Ramazanda Sağlıklı Cinsel Yaşam Nasıl Olmalı?

Sağlıklı Bir Cinsel Yaşam için Öneriler

Ramazanda Sağlıklı Cinsel Yaşam Nasıl Olmalı?

Başka birçok konuda olduğu gibi aile planlama yöntemleri ve cinsel sağlık konusunda da eksik ve yanlış bilgilerle donatılıyoruz.

Doğru bilgiye ulaşamamak sorunuyla karşı karşıya iken devreye bir de toplum ve aile baskısı giriyor.

Sağlıklı bir cinsel yaşam için ihtiyacınız olacak soruları Avusturya Sen Jorj Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisinden Jin. Op Dr. Neptün ERDENER'e yönelttik.

Sağlıklı bir cinsel yaşam için fiziksel ön koşullar nelerdir?

Bunun en öncül koşulu elbette beden sağlığıdır. Genel hijyen ve ilişki öncesi hijyen kurallarına uymak son derece önemlidir. Günlük bakım rutinlerinin yerine getirilmesi diyebiliriz aslında buna. Genital bölgeyi dezenfekte ederken dikkatli davranmak, PH oranı dengelenmiş, çok parfüm ve kozmetik madde içermeyen, asitik 3.8 ürünler kullanmak gerekli.

Her iki partnerin de temas öncesinde duş alması elbette en ideali. Kaşıntı, akıntı artışı gibi florayı bozan herhangi bir şikayet olduğunda doktora başvurmak ve yine periyodik jinekolojik muayenelere özen göstermek önemli.

Öte yandan şunu belirtmek gerekir ki kadınlar bu dönemde enfeksiyona çok açık olduklarından, regl döneminde cinsel ilişkiyi önermiyoruz.

Genç bir kadının evlenmeden önce ve sonra tek defalık ya da rutin olarak yaptırması gereken test ve kontroller var mı?

Genç bir kadının evlenmeden önce, özellikle de bir doğum kontrol yöntemi seçmeden önce genel bir jinekolojik muayeneden, bir ultrason muayenesinden geçmesi elbetteki faydalı. Aktif cinsel hayatının başladığı andan itibaren ise en az yılda bir defa smear testi (simir) yaptırması ve genel bir muayene olması gerekiyor.

Simir testi, rahim ağzı kanserini araştıran bir tarama testidir. Ayrıca bir meme muayenesinden geçilmesinde yine yarar var; çünkü meme kanseri teşhisi otuzlu yaşlara kadar düştü. Hormon kullanımlarındaki artışın bu yönde de bir dezavantajı var.

Dolayısıyla meme muayenesini de rutin tetkikler arasına katmak gerektiğini düşünüyorum.

Rahim ağzı kanseri aşısı olarak bilinen HPV aşısının hangi yaş aralığında ve hangi mevcut koşullarda yapılması gerekir?

Dünyada cinsel hayatın erken yaşlarda başlaması sebebiyle HPV aşısının uygulanması 9 yaşından itibaren öneriliyor. Bizim ülkemizde kişilerin cinselliğe adım atmaları daha ileri yaşlara tekabül ettiği için aşının uygulaması da 9 yaşından daha geç yapılabiliyor.

Fakat ülkemizde görülen erken evliliklerde bu aşının erken yaşlarda uygulanmasının önemi büyük. Bu uygulama 25 yaşına kadar yapıldığı taktirde etkisi çok daha fazla gözleniyor ama uygulama yaşı geciktikçe etkisi giderek azalıyor.

Sonuç olarak aktif cinsel bir hayatın başlamasından önce bu aşının uygulanmasında fayda var. Bu virüsün birçok tipi var. Düşük risk grupları siğillere yol açarken, yüksek risk gruplarında rahim ağzı kanseri riski artıyor.

Uygulaması koldan yapılan bu aşının ilkini yaptıktan bir ay sonra ikinci doz, altı ay sonra ise üçüncü doz yapılıyor.

Hangi doğum kontrol yöntemi kimlere uygundur, aile planlama yöntemleriyle ilgili genel bir resim çizebilir misiniz?

Genel olarak böyle bir ayrımdan söz edemeyiz. Genel doğum kontrol yöntemleri nelerdir? Doğum kontrol hapları, prezervatif, rahim içi araç dediğimiz spiral gibi rahim içi uygulamalar.

Yine doğum kontrol haplarının aylık ya da üç aylık iğneler şeklinde formları var, vajinal ring dediğimiz gebelik önleyici halkalar var. Bunların kişiye göre kullanımına dair çok keskin çizgiler çizemeyiz ama mesela yeni doğum yapmış, emziren bir kadının doğum kontrol hapı kullanmaması gerektiğini söyleyebiliriz.

Çünkü hormonlar sütle bebeğe geçebilir, dolayısıyla doğum kontrol haplarını hamilelik sürecinde ve doğum sonrasında önermiyoruz.

Ayrıca 35 yaşın üzerinde, sigara içen, fibrokistik meme hastalığı olan, birtakım hormonal bozuklukları olan, kalp-damar hastalıkları yaşayan, pıhtılaşma olasılığı yüksek olan hastalıklar taşıyan hanımlarda doğum kontrol haplarını yine kesinlikle önermiyoruz. Bu gibi durumlarda prezervatif, rahim içi araç kullanılabilir.

Konu doğum kontrol yöntemlerine gelmişken, toplumsal bir yanılgı olan geri çekilme yöntemi konusunda görüşleriniz neler?

Geri çekilme asla bir doğum kontrol yöntemi değildir. Bizim bir hekim abimiz vardı. Derdi ki: “Etrafınıza bir bakın sokakta dolaşan insanların yarısı geri çekilme yöntemi ile doğmuş çocuklardır.” Sadece bunu söylesem yeter.

Çünkü cinsel ilişki esnasında erkek boşalmadan önceki saniyeler içerisinde bir iki damla ejakulat vajinaya akıyor. Zaten onun içerisinde de binlerce sperm var. Ayrıca yine böyle bir toplumsal yanılgı olan takvim yöntemi de asla güvenilir değildir.

Çünkü o da, “planlanan yumurtlama döneminin dışında yumurtlama” dediğimiz her kadında olabilecek bir vakadır.

Peki ertesi gün haplarının yanlış kullanımına dair ne söyleyebilirsiniz?

Ertesi gün haplarının piyasaya çıkış nedeni tecavüz gibi aslında gerçekten istenmeyen durumlarda ortaya çıkan gebeliklerin önüne geçmektir. Her iki tarafın da sorumsuz davranışlarının sonucu korunmayarak ilişkiye girmelerinin ardından bu hapların kullanımı son derece yanlıştır. Tekrarlanan şekilde keyfi bir kullanıma bırakılmamalıdır.

Çünkü bu ilaçlar çok yüksek doz içerir ve hormonal dengeyi altüst eder. İleri yaşlarda o genç kadınlarda nasıl etki yapacağı, bir kanser geliştirip geliştirmeyeceği belli değil. Geçmişte çok üst üste ertesi gün hapı kullanılmışsa, çocuk sahibi olmak istediğinde birtakım hormonal sorunlarla karşılaşılabilir.

Daha çok yeni çıkan ilaçlar bunlar.

Çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra kullanılması gereken ilaç, vitamin, ek besin vs. var mı?

Düzenli ve sağlıklı beslenen, genellikle ilk çocuğunu dünyaya getirmeye karar vermiş veya ilk çocuğuna hamile kadınların çok da ek bir gıda veya ek bir vitamin almasa da ilk bebeğini yeteri kadar sağlıklı besleyebileceği bir depoya sahip olduğunu düşünüyoruz.

Ama folikasit kullanımının önemini son zamanlarda artık herkes biliyor. Özellikle gebe kalmadan üç ay öncesinde vücut depolarını doldurmak amacıyla folikasit kullanımını öneriyoruz. Bunun yanında enfeksiyon tedavisi çok önemli.

Özellikle gebe kalmadan önce idrar yolları ve ağız ve diş enfeksiyonlarının giderilmesi gerekiyor. Vitamin özel olarak önermiyoruz. Ek ilaç, ek besin değil ama hayvansal proteinlerin gerekli olduğunu düşünüyorum.

Çünkü hayvansal protein açısından zengin beslenmeyen hanımlarda anemi çok daha sık görülüyor. Kansızlık durumunda da anne adayı bebeği beslemekte çok zorluk çekiyor.

Sağlıklı bir cinsel yaşamın rutini nedir? Bunun tıbbi bir kriteri var mı?

Bunun bir rutini yok ama erkekteki sperm yapım döngüsüne baktığımız zaman, spermin kaliteli hale gelmesi için, eşini gebe bırakacak kalitede bir sperm üretmesi için ortalama 2-3 günlük bir ara geçmesi gerekiyor. Fakat tabii bu cinsel ilişki sıklığını belirleyen bir kriter değil kesinlikle.

Bu rutini ancak çiftler kendileri belirler ama haftada bir defadan az cinsel ilişkiyi önermiyoruz.

İlişkinin çok sık gerçekleştiği durumlarda ise bu eylem vajinal florayı bozabilir, tahrişi arttırabilir, yorucu ilişkilerde vajinal epitel tahriş olabilir ve bu da enfeksiyon riskini arttırabilir; ama genel olarak haftada 2-3 defa cinsel birliktelik normdur diyoruz.

Değerli katkılarından dolayı Jin. Op. Dr. Neptün ERDENER'e ve Avusturya Sen Jorj Hastanesi'ne teşekkür ederiz.

Источник: https://dugun.com/guzellik-merkezleri/makaleler/saglikli-bir-cinsel-yasam-icin-oneriler-1232

Organik cinsellik nedir? Sağlıklı cinsel yaşamın 10 kuralı

Ramazanda Sağlıklı Cinsel Yaşam Nasıl Olmalı?

İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Talat Yurdakul, iyi bir cinsellik için önerilerde bulundu; şehirden köye kaçmanın faydalı olabileceğini söyledi.

Büyük kentin sorunlarından yorulan ve köylerindeki o doğal yaşama geri dönmeye karar veren insanlar; yıllardır çocuklarının eğitimi, daha çok iş imkanı derken şehir hayatında sıkışıp kalıyorlar.

Şehirdeki stresli yaşam şartlarının yanı sıra, yoğun teknoloji ve cep telefonu kullanımı cinsel hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Bu durum birçok cinsel sorunu beraberinde getirerek çiftleri boşanmalara kadar götürüyor.

İyi bir cinsel yaşam için önerilerde bulunan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Talat Yurdakul, çiftlerin fırsat buldukça büyük şehirden daha organik bir yaşama kaçmalarının faydalı olabileceğini söyledi.

Cinsellik, uyku da dahil 24 saat devam eden bir olgudur. Mutlu geçirilen zamanlar, size karşı ilgili bir partner bu işin olmazsa olmazıdır.

Günümüzde büyük şehirlerdeki yaşam biçimi cinsel hayatımızı da kısıtlıyor.

Trafikte harcanan uzun saatler, yorgunluk, işimizle ilgili kaygılar ve belki de aynı koşullarda yaşayan partnerlerimiz de bu durumdan etkileniyor.

Yorgun argın ulaşılan evlerde partnerimizle birlikte geçirilen birkaç saati çocuklara mı evdeki sorumluluklarımıza mı yoksa kaldıysa motivasyonumuz eşimizle birlikte romantizme ve cinselliğe mi ayıralım?

Organik cinsellik

Günümüz büyük kentlerinde yaşayan çiftler gittikçe birlikteliklerine daha az zaman ayırıyorlar. Mobil iletişim araçları ve internet sayesinde, bazen ihtiyaç bazen de çoğunluğa uyum sağlama adına cep telefonlarıyla ya da tabletlerle sosyalleşmek artık hayatımızın önemli bir parçası haline geldi.

Erkeklerde sertleşme problemleri

Bu da çiftlerin birlikte daha çok başbaşa geçirdikleri zamanı önemli ölçüde azalttı. Bu yaşam biçimi kadın ve erkekte orta yaşlarda daha fazla olmak üzere cinsel istekte azalmaya yol açıyor.

Erkekte ise sertleşme problemlerinin ortaya çıkmasına veya var olan problemlerin artmasına neden oluyor. Türkiye’de her 5 erkekten 1’inde cinsel fonksiyon bozukluğu görülüyor.

Artan antidepresan kullanımı da cinselliği etkiliyor.

Organik tatillere gidin…

Nasıl ki bu yaşam biçimi içerisinde fiziki sağlığımıza özen gösteriyor sağlıklı besleniyor, egzersiz yapıyorsak cinsel yaşamımızın devamı için de çaba göstermeliyiz.

Genel sağlığımız için ofis egzersizlerinin üretildiği günümüz yaşam biçiminde, her zaman uyaranların olmasını beklemeksizin partnerimizle iletişime geçmeliyiz.

Onunla fiziken aynı ortamda olmasak bile özel zamanlar ve birlikte planlayabileceğimiz aktiviteler yaratmaya çaba göstermeliyiz.

Organik cinsellik

Organik cinsellik: Sağlıklı cinsel yaşam için 10 öneri

1- Partneriniz ile zaman geçirin.

2- Biraz teknolojiden uzak durun, organik-doğal yaşamın olduğu yerlere, köyünüz varsa köyünüze tatillere gidin.

3- Alkol ve sigara, damar yapısına zarar vererek cinsel organlara giden kan akımını azaltır. Kaliteli bir cinsellik yaşamak için sigarayı mutlaka bırakın. Kadınsanız günde bir, erkekseniz günde iki kadehten fazla alkol almamaya özen gösterin.

4- Cinsellikte iyi performans süre ile belirlenmez. Bu nedenle kendinize fiziksel ve psikolojik yıpratıcı hedefler koymayın.

5- Yılların vücudunuzda yarattığı değişimler ve ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip, sizi cinsellikten uzaklaştırabilir. Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın.

6- Cinsel sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kaçınmayın.

7- Stres; sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Kendinizi gergin hissediyorsanız stres yönetimi uzmanından yardım alın.

8- Yüksek kolesterol, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, kanser, hormonal dengesizlikler ve depresyon gibi birtakım sağlık sorunları erkeklerde sertleşme problemine, kadınlarda ise başta orgazm ve uyarılma sorunları olmak üzere birçok cinsel hastalığa yol açabiliyor. Bu açıdan, genç yaşlardan itibaren düzenli olarak sağlık kontrolleri yaptırarak önleminizi alın.

9- Duygusal durum, partneriniz ile iletişim, stres, uykusuzluk gibi birçok durum cinsel performansınızı etkiler. Tek seferlik başarısızlığı dikkate almayın. Sorununuz devam ederse bir uzmana başvurun.

10- Cinsellikte mekan ve uygun koşul aramayın. Gelişen karşılıklı isteklere açık olun.

Sürekli bir şeyler ters mi gidiyor? Cevabı Çin burcunuzda olabilir!

Источник: https://indigodergisi.com/2018/07/organik-cinsellik-nedir-saglikli-cinsel-yasamin-10-kurali/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.