Reflü Hastaları Ne Yemeli?

Reflü Hastalığına İyi Gelen Yiyecekler

Reflü Hastaları Ne Yemeli?

Reflu midede bulunan  asit,pankreas ve safra sıvılarının hepsini bulunduran karışımı  yemek borusuna uzun süre temas etmesi ile yemek borusunun kendini bu karışıma karşı savunma mekanizmasının  zayıflaması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Devamlı olarak mide içeriğinin istem dışı bir şekilde yemek borusuna kaçması durumudur.

Çok sık rastlanılan bir rahatsızlıktır bebeklerde dahi görülebilir. Türkiye’de her beş insandan birinde görülmekle beraber toplamda 9 milyon insanımız bu hastalıktan şikayetçidir.

Bu durumun sıklıkla devam etmesi sonucu asitli mide içeriği yeme borusunu tahriş eder ve bunun sonucunda da kötü ağız kokusu, diş çürümeleri, kronik farenjit,uzun öksürük nöbetleri, boğazda yanma, mide ekşimesi, ses kısılmaları ve sırt ağrıları gibi sıkıntıları beraberinde getirmektedir.

Bu yanmalar genellikle yemek yedikten ortalama 30 dakika sonra başlar. Bu hastalığın tedavi şekli genellikle ilaç ve cerrahi fakat başka yollardan da tedavi edilmesi mümkündür. İlaç tedavisi görülürken reflü diyetininde yapılması tedaviden daha hızlı ve olumlu cevap almayı kolaylaştırır.

Yaşam şeklimizdeki bazı düzenlemelerle hastalığın daha ileri gitmesi önlenip,tahrip oranını azaltabiliriz. Aşırı kilolar ,gece geç  vakitlerde yemek yeme alışkanlıları, çok miktarda asitli yiyecek  tüketimi,aşırı stres ve yatarken midenin aldığı pozisyonlar midedeki asit baz dengesini bozarak midede ekşimelere ve yanmalara sebep olur.

  • Bol baharatlı besinler,soğan, sarımsak,kahve ve türevleri özellikle filtre kahveler,çikolata ,alkollü ve asitli içeceklerden  kaçınılmalıdır çünkü bunlar mide asidini artırıcı yönde etki eder .
  • Aspirin,ağrı kesici türündeki ilaçların en düşük seviyede kullanılması faydalı olur..
  • Sigara ve türevleri mide asidini bozduğu için kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • T ek öğünde fazla yemektense azar azar sık sık yemek mideyi rahatlatır.
  • Sizin için ideal olan kiloda olmalısınız eğer aşırı kilolarınız varsa kilolarınızı doktor  kontrolünde size uygun diyetle vermelisiniz.
  • Yemek yedikten sonra uyumayınız çünkü yatar pozisyonda mide asidi daha fazla olur ,yattığınızda da   baş ve boyun  bölgenizi yukarıya koymalısınız.
  • Dar ve mide bölgenize baskı uygulayacak  giysilerden kaçınınız ,kemerinizi çok sıkmayınız.
  • Fazla enerji harcayacağınız işlerden uzak durunuz.

Sindirim sistemimize yardımcı olan besinler şikayetlerimizin azalmasına yardımcı olur. Karbonhidrat oranı az olan gıdaları ve şekeri oldukça az kullanmak bizim için faydalı olacaktır. Yağlı besinler sindirimi sistemini çok yoracağı için yağlı yiyeceklerden de oldukça uzak durmalıyız.

Bitkisel kaynaklı tüketilen proteinler mide sıvısının yemek borusuna  geçişini engelleyen özofagus kaslarının çalışmasını zorlamıyor ve kasların fonksiyonel olarak daha iyi çalışmasını ve gelişmesine fayda sağlıyor.

Hayvansal besinlerine tercih olarak protein oranı yüksek olan  besinler tüketilmelidir. Fasulye protein bakımından zengin bir bitkidir özellikle siyah fasulye türü tüketmek midemizi rahatlatır.

Siyah fasülye ,mercimek tüketmek sindirim sistemimizin daha rahat çalışmasını sağlar içerisinde önemli lifler, folat ve antioksidanlar barındırır.

2. Lifli besinler:

Lif bakımından zengin gıdalar sindirim esnasında fazla mide sıvısı üretimin engeller ve reflü oluşmasını azaltır. Tam tahıllı yiyecekler ve çok lif içeren meyve ve sebze tüketimi reflü yüzünden yaşadığınız problemleriniz azaltır.

Lif bakımından zengin diye her meyveyi tüketmemelisiniz asit oranı fazla olan portakal,mandalina, greyfurt, domates ve domates içeren besinler midenin asit dengesini bozacağı ve yanma hissi vereceği için oldukça az tüketmelisiniz..

Portakal,mandalina,limon,narenciye meyvelerini ve meyve sularını tüketmekten kaçınmalısınız bunlara alternatif olarak muz, elma, armut, kavun meyvelerini ve karışımlarını tüketebilirisiniz.

 Domates haricinde bütün sebzeleri tüketilebilir. Yağ oranı az olan sos bulunmayan sebzeleri tüketmekte herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Lahana sebzesi omega yağ asitleri,vitamin,mineral açısından zengin olduğu için reflü tedavisinde faydalı olur.

4. Yalın Proteinler

Yumurta protein kaynağıdır fakat sarısının yağ oranı yüksek olduğu için akını tüketmelisiniz

5. Yağsız et

Yağlı yemekler, kızartmalar sindirimi zorladığı için mide sıvısının salgılanmasını artırır tercihen yağsız etleri ızgara, haşlama veya tam pişmiş şekilde tüketmelisiniz.

6. Kompleks karbonhidratlar

Yulaf ezmesi,tam tahıllı ekmek,pirinç,bulgur bütün bu besinler kompleks karbonhidrat bakımından oldukça zengindir , kepekli ve kahverengi pirinç  tüketmek faydalıdır. Patates ve diğer kök sebzeler de kompleks karbonhidrat  ve lif bakımında zengindir fakat bu sebzeleri tüketirken soğan, sarımsak  kullanmamaya dikkat etmelisiniz.

7. Sağlıklı Yağlar

Yağ bir çok açıdan zararlı olmasına rağmen vücudumuzun ve tüm sistemlerimizin de yağlara ihtiyacı vardır. Yağların yıkımı sonucunda yüksek miktarda enerji çıkar ama tükettiğimiz yağların işlenmiş olmamasına dikkat etmeliyiz. Margarin, katı ve trans yağları tüketmekten kaçınmalıyız. Yağ ihtiyacımızı doymamış yağlardan yani  bitkilerden, balık türlerinden aşırıya kaçmadan giderebiliriz.

Doymamış yağlar zeytin,susam ,kanola,ayçiçeği,avokado, tohumlar, fıstık , fındık,ceviz, soya fasulyesi, tofu, alabalık somon gibi besinlerden yağ ihtiyacımızı daha sağlıklı bir şekilde karşılamış oluruz.

Dikkat: Sakız çiğnemek tükürük bezlerinin fazla tükürük salgılamasını sağlar bu da mide asidini düşürdüğü için  midenizi rahatlatır fakat sakızın şekerli,naneli  olmamasına dikkat etmelisiniz.

Birçok hastalığın ilaçla ve cerrahi olarak tedavisi günümüzde artık çok kolay ama vücudumuz için en önemli ve en etkili ilaç huzur ve  stressiz bir hayattır. Güzel bir yaşam beraberinde sağlık ve mutluluğu da getirir.Sağlık ve mutlu günler sizinle olsun .

Источник: https://evdesifa.com/reflu-hastaligina-iyi-gelen-yiyecekler/

Reflü Hastaları Nasıl Beslenmeli? Gastroözofageal Reflü ve Beslenme – Sağlık Ocağım .NET

Reflü Hastaları Ne Yemeli?

Reflü hastalığı, alt özofagus kapağının çeşitli zaman dönemleri içerisinde düzgün bir şekilde kapanmadığı veya kendiliğinden açılmadığı durumlarda gastroözofageal reflü (GÖRH) meydana gelir. Böylece midenin asidik içeriği, yemek borusuna ve bazen daha da üst seviyelere kadar yükselir.

Gastroözofageal reflü hastalığına neden olan faktörler

Mide üzerindeki basıncın artması, yutulan gıdaların dışarıya atılmasının normalden uzun sürmesi veya mide asidinin aşırı üretimi reflü gelişmesine katkıda bulunabilir.

 GÖRH, herhangi bir yaş veya cinsiyetteki insanları etkileyebilen çok yaygın bir hastalıktır.

Özofajiyal inflamasyon (yemek borusu iltihabı) ile veya iltihap olmadan kendini gösterebilir ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

  • Mide fıtığı (Hiatus hernisi)
  • Gastrit (mide iltihabı)
  • Bazı sistemik hastalıklarda mide tutulumu
  • Safra taşları, safra polipleri
  • Gebelik, adet dönemleri, menopoz dönemleri gibi hormonal değişiklikler
  • Obezite
  • Sigara içme
  • Bazı ilaçlar (doktorunuza danışınız)
  • Tıkayıcı uyku apnesi
  • Zolinger Ellison sendromu
  • Hiperkalsemi (kalsiyum yüksekliği)
  • Genel gıdalar (çikolata, kafeinli veya alkollü içecekler, turunçgiller, yağlı ve kızartılmış gıdalar, sarımsak ve soğan, naneli aromalar, baharatlı yiyecekler ve domates bazlı gıdalar)
  • Yemek yedikten hemen sonra iki buçuk, üç geçmeden yatmak gibi faktörler reflü hastalığına neden olan veya var olan reflüyü tetikleyen faktörlerdir.

Reflü hastalığı nasıl oluşur

Gatroözofageal reflü hastalığı belirtileri

Bazen, midenin asidik içeriği yemek borusuna doğru yükselir ve bu yüzden göğüs kafesinde ya da boğazın arka tarafında bir yanma hissi, ağrı ya da asitten dolayı acı veya ekşi bir tat duyulabilir.

Buna gastro-özofajiyal reflü (GÖR) atağı denir.

GÖR atakları kalıcı veya daha sık hale geldiğinde (haftada iki defadan daha fazla) bu durum bir hastalık olarak adlandırılır gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) meydana gelir ve bu durum tedavi gerektirir.

Belirtiler genellikle yemek yedikten sonra veya yatarken ortaya çıkar.

  • Göğüs yanması (mide veya göğüs kemiğinin arka kısmından boyun ve boğaza doğru yayılan yanma hissi)
  • Acı veya ekşi tat (boğaz veya ağızda asit nedeni ile hissedilen acı veya ekşi tat)
  • Öksürük nöbetleri ve hırıltı (asidik içerik hava yollarına kadar giderse astım hastalığı belirtileri benzer şikayetler)
  • Ses kısıklığı (asidik içerik ses tellerine ulaşırsa)
  • Sırt ağrısı (mide yanması hissi ile beraber ortaya çıkarsa, kalp krizi ağrısını taklit edebilir)
  • Gıdaların ağız içine geri gelmesi hissi
  • Ağız kokusu
  • Bulantı
  • Kilo kaybı

Reflü hastalığında belirtileri azaltma yöntemleri

Gastroözofageal reflü hastalığının neden olduğu komplikasyonlar

Gastroözofageal reflü hastalığı komplikasyonlara neden olabilir ve bu komplikasyonlar kalıcı olabilir ya da tedavi gerektirir.

  • Yemek borusunun daralmasına, dolayısıyla tıkanmasına ve yutma güçlüğüne yol açabilen yemek borusu iltihabı (özofajit)
  • Farenjit (yutak iltihabı)
  • Kanamaya neden olabilen yemek borusu ve mide ülseri
  • Diş çürümesi ve diş eti iltihabı, ağız yaraları
  • Emilimin bozulması
  • Geniz akıntısı
  • Akciğerlerin süreğen iltihabı (astımı kötüleştirebilir) ve solunum problemleri
  • Yemek borusunun normal örtü hücrelerinin vücudun başka yüzeylerini döşeyen hücrelerle değiştirildiği kanser öncesi bir durum (Barret özofagus)
  • Yemek borusu kanseri gibi komplikasyonlar gastroözofageal reflü hastalığı nedeni ile görülebilen komplikasyonlardır.

Gastroözofageal reflü hastalığı nasıl tedavi edilir?

Gastroözofageal reflü hastalığında ilaç tedavisi nedir: Antasitler veya mide de asit üretimini azaltan ilaçlar (H2 reseptör antagonistleri veya proton pompası inhibitörleri) kullanılır. Belirtilerin devam etmesi ya da kötüleşmesi durumunda, yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaçların fayda göstermediği çok şiddetli durumlarda ilave dozlar veya ilaçlar gerekebilir.

Gastroözofageal reflü hastalığında cerrahi tedavi nedir? Ömür boyu sürecek bir tedavi beklentisi olması durumunda cerrahi tedavi uygulanabilir.

GÖRH, belirtileri genellikle tedavinin ilk haftaları içinde tamamen (veya neredeyse tamamen) giderilebilse de, semptomların tekrar etmesini veya komplikasyon gelişimini önlemek için hayat boyu tedavi ve yaşam tarzı değişikliğinin ve beslenme değişikliğinin sürdürülmesi gereken kronik bir hastalıktır.

Gastro özofageal reflü hastalığında yaşam tarzı değişikliği nedir? Uygun beslenmenin seçilmesi, aşırı kilolu olma durumunda kilo vermek, yemek yedikten sonraki 3 saat içerisinde uzanılmaması (geç saatlerde beslenmenin önlenmesi), yatağın başının yükseltilmesi, sigara ve alkollü içeceklerin, gazlı içeceklerin içilmemesi gibi tetikleyici faktörlerin önlenmesidir.

Reflü hastalarına zararlı içecekler

Reflü hastalarının bazı içeceklerdenuzak durmaları gerekmektedir.

  • Alkol
  • Sigara
  • Kola ve gazoz gibi gazlı ve asitli içecekler
  • Soda ve meyveli sodalar
  • Konsantre meyve suları
  • Portakal suyu
  • Kahve
  • Fazla çay ve demli çay
  • Sıcak çikolata
  • Limonata gibi içecekler hem reflü hastalığını hem de mideye ait diğer sorunları kötüleştirir, bu nedenle bu içeceklerden mide sorunları olan kişilerin uzak durması gerekir.

Reflü hastalarına yasak olan içecekler

Reflü hastalarına zararlı yiyecekler

Reflü hastalarının bazı yiyeceklerden de kaçınması gerekmektedir.

  • Çikolata ve bisküvi-gofret tarzı hazır gıdalar
  • Fast food tarzı gıdalar, pizza ve hazır köfte gibi gıdalar
  • Kızartılarak pişirilen tüm yiyecekler
  • Ağır yağlı yemekler
  • Çok fazla hamur işi tüketmek
  • Pasta, kakolu kek ve benzeri yiyecekler
  • Şanti, krema, kaşar peyniri gibi süt ürünleri
  • Soğuk ve aşırı sıcak yenilip içilen her şey
  • Domates ve domates sosu içeren yiyecekler
  • Ketçap ve mayonez tarzı soslar
  • Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi et ürünleri
  • Turşular, ekşiler, baharatlar gibi birçok yiyecek reflü hastalığını ve mide sorunlarını kötüleştirir, bu nedenle reflü ve mide sorunu olan hastaların bu tür yiyeceklerden uzak durması gerekir.

Reflü hastalarına zararlı yiyecekler

Gastroözofageal reflü hastaları nelere dikkat etmeli?

Reflü hastalarının dikkatli tüketmesi veya dikkat etmesi gereken bazı besinler de vardır. Kuru fasulye, nohut, börülce, bakla ve benzeri baklagiller familyası yiyeceklerde şişkinlik, gaz veya ağrıya neden olabilir.

Çiğ yenen sebzelerden bazıları sarımsak, soğan, pırasa, lahanagiller gibi sebzeler de gaz sorunu oluşturur.

Bütün bu besinler insan vücudunun ihtiyacı olan aslında çok yararlı besin gurubu olduğundan yemeyin denilemez fakat ya daha az ya da iyi pişirerek, kısık ateşte pişirerek tüketilebilir.

Hastalar kendilerini neyin rahatsız ettiğini bilirler zaten ve en az nasıl etkileniyorlar ise o şekilde beslenebilirler.

Çiğ yenen meyveler de dokunabilir. Meyveleri az suyla ve az pişmiş ve şekersiz komposto olarak tüketebilirler.

Aynı zamanda aspirin, ağrı kesiciler ve antibiyotiklerin dikkatli kullanılması gerekir. Bu tür ilaçlar doktor vermedikçe ya da gerekmedikçe kullanılmamalıdır.

Özellikle yemek yedikten hemen sonra yatılmamalıdır. Çünkü mide asit yoğunluğu yatınca artmaktadır. Yatmak zorunda kalınır ise başınızı ve boynunuzu yüksek yastık üzerine koymak iyi gelebilir.Günümüzde reflü minderleri bulunmaktadır ve hastalar bu minderlerden kullanabilirler.

Kötü alışkanlıkları var ise (sigara, alkol veya alkollü içecekler gibi) bunlardan uzak durmaları çok önemlidir.

Öğünlerini az ve sık yiyerek kendilerini bu sorundan koruyabilirler.

Yemeklerden hemen önce, hemen sonra ve yemek sırasında mümkün olduğunca sıvı alınmamalıdır.

Yenilen ve içilen her şeyin aşırı sıcak ve soğuk değil ılık olması gerekir.

Sabahları aç karnına aşırı sıvı alımından kaçınılması gerekir.

Reflü hastalarının kilo sorunları var ise bir diyetisyen yardımıyla vermeleri gerekir. Kilo vermek hastalıkta zorlaşıyor ise bunu doktor kontrolü altında yapmaları daha kolay olur ve düzenli yürüyüş yapmak etkili olur. Pes etmeden en az bir sene düzenli yürüyüş kilo vermede işe yarar. Bu sayede ideal kilolarına kavuşabilirler.

Ayrıca reflü hastaları karın bölgelerini sıkan (pantolon, etek, kemer gibi) giysilerden kaçınmaları gerekir.

Stres her ne kadar reflüyü çok etkilemez diye bilinse de aslında stresin oldukça etkilediği bazı hastalarda görülmüştür ve bazı hastaların stres yüzünden mide kanaması geçirdikleri bilinmektedir, bu nedenle stresten de kaçınmak gereklidir.

Reflü hastalığı ve önelmeler

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/reflu-hastalgnda-beslenme-ve-yasam-sekli/

Reflü Nedir? Reflü Belirtileri ve Tedavisi

Reflü Hastaları Ne Yemeli?

Reflü, toplumdaki sıklığı tespit edilememekle birlikte haftada 1 kez reflü sorunu yaşayan kişiler üzerinden değerlendirildiğinde, toplumun yaklaşık %20’sinde görülen bir sağlık problemidir. Avrupa’da görülme sıklığı %5-27 arasında değişmektedir.

Reflü oluşumunda, erkek ve kadın arasında belirgin bir farklılık da bulunmamaktadır. Reflü belirtileri sık sık ülser ile karıştırılsa da farklı hastalıklardır. Reflü belirtilerine sahip kişilerin en kısa zamanda uzman bir doktora görünmesi tavsiye edilir.

Memorial Gastroenteroloji Bölümü uzmanları, reflüye neden olan faktörler ve reflüden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Reflü Nedir?

Mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışı gastroözefageal reflü’dür. Hastalar göğüs kafesinin arkasında yanma(heartburn) şikayeti ile başvurabilirler.

Reflü bazen yemek borusunun arkasındaki yanmanın yanı sıra ağza gıdaların ve acı suyun gelmesidir. Reflü, sıklıkla yemeklerden sonra olur. Gastroözefageal reflü hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkça rastlanan bir hastalıktır.

Ülkemizde yapılan bir çalışmada toplumun %20’sinde reflü hastalığı bulunmuştur.

 Reflü Belirtileri

Reflü belirtileri deyince ilk akla gelenler baharatlı, yağlı gıdalar, çikolata, alkol veya taze sıkılmış meyve suları tüketildiğinde artan şikayetlerdir. Mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, en sık görülen reflü belirtisidir.

Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer önemli reflü belirtileri sayılır. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar. Reflü; yemek borusu, mide ve bağırsak sistemi dışındaki sistemlerde de belirtilere yol açabilir.

 Reflü öksürüğe, ses kısıklığına, diş çürüklerine ve boğaz arısına neden olabilir.

Reflü Belirtilerini Prof. DR. Yıldıran Songür açıklıyor;

Reflü Nedenleri Nelerdir?

Gastroözefageal reflü nedenlerinin kökeninde yemek borusunun uzun bir süre, fazla miktarda mide asidik içeriği ile teması yatmaktadır. Mide asidik içeriğinin yemek borusu ile uzun süreli teması yemek borusunda hasara yol açar ve bu da yanma hissine sebep olur.

Normal olarak yemek borusunun alt ucundaki alt özefagus sfinkteri dediğimiz kastan oluşmuş kapak benzeri bir yapı vardır. Bu yapı asidin yemek borusuna geri kaçmasını önleyerek midenin içinde kalmasını sağlar. Reflü nedenleri arasında yer alan sfinkter kapağının sık aralıklar ile gevşemesi çok önemlidir.

Bu kapak sık aralıklar ile gevşer ve mide asidik içeriği yemek borusuna geri kaçar.

Reflü hastaları nasıl beslenmeli sorusunun cevabını Gastroenteroloji bölümünden Prof. Dr. Yıldıran SONGÜR veriyor.

Reflü Tedavisi Nasıl yapılır?

Reflü şikâyetleri artan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri de reflü tedavisi. Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer reflü  belirtilerdir. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar.

Bu belirtileri reflü tedavisine başlamak için yeterli bir sebep olarak görebiliriz. Mevcut şikayetler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözofagial reflü tanısı konabilir. Tanı koymak veya hastalığın şiddetini belirlemek için endoskopi, pH ölçümü, kontrastlı grafiler, manometrik çalışmalar yapılır.

Reflü tedavisinde en önemli nokta yaşam tarzında değişiklik yapmaktan geçer. Birçok insan, yaşam tarzında değişiklik yaparak veya ilaçlarla reflüyü kontrol altında tutabilirken bazı hastalarda ise cerrahi girişim gerekmektedir.

Reflü tedavisinde ilk aşama genellikle mide asidini baskılayan ilaçlar ve yaşam tarzında değişikliklerle yapılır. Obezite karın içi basıncını artırıp mideye yaptığı baskıyla reflüyü şiddetlendirir.

Bu yüzden hasta; fazla kilolarından kurtulmalı, sigarayı bırakmalı, dar elbiseler giymemeli, yağlı yemeklerden veya kızartmalardan,  domates salçasından, alkolden, çikolatadan, naneden, soğan ve sarımsaktan, kahveden uzak durmalıdır.

Reflü tedavisinde reflü testlerinin de yeri çok önemlidir. Doktorunuzun (gastroenteroloğunuzun) reflü tanısını koyarken bulguların gerçekten reflüden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, komplikasyonların gelişip gelişmediğini anlamak için birtakım testlere ihtiyacı olabilir. Reflü testlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

Baryum özefagus mide duedonum grafisi: Hasta baryum içerken radyoloğun floroskopide baryumun aşağıya yemek borusuna ve mideye seyahatini incelediği bir testtir.

Gasroskopi: Endoskop ucunda ışık bulunan fleksibl bir tüptür. Bu tüpün ağızdan özefagusa ve mideye doğru ilerletilmesi sırasında yemek borusu incelenebilir. Hasta sedatize edilerek bu işlem gerçekleştirilir.

Özefagus manometresi ve PH metre: Burundan çok ince fleksibl bir tüp yemek borusundan mideye gönderilerek buradaki basınçlar ve yukarı çıkan asit miktarı ölçülebilir.

Reflü ve sindirim sitemi ile ilgili pek çok soruya verilen cevaplardan oluşan canlı yayınımızı izleyebilirsiniz.

Reflü Tedavi Edilmezse…

Eğer reflü tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlarla seyredebilir. Örneğin yemek borusunda darlık, kanama ve mukozada prekanseröz (kanser öncesi ) birtakım değişikliklere (barrett özefagusu) neden olabilir. Sizi ve doktorunuzu uyarması gereken semptomlar şunlardır;

Yutma güçlüğü (disfaji)

Kanama

Boğulma hissi, öksürük, ses kısıklığı

Kilo kaybı

Reflü Ameliyatı

Günümüzde reflü ameliyatları etkili bir şekilde yaygın olarak yapılmaktadır.  Reflü ilaçlarının kullanımının işe yaramadığı durumlarda,  yıllarca süren ilaç tedavisini tercih etmeyenlerde; reflüyle birlikte ilerlemiş mide fıtığı bulunanlarda reflü ameliyatı tercih edilebilir.

En sık yapılan reflü ameliyatı ise nissen fundoplikasyon olup, bu ameliyatta yemek borusunun mideyle buluştuğu yerdeki kapak sistemi güçlendirilir. Bu sırada mide fıtığı da onarılır.

Nissen fundoplikasyon Altın standart olarak laparoskopik (kapalı)  yapılan, reflüye karşı en etkili ameliyattır.

Reflü Diyeti Nasıl Yapılır?

Reflü şikâyetlerini en aza indirmek istiyorsanız, uzman bir doktor kontrolünde reflü diyetine başlayabilirsiniz. Her insanın duyarlılığı farklı olduğundan, hastanın fark ettiği tetikleyici gıdadan uzak kalması reflü diyeti için en iyi seçenektir. Reflü diyeti sırasında küçük lokmalarla beslenmek ve yemekten hemen sonra uyunmamak ‘’reflüye ne iyi gelir’’ sorusunun da cevabıdır.

 Uzanmak veya uyumak için yemeğin üzerinden en az 3 saat geçmelidir. Reflü diyeti sırasında uyurken belden üst kısmın daha yukarda olması yerçekimi ile reflünün oluşmasını engelleyebilir. Özellikle gece reflüsü olanlar buna dikkat edilmelidir. Baş altına konan yüksek yastıkların reflüye faydası yoktur.

Bel kısmından itibaren yüksekte olacak şekilde ayarlanan yataklar da reflüye iyi gelebilir.

Reflü İlaçları

Gastroözefageal reflü hastalığının organik bir sebebi vardır. Genelde sadece yaşam tarzı değişikliği ile önlenemez gastroözefageal reflü hastalığında ilaç tedavisi çok önemli bir yer tutar. Medikal tedavide yer alan anti asit grubu reflü ilaçları yemek borusunu koruyarak ve mide asiditesini bastırarak tedaviye yardımcı olurlar.

Reflü ilaçlarının kullanımında dikkat etmeniz gereken şey ise mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiğidir.  Mide asidini bastıran H2 blokerleri ve proton pompa inhibitörleri gibi reflü ilaçları da doktorunuzun öngöreceği dozlarda kullanılmalıdır. İlaç tedavisi ile hastaların çoğunda gastroözefageal reflü hastalığının bulguları önlenebilir.

Reflü ilaçlarının yanı sıra asidin yemek borusundan mideye aşağı doğru geçişini kolaylaştıran Prokinetik ilaçlar da tedavide yer alırlar. Eğer reflü şikayetleri ilaç tedavisi ile azalmıyorsa ya da kanama, Barrett, darlık gibi komplikasyonlar varsa cerrahi tekniklerden faydalanılabilir.

Cerrahi teknikler asit reflüsünü önleyen yemek borusu ve mide arasındaki doğal bariyerleri düzeltirler.

Reflü Ülsere Neden Olur Mu?

Reflü bazı durumlarda ülsere neden olabilir. Klasik reflü belirtileri, hastanın reflü olma tanısını kuvvetlendirir. Daha rasyonel bulguların; endoskopik incelemeyle ve 24 saat süreyle yemek borusuna gelen mide asidinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesi ile reflü olup olmadığı belirlenebilmektedir. Reflüye bağlı olarak kanama, ülser, yemek borusunda delinme veya darlık gelişebilmektedir.

Reflü Hastalarında Kanser Riski!

Reflü kanser yapar mı endişesinin cevabı ise yeni uzman kontrolünden geçiyor. Reflünün halk arasındaki en korkulan komplikasyonu kanser gelişimidir. “Barrettözofagus” denilen hücresel bir dönüşüm buna zemin hazırlamaktadır.

Barrettözofagus’un sıklığı reflülü hastalarda %3-20 arasında değişmektedir. Barrettözofagus’lu hastalardan yıllık kanser gelişme sıklığı ise %0,5 dolayındadır. Dolayısıyla reflü kanser yapar diyemeyiz.

Ancak kontrollerin aksatılmaması gerekir.

Reflü ve Gastrit Arasındaki Farklar!

Çoğu kişi reflü ve gastrit hastalıklarını birbiriyle karıştırabiliyor. Ancak reflü ve gastrit birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide bu iki hastalığa birden de rastlanabilir. Gastrit, mide asitliğindeki artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan mide veya oniki parmak bağırsağının iltihabıdır.

Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır.

Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülürken, mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, reflünün en sık görülen belirtisidir.

Midenizle ilgili şikayetleriniz varsa, vakit kaybetmeden online hastane randevusu alabilir ve uzmanlara görünebilirsiniz. 

Güncellenme Tarihi: 22 Kasım 2018Yayınlanma Tarihi: 02 Eylül 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/reflu/

Reflü Hastalarına Zararlı Olan Yiyecekler Nelerdir?

Reflü Hastaları Ne Yemeli?

Reflü hastalarının ömür boyu beslenmesine dikkat etmesi, yaşam tarzında değişiklik yapması sonucunda reflü sorunu ile hasta karşılaşmayacağı için uzak durması besinler.

Reflü

Yemek yedikten sonra sindirilmesi esnasında tekrardan yemek borusundan ağza gelmesi, göğüs yanması gibi şikayetler sonucunda hastalarda reflü meydana gelmektedir.

Reflü hastalarının ömür boyu sağlığına dikkat etmesi, tükettiği gıdaların reflüyü tetikleyecek besinler olmaması gerekmektedir.

Ayrıca reflüye sahip olan insanların sıklıkla uzak durması gerekenler şunlar olmaktadır:

  • Kimyasal ilaçlar;
  • Sigara ve tütün kullanımı;
  • Alkol;
  • Kilo fazlalığı;
  • Hareketsiz yaşam tarzı;
  • Stres.

Hastanın reflü ataklarının oluşmasını engellemek amacıyla fazla kiloya sahip olmaları durumunda beslenmesine dikkat etmesi kadar aynı zamanda da yaşam tarzında da değişikliği yaşaması sonucunda hastalarda reflü atağının tetiklenmesini sağlamayacaktır.

Hastaların uyumadan önce 45 dakika boyunca hızlı tempoda yürüyüş yapmaları önerilmektedir. Fakat bu yürüyüşü hasta tok karnına yapmaktan kaçınmalıdır.

Midesinde reflüye sahip olan insanların yemek tükettikten sonra uzanmaması ve yatmaması çok önemlidir. İnsanların midesine baskı uygulayacak olduğu kıyafetleri giyinmekten ve sıkı giysilerden de kaçınması gerekiyor.

Çok sıcak gıdalar mideye zarar vereceği gibi aynı zamanda da çok soğuk gıdaların da mideye zarar vereceği unutulmamalıdır.

Beslenme düzenine ve yaşam tarzında değişiklik yapması sonucunda hastalarda reflü atağı meydana gelmeyecektir.

Reflüye Zararlı Yiyecekler

Midesinde oluşan gastrit ya da reflü oluşması durumunda hastaların mide asidini her zaman için kontrol altında tutacak oldukları besinleri tüketmeleri tavsiye edilmektedir.

Hastaların yememesi gereken besinlerden uzak durması sonucunda midenin kaçak yaparak yediklerinin ağza gelmesi ve bunun sonucunda da reflü atağının meydana gelmesi neticesinde hastaların şikayetlerinin oluşmaması görülecektir.

Hastaların antioksidan bakımından zengin olan çilek ya da yaban mersini meyvelerinde yoğun miktarda asit ve antioksidan bulunması nedeniyle bu besinleri gastrit hastalarının tüketmesi sonucunda sağlık sorunu olmasına neden olacak durumlar olabilir. Bunları yemekten her zaman için gastrit hastaları uzak durmalıdır.

Yiyecek GrubuYenmemesi Gerekenler
İçecekler
  • Siyah çay;
  • Kafeinli içecekler;
  • Hazır meyve suları;
  • Asitli içecekler;
  • Alkollü içecekler.
Protein
  • Kızartılmış et;
  • Yağlı et;
  • İşlem görmüş et ürünleri;
  • Pastırma;
  • Yağda kızartılmış yumurta;
  • Yağlı peynirler;
  • Sosis;
  • Sucuk;
  • Kavurma;
  • Salam.
Sebze ve Meyveler 

  • Yağda kızartılmış sebzeler;
  • Domates;
  • Mandalina;
  • Portakal;
  • Greyfurt;
  • Limon.
Çorbalar
  • Et suyu ile yapılan çorbalar;
  • Tarhana çorbası;
  • Domates çorbası;
  • Hazır çorbalar.
Tahıllar
  • Beyaz ekmek;
  • Kraker;
  • Bulgur;
  • Mısır;
  • Kuru baklagiller;
  • Bisküviler.

Hastaların her zaman için alkollü olan gıdalardan olabildiği kadar uzak durmaları sonucunda reflü tetiklemeyecek ve sağlık sorunu olmayacaktır.

Öğünler arasında mutlaka midesinin boş kalmamasına dikkat etmeli ve gastrit hastalarının şikayetlerinin artmaması için narenciye ürünleri olan portakal ya da limon gibi asit oranı çok yüksek olan gıdalardan olabildiği kadar uzak durması da sağlığı açısından çok önemli olacaktır.

Hastaların sebzeleri ya da etleri kızartma yolu ile tüketmeleri sağlığı açısından oldukça sorun olmasına neden olacaktır. Bu nedenle de gastrit hastalarının yağda kızartma yememelidir.

Reflü Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Hastaların her zaman için yemek yerken dik pozisyonda olmaları reflü oluşmasını önleyecektir. Ayrıca hastaların yemek yedikten sonra uzanmamalıdır. En az yemeklerden sonra 45 dakika boyunca dik durmaları çok önemli olacaktır.

Hastaların sakız çiğnemesi ve sigara tüketimi sağlık açısından sorun olmasına neden olacaktır. Az yemek yemeli ve bu yemekleri sık sık tüketmesi oldukça faydalı olacaktır. Reflü hastalarının gün içerisinde en az 6 öğün yemek yemeleri tavsiye edilmektedir.

Et suyu birçok açıdan sağlığa yararlı olsa bile reflü hastaları için sorun olmasına neden olacaktır.

Hastaların yemeklerinde her türlü baharattan uzak durmaları gerekiyor. Özellikle de mideye zararlı olacak acı biber tüketmemeleri önerilmektedir.

Reflü hastalarının yatış pozisyonları da çok önemli olmaktadır. En az 15 cm yükseklikte bir yastık olmasına dikkat etmelisiniz. Hastanın korse ya da sıkı kemerler takması durumunda midesine baskı kuracağı için reflü atağının olmasında etkili olur. İnsanların süt içeceği zaman laktozsuz süt içmeleri gerekiyor.

Yağlı besinlerin sindirimi uzun sürecek olmasından dolayı mide içerisinde daha uzun süre kalacaktır. Bu nedenle de yağ tüketiminden her daim uzak kalınmalıdır. Nane tüketiminin mideye sağlıklı olduğu söylense de bu durum reflü hastaları için geçerli olmayacaktır. Hastanın nane tüketiminden her daim uzak durmaları reflü şikayetinin azalmasını sağlayacaktır.

Soğan ve sarımsak tüketimi midenin asit salgılanmasında etkili olacağından ve sindirilmesi de zor yiyecekler arasında olması nedeniyle soğanı ve sarımsağı olabildiği kadar az tüketmesi gerekmektedir. Hastaların sıvı tüketimi de reflü için çok önemli olmaktadır. Gün içerisinde en az 2 litre su tüketmeleri önerilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/reflu-hastalari-ne-yememeli.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть