PRP Nedir?

PRP Tedavisi Nedir?

PRP Nedir?

PRP tedavisi cilt gençleştirme amacıyla uygulanır. Trombosit ve pıhtı hücresi bakımından zenginleştirilmiş plazma uygulaması olan bu tedavi yöntemine kısaca PRP adı verilir.

Bu yöntemde hastadan alınan 8-20 cc kan santrifüj edilerek bir serum elde edilir. Bu serum az miktarlarda cilt içine enjekte edilmektedir. Dokularda bir hasar oluşursa, kandaki pıhtı hücreleri bu dokuda toplanır ve onarım süreci başlatılır.

PRP tedavisinin amacı hasarlı dokuya kan dolaşımı yardımıyla normalden fazla sayıda pıhtı hücresi verilmesini sağlamaktır. Bu sayede dokudaki onarım daha hızlı başlar, daha hızlı sonuçlanır.

PRP uygulamasıyla elde edilmiş serumda bulunan platet yoğunluğu kanda olandan 2-4 kat daha fazladır.

PRP tedavisi neden yapılır?

PRP tedavisi sırasında elde edilen serum hastanın kendine aittir. Bu serumdaki pıhtı hücrelerinin yoğunluğu ise milimetreküpte bir milyon kadardır. Bu pıhtı hücrelerinden yaranın iyileşmesini, doku yenilenmesini başlatması ve büyüme faktörlerinin elde edilmesi amaçlanır.

PRP uygulamasıyla elde edilen serumda bulunan pıhtı hücreleriyle, büyüme faktörleri, kalojen oluşmasını ve hücreler arasındaki maddeyi arttırır, cildin yenilenmesini sağlamak için cilt altı dokularına kadar yayılır.

Bu tedavinin aşağıdaki sorunların giderilmesinde önemli etkileri olur.

  • PRP tedavisi cilde yapılan peeling, lazer gibi uygulamaların ardından cildin daha hızlı yapılanmasına yardımcı olmak için yapılabilir.
  • PRP hem UV ışınların, hem de yılların etkisiyle ciltte oluşan kırışıklıkların giderilmesi amacıyla yapılabilir. Aynı zamanda ciltte oluşan çöküklerin ortadan kaldırılması, cildin daha parlak ve esnek hale getirilmesi için uygulanabilir. Ciltte oluşan yara ve çatlakların giderilmesi içinde bu tedaviden yararlanılabilir.
  • PRP tedavisi saç dökülmesinin önlenmesi amacıyla uygulanabilir. Bazı durumlarda saç sağlığı için başka tedavileri destekleyici olarak ta kullanılabilir. Ayrıca Bakınız: Fue Saç Ekimi

PRP Tedavisi hangi alanlar uygulanabilir?

Hücresel tedavinin uygulama alanlarından birisi PRP tedavisidir. Bunun dışında diş implantları alanında, ortopedi, tıp, estetik, yara iyileşmesi alanlarından da bu tedaviden faydalanılır. Ayrıca yapılan çalışmalar gelecekte PRP tedavisinin tendon hasarlarının giderilmesi, kronik ağrılar ve romatizmal ağrılarda da kullanılabileceğini göstermektedir.

PRP tedavisi hangi yollarla uygulanır?

PRP yüzde, boyunda, ellerin üstünde, dekolte bölgesinde, kollarda, bacak içlerinde, saçlı deride ve bunlar gibi yenilenmesi gereken cilt alanlarında uygulanabilir. Özellikle ciltteki leke tedavisinde ve gözaltı morluklarının giderilmesinde başarılı sonuçlar alınabilir.

Ciltteki derin kırışıklarda PRP ve Otolog trombin karışımının cilt altına yapılması, bölgede bir jel oluşturur. Bu jel yardımıyla cilt altındaki doku onarımı başlatılır ve ciltteki kayıplar hızla giderilmeye başlar. PRP jelin hacim kazandırıcı etkisinin yanında, bölgede cilt dokusunun aynısının oluşmasını da sağlar.

Cilt altında oluşan bu yeni dokuda kişiye ait olduğu için, herhangi bir alerjik tepkime de olmaz.

PRP tedavisi ve kök hücre tedavisi aynı uygulama mıdır?

Kök hücre tedavisinde hastalanan ya da yaralanmış olan bir organa tanıtılan yeni hücrelerle bir tedavi uygulanır. PRP tedavisinde ise, hasarlı dokunun hızlı bir şekilde onarımının başlatılmasını sağlayan, bölgeyi uyaran platetler kullanılır.

Dolayısıyla her iki tedavi yöntemi birbirinden farklı uygulamalardır. PRP uygulaması ile hastanın kendi kanından elde edilen içerik kullanıldığı için, herhangi bir alerjik etki oluşmaz.

Bu şekilde elde edilen içeriğe dışarıdan bir madde eklenmediği içinde, son derece güvenilir bir uygulamadır.

PRP tedavisi nedir, nasıl yapılır?

Bu tedavinin uygulanacağı kişiden yaklaşık 8-20 ml kan alınarak, santrifüj cihazı yardımıyla platetler ayrıştırılır. Bunlar kitte olan tüpte yoğunlaşarak birikir.

Bu şekilde PRP adı verilen kan ürünü elde edilir. Elde edilen ürün mezoterapi ya da dolgu gibi yöntemlerle cilde uygulanarak, ciltte gençleştirme etkisini göstermesi beklenir.

Bunun dışa yansıması cildin daha parlak ve canlı hale gelmesi şeklinde olur.

PRP tedavisi ortalama 10 dakika sürer. Uygulanması kolay ve ağrısız bir işlemdir. Kişiden kan alınmasından başlayarak, yapılan diğer işlemler aynı yerde yapılır. Bu hijyen ve kullanılan teknik açısından oldukça önemlidir. Platetler normalde kan dolaşımda bulunur.

Dolaşım sayesinde cildin yenilenmesine doğal olarak yardımcı olurlar. Ancak yaşın ilerlemesiyle her dokuya yeterince ulaşamadıkları için, belirli bir zamandan sonra işlevlerini tam olarak yerine getiremezler.

Bu nedenle PRP uygulamasıyla yoğunlaştırılan platetler ile cilt yenileme işlemi yapılabilir.

Platetlerin yoğunlaştırılması ile elde edilen PRP sırasında platetlerin bir zarar görmemesi tedavinin başarısına yardımcı olur. Ayrıca platetlerin yoğunlaştırılma ölçüsüne de dikkat edilmelidir.

Çok yoğunlaştırılan platetler ile elde edilen PRP yeterince faydalı olmaz. Hastadan alınan kan örneğinden elde edilen PRP belirli bir teknikle hastaya verilmelidir.

Kullanılan her türlü medikal araç gereç CE onaylı, kaliteli ürünlerden olmalıdır.

PRP tedavisinde doz nasıl ayarlanır?

Elde edilen PRP kullanımında herhangi bir doz miktarı yoktur. Ne kadar elde edildiyse hepsi tedavi sırasında kullanılabilir. Normalde mezoterapi kitiyle elde edilebilecek PRP miktarı 4-8 mililitre kadardır. Bu miktar dekolte bölgesi, boyun, yüz, bacakların içi, kolların dış tarafı gibi bölgelerdeki sorunların giderilmesine yeterlidir.

PRP uygulaması yapıldıktan sonra ciltte hemen görülebilecek bir parlaklık meydana gelir. Sonradan bu parlaklık azalsa da, 3-4 uygulama sonrasında kalıcı bir hale gelir. Kalıcı bir sonuç alınması için, PRP tedavisinin üçer hafta aralıklarla en az 3 defa yapılması önerilir. Bundan sonraki uygulamalar 6-12 ayda bir tekrarlanır.

Böylece ciltteki yenilenme korunmuş olur.

PRP tedavisinin avantajları nelerdir?

PRP uygulamasıyla ciltte elde edilen gençleştirici etki, dolgu gibi uygulamalara nazaran belirli bir bölgede yoğunlaşmaz. Ciltte daha geniş bir alana yayılarak kalıcı bir etki gösterir. Diğer yöntemlere göre daha kalıcı sonuçlar alınır.

Kişinin kendi kanından elde edilen bir içerik cilt altına verildiği için, istenmeyen etkilerin görülme riski çok düşüktür. Bu basit uygulama sayesinde ciltte yara iyileşmesi daha hızlı gerçekleşir. Normalde yüzeysel bir uygulamayla yapıldığı için herhangi bir acıya neden olmaz.

Ancak cilde hacim kazandırılması için uygulama yapılacaksa, dışarıdan uygulanan analjezik kremler kullanılabilir. Çünkü bu tedavide enjeksiyon daha derine yapılır. PRP tedavisi normalde herkese uygulanabilir. Ancak kandaki platet sayısı 250.

000 değerin altında olanlar ve kanser hastaları için uygun değildir.

Источник: https://www.isvecklinik.com/prp-tedavisi-nedir

PRP hakkında neler biliyorsunuz?

PRP Nedir?

PRP, “Platelet Rich Plasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. PRP tedavisi sadece cilt gençleştirme için değil; hareket kısıtlılığı olan bölgelerde hareket özgürlüğüne yeniden kavuşmak için de kullanılıyor…

Hiç yan etkisi olmayan ve kişiye hareket özgürlüğünü ameliyatsız kazandırma konusunda önemli bir alternatif olma özelliği taşıyan PRP tedavisiyle ilgili merak edilen soruları Hastane Derindere Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nalan Şen’e sorduk…

PRP nedir?

PRP (plateletrich plazma) hastadan alınan kanın santrifüj edilmesiyle elde edilen trombosit ve trombositten açığa çıkan büyüme faktörlerinden zengin bir sıvıdır.

PRP tedavisinin amacı nedir?

Trombositler ve içlerindeki doku iyileşmesini artıran büyüme faktörlerini maksimum düzeyde hasarlı dokuya aktarmaktır. Büyüme ve iyileşme faktörleriyle yüklü trombositler, tamir elemanlarını ve kök hücrelerini hasarlı bölgeye çekmeyi başlatır.

Ayrıca yeni damarların oluşmasına katkıda bulunarak o bölgenin kanlanmasını artırırlar. Kanlanmanın artması hasarlı bölgenin daha iyi beslenmesi ve zararlı artıkların daha iyi atılması anlamına gelir.

Yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon, kıkırdak gibi yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırırlar.

Hangi hastalıklarda uygulanır?

  • Diz, kalça, ayak bileği olmak üzere kireçlenme (osteoartrit) ile seyreden hastalıklarda,
  • Dizde menisküs ve ön çapraz bağ hasarlarında,
  • Kronik plantarfasiit dediğimiz ayak tabanı ağrılı hastalıkları (topuk dikenli veya dikensiz),
  • Omuz çevresi kaslarında yırtık ve incinme durumlarında,
  • Tenisçi ve golfçu dirseği,
  • Ayak bileği burkulmalarında uygulanır.

Tedavi kimlere uygulanamaz?

  • Özellikle kanser geçmişi olan hastalarda,
  • Aktif sistemik ve lokal enfeksiyonu olanlarda,
  • Kanama bozuklukları; hemofili, trombositdis fonksiyonu olan hastalıkların varlığında
  • İltihaplı romatizmal hastalıklarda uygulanmaz.

Uygulamada nelere dikkat edilmelidir?

PRP, her ne amaçla uygulanırsa uygulansın kesinlikle uzman hekimlerce yapılmalıdır. Uygulama yapılırken steril koşulların sağlanması çok önemlidir. Uygulandığı bölgede tamir sürecini uyardığı için uygulama sonrasında kısa süreli, hafif ağrı olabilir. Böyle durumlarda sadece parasetamol içeren ilaçlar kullanılabilir. PRP sadece kanı alınan bireylere uygulanabilir.

PRP tedavisi hangi sıklıkla yapılmalıdır?

PRP tedavisinin seans sayısı ile ilgili tüm dünyada net bir veri olmamakla birlikte çoğunlukla haftada ya da en fazla ayda bir defa olmak üzere toplam 3 seans uygulanması şeklindedir. Hastalık şiddetine göre yılda bir defa tekrar dozları yapılabilir.

Yan etkisi var mıdır?

PRP kişilerin kendi kanlarından elde edildiği için yan etkisi yoktur.

GÜZEL YAŞLANMANIN 12 YOLU

Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Deniz Kırçuval: “PRP, deriyi ‘doldurarak’ değil ‘gençleştirerek’ kırışıklıkların ve çizgilerin giderilmesini sağlıyor. Aynı zamanda saç dökülmesinin azaltılmasına ve zayıflamış saç köklerinin canlandırılmasına yönelik de PRP yöntemi uygulanıyor.”

Cilde doğal bir canlılık kazandıran PRP (Platelet Rich Plasma); trombositten zengin plazma olarak tanımlanıyor.

Trombositlerin iyileştirme gücünün yüksek olduğu için cilt sarkması, kırışıklık, leke tedavisi, sivilce izleri, yara izi, cilt çatlakları ve saç dökülmelerinde kullanılan yeni bir yöntem olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr.

Deniz Kırçuval, “Trombositler, vücuttaki hasarlı dokuların onarımını sağlamak için gerekli olan ‘büyüme faktörlerini’ yapısında barındıran kan bileşenleri olarak biliniyor. Cildi onarmanın, canlandırmanın ve dolayısıyla daha genç bir görünüm kazanmanın kaynağının da bu bileşenler” dedi.

Uygulama anında etki ediyor

PRP uygulamasının en motive edici kısmının işlem uyguladıktan sonra değişimin gözle görülür derecede gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Dr. Deniz Kırçuval, yöntemi şöyle anlattı: “Kişiden alınan 10 cc gibi az bir miktar kan, özel PRP tüpü içinde santrifüj cihazına yerleştiriliyor.

Burada santrifüj cihazının görevi, uygulama için önemli olan PRP ve PPP plazmalarını ayrıştırabilmek.

Bu ayrışma sonucu elde edilen trombositten zengin plazma, mezoterapi tabancası kullanılarak hasarlı olan bölgeye, kişinin ihtiyacına ve yapılış nedenine göre 3-4 seans olarak uygulanıyor”

Herhangi bir reaksiyona neden olmuyor

PRP yönteminde dışarıdan herhangi bir yabancı maddenin vücuda verilmediğini söyleyen Dr. Deniz Kırçuval, “Yapılan uygulamada, tedavi amacı güden büyüme faktörleri kişinin kendi kanından ayrıştırıldığı için kişinin kendisine uygulanmasında herhangi bir reaksiyon oluşması söz konusu değil” dedi. Kırçuval, PRP uygulamasının 30-45 dakikada gerçekleştirildiğini belirtti.

Acı ve ağrı hissedilmiyor

PRP uygulamalarında işlem yapılacak bölgenin işlemden ortalama 20 dakika önce anestezik kremler kullanılarak uyuşturulduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr.

Deniz Kırçuval, “Özellikle mezoterapi tabancasıyla yapılan uygulamalar, hastanın konforu açısından ciddi bir rahatlık sağlıyor” şeklinde konuştu. Uygulama sonrası hemen sosyal hayata dönmenin mümkün olduğunu söyleyen Dr.

Deniz Kırçuval, “PRP yönteminde işlem sonrasında sosyal hayatınızı etkileyebilecek ve günlük yaşantınıza devam etmenizde sorun oluşturabilecek hiçbir aksi durum yaşanmıyor” ifadelerini kullandı.

PRP saç tedavisi için de uygulanıyor

PRP saç tedavisinin de doku yenilenmesi yöntemi ile gerçekleştirilen, saç dökülmesinin azaltılmasına ve zayıflamış saç köklerinin canlandırılmasına yönelik uygulanan bir yöntem olduğunu söyleyen Dr. Deniz Kırçuval, “PRP, kadınlarda ve erkeklerde saç dökülmeleri tedavisi için başvurulabilecek oldukça faydalı bir yöntem” dedi.

Tedavide; oluşturulan plazma mezoterapi tabancası ile saç dökülmesinin başladığı ya da saç köklerinin zayıfladığı bölgeye enjekte yapıldığını belirten Dr. Deniz Kırçuval, “Bu işlem yaklaşık 20 dakika sürüyor. İşlemden sonra hastada herhangi bir acı ve iz oluşmayıp kişi normal hayatına devam edebiliyor.

Tedavi sonrası saç dökülmesi normale dönerken, ince ve zayıf saç tellerinin güçlenmesiyle saçlar hacim ve canlılık kazanıyor” açıklamasında bulundu.

PRP’nin 4 büyük etkisi

  • Kırışıklıkları azaltır.
  • Deriye esneklik ve parlaklık kazandırır.
  • Her türlü yara izini (sivilce, ameliyat, çatlak, leke) azaltır.
  • Saç dökülmesini tedavi eder, saç köklerini güçlendirir.

TİGHTLİGHTİNG NEDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/guzellik/cilt/haber/1044881-prp-nedir

PRP Tedavisi (Saç Tedavisi) Hakkında Her Şey!

PRP Nedir?

PRP tedavisi ile kişinin kendi kanıyla vücudundaki bazı hastalıkları iyileştirmek ve cilt gençleştirmek mümkündür.

İlaç yerine kişinin kendi kanının kullanıldığı PRP tedavisinde özellikle çevresel ve genetik faktörlerle birlikte yavaşlayan hücre yenilenmesinin önüne geçilir.

Saç dökülmesinden, cilt gençleştirmeye, ağrı tedavisinden, ortopedik pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan PRP hakkında Memorial Sağlık Grubu Dermatoloji uzmanları bilgi verdi.

PRP Tedavisi Nedir?

PRPkişinin vücudundan küçük bir miktar kan alındıktan sonra kanın özel bir işlem ile plazmasının ayrıştırılarak, vücuda enjeksiyon yoluyla geri verilmesi işlemidir. Elde edilen plazma, “platelet” denilen hücrelerden oldukça zengindir.

Vücuttaki temel görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamak olan plateletler, içerdikleri büyüme faktörleri sayesinde yara iyileşmesinde önemli role sahiptir.

Kozmetik dermatolojide cilt gençleştirmenin yanı sıra yara izleri, çatlakların giderilmesi, saç dökülmesi ve ortopedi tedavisinde de kullanılan PRP tedavisi, vücuda herhangi yabancı madde veya ilaç vermeden tamamen doğal bir gençleşme sağlar.

Cilt gençleştirmenin yanı sıra PRP yara izleri, çatlakların giderilmesi ortopedi ve saç dökülmesi tedavisinde de uygulanır.

Hangi hastalıkların tedavilerinde kullanılmaktadır?

Platelet adı verilen hücrelerin başrolü oynadığı PRP tedavisi, tıbbın pek çok branşında kullanım alanı bulmuştur. PRP günümüzde diyabet ve varise bağlı iyileşmeyen bacak yaralarında, tendon yaralanmaları ve tenisçi dirseği gibi tendinitlerde,diş implantlarından sonra yara iyileşmesi sürecini hızlandırmak için kullanılmaktadır.

Yaş ve çevresel faktörler nedeniyle yaşlanan deride, gözle görülebilen birçok değişiklik olur. Derinin elastikiyeti azalır, kırışıklıklar artar ve deride sarkmalar meydana gelir. Tüm bunlardan; derideki kolojen, elastik liflerdeki azalma ve yapılarındaki bozulma sorumludur.

Antiaging amaçlı PRP tedavisi  ile plateletlerin içerdiği büyüme faktörleri sayesinde, derideki kolojen ve elastik liflerin yapımının artırılması hedeflenir.

PRP işlemi sayesinde ortalama 3-4 hafta aralıklarla yapılan 3-4 seanslık uygulama ile vücuda herhangi yabancı madde veya ilaç vermeden tamamen doğal bir gençleşme sağlanır.

PRP yaptıranlar ilk seanslardan itibaren öncelikle cildin kuru ve mat görünümünde düzelme fark ederler. Takip eden uygulamalar ile PRP yaptıranlarda kırışıklarda hafifleme, cildin elastikiyetinde artma gözlenir.

PRP Uygulama Nedenleri

PRP uygulamanın pek çok nedeni vardır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir;

  • Deriye esneklik ve parlaklık kazandırmak
  • Saç dökülmesini önlemek, saçları güçlendirmek
  • Kırışıklıkları ve çöküntüleri önlemek
  • Yara, çatlak ve deri hasarında deriyi yeniden yapılandırmak
  • Lazer gibi işlemler sonrasında derinin hızla yapılanmasını sağlamak
  • Medikal estetikte yüz, el ve kollar, bacak içleri, boyun ve dekolte gibi bölgelerde kullanılır.
  • PRP aşil tendonu kopmasına ameliyatsız çözüm getirir.
  • Ağrılar için de PRP yöntemi kullanılır.

PRP uygulamalarının birçoğu biyoteknoloji firması tarafından üretilmiş uygulama kitleri aracılığıyla hekimler tarafından yapılmaktadır.

PRP İle Saç Tedavisi

Günlük 100-150 tel saç dökülmesi normal kabul edilmektedir. Bundan fazla olursa saç dökülmesi ciddiye alınmalıdır. PRP, saç tedavisinde de başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Özellikle saç dökülmesinde hastaların oldukça etkin sonuçlar aldığı belirlenmiştir.

PRP işlemi sırasında hastanın kendi kanı alınıp, bir aletten geçirilir. Burada fibroblast denilen kökleri besleyecek, gelişimini sağlayacak olan kısım ayrılır ve dökülen bölgeye enjekte edilir. Bu yöntem özellikle genetik dökülmelerde etkilidir.

Saç mezoterapisi de yine genetik dökülmesi olanlara PRP ile kombine uygulanabilir.

Saç için yapılan PRP uygulamasında önce hastanın venöz kanından 10 cc alınır (1 çay bardağının 1/10 ‘u kadar). Santrifüj edilen kan beyaz ve kırmızı kan olarak iki kısma ayrılır. Kırmızı kanda akyuvar, trombosit, pıhtılaşma faktörleri, PGF (Trombosit büyüme faktörü) bulunur.

Kırmızı kan özel bir işleme tabi tutulduktan sonra seyrelmiş bölgeye napaj yöntemiyle enjekte edilir. Bu uygulamanın temelinde doku yenilenmesi vardır. PRP ile saç tedavisi 30 dk. kadar sürerken, uygulama esnasında  acı olmaz.

PRP sonrasında da herhangi bir iz kalmamakta ve kişi hemen rutin hayatına devam edebilmektedir.

PRP ile saç tedavisi ortalama 15 günde bir en fazla 30 dakika uygulanır ve genellikle 3-4 ay sürer. Sonrasında her yıl bir defa uygulanması yeterli olacaktır. Bu yöntemin en önemli avantajı, özel plazmanın hastanın kendi kanından elde edilmiş olması ve alerji riski taşımamasıdır.

PRP Nasıl Uygulanır?

PRP işlemi uzman doktorlar tarafından uygulanması gereken bir tedavi yöntemidir. Öncelikle hastadan alınan kan steril şartlarda özel bir tüpün içine konulur. Sonrasında kan içinde jel bulunan tüpe yerleştirilir. Santrifüje konulan tüpteki kanın içindeki maddeler 5-8 dakika içinde ayrıştırılır.

Kanın tronbositlerden ve büyüme faktörlerinden zengin plazma kısmı ayrıştırılmış olur. Elde edilen karışım enjeksiyon yöntemi ile ilgili alana uygulanır. PRP 15 günde bir ortalama 6-8 seans, kişinin ihtiyacına göre mezoterapi ile kombine edilerek uygulanır.

 PRP kürü tamamlandıktan sonra yılda 1-2 kez enjeksiyonlarla işlemin devamı sağlanabilir.

PRP ile Cilt Gençleştirme

Cilt yaşlanması tıpkı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Cilt gençleştirme yöntemlerinde de yarayı iyileştirirken uygulanan çeşitli yöntemler taklit edilir.

Ciltteki hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır.

Bu nedenle PRP, damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

PRP ile cilt gençleştirme çoğunlukla yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, kollar gibi vücudu çeşitli bölümleri için düşünülebilir. Özellikle lazer ve peeling gibi uygulamalardan hemen sonra derinin hızla yapılanmasını sağlamak mümkün olur.

UV ışınlarına maruz kalmış ciltlerde kırışıklıkların, lekelerin, çöküntülerin giderilmesi sağlanabilir. Esneklik ve parlaklığın cilde yeniden kazandırılması da PRP ile cilt gençleştirmenin en önemli sonuçlarından biridir.

  Ayrıca vücuttaki iyileşmesi uzun süren yaraların iyileştirilmesi, çatlak gibi deri niteliğinin zarar gördüğü durumlar da PRP ile kontrol altına alınabilir.

PRP, kan alınmasından dolgu veya mezoterapi ya da maske uygulamasına kadar olan tüp süreçte teknik ve hijyenik nedenlerle aynı yerde yapılması gereken bir işlemdir.

 Kişinin kendi kanının yine kendi vücuduna enjekte edilmesiyle gençleşmeyi sağlayan PRP ortalama 2-4 hafta aralıklar ile 3-4 seans sürebilir. PRP yönteminin en belirgin özelliği vücuda herhangi yabancı madde veya ilaç vermeden tamamen doğal bir gençleşme sağlar.

PRP sayesinde ilk seanslardan itibaren öncelikle ciltteki kuru ve mat görünüm düzelir. Arıdan da kırışıklarda hafifleme, cildin elastikiyetinde artma gözlenir. PRP sadece yaşlanma belirtilerini hafifletmeye yaramaz.

Aynı zamanda yaşlanma sürecini de yavaşlatarak adeta ‘’gençlik aşısı’’ etkisi gösterir. Bu nedenle yaşlanma belirtilerini beklemeden yaşlanma sürecini yavaşlatmak isteyen her yetişkinin başvurabileceği bir yöntemdir.

PRP’nin en önemli özellikleri;  

  • Uzun etkilidir.
  • Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır.
  • Kolay ve güvenli biçimde uygulanır.
  • Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler.
  • Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.

PRP sonrasında ciltte ortaya çıkan parlak ve sağlıklı cilt görünümü bir süre sonra hafifleyebilir. Bu nedenle ek cilt gençleştirici uygulamalar ile takviye yapılmalıdır. 3 veya 4 kürlük PRP uygulamasından sonra kürleri her 10-12 ayda bir tekrar etmek gençleşme etkisini neredeyse kalıcı hale getirir.

PRP’nin Yan Etkisi Var Mı?

PRP tedavisinin uygulandığı alanda enjeksiyonun batım yaptığı yerlerde ufak şişlikler, ağrı ve morarma olabilir. Enfeksiyona yol açmamak için tedavinin yapıldığı bölgenin hijyenine özen gösterilmesi gerekir. Ancak bu yan etkiler çok sık görülmez, herhangi bir alerjik reaksiyona neden olmaz.

Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, kanser öyküsü bulunanlar, çeşitli kan hastalıklarına sahip olanlar PRP yapılacak bölgede infeksiyon ya da iltihap olanlar, hamile ve emziren kadınların PRP yaptırması uyun değildir.

PRP tedavisi sonrasında ilk gün banyo yapılmaması ve güneşten korunmak da tavsiye edilir.

PRP İle Ağrı Tedavisi

PRP yani kişinin kendi kanı ile kas- iskelet sistemi yaralanmaları ve hastalıklarında da başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Omuz ağrıları, ön çapraz bağ yaralanmaları, eklem kireçlenmeleri, ayak bileği burkulmalarının tedavisinde PRP’den yararlanılabilir.

PRP tedavisinde kullanılan trombositler hastanın kendi kanından alınan numuneden ayrıştırılarak elde edilmekte ve serum olarak yaralı bölgeye uygulanmaktadır. Enjekte edilen sıvıda yüksek konsantrasyonda trombosit ve büyüme faktörleri bulunur.

Normal kanın 1 mililitresinde 150.000-400.000 trombosit bulunurken PRP’de bu sayı 1.000.000’un üzerine çıkar. Trombositler ayrıca sessiz lokal kök hücrelerini aktive ettiğinden plazma sıvısı doğal bir ilaç gibi etki gösterir. Yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon kıkırdak gibi yapıların iyileşmesini hızlandırır.

PRP’nin ağrı tedavisinde en çok kullanıldığı alanlar ise şöyle;

  • Omuz ağrıları,
  • Tenisçi dirseği, golfçu dirseği,
  • Ön çapraz bağ yaralanmaları; diz, omuz,
  • Kalça eklem kireçlenmesi,
  • Diz kapağı tendiniti,
  • Ayak bileği burkulmaları,
  • Topuk dikeni
  • Kulunç ağrısı olarak bilinen kas gerginliklerinin tedavisi…

PRP İle Aşil Tendonuna Ameliyatsız Çözüm

Sıklıkla gençlerde ve erişkinlerde görülen aşil tendonu kopması genellikle spor karşılaşmaları, ani ve aşırı zorlanmalar nedeniyle ortaya çıkar.  PRP aşil tendonunun tedavisinde de kullanılmaktadır.

PRP yöntemi ile özel bir tüpün içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi yani yüksek devir ile tüplerdeki kan bioteknolojik bir yöntemle bileşenlerine ayrılır böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir.

Bu yöntem kısa süreli alçıyla fonksiyonel rehabilitasyona destek amaçlı kullanılan bir tedavi yöntemidir ve cerrahi ameliyattan çok daha kolaydır. Tendonu iyileştiren tek başına PRP değil kısa süreli alçılama ve fonksiyonel rehabilitasyondur.

Daha sonra egzersizler ile iyileşmenin hızlanması sağlanır.

Güncellenme Tarihi: 17 Şubat 2018Yayınlanma Tarihi: 15 Haziran 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/PRP-Tedavisi/

PRP Nedir, PRP Nasıl Uygulanır?

PRP Nedir?

PRP yani Platelet Rich Plazma (Platelet/Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemi ilk olarak 15 yıl önce stomatolojistlerin (Diş cerrahları) yaşlılara yerleştirdikleri titanyum implantların diş etleri zayıfladığı için kısa sürede düşmesini önlemeye yönelik bir çözüm aramaları sonrası geliştirildi.

Öyle bir madde üretilmeliydi ki bu madde diş etine yerleştirildiğinde yumuşak olan bölge güçlenmeli ve implantı tutabilmeliydi. Bu güçlendirici maddenin vücut tarafından kabul edilmesi ve zaman içinde vücuttan atılmaması da gerekiyordu. Kanı santrifüje ettikten sonra pıhtılaştırdılar ve sert bir jel haline dönüşmesini sağladılar.

Santrifüje edilmiş kanın ilk kullanımı uzun yıllar önce Japonya’da, sonraları İspanya ve Amerika’da başladı.

PRP medikal bir uygulamadır. Sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır. Doktor hastasını muayene ettikten sonra içinde özel bir jel bulunan küçük tüplerin içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi uygular. Bu işlemin sonunda tüplerdeki kan bileşenlerine ayrılır: yani her mililitresinde yaklaşık 200.

000 trombosit bulunan bu kanın kırmızı hücrelerden oluşan kısmı ayrılır, böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir. İşte buna PRP adı verilir.

Trombositlerin kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevleri var, fakat aynı zamanda bir doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılıyorlar.

Dolayısıyla santrifüj işlemi uygulanan kandan elde edilen PRP, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle ya da maske haline getirilerek yüz, boyun, saç, vs istenen bölgeye uygulanıyor. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye verilmiş oluyor.

Aslında önerilen yöntemle elde edilen iki farklı kan ürünü var; biri PRP diğeri de trombin serum. Bunlar iki farklı tüple elde ediliyor. PRP tüpünde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde bulunuyor.

Diğer tüpte ise aksine kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasını sağlayan trombin var.

Bu ikisi bir arada kullanıldığında deride yenileyici etki daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.

Yani kendi kanınızdan dolgu maddesi yapılıyor ve, yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanıyor.

Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6-8 ay kadar dayanır. Dolgulu PRP hem kendi kanınızdan üretilir hem de doldurulan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler! Yani sadece doldurmaz aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek göndermiş olur.

PRP bir tür kök hücre tedavisi midir?

PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositlerin içindeki büyüme faktörleri deri hücrelerine fibroblast üretme mesajını ileten birer uyarandır. Fibroblastlar da kolajen ve elastin üretmek için anahtar niteliğindeki yapılardır.

Dolayısıyla Regenkit PRP bütün bu süreci başlatan trombosit sayısını çoğaltarak dolaylı olarak kök hücreler ile çalışır, çünkü dolgu uygulaması sonrasında deride oluşan fibrin ağları ortamdaki kök hücreleri de kendi yapısında toplar.

Ayrıca son yıllarda plastik cerrahlar yağ enjeksiyonu ameliyatları sırasında hastadan alınan kanla elde edilen PRP’ yı hastadan alınan yağ içine karıştırarak yağ enjeksiyonu uygulamasına başlamışlardır. Bu verilen yağın tutma olasılığını arttırmaktadır.

Yine karın germe, yüz germe, meme dikleştirme ve küçültme gibi ameliyatlarda operasyon alanına ve insizyon hattına PRP uygulaması yapılması kanama, kötü yara iyileşmesi vb problemleri azaltmaktadır.

PRP’nin herhangi bir yan etkisi ya da enfeksiyon riski var mı?

Şayet doğru kit kullanılırsa (Regenkit) hiçbir riski ve yan etkisi yoktur. Çünkü Regenkit her seans için tek kullanımlık enjeksiyon ve tüp içeren bir kittir. Son derece güvenlidir. Yan etkisi de olamaz çünkü sizden alınan size, sadece size fazlasıyla geri verilmektedir.

PRP’nin gözle görülen sonuçları nelerdir?

Cilt daha parlak ve canlı görünür. Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar, göz altı bölgesi torbalanmalar ve mor renk değişikliklerinde düzelme olur. İnce çizgiler yumuşar. İnsanlar “Çok genç görünüyorsun.

Estetik ameliyat mı yaptırdın?” diye sorabilirler. Oysaki son derece doğal bir yöntem olan PRP sadece zaten sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri verir. Bu da cildinizin savunma mekanizmasıdır. Bir güzel tarafı da PRP’nin etkileri uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülür.

Yüze yaptırdığınızda saçlarınız da canlanır örneğin.

PRP uygulamalarında nasıl bir protokol izleniyor?

Mezoterapi ile uygulanan uygulamalı PRP 15’er günlük aralarla 3-4 seans yapılır. 8-10 ay sonra 3-4 seanslık bir kür daha yapılır. Dolgu ve mezoterapinin bir arada uygulandığı bir başka protokol de var, burada da PRP 21-28 gün arayla 3 seans uygulanır.

Altı ay sonra doktor hastasını kontrol eder. Şayet hasta menopoz dönemindeyse ya da sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa doktor 1 kür daha yapmaya gerek duyabilir. Kişi kendine iyi bakıyorsa, sağlığına dikkat ediyor, cildini UV ışınlarından koruyor ise 2.

kür için 1 hatta duruma göre 2 yıl beklenir.

Aslına bakarsanız sadece PRP değil genel olarak neşterli ve neştersiz estetik uygulamalarına Kore ve Çin’de büyük ilgi var. Çünkü bu ülkelerdeki kadınlarda genç görünme ve genç kalma konusu takıntı haline gelmiş durumda. Japonya, Kore ve Filipin’de de kadınlar bu tür uygulamalara çok ilgi gösteriyorlar.

Источник: https://www.drnacicelik.com/prp-nedir-prp-nasil-uygulanir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.