Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

içerik

Kalp sağlığı için yeni bir buluş: Ozaki

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Doğuştan veya sonradan gelişen aort kapak hastalıkları yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra hayatı tehdit edebilecek boyutlara da ulaşabiliyor. Bu nedenle çabuk yorulma, nefes darlığı, bayılma ve göğüs ağrısı gibi yakınmalar geliştiğinde ve kalp de bu sorunlardan olumsuz etkilendiğinde ameliyat gündeme geliyor.

Ancak mekanik kapakların kullanıldığı ameliyat sonrasında hastaların ömür boyu kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda kalmaları gerekiyor. Biyolojik kapaklarda ise bir süre sonra, dejenerasyon sonucu, tekrar ameliyat gereksinimi oluşabiliyor.

İşte bu problemlerden yola çıkan tıp dünyası bugüne kadar kullanılan mekanik ve biyolojik kapaklara alternatif olarak “Ozaki” yöntemini geliştirdi.

Acıbadem Maslak Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan, Ozaki yönteminin birçok hasta için umut veren bir gelişme olduğunu belirterek, “Bugüne kadar aort kapak hastalarında mekanik ya da biyolojik protez kullanıyorduk.

Bu yöntem sayesinde ilk defa hastalara hiç yabancı madde kullanmadan kapak ameliyatı yapabiliyoruz.

Bu yöntemin en büyük faydalarından biri ise özellikle ameliyat sonrası kan sulandırıcı ilaç kullanmak gereken hastalarda bu zorunluluğu ortadan kaldırarak yaşam kalitesini yükseltmesi.” diyor.

Hastanın kalp zarından kapak yapılıyor

Aort kapağı kalbin pompaladığı kanın tekrar kalbe geri dönmesini engelleyerek bir çeşit vana görevi üstleniyor. Ancak doğumsal anomaliler, geçirilen bazı hastalıklar veya yaşlanmaya bağlı olarak kapaklarda kalsiyum birikmesi sonucu kapak darlığı ya da aort yetersizliği gelişebiliyor. Bunun sonucunda kalbin işleyişi bozulabiliyor.

Bu durum, zamanla hayatı tehdit edebilecek sorunlar oluşturabileceği için kapağın değiştirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Cem Alhan aort kapak hastalıklarında öncelikle kapağın tamir edilmesinin hedeflendiğini belirterek, “Eğer bu mümkün değilse kapak değiştiriliyor” diyor.

Bu ameliyatlarda günümüze dek kullanılan standart yöntem, kapağın biyolojik ya da mekanik protezlerle değiştirilmesi. Ozaki yönteminde ise ameliyat sırasında hastanın kendi kalp zarından, özel bir yöntemle, hastanın kendi kapağının anatomisine uygun boyutlarda bir kapak üretiliyor. Ardından kapak çepeçevre dikilerek aort damarına takılıyor. Dr.

Alhan, Ozaki yönteminin bazı istisna durumlar dışında, aort kapak değişimi gerektiren tüm hastalara uygulanabildiğini söylüyor.

Yöntemin sağladığı 6 önemli fayda

Kan sulandırıcı ilaç gereksinimini ortadan kaldırıyor

Mekanik kalp kapakçıkları her ne kadar çok dayanıklı olsalar da kanın pıhtılaşması sonucu komplikasyonlara neden olabiliyorlar. Bu yüzden kalp kapakçığı ameliyatından sonra ömür boyu kan sulandırıcı ilaç tedavisine gereksinim duyuluyor. Ayrıca 3 haftada bir kan tahlilleri yapılarak ilacın dozunun ayarlanması gerekiyor.

Çünkü doz düşük olursa kapakta gelişebilen pıhtı önemli problemlere yol açabilirken, yüksek olduğunda da kanamalar gelişebiliyor. Ozaki yönteminde aort kapağı hastanın kendi kalp zarından oluşturulduğu için kan sulandırıcı ilaç tedavisine ihtiyaç duyulmuyor.

Dolayısıyla hem düzenli tahlillere gerek kalmıyor, hem de hasta kan sulandırıcı ilaçların olası komplikasyonlardan korunmuş oluyor.

Ameliyat tekrarını önleyebiliyor

Ozaki yönteminin en önemli faydalarından biri, kalp kapakçığı ameliyatı olan çocukların yeniden ameliyat olma riskini azaltması. Çocuk geliştikçe buna paralel olarak kalp de büyümeye başlıyor. Protez kapağın küçük kalması sonucunda da tekrar ameliyat gereksinimi gibi sorunlar gelişiyor.

Bunun aksine çocuğun canlı dokusundan oluşturulan kapak, 3-5 yılda bir yeniden ameliyat olma riskini ortadan kaldırıyor. Yetişkinlerde biyolojik kapaklar zamanla dejenere olup yeniden ameliyat gereksinimi gösterebiliyor.

Ozaki yöntemiyle ilgili ilk yayınlanan araştırma sonuçlarına göre kapak dejenerasyon riski çok düşük oluyor.

Anne adayları için önemli bir avantaj

Hamilelikte kan sulandırıcı ilaç kullanmak bebekte ciddi anomaliler oluşmasına yol açabiliyor. Ozaki yönteminde kan sulandırıcı ilaç kullanılmadığı için bu tür komplikasyonlar yaşanmıyor.

Kalp yorulmuyor

Protez kapaklar, çevresini saran dikiş halkalarıyla aort damarına dikiliyor. Ancak bu halkalar nedeniyle kapak alanının daralması sonucu damardan geçen kan miktarı azalıyor.

Kalp de vücudun ihtiyacı olan kanı pompalayabilmek için daha çok çalışmak zorunda kalınca, yoruluyor. Dr.

Alhan, Ozaki yönteminde ise dikiş halkası olmadan tıpkı bir kumaş gibi her iki doku birbirine dikildiği için damarda herhangi bir daralma sorunu yaşanmadığını ve bu sayede de kalbin yorulmadığını söylüyor.

Kalp pili ihtiyacını önlüyor

Protez kapaklardaki dikiş halkası gerginlik yaratıp kalpte ileti bozukluğuna neden olabiliyor. Dr.

Alhan gelişen ritim bozukluğu nedeniyle de bazı durumlarda hastaya kalıcı pil takmak zorunda kalındığını belirterek, “Ozaki yönteminde ise dokulara zarar verecek yabancı bir madde kullanılmadığı için ritim bozukluğu yaşanmıyor, dolayısıyla pil kullanımına ihtiyaç duyulmuyor” diyor.

Uzun yıllar dayanacağı düşünülüyor

Kalp kapakçığı protezlerinin genellikle 10-15 yılda bir değiştirilmeleri gerekiyor. Dr. Alhan, bu yöntemde hastanın kendi kalp zarı kullanıldığı için dayanıklılık süresinin biyolojik kapaklardan daha fazla olacağının öngörüldüğünü söylüyor.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/kalp-sagligi-icin-yeni-bir-bulus-ozaki.html

Kalp Kapak Ameliyatı Nedir?

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Kalp Kapak Ameliyatı Nedir?

Merhaba. Kalp kapak ameliyatı hakkında, hasta düzeyinde bilgilendirici yazı yazmadığımı fark ettim. Bu nedenle, konu olarak kalp kapak ameliyatını seçtim.

Kalp kapak hastalığı (veya birden fazla kalp kapağının katıldığı durumda; kalp kapak hastalığı) kalp içerisine yerleşmiş olan; aort, mitral, pulmoner kapak adı verilen kapak ve/veya kapakların yeterli derecede çalışmadığı durumlarda ortaya çıkar.

Kalp kapaklarının yeterli çalışmama hali; genel olarak kapak darlığı veya kapak yetmezliği olmak üzere iki bölümde incelenir. Bu durumlar, birbirlerinden kolaylıkla ayrılamazlar. Hatta, çoğu zaman birlikte olan durumlardır; kapak darlığı ve kapak yetmezliği ve birbirlerinden ayrılmaları mümkün olmamaktadır.

Kalp kapaklarının tam olarak açılamaması durumunda (kapak darlığı); içinden kolaylıkla kan geçemediği için, kalp kapaklarının tam olarak kapanamaması durumunda (kapak yetmezliği) ise içlerinden kan kaçtığı için zaman içerisinde ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır.

1- Kalp kapak darlığı (kalp kapağının tam olarak açılamaması) nedir?

Kalp kapak darlığı, yukarıda da bahsettiğim gibi; kalp kapağının tam olarak açılamaması sonucunda ortaya çıkar. Bu durum, kalp kapağını oluşturan kapakçıkların çevresinde oluşan kalsiyum (kireç) birikmesi veya ateşli romatizma hastalığı sonucunda oluşan yapışıklıklar sonucunda oluşmaktadır.

Gerek kalsiyum birikmesi, gerekse ateşli romatizma hastalığı sonucunda kalp kapağında ileri derecede darlık, ve kapakçıkların hareketlerinde belirgin azalma gözlenir. Bunun sonucunda, kapak içerisinden kanın akışı giderek güçleşir. Bazı durumlarda, nerede ise kan geçişi durma noktasına gelir.

Adeta bir pompa gibi çalışan kalp için bu durum oldukça önemlidir.

2- Kalp kapak yetmezliği (kalp kapağının tam olarak kapanamaması) nedir?

Kap kapak yetmezliği, diğer adıyla kalp kapağının kapanaması, durumu; kalp kapaşını oluşturan kapakçıkların yapısal olarak bozulmasına bağlı olarak; tam kapanamaması ile ortaya çıkan bir durumdur. Buna bağlı olarak, tam olarak kapanmayan kalp kapağının ortasından; kan geri şekilde kaçar. Bu durum, pompa olarak çalışan kalp için ekstra bir yük oluşturur.

Kalp kapak ameliyatı nedir?

Kalp kapak ameliyatı, kalp kapağı darlığı veya kalp kapağı yetmezliği için yapılan ameliyatlara verilen isimdir. Bu ameliyat içerisinde, hastalıklı veya tam olarak çalışmayan kalp kapağı (veya kapaklarına) girişim yapılır, fonksiyonlarını yapamayan kalp kapağı veya kapakları çeşitli ameliyat teknikleri ile tamir veya tamir edilemeyen durumlarda da protez kalp kapağı ile değiştirilir.

Kalp Kapak Protez Çeşitleri

Kalp kapak onarımı nedir?

Kalp kapak onarımı, fonksiyonunu tam olarak yapamayan kalp kapağının, fonksiyonunu sağlamak için onarılması işlemidir. Bu işlem sırasında, hastalıklı kalp kapağı, yenisi ile değiştirilmez, farklı ameliyat teknikleri birlikte kullanılarak onarılır. Bu onarım sayesinde, kalp içerisine protez kalp kapağı yerleştirilmez. Kendi kapağınız ile yeni yaşantınıza devam edersiniz.

Kalp kapak onarım ameliyatı, kalp kapak değişimi (replasman) ameliyatına göre hasta açısından daha avantajlı bir durumdur. Ancak, ameliyatın kendisi teknik beceri gerektirmete olup, her hastaya da uygulanamamaktadır.

Hangi hastanın, ve hangi kapak hastalığının kalp kapak onarım ameliyatına uygun olduğuna, kalp ve damar cerrahisi uzmanı; muayene ve ekokardiyografik tetkik incelemesi sonrasında karar vermektedir.

Kalp kapak onarımı sırasında, bir ameliyat tekniği olarak kalp kapağı çevresine kalp kapak halkası (kapak ringi, kalp kapak halkası) yerleştirilir. Bu halka sayesinde, yetmezlikli kapak adeta güçlendirilmiş olur. Kanın geri kaçışı engellenir.

Kalp kapak ameliyatı onarım teknikleri içerisinde, farklı ameliyat teknikleri bulunmaktadır. Bunların arasında, kalp kapakçığının kesilerek ufaltılması, kalp kapakçığının yama ile onarımı, kalp kapakçığı için korda transferi bulunmaktadır. Sayılan yöntemlerin beraber kullanılması, kalp kapak onarımının dayanıklı olması açısından oldukça önemlidir.

Kalp kapak değişimi (kalp kapak replasmanı) nedir?

Kalp kapak hastalığı sonucunda, kalp kapağınızın onarımının mümkün olamadığı durumlarda kalp kapağınızın, protez kalp kapağı ile değiştirilmesi gerekmektedir. Kalp kapak protezleri genel olarak iki bölüm içerisinde incelenir. Bunlar;

  1. Mekanik kalp kapak protezi
  2. Biyolojik kalp kapak protezi olarak sınıflandırılmaktadır.

Mekanik veya biyolojik kalp kapak protezleri; hassas yapılarından dolayı fabrika da makineler yerine, insanlar tarafından elde yapılmaktadır. İnsan vücudu tarafından kabul edilmesi açısından, yüksek özellikli farklı bileşenlerden (teflon, pirolitik karbon, titanyum, sığır veya domuz perikardı) oluşmaktadır.

Kalp kapak protezlerinin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar mevcuttur.

Bu noktaların en önemlisi, kalp kapak protezlerinin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi açısından özellikli kan sulandırıcı (diğer adıyla kan inceltici) ilaçların (Kumadin gibi) düzenli olarak, belli dozlarda kullanımının gerekliliğidir.

Kullanılan protez kalp kapağına ve yerleştirildiği pozisyona bağlı olarak kan sulandırıcı ilaç dozu ve kullanım süresi değişkenlik gösterebilmektedir.

Kan sulandırıcı ilacın doz ayarlaması ve kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi için kanda Protrombin Zamanı (Protrombin zamanı testi, PTZ) testi yapılır. Başta daha sık olmak üzere belli aralıklarda bu testi yaptırmak oldukça önemlidir. Kumadin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar, etkin dozlarda kullanıldığında kalp kapağı ve kalp içerisinde kan pıhtısının oluşumunu engellemektedirler.

Biyolojik kalp kapak protezleri; domuz, sığır veya verici insanlardan alınan dokulardan yapılmaktadır.

Biyolojik kalp kapak protezlerinin en önemli özelliği; mekanik kalp kapak protezleri kadar uzun süre fonksiyon yapamamalarıdır.

Ancak, daha düşük oranda kan sulandırıcı kullanımı ve, kalp içerisinde yerleştirildiği (implante) pozisyonda daha etkili şekilde çalışması da avantajları arasında yer almaktadır.

Kalp kapak protezi seçimi, hangi kalp kapak protezi benim için uygun?

Kalp kapak ameliyatı sırasında kalp kapak onarımının yapılamadığı durumlarda kalp kapağının, kalp kapak protezi ile değiştirilmesi gerekmektedir.

Bu amaçlar, yukarıda da belirttiğim gibi; mekanik veya biyolojik kalp kapak protezleri kullanılmaktadır.

Ancak, hangi kapak protezinin, size uygun olduğu konusunda karar verilebilmesi öncelikli olarak kalp kapak hastasını ilgilendiren farklı değişkenlere bağlıdır. Kalp kapak protezi seçiminde değerlendirme amacı ile öncelik verilmesi gereken noktalar;

  1. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın yaşı,
  2. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın cinsiyeti,
  3. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın eğer kadınsa, doğum yapıp yapmadığı veya doğum beklentisi,
  4. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın kan sulandırıcı (kan inceltici) ilaç kullanımı ile ilgili olarak herhangi bir sorununun olup olmamasıdır.

Mekanik (halk arasında aynı zamanda metal olarak bilinir) kalp kapak protezleri genellikle, yaklaşık olarak 15 – 20 yıl gibi süre kullanılabilmektedir. Ancak, yapıları gereği kalp içerisinde ve protez kalp kapağı çevresinde pıhtı oluşumuna neden olurlar. Bu nedenle, ömür boyu kan sulandırıcı (kan inceltici) ilaç kullanımı gereklidir.

Mekanik kalp kapak protezlerinin tersine, biyolojik kalp kapakları kalp içerisinde veya protez kapak çevresinde daha az oranda pıhtı oluşumuna neden olmaktadırlar. Kısa süreli kan sulandırıcı ilaç kullanımı sonrasında, yeni jenerasyon biyolojik kalp kapak protezlerinin çoğunda kan sulandırıcı (kan inceltici) ilacın ömür boyu kullanımı gerekli değildir.

Biyolojik kalp kapak protezleri, mekanik kalp kapak protezlerine göre daha kısa, 10 – 15 yıl süre fonksiyon gösterirler. Özellikle, erken yaşta kalp içerisine yerleştirilmişse bu süre daha da kısalmaktadır. Bu nedenle, biyolojik kalp kapak protezi yerleştirilen hastalar; yaşamlarının ileri bir döneminde yeniden kalp kapak ameliyatına gereksinim duyabilmektedirler.

Mekanik kalp kapak protezinin riskleri nelerdir?

Mekanik kalp kapak protezi, aslında vücudumuza ameliyat ile yerleştirilen yapay bir organ veya parçadan farklı birşey değildir.

Ancak, mekanik kalp kapak protezlerinin en büyük riski, pıhtılaşmaya bağlı olarak gelişen felç (strok, inme) dir.

Bu nedenle, pıhtının oluşum riskini azaltmak için, düzenli olarak kan sulandırıcı (kan inceltici) ilacın alınması ve etkili olup olmadığının kan testi (PTZ, protrombin zamanı) ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mekanik Kalp Kapak Protezi

Kumadin (kan sulandırıcı, kan inceltici) ve kanama riski

Mekanik kalp kapak protezi ameliyatı yapılan hastaların, uzun süreli kullanmak zorunda oldukları Kumadin (kan sulandırıcı, kan inceltici) ilaca bağlı olarak; kanın pıhtılaşma kapasitesinde azalma veya başka bir deyişle kanın pıhtılaşması için gereken sürede uzama gözlenir.

Bu durum; vücudumuzda beyin, mide ve barsak gibi organlarda kanamaya, ciltte morarmaya neden olur. Her yıl, Kumadin kullanan her 100 hastanın; 1 – 3’ünde ciddi kanama riski mevcuttur. Başka bir deyişle, Kumadin kullanan her 100 hastanın; 97’isinde ciddi kanama gözlenmeyecektir.

Kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlara bağlı kanama riski; farklı faktörlere bağlıdır.

Biyolojik kalp kapak protezinin riskleri nelerdir?

Biyolojik kalp kapak protezlerinin en büyük riski, ameliyat sonrası 10 – 18 yıl içerisinde kullanıma bağlı fonksiyonlarını kaybetmeleridir. Bu durum, genellikle ikinci bir kalp kapak ameliyatını gerektirmektedir. Genellikle, kalsiyum (kireç) birikmesi ve kapakçıklarda yıpranma neden olarak gösterilmektedir.

Erken yaşlarda, biyolojik kalp kapak protezleri kullanıldığında bu sorun ile daha sık olarak karşılaşılmakta olup, çoğu zaman ikinci bir ameliyat gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle, biyolojik kalp kapak protezi; daha ileri yaşlarda kullanılan bir seçenek olarak tercih edilmelidir.

Başka şekilde ifade edecek olursam; eğer 70 yaşında biyolojik kalp kapak protezi ameliyatı yapılırsa 15 – 20 yıl içerisinde 10 kişiden birisi ikinci bir kalp kapak ameliyatına gereksinim duyacaktır.

Başka bir ifade ile; 10 kişiden 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duymadan yaşamaya devam edecektir. Ancak; eğer biyolojik kalp kapak ameliyatını 20’li yaşlarda olursanız; 15 – 20 yıl içerisinde, her 10 hastanın 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duyacaktır. Her 10 hastadan, birisi ise ikinci bir ameliyata gerek duymayacaktır.

Kalp kapak ameliyatı nereden yapılır, hangi kesiler kullanılır?

Kalp kapak ameliyatı için, farklı ameliyat teknikleri mevcuttur. Bunların arasında; minimal invaziv adı verilen küçük kesilerden yapılan ameliyatlar son yıllarda giderek artan ilgi odağı halini almıştır.

Bunun nedenleri arasında, küçük kalp kesilerinin kozmetik olarak tatminkar sonuçlarının olması, küçük kesiye bağlı olarak ameliyat sonrası ağrı ve kanamanın daha az gözlenmesi bulunmaktadır.

Ayrıca, kesi küçük boyutta olduğu içinde cerrahi iyileşme, klasik uzun kesilere göre daha hızlı gözlenmektedir.

Kalp kapak protez ameliyatı için, göğüs kafesi, meme altı vey koltuk altı kesileri günümüzde kullanılan kesiler arasında yer almaktadır. Bu kesilerin, hepsinin bir diğerine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Minimal invaziv kalp ameliyatları ile ilgili, yakın bir zamanda bilgilendirici bir yazı yazmayı planlıyorum. Konu ile ilgili detaylı bilgi alabileceksiniz.

Evet, yazımın sonuna geldim. Kalp kapak ameliyatı ile ilgili umarım size yeterli bilgiler verebildim. Ancak, bu konuda eminim sizin de sormak istedikleriniz vardır. Bana sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Источник: https://mehmetergenoglu.com/kalp-kapak-ameliyati-nedir/

Kalp Kapakçık Değişim Ameliyatı Uygulama Aşamaları

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Kalp kapakçıkları değişim ameliyatlarında iyileşme sürecinin kısalması ve ameliyat sonrası kanama ve ağrı gibi komplikasyonların daha az olması nedeniyle minival invaziv yöntemi tercih edilmektedir.

Kalp Kapakçığı Değişim Ameliyatı

Kalp kapakçıkları; kalp kasıyla kapsamında bulunan odaları arasında veya odalarıyla damarlar arasındaki kan dolaşımını; kan pompalamasına bağlı olarak düzenlemeye yardımcı olmaktadır. Kalp kasının içinde dört kapak bulunmaktadır.

Sağ bölümde pulmoner ve trikuspid kapaklar; sol bölümdeyse mitral ve aort kapakları yer almaktadır. Trikuspid ve mitral kapaklar korda ismi verilen krişler yardımıyla odalara bağlanmıştır.

Kapaklar arasında trikuspid ve aort üç yapraktan pulmoner ve mitral kapaklar iki yapraktan meydana gelmektedir.

Dünya genelinde meydana gelen ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan kalp kapak rahatsızlıkları bulunmaktadır. Buna bağlı olarak gelişen yapay kalp kapakları vasıtasıyla yapılan operasyonlar sayesinde bu konudaki tedavi olumlu sonuçlar vermektedir.

Kapaklarda farklı nedenlere bağlı olarak oluşan sorunlar; kan dolaşımın tam olarak gerçekleşmesine engel olmakta; bu nedenle oluşan sorunlar sadece kalp kasında değil; beslemekle yükümlü olduğu bütün organların ihtiyacı olan kanı ve oksijeni zamanında alamamasına bağlı olarak etkilenmesine neden olmaktadır. Kapaklarda meydana gelen herhangi bir sorunun veya oluşan hasarların bu nedenle acil olarak tedavi edilmesi gerekmektedir.

Kalp kapak sorunları bir tanesine ortaya çıkabileceği gibi dördünde birden aynı zamanda oluşabilmektedir. Tek kapakta başlayan sorun diğer kapakları da etkileyerek bozulmasına neden olabilmektedir.

Nedenleri

Kalp kapağı darlığına bağlı olarak veya kalp yetmezliği nedeniyle kan dolaşımının vücutta tam olarak gerçekleşememesi nedeniyle yapılan operasyonlar kalp kapakçık değişim ameliyatlarıdır.

Bu operasyonlar sırasında; sorunlu olan, işlevin tam olarak yerine getiremeyen kapak cerrahi müdahale kullanılarak değiştirilir.

Kalp kapak rahatsızlıklarının en sık rastlanılan nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kapaklarda doğuştan oluşan hasarlar ve sorunlar
  • İlerleyen yaşa bağlı olarak oluşan rahatsızlıklar
  • Romatizmaya bağlı oluşan ateş
  • Koroner kalp rahatsızlıkları
  • Kapağının onarılmasının mümkün olmaması
  • Koroner yetmezlik
  • Mitral kapak kireçlenmesi
  • Daha önce kapak değişim operasyonu geçirilmiş olması
  • Vücutta oluşan enfeksiyonlar
  • Aort anevrizmaları
  • Mitral kapak yetmezlikleri
  • Sol kulakçıkta oluşan timür
  • Meydana gelen enfeksiyonlar
  • Damarlarda oluşan darlıklar

Yapım Aşamaları

Kalp kapakçığı değişim ameliyatları sırasında sorunlu olan kapak çıkarılarak yerine biyolojik olarak yapılan protez kapak veya mekanik kapak takılmaktadır. Mekanik kapaklar bu konuda daha sorunsuz ve daha uzun seneler kullanılabilmesine bağlı olarak tercih nedeni olmaktadır.

Kapak değişim ameliyatı yapılan hasta on sende bir bu operasyonu tekrarlamak zorundadır. Ameliyat sonrasında hastalara kan sulandırıcı ilaçlar verilmektedir. Biyolojik kapaklar genel olarak domuzların kapağı, danaların veya atların kalp zarları kullanılarak yapılmaktadır.

Operasyona alınacak olan hastalarda kullanılacak kapak seçimini yaparken;

Kalp Kapakçık Değişimi Ameliyatı

  • Hastanın yaşı
  • Cinsiyeti
  • Kadın olması halinde daha önce doğum yapıp yapmadığı
  • Kullandığı ilaçlar

dikkate alınmaktadır. Biyolojik kapak her zaman randıman vermemektedir. Vücut mekanizması bunu yabancı madde olarak kabul ederek randımanlı çalışmasına engel olabilmektedir.

Kalp kapakçıkları değişim ameliyatları uygulamasında farklı teknikler kullanılabilmektedir. Bu operasyonlar sırasında en çok tercih edilen yöntem minimal invaziv ismi verilen küçük kesikler oluşturularak yapılan cerrahi müdahaleler olmaktadır.

Son yıllarda kapak değişim operasyonlarında tercih edilen minimal invaziv yöntemi sayesinde hasta daha kısa bir sürede iyileşebilmekte, operasyon sonrasında ağrı ve kanama olma riski minimuma inmektedir.

Üç ile altı saat arasında değişmekte olan kalp kapakcığı değişim ameliyatının yapım aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hasta bir gün önceden hastaneye yatırılarak gerekli olan tahlil ve tetkikler yapılır.
  • Genel anestezi uygulanır.
  • Göğüs kafesi açılır ve kalbe ulaşılır.
  • Operasyon sırasında kalp ile akciğer durdurularak hasta vücut fonksiyonları devam edebilsin diye kalp ve akciğer makinelerine bağlanılır.
  • Kalp boşlukları açılır ve sorunlu olan damara veya damarlara ulaşılır
  • Sorun nedeni olan kapak çıkarılarak yerine mekanik veya biyolojik bir kapak takılır.
  • Kapak değişimi tamamlandıktan sonra kalp boşlukları kapanır
  • Hastanın kalbi tekrar çalıştırılarak akciğer kalp makinesinden çıkarılır.
  • Operasyon alanı kapanır ve hasta solunum cihazına bağlanarak yoğun bakım odasına alınır.
  • Yoğun bakım odasında takip edilir.
  • Sağlığı ertesi gün uygun bir tablo çizdiğinde servise alınır.
  • Hasta dört ile altı gün hastanede yatırılır her hangi bir sorun olmaması halinde en geç altı gün sonunda hastaneden taburcu edilir.

Zararları

Kalp kapakçık değşiimi ameliyatının bir takım riskleri veya komplikasyonları bulunabilmektedir. Hasta açısından bu müdahalenin oluşturabileceği zararları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kanda oluşabilecek pıhtılaşma sorununa bağlı olarak hastanın felç olabilmesi
  • Kapağı vücudun kabul etmemesi
  • Kapakların belli bir süre sonra işlevlerini kayıp etmesi
  • Biyolojik kapaklar üzerinde kalsiyum birikimi olmasına bağlı olarak kireçlenme oluşabilmesi

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-kapakcigi-degisimi.html

Kalp Kapağı Cerrahisi

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Protez kalp kapaklarının kullanım alanına girmesi, kalp kapak hastaları için çok büyük bir gelişme olmuş ve tedavi şansı bulamayan bir çok hastanın ameliyat edilerek sağlığına kavuşturulması mümkün olmuştur.

Halen  ideal protez kalp kapağı yapma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor olup doku ve gen mühendisliği  çalışmaları sonunda her insan için gerektiğinde kendi hücrelerinden çoğaltılarak kapak üretme rüyasına çok yaklaşılmıştır.

Günümüzde protez kalp kapaklarını iki gruba ayırabiliriz: Mekanik ve Bioprotez kalp kapakları

İdeal bir protez kalp kapağı nasıl olmalıdır?

Kapak takıldığında uzun süreli sağlam ve fonksiyonel olmalı, beden içinde pıhtı oluşumuna neden olmamalı, ameliyatta kolay takılabilir olmalı, kapak kenarlarından kaçağa neden olmamalı, hemoliz yapmamalı ve enfeksiyona dirençli olmalı.

Takılan kapağın seçimi, hastanın tercihine, hastanın yaşına, protez kapağın özeliklerine , elde edilebilirliğine, maliyetine ve cerrahın tercihine göre olmaktadır.

Genel olarak kalp kapaklarında darlık ve/veya yetmezlik nedenlerinden dolayı işlevsel bozukluk görülür.

Aort stenozu (darlık) en sık aort kapağı hastalığı iken, en sık mitral kapak hastalığı mitral yetmezliktir.

Kapak  ameliyatları seçenekleri

Genel olarak iki tane seçenek üzerinde durulur:  kapak tamiri (repair)  ya da protez kapak takılması (replasman).

Elimizde olsa, bütün kapakları tamir edip hastaların yabancı maddeye maruz kalmadan, kendilerine ait dokularla kalmalarını tercih ederiz.

Ne yazık ki aort kapaklarını nadiren tamir edebiliyoruz,  bunun aksine mitral kapakları  daha sık  tamir (repair) yapabiliyoruz.

Prostetik kapak seçimi

Genel olarak iki seçenek mevcuttur:  mekanik (metal) kapak  ve  bioprostez (doku) kapakları

Peki, bu  kadar çeşit  metal ve doku protez kalp kapağı  çeşitlerinden hangilerini seçmelisiniz?

Mekanik (metal) kalp kapakları

 – Avantajları

Çeşitli  ölçülerde üretilip, kolayca elde edilebilirler.

Metal kapakların takılmaları genelde kolaydır .

Mekanik kapaklarda bozulmalar nadir görülür ve ikinci bir operasyon ile yenisiyle değiştirilmelerine genellikle gerek duyulmaz.

Vücud tarafından yabancı madde olarak kabul edilmedikleri için,  özel anti-reaksiyon ilaçların alınmasını gerektirmez.

 – Dezavantajları

En büyük dezavantajı trombojenik olmalarıdır, mekanik kalp kapağı takılmış hasta hergün  Coumadin (kan sulandırıcı) kullanması gerekir,  aksi taktirde takılan kapakta pıhtı oluşarak kötü  sonuçlar doğurabilir.

Coumadin i  kullanırken yemeğinize, kullandığınız ilaçlara da dikkat etmelisiniz,  çünkü bazı yiyecekler ve kullandığınız ilaçlar, Coumadin in anti-koagulant etkisini  azaltabilir veya  artırabilir.

Coumadin tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve doz ayarlaması yapılabilmesi için belli aralıklarla PT-INR değerleri  için kan tahlili yapılmalıdır.

Ayrıca  coumadin teratonejik bir ilaçtır, gebelerde kullanılmaz,  doğurganlık  çağındaki  genç  kadın  hastalar  için çok uygun kapaklar değillerdir.

Son olarak, mekanik kapaklar sıkça, hastanın kendi  ya da yanında bulunan kişiler tarafından duyulan özel  bir mekanik protez kalp kapağı sesi ortaya çıkarır. Hastalar bazen  bu sesten şikayetçi  olabilirler.

Bioprostez (doku) kalp kapakları

 – Avantajları

Doku kapağı  takılan hastanın kan sulandırıcı ilaç (Coumadin)  kullanımına ihtiyaç yoktur,  yine de bazı cerrahlar dokuların tam iyileşmelerine kadar hastalarını ameliyattan sonra 8-12 haftalık Coumadin terapisine tabi tutabilirler.

Uzun vadede, günlük  Aspirin yeterli olur.  Bu şekilde uzun süreli  anti-koagulan  ilaç kullanımının getireceği  risk  ve  takip rahatsızlığı  ortadan kalkmış olur.

Doğurganlık çağındaki genç  kadın  hastaların, hamilelikte coumadin kullanmak zorunda kalmamaları (coumadin teratonejik bir ilaçtır, gebelerde kullanılmaz)  en büyük avantajlarındandır.

İlginc olsa da, doku kapakları vücud tarafından yabancı madde olarak kabul edilmez ve buna bağlı olarak özel anti-reaksiyon ilaç kullanımı gerektirmez,

İnsan kapağı da dahil (homogreft/kadavradan alınmış kapak), doku kapaklarının çalışmaları sessizdir,  açılıp kapandıklarında ses yapmazlar.

 – Dezavantajları

Doku kalp kapakları ömürlük kapaklar değillerdir.  İlginçtir, kapakların ömürleri hastanın yaşıyla da ilgilidir. Öyle ki, genç hastaların kapaklar üzerinde kalsium  depositleri  biriktirmeleri  yaşlılara göre daha hızlıdır.

  Bizim taktığımız bioprotez kalp kapaklarının ömürleri 15-20 yıl arasındadır.

Bioprotez kapak kullanılan hastalar için ikinci operasyon  gerekebileceği  ve  ikinci operasyonun getirebileceği riskler  en önemli  dezavantajları  oluşturur.

Kalp kapak ameliyatı olanlarda gebelik protokolü…

Metal kapak replasmanı yapılmış hastalara yönelik standart bir yaklaşımdan bahsedilmemiştir. Yine de daha fazla kabul gören yaklaşım, 6-12. haftalar arasında DMAH (düşük molekül ağırlıklı heparin) verilmesi, öncesi ve sonrasında coumadin’le devam edilmesi ve doğuma iki hafta kala tekrar DMAH dönülmesi önerilmektedir.

Ancak gebelik boyunca DMAH kullanan hastalarda gebelik süresince kapak trombozu nedeniyle ameliyat gerekliliği göz ardı etmemek gerekir. Bütün bunlar hem anne için hem de çocuk için ciddi risk oluşturmaktadır.

Bu bilgiler ışığında, hasta ve hasta yakınlarına tedavi seçenekleri, sağlıklı doğum olabilmesine rağmen kullanılacak ilaçların çocuk ve anne riskleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi ve bu önemli kararın aileye bırakılmasının en doğru yaklaşım olacağı kanaatindeyiz.

Bizim ekip olarak bu konudaki protokolümüz doğurganlık çağında olup çocuk isteyen hastalarımıza direkt bioprotez kapak öneriyoruz. Ameliyatın 6.ayında coumadini kesiyoruz. Bu şekilde birçok hastamız sorun yaşamadan çocuk sahibi olmuştur. Yeni nesil bioprotez kapaklarda ortalama 25-30 yıllık kullanım süresi bildirilmektedir.

Bizim önerimiz:

Biz her hastayı farklı değerlendiririz  ama genellikle doku kapaklarını öneririz.  Bunun sebebi  de, uzun vadeli  Coumadin  kullanımının getirdiği risklerdir.

Yaş önemli bir faktördür. 70 yaşını aşmış ve beraberinde koroner arter hastalığı gibi problemleri olan hastalarda,  aortik kapak değişiminde  her zaman doku kapağı kullanılmasını öneririz.

Genç  hastalarda,  yaşam tarzlarını ve kaygılarını göz önünde bulundurarak karar veririz.

Hastalarımıza, uzun vadeli  antikoagulan  kullanımının getirdiği risklere karşın (mekanik kapaklarda),

ikinci operasyonun getirebileceği  riskleri  anlatırız (bioprotez doku  kapaklarında).

Bizim kapak seçimiyle ilgili önerimiz olur  ama hastaya kapak opsiyonlarını anlattıktan sonra ailesiyle görüşüp,  düşünüp karar vermesi  için süre veririz.

Şunu hatırlatmakta yarar var, mekanik (metal) kapaklar,  seçilmiş vakalarda mükemmel sonuçlar verebilir.  Hastalar bilinçli bir şekilde coumadin tedavisini  sürdürür ve PT-INR değerleri  istenen düzeyde tutulursa hiçbir sorunla karşılaşmadan hayatlarını sürdürürler.

Örnek olarak,  biz,  mekanik  protez  kapağını;  tamirini yapamadığımız,  genç,  erkek  veya  doğurganlık çağını tamamlamış kadın  mitral kapak hastalarında rahatlıkla kullanırız.

Genç,  erkek  veya  doğurganlık  çağını tamamlamış kadın  aort  kapak hastaları gibi,  mekanik  kapağın  en  iyi  çözüm olduğu  olgular da vardır.

Источник: https://www.mahmutakyildiz.com/kalp-kapagi-cerrahisi/

Biyolojik Kalp Kapakçığı %sepsitename%%

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Kalp kapakçıkları kendisinden sonra gelen odacığa kanı aktaran, bir sonraki odacığın kasılmasıyla vücuda ve akciğerlere pompalanacak kanın geri kaçışını engellemeye yaramaktadır. 

Kalpte Kaç Kapak Vardır?

Mitral kapak : Sol kulakçık ile sol karıncık arası,
Aort kapağı : Sol karıncık ile aort ana atar damarı arasında,
Trikuspid kapak : Sağ kulakçık ile sağ karıncık arası,
Pulmoner kapak : Sağ karıncık ile akciğer atar damarı arasında yer alıyor. Görülme sıklığına göre kalp kapak hastalığı sırası ile mitral kapak, aort kapak, trikuspid ve en az sıklıkla da pulmoner kapaktadır.

İnsanlarda yaş ilerlemesiyle birlikte, kalp kapakları da deformasyon veya dejenerasyona uğrayabiliyor ve çoğunlukla yetmezlik oluşuyor.
Doğuştan bazı kapaklar üç yaprakçıklı değilde iki yaprakçıklı olabiliyor.

Kan basıncının kapağa etkisi ile kapak yapısı daha kısa sürede bozulabiliyor. Bu kişiler nadiren erişkin yaşa kadar ya da yaşlılık dönemine erişebiliyor.

30-40’lı yaşlarda kapaklarda darlık ve yetersizlik bulguları ortaya çıkıyor.

Biyolojik – Bioprotez Kalp Kapakçığı nedir?

Bu kapakçıklar da çeşitli hayvan ve bazen de insan dokularından yapılır. Biyolojik kalp kapakçık ameliyatı sonrası antikoagülasyon yani kanı sulandırıcı ilaç alınmasına gerek yoktur ancak bu tür kapakçıklar mekanik kapakçıklar kadar uzun ömürlü değillerdir.

Yapılacak tetkikler sonrası cerrahınız sizin durumunuzdaki bir hasta için en iyi kapak türünün hangisi olacağı konusunda size detaylı bilgi verecektir. Yaşınız, mesleğiniz, kapak büyüklüğü, kalp ritminizdeki bozukluklar ve hayat boyu kanı sulandırıcı ilaç alıp alamayacağınız ve müdahale edilecek kapakçık sayısı bu konuda dikkate alınacak noktalardır.

Biyolojik yapay kalp kapakları;

Bunlar değişik biyolojik materyallerden yapılan kapaklardır. Günümüzde en çok kullanılan  biyolojik kapaklar domuz kalp kapağından elde edilen kapaklardır. Bu kapakların en büyük avantajı Coumadin kullanılması zorunluluğu yoktur.

Genellikle hastalara, kapağın takıldıktan sonra dikiş halkası epitel hücrelerin çoğalarak iyileşmesine kadar yaklaşık olarak 3 ay kadar coumadin kullanılır ve  kesilir.  Bu nedenle hastalar için daha konforlu bir takip dönemi vardır. Her ay kan tahlili yaptırarak PT- INR kontrolüne gerek yoktur.

Dolayısıyla kullanılmadığı için coumadin tedavisinin olası komplikasyonları söz konusu değildir.

Ancak biyolojik kapakların en önemli dezavantajı vücut tarafından çok kısa sürede yıpratılmasıdır.

Bu kapaklar antijenik yani vücut için yabancı yapıda olduğundan, aselüler (hücresiz, hücre içermeyen) ve canlı doku olmadıkları için zaman içerisinde özelliğini yitirip belli bir süre sonra hastaların açık kalp ameliyatına alınarak tekrar değiştirilmesi gerekmektedir.

Bu tür kapakların ilk modellerinde bu dejenerasyon çok hızlı olup 2-10 yıl içerisinde yeniden ameliyat gerekirken şu an piyasada olan 3. Jenerasyon kapaklarda 20 yıllık sürelerden bahsedilmektedir.

Kapak seçerken yaşa göre kapak tercihi önemli bir kriterdir, hastanın çok yaşlı ve bakıma muhtaç olması biyoprotez kalp kapaklarının tercih edilmesini gerektirmektedir.

Çok genç bir bayan hastada da biyolojik kalp kapağı tercih edilmelidir. Mekanik kapak takılması na bağlı coumadin kullanılması bebek yapma şansını riske etmektedir. Hamilelikte kullanılacak coumadin doğuştan bazı hastalıkların oluşmasına yol açabilir.

Yaşı 18 den küçük hastalar gelişme döneminde olduklarından kendi pulmoner kapağı ( sağ kalbi ile akciğeri arasındaki kapağı) yada işlem görmüş kadavradan alınan aort kapağının (homogreft) takılması önerilir. Alınan pulmoner kapağın yerine de kadavradan alınan işlem görmüş kapak takılır.

18-75 yaş arası hastalarda en uygun kapak türü mekanik kapaklardır, ama diğer seçeneklerde cerrahın tercihine göre kullanılabilir, kadavra kapağı, biyolojik ve pulmoner kapak tercih edilir.

Bu yaş grubunda en uzun ömürlü olan çift yapraklı metal protez kapaklardır. İlk tercih bu olmalıdır.

Hastalar bilinçli bir şekilde coumadin tedavisini sürdürür ve PT-INR değerleri istenen düzeylerde tutulursa  hiçbir sorunla karşılaşmadan  hayatını sürdürürler.

Doğum yapmak isteyen genç kadınlarda ve 75 yaşından büyük hastalara ise domuz kapağı yada sığır kalp zarından yapılan işlem görmüş doku protez kapağı takılır. Yinede en doğru tercih cerrahın kararıdır.

Biyolojik kapakların avantajları nelerdir?

  • Biyolojik kalp kapaklarının en önemli avantajı pıhtılaşma eğilimlerinin düşük olmasıdır. Uygulanan hastalarda ilk birkaç aylık dönem dışında uzun dönemde kan sulandırıcı ilaç kullanmaya gerek yoktur.
  • Biyolojik kalp kapaklarında kan sulandırıcı ilaç kullanılmaması mekanik kalp kapaklarına kıyasla ciddi bir komplikasyon yani yan etki avantajı sağlar.
  • Biyolojik kalp kapakları özellikle genç kadın hastalarda, doğum yapmamış, doğum yapmak isteyen kadın hastalarda ya da ileri yaştaki hastalarda yani uzun süreli yaşam beklentisi olmayan üstelik kan sulandırıcı açısından kanama riski daha yüksek olan 65 -70 yaş üzerindeki hastalarda özellikle tercih edilmektedir.

Biyolojik kapakların dezavantajları nelerdir?

  • Biyolojik kalp kapakların en önemli dezavantajı metal kapağa göre ömürlerinin kısa olmasıdır. Genellikle 10-15 yıllık ortalama kullanım ömrü var diyebiliriz. Yıpranma 7-8 yıldan itibaren giderek artar ve 15 yıldan sonra büyük çoğunluğu değiştirilmek zorunda kalır.
  • Ömrünün kısıtlı olması nedeniyle yeni bir kapak takılması için ikinci bir ameliyat gerektirir.

Biyolojik kalp kapakçıklarının ömrü ne kadardır?

Biyolojik kalp kapağının en büyük riski, ameliyat sonrası 10 – 15 yıl içerisinde kullanıma bağlı fonksiyonlarını kaybetmeleridir. Bu durum, genellikle ikinci bir kalp kapak ameliyatını gerektirmektedir. Genellikle, kalsiyum (kireç) birikmesi ve kapakçıklarda yıpranma neden olarak gösterilmektedir.

Erken yaşlarda, biyolojik kalp kapak protezleri kullanıldığında bu sorun ile daha sık olarak karşılaşılmakta olup, çoğu zaman ikinci bir ameliyat gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, biyolojik kalp kapak protezi; daha ileri yaşlarda kullanılan bir seçenek olarak tercih edilmelidir.

Eğer 70 yaşında biyolojik kalp kapak protezi ameliyatı yapılırsa 15 – 20 yıl içerisinde 10 kişiden birisi ikinci bir kalp kapak ameliyatına gereksinim duyacaktır. Başka bir ifade ile, 10 kişiden 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duymadan yaşamaya devam edecektir.

Ancak; eğer biyolojik kalp kapak ameliyatını 20’li yaşlarda olursanız, 15 – 20 yıl içerisinde, her 10 hastanın 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duyacaktır. Her 10 hastadan, birisi ise ikinci bir ameliyata gerek duymayacaktır.

Domuz kalp kapağı caiz mi?

Domuz eti ve domuzdan edinilen ürünler dinen haramdır. Ancak ortada zorunlu bir durum varsa, bu zorunluluk hayatı etkileyen bir sağlık meselesi ise ve başka bir maddeden yapılan bir kapakçık yoksa, bu durumda domuz kalp kapağının kullanılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

Domuz kalbinin insan kalbine uyumlu olmasından dolayı domuzdan kalp kapakçığı nakli yapılmaktadır.

Zaruri durumlarda haramlar mubah olur.Bu bakımdan kalp hastası olan bir hastanın tedavisi için domuz kalbinin kullanılması caizdir. Ancak zaruret yoksa caiz olmaz.

Biyolojik kalp kapağı ile ilgili bilinmesi gerekenler:

  • Hastalık süresince tedavi uygulanmasının sakıncalı olduğu durumlar varsa biyoprotez kalp kapağı değişimi uygulanmalıdır (geçirilmiş beyin kanaması, hipertansiyon, düzeltilmemiş aort diseksiyonu/anevrizması aktif mide ülseri, kanamaya meyil (diyatez), dar anulus gibi konstitüsyonel durumlar)
  • Yaşı genç olan erkekte mutlaka mekanik protez kalp kapağı tercih edilir.
  • Genç kadında doğum istiyorsa biyoprotez (birkaç yıl içinde yeniden ameliyat olması gerektiği hastaya anlatılmalıdır) veya mekanik protez tercih edilebilir.
  • 65-70 yaş üstünde Biyoprotez ile Mitral Kapak değişimi önerilmektedir, özellikle hasta ameliyat olduğunda normal ritmindeyse ameliyat sonrasında Coumadin kullanımından tamamıyla kurtulabilir.
  • Mitral pozisyonda biyoprotez dayanıklılık süresi Aortik pozisyona göre daha kısadır ve daha yüksek varfarin tedavisi gerektirir.
  • Aynı ölçüde biyolojik mitral protezin yarattığı darlık gradienti, mekanik protezden ortalama 5 mm Hg kadar daha yüksektir, hastaya ölçülerinin gerektirdiği kapak numarası takılamıyorsa, biyoprotezde ısrar edilmemeli, mekanik kapak takılmalıdır. 5 civarında kalan gradient, hastanın Pulmoner Hipertansiyonunda istenilen düşmeyi yaratmaz ve hastanın yaşam süresini anlamlı ölçüde kısaltır.
  • Aynen Aortik kapak ameliyatlarındaki gibi Calcium metabolizma bozukluklarında, üremide ve bunlara ek olarak ileri PULMONER HİPERTANSİYON’da (>80 mmHg peak) biyoprotez erken disfonksiyonları bildirilmiştir, kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Dar mitral kapak halkasının (annulus) genişletilebilmesi (Aortada yapıldığı gibi) mümkün değildir.

Источник: https://kalpkapagi.com/biyolojik-kalp-kapakcigi/

Aort Kapak Ameliyatı • Prof.Dr. Cem ALHAN

Protez Kapak Yerine, Kalp Zarından Aort Kapağı

Aort Kapak: Aort kapağı kalbin sol karıncığının çıkışındadır. Kanın kalpten en büyük atardamar olan aorta geçişini kontrol eder. Kalbin pompaladığı kanın tekrar kalbe geri dönmesini engellemektedir. Bu kapakta hastalık sonucu darlık veya yetersizlik olabilir.

Ameliyat görselleriGörmek istiyorum

Ameliyat görselleriGörmek istiyorum

Aort Kapak Darlığı Nedir?

Aort kapak darlığı en sık olarak akut romatizmal ateşin sekeli olarak görülür. Konjenital (doğumsal) veya dejeneratif nedenler de aort darlığına neden olabilir.

En sık rastlanılan konjenital neden, aort kapağının (tricuspit) 3 parçalı olması gerekirken bicuspit (2 parçalı) olması durumudur. Kanı vücuda pompalayan sol karıncık adalsie kalınlaşarak (hipertrofi) önündeki engeli aşmaya çalışır.

Bunun sonucu olarak kalbin içindeki basınç çok yükselir. Zaman içinde kalp yetmezliği ortaya çıkar.

Aort Kapak Darlığının Belirtileri Nelerdir ?

Hastalar genellikle uzun süre belirti vermeden yaşarlar. Kapak alanı normalde 2.5-3.5cm2 dir ve bu alan 1 cm2 nin altına düşerse belirtiler ortaya çıkar.

Aort darlığının klasik belirtileri: konjestif kalp yetmezliği (nefes darlığı, çabuk yorulma, periferik ödem) göğüs ağrısı ve senkoptur (bayılma). Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra hastalığın gidişi kötüleşir.

Tanısı için ekokardiografi yeterli olsa da operasyon öncesi değerlendirmek için kalp kateterizasyonu yapılmalıdır. Aort kapak darlığının en korkulan sonucu ani ölüm riskidir.

Aort Kapak Darlığında Ameliyat Ne Zaman Yapılmalıdır ?

  • Ameliyat endikasyonu için asemptomatik hastalarda ekokardiografide,
  • Kapak alanının 0.7 cm² den az olması ya da
  • Hastanın konjestif kalp yetmezliği, anjina (göğüs ağrısı) ve senkoplarının olması yeterlidir.
  • Sol ventrikül ile aort arasındaki ortalama sistolik basınç farkının 50mmHg üzerinde olması da ameliyat endikasyonudur.

Aort Kapak Yetersizliği Nedir?

Aort kapak yetmezliğinin en sık sebebi akut romatizmal ateş hasarıdır. Bunun yanı sıra kapağı tutan konnektif (bağ) dokusu hastalıkları ve travmalarda kapak yetmezliği oluşturabilirler.

Aort yetmezliğinde aortaya pompalanan kanın bir miktarının sol ventriküle geri dönmesi ve buna bağlı olarak ventrikül iş yükünün artmasıdır. Aynen darlıkda olduğu gibi bu durum bir süre kalp adalesinin kalınlaşması ile tolere edilir.

Ancak sonunda kalp fonksiyonları bozulur.

Aort Kapak Yetersizliğinin Belirtileri Nelerdir ?

Hastanın yakınmalarının ortaya çıkması uzun yıllar alır. En erken belirti sol ventrikül fonksiyon bozukluğuna bağlı nefes darlığıdır. Zamanla konjestif kalp yetmezliği ve anjina ( göğüs ağrısı) ortaya çıkar.
Normal sol ventrikül fonksiyonlarına sahip yakınmasız hastalara medikal tedavi verilip izlenmelidir.

Aort Kapak Yetersizliğinde Ameliyat Ne Zaman Yapılmalıdır ?

Asemptomatik hastalarda ekokardiyografide sol ventrikül fonksiyonlarında bozulma varsa ( sol ventrikül end sistolik çapı 55mm fazla ise FS ve EF de düşme varsa) hasta kateterizasyon için yönlendirilmeli, kateterizasyonda ciddi aort yetmeliği ve sol ventrikül fonksiyon bozukluğu saptanırsa opere edilmelidirler.
Ciddi aort yetmezliği ve konjestif kalp yetmezliği olan hastalar mümkün olan en kısa sürede ameliyat edilmelidir.

Aort Kapak Ameliyatı Nasıl Yapılır :

Kalp Ameliyatlarında en çok kullanılan yöntem; Sternum adı verilen iman tahtası kemiğinin kesilmesi ile yapılan klasik kalp ameliyatıdır. Alternatif olarak aort kapakçığı ameliyatları Minimal İnvaziv ( Küçük Kesi, Koltuk Altı Kalp Ameliyatı v.

s ) yöntemler kullanılarak yüksek başarı oranları ile giderek artan sayılarda yapılmaktadır. Da Vinci Robotik Cerrahi ile aort kapakçığı ameliyatlarının yapılabilmesi konusunda çalışmalarımız sürmektedir.

Bu tür ameliyatların en büyük avantajları; kemiğin hiç kesilmemesi veya kısmen kesilmesi, daha az ağrı, daha hızlı iyileşme, küçük kesi nedeni ile daha kozmetik olması ve günlük yaşantıya daha çabuk dönülmesidir.

Cerrahi tedavi, kalp kapağının öncelikle tamir edilmesidir.

Tamirin mümkün olmadığı durumlarda hasta kapak uygun ölçü ve yapıda protez kapak ile değiştirilir. Bazı durumlarda kapaktaki yetmezlikle birlikte aortta (kalpten çıkan ana atardamar) da genişleme vardır. Bu durumda kapakta kireçlenme yoksa hastanın kendi kapağı kullanılarak aorta değiştirilir (David ameliyatı).

Özellikle biküspid aort kapağı olan hastalarda kapakta aşırı kireçlenme yoksa kalp kapağı tamir edilebilir. Kapak deforme olmuşsa kapakla birlikte aortanın da greft olarak adlandırılan tüp şeklinde yapay bir materyal ile değiştirilmesi gerekebilir (Bentall ameliyatı).

Источник: https://cemalhan.com/aort-kapak-ameliyati/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.