Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü halk dilinde yemek yedikten sonra, midenin ağzına gelmesine denmektedir. Fakat reflünün açıklaması bu kadar da basit ve geçiştirilecek kadar kolay da değil.

Tedavi edilmesi gereken mide hastalığı reflü hakkında geniş bir yazı hazırladık.

Yazımızda Reflü nedir? Reflü neden olur? Reflüyü nasıl anlarız? Reflü nasıl tedavi olur? sorularına uzman kaynaklarımızdan aldığımız bilgilerle cevap vermeye çalışacağız.

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) bir çok kişinin bildiği adıyla kısaca Reflü hastalığı, yemek yenildikten sonra, mide içerisindeki asitli sıvının yemek borusundan boğaz ve ağıza kadar çıkması sonucu oluşan bir mide hastalığıdır. Dünyada çokça görülen bu hastalık, genelde boğaz ve göğüs arasında yanma hissinden dolayı rahatsızlık vermektedir.

Reflü hastalığının en büyük nedenlerin, beslenme yanlışlıkları ve fazla kilo büyük rol oynamaktadır.

Midede ağrısı ve mide yanması gibi şikayetler günümüzün en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasındadır. Mide içeriğinin yemek borusundan yukarı, boğaza doğru gelmesidir “reflü”.

Halk arasında mide reflüsü olarak bilinen Gastro özofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin, özellikle asitli mide sıvısı ve gıdaların yukarı yemek borusundan boğaza ve ağıza doğru geri gelmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır.

Bazen geçici olarak reflü durumu alabilir. Eğer bu rahatsız etmeyip, sıklıkla da olmuyorsa, en son yenilen yada fazla yeme içme sonrası olacağından durum tekrarlanmazsa sorun teşkil etmez. Ama her gün tekrar yaparak daha da yanma veriyorsa hemen doktora gitmek gerekiyor.

Reflü hastalığına dünyada oldukça sık rastlanılır, görülme sıklığı normal toplumda yüzde 10-20 arasındadır ve özellikle kilosu fazla olanlarda daha sık görülür. Kadın ve erkekler arasında görülme sıklığı arasında fark yoktur.

Gastroözofageal reflü hastalığı 40 yaş ve sonrasında daha sık ortaya çıkar.

Şimdi Reflü hastalarında ne tür belirti ve yakınmalar gözükür? bir göz atalım.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Fast Food, Alkollü ve asitli içecekler, hazır meyve suları ve fazla kahve Reflüyü tetikliyor

Reflü nasıl anlaşılır? Belirtileri nelerdir?

Reflüyü anlamak için genelde 2 tür belirti vardır. Birincisi yemek borusunda, göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma hissi, her yemek sonrası ortaya çıkmaya başlar.

İkincisi ise sık yakınma ise mide içeriğinin (kısmen asitli mide sıvısı ve bir miktar gıda olabilir) boğaz ya da ağıza geri gelmesiyle, acı-ekşi tadın hissedilmesidir.

Reflünün belirtileri içinde bazen boğaz ağrısı, ağzım su doluyor diyen kişilerde ağızda tükürüğün artışı, ses kısıklığı, boğazda yumru hissi, yutmada güçlük, göğüste ağrı, kuru, irrite edici, inatçı öksürük ve nedensiz bulantı söylenebilir.

Reflü neden ortaya çıkar? Ne tür zararlar oluşturur?

Normalde yemek borusunun (özofagus) tam mideyle birleştiği noktada “özofagus alt kıskacı” adı verilen ve yemek borusunu oluşturan kasların özelleşerek yaptığı, büzülerek kapanan bir mekanizma mevcuttur. Normal olarak belirli bir basınçla kapalı olan ve mide içeriğinin bu sayede geri gelmesini engelleyen bu kıskaç, yemek yediğimizde gevşeyerek açılmakta ve gıdaların mideye geçişine izin vermektedir.

Bunun dışında, kapalı olan kıskaç reflü hastalığında, olmaması gerektiği şekilde zaman zaman yeme dışında da gevşemekte ve açılmakta ya da sürekli olarak kapanma basıncının düşük olması sebebiyle gevşek kalmaktadır. Bu durumda reflü ortaya çıkar.

Bir üçüncü neden ise mide fıtığı (hiatal herni) varlığının kıskaç mekanizmasının işlevini bozmasıdır. Bu anatomik bozuklukların yanı sıra reflünün ortaya çıkışını obezite, gebelik, diyetimizdeki bazı gıda türleri ve kimi ilaçlar kolaylaştırmaktadır.

Midedeki asidik içerik  yemek borusuna doğru ilerlemesi ile oluşan Reflü, zamanla yemek borusunun iç yapısına da zarar vermeye başlar ve tahriş yapar.

Bu hasar, oluşan reflünün sıklığı, mide içeriğinin yemek borusuna kaçma sıklığı ve mide sıvısının asiditesiyle doğru orantılıdır. Ne kadar mideden asidik sıvı gelirse yemek borusu o kadar da hasar büyüyecektir.

Yemek borusu iç yapısını koruyan mukoza dokusu bozulmaları da bu duruma eklenmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü hastaları yemek borusunda yanma hisseder

Reflü hastalığı tanısı nasıl konulur?

Genelde reflü hastalığının klasik şikâyetleri olan ağıza ve boğaza mide içeriğinin gelmesi ve göğüste yanma hissi, reflü hastalığı tanısı koymayı kolaylaştırır. Ancak bu klasik yakınmaların yanı sıra tipik olmayan diğer yakınmaların da varlığı, tanı koymada gastrointestinal sistemin incelenmesini gerektirir.

Bunun için “üst gastrointestinal sistem endoskopisi” adı verilen işlem, ışıklı bir tüp kamerayla yemek borusu ve mide içinin görülerek incelenmesi yöntemi tercih edilir: Bu tetkikle hem reflü hastalığıyla ortaya çıkan yemek borusundaki hasarlar gözlenmekte hem de bu hastalığın neden olacağı daha ileri sorunlar tespit edilebilmektedir.

Endoskopik olarak gözlenen yemek borusu hasarının derecesine göre de reflü hastalığının şiddeti belirlenebilmekte, reflü hastalığının neden olacağı hücre ve doku bozulmaları ve değişiklikleri de bu yöntem sırasında elde edilen biyopsilerle anlaşılabilmektedir.

Endoskopik inceleme yöntemi dışında, reflü hastalığının varlığını saptamada yemek borusunda yapılan basınç ve asit ölçme yöntemleri de zaman zaman kullanılabilmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü nedenlerinden biri aşırı kilodur.

Reflüyü önlemek mümkün mü? Tedavi nasıl olmalıdır?

Gastroözofageal reflü hastalığı kronik bir hastalık olmasının nedeni, temelde anatomik yapısal bazı eksiklik ve bozukluklar ortaya çıkmasıdır.

Reflü hastalığı tedavisi için ilaç kullanarak, kalıcı olarak tedavi edileceği söylenemez.

Reflü hastası ilk önce yeme alışkanlıklarını değiştirmeli, sağlıklı beslenme modelini seçmesi gerekmektedir.

İlaç tedavisi ile hastalığı kontrol edilmeye çalışılsa da, yeme-içme alışkanlıkları hastalık öncesi gibi devam ediyorsa pekte bir anlamı yoktur.

Sağlıklı ve dengeli yaşama geçmek ile fazla kilolarda gitmelidir. Demli çay ve kahve alışkanlığı iyice düşürülmeli hatta son verilmeli, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak, geç vakitlerde özellikle akşam 7 sonrası yağlı, naneli gıdalar, gazlı içeceklerden kaçınmalıdır. Özellikle yatak başının yüksek olmasına dikkat edilmelidir.

Reflü tedavisi için genelde modern tıp, mide asit salgısını düzenleyen antisekretuvar ilaçlar ve antiasit ilaçları hastalarına önermektedir. Çok ileri düzeyde ki reflü hastaları için, anti reflü cerrahi tedavisi de olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü ileri seviyede ameliyat gerektirebilir

Reflü hastalığı tedavi edilmezse hangi sonuçlar ortaya çıkar?

Reflü hastalığında ortaya çıkan istenmeyen sonuçları, yemek borusuyla ilgili olan ve olmayanlar olarak iki kategoride değerlendirmek gerekir.

1. Eroziv özofajit

Yemek borusunda asit reflüsüyle erozyon ve ülserlerin ortaya çıkmasıdır.

2. Barrett özofagusu

Yemek borusunun hücre yapısının değişmesini ifade eder. Barret metaplazisi de denen bu duruma kronik olarak mideden yemek borusuna gelen asit reflüsünün neden olduğu bilinmektedir. Barret özofagusu, yemek borusu kanserine zemin hazırlayan bir hücre değişimidir.

3. Özofagus darlıkları

Yemek borusunda asit reflüsünün yol açtığı ülser ve yaraların iyileşme sürecinde ortaya çıkan yapışıklık ve bunun sonucu oluşan yemek borusu kanalında oluşan daralmadır. Bu durum gıdaların yutulmasında güçlük ve gıdaların yemek borusunda kalması gibi sonuçlara neden olabilir.

Özofagus dışı komplikasyonlar arasında ise astım, kulak ve boğaz rahatsızlıkları, kronik larenjit, nefes borusu giriş darlıkları, ses tellerinde iltihap ve tahriş, kronik öksürük, daha nadir olarak diş erozyonları, kronik sinüs enfeksiyonları, tekrarlayan zatürre, larenks kanseri sayılabilir.

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

Источник: https://www.gelgez.net/reflu-nedir-reflunun-nedenleri-belirtileri/

REFLÜ NEDEN OLUR?

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflüde midenizde bulunan asidin boğazınızdan yukarıya doğru çıkarak dokuları tahriş etme işlemi gerçekleşir. Bu durumun pek çok sebebi olabilmektedir. Bunlar kullanılan ilaçlar, hamilelik, diyet, yaşam biçimi, hızlı kilo alma ve belirli sağlıksal koşullardır.

Reflünün belirtileri ise mide yanması, ağızda acı bir tat oluşumu, kuru öksürük, boğazda bir sertlik hissi ve hırıltı şeklinde gerçekleşir.

Bu rahatsızlığı tespit etmek için kullanılan testler ise X-ray cihazı ile mide kontrolü ve üst mide- bağırsak sorunlarının incelenmesi şeklinde yapılmaktadır.

Tedavi işlemine geçildiğinde ise genellikle ilaçlı tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Bu da yaşam stili değişimi, diyet ve alışkanlıklarda çeşitli değişimlere neden olmaktadır.

Reflü tedavisinde verilen ilaçlar anti asitler, proton pompa inhibitörleri, kaplama maddeleri ve arttırıcı maddeleri içermekte olup, çok ciddi durumlarda ise ameliyat ile çözüme ulaşılmaktadır.

Reflünün belirtilerinden korunmak için; alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak, yağlı yiyecekleri sınırlamak, diğer tetikleyici yiyeceklerden uzak durmak, sağlıklı bir vücut ağırlığı elde etmek ve uykudan 3 saat önce bir şeyler yemeyi kesmek gerekmektedir.

Reflü mide rahatsızlıkları genellikle yanma hissi ile birlikte oluşur ve bu durumu tetikleyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bu nedenleri maddeler halinde daha ayrıntılı bir şekilde açıklayacak olursak;

1.Yaşam Stili

Çeşitli zararlı alışkanlıkların olması kötü bir yaşam tarzına işaret olup, reflü oluşum nedenleri arasında yer alan etmenlerdendir. Bunlar ise bol miktarda alkol kullanımı, düzenli olarak sigara içilmesi, sürekli yeme istediğinin gelmesi olan obezite ve kötü bir duruş bu durumun sebepleri arasında yer almaktadır.

Yeme alışkanlığı anlamına gelen diyet, yağlı ve kızartılmış yiyecekleri, sarımsak, soğan, çikolata, kafeinli içecekleri, asidik yiyecekleri ve baharatlı gıdaları kapsamaktadır.

3.Yeme Alışkanlığı

Yemek esnasında büyük menülerin yenmesi, çok hızlı tüketilmesi ve uyku zamanından önce tüketilmesi reflüye neden olabilecek durumlar arasındadır.

4.İlaçlar

Kalsiyum kanal blokerlerinin, hydrophed, marax, bronchial ve nitratlar gibi ilaçların kullanılması mideye ciddi zararlar verebilmektedir. Oluşan bu hasarlar mide yanması olan reflü oluşumuna neden olabilir.

5.Diğer Durumlar

Hamilelik, diyabet ve hızlı kilo alma gibi durumlar vücutta ani değişmelere yol açmaktadır ve reflüye yakalanma riskini arttırıcı durumlar arasında yer almaktadır.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü hastalarında meydana gelen birtakım belirtileri sizlere tanıtacağız. Böylece reflü olup olmadığınızdan tam olarak emin olamazsınız ancak en azından bir fikir edinmenize yardımcı olacaktır. Bunlar;

  • Mide Yanması: En yaygın reflü belirtisidir. Tespit etmesi ve tedavisi oldukça kolaydır. Ancak bu durum bazen karıştırılabilir ve hataya düşmenize neden olabilir. Herhangi bir tehdit içermez. Sadece belli bir rahatsızlık vermekle sorumludur.
  • Göğüs Ağrısı: Mide asidi yemek borusuna sıçradığı zaman bir çeşit göğüs ağrısı oluşmakta ve bu durum klasik bir reflü belirtisi olarak ifade edilmektedir. Ancak bu ağrılar çok daha içten ve yoğun biçimde yaşanabilir. Çoğu insan bu durumu kalp krizi ile karıştırmaktadır. Bu ağrı giderek kötüleşiyor ise kesinlikle görmezden gelmemelisiniz. Mide asidinin yemek borusuna ulaşma durumu genellikle uzanırken ve yatarken meydana gelir. Bu da mide ağrısına sebep olur. Reflü sorunu olan insanların oturmaya ağırlık vermeleri gerekmektedir.
  • Yemek Sonrası: Oluşan ağrılar tam yemek yedikten sonra ortaya çıkıyor ise, bu midenizin çok dolu olduğu anlamına gelir. Bu durumu ilaç almadan önleyebilirsiniz. Yemek yerken çok fazla yiyecek tüketmemeye özen gösterirseniz, bu tip bir sorunla karşılaşma ihtimaliniz düşer.
  • Kötü Tat: Bazen mide asidi mideden uzaklaşarak, boğazınızdan yukarı doğru çıkarak ağzınıza kadar gelir ve ağzınızda acı bir tat kalmasına neden olur. Böyle bir durumda boğulma tehsi ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
  • Ses Kısıklığı: Soğuk algınlığının erken bir aşamasında iseniz, sesinizde çatlamalar meydana gelir. Bu durum da ses kısılmasına neden olmakta ve mide yanmasının bir diğer belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Boğaz Ağrısı: Klasik bir soğuk algınlığı ve grip belirtisinden olan boğaz ağrısı, bir sindirim sistemi sorunu olarak ön plana çıkmaktadır. Sadece yemeklerden sonra kaslarınızda bir gerilme meydana gelir. Bu yüzden öksürme veya hapşırma göstermiyor iseniz, reflüden şüphelenmeniz gerekir.
  • Öksürük: Kronik öksürük ve hırıltı, mide yanması sonucu meydana gelebilmektedir. Bu durum da reflü için şüpheli durumlar arasında yer almaktadır.

Bu durumun yani reflünün diğer belirtileri ise astım oluşması, mide bulantısı, ekstra tükürük salgısı, yutkunma zorlukları olarak ortaya çıkmaktadır.

Reflü Teşhisi Nasıl Yapılır?

Bu rahatsızlığın teşhisi için çoğu zaman doktorunuz tarafından, hastalığın ortaya çıkan belirtilerine ait birtakım sorular sorulmaktadır. Bunlar genel olarak yutkunma zorlukları, yutkunma sırasında ağrı oluşması ve son olarak ilaç almanıza rağmen belirtilerde herhangi bir düzelme olmamasıdır. Daha ileri durumlarda ise farklı teşhis işlemlerine başvurulmaktadır.

  • Endoskopi: İnce ve uzun bir tüp arka kısımdan içeriye doğru sokulur. Üzerinde yer alan bir kamera ile vücut üzerinde mideye ait bir inceleme yapılır. Genellikle ağzınızdan bu tüpün sokularak boğazınızdan aşağı midenize indirilmesi ile bu işlem gerçekleştirilir.
  • Manometre: Alt özofagus sfinkterin nasıl çalıştığını tespit etmek için manmetre denilen bir cihaz kullanılır. Sfinkter kasının içindeki basınç seviyesini ölçmede kullanılır. Yine aynı şekilde bir tüp vasıtası ile yapılır. Ancak basınç sensörleri ile bu işlem uygulanır. 20-30 dakika arası süren bir işlemdir. Boğaz ağrısı gibi ufak yan etkiler yaşanabilmektedir.
  • Baryum Yutmak: Yeme ve içme esnasında öksürük ve boğulma tehsi yaşıyorsanız, baryum yutma işlemi ile hastalık tespiti yapılır. İşaretli bir baryum taneciği yutularak gerçekleştirilen bu işlem, sorunları tespit etmede en net sonuçları veren yöntemdir. Yutkunma sırasında kasların hareketini ve herhangi bir tıkanma olup olmadığını anlamada sıkça kullanılır. Sindirim sisteminize salınan izlenebilir tanecik takip edilir ve X-ray ışınları ile sorunun yeri tespit edilir.
  • pH Testi: Yapılan testler sonucu hastalık halen net bir şekilde belirlenememiş ise, 24 saat pH görüntüleme işlemi yapılır. Bir ekran ile asitlik ve bazik değerler üzerinden ölçümler yapılır.

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu hastalığın tedavisi genellikle evde yapılmakta ve tedavi işlemi için çeşitli ilaçlar veya çok ciddi durumlarda ameliyat tercih edilmektedir. Örnek olarak aşırı kilolu olan bir reflü hastasının, belirtilerini azaltmak için midesindeki basıncın azaltılması gerekir.

Ayrıca sigara kullananların bırakması, daha az ve daha seyrek yemek yenmesi, ağır gıdaların tüketilmemesi, alkol, kahve, çikolata ve yağlı yiyeceklerin tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

Bunlar kişiden kişiye göre farklı şekilde hassasiyet gösterebilen durumlar arasında yer alırlar.

İlaç olarak ise mide asidini düzenleyen antiasitler kullanılır. Ancak bu tip ilaçlar, diğer ilaçlar ile birlikte kullanılmamalıdır.

Bunun sebebi ise, aynı zamanda alınan ilaçların mide tarafından emilmesi ve midenize zarar vermesidir. Son olarak da çok ileri düzeyde bir reflünün tedavisinde ameliyat, tedavi yöntemi olarak kullanılabilir.

Yeni tedavi yöntemleri ise halen yapılan araştırmalar doğrultusunda gelişmeye hazır bir halde beklemektedir.

Источник: https://evdesifa.com/reflu-neden-olur/

Reflü Nedir? Reflü Belirtileri ve Tedavisi

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü, toplumdaki sıklığı tespit edilememekle birlikte haftada 1 kez reflü sorunu yaşayan kişiler üzerinden değerlendirildiğinde, toplumun yaklaşık %20’sinde görülen bir sağlık problemidir. Avrupa’da görülme sıklığı %5-27 arasında değişmektedir.

Reflü oluşumunda, erkek ve kadın arasında belirgin bir farklılık da bulunmamaktadır. Reflü belirtileri sık sık ülser ile karıştırılsa da farklı hastalıklardır. Reflü belirtilerine sahip kişilerin en kısa zamanda uzman bir doktora görünmesi tavsiye edilir.

Memorial Gastroenteroloji Bölümü uzmanları, reflüye neden olan faktörler ve reflüden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Reflü Nedir?

Mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışı gastroözefageal reflü’dür. Hastalar göğüs kafesinin arkasında yanma(heartburn) şikayeti ile başvurabilirler.

Reflü bazen yemek borusunun arkasındaki yanmanın yanı sıra ağza gıdaların ve acı suyun gelmesidir. Reflü, sıklıkla yemeklerden sonra olur. Gastroözefageal reflü hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkça rastlanan bir hastalıktır.

Ülkemizde yapılan bir çalışmada toplumun %20’sinde reflü hastalığı bulunmuştur.

 Reflü Belirtileri

Reflü belirtileri deyince ilk akla gelenler baharatlı, yağlı gıdalar, çikolata, alkol veya taze sıkılmış meyve suları tüketildiğinde artan şikayetlerdir. Mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, en sık görülen reflü belirtisidir.

Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer önemli reflü belirtileri sayılır. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar. Reflü; yemek borusu, mide ve bağırsak sistemi dışındaki sistemlerde de belirtilere yol açabilir.

 Reflü öksürüğe, ses kısıklığına, diş çürüklerine ve boğaz arısına neden olabilir.

Reflü Belirtilerini Prof. DR. Yıldıran Songür açıklıyor;

Reflü Nedenleri Nelerdir?

Gastroözefageal reflü nedenlerinin kökeninde yemek borusunun uzun bir süre, fazla miktarda mide asidik içeriği ile teması yatmaktadır. Mide asidik içeriğinin yemek borusu ile uzun süreli teması yemek borusunda hasara yol açar ve bu da yanma hissine sebep olur.

Normal olarak yemek borusunun alt ucundaki alt özefagus sfinkteri dediğimiz kastan oluşmuş kapak benzeri bir yapı vardır. Bu yapı asidin yemek borusuna geri kaçmasını önleyerek midenin içinde kalmasını sağlar. Reflü nedenleri arasında yer alan sfinkter kapağının sık aralıklar ile gevşemesi çok önemlidir.

Bu kapak sık aralıklar ile gevşer ve mide asidik içeriği yemek borusuna geri kaçar.

Reflü hastaları nasıl beslenmeli sorusunun cevabını Gastroenteroloji bölümünden Prof. Dr. Yıldıran SONGÜR veriyor.

Reflü Tedavisi Nasıl yapılır?

Reflü şikâyetleri artan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri de reflü tedavisi. Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer reflü  belirtilerdir. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar.

Bu belirtileri reflü tedavisine başlamak için yeterli bir sebep olarak görebiliriz. Mevcut şikayetler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözofagial reflü tanısı konabilir. Tanı koymak veya hastalığın şiddetini belirlemek için endoskopi, pH ölçümü, kontrastlı grafiler, manometrik çalışmalar yapılır.

Reflü tedavisinde en önemli nokta yaşam tarzında değişiklik yapmaktan geçer. Birçok insan, yaşam tarzında değişiklik yaparak veya ilaçlarla reflüyü kontrol altında tutabilirken bazı hastalarda ise cerrahi girişim gerekmektedir.

Reflü tedavisinde ilk aşama genellikle mide asidini baskılayan ilaçlar ve yaşam tarzında değişikliklerle yapılır. Obezite karın içi basıncını artırıp mideye yaptığı baskıyla reflüyü şiddetlendirir.

Bu yüzden hasta; fazla kilolarından kurtulmalı, sigarayı bırakmalı, dar elbiseler giymemeli, yağlı yemeklerden veya kızartmalardan,  domates salçasından, alkolden, çikolatadan, naneden, soğan ve sarımsaktan, kahveden uzak durmalıdır.

Reflü tedavisinde reflü testlerinin de yeri çok önemlidir. Doktorunuzun (gastroenteroloğunuzun) reflü tanısını koyarken bulguların gerçekten reflüden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, komplikasyonların gelişip gelişmediğini anlamak için birtakım testlere ihtiyacı olabilir. Reflü testlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

Baryum özefagus mide duedonum grafisi: Hasta baryum içerken radyoloğun floroskopide baryumun aşağıya yemek borusuna ve mideye seyahatini incelediği bir testtir.

Gasroskopi: Endoskop ucunda ışık bulunan fleksibl bir tüptür. Bu tüpün ağızdan özefagusa ve mideye doğru ilerletilmesi sırasında yemek borusu incelenebilir. Hasta sedatize edilerek bu işlem gerçekleştirilir.

Özefagus manometresi ve PH metre: Burundan çok ince fleksibl bir tüp yemek borusundan mideye gönderilerek buradaki basınçlar ve yukarı çıkan asit miktarı ölçülebilir.

Reflü ve sindirim sitemi ile ilgili pek çok soruya verilen cevaplardan oluşan canlı yayınımızı izleyebilirsiniz.

Reflü Tedavi Edilmezse…

Eğer reflü tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlarla seyredebilir. Örneğin yemek borusunda darlık, kanama ve mukozada prekanseröz (kanser öncesi ) birtakım değişikliklere (barrett özefagusu) neden olabilir. Sizi ve doktorunuzu uyarması gereken semptomlar şunlardır;

Yutma güçlüğü (disfaji)

Kanama

Boğulma hissi, öksürük, ses kısıklığı

Kilo kaybı

Reflü Ameliyatı

Günümüzde reflü ameliyatları etkili bir şekilde yaygın olarak yapılmaktadır.  Reflü ilaçlarının kullanımının işe yaramadığı durumlarda,  yıllarca süren ilaç tedavisini tercih etmeyenlerde; reflüyle birlikte ilerlemiş mide fıtığı bulunanlarda reflü ameliyatı tercih edilebilir.

En sık yapılan reflü ameliyatı ise nissen fundoplikasyon olup, bu ameliyatta yemek borusunun mideyle buluştuğu yerdeki kapak sistemi güçlendirilir. Bu sırada mide fıtığı da onarılır.

Nissen fundoplikasyon Altın standart olarak laparoskopik (kapalı)  yapılan, reflüye karşı en etkili ameliyattır.

Reflü Diyeti Nasıl Yapılır?

Reflü şikâyetlerini en aza indirmek istiyorsanız, uzman bir doktor kontrolünde reflü diyetine başlayabilirsiniz. Her insanın duyarlılığı farklı olduğundan, hastanın fark ettiği tetikleyici gıdadan uzak kalması reflü diyeti için en iyi seçenektir. Reflü diyeti sırasında küçük lokmalarla beslenmek ve yemekten hemen sonra uyunmamak ‘’reflüye ne iyi gelir’’ sorusunun da cevabıdır.

 Uzanmak veya uyumak için yemeğin üzerinden en az 3 saat geçmelidir. Reflü diyeti sırasında uyurken belden üst kısmın daha yukarda olması yerçekimi ile reflünün oluşmasını engelleyebilir. Özellikle gece reflüsü olanlar buna dikkat edilmelidir. Baş altına konan yüksek yastıkların reflüye faydası yoktur.

Bel kısmından itibaren yüksekte olacak şekilde ayarlanan yataklar da reflüye iyi gelebilir.

Reflü İlaçları

Gastroözefageal reflü hastalığının organik bir sebebi vardır. Genelde sadece yaşam tarzı değişikliği ile önlenemez gastroözefageal reflü hastalığında ilaç tedavisi çok önemli bir yer tutar. Medikal tedavide yer alan anti asit grubu reflü ilaçları yemek borusunu koruyarak ve mide asiditesini bastırarak tedaviye yardımcı olurlar.

Reflü ilaçlarının kullanımında dikkat etmeniz gereken şey ise mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiğidir.  Mide asidini bastıran H2 blokerleri ve proton pompa inhibitörleri gibi reflü ilaçları da doktorunuzun öngöreceği dozlarda kullanılmalıdır. İlaç tedavisi ile hastaların çoğunda gastroözefageal reflü hastalığının bulguları önlenebilir.

Reflü ilaçlarının yanı sıra asidin yemek borusundan mideye aşağı doğru geçişini kolaylaştıran Prokinetik ilaçlar da tedavide yer alırlar. Eğer reflü şikayetleri ilaç tedavisi ile azalmıyorsa ya da kanama, Barrett, darlık gibi komplikasyonlar varsa cerrahi tekniklerden faydalanılabilir.

Cerrahi teknikler asit reflüsünü önleyen yemek borusu ve mide arasındaki doğal bariyerleri düzeltirler.

Reflü Ülsere Neden Olur Mu?

Reflü bazı durumlarda ülsere neden olabilir. Klasik reflü belirtileri, hastanın reflü olma tanısını kuvvetlendirir. Daha rasyonel bulguların; endoskopik incelemeyle ve 24 saat süreyle yemek borusuna gelen mide asidinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesi ile reflü olup olmadığı belirlenebilmektedir. Reflüye bağlı olarak kanama, ülser, yemek borusunda delinme veya darlık gelişebilmektedir.

Reflü Hastalarında Kanser Riski!

Reflü kanser yapar mı endişesinin cevabı ise yeni uzman kontrolünden geçiyor. Reflünün halk arasındaki en korkulan komplikasyonu kanser gelişimidir. “Barrettözofagus” denilen hücresel bir dönüşüm buna zemin hazırlamaktadır.

Barrettözofagus’un sıklığı reflülü hastalarda %3-20 arasında değişmektedir. Barrettözofagus’lu hastalardan yıllık kanser gelişme sıklığı ise %0,5 dolayındadır. Dolayısıyla reflü kanser yapar diyemeyiz.

Ancak kontrollerin aksatılmaması gerekir.

Reflü ve Gastrit Arasındaki Farklar!

Çoğu kişi reflü ve gastrit hastalıklarını birbiriyle karıştırabiliyor. Ancak reflü ve gastrit birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide bu iki hastalığa birden de rastlanabilir. Gastrit, mide asitliğindeki artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan mide veya oniki parmak bağırsağının iltihabıdır.

Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır.

Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülürken, mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, reflünün en sık görülen belirtisidir.

Midenizle ilgili şikayetleriniz varsa, vakit kaybetmeden online hastane randevusu alabilir ve uzmanlara görünebilirsiniz. 

Güncellenme Tarihi: 22 Kasım 2018Yayınlanma Tarihi: 02 Eylül 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/reflu/

Reflü Hastalığı Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü yangısını hissettiniz mi daha önce? Eğer cevabınız evetse yalnız değilsiniz. Her yaştan insan reflünün belirtilerini yaşar. Aslında, yetişkinlerin yüzde 20’sinde, günlük veya haftalık olarak gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) vardır.

Yaygın olarak mide ekşimesi olarak adlandırılır, daha şiddetli formu ise asit reflüdür yani kısaca reflü hastalığı

Reflünün sebepleri arasında gebelik, kötü ve sağlıksız beslenme, hiatal herni ve yanlış mide asidi düzeyi bulunmaktadır. Bunların çoğu, mide asidinin boğazda kızarıklık oluşturmasına, yemek borusunda yanmayı tetiklemesine veya geğirmeye neden olur.

Bu rahatsızlık, yemek içinden geçtiği anda kapanması gereken özofagus sfinkterinin bir işlev bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Reflü hastalarında geçit yolu kapatılmaz ve asit sindirim sisteminden çıkıp çeşitli sorunlara yol açabilir.

Reflü kesin çözüm için tek yol tedavi olmaktır. Reflü belirtileri olan birçok insan bazı reçetesiz ilaçları denemektedir, ancak bu sadece geçici bir rahatlama sağlar ve sorun çözülmezse semptomları daha da kötüleştirebilir.

Bu yazıda “reflü nedir”, “reflünün belirtileri”, “reflü nasıl geçer”, “reflüye ne iyi gelir”, “reflü tedavisi”, “reflü diyeti” konularına değinilecektir.

Reflü nedir?

Çoğu insan bu rahatsızlığın mide asitinin fazlalığından olduğuna inanıyor, aslında doğru olan tersidir. Araştırmalar düşük mide asidinin bu rahatsızlığın ana nedeni olabileceğini göstermektedir.

Ek olarak, yemek borusunda mideden boğaza doğru asit yükselir. Asit özofagusa girerken sızdıran bir kapaktan geçer. Bu hastalığın bir nedeni de, özofagus valfı düzgün kapanmadığı için geçidin içine sızan gastrik sulardır.

Farklı gıda hassasiyetleri ve bağırsaklarla ilgili genetik sorunlar da problemler yaratabilir.

Reflünün Belirtileri

Bu rahatsızlığı anlamak için birtakım belirtiler vardır. Bu semptomları günlük olarak yaşamaya devam ediyorsanız, kronik bir durumun göstergesi olabilir.

Reflünün belirtileri arasında en yaygın olanları şunlardır:

  • Mide ekşimesi
  • Gün boyunca ağızda ekşi veya acı tat
  • Öksürme veya öksürükten uyanma ile ilgili uyku sorunları
  • Kanama ve hassasiyet dahil olmak üzere diş eti problemleri
  • Ağız kokusu
  • Ağız kuruluğu
  • Yemekten sonra veya yemek sırasında şişkinlik
  • Mide bulantısı
  • Özofagus kaplamasına hasardan dolayı kanlı kusma
  • Gün boyunca devam eden hıçkırıklar
  • Yedikten sonra geğirme
  • Yutma güçlüğü
  • Boğuk ses
  • Kronik boğaz ağrısı ve kuruluk

Reflünün Nedenleri ve Risk Faktörleri

Bu hastalığı yaşayanların çoğunda görülen yaygın nedenler ve risk faktörleri aşağıdadır.

İltihap

İnflamasyonun neden olduğu doku hasarı, başlıca nedenlerden biridir. Araştırmalar, hastalar yüksek düzeyde iltihaplanma yaşadıklarında, yemek borusunda da işlev bozukluğu olduğunu göstermektedir. Tedavi edilmezse inflamasyon özofagus kanserine dönüşebilir.

Laktoz intoleransı

Belirli yiyecekleri yedikten sonra mı belirtileriniz ortaya çıkıyor? Bu durumda süt ve süt ürünlerine alerjiniz olabilir ve rahatsızlığınız da buna bağlı olabilir. Örneğin, laktoz intoleransının neden olduğu mide yanması reflü ağrısını artırabilir. Çaresi genellikle probiyotik almaktır.

Hiatal Hernia

Midenizdeki yangı ve çalkantıların bir başka sebebi ise hiatal hernia’dır. Diyafram, göğsün mideden ayrılmasına yardımcı olduğundan, midenin üst kısmı diyaframın üzerine çıkmaya başladığında ve mideden asit sızdığında hiatal hernia ortaya çıkabilir. Hiatal hernia bu rahatsızlıkta yaygın olarak görülür.

Yaşlanma

Çoğu yaşlı insan, gıdaları düzgün bir şekilde sindirmesi için gereken mide asidine sahip değildir. Malnütrisyon(kötü beslenme) ve antiasitler yaşlılarda düşük mide asidinin başlıca suçlularıdır.

Ek olarak, eğer bir H. pylori enfeksiyonu geçirdiyseniz, bu hastalığı yaşama ihtimaliniz var demektir. Sonuç olarak, H. pylori enfeksiyonları atrofik gastrite neden olur, bu da mide mukozasının iltihaplandığı anlamına gelir.

Gebelik

Hamile kadınların çoğu hamilelikleri sırasında geçici olarak reflü hastalığı yaşar. Bunun nedeni fetüsün pozisyonudur. Fetüs büyüdükçe, aside maruz kalan özofagus, valfe yeni bir basınç uygular.

Bunu önlemek için hamile kadınlar daha yüksek yastıklarda yatabilir, bitki çayları içebilir ve gün boyunca daha küçük öğünler yiyebilirler.

Az gelişmiş sindirim sistemi

Bebekler, az gelişmiş sindirim sistemi nedeniyle erken dönemde bu gibi problemler yaşayabilir. Ancak bebeklerde görülen çoğu vaka 12 ay içinde kendiliğinden düzelir.

Şişmanlık

Kilo sorunları, sfinkter ve valfe ek basınç oluşturarak, asit sızıntıları için bir fırsat yaratır. Obezite yoğun olarak gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ile bağlantılıdır. Bununla ilgili tüm çalışmalar hastanın kilosu arttıkça belirtilerin de arttığını göstermektedir.

Sigara içmek

Kas refleksleri bozulabilir ve asit üretiminin artmasına neden olabilir, bu nedenle birçok hasta semptomları azaltmak için sigarayı bırakmalıdır.

Büyük porsiyonlar yemek

Böyle bir rahatsızlığınız varsa doktorlar çoğunlukla porsiyon boyutlarına dikkat etmenizi gerektiren reflü diyeti tavsiye eder.

Doktorlar, uyumadan hemen önce atıştırmamanız gerektiğini söylüyor, çünkü diyafram üzerinde ek basınç ve rahatsızlık yaratıyor, böylece asit yemek borusundan yukarı çıkabiliyor.

Takviyeler ve İlaçlar

Pek çok insan, ibuprofen, kas gevşeticiler, tansiyon ilaçları, antibiyotikler ve asetaminofen alımından kaynaklanan etkilerden şikayetçidir. Çalışmalar ayrıca demir ve potasyum takviyelerinin de bu rahatsızlığa bağlı yangıyı alevlendirdiğini göstermektedir.

Mide ekşimesi

Yemekten sonra mide ekşimesi yaşıyorsanız, H. pylori enfeksiyonunuz olabilir. Bu çoğu hastada yaygındır ve mide ülserine bağlıdır. Tedavi edilmediğinde, hastalarda mide kanseri gelişebilir.

Kronik Öksürük

Araştırmacılar, kronik öksürüğün bu rahatsızlığa neden olduğunu kesin olarak ortaya koymamış olsa da, sürekli öksürmek daha fazla asitin yemek borusuna sızmaya başlamasında bir başka faktördür.

Magnezyum Eksikliği

Yeterince magnezyum alıyor musunuz? Doktorlar düşük magnezyum seviyelerinin asitin kaçmasını engelleyen sfinkterin fonksiyonunun bozulmasına yol açtığını söylüyor.

Reflüye Ne İyi Gelir?

Reflü tedavisi, yemeğinizi nasıl çiğneyeceğiniz de dahil olmak üzere birçok faktörleri içerir. Bu nedenle “reflü nasıl geçer?” sorusunun cevabı aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok adıma bağlıdır.

Amaçlı Çiğnemek

Yanlış çiğnemenin düşük mide asidinin bir numaralı sebebi olduğunu biliyor muydunuz? Yanlış çiğneme bu hastalığın bir numaralı sebebidir. Çiğneme ayrıca beyninize, bir sindirim sürecinin meydana geleceğini söyler! Yiyecekleri yavaş çiğneyin ve yemeğinizin tadını çıkararak yiyin.

Aralıklı Oruç

Vücudunuzun uygun mide asidini geri kazanması için zamana ihtiyacı vardır, bu da yemek yemeye devam etmezseniz bu hastalığın rahatlamasını sağlar ve reflü tedavisine yardımcı olur. Aralıklı oruç ayrıca vücut yağının kontrol edilmesine yardımcı olur ve kilo kaybı sağlar. Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi için “Aralıklı Oruç(İntermittent Fasting) ile Nasıl Zayıflanır?” okuyun.

Reflü için Diyet

Reflü diyetinin amacı, sızıntının meydana geldiği yeri iyileştirmektir.

Bunu yapmak için de, pH’ın çok düşük veya yüksek olmayacağı şekilde uygun mide asidi seviyelerini korumak gerekir. Bunun için en iyi diyetlerden biri, uzmanlar tarafından da önerilen GAPS diyetidir.

Diyet bağırsak iltihabını azaltmayı hedefler ve vücudunuzun iyileşmesini hızlandıracak basit gıdalar içerir.

Sindirim Enzimleri

Bağırsaklarınızı dengelemeye ve sağlıklı bir sindirim sistemini korumaya yardımcı olmak için her sabah ve gece bir probiyotik almalısınız. Ayrıca vitamin U, Himalaya deniz tuzu ve Manuka balı da kullanabilirsiniz.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler

Doktorlar genellikle reflü hastalığı belirtilerini hafifletmeye ve ortadan kaldırmaya yardımcı olmak için özel gıdalar içeren düşük karbonhidratlı bir diyet önerir. Bu listedeki bazı şeyleri yediğinizde, uygun valf fonksiyonuna sahip olacak ve daha az asit sızıntısı yaşayacaksınız.

Reflüye iyi gelenyiyecekler:

  • Kefir ve Yoğurt
  • Kemik suyu
  • Fermente Sebzeler
  • Elma sirkesi
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Enginar
  • Kuşkonmaz
  • Salatalık
  • Balkabağı ve diğer kabak türleri
  • Vahşi yakalanmış ton balığı ve somon balığı
  • Sağlıklı yağlar
  • Çiğ inek sütü ve peyniri (laktoz intoleransı varsa kaçının)
  • Badem
  • Bal

Reflü hastaları ne yememeli?

Reflüye zararlı yiyecekler şunlardır ve bunlardan kaçınılmalıdır:

  • Yüksek oranda yağ içeren gıdalar
  • Domates ve narenciye
  • Çikolata
  • Sarımsak
  • Soğan
  • Baharatlı yemekler
  • Kafein
  • Nane
  • Alkol

Reflü Diyeti

Bu hastalık hakkındaki tüm araştırmalar, diyet ve beslenmenin semptomlarda önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Diyetinizdeki değişiklikler bağırsağınızı olumlu yönde etkiler ve vücudunuzun yemek borunuza asit sızan vanaları kapatmasını kolaylaştırır.

Doktorlar hastalara sindirim sağlığını iyileştirmek ve genel sağlık için özel bir diyet verebilir. Bu diyetlerin çoğu işlenmiş, organik olmayan gıdaları ve genetiği değiştirilmiş gıdaları (GDO’lar) mümkün olduğunca ortadan kaldıracaktır.

Bu, lif alımının arttırılması ve probiyotiklerin alınması anlamına gelir. Reflü diyeti sindirim sisteminizin akışını geliştirecek ve bununla ilişkili kronik hastalıkları önleyecektir.

Reflü diyeti nasıl olur?

Reflü belirtilerini daha da kötüleştirdiği için çoğu doktorun hastalarının beslenmelerinden çıkaracağı bazı yiyecekler vardır. Bu riskli yiyecekler şunlardır:

  • Alkol
  • Gazlı içecekler, şekerli gazlı içecekler gibi
  • Kızarmış yiyecekler
  • Baharatlı yiyecekler
  • İşlenmiş gıdalar
  • Yapay tatlandırıcılar
  • Sebze yağları

Organik ve sebze ağırlıklı beslenen hastaların, semptomları ortadan kaldırma şansını artacaktır.

Yoğurt gibi probiyotik gıdalar, zeytinyağı da dahil olmak üzere sağlıklı yağlar yemeniz önerilir.

Takviyeler

Doğal takviyeler reflü belirtilerini iyileştirmek için faydalı olabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Sindirim enzimleri

Herhangi bir öğün yemeye başlamadan önce bir ya da iki sindirim enzimi hapı alabilirsiniz. Bu enzimler vücudunuzun besinleri tam olarak sindirmesine ve besin maddelerini emmesine yardımcı olur.

Probiyotikler

Bu rahatsızlığın belirtilerini azaltmak için, yüksek kaliteli probiyotik alabilirsiniz. 25 ila 50 milyar birim alarak, sindirim sistemini dengelemek ve hazımsızlığa, kötü beslenmeye ve sızan bağırsağa neden olan kötü bakterileri dışarı atmak için vücudunuza sağlıklı bakteriler ekleyebilirsiniz.

Pepsin ile HCL

Daha iyi sindirim için her öğünden önce tek bir 650 miligram HCL ve pepsin içeren bir takviye alabilirsiniz.

Bitkisel çaylar

İltihaplanmaları azaltmak için papatya çayı veya zencefil çayı içebilirsiniz.

Magnezyum Kompleks Takviyesi

Magnezyum, bu rahatsızlığa bağlı olarak yanma ve geğirme yaşayanlar için faydalıdır. Reflü belirtilerini hafifletmek için günde en az 400 miligram magnezyum takviyesi almanız önerilir.

Sindirim Sağlığınızı Geliştirmenin Diğer Yolları

Sindirim sisteminizi iyileştirmeye çalışırken, yüksek lifli diyetlerden ve alerjenlerden kaçınmalısınız, çünkü bunlar bağırsaklarınız için risk oluşturur.

Su girişi önemlidir, ancak yemek sırasında çok fazla su içmemelisiniz.

Stres bu hastalık için önemli bir konudur. Egzersiz yaparak, sindirim sisteminizi destekler ve stres nedeniyle asitin tırmanmasını önleyebilirsiniz.

Yatmadan 3 saat önce yemeyi bırakmalısınız. Uyumadan hemen önce yediğinizde yiyecekler sindirilmeyebilir.

Sonuç olarak;

Reflü tedavisi için;

Uzun süreli tedavi planlarının yanı sıra beslenme ve diyet bilgileri için bir doktordan yardım alın. Dengeli beslenin ve rahatsızlığı tetikleyecek yiyeceklerden uzak durun.

Vücudunuzun dengeli pH’ını korumasına yardımcı olmak ve sindirim sisteminizdeki iltihaplanmayı azaltmak için probiyotikler ve takviyeleri kullanın.

Midenizdeki iltihabı artıracak alkollü, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun.

“Reflü geçer mi” sorusunun cevabı olarak yukarıda yazılanlara dikkat edip, bir doktora başvurun ve tedavi olun. Reflü tedavi edilmezse kendiliğinden geçmez.  

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/reflu-nedenleri-belirtileri-tedavi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть