin konsantreleri verilerek antitrombin düzeyleri yükseltilmektedir.

Herediter hemorajik telanjiektazili hastalarda telanjiektaziler cerrahi yöntemlerle veya lazer ışınlarıyla ortadan kaldırılmaya çalışılabilir.

Oral kontraseptifler (östrojen-progesteron) semptomatik premenopozal kadınlarda kanamayı durdurabilmektedir.

Transamin ve ε-aminokaproik asit gibi antifibrinolitikler kanama kontrolünde bir miktar başarı sağlamıştır.

Demir replasmanı birçok hastada gerekir.

Eritrosit süspansiyonu kanamalar sırasında endike olabilir.

Источник: https://www.hakanbuzoglu.com/deri-alti-kanama-purpura-petesi-ekimoz

Peteşi Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Cilt altında meydana gelen kanamalarla oluşan nokta gibi lekelere peteşi denir. Lekeler toplu iğne ucu büyüklüğünde ise bu duruma peteşi, daha büyükse purpura, 1 cm’den de daha büyükse ekimoz olarak adlandırılır. Peteşi cilt üzerindeki çil benzeri yuvarlak lekelerdir.

Peteşinin en yaygın sebebi şiddetli öksürük, uzun süreli kusma veya aşırı ağlama gibi cilde baskı sonucu oluşan fiziksel travmalardır. Bu tür bir travma, özellikle göz çevresinde yüz peteşini ile sonuçlanabilir. Peteşi ayrıca yaşlanan ciltte de görülebilir.

Bu peteşi türleri genellikle zararsızdır ve birkaç gün içinde kaybolurlar.

Cilt üzerinde görülen bu peteşiler aynı zamanda ciddi bir kan hastalığının da belirtisi olabilirler. Böyle bir durumda trombosit seviyesi düşer ve kanın pıhtılaşması bozulur. Peteşi bilinen bir nedeni olmayan trombositopeni olan idiopatik trombositopenik purpura olarak adlandırılan başka bir trombositle ilişkili bozukluğun da bir işareti olabilir.

Peteşi lekeleri büyük veya çürük, küçük ve döküntü benzeri olabilir. Bu lekelerin boyutları ve görünümüne bağlı olarak farklı adlandırılmaktadır. Döküntüye benzeyen küçük lekeler peteşi olarak adlandırılır. Çürük benzeri görünen büyük lekelere ekimoz denilmektedir.

Peteşi Sebepleri Nelerdir?

Peteşi, kılcal damar çatlaması durumunda yaşanan küçük kanamalar sonucunda cilt üzerinde görülen kırmızı veya mor küçük lekelerdir.

Bu lekelerin boyutu genellikle 1 ila 2 milimetre arasında değişmektedir. Minik kılcal damarları kan akarken, deriye kan sızması sonucunda peteşi yaşanır.

Bu ciltte kırmızı, mor ve hatta kahverengi lekelenmeye neden olur. Peteşi sebeplerinden bazıları şunlardır:

Damarları birbirine bağlayan kılcal damarlarda yaşanan kanama nedeniyle meydana gelmektedirler. Bir döküntü gibi görünebilir ve kırmızı, kahverengi veya mor renkte olabilirler. Bu lekeler; göz kapakları gibi veya ağız içi dâhil olmak üzere vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

Peteşinin ortaya çıkmasına neden olabilecek koşullardan bazıları şunlardır:

İlaç yan etkileri: Peteşi, vücudun içindeki alerjik reaksiyonları tetikleyebilecek bazı ilaçların bir sonucu olarak gelişebilir. Bu noktalar, ilaçlar ve varfarin, aspirin, heparin, kortizon, penisilin, naproksen, simetidin, karbamazepin gibi ilaçların kullanılması nedeniyle gelişebilir.

Vitamin eksikliği: Vücutta besin maddeleri eksikliği ve K,C,B,B12,B9 ve folat gibi vitamin eksiklikleri aynı zamanda peteşinin gelişmesi için de bir neden olabilir.

Ateş: Ateş durumunda peteşi oluşma ihtimali yükselir.

Kanser ve kanser tedavisi: Peteşinin başlıca nedenlerinden biri lösemi ve kemik iliği kanseridir. Bu iki tür kanser, kandaki trombosit seviyesinin büyük ölçüde düşmeye başladığı ölümcül sağlık problemleridir. Ayrıca, peteşi kanseri iyileştirmede yardımcı olan kemoterapi ve radyasyon tedavisinden de kaynaklanabilmektedir.

Trombositopeni: Bu, kandaki trombosit seviyelerinin düşmesi ve dönüşmesi ile ortaya çıkan tıbbi bir durumdur. Bu durumpeteşi ihtimalini arttırabilir.

Fazla Gerilme: Vücut uzun bir süre aşırı gerginliğe maruz kaldığında, peteşi oluşum riski artar. Bu durumlar arasında; uzun süreli stres, ağlama, doğum, halter, kusma ve sürekli öksürük sayılabilir.

Diğer nedenler:

  • Cilde zarar veren yaralanma veya travma
  • Güneş yanığı
  • Böcek ısırıklarına alerjik reaksiyonlar
  • Çeşitli otoimmün hastalıklar
  • Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar
  • Ağırlık kaldırmak veya doğum yapmak gibi zorlanmaya neden olabilecek yorucu aktivite
  • Kan zehirlenmesi
  • Vaskülit
  • Ebola ve sarıhumma gibi viral enfeksiyonlar, kan pıhtılaşmasını engelleyerek cildin altında kanamaya neden olabilir
  • Bazı ilaçlar da yaygın olarak peteşi oluşumu ile ilişkili olabilir. Yan etki olarak peteşiye neden olabilecek ilaçlar şunlardır:
  • Antibiyotikler
  • Antidepresanlar
  • Anti-nöbet ilaçları
  • Kan sulandırıcılar
  • Kalp ritmi ilaçlar
  • Nonsteroidal iltihap sökücü ilaçlar (NSAID’ler)
  • Sakinleştiriciler

Peteşi Tedavisi

Peteşi cilt hastalığı için uygulanacak tedavi bu durumun asıl nedenine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Peteşi için cildiye doktoruna gidilmelidir. Tedaviye bu duruma yol açan asıl sebebin bulunmasıyla başlanır:

Eğer peteşi herhangi bir ilacın alımından kaynaklanıyorsa, kişinin bu ilaçları bırakması gerekebilir.

Eğer sebep bakteri veya virüs kaynaklı ise, enfeksiyon iyileştirildiğinde peteşiler de yok olacaktır.

Antibiyotikler: Antibiyotik ilaçlar genellikle bulaşıcı bir durum nedenli olan peteşi için önerilir.

Kemoterapi: Peteşi üzerinde lösemi veya kanser gibi kötücül durumların sorumlu faktörler olduğu tespit edilirse, kemoterapi gerekli olabilir.

Trombosit nakli: Peteşi vücuttaki trombosit düşüklüğü sebepli yaşanıyorsa, trombosit nakli bu durumu iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Karbonat

Karbonat, peteşi tedavisi için uygulanacak en etkili ve doğal yöntemlerden birisidir. İçinde bulunan renk açıcı özellikleri sayesinde kırmızı lekeler ve peteşinin kısa zamanda kolayca kaybolmasına yardımcı olur.

1-2 yemek kaşığı karbonat ve hindistancevizi yağını karıştırıp macun kıvamına getirin. Ardından bu karışımı peteşi üzerinde yaklaşık 10 dakika kadar bekletin. Sonrasında nemli bir bez ile bölgeyi temizleyin. Etkili sonuçlar almak için haftalık olarak bunu uygulayın.

Soğuk Kompress

Soğuk kompresin peteşi tedavisinde oldukça etkili olduğu bilinmektedir. Soğuk hissi ciltte iltihabı azaltmaya yardımcı olduğu gibi peteşi riskini de azaltmaktadır. Bir buz küpünü ince bir havluya sarın. Ardından peteşi üzerinde 15 ila 20 dakika bekletin. Bu iltihap üzerinde hemen rahatlama sağlayacaktır.

Diğer Bitkisel Tedavi Yolları

  1. Karahindiba kökü gibi otlar karaciğerdeki toksinlerin atılmasını sağlar, kan dolaşımını artırır ve peteşi oluşumunu önler. Yani peteşi durumunda, karahindiba çayı içmeniz çok faydalı olacaktır.
  2. Spirulina gibi yeşillikler vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olarak peteşinin altta yatan nedenini tedavi etmede çok faydalıdır.
  3. Çin tıbbında; nilüfer, çin yüksük otu ve nane kullanımı, peteşiden kurtulmaya yardımcı olduğuna inanılmaktadır.

Источник: https://selmasultan.com/petesi-purpura-neden-olur-nasil-gecer-bitkisel-cozum

Peteşi Nedenleri – Peteşi Nedir? Peteşi Belirtileri – Deride Kırmızı Mor Lekeler

Peteşi Nedir? Nasıl Geçer? Nedenleri ve Tedavisi Nelerdir?

Peteşi deride görülen küçük kırmızı, kahverengi veya mor lekelerdir. Peteşinin nedeni lekeleri küçük kılcal damarların çatlaması ve cilt altında hafif kanamaya yol açmasıdır.

Deride küçük koyu renkli lekeler kümeler halinde görülür.

Bu yazımızda kolda, ayakta, bacakta, yüzde, bilekte peteşi nedenleri, peteşi belirtileri, peteşi fotoğrafları ve peteşi tedavisi hakkında bilgiler verilecektir.

Kollarda, ayaklarda, bacaklarda veya üst gövdede peteşi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Uzun süreli kasılmalar veya travmalar cilt altında hafif kanama sonucunda yüzde veya vücudun diğer bölgelerinde peteşi lekelerine yol açabilir. Ayrıca bazı ilaçlar ve tıbbi durumlar da ağız, boğaz, üst gövde ve bacaklarda peteşi adı verilen küçük mor lekelere yol açabilir.

Peteşi ile yaygın döküntü ve kızarıklıklar arasındaki fark peteşi lekelerinin üzerine bastığınızda beyaz renge dönüşmemesidir. Peteşi haricinde ortaya çıkan kurdeşen vb. kızarıklıkların üzerine bastırdığınızda rengi birkaç saniyeliğine beyaza döner.

Peteşi genellikle tehli bir durum değildir. Ancak cilt altındaki kan damarlarının çatlayıp kanaması başka ciddi bir nedenden kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle peteşi belirtileri ortaya çıktığında doktora başvurulmalıdır.

Peteşi nedir? Peteşi nasıl görünür?

Doktorlar peteşiyi kabarık olmayan küçük kırmızı lekeler olarak tanımlamaktadır. Düz bir yapıya sahip olan bu kırmızı lekeler cilt katmanı altındaki damarlardan kan sızıntısı olması sonucu meydana gelir.

StatPearls dergisinde peteşi lekelerinin en fazla 2-3 mm. çapında olduğu belirtilmiştir. Bu küçük kırmızı-mor lekeler genellikle gruplar halinde ortaya çıkar ve geniş bir kızarıklık meydana getirebilir. Peteşi lekelerinin üzerine bastırıldığında rengi beyaza dönmez.

Çocuklarda peteşi lekeleri görüldüğünde cilt altındaki kanamanın nedeninin tespit edilebilmesi için doktor muayenesine gidilmesi gerekir.

Purpura ve Peteşi Arasındaki Fark

Purpura ve peteşi arasında küçük bir farklılık bulunmaktadır. Purpura ve peteşinin nedeni genellikle aynıdır. Purpura da cilt altındaki deri arası katmanlarda oluşan kanama nedeniyle ortaya çıkar. Purpura ile peteşi arasındaki fark cilt altındaki lekelerin büyüklüğü ile ilgilidir.

BMJ dergisinde yayınlanan bilgilere göre purpura lekeleri cilt altındaki kanamalara bağlı olarak ortaya çıkan kırmızı veya kahverengi noktalardır. Purpura lekeleri genellikle 2-3 milimetreden büyüktür. Peteşi lekeleri ise çoğunlukla 2-3 milimetre çapındadır. Yani ciltte görülen büyük kahverengi-kırmızı lekeler purpura olarak adlandırılır.

Peteşi Fotoğrafları

Aşağıda vücudun değişik bölgelerinde yer alan peteşi örneklerini görmektesiniz.

Peteşi Belirtileri

Cilt altında peteşi lekeleri oluşmasının nedenine bağlı olarak başka belirtiler ortaya çıkabilir. Peteşi lekeleri ile birlikte görülen diğer belirtiler incelenerek kanamanın nedeni ortaya koyulabilir.

Peteşi ile birlikte ortaya çıkabilecek diğer peteşi belirtileri şunlardır:

  • Ateş (özellikle çocuklarda),
  • Halsizlik,
  • Viral veya üst solunum yolu enfeksiyonlarında öksürme veya kusma,
  • Sepsis vakalarında kalp atışının hızlanması ve nefes darlığı,
  • Boyunda lenf bezlerinin büyümesi,
  • Ağızda veya boğazda peteşi vakalarında (oral peteşi) yutma güçlüğü,
  • Bademciklerin şişmesi,
  • Kanda platelet düşüklüğü durumunda bacaklarda iğne ucu kadar kırmızımsı lekeler.

Bacaklarda ve Ayaklarda Peteşi

Peteşi genellikle alt bacaklarda, ayaklarda ve ayak bileklerinde yer alan kan damarlarının ve kılcal damarların çatlamasıyla ilgilidir. Peteşi çoğunlukla bacakların veya bileklerin ön kısmında peteşi lekelerinin görülmesine yol açar.

Peteşi genellikle alt vücutta görülse de sırtta, kollarda, karında, göğüste, yüzde ve boyunda da ortaya çıkabilir.

1 Uzun Süreli Kas Zorlanmaları

Peteşi nedenleri arasında yer alan uzun süreli kas zorlanmaları kılcal damarların çatlamasına ve çile benzeyen küçük kırmızı lekeler oluşmasına yol açabilir.

Ağırlık kaldırma, doğum yapma gibi kasları zorlayan durumlarda kılcal damarlar ekstra basınç altına girer. Bu da cilt altında kanamaya, yüzde veya üst gövdede peteşi lekeleri oluşmasına yol açabilir.

Viral enfeksiyon veya mide üşütmesi gibi problemlerde de yüzde veya boyunda peteşi lekeleri görülebilir. Örneğin Indian Dermatology Online dergisinde yayınlanan bilgilerde kuvvetli kusma durumlarında yüzde peteşi oluşabileceği belirtilmiştir. Bu gibi durumlarda peteşi yalnızca birkaç gün sürer ve kendiliğinden ortadan kalkar.

Ayrıca kronik öksürük de ağız ve dudak bölgesinde peteşi lekelerine yol açabilir. 2001 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre kronik şiddetli öksürük şikayeti bulunan hastalarda mukozal peteşi gözlenmiştir.

2 Yorucu Faaliyetler

Birtakım yorucu aktiviteler nedeniyle ayaklarda, özellikle de topuklarda peteşi görülebilir.

American Academy of Dermatology dergisinde maraton koşucularının topuklarında peteşi olabildiği belirtilmiştir. Cilt altındaki bu tehsiz kanama genellikle topuk derisinin yeterince korunmamasından kaynaklanmaktadır. Uzmanlara göre bu tür peteşi lekeleri genellikle 2-3 hafta içerisinde iyileşmektedir.

3 Cilt Travmaları

Cilt ile ilgili yaralanmalarda deri altında kanama gerçekleşebilir ve bacaklarda, ayaklarda, kollarda veya vücudun diğer bölgelerinde peteşi lekeleri oluşabilir. Örneğin yanlış masaj uygulamalarında cilde yapılan baskı nedeniyle küçük kılcal damarlarda kanama olabilir ve peteşi lekeleri görülebilir.

Ayrıca seborik dermatit hastalığında da küçük kırmızımsı-kahverengi püstüller görülebilir.

4 Vitamin Eksiklikleri

Peteşi nedenleri arasında yer alan vitamin eksiklikleri kılcal damarların zayıflamasına neden olarak deri altında küçük kırmızı-mor lekelere yol açar. Peteşi lekelerine yol açan yaygın vitamin eksiklikleri K vitamini eksikliği ve C vitamini eksikliğidir.

BMJ Case Reports dergisinde yayınlanan bilgilere göre C vitamini eksikliği dünyada yaygın görülmektedir. Beslenme yoluyla yeterince C vitamini alınamaması bacaklarda kırmızı veya mor lekeler, kolay morarma ve diş eti hastalığına yol açabilir.

K vitamini kanı pıhtılaşması için önemlidir. K vitamini eksikliği durumunda peteşi lekeleri görülebilir ve kanamaların durdurulması güçleşebilir.

5 Trombositopeni (Kanda Platelet Düşüklüğü)

Kanda platelet düşüklüğü cilt altında kanamaya yol açarak peteşi lekelerinin görünmesi sonucunu doğurabilir. Kanda platelet düşüklüğü nedeniyle oluşan peteşi lekeleri bacaklarda, ayaklarda, kollarda veya göğüste görülebilir.

Platelet kanın pıhtılaşması için önemlidir ve platelet düşüklüğü kolaylıkla morarma veya çürüme gibi problemlere yol açabilir. Platelet düşüklüğü genellikle kırmızı kan hücresi sayımı amacıyla kan tahlili sonucunda ortaya çıkar.

F1000 Prime Reports dergisinde yayınlanan verilere göre kanda platelet sayısının 20 x 109/L altında olması peteşi, purpura ve eksimoz (geniş çürük bölgeler) oluşumuna yol açabilir.

6 Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı bacaklarda, kollarda, ayaklarda ve vücudun diğer farklı bölgelerinde peteşi oluşumuna yol açabilir.

Gastroenterology Research and Practice dergisinde yapılan bir araştırmaya göre çölyak hastalığı çeşitli cilt problemlerine yol açmaktadır. Araştırmacılar çölyak hastalığının genellikle cildi etkileyen vaskülit yani damar iltihabına yol açtığını tespit etmiştir. Bu da peteşi lekelerine yol açabilir.

7 Vaskülit (Damar İltihabı)

Vaskülit ciltteki kılcal damarları etkileyerek peteşi veya purpura lekelerine yol açabilir. Küçük kan damarlarının iltihaplanması onların çatlamasına ve kanamasına yol açar. Vaskülit çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Genellikle alt bacaklarda büyük kanama lekelerinin görülmesine yol açar.

8 Sepsis

Peteşi nedenleri arasında yer alan kan dolaşımında enfeksiyon potansiyel olarak ölümcül bir durumdur. Ayrıca ciltte küçüklü büyüklü mor-kırmızı lekelere yol açabilir.

Sepsis vücudun bir enfeksiyona tepki vermesiyle ortaya çıkar. Sepsis çeşitli komplikasyonlara yol açabilmektedir. Başlangıçta ateş, zihin bulanıklığı ve nefes darlığı görülürken, sepsis ilerledikçe vücudun diğer kısımları bundan etkilenebilir. Sepsisin dermatolojik semptomları arasında peteşi, purpura ve deri ülseri yer almaktadır.

9 Streptokok Boğaz Ağrısı

Streptokok boğaz ağrısı genellikle boğazın arka kısmında veya bademciklerde kırmızı peteşi lekelerine yol açar. Boğazdaki bakteriyel enfeksiyonlar ateş, boğaz ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi belirtilere yol açarken, aynı anda ağız içinde küçük kırmızı lekeler görülebilir. Ayrıca bademciklerde beyaz lekeler, yutma güçlüğü ve lenf bezlerinin şişmesi diğer belirtiler arasındadır.

10 Kızıl Hastalığı

Kızıl Hastalığı

Streptokok boğaz ağrısında olduğu gibi peteşi nedenleri arasında yer alan kızıl hastalığı da üst gövdede ve yüzde peteşi lekelerine yol açabilir. Kızıl hastalığı özellikle ağızda, koltuk altlarında, bileklerin üst kısmında ve genel olarak üst gövdede peteşi lekelerine neden olur.

11 Mononükleoz

Ağızdaki mukoza zarlarında peteşi lekelerine yol açan bir diğer enfeksiyon hastalığı mononükleozdur. Bazı durumlarda mononükleoz boğazda beyaz lekelere neden olabilir.

Mononükleoz Epstein-Barr virüsü nedeniyle ortaya çıkar. Boğaz ağrısı ve lenf bezlerinin şişmesi en yaygın mononükleoz belirtileridir. Ancak, bazı vakalarda mononükleoz oral peteşi, karın ağrısı, mide bulantısı ve göz kapaklarında şişmeye neden olabilir.

Peteşiye Yol Açan Diğer Hastalıklar

Aşağıda peteşi nedenleri arasında sayılabilecek diğer hastalıklar listelenmiştir:

  • Sitomegalovirüs Enfeksiyonu: Bu viral enfeksiyon deride mor renkli peteşi lekelerine yol açabilir ve karaciğer fonksiyonunu etkileyebilir.
  • Kayalık Dağlar benekli Humması: Kene yoluyla bulaşan bu hastalık kalp ve böbrekleri önemli ölçüde etkiler. Özellikle el ve ayak bileklerinde başlayıp kollara ve bacaklara yayılan peteşi lekelerine neden olabilir.
  • Meningokoksemi: Nadir görülen ve menenjite yol açan bir bakteriyel enfeksiyondur. Menenjitte oluşan kırmızı lekeler de üzerine bastırılınca beyaz olmaz.
  • Viral Hemorajik Ateş: Bu tür ateş vakaları özellikle tropik ülkelerde yaygındır. Dang ateşi, Ebola ve sarı humma bu hastalığın türleridir.

İlaçların Yan Etkileri

Belirli ilaçlar kollarda, bacaklarda, üst gövdede veya yüzde yan etki olarak peteşi lekelerine yol açabilir.

İlaçlara bağlı peteşi lekeleri genellikle bazı antibiyotiklerde, kan incelticilerde ve platelet sayısının düşmesine yol açan steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlarda görülmektedir. Örneğin 2007 yılında yayınlanan bir araştırmada peteşi nedenleri arasında aşağıdaki ilaçların yer alabileceği belirtilmiştir.

  • Antibiyotikler (penisilin)
  • Pıhtılaşma önleyiciler (heparin)
  • Steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar,
  • Diyabet ilaçları,
  • İdrar söktürücü ilaçlar,
  • Sıtma ilaçları (kinin ve kinidin)

Endokardit (Kalp İçzarı İltihabı)

Kalbi çevreleyen dokudaki bakteriyel veya mantar enfeksiyonları bacaklarda peteşi lekelerinin görülmesine yol açabilir.

Endokardit hastalarının yaklaşık yarısında peteşi görülmektedir. Bazen ellerde ve parmak uçlarında daha büyük mor lekeler ortaya çıkabilir.

Lösemi

Peteşi lekeleri ve kolay kanama lösemi belirtileri arasındadır.

2014 yılında löseminin oral belirtileri üzerinde yapılan bir araştırmada löseminin erken belirtileri arasında ağızda peteşi, diş etlerinde kanama ve diş etlerinin büyümesi sıralanmıştır.

Ayrıca halsizlik, anemi ve genel güçsüzlük görülebilir. Lösemi peteşi nedenleri arasında sayılmakla birlikte, lösemi hastalığında başka birçok belirti daha ortaya çıkacağından hemen endişe duyulmamalıdır.

Otoimmun Hastalıkları

Lupus gibi bazı otoimmun hastalıklarında ağrısız peteşi lekeleri ortaya çıkabilir. Sistemik lupus eritematozus gibi otoimmun hastalıkları deride küçük kırmızı lekelere yol açabilir. Bu lupusun kanın pıhtılaşma mekanizmasını etkilemesinin bir sonucudur. Lupus bacaklarda peteşi lekelerine neden olan vaskülite yol açabilir.

Influenza A Virüsü

H1N1 grip A virüsü de peteşi lekelerine benzeyen küçük mor lekelere yol açabilir. Influenza and Other Respiratory Viruses dergisinde 2011 yılında yayınlanan bilgilere göre H1N1 grip virüsü kaşıntılı olmayan peteşi lekelerine yol açabilir.

Ne zaman doktora gidilmeli?

Cildinizde üzerine bastırıldığında rengi beyaza dönmeyen küçük kırmızı, mor, kahverengimsi lekeler görüyorsanız doktorunuza başvurunuz. Cilt altındaki kanamanın tespit edilmesi için doktor muayenesi gerekmektedir.

Ayrıca çocuklarda görülen peteşi lekeleri daha ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle çocuklarda peteşi belirtileri ortaya çıktığında beklemeden doktora başvurulmalıdır.

Siz de peteşi nedenleri ve peteşi belirtileri konusundaki deneyimlerinizi aşağıdaki yorum alanından diğer okuyucularımızla paylaşabilirsiniz!

Источник: https://www.iyibakkendine.com/petesi-nedenleri-petesi-nedir-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.