Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

içerik

Prediyabet Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet, kan glikoz seviyelerinin sürekli yüksek olmasıdır. Ancak tip 2 diyabete dönüşecek kadar da yüksek değildir. Yani tip 2 diyabete giden yolda bir önceki aşamadır.

Prediyabet, yaygın bir durumdur. Yeterli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kiloyu sağlıklı aralıkta tutmak, prediyabeti tersine çevirebilir ve tip 2 diyabet gelişimini engelleyebilir.

Prediyabet nedir?

Henüz tip 2 diyabet aşamasına ulaşmamış, sürekli olarak yüksek kan şekeri seviyelerine sahip olmanın bilimsel ismidir. Bir kişinin prediyabeti varsa, vücudu, insülini etkin kullanamaz. İnsülin, şekerin kan dolaşımından hücrelere enerji olarak aktarılmasından sorumlu olan hormondur.

İnsülinin doğru kullanılamaması hücrelerin yeterince şeker alamamasına neden olur. Sonuç olarak, kan dolaşımında çok fazla şeker kalır. Yüksek kan şekeri seviyeleri ciddi sağlık komplikasyonlarına sebebiyet verir, özellikle kan damarlarına, kalbe ve böbreklere zarar verebilir.

Birçok kişi bu durumu farketmez. Çoğu insan prediyabet belirtilerini yaşamaya başladığında, durum genellikle tip 2 diyabete ilerlemiştir.

Prediyabet nedenleri

Pankreas, yemek yerken insülin adı verilen bir hormon salgılar, böylece şeker, kandan hücrelere enerji için alınır. İnsülin kan şekeri seviyeni düşürmeye yardımcı olur. Prediyabet durumunda, hücreler insüline tam olarak yanıt vermez. Buna insülin direnci denir. İnsülin direncinin nedenleri belirgin değildir.

Prediyabet Tanısı

İnsanların 45 yaşlarında diyabet için kan tarama testlerini yaptırmaya başlamaları gerekmektedir. Ancak, glikoz testi, fazla kilolu olma veya ailede diyabet öyküsü olması gibi, diyabet için risk faktörleri olan kişiler için daha önce başlamalıdır. Birkaç kan şekeri testi, prediyabet tanısını doğrulayabilir. Doktorlar tanıyı onaylamadan önce testleri iki veya üç kez tekrarlar.

Çocuklarda prediyabet

Fazla kilolu olan veya prediyabet için risk faktörü taşıyan çocuklar için yıllık diyabet taraması yapılması önerilir.  Çocuklarda prediyabet ve diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Fazla kilolu olmak

Orta derecede obez olan veya yüksek düzeyde yağlı olan çocuklar, normal kilolu çocuklardan daha yüksek prediyabet riski taşır.

Yaş

Çocuklarda çoğu tip 2 diyabet tanısı erken yaşta konur.

Aile

Tip 2 diyabeti olan aile üyeleri veya gebelik diyabeti olan anneye sahip çocukların kan şekeri kontrolü ile mücadele etme olasılıkları daha yüksektir.

Irk veya etnik köken

[attention type=red]
Afrikalı, Amerikalı, Kızılderili ve Hispanik kökenli çocukların, diğer ırklara ve etnik kökenlere kıyasla tip 2 diyabet geliştirmeleri daha olasıdır.
[/attention]

Prediyabetli kişilerde risk faktörlerine bağlı olarak yılda en az bir kez veya daha fazla kan glukoz testi yapılmalıdır.

Prediyabet Risk Faktörleri

Pek çok faktör prediyabet gelişimine katkıda bulunabilir. Yapılan araştırmalar aile öyküsü ile prediyabet arasındaki bağlantı olduğunu tespit etti. Hareketsiz bir yaşam tarzı ve aşırı karın yağı en yaygın ve etkili sebeplerindendir. Prediyabet ve tip 2 diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Aşırı kilolu veya obez olmak

Yağ dokusunun artması hücrelerin glukoza duyarlılığını azaltır.

Yaş

Prediyabet her yaşta gelişebilir, ancak sağlık uzmanları riskin 45 yaşından sonra arttığını düşünmektedir. Bu, hareketsizlik, zayıf beslenme ve tipik olarak yaşla birlikte azalan kas kütlesi kaybına bağlı olabilir.

Beslenme

Düzenli olarak aşırı karbonhidrat tüketmek, özellikle şekerli yiyecekler veya içecekler, zaman içinde insülin duyarlılığına zarar verebilir. Kırmızı veya işlenmiş etler bakımından yüksek beslenme de prediyabet gelişimi ile bağlantılıdır.

Uyku düzeni

2018 yılında yapılan bir çalışmaya göre, obstrüktif uyku apnesi olan kişilerde prediyabet gelişme riski vardır.

Aile öyküsü

Ailesinde Tip 2 diyabet olanların, durumu geliştirme riski önemli ölçüde artar.

Stres

[attention type=green]
Yapılan araştırmalar, uzun süreli stres yaşayan kişilerin riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Stres dönemlerinde vücut, kortizol hormonunu kan dolaşımına salıverir ve kan şekeri seviyesini yükseltir.
[/attention]

Gebelik diyabeti

4 kilo veya daha fazla kiloya sahip bebek doğuran kadınların riski daha yüksektir. Hamilelik sırasında gestasyonel diyabet gelişenlerin çocuklarının da durumu geliştirme riski daha yüksektir.

Polikistik over sendromu (PCOS)

PCOS olan kadınlar insülin direncinden dolayı prediyabet veya tip 2 diyabet riski altındadır.

Etnik köken

Prediyabet geliştirme riski, Afrikalı Amerikalılar, Amerikan yerlileri, İspanyollar, Pasifik Adalılar ve Asyalı Amerikalılar için daha yüksektir. Sebep belirsizliğini koruyor.

Metabolik sendrom

Obezite, yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyelerinin bir kombinasyonu zamanla insülin direncini artırabilir. Metabolik sendrom, bir kişinin metabolizmasını etkileyen üç veya daha fazla koşulun varlığıdır.

Prediyabet Tedavisi

Egzersiz ve beslenme, prediyabeti tersine çevirebilir. Bazı insanlar şifalı otlar ve takviyeler kullanır. Ancak Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK), hiçbir araştırmanın, diyabet tedavisinde baharatların, bitkilerin, vitaminlerin ve minerallerin kullanılmasını desteklemediğini bildirmektedir.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabet geliştirme şansını azaltır. Bu değişiklikler şunlardır:

Prediyabet nasıl önlenir?

Kilo vermek

Vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7’sini kaybetmek, özellikle de karın yağını azaltmak, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 58 azaltabilir.

Orta düzey aktivite yapmak

Prediyabeti olanlar haftada 150 dakikalık ılımlı egzersiz yapmalıdır.

Kas kütlesini artırma

Kas, kaloriyi yağdan daha yüksek oranda yakar, bu nedenle artan kas kütlesi kilo vermeye ve korumaya yardımcı olur. Bu da kan şekeri seviyelerinin dengelenmesini sağlar.

Stresi azaltmak

Stres, prediyabet için bir risk faktörü olabileceğinden, stres seviyelerinin yönetilmesi durumu önlemeye yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenmek

[attention type=green]
Lif, yağsız proteinler ve kompleks karbonhidratlar açısından yüksek ancak basit şekerler açısından düşük beslenme, kan şekeri seviyesini sabit tutmaya yardımcı olur.
[/attention]

Öğünlere dikkat etmek

Gün boyunca düzenli olarak daha küçük öğünler yemek, kan şekeri seviyelerindeki sivri iniş çıkışları önler. Her gün benzer zamanlarda yemek yiyin ve öğün aralarında aşırı derecede atıştırmaktan kaçının.

Sigarayı bırakmak

Nikotin, kan şekeri seviyesini yükselten bir uyarıcıdır. Sigara içmek insülin direncine neden olabilir ve prediyabet ve diyabet için risk faktörüdür.

Fazla şekerden kaçınmak

Şekerli yiyecekler ve içecekler kan glukozunda aşırı değişikliklere ve kilo alımına neden olabilir.

Kafeine dikkat etmek

[attention type=yellow]
Kafein, kan şekeri seviyesini artıran bir uyarıcıdır. Bazı araştırmalar kahveyi insülin duyarlılığını artırmaya bağlamaktadır.
[/attention]

Yeterince uyumak

2015 yılında yapılan araştırma, uyku kalitesi düşük olan kişilerin daha yüksek bir prediyabet riski taşıdığını göstermektedir.

Prediyabet risk faktörü yüksek olan veya yüksek kan şekeri seviyesine sahip kişiler, evde kan şekeri seviyelerini takip etmelidir ve kan şekerini azaltmak için ilaç almaları gerekebilir. Doktor, semptomları yönetmek için metformin gibi prediyabet ilaçları reçete edebilir.

Tip 2 diyabete ilerlemesi

Prediyabetin, tip 2 diyabete doğru ilerlediğine dair işaretler şunlardır:

  • Aşırı susuzluk hissi
  • Yorgunluk veya halsiz hissetme
  • Baş dönmesi hissi
  • Bulanık görme

.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/prediyabet-nedir-tedavisi/

Diyabet Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir; diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Hastalığın başlangıcında iyi planlanlanarak verilen bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Diyabet tedavisinde her diyabetli için geçerli olan prensipler nelerdir?

  • Tıbbi beslenme tedavisi (Diyet)
  • Egzersiz – Fiziksel aktivite
  • Kan şekerini düşüren ilaçlar (Haplar ve insülin olarak 2 grupta toplanır.)
  • Eğitim
  • Diyabetlinin kendini izlemesi

Kan şekeri vücudumuzda nasıl kontrol altında tutulur?

Şeker hastası olmayanlarda kan şekeri açlıkta 60 ile 100 mg/dL arasında değişir; toklukta en fazla 140 mg/dL’ye çıkar. Kan şekerinin yükselmesini önleyen madde insülindir; şekerin aşırı düşmesini engelleyen başlıca madde ise glucagon adı verilen hormondur.

Bu iki hormon son derece uyumlu çalışarak kan şekerinin normal sınırlarda tutulmasını sağlarlar. Kısacası kan şekeri açlıkta ve toklukta 60 ile 140 mg/dL arasında değişir. Örneğin en ağır yemeklerden sonra bile 140-150 mg/dL’yi geçmez.

Uzun süre, örneğin 72 saat aç kalınsa bile şeker hastası olmayan birisinde kan şekeri 45 mg/dL’nin altına düşmez.

Vücudumuzda üretilen insülinin görevi nedir; nasıl etki eder?

İnsülin, şekerin yükselmesini önleyen bir hormondur. Midenin arkasında pankreas adlı organımızda beta hücrelerinde yapılır ve doğrudan kana verilir.

Kan şekeri yükselince (örneğin; yemekten sonra) pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin kan şekerinin hücrelerimize girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normalde tutulur; yükselmez.

Hücrelere giren şeker burada yakılır ve enerji olarak kullanılır; yürümek, çalışmak, düşünmek gibi her iş için enerji gereklidir.

Diyabetlide şeker dengesi nasıl bozulmuştur?

Tip I diyabette pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış ya da durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekerini düşürmek için dışardan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabette ise pankreasta ileri dönemlere kadar normale yakın insülin yapımı vardır; hatta bazen normalden fazla bile insülin yapımı vardır.

Ancak insülin iyi etki edememektedir. Aşırı kilo ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi yapmasını önler. Buna insülin direnci denir. Vücuttaki insülin kan şekerini düşürememektedir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde vücudun yaptığı insülinin etkisi artar ve kan şekeri normale iner.

Ağızdan kullanılan haplar da insülinin etkisini arttırır.

Diyabet neden tedavi edilir?

  • Kan şekerini normale yakın sınırlara indirmek için tedavi edilir.
  • Yüksek kan şekeri, uzun dönemde yıllar içinde kontrol altında tutulmadığında damar sistemine zarar verebilir. Özellikle gözdibinde, böbreklerde, çevresel sinirlerde bu daha belirgindir. Bu zarardan korunmak için kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.
  • Yüksek kan şekerinin neden olduğu aşırı susama, sık ve bol idrar yapma gibi rahatsız edici şikayetleri azaltmak veya yok etmek için tedavi edilir.
  • Daha kaliteli bir yaşam sağlamak için, yüksek ve düşük kan şekerinin zararlarından korunmak için tedavi edilir.

Diyabet tedavisinin ana unsurları nelerdir?

Diyabet tedavisi diğer hastalıkların tedavisinden farklıdır. Sadece doktorun reçetesindeki ilaçları kullanmakla ve diyet listesi almakla tedavide başarı sağlanamamaktadır.

Diyabet tedavisinde, önce tedavi ve takibe ilişkin gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir. Bunun yolu diyabetli kişinin eğitiminden geçmektedir.

Edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması, diğer deyişle davranışların iyi yönde değiştirilmesi sürekliliği ve tedaviye uyum diyabet tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Tedavide diyabetlinin rolü nedir?

Tedavide en önemli rol diyabetlinindir. Hekim diyabetli kişiyi yönlendirecektir; ama beslenme şeklinden başlayarak yaşam tarzındaki tüm değişiklikleri yapmak hastanın sorumluluğundadır. Tedavide en önemli rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır.

Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Diyabetli kişiler yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşayabilmektedir. Diyabet, yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk, okuluna rahatlıkla gidebilir; günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetliler spor yapabilir.

Diyabetliler arasında maratoncular bile bulunmaktadır.

Tedavide motivasyonun rolü nedir?

Tedavide önemli olan bir diğer nokta; motivasyondur. Diyabetli, tedavisine dikkat ettiği sürece güven altındadır.

Tedavinin her zaman aynı dikkat ve itina ile yürütülmesi, diyabetlinin bilgisine yani eğitimine, ailesinin, arkadaşlarının, kendisine olan yardımına ve kişinin kendisinin hastalığına verdiği öneme bağlıdır. Diyabetlinin tedavisine uyumunu en çok kendi iç isteği etkiler.

İyi eğitilmiş, çevresince desteklenen, diyabetini kabullenmiş hastalarda tedavinin başarı ile yürütülmesi daha kolaydır. Hastalığın başlangıcında iyi planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Источник: https://www.diyabetevi.com/diyabet/sorularla-diyabet/diyabet-nasil-tedavi-edilir

Diyabet hakkında her şey…

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. İrfan Aydın toplumda çok sık karşılaşılan diyabet hastalığını anlatıyor.

Diyabet Nedir?

Diyabet, insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan yaşam boyu süren kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir metabolizma hastalığıdır.

Normal koşullarda besinlerden sağlanan glukoz ( şeker ) pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve enerji gereksinimini karşılamak üzere kullanır.

İnsülin yokluğu ya da insülin etkisinin yetersizliği sonucunda kandaki şeker hücre içine giremez, kanda şeker yükselir (hiperglisemi). Kan şekerinin yükselmesi ile birlikte sık idrara çıkma, ağız kuruması, çok su içme, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı gibi bulgular görülür.

[attention type=yellow]
Diyabet, ülkemizde 10 milyonun üzerinde insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan, buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Diyabet tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılan önemli bir sağlık sorunudur.
[/attention]

Ülkemizde her üç hastadan biri diyabetli olduğundan habersiz yaşamaktadır. Yaklaşık beş milyon kişi ise, diyabet gelişme riski normale göre yüksek olan, halk arasındaki tabiriyle gizli şeker hastasıdır. Sonuç olarak, diyabet, ülkemizde yirmi yaş üstü grupta toplumun yaklaşık %15’ini yakından ilgilendiren bir hastalıktır.

TİP 1 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 1 diyabet, genellikle çocuk ve ergenlerde ortaya çıkan diyabet tipidir. Diyabetli vakaların %5–10‘unu oluşturur. Tip 1 diyabetlilerde insülin üretmediği için insülin, enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuda verilir. İnsülin tedavisi, vücutta var olan bir eksikliğin yerine koyulmasını sağlar.

TİP 2 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabet oluşumunda iki önemli mekanizma yol oynar. Birincisi pankreastan salgılanan insülin hücre üzerindeki etkisini göstermemesi, ikincisi ise pankreasın insülin üretiminde azalması.

Tip 2 diyabette insülinin hücre içine girememesi insülin direnci olarak isimlendirilir. İnsülin hücre üzerindeki etkisini gösterememesi sonucunda, hücrenin enerji kaynağı olan glukoz (şeker) hücre içine giremez. Kanda birikir ve kan şekeri yükselir.

Bir süre sonra pankreastan insülin salgısı azalmaya başlar ve diyabet tablosu daha ilerler.

[attention type=red]
Tip 2 diyabet, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür; diyabetli kişilerin %90’ı Tip 2 diyabetlidir. Tip 2 diyabet esas olarak yetişkinlerde görülmekteyse de son yirmi yıldan bu yana çocukluk ve ergenlik çağında da önemli bir sorun olmaya başlamıştır.
[/attention]

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı Tip 1 diyabete kıyasla daha yavaştır ve yüzden erken tanısı daha yavaştır.

Tip 2 diyabet bulguları henüz başlamadan 10 – 15 yıl süre öncesinden gizli şeker olarak adlandırılan (glukoz intoleransı) dönemi vardır. Bu dönemde açlık şekerleri normal olmasına rağmen tokluk şekerleri yükselir.

[attention type=red]
Sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, tatlı krizleri, yemekten sonra yorgunluk, halsizlik gizli diyabetin en sık görülen bulgularıdır. Bu dönemde tanı tokluk kan şekeri ve glukoz yükleme testi (OGTT) ile konur. Bu süreçte diyabete bağlı organ hasarları görülebilir.
[/attention]

Bu nedenle diyabet riski taşıyan kişiler, tanı için mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmalıdır.

Diyabette tanı nasıl konur?

Kan şekeri ölçümü tanı koymak için en kolay yoldur. Normalde açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin altındadır. Eğer açlık kan şekeri 100 – 125 mg/dl arasında ise bozulmuş açlık glukozu vardır. Bu durumda glukoz yükleme testi (OGTT) yapılması gerekir. Eğer açlık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksekse birey diyabetlidir.

Şeker yükleme testi için 8 saat açlıktan sonra, 75 gr glukoz suda eritilir ve içilir. Kan şekerleri 2 saat izlenir. Normal kan şekeri ikinci saatte 140 – 199 mg/dl arasında ise prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

İkinci saat kan şekeri 200 mg/dl’nin üstünde ise diyabet tanısı konur.

Kimler diyabet riski taşır?

45 yaş ve üzerindeki herkes, özellikle fazla kilosu olan kişiler kan şekeri değerleri normal çıksa dahi, mutlaka 3 yılda bir şeker yükleme testi ile veya tokluk kan şekeri ile incelenmelidir. 45 yaş altındaki kişiler aşağıdaki ek risk faktörlerinden en an birine sahipse diyabet açısından daha erken yaşta tetkik yaptırmalıdır.

Risk Faktörleri

  • Fazla kilolu olma
  • Birinci dereceden akrabalarda diyabet öyküsünün olması
  • Kan yağlarında yükseklik
  • Kan basıncı yüksekliği
  • 4 kg ve üzerinde çocuk doğumu yapmış olma veya hamilelik (gestasyonel) diyabeti varlığı
  • Vasküler hastalık hikayesi olanlar
  • İnsülin direnci ile ilgili bir klinik tablo olması (polikistik over gibi)
  • Daha önce gizli şeker tanısının olması.

Gizli şeker (prediyabet) nedir?

Eğer bir kişide kan şekeri değeri normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse (şeker yükleme testi sonucunda ikinci saat kan şekeri 140/199 mg/dl arasında ise) prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

Gizli şekerli bireylerde kardiyovasküler hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat, diyabetli bireylerde ise 2- 4 kat daha fazladır.

Diyabete aday kişiler beslenme alışkanlıklarını değiştirerek ve fiziksel aktivite düzeylerini arttırarak yaşamın ilerleyen yıllarında diyabetin gelişmesini önleyebilirler.

Diyabet gelişmesi önlenebilir bir hastalıktır.

Diyabet nasıl tedavi edilir?

Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemektir.

Bu ayarın sağlanması komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir.

  İyi bir diyabet kontrolü, kan şekeri seviyesini mümkün olduğunca normale en yakın düzeylerde tutmak anlamına gelir.

Diyabet tedavisi aşağıda belirtilen dört ana bileşenden oluşur.

  1. Tıbbi Beslenme Tedavisi: Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir. Üç ana öğün, üç ara öğüne bölünmüş, kan şekerini ani yükseltecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalar sınırlandırılmış, ideal kiloya dönmeyi hedefleyen bir beslenme programı ile diyabetin gelişimi durdurulabilir.
  1. Egzersiz: Egzersiz, vücudun glukozu etkili bir şekilde kullanmasını ve kan şekeri kontrolünü sağlar. İnsülin direncini önler. Ayrıca, şişman Tip 2 diyabetli kişilerin vücut ağırlıklarını kontrol etmelerine yardımcı olur.
  1. İlaç / İnsülin: Tip 2 diyabetli kişilerin diyet ve egzersizle kontrol altına alınamayan kan şekeri ayarını sağlamak için ağızdan alınan insülin direncini önleyici ya da insülin salgılatıcı ilaçlara veya vücudun kendi insülini yetersiz ise insüline gereksinimleri olabilir. Tip 1 diyabetli kişilerin yaşamak için insüline gereksinimi vardır. İnsülin bağımlılık, alışkanlık yapacak bir madde değildir. İnsülin yaşam için elzemdir. Vücut insülin yapmıyor ise dışarıdan enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuttaki eksikliği yerine koymak gerekir. Gestasyonel diyabetliler oral antidiyabetik kullanamaz. Kan şekeri kontrolü sağlamak annenin ve bebeğin sağlığı için son derece önemlidir. Gestasyonel diyabetli bir kadına gerek görüldüğünde insülin tedavisi başlanır. Gebelik sonlandığında tedavi planı tekrar düzenlenebilir.
  1. Diyabet Eğitimi: Diyabetli birey kan şekerini kontrol altına alma sorumluluğunu üstlenmelidir. Diyabeti tanımalı, nasıl beslenmesi gerektiğini, kan şekeri ölçümlerini nasıl yapacağını öğrenmeli, ölçüm sonuçlarını değerlendirebilmelidir. Ayrıca hipoglisemiyi önlemeli ve tedavi edebilmeli, gerekli durumlarda ilaç veya insülin tedavisinde değişiklik yapacak bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bunu için diyabet konusunda hekim, diyetisyen, hemşireden oluşan sağlık ekibinden gerekli eğitimi almalı, eğitim programlarına katılmalı, yazılı eğitim materyallerini okumalıdır.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/ic-hastaliklari-dahiliye/diyabet-hakkinda-her-sey/

Diyabet Tedavisi, Nasıl Geçer?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. Diyabet genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenler nedeniyle oluşan, kan glikoz seviyesinin aşırı derece çok yükselmesi ile oluşan bir sağlık sorunudur diyebiliriz. Vücudunuzun metabolizmasını da etkilemektedir. Diyabet, normal glikoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretimi yapamamaktadır.

Diyabet genellikle yetişkinleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çocukluk çağında obezite sorunu olan çocuklarda da diyabet görülmektedir. Diyabetin tam olarak bir tedavisi bulunmamaktadır.

Ancak yapacak olduğunuz birkaç yaşam değişikleri ile bu hastalığın belirtilerini en aza indirebilirsiniz. Yapacak olduğunuz bu yaşam değişikleri genellikle yemek düzeni ve egzersizleri kapsamaktadır.

Bunların yetersiz olduğu noktalarda ise, diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabetin belirtileri genellikle yavaş yavaş kendini belli etmektedir. Kimi kişilerde yıllarca bu hastalık bulunmakta ancak farketmemektedir. Bu belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Artan susuzluk ve sık idrara çıkma: Kanınızda bulunan aşırı şeker, dokulardan çekilecek olan sıvı miktarını etkiler. Bu da sizi susuz bırakabilir. Sonuç olarak, bu sizleri daha çok su içmeye itebilir ve bu nedenle idrarınız normalden fazla olabilir.
  • Çok acıkmaya başlama: Yeterli insülin olmadan hücre içine şeker taşımak için, kaslarınız ve organlarınız enerji tüketmiş olur. Bu da sizlerin yoğun bir şekilde aç olmanıza neden olur.
  • Kilo kaybı: Her zamankinden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo verebilirsiniz. Glikozu metabolize etme kabiliyeti olmadan, vücut kas ve yağ depolamadan alternatif yakıtlar kullanmaktadır.
  • Yorgunluk: Hücreleriniz şeker yoksunu ise, yorgun ve sinirli hale gelebilirsiniz.
  • Bulanık görme. Kan şekeri çok yüksek ise, sıvı gözlerinizden çekilmiş olabilir. Bu odaklanma yeteneğini etkileyebilir.
  • Yaralar ya da yavaş iyileşen yaralarınız: Diyabet iyileşmenizi ve enfeksiyonları karşı korunma yeteneğinizi etkiler.
  • Kararmış deri alanları: Genellikle koltuk altı ve boyun gibi bölgelerde bazı kişilerde buruşma ve kararmalar meydana gelmektedir. Akantozis nigrikans denilen bu durum, insülinin direncinin bir belirtisi olabilir.

Yukarıda sizlere vermiş olduğumuz bu belirtilere sahipseniz, vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir.

Diyabet Nedenleri Nelerdir?

Diyabetin tam olarak nedeni bilinmemektedir ancak genetik ve aşırı kilo, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda diyabet oluşumunda, insülin ve glikozun büyük önemi bulunmaktadır. İnsülin kanda şeker miktarını düşürür. Kanda şeker seviyesi düştükçe, pankreas insülin salgılanmasını yapar.

Glikoz – şeker – kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır. Glikozun iki önemli kaynağı; gıdalar ve karaciğerdir. Karaciğer glikoz yapar ve depolar.

  1. Fazla kilolar, diyabet için birincil risk faktörüdür.
  2. Vücudunuzda bulunan yağ dağılımı da diyabeti tetiklemektedir.
  3. Hareketsizlik. Ne kadar az hareket ederseniz, diyabet riskiniz daha da artar. Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur.
  4. Aile geçmişiniz. Eğer ailenizde diyabet hastası varsa, sizlerde risk altında olmaktasınız.
  5. Yaş. Özellikle 45 yaş üzeri kişiler risk altındadır, ancak diyabet gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmaktadır.
  6. Prediyabet. Kan şekeri seviyesi normalden daha yüksek olduğu durumdur, ancak diyabet gibi yeterince yüksek değildir. Tedavi edilmediğinde prediyabet, diyabet olarak karşımıza çıkar.
  7. Polikistik over sendromu. Kadınlar için, polikistik over sendromu olan – düzensiz adet dönemleri, aşırı saç dökülmesi ve obezite – diyabet riskini artırır.

Diyabet tanısı için yapılacak olan testler şunlardır;

  • Glikozile hemoglobin (A1C) testi: Bu kan testi son iki üç ay boyunca ortalama kan şekeri seviyesini gösterir.
  • Rastgele kan şekeri testi: Bir kan örneği rastgele bir zamanda alınacaktır.
  • Aç kan şekeri testi: Kan örneği bir gece aç kaldıktan sonra alınacaktır. Açlık kan şekeri seviyesi en az 100 mg / dL (5.6 mmol / L) normaldir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu test için, bir gecede hızlı bir test ve açlık kan şekeri düzeyi ölçülür.

Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabet tedavisi yönetimi için yapmanız gerekenler şöyle sıralanmaktadır;

1.Sağlıklı Beslenme

Popüler anlayışın aksine, belirli bir diyabet diyeti var. Ancak yüksek lif, düşük yağlı gıdalar ile diyeti ortalamak önemlidir.

  • Meyve
  • Sebze
  • Kepekli tahıllar

Ayrıca daha az hayvansal ürünler, rafine karbonhidrat ve tatlılar tüketmek gerekir. Düşük glisemik indeks gıdalar da yararlı olabilir. Diyetisyen ile birlikte sağlık hedeflerinizi, yiyecek tercihlerinizi ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planınızı yapabilirsiniz.

2.Fiziksel Aktivite

Diyabeti olan kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalıdırlar. Yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme sizlere bu konuda yardımcı olan aktivitelerdendir. En önemli şey günlük rutin fiziksel aktivitelerinizi yapmanızdır.

Günlük egzersizlerinizi en az 30 dakika halinde yapmaya özen gösterin. Egzersizlerinizin süresini yavaş ve kademeli olarak artırın. Halter ya da yoga haftada iki kez olarak direnç eğitimi ile kombine edilebilir. Fiziksel aktivitelerin kan şekerini düşürdüğünü unutmayın.

Herhangi bir faaliyet öncesinde kan şekeri seviyesini kontrol edin.

3.Kan Şekeri Takibi

Tedavi planına bağlı olarak, insülin seviyeniz normalin dışında ise, bir gün içerisinde birkaç kez kan şekeri takibini yapmanız gerekecektir. Bazen, kan şekeri düzeyleri öngörülemeyen seviyelerde çıkabilir. Bunları, diyabet tedavi ekibi yardımıyla, gıda, egzersiz, alkol, hastalık ve tedaviye yanıt kapsamında yeniden planlamanız gerekmektedir.

4.Diyabet İlaçları ve İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlar yalnız diyet ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri düzeylerini elde edebilir. Ancak birçoğunda da diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekir. İlaçların hangisinin en iyi olacağına karar verilmesi kan şekeri seviyesine ve sahip olduğunuz herhangi başka bir sağlık sorunları dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. İlaçlar ise şunlardır;

  • Metformin (Glucophage, Glumetza, diğerleri)
  • Sülfonilüreler
  • Meglitinidlerin
  • Tiazolidinedionlar
  • DPP-4 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • SGLT2 inhibitörleri

İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlarda insülin tedavisi gerekir. Bu kapsamda alınabilecek olan ilaçlar şunlardır;

  • İnsülin glulisin (Apidra)
  • İnsülin lispro (HUMALOG)
  • İnsülin aspart (NOVOLOG)
  • İnsülin glargin (Lantus)
  • İnsülin detemir (Levemir)
  • İnsülin isophane (Humilin N, Novolin H)

5.Obezite Cerrahisi

Eğer diyabet hastasıysanız ve vücut kitle indeksi (İ) 35’den büyükse, kilo kaybı cerrahisi (obezite cerrahisi) bir çözüm olabilir.

Kan şekeri düzeyleri gerçekleştirilen prosedüre bağlı olarak, kişilerin yüzde 95’i ile 55’i arasında iyileşme sonucu vermektedir. Cerrahinin dezavantajları, yüksek maliyetli olması ve ölüm riskidir.

 Buna ek olarak, köklü yaşam tarzı değişiklikleri, gerekli ve uzun vadeli komplikasyonlar, beslenme eksiklikleri ve osteoporozda olabilmektedir.

6.Hamileler İçin

Diyabeti olan kadınların gebelik sırasında tedavilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Birçok kadın hamilelik sırasında insülin tedavisine ihtiyaç duyacaktır. Kolesterol düşürücü ilaçlar ve bazı tansiyon ilaçları gebelik sırasında kullanılamaz. Eğer diyabetik retinopati belirtileri varsa, gebelik sırasında kötüleşebilir. Bunun için ayrıca doktorunuz ile görüşün.

7.Alternatif Tıp

Genellikle alternatif tıp diyabet konusunda başarısızlıklara yol açmaktadır. Eğer her şeye rağmen alternatif tıp imkanlarından yararlanmak istiyorsanız, doktorunuz ile konuşarak yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunuz.

Diyabet Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet, kalp, kan damarları, sinirler, göz ve böbrekler olmak üzere birçok önemli organı etkiler. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına almanız ile birlikte bu komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilirsiniz.

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Sinir hasarı (nöropati)
  • Böbrek hasarı (nefropati)
  • Göz hasarı
  • Ayakların zarar görmesi
  • İşitme bozukluğu
  • Cilt hastalıkları
  • Alzheimer hastalığı

Yaşam Tarzı Ve Ev İlaçları Nelerdir?

Hayati teh içeren diyabetin etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarını gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Düzenli diyabet kontrollerinizi ve göz kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Diyabet 1’in retina hasarı, katarakt ve glokom sorunlarına neden olduğunu unutmayınız.
  2. Yüksek kan şekeri bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bu kapsamda gripten korunmak için pnömoni aşısı yaptırabilirsiniz.
  3. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın, günde bir kez diş ipi ve düzenli diş kontrollerine gidin.
  4. Ayaklarınızın dikkat edin. Ilık suda ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarının temiz olduğundan emin olarak ayağınızı nemli tutun. Ayaklarınızın kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık ve şişlik durumları için her gün kontrol edin.
  5. Sağlıklı gıdalar ve düzenli egzersiz, yüksek kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bunun için ilaçlar kullanabilirsiniz.
  6. Sigara, çeşitli diyabet komplikasyonlarının riskini artırır. Sigarayı bırakmak veya tütün diğer türlerinin kullanımını durdurmak konusunda doktorunuzla konuşun.
  7. Mümkün olduğunca alkol tüketmeyin.
  8. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için sağlıklı beslenin ve diyet yapın. Kendinizi bu konuda motive etmeyi de unutmayın.

Источник: https://evdesifa.com/diyabet-tedavisi/

Prediyabet Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet, kan glikoz seviyelerinin sürekli yüksek olmasıdır. Ancak tip 2 diyabete dönüşecek kadar da yüksek değildir. Yani tip 2 diyabete giden yolda bir önceki aşamadır.

Prediyabet, yaygın bir durumdur. Yeterli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kiloyu sağlıklı aralıkta tutmak, prediyabeti tersine çevirebilir ve tip 2 diyabet gelişimini engelleyebilir.

Prediyabet nedir?

Henüz tip 2 diyabet aşamasına ulaşmamış, sürekli olarak yüksek kan şekeri seviyelerine sahip olmanın bilimsel ismidir. Bir kişinin prediyabeti varsa, vücudu, insülini etkin kullanamaz. İnsülin, şekerin kan dolaşımından hücrelere enerji olarak aktarılmasından sorumlu olan hormondur.

İnsülinin doğru kullanılamaması hücrelerin yeterince şeker alamamasına neden olur. Sonuç olarak, kan dolaşımında çok fazla şeker kalır. Yüksek kan şekeri seviyeleri ciddi sağlık komplikasyonlarına sebebiyet verir, özellikle kan damarlarına, kalbe ve böbreklere zarar verebilir.

Birçok kişi bu durumu farketmez. Çoğu insan prediyabet belirtilerini yaşamaya başladığında, durum genellikle tip 2 diyabete ilerlemiştir.

Prediyabet nedenleri

Pankreas, yemek yerken insülin adı verilen bir hormon salgılar, böylece şeker, kandan hücrelere enerji için alınır. İnsülin kan şekeri seviyeni düşürmeye yardımcı olur. Prediyabet durumunda, hücreler insüline tam olarak yanıt vermez. Buna insülin direnci denir. İnsülin direncinin nedenleri belirgin değildir.

Prediyabet Tanısı

İnsanların 45 yaşlarında diyabet için kan tarama testlerini yaptırmaya başlamaları gerekmektedir. Ancak, glikoz testi, fazla kilolu olma veya ailede diyabet öyküsü olması gibi, diyabet için risk faktörleri olan kişiler için daha önce başlamalıdır. Birkaç kan şekeri testi, prediyabet tanısını doğrulayabilir. Doktorlar tanıyı onaylamadan önce testleri iki veya üç kez tekrarlar.

Çocuklarda prediyabet

Fazla kilolu olan veya prediyabet için risk faktörü taşıyan çocuklar için yıllık diyabet taraması yapılması önerilir.  Çocuklarda prediyabet ve diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Fazla kilolu olmak

Orta derecede obez olan veya yüksek düzeyde yağlı olan çocuklar, normal kilolu çocuklardan daha yüksek prediyabet riski taşır.

Yaş

Çocuklarda çoğu tip 2 diyabet tanısı erken yaşta konur.

Aile

Tip 2 diyabeti olan aile üyeleri veya gebelik diyabeti olan anneye sahip çocukların kan şekeri kontrolü ile mücadele etme olasılıkları daha yüksektir.

Irk veya etnik köken

[attention type=red]
Afrikalı, Amerikalı, Kızılderili ve Hispanik kökenli çocukların, diğer ırklara ve etnik kökenlere kıyasla tip 2 diyabet geliştirmeleri daha olasıdır.
[/attention]

Prediyabetli kişilerde risk faktörlerine bağlı olarak yılda en az bir kez veya daha fazla kan glukoz testi yapılmalıdır.

Prediyabet Risk Faktörleri

Pek çok faktör prediyabet gelişimine katkıda bulunabilir. Yapılan araştırmalar aile öyküsü ile prediyabet arasındaki bağlantı olduğunu tespit etti. Hareketsiz bir yaşam tarzı ve aşırı karın yağı en yaygın ve etkili sebeplerindendir. Prediyabet ve tip 2 diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Aşırı kilolu veya obez olmak

Yağ dokusunun artması hücrelerin glukoza duyarlılığını azaltır.

Yaş

Prediyabet her yaşta gelişebilir, ancak sağlık uzmanları riskin 45 yaşından sonra arttığını düşünmektedir. Bu, hareketsizlik, zayıf beslenme ve tipik olarak yaşla birlikte azalan kas kütlesi kaybına bağlı olabilir.

Beslenme

Düzenli olarak aşırı karbonhidrat tüketmek, özellikle şekerli yiyecekler veya içecekler, zaman içinde insülin duyarlılığına zarar verebilir. Kırmızı veya işlenmiş etler bakımından yüksek beslenme de prediyabet gelişimi ile bağlantılıdır.

Uyku düzeni

2018 yılında yapılan bir çalışmaya göre, obstrüktif uyku apnesi olan kişilerde prediyabet gelişme riski vardır.

Aile öyküsü

Ailesinde Tip 2 diyabet olanların, durumu geliştirme riski önemli ölçüde artar.

Stres

[attention type=green]
Yapılan araştırmalar, uzun süreli stres yaşayan kişilerin riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Stres dönemlerinde vücut, kortizol hormonunu kan dolaşımına salıverir ve kan şekeri seviyesini yükseltir.
[/attention]

Gebelik diyabeti

4 kilo veya daha fazla kiloya sahip bebek doğuran kadınların riski daha yüksektir. Hamilelik sırasında gestasyonel diyabet gelişenlerin çocuklarının da durumu geliştirme riski daha yüksektir.

Polikistik over sendromu (PCOS)

PCOS olan kadınlar insülin direncinden dolayı prediyabet veya tip 2 diyabet riski altındadır.

Etnik köken

Prediyabet geliştirme riski, Afrikalı Amerikalılar, Amerikan yerlileri, İspanyollar, Pasifik Adalılar ve Asyalı Amerikalılar için daha yüksektir. Sebep belirsizliğini koruyor.

Metabolik sendrom

Obezite, yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyelerinin bir kombinasyonu zamanla insülin direncini artırabilir. Metabolik sendrom, bir kişinin metabolizmasını etkileyen üç veya daha fazla koşulun varlığıdır.

Prediyabet Tedavisi

Egzersiz ve beslenme, prediyabeti tersine çevirebilir. Bazı insanlar şifalı otlar ve takviyeler kullanır. Ancak Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK), hiçbir araştırmanın, diyabet tedavisinde baharatların, bitkilerin, vitaminlerin ve minerallerin kullanılmasını desteklemediğini bildirmektedir.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabet geliştirme şansını azaltır. Bu değişiklikler şunlardır:

Prediyabet nasıl önlenir?

Kilo vermek

Vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7’sini kaybetmek, özellikle de karın yağını azaltmak, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 58 azaltabilir.

Orta düzey aktivite yapmak

Prediyabeti olanlar haftada 150 dakikalık ılımlı egzersiz yapmalıdır.

Kas kütlesini artırma

Kas, kaloriyi yağdan daha yüksek oranda yakar, bu nedenle artan kas kütlesi kilo vermeye ve korumaya yardımcı olur. Bu da kan şekeri seviyelerinin dengelenmesini sağlar.

Stresi azaltmak

Stres, prediyabet için bir risk faktörü olabileceğinden, stres seviyelerinin yönetilmesi durumu önlemeye yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenmek

[attention type=green]
Lif, yağsız proteinler ve kompleks karbonhidratlar açısından yüksek ancak basit şekerler açısından düşük beslenme, kan şekeri seviyesini sabit tutmaya yardımcı olur.
[/attention]

Öğünlere dikkat etmek

Gün boyunca düzenli olarak daha küçük öğünler yemek, kan şekeri seviyelerindeki sivri iniş çıkışları önler. Her gün benzer zamanlarda yemek yiyin ve öğün aralarında aşırı derecede atıştırmaktan kaçının.

Sigarayı bırakmak

Nikotin, kan şekeri seviyesini yükselten bir uyarıcıdır. Sigara içmek insülin direncine neden olabilir ve prediyabet ve diyabet için risk faktörüdür.

Fazla şekerden kaçınmak

Şekerli yiyecekler ve içecekler kan glukozunda aşırı değişikliklere ve kilo alımına neden olabilir.

Kafeine dikkat etmek

[attention type=yellow]
Kafein, kan şekeri seviyesini artıran bir uyarıcıdır. Bazı araştırmalar kahveyi insülin duyarlılığını artırmaya bağlamaktadır.
[/attention]

Yeterince uyumak

2015 yılında yapılan araştırma, uyku kalitesi düşük olan kişilerin daha yüksek bir prediyabet riski taşıdığını göstermektedir.

Prediyabet risk faktörü yüksek olan veya yüksek kan şekeri seviyesine sahip kişiler, evde kan şekeri seviyelerini takip etmelidir ve kan şekerini azaltmak için ilaç almaları gerekebilir. Doktor, semptomları yönetmek için metformin gibi prediyabet ilaçları reçete edebilir.

Tip 2 diyabete ilerlemesi

Prediyabetin, tip 2 diyabete doğru ilerlediğine dair işaretler şunlardır:

  • Aşırı susuzluk hissi
  • Yorgunluk veya halsiz hissetme
  • Baş dönmesi hissi
  • Bulanık görme

.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/prediyabet-nedir-tedavisi/

Diyabet Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir; diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Hastalığın başlangıcında iyi planlanlanarak verilen bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Diyabet tedavisinde her diyabetli için geçerli olan prensipler nelerdir?

  • Tıbbi beslenme tedavisi (Diyet)
  • Egzersiz – Fiziksel aktivite
  • Kan şekerini düşüren ilaçlar (Haplar ve insülin olarak 2 grupta toplanır.)
  • Eğitim
  • Diyabetlinin kendini izlemesi

Kan şekeri vücudumuzda nasıl kontrol altında tutulur?

Şeker hastası olmayanlarda kan şekeri açlıkta 60 ile 100 mg/dL arasında değişir; toklukta en fazla 140 mg/dL’ye çıkar. Kan şekerinin yükselmesini önleyen madde insülindir; şekerin aşırı düşmesini engelleyen başlıca madde ise glucagon adı verilen hormondur.

Bu iki hormon son derece uyumlu çalışarak kan şekerinin normal sınırlarda tutulmasını sağlarlar. Kısacası kan şekeri açlıkta ve toklukta 60 ile 140 mg/dL arasında değişir. Örneğin en ağır yemeklerden sonra bile 140-150 mg/dL’yi geçmez.

Uzun süre, örneğin 72 saat aç kalınsa bile şeker hastası olmayan birisinde kan şekeri 45 mg/dL’nin altına düşmez.

Vücudumuzda üretilen insülinin görevi nedir; nasıl etki eder?

İnsülin, şekerin yükselmesini önleyen bir hormondur. Midenin arkasında pankreas adlı organımızda beta hücrelerinde yapılır ve doğrudan kana verilir.

Kan şekeri yükselince (örneğin; yemekten sonra) pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin kan şekerinin hücrelerimize girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normalde tutulur; yükselmez.

Hücrelere giren şeker burada yakılır ve enerji olarak kullanılır; yürümek, çalışmak, düşünmek gibi her iş için enerji gereklidir.

Diyabetlide şeker dengesi nasıl bozulmuştur?

Tip I diyabette pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış ya da durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekerini düşürmek için dışardan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabette ise pankreasta ileri dönemlere kadar normale yakın insülin yapımı vardır; hatta bazen normalden fazla bile insülin yapımı vardır.

Ancak insülin iyi etki edememektedir. Aşırı kilo ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi yapmasını önler. Buna insülin direnci denir. Vücuttaki insülin kan şekerini düşürememektedir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde vücudun yaptığı insülinin etkisi artar ve kan şekeri normale iner.

Ağızdan kullanılan haplar da insülinin etkisini arttırır.

Diyabet neden tedavi edilir?

  • Kan şekerini normale yakın sınırlara indirmek için tedavi edilir.
  • Yüksek kan şekeri, uzun dönemde yıllar içinde kontrol altında tutulmadığında damar sistemine zarar verebilir. Özellikle gözdibinde, böbreklerde, çevresel sinirlerde bu daha belirgindir. Bu zarardan korunmak için kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.
  • Yüksek kan şekerinin neden olduğu aşırı susama, sık ve bol idrar yapma gibi rahatsız edici şikayetleri azaltmak veya yok etmek için tedavi edilir.
  • Daha kaliteli bir yaşam sağlamak için, yüksek ve düşük kan şekerinin zararlarından korunmak için tedavi edilir.

Diyabet tedavisinin ana unsurları nelerdir?

Diyabet tedavisi diğer hastalıkların tedavisinden farklıdır. Sadece doktorun reçetesindeki ilaçları kullanmakla ve diyet listesi almakla tedavide başarı sağlanamamaktadır.

Diyabet tedavisinde, önce tedavi ve takibe ilişkin gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir. Bunun yolu diyabetli kişinin eğitiminden geçmektedir.

Edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması, diğer deyişle davranışların iyi yönde değiştirilmesi sürekliliği ve tedaviye uyum diyabet tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Tedavide diyabetlinin rolü nedir?

Tedavide en önemli rol diyabetlinindir. Hekim diyabetli kişiyi yönlendirecektir; ama beslenme şeklinden başlayarak yaşam tarzındaki tüm değişiklikleri yapmak hastanın sorumluluğundadır. Tedavide en önemli rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır.

Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Diyabetli kişiler yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşayabilmektedir. Diyabet, yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk, okuluna rahatlıkla gidebilir; günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetliler spor yapabilir.

Diyabetliler arasında maratoncular bile bulunmaktadır.

Tedavide motivasyonun rolü nedir?

Tedavide önemli olan bir diğer nokta; motivasyondur. Diyabetli, tedavisine dikkat ettiği sürece güven altındadır.

Tedavinin her zaman aynı dikkat ve itina ile yürütülmesi, diyabetlinin bilgisine yani eğitimine, ailesinin, arkadaşlarının, kendisine olan yardımına ve kişinin kendisinin hastalığına verdiği öneme bağlıdır. Diyabetlinin tedavisine uyumunu en çok kendi iç isteği etkiler.

İyi eğitilmiş, çevresince desteklenen, diyabetini kabullenmiş hastalarda tedavinin başarı ile yürütülmesi daha kolaydır. Hastalığın başlangıcında iyi planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Источник: https://www.diyabetevi.com/diyabet/sorularla-diyabet/diyabet-nasil-tedavi-edilir

Diyabet hakkında her şey…

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. İrfan Aydın toplumda çok sık karşılaşılan diyabet hastalığını anlatıyor.

Diyabet Nedir?

Diyabet, insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan yaşam boyu süren kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir metabolizma hastalığıdır.

Normal koşullarda besinlerden sağlanan glukoz ( şeker ) pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve enerji gereksinimini karşılamak üzere kullanır.

İnsülin yokluğu ya da insülin etkisinin yetersizliği sonucunda kandaki şeker hücre içine giremez, kanda şeker yükselir (hiperglisemi). Kan şekerinin yükselmesi ile birlikte sık idrara çıkma, ağız kuruması, çok su içme, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı gibi bulgular görülür.

[attention type=yellow]
Diyabet, ülkemizde 10 milyonun üzerinde insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan, buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Diyabet tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılan önemli bir sağlık sorunudur.
[/attention]

Ülkemizde her üç hastadan biri diyabetli olduğundan habersiz yaşamaktadır. Yaklaşık beş milyon kişi ise, diyabet gelişme riski normale göre yüksek olan, halk arasındaki tabiriyle gizli şeker hastasıdır. Sonuç olarak, diyabet, ülkemizde yirmi yaş üstü grupta toplumun yaklaşık %15’ini yakından ilgilendiren bir hastalıktır.

TİP 1 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 1 diyabet, genellikle çocuk ve ergenlerde ortaya çıkan diyabet tipidir. Diyabetli vakaların %5–10‘unu oluşturur. Tip 1 diyabetlilerde insülin üretmediği için insülin, enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuda verilir. İnsülin tedavisi, vücutta var olan bir eksikliğin yerine koyulmasını sağlar.

TİP 2 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabet oluşumunda iki önemli mekanizma yol oynar. Birincisi pankreastan salgılanan insülin hücre üzerindeki etkisini göstermemesi, ikincisi ise pankreasın insülin üretiminde azalması.

Tip 2 diyabette insülinin hücre içine girememesi insülin direnci olarak isimlendirilir. İnsülin hücre üzerindeki etkisini gösterememesi sonucunda, hücrenin enerji kaynağı olan glukoz (şeker) hücre içine giremez. Kanda birikir ve kan şekeri yükselir.

Bir süre sonra pankreastan insülin salgısı azalmaya başlar ve diyabet tablosu daha ilerler.

[attention type=red]
Tip 2 diyabet, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür; diyabetli kişilerin %90’ı Tip 2 diyabetlidir. Tip 2 diyabet esas olarak yetişkinlerde görülmekteyse de son yirmi yıldan bu yana çocukluk ve ergenlik çağında da önemli bir sorun olmaya başlamıştır.
[/attention]

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı Tip 1 diyabete kıyasla daha yavaştır ve yüzden erken tanısı daha yavaştır.

Tip 2 diyabet bulguları henüz başlamadan 10 – 15 yıl süre öncesinden gizli şeker olarak adlandırılan (glukoz intoleransı) dönemi vardır. Bu dönemde açlık şekerleri normal olmasına rağmen tokluk şekerleri yükselir.

[attention type=red]
Sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, tatlı krizleri, yemekten sonra yorgunluk, halsizlik gizli diyabetin en sık görülen bulgularıdır. Bu dönemde tanı tokluk kan şekeri ve glukoz yükleme testi (OGTT) ile konur. Bu süreçte diyabete bağlı organ hasarları görülebilir.
[/attention]

Bu nedenle diyabet riski taşıyan kişiler, tanı için mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmalıdır.

Diyabette tanı nasıl konur?

Kan şekeri ölçümü tanı koymak için en kolay yoldur. Normalde açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin altındadır. Eğer açlık kan şekeri 100 – 125 mg/dl arasında ise bozulmuş açlık glukozu vardır. Bu durumda glukoz yükleme testi (OGTT) yapılması gerekir. Eğer açlık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksekse birey diyabetlidir.

Şeker yükleme testi için 8 saat açlıktan sonra, 75 gr glukoz suda eritilir ve içilir. Kan şekerleri 2 saat izlenir. Normal kan şekeri ikinci saatte 140 – 199 mg/dl arasında ise prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

İkinci saat kan şekeri 200 mg/dl’nin üstünde ise diyabet tanısı konur.

Kimler diyabet riski taşır?

45 yaş ve üzerindeki herkes, özellikle fazla kilosu olan kişiler kan şekeri değerleri normal çıksa dahi, mutlaka 3 yılda bir şeker yükleme testi ile veya tokluk kan şekeri ile incelenmelidir. 45 yaş altındaki kişiler aşağıdaki ek risk faktörlerinden en an birine sahipse diyabet açısından daha erken yaşta tetkik yaptırmalıdır.

Risk Faktörleri

  • Fazla kilolu olma
  • Birinci dereceden akrabalarda diyabet öyküsünün olması
  • Kan yağlarında yükseklik
  • Kan basıncı yüksekliği
  • 4 kg ve üzerinde çocuk doğumu yapmış olma veya hamilelik (gestasyonel) diyabeti varlığı
  • Vasküler hastalık hikayesi olanlar
  • İnsülin direnci ile ilgili bir klinik tablo olması (polikistik over gibi)
  • Daha önce gizli şeker tanısının olması.

Gizli şeker (prediyabet) nedir?

Eğer bir kişide kan şekeri değeri normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse (şeker yükleme testi sonucunda ikinci saat kan şekeri 140/199 mg/dl arasında ise) prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

Gizli şekerli bireylerde kardiyovasküler hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat, diyabetli bireylerde ise 2- 4 kat daha fazladır.

Diyabete aday kişiler beslenme alışkanlıklarını değiştirerek ve fiziksel aktivite düzeylerini arttırarak yaşamın ilerleyen yıllarında diyabetin gelişmesini önleyebilirler.

Diyabet gelişmesi önlenebilir bir hastalıktır.

Diyabet nasıl tedavi edilir?

Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemektir.

Bu ayarın sağlanması komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir.

  İyi bir diyabet kontrolü, kan şekeri seviyesini mümkün olduğunca normale en yakın düzeylerde tutmak anlamına gelir.

Diyabet tedavisi aşağıda belirtilen dört ana bileşenden oluşur.

  1. Tıbbi Beslenme Tedavisi: Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir. Üç ana öğün, üç ara öğüne bölünmüş, kan şekerini ani yükseltecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalar sınırlandırılmış, ideal kiloya dönmeyi hedefleyen bir beslenme programı ile diyabetin gelişimi durdurulabilir.
  1. Egzersiz: Egzersiz, vücudun glukozu etkili bir şekilde kullanmasını ve kan şekeri kontrolünü sağlar. İnsülin direncini önler. Ayrıca, şişman Tip 2 diyabetli kişilerin vücut ağırlıklarını kontrol etmelerine yardımcı olur.
  1. İlaç / İnsülin: Tip 2 diyabetli kişilerin diyet ve egzersizle kontrol altına alınamayan kan şekeri ayarını sağlamak için ağızdan alınan insülin direncini önleyici ya da insülin salgılatıcı ilaçlara veya vücudun kendi insülini yetersiz ise insüline gereksinimleri olabilir. Tip 1 diyabetli kişilerin yaşamak için insüline gereksinimi vardır. İnsülin bağımlılık, alışkanlık yapacak bir madde değildir. İnsülin yaşam için elzemdir. Vücut insülin yapmıyor ise dışarıdan enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuttaki eksikliği yerine koymak gerekir. Gestasyonel diyabetliler oral antidiyabetik kullanamaz. Kan şekeri kontrolü sağlamak annenin ve bebeğin sağlığı için son derece önemlidir. Gestasyonel diyabetli bir kadına gerek görüldüğünde insülin tedavisi başlanır. Gebelik sonlandığında tedavi planı tekrar düzenlenebilir.
  1. Diyabet Eğitimi: Diyabetli birey kan şekerini kontrol altına alma sorumluluğunu üstlenmelidir. Diyabeti tanımalı, nasıl beslenmesi gerektiğini, kan şekeri ölçümlerini nasıl yapacağını öğrenmeli, ölçüm sonuçlarını değerlendirebilmelidir. Ayrıca hipoglisemiyi önlemeli ve tedavi edebilmeli, gerekli durumlarda ilaç veya insülin tedavisinde değişiklik yapacak bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bunu için diyabet konusunda hekim, diyetisyen, hemşireden oluşan sağlık ekibinden gerekli eğitimi almalı, eğitim programlarına katılmalı, yazılı eğitim materyallerini okumalıdır.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/ic-hastaliklari-dahiliye/diyabet-hakkinda-her-sey/

Diyabet Tedavisi, Nasıl Geçer?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. Diyabet genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenler nedeniyle oluşan, kan glikoz seviyesinin aşırı derece çok yükselmesi ile oluşan bir sağlık sorunudur diyebiliriz. Vücudunuzun metabolizmasını da etkilemektedir. Diyabet, normal glikoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretimi yapamamaktadır.

Diyabet genellikle yetişkinleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çocukluk çağında obezite sorunu olan çocuklarda da diyabet görülmektedir. Diyabetin tam olarak bir tedavisi bulunmamaktadır.

Ancak yapacak olduğunuz birkaç yaşam değişikleri ile bu hastalığın belirtilerini en aza indirebilirsiniz. Yapacak olduğunuz bu yaşam değişikleri genellikle yemek düzeni ve egzersizleri kapsamaktadır.

Bunların yetersiz olduğu noktalarda ise, diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabetin belirtileri genellikle yavaş yavaş kendini belli etmektedir. Kimi kişilerde yıllarca bu hastalık bulunmakta ancak farketmemektedir. Bu belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Artan susuzluk ve sık idrara çıkma: Kanınızda bulunan aşırı şeker, dokulardan çekilecek olan sıvı miktarını etkiler. Bu da sizi susuz bırakabilir. Sonuç olarak, bu sizleri daha çok su içmeye itebilir ve bu nedenle idrarınız normalden fazla olabilir.
  • Çok acıkmaya başlama: Yeterli insülin olmadan hücre içine şeker taşımak için, kaslarınız ve organlarınız enerji tüketmiş olur. Bu da sizlerin yoğun bir şekilde aç olmanıza neden olur.
  • Kilo kaybı: Her zamankinden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo verebilirsiniz. Glikozu metabolize etme kabiliyeti olmadan, vücut kas ve yağ depolamadan alternatif yakıtlar kullanmaktadır.
  • Yorgunluk: Hücreleriniz şeker yoksunu ise, yorgun ve sinirli hale gelebilirsiniz.
  • Bulanık görme. Kan şekeri çok yüksek ise, sıvı gözlerinizden çekilmiş olabilir. Bu odaklanma yeteneğini etkileyebilir.
  • Yaralar ya da yavaş iyileşen yaralarınız: Diyabet iyileşmenizi ve enfeksiyonları karşı korunma yeteneğinizi etkiler.
  • Kararmış deri alanları: Genellikle koltuk altı ve boyun gibi bölgelerde bazı kişilerde buruşma ve kararmalar meydana gelmektedir. Akantozis nigrikans denilen bu durum, insülinin direncinin bir belirtisi olabilir.

Yukarıda sizlere vermiş olduğumuz bu belirtilere sahipseniz, vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir.

Diyabet Nedenleri Nelerdir?

Diyabetin tam olarak nedeni bilinmemektedir ancak genetik ve aşırı kilo, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda diyabet oluşumunda, insülin ve glikozun büyük önemi bulunmaktadır. İnsülin kanda şeker miktarını düşürür. Kanda şeker seviyesi düştükçe, pankreas insülin salgılanmasını yapar.

Glikoz – şeker – kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır. Glikozun iki önemli kaynağı; gıdalar ve karaciğerdir. Karaciğer glikoz yapar ve depolar.

  1. Fazla kilolar, diyabet için birincil risk faktörüdür.
  2. Vücudunuzda bulunan yağ dağılımı da diyabeti tetiklemektedir.
  3. Hareketsizlik. Ne kadar az hareket ederseniz, diyabet riskiniz daha da artar. Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur.
  4. Aile geçmişiniz. Eğer ailenizde diyabet hastası varsa, sizlerde risk altında olmaktasınız.
  5. Yaş. Özellikle 45 yaş üzeri kişiler risk altındadır, ancak diyabet gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmaktadır.
  6. Prediyabet. Kan şekeri seviyesi normalden daha yüksek olduğu durumdur, ancak diyabet gibi yeterince yüksek değildir. Tedavi edilmediğinde prediyabet, diyabet olarak karşımıza çıkar.
  7. Polikistik over sendromu. Kadınlar için, polikistik over sendromu olan – düzensiz adet dönemleri, aşırı saç dökülmesi ve obezite – diyabet riskini artırır.

Diyabet tanısı için yapılacak olan testler şunlardır;

  • Glikozile hemoglobin (A1C) testi: Bu kan testi son iki üç ay boyunca ortalama kan şekeri seviyesini gösterir.
  • Rastgele kan şekeri testi: Bir kan örneği rastgele bir zamanda alınacaktır.
  • Aç kan şekeri testi: Kan örneği bir gece aç kaldıktan sonra alınacaktır. Açlık kan şekeri seviyesi en az 100 mg / dL (5.6 mmol / L) normaldir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu test için, bir gecede hızlı bir test ve açlık kan şekeri düzeyi ölçülür.

Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabet tedavisi yönetimi için yapmanız gerekenler şöyle sıralanmaktadır;

1.Sağlıklı Beslenme

Popüler anlayışın aksine, belirli bir diyabet diyeti var. Ancak yüksek lif, düşük yağlı gıdalar ile diyeti ortalamak önemlidir.

  • Meyve
  • Sebze
  • Kepekli tahıllar

Ayrıca daha az hayvansal ürünler, rafine karbonhidrat ve tatlılar tüketmek gerekir. Düşük glisemik indeks gıdalar da yararlı olabilir. Diyetisyen ile birlikte sağlık hedeflerinizi, yiyecek tercihlerinizi ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planınızı yapabilirsiniz.

2.Fiziksel Aktivite

Diyabeti olan kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalıdırlar. Yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme sizlere bu konuda yardımcı olan aktivitelerdendir. En önemli şey günlük rutin fiziksel aktivitelerinizi yapmanızdır.

Günlük egzersizlerinizi en az 30 dakika halinde yapmaya özen gösterin. Egzersizlerinizin süresini yavaş ve kademeli olarak artırın. Halter ya da yoga haftada iki kez olarak direnç eğitimi ile kombine edilebilir. Fiziksel aktivitelerin kan şekerini düşürdüğünü unutmayın.

Herhangi bir faaliyet öncesinde kan şekeri seviyesini kontrol edin.

3.Kan Şekeri Takibi

Tedavi planına bağlı olarak, insülin seviyeniz normalin dışında ise, bir gün içerisinde birkaç kez kan şekeri takibini yapmanız gerekecektir. Bazen, kan şekeri düzeyleri öngörülemeyen seviyelerde çıkabilir. Bunları, diyabet tedavi ekibi yardımıyla, gıda, egzersiz, alkol, hastalık ve tedaviye yanıt kapsamında yeniden planlamanız gerekmektedir.

4.Diyabet İlaçları ve İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlar yalnız diyet ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri düzeylerini elde edebilir. Ancak birçoğunda da diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekir. İlaçların hangisinin en iyi olacağına karar verilmesi kan şekeri seviyesine ve sahip olduğunuz herhangi başka bir sağlık sorunları dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. İlaçlar ise şunlardır;

  • Metformin (Glucophage, Glumetza, diğerleri)
  • Sülfonilüreler
  • Meglitinidlerin
  • Tiazolidinedionlar
  • DPP-4 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • SGLT2 inhibitörleri

İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlarda insülin tedavisi gerekir. Bu kapsamda alınabilecek olan ilaçlar şunlardır;

  • İnsülin glulisin (Apidra)
  • İnsülin lispro (HUMALOG)
  • İnsülin aspart (NOVOLOG)
  • İnsülin glargin (Lantus)
  • İnsülin detemir (Levemir)
  • İnsülin isophane (Humilin N, Novolin H)

5.Obezite Cerrahisi

Eğer diyabet hastasıysanız ve vücut kitle indeksi (İ) 35’den büyükse, kilo kaybı cerrahisi (obezite cerrahisi) bir çözüm olabilir.

Kan şekeri düzeyleri gerçekleştirilen prosedüre bağlı olarak, kişilerin yüzde 95’i ile 55’i arasında iyileşme sonucu vermektedir. Cerrahinin dezavantajları, yüksek maliyetli olması ve ölüm riskidir.

 Buna ek olarak, köklü yaşam tarzı değişiklikleri, gerekli ve uzun vadeli komplikasyonlar, beslenme eksiklikleri ve osteoporozda olabilmektedir.

6.Hamileler İçin

Diyabeti olan kadınların gebelik sırasında tedavilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Birçok kadın hamilelik sırasında insülin tedavisine ihtiyaç duyacaktır. Kolesterol düşürücü ilaçlar ve bazı tansiyon ilaçları gebelik sırasında kullanılamaz. Eğer diyabetik retinopati belirtileri varsa, gebelik sırasında kötüleşebilir. Bunun için ayrıca doktorunuz ile görüşün.

7.Alternatif Tıp

Genellikle alternatif tıp diyabet konusunda başarısızlıklara yol açmaktadır. Eğer her şeye rağmen alternatif tıp imkanlarından yararlanmak istiyorsanız, doktorunuz ile konuşarak yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunuz.

Diyabet Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet, kalp, kan damarları, sinirler, göz ve böbrekler olmak üzere birçok önemli organı etkiler. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına almanız ile birlikte bu komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilirsiniz.

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Sinir hasarı (nöropati)
  • Böbrek hasarı (nefropati)
  • Göz hasarı
  • Ayakların zarar görmesi
  • İşitme bozukluğu
  • Cilt hastalıkları
  • Alzheimer hastalığı

Yaşam Tarzı Ve Ev İlaçları Nelerdir?

Hayati teh içeren diyabetin etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarını gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Düzenli diyabet kontrollerinizi ve göz kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Diyabet 1’in retina hasarı, katarakt ve glokom sorunlarına neden olduğunu unutmayınız.
  2. Yüksek kan şekeri bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bu kapsamda gripten korunmak için pnömoni aşısı yaptırabilirsiniz.
  3. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın, günde bir kez diş ipi ve düzenli diş kontrollerine gidin.
  4. Ayaklarınızın dikkat edin. Ilık suda ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarının temiz olduğundan emin olarak ayağınızı nemli tutun. Ayaklarınızın kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık ve şişlik durumları için her gün kontrol edin.
  5. Sağlıklı gıdalar ve düzenli egzersiz, yüksek kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bunun için ilaçlar kullanabilirsiniz.
  6. Sigara, çeşitli diyabet komplikasyonlarının riskini artırır. Sigarayı bırakmak veya tütün diğer türlerinin kullanımını durdurmak konusunda doktorunuzla konuşun.
  7. Mümkün olduğunca alkol tüketmeyin.
  8. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için sağlıklı beslenin ve diyet yapın. Kendinizi bu konuda motive etmeyi de unutmayın.

Источник: https://evdesifa.com/diyabet-tedavisi/

Prediyabet Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet, kan glikoz seviyelerinin sürekli yüksek olmasıdır. Ancak tip 2 diyabete dönüşecek kadar da yüksek değildir. Yani tip 2 diyabete giden yolda bir önceki aşamadır.

Prediyabet, yaygın bir durumdur. Yeterli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kiloyu sağlıklı aralıkta tutmak, prediyabeti tersine çevirebilir ve tip 2 diyabet gelişimini engelleyebilir.

Prediyabet nedir?

Henüz tip 2 diyabet aşamasına ulaşmamış, sürekli olarak yüksek kan şekeri seviyelerine sahip olmanın bilimsel ismidir. Bir kişinin prediyabeti varsa, vücudu, insülini etkin kullanamaz. İnsülin, şekerin kan dolaşımından hücrelere enerji olarak aktarılmasından sorumlu olan hormondur.

İnsülinin doğru kullanılamaması hücrelerin yeterince şeker alamamasına neden olur. Sonuç olarak, kan dolaşımında çok fazla şeker kalır. Yüksek kan şekeri seviyeleri ciddi sağlık komplikasyonlarına sebebiyet verir, özellikle kan damarlarına, kalbe ve böbreklere zarar verebilir.

Birçok kişi bu durumu farketmez. Çoğu insan prediyabet belirtilerini yaşamaya başladığında, durum genellikle tip 2 diyabete ilerlemiştir.

Prediyabet nedenleri

Pankreas, yemek yerken insülin adı verilen bir hormon salgılar, böylece şeker, kandan hücrelere enerji için alınır. İnsülin kan şekeri seviyeni düşürmeye yardımcı olur. Prediyabet durumunda, hücreler insüline tam olarak yanıt vermez. Buna insülin direnci denir. İnsülin direncinin nedenleri belirgin değildir.

Prediyabet Tanısı

İnsanların 45 yaşlarında diyabet için kan tarama testlerini yaptırmaya başlamaları gerekmektedir. Ancak, glikoz testi, fazla kilolu olma veya ailede diyabet öyküsü olması gibi, diyabet için risk faktörleri olan kişiler için daha önce başlamalıdır. Birkaç kan şekeri testi, prediyabet tanısını doğrulayabilir. Doktorlar tanıyı onaylamadan önce testleri iki veya üç kez tekrarlar.

Çocuklarda prediyabet

Fazla kilolu olan veya prediyabet için risk faktörü taşıyan çocuklar için yıllık diyabet taraması yapılması önerilir.  Çocuklarda prediyabet ve diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Fazla kilolu olmak

Orta derecede obez olan veya yüksek düzeyde yağlı olan çocuklar, normal kilolu çocuklardan daha yüksek prediyabet riski taşır.

Yaş

Çocuklarda çoğu tip 2 diyabet tanısı erken yaşta konur.

Aile

Tip 2 diyabeti olan aile üyeleri veya gebelik diyabeti olan anneye sahip çocukların kan şekeri kontrolü ile mücadele etme olasılıkları daha yüksektir.

Irk veya etnik köken

[attention type=red]
Afrikalı, Amerikalı, Kızılderili ve Hispanik kökenli çocukların, diğer ırklara ve etnik kökenlere kıyasla tip 2 diyabet geliştirmeleri daha olasıdır.
[/attention]

Prediyabetli kişilerde risk faktörlerine bağlı olarak yılda en az bir kez veya daha fazla kan glukoz testi yapılmalıdır.

Prediyabet Risk Faktörleri

Pek çok faktör prediyabet gelişimine katkıda bulunabilir. Yapılan araştırmalar aile öyküsü ile prediyabet arasındaki bağlantı olduğunu tespit etti. Hareketsiz bir yaşam tarzı ve aşırı karın yağı en yaygın ve etkili sebeplerindendir. Prediyabet ve tip 2 diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Aşırı kilolu veya obez olmak

Yağ dokusunun artması hücrelerin glukoza duyarlılığını azaltır.

Yaş

Prediyabet her yaşta gelişebilir, ancak sağlık uzmanları riskin 45 yaşından sonra arttığını düşünmektedir. Bu, hareketsizlik, zayıf beslenme ve tipik olarak yaşla birlikte azalan kas kütlesi kaybına bağlı olabilir.

Beslenme

Düzenli olarak aşırı karbonhidrat tüketmek, özellikle şekerli yiyecekler veya içecekler, zaman içinde insülin duyarlılığına zarar verebilir. Kırmızı veya işlenmiş etler bakımından yüksek beslenme de prediyabet gelişimi ile bağlantılıdır.

Uyku düzeni

2018 yılında yapılan bir çalışmaya göre, obstrüktif uyku apnesi olan kişilerde prediyabet gelişme riski vardır.

Aile öyküsü

Ailesinde Tip 2 diyabet olanların, durumu geliştirme riski önemli ölçüde artar.

Stres

[attention type=green]
Yapılan araştırmalar, uzun süreli stres yaşayan kişilerin riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Stres dönemlerinde vücut, kortizol hormonunu kan dolaşımına salıverir ve kan şekeri seviyesini yükseltir.
[/attention]

Gebelik diyabeti

4 kilo veya daha fazla kiloya sahip bebek doğuran kadınların riski daha yüksektir. Hamilelik sırasında gestasyonel diyabet gelişenlerin çocuklarının da durumu geliştirme riski daha yüksektir.

Polikistik over sendromu (PCOS)

PCOS olan kadınlar insülin direncinden dolayı prediyabet veya tip 2 diyabet riski altındadır.

Etnik köken

Prediyabet geliştirme riski, Afrikalı Amerikalılar, Amerikan yerlileri, İspanyollar, Pasifik Adalılar ve Asyalı Amerikalılar için daha yüksektir. Sebep belirsizliğini koruyor.

Metabolik sendrom

Obezite, yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyelerinin bir kombinasyonu zamanla insülin direncini artırabilir. Metabolik sendrom, bir kişinin metabolizmasını etkileyen üç veya daha fazla koşulun varlığıdır.

Prediyabet Tedavisi

Egzersiz ve beslenme, prediyabeti tersine çevirebilir. Bazı insanlar şifalı otlar ve takviyeler kullanır. Ancak Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK), hiçbir araştırmanın, diyabet tedavisinde baharatların, bitkilerin, vitaminlerin ve minerallerin kullanılmasını desteklemediğini bildirmektedir.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabet geliştirme şansını azaltır. Bu değişiklikler şunlardır:

Prediyabet nasıl önlenir?

Kilo vermek

Vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7’sini kaybetmek, özellikle de karın yağını azaltmak, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 58 azaltabilir.

Orta düzey aktivite yapmak

Prediyabeti olanlar haftada 150 dakikalık ılımlı egzersiz yapmalıdır.

Kas kütlesini artırma

Kas, kaloriyi yağdan daha yüksek oranda yakar, bu nedenle artan kas kütlesi kilo vermeye ve korumaya yardımcı olur. Bu da kan şekeri seviyelerinin dengelenmesini sağlar.

Stresi azaltmak

Stres, prediyabet için bir risk faktörü olabileceğinden, stres seviyelerinin yönetilmesi durumu önlemeye yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenmek

[attention type=green]
Lif, yağsız proteinler ve kompleks karbonhidratlar açısından yüksek ancak basit şekerler açısından düşük beslenme, kan şekeri seviyesini sabit tutmaya yardımcı olur.
[/attention]

Öğünlere dikkat etmek

Gün boyunca düzenli olarak daha küçük öğünler yemek, kan şekeri seviyelerindeki sivri iniş çıkışları önler. Her gün benzer zamanlarda yemek yiyin ve öğün aralarında aşırı derecede atıştırmaktan kaçının.

Sigarayı bırakmak

Nikotin, kan şekeri seviyesini yükselten bir uyarıcıdır. Sigara içmek insülin direncine neden olabilir ve prediyabet ve diyabet için risk faktörüdür.

Fazla şekerden kaçınmak

Şekerli yiyecekler ve içecekler kan glukozunda aşırı değişikliklere ve kilo alımına neden olabilir.

Kafeine dikkat etmek

[attention type=yellow]
Kafein, kan şekeri seviyesini artıran bir uyarıcıdır. Bazı araştırmalar kahveyi insülin duyarlılığını artırmaya bağlamaktadır.
[/attention]

Yeterince uyumak

2015 yılında yapılan araştırma, uyku kalitesi düşük olan kişilerin daha yüksek bir prediyabet riski taşıdığını göstermektedir.

Prediyabet risk faktörü yüksek olan veya yüksek kan şekeri seviyesine sahip kişiler, evde kan şekeri seviyelerini takip etmelidir ve kan şekerini azaltmak için ilaç almaları gerekebilir. Doktor, semptomları yönetmek için metformin gibi prediyabet ilaçları reçete edebilir.

Tip 2 diyabete ilerlemesi

Prediyabetin, tip 2 diyabete doğru ilerlediğine dair işaretler şunlardır:

  • Aşırı susuzluk hissi
  • Yorgunluk veya halsiz hissetme
  • Baş dönmesi hissi
  • Bulanık görme

.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/prediyabet-nedir-tedavisi/

Diyabet Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir; diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Hastalığın başlangıcında iyi planlanlanarak verilen bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Diyabet tedavisinde her diyabetli için geçerli olan prensipler nelerdir?

  • Tıbbi beslenme tedavisi (Diyet)
  • Egzersiz – Fiziksel aktivite
  • Kan şekerini düşüren ilaçlar (Haplar ve insülin olarak 2 grupta toplanır.)
  • Eğitim
  • Diyabetlinin kendini izlemesi

Kan şekeri vücudumuzda nasıl kontrol altında tutulur?

Şeker hastası olmayanlarda kan şekeri açlıkta 60 ile 100 mg/dL arasında değişir; toklukta en fazla 140 mg/dL’ye çıkar. Kan şekerinin yükselmesini önleyen madde insülindir; şekerin aşırı düşmesini engelleyen başlıca madde ise glucagon adı verilen hormondur.

Bu iki hormon son derece uyumlu çalışarak kan şekerinin normal sınırlarda tutulmasını sağlarlar. Kısacası kan şekeri açlıkta ve toklukta 60 ile 140 mg/dL arasında değişir. Örneğin en ağır yemeklerden sonra bile 140-150 mg/dL’yi geçmez.

Uzun süre, örneğin 72 saat aç kalınsa bile şeker hastası olmayan birisinde kan şekeri 45 mg/dL’nin altına düşmez.

Vücudumuzda üretilen insülinin görevi nedir; nasıl etki eder?

İnsülin, şekerin yükselmesini önleyen bir hormondur. Midenin arkasında pankreas adlı organımızda beta hücrelerinde yapılır ve doğrudan kana verilir.

Kan şekeri yükselince (örneğin; yemekten sonra) pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin kan şekerinin hücrelerimize girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normalde tutulur; yükselmez.

Hücrelere giren şeker burada yakılır ve enerji olarak kullanılır; yürümek, çalışmak, düşünmek gibi her iş için enerji gereklidir.

Diyabetlide şeker dengesi nasıl bozulmuştur?

Tip I diyabette pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış ya da durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekerini düşürmek için dışardan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabette ise pankreasta ileri dönemlere kadar normale yakın insülin yapımı vardır; hatta bazen normalden fazla bile insülin yapımı vardır.

Ancak insülin iyi etki edememektedir. Aşırı kilo ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi yapmasını önler. Buna insülin direnci denir. Vücuttaki insülin kan şekerini düşürememektedir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde vücudun yaptığı insülinin etkisi artar ve kan şekeri normale iner.

Ağızdan kullanılan haplar da insülinin etkisini arttırır.

Diyabet neden tedavi edilir?

  • Kan şekerini normale yakın sınırlara indirmek için tedavi edilir.
  • Yüksek kan şekeri, uzun dönemde yıllar içinde kontrol altında tutulmadığında damar sistemine zarar verebilir. Özellikle gözdibinde, böbreklerde, çevresel sinirlerde bu daha belirgindir. Bu zarardan korunmak için kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.
  • Yüksek kan şekerinin neden olduğu aşırı susama, sık ve bol idrar yapma gibi rahatsız edici şikayetleri azaltmak veya yok etmek için tedavi edilir.
  • Daha kaliteli bir yaşam sağlamak için, yüksek ve düşük kan şekerinin zararlarından korunmak için tedavi edilir.

Diyabet tedavisinin ana unsurları nelerdir?

Diyabet tedavisi diğer hastalıkların tedavisinden farklıdır. Sadece doktorun reçetesindeki ilaçları kullanmakla ve diyet listesi almakla tedavide başarı sağlanamamaktadır.

Diyabet tedavisinde, önce tedavi ve takibe ilişkin gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir. Bunun yolu diyabetli kişinin eğitiminden geçmektedir.

Edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması, diğer deyişle davranışların iyi yönde değiştirilmesi sürekliliği ve tedaviye uyum diyabet tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Tedavide diyabetlinin rolü nedir?

Tedavide en önemli rol diyabetlinindir. Hekim diyabetli kişiyi yönlendirecektir; ama beslenme şeklinden başlayarak yaşam tarzındaki tüm değişiklikleri yapmak hastanın sorumluluğundadır. Tedavide en önemli rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır.

Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Diyabetli kişiler yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşayabilmektedir. Diyabet, yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk, okuluna rahatlıkla gidebilir; günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetliler spor yapabilir.

Diyabetliler arasında maratoncular bile bulunmaktadır.

Tedavide motivasyonun rolü nedir?

Tedavide önemli olan bir diğer nokta; motivasyondur. Diyabetli, tedavisine dikkat ettiği sürece güven altındadır.

Tedavinin her zaman aynı dikkat ve itina ile yürütülmesi, diyabetlinin bilgisine yani eğitimine, ailesinin, arkadaşlarının, kendisine olan yardımına ve kişinin kendisinin hastalığına verdiği öneme bağlıdır. Diyabetlinin tedavisine uyumunu en çok kendi iç isteği etkiler.

İyi eğitilmiş, çevresince desteklenen, diyabetini kabullenmiş hastalarda tedavinin başarı ile yürütülmesi daha kolaydır. Hastalığın başlangıcında iyi planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Источник: https://www.diyabetevi.com/diyabet/sorularla-diyabet/diyabet-nasil-tedavi-edilir

Diyabet hakkında her şey…

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. İrfan Aydın toplumda çok sık karşılaşılan diyabet hastalığını anlatıyor.

Diyabet Nedir?

Diyabet, insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan yaşam boyu süren kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir metabolizma hastalığıdır.

Normal koşullarda besinlerden sağlanan glukoz ( şeker ) pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve enerji gereksinimini karşılamak üzere kullanır.

İnsülin yokluğu ya da insülin etkisinin yetersizliği sonucunda kandaki şeker hücre içine giremez, kanda şeker yükselir (hiperglisemi). Kan şekerinin yükselmesi ile birlikte sık idrara çıkma, ağız kuruması, çok su içme, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı gibi bulgular görülür.

[attention type=yellow]
Diyabet, ülkemizde 10 milyonun üzerinde insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan, buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Diyabet tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılan önemli bir sağlık sorunudur.
[/attention]

Ülkemizde her üç hastadan biri diyabetli olduğundan habersiz yaşamaktadır. Yaklaşık beş milyon kişi ise, diyabet gelişme riski normale göre yüksek olan, halk arasındaki tabiriyle gizli şeker hastasıdır. Sonuç olarak, diyabet, ülkemizde yirmi yaş üstü grupta toplumun yaklaşık %15’ini yakından ilgilendiren bir hastalıktır.

TİP 1 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 1 diyabet, genellikle çocuk ve ergenlerde ortaya çıkan diyabet tipidir. Diyabetli vakaların %5–10‘unu oluşturur. Tip 1 diyabetlilerde insülin üretmediği için insülin, enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuda verilir. İnsülin tedavisi, vücutta var olan bir eksikliğin yerine koyulmasını sağlar.

TİP 2 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabet oluşumunda iki önemli mekanizma yol oynar. Birincisi pankreastan salgılanan insülin hücre üzerindeki etkisini göstermemesi, ikincisi ise pankreasın insülin üretiminde azalması.

Tip 2 diyabette insülinin hücre içine girememesi insülin direnci olarak isimlendirilir. İnsülin hücre üzerindeki etkisini gösterememesi sonucunda, hücrenin enerji kaynağı olan glukoz (şeker) hücre içine giremez. Kanda birikir ve kan şekeri yükselir.

Bir süre sonra pankreastan insülin salgısı azalmaya başlar ve diyabet tablosu daha ilerler.

[attention type=red]
Tip 2 diyabet, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür; diyabetli kişilerin %90’ı Tip 2 diyabetlidir. Tip 2 diyabet esas olarak yetişkinlerde görülmekteyse de son yirmi yıldan bu yana çocukluk ve ergenlik çağında da önemli bir sorun olmaya başlamıştır.
[/attention]

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı Tip 1 diyabete kıyasla daha yavaştır ve yüzden erken tanısı daha yavaştır.

Tip 2 diyabet bulguları henüz başlamadan 10 – 15 yıl süre öncesinden gizli şeker olarak adlandırılan (glukoz intoleransı) dönemi vardır. Bu dönemde açlık şekerleri normal olmasına rağmen tokluk şekerleri yükselir.

[attention type=red]
Sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, tatlı krizleri, yemekten sonra yorgunluk, halsizlik gizli diyabetin en sık görülen bulgularıdır. Bu dönemde tanı tokluk kan şekeri ve glukoz yükleme testi (OGTT) ile konur. Bu süreçte diyabete bağlı organ hasarları görülebilir.
[/attention]

Bu nedenle diyabet riski taşıyan kişiler, tanı için mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmalıdır.

Diyabette tanı nasıl konur?

Kan şekeri ölçümü tanı koymak için en kolay yoldur. Normalde açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin altındadır. Eğer açlık kan şekeri 100 – 125 mg/dl arasında ise bozulmuş açlık glukozu vardır. Bu durumda glukoz yükleme testi (OGTT) yapılması gerekir. Eğer açlık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksekse birey diyabetlidir.

Şeker yükleme testi için 8 saat açlıktan sonra, 75 gr glukoz suda eritilir ve içilir. Kan şekerleri 2 saat izlenir. Normal kan şekeri ikinci saatte 140 – 199 mg/dl arasında ise prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

İkinci saat kan şekeri 200 mg/dl’nin üstünde ise diyabet tanısı konur.

Kimler diyabet riski taşır?

45 yaş ve üzerindeki herkes, özellikle fazla kilosu olan kişiler kan şekeri değerleri normal çıksa dahi, mutlaka 3 yılda bir şeker yükleme testi ile veya tokluk kan şekeri ile incelenmelidir. 45 yaş altındaki kişiler aşağıdaki ek risk faktörlerinden en an birine sahipse diyabet açısından daha erken yaşta tetkik yaptırmalıdır.

Risk Faktörleri

  • Fazla kilolu olma
  • Birinci dereceden akrabalarda diyabet öyküsünün olması
  • Kan yağlarında yükseklik
  • Kan basıncı yüksekliği
  • 4 kg ve üzerinde çocuk doğumu yapmış olma veya hamilelik (gestasyonel) diyabeti varlığı
  • Vasküler hastalık hikayesi olanlar
  • İnsülin direnci ile ilgili bir klinik tablo olması (polikistik over gibi)
  • Daha önce gizli şeker tanısının olması.

Gizli şeker (prediyabet) nedir?

Eğer bir kişide kan şekeri değeri normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse (şeker yükleme testi sonucunda ikinci saat kan şekeri 140/199 mg/dl arasında ise) prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

Gizli şekerli bireylerde kardiyovasküler hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat, diyabetli bireylerde ise 2- 4 kat daha fazladır.

Diyabete aday kişiler beslenme alışkanlıklarını değiştirerek ve fiziksel aktivite düzeylerini arttırarak yaşamın ilerleyen yıllarında diyabetin gelişmesini önleyebilirler.

Diyabet gelişmesi önlenebilir bir hastalıktır.

Diyabet nasıl tedavi edilir?

Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemektir.

Bu ayarın sağlanması komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir.

  İyi bir diyabet kontrolü, kan şekeri seviyesini mümkün olduğunca normale en yakın düzeylerde tutmak anlamına gelir.

Diyabet tedavisi aşağıda belirtilen dört ana bileşenden oluşur.

  1. Tıbbi Beslenme Tedavisi: Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir. Üç ana öğün, üç ara öğüne bölünmüş, kan şekerini ani yükseltecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalar sınırlandırılmış, ideal kiloya dönmeyi hedefleyen bir beslenme programı ile diyabetin gelişimi durdurulabilir.
  1. Egzersiz: Egzersiz, vücudun glukozu etkili bir şekilde kullanmasını ve kan şekeri kontrolünü sağlar. İnsülin direncini önler. Ayrıca, şişman Tip 2 diyabetli kişilerin vücut ağırlıklarını kontrol etmelerine yardımcı olur.
  1. İlaç / İnsülin: Tip 2 diyabetli kişilerin diyet ve egzersizle kontrol altına alınamayan kan şekeri ayarını sağlamak için ağızdan alınan insülin direncini önleyici ya da insülin salgılatıcı ilaçlara veya vücudun kendi insülini yetersiz ise insüline gereksinimleri olabilir. Tip 1 diyabetli kişilerin yaşamak için insüline gereksinimi vardır. İnsülin bağımlılık, alışkanlık yapacak bir madde değildir. İnsülin yaşam için elzemdir. Vücut insülin yapmıyor ise dışarıdan enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuttaki eksikliği yerine koymak gerekir. Gestasyonel diyabetliler oral antidiyabetik kullanamaz. Kan şekeri kontrolü sağlamak annenin ve bebeğin sağlığı için son derece önemlidir. Gestasyonel diyabetli bir kadına gerek görüldüğünde insülin tedavisi başlanır. Gebelik sonlandığında tedavi planı tekrar düzenlenebilir.
  1. Diyabet Eğitimi: Diyabetli birey kan şekerini kontrol altına alma sorumluluğunu üstlenmelidir. Diyabeti tanımalı, nasıl beslenmesi gerektiğini, kan şekeri ölçümlerini nasıl yapacağını öğrenmeli, ölçüm sonuçlarını değerlendirebilmelidir. Ayrıca hipoglisemiyi önlemeli ve tedavi edebilmeli, gerekli durumlarda ilaç veya insülin tedavisinde değişiklik yapacak bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bunu için diyabet konusunda hekim, diyetisyen, hemşireden oluşan sağlık ekibinden gerekli eğitimi almalı, eğitim programlarına katılmalı, yazılı eğitim materyallerini okumalıdır.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/ic-hastaliklari-dahiliye/diyabet-hakkinda-her-sey/

Diyabet Tedavisi, Nasıl Geçer?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. Diyabet genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenler nedeniyle oluşan, kan glikoz seviyesinin aşırı derece çok yükselmesi ile oluşan bir sağlık sorunudur diyebiliriz. Vücudunuzun metabolizmasını da etkilemektedir. Diyabet, normal glikoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretimi yapamamaktadır.

Diyabet genellikle yetişkinleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çocukluk çağında obezite sorunu olan çocuklarda da diyabet görülmektedir. Diyabetin tam olarak bir tedavisi bulunmamaktadır.

Ancak yapacak olduğunuz birkaç yaşam değişikleri ile bu hastalığın belirtilerini en aza indirebilirsiniz. Yapacak olduğunuz bu yaşam değişikleri genellikle yemek düzeni ve egzersizleri kapsamaktadır.

Bunların yetersiz olduğu noktalarda ise, diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabetin belirtileri genellikle yavaş yavaş kendini belli etmektedir. Kimi kişilerde yıllarca bu hastalık bulunmakta ancak farketmemektedir. Bu belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Artan susuzluk ve sık idrara çıkma: Kanınızda bulunan aşırı şeker, dokulardan çekilecek olan sıvı miktarını etkiler. Bu da sizi susuz bırakabilir. Sonuç olarak, bu sizleri daha çok su içmeye itebilir ve bu nedenle idrarınız normalden fazla olabilir.
  • Çok acıkmaya başlama: Yeterli insülin olmadan hücre içine şeker taşımak için, kaslarınız ve organlarınız enerji tüketmiş olur. Bu da sizlerin yoğun bir şekilde aç olmanıza neden olur.
  • Kilo kaybı: Her zamankinden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo verebilirsiniz. Glikozu metabolize etme kabiliyeti olmadan, vücut kas ve yağ depolamadan alternatif yakıtlar kullanmaktadır.
  • Yorgunluk: Hücreleriniz şeker yoksunu ise, yorgun ve sinirli hale gelebilirsiniz.
  • Bulanık görme. Kan şekeri çok yüksek ise, sıvı gözlerinizden çekilmiş olabilir. Bu odaklanma yeteneğini etkileyebilir.
  • Yaralar ya da yavaş iyileşen yaralarınız: Diyabet iyileşmenizi ve enfeksiyonları karşı korunma yeteneğinizi etkiler.
  • Kararmış deri alanları: Genellikle koltuk altı ve boyun gibi bölgelerde bazı kişilerde buruşma ve kararmalar meydana gelmektedir. Akantozis nigrikans denilen bu durum, insülinin direncinin bir belirtisi olabilir.

Yukarıda sizlere vermiş olduğumuz bu belirtilere sahipseniz, vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir.

Diyabet Nedenleri Nelerdir?

Diyabetin tam olarak nedeni bilinmemektedir ancak genetik ve aşırı kilo, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda diyabet oluşumunda, insülin ve glikozun büyük önemi bulunmaktadır. İnsülin kanda şeker miktarını düşürür. Kanda şeker seviyesi düştükçe, pankreas insülin salgılanmasını yapar.

Glikoz – şeker – kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır. Glikozun iki önemli kaynağı; gıdalar ve karaciğerdir. Karaciğer glikoz yapar ve depolar.

  1. Fazla kilolar, diyabet için birincil risk faktörüdür.
  2. Vücudunuzda bulunan yağ dağılımı da diyabeti tetiklemektedir.
  3. Hareketsizlik. Ne kadar az hareket ederseniz, diyabet riskiniz daha da artar. Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur.
  4. Aile geçmişiniz. Eğer ailenizde diyabet hastası varsa, sizlerde risk altında olmaktasınız.
  5. Yaş. Özellikle 45 yaş üzeri kişiler risk altındadır, ancak diyabet gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmaktadır.
  6. Prediyabet. Kan şekeri seviyesi normalden daha yüksek olduğu durumdur, ancak diyabet gibi yeterince yüksek değildir. Tedavi edilmediğinde prediyabet, diyabet olarak karşımıza çıkar.
  7. Polikistik over sendromu. Kadınlar için, polikistik over sendromu olan – düzensiz adet dönemleri, aşırı saç dökülmesi ve obezite – diyabet riskini artırır.

Diyabet tanısı için yapılacak olan testler şunlardır;

  • Glikozile hemoglobin (A1C) testi: Bu kan testi son iki üç ay boyunca ortalama kan şekeri seviyesini gösterir.
  • Rastgele kan şekeri testi: Bir kan örneği rastgele bir zamanda alınacaktır.
  • Aç kan şekeri testi: Kan örneği bir gece aç kaldıktan sonra alınacaktır. Açlık kan şekeri seviyesi en az 100 mg / dL (5.6 mmol / L) normaldir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu test için, bir gecede hızlı bir test ve açlık kan şekeri düzeyi ölçülür.

Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabet tedavisi yönetimi için yapmanız gerekenler şöyle sıralanmaktadır;

1.Sağlıklı Beslenme

Popüler anlayışın aksine, belirli bir diyabet diyeti var. Ancak yüksek lif, düşük yağlı gıdalar ile diyeti ortalamak önemlidir.

  • Meyve
  • Sebze
  • Kepekli tahıllar

Ayrıca daha az hayvansal ürünler, rafine karbonhidrat ve tatlılar tüketmek gerekir. Düşük glisemik indeks gıdalar da yararlı olabilir. Diyetisyen ile birlikte sağlık hedeflerinizi, yiyecek tercihlerinizi ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planınızı yapabilirsiniz.

2.Fiziksel Aktivite

Diyabeti olan kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalıdırlar. Yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme sizlere bu konuda yardımcı olan aktivitelerdendir. En önemli şey günlük rutin fiziksel aktivitelerinizi yapmanızdır.

Günlük egzersizlerinizi en az 30 dakika halinde yapmaya özen gösterin. Egzersizlerinizin süresini yavaş ve kademeli olarak artırın. Halter ya da yoga haftada iki kez olarak direnç eğitimi ile kombine edilebilir. Fiziksel aktivitelerin kan şekerini düşürdüğünü unutmayın.

Herhangi bir faaliyet öncesinde kan şekeri seviyesini kontrol edin.

3.Kan Şekeri Takibi

Tedavi planına bağlı olarak, insülin seviyeniz normalin dışında ise, bir gün içerisinde birkaç kez kan şekeri takibini yapmanız gerekecektir. Bazen, kan şekeri düzeyleri öngörülemeyen seviyelerde çıkabilir. Bunları, diyabet tedavi ekibi yardımıyla, gıda, egzersiz, alkol, hastalık ve tedaviye yanıt kapsamında yeniden planlamanız gerekmektedir.

4.Diyabet İlaçları ve İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlar yalnız diyet ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri düzeylerini elde edebilir. Ancak birçoğunda da diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekir. İlaçların hangisinin en iyi olacağına karar verilmesi kan şekeri seviyesine ve sahip olduğunuz herhangi başka bir sağlık sorunları dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. İlaçlar ise şunlardır;

  • Metformin (Glucophage, Glumetza, diğerleri)
  • Sülfonilüreler
  • Meglitinidlerin
  • Tiazolidinedionlar
  • DPP-4 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • SGLT2 inhibitörleri

İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlarda insülin tedavisi gerekir. Bu kapsamda alınabilecek olan ilaçlar şunlardır;

  • İnsülin glulisin (Apidra)
  • İnsülin lispro (HUMALOG)
  • İnsülin aspart (NOVOLOG)
  • İnsülin glargin (Lantus)
  • İnsülin detemir (Levemir)
  • İnsülin isophane (Humilin N, Novolin H)

5.Obezite Cerrahisi

Eğer diyabet hastasıysanız ve vücut kitle indeksi (İ) 35’den büyükse, kilo kaybı cerrahisi (obezite cerrahisi) bir çözüm olabilir.

Kan şekeri düzeyleri gerçekleştirilen prosedüre bağlı olarak, kişilerin yüzde 95’i ile 55’i arasında iyileşme sonucu vermektedir. Cerrahinin dezavantajları, yüksek maliyetli olması ve ölüm riskidir.

 Buna ek olarak, köklü yaşam tarzı değişiklikleri, gerekli ve uzun vadeli komplikasyonlar, beslenme eksiklikleri ve osteoporozda olabilmektedir.

6.Hamileler İçin

Diyabeti olan kadınların gebelik sırasında tedavilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Birçok kadın hamilelik sırasında insülin tedavisine ihtiyaç duyacaktır. Kolesterol düşürücü ilaçlar ve bazı tansiyon ilaçları gebelik sırasında kullanılamaz. Eğer diyabetik retinopati belirtileri varsa, gebelik sırasında kötüleşebilir. Bunun için ayrıca doktorunuz ile görüşün.

7.Alternatif Tıp

Genellikle alternatif tıp diyabet konusunda başarısızlıklara yol açmaktadır. Eğer her şeye rağmen alternatif tıp imkanlarından yararlanmak istiyorsanız, doktorunuz ile konuşarak yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunuz.

Diyabet Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet, kalp, kan damarları, sinirler, göz ve böbrekler olmak üzere birçok önemli organı etkiler. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına almanız ile birlikte bu komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilirsiniz.

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Sinir hasarı (nöropati)
  • Böbrek hasarı (nefropati)
  • Göz hasarı
  • Ayakların zarar görmesi
  • İşitme bozukluğu
  • Cilt hastalıkları
  • Alzheimer hastalığı

Yaşam Tarzı Ve Ev İlaçları Nelerdir?

Hayati teh içeren diyabetin etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarını gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Düzenli diyabet kontrollerinizi ve göz kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Diyabet 1’in retina hasarı, katarakt ve glokom sorunlarına neden olduğunu unutmayınız.
  2. Yüksek kan şekeri bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bu kapsamda gripten korunmak için pnömoni aşısı yaptırabilirsiniz.
  3. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın, günde bir kez diş ipi ve düzenli diş kontrollerine gidin.
  4. Ayaklarınızın dikkat edin. Ilık suda ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarının temiz olduğundan emin olarak ayağınızı nemli tutun. Ayaklarınızın kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık ve şişlik durumları için her gün kontrol edin.
  5. Sağlıklı gıdalar ve düzenli egzersiz, yüksek kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bunun için ilaçlar kullanabilirsiniz.
  6. Sigara, çeşitli diyabet komplikasyonlarının riskini artırır. Sigarayı bırakmak veya tütün diğer türlerinin kullanımını durdurmak konusunda doktorunuzla konuşun.
  7. Mümkün olduğunca alkol tüketmeyin.
  8. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için sağlıklı beslenin ve diyet yapın. Kendinizi bu konuda motive etmeyi de unutmayın.

Источник: https://evdesifa.com/diyabet-tedavisi/

Prediyabet Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet, kan glikoz seviyelerinin sürekli yüksek olmasıdır. Ancak tip 2 diyabete dönüşecek kadar da yüksek değildir. Yani tip 2 diyabete giden yolda bir önceki aşamadır.

Prediyabet, yaygın bir durumdur. Yeterli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kiloyu sağlıklı aralıkta tutmak, prediyabeti tersine çevirebilir ve tip 2 diyabet gelişimini engelleyebilir.

Prediyabet nedir?

Henüz tip 2 diyabet aşamasına ulaşmamış, sürekli olarak yüksek kan şekeri seviyelerine sahip olmanın bilimsel ismidir. Bir kişinin prediyabeti varsa, vücudu, insülini etkin kullanamaz. İnsülin, şekerin kan dolaşımından hücrelere enerji olarak aktarılmasından sorumlu olan hormondur.

İnsülinin doğru kullanılamaması hücrelerin yeterince şeker alamamasına neden olur. Sonuç olarak, kan dolaşımında çok fazla şeker kalır. Yüksek kan şekeri seviyeleri ciddi sağlık komplikasyonlarına sebebiyet verir, özellikle kan damarlarına, kalbe ve böbreklere zarar verebilir.

Birçok kişi bu durumu farketmez. Çoğu insan prediyabet belirtilerini yaşamaya başladığında, durum genellikle tip 2 diyabete ilerlemiştir.

Prediyabet nedenleri

Pankreas, yemek yerken insülin adı verilen bir hormon salgılar, böylece şeker, kandan hücrelere enerji için alınır. İnsülin kan şekeri seviyeni düşürmeye yardımcı olur. Prediyabet durumunda, hücreler insüline tam olarak yanıt vermez. Buna insülin direnci denir. İnsülin direncinin nedenleri belirgin değildir.

Prediyabet Tanısı

İnsanların 45 yaşlarında diyabet için kan tarama testlerini yaptırmaya başlamaları gerekmektedir. Ancak, glikoz testi, fazla kilolu olma veya ailede diyabet öyküsü olması gibi, diyabet için risk faktörleri olan kişiler için daha önce başlamalıdır. Birkaç kan şekeri testi, prediyabet tanısını doğrulayabilir. Doktorlar tanıyı onaylamadan önce testleri iki veya üç kez tekrarlar.

Çocuklarda prediyabet

Fazla kilolu olan veya prediyabet için risk faktörü taşıyan çocuklar için yıllık diyabet taraması yapılması önerilir.  Çocuklarda prediyabet ve diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Fazla kilolu olmak

Orta derecede obez olan veya yüksek düzeyde yağlı olan çocuklar, normal kilolu çocuklardan daha yüksek prediyabet riski taşır.

Yaş

Çocuklarda çoğu tip 2 diyabet tanısı erken yaşta konur.

Aile

Tip 2 diyabeti olan aile üyeleri veya gebelik diyabeti olan anneye sahip çocukların kan şekeri kontrolü ile mücadele etme olasılıkları daha yüksektir.

Irk veya etnik köken

[attention type=red]
Afrikalı, Amerikalı, Kızılderili ve Hispanik kökenli çocukların, diğer ırklara ve etnik kökenlere kıyasla tip 2 diyabet geliştirmeleri daha olasıdır.
[/attention]

Prediyabetli kişilerde risk faktörlerine bağlı olarak yılda en az bir kez veya daha fazla kan glukoz testi yapılmalıdır.

Prediyabet Risk Faktörleri

Pek çok faktör prediyabet gelişimine katkıda bulunabilir. Yapılan araştırmalar aile öyküsü ile prediyabet arasındaki bağlantı olduğunu tespit etti. Hareketsiz bir yaşam tarzı ve aşırı karın yağı en yaygın ve etkili sebeplerindendir. Prediyabet ve tip 2 diyabet için risk faktörleri şunlardır:

Aşırı kilolu veya obez olmak

Yağ dokusunun artması hücrelerin glukoza duyarlılığını azaltır.

Yaş

Prediyabet her yaşta gelişebilir, ancak sağlık uzmanları riskin 45 yaşından sonra arttığını düşünmektedir. Bu, hareketsizlik, zayıf beslenme ve tipik olarak yaşla birlikte azalan kas kütlesi kaybına bağlı olabilir.

Beslenme

Düzenli olarak aşırı karbonhidrat tüketmek, özellikle şekerli yiyecekler veya içecekler, zaman içinde insülin duyarlılığına zarar verebilir. Kırmızı veya işlenmiş etler bakımından yüksek beslenme de prediyabet gelişimi ile bağlantılıdır.

Uyku düzeni

2018 yılında yapılan bir çalışmaya göre, obstrüktif uyku apnesi olan kişilerde prediyabet gelişme riski vardır.

Aile öyküsü

Ailesinde Tip 2 diyabet olanların, durumu geliştirme riski önemli ölçüde artar.

Stres

[attention type=green]
Yapılan araştırmalar, uzun süreli stres yaşayan kişilerin riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Stres dönemlerinde vücut, kortizol hormonunu kan dolaşımına salıverir ve kan şekeri seviyesini yükseltir.
[/attention]

Gebelik diyabeti

4 kilo veya daha fazla kiloya sahip bebek doğuran kadınların riski daha yüksektir. Hamilelik sırasında gestasyonel diyabet gelişenlerin çocuklarının da durumu geliştirme riski daha yüksektir.

Polikistik over sendromu (PCOS)

PCOS olan kadınlar insülin direncinden dolayı prediyabet veya tip 2 diyabet riski altındadır.

Etnik köken

Prediyabet geliştirme riski, Afrikalı Amerikalılar, Amerikan yerlileri, İspanyollar, Pasifik Adalılar ve Asyalı Amerikalılar için daha yüksektir. Sebep belirsizliğini koruyor.

Metabolik sendrom

Obezite, yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyelerinin bir kombinasyonu zamanla insülin direncini artırabilir. Metabolik sendrom, bir kişinin metabolizmasını etkileyen üç veya daha fazla koşulun varlığıdır.

Prediyabet Tedavisi

Egzersiz ve beslenme, prediyabeti tersine çevirebilir. Bazı insanlar şifalı otlar ve takviyeler kullanır. Ancak Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK), hiçbir araştırmanın, diyabet tedavisinde baharatların, bitkilerin, vitaminlerin ve minerallerin kullanılmasını desteklemediğini bildirmektedir.

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabet geliştirme şansını azaltır. Bu değişiklikler şunlardır:

Prediyabet nasıl önlenir?

Kilo vermek

Vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7’sini kaybetmek, özellikle de karın yağını azaltmak, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 58 azaltabilir.

Orta düzey aktivite yapmak

Prediyabeti olanlar haftada 150 dakikalık ılımlı egzersiz yapmalıdır.

Kas kütlesini artırma

Kas, kaloriyi yağdan daha yüksek oranda yakar, bu nedenle artan kas kütlesi kilo vermeye ve korumaya yardımcı olur. Bu da kan şekeri seviyelerinin dengelenmesini sağlar.

Stresi azaltmak

Stres, prediyabet için bir risk faktörü olabileceğinden, stres seviyelerinin yönetilmesi durumu önlemeye yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenmek

[attention type=green]
Lif, yağsız proteinler ve kompleks karbonhidratlar açısından yüksek ancak basit şekerler açısından düşük beslenme, kan şekeri seviyesini sabit tutmaya yardımcı olur.
[/attention]

Öğünlere dikkat etmek

Gün boyunca düzenli olarak daha küçük öğünler yemek, kan şekeri seviyelerindeki sivri iniş çıkışları önler. Her gün benzer zamanlarda yemek yiyin ve öğün aralarında aşırı derecede atıştırmaktan kaçının.

Sigarayı bırakmak

Nikotin, kan şekeri seviyesini yükselten bir uyarıcıdır. Sigara içmek insülin direncine neden olabilir ve prediyabet ve diyabet için risk faktörüdür.

Fazla şekerden kaçınmak

Şekerli yiyecekler ve içecekler kan glukozunda aşırı değişikliklere ve kilo alımına neden olabilir.

Kafeine dikkat etmek

[attention type=yellow]
Kafein, kan şekeri seviyesini artıran bir uyarıcıdır. Bazı araştırmalar kahveyi insülin duyarlılığını artırmaya bağlamaktadır.
[/attention]

Yeterince uyumak

2015 yılında yapılan araştırma, uyku kalitesi düşük olan kişilerin daha yüksek bir prediyabet riski taşıdığını göstermektedir.

Prediyabet risk faktörü yüksek olan veya yüksek kan şekeri seviyesine sahip kişiler, evde kan şekeri seviyelerini takip etmelidir ve kan şekerini azaltmak için ilaç almaları gerekebilir. Doktor, semptomları yönetmek için metformin gibi prediyabet ilaçları reçete edebilir.

Tip 2 diyabete ilerlemesi

Prediyabetin, tip 2 diyabete doğru ilerlediğine dair işaretler şunlardır:

  • Aşırı susuzluk hissi
  • Yorgunluk veya halsiz hissetme
  • Baş dönmesi hissi
  • Bulanık görme

.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/prediyabet-nedir-tedavisi/

Diyabet Nasıl Tedavi Edilir?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir; diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Hastalığın başlangıcında iyi planlanlanarak verilen bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Diyabet tedavisinde her diyabetli için geçerli olan prensipler nelerdir?

  • Tıbbi beslenme tedavisi (Diyet)
  • Egzersiz – Fiziksel aktivite
  • Kan şekerini düşüren ilaçlar (Haplar ve insülin olarak 2 grupta toplanır.)
  • Eğitim
  • Diyabetlinin kendini izlemesi

Kan şekeri vücudumuzda nasıl kontrol altında tutulur?

Şeker hastası olmayanlarda kan şekeri açlıkta 60 ile 100 mg/dL arasında değişir; toklukta en fazla 140 mg/dL’ye çıkar. Kan şekerinin yükselmesini önleyen madde insülindir; şekerin aşırı düşmesini engelleyen başlıca madde ise glucagon adı verilen hormondur.

Bu iki hormon son derece uyumlu çalışarak kan şekerinin normal sınırlarda tutulmasını sağlarlar. Kısacası kan şekeri açlıkta ve toklukta 60 ile 140 mg/dL arasında değişir. Örneğin en ağır yemeklerden sonra bile 140-150 mg/dL’yi geçmez.

Uzun süre, örneğin 72 saat aç kalınsa bile şeker hastası olmayan birisinde kan şekeri 45 mg/dL’nin altına düşmez.

Vücudumuzda üretilen insülinin görevi nedir; nasıl etki eder?

İnsülin, şekerin yükselmesini önleyen bir hormondur. Midenin arkasında pankreas adlı organımızda beta hücrelerinde yapılır ve doğrudan kana verilir.

Kan şekeri yükselince (örneğin; yemekten sonra) pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin kan şekerinin hücrelerimize girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normalde tutulur; yükselmez.

Hücrelere giren şeker burada yakılır ve enerji olarak kullanılır; yürümek, çalışmak, düşünmek gibi her iş için enerji gereklidir.

Diyabetlide şeker dengesi nasıl bozulmuştur?

Tip I diyabette pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış ya da durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekerini düşürmek için dışardan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabette ise pankreasta ileri dönemlere kadar normale yakın insülin yapımı vardır; hatta bazen normalden fazla bile insülin yapımı vardır.

Ancak insülin iyi etki edememektedir. Aşırı kilo ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi yapmasını önler. Buna insülin direnci denir. Vücuttaki insülin kan şekerini düşürememektedir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde vücudun yaptığı insülinin etkisi artar ve kan şekeri normale iner.

Ağızdan kullanılan haplar da insülinin etkisini arttırır.

Diyabet neden tedavi edilir?

  • Kan şekerini normale yakın sınırlara indirmek için tedavi edilir.
  • Yüksek kan şekeri, uzun dönemde yıllar içinde kontrol altında tutulmadığında damar sistemine zarar verebilir. Özellikle gözdibinde, böbreklerde, çevresel sinirlerde bu daha belirgindir. Bu zarardan korunmak için kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.
  • Yüksek kan şekerinin neden olduğu aşırı susama, sık ve bol idrar yapma gibi rahatsız edici şikayetleri azaltmak veya yok etmek için tedavi edilir.
  • Daha kaliteli bir yaşam sağlamak için, yüksek ve düşük kan şekerinin zararlarından korunmak için tedavi edilir.

Diyabet tedavisinin ana unsurları nelerdir?

Diyabet tedavisi diğer hastalıkların tedavisinden farklıdır. Sadece doktorun reçetesindeki ilaçları kullanmakla ve diyet listesi almakla tedavide başarı sağlanamamaktadır.

Diyabet tedavisinde, önce tedavi ve takibe ilişkin gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir. Bunun yolu diyabetli kişinin eğitiminden geçmektedir.

Edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması, diğer deyişle davranışların iyi yönde değiştirilmesi sürekliliği ve tedaviye uyum diyabet tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Tedavide diyabetlinin rolü nedir?

Tedavide en önemli rol diyabetlinindir. Hekim diyabetli kişiyi yönlendirecektir; ama beslenme şeklinden başlayarak yaşam tarzındaki tüm değişiklikleri yapmak hastanın sorumluluğundadır. Tedavide en önemli rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır.

Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Diyabetli kişiler yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşayabilmektedir. Diyabet, yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk, okuluna rahatlıkla gidebilir; günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetliler spor yapabilir.

Diyabetliler arasında maratoncular bile bulunmaktadır.

Tedavide motivasyonun rolü nedir?

Tedavide önemli olan bir diğer nokta; motivasyondur. Diyabetli, tedavisine dikkat ettiği sürece güven altındadır.

Tedavinin her zaman aynı dikkat ve itina ile yürütülmesi, diyabetlinin bilgisine yani eğitimine, ailesinin, arkadaşlarının, kendisine olan yardımına ve kişinin kendisinin hastalığına verdiği öneme bağlıdır. Diyabetlinin tedavisine uyumunu en çok kendi iç isteği etkiler.

İyi eğitilmiş, çevresince desteklenen, diyabetini kabullenmiş hastalarda tedavinin başarı ile yürütülmesi daha kolaydır. Hastalığın başlangıcında iyi planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder.

Источник: https://www.diyabetevi.com/diyabet/sorularla-diyabet/diyabet-nasil-tedavi-edilir

Diyabet hakkında her şey…

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. İrfan Aydın toplumda çok sık karşılaşılan diyabet hastalığını anlatıyor.

Diyabet Nedir?

Diyabet, insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan yaşam boyu süren kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir metabolizma hastalığıdır.

Normal koşullarda besinlerden sağlanan glukoz ( şeker ) pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve enerji gereksinimini karşılamak üzere kullanır.

İnsülin yokluğu ya da insülin etkisinin yetersizliği sonucunda kandaki şeker hücre içine giremez, kanda şeker yükselir (hiperglisemi). Kan şekerinin yükselmesi ile birlikte sık idrara çıkma, ağız kuruması, çok su içme, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı gibi bulgular görülür.

[attention type=yellow]
Diyabet, ülkemizde 10 milyonun üzerinde insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan, buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Diyabet tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılan önemli bir sağlık sorunudur.
[/attention]

Ülkemizde her üç hastadan biri diyabetli olduğundan habersiz yaşamaktadır. Yaklaşık beş milyon kişi ise, diyabet gelişme riski normale göre yüksek olan, halk arasındaki tabiriyle gizli şeker hastasıdır. Sonuç olarak, diyabet, ülkemizde yirmi yaş üstü grupta toplumun yaklaşık %15’ini yakından ilgilendiren bir hastalıktır.

TİP 1 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 1 diyabet, genellikle çocuk ve ergenlerde ortaya çıkan diyabet tipidir. Diyabetli vakaların %5–10‘unu oluşturur. Tip 1 diyabetlilerde insülin üretmediği için insülin, enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuda verilir. İnsülin tedavisi, vücutta var olan bir eksikliğin yerine koyulmasını sağlar.

TİP 2 diyabet nedir? Belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabet oluşumunda iki önemli mekanizma yol oynar. Birincisi pankreastan salgılanan insülin hücre üzerindeki etkisini göstermemesi, ikincisi ise pankreasın insülin üretiminde azalması.

Tip 2 diyabette insülinin hücre içine girememesi insülin direnci olarak isimlendirilir. İnsülin hücre üzerindeki etkisini gösterememesi sonucunda, hücrenin enerji kaynağı olan glukoz (şeker) hücre içine giremez. Kanda birikir ve kan şekeri yükselir.

Bir süre sonra pankreastan insülin salgısı azalmaya başlar ve diyabet tablosu daha ilerler.

[attention type=red]
Tip 2 diyabet, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür; diyabetli kişilerin %90’ı Tip 2 diyabetlidir. Tip 2 diyabet esas olarak yetişkinlerde görülmekteyse de son yirmi yıldan bu yana çocukluk ve ergenlik çağında da önemli bir sorun olmaya başlamıştır.
[/attention]

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı Tip 1 diyabete kıyasla daha yavaştır ve yüzden erken tanısı daha yavaştır.

Tip 2 diyabet bulguları henüz başlamadan 10 – 15 yıl süre öncesinden gizli şeker olarak adlandırılan (glukoz intoleransı) dönemi vardır. Bu dönemde açlık şekerleri normal olmasına rağmen tokluk şekerleri yükselir.

[attention type=red]
Sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, tatlı krizleri, yemekten sonra yorgunluk, halsizlik gizli diyabetin en sık görülen bulgularıdır. Bu dönemde tanı tokluk kan şekeri ve glukoz yükleme testi (OGTT) ile konur. Bu süreçte diyabete bağlı organ hasarları görülebilir.
[/attention]

Bu nedenle diyabet riski taşıyan kişiler, tanı için mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmalıdır.

Diyabette tanı nasıl konur?

Kan şekeri ölçümü tanı koymak için en kolay yoldur. Normalde açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin altındadır. Eğer açlık kan şekeri 100 – 125 mg/dl arasında ise bozulmuş açlık glukozu vardır. Bu durumda glukoz yükleme testi (OGTT) yapılması gerekir. Eğer açlık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksekse birey diyabetlidir.

Şeker yükleme testi için 8 saat açlıktan sonra, 75 gr glukoz suda eritilir ve içilir. Kan şekerleri 2 saat izlenir. Normal kan şekeri ikinci saatte 140 – 199 mg/dl arasında ise prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

İkinci saat kan şekeri 200 mg/dl’nin üstünde ise diyabet tanısı konur.

Kimler diyabet riski taşır?

45 yaş ve üzerindeki herkes, özellikle fazla kilosu olan kişiler kan şekeri değerleri normal çıksa dahi, mutlaka 3 yılda bir şeker yükleme testi ile veya tokluk kan şekeri ile incelenmelidir. 45 yaş altındaki kişiler aşağıdaki ek risk faktörlerinden en an birine sahipse diyabet açısından daha erken yaşta tetkik yaptırmalıdır.

Risk Faktörleri

  • Fazla kilolu olma
  • Birinci dereceden akrabalarda diyabet öyküsünün olması
  • Kan yağlarında yükseklik
  • Kan basıncı yüksekliği
  • 4 kg ve üzerinde çocuk doğumu yapmış olma veya hamilelik (gestasyonel) diyabeti varlığı
  • Vasküler hastalık hikayesi olanlar
  • İnsülin direnci ile ilgili bir klinik tablo olması (polikistik over gibi)
  • Daha önce gizli şeker tanısının olması.

Gizli şeker (prediyabet) nedir?

Eğer bir kişide kan şekeri değeri normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse (şeker yükleme testi sonucunda ikinci saat kan şekeri 140/199 mg/dl arasında ise) prediyabet (gizli şeker) vardır, bu değerler kişinin diyabete aday olduğunu gösterir.

Gizli şekerli bireylerde kardiyovasküler hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat, diyabetli bireylerde ise 2- 4 kat daha fazladır.

Diyabete aday kişiler beslenme alışkanlıklarını değiştirerek ve fiziksel aktivite düzeylerini arttırarak yaşamın ilerleyen yıllarında diyabetin gelişmesini önleyebilirler.

Diyabet gelişmesi önlenebilir bir hastalıktır.

Diyabet nasıl tedavi edilir?

Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemektir.

Bu ayarın sağlanması komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir.

  İyi bir diyabet kontrolü, kan şekeri seviyesini mümkün olduğunca normale en yakın düzeylerde tutmak anlamına gelir.

Diyabet tedavisi aşağıda belirtilen dört ana bileşenden oluşur.

  1. Tıbbi Beslenme Tedavisi: Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir. Üç ana öğün, üç ara öğüne bölünmüş, kan şekerini ani yükseltecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalar sınırlandırılmış, ideal kiloya dönmeyi hedefleyen bir beslenme programı ile diyabetin gelişimi durdurulabilir.
  1. Egzersiz: Egzersiz, vücudun glukozu etkili bir şekilde kullanmasını ve kan şekeri kontrolünü sağlar. İnsülin direncini önler. Ayrıca, şişman Tip 2 diyabetli kişilerin vücut ağırlıklarını kontrol etmelerine yardımcı olur.
  1. İlaç / İnsülin: Tip 2 diyabetli kişilerin diyet ve egzersizle kontrol altına alınamayan kan şekeri ayarını sağlamak için ağızdan alınan insülin direncini önleyici ya da insülin salgılatıcı ilaçlara veya vücudun kendi insülini yetersiz ise insüline gereksinimleri olabilir. Tip 1 diyabetli kişilerin yaşamak için insüline gereksinimi vardır. İnsülin bağımlılık, alışkanlık yapacak bir madde değildir. İnsülin yaşam için elzemdir. Vücut insülin yapmıyor ise dışarıdan enjeksiyon veya pompa yolu ile vücuttaki eksikliği yerine koymak gerekir. Gestasyonel diyabetliler oral antidiyabetik kullanamaz. Kan şekeri kontrolü sağlamak annenin ve bebeğin sağlığı için son derece önemlidir. Gestasyonel diyabetli bir kadına gerek görüldüğünde insülin tedavisi başlanır. Gebelik sonlandığında tedavi planı tekrar düzenlenebilir.
  1. Diyabet Eğitimi: Diyabetli birey kan şekerini kontrol altına alma sorumluluğunu üstlenmelidir. Diyabeti tanımalı, nasıl beslenmesi gerektiğini, kan şekeri ölçümlerini nasıl yapacağını öğrenmeli, ölçüm sonuçlarını değerlendirebilmelidir. Ayrıca hipoglisemiyi önlemeli ve tedavi edebilmeli, gerekli durumlarda ilaç veya insülin tedavisinde değişiklik yapacak bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bunu için diyabet konusunda hekim, diyetisyen, hemşireden oluşan sağlık ekibinden gerekli eğitimi almalı, eğitim programlarına katılmalı, yazılı eğitim materyallerini okumalıdır.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/ic-hastaliklari-dahiliye/diyabet-hakkinda-her-sey/

Diyabet Tedavisi, Nasıl Geçer?

Prediyabet Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. Diyabet genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenler nedeniyle oluşan, kan glikoz seviyesinin aşırı derece çok yükselmesi ile oluşan bir sağlık sorunudur diyebiliriz. Vücudunuzun metabolizmasını da etkilemektedir. Diyabet, normal glikoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretimi yapamamaktadır.

Diyabet genellikle yetişkinleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çocukluk çağında obezite sorunu olan çocuklarda da diyabet görülmektedir. Diyabetin tam olarak bir tedavisi bulunmamaktadır.

Ancak yapacak olduğunuz birkaç yaşam değişikleri ile bu hastalığın belirtilerini en aza indirebilirsiniz. Yapacak olduğunuz bu yaşam değişikleri genellikle yemek düzeni ve egzersizleri kapsamaktadır.

Bunların yetersiz olduğu noktalarda ise, diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabetin belirtileri genellikle yavaş yavaş kendini belli etmektedir. Kimi kişilerde yıllarca bu hastalık bulunmakta ancak farketmemektedir. Bu belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Artan susuzluk ve sık idrara çıkma: Kanınızda bulunan aşırı şeker, dokulardan çekilecek olan sıvı miktarını etkiler. Bu da sizi susuz bırakabilir. Sonuç olarak, bu sizleri daha çok su içmeye itebilir ve bu nedenle idrarınız normalden fazla olabilir.
  • Çok acıkmaya başlama: Yeterli insülin olmadan hücre içine şeker taşımak için, kaslarınız ve organlarınız enerji tüketmiş olur. Bu da sizlerin yoğun bir şekilde aç olmanıza neden olur.
  • Kilo kaybı: Her zamankinden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo verebilirsiniz. Glikozu metabolize etme kabiliyeti olmadan, vücut kas ve yağ depolamadan alternatif yakıtlar kullanmaktadır.
  • Yorgunluk: Hücreleriniz şeker yoksunu ise, yorgun ve sinirli hale gelebilirsiniz.
  • Bulanık görme. Kan şekeri çok yüksek ise, sıvı gözlerinizden çekilmiş olabilir. Bu odaklanma yeteneğini etkileyebilir.
  • Yaralar ya da yavaş iyileşen yaralarınız: Diyabet iyileşmenizi ve enfeksiyonları karşı korunma yeteneğinizi etkiler.
  • Kararmış deri alanları: Genellikle koltuk altı ve boyun gibi bölgelerde bazı kişilerde buruşma ve kararmalar meydana gelmektedir. Akantozis nigrikans denilen bu durum, insülinin direncinin bir belirtisi olabilir.

Yukarıda sizlere vermiş olduğumuz bu belirtilere sahipseniz, vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir.

Diyabet Nedenleri Nelerdir?

Diyabetin tam olarak nedeni bilinmemektedir ancak genetik ve aşırı kilo, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda diyabet oluşumunda, insülin ve glikozun büyük önemi bulunmaktadır. İnsülin kanda şeker miktarını düşürür. Kanda şeker seviyesi düştükçe, pankreas insülin salgılanmasını yapar.

Glikoz – şeker – kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır. Glikozun iki önemli kaynağı; gıdalar ve karaciğerdir. Karaciğer glikoz yapar ve depolar.

  1. Fazla kilolar, diyabet için birincil risk faktörüdür.
  2. Vücudunuzda bulunan yağ dağılımı da diyabeti tetiklemektedir.
  3. Hareketsizlik. Ne kadar az hareket ederseniz, diyabet riskiniz daha da artar. Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur.
  4. Aile geçmişiniz. Eğer ailenizde diyabet hastası varsa, sizlerde risk altında olmaktasınız.
  5. Yaş. Özellikle 45 yaş üzeri kişiler risk altındadır, ancak diyabet gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmaktadır.
  6. Prediyabet. Kan şekeri seviyesi normalden daha yüksek olduğu durumdur, ancak diyabet gibi yeterince yüksek değildir. Tedavi edilmediğinde prediyabet, diyabet olarak karşımıza çıkar.
  7. Polikistik over sendromu. Kadınlar için, polikistik over sendromu olan – düzensiz adet dönemleri, aşırı saç dökülmesi ve obezite – diyabet riskini artırır.

Diyabet tanısı için yapılacak olan testler şunlardır;

  • Glikozile hemoglobin (A1C) testi: Bu kan testi son iki üç ay boyunca ortalama kan şekeri seviyesini gösterir.
  • Rastgele kan şekeri testi: Bir kan örneği rastgele bir zamanda alınacaktır.
  • Aç kan şekeri testi: Kan örneği bir gece aç kaldıktan sonra alınacaktır. Açlık kan şekeri seviyesi en az 100 mg / dL (5.6 mmol / L) normaldir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu test için, bir gecede hızlı bir test ve açlık kan şekeri düzeyi ölçülür.

Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabet tedavisi yönetimi için yapmanız gerekenler şöyle sıralanmaktadır;

1.Sağlıklı Beslenme

Popüler anlayışın aksine, belirli bir diyabet diyeti var. Ancak yüksek lif, düşük yağlı gıdalar ile diyeti ortalamak önemlidir.

  • Meyve
  • Sebze
  • Kepekli tahıllar

Ayrıca daha az hayvansal ürünler, rafine karbonhidrat ve tatlılar tüketmek gerekir. Düşük glisemik indeks gıdalar da yararlı olabilir. Diyetisyen ile birlikte sağlık hedeflerinizi, yiyecek tercihlerinizi ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planınızı yapabilirsiniz.

2.Fiziksel Aktivite

Diyabeti olan kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalıdırlar. Yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme sizlere bu konuda yardımcı olan aktivitelerdendir. En önemli şey günlük rutin fiziksel aktivitelerinizi yapmanızdır.

Günlük egzersizlerinizi en az 30 dakika halinde yapmaya özen gösterin. Egzersizlerinizin süresini yavaş ve kademeli olarak artırın. Halter ya da yoga haftada iki kez olarak direnç eğitimi ile kombine edilebilir. Fiziksel aktivitelerin kan şekerini düşürdüğünü unutmayın.

Herhangi bir faaliyet öncesinde kan şekeri seviyesini kontrol edin.

3.Kan Şekeri Takibi

Tedavi planına bağlı olarak, insülin seviyeniz normalin dışında ise, bir gün içerisinde birkaç kez kan şekeri takibini yapmanız gerekecektir. Bazen, kan şekeri düzeyleri öngörülemeyen seviyelerde çıkabilir. Bunları, diyabet tedavi ekibi yardımıyla, gıda, egzersiz, alkol, hastalık ve tedaviye yanıt kapsamında yeniden planlamanız gerekmektedir.

4.Diyabet İlaçları ve İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlar yalnız diyet ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri düzeylerini elde edebilir. Ancak birçoğunda da diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekir. İlaçların hangisinin en iyi olacağına karar verilmesi kan şekeri seviyesine ve sahip olduğunuz herhangi başka bir sağlık sorunları dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. İlaçlar ise şunlardır;

  • Metformin (Glucophage, Glumetza, diğerleri)
  • Sülfonilüreler
  • Meglitinidlerin
  • Tiazolidinedionlar
  • DPP-4 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • SGLT2 inhibitörleri

İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlarda insülin tedavisi gerekir. Bu kapsamda alınabilecek olan ilaçlar şunlardır;

  • İnsülin glulisin (Apidra)
  • İnsülin lispro (HUMALOG)
  • İnsülin aspart (NOVOLOG)
  • İnsülin glargin (Lantus)
  • İnsülin detemir (Levemir)
  • İnsülin isophane (Humilin N, Novolin H)

5.Obezite Cerrahisi

Eğer diyabet hastasıysanız ve vücut kitle indeksi (İ) 35’den büyükse, kilo kaybı cerrahisi (obezite cerrahisi) bir çözüm olabilir.

Kan şekeri düzeyleri gerçekleştirilen prosedüre bağlı olarak, kişilerin yüzde 95’i ile 55’i arasında iyileşme sonucu vermektedir. Cerrahinin dezavantajları, yüksek maliyetli olması ve ölüm riskidir.

 Buna ek olarak, köklü yaşam tarzı değişiklikleri, gerekli ve uzun vadeli komplikasyonlar, beslenme eksiklikleri ve osteoporozda olabilmektedir.

6.Hamileler İçin

Diyabeti olan kadınların gebelik sırasında tedavilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Birçok kadın hamilelik sırasında insülin tedavisine ihtiyaç duyacaktır. Kolesterol düşürücü ilaçlar ve bazı tansiyon ilaçları gebelik sırasında kullanılamaz. Eğer diyabetik retinopati belirtileri varsa, gebelik sırasında kötüleşebilir. Bunun için ayrıca doktorunuz ile görüşün.

7.Alternatif Tıp

Genellikle alternatif tıp diyabet konusunda başarısızlıklara yol açmaktadır. Eğer her şeye rağmen alternatif tıp imkanlarından yararlanmak istiyorsanız, doktorunuz ile konuşarak yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunuz.

Diyabet Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet, kalp, kan damarları, sinirler, göz ve böbrekler olmak üzere birçok önemli organı etkiler. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına almanız ile birlikte bu komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilirsiniz.

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Sinir hasarı (nöropati)
  • Böbrek hasarı (nefropati)
  • Göz hasarı
  • Ayakların zarar görmesi
  • İşitme bozukluğu
  • Cilt hastalıkları
  • Alzheimer hastalığı

Yaşam Tarzı Ve Ev İlaçları Nelerdir?

Hayati teh içeren diyabetin etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarını gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Düzenli diyabet kontrollerinizi ve göz kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Diyabet 1’in retina hasarı, katarakt ve glokom sorunlarına neden olduğunu unutmayınız.
  2. Yüksek kan şekeri bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bu kapsamda gripten korunmak için pnömoni aşısı yaptırabilirsiniz.
  3. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın, günde bir kez diş ipi ve düzenli diş kontrollerine gidin.
  4. Ayaklarınızın dikkat edin. Ilık suda ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarının temiz olduğundan emin olarak ayağınızı nemli tutun. Ayaklarınızın kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık ve şişlik durumları için her gün kontrol edin.
  5. Sağlıklı gıdalar ve düzenli egzersiz, yüksek kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bunun için ilaçlar kullanabilirsiniz.
  6. Sigara, çeşitli diyabet komplikasyonlarının riskini artırır. Sigarayı bırakmak veya tütün diğer türlerinin kullanımını durdurmak konusunda doktorunuzla konuşun.
  7. Mümkün olduğunca alkol tüketmeyin.
  8. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için sağlıklı beslenin ve diyet yapın. Kendinizi bu konuda motive etmeyi de unutmayın.

Источник: https://evdesifa.com/diyabet-tedavisi/

Источник: https://tr.diabetes-education.net/prediyabet-nedir-aciklama-isaretler-korunma/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.