Pfizer Merkez Binası, Meme Kanseri Farkındalığı İçin Pembe Işıklandırıldı

Meme kanseri farkındalık ayı: Meme kanseri için umut halkası oluşturun

Pfizer Merkez Binası, Meme Kanseri Farkındalığı İçin Pembe Işıklandırıldı

“Meme Kanseri için Umut Halkası Oluşturun” sloganı ile meme kanserinde erken tanı ve kanserden korunma programlarını hastalarına, Memorial Lara Meme ve Tiroid Merkezi’nde sunan Memorial Antalya Kanser Merkezi, öncelikle bireyin kendi memesinin farkındalığı bilinçlenmesini hedefliyor.

Kanserden korunma ya da erken teşhis ile hastalara sağlıklı bir yaşamın kapılarını açan merkez, kadınların “altın dokunuş ve dikkatli bakış” ile kendilerini tanıması, memesini her ay gözlemlemesini ve oluşabilecek herhangi bir değişiklikte hemen doktora başvurmaları konusunda uyarılarda bulunuyor.

Meme kanserinin önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir özellikleri nedeniyle her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında kutlanan “Meme Kanseri ile Farkındalık Ayı” öncesi Memorial Antalya Kanser Merkezi Başkanı ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, meme kanserinde erken evrenin önemi ve tedavideki etkisi hakkında bilgi verdi.

Her üç dakikada bir meme kanseri tanısı…

Meme kanseri görülme oranı her yıl %1 ile 2 oranında artış göstermektedir. Yine her yıl 1 milyon kişiye, meme kanseri tanısı konulmaktadır. Kadın kanserlerinin %30’unu oluşturan meme kanseri, %20 oranında kansere bağlı yaşam kaybına yol açmaktadır.

Dünyada her üç dakikada bir, bir kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve yine her 11 dakikada bir, bir hasta yaşamını kaybetmektedir. Hastalık %99 oranında kadınlarda %1 oranında erkeklerde görülürken, kadın popülasyonun erkeklere göre 146 kat daha fazla risk altında olduğu bilinmektedir.

Kimler risk altında?

  • 50 yaş ve üzeri kişiler
  • Daha önce meme ile ilgili bir hastalık geçirenler
  • Bir memesinde kanser öyküsü olanlar
  • Ailede kanser öyküsü bulunanlar
  • Memeye daha önce biyopsi yaptırmış olanlar
  • Memede iyi huylu tümörü olanlar
  • Erken yaşta adet gören, geç yaşta menopoza girenler
  • Hiç doğum yapmamış ya da geç doğum yapmış olanlar
  • Östrojen hormonu kullananlar
  • Doğum kontrol hapını uzun süreli olarak kullananlar
  • Çok yağlı beslenme alışkanlığına sahip olanlar
  • Günde 3 kadeh ve daha fazla alkol alanlar
  • Radyasyona maruz kalanlar
  • Hareketsiz yaşayanlar, egzersizden uzak duranlar

Sağlıksız beslenme ve adet süresi en önemli nedenler…

Meme kanseri adet döneminin süresi ile de yakından ilişkilidir. Adetin geciktiği her yıl meme kanseri riskini %20 azaltırken, menopoza girme süresinin geciktiği her yıl, meme kanseri riskini %3 artırmaktadır.

Meme kanserinin oluşma faktörleri arasında yer alan beslenme, özellikle de yağlı besinlerin yüksek oranda tüketildiği bir beslenme şekli riski %30 oranında artırmaktadır.

Bunun yanında haftada düzenli olarak 3 gün egzersiz yapmanın ise %35-40 oranında riski azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

Memenin farkındalığı kanseri erken haber verebilir

Erken evre teşhis edilmiş bir meme kanserinde başarı, hastanın durumuna göre değişmekle birlikte %90’ların üzerindedir. Hastaya erken evre şansı veren en önemli argüman ise kişinin kendi memesinin farkında olmasıdır.

Bunun yanında yaş özelliklerine göre doktor kontrolü, mamografi gibi önlemler de devreye girer. Ancak kendi kendinin doktoru olan, kendi organını iyi tanıyan kadın, herhangi bir değişikliği fark ederek çok önemli bir sorunu bertaraf etmiş olur.

Bunun için kadınların “altın dokunuş ve dikkatli bakış” ile meme kanserini erken evrede yakalaması ve önlemini alarak yaşamına sağlıklı bir şekilde devam etmesi mümkündür.

Yapılması gereken, her ay düzenli olarak 5 dakika ayna karşısında meme simetrisi, görüntüsü, meme başı akıntısı ve meme derisindeki herhangi bir değişikliği fark edip harekete geçmektir.

Hangi yaşta hangi tanı ve kontrol yöntemi?

Meme kanserinden korunmak ya da erken tanı için en önemli adımlardan biri olan meme farkındalığı, her kadın için 20 yaşından itibaren geçerli olmalıdır.

Memenin ayna karşısında her ay düzenli olarak izlenmesi ve özellikle simetri değişikliklerinin takibi ile var olabilecek bir sorun erken evre tespit edilebilir.

Burada önemli olan meme kontrolünün kadın psikoloji üzerinde herhangi bir baskı oluşturmadan, kendini tanımaya ve algılamaya yönelik olmasıdır. 20 yaşından itibaren meme farkındalığı yaşa göre;

  • 20-39 yaş arası her ay memenin ayna karşısında izlenmesi ve 3 yılda bir klinik muayene,
  • 40-49 yaş arası memenin ayna karşısında izlenmesi, her yıl klinik muayene ve 1-2 yılda bir mamografi,
  • 50 yaş üzerinde ise memenin her ay ayna karşısında izlenmesi, her yıl klinik muayene ve her yıl mamografi çektirmek gereklidir.

Her ay 5 dakika meme kanseri umut halkası…

Kendinize her ay 5 dakika ayırın… Bu 5 dakika, yoğun temponuz arasında size gereksiz gelebilir ancak 5 dakikalık bu süre aslında kendinize verdiğiniz en güzel hediyedir. Unutmayın, meme kanserinin %90’ı kadınların kendisi tarafından tespit edilmektedir.

Düzenli ve doğru olarak uygulanan muayeneler ile basit ve vücut için hiçbir zararı olmayan bir teşhis yönteminden yararlanmalısınız.

Meme farkındalığı için ayna karşısında kendinizi izleyerek, müthiş bir şey yapıyorsunuz, memenizde var olan bir kitleyi erken dönemde fark edebiliyorsunuz ve kanserden kaynaklı yaşam tehnizi bertaraf etmiş oluyorsunuz.

Siz de meme kanseri için “umut halkası” oluşturun, ailenize, sevdiklerinize ve arkadaşlarınıza “Ayna karşısında kendini izledin mi?” diye sorun. İnanın bu farkındalığın oluşması için her ay 5 dakika yeterli…

Meme kanserinin 5 belirtisine dikkat!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/10/meme-kanseri-farkindalik-ayi-meme-kanseri-icin-umut-halkasi-olusturun/

Meme kanseri farkındalık ayı – Pembe Ekim

Pfizer Merkez Binası, Meme Kanseri Farkındalığı İçin Pembe Işıklandırıldı

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

26.10.2018

Meme kanserine dikkat çekmek için 01-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda Memorial Antalya Hastaneleri, Antalya Gazeteciler Cemiyeti ve Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile düzenlenen; Pembe Chevrolet, Meme Kanseri Antalya Psikososyal Destek Grubu olan Pembe Athenalar ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Bando Takımı'nın eşliğinde Antalya sokaklarında 17 Ekim 2018 Çarşamba Meme Kanseri Farkındalık Yürüyüşü ve sonrasında Burcu Güneş Konseri, bir karnaval havası estirdi. Herkese teşekkürler.

*

Sayılarla meme kanseri – İstatistikler

Günümüzde çoğu insan meme kanseri konusunda çeşitli bilgilere sahip olmakla birlikte, bu hastalığı çok erken aşamalarında tespit edebilecek adımlar atmayı unutmakta veya bu adımları ertelemektedir.

Kadınlarda en sık görülen kanser çeşidi olan, birçok hastayı ve ailesini etkileyen meme kanseri hastalığına dair farkındalığı arttırmak için her yıl ekim ayı boyunca dünya genelinde kampanyalar düzenlenir.

• Meme kanseri dünya genelinde kadınlarda en çok görülen kanserdir. Kadınlarda en çok görülen kanser olmakla birlikte, en çok yaşam kaybına neden olan kanser değildir (akciğer kanseri hem erkekler hem kadınlarda en çok yaşam kaybına neden olan kanser olmaya devam etmektedir).

• Meme kanseri artık yaşam kaybı ile ilişkilendirilen kanserlerden biri olmaktan çıkmıştır; öyle ki, bir kanserden tamamen kurtulmayı ifade eden 5 yıllık sağkalım oranları, meme kanserinin tüm evreleri için %89’a ulaşmıştır.

• Meme kanseri hastalık sonuçlarının bu denli iyileşmesinin ana nedenleri, meme kanserlerinde artan farkındalık ile erken teşhis oranlarının yüksek ve tedavi seçeneklerinin daha fazla olmasıdır.

• Tüm meme kanserlerinin % 60 kadarı erken evre (evre 1-2), %30 kadarı bölgesel olarak ilerlemiş, yani sadece koltuk altı lenf bezlerine metastaz yapmış durumda (evre 3) tanı almaktadır.

• Meme kanserlerinde medyan (ortanca) tanı alma yaşı 62’dir.

• 2018 yılında dünya genelinde görülen 18.1 milyon kanserin 2 milyon 88 bin kadarı meme kanseridir. Ülkemizde ise 2015 yılı resmi rakamlarına göre yıllık 17 bin yeni meme kanseri teşhisi koyulmaktadır.

Antalya’da ise bu rakam yılda yaklaşık 500-600. Meme kanseri, kadın kanserlerinin %25’ini, tüm kanserlerin de %12’sini oluşturmaktadır.

Yaklaşık her 8 kadından birinin, meme kanseri ile karşılaştığı hesaplanmaktadır.

• Meme kanserleri hakkında bilinmesi gereken bir diğer durum ise, bu kanserin kadınlara özgü bir kanser olmadığıdır. Birçok kişi farkında olmasa da meme kanseri erkeklerde de görülebilir; çünkü erkekler de, çok daha küçük miktarda da olsa meme dokusuna sahiptir. Yaklaşık her 150 kadın meme kanserine karşı 1 erkek meme kanseri görülmektedir.

Erken tanı sayesinde meme kanserlerinin % 90’dan fazlası tedavi edilebilir

Erken teşhis için toplumun meme kanseri konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Hastalığın erken evrede tespiti için günümüzde bilimsel olarak önerilen tek yntem mamografi ile kanser taramasıdır.

*

– Mamografi çektirmeye neden 40 lı yaşlarda başlanmalı?

– İlk mamografi öncesi her kadının bilmesi gereken 12 şey

*

Kadınlar hormonlarına uygun yaşamıyor

Meme kanserinin ana risk faktörlerinden biri, östrojen gibi kadınlık hormonlarına fazla maruz kalmaktır; erken yaşta adet görme, geç (50’li yaşlarda) menopoza girme, geç çocuk sahibi olma, vücudun östrojene uzun süre maruz kalmasının nedenlerindendir.

Kent yaşamı, kadınların çalışma hayatına erken yaşta atılmaları ve kariyer hedefi nedeniyle çocuk sahibi olma şanslarını ertelemelerine yol açmaktadır.

Yoğun iş temposu nedeniyle ilk doğumun 30 yaşından sonra yapılması ya da hiç doğurmama, emzirme süresinin kısalması meme kanserinin nedenleri arasında gösterilmektedir.

Bununla birlikte alkol ve sigara kullanımı, menopoz sonrası fazla kilo ve obezite de bilinen en önemli risk faktörlerinden bazılarıdır. kalıtsal olan ve %5-7 oranında görülen meme kanserlerinin saptanması ve aile diğer bireylerinin taranması çok önemlidir.

*

– Alkol ve meme kanseri ilişkisi

– Obezite ve meme kanseri ilişkisi

– Kimyasallar ve meme kanseri ilişkisi

*

Sigara da etkili

Sigara kullanımının yalnızca akciğer kanseri değil meme kanseri üzerindeki etkisinin de belirlenmiştir. Yıllardır süregelen bilgi, sigaranın meme kanseriyle ilişkisi olmadığı yönündeydi.

Ancak son yapılan araştırmalar göstermiştir ki, sigara tüm kanserlere yatkınlığı artırmaktadır. Meme kanseri için ise özellikle daha agresif seyirli olan üçlü negatif meme kanseri ile ilişkili bulunmuştur.

Son yıllarda kadınlardaki sigara içiminin artışı, agresif seyirli meme kanserleri riskini de beraberinde getirmektedir.

Her kadın memesini 20 yaşından itibaren tanımalı

Kendi kendine meme muayenesi, erken tanı için artık önerilmemektedir, çünkü erken tanıdan çok kaygı yaratmaktadır. Fakat her kadın 20 yaşından itibaren, kendi memesini tanımalıdır; meme başında bir akıntı olup olmadığına, herhangi bir deformitenin varlığına, cilt değişikliklerine dikkat etmelidir. Yeni, belirgin ve kalıcı değişiklikler fark etmesi durumunda hekime başvurmaldır.

– Meme kanseri belirtileri (detaylı ve resimli anlatım)

Meme kanserinin tedavi anlayışı değişti

Günümüzde kullanılan akıllı ilaçlar ve yeni cerrahi teknikler nedeniyle meme kanserinin kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisinin en aza indirilmiştir. Özellikle 4 farklı türde meme kanseri olduğunu biliyoruz.

Bunlardan hormona duyarlı meme kanserinde çok ciddi yol almakla beraber, hormona duyarlı olmayan, Her2 reseptör pozitif denilen türde bundan 10-15 yıl önce yaşam süresi çok kısayken, bugün hem bölgesel ilerlemiş hem de metastatik hastada bile tahmini yaşam süresi ciddi oranda uzamıştır.

Aşağıdaki şekilde, 4 ana meme kanseri çeşidi görülebilir.

Kalıtsal BRCA 1-2 pozitif meme kanserlerinde yine hedeflenmiş tedaviler söz konusudur.

Cerrahide de artık koltuk altı lenf bezlerine bakış açısı değişmiştir. Eğer agresif bir tutulum yoksa birkaç tane lenf bezinin alınması çoğunlukla yeterli olmaktadır. Bu da neredeyse %25 ile %50 oranında ortaya çıkacak lenfödem adı verilen kolda şişliği önlemektedir.

Yine kozmetik olarak cilt ve meme başı koruyucu mastektomiler, memenin yeniden rekonstrüksiyonu gibi cerrahi alanda da çok ciddi yenilikler bulunmaktadır.

Önümüzdeki süreçte immunaterapi denilen, vücudun savunma sistemindeki bir takım mekanizmaların çözülmesiyle birlikte birçok kanser türünde yararlar sağlanmaya başlanmıştır.

– Meme kanserinde en önemli karar: meme tamamen mi alınmalı yoksa koruyucu ameliyat mı yapılmalı?

Meme kanserinde, “akciğer kanseri sigara ilişkisi” gibi bir korunma mümkün değil

Meme kanserinden korunmada, risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasını önemli oranda etkilidir, ancak bu %100 sağlanamamaktadır. Meme kanserinden tamamen korunmak söz konusu değildir.

Sigara ve alkolden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak gibi değiştirilebilir faktörler ile görünme sıklığı azaltılabilir. Ancak sigara-akciğer kanseri gibi bir ilişki, meme kanserinde söz konusu değildir.

Bugün sigaranın ortadan kaldırılması akciğer kanserini %90 oranında yok etmektedir. Meme kanseri için bugün bu kadar iddialı bir korunma yöntemi söz konusu değildir.

Kadınlarda sağlıklı beslenme ve egzersiz, tüm kanser türlerinden korunmada son derece önemli

Sağlıklı beslenmede bilimsel olarak kanıtlanmış Akdeniz diyetinin tercih edilmesi ve kişinin günlük yaşamı içinde kendine en uygun olan sporu tercih etmesi yeterlidir. Tüm insanlar için en kolay yapılabilecek spor, düzenli ve tempolu bir yürüyüştür.

Bununla birlikte yüzme, bisiklete binme, plates, yoga gibi kadınlar için son derece uygun olan grupla veya tek başına yapılabilecek egzersizler tercih edilmelidir. Egzersiz, haftada en az 3 gün olması ve yine haftada iki saati bulması koşuluyla yapmalıdır.

*

– Sorularla meme kanseri tanı yolculuğu

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/meme-kanseri-farkindalik-ayi/

Meme kanseri ile mücadelede her gün değerlidir

Pfizer Merkez Binası, Meme Kanseri Farkındalığı İçin Pembe Işıklandırıldı

Mehmet Yetiş: Pfizer Onkoloji dünya genelinde hastaların durumunu iyileştirmek için yenilikçi tedavi seçeneklerinin keşfini, araştırılmasını ve geliştirilmesini taahhüt eder.

Kansere karşı devlet, hasta, hasta yakınları ve doktorlarla birlikte mücadele etmeyi hedefleyen bir birimin parçasıdır.

Biyolojik ürünlerden ve küçük moleküllerden oluşan güçlü araştırma programı sayesinde hastalar için en iyi bilimsel atılımları belirleyip klinik uygulamaya dönüştürmek için hassas bir odaklanmayla çalışır.

Pfizer Onkoloji araştırmacılar, araştırma grupları, hükümetler ve ruhsat sahibi iş ortaklarıyla birlikte çığır açan ilaçlarla kanseri iyileştirmek veya kontrol altına almak, hastalara doğru ilacı doğru zamanda vermek için çaba gösterir.

Yenilikçi tedavilerle yaşamlara yıl, yıllara yaşam katmak için herkesle el ele, iş birliği içinde çalışır.

Pfizer 8 milyar dolarlık toplam Ar-Ge harcamasının yaklaşık %40’ını onkolojiye ayırarak, kanser hastaları için umut vadeden bir gelecek için çalışır.

Pfizer hangi kanser türlerine yönelik tedavi seçenekleri sunuyor?

Egemen Özbilgili: Pfizer’in dünya çapındaki en büyük onkolojik Ar-Ge merkezlerinden biri olan La Jolla Kanser Araştırma Merkezi’nde çeşitli klinik geliştirme fazlarında moleküller bulunuyor. Pfizer’in onkoloji çalışmaları kapsamında halen akciğer kanseri, böbrek kanseri, lösemi, meme kanseri, karaciğer kanseri, kolorektal kanser gibi alanlarda yaklaşık 18 klinik araştırması devam ediyor.

Ayrıca Pfizer olarak immünoterapi ajanları ile çok nadir görülen bir cilt kanseri türünden, tüm dünyada çok sık görülen akciğer kanserine kadar birçok kanser türünde klinik çalışmalarımız devam ediyor. İmmünoterapilerin yanı sıra hemato-onkoloji alanında halihazırda çalışmalarını yürüttüğümüz hedefe yönelik moleküllerimiz de var.

Mehmet Yetiş: Pfizer Onkoloji’nin halihazırda geliştirmekte olduğu, öncelikli olarak metastatik meme kanseri, akciğer kanseri ve kan kanseri olmak üzere, karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına cevap verecek ürünler var.

İleri evre meme kanserinin bir alt tipine, akciğer kanserinin farklı alt tiplerine ve bazı lösemi tiplerine yönelik tedavilerimizi kısa vadede ülkemizdeki hastalara da sunmayı hedefliyoruz.

Ayrıca immüno-onkoloji alanında yılın son çeyreğinde hasta alımına başlamış olan bir faz 3 çalışmamız devam ediyor.

Metastatik renal hücreli karsinom hastalarının 1’inci basamak tedavisine yönelik bu çalışma başarıyla sonuçlanırsa, yeni bir tedavi seçeneği sunmuş olacağız.

Bunlara ek olarak hematolojik kanserlerde de erişkin akut lenfositik lösemi (ALL) için geliştirilen bir ilacımız hem FDA ve hem EMA onayı alarak dünyada hastaların hizmetine sunuldu.

Bu ilaç sayesinde hastalıkları nükseden ALL hastalarına kök hücre nakli için bir şans daha vermek mümkün olacak.

Başka bir lösemi çeşidinde; akut myeloid lösemide (AML), hastalığın nüksetme olasılığını azaltan ve şu anda ABD ve Japonya’da onaylı olan bir ilacımızın yakında Avrupa’da ve sonrasında Türkiye’de de onaylanmasını bekliyoruz. Son olarak, kronik myeloid lösemi tedavisinde (KML) Avrupa Birliği ve Amerika’da onaylı olan, Türkiye’de de ruhsatlandırma süreçlerini yürüttüğümüz ilacımız, hedefe yönelik tedaviler arasında yer alıyor.

Meme kanserinde erken teşhis önemlidir, bunu sık sık vurguluyoruz ancak erken teşhis her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle biraz da ileri evre meme kanseri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Egemen Özbilgili: Metastatik yani ileri evre meme kanseri, meme kanserinin en ileri evresidir ve bu evrede kanser beyin, akciğer, böbrek gibi organlara yayılır. Erken evre meme kanseri teşhisi koyulan kadınların yaklaşık yüzde 30’unda meme kanseri metastatik evreye ilerleyebilir. Bu ilerleme 5, 10 ya da 15 yıl içinde olabilir.

2015’te yaklaşık 600 bin kadının ölümüne neden olan meme kanserinin, 2030’da 800 binin üzerinde kadının hayatına mal olması bekleniyor. Meme kanserinden ölümlerin büyük çoğunluğu ise metastatik evrede gerçekleşiyor.

Metastatik meme kanserinde hastaların yaşam kalitesini bozmadan, kemoterapisiz sağ kalım sürelerini artırmaya yönelik çalışmalar hastalara umut olacak.

En erken evrede teşhis edildiğinde yüksek oranda iyileşme ve hayatta kalma oranına sahip bir hastalık olan meme kanserine en ileri yani metastatik evrede tanı koyulduğunuda ise bu şans oldukça azalıyor.

Günümüz dünyasında erken evre meme kanseri ile ilgili çok fazla ve farklı çalışmalar yapılıyor fakat ne yazık ki metastatik meme kanseri hastalığı için durum aynı değil.

Erken evre meme kanseri ile ilgili birçok farkındalık ve hasta destek programı mevcutken metastatik evre hastalar için imkanlar çok kısıtlı. Yaptığımız araştırmalarda bu hastaların kendilerini yalnız ve izole hissettiklerini görüyoruz.

Biz de hastalara destek olmak ve halkımızı meme kanseri hastalığı ile ilgili bilgilendirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Peki Pfizer bu alanında ne gibi çalışmalar yürütüyor?

Egemen Özbilgili: Öncelikli olarak Pfizer’in yurtdışında kullanıma sunduğu ileri evre meme kanserinin hormon reseptör pozitif HER2 negatif alt tipine yönelik tedavilerini kısa vadede ülkemizdeki hastaların kullanımına sunabilmeyi hedefliyoruz. Ne yazık ki ülkemizde ilaca erişim yurtdışında olduğu kadar hızlı olamayabiliyor. Türk hastalarının inovatif tedavi seçeneklerine en hızlı şekilde ulaşabilmeleri için çaba sarf ediyoruz.

Mehmet Yetiş: Diğer yandan da iki seneyi aşkın bir süredir metastatik meme kanserine dikkat çekmek için farkındalık projeleri yürütüyoruz.

Önceki sene moda tasarımcısı Hatice Gökçe ile hayata geçirilen “Yeni Hikayeler: Yeni Umutlar” projesi çok güzel geri dönüşler aldı. Buradan hareketle geçen sene de “Umutlar Çiçek Açsın” isimli bir proje başlattık.

Bu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde metastatik meme kanserli kadınları hedefledik.

Metastatik meme kanserli kadınlar için umudun hala var olduğunu anlatma ve metastatik meme kanseri tedavileri konusunda farkındalık yaratma hedefiyle başlatılan “Umutlar Çiçek Açsın” projesi, Europa Donna Türkiye ve Kanserle Dans derneklerinin liderliğinde Yargıcı ve Hatice Gökçe’nin iş birliği ve Pfizer Onkoloji’nin koşulsuz desteğiyle hayata geçirildi. Proje kapsamında üretilen ve Yargıcı mağazalarında satılan Hatice Gökçe tasarımı t-shirtlerden elde edilen gelirin tamamı metastatik meme kanserli kadınlara umut olabilmek için Europa Donna Türkiye ve Kanserle Dans Derneği’ne bağışlandı.

Meme kanseri tedavisinde umut vadeden gelişmeler var mı?

Son 20-25 yıldır bazı kanser türlerinin tedavisinde çok önemli bir yer tutan immünoterapinin, kanser tedavisinin geleceğini şekillendireceğini düşünüyor ve Pfizer olarak bu alanda önemli bir varlık gösteriyoruz.

İmmünoterapi ajanlarının genel işleyişi bağışıklık sisteminin kansere karşı savaşına yardımcı olmaktır. Bugüne kadar sonuçları açıklanmış klinik çalışmalara baktığımızda, immünoterapi ajanlarının bazı kanserlerde hastaların sağ kalım olasılıklarını anlamlı derecede artırmayı başardıklarını görüyoruz.

Gelecekte immünoterapilerin meme kanseri alanında da önemli gelişmelerin habercisi olacağını düşünüyoruz.

Meme kanseri alanında kişiye özel yani kişinin genetik altyapısına uyumlu tedaviler de önemli dönüşümler yaratıyor.

Her hastanın bireysel özellikleri, genetik yapısı, kilit biyolojik belirteçleri, önceki tedavi geçmişi, çevresel faktörler ve davranış tercihleri göz önüne alınarak planlanan kişiye özel ilaçlar, daha yüksek etki göstererek daha başarılı tedavi oranlarına ulaşılmasına, hastaların yarar sağlamayacak ilaçlara maruziyetinin en aza indirilmesine ve optimal yanıt alınmasına olanak sağlayacaktır. Meme kanseri alanında kişiye özel ilaçlarla da fark yaratılacağını düşünüyoruz.

Metastatik meme kanserli kadınlar yararına ‘Umutlar Çiçek Açsın’ projesi

Metastatik meme kanseri artık umutsuz bir hastalık değil!

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/pfizer-meme-kanseri-ile-mucadelede-her-gun-degerlidir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.