Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

içerik

Hipoglisemi Nedenleri Belirtileri Hipoglisemi Bitkisel Tedavisi

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Düşük kan şekeri olarak da adlandırılan hipoglisemi kanınızdaki glükoz seviyesi normalin altına düştüğünde ortaya çıkar. Hipoglisemi kendi başına bir hastalık değildir, vücuttaki bir sağlık probleminin belirtisi olarak meydana gelir.

Düşük kan şekeri belirtileri şunlardır; sinirlenme, ani açlık hissetmek, bulanık görme, mide bulantısı ve terlemedir. Hipoglisemi genellikle şeker hastalığı kaynaklıdır, ancak diğer birçok durum da kan şekeri düşüklüğüne neden olabilir.

Bu makalemizde hipogliseminin nedenlerini, teşhisini ve tedavisini anlatacağız.

Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Belirtileri Nelerdir?

  • Bulanık görme
  • Baş ağrısı
  • Hızlı kalp ritmi
  • Ani ruh hali değişimleri
  • Ani asabiyet
  • Sebepsiz halsizlik
  • Soluk cilt
  • Açlık
  • Konsantrasyon zayıflığı
  • Ağız ve dilde uyuşukluk
  • Soğuk terleme
  • Baş dönmesi
  • Uyuma güçlüğü
  • Kâbuslar görme
  • Ciltte karıncalanma
  • Düşünme güçlüğü
  • Bilinç kaybı, nöbet, koma

Uyku Esnasında Görülebilen Belirtiler:

  • Uyurken kabus görme, rüyadan kabusla sıçrama
  • Giyilen kıyafetler ıslanacak kadar çok terleme
  • Uyanıldığı zaman huzursuz, yorgun olmak; kafayı toplayamamak

Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Neden Olur?

Diyabetli yani şeker hastası olan kişilerde kan şekeri seviyesinde düşüklük oldukça yaygın görülen bir sorundur. Kan şekeri düşüklüğünün diğer nedenleri şunlardır;

  • Uzun süre aç kalmak, öğün atlamak
  • İlaçların yan etkileri: Bazı ilaçlar yan etki olarak kan şekerini düşürebilir.
  • Her zamankinden fazla egzersiz yapmak
  • Öğünlerde gereksinimden az karbonhidrat almak (Ekmek, pilav, makarna karbonhidrat içeren besinlerdendir)
  • Alkol kullanımı
  • Böbrek yetmezliği
  • Normalden fazla insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanmak
  • Karaciğer yetmezliği
  • İlaçları yanlış zamanda kullanmak
  • Sindirim güçlüğü, mide boşalmasının gecikmesi
  • Pankreasın işlevlerini etkileyen belirli tümör türleri
  • Kadınlarda adet kanamasının başlaması
  • Yemekleri ve ara öğünleri düzensiz saatlerde yemek
  • Soğuk/ılık ortamdan çok sıcak ortama geçmek
  • Böbrek rahatsızlıkları: Böbrek hastalığı olan insanlar ilaçları salgılama konusunda sorun yaşayabilirler. Bu durum, kan şekeri düzeylerinin anormal derecede düşük olmasına neden olabilir.
  • Mide ameliyatından sonra
  • Yeterli beslenmeme: Anoreksiya nervoza gibi yeme bozukluğu olan insanlarda, kan şekeri düzeyleri belirgin bir şekilde düşebilir.
  • Alkol bağımlılığı: Karaciğer, aşırı alkol içenlerde, depolanmış glikozu kan dolaşımına bırakmayı durdurabilir.
  • İnsülin enjeksiyonlarının yerini değiştirmek
  • Diyabet
  • Yetersiz böbreküstü bezi salgısı: Böbreküstü bezleri bazı hormonlar ve kortizol gibi gerekli maddelerin üretiminden sorumludur. Bu maddeler kandaki şeker seviyesini arttırmada kritik rol oynar. Birçok hastalık türü böbreküstü bezlerinin anormal işlemesine neden olurken kan şekeri düşüklüğüne yol açabilir.
  • Alkol bağımlılığı: Karaciğer, aşırı alkol içenlerde, depolanmış glikozu kan dolaşımına bırakmayı durdurabilir.
  • İnsulinoma: Bu tümör pankreasta pankreasın çok fazla insülin üretmesine neden olan bir tümördür.
  • Endokrin problemleri: Adrenal ve hipofiz bezlerinin bazı bozuklukları hipoglisemiye neden olabilir.
  • Reaktif hipoglisemi (yemek sonrası, tokluk hipoglisemi): Bu durum, pankreasın yemekten sonra çok fazla insülin üretmesidir.
  • Bazı karaciğer hastalıkları: İlaca bağlı hepatit, hipoglisemiye neden olabilir.
  • Bazı zayıflama ameliyatları

Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Nasıl Tedavi Edilir?

Hipoglisemi için olası iki tedavi yaklaşımı vardır;

1-Acil tedavi: Anormal derecede düşük kan şekeri ataklarının tedavisi

2-Altta yatan hastalığı tedavi etmek

Bilinçli bir kişi hipoglisemi belirtilerine sahipse, kişi tatlı bir şeyler yediğinde ya da içtiğinde belirtiler ortadan kalkacaktır. Bilinci kapalı hasta derhal glükagon enjeksiyonu ya da glükoz serumuyla tedavi edilebilir.

1 ya da daha fazla hipoglisemi belirtisi hissetmeye başlarsanız kan şekerinizi kontrol edin. Eğer kan şekeriniz hedefinizin ya da 70’in altındaysa 15 gram karbonhidrat yiyin ya da için. Örnekleri şunlardır:

  • Yarım bardak meyve suyu
  • Yarım kutu soda
  • 1 yemek kaşığı şeker, bal ya da mısır pekmezi
  • 2 yemek kaşığı kuru üzüm
  • 15 dakika bekleyin ve kan şekerinizi yeniden kontrol edin. Kan şekeriniz hala düşükse 15 gram daha glükoz ya da karbonhidrat yiyin veya için. Kan şekerinizi bir 15 dakika daha sonra tekrar kontrol edin.  Bu adımları şekeriniz normale dönene kadar tekrarlayın.

Kan şekeri düşüklüğünde ilk müdahalenin ardından altta yatan neden tespit edilip altta yatan nedenin ortadan kaldırılması sağlanır. Bu durumda kişinin sağlık durumu ve altta yatan nedenin türüne göre bir tedavi yöntemi belirlenir.

Prof Dr. İbrahim Saraçoğlu Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Bitkisel Çözüm

İbrahim Saraçoğlu, gün içerisinde kan şekeri düşüklüğü sorunu yaşayanlara öğle yemeğine başlamadan evvel 1 adet ortay boy haşlanmış patates yemelerini öneriyor. Bu sayede gün içerisinde kan şekerinizin düşmesine engel olabilirsiniz

Dr.Saraçoğlu gün içerisinde çok sık kan şekeri düşmesi problemi yaşayan kişilerin ise öğleye ek olarak sabah kahvaltılarında da 1 adet haşlanmış orta boy patates tüketmelerini tavsiye etti.

Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Nasıl Önlenir?

  • Düzenli olarak kan şekerinizi ölçtürün
  • Bir yeme rutininiz olmalı, öğün atlamayın
  • Günde iki veya üç büyük öğüne, beş veya altı küçük öğün yeyin
  • Alkolden uzak durun
  • Egzersiz öncesinde karbonhidratça zengin gıdalar tüketmelisiniz.
  • Üzerinizde tatlı aperatif bulundurun.

diyabethipoglisemişeker hastalığı

Источник: https://selmasultan.com/hipoglisemi-nedenleri-belirtileri-hipoglisemi-bitkisel-tedavisi

Şeker Hastalığı Olmayanlarda Görülen Hipoglisemi

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Hipoglisemi, kan şeker seviyenizin farklı nedenlerle fazla miktarda düşmesiyle ortaya çıkan vd çeşitli belirtilerle karakterize bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Birçok kişi, hipoglisemiyi, sadece şeker hastalarında görülen bir rahatsızlık olarak düşünüyor. Fakat hipoglisemi, aynı zamanda diyabet hastası olmayan insanlarda da ortaya çıkabiliyor.

Hipoglisemi, kan dolaşımınızda çok fazla şeker bulunduğunda ortaya çıkan hiperglisemiden farklı özellikler taşıyor. Hipoglisemi, diyabet hastalarında vücutta çok fazla insülin üretilmesi nedeniyle görülüyor.

İnsülin, şekeri parçalayan, enerji için kullanılmasını sağlayan bir hormon olarak göze çarpıyor. Ayrıca şeker hastalığınız varsa ve çok fazla insülin alırsanız, hipoglisemi atağıyla karşılaşabilirsiniz.

Şeker hastalığınız yoksa; fakat vücudunuz çeşitli sebeplere dayalı olarak kan şekeri düzeyinizi sabitleyemiyorsa hipoglisemi ortaya çıkabiliyor.

Yazımızın devamında şeker hastalığı taşımayan kişilerde görülen bu hipoglisemi türü hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermeye çalışacağız. Eğer şeker hastası olmamanıza rağmen lan şekeriniz düşüyorsa yazımızı okumaya devam ederek bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Hipogliseminin Belirtileri Nelerdir?

Herkesin vücudu kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalardan farklı şekilde etkileniyor ve buna bağlı olarak da farklı tepkiler veriyor. Bazı hipoglisemi semptomları aşağıdakilerden oluşuyor:

  • Baş dönmesi
  • Aşırı derecede açlık hissi
  • Baş ağrısı
  • Zihinsel bulanıklık
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Terleme
  • Dengesizlik
  • Bulanık görme
  • Kişilik değişikliği
  • Halsizlik
  • Bayılma

Kan şekeriniz düşük olmasına rağmen herhangi bir belirti sizde bulunmuyor da olabilir.

Hipogliseminin Nedenleri Nelerdir?

Hipogliseminin reaktif ve açlık hipoglisemisi şeklinde iki farklı türü bulunuyor. Bu türlerin oluşumumda farklı sebepler etkili oluyor.

Reaktif hipoglisemi, yemekten sonraki birkaç saat içinde ortaya çıkıyor. İnsülinin aşırı üretilmesi reaktif hipoglisemiye neden oluyor. Reaktif hipoglisemi, şeker hastalığı geliştirme riski altında olduğunuz anlamına geliyor ve bu durumun tanısı oldukça güç olabiliyor.

Tokluk döneminde ortaya çıkıyor ve sık olarak karşılaşılan bir sağlık sorunu olduğu ifade ediliyor. Reaktif hipoglisemi tanısı için 75 gr glukoz yükleme testi yapılıp insülin ve glukoz değerlerine bakılıyor.

İnsülinin normal sınırların üstünde, glukozun ise altında çıkması tanı için önemli bir bulgu olarak karşımıza çıkıyor.

Açlık Hipoglisemisi

Reaktif olmayan hipoglisemi ya da açlık hipoglisemisi yemeklerle ilişkili olmayıp altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gözleniyor.

Genellikle gece uzun süreli açlık sonrası sabah saatlerinde, öğün atlandığında ya da yemeklerden 6 saat sonra görülüyor.

6 saat açlıktan sonra ölçülen kan şekeri değeri 60 mg/dl’nin altında tespit ediliyor. Açlık hipogliseminin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Bazı ilaçlar
  • Karaciğer, kalp veya böbrekleri etkileyen herhangi bir bozukluk
  • Aşırı alkol kullanımı
  • Anoreksiya gibi bazı yeme bozuklukları
  • Gebelik

Nadiren de olsa, pankreasta bulunan bir tümör vücuda çok fazla insülin veya insülin benzeri bir madde salgılayarak hipoglisemiye neden olabiliyor. Hormon eksiklikleri de başka bir etken olarak karşımıza çıkıyor; çünkü hormonlar glukoz seviyelerini kontrol ediyor.

Damping Sendromu

Gastroözofageal reflü hastalığının semptomlarını hafifletmek için mide reflü ameliyatı olduysanız, damping sendromu olarak bilinen bir durum için risk altında olabilirsiniz. Damping sendromunda, vücut karbonhidrattan zengin yemeklere yanıt olarak fazla insülini serbest bırakıyor ve kan şekerinde düşmeye yol açan bu durum hipoglisemiye ve ilgili semptomlara neden oluyor.

Kimler Şeker Hastası Olmadığı Halde Hipoglisemi Riski Taşıyor?

Şeker hastası olmadığı halde kan şekeri düzeyinin düşmesi durumu hem çocuklarda hem de erişkinlerde görülebiliyor. Aşağıdakileri taşıyanlarda hipoglisemi geliştirme riski daha fazla oluyor:

  • Aşırı kilolu olmak
  • Diyabetli aile üyelerine sahip olmak
  • Mide reflü ameliyatı geçirmiş olmak

Hipoglisemi Nasıl Tedavi Edilir?

Sizin için en doğru ve uzun vadeli tedaviyi belirleyebilmek için hipogliseminin nedenini saptamak önem taşıyor. Doktorunuz tarafından altta yatan nedene göre uygun tedavi seçenekleri değerlendirilip belirleniyor. Fakat ani gelişen kan şekeri düşmelerinde bazı basit uygulamalar yapmak belirtilerin hafiflemesinde yardımcı oluyor.

Bunun için glukoz tüketimi, kısa vadede kan şekeri düzeyinizi artırmanıza yardımcı oluyor. Portakal suyu veya başka bir meyve suyu, kan dolaşımınıza hızlı artış sağlamda etkili bir çözüm sunuyor. Fakat kısa süre içerisinde kan şekeri tekrar düşeceği için ek olarak makarna, tam buğday ekmeği gibi yavaş, fakat uzun süreli yükselme sağlayacak gıdalardan tüketmek  iyi olacaktır.

Hipoglisemi semptomları bazen çok şiddetli hale gelerek, günlük hayatınızdaki faaliyetleri yapmanızı dahi zorlaştırabiliyor. Bu durumlarda özel olarak üretilmiş glukoz tabletleri ya da enjektabl glukoz kullanmanız gerekebiliyor. Uzun süreli sağlık sorunlarına neden olabileceğinden hipoglisemiyi kontrol altına almak önem taşıyor.

Ciddi hipoglisemi durumları, nörolojik problemlere, bayılma ve bilinç kaybına yol açıyor.

Hipoglisemi Atakları Nasıl Önlenir?

Bunun için işlenmemiş, kompleks karbonhidratlar tüketmek fayda sağlıyor. Patates, tam buğday ekmeği gibi besinler kompleks karbonhidrat içeriyor. Kan şekeri seviyenizi dengede tutmak için 2 saatte bir küçük atıştırmalıklar tüketmek olumlu sonuçlar elde etmenize yardımcı oluyor.

Örneğin elma dilimleri, bir avuç fındık gibi doğal atıştırmalıklar bunu sağlamak için tüketilebilecek seçenekler arasında bulunuyor. Yanınızda her zaman aperitif atıştırmalık taşımanız öneriliyor.

Acil durumlar için kan şekerinizi hızlı yükseltebilecek kesme şeker, bal gibi yiyecekleri de yanınıza almayı ihmal etmemeniz önem taşıyor.

Источник: https://ailedergisi.com/seker-hastaligi-olmayanlarda-gorulen-hipoglisemi/

Hipoglisemi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Testi, Tedavisi ve Diyeti

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Şeker hastalığı yaşayanların en büyük sorunlarından biri hipoglisemidir. Kan şekeri düşüklüğü olarak tanımlanan hipoglisemi özellikle insülin kullanan şeker hastalarında yaygın olarak görülür. Ani ve hızlı bir şekilde ortaya çıkan hastalık bilinç kaybı, nöbet ve hatta ölüme yol açabilir. Hipoglisemide en etkin tedavi yöntemi doğru beslenme programı uygulamaktır.

Tedavi edilmeyen hipoglisemi zararları telafi edilemeyen bir hastalıktır. Hipoglisemi ile ilgili en sık sorulan sorulardan biri de hipoglisemi geçer mi sorusudur.

Eğer hipogliseminin altında herhangi başka bir hastalık söz konusu değil ise doktor, diyetisyen ve egzersiz danışmanından oluşan bir takım ile hipoglisemiyi atlatmak mümkün olabilir. Doktorun yazdığı reçete ile hipoglisemi ilaçları alınır ve aşırı insülin salgılanması düzenlenir.

Diyetisyen eşliğinde düşük glisemik indeksli diyete uyulması sağlanır ve egzersiz danışmanı ile de aktiviteler düzenlenerek hipoglisemi önlenebilir.

Hipoglisemi Nedir? Teşhisi Nasıl Konulur?

  • Açlık kan şekeri düzeyinin 55mg/dl’nin altına düşmesi hipoglisemi olarak tanımlanır.
  • Halk arasında en çok görülen hipoglisemi çeşidi reaktif hipoglisemidir. Vücuda alınan şeker ya da şekerli gıdaya karşı vücudun gösterdiği bir tepki olarak ortaya çıkan reaktif hipoglisemi, insülin direnci nedeniyle şekerin hücreler tarafından doğru kullanımını engeller.
  • Besinlerle alınan şeker gereğinden fazla salgılanan insülin sayesinde hızlı bir şekilde yakılır, bu da kişinin daha fazla şekerli gıda yemesine neden olur. Bu durumda yapılan yanlış karbonhidrat seçimi yüksek kalori alımına sebep olur. Kilonun artması kişide insülin direncini arttırır.
  • Artan insülin direnci, insülinin fazla salgılanmasına neden olur ve zamanla pankreas aşırı insülin salgılamaktan dolayı yorulur. Yeteri kadar insülin salgılanmamaya başlandığı için kanda şeker yükselir.
  • Hipoglisemi kan değerleri dikkate alınarak tanı koyulur. Hipoglisemi şeker değerleri 55mg/dl’nin altına düştüğünde tanı koyulur; ancak diyabetlilerde 70mg/dl’nin altına düştüğünde hipoglisemi riski olarak değerlendirilir.
  • Gebelik gibi özel durumlarda diyabetli anne adayının kan şekeri düzeyi sürekli izlenmelidir.
  • Diyabetli anneler kan şekeri düşüklüğüne alışabilir ve hipoglisemiyi fark etmeyebilir.

Hipoglisemi Testi Nasıl Yapılır?

  • Kişi eğer yemeklerini hızlı yemeye başlar, ardından terleme atakları ve uyku hali gelişirse hipoglisemik semptomlara sahip olduğu düşünülebilir.
  • Hipoglisemi hastalığı kişilerin börek, çörek, pirinç gibi besinleri yüksek oranda tüketmesine sebep olur. Bu tarz belirtisi olanların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna giderek hipoglisemi testi yaptırmaları önerilir.
  • Hipoglisemi testi sabah aç karnına 75 gram glikoz yüklemesi yapılarak, kan şekeri ve insülin düzeylerinin belirli aralıklarda ölçülmesi sistemine dayanır.
  • Yükleme testi sırasında yüksek olan kan şekeri seviyesinin, ilerleyen saatlerde aşırı derecede düşmesi reaktif hipoglisemi tanısı konulmasına yeterlidir.
  • Hipoglisemiye neden olan hastalıklar ya da bulgular saptanır ve nedene yönelik tedaviye başlanır.
  • Kanda şeker 55mg/dl’nin altına düştüğünde vücut sıcaklığında düşüş ve terlemeler meydana gelir.
  • Uykuda hipoglisemi atakları fark edilmediği için kişilerde ölüme yol açan problemler çıkarabilir.
  • Bu kişiler vücut sıcaklığı dalgalanmalarına göre uyarı veren hipoglisemi bilekliği kullanarak kendilerini ataklara karşı koruyabilir.

Hipoglisemi Nedenleri Nelerdir?

  • Hipoglisemi atağı yaygın olarak şeker hastalarında ortaya çıkar.
  • İnsülin ya da ağız yoluyla kan şekerini düşüren ilaç kullanan diyabetlilerin, ilaçlarını zamanında kullanmamaları, önerilen dozu aşmaları hipoglisemi nedenleri arasındadır.
  • Öğün atlamak, öğünlerde gereken miktarlarda besin almamak, günlük olarak alınması gereken karbonhidrat miktarını azaltmak ve öğünleri geciktirmek hipoglisemik atak oluşumuna neden olur.
  • Diyabet hastalarının ağır iş temposuna sahip işlerde çalışmaları ve ağır egzersiz yapmaları da hipoglisemi nedenidir. Ayrıca insülin kullanan diyabetlilerin iğneyi deri altı dokusuna değil de kas içine yapmaları ve egzersiz yapılan bölgeye insülin enjeksiyonu hipoglisemi sebebidir.
  • Diyabet hastalığı dışında bazı ilaçlar, karaciğer yetmezliği, hipofiz bezi yetersizliği ve böbrek üstü bezi yetersizliği gibi hastalıklar da hipoglisemi nedenleri arasında yer alır.
  • Hipoglisemi panik atak hastalıklarında da yaygın görülen bir semptom olarak karşımıza çıkar.
  • Gebelik ve emziklilik dönemlerinde de sık sık hipoglisemiye rastlamak mümkündür.
  • Kadınlarda adet dönemlerinde de kanamanın artışına bağlı olarak hipoglisemi görülebilir.
  • Bunlara ek olarak alkol kullanımı, sindirim hastalıkları, kusma ve ishal, sıvı ve elektrolit kaybı da hipoglisemi oluşmasına neden olabilir.

Hipoglisemi Belirtileri Nelerdir?

Hipoglisemi belirtileri hafif, orta ve ciddi olmak üzere üçe ayrılır. Hipoglisemi nasıl anlaşılır sorusunun cevabı bu bulgulara bakılarak verilebilir.

  • Hafif hipoglisemi belirtileri: huzursuzluk, nefessiz kalma, çarpıntı, terleme, halsizlik, titreme, baş ağrısı, açlık hissi, dudakta ve dilde karıncalanma olarak sıralanabilir.
  • Orta hipoglisemi semptomları arasında konuşma bozukluğu, karın ağrısı, baş ağrısı, sinirlilik, uyuşukluk, uyku hali, konsantrasyon güçlüğü, bulanık görme, yürüme güçlüğü ve davranış değişikliği yer alır. Hipoglisemi nöbeti, uykudan uyanamama ve bilinç kaybı olarak kendini gösteren hipoglisemi koması ise ciddi hipoglisemi belirtisidir.

Hipoglisemi Tedavisi Nasıl Uygulanır?

  • Genel olarak hipoglisemi belirtileri diyabetlilerde benzerlik gösterir. Yemeklerden önce, ağır egzersizler esnasında ya da sonrasında, yemeklerden sonra ve uyku sırasında hipoglisemi görülebilir.
  • Hipoglisemi ilk yardım durumunda tedavinin hızı önemlidir.
  • Hafif hipoglisemi durumunda kişinin bilinci açık ve yutma eylemini gerçekleştirebiliyorsa yaklaşık 10-15 gram karbonhidrat içeren besinler verilmelidir. Örneğin; 2-3 adet kesme şeker, yarım çay bardağı meyve suyu ya da kola, 2 tatlı kaşığı bal ya da reçel, 1 fincan dondurma,1 su bardağı süt ya da 6-7 adet tuzlu kraker verilebilir.
  • Orta şiddetteki bir hipoglisemi hastasına bilinci açık ve yutma işlemini gerçekleştirebiliyorsa yaklaşık 30 gram basit karbonhidrat verilmelidir. Örneğin; 6-7 adet kesme şeker, 3-4 tatlı kaşığı bal, ballı süt, 2 yemek kaşığı reçel gibi besinler verilebilir.
  • Ciddi hipoglisemi durumlarında cilt altına deri dokusuna ya da kasın içine glukagon uygulanmalıdır.
  • Hipoglisemi İbrahim Saraçoğlu tarafından da ele alınmaktadır. Saraçoğlu reaktif hipoglisemi tedavisi için sabah 2 adet ve öğlen 1 adet haşlanmış patates tüketilmesini önermektedir. Reaktif hipoglisemi ilaç tedavisi ile kan şekeri ve insülin seviyesi düzenlenir.
  • Bunlara ek olarak hipoglisemi bitkisel tedavi ile desteklenebilir. Kan şekerini düzenlemeye yardımcı olan yüksek lifli besinler, tarçın, zencefil, yeşil çay gibi bitki çayları ara öğünlerde yardımcı besin desteği olarak kullanılabilir.
  • Hipoglisemi için en iyi ilaç yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır.

Hipoglisemi Diyeti Nasıl Yapılır? Beslenme Tüyoları

  • Kan şekerinin düzenlenmesine yönelik hazırlanan reaktif hipoglisemi diyeti, basit şekerleri içermediğinden dolayı kilo vermeye de yardımcı olur.
  • Hipoglisemi diyet listesi öğünlerinde karbonhidrat ve protein birlikte verilir.
  • Hipoglisemi diyeti Dilara Koçak tarafından oldukça önemli ve özen gösterilmesi gereken bir diyet olarak belirtilmektedir. Dilara Koçak özellikle ara öğünlere dikkat çekerek ara öğünlerde tüketilen besinlerin kompleks karbonhidrat içeren besinlerle proteinlerden oluşması gerektiğinin üzerinde durmaktadır.
  • Hipoglisemi beslenme programında kesinlikle basit şekerler olarak bilinen bal, reçel, pekmez, çikolata, şekerleme, gofret gibi besinler yer almamalıdır.
  • Hipoglisemi diyeti Canan Karatay tarafından da ele alınmaktadır. Karatay hipoglisemi hastalarının mutlaka kahvaltı yapmaları gerektiğini vurgularken şekeri tamamen hayatlarından çıkartmalarını da söylemektedir.
  • Kompleks karbonhidrat ve yüksek protein içeriğine ve en az 3 ara öğün sayısına sahip olan hipoglisemi diyeti ile zayıflama sağlanabilir.
  • Peki, hipoglisemi oruç tutabilir mi? Hipoglisemi hastaları doktor ya da diyetisyen kontrolünde kan şekerleri düzenlenerek oruç tutabilir. Ancak uzun süreli açlık söz konusu olduğu için beklenmedik problemlerle karşılaşabilirler.

Tokluk Kan Şekeri: 6 Popüler Soruda Tüm Merak Edilenler

11 Soruda Diyabet (Şeker Hastalığı) Uzman Doktor Cevaplıyor

Şeker Hastaları Ne Yemeli? Nasıl Beslenmeli?

7 Soruda Şeker Yüklemesi Hakkında Her Şey

Şeker Zararları Nelerdir? Şekerin 23 Zararlı Etkisi

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/hipoglisemi-nedir-belirtileri-nelerdir/

Hipoglisemi Belirtileri

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Şiddetli hipogliseminin potansiyel sonuçları dikkate alındığında, hafif hipoglisemiyi yani hipoglisemi başlangıcını mümkün olan en kısa sürede tedavi ederek bunu önlemek mümkündür. Buna ek olarak, hafif hipoglisemi erken tedavi edilse de belirtiler hemen kaybolmayacaktır.

Hipoglisemi nasıl anlaşılır? Hipoglisemi belirtileri aşağıda sıralanmıştır, ancak, bu, kişinin bütün belirtileri yaşayacağı anlamına gelmemektedir. Buna ek olarak, ortak bir belirti deneyimi başkasınınkinden biraz farklı olabilir veya beklenenden farklı olabilir. Bu nedenle, hipoglisemiye atfedilebilecek her türlü duygu, his, deneyim veya davranışa dikkat etmek önemlidir. (1)

Halk arasında, kişinin hiç yemek yememesi, kasıtlı olarak yemek yemeyi atlaması ya da yemek yemeden önce kendisini titrek, huysuz ve yorgun hissetmesi genellikle hipoglisemi ile ilişkilendirilmektedir. Hipoglisemi durumunda çok bitkin hissetmek oldukça belirgin bir belirtidir.

En sık karşılaşılan hipoglisemi belirtileri, yani diğer bir deyişle düşük kan şekeri belirtileri ise şunları içermektedir:

  • Açlık, bazen yoğun ve ani olarak ortaya çıkabilir
  • Sinirlilik veya titreme gibi endişe belirtileri
  • Terleme, uyurken meydana gelen gece terlemesi de dâhil (bu durum gece hipoglisemisi belirtisidir)
  • Baş dönmesi veya başı düşüyormuş gibi hissetmek
  • Yorgun, bitkin veya sersem olma
  • Uykuda uyanmak ve uyurken bile yorgun hissetmek
  • Huzursuz hissetmek ve ruh hali vakaları geçirmek
  • Yüz solgunluğu
  • Baş ağrısı
  • Kas güçsüzlüğü
  • Karışıklık hissi ve çalışma veya konsantrasyon sorunları yaşama

Şiddetli durumlarda (diyabet ilaçları dâhil olduğunda), hipoglisemi nöbetler, koma ve hatta ölüme neden olabilir.

Diyabetik hastalar, özellikle de uzun süreler boyunca tekrar tekrar ortaya çıkması durumunda, ciddi hipoglisemi atakları için yüksek risk altındadırlar.

Diyabetli yaşlı hastalarda şiddetli hipoglisemik ataklarının, demans, kalp hastalığı, fonksiyonel beyin hasarı, sinir hasarı ve ölüm riski artışı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. (2)

Kan şekeri seviyeleri kontrol altına alınmadığında hipoglisemi belirtileri yaşanmaya devam edecektir. Zaman içinde, bunlar yorgunluk, şeker isteği, kan basıncındaki değişiklikler, kilo kaybı veya kazanımı, sinir hasarı ve sinirlilik dâhil olmak üzere, pre-diyabet veya şeker hastalığının göstergesi olan komplikasyonlar ve sıklıkla yan etkilerle birlikte ortaya çıkabilir. (3)

Gece Hipoglisemisi Belirtileri

Uyurken hipoglisemi yaşamak, gece hipoglisemisi olarak da bilinmektedir. İnsülinle diyabet tedavisi olan insanlarda daha sık görülmektedir.

Bazı insanlar gece hipoglisemi yaşadıklarında rahatsız olduklarını fark etseler de belirtileri sadece sabahları uyandıklarında fark edebilirler.

Gece oluşan hipoglisemi belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Baş ağrısı – sıklıkla akşamdan kalmış gibi hissettirir
  • Sabahları alışılmadık derecede yorgun hissetmek
  • Nemli çarşaflar veya terden ıslanmış kıyafetler (4)

Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar

Aşağıdaki durumlarda hemen tıbbi bir yardım almalısınız:

  • Daha önce hiç hipoglisemi belirtileri yaşamadıysanız ya da diyabetiniz yoksa
  • Şeker hastalığınız varsa ve tedavi yöntemleri hipoglisemine cevap vermiyorsa

Hipogliseminin başlangıçta tedavisi, düzenli ve dengeli beslenme, alkol tüketimini bırakma veya glikoz tabletleri alma gibi seçenekleri barındırmaktadır. Bu tedaviler kan şekerinizi yükseltmiyorsa ve belirtilerinizi iyileştirmiyorsa hemen doktorunuza danışın.

Aşağıdaki durumlarda da acil yardım isteyin:

  • Şeker hastalığı veya tekrar eden hipoglisemi öyküsü varsa
  • Ciddi hipoglisemi belirtileri veya bilinç kaybı varsa (5)

Hipoglisemi Nedir?

Halk arasında düşük kan şekeri olarak da bilinen hipoglisemi, kandaki anormal derecede düşük olan glikoz seviyesini tanımlamaktadır. Bu oran, litre başına dört milimol’dan az şeklinde verilebilir.

Glikoz yani kandaki şeker seviyesi çok düşük olduğunda, vücudunuz faaliyetlerini gerçekleştirecek kadar enerjiyi bulamamaktadır.

Hipoglisemi ile çoğunlukla şeker hastalığı olan kişiler mücadele etmektedir. Şeker hastası olan kişi çok fazla insülin aldıysa, yemek yediyse veya çok yorucu bir egzersiz yapıysa, hipoglisemi meydana gelebilmektedir.

Nadiren de olsa, şeker hastalığı olmayan kişinin de hipoglisemi yaşaması mümkün olabilmektedir. Kötü beslenme, aşırı içki içme veya Addison hastalığı gibi bazı durumlar hipoglisemiyi tetikleyebilmektedir. (6)

Hipoglisemi nedir hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Hipoglisemi Nedenleri

Hipoglisemi neden olur? Hipoglisemi nedenleri aşağıdakileri içerebilmektedir:

  • Aşırı egzersiz veya gıda alımı eksikliği
  • Alkol tüketimi
  • Bazı tümör türleri, pankreas (İnsülinoma)
  • Mide ile ilgili ameliyatlar

Böbrek yetmezliği olan, diyaliz hastası olan kişiler de hipoglisemi yaşayabilir.

Karaciğer hastalığınız varsa, hipoglisemi riski taşıyabilirsiniz.

Tiroid, adrenalin veya hipofiz bezi ile ilgili sorunlarınız hipoglisemiyi tetikleyebilir.

Çok iyi yemek yeseniz bile vücudunuz yiyecekleri emmeyebilir, bu durum hipoglisemiye neden olabilir. (7)

Hipoglisemi nedenleri daha fazlası için

Hipoglisemi Tedavisi

Hipoglisemi nasıl geçer? Şeker hastalığınız varsa ve kan şekerinizin düşük olduğunu yani hipoglisemi olduğunuzu düşünüyorsanız, öncesinde mutlaka kan şekeri seviyenizi kontrol ettirmelisiniz.

Fazla şeker içeren yemeklerden sonra şeker seviyeniz sık sık düşüyorsa bu durumu not etmelisiniz. Çünkü bu durumda diyetinizde yapacağınız değişiklikler size yardımcı olabilir. Şekerli gıdalardan kaçınırken gün boyunca sık sık küçük öğünler şeklinde yemekler yemeye özen gösterin.

Yemek yemediyseniz kan şekeriniz düşebilir, bu durumda yatmadan önce protein veya daha karmaşık bir karbonhidrat atıştırmalıkları tüketebilirsiniz.

Eğer çok fazla insülin alıyorsanız doktorunuz bunu tespit edebilir. Bu durumda, insülin dozunu düşürebilir veya son dozunu aldığınız zamanı değiştirebilir. (8)

Hipoglisemi Ameliyatı

Hipoglisemi, pankreastaki bir tümör (İnsülinoma) veya pankreas dışındaki tümörlerden kaynaklanıyorsa, ameliyat uygun bir tedavi yöntemi olabilir. (9)

Hipoglisemi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Hipoglisemi teşhisi ve tedavisi için başlangıç olarak aile hekimine ya da iç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Sonrasında gerekli görülürse, bir diyabet, endokrinoloji ve metabolizma uzmanından yardım alabilirsiniz. (10)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Hipoglisemi tedavisi

Источник: https://www.acil.net/hipoglisemi-belirtileri/

HİPOGLİSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Hipoglisemi, düşük kan şekeri yani kandaki glikoz miktarının düşük olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalıkta kan şekeri normal değerin altındadır.

Hipoglisemi hastalığının oluşma nedeni genellikle diyabet hastalarının kullandığı, insülin ve benzeri gibi ilaçların kullanılmasıdır. Hipoglisemi, glikoz seviyesinin tanımlanmasına göre bazı türlere ayrılmaktadır.

Diyabet hastalarında tespit edilen glikoz seviyesi 70 mg/dL değerinden düşüktür. Yemek yeni doğanlarda ise bu değer, 40 mg/dL değerinden düşük olması durumunda, hipoglisemi meydana gelmesi olasıdır.

Hipoglisemi, kandaki şeker miktarının azalmasına sebep olduğu için, vücudun enerji kaybetmesine de yol açmaktadır. Çünkü şeker vücudun temel enerji kaynağıdır.

Diyabet hastalığının tedavisi ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, nadir olarak diyabet hastası olmayan kişilerde de görülebilmektedir. Aslında hipoglisemi tek başına bir hastalık değildir, bir sağlık problemi göstergesidir.

Eğer kandaki şeker seviyesi 70 mg/Dl ve 110 mg/Dl değerleri arasında ise herhangi bir problem yoktur. Fakat bu değerlerin altında ya da üstünde ise bir problemin varlığından söz edilebilmektedir.

Hipoglisemi kan şekerinin yani glikoz seviyesinin çok fazla miktarda düşmesi sonucu meydana gelmektedir. Hipoglisemiye sebep olan birkaç neden vardır. Fakat hipoglisemi oluşmasına sebep olan en yaygın neden, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etki göstermesidir.

Sindirim sırasında, vücut gıdalardan gelen, pirinç, ekmek, makarna, sebzeler, meyveler ve süt ürünleri kaynaklı karbonhidratları parçaladıktan sonra açığa çıkan ürün basit şekerdir. Bu şeker molekülünün adı ise vücudun enerji kaynağı olan glikoz şekeridir.

Pankreasın insülin salgılaması, kandaki şeker seviyesinin normal değerde olmasını sağlamaktadır. İnsülin ise, hücrelerin kilidini açarak, glikozun hücre içine girmesini sağlar ve glikozun hücre yakıtı olarak faaliyet göstermesine yardımcı olur.

Yani insülin salgısının aşırı derecede artması sonucu, şeker molekülü hücreye giriş yapamaz ve hipoglisemi oluşur. Ayrıca, karaciğerde depolanan glikozun vücuda dağıtılmaması halinde, kandaki şeker miktarı düşer bu durumda hipoglisemi oluşmasına sebep olmaktadır.

Diyabet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar da, insülün ve glikoz seviyelerini etkilediği için, hipoglisemiye neden olabilmektedir.

Fakat, diyabet hastası olmayan kişilerde de hipoglisemi gözlenebilmektedir. Tabi bu durum oldukça nadirdir ve oluşum nedenleri; ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, bazı kritik hastalıklar, vücudun çok fazla insülin üretmesi, hormon eksiklikleri gibi faktörlerdir.

Hipogliseminin diğer oluşum nedenleri ise; böbrek yetmezliği, bazı tümörler, karaciğer hastalıkları, hipotiroid, yetersiz beslenme, metabolizmada doğuştan gelen hatalar, şiddetli enfeksiyonlar ve reaktif hipoglisemi gibi sağlık problemleridir.

Nasıl ki bir aracın çalışması için yakıta ihtiyaç var ise, insan vücudunun ve beyninin de, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için glikoza ihtiyacı vardır. Eğer vücutta glikoz seviyesi çok düşük ise hipoglisemi belirtileri ortaya çıkmaya başlamaktadır.

Hipogliseminin belirtileri; kalpte çarpıntı, halsizlik, ciltte solgunluk, titreklik, sakarlık, anksiyete, terleme, açlık hissi, asabiyet, ağız etrafında karıncalanma hissi ve uyku sırasında ağlama gibi semptomlardır.

Bunun yanı sıra hipoglisemide gözlenen daha ağır belirtiler ise; dalgınlık ve anormal davranışlar, rutin işleri aksatma, görme problemleri, nöbetler ve konsantrasyon bozuklukları gibi semptomlardır.

1.Kalpte Çarpıntı

Hipoglisemi kandaki şeker miktarının aşırı derecede azalmasına sebep olan bir sağlık sorunudur. Kandaki şeker ise vücudun ana enerji kaynağıdır. Kalbe ulaşan kanda şeker miktarının az olması, kalbin fonksiyonlarını etkin şekilde yapmasına engel olacağı için, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilmektedir.

2.Halsizlik

Gıdalardan alınan karbonhidratlar vücudun enerji kaynağı niteliğindedir. Karbonhidratlar, karaciğerde parçalandıktan sonra açığa çıkan kimyasal ise glikozdur. Glikoz yani kan şekeri, hipoglisemi sebebi ile kandan hücrelere yeteri kadar taşınamaz. Bu durumda hücre enerji kazanamadığı için fonksiyonlarını gerçekleştiremez. Böylece kişide yorgunluk ve halsizlik ortaya çıkabilmektedir.

3.Ciltte Solgunluk

Hipoglisemide, kandaki glikoz seviyesi ciddi anlamda düştüğü için kişinin ten renginde solgunluk yaşanabilmektedir.

4.Titreklik ve Sakarlık

Kan şekerinin düşmesine bağlı olarak kişinin el ve ayaklarında titreklik gözlenebilmektedir. Ellerde koordinasyon bozukluğu, sürekli sakarlık ve sersemlik hali, kandaki şeker seviyesinin düşmesine bağlı olarak gelişen hipoglisemi belirtisi olabilmektedir.

5.Anksiyete ve Endişe

İnsülin hormonu ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, insülin hormonunun üretilmesini etkilemektedir. Vücutta sadece bir hormon salgısının dahi etkilenmesi, diğer hormonların işlevini de etkileyecektir. Bundan dolayı kişide birtakım endişe ve huzursuzluk hali gelişebilmektedir.

6.Terleme

Vücudun yeterli miktarda enerjiye sahip olmaması organların daha fazla yorulmasına sebep olabilmektedir. Bu durum tüm vücudu etkisi altına alarak, kişinin sürekli olarak terlemesine yol açabilmektedir.

7.Açlık Hissi

Kan şekerinin düşmesi halinde kişide, devamlı olarak bir açlık hissi ve iştahta artış yaşanması normal bir süreçtir. Fakat, hipoglisemide kişinin kan şekeri çok fazla miktarda düştüğü için, bu acıkma hali daha yoğun ve sık şekilde yaşanmaktadır.

8.Asabiyet

Kan şekerinin düşmesinden dolayı genel bir sinirlilik hali ve asabiyet yaşanması olağandır. Hipoglisemili kişinin devamlı olarak asabiyet yaşaması semptomlardan biridir.

9.Ağız Etrafında Karıncalanma

Ağız etrafında karıncalanma yaşanması, tansiyon değerlerinin düşmesiyle alakalı olabileceği gibi, kan şekerinin düşmesiyle de yakından alakalı bir durumdur.

10.Uyku Sırasında Ağlama

Hipoglisemi, endişe ve anksiyeteye sebep olduğu için, kişinin uykusunda huzursuzluk yaşamasına yol açmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemili sorunu olan kişiler, uykularında ağlayabilir ya da sayıklayabilirler.

Komplikasyonlar

Eğer, hipoglisemi belirtileri ihmal edilip, uzun süre tedavi edilmez ise, birtakım sağlık problemlerinin yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu komplikasyonlar; inme, bilinç kaybı, hipoglisemi duyarsızlığı (kalp çarpıntısı ve kalp ritminde bozukluğa sebep olur) ve ölüm şeklindedir.

Tanı ve Testler

Hipoglisemiyi tanımlayan glikoz seviyesi oldukça değişkendir. Glikoz seviyesi, diyabet hastalarında, bebeklerde ve normal insanlarda farklı değerlerde bulunmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemi tanısı konulmadan önce doktor, birtakım kan tahlilleri istemektedir. Tanı koyabilmek için istenen diğer testler ise, insülin ve kandaki C peptit seviyesinin ölçülmesidir.

Ayrıca doktor hipoglisemi tanısı koyabilmek için üç kriter kullanmaktadır. Bu üç kritere Whipple üçlüsü adı verilmektedir.

Bu üçlü; doktorun belirti ve semptomları sorarak takip etmesi, doktorun belirlemiş olduğu semptomların kandaki glikoz miktarının düştüğünü işaret etmesi sonucu, doktorun kan testi istemesi ve son olarak, doktorun bazı yöntemler ile glikoz seviyesini yükseltmesi ile belirtilerin ortadan kaybolması. Bu şekilde 3 aşamada doktorlar, hipoglisemi tanısı koyabilmektedirler.

Bunlara ek olarak doktor, hastanın ilaç geçmişine dayanarak fiziksel muayene yapabilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Hipoglisemi tedavisinde, öncelikle kan şekeri değerlerini yükseltecek ilaçlar kullanılmaktadır. Daha sonra ise, hipoglisemi ortadan kaldırılarak bir daha tekrarlanmaması amaçlanmaktadır.

Temel ve derhal tedavi yöntemi olarak, hipogliseminin erken evresinde, genellikle 15-20 gram miktarında hızlı etkili karbonhidrat tedavisi uygulanmaktadır. Hızlı etkili karbonhidrat, şekerlemeler, meyve suları, alkolsüz meşrubatlar ya da glikoz tabletler yolu ile alınabilmektedir.

Öte yandan, yağ ve protein içeren gıdalar hipoglisemi tedavisinde faydalı değildir. Çünkü protein ve yağ, vücuttaki şekerin emilmesine neden olmaktadır.

Her hızlı etkili karbonhidrat tedavisinin ardından kan testi yapılarak, kan şekeri değerlerinin 70 ml/dL değerini aşıp aşmadığı kontrol edilmektedir.

Eğer belirtiler çok şiddetli ise, glikagon ya da damar içine glikoz enjeksiyonu tedavisi uygulanabilmektedir.

Bunların dışında hipogliseminin altında yatan hastalık tedavi edilebilir. Pankreasta gelişen bir tümör hipoglisemiye sebep olacağı için, ameliyat ile bu tümör temizlenmektedir.

Alınacak Önlemler

Özellikle diyabet hastaları hipoglisemide risk altındadır.

Eğer diyabet hastasıysanız; Doktor yardımı ile diyabet sürecini iyi izlemeniz, ilaçları dikkatli kullanmanız, egzersiz ve yeme içme alışkanlıklarına özen göstermeniz, hipoglisemi gelişimini önlemenize yardımcı olacaktır. Glikoz monitorü yardımı ile ölçülen kan şekeri değerlerinde aşırı derecede düşüş görüldüğünde doktora danışmak faydalı olacaktır.

Eğer diyabet hastası değilseniz; Kan şekerinizin normal değerlerini korumak için, gün içinde sürekli olarak fakat az az miktarda atıştırmanız önemli olacaktır. Böylece, hipoglisemi riski de düşürülmüş olmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/hipogliseminin-belirtileri-nelerdir/

Yedikten Sonra Hipoglisemi (Reaktif, Postprandiyal) Nedenleri, Belirtileri, DiyetTR.WomenHealthGuide.net

Reaktif Hipoglisemi Nedir? Geçer mi? Belirtileri, Nedenleri, Belirtileri

Yeterli gıda alımı vücudumuzun birkaç saat boyunca sürdürebilmesi için yeterli beslenmesini sağlar. Bir yemek gözden kaçırılsa bile, vücut uygun seviyelerde çalışmaya devam etmek için yeterli glikoz seviyesini koruyabilmelidir.

Aslında vücut belirli bir aralıkta glukoz seviyelerini korur ve hatta bir veya iki öğünü bile kaybetmek, bu seviyelerin sağlıklı bir kişide belirli bir noktanın altına düşmesine neden olmaz.

Kan şekeri seviyeleri minimum sınırın altına düştüğünde, uygun fiziksel ve zihinsel işlevselliği etkileyebilir.

Reaktif hipoglisemi nedir?

Reaktif hipoglisemi olarak da bilinir postprandial hipoglisemi. Hipoglisemi düşük kan şekeri düzeyleri anlamına gelirken yeme sonrası yemekten sonra anlamına gelir. Bu nedenle, postprandiyal hipoglisemi, yemekten sonra kan glikoz seviyelerinin düştüğü yerdir. İnsülin sekresyonu ve regülasyonunda anormalliğin bir sonucudur.

Genel olarak hipoglisemi sıklıkla düşünülen bir durum değildir ve reaktif (postprandial) hipoglisemi daha az yaygındır.

Baş dönmesi, titreme, anksiyete, açlık, bulantı ve sinirlilik gibi hipoglisemi tipik semptomlar ortaya çıkar. Reaktif hipoglisemide bu, bir yemekten yaklaşık 4 saat sonra ortaya çıkar.

Bu genellikle bilinç kaybına yol açmaz, ancak ciddi hipoglisemi, özellikle de diyabetiklerde tıbbi acil bir durum olarak düşünülmelidir. Bununla birlikte, bir kişi, üstlendikleri görevlerde düzgün bir şekilde işlev göremeyebilir ve bir şeyler yiyip içmesi veya glukoz seviyeleri dengelenene kadar dinlenmesi gerekir.

Reaktif hipoglisemi ile, bu açlık hipoglisemisinde görüldüğü gibi yiyecek eksikliğine karşı yeme bir sonucudur.

Reaktif Hipoglisemi Nedenleri

Sağlıklı vücut dar bir aralıkta glikoz seviyelerini koruyabilir. Çok tatlı yiyecekler yerseniz bile, kan şekeri seviyeniz üst sınırı aşmayacaktır.

Benzer şekilde oruç tutuyorsanız ve saatlerce yemiyorsanız, kan şekeri seviyesi alt sınırın altına düşmeyecektir.

Bunun yerine sağlıklı bir vücut, glikoz depolarını arayabilir ve hatta nispeten normal bir glikoz seviyesini sürdürmek için yağları parçalayabilir. Bununla birlikte, hipogoglisemisi olan insanlar etkili glukoz kontrolüne sahip değildir.

Oruç ve Reaktif Hipoglisemi

Kronik hipoglisemi, kronik hiperglisemi kadar yaygın değildir (yükselmiş kan şekeri seviyeleri).

İkincisi, orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri etkileyen ana kronik sağlık koşullarından biri olan tip 2 diyabetli tip 1 veya 2 olan diyabetes mellitusta görülür.

Hipoglisemi geniş olarak bölünebilir oruç hipoglisemi ve reaktif hipoglisemi. Açlık hipoglisemi birkaç hastalıkta ya da belirli ilaçlarla görülür ve bir insan bir süre boyunca yemediğinde ortaya çıkar.

Öte yandan reaktif hipoglisemi yemekten sonra ortaya çıkar. Bu, daha sonra bir saat devam eden bir yemekten sonra normal olarak daha yüksek seviyelerde olan insülin salgısının bir sonucudur.

İnsülin, çok yüksek olduğunda kan glikoz seviyelerini düşürmekten sorumlu olan hormondur. Bununla birlikte, kan dolaşımında yeterli dolaşımdaki glukoz yoksa kan glikoz seviyelerini anormal derecede düşük seviyelere düşürebilir.

Reaktif hipoglisemide bu gerçekleşir.

Sindirim Hipoglisemi

Sindirim sistemi de sindirim sistemi olarak bilinir. Ağızdan başlar ve ince bağırsakta oluşan besinlerin emilimiyle anüsteki biter.

Gastrektomi veya gastrojejunostomide olduğu gibi, traktusun üst kısmına cerrahi uygulanmış kişilerde, sindirim sistemi hipoglisemi oluşur. Yiyeceklerdeki glikoz daha sonra çok hızlı emilir ve aşırı insülin daha sonra salgılanır.

Nadir görülmekle birlikte, bazen daha önce hiçbir zaman sindirim cerrahisi öyküsü olmayan insanlar, besleyici hipoglisemi geliştirebilirler.

Konjenital Enzim Eksikliği

Bu tip konjenital enzim eksikliği, kalıtsal fruktoz intoleransı ve galaktossemisi olan kişilerde görülür. Çocuklarda lösin duyarlılığında da görülebilir. Vücudun gerekli enzimlerin eksikliğinden dolayı fruktoz ve galaktozu işleyememesi nedeniyle, bu maddelerin birikmesi, karaciğerin glukoz salmasını engeller. Lösin, bir yemeğe yanıt olarak fazla insülinin salgılanmasına neden olur.

Risk faktörleri

Reaktif hipoglisemi, nadir görülen bir durum olmasına rağmen aşırı kilolu veya obez olmakla bağlantılıdır. Pre-diyabetli (insülin direnci) veya diyabet geliştirme riski yüksek olan kişilerde ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. İnsülin yanı sıra pankreas üreten belirli tümörler nedeniyle aşırı insülin üretimi de söz konusu olabilir.

Reaktif Hipoglisemi Belirtileri

Vücut, vücuttaki tüm hücreleri tutan yeterli ve sabit bir glikoz kaynağı gerektirir. Glikoz, vücuttaki tüm farklı hücre tiplerinin ilgili işlevleriyle devam etmesini sağlayan enerji üretimi için kullanılır.

Yetersiz glukoz daha sonra hücrelerin normal işleyişini etkileyecektir. Beyin dokusu, yetersiz bir glikoz kaynağına göre en hassas olanıdır ve genellikle kan dolaşımındaki düşük seviyelerde glikozlara dakikalar ve hatta bazen saniyeler içinde tepki gösterir.

Bu nedenle, genellikle ilk fark edilen belirtiler beyin ile ilgilidir. O içerir:

  • Anksiyete: ajite, uncharacteristically gergin.
  • Sinirlilik: ruh hali değişiklikleri, kötü ruh hali.
  • Şaşkın
  • Baş dönmesi
  • Açlık
  • Titrek: kararsız, koordinasyonsuz.
  • Aşırı derecede kaplar.
  • Uykulu ve yorgun.
  • Zihinsel görevleri yoğunlaştırmak veya yapmak zorluğu.

Aynı anda bir veya daha fazla semptom ortaya çıkabilir. Bazı insanlar ayrıca bulantıyı ani yorgunluk ve bazen de ağızda 'komik' bir tat ile bildirirler.

Reaktif Hipoglisemi Tedavisi

İdeal olarak, reaktif hipogliseminin temel nedeni, tespit edildiğinde ve mümkünse tedavi edilmelidir. Bu, reaktif hipoglisemiye neden olan altta yatan durumu hedef alan ilaç, cerrahi, diyet ve yaşam tarzı değişikliklerini içerebilir.

Hipoglisemiyi tedavi etmek için özel olarak ilaçlar her zaman hemen başlatılmaz. Bunun yerine diyet değişiklikleri ile yönetilmelidir.

Alfa-glukosidaz inhibitörleri olarak bilinen ilaçlar, glikoz emilimini geciktirmede yararlı olabilir, ancak sadece diyet yönetiminin yetersiz olduğu ciddi reaktif hipoglisemi vakalarında düşünülmelidir.

Reaktif Hipoglisemi Diyet

Sınırlayıcı hipogliseminin diyet yönetimi çok etkilidir. İçerir:

  • Tüm rafine şekerleri durdurmak.
  • Bir günde daha sık yemek yeme.
  • Yemek boyutunu küçültmek.

Daha fazla yemek yerken günlük kalori alımını aşmamak önemlidir. Artan protein ve lif alımı, glukoz emilimini yavaşlatmakta ve rafine karbonhidratlar için özlemden kaçınmaya yardımcı olabilir. Bireysel zeler, ihtiyaçlar ve ilgili gıdaların erişilebilirliği için en uygun beslenme planını formüle etmek için kayıtlı bir diyetisyen / beslenme uzmanına danışmanız her zaman tavsiye edilir.

Referanslar:

emedicine.medscape/article/122122-overview

www.hormone.org/questions-and-answers/2013/nondiabetic-hypoglycemia

www.mckinley.illinois.edu/Handouts/hypoglycemia_nutrition_reactive.html

Источник: https://tr.womenhealthguide.net/yedikten-sonra-hipoglisemi-reaktif-postprandiyal-6737

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.