Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü Hastalığı

Reflü Hastalığının Nedenleri

Midede bulunan yüksek asitli içeriğin yemek borusu ile mide arasındaki bileşke bölgesinden yukarı doğru kaçarak yemek borusuna ve boğaza gelmesidir.

Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kasların kasılarak pasajı kapatması mide içeriğinin yukarı çıkmasına izin vermez. Ancak bazı hastalıklarda bu kaçış olabilir.

  Eğer bu asit kaçağı yemek borusuna kadar geliyorsa gastro-ösefajial reflü (GÖR), boğaza kadar geliyorsa laringo-faringeal reflü (LFR) adı verilir.

Reflü toplumda yaklaşık %20 gibi oldukça sık görülen bir durum olmasına karşın, bazen hastaların çok üzerinde durmaması bazen de doktorların bu hastalığı ön planda düşünmemesi nedeniyle tanısı konulamayabilmektedir.

Reflü Nedenleri?

Reflü oluşmasını kolaylaştıran bazı faktörler vardır. Bunlar şu şekilde sayılabilir:

  • Mide ile yemek borusu arasındaki kaslardan oluşan ve mide yönünde tek yönlü kapakçık vazifesi gören bölgede kaslarda gevşeme olması
  • Mide fıtığı
  • Şişmanlık, gebelik gibi karın içi basıncı artıran durumlar
  • Mideden fazla asit salgılanması
  • Mideden yiyeceklerin bağırsaklara geçişinin yavaşlaması
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Fazla yağlı yiyeceklerin yenmesi
  • Mideye bir seferde aşırı besin gönderilmesi
  • Sırt üstü yatmak

Reflünün Neden Olduğu Şikâyetler

Reflü hastalarda bazen hiç bir şikâyete neden olmayabilirken bazı hastalarda kaçağın şiddetine göre çok fazla rahatsızlık verebilir. Eğer sadece yemek borusuna kaçış varsa, göğüste yanma, sindirim bozukluğu, hıçkırık ve bazen yalancı kalp ağrısı gibi şikâyetler görülür.

Eğer asit salgısı boğaza kadar yükseliyorsa boğazda gıcık hissi, yabancı cisim ya da kitle hissi, kronik öksürük, ses kısıklığı gibi şikâyetler yapar. Gıcık hissinden dolayı hastalarda sürekli boğazı temizleme refleksi ve öksürük oluşabilir. Boğazla ilgili şikâyetler olduğu zaman mutlaka yemek borusu ve mide ile ilgili şikâyetlerin de beraber olması şart değildir.

Reflü sadece KBB ile ilgili şikâyetlerle kendini gösterebilir. Çünkü yutak ve gırtlak asit salgısına yemek borusundan daha hassastır.

Genel Uyarılar

GÖRH sık rastlanan bir hastalıktır. Tipik şikâyetler zaman zaman olan, ağza acı ve ekşi mide içeriğinin gelmesi ve yemek borusunda yanmadır. Hastanın takibini bir gastroenteroloji uzmanının yapması uygundur.

Hastalık hayat boyu sürer, genellikle zaman zaman ortaya çıkar. Genellikle basit hayat tarzı değişikleri ve ilaçlar ile kontrol altına alınabilmektedir.

Uzun süreli hastalıkta yemek borusunun alt kısmında asidin oluşturduğu hasarın endoskopik olarak tetkik ve takip edilmesi önerilir. Hayat boyu süren bir hastalık olduğundan hastanın doktoru ile iletişim içinde kalması gereklidir.

 Takip eden doktor ile görüşülmeden ilaç tedavisinin kesilmemesi, dozunun değiştirilmemesi veya başka bir ilaca geçilmemesi gerekir.

Mevcut tipik şikâyetlerde karakter değişikliği olması veya şikâyet olarak yutma güçlüğü ve kilo kaybının ortaya çıkması halinde hemen bir gastroenteroloji uzmanın değerlendirmesi gerekir.

Tipik olarak kötü huylu bir hastalık olmamasına rağmen, çok nadiren yemek borusu kanserine zemin hazırlayabilir.

Muayene Bulguları: Laringo-faringeal reflüsü olan hastaların muayenesinde çok tipik bulgular görülmez. En dikkat çeken bulgu ses tellerinin arka kısmında kızarıklık ve tahriştir. Ses tellerinde kabalaşma ve ödem dışında başka bulgu görülemeyebilir.

Teşhis: Reflü hastalığının teşhisinde en önemli bulgu hastanın verdiği bilgilerdir. Hastanın şikâyetlerine göre reflü olabileceği düşünülür. Muayenede ses tellerinde özellikle arka tarafta kızarıklık ve tahriş olması reflü teşhisini kuvvetlendirir.

Reflü Tanısını İspatlamak İçin Bazı Testler Yapılabilir

  • Yemek Borusunda 24 Saatlik Asit (pH) Tayini: Burun yoluyla yemek borusuna yerleştirilen bir cihazla yemek borusu alt ve üst ucunda asit tayini yapılır.
  • Endoskopik Muayene: Ağızdan endoskopla girilerek yemek borusu ve midede fazla asitin verdiği zararlar araştırılır
  • İlaçlı Film Çekilmesi: Hastaya ilaç yutturularak film çekilir ve yemek borusu ya da midedeki yapısal anormallikler (mide fıtığı gibi) ve mide içeriğinin geri kaçışı tespit edilebilir. (Özofagografi)
  • Yemek borusunda basınç ölçümleri de yapılabilir.( Özofageal manometri)

GÖRH ile Beraber Bulunabilen Hastalıklar

  • GÖRH genellikle hafif seyreder ve kolay kontrol edilir. Ancak hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Zaman zaman şikâyetler ortadan kalksa da tekrar ortaya çıkabilir. Bu hastaların küçük bir oranında, yemek borusunun alt kısmında oluşan asit hasarının yol açtığı, çok düşük bir olasılık da olsa kanser geliştirme özelliği olan ve endoskopik olarak görülebilen değişiklikler oluşmaktadır.Yutma güçlüğü, kilo kaybı şikâyetleri GÖRH için tipik değildir. Bu tip şikâyetlerin varlığında yemek borusundan köken alan bir tümör olup olmadığı mutlaka endoskopik olarak gösterilmelidir.Uzun yıllar süren ve uygun şekilde tedavi edilmeyen GÖRH, yemek borusunun alt kısmında daralma ile sonuçlanan bir hasara yol açabilir. Bu durumda bu kısmın endoskopik tedavi yöntemleri ile genişletilmesi veya cerrahi tedavi gerekebilir.Laryngo-farengeal reflünün en sık neden olduğu kulak burun boğaz semptomu seste oluşan değişikliklerdir. Sıklıkla ses kısıklığı yakınması ile başvuran hastaların incelenmesinde tekrarlayan ses teli iltihabı atakları saptanmaktadır.Sesin yanlış ve aşırı kullanımına bağlı olarak geliştiği düşünülen adale gerim disfonileri adı altında toplanan bir grup fonksiyonel ses bozukluğu olan hastalarda %70 oranında larengo-farengeal reflü saptanmıştır.Larenks kanserli hastaların %84 ünde larengo-farengeal reflüye rastlanmıştır.

Reflü Tedavisi

Reflü tedavisinde üç basamak vardır: Reflü önlemleri, ilaç tedavisi ve ameliyat.

Reflü hastalığı olan hastaların alması gereken önlemler şunlardır:

  • Sırt üstü yatmamak veya baş mideden daha yukarıda olacak şekilde yatmak
  • Mideyi çok dolduracak kadar yememek
  • Yatmadan önceki 3 saat içerisinde özellikle çay, kahve, alkol, kolalı içecekler ve çikolata gibi besinler olmak üzere gıda almamak
  • Sigarayı bırakmak
  • Yemeklerden sonra hemen yatar pozisyona geçmemek
  • Fazla kiloları vermek
  • Mide asidini artıran ilaçları almamak (özellikle aspirin ve bazı ağrı kesici ilaçlar)
  • Beli sıkan dar pantolon veya etek giymemek
  • Boğazda gıcık hissedildiğinde sürekli temizlemeye çalışmamak, su içerek veya yutkunarak gidermeye çalışmak
  • Alt yemek borusundaki kapakçığın basıncını düşürdüğü bilinen kahve, kolalı içecekler, kakao, nane, dereotu, maydanoz, alkol ve sigara kullanımını azaltmak

Reflü Tedavisinde Derecelerin Önemi

Reflü hastalığında asit salgısını azaltan veya asitin zarar vermesini önleyecek ilaçlar kullanılır. En çok kullanılan ilaçlar proton pompası inhibitörü adı verilen ilaçlardır. Bu ilaçlar en az 6 hafta hatta bazen aylarca kullanılırlar. Doktorunuz bu ilaçların dozunu ve süresini size göre ayarlayacaktır.

Endoskopi işlemi, ucunda görüntüleme sistemi olan ve esnek bir tüp şeklindeki alet ile vücudun dışarıdan görünmeyen yerlerini görme işlemidir. Tıpta çeşitli uygulamaları vardır. GÖRH hastaları için üst sindirim sisteminin endoskopisi kullanılır. Bu işlem ile yemek borusu, mide ve ince bağırsağın başlangıç kısmı görülebilir ve gerekirse doku örnekleri alınabilir.

Bu yöntem ile üst sindirim sistemindeki gözle görülebilecek anormallikler hemen hemen her zaman yakalanabilir.

Endoskopi

Tipik şikâyetleri olan ve genç bir GÖRH hastasında eğer alışkanlık değişikleri ve düşük doz ilaçlar ile şikâyetler kontrol edilebiliyor ise endoskopi yapılmayıp hasta tedavi ile izlenebilir.

 Ancak daha ileri yaşlarda ve şikâyetleri uzun yıllardır mevcut hastalarda endoskopi, yemek borusundaki hasarın düzeyinin saptanmasında ve kanser öncülü olabilecek Barret Hastalığı olup olmadığını anlamada çok önemlidir.

Her durumda endoskopi kararı uzman hekim tarafından hasta genel olarak değerlendirildikten sonra verilir.

Diğer Tedaviler

Reflü için endoskopik girişimler ve ameliyatlar da yapılmaktadır.

İlaçla tedaviye cevap vermeyen hastalarda endoskopik olarak yemek borusu ve mide arasındaki kapak bölgesine yüzey altına yapılan dolgu enjeksiyonları ile kapak basıncı artırılabilir.

 Ameliyatlar genellikle reflü ile beraber mide fıtığı olan hastalarda uygulanmakla beraber mide ile yemek borusu arasındaki kası kuvvetlendirmeye yönelik ameliyatlar da yapılmaktadır.

Источник: https://www.teomandal.com/reflu-hastaligi

REFLÜ NEDEN OLUR?

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflüde midenizde bulunan asidin boğazınızdan yukarıya doğru çıkarak dokuları tahriş etme işlemi gerçekleşir. Bu durumun pek çok sebebi olabilmektedir. Bunlar kullanılan ilaçlar, hamilelik, diyet, yaşam biçimi, hızlı kilo alma ve belirli sağlıksal koşullardır.

Reflünün belirtileri ise mide yanması, ağızda acı bir tat oluşumu, kuru öksürük, boğazda bir sertlik hissi ve hırıltı şeklinde gerçekleşir.

Bu rahatsızlığı tespit etmek için kullanılan testler ise X-ray cihazı ile mide kontrolü ve üst mide- bağırsak sorunlarının incelenmesi şeklinde yapılmaktadır.

Tedavi işlemine geçildiğinde ise genellikle ilaçlı tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Bu da yaşam stili değişimi, diyet ve alışkanlıklarda çeşitli değişimlere neden olmaktadır.

Reflü tedavisinde verilen ilaçlar anti asitler, proton pompa inhibitörleri, kaplama maddeleri ve arttırıcı maddeleri içermekte olup, çok ciddi durumlarda ise ameliyat ile çözüme ulaşılmaktadır.

Reflünün belirtilerinden korunmak için; alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak, yağlı yiyecekleri sınırlamak, diğer tetikleyici yiyeceklerden uzak durmak, sağlıklı bir vücut ağırlığı elde etmek ve uykudan 3 saat önce bir şeyler yemeyi kesmek gerekmektedir.

Reflü mide rahatsızlıkları genellikle yanma hissi ile birlikte oluşur ve bu durumu tetikleyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bu nedenleri maddeler halinde daha ayrıntılı bir şekilde açıklayacak olursak;

1.Yaşam Stili

Çeşitli zararlı alışkanlıkların olması kötü bir yaşam tarzına işaret olup, reflü oluşum nedenleri arasında yer alan etmenlerdendir. Bunlar ise bol miktarda alkol kullanımı, düzenli olarak sigara içilmesi, sürekli yeme istediğinin gelmesi olan obezite ve kötü bir duruş bu durumun sebepleri arasında yer almaktadır.

Yeme alışkanlığı anlamına gelen diyet, yağlı ve kızartılmış yiyecekleri, sarımsak, soğan, çikolata, kafeinli içecekleri, asidik yiyecekleri ve baharatlı gıdaları kapsamaktadır.

3.Yeme Alışkanlığı

Yemek esnasında büyük menülerin yenmesi, çok hızlı tüketilmesi ve uyku zamanından önce tüketilmesi reflüye neden olabilecek durumlar arasındadır.

4.İlaçlar

Kalsiyum kanal blokerlerinin, hydrophed, marax, bronchial ve nitratlar gibi ilaçların kullanılması mideye ciddi zararlar verebilmektedir. Oluşan bu hasarlar mide yanması olan reflü oluşumuna neden olabilir.

5.Diğer Durumlar

Hamilelik, diyabet ve hızlı kilo alma gibi durumlar vücutta ani değişmelere yol açmaktadır ve reflüye yakalanma riskini arttırıcı durumlar arasında yer almaktadır.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü hastalarında meydana gelen birtakım belirtileri sizlere tanıtacağız. Böylece reflü olup olmadığınızdan tam olarak emin olamazsınız ancak en azından bir fikir edinmenize yardımcı olacaktır. Bunlar;

  • Mide Yanması: En yaygın reflü belirtisidir. Tespit etmesi ve tedavisi oldukça kolaydır. Ancak bu durum bazen karıştırılabilir ve hataya düşmenize neden olabilir. Herhangi bir tehdit içermez. Sadece belli bir rahatsızlık vermekle sorumludur.
  • Göğüs Ağrısı: Mide asidi yemek borusuna sıçradığı zaman bir çeşit göğüs ağrısı oluşmakta ve bu durum klasik bir reflü belirtisi olarak ifade edilmektedir. Ancak bu ağrılar çok daha içten ve yoğun biçimde yaşanabilir. Çoğu insan bu durumu kalp krizi ile karıştırmaktadır. Bu ağrı giderek kötüleşiyor ise kesinlikle görmezden gelmemelisiniz. Mide asidinin yemek borusuna ulaşma durumu genellikle uzanırken ve yatarken meydana gelir. Bu da mide ağrısına sebep olur. Reflü sorunu olan insanların oturmaya ağırlık vermeleri gerekmektedir.
  • Yemek Sonrası: Oluşan ağrılar tam yemek yedikten sonra ortaya çıkıyor ise, bu midenizin çok dolu olduğu anlamına gelir. Bu durumu ilaç almadan önleyebilirsiniz. Yemek yerken çok fazla yiyecek tüketmemeye özen gösterirseniz, bu tip bir sorunla karşılaşma ihtimaliniz düşer.
  • Kötü Tat: Bazen mide asidi mideden uzaklaşarak, boğazınızdan yukarı doğru çıkarak ağzınıza kadar gelir ve ağzınızda acı bir tat kalmasına neden olur. Böyle bir durumda boğulma tehsi ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
  • Ses Kısıklığı: Soğuk algınlığının erken bir aşamasında iseniz, sesinizde çatlamalar meydana gelir. Bu durum da ses kısılmasına neden olmakta ve mide yanmasının bir diğer belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Boğaz Ağrısı: Klasik bir soğuk algınlığı ve grip belirtisinden olan boğaz ağrısı, bir sindirim sistemi sorunu olarak ön plana çıkmaktadır. Sadece yemeklerden sonra kaslarınızda bir gerilme meydana gelir. Bu yüzden öksürme veya hapşırma göstermiyor iseniz, reflüden şüphelenmeniz gerekir.
  • Öksürük: Kronik öksürük ve hırıltı, mide yanması sonucu meydana gelebilmektedir. Bu durum da reflü için şüpheli durumlar arasında yer almaktadır.

Bu durumun yani reflünün diğer belirtileri ise astım oluşması, mide bulantısı, ekstra tükürük salgısı, yutkunma zorlukları olarak ortaya çıkmaktadır.

Reflü Teşhisi Nasıl Yapılır?

Bu rahatsızlığın teşhisi için çoğu zaman doktorunuz tarafından, hastalığın ortaya çıkan belirtilerine ait birtakım sorular sorulmaktadır. Bunlar genel olarak yutkunma zorlukları, yutkunma sırasında ağrı oluşması ve son olarak ilaç almanıza rağmen belirtilerde herhangi bir düzelme olmamasıdır. Daha ileri durumlarda ise farklı teşhis işlemlerine başvurulmaktadır.

  • Endoskopi: İnce ve uzun bir tüp arka kısımdan içeriye doğru sokulur. Üzerinde yer alan bir kamera ile vücut üzerinde mideye ait bir inceleme yapılır. Genellikle ağzınızdan bu tüpün sokularak boğazınızdan aşağı midenize indirilmesi ile bu işlem gerçekleştirilir.
  • Manometre: Alt özofagus sfinkterin nasıl çalıştığını tespit etmek için manmetre denilen bir cihaz kullanılır. Sfinkter kasının içindeki basınç seviyesini ölçmede kullanılır. Yine aynı şekilde bir tüp vasıtası ile yapılır. Ancak basınç sensörleri ile bu işlem uygulanır. 20-30 dakika arası süren bir işlemdir. Boğaz ağrısı gibi ufak yan etkiler yaşanabilmektedir.
  • Baryum Yutmak: Yeme ve içme esnasında öksürük ve boğulma tehsi yaşıyorsanız, baryum yutma işlemi ile hastalık tespiti yapılır. İşaretli bir baryum taneciği yutularak gerçekleştirilen bu işlem, sorunları tespit etmede en net sonuçları veren yöntemdir. Yutkunma sırasında kasların hareketini ve herhangi bir tıkanma olup olmadığını anlamada sıkça kullanılır. Sindirim sisteminize salınan izlenebilir tanecik takip edilir ve X-ray ışınları ile sorunun yeri tespit edilir.
  • pH Testi: Yapılan testler sonucu hastalık halen net bir şekilde belirlenememiş ise, 24 saat pH görüntüleme işlemi yapılır. Bir ekran ile asitlik ve bazik değerler üzerinden ölçümler yapılır.

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu hastalığın tedavisi genellikle evde yapılmakta ve tedavi işlemi için çeşitli ilaçlar veya çok ciddi durumlarda ameliyat tercih edilmektedir. Örnek olarak aşırı kilolu olan bir reflü hastasının, belirtilerini azaltmak için midesindeki basıncın azaltılması gerekir.

Ayrıca sigara kullananların bırakması, daha az ve daha seyrek yemek yenmesi, ağır gıdaların tüketilmemesi, alkol, kahve, çikolata ve yağlı yiyeceklerin tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

Bunlar kişiden kişiye göre farklı şekilde hassasiyet gösterebilen durumlar arasında yer alırlar.

İlaç olarak ise mide asidini düzenleyen antiasitler kullanılır. Ancak bu tip ilaçlar, diğer ilaçlar ile birlikte kullanılmamalıdır.

Bunun sebebi ise, aynı zamanda alınan ilaçların mide tarafından emilmesi ve midenize zarar vermesidir. Son olarak da çok ileri düzeyde bir reflünün tedavisinde ameliyat, tedavi yöntemi olarak kullanılabilir.

Yeni tedavi yöntemleri ise halen yapılan araştırmalar doğrultusunda gelişmeye hazır bir halde beklemektedir.

Источник: https://evdesifa.com/reflu-neden-olur/

Reflü halk dilinde yemek yedikten sonra, midenin ağzına gelmesine denmektedir. Fakat reflünün açıklaması bu kadar da basit ve geçiştirilecek kadar kolay da değil.

Tedavi edilmesi gereken mide hastalığı reflü hakkında geniş bir yazı hazırladık.

Yazımızda Reflü nedir? Reflü neden olur? Reflüyü nasıl anlarız? Reflü nasıl tedavi olur? sorularına uzman kaynaklarımızdan aldığımız bilgilerle cevap vermeye çalışacağız.

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) bir çok kişinin bildiği adıyla kısaca Reflü hastalığı, yemek yenildikten sonra, mide içerisindeki asitli sıvının yemek borusundan boğaz ve ağıza kadar çıkması sonucu oluşan bir mide hastalığıdır. Dünyada çokça görülen bu hastalık, genelde boğaz ve göğüs arasında yanma hissinden dolayı rahatsızlık vermektedir.

Reflü hastalığının en büyük nedenlerin, beslenme yanlışlıkları ve fazla kilo büyük rol oynamaktadır.

Midede ağrısı ve mide yanması gibi şikayetler günümüzün en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasındadır. Mide içeriğinin yemek borusundan yukarı, boğaza doğru gelmesidir “reflü”.

Halk arasında mide reflüsü olarak bilinen Gastro özofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin, özellikle asitli mide sıvısı ve gıdaların yukarı yemek borusundan boğaza ve ağıza doğru geri gelmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır.

Bazen geçici olarak reflü durumu alabilir. Eğer bu rahatsız etmeyip, sıklıkla da olmuyorsa, en son yenilen yada fazla yeme içme sonrası olacağından durum tekrarlanmazsa sorun teşkil etmez. Ama her gün tekrar yaparak daha da yanma veriyorsa hemen doktora gitmek gerekiyor.

Reflü hastalığına dünyada oldukça sık rastlanılır, görülme sıklığı normal toplumda yüzde 10-20 arasındadır ve özellikle kilosu fazla olanlarda daha sık görülür. Kadın ve erkekler arasında görülme sıklığı arasında fark yoktur.

Gastroözofageal reflü hastalığı 40 yaş ve sonrasında daha sık ortaya çıkar.

Şimdi Reflü hastalarında ne tür belirti ve yakınmalar gözükür? bir göz atalım.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Fast Food, Alkollü ve asitli içecekler, hazır meyve suları ve fazla kahve Reflüyü tetikliyor

Reflü nasıl anlaşılır? Belirtileri nelerdir?

Reflüyü anlamak için genelde 2 tür belirti vardır. Birincisi yemek borusunda, göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma hissi, her yemek sonrası ortaya çıkmaya başlar.

İkincisi ise sık yakınma ise mide içeriğinin (kısmen asitli mide sıvısı ve bir miktar gıda olabilir) boğaz ya da ağıza geri gelmesiyle, acı-ekşi tadın hissedilmesidir.

Reflünün belirtileri içinde bazen boğaz ağrısı, ağzım su doluyor diyen kişilerde ağızda tükürüğün artışı, ses kısıklığı, boğazda yumru hissi, yutmada güçlük, göğüste ağrı, kuru, irrite edici, inatçı öksürük ve nedensiz bulantı söylenebilir.

Reflü neden ortaya çıkar? Ne tür zararlar oluşturur?

Normalde yemek borusunun (özofagus) tam mideyle birleştiği noktada “özofagus alt kıskacı” adı verilen ve yemek borusunu oluşturan kasların özelleşerek yaptığı, büzülerek kapanan bir mekanizma mevcuttur. Normal olarak belirli bir basınçla kapalı olan ve mide içeriğinin bu sayede geri gelmesini engelleyen bu kıskaç, yemek yediğimizde gevşeyerek açılmakta ve gıdaların mideye geçişine izin vermektedir.

Bunun dışında, kapalı olan kıskaç reflü hastalığında, olmaması gerektiği şekilde zaman zaman yeme dışında da gevşemekte ve açılmakta ya da sürekli olarak kapanma basıncının düşük olması sebebiyle gevşek kalmaktadır. Bu durumda reflü ortaya çıkar.

Bir üçüncü neden ise mide fıtığı (hiatal herni) varlığının kıskaç mekanizmasının işlevini bozmasıdır. Bu anatomik bozuklukların yanı sıra reflünün ortaya çıkışını obezite, gebelik, diyetimizdeki bazı gıda türleri ve kimi ilaçlar kolaylaştırmaktadır.

Midedeki asidik içerik  yemek borusuna doğru ilerlemesi ile oluşan Reflü, zamanla yemek borusunun iç yapısına da zarar vermeye başlar ve tahriş yapar.

Bu hasar, oluşan reflünün sıklığı, mide içeriğinin yemek borusuna kaçma sıklığı ve mide sıvısının asiditesiyle doğru orantılıdır. Ne kadar mideden asidik sıvı gelirse yemek borusu o kadar da hasar büyüyecektir.

Yemek borusu iç yapısını koruyan mukoza dokusu bozulmaları da bu duruma eklenmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü hastaları yemek borusunda yanma hisseder

Reflü hastalığı tanısı nasıl konulur?

Genelde reflü hastalığının klasik şikâyetleri olan ağıza ve boğaza mide içeriğinin gelmesi ve göğüste yanma hissi, reflü hastalığı tanısı koymayı kolaylaştırır. Ancak bu klasik yakınmaların yanı sıra tipik olmayan diğer yakınmaların da varlığı, tanı koymada gastrointestinal sistemin incelenmesini gerektirir.

Bunun için “üst gastrointestinal sistem endoskopisi” adı verilen işlem, ışıklı bir tüp kamerayla yemek borusu ve mide içinin görülerek incelenmesi yöntemi tercih edilir: Bu tetkikle hem reflü hastalığıyla ortaya çıkan yemek borusundaki hasarlar gözlenmekte hem de bu hastalığın neden olacağı daha ileri sorunlar tespit edilebilmektedir.

Endoskopik olarak gözlenen yemek borusu hasarının derecesine göre de reflü hastalığının şiddeti belirlenebilmekte, reflü hastalığının neden olacağı hücre ve doku bozulmaları ve değişiklikleri de bu yöntem sırasında elde edilen biyopsilerle anlaşılabilmektedir.

Endoskopik inceleme yöntemi dışında, reflü hastalığının varlığını saptamada yemek borusunda yapılan basınç ve asit ölçme yöntemleri de zaman zaman kullanılabilmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü nedenlerinden biri aşırı kilodur.

Reflüyü önlemek mümkün mü? Tedavi nasıl olmalıdır?

Gastroözofageal reflü hastalığı kronik bir hastalık olmasının nedeni, temelde anatomik yapısal bazı eksiklik ve bozukluklar ortaya çıkmasıdır.

Reflü hastalığı tedavisi için ilaç kullanarak, kalıcı olarak tedavi edileceği söylenemez.

Reflü hastası ilk önce yeme alışkanlıklarını değiştirmeli, sağlıklı beslenme modelini seçmesi gerekmektedir.

İlaç tedavisi ile hastalığı kontrol edilmeye çalışılsa da, yeme-içme alışkanlıkları hastalık öncesi gibi devam ediyorsa pekte bir anlamı yoktur.

Sağlıklı ve dengeli yaşama geçmek ile fazla kilolarda gitmelidir. Demli çay ve kahve alışkanlığı iyice düşürülmeli hatta son verilmeli, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak, geç vakitlerde özellikle akşam 7 sonrası yağlı, naneli gıdalar, gazlı içeceklerden kaçınmalıdır. Özellikle yatak başının yüksek olmasına dikkat edilmelidir.

Reflü tedavisi için genelde modern tıp, mide asit salgısını düzenleyen antisekretuvar ilaçlar ve antiasit ilaçları hastalarına önermektedir. Çok ileri düzeyde ki reflü hastaları için, anti reflü cerrahi tedavisi de olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü ileri seviyede ameliyat gerektirebilir

Reflü hastalığı tedavi edilmezse hangi sonuçlar ortaya çıkar?

Reflü hastalığında ortaya çıkan istenmeyen sonuçları, yemek borusuyla ilgili olan ve olmayanlar olarak iki kategoride değerlendirmek gerekir.

1. Eroziv özofajit

Yemek borusunda asit reflüsüyle erozyon ve ülserlerin ortaya çıkmasıdır.

2. Barrett özofagusu

Yemek borusunun hücre yapısının değişmesini ifade eder. Barret metaplazisi de denen bu duruma kronik olarak mideden yemek borusuna gelen asit reflüsünün neden olduğu bilinmektedir. Barret özofagusu, yemek borusu kanserine zemin hazırlayan bir hücre değişimidir.

3. Özofagus darlıkları

Yemek borusunda asit reflüsünün yol açtığı ülser ve yaraların iyileşme sürecinde ortaya çıkan yapışıklık ve bunun sonucu oluşan yemek borusu kanalında oluşan daralmadır. Bu durum gıdaların yutulmasında güçlük ve gıdaların yemek borusunda kalması gibi sonuçlara neden olabilir.

Özofagus dışı komplikasyonlar arasında ise astım, kulak ve boğaz rahatsızlıkları, kronik larenjit, nefes borusu giriş darlıkları, ses tellerinde iltihap ve tahriş, kronik öksürük, daha nadir olarak diş erozyonları, kronik sinüs enfeksiyonları, tekrarlayan zatürre, larenks kanseri sayılabilir.

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

Источник: https://www.gelgez.net/reflu-nedir-reflunun-nedenleri-belirtileri/

Reflü Nedenleri

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü neden olur? Doktorlar her zaman reflünün nedeni konusunda tam olarak emin değildir. Ancak, özofagustaki asit artışıyla tetiklenen asit reflü hastalığı çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Birkaç faktör, asit reflü hastalığına yakalanma riskinizi artırabilmektedir. Asit reflü hastalığının yaygın nedenlerinden bazıları ise şunlardır: (1)

Mide Anormallikleri

Asit reflü hastalığının yaygın bir nedeni, hiatal herni adı verilen, her yaştan insanlarda görülebilen bir mide anormalliğidir. Bir hiatal fıtığı, mide ve LES’in üst kısmı diyaframın üstünde hareket ettiğinde gerçekleşir.

Midenizi göğsünüzden ayıran kas duvarıdır. Diyafram düzgün çalıştığı zaman asidin özofagusunuza yükselmesini önlemektedir. Fakat eğer bir hiatal fıtığınız varsa, asidin özofagusunuza girmesi daha kolaydır.

Bu da asit reflüsüne neden olmaktadır. (2)

Hamilelik

Birçok kadın hamilelikte beraber ilk kez asit reflüsü şikâyeti yaşamaya başlamaktadır. Buna büyümekte olan fetüsle beraber değişen hormon seviyeleri de neden olmaktadır. Genellikle üçüncü trimesterde reflünün en kötü hali yaşanmaktadır ve belirtiler doğumdan sonra neredeyse tamamen kaybolmaktadır. (3)

Sigara İçmek

Sigara içmek aşağıdakilerden herhangi birine neden olduğu takdir de asit reflü hastalığına katkıda bulunabilmektedir:

  • Mukoza zedelenmeleri
  • Boğazdaki kas reflekslerinin azalması
  • Asit salınımının artması
  • LES kas fonksiyonunun azalması
  • Asit etkisini nötralize eden tükürük salgısının azalması

Sigara aynı zamanda özofagus kanseri riskini de arttırmaktadır. (4)

Reflüyü Tetikleyen Gıdalar

Büyük öğünler halinde yemek yedikten sonra hemen sonra yatmak, mide ekşimesi veya asit reflü hastalığının diğer belirtilerini (kuru öksürük veya yutma sorunu gibi) tetikleyebilir. Bunlar belirtileri tetikleyen yaygın gıdalardan bazıları şunlardır:

  • Alkol
  • Gazlı içecekler
  • Çikolata
  • Turunçgiller, portakal veya limon gibi
  • Kahve veya çay
  • Yağlı veya kızartılmış gıdalar
  • Domatesli gıdalar, örneğin spagetti sosu, salsa veya pizza
  • Sarımsak ve soğan
  • Nane
  • Baharatlı yiyecekler, örneğin biber veya köri içeren yiyecekler

Alkol içmek de özofagus kanseri riskini arttırmaktadır. Kişi ne kadar çok alkol tüketirse, kanser riski de o kadar artar. Sigara ile birleştiğinde ise, tek başına alkol veya tütün kullanma riskinden daha yüksektir. (5)

Reflünün Diğer Nedenleri

  • Asit reflü hastalığının diğer yaygın nedenleri şunları içermektedir:
  • Fazla kilolu veya obez olmak
  • Ağır bir yemek yemek ve sırt üstü yatma veya beli bükme
  • Yatmadan önce atıştırma yapmak veya bir yemekten hemen sonra yatma
  • Aspirin, ibuprofen, bazı kas gevşeticiler veya belirli kan basıncı ilaçları kullanma

Egzersiz de geçici olarak karın boşluğundaki basıncı arttırarak asit reflüye neden olabilmektedir. (6)

Reflü Nedir?

Gastroözofageal reflü hastalığı durumunda, yani alt özofagus sfinkteri düzgün kapatılmadığında ve mide içeriği özofagusa geri sızdığında, reflü ortaya çıkmaktadır. Özofagus sfinkteri, özofagusun alt kısmında bulunan ve yemek borusu ile karın arasında vana görevi gören bir halkadır. Yemek borusu, ağzından mideye yemekleri taşımaktadır.

Geri akıtılan mide asidi özofagusun astarına dokunduğunda göğüs veya boğazda mide yanması olarak da bilinen bir yanma hissine neden olmaktadır. Bu sıvı ağızda bir tat bırakabilir, bu duruma asit hazımsızlığı da denmektedir.

Ara sıra mide ekşimesi yaygın olmakla birlikte, bu mutlaka gastroözofageal reflü hastalığı olduğu anlamına gelmemektedir.

Haftada iki kere daha oluşan mide ekşimesi gastroözofageal reflü hastalığı olarak düşünülebilir ve sonuçta daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. (7)

Detaylı bilgi almak için bakınız: reflü nedir?

Reflü Belirtileri

Reflü nasıl anlaşılır? Reflü başlangıcı ve sonrası belirtileri şunları içermektedir:

  • Göğüste yanma hissi (mide yanması), bazen boğaza kadar gelip ağızda ekşi bir tat bırakır
  • Göğüs ağrısı
  • Yutma güçlüğü (disfaji)
  • Kuru öksürük
  • Ses kısıklığı veya boğaz ağrısı
  • Gıdaların veya ekşi likidin regürjitasyonu (asit reflüsü)
  • Boğazda bir yumru hissi

Göğüs ağrısı yaşıyorsanız, özellikle nefes darlığı, çene veya kol ağrısı gibi başka belirtileriniz varsa acil tıbbi yardım isteyin. Bunlar kalp krizi belirtileri de olabilir.

Şiddetli veya sık görülen reflü belirtileri yaşıyorsanız doktorunuza başvurun. (8)

Reflü belirtileri detayı için bakınız

Reflü Hastalığı Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Reflü Hastalığının Nedenleri

Reflü yangısını hissettiniz mi daha önce? Eğer cevabınız evetse yalnız değilsiniz. Her yaştan insan reflünün belirtilerini yaşar. Aslında, yetişkinlerin yüzde 20’sinde, günlük veya haftalık olarak gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) vardır.

Yaygın olarak mide ekşimesi olarak adlandırılır, daha şiddetli formu ise asit reflüdür yani kısaca reflü hastalığı

Reflünün sebepleri arasında gebelik, kötü ve sağlıksız beslenme, hiatal herni ve yanlış mide asidi düzeyi bulunmaktadır. Bunların çoğu, mide asidinin boğazda kızarıklık oluşturmasına, yemek borusunda yanmayı tetiklemesine veya geğirmeye neden olur.

Bu rahatsızlık, yemek içinden geçtiği anda kapanması gereken özofagus sfinkterinin bir işlev bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Reflü hastalarında geçit yolu kapatılmaz ve asit sindirim sisteminden çıkıp çeşitli sorunlara yol açabilir.

Reflü kesin çözüm için tek yol tedavi olmaktır. Reflü belirtileri olan birçok insan bazı reçetesiz ilaçları denemektedir, ancak bu sadece geçici bir rahatlama sağlar ve sorun çözülmezse semptomları daha da kötüleştirebilir.

Bu yazıda “reflü nedir”, “reflünün belirtileri”, “reflü nasıl geçer”, “reflüye ne iyi gelir”, “reflü tedavisi”, “reflü diyeti” konularına değinilecektir.

Reflü nedir?

Çoğu insan bu rahatsızlığın mide asitinin fazlalığından olduğuna inanıyor, aslında doğru olan tersidir. Araştırmalar düşük mide asidinin bu rahatsızlığın ana nedeni olabileceğini göstermektedir.

Ek olarak, yemek borusunda mideden boğaza doğru asit yükselir. Asit özofagusa girerken sızdıran bir kapaktan geçer. Bu hastalığın bir nedeni de, özofagus valfı düzgün kapanmadığı için geçidin içine sızan gastrik sulardır.

Farklı gıda hassasiyetleri ve bağırsaklarla ilgili genetik sorunlar da problemler yaratabilir.

Reflünün Belirtileri

Bu rahatsızlığı anlamak için birtakım belirtiler vardır. Bu semptomları günlük olarak yaşamaya devam ediyorsanız, kronik bir durumun göstergesi olabilir.

Reflünün belirtileri arasında en yaygın olanları şunlardır:

  • Mide ekşimesi
  • Gün boyunca ağızda ekşi veya acı tat
  • Öksürme veya öksürükten uyanma ile ilgili uyku sorunları
  • Kanama ve hassasiyet dahil olmak üzere diş eti problemleri
  • Ağız kokusu
  • Ağız kuruluğu
  • Yemekten sonra veya yemek sırasında şişkinlik
  • Mide bulantısı
  • Özofagus kaplamasına hasardan dolayı kanlı kusma
  • Gün boyunca devam eden hıçkırıklar
  • Yedikten sonra geğirme
  • Yutma güçlüğü
  • Boğuk ses
  • Kronik boğaz ağrısı ve kuruluk

Reflünün Nedenleri ve Risk Faktörleri

Bu hastalığı yaşayanların çoğunda görülen yaygın nedenler ve risk faktörleri aşağıdadır.

İltihap

İnflamasyonun neden olduğu doku hasarı, başlıca nedenlerden biridir. Araştırmalar, hastalar yüksek düzeyde iltihaplanma yaşadıklarında, yemek borusunda da işlev bozukluğu olduğunu göstermektedir. Tedavi edilmezse inflamasyon özofagus kanserine dönüşebilir.

Laktoz intoleransı

Belirli yiyecekleri yedikten sonra mı belirtileriniz ortaya çıkıyor? Bu durumda süt ve süt ürünlerine alerjiniz olabilir ve rahatsızlığınız da buna bağlı olabilir. Örneğin, laktoz intoleransının neden olduğu mide yanması reflü ağrısını artırabilir. Çaresi genellikle probiyotik almaktır.

Hiatal Hernia

Midenizdeki yangı ve çalkantıların bir başka sebebi ise hiatal hernia’dır. Diyafram, göğsün mideden ayrılmasına yardımcı olduğundan, midenin üst kısmı diyaframın üzerine çıkmaya başladığında ve mideden asit sızdığında hiatal hernia ortaya çıkabilir. Hiatal hernia bu rahatsızlıkta yaygın olarak görülür.

Yaşlanma

Çoğu yaşlı insan, gıdaları düzgün bir şekilde sindirmesi için gereken mide asidine sahip değildir. Malnütrisyon(kötü beslenme) ve antiasitler yaşlılarda düşük mide asidinin başlıca suçlularıdır.

Ek olarak, eğer bir H. pylori enfeksiyonu geçirdiyseniz, bu hastalığı yaşama ihtimaliniz var demektir. Sonuç olarak, H. pylori enfeksiyonları atrofik gastrite neden olur, bu da mide mukozasının iltihaplandığı anlamına gelir.

Gebelik

Hamile kadınların çoğu hamilelikleri sırasında geçici olarak reflü hastalığı yaşar. Bunun nedeni fetüsün pozisyonudur. Fetüs büyüdükçe, aside maruz kalan özofagus, valfe yeni bir basınç uygular.

Bunu önlemek için hamile kadınlar daha yüksek yastıklarda yatabilir, bitki çayları içebilir ve gün boyunca daha küçük öğünler yiyebilirler.

Az gelişmiş sindirim sistemi

Bebekler, az gelişmiş sindirim sistemi nedeniyle erken dönemde bu gibi problemler yaşayabilir. Ancak bebeklerde görülen çoğu vaka 12 ay içinde kendiliğinden düzelir.

Şişmanlık

Kilo sorunları, sfinkter ve valfe ek basınç oluşturarak, asit sızıntıları için bir fırsat yaratır. Obezite yoğun olarak gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ile bağlantılıdır. Bununla ilgili tüm çalışmalar hastanın kilosu arttıkça belirtilerin de arttığını göstermektedir.

Sigara içmek

Kas refleksleri bozulabilir ve asit üretiminin artmasına neden olabilir, bu nedenle birçok hasta semptomları azaltmak için sigarayı bırakmalıdır.

Büyük porsiyonlar yemek

Böyle bir rahatsızlığınız varsa doktorlar çoğunlukla porsiyon boyutlarına dikkat etmenizi gerektiren reflü diyeti tavsiye eder.

Doktorlar, uyumadan hemen önce atıştırmamanız gerektiğini söylüyor, çünkü diyafram üzerinde ek basınç ve rahatsızlık yaratıyor, böylece asit yemek borusundan yukarı çıkabiliyor.

Takviyeler ve İlaçlar

Pek çok insan, ibuprofen, kas gevşeticiler, tansiyon ilaçları, antibiyotikler ve asetaminofen alımından kaynaklanan etkilerden şikayetçidir. Çalışmalar ayrıca demir ve potasyum takviyelerinin de bu rahatsızlığa bağlı yangıyı alevlendirdiğini göstermektedir.

Mide ekşimesi

Yemekten sonra mide ekşimesi yaşıyorsanız, H. pylori enfeksiyonunuz olabilir. Bu çoğu hastada yaygındır ve mide ülserine bağlıdır. Tedavi edilmediğinde, hastalarda mide kanseri gelişebilir.

Kronik Öksürük

Araştırmacılar, kronik öksürüğün bu rahatsızlığa neden olduğunu kesin olarak ortaya koymamış olsa da, sürekli öksürmek daha fazla asitin yemek borusuna sızmaya başlamasında bir başka faktördür.

Magnezyum Eksikliği

Yeterince magnezyum alıyor musunuz? Doktorlar düşük magnezyum seviyelerinin asitin kaçmasını engelleyen sfinkterin fonksiyonunun bozulmasına yol açtığını söylüyor.

Reflüye Ne İyi Gelir?

Reflü tedavisi, yemeğinizi nasıl çiğneyeceğiniz de dahil olmak üzere birçok faktörleri içerir. Bu nedenle “reflü nasıl geçer?” sorusunun cevabı aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok adıma bağlıdır.

Amaçlı Çiğnemek

Yanlış çiğnemenin düşük mide asidinin bir numaralı sebebi olduğunu biliyor muydunuz? Yanlış çiğneme bu hastalığın bir numaralı sebebidir. Çiğneme ayrıca beyninize, bir sindirim sürecinin meydana geleceğini söyler! Yiyecekleri yavaş çiğneyin ve yemeğinizin tadını çıkararak yiyin.

Aralıklı Oruç

Vücudunuzun uygun mide asidini geri kazanması için zamana ihtiyacı vardır, bu da yemek yemeye devam etmezseniz bu hastalığın rahatlamasını sağlar ve reflü tedavisine yardımcı olur. Aralıklı oruç ayrıca vücut yağının kontrol edilmesine yardımcı olur ve kilo kaybı sağlar. Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi için “Aralıklı Oruç(İntermittent Fasting) ile Nasıl Zayıflanır?” okuyun.

Reflü için Diyet

Reflü diyetinin amacı, sızıntının meydana geldiği yeri iyileştirmektir.

Bunu yapmak için de, pH’ın çok düşük veya yüksek olmayacağı şekilde uygun mide asidi seviyelerini korumak gerekir. Bunun için en iyi diyetlerden biri, uzmanlar tarafından da önerilen GAPS diyetidir.

Diyet bağırsak iltihabını azaltmayı hedefler ve vücudunuzun iyileşmesini hızlandıracak basit gıdalar içerir.

Sindirim Enzimleri

Bağırsaklarınızı dengelemeye ve sağlıklı bir sindirim sistemini korumaya yardımcı olmak için her sabah ve gece bir probiyotik almalısınız. Ayrıca vitamin U, Himalaya deniz tuzu ve Manuka balı da kullanabilirsiniz.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler

Doktorlar genellikle reflü hastalığı belirtilerini hafifletmeye ve ortadan kaldırmaya yardımcı olmak için özel gıdalar içeren düşük karbonhidratlı bir diyet önerir. Bu listedeki bazı şeyleri yediğinizde, uygun valf fonksiyonuna sahip olacak ve daha az asit sızıntısı yaşayacaksınız.

Reflüye iyi gelenyiyecekler:

  • Kefir ve Yoğurt
  • Kemik suyu
  • Fermente Sebzeler
  • Elma sirkesi
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Enginar
  • Kuşkonmaz
  • Salatalık
  • Balkabağı ve diğer kabak türleri
  • Vahşi yakalanmış ton balığı ve somon balığı
  • Sağlıklı yağlar
  • Çiğ inek sütü ve peyniri (laktoz intoleransı varsa kaçının)
  • Badem
  • Bal

Reflü hastaları ne yememeli?

Reflüye zararlı yiyecekler şunlardır ve bunlardan kaçınılmalıdır:

  • Yüksek oranda yağ içeren gıdalar
  • Domates ve narenciye
  • Çikolata
  • Sarımsak
  • Soğan
  • Baharatlı yemekler
  • Kafein
  • Nane
  • Alkol

Reflü Diyeti

Bu hastalık hakkındaki tüm araştırmalar, diyet ve beslenmenin semptomlarda önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Diyetinizdeki değişiklikler bağırsağınızı olumlu yönde etkiler ve vücudunuzun yemek borunuza asit sızan vanaları kapatmasını kolaylaştırır.

Doktorlar hastalara sindirim sağlığını iyileştirmek ve genel sağlık için özel bir diyet verebilir. Bu diyetlerin çoğu işlenmiş, organik olmayan gıdaları ve genetiği değiştirilmiş gıdaları (GDO’lar) mümkün olduğunca ortadan kaldıracaktır.

Bu, lif alımının arttırılması ve probiyotiklerin alınması anlamına gelir. Reflü diyeti sindirim sisteminizin akışını geliştirecek ve bununla ilişkili kronik hastalıkları önleyecektir.

Reflü diyeti nasıl olur?

Reflü belirtilerini daha da kötüleştirdiği için çoğu doktorun hastalarının beslenmelerinden çıkaracağı bazı yiyecekler vardır. Bu riskli yiyecekler şunlardır:

  • Alkol
  • Gazlı içecekler, şekerli gazlı içecekler gibi
  • Kızarmış yiyecekler
  • Baharatlı yiyecekler
  • İşlenmiş gıdalar
  • Yapay tatlandırıcılar
  • Sebze yağları

Organik ve sebze ağırlıklı beslenen hastaların, semptomları ortadan kaldırma şansını artacaktır.

Yoğurt gibi probiyotik gıdalar, zeytinyağı da dahil olmak üzere sağlıklı yağlar yemeniz önerilir.

Takviyeler

Doğal takviyeler reflü belirtilerini iyileştirmek için faydalı olabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Sindirim enzimleri

Herhangi bir öğün yemeye başlamadan önce bir ya da iki sindirim enzimi hapı alabilirsiniz. Bu enzimler vücudunuzun besinleri tam olarak sindirmesine ve besin maddelerini emmesine yardımcı olur.

Probiyotikler

Bu rahatsızlığın belirtilerini azaltmak için, yüksek kaliteli probiyotik alabilirsiniz. 25 ila 50 milyar birim alarak, sindirim sistemini dengelemek ve hazımsızlığa, kötü beslenmeye ve sızan bağırsağa neden olan kötü bakterileri dışarı atmak için vücudunuza sağlıklı bakteriler ekleyebilirsiniz.

Pepsin ile HCL

Daha iyi sindirim için her öğünden önce tek bir 650 miligram HCL ve pepsin içeren bir takviye alabilirsiniz.

Bitkisel çaylar

İltihaplanmaları azaltmak için papatya çayı veya zencefil çayı içebilirsiniz.

Magnezyum Kompleks Takviyesi

Magnezyum, bu rahatsızlığa bağlı olarak yanma ve geğirme yaşayanlar için faydalıdır. Reflü belirtilerini hafifletmek için günde en az 400 miligram magnezyum takviyesi almanız önerilir.

Sindirim Sağlığınızı Geliştirmenin Diğer Yolları

Sindirim sisteminizi iyileştirmeye çalışırken, yüksek lifli diyetlerden ve alerjenlerden kaçınmalısınız, çünkü bunlar bağırsaklarınız için risk oluşturur.

Su girişi önemlidir, ancak yemek sırasında çok fazla su içmemelisiniz.

Stres bu hastalık için önemli bir konudur. Egzersiz yaparak, sindirim sisteminizi destekler ve stres nedeniyle asitin tırmanmasını önleyebilirsiniz.

Yatmadan 3 saat önce yemeyi bırakmalısınız. Uyumadan hemen önce yediğinizde yiyecekler sindirilmeyebilir.

Sonuç olarak;

Reflü tedavisi için;

Uzun süreli tedavi planlarının yanı sıra beslenme ve diyet bilgileri için bir doktordan yardım alın. Dengeli beslenin ve rahatsızlığı tetikleyecek yiyeceklerden uzak durun.

Vücudunuzun dengeli pH’ını korumasına yardımcı olmak ve sindirim sisteminizdeki iltihaplanmayı azaltmak için probiyotikler ve takviyeleri kullanın.

Midenizdeki iltihabı artıracak alkollü, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun.

“Reflü geçer mi” sorusunun cevabı olarak yukarıda yazılanlara dikkat edip, bir doktora başvurun ve tedavi olun. Reflü tedavi edilmezse kendiliğinden geçmez.  

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/reflu-nedenleri-belirtileri-tedavi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть