Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

Radyoterapideki gelişmeler kanser tedavilerinde yan etkileri azaltıyor

Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

“Radyasyon ile tedavi yöntemleri kanser tedavisinde en önemli parçalardan biridir.

Teknolojik gelişmelere paralel olarak hızla ilerleyen radyasyon onkolojisi halen neredeyse tüm kanser tiplerinin tedavisinde, her evrede yer almakta ve hastalarda ciddi yan etkiler yaratmadan tedavi sonuçlarını önemli ölçüde etkilemektedir.

Kanser görüntüleme yöntemleri ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler görüntü klavuzluğunda üç boyutlu,  yoğunluk ayarlı,  hacimsel yoğunluk ayarlı ark radyoterapi olanakları sunmaktadır.

Kanser tedavisi sırasında yapılan beslenme hataları hastalara zarar veriyor

Ayrıca hareketli organ ve tümörlerin daha iyi tanımlanmaları ve tedavilerini sağlayan 4 boyutlu görüntüleme yöntemleri ile akciğer ve karın içi solunumla hareket eden tümörlerin radyoterapisinde önemli mesafe kat edilmiştir.

Özellikle bu gelişmeler sayesinde radyasyon onkologlarının riskli organları ve normal dokuları çok daha iyi koruyarak-etkili tedavi yapabilmeleri, daha az yan etki ile tedavileri tamamlayabilmeleri mümkün olmaktadır.

Teknolojideki gelişmeler sayesinde organ hareketleri de takip edilerek görüntü kılavuzluğunda radyoterapi uygulamaları yapılabilmektedir. Radyoterapinin kanser tedavisindeki artan rolü ile birlikte yüz güldürücü sonuçlara ulaşılmıştır” dedi.

Tarama programları erken teşhise olanak sağlıyor

Son kanser istatistiklerine göre sigara içme oranında düşmeler gözlense de erkeklerde görülen en sık kanser akciğer bölgesi kanserleri olduğunu belirten Prof. Dr. Sağlam,  “Sigara içen bireylere uygulanmaya başlayan tarama programları da erken evrede çok sayıda kanser teşhis edilebilmesinin yolunu açmıştır.

Akciğer yerleşimli kanserlerde cerrahi önemli bir tedavi seçeneğiyken, günümüzde özellikle genel durumu, yaşı, diğer hastalıkları sebebiyle ameliyat olamayacak hastalar için hedeflenmiş yoğun dozu belli bir noktaya vererek yapılan özel tekniklerle, örneğin stereotaktik ablatif beden radyoterap -hedefe yönelik yoğun radyoterapi- seçilmiş erken evre akciğer kanserleri hastalarında, cerrahi sonuçlarla benzer şekilde %90’lara varan tedavi  şansı söz konusu olabilmektedir. Günümüzde pek çok deneyimli merkezde yapılan stereotaktik radyoterapi, radyoterapi ile tedavide önemli bir kapı açmıştır.

Cerrahi için uygun olmayan hastalardaki erken dönem başarılı sonuçlardan yola çıkarak, cerrahi için uygun olan hastalarda da ameliyatsız, tedavi seçeneği olarak sunulmaya başlanmış ve cerrahi ile benzer şekilde hastalıktan kurtulmayı mümkün kıldığı görülmektedir.

Ameliyat ve getirdiği risklere göre herhangi bir yan etki gözlenmezken tedavi hızla yapılabilmekte, seçilmiş hastalarda uygun şekilde yapıldığında minimum risk taşımakta, ayrıca solunum sıkıntısı olan ve yaşlı hastalarda da uygulanması önünde engel bulunmamaktadır” dedi.

Radyoterapi barsak kanserlerinde cerrahi öncesi kullanılıyor 

Hem erkek hem de kadınlarda görülen 3. sıklıktaki tümörün barsak kanserleri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sağlam, “Barsakların son bölümünde yerleşen rektum kanserlerinde esas tedavi cerrahi olmasına rağmen tedavide cerrahi öncesi radyoterapi veya radyoterapinin kemoterapi ile beraber kullanımı tercih edilmektedir.

Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi: Radyoterapinin tedavideki önemi artıyor

Özellikle cerrahi öncesi uygulamaların tercih edilmesinin nedeni cerrahi sırasında oluşabilecek tümör ekilmesinin önlenmesi, hastalık olan bölgede hastalığın kontrolünün arttırmak, ileri evre tümörlerde tümörün boyutunun küçültülerek ve derinliğinin azalmasını sağlayarak daha iyi bir ameliyata olanak sağlanmasıdır. Ayrıca alt bölge yerleşimli rektum tümörlerinde sfinkter koruyucu operasyona olanak sağlayarak -kalıcı torba takılmadan ameliyat olabilme- hastanın organını koruyabilmesini önemli oranda sağlayabilmektedir.

Radyoterapi uygulamalarında orta ve kuzey Avrupa’da kısa süreli radyoterapi uygulamaları tercih edilirken batı Avrupa ve Amerika’da daha çok uzun süreli radyoterapi uygulaması tercih edilmektedir.

Bu tedaviler ile rektum kanserlerinde %15-35’e varan tam cevap elde edilmesi ve %40’a varan sfinkter koruyucu cerrahi uygulamasında artış elde edilmesi mümkündür.

Ayrıca hastalığın bulunduğu bölgede kontrolünü sağlamak ve hastalıktan kurtulma oranını arttırmak en önemli avantajlarıdır.”dedi.

Üst sindirim sistem kanserlerinde tedavi şemasına bakıldığında öncelikli tedavinin cerrahi rezeksiyon olmakla birlikte, cerrahi sonrası ölüm riski yüksek ve oluşabilecek yan etkiler fazla olan tümörler olduğunu belirten Prof. Dr.

Sağlam, “Cerrahi tedaviler bu hastalıklardan kurtulmak için yeterli olmamaktadır. Bu sebepten ilk tedavi olarak da radyoterapi ve kemoterapi ile tedavi edilebilmektedir. Servikal (boyun) yerleşimli yemek borusu kanserlerinde radyoterapi ile elde edilen sonuçlar daha başarılıdır.

Tedavinin en önemli kısmını oluşturmaktadır.” diye açıklama yaptı.

Prostat kanseri tedavisinde avantaj sağlıyor

TROD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.

Fulya Ağaoğlu, erkeklerde ikinci sıklıkta görülen prostat kanserinde gerek erken evrede gerekse uzak organlara yayılmamış ileri evrelerde radyoterapi kür sağlayabilmekte olduğunu belirterek, “Özellikle düşük ve orta riskli olgularda gerek stereotaktik radyocerrahi gerekse brakiterapi ile tedavi çok kısa süre içerisinde tamamlanabilmektedir. Yüksek riskli olgularda ise sağkalım avantajı elde etmek için radyoterapi ile beraber hormonal tedavinin kullanılması gerekmektedir.

Gelişmiş tekniklerle uygulanan radyoterapi prostat kanserinde hastaların büyük çoğunluğunda yaşam kalitesinde, cinsel fonksiyonlarda da bozulmaya yol açmamaktadır. Genel anestezi ihtiyacı olmaması ve idrar kaçırma  riskinin çok düşük olması prostat kanserinde eksternal radyoterapi tekniklerinin avantajları arasında sayılabilir. “ dedi.

TROD Genel Sekreteri Prof. Dr. Uğur Selek ise, Beyin tümörlerinde yüksek radyasyon dozunu istenilen bölgeye odaklayarak güvenle verebilen tedavi cihazları ile  pek çok erken dönem beyin tümörü için ameliyatsız tedavi söz konusu olabilmektedir.” diye belirtti.

Radyoterapi baş-boyun kanserlerinde de etkin kullanılıyor

TROD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.

Gökhan Özyiğit de, Baş-boyun kanserlerinde radyoterapinin hem erken hem ileri evrelerde etkin olarak kullanılmakta olduğunun altını çizerek ,”Örneğin yine sigaranın ağırlıkla sorumlu olduğu gırtlak kanserinde, erken evre tümörlü hastaların tedavisi yalnız radyoterapi ile ses tellerini koruyarak gerçekleşiyor. Lokal ileri evrelerde ise fonksiyon koruyucu bir tedavi olarak eş zamanlı kemoterapi veya biyoterapi ile hastaların tedavisinde önemli yer tutmaktadır.

Baş-boyun kanserli hastalarda radyoterapi ile uzun dönem fiziksel görünümlerinde ciddi bozulmalar olmaksızın ve ses fonksiyonu gibi önemli fonksiyonları korunmuş bir şekilde iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.” dedi.

Tarama programlarındaki gelişmeler ile meme kanseri daha erken evrede saptanır hale geldiğini belirten Prof. Dr.

Esra Kaytan Sağlam, “Meme kanseri tedavisinde gerek erken evrede gerekse ileri evrelerde ve yaygın hastalık tedavisinde radyoterapi tedavinin önemli aşamalarından biridir.

Gelişen teknolojilerle meme ve kalp gibi önemli riskli dokulara uzunyan etki vermeden tedavi uygulayabilmek mümkündür.” diye belirtti.

Radyasyon onkologlar kanserle etkili tedavi için çalışıyor

Prof. Dr.

Esra Kaytan Sağlam ayrca, “Günümüzde en önemli sağlık problemlerinden biri olan ‘kanser’ tedavisinde, bilgi birikiminin artması ve modern teknolojinin uygun hastalarda gerektiği şekilde uygulanabilir olması ile multidisipliner yaklaşımda radyoterapinin katkısı, özellikle erken evrelerde saptanan meme, akciğer, gırtlak, prostat, kadın genital organ tümörleri ve benzeri pek çok kanser tipinde etkin kontrol ve yüksek yaşam kalitesi sağlamasıyla, belirgin olarak artmaktadır. Radyasyon Onkologları, kanserle mücadelede doğru evrede, uygun seçimi, daha az yan etki ve etkili tedavi konusunda dünya ile paralel çalışmalarına devam etmektedir.“ dedi.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/radyoterapideki-gelismeler-kanser-tedavilerinde-yan-etkileri-azaltiyor/

Radyoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?

Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

Radyoterapi, verilen yüksek dozda radyasyon ile vücutta bulunan kanserli dokuların öldürülmesini sağlayıp, çoğalmasını engellemek mantığı ile çalışan bir tedavi biçimidir.

Tek başına tedavi yöntemi olarak kullanılabildiği gibi, cerrahi müdahale sonrası kalan tümörlü kitleyi yok etmeye yönelikte başvurabilir. Hemen hemen tüm kanser türlerinde uygulanır.

Radyoterapinin tedavi sırasında kişide birtakım yan etkiler görülebilir. Bu yazımızda radyoterapinin yan etkilerini inceleyeceğiz.

Birçok tedavi yönteminde olduğu gibi, radyoterapi de yan etki gösterir. Gelişen teknoloji ile radyoterapi uygulaması yaparken kullanılan cihazlarda ışın hasta dokuya direkt ulaştığı için, yan etkiler daha az görülmeye başlanmıştır. Radyoterapi tedavisi sırasında görülen yan etkiler ise şöyledir;

  • Kandaki alyuvarları etkileneceği için, hasta kendini yorgun ve halsiz hissedebilir.
  • Akyuvarlardaki düşüş kişiyi enfeksiyona yatkın hale getirir.
  • Bulantı, kusma ve ishal yaşanabilir.
  • Cinsel istekte azalma.
  • Diş çürümesi ve ağız içinde yara oluşumuna sebep olabilir.
  • Uygulandığı bölgede saç ve tüy dökülmesine sebep olur ancak, dökülen saçlar ile tüyler tedavi sonrası tekrar çıkabilir.
  • Uygulandığı bölgedeki cilt dokusunda hassasiyete neden olabilir. Kızarıklık ile açık yara arasında sorunlar yaratabilir.
  • Radyoterapinin hemen sonrasında yutma güçlüğü oluşabilir. Bu nedenle bir süre katı gıdalar tercih edilmemelidir.
  • Trombositlerde düşme yaşandığı için, vücudun herhangi bir bölgesinde ciltte noktalar veya morarmalar görülebilir.

Radyoterapi tedavisinde görülen yan etkilerin yoğunluğunu belirleyen faktörler değişiklik gösterir. Yan etkileri artıran veya azaltan durumları ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Hastanın yaşı,
  • Hastanın sağlık durumu,
  • Radyoterapi esnasında kullanılan cihaz,
  • Hangi organa uygulanacağı, örneğin böbrek ve karaciğer diğer organlara göre daha hassastır,
  • Radyoterapi uygulanacak alanın büyüklüğü,
  • Günlük alınan doz.

Radyoterapinin Yan Etkilerini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Radyoterapi sırasında yan etkileri azaltmak için beslenme şeklinde yapılacak düzenleme olmazsa olmazlardan biri. Bu hastaların seans öncesinde ve sonrasında protein ağırlıklı beslenmeleri önerilir. Su başta olmak üzere bol miktarda sıvı alımına dikkat edilmeli. Balık, ceviz, badem gibi Omega 3 yönünden zengin yiyecekler tüketilmeli.

Diyette yeterli miktarda meyve ve sebzeye yer verilmeli. Haftada bir iki kere kuru baklagillerden hazırlanan öğünler olmalı. Doğal antioksidan yönünden güçlü, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren yiyecekler tercih edilmelidir. Yan etkiler görüldüğünde doktor mutlaka hastasına yardımcı olacaktır. Beslenme düzenini hasta tek başına oturtamaz ise, bir diyetisyenden yardım alabilir.

Bitkisel destekler, her kanser türüne göre farklılık gösterir. Örneğin jinekolojik kanserlere iyi gelen bir gıda, diğerleri için aynı etkiyi göstermez. Ancak endüstriyel şekerden uzak durmak bütün kanser türleri için ortak bir uygulamadır. Bunun yanında meyve, bal, pekmez gibi ürünlerden alınacak az miktarda şekerin bir zararı olmadığı düşünülür.

Radyoterapi Tedavisi Süresince Nelere Dikkat Edilmeli?

Radyoterapi hastalığın durumuna göre, her hastada süre ve uygulama bakımından değişiklik gösterir. Bu süre boyunca ise dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır;

  • Kullanılan ilaçlar hakkında bilginin doktor ile paylaşılması, tedavi süresince yeni bir ilaca başlamadan doktora bilgi verilmesi gereklidir.
  • Bu süreç boyunca güneş ışınlarından korunmak önemlidir.
  • Cilt daha hassas olacağı için deodorant, parfüm, sabun gibi kozmetik ürünleri kullanırken doktora danışılması önerilir.
  • Yan etkiler konusunda, doktor hastayı uyaracak ve yönlendirecektir. Bu tavsiyelere uymak, hastanın konforunu arttırır.
  • Pamuklu ve cildi sıkmayan giysiler tercih edilebilir.
  • Bu dönemde hasta bol bol dinlenmeyi ihmal etmemeli.
  • Radyoterapi öncesi, doktor hastanın yaşayabileceği bütün olumsuzlukları hesaplar ve hastaya buna göre tavsiyelerde bulunur. Bu tavsiyelere uyulması tedavi sürecini rahatlatır.
  • Kanser gibi hastalıkların tedavi süreci hasta ve çevresi için streslidir. Eğer kaygı, depresyon gibi durumlar aşırı seviyede ise psikolojik yardım alınması doğru olacaktır.

Radyoterapi Ne Kadar Sürer?

Radyoterapi tedavisinin süresine onkolog karar verir. Çoğu hasta günde bir sefer olmak üzere, haftada beş gün radyoterapi seansına girer.

Kimi hastalıklarda tek doz radyoterapi yeterli olabileceği gibi, 1-2 hafta gibi kısa sürelerde de radyoterapi uygulanabilir. Seansların toplam süresi 6-7 haftaya kadar çıkabilir. Verilen iki günlük ara, sağlıklı dokuların dinlemesi içindir.

Seansın süresi ile günlük dozu hastanın genel durumu ve hastalığın biçimine göre doktor tarafından belirlenir.

Источник: https://evdesifa.com/radyoterapinin-yan-etkileri/

Radyoterapi Tedavisinin Yan Etkileri – Sağlık Ocağım .NET

Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

Kanser tedavisinde uygulanan radyoterapi tedavisinin temel amacı kanserli hücrelerin tahrip edilmesi için iyonize radyasyonun kullanılmasıdır.

Günümüz koşullarında birçok kanserin tedavisinde radyoterapi tedavisi kullanılmaktadır.

Kanser tedavisinde hastaların % 50-60’ının hastalıklarının seyrinde, küratif ve palyatif olarak radyoterapiye ihtiyaç duydukları bilinmektedir.

Radyoterapi tedavisinin amacı kanserli hücreleri yok etmektir; ancak bu tedavi sırasında tedavi alanı içinde kalan sağlıklı hücreler de etkilenmektedir.

Radyoterapi tedavisi uygulandığında hücrelerde hasar oluşur ve hasara bağlı hücre ölümü oluşabilir ya da hasar tamir edilir ve hücre yaşamına devam eder.

Tümör tedavisinde kaçınılmaz bir sonuç olan sağlam dokularında tedavi alanına girmesi ve radyasyondan olumsuz etkilenmesidir.

Radyoterapi tedavisi

Radyoterapi tedavisinde yan etkileri arttıran faktörler

Radyasyonun normal dokuya yapacağı hasar birçok faktöre bağlıdır.

Radyoterapi tedavisinde tedavi alanının genişliği ve bölgesi : Radyoterapi tedavisi uygulanacak alanın genişliği nedeni ile komplikasyon riski artar. Ayrıca radyoterapi tedavisi görecek alanın içinde yer alan kritik organ sayısı ve organın büyüklüğü ne kadar fazla olur ise yan etkiler o kadar artar.

Radyoterapi tedavisinde uygulanan toplam ve günlük doz : Tedavide toplam ya da günlük doz miktarı ne kadar yüksek olur ise, radyoterapi tedavisinin yan etkisi de o kadar yüksek olur.

Radyoterapi tedavisinde hastanın yaşı ve genel sağlık durumu : Yaşlı ve direnci düşük hastalarda ve genel sağlık durumu bozuk olan hastalarda radyoterapiye bağlı yan etkiler daha hızlı ortaya çıkar ve daha yoğun olur.

Radyoterapi tedavisinde tedavinin kalitesi : Tedavide doğru cihaz seçimi, tedaviyi doğru planlama ve tedavi sürecinde dikkatli bir takip ile olası yan etkileri en aza indirmek mümkündür.

Radyoterapi tedavisi görenlerde genellikle ilk haftalarda herhangi bir yan etki görülmez.

Tedavide uygulanan doz ile ilgili olmakla beraber, ilk yan etkiler birinci haftadan sonra başlar ve bazı hastalarda sürekli devam edebilecek yan etkiler gelişebilir.

Hızlı bölünen hücreler, yavaş bölünen hücrelere göre radyasyona daha fazla duyarlıdır. Bu nedenle radyasyonun akut yan etkisi hızlı bölünen hücrelere bağlı, radyasyonun kronik yan etkisi yavaş bölünen hücrelere bağlı kendini gösterir.

Radyoterapi tedavisinin akut yan etkileri

Radyoterapinin akut yan etkileri tedavinin uygulanması döneminde ya da radyoterapi tedavisi bittikten hemen sonra ortaya çıkmaya başlar.

Bu yan etkiler özellikle hızlı bölünüp çoğalan hücrelerin bulunduğu doku ve organlarda (gastrointestinal sistem mukozası, kemik iliği, cilt, orofarengeal ve özofagus mukozası) gibi organlarda görülür.

Yan etkinin şiddeti hücrelerin radyasyon duyarlılığına, tedavi tekniğine toplam radyasyon dozuna, fraksinasyon özelliklerine ve tedavi sahasının genişliğine göre değişir.

Radyoterapi tedavisinin geç dönem yan etkileri

Radyoterapi tedavisine bağlı geç dönem yan etkiler radyoterapi tedavisi tamamlandıktan aylar sonra ortaya çıkabilir.

Genellikle polifere olan hücrelerdeki (sinir sisteminde oligodendroglia, periferik sinir dokusunda schwann hücreleri, böbrekte tubul epiteli hücreleri, kan damarlarında endotel hücreleri, ciltte fibroblastlar hücreleri, kemikte osteoblast ve kondroblastlar) hücrelerinin kaybı sonucunda meydana gelen yan etkilerdir.

Geç dönem yan etkilerin oluşumuna neden olan faktörler; uygulanan radyoterapinin fraksiyon başına düşen dozu ile toplam dozudur. Geç dönem yan etkiler erken dönem yan etkilere göre kalıcı yan etkilerdir.

Geç dönem gastrointestinal sistem yan etkiler genellikle tedaviden sonra ikinci yılda orataya çıkmaya başlar iken, üriner sitem yan etkiler üçüncü yılda meydana çıkmaya başlar.

 Radyoterapinin geç dönem yan etkilerinden biri de radyasyona bağlı ikincil kanser gelişimidir.

Radyoterapi tedavisinin yan etkileri

Radyoterapi tedavisinin amacı kanserli hücreleri yok etmektir; ancak tedavi sırasında tedavi alanı içerisinde kalan sağlıklı hücreler de etkilenir.

Radyoterapi tedavisinde en sık görülen yan etkiler; yorgunluk, cilt değişiklikleri ve iştah kaybıdır ve bu yan etkiler tedavi alanı ile ilgili olmadan da radyoterapi tedavisi gören her bireyde görülen yan etkilerdir. Diğer radyoterapi yan etkileri ise radyasyon uygulanan bölgeye ve radyasyonun dozuna bağlı yan etkilerdir.

Radyoterapi tedavisinin yan etkileri her hastada değişiklik gösterebilir. Yan etkilerin çoğu geçici yan etkilerdir. Bu nedenle yan etkiler nedeni ile tedavi kötü gidiyor veya tedavi işe yaramıyor anlamına gelmemelidir.

Radyoterapi tedavisinin yan etkileri

Radyoterapi tedavisinde yorgunluk neden olur?

Radyoterapi tedavisinde yorgunluğun nedeni farketmeksizin tedavi bittikten birkaç hafta veya birkaç gün sonra yorgunluk azalarak geçer. Radyoterapi tedavisi alan hasta yorgunluğunu azaltmak için bazı yollara baş vurabilir.

Örneğin hasta kendini yorgun hissettiğinde dinlenmeli, gün içerisinde kısa aralıklarda uyumalı veya geceleri uyumalı, kişi mümkün olduğunca günlük işlerini gücünün yeteceği kadar sürdürmeli, alışveriş, çocuk bakımı veya araba kullanımı gibi işlerde hasta, yakınlarından yardım istemeli, iyi ve düzenli beslenmeli, kalori ve protein bakımından zengin (et, tavuk, süt, peynir, balık ve benzeri besinler en iyi protein kaynakları) ile beslenmeli gibi yöntemler ile radyoterapi tedavisinin getirdiği yorgunluk bir miktar da olsa azaltılabilir. Ayrıca hafif tempoda düzenli yürüyüş yapmak da yorgunluğu azaltmada yardımcıdır. Fakat ağır egzersizlerden kaçınmak gerekir.

Radyoterapi tedavisinde saç dökülmesi neden olur?

Beyin ve kafatası bölgesine radyasyon tedavisi uygulanır ise saç dökülmesi olabilir.

Radyoterapi tedavisi nedeni ile oluşan saç dökülmesi tedavi alınan bölgeye ve tedavide uygulanan doza göre değişebilir.

Beyin bölgesinin tamamını kapsayan radyoterapi tedavisinde tam saç kaybı oluşması görülür iken, beyin bölgesinin bir kısmına radyoterapi tedavisi uygulanan hastalarda kısmi saç dökülmesi görülür.

Radyoterapi tedavisi sırasında dökülen saçlar genellikle aylar içinde tekrar çıkar. Fakat bu yeniden çıkan saçların renginde, kalitesinde ve hacminde değişiklik olabilir. Saçlı derinin olduğu bölgeden başka bir bölgeye radyasyon tedavisi uygulanıyor ise saçlarda radyasyon tedavisine bağlı dökülme olmayabilir.

Radyoterapinin solunum sistemine yan etkileri

Radyoterapi tedavisinde solunum sistemi de etkilenir. Radyoterapi tedavisi sırasında veya sonrasında nefes daralması, katı yiyecekleri yemede güçlük çekme gibi şikayetler görülebilir.

Bazı ağrı kesiciler ve özel gargaralar ile bu şikayetleri azaltmak mümkündür. Nefes darlığı ve yutma güçlüğü tedaviden 5-8 hafta arasında azalarak kaybolur. Radyoterapi tedavisinden sonra kuru öksürük ve nefes darlığı gelişebilir.

Fakat tedaviden birkaç ay sonra gelişen nefes darlığı ve kuru öksürük akciğer hasarı açısından önemlidir.

Radyoterapinin ciltte görülen yan etkileri

Radyoterapi tedavisinde tedavi bölgesinde kalan cilt kısmı normalden daha hassas olur ve daha kolay yara olabilir. Radyasyon tedavisi nedeni ile tedavi alan bölgenin cildinde kızarıklık, tahriş ve güneşte bronzlaşmış gibi koyuluk gelişebilir.

Radyasyon tedavisinden birkaç hafta sonra tedavi alan bölgenin cildi çok kuru olabilir. Koltuk altı, boyun gibi cilt dokusunun daha ince olduğu bölgelerde, anüs bölgesi, ağız içi mukozası gibi dokularda bu tip yan etkiler daha fazla görülür.

Radyoterpi tedavisi sonrası gelişen cilt problemlerinin geneli 2-4 hafta sonra azalmaya ve yok olmaya başlar.

Radyoterapi tedavisi uygulanan bölgenin cilt bakımında önemli olan bazı hususlar vardır.

Örneğin radyasyon tedavisi verilecek bölgenin cildi renkli bir kalem ya da özel bantlar ile işaretlenir ve bu işaretler kaybolmaya başladığında hasta kendisi işaretlemeye çalışmamalı ve doktoruna bildirmelidir.

Radyasyon tedavisi için işaretli olan cilt bölgesi yıkanmamalı, ılık su ile hafif silinmeli ve kurulanmalıdır. Tedavi sürecinde tedavi bölgesi cildine doktora danışmadan sabun, parfüm, deodorant, krem, ilaç ve benzeri ürünler kullanılmamalıdır.

Tedavi bölgesi cildi duyarlı olduğu için ısıya ya da soğuğa maruz bırakılmamalıdır. Radyasyon tedavisi alan cilt bölgesine sıkacak giysiler giyilmemeli ve pamuklu, bol çamaşırlar giyilmelidir. Radyasyon tedavisi alan cilt bölgesi doktora danışmadan tıraş edilmemelidir.

Radyoterapinin kanda görülen yan etkileri

Radyoterapi tedavisi, bazen kan yapıcı sistemin ürettiği hücreleri de etkiler.

Radyoterapi tedavisi alan alanın kemik dokusu hacmi ne kadar fazla olur ise (omurga, kalça kemiği gibi) kan ile ilgili yan etkilerde de o kadar artış olur.

Ayrıca kemoterapi tedavisi ile birlikte uygulanan ya da kemoterapi tedavisinden hemen sonra uygulanan radyoterapi tedavisinde kan ile ilgili yan etkiler daha fazla görülür.

Eritrositler tedavi nedeni ile azalabilir. Lökositler  radyoterapi tedavisi nedeni ile en fazla azalma gösteren hücre grubudur. Trombositler radyoterapi tedavisi nedeni ile nadir olarak azalır.

Radyoterapi tedavisi nedeni ile kanda oluşabilecek yan etkileri erken saptayabilmek ve gerekli önlemleri zamanında alabilmek için radyoterapi tedavisi gören hastanın haftada belli bir gün tam kan sayımı için tahlilleri yapılmalıdır.

Radyoterapinin sindirim sistemine yan etkileri

Radyoterapi tedavisi süresince, ilk günlerden başlayarak bulantı ve bazen kusma gibi yan etkiler görülebilir. Bulantı ve kusmaya bağlı iştah ve kilo kaybı ortaya çıkabilir. Bu durumu önlemek için ilaç tedavisi verilebilir. Radyoterapi tedavisi bittikten sonra sindirim sistemi şikayetleri de azalarak geçer.

Radyoterapi tedavisi nedeni ile mide bulantısı ve kusmanın dışında ishal, mide krampları ve karın şişkinliği gibi şikayetler de görülebilir. İshal durumunda gerekir ise tedaviye ara verilerek ilaç tedavisi başlanır. İshal, tedavisi verildikten sonra geçer.

Ayrıca idrar kesesinin etkilenmesi nedeni ile sık idrara çıkma, idrarda yanma ve benzeri şikayetler de görülür. Bütün bu yan etkileri azaltmak için hasta bol su içmelidir.

Kanser hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/radyoterapi-tedavisinin-yan-etkileri/

Radyoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

Radyoterapi birçok kanser türünü etkin şekilde tedavi eder. Fakat diğer tedaviler gibi, genellikle yan etkilere neden olur. Radyoterapinin yan etkileri, her kişi için farklıdır. Kanser türüne, bulunduğu yere, radyasyon terapisine ilişkin doza ve genel sağlığınıza bağlıdırlar.

Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek dozlarda radyasyon terapisi uygulanmaktadır. Yan etkiler meydana gelir, çünkü radyasyon tedavisi aynı zamanda sağlıklı hücrelere ve tedavi alanının yakınındaki dokulara zarar verebilir. Günümüzde, radyasyon teknolojisindeki büyük ilerlemeler daha hassas ve daha az yan etkiye neden oldu.

Bazı insanlar için radyasyon tedavisi çok az veya hiç yan etki yaratmamaktadır. Diğerleri için, yan etkiler daha şiddetli olabilir. Reaksiyonlar genellikle tedavinin ikinci veya üçüncü haftasında başlar. Son tedaviden sonra birkaç hafta sürebilirler.

Radyoterapi Yan Etkileri Tedavi Edilir Mi?

Evet. Sağlık ekibiniz birçok yan etkiyi önlemenize veya tedavi etmenize yardımcı olabilir. Yan etkileri önleme ve tedavi etme, kanser tedavisinin önemli bir parçasıdır. Bu tür bakım palyatif bakım olarak adlandırılır.

Radyoterapinin En Sık Karşılaşılan Yan Etkileri

Radyoterapi lokal bir tedavidir. Bu nedenle, yalnızca tümörün bulunduğu vücudun bölgesini etkiler. Örneğin, genellikle radyoterapi alan kişilerde radyasyon tedavisine bağlı saç dökülmesi olmaz. Ancak, eğer radyasyon terapisi vücudun saç derisi gibi bir kısmını hedefliyorsa, bir radyoterapi nedeniyle saç dökülmesi olabilir.

  • Cilt problemleri: Radyoterapi alan bazı insanlarda kuruluk, kaşınma, kabarma veya soyulma görülür. Ancak bu yan etkiler çoğu zaman vücudun hangi kısmının radyasyon tedavisi aldığına bağlıdır. Cilt problemi gelişirse, tedavi tamamlandıktan birkaç hafta sonra genellikle kaybolur. Deri hasarları ciddi bir sorun haline gelirse, doktor tedavi planınızı değiştirebilir.
  • Yorgunluk: Neredeyse her zaman yorgun ya da bitkin hissetmek, yorgunluk olarak tanımlanır. Yorgunluk seviyeniz, kemoterapi gibi başka tedavilere sahip olup olmadığınıza bağlıdır. Yorgunlukla baş etme konusunda doktorunuzdan daha fazla bilgi edininiz.
  • Uzun vadeli yan etkiler: Çoğu yan etki tedaviden sonra gider. Ancak bazıları devam eder, geri gelirler veya daha sonra ortaya çıkarlar. Bu geç etkilere ikinci bir kanser gelişimi dahildir. Bununla birlikte, radyasyon tedavisi nedeniyle ikinci bir kanser olma riski düşüktür. Bu risk, genellikle primer ve mevcut kanser tedavisinin faydasından daha küçüktür.

Genel yan etkilere ek olarak, tedavinin bazı yan etkileri radyasyonun türüne ve yerine bağlıdır.

Baş ve boyun: Radyoterapi kişinin başına ve / veya boynuna yönelikse, aşağıdaki yan etkilere maruz kalabilirler:

  • Ağız kuruluğu
  • Ağız ve diş eti yaraları
  • Yutma güçlüğü
  • Çenede sertlik
  • Mide bulantısı
  • Lenfödem adı verilen bir şişme türü
  • Diş çürüğü. Kanser tedavisi sırasında diş sağlığı hakkında daha fazla bilgi edinin.

Göğüs: Meme bölgesine yönelik radyasyon tedavisi aşağıdaki yan etkilere neden olabilir:

  • Yutma güçlüğü
  • Nefes darlığı
  • Meme veya meme ucu ağrısı
  • Omuz sertliği
  • Öksürük, ateş ve göğüs dolgunluğu. Bu, radyasyon pnömonisi olarak bilinir ve radyoterapi sonrası 2 hafta ile 6 ay arasında olur
  • Tedavi edilmemiş radyasyon pnömonisinden akciğerlerin kalıcı yara izi olan radyasyon fibrozu. Radyasyon onkolojisti planlama sürecinde fibroz riskini nasıl azaltacağını bilir.

Mide ve karın: Karın veya mideye yönelik radyoterapi aşağıdaki yan etkilere neden olabilir:

  • Mide bulantısı ve kusma
  • İshal

Pelvis: Pelvise yönelik radyasyon tedavisi aşağıdaki yan etkilere neden olabilir:

  • İshal
  • Rektal kanama
  • İdrar kaçırma
  • Mesane tahrişi

Buna ek olarak, pelvise radyasyon tedavisi, erkekler ve kadınlar için farklı semptomlara neden olabilir.

Erkekler için:

  • Cinsel sorunlar, erektil disfonksiyon gibi (ereksiyon olamama veya sürdürmeme)
  • Sperm sayımında düşürebilir ve testislere veya prostata yönelik radyasyon tedavisi sperm aktivitesini azaltabilir. Bu, doğurganlığı azaltabilir.

Ayrıca Bakınız: Kanser Tedavisi Sonrası Erkeklerde Kısırlık

Kadınlar için:

  • Menstrüasyonda, adet kanamasının durması gibi değişiklikler
  • Vajinal kaşıntı, yanma ve kuruluk gibi menopoz semptomları
  • İnfertilite (kısırlık), bu da her iki yumurtalık radyasyona maruz kalırsa, hamile kalınamaz veya hamilelik sürdürülemez.

Ayrıca Bakınız: Kanser Tedavisi Sonrası Kadınlarda Kısırlık

Yan Etkilerle Başa Çıkma

Herkesin kanser tedavisi deneyimi farklıdır. Tedavi başlamadan önce gelişebilecek veya gelişemeyebilecek yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşunuz. Tedavi planınız boyunca sağlık ekibinizle konuşmaya devam etmek de önemlidir. Yan etkileri yönetmek için pek çok seçenek vardır.

Önerilen Makaleler:

Источник: http://www.kansertedavisi.web.tr/radyoterapi-yan-etkileri/

Radyoterapi Tedavisinin Riskleri ve Olası Yan Etkileri

Radyoterapideki Gelişmeler Kanser Tedavilerinde Yan Etkileri Azaltıyor

Radyoterapi tedavisinin doğrudan radyasyon kelimesiyle bir arada düşünüldüğünü biliyoruz. Oysa yan etkileri bakımından yanlış bir algının oluştuğu aşikâr.

Radyoterapi tedavisi birçok kişinin aklında bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Tedavinin yararları, zararları veya yan etkileri hususunda bilinenlerin oldukça farklı olduğunu söyleyebiliriz. 

Radyoterapinin Olası Yan Etkileri

Radyoterapi nedir diye sorulduğunda ışın tedavisi cevabını alabilmek mümkündür. Aslında burada radyasyon olarak bildiğimiz ve bize zararlı bir algı oluşturan kelimeyi ele almamız gerekiyor.

Radyasyon herhangi bir şeyin yayılması olarak kısaca tanımlanabilir. Yani bir ışığın yayılması radyasyon olarak betimlenebilir. Cep telefonlarından radyasyon yayılması şeklinde oluşan algının kaynağı da budur.

Tüm bunların yanında Radyoterapi tedavisinin yan etkileri gözlemlenerek hastalara ne denli fayda sağladığı kestirilebilir. Fakat burada da farklı parametrelerin devreye girdiği ortaya çıkmaktadır.

İyonize radyasyon olarak adlandırılan ve ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapiye birçok insan kanserin çaresi gözüyle bakmaktadır.

Birçoğu içinse kanser gibi hastalıklara yol açabilecek kadar zararlı bir tedavi yöntemi olarak algılanıyor.

Aslında iyonize radyasyon ile yapılan tedavide amaç hücrelerin tekrardan harekete geçmesini sağlamaktır.

Yani ışın tedavisi ile hücreler tekrardan yenilenme eğilimine geçebilir, kanserli hücrelerle savaşarak bağışıklık kazanabilir ve bölünme ya da çoğalma gibi durumları durdurabilir. Temel anlamda hücrenin yapısını değiştirebilen bir tedavi türüdür.

Işınların bünyemizde bu denli güçlü bir etki yaratabilmesi için ciddi dalga boylarında gönderilmesi gerektiği aşikâr. Doğal olarak Radyoterapi yan etkileri bakımından aktif sonuçlar doğuracaktır.

Tedavi süresince devam eder ve sonrasında kaybettiğiniz kıl köklerinin yeri dolar.

Cilde doğrudan nüfuz eden iyonize radyasyon sayesinde cilt hassasiyetleri oluşur. Tedavi boyunca kimyasal losyon, deodorant gibi ürünlerden kaçınılmalıdır.

Enerjinizi tüketebilecek kadar güçlü bir tedavidir. İyi beslenerek bu durum ekarte edilebilir.

Genelde saç dökülmesi ve kilo kaybına bağlı olarak yalnızlık hissiyatı, insanların bakışları veya manik depresyon gibi durumlara dönüşebilecek ağır travmalar yaşanabiliyor. Bunları atlatın.

Radyoterapi Tedavisinin Zarar Verdiği Organlar

Radyoterapi yan etkileri açısından incelenirse yukarıda belirtilen noktalarda bir hassasiyet oluşturabilir. Ancak bunun organ bazında bir takım geri dönüşleri de olabilir.

Teknolojinin gelişimiyle beraber radyoterapi cihazları ve uygulanan teknikler bir üst noktaya ulaşmış oluyor. Dolayısıyla iyonize radyasyon yalnızca kanser olan hücrelere yönlendirilebiliyor.

En basit örnekle şu sıralar 2 boyutlu bir alanda değil vücudun daha incelenebilir bir şemasında ışın tedavisi uygulanıyor.

Bu gelişimin sonucu olarak böbrek ve karaciğer kanserinde bile net sonuçlar alınabilmesi mümkün hale geliyor.

İki organın diğerlerine nazaran çok daha hassas olmasından ötürü belirli bir doza kadar radyoterapi seansına maruz kalabileceği biliniyor.

Şu sıralar uygulanan yöntemler ise doğrudan kanserli hücreleri hedef alabildiği için organların ve sağlıklı hücrelerin yıpranma payı minimal seviyeye indirilmiş oluyor.

Radyoterapinin yan etkileri organ bazında incelendiğinde uygulanan alan için ne denli önem taşıdığını bir kez daha gösteriyor.

Zira uygulanan alan genişledikçe, hücre sayısı arttıkça ve organların sayısı çoğaldıkça verilen doz artıyor. Her doz artışı ise daha fazla ışına maruz kalacağımız anlamına geliyor.

Bu durum kısa vadede olmasa bile uzun vadede çok üst düzey deformasyonlara sebep olabiliyor.

Akciğer kanseri gibi önemli hastalıklar ve yaş faktörünü ise mutlaka hesaba katmak gerekiyor. Çünkü yaş gibi organların deformasyon durumunu direkt olarak etkileyen unsurlar bile ilgili dozun kullanımında ana etkenler arasına giriyor.

Radyoterapinin yan etkileri daha fazla görmemiz bakımından dikkat çeken noktaları şu şekilde özetleyebiliriz.

  • Organların ve hücrelerin dirençleri, herkesin bünyesi ve bağışıklık direnci farkıdır. Doğal olarak uygulanması gereken radyoterapi tedavisi farklı dozlarda olacaktır.
  • Düzenli alınan bir tedavi olduğundan yan etkiler görüldüğünde gelişime müsaittir.
  • Uygulanan alanın genişlemesi, daha fazla organa uygulanması gibi durumlarda dozdan kaynaklanabilecek yan etkiler görülebilir.
  • Radyoterapi için uygun cihaz ve yöntemin tercih edilmesi yan ektiler için bir diğer faktördür.

Tabi ki her hastada olmamakla beraber önemli dozajlarda radyoterapiye maruz kalan insanlarda ciddi yan etkileri gözle görülür hale gelebilir. Beyin tümörü için radyoterapi tedavisi alan bir insanın belirli bir süreç ve doz sonrasında yaşayabileceği durumlardan bazıları aşağıdaki gibidir.

  • Dişlerde çürüme ve ağız yaraları
  • Trombosit ve alyuvarların azalması ile halsizlik, kanamalar, dermatolojik deformasyonlar
  • Akyuvarların azalmasıyla oluşabilecek bağışıklık direncini kaybetme durumu
  • Cilt renginde belirgin pigment farklılıkları
  • Nefes darlıkları
  • Bulantı, baş dönmesi, ağrı ve yorgunluk hissiyatı

Radyoterapi Tedavisi Gören Kişilerin Diğer İnsanlara Zararı

Radyoterapi alan insanın yanındakine zararı olur mu konusunun çok daha önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Çünkü günümüzde kanser tedavisi gören, saçları dökülen veya diğer yan etkileri gözlemlediğimiz insanlarla göz teması bile kurmayan insanlara rastlanabiliyor.

Hiçbir kanser hastasının radyoterapi yani iyonize radyasyon ile uygulanan tedavi sonrasında farklı insanlara zararı dokunmamaktadır.

Radyoterapi Kaç Saat Sürüyor15-20 Dakika
Radyoterapi Kaç Gün YapılıyorHaftada 5 Gün
Radyoterapi Ne Kadar Sürüyor3-7 Hafta Arası

Yukarıda görülen bilgiler doktorunuza, hastalığınıza, bağışıklığınıza ve diğer vücut parametrelerinize göre değişkenlik gösterebilir. Fakat çoğunlukla kür olarak tasarlanan programlarla standart bir rutine bağlanır.

Tüm kürleri eksiksiz alan beyin kanserinde bile radyasyon sebebiyle diğer insanlara bir zarardan söz edilemez. Radyoterapinin yan etkileri yönünden bazı reaksiyonlar gösterdiği doğrudur.

Fakat bunlar kişinin kendi vücudunda oluşan bir takım deformasyonlardan ibaret olduğunu bilmek gerekiyor.

Öpüşmek, tokalaşmak, sarılmak, radyoterapi alan insanlarla yakın olup iletişime geçmek kesinlikle size zarar verecek bir eylem değildir.
RADYOLOJİ UZMANI
Uzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE
Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

Источник: https://mrtomografi.com/radyoterapi-yan-etkileri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.