Reaktif Hipoglisemi Merkezi Açıldı

HİPOGLİSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Reaktif Hipoglisemi Merkezi Açıldı

Hipoglisemi, düşük kan şekeri yani kandaki glikoz miktarının düşük olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalıkta kan şekeri normal değerin altındadır.

Hipoglisemi hastalığının oluşma nedeni genellikle diyabet hastalarının kullandığı, insülin ve benzeri gibi ilaçların kullanılmasıdır. Hipoglisemi, glikoz seviyesinin tanımlanmasına göre bazı türlere ayrılmaktadır.

Diyabet hastalarında tespit edilen glikoz seviyesi 70 mg/dL değerinden düşüktür. Yemek yeni doğanlarda ise bu değer, 40 mg/dL değerinden düşük olması durumunda, hipoglisemi meydana gelmesi olasıdır.

Hipoglisemi, kandaki şeker miktarının azalmasına sebep olduğu için, vücudun enerji kaybetmesine de yol açmaktadır. Çünkü şeker vücudun temel enerji kaynağıdır.

Diyabet hastalığının tedavisi ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, nadir olarak diyabet hastası olmayan kişilerde de görülebilmektedir. Aslında hipoglisemi tek başına bir hastalık değildir, bir sağlık problemi göstergesidir.

Eğer kandaki şeker seviyesi 70 mg/Dl ve 110 mg/Dl değerleri arasında ise herhangi bir problem yoktur. Fakat bu değerlerin altında ya da üstünde ise bir problemin varlığından söz edilebilmektedir.

Hipoglisemi kan şekerinin yani glikoz seviyesinin çok fazla miktarda düşmesi sonucu meydana gelmektedir. Hipoglisemiye sebep olan birkaç neden vardır. Fakat hipoglisemi oluşmasına sebep olan en yaygın neden, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etki göstermesidir.

Sindirim sırasında, vücut gıdalardan gelen, pirinç, ekmek, makarna, sebzeler, meyveler ve süt ürünleri kaynaklı karbonhidratları parçaladıktan sonra açığa çıkan ürün basit şekerdir. Bu şeker molekülünün adı ise vücudun enerji kaynağı olan glikoz şekeridir.

Pankreasın insülin salgılaması, kandaki şeker seviyesinin normal değerde olmasını sağlamaktadır. İnsülin ise, hücrelerin kilidini açarak, glikozun hücre içine girmesini sağlar ve glikozun hücre yakıtı olarak faaliyet göstermesine yardımcı olur.

Yani insülin salgısının aşırı derecede artması sonucu, şeker molekülü hücreye giriş yapamaz ve hipoglisemi oluşur. Ayrıca, karaciğerde depolanan glikozun vücuda dağıtılmaması halinde, kandaki şeker miktarı düşer bu durumda hipoglisemi oluşmasına sebep olmaktadır.

Diyabet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar da, insülün ve glikoz seviyelerini etkilediği için, hipoglisemiye neden olabilmektedir.

Fakat, diyabet hastası olmayan kişilerde de hipoglisemi gözlenebilmektedir. Tabi bu durum oldukça nadirdir ve oluşum nedenleri; ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, bazı kritik hastalıklar, vücudun çok fazla insülin üretmesi, hormon eksiklikleri gibi faktörlerdir.

Hipogliseminin diğer oluşum nedenleri ise; böbrek yetmezliği, bazı tümörler, karaciğer hastalıkları, hipotiroid, yetersiz beslenme, metabolizmada doğuştan gelen hatalar, şiddetli enfeksiyonlar ve reaktif hipoglisemi gibi sağlık problemleridir.

Nasıl ki bir aracın çalışması için yakıta ihtiyaç var ise, insan vücudunun ve beyninin de, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için glikoza ihtiyacı vardır. Eğer vücutta glikoz seviyesi çok düşük ise hipoglisemi belirtileri ortaya çıkmaya başlamaktadır.

Hipogliseminin belirtileri; kalpte çarpıntı, halsizlik, ciltte solgunluk, titreklik, sakarlık, anksiyete, terleme, açlık hissi, asabiyet, ağız etrafında karıncalanma hissi ve uyku sırasında ağlama gibi semptomlardır.

Bunun yanı sıra hipoglisemide gözlenen daha ağır belirtiler ise; dalgınlık ve anormal davranışlar, rutin işleri aksatma, görme problemleri, nöbetler ve konsantrasyon bozuklukları gibi semptomlardır.

1.Kalpte Çarpıntı

Hipoglisemi kandaki şeker miktarının aşırı derecede azalmasına sebep olan bir sağlık sorunudur. Kandaki şeker ise vücudun ana enerji kaynağıdır. Kalbe ulaşan kanda şeker miktarının az olması, kalbin fonksiyonlarını etkin şekilde yapmasına engel olacağı için, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilmektedir.

2.Halsizlik

Gıdalardan alınan karbonhidratlar vücudun enerji kaynağı niteliğindedir. Karbonhidratlar, karaciğerde parçalandıktan sonra açığa çıkan kimyasal ise glikozdur. Glikoz yani kan şekeri, hipoglisemi sebebi ile kandan hücrelere yeteri kadar taşınamaz. Bu durumda hücre enerji kazanamadığı için fonksiyonlarını gerçekleştiremez. Böylece kişide yorgunluk ve halsizlik ortaya çıkabilmektedir.

3.Ciltte Solgunluk

Hipoglisemide, kandaki glikoz seviyesi ciddi anlamda düştüğü için kişinin ten renginde solgunluk yaşanabilmektedir.

4.Titreklik ve Sakarlık

Kan şekerinin düşmesine bağlı olarak kişinin el ve ayaklarında titreklik gözlenebilmektedir. Ellerde koordinasyon bozukluğu, sürekli sakarlık ve sersemlik hali, kandaki şeker seviyesinin düşmesine bağlı olarak gelişen hipoglisemi belirtisi olabilmektedir.

5.Anksiyete ve Endişe

İnsülin hormonu ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, insülin hormonunun üretilmesini etkilemektedir. Vücutta sadece bir hormon salgısının dahi etkilenmesi, diğer hormonların işlevini de etkileyecektir. Bundan dolayı kişide birtakım endişe ve huzursuzluk hali gelişebilmektedir.

6.Terleme

Vücudun yeterli miktarda enerjiye sahip olmaması organların daha fazla yorulmasına sebep olabilmektedir. Bu durum tüm vücudu etkisi altına alarak, kişinin sürekli olarak terlemesine yol açabilmektedir.

7.Açlık Hissi

Kan şekerinin düşmesi halinde kişide, devamlı olarak bir açlık hissi ve iştahta artış yaşanması normal bir süreçtir. Fakat, hipoglisemide kişinin kan şekeri çok fazla miktarda düştüğü için, bu acıkma hali daha yoğun ve sık şekilde yaşanmaktadır.

8.Asabiyet

Kan şekerinin düşmesinden dolayı genel bir sinirlilik hali ve asabiyet yaşanması olağandır. Hipoglisemili kişinin devamlı olarak asabiyet yaşaması semptomlardan biridir.

9.Ağız Etrafında Karıncalanma

Ağız etrafında karıncalanma yaşanması, tansiyon değerlerinin düşmesiyle alakalı olabileceği gibi, kan şekerinin düşmesiyle de yakından alakalı bir durumdur.

10.Uyku Sırasında Ağlama

Hipoglisemi, endişe ve anksiyeteye sebep olduğu için, kişinin uykusunda huzursuzluk yaşamasına yol açmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemili sorunu olan kişiler, uykularında ağlayabilir ya da sayıklayabilirler.

Komplikasyonlar

Eğer, hipoglisemi belirtileri ihmal edilip, uzun süre tedavi edilmez ise, birtakım sağlık problemlerinin yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu komplikasyonlar; inme, bilinç kaybı, hipoglisemi duyarsızlığı (kalp çarpıntısı ve kalp ritminde bozukluğa sebep olur) ve ölüm şeklindedir.

Tanı ve Testler

Hipoglisemiyi tanımlayan glikoz seviyesi oldukça değişkendir. Glikoz seviyesi, diyabet hastalarında, bebeklerde ve normal insanlarda farklı değerlerde bulunmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemi tanısı konulmadan önce doktor, birtakım kan tahlilleri istemektedir. Tanı koyabilmek için istenen diğer testler ise, insülin ve kandaki C peptit seviyesinin ölçülmesidir.

Ayrıca doktor hipoglisemi tanısı koyabilmek için üç kriter kullanmaktadır. Bu üç kritere Whipple üçlüsü adı verilmektedir.

Bu üçlü; doktorun belirti ve semptomları sorarak takip etmesi, doktorun belirlemiş olduğu semptomların kandaki glikoz miktarının düştüğünü işaret etmesi sonucu, doktorun kan testi istemesi ve son olarak, doktorun bazı yöntemler ile glikoz seviyesini yükseltmesi ile belirtilerin ortadan kaybolması. Bu şekilde 3 aşamada doktorlar, hipoglisemi tanısı koyabilmektedirler.

Bunlara ek olarak doktor, hastanın ilaç geçmişine dayanarak fiziksel muayene yapabilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Hipoglisemi tedavisinde, öncelikle kan şekeri değerlerini yükseltecek ilaçlar kullanılmaktadır. Daha sonra ise, hipoglisemi ortadan kaldırılarak bir daha tekrarlanmaması amaçlanmaktadır.

Temel ve derhal tedavi yöntemi olarak, hipogliseminin erken evresinde, genellikle 15-20 gram miktarında hızlı etkili karbonhidrat tedavisi uygulanmaktadır. Hızlı etkili karbonhidrat, şekerlemeler, meyve suları, alkolsüz meşrubatlar ya da glikoz tabletler yolu ile alınabilmektedir.

Öte yandan, yağ ve protein içeren gıdalar hipoglisemi tedavisinde faydalı değildir. Çünkü protein ve yağ, vücuttaki şekerin emilmesine neden olmaktadır.

Her hızlı etkili karbonhidrat tedavisinin ardından kan testi yapılarak, kan şekeri değerlerinin 70 ml/dL değerini aşıp aşmadığı kontrol edilmektedir.

Eğer belirtiler çok şiddetli ise, glikagon ya da damar içine glikoz enjeksiyonu tedavisi uygulanabilmektedir.

Bunların dışında hipogliseminin altında yatan hastalık tedavi edilebilir. Pankreasta gelişen bir tümör hipoglisemiye sebep olacağı için, ameliyat ile bu tümör temizlenmektedir.

Alınacak Önlemler

Özellikle diyabet hastaları hipoglisemide risk altındadır.

Eğer diyabet hastasıysanız; Doktor yardımı ile diyabet sürecini iyi izlemeniz, ilaçları dikkatli kullanmanız, egzersiz ve yeme içme alışkanlıklarına özen göstermeniz, hipoglisemi gelişimini önlemenize yardımcı olacaktır. Glikoz monitorü yardımı ile ölçülen kan şekeri değerlerinde aşırı derecede düşüş görüldüğünde doktora danışmak faydalı olacaktır.

Eğer diyabet hastası değilseniz; Kan şekerinizin normal değerlerini korumak için, gün içinde sürekli olarak fakat az az miktarda atıştırmanız önemli olacaktır. Böylece, hipoglisemi riski de düşürülmüş olmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/hipogliseminin-belirtileri-nelerdir/

Reaktif Postprandial Hipoglisemi ve Diyet Tedavisi

Reaktif Hipoglisemi Merkezi Açıldı

Yemek sonrası halsizlik ve elde ayakta titremelerde kendini belli eden postprandial hipoglisemi toplumda sıkça gözlenen önemli bir hastalıktır. Kontrol edilmemesi vücutta ciddi zararlara yol açabilmektedir ancak iyi bir izlem ve tedavi ile bu durumu atlatmak veya idame ettirmek gayet kolaydır.

Bu yazımızda postprandial hipoglisemi nedir, tanısı nedir / nasıl anlaşılır?  Stimülatif hipoglisemi de beslenme tedavisi ve örnek diyet listesinden bahsedeceğiz.

Postprandial Hipoglisemi Nedir?

Yemek yenildikten 2-5 saat sonra kandaki glukoz miktarının normalin altına düşmesidir. Reaktif postprandial hipoglisemi, Stimülatif hipoglisemi olarak da bilinmektedir.

  Genellikle duyarlı kişilerde glikoz toleransı bozulmuş, glikoza karşı insülinin yanıtı gecikmiş fakat salgılanan insülin miktarı artmıştır.

İnsülinin pik yanıtı normal kişilerde yemek sonrası 30-60 dakikalık süre içinde oluşurken, reaktif hipoglisemi olan kişilerde 90-180 dakika içinde ortaya çıkar.

Stimülatif hipoglisemi Tanısı

Reaktif postprandial hipoglisemiden söz edebilmek için aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaç tanesinin kişide yemek sonrası görülüyor olması gerekir.

En sık görülen Stimülatif hipoglisemi belirtileri

  • Halsizlik
  • Sinirlilik
  • Titreme
  • Solunum sayısında artma
  • Baygınlık hissi
  • Baş dönmesi
  • Kalp ritmindeki artış

Tedavisi

Uzun süreli şeker yükleme testi (OGGT-Oral Glikoz Tolerans Testi) teşhiste etkili bir yöntemdir. Bu testte önce kişiye 75 gr glukoz içirilir ve yarım saat, 1 saat, 3 saat sonra kan şekerine bakılır.

  Kanlarda; kan şekerinin 80 mg/dl’nin altına inmesi reaktif hipoglisemi olduğunu gösterir. Normal bireylerde OGGT sırasında şeker içildikten yarım saat sonra kan şekeri 100 mg/dl civarında, 1 saat sonra 120 mg, 2 saat sonra 140 mg civarında olur ve 3.-4.

saatlerde açlık seviyesi olan 80-90 mg/dl ‘ye düşer.

Beslenme Tedavisi

Postprandial Hipoglisemi olan kişiler beslenme düzenlerine çok dikkat etmelidir. Sağlıklı beslenme ile hastalığın seyri olumlu yönde ilerleyebilir, yaşam kalitesi kolaylıkla yükseltilebilir.

  • İdeal vücut ağırlığına ulaşılmalıdır.
  • Glisemik indeksi yüksek besinler tüketilmemelidir.
  • Öğünleriniz 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde olmalıdır.
  • Ana öğünler arasında 5 saat, ara öğünler arasında 2-3 saat olmalıdır.
  • Alkol tüketimi aç karınla veya fazla miktarda olmamalıdır.
  • Rafine karbonhidrat tüketiminden özellikle basit şekerlerden kaçınılmalıdır.
  • Öğünlerde protein içeriği yüksek besinler tüketilerek kan şekeri seviyesi korunmalıdır.
  • Diyette posa alımı artırılmalı buna bağlı olarak sıvı alımı da artırılmalıdır.
  • Meyveler tek başına tüketilmemelidir. Mutlaka yoğurt veya sütle tüketilmelidir.
  • Kızartma, kavurma işlemleri yerine haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

 Diyet Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Günde 5-6 öğün veya 3 saatte bir beslenilmelidir. Bu sürenin uzaması reaktif hipoglisemi semptonlarının açığa çıkmasına sebep olur.
  • Tatlıların tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tüketildiğinde küçük porsiyonlarda ve öğünlerin arkasından tüketilmelidir.
  • Alkollü içecekler kan şekeri seviyenizi düşürebilir. Alkol tüketiminde doktorunuza danışın. Alkol tüketilecekse yemeklerle veya aperatiflerle minik ölçülerle tüketilmelidir.
  • Kafeinli yiyecek veya içecekler rahatsızlığınızı artırıyorsa bu tür besinlerden kaçının. Örneğin; kahve, çay, çikolata ve kolalı içeceklerde kafein bulunur.
  • Günde mutlaka en az 5 porsiyon meyve-sebze tüketilmelidir.

Örnek Diyet Listesi

Reaktif hipohlisemi olan bireyler için örnek diyet listesi aşağıda verilmiştir. Bu diyet listesi sadece bir örnek teşkil etmektedir.

Kişinin alması gereken kalori ve besin ögeleri miktarı bir çok faktöre bağlı olarak değiştiğinden aşağıda yazılı olan listeyi birebir uygulamak hatalı bir yaklaşımdır. Bu diyet programı sadece bir örnek teşkil etmektedir.

Size en uygun diyet / beslenme programını almak için en yakın diyetisyene başvurmanız gerekmektedir.

Kahvaltı

1 dilim az yağlı peynir

Domates-salatalık-yeşillik (yağsız)

1 porsiyon meyve

1 ince dilim tam tahıllı ekmek

Ara

1 küçük kase meyveli yoğurt

2 adet galeta

Öğle

8 yemek kaşığı sebze yemeği (susuz)

4 yemek kaşığı yoğurt

1 ince dilim tam buğday ekmeği

Ara

1 porsiyon meyve

8-10 adet fındık

Akşam

1 kase çorba

4 köfte kadar et

3 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna

1 su bardağı ayran

Ara

1 porsiyon meyve (tarçın eklenebilir)

1 su bardağı süt

Sonuç /Diyetisyen Yorumu

Sonuç olarak reaktif postprandial hipoglisemisi olan kişiler:

  • Küçük porsiyon ölçülerinde 3’er saat arayla öğünler yapılmalıdır.
  • Ara öğünlerde tok kalmayı uzun süre sağlayacağından proteinli besinlerin tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Basit şeker içeren besinler tüketilmemelidir.
  • Kan şekerinin düşürerek hipoglisemi semptonları ortaya çıkaracağından kahve, sigara, alkol ve koladan uzak durulmalıdır.
  • Stimülatif hipoglisemi olan bireyler düzenli fiziksel aktivite yapmalıdır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Trigliserit Nasıl Düşürülür başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/postprandial-hipoglisemi/

Reaktif hipoglisemi: Kaçınılması Gereken Yiyecekler

Reaktif Hipoglisemi Merkezi Açıldı
Reaktif Hipoglisemi: Kaçınılması Gereken Gıdalar

Reaktif hipoglisemi, kan glikoz seviyeleri yemekten sonra bir ila üç saat düştüğünde ortaya çıkabilir. Karaciğerdeki glikoz kaynakları tükenir ve vücut kas proteinini kullanarak glikozu beyin hücrelerine besler.

Tanı koymak zor, bu durum bir doktora danışmayı gerektirir.

Reaktif hipoglisemi sıklıkla atıştırmalara ihtiyaç duysa da, baş dönmesi, karışıklık, sarsıntı yapan kasları ve kalp atışlarını hipoglisemiye neden olarak semptomları kötüleştirebileceğinden bazı gıdalardan kaçınılmalıdır.

Candy

-> Sakızlı şekerlemeler.

Kan şekeri seviyesi reaktif hipoglisemi şikayetinde olan bir kişiye düştüğünde, bir atıştırmalık veya hatta bir yemek yenilmelidir. Kaçınılması gereken şey bir şekerleme veya şekerlemeye ulaşmaktır.

Illinois Üniversitesi'ndeki McKinley Sağlık Merkezi, şekerin glikoz düzeylerini yükseltmek için bir atıştırmalık olduğunu ve aslında hipoglisemi semptomlarını kötüleştirebileceğini bildirdi.

Şeker basit bir şekerden oluştuğu ve karbonhidratlarda çok yüksek olduğu için kan şekerinin çok hızlı bir şekilde yükselmesine ve hızla düşmesine neden olabilir, bu da ribaund hipoglisemiyi getirebilir.

Tüm şekerli gıdalar kaçınılmalıdır. Ulusal Şeker Hastalığı ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları, tatlıların cömert yardımlarından, özellikle de boş bir karnından, her ne pahasına olursa olsun kaçınılması gerektiğini belirtti.

Şeker yerine, ekmek, soft przel, bagel veya kraker gibi karmaşık bir karbonhidrat gıdası daha yararlı bir seçenektir.

Cola İçecekler

-> Bir kadın bir bardak kahveyi içiyor.

Baş dönmesi, karışıklık, halsizlik ve düşen glikoz düzeylerinden kaynaklanan uykudan muzdarip olanlar bu belirtileri hafifletmek için bir kola içecek alabilir.

Bu semptomlara reaktif hipoglisemi nedeniyledir ve sadece doktorunuz belirli miktarda kola içeceklerinin şekerle birlikte kullanılmaması gerektiğini bilecektir. Bir şeker çubuğu gibi, tatlı bir kola içeceği karbonhidratlar açısından yüksektir ve kandaki şeker seviyelerinin yükselmesine ve ardından düşmesine yol açarak hipoglisemik semptomların yükselmesine neden olabilir.

Reaktif hipoglisemik bireyde içerdikleri şeker ve kafein yüzünden enerji içeceklerinden de kaçınılmalıdır. Bu maddeler, şeker seviyelerini yükseltmek için brifing vermesine rağmen vücudun şekerden yoksun beyin hücrelerini beslemek için kas proteinini kullanmasını engelleyemez.

Meyve Suyu

-> Bir pazarda satılık kurutulmuş meyve.

Reaktif hipoglisemi belirtileri tekrarlandığında elyaf içeriği yüksek bir meyve parçası iyi bir seçim olsa da, meyve suyu değildir.

Birkaç meyvelerin şekeri, küçük bir bardak meyve suyunda ve herhangi bir şeker katkısıyla birlikte bulunabilir.

Yüksek şeker içeriğinden dolayı meyve suyu kaçınılmalıdır çünkü aynı zamanda hipoglisemi belirtilerini de kötüleştirebilir.

Bunun yerine bir bardak su ve elma, muz veya kayısı, kuru üzüm veya incir gibi kuru meyveleri seçin. Bir kivi, portakal veya armut da iyi bir seçimdir.

Alkol

-> Bir şişe bira.

Alkol, bunun için reaktif hipoglisemik bireyler için iyi bir seçim değildir, şeker içerir. Eğer alkol içmeniz gerekiyorsa, ona yiyecek eşlik edip boş bir karnınızda içmeyin. Karıştırıcı olarak kullanılan şekerli soda önlemeye de dikkat edin. Diyetinizde alkole izin verilip verilmediğini öğrenmek için doktorunuza danışın.

Kafeinli İçecekler

-> Bir fincan siyah kahve.

Reaktif bir hipoglisemik diyette alkol, şekerli soda ve meyve suyu kaçınılmasına rağmen, kahve, çay ve çikolata içecekleri de kaçınılmalıdır veya sınırlı olmalıdır.

Kafein, kahvede, çikolata ve yeşil çayda bulunur, glikoz dengesini düzeltmek yerine bu durumu daha da kötüleştirebilir.

Bir kez daha, su veya şekersiz az yağlı bir yoğurt içeceği seçin. Suya yoğurt ekleyip içeceği çözülene kadar karıştırarak kendinize bir yer edinebilirsiniz.

Yağlı Gıdalar

-> Bir kutu beyaz fasulye çorbası.

Yağlı gıdalardan kaçının ve bunları düşük yağlı süt ürünleri, yağsız et, fıstık ezmesi ve protein kaynakları için fasulye, bezelye ve mercimek gibi baklagiller ile değiştirin.

Zeytinyağı veya margarini az miktarda kullanın ve az yağlı mayonez tercih edin.

Indiana Üniversitesi Sağlık ve Zindelik Bakanlığı, her öğünde karmaşık bir karbonhidrat, yağ ve protein kaynağı kombinasyonunu önermektedir. Fasulye, fasülye çorbası ve krakerlerle salatalar, krakerler üzerinde az yağlı peynir ve az yağlı krema peynirli bagels vardır.

Bunlar sadece öneri. Doktorunuzun tavsiyelerini her zaman sizin için en iyi beslenme konusunda izleyin.

Источник: https://tr.thehealthypost.com/reactive-hypoglycemia-foods-to-avoid-31421

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.