Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

Reflü halk dilinde yemek yedikten sonra, midenin ağzına gelmesine denmektedir. Fakat reflünün açıklaması bu kadar da basit ve geçiştirilecek kadar kolay da değil.

Tedavi edilmesi gereken mide hastalığı reflü hakkında geniş bir yazı hazırladık.

Yazımızda Reflü nedir? Reflü neden olur? Reflüyü nasıl anlarız? Reflü nasıl tedavi olur? sorularına uzman kaynaklarımızdan aldığımız bilgilerle cevap vermeye çalışacağız.

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) bir çok kişinin bildiği adıyla kısaca Reflü hastalığı, yemek yenildikten sonra, mide içerisindeki asitli sıvının yemek borusundan boğaz ve ağıza kadar çıkması sonucu oluşan bir mide hastalığıdır. Dünyada çokça görülen bu hastalık, genelde boğaz ve göğüs arasında yanma hissinden dolayı rahatsızlık vermektedir.

Reflü hastalığının en büyük nedenlerin, beslenme yanlışlıkları ve fazla kilo büyük rol oynamaktadır.

Midede ağrısı ve mide yanması gibi şikayetler günümüzün en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasındadır. Mide içeriğinin yemek borusundan yukarı, boğaza doğru gelmesidir “reflü”.

Halk arasında mide reflüsü olarak bilinen Gastro özofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin, özellikle asitli mide sıvısı ve gıdaların yukarı yemek borusundan boğaza ve ağıza doğru geri gelmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır.

Bazen geçici olarak reflü durumu alabilir. Eğer bu rahatsız etmeyip, sıklıkla da olmuyorsa, en son yenilen yada fazla yeme içme sonrası olacağından durum tekrarlanmazsa sorun teşkil etmez. Ama her gün tekrar yaparak daha da yanma veriyorsa hemen doktora gitmek gerekiyor.

Reflü hastalığına dünyada oldukça sık rastlanılır, görülme sıklığı normal toplumda yüzde 10-20 arasındadır ve özellikle kilosu fazla olanlarda daha sık görülür. Kadın ve erkekler arasında görülme sıklığı arasında fark yoktur.

Gastroözofageal reflü hastalığı 40 yaş ve sonrasında daha sık ortaya çıkar.

Şimdi Reflü hastalarında ne tür belirti ve yakınmalar gözükür? bir göz atalım.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Fast Food, Alkollü ve asitli içecekler, hazır meyve suları ve fazla kahve Reflüyü tetikliyor

içerik

Reflü nasıl anlaşılır? Belirtileri nelerdir?

Reflüyü anlamak için genelde 2 tür belirti vardır. Birincisi yemek borusunda, göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma hissi, her yemek sonrası ortaya çıkmaya başlar.

İkincisi ise sık yakınma ise mide içeriğinin (kısmen asitli mide sıvısı ve bir miktar gıda olabilir) boğaz ya da ağıza geri gelmesiyle, acı-ekşi tadın hissedilmesidir.

Reflünün belirtileri içinde bazen boğaz ağrısı, ağzım su doluyor diyen kişilerde ağızda tükürüğün artışı, ses kısıklığı, boğazda yumru hissi, yutmada güçlük, göğüste ağrı, kuru, irrite edici, inatçı öksürük ve nedensiz bulantı söylenebilir.

Reflü neden ortaya çıkar? Ne tür zararlar oluşturur?

Normalde yemek borusunun (özofagus) tam mideyle birleştiği noktada “özofagus alt kıskacı” adı verilen ve yemek borusunu oluşturan kasların özelleşerek yaptığı, büzülerek kapanan bir mekanizma mevcuttur. Normal olarak belirli bir basınçla kapalı olan ve mide içeriğinin bu sayede geri gelmesini engelleyen bu kıskaç, yemek yediğimizde gevşeyerek açılmakta ve gıdaların mideye geçişine izin vermektedir.

Bunun dışında, kapalı olan kıskaç reflü hastalığında, olmaması gerektiği şekilde zaman zaman yeme dışında da gevşemekte ve açılmakta ya da sürekli olarak kapanma basıncının düşük olması sebebiyle gevşek kalmaktadır. Bu durumda reflü ortaya çıkar.

Bir üçüncü neden ise mide fıtığı (hiatal herni) varlığının kıskaç mekanizmasının işlevini bozmasıdır. Bu anatomik bozuklukların yanı sıra reflünün ortaya çıkışını obezite, gebelik, diyetimizdeki bazı gıda türleri ve kimi ilaçlar kolaylaştırmaktadır.

Midedeki asidik içerik  yemek borusuna doğru ilerlemesi ile oluşan Reflü, zamanla yemek borusunun iç yapısına da zarar vermeye başlar ve tahriş yapar.

Bu hasar, oluşan reflünün sıklığı, mide içeriğinin yemek borusuna kaçma sıklığı ve mide sıvısının asiditesiyle doğru orantılıdır. Ne kadar mideden asidik sıvı gelirse yemek borusu o kadar da hasar büyüyecektir.

Yemek borusu iç yapısını koruyan mukoza dokusu bozulmaları da bu duruma eklenmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü hastaları yemek borusunda yanma hisseder

Reflü hastalığı tanısı nasıl konulur?

Genelde reflü hastalığının klasik şikâyetleri olan ağıza ve boğaza mide içeriğinin gelmesi ve göğüste yanma hissi, reflü hastalığı tanısı koymayı kolaylaştırır. Ancak bu klasik yakınmaların yanı sıra tipik olmayan diğer yakınmaların da varlığı, tanı koymada gastrointestinal sistemin incelenmesini gerektirir.

Bunun için “üst gastrointestinal sistem endoskopisi” adı verilen işlem, ışıklı bir tüp kamerayla yemek borusu ve mide içinin görülerek incelenmesi yöntemi tercih edilir: Bu tetkikle hem reflü hastalığıyla ortaya çıkan yemek borusundaki hasarlar gözlenmekte hem de bu hastalığın neden olacağı daha ileri sorunlar tespit edilebilmektedir.

Endoskopik olarak gözlenen yemek borusu hasarının derecesine göre de reflü hastalığının şiddeti belirlenebilmekte, reflü hastalığının neden olacağı hücre ve doku bozulmaları ve değişiklikleri de bu yöntem sırasında elde edilen biyopsilerle anlaşılabilmektedir.

Endoskopik inceleme yöntemi dışında, reflü hastalığının varlığını saptamada yemek borusunda yapılan basınç ve asit ölçme yöntemleri de zaman zaman kullanılabilmektedir.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü nedenlerinden biri aşırı kilodur.

Reflüyü önlemek mümkün mü? Tedavi nasıl olmalıdır?

Gastroözofageal reflü hastalığı kronik bir hastalık olmasının nedeni, temelde anatomik yapısal bazı eksiklik ve bozukluklar ortaya çıkmasıdır.

Reflü hastalığı tedavisi için ilaç kullanarak, kalıcı olarak tedavi edileceği söylenemez.

Reflü hastası ilk önce yeme alışkanlıklarını değiştirmeli, sağlıklı beslenme modelini seçmesi gerekmektedir.

İlaç tedavisi ile hastalığı kontrol edilmeye çalışılsa da, yeme-içme alışkanlıkları hastalık öncesi gibi devam ediyorsa pekte bir anlamı yoktur.

Sağlıklı ve dengeli yaşama geçmek ile fazla kilolarda gitmelidir. Demli çay ve kahve alışkanlığı iyice düşürülmeli hatta son verilmeli, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak, geç vakitlerde özellikle akşam 7 sonrası yağlı, naneli gıdalar, gazlı içeceklerden kaçınmalıdır. Özellikle yatak başının yüksek olmasına dikkat edilmelidir.

Reflü tedavisi için genelde modern tıp, mide asit salgısını düzenleyen antisekretuvar ilaçlar ve antiasit ilaçları hastalarına önermektedir. Çok ileri düzeyde ki reflü hastaları için, anti reflü cerrahi tedavisi de olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Reflü nedir? Reflünün nedenleri ve belirtileri nelerdir? | Reflü ileri seviyede ameliyat gerektirebilir

Reflü hastalığı tedavi edilmezse hangi sonuçlar ortaya çıkar?

Reflü hastalığında ortaya çıkan istenmeyen sonuçları, yemek borusuyla ilgili olan ve olmayanlar olarak iki kategoride değerlendirmek gerekir.

1. Eroziv özofajit

Yemek borusunda asit reflüsüyle erozyon ve ülserlerin ortaya çıkmasıdır.

2. Barrett özofagusu

Yemek borusunun hücre yapısının değişmesini ifade eder. Barret metaplazisi de denen bu duruma kronik olarak mideden yemek borusuna gelen asit reflüsünün neden olduğu bilinmektedir. Barret özofagusu, yemek borusu kanserine zemin hazırlayan bir hücre değişimidir.

3. Özofagus darlıkları

Yemek borusunda asit reflüsünün yol açtığı ülser ve yaraların iyileşme sürecinde ortaya çıkan yapışıklık ve bunun sonucu oluşan yemek borusu kanalında oluşan daralmadır. Bu durum gıdaların yutulmasında güçlük ve gıdaların yemek borusunda kalması gibi sonuçlara neden olabilir.

Özofagus dışı komplikasyonlar arasında ise astım, kulak ve boğaz rahatsızlıkları, kronik larenjit, nefes borusu giriş darlıkları, ses tellerinde iltihap ve tahriş, kronik öksürük, daha nadir olarak diş erozyonları, kronik sinüs enfeksiyonları, tekrarlayan zatürre, larenks kanseri sayılabilir.

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

Источник: https://www.gelgez.net/reflu-nedir-reflunun-nedenleri-belirtileri/

Reflü Tedavi Yöntemleri ve Tedavi Sonrası İyileşme

Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

Reflü, modern toplumun en bilinen ve en sık görülen rahatsızlıklarından birisidir. Reflü şikayetleri yaşayan kişilere yönelik uygulanan tedavi yöntemleri ve bu tedavi yöntemlerine dair merak edilenler.

Reflü ve Reflünün Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri

Mide içerisinde asit üretiminin artış göstermesi sonucunda midedeki asit, mide sıvıları ve midedeki besinler yemek borusuna kaçar. Bu durum tanımlayan reflü rahatsızlığının vücutta farklı etkileri görülür.

Özellikle de gündelik yaşantıyı doğrudan olumsuz yönde etkileyecek niteliklerde belirtiler ortaya koyan reflünün, tedavisi mutlaka yaptırılmalıdır.

Genel olarak midede yanma, ekşime ve ağız içerisinde kötü ve acı tat oluşumu şeklinde belirtiler ortaya koyan reflünün yaş grubuna göre değişiklik gösterebilecek belirtilerinin ortaya çıkması da söz konusudur.

Bebeklerde ve Çocuklarda Reflü Belirtileri

Bebeklerin vücutlarındaki pek çok fonksiyonda olduğu gibi mide kapakçığının fonksiyonunun da tam olarak gelişmemiş olmasından kaynaklı olarak sık görülebilen mide reflüsünün bebekte ortaya çıkartabildiği belirtiler arasında;

  • İstifra ve mide bulantılarının sık olması,
  • Hıçkırma,
  • Seste kısıklık,
  • Orta kulak iltihaplanması,
  • İştahsızlık ve yemek istememe,
  • Gelişiminde aksaklıklar,
  • Göğüs bölgesinde ciddi yanma hissi,
  • Ağza acı tat gelmesi

şeklinde olur.

Yetişkinlerde Reflü Belirtileri

Yetişkinlerde reflünün ortaya çıkması halinde özellikle midede yanma ve mide ekşimesi belirtileri görülür. Bunun dışında yetişkinlerik göğüs bölgesinde yanma ve beraberinde eşlik eden şiddetli ağrı oluşumu görülür.

Bu ağrının kol ve sırt bölgelerine de yayılması muhtemeldir. Seste kısılma, iştahsızlık, nefes problemleri, solunum güçlükleri, yutkunmanın zorlaşması ve boğazda besinlerin takılı kaldığı hissinin ortaya çıkması mümkün olur.

Tüm reflü belirtileri halinde tedavisi için gerekli olan önemin gösterilmesi çok önemlidir. Özellikle de mide asidinin reflüden dolayı bölgede yarattığı tahribat başta yemek borusu kanseri ve mide kanseri olmak üzere pek çok riskli sağlık probleminin de ortaya çıkmasına neden olabilir.

Reflü Nedenleri Nelerdir?

Reflünün ortaya çıkmasında pek çok etken rol oynayabilir. Ancak genel olarak toplumda reflü nedenleri arasında ilk sırada aşırı yeme ve buna bağlı olarak hazımsızlık problemlerinin yaşanması gelmektedir. Bunun dışında reflünün nedenleri arasında;

  • Sağlıksız beslenme (fast food, çok yağlı, baharatlı yiyecekler ve gazlı/asitli yiyecekler),
  • Alkol ve sigara bağımlılıkları,
  • Düzensiz beslenme alışkanlıkları,
  • Hız yemek yeme,

gibi hususlar yer alır. Bu reflü nedenleri dolayısı ile ortaya çıkan şikayetlerde en kısa süre içerisinde uzman doktora başvurulması büyük bir önem taşımaktadır.

Reflünün Tanısı Nasıl Koyulur?

Reflü ve gastrit problemlerinin tanısı günümüz modern teknolojisi ile oldukça basittir. Bu kapsamda da özellikle gastrit tanısı için ‘endoskopik’ yönteminden yaygın olarak faydalanılıyor.

Endoskopik cihaz sayesinde artık hem gastrit rahatsızlığına yol açan bakteri tespit edilebiliyor hem de reflü tedavisi için gerekli olan verilerin elde edilebilmesi mümkün oluyor. Bu yüzden de günümüzde reflü ve gastrit tanısı için yoğun şekilde endoskopik kullanılıyor.

Sağlık merkezi tarafından kullanılan endoskopik yöntem sayesinde eğer hastanın reflü veya gastrit kaynaklı yemek borusu problemleri bulunuyor ise bununda tespiti gerçekleştirilmiş oluyor.

Son yıllarda endoskopik teknik ile birlikte hem reflünün hem gastrit için tanılama işlemlerinde 1 günlük pH değeri takibi, sintigrafi ve ultrason gibi teknik kullanılıyor.

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Endoskopi tedavisi

Günümüzde reflü tedavisi için doğrudan cerrahi ya da ilaç tedavisi uygulanmaz. Reflü ya da gastrit belirtileri görülen kişiler için öncelikli olarak bitkisel kesin tedavi yöntemleri uygulanır. Özellikle de bebeklerdeki reflü tedavisi için ağırlıklı olarak takip edilir. Yani kendiliğinden geçme olasılığından dolayı uzman ekip tarafından takip edilir ve bu süreçte tetkikler uygulanır.

Ancak hem bebeklerde hem de yetişkinlerde reflü ve gastrit rahatsızlığının ileri seviyede olması halinde uzman hekim tarafından cerrahi operasyonlar gerçekleştirilir. Hastanın reflüsünün belirtilerinin yani semptomlarının ileri seviyede olması ya da bebeklerde olabilen yemek borusunun çok dar olmasından kaynaklı reflü oluşumları söz konusu ise cerrahi müdahale ile ameliyat edilir.

Reflü tedavi merkezi çatısı altında bulunan ‘Gastroentroloji’ bölümüne başvuru yapılması gerekir. Ancak tedavi merkezi bünyesinde bu bölüm bulunmuyor ise ‘Dahiliye’ bölümüne başvuruda da bulunulabilir.

Eğer cerrahi operasyon gerektiren bir reflü rahatsızlığı bulunuyor ise mutlaka tam teşekküllü bir bir tedavi merkezi olmasına dikkat edilmesi gerekir. Kesin tedavi için gereklilik teşkil eden cerrahi müdahalelerde öncelikli olarak endoskpi tekniği kullanılır.

Bu teknikte ağızdan, yemek borusuna ve mideye ulaşan bir kameraya sahip olan özel bir ekipman kullanılır. Bu yöntem ile cerrahi müdahaleler daha kısa sürede tamamlanabildiği gibi tedavi merkezi bünyesindeki yatış süresi de çok daha kısa oluyor.

Böylelikle tedavi merkezi çatısı altında reflünün tedavi edilmesi ile en kısa süre içerisinde gündelik yaşantıya geri dönüş sağlanabiliyor.

Reflü Doğal Tedavi Yöntemleri

Ancak günümüzde reflü tedavisi için kesin çözüm sağlayan alternatif tedavi yöntemleri cerrahi operasyonlara göre çok daha yoğun şekilde tercih edilir.

Evde pratik bir şekilde herkes tarafından hazırlanabilecek bitki çayları, doğal kürler ve diğer yöntemler sayesinde artık reflünün belirtilerinden tamamen ve kesin şekilde kurtulabilmek mümkün oluyor.

Bu kesin çözüm sağlayan bitki çayları arasında papatya çayı ilk sırada kendisine yer bulurken, bitkisel ürünler arasında ise patates kürü öne çıkıyor. Bu iki bitkisel ve doğal ürünle evde kesin çözüm sağlayan tedaviler çok ileri olmayan reflü için uygulanabilir.

(1 votes, average: 2,00 5)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/reflu-tedavisi.html

Reflü Nedir? Reflü Belirtileri ve Tedavisi

Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

Reflü, toplumdaki sıklığı tespit edilememekle birlikte haftada 1 kez reflü sorunu yaşayan kişiler üzerinden değerlendirildiğinde, toplumun yaklaşık %20’sinde görülen bir sağlık problemidir. Avrupa’da görülme sıklığı %5-27 arasında değişmektedir.

Reflü oluşumunda, erkek ve kadın arasında belirgin bir farklılık da bulunmamaktadır. Reflü belirtileri sık sık ülser ile karıştırılsa da farklı hastalıklardır. Reflü belirtilerine sahip kişilerin en kısa zamanda uzman bir doktora görünmesi tavsiye edilir.

Memorial Gastroenteroloji Bölümü uzmanları, reflüye neden olan faktörler ve reflüden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Reflü Nedir?

Mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışı gastroözefageal reflü’dür. Hastalar göğüs kafesinin arkasında yanma(heartburn) şikayeti ile başvurabilirler.

Reflü bazen yemek borusunun arkasındaki yanmanın yanı sıra ağza gıdaların ve acı suyun gelmesidir. Reflü, sıklıkla yemeklerden sonra olur. Gastroözefageal reflü hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkça rastlanan bir hastalıktır.

Ülkemizde yapılan bir çalışmada toplumun %20’sinde reflü hastalığı bulunmuştur.

 Reflü Belirtileri

Reflü belirtileri deyince ilk akla gelenler baharatlı, yağlı gıdalar, çikolata, alkol veya taze sıkılmış meyve suları tüketildiğinde artan şikayetlerdir. Mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, en sık görülen reflü belirtisidir.

Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer önemli reflü belirtileri sayılır. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar. Reflü; yemek borusu, mide ve bağırsak sistemi dışındaki sistemlerde de belirtilere yol açabilir.

 Reflü öksürüğe, ses kısıklığına, diş çürüklerine ve boğaz arısına neden olabilir.

Reflü Belirtilerini Prof. DR. Yıldıran Songür açıklıyor;

Reflü Tedavisi Nasıl yapılır?

Reflü şikâyetleri artan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri de reflü tedavisi. Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer reflü  belirtilerdir. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar.

Bu belirtileri reflü tedavisine başlamak için yeterli bir sebep olarak görebiliriz. Mevcut şikayetler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözofagial reflü tanısı konabilir. Tanı koymak veya hastalığın şiddetini belirlemek için endoskopi, pH ölçümü, kontrastlı grafiler, manometrik çalışmalar yapılır.

Reflü tedavisinde en önemli nokta yaşam tarzında değişiklik yapmaktan geçer. Birçok insan, yaşam tarzında değişiklik yaparak veya ilaçlarla reflüyü kontrol altında tutabilirken bazı hastalarda ise cerrahi girişim gerekmektedir.

Reflü tedavisinde ilk aşama genellikle mide asidini baskılayan ilaçlar ve yaşam tarzında değişikliklerle yapılır. Obezite karın içi basıncını artırıp mideye yaptığı baskıyla reflüyü şiddetlendirir.

Bu yüzden hasta; fazla kilolarından kurtulmalı, sigarayı bırakmalı, dar elbiseler giymemeli, yağlı yemeklerden veya kızartmalardan,  domates salçasından, alkolden, çikolatadan, naneden, soğan ve sarımsaktan, kahveden uzak durmalıdır.

Reflü tedavisinde reflü testlerinin de yeri çok önemlidir. Doktorunuzun (gastroenteroloğunuzun) reflü tanısını koyarken bulguların gerçekten reflüden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, komplikasyonların gelişip gelişmediğini anlamak için birtakım testlere ihtiyacı olabilir. Reflü testlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

Baryum özefagus mide duedonum grafisi: Hasta baryum içerken radyoloğun floroskopide baryumun aşağıya yemek borusuna ve mideye seyahatini incelediği bir testtir.

Gasroskopi: Endoskop ucunda ışık bulunan fleksibl bir tüptür. Bu tüpün ağızdan özefagusa ve mideye doğru ilerletilmesi sırasında yemek borusu incelenebilir. Hasta sedatize edilerek bu işlem gerçekleştirilir.

Özefagus manometresi ve PH metre: Burundan çok ince fleksibl bir tüp yemek borusundan mideye gönderilerek buradaki basınçlar ve yukarı çıkan asit miktarı ölçülebilir.

Reflü ve sindirim sitemi ile ilgili pek çok soruya verilen cevaplardan oluşan canlı yayınımızı izleyebilirsiniz.

Reflü Tedavi Edilmezse…

Eğer reflü tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlarla seyredebilir. Örneğin yemek borusunda darlık, kanama ve mukozada prekanseröz (kanser öncesi ) birtakım değişikliklere (barrett özefagusu) neden olabilir. Sizi ve doktorunuzu uyarması gereken semptomlar şunlardır;

Yutma güçlüğü (disfaji)

Kanama

Boğulma hissi, öksürük, ses kısıklığı

Kilo kaybı

Reflü Ameliyatı

Günümüzde reflü ameliyatları etkili bir şekilde yaygın olarak yapılmaktadır.  Reflü ilaçlarının kullanımının işe yaramadığı durumlarda,  yıllarca süren ilaç tedavisini tercih etmeyenlerde; reflüyle birlikte ilerlemiş mide fıtığı bulunanlarda reflü ameliyatı tercih edilebilir.

En sık yapılan reflü ameliyatı ise nissen fundoplikasyon olup, bu ameliyatta yemek borusunun mideyle buluştuğu yerdeki kapak sistemi güçlendirilir. Bu sırada mide fıtığı da onarılır.

Nissen fundoplikasyon Altın standart olarak laparoskopik (kapalı)  yapılan, reflüye karşı en etkili ameliyattır.

Reflü Diyeti Nasıl Yapılır?

Reflü şikâyetlerini en aza indirmek istiyorsanız, uzman bir doktor kontrolünde reflü diyetine başlayabilirsiniz. Her insanın duyarlılığı farklı olduğundan, hastanın fark ettiği tetikleyici gıdadan uzak kalması reflü diyeti için en iyi seçenektir. Reflü diyeti sırasında küçük lokmalarla beslenmek ve yemekten hemen sonra uyunmamak ‘’reflüye ne iyi gelir’’ sorusunun da cevabıdır.

 Uzanmak veya uyumak için yemeğin üzerinden en az 3 saat geçmelidir. Reflü diyeti sırasında uyurken belden üst kısmın daha yukarda olması yerçekimi ile reflünün oluşmasını engelleyebilir. Özellikle gece reflüsü olanlar buna dikkat edilmelidir. Baş altına konan yüksek yastıkların reflüye faydası yoktur.

Bel kısmından itibaren yüksekte olacak şekilde ayarlanan yataklar da reflüye iyi gelebilir.

Reflü İlaçları

Gastroözefageal reflü hastalığının organik bir sebebi vardır. Genelde sadece yaşam tarzı değişikliği ile önlenemez gastroözefageal reflü hastalığında ilaç tedavisi çok önemli bir yer tutar. Medikal tedavide yer alan anti asit grubu reflü ilaçları yemek borusunu koruyarak ve mide asiditesini bastırarak tedaviye yardımcı olurlar.

Reflü ilaçlarının kullanımında dikkat etmeniz gereken şey ise mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiğidir.  Mide asidini bastıran H2 blokerleri ve proton pompa inhibitörleri gibi reflü ilaçları da doktorunuzun öngöreceği dozlarda kullanılmalıdır. İlaç tedavisi ile hastaların çoğunda gastroözefageal reflü hastalığının bulguları önlenebilir.

Reflü ilaçlarının yanı sıra asidin yemek borusundan mideye aşağı doğru geçişini kolaylaştıran Prokinetik ilaçlar da tedavide yer alırlar. Eğer reflü şikayetleri ilaç tedavisi ile azalmıyorsa ya da kanama, Barrett, darlık gibi komplikasyonlar varsa cerrahi tekniklerden faydalanılabilir.

Cerrahi teknikler asit reflüsünü önleyen yemek borusu ve mide arasındaki doğal bariyerleri düzeltirler.

Reflü Ülsere Neden Olur Mu?

Reflü bazı durumlarda ülsere neden olabilir. Klasik reflü belirtileri, hastanın reflü olma tanısını kuvvetlendirir. Daha rasyonel bulguların; endoskopik incelemeyle ve 24 saat süreyle yemek borusuna gelen mide asidinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesi ile reflü olup olmadığı belirlenebilmektedir. Reflüye bağlı olarak kanama, ülser, yemek borusunda delinme veya darlık gelişebilmektedir.

Reflü Hastalarında Kanser Riski!

Reflü kanser yapar mı endişesinin cevabı ise yeni uzman kontrolünden geçiyor. Reflünün halk arasındaki en korkulan komplikasyonu kanser gelişimidir. “Barrettözofagus” denilen hücresel bir dönüşüm buna zemin hazırlamaktadır.

Barrettözofagus’un sıklığı reflülü hastalarda %3-20 arasında değişmektedir. Barrettözofagus’lu hastalardan yıllık kanser gelişme sıklığı ise %0,5 dolayındadır. Dolayısıyla reflü kanser yapar diyemeyiz.

Ancak kontrollerin aksatılmaması gerekir.

Reflü ve Gastrit Arasındaki Farklar!

Çoğu kişi reflü ve gastrit hastalıklarını birbiriyle karıştırabiliyor. Ancak reflü ve gastrit birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide bu iki hastalığa birden de rastlanabilir. Gastrit, mide asitliğindeki artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan mide veya oniki parmak bağırsağının iltihabıdır.

Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır.

Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülürken, mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, reflünün en sık görülen belirtisidir.

Midenizle ilgili şikayetleriniz varsa, vakit kaybetmeden online hastane randevusu alabilir ve uzmanlara görünebilirsiniz. 
Güncellenme Tarihi: 22 Kasım 2018Yayınlanma Tarihi: 02 Eylül 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/reflu/

Reflü Nedir Belirtileri Reflü Tedavisi

Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

reflü nedir belirtileri tedavisi

Pek çok kişide yemek sonrasında ekşime, hazımsızlık ve yemek borusunda yanma gibi rahatsız edici bir durum oluşur. Bu durum ağıza kadar gelen yemek asidi ile iyice belirginleşir.

Bu rahatsız edici hissi bazı kişiler geçici yaşarken, bazı kişilerde ise sık tekrarlayan bir durumdur. Reflü nedir sorusunun cevabı işte buradadır.

Midedeki asitli içeriğin soluk borusuna kaçması sonucu oluşan bu durumun sık tekrarlamasına halk arasında reflü olarak bilinen gastro özofageal reflü hastalığıdır.

Reflü nedir kadar sık merak edilen bir diğer konu da reflü neden olur dur. Asitli olan mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması yemek borusunu tahriş eder. Midedeki bu içeriğin yemek borusunda fazla kalması yemek borusunun kendisini asitten koruyamamasına sebep olur.

Yemek borusunun alt kısmında mide ile birleştiği noktada midedeki içeriğin geri kaçmasını engelleyen kapakçık mekanizması vardır. Reflünün en çok görülmesine sebep olan durum bu mekanizmanın gevşemesidir. Bu duruma sıklıkla mide fıtığı da eşlik eder.

Yemek borusu hareketlerinde bozulma ve midede boşalım bozukluğu da reflüye sebep olan diğer durumlardır.

Bebeklerde Reflü

Reflü genellikle yetişkin hastalığı olarak bilinse de bebeklerde görülme oranı yetişkinlerden daha çoktur.

Bebeklerde yemeklerin mideye geçişine onay veren kapakçık yapısının bebeklerde henüz tam gelişmediğinden ve işlevini tam yapamadığından, bebekler genellikle yatar pozisyonda durduğundan ve çoğunlukla sıvı gıdalarla beslendiğinden reflünün bebeklerde görülme oranı oldukça yüksektir. Uzun süren ses kısıklıkları, yineleyen üst solunum yolu iltihabı, öksürük ve hırıltı bebeklerde sık görülen reflü belirtileridir.

Bebeklerde Reflü Tedavisi

Bebeklerin reflüden fazla etkilenmemesi için yatış pozisyonuna dikkat edilmeli. Yemek sonrası bebekler başı yukarıda kalacak şekilde ve 45 derecelik açıyla oturtulmalı.

Bebeklerin bu pozisyonda kolaylıkla durabilmesi için kaymayı önleyen eğimli yastıklardan faydalanılabilir.

Bebeklerde kusma sıklığı ve şiddetinde artış olduğunda, solunum yolu şikayetleri görülüyorsa ve alınan önlemler şikayetlerde etkili olmuyor ise bebeklerde reflü tedavisi nde önce ilaç tedavisi, nadiren de cerrahi müdahale uygulanır.

Reflü Belirtileri

reflü belirtileri

Tipik reflü belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Göğüs kemiği arkasında ve göğüste yanma hissi.
  • Ağıza gıda artıkları, acı ve ekşi sıvı gelmesi.
  • Şişkinlik ve geğirme.
  • Yutkunmada zorlanma.

Daha az görülen reflü belirtileri şu şekildedir.

  • Ağız kokusu.
  • Ses kısıklığı.
  • Gıcık öksürüğü ve hıçkırık.
  • Kalpte baskı hissi ve çarpıntı.
  • Nefes yetmezliği ve nefes darlığı hissi.
  • Diş çürüğü.
  • Astım.

Reflü Tedavisi

Reflü şiddetine ve ilerlemesine göre reflü tedavisi nde 3 ayrı yöntem uygulanır. Bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağına doktor tarafından karar verilir. Bu yöntemler yaşam tarzı değişikliği, ilaç tedavisi ve cerrahi müdahaledir.

  • Yüksek yastıkta yatılması,
  • Yatmadan önce besin alınmaması,
  • Sigara ve alkol kullanılmaması,
  • Asitli içecekler içilmemesi,
  • Sağlıklı beslenme,
  • Dar kıyafetler giyilmemesi,
  • Fazla kiloların verilmesi

şeklinde hasta yaşam tarzının düzenlenmesini içeren tedavi yöntemidir.

İlaç Tedavisi

Bazı ilaçlarla mide içerisindeki asitin kontrol altına alınması şeklinde olan tedavi yöntemidir. İlaç tedavisi safra reflüsünde etkili değildir.

Yine ilaç tedavisi reflü yakınması olan hastaların %80 ini rahatlatır fakat yapısal bozukluğu tedavi etmediğinden ilaç kullanmayı bırakan hastaların %90 ında aynı yakınmalar görülür.

Reflü yakınmalarında  hastanın ilk aşamada rahalatılması amacıyla ilaç tedavisi mutlaka uygulanır.

Cerrahi Tedavi

Özellikle mide fıtığı ile birlikte görülen reflü hastanın yaşam kalitesini kötü etkiler. Cerrahi müdahale reflü tedavisi yöntemleri arasında yapısal bozukluğu ortadan kaldıran tek tedavi yöntemidir.

Gerçek anlamda ve kalıcı tedavi sadece cerrahi müdahale ile mümkündür. Cerrahi tedavi reflü hastalarında %93 başarı sağlamaktadır. Bu %93 lük kesimde reflü tekrarlamamış ve hiçbir ilaç kullanımına gerek duyulmamıştır.

Reflü Diyeti

reflü diyeti

Reflü midedeki asitli içeriğin yemek borusuna geri kaçması ve yemek borusuna zarar vermesiyle oluşur. Hastalar reflü yakınmalarını hissetmemek için yeme alışkanlıklarında değişiklik yapmak zorunda kalır. Bununla birlikte reflü hastalarının bütün gıda gruplarında güvenle tüketebileceği gıdalar vardır.

Meyve ve Sebzeler

Reflü hastaları asit içeren portakal, greyfurt, limon, mandalina gibi narenciye gruplarından kaçınmalılar. Taze ve kurutulmuş elma, elma suyu, armut ve muz reflü hastaları için en güvenilir meyvelerdir.

Yine haşlanmış veya fırınlanmış patates, kabak, havuç, brokoli, yeşil fasulye ve bezelye reflü hastalarının güvenle tüketebilecekleri sebzelerdir. Reflü hastaları domates ve domates suyu tüketmemelidir.

Yukarıda saydığımız sebzeler yağda kızartılmamalı ve yerken yağ ilave edilmemeli.

Et ve Protein

Reflü hastaları için yağsız dana eti, yağsız kıyma, tavuk göğüsü (derisiz), balık ve yumurta son derece faydalı gıdalardır. Yine bu gıdaların yağda pişirilmemesi ve yerken yağ ilave edilmemesi gerekir.

Reflü hastaları yağlı süt ve yağlı etlerden kaçınmalılar. Yağlı gıdalar midede daha fazla kalır.  Bunun sonucunda mide boşalımı zorlaşır, mide basıncı uzun süre yüksek kalır ve reflü atakları ortaya çıkar.

Tahıllar

Reflü hastaları için düşük yağlı tahıllar daha iyi seçeneklerdir. Yulaflı, çavdarlı ve kepekli gıdalar, bulgur ve pirinç, mısır ekmeği, yağsız mısır patlağı uygun tahıl seçenekleridir. Reflü hastalarının her öğünde yemek yemeleri mide içindeki serbest sıvının emilmesine ve asit miktarının azalmasına yardımcı olarak reflü ataklarını engeller.

Tatlılar

Reflü hastalarını en çok tatlılar zorlar. Reflü diyetinde nane içeren, yağlı olan ve çikolata içeren tatlılardan kaçınılmalıdır. Az yağlı muz ekmeği, az yağlı kabak keki, az yağlı kurabiyeler, meyankökü ve jöle ideal tatlı seçenekleridir.

Источник: http://saglikloji.com/reflu-nedir-belirtileri-reflu-tedavisi/

Reflü Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

Reflü, toplumda oldukça sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Haftada bir kez reflü sorunu yaşan kişiler üzerinde yapılan araştırmada, toplumun %20'sinde görüldüğü tespit edilmiştir.

Görülme sıklığına cinsiyet açısından bakıldığında, kadın ve erkek arasında bir fark olmadığı gözlemlenmiştir.

Belirtileri sık sık ülser ile karıştırılsa da ikisi farklı hastalıklardır ve her ikisi de ciddiye alınarak tedavi edilmelidir.

Reflü birçok insanın günlük hayatını zorlaştıran, oldukça rahatsız edici ve farklı sonuçlar doğurabilen, ciddi bir mide hastalığıdır.

Genellikle yanmalar olmadıkça pek önemsenmez ama ilerleyen zamanlarda mide yanması fazlasıyla rahatsız edici hale gelir. Reflünün görülmesinde yemek borusunun ve mide kapakçığının etkileri büyüktür.

Bu ikisinin düzgün çalışmaması reflüye neden olabilir. Dünyada da sıkça görülen bir hastalıktır ama ülkemizde her 5 kişiden biri reflü hastasıdır.

Ülseratif Kolit Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bu durumun son zamanlarda artış göstermesinin en önemli nedenleri, hazır gıda tüketiminin artması ve sağlıksız yaşam şartlarıdır. Reflü kimi zaman da genetik faktörler nedeniyle görülebilir. Reflü hastalığının bulunması durumunda anlaşılmamasına imkan yoktur.

Sürekli mideyi ve boğazı yakan bir asit söz konusudur. Hatta bazen öksürüğe bile neden olabilir ve soğuk algınlığı sonucunda görülen öksürükle karıştırılabilir. Doğal olarak tedavi sonrasında iyileşme görülmez ve çok sonra reflü olduğu anlaşılır.

Reflünün Nedenleri Nelerdir?

Reflünün nedenleri arasında en genel olarak yanlış beslenme yer almaktadır. Kişilerin son zamanlarda sık sık tükettiği hazır gıdalar bu durumu tetiklemiştir. Bunun dışında asitli meyve sebzelerden ve asitli içeceklerden çok fazla tüketmek, reflünün nedenleri arasındadır. Yeme-içme alışkanlıkları dışında genetik faktörler ve stres de reflü konusunda etkilidir.

Gastroözafagial reflülerin asıl sebebi yemek borusunun uzun süredir ve aşırı miktarda mide asidi ile temas etmesidir. Mide asidik içeriği eğer uzunca bir süre yemek borusu ile temas ederse, burada tahribat yaratacak ve yenilen yakıcı veya acı gıdalardan sonra yanma hissi oluşturacaktır.

Reflünün Belirtileri Nelerdir?

Mideden boğaza doğru gelen yanma hissi özellikle geceleri artış gösterir. Bazen akciğerlerde bile yanma hissi görülebilir. Asit neticesinde de boğazda ağrı, öksürük görülebilir.

Asit salgısı çok arttığında mide bulantısı yaşanabilir. Mide bulantısıyla beraber yiyeceklerden tiksinme durumu gözlemlenebilir. Eğer asit midede tahrişe neden olmuşsa ve yaralar mevcutsa ağrı da görülebilir.

Ağıza gelen acı su ve oluşan ağız kokusu bir diğer belirtilerdir.

Reflünün sebep olduğu göğüs ağrısı bazen kalp ağrısı ile karıştırılır. Hatta hastaların bir kısmı bu şikayetlerle doktora başvurur. Ancak yapılan tetkikler sonucun reflü teşhisi konur.

Bundan başka geçmeyen sürekli öksürük, boğazda dolgunluk hissi buna bağlı olarak sürekli temizleme isteği, ses tellerinde nodül oluşması, larenjit ve farenjit gibi boğaz enfeksiyonları da reflüyü işaret eden durumlardır.

Reflü belirtileri genel olarak; alkol, taze sıkılmış meyve suları, aşırı yağlı ve baharatlı gıdalar ile çikolata gibi şeyler yendiği zaman ortaya çıkmaktadır. En sık rastlanan belirti ise yemeklerden sonra ortaya çıkan ve mideden boğaza doğru uzanan yanma hissidir. Reflünün genel belirtilerini akılda daha kalıcı olması adına şu şekilde listeleyelim;

  • Ağıza acı tat gelmesi.
  • Ağız kokusu.
  • Geçmeyen öksürük.
  • Ses kısıklığı.
  • Geğirti.
  • Boğazda gıcık hissi.
  • Tedaviye yanıt vermeyen astım nöbetleri.
  • Midede yanma hissi.
  • Boğazda çok şiddetli yanma hissi.
  • Yukunma zorluğu.
  • Yutarken yemeklerin boğaza takılıyor hissi.
  • Tedavi edilemeyen farenjit.

Reflüden Korunma Yolları Nelerdir?

Reflünün belki de tedavisinden de önemli olan durum önleme yollarıdır. Eğer yaşam tarzınıza ve bazı alışkanlıklarınıza dikkat edersenz bu tür sorunların önüne geçebilir ve o can sıkıcı durumların yaşanmasına engel olabilirsiniz.

Reflü oluşumu nasıl önlenir sorusunun ilk cevabı sigarayı bırakmak olmalıdır. Uzmanlar bu şikayetin daha çok uzun zamandır sigara içen insanlarda meydana geldiğini belirtmektedir.

Reflüyü önleme yollarından diğerleri ise şu şekildedir;

  • Günlük hayatınızda alkolden, asitli hazır içeceklerden, yoğun baharatlardan, soğan ve sarımsaktan uzak durmalısınız. Asitli içeceklerin zararları için tıklayın.
  • Yemek yedikten sonra hemen uzanmayın çünkü bu durumda yedikleriniz asitleriyle beraber ağzınıza gelebilir. Üstelik mide asidi salgılanması yatarken çoğalır.
  • Yatarken baş ve boyun kısmınızın yukarıda kalmasına özen gösterin.
  • Kilolu kişilerde reflü, kendisini daha çok hissettirir. Bu nedenle zayıflamak sizi rahatlatacaktır. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız, bu yazımıza göz atın.
  • Aşırı zorlandığınız hareketlerden ve dar kıyafetlerden uzak durun. Bunlar midede baskıya neden olarak asidin kaçmasına sebep olur.
  • Sigara tüketimini sonlandırmanız gerekecek çünkü sigara içtikçe mide asidi salgılanmasına artış görülmektedir.
  • Az ama sık yemeye çalışın.
  • Aşırı yemekten kaçının, midenin uzun süre dolu olması da bir reflü etkenidir.
  • Kızartma gibi aşırı yağlı gıdalardan uzak durun.
  • Kafeinli içecekleri çok fazla tüketiyorsanız bunu en aza indirmeye çalışın.
  • B12 vitamini ve magnezyum eksikliği reflüye sebep olduğundan, vücuttaki az olan mineral ve vitaminleri tespit ederek yerini doldurmaya çalışın.
  • Osteoporoz ve kemik kırıklıkları ilaçları ile kanı sulandırıcı ilaçların uzun süreli kullanımı da midede asit yapmaktadır. Bu ise dolaylı olarak reflü sebepleri arasında değerlendirilebilir. O nedenle hangi tür ilaç olursa olsun, uzun süreli kullanımlarda doktorunuza bu durumun oluşturacağı yan etkileri sorarak önlem almalısınız.

Reflü Tanısı Nasıl Konulur?

Reflünün kesin tanısının konulabilmesi için endoskopi yapılması gerekir. Bu şikayetlerle gelen hastalara genellikle yapılır. Endoskopi ile kapakçığın durumu, yemek borusu ve midenin iç yüzeyi gözlemlenebilir. Bazen ağızdan, boğaz kısmına bakarak tahriş, kızarıklık gözlemlenebilir. Ancak şikayetlerle beraber bunlar yetersizdir. Kesin tanı için endoskopi şarttır.

Guatr Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Reflünün Tedavisi Nedir?

Reflü hastalarına genellikle asit önleyici ve giderici ilaçlar verilir. Bu ilaçların düzenli kullanılması sonucunda reflü şikayetleri geçer ama nüks etme olasılığı yüksektir. Bu durumda tekrar endoskopi istenmeden ilaçlar verilebilir. Bunun yanında sadece basit asit gidericilerle de çözüm aranabilir.

Ancak tüm bunlara rağmen şikayetler sonlanmıyorsa; cerrahi operasyonlar uygulanmaktadır. Kapakçık operasyonları bunların başında gelir. Operasyon ve tedavi sonrasında alışkanlıklar gözden geçirilmeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Aksi takdirde cerrahi tedaviden sonra bile tekrar görülebilir.

Источник: https://bilgihanem.com/reflu-nedir/

REFLÜ TEDAVİSİ, NASIL GEÇER?

Reflü Nedir? Reflünün nedenleri ve tedavisi

Reflü, kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Mide asidi veya nadiren de olsa mide içeriği yemek borusuna geri geldiğinde oluşur. Geri iletim ise yemek borusunu tahriş eder ve reflüye sebep olur.

Hem asit reflüsü hem de mide yanması, zaman zaman insanların başına gelen, yaygın sindirim problemleridir.

Bu işaretler ve belirtiler haftada iki kez oluştuğunda ve günlük yaşantınızı etkilediğinde, yemek borunuzdaki hasarı belirlemek ve reflü teşhisi yapabilmek için doktora gitme zamanınız gelmiştir.

Reflü, yemek borusunda mide asidinden dolayı iltihap oluşması ve tahriş olması durumudur. Yemek borusu da boğazdan mideye kadar uzanan bir tüptür. Yemekler yutulduğunda ağzınızdan direk olarak mideye açılan bir kapıdır.

Çoğu insan reflünün, gündelik yaşama getirdiği değişiklikleri ve rahatsızlığı çeşitli ilaçlar ile ortadan kaldırabilmektedir. Ancak bazı insanlarında reflünün oluşturduğu etkileri azaltmak için daha güçlü ilaçlara ve hatta cerrahi operasyona ihtiyaç duymaktadır.

Reflü genellikle mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Yutma işlemi gerçekleştiğinde yemek borusunun alt kısmında bulunan kaslar gevşer. Böylece yutulan katı ve sıvılar mideye iletilebilir. Ardından tekrar kapanır.

Ayrıca bu borunun gevşemesinde herhangi bir anormallik veya zayıflık olursa mide asidi tekrar yemek borusundan yukarı çıkarak mide yanmasına sebep olabilir. Bu durum bazen gündelik hayatı zorlaştırabilir bir hale gelebilir. Mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesi iltihaba sebep olur. İlerleyen zamanlarda oluşan durumlar ise kanama, yemek borusunda daralma veya kanser öncesi durumdur.

  • Yaşam tarzı: Alkol ve sigara tüketimi gibi zararlı maddelerin kullanılması mide reflüsü için oldukça olumsuz etkiler yapar. Ayrıca kötü bir duruş ve obezite de reflü sebepleri arasındadır.
  • İlaçlar: Kalsiyum tabletleri, theophylline (örnek olarak tedral, hydrophed, marax, bronchial, quibron), nitratelar ve antihistaminler yan etki olarak reflü oluşumuna sebep olabilir.
  • Diyet: Birtakım yiyeceklerin tüketimi mide yanmalarına ve reflüye sebep olabilir. Bunlara örnek olarak yağlı ve kızarmış yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak, kafeinli içecekler, asidik yemekler ve baharatlı yiyecekler verilebilir.
  • Yeme alışkanlığı: Özellikle yatmadan önce yenilen yemekler ve normal yeme düzeni içerisinde büyük menülerin tüketimi.
  • Diğer sağlık durumları: Bunlara örnek olarak ise hamilelik durumu, diyabet ve hızlı kilo alma verilebilir.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri incelenirken ilk olarak akla gelen mide yanmasıdır. Ancak oluşan bu mide yanması rahatsız edici bir düzeyde ve kalıcı olarak gerçekleşir. Ayrıca reflüde ortaya çıkan belirtileri maddeler halinde inceleyecek olursak;

  • Mide yanmasının oluşması. Genellikle göğsün ortasında, göğüs kafesinin arkasında meydana gelir. Üst midede başlar, boyna ve boğaza doğru yayılır. Oluşan bu acı en azından 2 saat kadar sürer. Ayrıca her reflüsü olanda mide yanması meydana gelmez.
  • Oluşan mide yanmaları yemek yedikten sonra ortaya çıkar. Oluşan acı herhangi bir fiziksel aktiviteye başlamanıza veya bitirmenize engel olur.
  • Kalıcı bir kuru öksürük oluşur.
  • Boğaz ağrıları meydana gelir.
  • Mide bulantısı oluşabilir.
  • Yemek sonrası mide ağrısı meydana gelir.
  • Yutmada çeşitli zorluklar yaşanabilir.
  • Ağızda acı bir tat oluşur.
  • Göğüs ağrısı gerçekleşir.

Özellikle göğüs ağrısı meydana geliyor ise bir doktora görünme vakti gelmiş demektir. Nefes darlığı ve kol ağrısı da oluşuyorsa kalp krizi geçirme riskiniz artar. Oldukça ciddiye alınması gereken bir durum olduğu için derhal bir doktor randevusu almanız gerekmektedir.

Reflü Risk Faktörleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Bazı durumlara sahip olan insanlarda reflü oluşma riski de artışa geçmektedir. Bunlar obezite, hamilelik, sigara kullanımı, kuru bir ağız, astım, diyabet, doku düzensizlikleri ve gecikmiş mide deşarjıdır.

İlerleyen zamanlarda yemek borusundaki iltihaplanmalar birtakım komplikasyonlara sebep olmaktadır. Bunlar;

  • Yemek borusunda daralma: Mide asidine maruz kalan yemek borusunun hücreleri zarar görür. Yaralı dokular yemeklerin geçtiği yemek borusunu daraltır ve yutkunma zorlukları yaşanır.
  • Yemek borusunda yaralanma: Mide asidi, yemek borusunu ciddi bir şekilde aşındırır ve açık bir yara oluşmasına sebep olur. Yemek borusunda oluşan ülser, kanamaya ve çeşitli acılara sebep olabilir.
  • Kanser öncesi değişiklikler: Yemek borusunun alt kısımlarında birtakım değişiklikler oluşur. Bu değişiklikler yemek borusu kanseri riskini arttırmaktadır. Kanser riski düşüktür ancak doktorunuz tarafından endoskopi gibi birtakım testler yaptırmanız istenecektir. Böylece kansere dair tüm işaretler incelenmiş olacaktır.

Reflü Teşhisi Nasıl Yapılır?

Reflü teşhisinin yapılabilmesi bazı durumlara bağlıdır.

  • Belirtiler: Rahatsızlığın teşhisini yapabilmek için ilk olarak doktorunuz tarafından mide yanması sıklığınız ve diğer belirtiler sorulacaktır.
  • Mide asidi miktarını belirleme: 24 saat boyunca midenizdeki pH seviyesini ölçmek için prob testleri yapılır. Bu anlamda ne zaman ve ne kadar mide asidinin yemek borusuna çıktığını tespit etmek için bir cihaz kullanılır. Burnunuzdan yemek borunuza doğru ince ve esnek bir tüp sokulur. Üzerinde bulunan kamera ile de mide asidi miktarı incelenir.
  • X-ray: İlk olarak kireçli bir sıvı içmeniz istenecektir. Bu sıvı sindirim sisteminizi dolduracaktır. Ardından X-ray cihazına girdiğinizde, içmiş olduğunuz sıvı sayesinde üst sindirim sisteminiz gözlenebilecek. Yapılacak incelemeler yemek borusu, mide ve üst bağırsağı kapsayacaktır.
  • Endoskopi: Görsel olarak yemek borunuzun ve midenizin incelenebilmesi için yapılan bir işlemdir. Bu işlemde ince, esnek bir tüp üzerine bağlanmış ışık ve kamera sistemi boğazınızdan içeriye sokulur. Daha ileri testler yapabilmek için birtakım doku örnekleri alınır. Reflü komplikasyonlarını belirleyebilmek için yapılan faydalı işlemlerden biridir.

1.Asit Üretimini Azaltan İlaçlar

H-2 reseptör isimli engelleyici ilaçlar (cimetidine, famotidine, nizatidine veya ranitidine) antasitler kadar hızlı etki etmezler ancak çok daha uzun bir rahatlama verirler ve asit üretimini 12 saate kadar azaltırlar.

2.Antasitler

Mide asidini nötralize ederler yani zararlı etkilerini ortadan kaldırırlar. Örnek olarak Maalox, Mylanta, Gelusil, Gaviscon, Rolaids ve Tums gibi ilaçlar hızlı bir rahatlama sağlarlar. Ancak tek başlarına kullanıldıklarında mide asidi tarafından hasara uğramış olan yemek borusunu iyileştirmez. Aşırı kullanımda baş dönmesi veya mide bulantısı gibi yan etkileri bulunmaktadır.

3.PPI

Proton pompa inhibitörleri, lansoprazole, omeprazole, pantoprazole, rabeprazole ve dexlansoprazole gibi birtakım ilaçlardan oluşur. Uzun süreli kullanımlarda B-12 vitamini eksikliği ve kemik kırılganlığına sebep olabilir.

4.Ameliyat

Uzun süreli ilaç kullanımlarının etkisiz kaldığı durumlarda cerrahi bir operasyonda alternatif olarak uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

5.Diğer

Bir diğer tedavi yöntemi de evde kendi imkanlarınız ile alacağınız önlemleri kapsamaktadır. Reflü hastaları için yenilmesi zararlı olan şeyleri lütfen tüketmeyiniz. Bunlara örnek olarak sigara, çeşitli ilaçlar, balık yağı, naneli şeker ve yağlı yiyecekler örnek olarak verilebilir. Ayrıca aşırı kilo ve stres gibi durumlar da reflüyü tetikleyebilecek niteliktedir.

Источник: https://evdesifa.com/reflu-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.