Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

içerik

Prostat kanserinde umut veren yöntem: Fokal tedavi

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Özetle; bu kanser türü hem sık görülüyor, hem de hastanın yaşamını ciddi anlamda tehdit ediyor. İşte bu sorunlardan yola çıkan tıp dünyası, prostat kanserinin tanı ve tedavisi üzerine yaptığı çalışmalarla, hastaların yüzünü güldüren dev adımlara imza atıyor.

Prostat kanserinin tanı ve tedavisindeki gelişmeleri aktarmak amacıyla, 12-14 Nisan tarihlerinde, Dünya Endoüroloji Derneği, Society of Urologic Robotic Surgeons ve Acıbadem Üniversitesi’nin işbirliği ile İstanbul’da, “Prostat Kanseri’nde Robotik Cerrahi ve Yeni Teknolojiler Sempozyumu” düzenlendi.

14 ülkeden yaklaşık 250 katılımcının yer aldığı uluslararası katılımlı sempozyumda prostat hastalıklarının tedavisi hakkında en yeni bilgiler A’dan Z’ye ele alındı,robotik cerrahideki yenilikler ve yeni teknolojik gelişmeler aktarıldı.

Sempozyumda canlı ameliyat sunumları, paneller, karşıtlık tartışmaları ve uzmanlarından güncel bilgi paylaşımları yer aldı.

Klinikte robotik tedavilerin güncel bilgilerinin yanı sıra, işin mutfağı ve robot konusundaki en güncel gelişmeler de toplantıda katılımcılara anlatıldı.

Fokal tedavi yönteminde kanserli hücreler ısıtılarak yok ediliyor

Sempozyumda konuşan Dünya Endoüroloji Derneği Başkanı Prof. Ali Rıza Kural erken tanı konulduğunda prostat kanserinin artık tedavisi mümkün olan bir hastalık haline geldiğini belirtti. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural sempozyumda yaptığı konuşmasında erken teşhis edilen prostat kanserinde uygulanabilen “fokal tedavi” yöntemine dikkat çekti.

Çok erken yakalanan prostat kanserinde fokal tedavi, bir başka deyişle yüksek şiddette odaklanmış ultrason tedavisinin giderek yaygınlaştığına işaret eden Prof. Dr. Ali Rıza Kural,”Fokal tedavide kanser hücreleri ya dondurularak ya da ısıtılarak imha ediliyor. Biz yüksek ısı ile kanser hücrelerini yok etmeyi tercih ediyoruz ki Dünya’da da genel tercih bu yönde.

Bu yöntemde önce hastadan MR görüntüsü alınıyor, ardından kanserli bölge işaretleniyor veya akıllı biyopsi tekniğiyle yeri tam olarak tespit ediliyor. Daha sonra kanserli bölgeye yüksek yoğunlukta ultrason dalgaları verilerek kanser hücreleri yok ediliyor.

Fokal yöntemiyle sadece prostatın hastalıklı bölgesi tedavi ediliyor, bu sayede de organın sağlıklı bölgeleri korunabiliyor” dedi.

İdrar kaçırma ve cinsel fonksiyon kaybına son

Günümüzde erken prostatkanserinin tedavisinde standart yöntem; tümör gelişen prostat dokusunun cerrahi yöntemle tümüyle çıkarılması. Ancak prostat dokusu çıkarıldığında, düşük oranda da olsa yan etkiler oluşabiliyor. Hastaları en çok kaygılandıran yan etkiler ise idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon bozukluğu oluyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr.

Ali Rıza Kural fokal tedavi sayesinde prostat kanseri ameliyatı sonrasında idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon kaybı riskinin en aza indiğini vurguladı. Fokal tedavide hasta seçiminin de çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr.

Ali Rıza Kural, “Eğer hasta bu yönteme uygunsa, ameliyatın olası riskleriyle hemen hemen hiç karşılaşmıyor ve son derece yüz güldürücü sonuçlar alınıyor” diye konuştu.

İlaç gibi yutulan kapsül robotlarla biyopsi

Sempozyumda tıbbi robotların geleceğiyle ilgili konuşan Max Planck Enstitüsü Akıllı Sistemler Bölüm Direktörü Prof. Dr.

Metin Sitti de günümüzde teknoloji alanında çok önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çekerek, “Bunlardan biri, robotların daha da küçülmeye başlaması. Günümüzdeki robotlar santimetre boyutlarındalar, endoskop boyutundalar.

Artık robotlar milimetrik, hatta milimetrenin altındaki boyutlara doğru küçülmeye başladılar” dedi.

Bunun yanı sırakablosuz denilen, insan vücudu içinde kablo olmadan dolaşan robotlar üzerinde de çalışmalar yapıldığını ve bunların 10-15 yıl içinde kullanılmaya başlanacağını belirten Prof. Dr. Metin Sitti,”Kablosuz cihazlar çok yeni bir gelişme ve bunların bir örneği kapsül dediğimiz robotlar.

Bunlar ilaç kapsülleri boyutlarında olan ve yutulabilen robotlar. Bu robotların içinde kamera ve birçok değişik cihazlar var. Bu kapsülleri midede,bağırsak sisteminde, prostatta ve böbreklerdedaha da küçük boyutlara indiriyor, dışarıdan manyetik alanlarla çok kolay hareket ettirebiliyoruz.

Bu sayede bugüne dek girilmesi çok zor olan, hatta ulaşamadığımız bölgelerde görüntüler elde edebiliyoruz.

Görüntü almanın yanı sıra kapsül robotlarla kanser teşhisi için biyopsi de yapabiliyoruz ki bu da çok önemli bir gelişme. Bunların yanı sıra ilaç verebiliyoruz aktif olarak.

Diyelim ki kanama veya kanser var, kapsül robot orada çok daha yüksek dozda ve daha yan etkiyi azaltıcı bir şekilde ilaç verebiliyor.

Bu robotlar sayesinde kanser erken teşhisedilebiliyorve ameliyat gerektiren durumlarda bile hastanede yatmaya gerek kalmıyor, hasta hemen günlük hayatına dönebiliyor.”

Robotlar doktorun yerini almayacak

Prof. Dr. Metin Sitti robotların doktorların yerini alıp almayacağı yönündeki bir soru üzerine de, “Tıbbi robotlarda amaç doktorun yerini almak değil, doktorlara yardımcı olmak.

Bir doktorun, bir cerrahın zekasını, tecrübesini bilgisini bir robotun devralması en azından yakın zamanda mümkün değil. Dolayısıyla doktor ve cerrah her zaman ameliyathanede olacaklar. Doktor her daim robotun başında olacaktır.

İnsanın robotu kontrol etmesi ve onun başında olması çok önemli” dedi.

Erken teşhis çok önemli

Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Veli Yalçın’da prostat kanserinde erken teşhisin önemine değinerek şunları söyledi:

“Prostat kanserinde kullanılan yöntem ne olursa olsun, hastalık erken teşhis edilirse başarılı sonuçlar alınabiliyor. Kan tahlilinde PSA değerine bakılarakprostat kanseri teşhis edilebiliyor. Dolayısıyla 40 yaşından sonra, özellikle ailesinde kanser öyküsü olanların prostat açısından muayene olmaları yaşamsal önem taşıyor”

Tedavide 3 hedef var

Dünyada laparoskopik ve robotik cerrahi konusundaki duayenlerden olan Dünya Üroloji Robotik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr.

Ashok Hemal’de robotik cerrahi ile hastaların daha az kanama, daha az hastanede yatış süresi olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Prostat kanseri tedavisinde 3 önemli amacımız var.

Birincisi kanser hücrelerini kontrol altına almak, ikincisi idrar kaçırmayı önlemek, üçüncüsü de cinsel fonksiyon kaybını engellemek. Operasyon robotik cerrahi ile yapıldığında, bu 3 hedefe de başarıyla ulaşıyoruz”

Fokal tedavi konusunda ülkemizde bir ilk

Sempozyumun ardından 14 Nisan Cumartesi günü deAcıbadem Maslak Hastanesi’nde prostat kanseri tanısında artık yeni standart olan prostat MR görüntülemesi, MR görüntüsü ile yapılan hedeften akıllı biyopsi teknolojisi ve prostat kanseri tedavisindeki en son yeniliklerden biri olan,cerrahiye gereksinim olmadan hastalığın ortadan kaldırılabildiği, fokal tedavi konularının ele alındığı bir kurs gerçekleştirildi. Fokal tedavi konusunda da ülkemizde bir ilk gerçekleşti ve kurs katılımcıları işlemi canlı olarak ekrandan izleyebildiler.

Prostat büyümesi neden kaynaklanır?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/prostat-kanseri-tedavisi-fokal/

Prostat kanseri tedavisinde yaşam kalitesi

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Modern literatürde, tedavi tamamlandıktan sonra prostat kanseri (PCa) olan hastalarda yaşam kalitesi sorununa çok dikkat edilmektedir.

Prostat kanserini tedavi etmek için tüm modern yöntemler ciddi ve uzun süreli komplikasyonları beraberinde getirmekte, diğerlerinin yanında en etkili yöntemi ayırmak mümkün değildir. Çoğu kanser için, 5 yıllık sağkalım oranı genellikle bir tedavi göstergesi olarak kullanılırken, ilk 5 yılda lokalize PCa'dan ölüm nadir görülen bir durumdur.

Bu nedenle, önemli bir yaşam beklentisi, terapötik taktikleri seçerken hastanın görüşünü dikkate alma ihtiyacını belirler ve tedavinin sonuçları, hastalığın kendisinden daha ağır olmamalıdır. Bununla bağlantılı olarak, son yıllarda sadece tedavi yönteminin etkinliğine değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesi üzerindeki etkisine de daha fazla dikkat edilmiştir.

Prostat kanseri ve yaşam kalitesi için kemoterapi

Bazı kemoterapi rejimleri, hormon tedavisine dirençli olan prostat kanserinde etkinlik göstermiştir.

Şema mitoksantron + Prednisolon karşılaştırıldığında dosetaksel ortalama hayatta kalma ile tedavi ile iki yeni deneylerde yaklaşık 2 ay artmıştır, test TAX-327 mitoksantron alınan 1006 hasta (12 mg / m 2, her 3 hafta – Birinci grup) veya dosetaksel (75 mg / m 2, her 3 hafta – ikinci grup ise, 30 mg / m 3, 1 hafta ara ile arka arkaya hafta 5 hafta – üçüncü grup), ortalama hayatta kalma sırasıyla 16.5 idi; 18,9 ve 17,4 aylar; remisyon sıklığı (PSA 2 kat ve daha fazla azalır) – 32, 45 ve 48%; belirgin bir azalma olan hastaların oranı 22, 35 ve 31%. Her üç grupta da yan etkiler benzerdi, ancak dosetaksele karşı yaşam kalitesi anlamlı olarak daha yüksek idi.

Test SWOG olarak 99-16 674 hasta (12 mg / m mitoksantron alınan 2 her 3 hafta) veya dosetaksel (60 mg / m 2 estramustin her 3 hafta). Ortanca sağkalım sırasıyla 15.6 ve 17.5 aydı; ilerlemenin ortanca zamanı 3.2 ve 6.3 aydı; remisyon sıklığı (PSA azalması)% 27 ve% 50'dir. Her iki grupta da ağrının azalması aynıydı, ancak dosetakselin arka planında yan etkiler daha sık görüldü.

Kemoterapiye başlamak için en uygun zaman bilinmemektedir, çünkü hormon tedavisinin arka planında sadece PSA seviyesindeki bir etkililik araştırılmamıştır. Kemoterapiye geçme kararı tek tek alınmakta, bazen PSA seviyesinin iki ardışık yükselmesinden sonra ve 5 ng / ml'den daha fazla seviyeye ulaşmasıyla başlanması tavsiye edilmektedir.

Gaksanov antisens oligonükleotitler kalsitriol eksizulindom ve% 60 kadar yüksek talidomid remisyon oranları ile birlikte kullanımı ile ilgili testlerde.

Küçük bir randomize bir çalışma, doketaksel kombinasyonu, (30 mg / m 2 haftalık, 1 hafta ara ile arka arkaya üç hafta) ve talidomid (200 mg / oral gün) yanıt oranı doketaksel ile daha (% 53) daha yüksektir (% 37 ); progresyon için medyan süre sırasıyla 5,9 ve 3,7 aydı; On sekiz aylık sağkalım – 68 ve% 43, ancak, thalidomide tedavisinin eklenmesi * 0 ila% 28 (tromboembolik dahil) komplikasyon riski.

Metastaz ile ilişkili kemik ağrısı için mitoksantronun glukokortikoidlerle kombinasyonuna çok dikkat edilir. Test “SALGV 9182” olarak 244 hasta hidrokortizon veya hidrokortizon mitoksantron (12 mg / m ile tedavi edildi 2 her 3 hafta).

Remisyon sıklığı, progresyon süresi ve yaşam kalitesi ile mitoksantron eklenmesi anlamlı olarak daha yüksekti.

161 hastadan oluşan başka bir çalışmada, prednizolona ek olarak mitoksantron eklenmesi, analjezik etkiyi (% 29 ve% 12) ve semptomatik etkinin süresini (43 ve 18 hafta) önemli ölçüde artırmıştır.

Remisyon sıklığı ve medyan sağkalım, mitoksantron kullanılmayanlarla çakıştı. Her ne kadar bu testlerin hiçbiri sağkalımda bir artış göstermese de, ağrının azalmasıyla bağlantılı olarak, yaşam kalitesi mitoksantropik arka plana karşı önemli ölçüde iyileşmiştir.

Ön denemelerde, iyi sonuçlar izotoplar, dosetaksel, mitoksantron + ile kombinasyon halinde, doksorubisin, paklitaksel + karboplatin + estramustin, vinblastin, doksorubisin konjüge gösterdi. Randomize çalışmalar yapılmadı.

[67], [68], [69], [70], [71], [72], [73], [74]

Görünüm

Doku ve serum belirteçlerinin kullanılmasına yönelik sayısız girişime rağmen, tümör hücrelerinin farklılaşma dereceleri ve hastalığın evresi, tümör hastalığını öngörmede en önemli faktörler olarak kabul edilir.

Oldukça farklılaşmış tümörlü hastalarda, yüksek tümör spesifik sağkalım kaydedilmiştir.

(T kötü diferansiye tümörleri olan hastalarda veya prostat kapsülünün işgali ile lokalize prostat kanseri için 3 ) prognozu çok kötüdür.

[75], [76], [77], [78], [79], [80], [81]

Источник: https://tr.iliveok.com/health/prostat-kanseri-tedavisinde-yasam-kalitesi_106502i15957.html

Prostat Kanseri (Tümörü)

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Prostat kanseri, erkeklerde bulunan prostat bezinde oluşur. Prostat bezi, mesanenin tam altında ceviz büyüklüğünde bir bez olup, meni sıvısının yapısına katkı sağlar.

Erkeklerde, akciğer kanserinden sonra en fazla görülen ikinci kanser türüdür. Prostat kanserinin bazı tipleri, yavaş gelişme gösterir ve ciddi zararlar vermeyebilir.

Ancak bazı türleri, özellikle genç yaşta başlayanlar daha agresif olup, hızlı bir şekilde yayılabilir.

Prostat kanseri, 50 yaş üzeri erkeklerin önemli sayılabilecek miktarının etkilendiği ciddi bir rahatsızlıktır. Yaş ilerledikçe etkinliği daha da çoğalır.

Genellikle, yavaş ilerleyen bir kanser türü olarak kendini gösteren bir rahatsızlık olup, bulguları, ancak ileri evrelerde anlaşılabilir.

Bu hastalığa sahip olan erkeklerin belli bir kısmı, hastalıkla birlikte yaşayıp, farketmeden, başka nedenlerden ölürler.

Diğer taraftan, prostat kanserinin giderek ilerleyip, kanserin bu organın dışına taşmasıyla, teh çok artar. Prostat kanserinin ilk evrelerinde, hastalığın prostat dışına taşmadan tedavi olanağı daha yüksektir.

Ama kanserin, prostat dışına (kemikler, lenf nodülleri ve akciğerler) taşmasıyla, tam iyileştirme gerçekleşemezse de, uzun yıllar kontrol altında tutulabilir.

Son zamanlarda, bu hastalıkla ilgili tedavilerde sağlanan bir takım gelişmelere paralel olarak, yayılmış prostat kanserlerinde, yaşam süresi beş yıl veya daha çok olarak uzama şansı bulmaktadır.

Bazı erkekler, ilerlemiş prostat kanserine sahip olmalarına karşın, normal bir yaşantı yaşarlar ve örneğin, kalp hastalığı gibi diğer nedenlerden ölürler.

Prostat Kanserinin Nedenleri

Bu kanser türü ağırlıklı olarak, yaşlı erkekleri etkiler. Vakalar, yaklaşık % 85 civarında 65 yaş üstü erkeklerde kendini göstermektedir. Ailesinde prostat kanseri geçmişi olan kişilerde, olasılık artmaktadır. Günümüzde dahi, prostat kanserinin oluşma nedenleri tam bir kesinlikle bilinmemektedir.

Kişinin diyet sistemi, önemli etmenlerden birisidir. Yağlı kırmızı et yiyenlerde, risk yükselmektedir. Yine yüksek sıcaklıkta pişirilen etler de bu kanser türünü artırmaya katkı yapabilecek bir takım yanma ürünleri meydana getirir.

Hastalık bu verilere bağlı olarak, et ve mandıra ürünleriyle ağırlıklı beslenen ülkelerde, pirinç, soya fasülyesi ve sebzeyle beslenenlere göre çok daha fazla yaygındır.

Hormonlar da, bu hastalıkta önemli bir rol oynar. Özellikle katı yağların aşırı tüketimiyle, vücuttaki testosteron miktarı yükselir. Bu da prostat kanseri büyümesini hızlandırır.

Bazı meslek gruplarında da, bu konu açısından iş tehleri bulunmaktadır. Örneğin, kaynakçılar, pil üretiminde, ve lastik üretiminde çalışanlar, ve kadmiyum metali içeren işlerde çalışanlar, yine prostat kanserine daha çok açık durumdadırlar.

Kişinin günlük hayattaki hareketsiz yaşam tarzı da prostat kanserine davetiye çıkarmaktadır.

Aspirin, finasteroid, kolesterol düşüren ilaçlar ve trigliserid düşüren ilaçlar, kullanan kişilerde risk azaltıcı olarak etki yapabilir.

Ancak, kesinlikle bilinmesi gerekir ki, diğer hastalık durumlarında olduğu üzere, hekime danışılmadan, herhangi bir kişinin kendi başına bu amaçla bu ilaçları kullanması düşünülemez…

Domates sosu, brokoli, karnabahar ve lahana gibi bazı sebzelerin tüketilmesi ise, riskin azaltılmasına olumlu katkı yapabilir.

Prostat Kanserinin Belirtileri

İlk evrelerde, prostat kanserinin hiç bir belirtisi olmayabilir. Hastalık ilerleme gösterdiğinde idrar kanalında tıkama etkileri, iyi huylu prostat büyümesine benzer şekillerde kendini gösterir:

  • Özellikle geceleri olmak üzere sık idrara çıkma,
  • İdrar yapmaya başlanmasında veya durdurulmasında zorluklar,
  • Güçsüz veya kesintili idrar akışı,
  • İdrara çıkarken veya boşalma sırasında ağrı veya yanma hissi.

Prostat Büyümesi mi Yoksa Prostat Kanseri mi?

Erkekler yaşlandıkça prostat büyüyebilir, böylece bazen mesane veya üretra (idrar kanalı) üzerine basınç suretiyle, prostat kanserine benzer belirtilere neden olabilir.

Bu  rahatsızlığa, benign (İyi huylu) prostat hiperplazisi (BPH) denir. Benzer belirtilere neden olabilen diğer bir sorun  ise prostatit (prostat iltihabı) tir.

Prostatit kanser değildir, ilaç uygulamaları ile tedavi edilebilir.

Kontrol Edemeyeceğiniz Risk Faktörleri

Hastanın Yaşı: 50'li yaşlar sonrasında ve özellikle 70 li yaşlar sonrasında prostat kanseri gelişimi hızla artar.

Aile öyküsü: Erkekte prostat kanseri riskini artırır. Babasında yada erkek kardeşinde prostat kanseri olan erkeklerde risk 2-4 kat artar.

Irk: Afrikalı-Amerikalılar yüksek risk grubu altındadır ve dünyada prostat kanserinin en sık rastlandığı popülasyonu oluştururlar.

Kontrol Edebileceğiniz Risk Faktörleri

Diyetin, prostat kanseri gelişiminde bir rol oynadığı bilinmektedir. Et ve yüksek yağlı süt ürünleri tüketen ülkelerde daha yaygındır. Bu ilişkinin nedeni belirsizdir.

Diyette yer alan yağ, özellikle kırmızı etten  gelen hayvansal yağ, erkeklik hormonu düzeylerini artırabilir. Bu da  kanserli prostat hücrelerinin büyümesini uyarabilir. Meyve ve sebzelerden yana çok düşük bir diyet de bir rol oynayabilir.

Beyaz un, beyaz pirinç, çok yağlı kırmızı etler, salam ve sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, diyette kaçınılması gereken besin türleri arasında sayılabilir.

Ağırlıklı olarak, tam buğdaylı ürünler, bol yeşil ve renkli sebze türleri ile mevsimine göre çeşitli meyvelerin tüketilmesi önerilir. Ispanak, brokoli, domates, narenciye türü meyveler bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Prostat Kanseri Hakkında Bazı Söylentiler

Burada prostat kanserine neden olduğu kesin olmayan bazı şeyler şunlardır:

  • Çok fazla seks, vazektomi, ve mastürbasyon. Bunların hiçbiri ispat edilmemiştir.
  • Kişide BPH (iyi huylu prostat büyümesi) varlığı, prostat kanserine yakalanma riskininin daha fazla olduğu anlamına gelmez.
  • Alkol kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ya da prostatitin prostat kanseri gelişiminde rol oynayıp, oynamadığını halen araştırılmaktadır.

Prostat Kanseri Erken Teşhis Edilebilir mi?

Prostat kanserinin erken tanısı için  bazı tarama testleri kullanılabilir. Ancak testler, kimi zaman tedavi edilmesi gerekli olmayan yavaş gelişen kanserleri de tesbit edilebilir.

Gereksiz uygulanan tedavilerde ciddi yan etkiler oluşabilir. Testler, doktor önerisiyle 40 yaşından sonra yapılmalıdır. Özellikle risk grubuna giren erkeklerde testler önem taşır.

(Yaş durumu ve aile özgeçmişi gibi…)

Tarama: Rektal Muayene ve PSA Tayini

Prostat parmakla rektal muayene (rektal tuşe) denilen yöntemle muayene edilir. Doktorunuzun yönlendirmesiyle, bir kan testi olan prostat spesifik antijen (PSA), testi yapılır.

Bu test, prostat hücreleri tarafından üretilen bir proteinin ölçülmesi için yapılır. Testte çıkan bir yüksek değer, kanser olasılığı gösterebilir. Ancak her PSA yüksekliği prostat kanseri anlamına gelmez.

Aksine durumda da, test sonucunda normal PSA değeri çıkmasına rağmen, prostat kanseri varlığı da mümkündür.

Prostat Kanseri İçin Biyopsi

Fiziki muayene veya PSA testi yapılmasından sonra, kanser şüphesi oluşursa, doktorunuz biyopsi önerebilir. Biyopside elde edilen doku örnekleri bir mikroskop altında incelenir. Biyopsi, kanser tespiti ve kanserin de agresif yapıda olup olmadığını tahmin etmek için en iyi yoldur.

Prostat Kanserinin Hangi Evre Olduğunun Anlaşılması

Eskiden tüm vücut kemik taraması MR vs. ile hastalığın yayılıp yayılmadığı; nereye yayıldığını anlamaya çalışıyorduk, günümüzde bunlar kullanılmıyor sadece Ga-68 PSMA PET ile hastalığın evresini anlayabiliyoruz. Bu prostat kanserine özgü bir PET tipi olup prostat kanserinin yayılımı hakkında bize net bilgi vermektedir.

Kanserin Yayılımı ve Tedavisi

Prostat kanserinin yayılması aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Evre I: Kanser, küçük ve hala prostat içindedir.
  • Evre II: Kanser daha gelişmiş, ama hala prostatla sınırlı.
  • Evre III: Kanser, prostat dışına ve seminal veziküle yayılmış.
  • Evre IV: Kanser, prostat dışında, lenf düğümlerine, rektum ve mesane gibi yakındaki organlara veya dokulara, kemikler ya da akciğer gibi uzak organlara yayılım göstermiş.

Prostat kanserinin, evrelerine göre hastalara: Ameliyat, radyoterapi, hormonoterapi, kemoterapi gibi yöntemlerle tedavi uygulanır.

Tedavinin başarısı için erken teşhis ve düzenli takip kritik önem taşır.

Prostat Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Prof. Dr. Tahir Karadeniz, prostat kanseri hakkında merak edilen sıkça sorulan sorulara video eşliğinde yanıtlar veriyor.

Bu konuyla ilgili diğer makaleler;

  • Prostat kanseri hakkında bilinmesi gerekenler

Источник: http://www.urolojiistanbul.com/urolojik-hastaliklar/prostat-hastaliklari/prostat-kanseri.html

Prostat Kanseri Tedavi Yöntemleri

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Prostat kanserini tedavi etmenin birçok yolu bulunmaktadır. Ana tedavi türleri yakın izlem, cerrahi, radyasyon, hormon tedavisi ve kemoterapidir. Bazen, birden fazla tedavi türü kullanılır.

Sizin için en iyi tedavi türü aşağıdakilere bağlıdır:

  • Yaşınız
  • Sizde olabilecek diğer sağlık sorunları
  • Kanserinizin evresi ve aşaması
  • Kanserin tedavisine ihtiyaçla ilgili hisleriniz (ve doktorunuzun hisleri)
  • Tedavinin kanserinizi iyileştirme veya bir şekilde yardımcı olma olasılığı
  • Tedavi sonucu ortaya çıkabilecek yan etkilerle ilgili hisleriniz

Yakın izlem

Prostat kanseri sıklıkla çok yavaş büyüdüğünden, bazı erkekler hiçbir zaman tedaviye ihtiyaç duymayabilirler. Doktor, tedaviye başlamaksızın kanseri takipte tutmayı planlayabilir. Buna yakın izlem adı verilir. Kanseriniz küçükse, herhangi bir soruna yol açmıyorsa ve oldukça yavaş büyüyeceğe benziyorsa bu yol seçilebilir.

Prostat kanserinde cerrahi

Prostat kanserinde yapılan birçok ameliyat türü bulunmaktadır. Bazıları kanseri iyileştirme çabası içerisinde yapılırken diğerleri kanseri kontrol altına almak veya belirtilerini iyileştirmek için yapılır. Planlanan ameliyatın türünü ve neler beklemeniz gerektiğini doktorunuzla konuşun.

Cerrahinin yan etkileri

Her ameliyat riskleri ve yan etkileri beraberinde getirir. Neler beklemeniz gerektiğini doktorunuzla konuşun. Sorunlarınız varsa, bunların doktorunuzun bilmesini sağlayın. Prostat kanserini tedavi eden doktorlar ortaya çıkan sorunlarda size yardımcı olabilmelidir.

Radyasyon tedavisi

Radyasyon, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınları (X ışını gibi) kullanır.Prostat kanserini tedavi etmek için radyasyonu kullanmanın farklı yolları mevcuttur.

Işınlar, vücudun dışındaki bir makine kullanılarak prostat bezine yönlendirilebilirler.

Bazı olgularda, her biri yaklaşık olarak bir pirinç tanesi büyüklüğündeki küçük radyoaktif topaklar veya tohumlar prostat bezinizin içine yerleştirilirler.

Radyasyon tedavilerinin yan etkileri

Doktorunuz radyasyon tedavisi öneriyorsa, hangi yan etkilerin meydana gelebileceğini konuşun. Yan etkiler kullanılan radyasyonun türüne bağlıdır. Prostat bezinde radyasyon tedavisinin en yaygın yan etkileri şunlardır:

  • İshal, dışkı kaçırma veya dışkıda kan
  • Çok miktarda idrara çıkmak, idrar kaçırma, idrar yaparken yanma veya idrarınızda kan
  • Sertleşme sorunları
  • Kendini çok yorgun hissetme
  • Bacaklarınızda sıvı birikmesi

Yan etkilerin büyük bölümü tedavi tamamlandıktan sonra iyileşir. Bazıları daha uzun sürebilir. Neler bekleyebileceğinizi doktorunuzla konuşun.

Hormon tedavisi

Bu tedavi, androjenler adı verilen erkeklik hormonlarının seviyesini düşürür veya onların çalışmasını durdurur. Bu sıklıkla prostat kanserinin büzüşmesine veya daha yavaş büyümesine neden olur. Ancak hormon tedavisi prostat kanserini iyileştirmez. Hormon tedavisi alacaksanız, bu tedaviden neler beklenebileceğini doktorunuza sorun.

Hormon tedavisinin yan etkileri

Hormon seviyelerinizin değiştirilmesi cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, al basması, kemiklerin incelmesi ve kilo alma benzeri yan etkilere neden olabilmektedir. Hormon tedavisinden neler bekleyebileceğinizi doktorunuzla konuşun.

Kemoterapi tedavisi

Kemoterapi, kanserle savaşmak için ilaçların kullanılmasıdır. Bu ilaçlar bir toplardamarın içine verilebildiği gibi hap şeklinde de alınabilmektedir. Bu ilaçlar kanınıza karışarak tüm vücudunuza yayılırlar. Kemoterapi siklüs veya turlar halinde verilir. Her tedavi turunu bir mola izler.

Kemoterapi, kanseriniz prostat bezinin dışına yayılmışsa ve hormon tedavisi işe yaramıyorsa kullanılabilir. Erken evre prostat kanserinde kullanılmaz.

Kemoterapinin yan etkileri

Kemoterapi kendinizi çok yorgun hissetmenize, midenizin bulanmasına ve saçlarınızın dökülmesine neden olabilmektedir. Ancak, bu sorunlar tedavi sona erdiğinde kaybolurlar.

Kemoterapinin çoğu yan etkisini tedavi edecek olanaklar bulunmaktadır. Yan etkileri yaşıyorsanız, sizlere yardımcı olmaları için kanser tedavisi ekibinizle görüşün.

Klinik çalışmalar

Klinik çalışmalar, yeni ilaçları veya diğer tedavileri insanlarda test eden araştırma çalışmalarıdır. Standart tedavileri daha iyi olabilecek diğer tedavilerle karşılaştırırlar.

Bir klinik çalışmada yer almak istiyorsanız, ilk önce kliniğin veya hastanenin klinik çalışmalarda yer alıp almadığını doktorunuza sorun.

Klinik çalışmalar, en yeni kanser tedavisini almanın bir yoludur. Doktorlar açısından, kanseri tedavi etmek için yeni yolları belirlemenin en iyi yöntemidir. Doktorunuz sizde bulunan kanser türünü inceleyen bir çalışma belirleyebilirse, bu çalışmada yer alıp almamak sizin kararınıza kalmıştır. Bir klinik çalışmaya katılırsanız, herhangi bir zamanda katılımınızı sonlandırabilirsiniz.

Peki ya duyduğum diğer tedaviler?

Kansere yakalandığınızda kanseri veya sizdeki belirtilerini tedavi eden diğer yöntemleri duymuş olabilirsiniz. Bunlar her zaman standart tıbbi tedaviler olmayabilirler. Bu tedaviler içerisinde vitaminler, şifalı bitkiler, özel diyetler ve diğerleri yer alır. Bu tedavileri merak edebilirsiniz.

Bunlardan bazılarının faydalı oldukları bilinmektedir, ancak birçoğu test edilmemiştir. Bazılarının faydalı olmadıkları gösterilmiştir. Birkaçının zararlı oldukları dahi belirlenmiştir. Vitamin, diyet veya herhangi bir şey olması fark etmeksizin, kullanmayı düşündüğünüz her şeyi doktorunuzla konuşun.

Doktora sorulacak sorular

  • Benim için en uygun tedavinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
  • Bu tedavinin hedefi nedir? Kanseri iyileştirebileceğini düşünüyor musunuz?
  • Bu tedavi bir ameliyatı içerecek mi? Evet ise, ameliyatı kim yapacak?
  • Ne tür bir ameliyat yapılacak?
  • Diğer tedavi türlerine de ihtiyaç duyacak mıyım?
  • Bu tedavilerin hedefi nedir?
  • Bu tedaviler sonucu hangi yan etkileri yaşayabilirim?
  • Yaşayabileceğim yan etkiler konusunda ne yapabilirim?
  • Benim için uygun bir klinik çalışma bulunmakta mıdır?
  • Arkadaşlarımın bahsettiği özel vitaminler veya diyetler için ne yapmalıyım? Bunların güvenli olup olmadıklarını nasıl bileceğim?
  • Ne kadar yakında tedaviye başlamam gerekecek?
  • Tedaviye hazır olmak için ne yapmalıyım?
  • Tedavinin daha iyi sonuç vermesi için yapabileceğim bir şey var mı?
  • Bir sonraki adım nedir?

Prostat kanseri tedavi yöntemleri sonrası neler yaşanacak?

Tedaviniz tamamlandığında mutlu olacaksınız. Ancak, kanserin tekrarlaması fikrini aklınızdan atmak zor olacak. Kanser bir daha hiç tekrarlamasa bile insanlar yine de bundan kaygılanmaktadır.

Tedavinin sona ermesini takip eden yıllar boyunca kanser doktorunuzu görmeniz gerekecektir. Başlangıçta, bu ziyaretler her birkaç ayda bir yapılacaktır.

Sonrasında, kansersiz geçen süre uzadıkça daha düşük sıklıkta ziyarete ihtiyaç duyulacaktır.

Tüm takip ziyaretlerini kesinlikle aksatmayın. Doktorunuz size belirtileri soracak, fizik muayenenizi yapacak ve kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını görmek için kan testleri ve belki diğer tetkikleri yapacaktır.

Kanserli olmak ve tedaviyle başa çıkmak zor olabilir, ancak yaşamınıza yeni pencerelerden bakacağınız bir dönem de olabilir. Sağlığınızı nasıl iyileştirebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Источник: https://neolife.com.tr/prostat-kanseri-tedavi-yontemleri/

Prostat Kanseri Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Haber güncelleme tarihi 18.12.2018 16:34

Prostat Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Prostat sadece erkeklerde bulunan bir bezdir. Bu nedenle önemle üzerinde durulması gereken bir nokta prostat insan vücudunda doğuştan itibaren vardır. Hastalık durumu sonradan oluşmaktadır.

 Kanser vücudun herhangi bir yerinde gelişebilir. Prostat kanseri prostat bezinden köken alır. Hastalık, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve normal hücrelere yer bırakmaması ile başlar.

Bu, vücudun olması gerektiği gibi çalışmasını zorlaştırır. Kanser hücreleri vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Prostat bezindeki kanser hücreleri bazen kemiklere gidip orada büyüyebilirler. Kanser hücreleri bunu yaptıklarında görülen duruma metastaz denir.

Doktorlara göre, yeni konumlarındaki kanser hücreleri tıpkı prostat bezindekiler gibi görünürler.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir? 

Prostat büyümesi hastalığın belli kanser teşhisi koyulması için yeterli değildir.

  • İdrara çıkmak için tuvalete koşturmak zorunda kalmak
  • İdrara çıkmada güçlük
  • Özellikle geceleri olağandan daha sık idrara çıkmak
  • İdrara çıkmada ağrı
  • Çok nadiren idrar ya da semende kan

Bu gibi özellikler görüldüğünde doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız.

Prostat Kanseri Evreleri 

Prostat kanseri, erken evresinde genellikle herhangi bir belirti göstermez. Bu nedenle doktor öncülüğünde yapılacak bazı testler tanının erken koyulmasına yardımcı olmaktadır.  
Bazen prostat kanseri için ilk belirtiler kemiklere yayılmış olan prostat kanseri hücrelerinden kaynaklanmaktadır.

Hücrelere yayılan kanser nedeniyle omurga, kalçalar ya da diğer kemik alanlarında ağrıya olabilmektedir. Bu aşamada olan kansere metastatik prostat kanseri adı verilir. 
Evre I: Kanser, parmakla muayenede hissedilmez.

 Prostat büyümesi nedeniyle yapılan cerrahi müdahale sayesinde ortaya çıkar. 
Evre II: Kanser biraz daha ilerlemiştir ancak hala prostat dışına yayılım yoktur.
Evre III: Kanser prostat dışına yayılmıştır.

 
Evre IV: Kanser yakın kas dokulara ve organlara, lenf nodlarına, vücudun diğer bölümlerine yayılmış olabilir. 

Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Erkeklerde en fazla rastlanan kanser türlerinden biri olan prostat kanseri nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Yaş önemli nedenlerden biridir. Genellikle prostat kanseri 70 yaş üstü erkeklerde görülür. 
  • Aileden genetik olarak gelebilir. Aileden daha önce kanser hastalığı varsa bu tetikleyici bir nedendir.  
  • Beslenme programı azda olsa tanılara göre prostat kanserini tetiklemektedir. 

Prostat Kanserinde Tanı Nasıl Konulur?

DRE (Digital Rectal Exam- Dijital Rektal Muayene) veya PSA (Prostat Spesifik Antijen) testinde şüpheli sonuçların elde edilmesi en önemli bulgulardan biridir, ancak mutlaka kanser olduğu anlamına gelmez ve aynı şekilde yukarıdaki belirtilerin kanserden başka sebepleri olabilir. Belirtiler veya anormal DRE ve PSA sonuçlarının iyi huylu büyüme veya prostat kanserinden kaynaklandığını belirlemek üzere doktorunuz biyopsi önerecektir. Biyopsi ultrason eşliğinde (TRUS- Transrektal Ultrasonografi) rektal yoldan yapılır. Bu işlemde, prostat rektuma sokulan parmak büyüklüğünde bir prob ile görüntülenir. Prostatın birçok bölgesinden doku örnekleri alındıktan sonra, bu örnekler mikroskop ile incelenerek, kanser hücresinin olup olmadığına bakılır. Biyopsi sonuçlarına göre prostat kanseri olduğunuz ortaya çıkarsa, kanserinizin ne kadar agresif olduğunu belirlemek için testler yapılabilir. Doktorunuz tümörün başladığı yerle sınırlı olup olmadığı (lokalize tümör) veya yayılıp yayılmadığını (metastatik tümör) belirlemek üzere bazı testlerin yapılmasını isteyebilir.

Prostat Kanseri Tedavisi

Tedavinin etkinliği kanserin ne kadar lokalize olduğu veya vücudunuzda ne kadar yayıldığına bağlı değişmektedir. Hastalığınızın evresi ile yaş ve genel sağlık durumunuza bağlı olarak doktorunuz aşağıdaki tedavi seçeneklerinin birini veya daha fazlasını önerecektir.

  • Ameliyat (prostatektomi)
  • Radyasyon terapisi (brakiterapi, eksternal radyoterapi)
  • Hormon terapisi
  • Kemoterapi

Önerilen İçerik;

► Prostata İyi Gelen Bitkiler

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/prostat-kanseri-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri-9320h.htm

Prostat Kanseri | ÜRO-TIP

Prostat Kanserinde Modern Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Prostat, erkekte yardımcı üreme organı olarak görev yapan bir salgı bezidir. Yaklaşık bir kestane büyüklüğündedir. Kalın barsağın son kısmının önünde ve mesanenin (İdrar kesesi) hemen altında yer alır.

Prostat, üretra denilen ve idrarı mesaneden penis ucuna kadar taşıyan kanalın başlangıcındaki yaklaşık 3 cm.lik bölümü çepeçevre sarar.

Prostat bezi, orgazm sırasında sperm ile karışan, spermin taşınmasını kolaylaştıran bir sıvı salgılar.

Prostat Kanseri

BPH ile tek benzerliğinin aynı yaş grubunda olduğu kabul edilse de prostat kanseri tamamen farklı bir hastalıktır. Prostat kanseri, prostatta malign (kötü karakterde) büyümeyi tanımlamaktadır.

Kanser hücrelerinin en önemli özelliği vücutta başka organlara yayılıp orada da çoğalabilme yeteneklerine sahip olmalarıdır. Dolayısıyla bir çok kanserde asıl amaç hastalık organa sınırlı iken tanı koymak ve böylece kesin tedavi imkanı sağlamaktır.

Prostat kanseri için de aynı durum söz konusudur. Prostat kanseri, ülkemizde ve dünyada erkeklerde en sık görülen kanser haline gelmiştir. Kanser ölümlerinde de ikinci sırada yer almaktadır. Nitekim A.B.D.’de yılda 360.000’den fazla prostat kanseri tanısı konmakta ve 44.

000’den fazla ölüm meydana gelmektedir. Günümüzde kesin tedavi imkanı sadece hastalık organa sınırlı iken sağlanabilmektedir.

Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri hastalığına ait özel bir şikayet yoktur. Genelde aynı yaş grubunda olması sebebiyle BPH’da görülen yakınmalar söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra ileri evre hastalarda kemik ağrısı gibi yakınmalar ilk başvuru sebebi olabilir.

Ancak amaç hastalığın hiç bir belirti ortada yokken erken tanısı olduğundan prostat kanseri için tarama yapılması gündemdedir.

AUA (Amerikan Üroloji Birliği) 50 yaş üzeri her erkekte yılda bir, ailesinde prostat kanseri olan kişilerde ise 40 yaştan itibaren prostat kanseri taraması yapılmasını önermektedir.

Prostat kanseri tanısı nasıl konulur?

Prostat kanseri taramasında bugün için 4 metod kullanılmaktadır:

1.Parmakla rektal yoldan prostat muayenesi

2.Rektal yolla prostat ultrasonografisi (TRUS)

3.Prostat spesifik antijen (PSA)

4.TRUS eşliğinde prostat biyopsisi

Parmakla rektal yoldan prostat muayenesi ile hekim sadece prostatın büyüklüğü konusunda fikir sahibi olmamakta, aynı zamanda özellikle sert bir alan hissedilmesi prostat kanseri şüphesini uyandırmaktadır. Tüm dünyada sadece rektal muayene bulgusu şüpheli olanlarda bile prostat biyopsisi gerekli görülmektedir.

Rektal yolla prostat ultrasonografisi (TRUS) ile prostatın anatomik özellikleri ayrıntılı olarak ortaya konabilmekte ve prostat büyüklüğü saptanabilmektedir. TRUS’un en önemli kullanımı prostat biyopsisi sırasında olmaktadır. Öte yandan TRUS’da saptanan soğuk sahalardan ek biyopsi alınması da önerilmektedir.

Prostat spesifik antijen (PSA) ise prostat kanseri taramasında en önemli parametredir. PSA, prostat hücrelerinden salgılanan ve meninin akışkanlığını sağlayan bir maddedir. Belirli bir oranda seruma da karışmaktadır.

Hastadan alınan serum örneğinde yüksek bulunması biyopsi ihtiyacını doğurmaktadır. Öte yandan BPH, prostatitler ve üretral (idrar borusu) girişimler de PSA’da yüksekliğe yol açabilir. Son yıllarda PSA’nın bir alt grubu olan serbest PSA’nın da ölçülmesi tavsiye edilmektedir.

Serbest PSA’nın total PSA’ya oranı ne kadar düşükse o oranda kanser olasılığının arttığı bilinmektedir. Özellikle ailesinde prostat kanseri olan hastalarda takip edilmesi gereken yıllık Total PSA artışıdır.

Artış hızı önemli olduğundan Total PSA testinin her yıl aynı laboratuarda yapılması önemlidir. Yıllık PSA artış hızı 0.5ng/ml olan kişilerin doktora başvurması gerekir.

Bu aşamadan sonra PSA ve/veya parmakla rektal muayene bulgusu anormal olanlarda TRUS eşliğinde prostat biyopsisi gerekmektedir. Bu biyopsi işlemi hastaneye yatırılmadan kolayca yapılabilmektedir.

Biyopsi sonucu kanser saptanmayan hastaların takibi önerilirken, biyopsi sonucu prostat kanseri tespit edilenlerde hastalığın evresini değerlendirmek için ileri tetkikler gereklidir.

Bunlar hekimin gerekli görmesi halinde akciğer grafisi, kemik sintigrafisi, batın tomografisi gibi hastalığın yayılıp yayılmadığını araştıran görüntüleme metodlarıdır.

Bu aşamadan sonra hastaya evresine göre uygun tedavi alternatifleri sunulmaktadır.

Prostat Kanseri Tedavisi

Genç hastalarda lokal (yayılmamış) hastalıkta artık tüm dünyada cerrahi tedavi ilk seçenek olarak sunulmaktadır. Radikal prostatektomi adı verilen bu ameliyatla hastaya kesin tedavi şansı verilmektedir. Bu ameliyat BPH’daki ameliyatlardan tamamen farklı olup, prostatın tümünün meni keseleriyle birlikte çıkartılması ve idrar yolunun yeniden oluşturulması işlemidir.

Tecrübeli merkezlerde son derece düşük komplikasyon oranlarına sahiptir. Bu operasyon son zamanlarda laparaskopik ya da robot yardımı ile de yapılmaktadır.

Bu yöntemlerin en önemli avantajı kanama riski, idrar kaçırma riski ve ereksiyon ile ilgili yan etkiler açık operasyona göre daha az olmasıdır, dezavantajı ise kanserli hücrelerin vücutta kalma ihtimali ve maliyetleri açık cerrahiye göre fazladır.

Lokal hastalıkta diğer bir tedavi alternatifi de özellikle yaşlı, çeşitli ciddi dahili hastalıkları olan ya da lokal olarak çevre dokulara yayılmış hastalarda ön planda düşünülen radyoterapidir (şua tedavisi). Bunun da yan etkiler açısından teknik donanıma sahip deneyimli merkezlerde yapılması gereklidir.

Son zamanlarda yine lokal hastalıkta, prostat içine çeşitli radyoaktif elemanlar konularak uygulanan ve brakiterapi adı verilen bir tedavi seçeneği gündeme gelmiştir.

Prostatı 50 gramın altındaki hastalarda kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde ameliyathane şartlarında anestezi altında yaklaşık 80-100 adet radyoaktif çekirdek prostatta belirli bölgelere yerleştirilir.

Ancak bu yöntemin uzun dönem etkinliği henüz bilinmemektedir.

Cryoterapi adı verilen prostat dokusunun dondurulması esasına dayanan diğer alternatif bir yöntem son yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Yan etkileri, maliyeti ve uzun dönemde etkinliği bilinmediğinden açık operasyona tercih edilmemektedir.

İleri evre (yayılmış) hastalıkta ise tedavi hormonaldir. Prostat hücreleri testosteron hormonuna (erkeklik hormonu) hassastır.

Bu hormon, ilaçlarla (depo iğneler) ya da lokal anestezi altında basit bir cerrahi ile testislerin iç kısmı alınarak ortadan kaldırıldığında hastalıkta gerileme olmaktadır.

Bu tedaviye rağmen hastalık ilerler ve hormon bağımsız hale gelirse çeşitli kemoterapatik ajanların kullanımı söz konusu olmaktadır.

PCA 3 Tahlili

PCA3, 1999 yılında varlığı gösterilen, prostat kanserli hücrelerde bulunan küçük bir RNA molekülüdür. PCA3’ün tümörlü prostat dokusunda 60–100 kat arttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

PCA3 ile Total PSA arasında ki fark nedir?

Irka ve prostat kanseri tipine göre yüksekliği değişiklik gösteren PCA3 prostat hastalıklarıyla ilgili önemli bir takip belirteci ve biyopsi ön belirleyicisidir.

Rutinde prostat kanseri tanı ve takibinde kullanılmakta olan kan testi PSA (prostat spesifik antijen) ile karşılaştırıldığında, PCA3 daha düşük duyarlılık ama daha yüksek bir özgüllüğe sahiptir.

PSA’dan farklı olarak PCA3’ün prostat hacmine bağımlı olmaması da önemlidir

PCA 3 hangi durumlarda gereklidir? PCA 3 tahlili yaptırmak biyopsi olasılığını ortadan kaldırır mı?

PCA3, PSA düzeyleri yüksek, ancak ilk biyopsi sonucu normal bazı olgularda gereksiz biyopsi tekrarının önlenmesinde yol gösterici olabilir. Gereksiz biyopsi tekrarı oranları yüksek olan bu hastaların PCA3 düzeyleri ile takip edilmesi ve PCA3 değerinin 35’ten yüksek olması durumunda hastaların biyopsiye yönlendirilmesi önerilmektedir. Yüksek PCA3 düzeylerinde ileri takip şarttır.

PCA3 numune için ön hazırlık gerekli midir?

Hayır, PCA3 ölçümünün ideal olarak parmakla yapılan rektal prostat muayenesi sonrası idrarda ölçülmesi önerilmektedir. Bu nedenle hastanın ön hazırlık yapmasına gerek yoktur.

ProPSA

Pro PSA,Serbest PSA’nın günümüz yöntemleriyle tespit edilebilen üç komponentinden (ProPSA, BPSA ve inaktif PSA) biridir.

PSA, Serbest PSA ve ProPSA testlerinin analizi, değerlerinin matematiksel kombinasyon şeklinde değerlendirilmesi ile Prostate Health Index (phi) hesaplanmakta, kanser teşhis oranı yükselmektedir.

Klinik çalışma verileri prostat kanserini saptamada ProPSA testinin doğruluğunun diğer PSA parametrelerinden yüksek olduğunu göstermektedir.

ProPSA ile Total ve Serbest PSA arasında ki fark nedir?

Prostat spesifik antijen (PSA) ve Serbest PSA prostat kanserinde yaygın olarak kullanılan tümör belirtecidir. Ancak belirli bir düzeyin altında (10 ng/ml) bu hastalık için özgüllük değeri düşüktür.

Prostat büyümesi ve prostatit gibi prostatın iyi huylu hastalıklarında da kan düzeyleri yükselebilmektedir.
Kanser saptama oranını arttırmak amacıyla ek olarak Serbest PSA’nın total PSA’ya oranı hesaplanmaktadır.

Bu şekilde PSA değeri 4-10 ng/ml arasında olan hastalarda kanser tanısında önemli bir artış sağlanmaktadır. Ancak yine de bazı düzeylerde iyi huylu-kötü huylu ayrımında yeterli olmamaktadır.

Son yıllarda prostat kanseri ile ilgili yapılan pek çok çalışmada yüksek oranda prostat kanserini saptayabilen ideal bir tümör belirteci bulunması amaçlanmıştır.Bu alanda saptanan en önemli tümör belirteçlerinden biri ProPSA’dır.

ProPSA hangi durumlarda gereklidir? ProPSA tahlili yaptırmak biyopsi olasılığını ortadan kaldırır mı?

ProPSA, Total ve Free PSA testlerinin birlikte çalışılması ile elde edilen phi gereksiz biyopsi oranını %25 kadar düşürebilir. Prostat kanseri için takip edilen hastalarda düşük phi skorları sağlıklı prostatı gösterirken, yüksek phi skorları prostat kanseri riskinin artmış olduğunu veya mevcut kanserin yüksek gleason skoruna sahip agresif bir kanser olabileceğini işaret eder.

ProPSA oranı yüksek olması durumunda hastaların biyopsiye yönlendirilmesi önerilmektedir. Yüksek ProPSA düzeylerinde ileri takip şarttır.

ProPSA numune için ön hazırlık gerekli midir ?

Hayır, ProPSA ölçümü için hastanın ön hazırlık yapmasına gerek yoktur.

Ziyaretçi ilgisi:

  • psa değeri 100
  • free bölü total psa nasıl hesaplanır
  • prostat kanseri tedavisi

Источник: https://www.urotip.com.tr/prostat-kanseri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.