Ramazanda Hurma Tüketmek İçin Nedenimiz Çok

Ramazanda Tüketilmesi Gereken Gıdalar

Ramazanda Hurma Tüketmek İçin Nedenimiz Çok

Ramazan ayı uzun ve sıcak yaz günlerine denk gelmesi nedeniyle beslenmeye dikkat etmek ayrı bir önem kazanıyor. Uzun süre aç kalınacağı için hem iftarda hemde sahurda yediklerinize dikkat etmelisiniz. Sağlıklı beslenerek sağlık problemlerine karşı önlem almış olursunuz.

Sahur ve iftarlarda tüketeceğiniz gıdalara dikkat etmelisiniz. Sağlıklı bir Ramazan geçirmeniz için beslenme kurallarını ve tüketilmesi gereken gıdaları Beslenme ve Diyet Uzmanı Şefika Aydın Selçuk anlattı.

Sahurda Bunları Yiyin

16 saatlik açlığın yaşandığı bu ayda sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi kahvaltı öğünü; yani sahur öğünü asla atlanmamalıdır. İftarda tüketilen ev yemekleri, hamur işi gıdalar, pilav makarna ve tatlılar açlık ve susuzluk hissini artıracağından sahurda yenilmemelidir. Sahurda tokluk hissi veren besinler tercih edilmelidir.

– Yulaf ezmesi: Sahurda yoğurt, kefir veya süt ile karıştırılarak tüketilirse daha da doyurucu ve besleyici olacaktır.

– Yoğurt veya süt: Tok tutucudur. İçinde triptofan amino asit var olması nedeni ile uykuya tekrar geçişe yardımcı olacaktır.

– Meyve ve komposto: Enerji verir ve bağırsakların gün içinde çalışmasında yardımcıdır.

– Ceviz: Krom mineralinden zengindir başta insülin seviyesinin düzenlenmesinde yardımcıdır bu nedenle tok tutucu özelliği vardır. İçeriğindeki omega ve sağlıklı yağlar da tokluk hissi verecektir.

– Yumurta: Sahurda mutlaka alınması gereken bir besindir. Tercihen haşlanmış tüketilmelidir. Fakat yulaf kepeği ve mantar biber gibi sebzeler ile omlet haline getirilerek az yağda yapılarak da tercih edilebilir.

– Tahin ve pekmez: Birlikte vitamin mineral ve enerji deposudur. Yağdan da zengin olan susam yağından meydana gelen tahinin tok tutucu özelliği vardır. Pekmezle karışınca mide için zararsız hale gelecek ve sindirim için sıkıntı yaratmayacaktır. 1-2 tatlı kaşığı ölçüye dikkat ederek alınmalıdır.

– Az tuzlu veya tuzsuz peynir: Gün içinde gereken enerji ihtiyacını karşılayacak, proteinden zengin kalsiyum deposu bir besindir. Özellikle sahurda peynir tüketilecekse de tuzsuz olanlar tercih edilmelidir.

İftarda Bunları Yiyin

1 dilim peynir, 1 dilim pide veya tam buğdaylı ekmek veya 1 kase çorba orucu açtıktan sonra alınabilecek en iyi başlangıç öğünüdür. 15-20 dakika beklenmeli ve ardından ana yemek ve yanına yoğurt/cacık, salata ile öğün devam etmelidir.

Günün en önemli ana öğünü olan iftar saatinin protein alımı yüksek oldukça, gün içindeki tokluk az olacak ayrıca iftar sonrası tatlı tüketim miktarı ve sıklığı azalmış olacaktır.

Ana yemek olarak kırmızı et, tavuk, balık veya etli sebze yemeği tercih edilebilir.

Ramazan pidesi tercih ediliyorsa iftarda yenmelidir. 400 gramlık pidenin, 16 dilim ekmeğe eşdeğer bir kaloride olduğu unutulmamalıdır. Salata, çiğ ya da söğüş sebze öğünlerin olmazsa olmazıdır. Özellikle bu ay süresince limitsiz tüketilmesi sıkıntı oluşturmaz. Tokluk sağlar, kilo kontrolüne yardımcı olur ve bağışıklık sistemini artırır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kavun, karpuz ve muzu az tüketin
Yaz meyvelerinin de oldukça çeşitlilik gösterdiği Ramazan ayında meyve tüketim saati iftardan 1.5-2 saat sonrasıdır. Glisemik indeksi yüksek olan kavun, karpuz, muz, incir ve üzüm gibi meyvelerin daha az sıklıkta tüketilmesi gerekmektedir.

Susatacak besinlerden kaçının
Salçalı, soslu, baharatlı pişen yemekler çok tuz içermektedir. Bu tür pişen yemekler ve turşu gibi salamura besinler su ihtiyacını daha da arttıracağından tercih edilmemelidir.

Sıvı ihtiyacını karşılamak için başta su olmak üzere salata, sebze yemekleri, meyve, meyve kompostoları, çorba, ayran, kefir, cacık, süt, soda ve mineralli sular ve bitki çayları tercih edilebilir. Kişiye göre değişse de günlük sıvı gereksinimi 2.

5-3.5 litredir.

İftardan 1-2 saat sonra spor yapılmalı
Özellikle iftar yemeğinden 1 saat sonrasında hareket etmek aktiviteyi artırmak sindirim ve kilo kontrolü açısından büyük önem taşımaktadır.

Oruç tutan kişiler spor yapmak için iftar ile sahur arasında yemekten en az 1-2 saat sonrasını tercih etmelidir. Su kaybını artırmamak için oruç tutulan saat diliminde spor yapmaktan kaçınmak gerekmektedir.

Tatlı Tercihi

Tatlı tüketiminde dikkat edilmesi gereken; tatlının ne olduğu, ne kadar tüketileceği ve ne sıklıkta tüketilmesi gerektiğidir. Güllaç, kazandibi, muhallebi, dondurma gibi sütlü tatlılar ile meyve ile hazırlanmış tart ve kuplar tercih edilebilir. Haftada 3-4 gün yeterli olacaktır.

Hem sağlıklı hem de az kalorili bu tatlı atıştırmaları da tüketebilirsiniz:

– Tarçınlı süt + kuru hurma

– Zencefilli yulaflı ev kurabiyesi + süt

– Probiyotik yoğurt + içine keten tohumu, tarçın, buğday ruşeymi ve ceviz

– Zencefil ve taze naneli limonata + 15 fındık badem

– Tarçınlı meyve kompostosu + ½ çay bardağı beyaz leblebi

– Yoğurt + taze meyve + fındık/badem karışımı derin dondurucuda bekletilerek dondurma kıvamında tercih edilebilir.

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/beslenme/ramazanda-tuketilmesi-gereken-gidalar.html

Ramazanda neler yemeli? Sahurda tok tutan yiyecekler neler? Susatmayan yiyecekler neler? Ramazan diyeti 2016

Ramazanda Hurma Tüketmek İçin Nedenimiz Çok

Oruç ibadetinin gerçekleştirildiği Ramazan ayı geldi, Ramazanda neler tüketmeli? Susatmayan yiyecekler neler? Tok tutan yiyecekler neler? Ramazanda neler yemeli? Ramazanda kabızlığı önlemek için neler yemeli? Ramazan diyeti nasıl yapılır? Uzm.

Diyetisyen Nesrin Eriş'e göre, ramazan ayı boyunca tokluk hissi oluşturabilmek için hangi besinleri tüketmeliyiz.Sağlıklı bireylere orucun hiçbir zararı yoktur. Uzun bir süre sindirim organlarının ve karaciğerin dinlenmesi vücudun kendi kendini toparlaması için çok faydalıdır.

Belli bir süre bedenin ihtiyacı olan kaloriden biraz daha azını tüketmenin pek çok faydası vardır. Ancakbunu ciddi bir tıbbi denetim altında ve bir uzman gözetiminde yapmak gereklidir. Uzm.

Diyetisyen Nesrin Eriş, ramazan ayı boyunca tokluk hissi üzerine olumlu etkisi olabilecek 7 önemli besinle ilgili şu bilgileri veriyor: Oruç sırasında organizmada depo edilmiş besin maddeleri harcanmaktadır. Sonradan bunların yerine yenileri gelmekte ve bütün vücutta bir yenilenme olmaktadır.

Ramazan ayıboyunca içerdiği protein ve lif özelliğinden dolayı dengeli bir şekilde tüketmemiz gereken et ürünleri, kurubaklagiller ve yeşil salataların yanı sıra; diyetinize ilave edeceğiniz aşağıdaki ürünlerin kilo kontrolü ve tokluk hissi üzerine olumlu etkileri görülebilir.

Ramazanda tüketilmesi gereken 7 besin:

Ceviz: İçeriğindeki Omega-3 yağ asitlerinden dolayı ramazanda açlığa bağlı unutkanlık, konsantrasyon eksikliğinin azalması ve sağlıklı bir oruç süresi için günde 2-3 tane ceviz tüketilmesi gerekir.

Cevizdeki iyi yağın (28 g başına 2,5 gram ALA/Omega 3), lifin (28 g başına 2 g) ve proteinin (28 g başına 4 g) kilo yönetiminde önemli bir başarı faktörü olan tokluğun sağlanmasına yardımcı olabileceği görülmüştür.

İki porsiyon (yaklaşık 55 g) cevizviseral yağlanmalı aşırı kilolu yetişkinlerde endotal (iç zar) tabakası fonksiyonlarını iyileştirir. Diyete ceviz ilavesi kilo almaya neden olmaz.

Yumurta: Anne sütünden sonra gelen vücutta biyo yararlılığı en iyi kaliteli protein kaynağıdır. Sahurda 1 yumurta tüketilmesi vücut için gerekli olan proteinin büyük bir kısmının alınmasını sağlar ve tokluk hissini artırır.

Yulaf ezmesi veya kepeği: Bitkisel proteinler ve liften zengin glisemik indexi düşük olduğuiçin uzun süre tok kalmayı sağlayarak kan şekerinin düşmesini engeller. İçeriğindeki B grubu vitaminleri oruç tutarken stresi azaltır ve hafızayı güçlendirir.

Yoğurt: İçeriğindeki yüksek kalsiyum ve konjuge linoetik asit (CLA) nedeniyle karın yağyakımını hızlandırır. Özellikle iftardan 2 saat sonra tüketilen 1 su bardağı yoğurt ramazanda kilo alımını azaltır.

Tarçın: Tarçında bulunan metil hidroksi karbon polimerleri glikoz metabolizması üzerine etki eder. Bu nedenle kan şekerinin düşürülmesinde etkilidir. Ramazanda uzun açlık sonrasında tüketilen besinlerin kan şekerinin hızla yükseltmesini engeller.

Acı biber: Bibere acı tadı veren capciasin maddesinin metabolizmayı hızlandırma ve tok tutma özelliği vardır. Bağırsakların çalışmasını hızlandırarak ramazanda kilo artışının engellenmesini sağlar.

Brokoli: C vitamini, demir, protein, kalsiyum, krom, K vitamini, A vitamininden zengin olanbrokoli çok iyi bir lif kaynağıdır. İçeriğindeki lif ve krom sayesinde kan şekerinin düzenlenmesinde ve uzun süre tok kalınmasında faydalıdır.

SAHURDA TOK TUTAN YİYECEKLER NELER?

Kavurucu yaz sıcaklarının herkesi bunalttığı şu günlerde daha kolay bir oruç için sahurda ne yemeli ne yememeli? Sahur önemlidir, çünkü tüm gün boyunca sahurda yenen yemekler kullanılır. Protein içeriği fazla gıdalar, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için tercih edilmelidir.

Aynı zamanda tokluk hissi de sağlayan bu besinler, sahurda unutulmamalıdır. Metabolizmamız gece yavaşladığı için gece yenilen yemeklerin vücudun yağlanmasını artıracağı unutulmamalı. Bu durumu engellemek için sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü çorbalar içilebilir. Beyaz ekmekler yerine tam buğday ekmekleri tercih edilmelidir.

Hem daha tok tutarlar hem de B grubu vitaminlerce daha zengindirler.

Süt: Biri iftarla sahur arasında biri sahurda olmak her gün 2 bardak süt içilmeli. Süt önemli bir kalsiyum ve D vitamini kaynağı olmasının tok tutarak açlık hissini bastıracaktır.

Yumurta: Uzmanlar, en kaliteli protein olması, uzun süreli doygunluk hissi sağlaması nedeniyle ramazan ayında sahur sofralarında yumurtanın bulunmasını gerekli kılıyor. Kahvaltıda yumurta tüketilen günlerde gün içerisindeki iştah seviyesi daha düşük seyreder.

Meyve: Sahurda bolca meyve tüketin. Yapılan araştırmalar sonucunda yapısında triptofan aminoasidi fazla olan besinlerin iştahı azalttığı belirtilmiştir. Muz, avokado, yulaf ve süt triptofan bakımından zengin gıdalardır.

Bezelye, fıstık, fasulye gibi albumin bakımından zengin besinler tüketerek iştahınızı azaltabilirsiniz. Meyveler doğal şeker kaynağıdır. Sahurda tüketeceğiniz 2-3 porsiyon meyve sizi gün içinde rahatlatacaktır.

Kan şekerinde hızlı iniş çıkışlar açlık hissinin oluşmasındaki en önemli faktörlerden birisidir.

Ceviz: Yağlı tohumlar besinlerin mideden geçiş hızını yavaşlattığı için tokluğun uzamasına neden olur. Bu nedenle sahurda; ceviz ve fındık gibi yağlı tohumlardan tüketebilirsiniz.

Ramazanda fasulye tüketiminizi ana yemeğin yanında bol mevsim yeşillikli kişi başı bir tatlı kaşığı yağlı bir piyaz olarak veya fasulyeyi ana yemek olarak pişirerek dâhil edebilirsiniz. Her sahurda en az 60 gr. kadar peynir tüketilmelidir.

Yeşil çay çayın uyarıcı özelikte olduğu, yorgunluğu giderme ve beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Yeşil çayla ilgili yapılan çalışmaların pek çok çalışmada yeşil çay tüketiminin içerdiği kateşin sebebiyle kilo kontrolünde ve vücut yağını azaltmada önemli olduğu görülmüştür.

Yeşil çay tüketimi kalbin endotel fonksiyonun yükseltilmesinde de etkilidir. Herhangi bir sağlık probleminiz yok ise ramazanda günde 2–3 fincan yeşil çay içerek kalbinizi ve bedeninizi mutlu edebilirsiniz. Kefir Sindirimi ve hazmı kolay, besleyici bir içecektir.

Tıpkı yoğurt gibi sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı bir fermente edilmiş süt ürünüdür. Yoğurttan daha yoğun olan probiyotik içeriği ile barsaktaki iyi huylu bakterilerin artmasına yardımcı olur, kötü huylu bakterilerin yerleşmesini önler. Ayrıca bol sebzeyi sahurda bulundurmak gerekir.

Çünkü bol sebze vitamin-mineral ihtiyacını karşılaması bakımından önem taşır. Tarçın üzerine yapılan sayısız çalışmanın sonuçları bir tutam tarçının dahi yemek sonrası insülin tırmanışlarını engelleyip, açlıklara son verdiğini göstermiştir.

Ramazanda kan şekerinin dengelenmesinin yanı sıra trigliserid ve kolesterol seviyelerin düşürülmesi isteniyorsa düzeli olarak her gün silme bir çay kaşığı kadar tarçın tüketilebilir. Çörekotu, birçok faydası yanında doygunluk hissi sağlamasıyla da ramazanda tüketilmesini önerdiğim bir baharattır. Sahurda öğütülerek ya da tam haliyle salatalara, yoğurda eklenecek çörekotu doygunluk hissi dışında zindelik de yaratır.

RAMAZAN DİYETİ NASIL YAPILIR?

Ramazan ayı, vücudumuzun uzun süre susuz ve aç kaldığı bir zaman dilimi olduğu için, beslenmeye dikkat edilmesi gereken zamanların başında gelir.

Hem dini gereklerimizi yerine getirmek hem de vücudumuzu sağlıklı tutabilmek için ünlü diyetisyen Gözde Şahin ile Ramazan ayında beslenme ve diyet üzerine bir sohbet gerçekleştirdik: İmsak ve iftar saatleri arasındaki süre uzadıkça oruç tutanlar için açlık süresi de uzamakta bu da oruç tutan kişileri zorlayabilmektedir.

Özellikle son yıllarda ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesi ve oruç süresinin 16 saatlere çıkması beslenmenin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha hatırlatmaktadır. Bu kadar uzun süren bir açlıkta maalesef metabolizma yavaşlıyor, vücut susuz kalıyor, kan şekeri düşüyor.

Kişilerde zaman zaman zihin bulanıklığı, tansiyon düşmeleri, sinirlilik hali gibi değişimler de görülebiliyor. Tüm bu sorunlara karşılık oruç tutmak diğer taraftan vücudu temizliyor, arındırıyor ve manevi huzur yaşatabiliyor. Bahsettiğimiz tüm olumsuz durumları olumluya çevirebilmek bir nevi aslında kişinin kendi elinde. Sahur, ramazanda olmazsa olmaz bir öğündür.

Kahvaltı nasıl günün altın öğünü ise sahur da ramazanın altın öğünüdür. Sağlıklı ve dengeli bir sahur ile oruca başlamak kişinin gün içerisinde aç kaldığı saatleri azaltır. Vücut dengesini kurmaya yardımcı olur. Sahurda kişinin beslenme alışkanlıkları ve ailesel gelenekleri tabi ki çok önemlidir.

Sahuru kahvaltılıklar ile yapmak, vücudun alışkın olmadığı bir saatte hafif besinler tüketmesini sağlar ve bu da metabolizmayı daha çok rahatlatır. Sağlıklı bir sahur için en ideal kahvaltı menüsünde az yağlı az tuzlu bir dilim peynir, 4-5 adet suda bekletilmiş az tuzlu sele zeytin,1-2 dilim tam buğday ekmeği tercih edilebilir.

Sahura yenilecek 2-3 adet ceviz gün içerisinde zindelik verir zihin bulanıklığını önler. İçilen 1 su bardağı yarım yağlı süt hem sıvı alımını arttırır hem de tok tutar. Kolesterol problemi olmayan kişiler haftada 4-5 gün yumurta yiyebilir.

Yumurtayı sadece haşlama olarak değil de az yağlı peynirinizle hazırlanmış bir omlet veya bol domates ve biberli bir menemen olarak tüketmek de sahurunuza renk katabilir. Meyve yemeyi sevenler sahurda 1 porsiyon taze meyve veya kuru meyve de yiyebilir. Böylece menünün posa içeriği de arttırılmış olur.

Geleneksel alışkanlıklarında sahurda yemek yeme alışkanlığı olan kişiler mümkün olduğunca az yağlı ve az tuzlu yemekler yemeye gayret göstermelidir. 1 kase çorba veya susuz az yağlı zeytinyağlı sebze yemeği yoğurt ve 1-2 dilim tam buğday ekmeği ile birlikte tüketilebilir.

Tüm gün aç kalmak ve su tüketiminin azalması ister istemez beraberinde kabızlık problemlerini getirebilir. Kabızlığa karşı ekmekleri tam buğday veya kepekli tercih etmek; zeytin, ceviz, kuru meyve gibi posa içeriği yüksek besinleri sahura eklemek kabızlık için önlem veya tedavi olabilir.

Ayrıca meyveli veya sade probiyotik yoğurtlar da sahur veya ara öğün olarak tercih edilebilir. İftar genellikle tüm ailenin bir arada yapmaya özen gösterdiği, mükellef sofraların hazırlandığı, davetlerin verildiği bir yemek şöleni oluyor. Tüm gün aç kalmaya bağlı oluşan kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) iftarda kontrollü yemek yemeyi engelleyebiliyor.

İftarı 2 parçaya bölmek kontrolü tekrar ele almak adına en iyi yöntem olabilir. Hurma ramazanın geleneksel kuru meyvesidir. 16 saat açlık sonrasında ilk tüketilen besin olarak hurma posa ve meyve şekeri ile sağlıklı bir görüntüye sahiptir ve düşen kan şekerini tekrar regüle etmeye yardımcı olur.

Gün boyu susuzluktan sonra suyu tek seferde çok miktarda içmek midede fazlasıyla şişlik yaparak rahatsız edebilir. Bu nedenle 1-2 adet hurma ve en fazla 2 bardak su ile orucu açmak en doğrusudur. Çorba hem sıvı hem de hafif bir yiyecek olduğu için tercih edilebilir. Çorba, salata ve 1-2 boğum pide ile ilk açlığı bastırdıktan sonra 10 – 15 dakikalık bir mola vermekte fayda var.

Beyinde doyma merkezi ilk besini tüketmeye başladıktan 20 dakika sonra uyarılır. Bu nedenle yemekleri 20 dakikadan daha kısa sürede yemek doyma merkezi uyarılmadığı için çok fazla yemek tüketmenize rağmen tokluk hissi oluşturmaz. İftarda 10 -15 dakikalık bir mola vermek 20 dakikalık sürenin geçmesine yardımcı olur. Böylece çok yemek yemeyi engeller. Molanın ardından sebze ve et grubunun bir arada bulunduğu öğünler yapılabilir. Ayran ve cacık gün boyu bozulan elektrolit dengesini tekrar düzenlemeye de yardımcı olacaktır. İftar saatinin geç olması uykuyla yemek saati arasında geçen sürenin az olması ara öğün yapmamak anlamına gelmez. Yatmadan en geç 1 saat önce, iftardan 1 saat sonra gibi ara öğünler yapabilirsiniz. Ara öğün olarak meyve, fındık , ceviz , badem gibi yağlı tohumlar veya süt, yoğurt, ayran tercih edilebilir. Ramazanla özdeşleşen tatlılardan güllaç, haftada 1-2 gün iftardan 1-2 saat sonra ara öğün olarak tercih edilebilir. Yaz mevsimi olması sebebiyle 2-3 top sade veya meyveli dondurma da iyi bir ara öğün tercihi olarak haftada 1-2 gün yenebilir.

Источник: https://www.sozcu.com.tr/2016/gunun-icinden/ramazanda-neler-yemeli-sahurda-tok-tutan-yiyecekler-neler-susatmayan-yiyecekler-neler-ramazan-diyeti-2016-1263056/

Hurmayı hayatınızdan eksik etmemeniz için 10 neden

Ramazanda Hurma Tüketmek İçin Nedenimiz Çok

Ramazan sofralarının olmazsa olmazı hemen hepimiz için hurmadır. Her Ramazan’da sofranın tam ortasına yerleştirilen hurmanın, faydaları nedeniyle sadece Ramazan’da değil yılın tüm aylarında tüketilmesi gerekiyor.

Tadının güzelliğinin yanı sıra hurma; lifli yapısı, potasyum, demir, kalsiyum gibi birçok vitamin ve minerali barındırması nedeniyle sağlığımıza önemli katkılarda bulunuyor.

Ancak her besinde olduğu gibi, hurmada da önemli olan porsiyon kontrolünü sağlamaktır. 

Diyabeti olanlar dikkat etmeli

Hurmanın içeriğindeki şeker miktarının fazla olması, kalori alımını artırıyor.

Ayrıca yüksek şeker içeriği özellikle diyabet sorunu olanlarda veya insülin direnci gelişmiş olan kişilerde kan şekerinin hızla yükselip aynı hızla düşmesine sebep olabiliyor.

Bu nedenle günde 3 orta boy hurma tüketmek yeterli olacaktır. 3 Orta boy hurma 1porsiyon meyveye eş değerdir. Yaklaşık 60 kalori içermektedir.
 

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili hurma tüketmek için 10 önemli nedeni anlattı, önemli bilgiler verdi.

Hurma, yüksek oranda lif içeriyor

Hurmanın lif oranı çok yüksek. Öyle ki 100 gramı 3.5 gram lif içeriyor. Bu sayede midede sünger gibi şişip hacim kaplıyor ve mideyi geç terk ettiği için tokluk hissi oluşturuyor. Yüksek lif, aynı zamanda bağırsakları çalıştırıyor ve kabızlıktan kurtarıyor.

Cildi nemlendiriyor

Antioksidandan zengin olan hurma hücre yenilemesini sağlaması sayesinde cildimiz üzerinde de faydalı oluyor. Yenilenen doku cildi daha genç bir görünüme kavuşturuyor.

Cilt elastik yapısını kaybettiğinde yanakta çökmeler artıyor ve derin yüz çizgileri belirginleşiyor. Hurma cilde ihtiyacı olan nemi veriyor, böylelikle cilt daha elastiki bir yapıya sahip oluyor.

İçeriğindeki B vitamini sayesinde ciltte oluşan yaraların da daha hızlı iyileşmesine katkıda bulunuyor.

Magnezyum kaynağı

Magnezyum eksikliğinde sık sık kas krampları ve kas ağrıları oluşuyor. Hurma içeriğindeki magnezyum sayesinde kasları güçlendiriyor, protein sentezinde ve enzimlerin sağlıklı çalışmasında görev alıyor. Günde 2-3 adet hurma tüketmek günlük magnezyum ihtiyacını karşılayabiliyor.

 

Yüksek lif içeriği ile midede uzun süre kalarak sindirimin yavaş olmasını sağlıyor. Böylelikle tokluk süresi uzuyor ve daha az besin tüketilmiş oluyor. Demir eksikliği olan kişiler kilo vermede güçlük yaşıyor.

Hurma içerdiği yüksek orandaki demir mineraliyle kişinin demir depolarını destekliyor ve bu sayede metabolizma da hızlanmış oluyor. Ancak unutmamak gerekir ki 1 adet hurma 20 kalori içeriyor.

Özellikle zayıflama sürecinde miktarına dikkat edilerek tüketilmesi gerekiyor.

Kalp dostu

Kalp dostu besinlerin başında yer alan hurma, içeriğindeki zengin potasyum minerali sayesinde kan basıncını (tansiyon) dengeliyor ve kalp ritmini düzenliyor. Hiç kolesterol içermediği gibi güçlü bir antioksidan olması sayesinde kalbi zararlı bakterilerden ve mikroplardan koruyarak, damar tıkanıklıkları riskini azaltıyor.

Stres ve gerginliği azaltıyor

Uzmanların yaptıkları araştırmalar sonucunda, sinirleri güçlendiren B6 vitamininin hurmada yüksek miktarda bulunduğu ortaya konmuş. Bu sayede strese karşı bir savunma gelişiyor. Hurma içerdiği B1 vitamini ile de sinir sisteminin sağlıklı olmasını kolaylaştırıyor.

Kırmızı kan hücrelerini artırıyor

Hurma, yüksek demir içeriğiyle de dikkat çekiyor. Düzenli tüketildiğinde, demir eksikliği anemisi olan kişilerde kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini artırıyor. Bu etkisiyle demir eksikliğiyle ilgili kansızlık riskini azaltıyor. Ayrıca içerdiği B2 ve B3 vitamini ile kırmızı kan hücrelerinin sayısını artıyor.

Enerji veriyor

Gün boyunca kendini oldukça yorgun hisseden, halsiz kalan veya kilo almak isteyen kişiler hurmayla ihtiyaçları olan enerjinin bir bölümünü sağlayabiliyor. Yüksek enerji içeriği, özellikle kilo almak isteyen kişiler veya gelişmekte çağında olan çocuklar için çok fayda sağlıyor.

Enfeksiyonların oranını azaltıyor

Hurma, bağışıklık sistemini destekleyen antioksidan etkili selenyumdan ve C vitamininden zengin bir besin. Bu sayede vücudu zararlı bakterilerden ve mikroplardan temizliyor. Ayrıca içeriğindeki yüksek orandaki magnezyum minerali, vücutta oluşabilecek enfeksiyonların oranını azaltıyor.

Kemikleri güçlendiriyor

Hurma içeriğindeki kalsiyum ve fosfat sayesinde iskelet oluşumuna ve vücudun kemik yapısının dengelenmesine katkıda bulunuyor. Ayrıca kemik erimesi ve yumuşaması gibi gelişebilecek kemik hastalıklarının önlenmesinde fayda sağlıyor.

Video: Oruç tutanlarda reflü atağı daha mı çok görülür?

İlginizi çekebilir

Hangi kronik hastalıkta, ne şartla oruç tutulabilir

Ramazan boyunca böyle beslenin

“Oruçluyken açlık değil susuzluk zorluyor” diyorsanız

Bu besinleri sahurda yemeyin

Kalp, tansiyon ve diyabetlilere oruç tutma tavsiyeleri

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/hurmayi-hayatinizdan-eksik-etmemeniz-icin-10-neden

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.