Prostat Kanseri Erkeklerde En Sık Görülen İkinci Kanser Türü

Prostat Kanseri

Prostat Kanseri Erkeklerde En Sık Görülen İkinci Kanser Türü

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür. Yaklaşık olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Tüm dünyada her yıl 899.

000 yeni prostat kanseri saptanmakta ve 258.000 kişi prostat kanseri nedeniyle kaybedilmektedir. 2030’lu yıllara gelindiğinde ise yılda 1.700.000 yeni prostat kanseri vakası görüleceği ve 499.000 hastanın prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir.

Ancak PSA (prostat spesifik antijen) testi ile prostat kanserinin erken tanısı olasıdır.

Prostat kanseri teşhisi

Prostat kanseri genellikle ileri evrelere kadar belirti vermeyebilir. Çoğu zaman, kandan bakılan PSA testindeki yükselmeyle veya Rektal muayene ile saptanıyor.

Rektal muayenede ürolog prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli herhangi bir sertlik ya da düzensizlik olup olmadığını kontrol eder.

Prostat kanseri teşhis edilen hastaların yüzde 25’inde PSA düzeyi normal sınırlarda olmasına rağmen teşhis parmakla muayenede saptanan sertlik ve düzensizlikle konulur. Bu nedenle 40 yaşından sonra her erkeğin yılda bir kez üroloji doktoruna gitmesi lazım.

PSA Testi

PSA erkeklerde prostat bezinden salınan ve spermin sıvılaşmasını sağlayan bir enzimdir. Esas olarak, prostatın kanallarını döşeyen ve içini oluşturan hücrelerden salgılanır.

Psa büyük ölçüde prostata özgü bir enzimdir ancak çok düşük miktarlarda pankreas ve tükürük bezlerinden de salgılanır. PSA’ nın spermdeki konsantrasyonu kandaki seviyesinin milyon katı kadardır.

Kanda yükselmesi prostat kanseri açısından önemlidir, ancak PSA yükselmesi sadece prostat kanserine özgü değildir. Prostatın iyi huylu büyümelerinde, prostat iltihaplarında da PSA yükselebilmektedir.

PSA hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Prostat kanserinin belirtileri

Prostat kanseri oldukça sinsi seyredebilmektedir. Hastalık hiçbir belirti vermeyeceği gibi, hastalar; idrar yapma ile ilgili problemler, menide veya idrarda kan, ve sırt, bel, kalça ve uyluk ağrıları ile başvurabilirler.

İdrar yapma ile ilgili problemler; idrar yapamama, idrar yapmaya başlama ya da durdurmada zorlanma, sık sık idrara çıkma, geceleri idrara çıkma, idrar akımında zayıflama, kesik kesik zorlanarak idrar yapma, ağrılı idrar yapma şeklinde olabilir.

Bu belirtiler kanser dışı nedenlere (prostat büyümesi, enfeksiyon gibi) de bağlı olabilir. Prostat kanseri oldukça sinsi seyredebilir ve erken evrelerde hiç bir belirti vermeyebilir, bu yüzden oldukça sinsi seyredebilir.

Amerika Birleşik Devletlerinde trafik kazasında ölen 40 yaşındaki kişilere yapılan otopsilerde prostat kanseri saptanmıştır.

Prostat kanseri risk faktörleri

Prostat kanseri için yerleşmiş ve tanımlanmış olan risk faktörleri; yaş, aile öyküsü ve ırk’ tır. Yaş prostat kanserinde bilinen en güçlü risk faktörüdür. Yaş ilerledikçe prostat kanserinin görülme sıklığı artmaktadır.

Prostat kanserinin ailesel ve genetik yanı bulunduğuna dair çok sayıda çalışma ve delil mevcuttur.

Yapılan çalışmalarda ailesinde prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, yakınlık derecesi ve bu kişilerin prostat kanserine yakalandığı yaş ne kadar erken ise risk o kadar artmaktadır.

Örneğin, babası prostat kanseri olan bir kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalin iki katına, kardeşi prostat kanseri ise normalin 3 katına çıkmaktadır. Aynı aile içinde hem kardeş hem de baba da prostat kanseri var ise risk 5 katına çıkmaktadır.

Yapılan genetik çalışmalarda HOXB13 ve BRCA genlerinin prostat kanseri riskini arttırdığı saptanmıştır. BRCA1 geninin mutasyonu prostat kanseri riskini 2 katına çıkarmaktadır. BRCA2 gen mutasyonu ise, prostat kanserinin erken yaşta görülmesi, yüksek gleason skoru ve hastalığın kötü seyretme riskini 5 ila 7 kat arttırabilmektedir.

Yapılan çalışmalarda, prostat kanseri dünyada en sık Amerika’daki siyahı ırkta ve Jamaikalılarda görülmektedir. Asya kökenlilerde ise daha düşük oranlarda görülmektedir.

Ancak Amerika da yaşayan Asya kökenlilerde , Asya da yaşayan akrabalarına göre daha yüksek oranlarda, yine Amerika’ya göç etmiş olan Japonlarda Japonya’da yaşayan akrabalarına kıyasla daha yüksek oranlarda prostat kanseri görülmektedir.

Diyetin prostat kanserinin oluşumundaki rolüne en önemli kanıt Amerika ya göç eden Japonlar ve Çinlilerde, anavatanlarında yaşayan akrabalarına oranla daha yüksek oranda prostat kanseri görülmesidir.

Yapılan çalışmalarda artmış yağ tüketimi ile prostat kanserinin görülme sıklığı ve prostat kanserinden ölüm oranlarında artış saptanmıştır.

Ancak artmış yağ tüketiminin prostat kanseri oluşumuna bir etkisinin olmadığı yönünde görüş bildiren çalışmalar da mevcuttur.

Prostat Kanseri ve Şişmanlık

Vücut Kitle indeksi arttıkça prostat kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir. Şişman kişilerde Psa seviyeleri düşmekte ve bununla beraber daha saldırgan ve ölümcül seyreden prostat kanserleri görülebilmektedir.

Prostat Kanseri ve Lycopene

Lycopene domates ve ürünlerinde bol miktarda bulunan ve güçlü antioksidan özelliği olan bir maddedir. Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir. Yapılan çalışmalarda fazla domates tüketenlerde az domates tüketenlere oranla prostat kanserinin %11 oranında daha az görüldüğü saptanmıştır.

Prostat Kanseri ve Soya

Soya fasulyesi bol miktarda bitkisel bir estrojen olan phytoestrojen içermektedir. Phytoestrogen 5 alfa redüktaz enzimini inhibe etmekte ve erkeklik hormonlarının (androjen) aktivitesini engellemektedir. Yüksek oranda soya tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır. Asyalılarda prostat kanserinin daha az görülmesini yüksek oranda soy tüketimine bağlanmaktadır.

Prostat Kanseri ve Yeşil Çay

Yeşil çayda bulunan Catechin isimli maddenin prostat kanser hücrelerini öldürdüğü ve kanser hücrelerinin gelişmesini durdurduğu yapılan deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Asyalı toplumlarda prostat kanserinin düşük oranlarda görülmesi yüksek oranda yeşil çay içimine bağlanmaktadır.

Prostat Kanseri ve D-Vitamini

D vitamini vücutta; diyet yoluyla ve güneş ışığının ciltteki inaktif D vitaminini aktif forma çevirmesiyle elde edilmektedir. D vitaminin prostat kanserindeki etkisi hakkında çeşitli gözlemler ve çalışmalar mevcuttur;

  1. Kuzey Avrupa ülkelerinde daha az güneş ışığına maruz kalınmaktadır ve bu ülkelerde prostat kanserinden ölüm oranları yüksektir.

  2. Prostat kanseri ileri yaşlarda daha sık görülmektedir. Yaşlılarda D vitamini seviyeleri azalmaktadır.

  3. Siyahi ırkta ciltteki Melanin pigmenti ultraviole ışınlarını bloke etmekte ve D vitaminin ciltte aktif forma dönüşmesini engellemektedir. Siyahi ırk dünyada en yüksek oranda prostat kanseri görülme ve ölüm oranlarına sahiptir.

  4. Kalsiyum dan zengin diyetle beslenenlerde kandaki D vitamini seviyesinin azaldığı ve bu kişilerde prostat kanseri riskinin arttığı görülmüştür.

  5. Japonlar balıktan zengin beslendikleri için diyetlerinde bol miktarda D vitamini bulunmaktadır. Japonlarda prostat kanseri görülme oranı oldukça düşüktür.

  6. Yapılan çalışmalarda prostat kanser hücrelerinde D vitamini reseptörü bulunduğu ve D vitamininin prostat kanser hücrelerinin gelişimini durdurduğu, yayılmasını engellediği gösterilmiştir.

Источник: https://www.fatihatug.com/prostat-kanseri

Prostat Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Prostat Kanseri Erkeklerde En Sık Görülen İkinci Kanser Türü

Prostat erkeklerde üriner sistemin sonlarındaki bir bölgede mesane ile üretranın arasında kalan ceviz büyüklüğünde bir organdır. Kadınların skene bezi denen dokusuyla eş değerdir. Herhangi bir problem söz konusu değilken; normal işleyişinde 2 adet görevi vardır. Boşaltım aşamasında idrarı, idrar torbasına taşımak ve boşalma sırasında spermin taşınmasını sağlamak.

Ayrıca meni içindeki spermleri besler ve kadın üreme sisteminde ilerlerken spermleri koruyan bir protein molekülü salgılar. Prostat denilen organı daha yakından tanıyacak olursak; mesanenin alt kısmına yerleşmiş olan prostat, üretra yani idrar yolu tarafından çevrilmiş vaziyettedir. Erkekte ejekülasyon esnasında spermlerin dışarı atılmasını sağlar.

Lösemi (Kan Kanseri) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Testisler tüm erkek hormonlarının üretim yeridir. Salgılanan erkek hormonları ise prostat bezinin büyümesini sağlar. Normalden fazla büyüyen prostat bezi üretraya baskı yaparak, idrarın penise akmasını yavaşlatır. Şimdi, daha çok ileri yaşlarda meydana gelen prostat kanserinin nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini detaylı bir şekilde öğrenelim.

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat erkekte meninin yapımından sorumlu olan, üreme sisteminde görevli bir organdır. Bir bez şeklinde olan bu organda meydana gelen kontrolsüz hücre topluluğuna yani kansere ise prostat kanseri adı verilmektedir. Genel olarak 50 yaş üstü erkeklerde görülen prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra en çok görülen kanser türüdür.

Prostat Kanserinin Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

Prostat kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, altında genetik ve çevresel faktörlerin yattığı tahmin edilmektedir. Bu kansere sebep olan genlerin hangisi olduğu henüz tespit edilmemiştir. Ancak birinci dereceden akrabalarda da aynı hastalığın görülmesi genetik yatkınlığın hastalığın sebepleri arasında olduğunun göstergesidir.

Bunun yanında, hastalık ergenlik döneminde meydana gelmemektir. Yani ergenlik döneminden sonra aktif hale geçen hormonlar hastalığın sebeplerinden biri olabilir. Diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi aşırı sigara, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve stres koşulları altında çalışmak başta olmak üzere birçok çevresel faktör de prostat kanserine davetiye çıkarmaktadır.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanseri, prostat organında üreyen zararlı hücreler olarak tanımlanabilir. Prostatta oluşan sürekli enfeksiyonlar neticesinde gelişebilecekleri gibi başka bölgelerden prostata da sıçrayabilirler. Kanser hücreleri hızla yayılabilir.

Erkeklerin çoğunda görülebilen bir hastalıktır. Belirtileri kadınlardaki idrar yolu enfeksiyonu ile benzerlik gösterir. Basit bir prostat enfeksiyonunda da aynı belirtileri görebileceğinizden; sürekli olarak kontrolleri yaptırmak etkili olabilir.

Prostat kanserinin en önemli belirtileri şunlardır;

  • Kişiler hem geceleri hem de gündüzleri çok sık idrara çıkarlar.
  • Kendini çok sıkışmış hisseden birey bazı zamanlar tuvalete ulaşamadan idrarını kaçırır.
  • İdrarın yapılmaya başlanmasında görülen zorluk da önemli belirtilerindendir. İlk etapta idrarın akışında zayıflık görülebilir. Bazen damla damla ya da kesik kesik gelen idrar görülebilir.
  • İdrara yeni çıkılmış olmasına rağmen mesanede idrar hissi yine vardır.
  • İlerleyen zamanlarda kişiler tuvaletini fazlasıyla kaçırmaya başlar ve hatta bazen hissizlik bile olabilir.

Prostat Kanserinden Korunma Yolları Nelerdir?

Prostat kanseri ve diğer tüm hastalıkları önlemek belli bir noktaya kadar bizim elimizde olmaktadır.

Yanlış beslenme ve kötü alışkanlıkların sebep olduğu durumları kendimizi kontrol ederek değiştirebiliriz. Fakat genetiksel veya hormonal sorunların elbette önüne geçemeyiz.

Biz tedbiri elden bırakmamakta fayda var diyor ve prostat kanserini önlemek için şu kurallara dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz;

  • Sağlıklı beslenmek prostat kanserini önlemede ciddi bir adımdır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekmektedir. D vitamini eksikliğine dikkat edin ve mutlaka bağışıklık güçlendirici besinlerle beslenin.
  • Egzersizi kesinlikle ihmal etmeyin. Terleme ile vücuttan zararlı maddeleri atın.
  • Sigara ve alkol kullanımını sonlandırın. Her ikisi de bağışıklık sisteminde ciddi çöküşlere neden olan maddelerdir.
  • Aşırı kilodan mutlaka uzak durun. Aşırı kilo insülin yüksekliği demektir ve kanser hücreleri de şeker ile beslenir.
  • Eğer ailenizde daha önce bu hastalığa yakalanmış bireyler varsa; yüksek risk grubundasınız. Mutlaka düzenli olarak kontrollerinizi yaptırın.

Prostat Kanserinin Tedavisi Nedir?

Tüm kanser tedavilerinde olduğu gibi kanserin evresi, işleyişi ve yayılma durumu ön planda tutulur. Önemli olan diğer konu da kişinin bağışıklık sistemidir. Prostat kanserinin tedavisi sistemik ve lokal olmak üzere iki türlüdür.

Lokal Tedavi

Cerrahi ya da radyoterapi yöntemlerini içeren tedavi yöntemidir. Amaç kanserli hücreleri ortadan kaldırmaktır.

Cerrahi Yöntem: Erken fark edilen kanserlerde cerrahi yöntemi ile kanserli hücreler alınabilir. Prostatın tamamı ya da bir kısmı alınabilir. Bu tamamen kanserin yayılma türüne bağlıdır. Sinirler korunarak cerrahi mümkündür. Böylelikle ereksiyon olmaya yardımcı sinirler korunur.

Radyoterapi Yöntemi: Radyasyon tedavisinde, tedavi edilen alandaki zararlı hücreler yüksek enerji içeren ışınlarla öldürülür. Erken evrelerde tercih edilebilir bir yöntemdir. İlerleyen evrelerde ise ağrının dindirilmesi için etkili bir yöntemdir.

Sistemik Tedavi

Örneğin hormon tedavisi sistemik bir tedavi yöntemidir. Hastalığın yayılmasında etkili rol oynar ancak gerilemesinde pek etkili değildir. Günlük hayatı zorlaştıran bir tedavidir. Cinsel isteksizlik, kemik gücünde azalma gibi yan etkileri bulunur.

 Hormonlardan androjen prostat kanseri hücrelerinin gelişmesine yardımcı olan bir hormondur. Daha doğrusu kanser bu hormona ihtiyaç duyar. Hormon tedavisinde kanser ihtiyaç duyduğu androjenden ayrılmak zorunda kalır.

Hormon tedavisi ilaçlı tedavi ve cerrahi yöntemlerini kapsar.

Akciğer Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

İlaçla Tedavi: Hormonları düzenleyen ve ihtiyaca göre yön veren ilaçlar sayesinde kanserli hücrelerin beslenmesi durdurulur. İlaçlar androjen ve testosteron hormonlarının salgılanmasını durdurur.

Cerrahi Yöntemi: Testisler cerrahi yöntemle alınır ve böylece hormon salgılanması imkânsız hale gelir. Başka bir ifadeyle hormon blokajı yapılır.

Источник: https://bilgihanem.com/prostat-kanseri-nedir/

Prostat Kanseri (Tümörü)

Prostat Kanseri Erkeklerde En Sık Görülen İkinci Kanser Türü

Bu kanser türü ağırlıklı olarak, yaşlı erkekleri etkiler. Vakalar, yaklaşık % 85 civarında 65 yaş üstü erkeklerde kendini göstermektedir. Ailesinde prostat kanseri geçmişi olan kişilerde, olasılık artmaktadır. Günümüzde dahi, prostat kanserinin oluşma nedenleri tam bir kesinlikle bilinmemektedir.

Kişinin diyet sistemi, önemli etmenlerden birisidir. Yağlı kırmızı et yiyenlerde, risk yükselmektedir. Yine yüksek sıcaklıkta pişirilen etler de bu kanser türünü artırmaya katkı yapabilecek bir takım yanma ürünleri meydana getirir.

Hastalık bu verilere bağlı olarak, et ve mandıra ürünleriyle ağırlıklı beslenen ülkelerde, pirinç, soya fasülyesi ve sebzeyle beslenenlere göre çok daha fazla yaygındır.

Hormonlar da, bu hastalıkta önemli bir rol oynar. Özellikle katı yağların aşırı tüketimiyle, vücuttaki testosteron miktarı yükselir. Bu da prostat kanseri büyümesini hızlandırır.

Bazı meslek gruplarında da, bu konu açısından iş tehleri bulunmaktadır. Örneğin, kaynakçılar, pil üretiminde, ve lastik üretiminde çalışanlar, ve kadmiyum metali içeren işlerde çalışanlar, yine prostat kanserine daha çok açık durumdadırlar.

Kişinin günlük hayattaki hareketsiz yaşam tarzı da prostat kanserine davetiye çıkarmaktadır.

Aspirin, finasteroid, kolesterol düşüren ilaçlar ve trigliserid düşüren ilaçlar, kullanan kişilerde risk azaltıcı olarak etki yapabilir.

Ancak, kesinlikle bilinmesi gerekir ki, diğer hastalık durumlarında olduğu üzere, hekime danışılmadan, herhangi bir kişinin kendi başına bu amaçla bu ilaçları kullanması düşünülemez…

Domates sosu, brokoli, karnabahar ve lahana gibi bazı sebzelerin tüketilmesi ise, riskin azaltılmasına olumlu katkı yapabilir.

Prostat Kanserinin Belirtileri

İlk evrelerde, prostat kanserinin hiç bir belirtisi olmayabilir. Hastalık ilerleme gösterdiğinde idrar kanalında tıkama etkileri, iyi huylu prostat büyümesine benzer şekillerde kendini gösterir:

  • Özellikle geceleri olmak üzere sık idrara çıkma,
  • İdrar yapmaya başlanmasında veya durdurulmasında zorluklar,
  • Güçsüz veya kesintili idrar akışı,
  • İdrara çıkarken veya boşalma sırasında ağrı veya yanma hissi.

Prostat Büyümesi mi Yoksa Prostat Kanseri mi?

Erkekler yaşlandıkça prostat büyüyebilir, böylece bazen mesane veya üretra (idrar kanalı) üzerine basınç suretiyle, prostat kanserine benzer belirtilere neden olabilir.

Bu  rahatsızlığa, benign (İyi huylu) prostat hiperplazisi (BPH) denir. Benzer belirtilere neden olabilen diğer bir sorun  ise prostatit (prostat iltihabı) tir.

Prostatit kanser değildir, ilaç uygulamaları ile tedavi edilebilir.

Kontrol Edemeyeceğiniz Risk Faktörleri

Hastanın Yaşı: 50'li yaşlar sonrasında ve özellikle 70 li yaşlar sonrasında prostat kanseri gelişimi hızla artar.

Aile öyküsü: Erkekte prostat kanseri riskini artırır. Babasında yada erkek kardeşinde prostat kanseri olan erkeklerde risk 2-4 kat artar.

Irk: Afrikalı-Amerikalılar yüksek risk grubu altındadır ve dünyada prostat kanserinin en sık rastlandığı popülasyonu oluştururlar.

Kontrol Edebileceğiniz Risk Faktörleri

Diyetin, prostat kanseri gelişiminde bir rol oynadığı bilinmektedir. Et ve yüksek yağlı süt ürünleri tüketen ülkelerde daha yaygındır. Bu ilişkinin nedeni belirsizdir.

Diyette yer alan yağ, özellikle kırmızı etten  gelen hayvansal yağ, erkeklik hormonu düzeylerini artırabilir. Bu da  kanserli prostat hücrelerinin büyümesini uyarabilir. Meyve ve sebzelerden yana çok düşük bir diyet de bir rol oynayabilir.

Beyaz un, beyaz pirinç, çok yağlı kırmızı etler, salam ve sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, diyette kaçınılması gereken besin türleri arasında sayılabilir.

Ağırlıklı olarak, tam buğdaylı ürünler, bol yeşil ve renkli sebze türleri ile mevsimine göre çeşitli meyvelerin tüketilmesi önerilir. Ispanak, brokoli, domates, narenciye türü meyveler bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Prostat Kanseri Hakkında Bazı Söylentiler

Burada prostat kanserine neden olduğu kesin olmayan bazı şeyler şunlardır:

  • Çok fazla seks, vazektomi, ve mastürbasyon. Bunların hiçbiri ispat edilmemiştir.
  • Kişide BPH (iyi huylu prostat büyümesi) varlığı, prostat kanserine yakalanma riskininin daha fazla olduğu anlamına gelmez.
  • Alkol kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ya da prostatitin prostat kanseri gelişiminde rol oynayıp, oynamadığını halen araştırılmaktadır.

Prostat Kanseri Erken Teşhis Edilebilir mi?

Prostat kanserinin erken tanısı için  bazı tarama testleri kullanılabilir. Ancak testler, kimi zaman tedavi edilmesi gerekli olmayan yavaş gelişen kanserleri de tesbit edilebilir.

Gereksiz uygulanan tedavilerde ciddi yan etkiler oluşabilir. Testler, doktor önerisiyle 40 yaşından sonra yapılmalıdır. Özellikle risk grubuna giren erkeklerde testler önem taşır.

(Yaş durumu ve aile özgeçmişi gibi…)

Tarama: Rektal Muayene ve PSA Tayini

Prostat parmakla rektal muayene (rektal tuşe) denilen yöntemle muayene edilir. Doktorunuzun yönlendirmesiyle, bir kan testi olan prostat spesifik antijen (PSA), testi yapılır.

Bu test, prostat hücreleri tarafından üretilen bir proteinin ölçülmesi için yapılır. Testte çıkan bir yüksek değer, kanser olasılığı gösterebilir. Ancak her PSA yüksekliği prostat kanseri anlamına gelmez.

Aksine durumda da, test sonucunda normal PSA değeri çıkmasına rağmen, prostat kanseri varlığı da mümkündür.

Prostat Kanseri İçin Biyopsi

Fiziki muayene veya PSA testi yapılmasından sonra, kanser şüphesi oluşursa, doktorunuz biyopsi önerebilir. Biyopside elde edilen doku örnekleri bir mikroskop altında incelenir. Biyopsi, kanser tespiti ve kanserin de agresif yapıda olup olmadığını tahmin etmek için en iyi yoldur.

Prostat Kanserinin Hangi Evre Olduğunun Anlaşılması

Eskiden tüm vücut kemik taraması MR vs. ile hastalığın yayılıp yayılmadığı; nereye yayıldığını anlamaya çalışıyorduk, günümüzde bunlar kullanılmıyor sadece Ga-68 PSMA PET ile hastalığın evresini anlayabiliyoruz. Bu prostat kanserine özgü bir PET tipi olup prostat kanserinin yayılımı hakkında bize net bilgi vermektedir.

Kanserin Yayılımı ve Tedavisi

Prostat kanserinin yayılması aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Evre I: Kanser, küçük ve hala prostat içindedir.
  • Evre II: Kanser daha gelişmiş, ama hala prostatla sınırlı.
  • Evre III: Kanser, prostat dışına ve seminal veziküle yayılmış.
  • Evre IV: Kanser, prostat dışında, lenf düğümlerine, rektum ve mesane gibi yakındaki organlara veya dokulara, kemikler ya da akciğer gibi uzak organlara yayılım göstermiş.

Prostat kanserinin, evrelerine göre hastalara: Ameliyat, radyoterapi, hormonoterapi, kemoterapi gibi yöntemlerle tedavi uygulanır.

Tedavinin başarısı için erken teşhis ve düzenli takip kritik önem taşır.

Prostat Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Prof. Dr. Tahir Karadeniz, prostat kanseri hakkında merak edilen sıkça sorulan sorulara video eşliğinde yanıtlar veriyor.

Bu konuyla ilgili diğer makaleler;

  • Prostat kanseri hakkında bilinmesi gerekenler

Источник: http://www.urolojiistanbul.com/urolojik-hastaliklar/prostat-hastaliklari/prostat-kanseri.html

Türkiye’de kadın ve erkeklerde sık görülen kanser tipleri ve belirtileri

Prostat Kanseri Erkeklerde En Sık Görülen İkinci Kanser Türü

Dünyada en sık görülen kanser türleri ve yaygınlıkları ile ilgili en güncel verileri değerlendiren Prof. Dr. Başak Oyan Uluç,2012 yılında 14 milyon kişi kanser tanısı almış ve 8.2 milyon kişi kansere bağlı kaybedilmiştir.

Dünyada en sık görülen kanserler; akciğer, prostat, bağırsak, mide ve karaciğer, meme, bağırsak, rahim ağzı, akciğer ve rahim kanserleridir.

 Türkiye’de ise 2012 yılı verilerine göre, 175 bin kişiye kanser teşhisi konulmuş ve yaklaşık 70 bin kişi kansere bağlı nedenlerle hayatını kaybetmiştir” diyor.

Kadınlarda sık görülen kanserler ve en önemli 16 kanser belirtisi

Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanserler sırasıyla meme, tiroid, bağırsak, rahim ve akciğer kanserleridir.

Kadınlarda Sık Görülen KanserlerinBelirtileri

Meme kanseri belirtileri: En sık belirtisi memede fark edilen kitledir. Bunun dışında meme başında veya deride çekinti, deride değişiklikler olarak ortaya çıkabilir. Tiroid kanseri belirtileri: Tiroid kanserlerinin birçoğunda hiçbir şikayet olmaz.

Hastalık herhangi bir belirti vermez. Bazı hastalarda lenf bezlerinde büyüme, boyunda kitle, boğazda sıkıntı hissi olabilir. Tiroidde nodüller sebebiyle takip edilen hastalarda nodülde büyüme olması durumunda yapılan biyopside saptanabilirler.

Çoğunlukla guatr veya hipertiroidi nedeniyle tiroid bezinin ameliyat edilmesi durumlarda tesadüfen bulunurlar.

Bağırsak (kolon) kanseri belirtileri: Bağırsaktan kanama, demir eksikliği anemisi, bağırsak alışkanlıklarında değişme, karın ağrısı gibi belirtiler verir.

Demir eksikliğine bağlı kansızlık saptanan tüm erkekler ve menopoza girmiş kadınlar, bağırsak kanseri açısından tetkik edilmelidir.

Çünkü demir eksikliğine sebep olmuş olan gizli kanamanın sebebi bağırsakta polibi ve kanser olabilir.

Rahim kanseri belirtileri: Menopoza girdikten sonra vajinal kanama olması en sık belirtisidir. Menopoz sonrası tüm kanamalar önemsenmeli ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Bu sayede erken evrede tanı mümkün olabilir.

Akciğer kanseri belirtileri: Akciğer kanserlerinin %90’ı sigaraya bağlı gelişmektedir. En sık belirtiler geçmeyen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, ses kısıklığı ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarıdır.

Erkeklerde en sık görülen 13 kanser belirtisi

Erkeklerde ise en sık akciğer, prostat, bağırsak, mesane ve mide kanserleri görülmektedir.

Erkeklerde Sık Görülen Kanserlerin Belirtileri

Prostat kanseri belirtileri: Prostat kanseri erkelerde en sık görülen kanserdir. Prostat kanserinin hiçbir belirtisi olmayacağı gibi, hastalar idrar yapma ile ilgili problemler, ereksiyon zorluğu, idrarda kan, kemik ağrıları (sırt, bel, kalça) ile başvurabilirler.

İdrar yapma ile ilgili problemler, idrar yapamama, idrar yapmaya başlama ya da durdurmada zorlanma, sık sık idrara çıkma, idrar akımında zayıflama, kesik kesik zorlanarak idrar yapma, ağrılı idrar yapma şeklinde olabilir. Bu belirtiler kanser dışı nedenlere (prostat büyümesi, enfeksiyon gibi) de bağlı olabilir.

Bu belirtiler bulunduğunda bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Mesane kanseri belirtileri: En sık görülen belirtisi idrarda kan olmasıdır. Taş düşürmeye bağlı görülen kanamalardan farklı olarak, kanma genellikle ağrılı değildir. Kanama aralıklı olabilir.

Mide kanseri belirtileri: Genellikle geç belirti veren bir kanserdir. Karında mide bölgesinde belirli-belirsiz bir rahatsızlık hissi en sık başlangıç belirtisidir. İlerleyen evrelerde kilo kaybı, yutma güçlüğü, bulantı, kusma, midede dolgunluk ve şişkinlik hissi gibi şikayetler eklenir.

Kanser sebeplerine bakıldığı zaman, bunların %60-80’inin önlenebilir sebepler olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, ideal vücut ağırlığını koruma, sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durma gibi aslında çok kolay uygulanabilen yaşam tarzı değişiklikleri ile kanser gelişiminin önüne geçilebileceğini belirtiyor.

İdeal kiloya sahip olmak için sağlıklı beslenmeli, aşırı kaloriden kaçınmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır.

Sağlıklı beslenmek ile kastedilen dengeli beslenmek, sebze ve meyveyi bol tüketmek, yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durmak, aşırı yağ tüketmemek, posalı gıdalar tüketmektir. İşlenmiş etlerden (sucuk, salam, sosis gibi) uzak durulmalı, aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır.

Yiyeceklerin pişirme yöntemleri de önemlidir. Kızartma, mangalda pişirme, tütsüleme gibi yöntemler kullanılmamalı; haşlama, buğulama ve fırında pişirme tercih edilmelidir.

Detaylı kanser belirtileri! Bunları bilmek hayatınızı kurtarabilir

Rahim ağzı kanseri ve hepatit B virüsüne bağlı gelişen karaciğer kanseri aşı ile önlenebilen kanserlerdir. Rahim ağzı kanserinin ana sebebi human papilloma virüsü (HPV)’dür. Günümüzde bu virüse karşı bağışıklık sağlamak için geliştirilen HPV aşısı 12-26 yaşları arasındaki genç kızlara önerilmekte, aşılama 9 yaşından itibaren de yapılabilmektedir. Aşı üç doz şeklinde yapılmaktadır.

Hepatit B aşısı, hepatit B virüsüne karşı bağışıklık sağlamakta, bu virüse bağlı gelişen kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanseri gelişimini önlemektedir. Hepatit B aşısı, ülkemizin aşı programında bulunmaktadır ve bebekler doğuştan itibaren aşılanmaktadır. Çocukluğunda aşılanmamış olup, hepatit B ile karşılaşma riski yüksek olan erişkinlerin de aşılanması önerilmektedir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/turkiyede-kadin-erkeklerde-sik-gorulen-kanser-tipleri-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.