Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

içerik

Özgüven Problemi | Özgüven Problemi Nasıl Çözülür

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

Özgüven problemi nasıl aşılır. Özgüvensizlik öyle bir problemdir ki sanki İçinizde kurt var gibidir. Durmadan içinizi kemirir. Siz bir şey yapmak istediğinizde ortaya bir şeyler koymak istediğiniz de kendinizi ifade etmek istediğiniz ortaya çıkar ve bunları yapmanız engel olur

Özgüven Problemleri Nelerdir      

Özgüven problemi yaşayan bir insan sınıfta sorulan soruların cevaplarını bildiği halde el kaldıramaz. Kendini ifade edemez. Uzun zamandır hoşlandığı bir kıza sevdiğini söyleyemez. İş yerin de başarılı olmasına rağmen kendini gösteremez.

İstemediği işleri Hayır demekte zorlanır bir bakar ki aslında istemediği bir çok şeye evet demiştir. Dolayısıyla ortada bir özgüven problemi vardır.

Sonrasında bir değersizlik ve depresif duygular ortaya çıkabilir. Çünkü hak ettiğinden daha azını almıştır kişi. Özgüvensizliğin nedenlerini bu yazımızda çok değinmek istiyorum ama kabaca şunu söyleyebilirim.

Öz güvensizliğin temeli yetersizlik ve değersizlik duygusu vardır.

Özgüven Problemi Nasıl Çözülür

Özgüven Problemi Nasıl Çözülür

Sınıfta Hoca bir soru sordu ve biliyorsunuz. El kaldıracaksınız ve cevaplayacaksınız o içinizdeki ses köşede pis pis sırıtarak bekler. Ve, size şunları söylemeye başlar. Sen bildiğini mi zannediyorsun? sen ne yaptığını zannediyorsun? Bir yalnış söyle de bakalım herkesi rezil ol gününü gör.

Durmadan böyle içimizde ki eleştirisel ses bizi tırmalar tırmalar tırmalar ve bizi cesaretimizi kıracak her şeyi söyler. Eğer ki Özgüven problemi yaşıyorsak o eleştirisel sesin farkına varmamız çok önemli.

Ne diyor? ne zaman ortaya çıkıyor? Çünkü eleştirirsen ses bizden bağımsız bir şey. Yaptığımız en büyük hatalardan birisi içimizdeki eleştirisel sesi çok fazla dinlemek.

Onu bir dostumuz gibi kabul edip söylediği her şeyi işleme almak.

İlk yapmamız gereken şeylerden birisi eleştirisel sesin dostumuzun olmadığının farkına varmak ve söylediklerinin gerçek olmadığını bilmek.

İlk başta o sesi susturmak çok mümkün değil size ne yaparsanız yapın o ses oradan dırdır etmeye devam edecek. O yüzden onu bir kenara alıp onunla savaşmayı bırakıp işimize bakmamız çok önemli.

Özgüven probleminizi çözmeniz için bu sese çok dikkat etmelisiniz.

Özgüven Kazanma Teknikleri

Özgüven kazanma teknikleri yapacağımız ilk şey: Özgüven problemi yaşayan bir insan Hayatta yapmak istediği şeyleri vardır. Ve, bunları yapmaktan korkar. Oturuyoruz Bir masanın başına ve sıraya yazıyoruz ne yapmaktan korkuyorsunuz? ne yapmak istiyorsunuz? Aslında bu yapma nedenleri Özgüven problemi yaşadığımızdan dolayı kaynaklanıyor.

Özgüven Problemi

Bunları tek tek sıralamanız çok önemli. Sonrasında kaç madde çıktı ortaya diyelim 15 madde 20 madde bunları 1 ile 10 arasında bir puan veriyoruz.

10 bizim en çok korktuğumuz karşılaşmaktan en çok çekindiğimiz senaryo. Düşünün ki bir milyon kişinin Önünde şarkı söyleyeceksiniz. Bunu size yaşattığı kaygı 10 puan.

Bu listeyi çıkarttık 20 tane probleminiz var en kolayından en zoruna doğru bunları denemeye başlıyoruz.

Burada ihtiyacınız olan şey irade iradeyi ortaya koymak olacaktır. Sonra bir enerjiniz gelecektir.

ve ardından en kolay olanından başlıyoruz dikkat edersiniz En kolay olanı kendimize bir ödevi yapıyormuş gibi bir program yapıyormuş gibi hayat Programı yapıyormuş gibi denemeye başlıyoruz.

Kendi korktuğumuz şeyleri belirlediğiniz bunları yapıyorsunuz. Peki, bunların üzerine ekstra neler yapabilirsiniz?

Bunlara da birkaç örnek vermek istiyorum. Belki saçma gelebilir komik gelebilir. Bulunduğunuz şehirde lüks bir avm mağaza tespit edin. Ve gidin oraya cebinizde para olmadan gitmeniz önemli yoksa o baskı altında satış görevlisinin baskısı altına hiç istemediğiniz bir şeyleri alabilirsiniz.

Cebinizde Para olmadan lüks bir mağazaya giriyoruz. Ve, orada satış görevlisine gıcık edene kadar üç dört tane elbise giyiyoruz ve almadan çıkıyoruz. Zor gelecektir ama başardınız zaman en azından insanların size yöneltti psikoloji baskısından kaçmış olacaksınız ve kendinizi daha başarılı hissedeceksiniz.

Özgüven Kazanma Yolları 2. Yöntem              

Özgüven kazanma yolları arasında bir yöntem öğrendik. Başka neler yapabilirsiniz bir tane daha örnek vereyim.

Mesela otobüse biniyorsunuz dolmuşa biliyorsunuz  fazla kartınız var mı diye herkesin duyacağı şekilde kendinizi bu ortama maruz bırakıyorsunuz.

Çok zor gelecektir ilk başta sanki herkes size bakacak sanki herkes diyecek ki ne kadar da fakir birisi ne kadar da aşağılık birisi düşündüğünü düşüneceksiniz ama bugün yaptıktan sonra o kadar da kötü olmadığını anlayacaksınız.

Bir diğer şey de şunu yapabilirsiniz Özgüven problemi yaşayan insanlar yeni insanlarla taşın tanışmakta zorlanır. Oturup düşünüp nasıl tanışacağınız ve ne konuşacağınım diye düşünmeyi bırakıp. Parkta oturan yaşlı Amcalar olabilir her zaman gittiğiniz Bakkal olur Market olur orada insanlarla bir diyalog başlatabilmek.

Ne bulacağım diye sorabilirsiniz o kadar da çok şey var ki araba memleket gündemi o kadar çok şeyi sorabilirsiniz ki siz kendinize buna benzer minik örnekler bulabilirsiniz Önemli olan özgüveninizi cesaretinizi zorlayıcı olması.

İkinci adım: Biraz kendimizi iyiyiz hissetmeye başladık. Önümüze çıkan hiçbir fırsatı kaçırmamanızı çok önemli.

Hoca bir soru mu sordum bir yerde bir iş fırsatı mı oldu kendinize ortaya çıkartacak bir fırsat mı oldu kendinizi kötü hissettiğinizde o eleştirel ses konuşmayı devam etse de ona rağmen kendinizi öne çıkartmanız çok önemli. Eğer ki bunları yaparsak o içimizde eleştirisel sesi yavaş yavaş keseceğiz.

Bir sonrasında her zaman o fırsatları kendimizi ifade ettiğimiz fırsatları daha iyi değerlendireceğiz Bu tarz şeyler yaparken korkularımızdan birisi rezil olmaktır. Rezil olmak kişinin kendi algıladı bir durumdur. Eğer siz rezil olmadığınızı düşünürseniz rezil olmamışsınızdır.Ya da bir Hata yapmaktan korkuyorsunuz tur çoğu zaman insanlar sizin yaptığınız hataların farkına dahi varamazlar.

Yürüyen Özgüven kitabı kitap tavsiyesi

Yürüyen Özgüven kitabını eminim İnternet ortamında sizler de duymuşsunuzdur. Yukarıda bahsedilen konular sadece buzdağının dıştan görünen tarafıdır.

Özgüven konusu hakkında daha derine inmek isteyen kimseler yürüyen Özgüven kitabını incelemelerini tavsiye ediyorum. Çünkü kitap içeriğinde oldukça detay ve kaliteli bilgiler bulunmakta.

Yürüyen Özgüven kitabının kullanıcı yorumları sizin de emine bildiğiniz gibi hepsi olumlu.

Kitap içeriğinin yanında  bonusları bulunmakta. Toplamda 4 adet Bonus ürün bulunmakta. Bilinçaltı için telkinler hipnoz ile özgüven kazanma bir aylık mail koçluğu son olarak Öz güvenliği iletişim teknikleri.

Hipnoz ile özgüven kazanma teknikleri içeriğinde genel itibariyle telkinler bulunmakta. Bu telkinler çocukluk döneminde Ailesel olarak yaşamış olduğunuz olumsuz cümlelere karşı bir siper niteliğini taşıyacak.

Veya da okul dönemleriniz de yaşadığınız utanç durumlarını önemsizleştirecek.

Bu sayede bilinçaltı temizliği gerçekleşecek ve yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi İçinizde var olan ve sizi engelleyen o sesin ortaya çıkmasını engelleyecek.

 Yürüyen Özgüven kitabı içeriğinde bulunan bir diğer bir Bonus bölüm ise özgüvenli iletişim teknikleri Bunun sayesinde daha etkili iletişim nasıl kurulabileceği konusu hakkında detaylı bilgiler öğrenebilirsin.

Bu kitabı sana bu yolda emin adımlarla ilerlemek için kesin olarak tavsiye etmekteyim kitaba ulaşmak için Burayı Tıklaman Yeterli.

Yürüyen Özgüven Kitabı TIKLA

Benzer Konular

Özgüven Kazanma Yolları

Источник: https://ozguvenkazanmak.com/ozguven-problemi/

Özgüven Arttırma Yolları Bilmeniz Gereken 8 İpucu

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

Başarılı insanlar genel olarak özgüvenlerini dışa vururlar. Kendilerine inandıkları ve ne yaptıklarını bildikleri ortadadır. Ama onları özgüvenli yapan başarıları değildir. Özgüven en başından beri oradaydı. Bir düşünün: Şüphe şüpheyi getirir.

Siz kendinize inanmıyorsanız neden birisi fikirlerinize veya yeteneklerinize inansın ki? Yeni zorluklara erişmek özgüven gerektirir. Korkan veya güvensiz olan insanlar konfor bölgeleri içinde kalmaya eğilimlidir. Ama konfor bölgeleri nadiren kendi kendine derinleşir.

İşte bu yüzden özgüvensiz insanlar çıkışı olmayan işlerde sıkışıp kalırlar ve değerli fırsatların geçip gitmesini izlerler. Özgüvene sahip olmayan insanlar genellikle dış koşulların elinde kalmış gibi hissederler. Başarılı insanlar engellere takılmazlar ki bu da ilk başta onların başarılı olmasının sebebidir.

Kimse sizi başarmak istediğiniz şeyden alıkoyamaz! Kendiniz haricinde… Kendinden şüphe etme bariyerini kaldırmanın zamanı geldi. Güven; başarılı bir kariyerde kritik bir öneme sahiptir ve onu kucaklamak sizi tahmin edemeyeceğiniz yerlere götürebilir.

Sıkı bir çalışma ve uygun bir rehberlikle herhangi biri çok özgüvenli hale gelebilir. Bir kere o noktayı geçtiniz mi, o duygunun içten geldiğini hissedeceksiniz.

Kendinize dürüst bir bakış atın

Johnny Unitas demiş ki ‘’Kibir ve özgüven arasında bir farklılık vardır. Kibir kendiniz hakkında övünmenizdir. Özgüven o işi alabileceğinize inanmaktır.’’ Diğer anlamıyla özgüven sıkı çalışma ile kazanılır ve özgüvenli insanlar kendilerinin farkındadır.

Özgüveniniz yeteneklerinizi aştığı anda kibirle aranızdaki ince çizgiyi geçmişsiniz demektir. Aradaki farkı bilmelisiniz. Özgüven arttırma buradan başlar! Gerçek özgüven gerçekliğe çok iyi bir şekilde yerleştirilmiştir. Özgüven arttırma için yeteneklerinizin doğru ve gerçekçi bir değerlendirmesini yapmak önemlidir.

Eğer becerilerinizde zayıflık varsa o becerileri güçlendirmek ve onların negatif etkilerini azaltmak için planlar yapın. Zayıflıklarınızı görmezden gelmek ya da onları birer beceri olarak görmek onlardan kurtulmanızı sağlamaz.

Aynı şekilde becerilerinizin kesin bir anlayışına sahip olmak sizi meşgul ve rekabetçi çalışma ortamında yersiz geri dönüşlerden kurtarır- ve bu da özgüven yaratır.

Hayır deyin

San Francisco’da ki California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre siz zorluklara hayır dedikçe stres, yıpranma hatta depresyon ihtimaliniz daha yüksek ki bu da özgüven arttırma değil, özgüven yok etme olur. Özgüvenli insanlar hayır demenin sağlıklı olduğunu bilirler ve hayır diyebilecek özgüvenleri vardır.

İş hayır demeye geldiğinde özgüven sahibi insanlar “yapabileceğimi düşünmüyorum” veya “emin değilim” gibi ifadeler kullanmazlar.

Özgüvenli bir şekilde hayır derler çünkü yeni bir taahhüde hayır demek onların devam eden bağlılıklarını onurlandırır ve onları başarılı bir şekilde tamamlama fırsatı verir.

Patronunuzla aranızı iyi tutun

Patronla problemli bir ilişkiye sahip olmak en yetenekli bir insanın bile özgüvenini yok edebilir. Daha da ileriye gidecek olursak özgüven arttırma ihtiyacını bile yok edebilir.

Patronunuz sizi devamlı eleştirirken veya katkılarınızı küçümserken özgüven sahibi olmak zordur. İlişkinin nerede yanlış gittiğini anlamaya çalışın ve işleri eski haline döndürmek için yapabileceğiniz bir şey var mı ona karar verin.

Eğer ilişki gerçekten kurtarılamaz haldeyse o zaman özgüven arttırma yerine başka bir şeye yönelme zamanı olabilir.

Küçük zaferler edinin

Özgüven sahibi insanların çabaları küçük zaferleri getirse dahi kendilerini zorlamayı ve yarışmayı severler. Küçük zaferler beynin ödül ve motivasyondan sorumlu bölgelerinde yeni androgen alıcılar yaratır.

Androgen alıcılarındaki bu artış testosteron etkisini arttırır; bu da gelecekteki zorlu işleri ele almanız adına özgüveninizi ve hevesinizi arttırır.

Küçük zaferlerden oluşan bir seriye sahip olduğunuzda özgüven arttırma gibi bir hedefiniz olmaz çünkü özgüveninizdeki artış aylarca sürebilir.

Bir akıl hocası bulun

Hiçbir şey özgüveni iyi yapılan bir iş için insana yol gösteren ve destek çıkan yetenekli ve deneyimli biri kadar yaratamaz. İyi bir akıl hocası ayna gibidir. Size gerekli olan bakış açısını verir. Bilgi özgüveni arttırır.

Nerede olduğunuzu bilmek enerjinize daha etkili bir şekilde odaklanmanıza yardımcı olur. Bununla birlikte bir akıl hocası sizi organizasyonun kültürel iç çalışmalarının bazılarına yönelik eğitebilir.

İşyerinizde bir şeylerin nasıl yapıldığını anlatan yazılmamış kuralları bilmek harika bir özgüven arttırma yöntemidir.

Egzersiz yapın

Doğu Ontario Araştırma Enstitüsü’nde yapılan bir çalışmaya göre 10 hafta için haftada iki kere egzersiz yapan insanlar sosyal, akademik ve atletik olarak kendilerini daha becerikli hissediyorlar.

Çalışma aynı zamanda vücut imajını ve özgüven arttırma gibi konularda egzersizin etkili olduğunu da ortaya koydu. En iyisi de, özgüvenlerindeki artışın sebebinin vücuttaki fiziksel değişimler olmasından ziyade, egzersizden gelen endorfin olması asıl farkı yarattı.

Egzersiz kesinlikle yapın ve özgüveninizi uyandırın. Diğer değişle; eğzersiz = Özgüven arttırma

Başarmak için giyinin

Sevseniz de sevmeseniz de nasıl giyindiğimizin insanların bizi nasıl gördüğü üzerinde büyük bir etkisi vardır. Giydiğimiz kıyafetlerin rengi, kesimi ve stili gibi şeyler, hatta aksesuarlarımız sesli bir şekilde iletişim kurarlar, iletişimde can alıcı noktaları bilirler.

Ama aynı zamanda giyiniş tarzımız bizim kendimizi nasıl gördüğümüzdür. Çalışmalar gösterdi ki insanlar baştan aşağı giyindiğinde; günlük olarak giyindikleri zamana göre farklı konuşuyorlar.

Kim olduğunuzu ve sizin yansıtmak istediğiniz imajı verecek kıyafetler seçin, bu sabah hazırlanmak veya alışveriş merkezinde daha fazla vakit harcamak anlamına gelse bile.

İddialı olun, agresif değil

Agresiflik özgüven değildir, zorbalıktır. Ve güvensiz hissettiğiniz zaman istemeseniz bile agresifliğe doğru kaymak kolaydır. Agresifleşmeden kendinizi iddialı yapmayı deneyin. Bunu güvensizliklerinizi emniyete almayı öğrenene kadar başaramayacaksınız ve bu da özgüven arttırma yolunda önemli bir adımdır.

Özetlemek Gerekirse

Özgüveninizi küçümsemek veya geliştirmek sizin elinizde. Özgüven gerçekliğe dayanır. Açıkçası “en iyisini ummak” ifadesinin arkasına uzanan değişmeyen bir bilgi… Bu gerçek özgüvenin gücüdür.

  • özgüven artırma,
  • özgüven arttırma,
  • özgüven arttırma egzersizi,
  • özgüven arttırma teknikleri,
  • özgüven arttırma yolları,
  • özgüven geliştirme yolları özgüven artırma

Источник: https://www.iienstitu.com/blog/ozguven-arttirma-yollari-bilmeniz-gereken-8-ipucu

Özgüven kazanarak tüm zincirlerini kır! Korkularını yen ve özgür ol!

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

“Özgüven kazanma” konusunun senin için ne kadar önemli olduğunu gayet iyi biliyorum. Eğer öyle olmasaydı zaten burada olmazdın.

Daha özgüvenli bir kişiliğe sahip olarak, hayatında şimdiye kadar başaramadığın şeyleri başarmak istiyorsun. Başarısızlıklardan kurtulmak, daha mutlu bir hayata yelken açmak istiyorsun.

Bunların hepsi senin en doğal hakkın. Bunları istemeye kesinlikle hakkın var. Çünkü sen çok değerli birisin. Bugün bu dünyadan göçüp gitsen artık dünyanın hiçbir anlamı kalmaz. Bu dünyanın merkezinde sen varsın.

Kendine gereken değeri vermeni istiyorum.

Kendine gereken değeri verdiğin zaman özgüveninde artış hissetmeye başlayacaksın. Daha özgüvenli, hatta durdurulamaz biri olacaksın.

İşin garip yanıysa ne biliyor musun? Özgüven kazanma konusunda kendini geliştirmeye başladıkça insanların sana olan bakış açıları da değişecek. Diyelim ki arkadaşların seninle sürekli dalga geçiyor.

Seni alay konusu haline getiriyor. Bir süre sonra, sendeki özgüveni fark edecekler ve bir daha asla dalga geçemeyecekler.

Ya da diyelim ki birinden hoşlandın. Uzun süredir ona duygularını açmak istiyorsun. Özgüven kazandıktan sonra artık o kişiye kolayca duygularını açabileceksin. Ve ilginç bir şekilde o kişinin de senden etkilendiğini fark edeceksin. Çünkü özgüven çok çekici bir karakter özelliğidir. Bunu mutlaka kendi karakterine kazandırmalısın.

Karakterine bu özelliği kazandırmak için sana çok etkili bir özgüven kazanma teknikleri yazı dizisi hazırladım. Bu makalemizde, bu tekniklerden ilkini tüm detaylarıyla açıklayacağım. Tüm dikkatini topla ve ekrana kilitlen!

En Etkili Özgüven Kazanma Teknikleri

Burada, sahip olduğun özgüven eksikliği probleminden kısa bir süre içerisinde kurtulmanı sağlayacak özgüven kazanma teknikleri nelerdir?

Bunları öğreneceğiz. Bu teknikler sayesinde kısa bir süre içerisinde özgüvenini 2 katına çıkarabilirsin.

Hazırsan 1. Özgüven arttırma tekniğimizi açıklayalım.

Özgüven Arttırmak İçin 1. Teknik:

Özgüvenini arttırmak istiyorsan, bundan sonra kendin hakkında asla negatif bir cümle kurmayacaksın.Bu cümleler genelde sesli söylenmez. İç ses diye bir kavram vardır. Bilmiyorum hiç fark ettin mi?

Gün içinde yaşadığımız olaylar karşısında içimizden gelen bir ses duyarız. Mesela, mutfaktan bir bardak alıp salona götürürken bardağı düşürürüz. Ve tam da o anda içimizde şöyle bir ses oluşur:

-Ne beceriksiz birisin! Bir bardağı bile taşıyamıyorsun. Ne işe yararsın ki sen?

İşte, iç sesimiz sürekli olarak bu tarz cümleler kurar. Özgüvenli insanlarla özgüvensizler arasındaki en büyük fark tam da bu noktada başlar. Özgüveni yüksek kişiler içlerindeki negatif sesi susturmasını gayet iyi bilir. Onun söylediklerini duymazdan gelir ve umursamaz.

Sence bu ses bizim için neden önemlidir?

Bu ses bizim kendimizle ilgili düşüncelerimizi yansıtır. Düşüncelerse bizi başarıya götürecek, özgüvenli yapacak en önemli unsurdur. Bir insan kendi hakkında güzel düşüncelere sahip değilse, iç sesinin bazen ona fısıldadığı negatif cümlelere kulak asıyorsa, asla başarılı olamaz.

Çünkü o, bizim sesimiz. Bizi en çok etkileyen, hayatımıza en çok müdahale eden ses o… Bu ses, bazen olumlu cümleler söyleyerek bizi başarılı ve özgüvenli olmaya teşvik etse de çoğu zaman olumsuz şeyler söyler.

Bizi eleştiren bir iç ses her zaman olacaktır. Bunu, kontrol edemeyiz. Fakat gereken yerde o sesi kısmak da yine bizim elimizdedir.

Önce bu sesin hayatımızı nasıl etkilediğini, sonra da bu sesi nasıl kısabileceğimizi tüm detaylarıyla anlatalım.

İç Sesimizin Hayatımıza Olumsuz Etkilerini Nasıl Ortadan Kaldırırız?

Çoğu zaman bir işe başlayacağımız, bir şeyler başarmak istediğimiz zaman içimizdeki ses bize negatif şeyler söyleyerek bizi caydırmaya çalışır. Eğer iç sesimizin negatif sözlerine kulak verirsek tüm başarılı olma umutlarımızı yok etmiş, başarılı olma yolunda atacağımız adımları atamamış oluruz.

İnsanın harekete geçmesini sağlayan şey, umuttur. İç sesinin seni caydırmak için söylediği cümlelere kulak verirsen başarılı olma umudun kaybolur ve oracıkta başarısızlığı kabul edersin.

Durumlara göre bu iç sesin hangi cümleleri fısıldadığını örneklerle açıklayalım. Böylece durumu daha net bir şekilde anlamış olursun.

Durum 1: İngilizce Öğrenmek İstediğin Zaman:

İç sesin:

-Sen İngilizce falan öğrenemezsin. Şimdiye kadar öğrenebildin mi? Hayır. Bundan sonra da öğrenemezsin.

İç sesine karşı söyleyeceğin cümleler:

-Şimdiye kadar öğrenememiş olabilirim. Fakat bu, bundan sonra öğrenemeyeceğim anlamına gelmiyor. Bugün yeni bir başlangıç yapacağım ve İngilizce’yi öğreneceğim.

Durum 2: Sınavdan Düşük Not Aldığın Zaman:

İç sesin:

-Ne kadar düşük bir not aldın. Başarısız birisin. Sen bu sınavı asla başarıyla geçemezsin.

İç sesine karşı söyleyeceğin cümleler:

-Evet, bu sınavdan düşük not aldım. Fakat çalışmadığım için böyle oldu. Eğer çalışırsam başarılı olurum. Ben başarılı biriyim. İstediğim zaman başarılı olmasını gayet iyi biliyorum.

Durum 3: Karşı Cinsten Birine Açılma İstediğin Zaman:

İç sesin:

-Ne kadar çirkin birisin. Sen onu asla elde edemezsin. Eğer duygularını açarsan seni reddeder. Reddedilirsen çevrendeki insanlara rezil olursun. Adın çıkar. Reddedildi diye damgalarlar. Boşver riske girme. Duygularını içinde tut.

İç sesine karşı söyleyeceğin cümleler:

-Oldukça çekici biriyim. Beni beğenmemesi için hiçbir neden yok. Kendimi gayet iyi tanıyorum ve onu etkileyebileceğimi biliyorum. Duygularımı açarsam belki beni reddedebilir. Ama ben ne olursa olsun kendime güveniyorum.

Ve onun benim hakkımdaki düşüncelerini merak ediyorum. Beni reddetse ne olur ki? Hiçbir şey olmaz. En azından şansımı denemiş olurum. Ama duygularımı içime atarsam baştan kaybetmiş sayılırım. Onu asla elde edemem.

İç ses misin nesin? Şimdi çeneni kapat, yapacaklarımı izle. Ben cesur biriyim. İzle ve gör.

Diyerek hoşlandığın kişiyle buluş ve ona duygularını aç. Güven bana bir şey kaybetmezsin. Belki o da seni seviyor, belki o da ilk adımı senden bekliyor. Gerekirse reddedil ama “Acaba hoşlanıyor mu?” şüphesiyle kendini yiyip bitirme. Git ve öğren!

Bu makalede 1. Tekniğimizi açıkladık. İlerleyen zamanlarda “Özgüven Kazanma Teknikleri” adlı yazı dizimize kaldığımız yerden devam edeceğiz. Şimdi özgüven kazanma konusunda bir kitap tavsiyesinde bulunmak istiyorum.

Özgüven Kazanma Konusunda Kitap Tavsiyesi:

Özgüven kazanmak için ihtiyacın olan tekniklerden 1.sini artık biliyorsun. Devamını da seninle paylaşacağım. Şimdilik sosyal fobiden kurtulmanı sağlayacak ve özgüvenini 14 günde hızı bir şekilde 5 katına çıkarmanı sağlayacak bir kitap tavsiyesinde bulunabilirim.

Bu kitabın ismi: Sosyal Fobiyi Yok Et!

Sosyal fobiyi yok et kitabının içerisinde en etkili özgüven kazanma teknikleri yer alıyor. Özgüvenin arttığında senin harekete geçmeni, insanlarla iletişim kurmanı, hayatta başarılı olmanı engelleyen sosyal fobi sıkıntısından da sonsuza dek kurtulmuş olacaksın.

Hayatına kendine güvenen, güzel ilişkiler kurabilen, güzel bir sevgilisi olan, başarılı bir iş hayatına sahip biri olarak devam etmek istemez misin? İşte tüm bunları başarmanı sağlayacak olan kitap Sosyal Fobiyi Yok Et

Bu kitabın fiyatı 95 TL. Sosyal Fobiyi Yok Et kitabının yanında bir de Sosyal Fobinin Dili ücretsiz e-kitapçığına sahip olacaksın.

Источник: https://ozguvenkazanma.com/

Özgüven geliştirme taktikleri!

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

Bilimsel bir makale, okuyan kişiye metottan yararlanma, bilimsel sonuçları ve gözlemleri değerlendirme olanağı sağlar. Peki, bilimsel bir makale nasıl okunmalıdır? Daha verimli okumanın bir yöntemi var mıdır? İşte www.medium.com sitesinden adım adım ipuçları…

Bir makaleyi nasıl okumalı?

Araştırma yapmaya başladığım ilk dönemde yaşadığım sorunlardan birisi ‘Nasıl makale okunur?’ idi. Başlarda varolan sırayla okunacağını düşünmüştüm. Yani, makaleler başlık, özet, giriş, … diye devam ediyordu ben de aynı şekilde kitap okur gibi okuyacağım zannettim.

Sonradan yok bu iş böyle olmaz bir tekniği olmalı diye bu konu üzerine araştırma yapma ihtiyacı duydum. O dönem bana ilaç gibi gelen bir kaynak pek kıymetli İsmail Arı tarafından Türkçe’ye de çevrilen S. Keshav’ın “How to Read a Paper” yazısı oldu. Srinivasan Keshav hocaya ve İsmail Arı’ya sonsuz teşekkürler.

Bu vesile ile İsmail Arı’yı da sevgiyle anıyorum.

Bu yazı S. Keshav’ın “How to Read a Paper” isimli çalışmasının İsmail Arı tarafından Türkçe’ye çevirisinin aynı haliyle buraya aktarılmasıdır. Daha fazla insana ulaşması ümidiyle.

Özetçe

Araştırmacılar, makale okumaya çok fazla zaman harcarlar.Lakin, bu beceri nadiren öğretilir, ve onca çaba boşa harcanır. Bu yazı,kullanışlı ve verimli bir üç-geçişli makale okuma yönteminin anahatlarınıvermektedir. Yazıda, bu yöntemin literatür taraması yapmak için nasılkullanılacağı da anlatılmaktadır.

Anahtar sözcükler: Bilimsel makale okuma, akademik makaleokuma, verimli okuma.

Giriş

Araştırmacılar çeşitli sebeplerle makale okurlar: Birkonferans veya ders için onları değerlendirmek, alanlarında güncel kalmak veyayeni bir alanın literatür taramasını yapmak. Tipik bir araştırmacı makaleokumaya her yıl yüzlerce saat harcar. Makaleyi verimli bir biçimde okumakkritik öneme sahip bir beceridir, fakat nadiren öğretilir.

Dolayısıyla, yenibaşlayan lisansüstü öğrencileri bunu kendi kendilerine deneye yanıla öğrenmekdurumunda kalır. Öğrenciler bu süreçte çok zaman harcarlar ve sıklıkla boşunauğraşmış olurlar. Verimli bir biçimde makale okumak için yılardır basit biryöntem kullanıyorum.

Bu yazı, ‘üç-geçişli’ yaklaşımı ve onun literatürtaramadaki kullanımını anlatmaktadır.

Üç-Geçişli Yaklaşım

Kilit fikir şu: Makaleyi baştan sona bir geçiştedetaylıca okumak yerine üç geçişte okumalısınız. Her geçiş belli hedefleritamamlar ve bir öncekinin üstüne inşa edilir. İlk geçiş makale hakkında genelbir fikir verir. İkinci geçiş makalenin içeriğini kavramanıza yardımcı olur,fakat ayrıntıları içermez. Üçüncü geçiş makaleyi derinlemesine anlamanızısağlar.

İlk Geçiş

İlk geçiş makalenin kuşbakışıyla hızlıca bir taranmasıdır.Sonraki geçişleri yapıp yapmaya da karar verebilirsiniz. Geçiş yaklaşık beş-ondakika kadar almalıdır ve şu adımları içerir:

Başlığı, özetçeyi ve girişi dikkatle okuyun

Kısım ve alt-kısım başlıklarını okuyun, fakat diğer herşeyi göz ardı edin

(Eğer varsa) matematiksel içeriğe altta yatan teoriktemelleri belirlemek için kabaca göz atın

Vargıları okuyun

Kaynakçaya kabaca göz atın, daha önceden okuduklarınızıaklınızdan işaretleyin

İlk geçişin sonunda beş C’ye cevap verebilir durumdaolmalısınız:

Kategori (Category): Bu makalenin türü nedir? Ölçümmakalesi mi? Mevcut bir sistemin analizi mi? Bir araştırma prototipininaçıklaması mı?

Bağlam (Context): Diğer hangi çalışmalarlabağlantılı? Problemin analizi için hangi teorik temeller kullanılmış?

Doğruluk (Correctness): Varsayımlar geçerli görünüyor mu?

Katkılar (Contributions): Makalenin ana katkıları neler?

Anlaşılırlık (Clarity): Makale iyi yazılmış mı?

Bu bilgiyi kullanarak daha fazla okumamayı seçebilirsiniz(ve boşuna çıktı almayarak ağaçları kurtarabilirsiniz).

Bunun sebeplerimakalenin ilginizi çekmemesi, makaleyi anlayabilmek için ilgili alanda yeterlibilgiye sahip olmamanız veya yazarların geçersiz varsayımlar yapmış olmasıolabilir. Araştırma alanınızda olmayan makaleler için ilk geçiş yeterlidir,fakat ileride bir gün ilginizi çekebilir.

Bu arada, bir makale yazarken çoğuhakemin (veya okurun) makaleniz üzerinde bir geçiş yapacağınıbekleyebilirsiniz. Kolayca anlaşılır ve uyumlu kısım ve alt-kısım başlıklarıkullanmaya özen gösterin, kısa ve kapsamlı özetçeler yazın.

Eğer bir hakem ilkgeçişte makalenin anafikrini alamazsa, makaleniz büyük ihtimallereddedilecektir; eğer bir okur makalenizin önemli noktalarını beş dakikasonunda anlayamamışsa makaleniz büyük ihtimalle hiç okunmayacaktır.

İkinci Geçiş

İkinci geçişte makaleyi büyük bir özenle okuyun, fakatispat gibi ayrıntıları göz ardı edin. Okurken kilit noktaların altını çizmekveya kenar boşluklarına notlar almak yardımcı olacaktır. Özellikle, AugsburgÜniversitesi’nden Dominik Grusemann’ın dediği gibi “anlamadığınız terimleriveya yazara sormak isteyeceğiniz soruları not etmek isteyebilirsiniz”.

Makaledeki şekillere, diagramlara ve çizimlere dikkatlicebakın. Grafiklere özel dikkat ayırın. Eksenler uygun olarak isimlendirilmiş mi?Sonuçlar hata çubukları ile gösterilmiş mi, dolayısıyla sonuçlar istatistikîolarak önemli mi? Bu tür yaygın hatalar aceleye getirilmiş, baştan savmaçalışmaları gerçekten dört dörtlük olanlardan ayıracaktır.

Önceden okumadığınız kaynakları daha sonra okumak üzereişaretlemek hatırınızda bulunsun (bu, makalenin arkaplanını daha iyi öğrenmekiçin iyi bir yoldur).

İkinci geçiş bir saat kadar alabilir. Bu geçişin ardındanmakalenin içeriğini kavramış olmalısınız. Makalenin asıl atılımını-destekleyici bulgularla- bir başkasına özetleyebilmelisiniz. Bu ayrıntıseviyesi uzmanlık alanınızda olmayıp da ilgi duyduğunuz bir makale içinuygundur.

Bir makaleyi bazen ikinci geçişin sonunda dahianlayamayacaksınız. Bunun sebebi, aşina olmadığınız terimler ve kısaltmalaryüzünden konuda yeni olmanız olabilir. Ya da yazarlar anlamadığınız bir ispatveya deneysel yöntem kullanmış olabilirler, böylece makale toptan anlaşılmaz.

Makale doğrulanmamış varsayımlar ve sayısız göndermelerle kötü yazılmışolabilir. Veya sadece gecenin geç vakti olmuştur ve yorgunsunuzdur.

Şu anda üçseçeneğiniz var: (a) kariyerinizde başarılı olmak için bu makaleyi anlamanızgerekmeyeceğini ümit ederek makaleyi bir kenara bırakın, (b) -belki de arkaplanbilgisini edindikten sonra- makaleye ileride tekrar dönün veya © azmedin veüçüncü geçişe devam edin.

Üçüncü geçiş

Bir makaleyi tümüyle anlamak için -özellikle hakemseniz-üçüncü bir geçiş gerekir. Üçüncü geçişin temeli makaleyi adeta sanal olarakyeniden gerçeklemektir.

Yani, yazarların varsayımlarını yaparak çalışmayıyeniden üretmektir.

Bu yeniden üretimi asıl çalışma ile karşılaştırarakmakalenin yeniliklerini kolayca görmekle kalmaz, gizli kalmış eksikliklerini vevarsayımlarını da tespit edebilirsiniz.

Bu geçiş ayrıntılara büyük dikkat gerektirir. Heraçıklamadaki her varsayımı saptayıp sorgulamalısınız. Üstelik, belirli birfikri kendinizin nasıl sunacağı hakkında düşünmelisiniz.

Gerçekteki ile yapılanbu karşılaştırma makaledeki kanıtlara ve sunum tekniklerine keskin bir kavrayışsağlar ve çok büyük ihtimalle araç repertuarınıza bu çalışmayı daekleyebilirsiniz.

Bu geçiş esnasında, gelecek çalışmalar için aklınıza gelenfikirleri de not etmelisiniz.

Yeni başlayanlar için bu geçiş dört ya da beş saat kadar,deneyimli bir okur için ise bir saat kadar sürer. Bu geçişin sonunda makalenintüm yapısını ezberden yapabilmeli, güçlü ve zayıf yanlarını tespitedebilmelisiniz. Özellikle üstü kapalı varsayımları, ilgili çalışmalara olaneksik kaynakları, deneysel ve analitik yöntemlerdeki sorunlarısaptayabilmelisiniz.

Geçişler arası zamanlama

Queen Mary Üniversitesi’nden Andrew Simpson’ın yazdığınagöre: “Süreç en iyi şekilde her aşama arasında yeterli zaman bırakıldığındaişler.

Örneğin, ben genellikle yüksek sayılarda makaleyi toplarım, okurum (10dakikalık hızlı ilk okuma) ve sonra belki haftalar sonra ikinci okuma içindönerim.

Son olarak, birkaç hafta ya da aylar sonra yeniden döner ve öncedenyapmadığım son yararlı kavrayışı yapabileceğimi bulurum.”

Bu yaklaşımla hemfikirim. Tabii, makale değerlendirme songünü yakınken çok da yararlı olmayabilir!

Literatür Taraması Yapmak

Makale okuma becerisi literatür taraması yaparken testedilir. Belki de size yabancı olan bir alanda onlarca makale okumanız gerekir.Hangi makaleleri okumalısınız? Yardımcı olması için üç-geçişli yaklaşımı nasılkullanabileceğinize bakalım.

Öncelikle Google Akademik veya CiteSeer gibi akademikarama motorlarını kullanın ve iyi seçilmiş anahtar sözcüklerle üç-beş arasımakale bulun.

Çalışma hakkında bir his edinmek için her makale üstünden bir kezgeçin ve ardından makalelerdeki ilgili çalışmalar bölümünü okuyun.

Yakınzamanda yapılan çalışmalar hakkında özet bilgi elde edeceksiniz, şanslıysanızbelki de yakın zamanlı bir inceleme (survey) makalesi bulursunuz. İncelemeyiokuyun ve şansınızdan dolayı kendinizi tebrik edin.

Aksi halde, ikinci adımda, ortak atıfları ve kaynakçadatekrarlanan yazar adlarını tespit edin. Bunlar o alandaki anahtar makaleler vearaştırmacılardır. Anahtar makaleleri indirin ve bir yana koyun.

Sonra anahtararaştırmacıların İnternet sitelerine gidin ve en son çalışmalarını neredeyayınladıklarına bir göz atın.

Bu sayede o alandaki en gözde konferanslarıöğrenebilirsiniz, çünkü en iyi araştırmacılar genellikle en gözde konferanslarıseçer.

Üçüncü adım bu gözde konferansların İnternet sitelerinegidip son makalelerin üstünden geçmek olacak. Hızlı bir tarama genellikle yakınzamanda yapılmış yüksek kaliteli ilgili makaleleri ortaya koyar.

Bu makaleler,kenara koyduğunuz önceki makalelerle birlikte incelemenizin ilk sürümünüoluşturur. Bu makaleler üstünde iki geçiş yapın. Hepsinin atıfta bulunduğuanahtar makale varsa onu okuyun.

Gerektikçe bu şekilde ilerleyin.

Yararları

Bu yaklaşımı geçtiğimiz 22 yıl boyunca konferansbildirilerini okurken, değerlendirme yazısı yazarken, arkaplan araştırmasıyaparken ve tartışma öncesi makaleleri hızlıca değerlendirirken kullandım.

Budisiplinli yaklaşım beni öncelikli yapılan bir kuşbakışı ile detaylar içindekaybolmaktan alıkoyuyor. Birtakım makaleleri ne kadar sürede okuyacağımı tahminetmemi sağlıyor.

Ek olarak, makaleyi ne kadar derinlemesine değerlendireceğimiihtiyacıma ve mevcut zamanıma göre ayarlayabiliyorum.

İlgili Çalışmalar

Değerlendirme amacıyla bir makale okuyorsanız TimothyRoscoe’nun “Writing reviews for systems conferences” isimli makalesini deokumalısınız [3].

Teknik bir makale yazmayı düşünüyorsanız Henning Schulzrinnekapsamlı İnternet sitesine [4] ve George Whitesides’ın tanıttığı sürecinmükemmel akışına [5] başvurabilirsiniz.

Son olarak, Simon Peyton Jones’ınaraştırma becerileri ile ilgili tüm spektrumu kapsayan sitesine bakabilirsiniz[2].

Psychology Inc’ten Iain H. McLean, deneysel psikolojialanındaki makaleler için üç-geçişli yaklaşım kullanmayı kolaylaştıranindirilebilir bir “değerlendirme matrisi“ sunmaktadır [1]. Başka alanlar içinde küçük değişikliklerle uygulanabilir.

Bir Rica

Gelen yorumlara göre güncelleyerek bu dokümanı yaşayanbir doküman olarak tutmak istiyorum. Bir dakikanızı ayırıp bana her türlü yorumveya önerilerizi gönderirseniz çok sevinirim.

Teşekkür

Bu dokümanın ilk taslağı öğrencilerim Hossein Falaki,Earl Oliver ve Sumair Ur Rahman tarafından hazırlandı. Kendilerine çok teşekkürederim. Ayrıca Christophe Diot’un zekice yorumlarından ve Nicole Keshav’ınkartal-gözlü düzeltilerinden çok yararlandım.

Yıllar içinde teşvik edici geri bildirimleriniesirgemeyen birçok kişiye teşekkür ederim.

Bu çalışma National Science and Engineering Council of Canada, the Canada Research Chair Program, Nortel Networks, Microsoft, Intel Corporation ve Sprint Corporation tarafından desteklenmektedir.

Kaynak: www.medium.com

Источник: https://www.kigem.com/selcuk-arici-yazdi-ozguven-gelistirme-taktikleri.html

Özgüven Problemi Nasıl Çözülür?

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz, hiç düşündünüz mü? Adınızdan, giyim-kuşamınızdan, mesleğinizden, ailenizden, toplumdaki yerinizden başka, kimsiniz siz? Nasıl bir insansınız? Nelerden hoşlanır, neleri sevmezsiniz? Sizi en fazla tedirgin eden durum nedir? Bu durumla karşılaştığınızda tepkiniz ne olur? Hayatınızda nelerden vazgeçebilirsiniz? Soruları artırmak mümkün. Ulaşmak istediğimiz nokta ise, kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz sorusunun cevabı. Şurası bir gerçek ki, çok azımız hayatımızı “kendimiz” olarak yaşıyoruz. Pek çoğumuz, doğduğumuz gün üzerimize giydirilen değer yargıları, ahlak anlayışı, yaşam tarzı, görev ve sorumluluklarla büyütülüyor, hayatımız boyunca da bunları sorgulamadan yaşayıp gidiyoruz. Çünkü sorgulama kabiliyetimizi besleyecek olan “özgüven”, bize giydirilen kıyafetler arasında yok.

Geniş anlamıyla “insanın kendini tanıması, yeteneklerini bilmesi, olanı biteni sorgulayarak kendine ait değer yargıları oluşturması, bu değer yargıları çerçevesinde yapabileceklerinin ve yapmayacaklarının sınırlarını çizebilmesi, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin etkisi altında kalmadan, ama kimseyi de yargılamadan, küçümsemeden, kendi öz değerlerine göre yaşama cesareti” olarak tanımlayabiliriz özgüveni. Kısaca, kendini olumlu ya da olumsuz, tüm yönleriyle tanıyan insanın, kendinden razı olması, kabul etmesi, kendine saygı duyması, kendini sevmesi de diyebiliriz.

Özgüvenin, yani kişinin kendine verdiği değerin, insan için en önemli duygusal ihtiyaç olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Öyle ki, hayatta karşımıza çıkan pek çok sosyal problemin temelinde özgüven eksikliğinin yattığını görürüz.

Özgüven Problemi Nedir?

Özgüven problemi, insanın kendi potansiyelini ortaya koyabilmesi karşısındaki en büyük engel. Özgüven eksikliği olan insanlar, her zaman başkalarının kabulüne ihtiyaç duyarlar. Başkalarının onlar hakkındaki düşünceleri ve görüşleri çok önemlidir ve bunun için “onlar” gibi olmaları gerekir.

Onlar gibi giyinmek, onların kelimeleriyle konuşmak, onların yaptıklarını yapmak gerektiğini düşünürler. Hep başkalarının kendileriyle ilgili ne düşündüğünü ve onların arasına “yakışıp-yakışmadığını” merak ederler. Kendi değerlerinin, düşüncelerinin, beğendiklerinin ya da sevmediklerinin bir önemi yoktur.

Zaten bunların neler olduğunun da farkında değildirler.

Özgüveni olan yani kendini tanıyan ve seven insan ise, var oluşunu diğer insanlar üzerinden tanımlamaz. Birilerine benzemeye çalışmaz. Kendisine benzemeyenlerle de kavgalı değildir. Kendisini olduğu gibi kabul etmekle birlikte diğer insanları da oldukları gibi kabul eder. Kendine güvenen insan, kendini daha rahat ifade eder, daha girişkendir ve daha sağlıklı ilişkiler kurar.

Öte yandan, olur olmaz her lafa karışmak, teklifsizce her ortama girmek, her işten anladığını, her şeyi bildiğini iddia etmek sanıldığı gibi kişinin yüksek bir özgüven sahibi olduğunu göstermez.

Bu da olsa olsa özgüven eksikliğinin başka türlü bir yansıması olabilir.

Özgüvenle ilgili ölçütümüz, kendini tanımak, neleri yapıp neleri yapamayacağını bilmek ve kendini olduğu gibi, doğru ifade etmek olmalı.

Özgüven Probleminin Sebepleri

Özgüven eksikliği probleminin sebepleri arasında ailenin ve çevrenin tutumu ilk sırada yer alır. Bütün insanlar tamamen dolu bir özgüvenle doğarlar. Bebeklerin, çocukların kendilerine güveni tamdır. Başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğüyle hiç ilgilenmez, her şeyin üstesinden gelebileceklerini düşünürler.

Ve denerler de.

Fakat sürekli “yapamazsın, küçüksün, zayıfsın, o sana yakışmaz, düşersin, kırarsın, beceremezsin, sen anlamazsın, kafan basmaz, sözümden çıkarsan yalnız kalırsın…” engellemeleriyle karşılaşan çocuklar, kendilerine bu kadar da güvenmemeleri gerektiğini öğrenirler ve özgüven sahibi bireyler olarak yetişmeleri hiç de kolay olmaz.

Özgüven problemi, özgüven sahibi çocuklar yetiştirerek çözülür. En başında, henüz problem olmadan yani. Yetişkin bireylerde ise özgüven probleminin çözümü çok da kolay olmaz. Ama imkansız değildir.

1. Kendinizi tanıyın

Belli bir yaşa kadar özgüven eksikliğiyle gelen insanlar, kendilerini yeterince tanıyamazlar.

Özgüven sahibi olmalarını engelleyen tavırlarla karşılaştıklarından, kendilerini hep olumsuz yönleriyle değerlendirirler; “ben yapamam, nerede bende o zeka, kim kaybetmiş de ben bulayım, çok şişmanım, kimse bana bakmaz” gibi.

Oysa her insanın doğruları-yanlışları, iyi-kötü yanları, güzel-çirkin yönleri var. Önemli olan bunları bilmek, kabul etmek ve beğenmediklerini değiştirme iradesini gösterebilmek.

2. Kişiliğinizle olayları birbirinden ayırın

Her insan hata yapabilir. Başarısız olmak ya da yanlış yapmak, kişinin kötü, beceriksiz, aptal olduğu anlamına gelmez. Mesleğinde çok başarılı, dünya çapında isim sahibi insanlar bile hayatlarında çok sayıda başarısızlık hikayesi olduğundan bahsederler.

Ve hepsi de bugünkü başarılarını, geçmişlerindeki başarısız denemelerine borçlu olduklarını söylerler. Hepsinin ortak yönü ise hatalarını kişilikleriyle özdeşleştirmemiş olmaları.

Yani, “beceriksizin tekiyim, bu işi beceremeyeceğim zaten belliydi” ya da “ne kadar da aptalım, bir daha asla denemeyeceğim” dememişler, denemekten vazgeçmemişler.

3. Sosyal ortamlarda dikkatinizi kendinize değil, çevrenize odaklayın

Özgüven eksikliği olan insanlar, sosyal ortamlara girdiklerinde bütün dikkatlerini kendilerine çevirirler.

Nasıl göründüklerine, kıyafetlerine, saçlarına, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüklerini tahmin etmeye o kadar odaklanırlar ki, diğer insanlarla hiç ilgilenmezler. Etraflarında ne olup bittiğinin, neler konuşulduğunun farkına bile varmazlar.

Oysa büyük ihtimalle orada bulunan diğer kişiler, sadece iyi vakit geçirmek için oradalar ve sizin kılık-kıyafetinizle ilgilenmiyorlar.

4. Olumlu ve sevdiğiniz özelliklerinize yönelin

Özgüven eksikliği olan insanlar hep, kötü olduğunu düşündükleri huylarına, çirkin olduğunu düşündükleri fiziksel özelliklerine odaklanırlar.

Oysa her insanın iyi ve kötü huyları, yanlış ve doğru davranışları, güzel ve çirkin (görece) tarafları olabilir. Siz iyi olanları düşünün ve onları ön plana çıkarmaya çalışın.

Kaldı ki sizin beğenmediğiniz bir yönünüz, karşınızdakine çok çekici geliyor olabilir.

5. Her şeyi kabul etmek zorunda değilsiniz

Sırf kabul görmek için, sizi beğensinler diye aslında hiç de istemediğiniz şeyleri yapmak zorunda değilsiniz. “Hayır” demeyi öğrenmelisiniz. Karşınızdaki sizi, siz olduğunuz için kabul etmeyecekse, varsın etmesin.

6. Hayatınızın idaresini elinize alın

Başkalarının yönlendirmesiyle ya da baskısıyla, gücünüzü aşan, değerlerinize ters düşen bir hayatı yaşamak zorunda değilsiniz. Hislerinizi, düşüncelerinizi çekinmeden ifade edin ve nasıl bir hayat istediğinizi ortaya koyun. Hayatınızın sorumluluğu size ait olduğuna göre, onu nasıl yaşayacağınıza da kendiniz karar vermelisiniz.

7. Algılarınıza esir olmayın

Çoğu zaman algılarla gerçekler birbirinden çok farklı olabilir. Öğretmen tahtaya kaldırdığında bütün sınıfın kendisine baktığını, incelediğini ve kusur aradığını düşünen bir öğrenci hayal edin. O kadar emin ki incelendiğinden, neresini düzelteceğini bilemiyor.

Eli ayağına dolaşıyor, yüzü kızarıyor, kekelemeye başlıyor. Öğretmenin ne sorduğunu bile duymuyor o anda.

Oysa gerçek hiç de böyle değil; sınıfın geri kalanı sıra kendilerine de gelecek endişesiyle kitaba kapanmış durumdalar ve tahtada kimin olduğunun bile farkında değiller büyük ihtimalle.

8. Her şeyi çok fazla ciddiye almayın

Mizah, özgüven problemini aşmak için en iyi yöntem olabilir. Daha önce başınıza gelen ve sizde dünyanın sonu geldi hissi uyandıran durumları, esprili bir dille çevrenize anlatmayı deneyin.

9. Kendinize karşı dürüst olun

Başkalarını kandırabilirsiniz belki ama kendinizi kandırmayı denemeyin. Çok sıkıcı bulduğunuz “sanat filmi”ni beğenmiş gibi yapıp kendinize eziyet etmeyin. Herkes gülüyor diye, aslında hiç de komik bulmadığınız fıkraya gülmek zorunda değilsiniz.

10. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin

Kendinize güven kazanmanız için önce kendinizle barışık olmanız gerekir. Bu da kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeniz anlamına gelir.

Özgüven problemi, doğuştan gelen, değiştirilemez bir mizaç özelliği değildir. Kişilik gelişiminin başladığı çağlarda, özgüven oluşumu üzerinde aile ve yakın çevrenin yaklaşımları fazlasıyla etkili olur.

Fakat özgüven probleminin çözümü ancak kişinin kendi çabasıyla olabilir. Kabul görmek, beğenilmek, takdir edilmek, onaylanmak hepimiz için çok önemli birer duygusal ihtiyaç.

Ama unutmayalım ki önce biz kendimizi kabul etmez, beğenmez ve onaylamazsak, bunu başkalarından bekleyemeyiz.

Источник: https://evdesifa.com/ozguven-problemi-nasil-cozulur/

Özgüven Arttırma Yolları – Bilmeniz Gereken 8 İpucu

Problemli Dişler Özgüveni Düşürüyor

Başarılı insanlar genel olarak özgüvenlerini dışa vururlar. Kendilerine inandıkları ve ne yaptıklarını bildikleri ortadadır. Ama onları özgüvenli yapan başarıları değildir. Özgüven en başından beri oradaydı.

Bir düşünün:

Şüphe şüpheyi getirir. Siz kendinize inanmıyorsanız neden birisi fikirlerinize veya yeteneklerinize inansın ki?

Yeni zorluklara erişmek özgüven gerektirir. Korkan veya güvensiz olan insanlar konfor bölgeleri içinde kalmaya eğilimlidir. Ama konfor bölgeleri nadiren kendi kendine derinleşir. İşte bu yüzden özgüvensiz insanlar çıkışı olmayan işlerde sıkışıp kalırlar ve değerli fırsatların geçip gitmesini izlerler.

Özgüvene sahip olmayan insanlar genellikle dış koşulların elinde kalmış gibi hissederler. Başarılı insanlar engellere takılmazlar ki bu da ilk başta onların başarılı olmasının sebebidir.

Kimse sizi başarmak istediğiniz şeyden alıkoyamaz! Kendiniz haricinde… Kendinden şüphe etme bariyerini kaldırmanın zamanı geldi.

Güven; başarılı bir kariyerde kritik bir öneme sahiptir ve onu kucaklamak sizi tahmin edemeyeceğiniz yerlere götürebilir. Sıkı bir çalışma ve uygun bir rehberlikle herhangi biri çok özgüvenli hale gelebilir. Bir kere o noktayı geçtiniz mi, o duygunun içten geldiğini hissedeceksiniz.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.