Reflüde Cerrahi

içerik

Vezikoüreteral Reflü Nedir? | Vezikoüreteral Reflü Ameliyatı

Reflüde Cerrahi

Üriner sistem böbrekleri, üreterleri, mesaneyi ve idrar yollarını içerir. Bunların her biri atıkların vücuttan atılmasında rol oynar. Böbrekler karnın arkasında bulunan fasulye şeklinde organlardır ve kandan atıkları, suyu ve elektrolitleri filtrelerler.

Vezikoüreteral reflü böbrekleri mesaneye bağlayan tüpler yani üreterlerdeki idrarın mesaneden tüplere geri akışıdır.

Normalde yalnızca böbreklerden mesaneye akması gereken idrar, vezikoüreteral reflüsü olan kişilerde tersi yöne de gidebilir. Genellikle bu durum bebeklerde ve çocuklarda görülür.

Tedavi edilmeyen vezikoüreteral reflü böbrek hasarına neden olabilen üriner sistem enfeksiyonuna yakalanma riskini arttırır.

Vezikoüreteral reflü birincil veya ikincil olarak sınıflandırılır. Birincil vezikoüreteral reflü ile doğan çocukların idrarının geri akmasını engelleyen kapakçıklarında bozulma vardır. İkincil vezikoüreteral reflü, çoğunlukla enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan bir idrar yolları bozukluğundan kaynaklanmaktadır.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığı olan insanlarda idrar yolu enfeksiyonları sıkça görülür. İdrar yolu enfeksiyonları her zaman belirtilere sebep olmasa da başlıca belirtileri şunlardır:

İdrar yaparken yanma hissi

Sık sık, az miktarda idrar yapmak

Kanlı veya kokulu idrar

Yüksek ateş

Karında veya belde ağrı

Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonlarının teşhisi zor olabilir. Bazı belirtileri şunlardır:

Açıklanamayan yüksek ateş

İshal

İştahsızlık

Sinirlilik

İdrar yolu enfeksiyonu dışında vezikoüreteral reflü farklı belirtilere de sebep olabilir. Bunlar:

Altına kaçırmak

Kabızlık

Yüksek tansiyon

İdrarda protein

Böbrek yetmezliği

Böbreklerden birinin veya her ikisinin idrar toplama yapılarının şişmesidir

VEZİKOÜRETERAL REFLÜNÜN SEBEPLERİ NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığına yakalanma riskini arttıran faktörler şunlardır:

Cinsiyet: Doğuştan bir kusurdan kaynaklanan vezikoüreteral reflü erkeklerde daha çok görülürken sonradan gelişen vezikoüreteral reflü kızlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülür.

Yaş: 1 yaşını doldurmamış bebeklerde görülme riski, daha büyük çocuklarda görülme riskinden daha fazladır.

Aile geçmişi: Birincil yani doğuştan bir kusurdan kaynaklanan vezikoüreteral reflü hastalığına yakalanma riski, ebeveynleri bu hastalığı geçirmiş olan çocuklarda daha yüksektir. Hatta kardeşleri bu hastalığı geçirmiş olan çocuklarda da risk yüksektir. Bu yüzden ailede herhangi birinde vezikoüreteral reflü görülmüşse çocuğa tarama testleri uygulanması önerilmektedir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ SEBEP OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığının sebep olduğu komplikasyonların başında böbrek hasarı gelir. Reflü ne kadar şiddetli olursa komplikasyonlar da o kadar ciddi olur.

Vezikoüreteral reflü hastalığının komplikasyonları şunlar olabilir:

Böbrek yaralanması: Tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları böbrek dokusunda kalıcı hasar olan reflü nefropatisi de denilen yara izine neden olabilir. Böbreklere virüs bulaşması da zamanla yara oluşmasına sebep olabilir ve bu büyük yaralar da yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Böbreklerin işlevlerin tam olarak yerine getiremeyip böbrekte atıkların artmasına sebep olabilir ve bu da kan basıncını yükseltir.

Böbrek yetmezliği: Böbreklerin filtreleme işlevinin yapıldığı bölgede yara oluşması böbreğin işlevini kaybetmesine neden olabilir. Bu durum zamanla gelişebildiği gibi aniden de ortaya çıkabilir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

İdrar tahlilleri: İdrar örneğinin laboratuvarda analiz edilmesidir. İdrar yolu enfeksiyonu varlığını ortaya çıkarabilir. Fakat kesin tanının konması için farklı testler de gereklidir.

Böbrek ve mesane ultrasonu: Böbrek ve mesanenin görüntülerini elde etmek için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanılmasıdır. Yapısal anormalliklerin saptanmasına yardımcı olur. Genellikle bebeğin gelişimini izlemek için hamilelik sırasında da kullanılan bu teknoloji aynı zamanda bebekteki şişmiş böbrekleri de ortaya çıkarabilir.

Voiding sistoüretrografi(VSUG): Mesane doluyken ve boşalırken röntgeni çekilir. Anormalliklerin görüntülenmesini sağlar.

Çocuğun idrar yoluna bir kateter yerleştirilir ve bu kateter yoluyla mesaneye bir çeşit boya maddesi enjekte edilir.

Mesanenin farklı açılardan röntgeni çekilir ve kateter kaldırılır ve idrar yollarında anormallik olup olmadığını test etmek için çocuk idrarını yaparken de röntgeni çekilir.

Nükleer tarama: Radyonüklid sistografi olarak da bilinen prosedürde voiding sistoüretografide uygulanan yöntem uygulanır.

Tek farkı enjekte edilen madde boya maddesi değil radyoaktif bir maddedir. Tarayıcı bu maddeyi algılar ve işeme fonksiyonunun doğru çalışıp çalışmadığının test edilmesini sağlar.

Test sonrası çocuğun idrarı, enjekte edilen madde sebebiyle pembemsi olabilir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavi seçiminde hastanın yaşı, vezikoüreteral reflünün şiddeti, böbreğin etkilenme durumu, işeme alışkanlıkları, ailenin sosyokültürel durumu gibi birçok faktör göz önünde bulundurulmaktadır.
Böbrek hasarına sebep olmamış hafif dereceli vezikoüreteral reflünün tedavisinde enfeksiyondan koruma ve mesane rehabilitasyonu için ilaç tedavisi uygulanır ve takip yapılır.

İlaç Kullanımı

Eğer idrar yolu enfeksiyonları varsa böbrekleri etkilemeden önce mutlaka antibiyotik kullanımıyla tedavi edilmelidir. Antibiyotik kullanan hastalar tedavi süreci boyunca izlenmelidir. Antibiyotik kullanımına rağmen oluşabilecek enfeksiyonlar için rutin kontroller yapılmalıdır.

Cerrahi Tedavi

Vezikoüreteral reflü tedavisinde uygulanan cerrahi tedavinin amacı idrarın geriye doğru akmasını ve üreterin tıkanmasını engellemek amacıyla mesane ve üreter arasındaki kapakçığın onarılmasını içerir. Vezikoüreteral reflü ameliyatlarında kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

Источник: //www.davincicerrahisi.com/ameliyat-yontemleri/pediatrik-cerrahi/vezikoureteral-reflu-cerrahisi/

Reflü Nedir,Belirtileri Ve Tedavisi

Reflüde Cerrahi

Reflü özofajit olarak da adlandırılan hastalık dünyada sık görülen hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alır.

Mide ağrısı ve midede yanmayla beraber ağıza acı su gelmesiyle kendini gösteren hastalık; eğer tedavi edilmezse hastayı kanser gibi ciddi tehlerle karşı karşıya getirebilir.

Beslenme alışkanlığı, kullanılan ilaçlar, gebelik, kontrolsüz yapılan diyetler, şeker hastalığı ve hızlı kilo alımı gibi durumlarda kendini gösterir.

Reflü; mide asidinin yemek borusuna doğru geri kaçmasıdır. Çoğunlukla asit, safra ya da pankreas sıvısı ile oluşan midenin içindekiler yemek borusuna geri kaçabilir.

İçeriğin uzun süre yemek borusuna temas etmesi, yemek borusunun kendini koruyamamasına sebep olur. Bunun sonucunda ise reflü hastalığı kendini gösterir.

Hastalar genellikle göğüs kafesinde hissedilen yanma şikayetiyle doktora başvurur. Sıklıkla yemeklerden sonra şikayetler artar.

Reflü belirtileri nelerdir?

Tipik semptomlar ve tipik olmayan semptomlar olarak ikiye ayırabiliriz;

  • Midede yanma, ekşime,
  • Boğazda yanma hissi, 
  • Ağıza acı su gelmesi,
  • Şişkinlik,
  • Gaz şikayeti, 
  • Geğirti, 
  • Tükürük salgısının artması, 
  • Yutkunma esnasında ağrı, 
  • Hazmı yapılmış gıdaları kusma

Bu şikayetler özellikle çok yağlı ya da bol baharatlı gıdalar tüketildiğinde ve asitli içecekler tükettikten sonra daha çok artar. Yemekten sonra mideden boğaza kadar gelen ağrı ve yanma hissi en sık karşılaşılan reflü belirtileri arasındadır. Yediklerinizin ağzınıza gelmesi, yutkunurken zorluk çekmeniz ise reflü hastalığının en önemli belirtisidir. Bu hastalık mide, bağırsak ve yemek borusu dışında da belirtiler gösterebilir ve bunlar tipik olmayan semptomlar arasında yer alır: Kimi zaman ses kısıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, farenjit, sık boğaz temizleme ihtiyacı, ağız kokusu, aft gibi belirtilerin yanı sıra diş çürümesine de sebep olabilir.

Reflü tanısı nasıl konur? 

Reflü ağrısı yaşarken en çok düşündüğünüz konulardan biri hiç şüphesiz tedavinin nasıl yapılacağıdır. Şikayetleriniz başladığında durumunuz hakkında gereken bilgiyi doktora bildirmeniz gerekir.

Kendinizde gördüğünüz olağan dışı ve reflü belirtisi olabileceğini düşündüğünüz şikayetleri detaylıca doktora anlatmalısınız. Görülen belirtiler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözefageal olduğunuz düşünülebilir.

Net tanıyı koymadan önce, şikayetlerin gerçekten bu hastalık sebebiyle ortaya çıkıp çıkmadığını anlamak ve herhangi bir komplikasyon oluşup oluşmadığını netleştirmek için uzmanın bazı testler uygulaması gerekir.

Tanıyı koymak ve hastalığın derecesini öğrenebilmek için endoskopi, pH ölçümü, kontrastlı grafiler, manometrik gibi tanı yöntemleri kullanılır. Bu testler sonucunda sizin için en doğru olan tedavi programına başlanır. 

Kimi zaman yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç ile hastalık kontrol altına alınabilir. Anti asit grubu içinde yer alan reflü ilacı mide asidini bastırırken, yemek borusunu da korur. Doktorunuz reflü ilaçlarıyla birlikte prokinetik ilaçlara da tedavide yer verebilir.

Bu ilaçlar asidin yemek borusuyla mide arasındaki geçişi kolaylaştıran ilaçlardandır. Hastalığın tedavisinde kullanılacak ilaçlar hastanın şikayetlerini azaltıyorsa mide kapak mekanizmasını onarmak ve hastalığa sebep olan diğer bulguları ortadan kaldırmak için cerrahi müdahale yapılabilir.

Ancak ilaç gereken etkiyi göstermiyor ve reflü hastasında bir iyileşme belirtisi görünmüyorsa; diğer hastalıklardan farklı olarak cerrahi operasyon yapılmaz.

Bunun yerine reflü tanısı tekrar gözden geçirilerek, belirtileri ortaya çıkaran hastalığın reflü dışında bir hastalık olup olmadığı tekrar araştırılır.

İlaç tedavisi ve diyetle birlikte hastalığın kontrol edilebildiği durumlarda, hastalığa sebep olan etkeni tamamen kaldırmak ve tekrar etmesinin önüne geçmek için cerrahiden yararlanılabilinir. Uzun süre devam ediyorsa barret özofagus olarak adlandırılan; yemek borusuyla midenin birleştiği mukozada oluşan hücresel değişim ileri zamanlarda kanser oluşumuna sebep olabilir.

Mide fıtığı ve darlık gibi yapısal bir değişiklik söz konusu ise cerrahi müdahale ile tedavi gerçekleştirilir. En çok başvurulan reflü ameliyatı nissen fundoplikasyon olurken; bu ameliyat sayesinde yemek borusuyla midenin buluştuğu noktadaki kapak sistemi güçlendirilir. Bu ameliyat ile reflü ve aynı zaman mide fıtığı da tedavi edilir.

Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalığın tedavisinde de tetkikler çok önemlidir. 

1. İlaç tedavisi

2. Endoskopİk tedavi

3. Laparoskopik cerrahi tedavi

4. Robotik cerrahi tedavi

Reflü yakınması ile başvuran hastalarda ilaç  ilk tedavi yöntemidir. Tedavide ilk basamak proton pompası inhibitörü ve/veya  antiasit ilaçların kullanımıdır. Şikayetler  azaldığı veya geçtiğinde ilaç kullanımı doz azaltarak bırakılmalıdır. Uzun süre ilaç kullanımı  (bazı özel olgularda doktor kontrolü altında olmak istisnası dışında) yan etkiler nedeniyle önerilmez

.

İlaç tedavisinde; Öncelikle Proton pompa inhibitörü  ilaçlar, ek olarak veya idame tedavisinde  aljinik asit içeren ilaçlar ve prokinetik  ( üst sindirim sistemi motilitesini düzenleyen) ve uygun olgularda H2 antagonisti  ilaçlar kullanılır.

Ağızdan endoskopik yollla  uygulanan, ameliyatsız  tedavi yöntemleridir.  Bazı  hastalık koşulları uygun hastalarda deneyimli gastroenterologlar tarafından cerrahi tedavi öncesi  uygulanabilir.

Cerrahi tedavi gereksinimi objektif kriterlerle belirlenmiş hastalara reflü cerrahisi konusunda  deneyimli ekipler tarafından uygulanan cerrahide tedavi başarı oranı %90'ın üzerinde olabilmektedir.

  • İlaç tedavisinin başarılı olduğu fakat proton pompa inhibitörü tedavinin kesilemediği hastalar (özellikle genç hasta grubu)
  • İleri evre ösofajit (yemek borusu hasarı) problemi olan ve tedaviye rağmen sık tekrarlayan  hastalar
  • Belirgin mide fıtığı olan hastalar
  • Uzun dönem ilaç kullanmak istemeyen genç hastalar

Cerrahi girişim süresi ortalama 30-40 dakikadır.

Cerrahi girişim tamamlandıktan yaklaşık 10 dakika içinde hasta uyanır. Hasta, özel bir bakım gerektirmeden yatağına geçer. Operasyonun tamamlanmasını takip eden 6. saatte hasta odasında yürütülür.

Ertesi sabah hafif bir kahvaltı alan hasta, doktoru tarafından son bir muayeneden geçirildikten sonra evine gönderilerek normal yaşamına döner.

İlk hafta sulu ve yumuşak gıdalarla beslenmesi gereken hasta, genellikle ikinci haftanın sonunda normal beslenme düzenine kavuşabilir.

Tedavi sürecinde şikayetler büyük ölçüde azalır ancak tedavi kesildikten ve ilaç kullanımına son verildikten sonra belirtiler tekrar ortaya çıkabilir. Bunun önüne geçmek için yaşam tarzınızda bazı şeylere dikkat etmeli ve aldığınız önlemleri kalıcı hale getirmelisiniz. Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bu hastalıkla mücadele ederken, hayatınızda küçük ama etkili değişimler yapmalısınız. Mide asidini bastıran ilaçlar ile birlikte sizin de değiştirmeniz gereken ve hastalığın oluşmasına sebep olan durumları ortadan kaldırmanız gerekir.

  • Öncelikle zararlı yiyecek ve içecekleri olabildiğince kendinizden uzaklaştırmalısınız.
  • Sigara ve alkol kullanıyorsanız bu zararlı alışkanlıklardan da kurtulmanız gerekiyor.
  • Reflü hastasıysanız stresten olabildiğinde uzak durmalısınız. Birçok hastalığın temel sebebi olan stres; hastalığı de tetikleyen faktörlerden biridir. Ayrıca sürekli gergin ortamda bulunmak tedavide istenen sonucu almanıza, ilaçların etkisini göstermemesine sebep olabilir.
  • Hareketsiz yaşam da tetikleyen bir diğer unsurlardan biridir. Yemeklerden sonra yürüyüş yaparak yediklerinizi daha kolay sindirirken, midenizin aşırı yorulmasının önüne geçebilirsiniz.
  • Fazla kilo mideye baskı yaparak reflüyü tetiklediği için fazla kilolardan sağlıklı bir şekilde kurtulmalısınız. Ayrıca dar giysilerde mideye baskı yapacağı için geniş kıyafetler tercih etmelisiniz. Çok fazla yemek yiyerek mide çok doldurulmamalıdır.
  • Yağlı besinler mideyi daha geç terk ederek reflüyü tetikler. Bu sebeple fast food tüketmemeli; margarin, krema ve bu gibi yağlarla yapılmış gıdalardan kaçınmalısınız.
  • Mide asidini arttıran domates salçası, acı biber, greyfurt, limon, portakal, kahve, çay, kola, cips, yağlı börek ve çörek gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimini en aza indirmeli, mümkünse tamamen terk etmelisiniz.

Hastalıktan korunmak için alabileceğiniz bunlar gibi basit önlemler ile daha sağlıklı olabilir, kaliteli bir yaşam sürebilirsiniz. Ayrıca doktor kontrolünde hastalığın belirtilerini en aza indirebilmek için reflü diyeti de uygulayabilirsiniz.

Her gıda her insana aynı etkiyi yapmayacağı için, hastanın neye daha duyarlı olduğu, reflüyü hangi gıdanın tetiklediğini gözlemlemesi gerekir. Daha duyarlı olunan gıda hangisi ise, hasta onu kesinlikle beslenme programından uzak tutmalıdır.

Mesela reflüye sebep olan baharatlı yiyecekler size dokunmuyor olabilir ama yağlı bir yemek şikayetlerinizi artırıyor olabilir. Neye karşı hassas olduğunuzu en iyi siz belirleyebilirsiniz. Diyet yaparken küçük lokmalarla beslenip, yemekten hemen sonra uyumamaya dikkat etmelisiniz.

Yatmadan en az 3 saat önce yeme ve içmeyi keserek midenizin içindekileri sindirmesine müsade etmelisiniz. Aksi halde uyumakta zorlanırken, yatay pozisyonda olduğunuz için mide içeriğinin ağzınıza gelmesiyle rahatsızlık yaşayabilirsiniz.

Rahat uyuyabilmek için reflü yastığı tercih ederek başınızı olması gerektiği seviyede tutabilir ve belden yukarınızın daha yüksekte olmasını sağlayarak acı suyun boğazınıza gelmesini engelleyebilirsiniz.

Reflü hastası olabileceğinizi düşündüren belirtiler ortaya çıkmışsa bir uzmana görünerek gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Hastalığın teşhisi ve tedavisinde Florence Nightingale Hastaneleri bünyesinde görev alan gastoenteroloji uzmanlarından destek alabilir, iyileşmeye bir adım daha yaklaşabilirsiniz. 

Источник: //www.florence.com.tr/reflu

Vezikoüreteral Reflü (VUR)

Reflüde Cerrahi

Kısaca VUR, idrarın mesaneden geriye; üreter ve böbreklere doğru kaçması durumudur. Böbrek reflüsü de denir.

Ülkemizde ne yazık ki böbrek yetmezliğinin en sık nedeni hala vezikoüreteral reflüye bağlı idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Vezikoüreteral reflüde mesanedeki idrar hata ile böbreğe geri kaçar ve mikroplu idrar böbrekte hasar oluşturur.

VUR hastalığı tanısı nasıl konur?

Vezikoüreteral reflü sıklıkla kendini ateşli idrar yolu enfeksiyonu veya prenatal hidronefroz ile gösterir. Teşhisi işeme sistoüretrografisi ya da voiding sistoüretrografisi olarak adlandırılan mesaneye idrar yolunda ince bir sonda yardımı ile boyalı bir sıvının verilmesi esnasında çekilen röntgen filmi ile konulur.

VCUG de tek taraflı 4. derece VUR VCUG de çift taraflı 5. derece VUR

VUR kimlerde ne sıklıkta görülür?

Tüm çocukların sadece %1-2’sinde reflü görülmektedir, fakat böbrek iltihabı geçiren çocukların %25-40’ında reflü mevcuttur. Doğum öncesi tespit edilmiş böbrek şişliklerinin (hidronefroz) %17-37’sinde eşlik eden reflü mevcuttur. Bu nedenle ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren her çocuğun reflü açısından taranması tavsiye edilmelidir.

Vezikoüreteral Derecelendirmesi:

  1. Derece: Mesaneyi dolduran kontrast madde işeme sırasında ancak üreterin distal kesimine ulaşır. Bu derecedeki VUR tüm olguların %8’ini meydana getirir.
  2. Derece: Kontrast madde, renal kalikslere kadar çıkar. Ancak, üriner sistemde dilatasyon yoktur.

    Olguların %37’si bu evrede yer alır.

  3. Derece: Üreter, renal pelvis ve kalikslerdeki orta dereceli dilatasyona rağmen, henüz renal kaliksler küntleşmemiştir. Olguların %25-37’si bu gruptadır.

  4. Derece: Üreter, renal pelvis ve kalikslerdeki dilatasyon yanında renal kaliksler küntleşmiştir. Olguların %14-24’i bu gruptadır.
  5. Derece: Reflünün bulunduğu tarafta ileri derecede hidroüreteronefroz ve kıvrıntılı bir üreter mevcuttur.

    Olguların %5’i bu grupta yer alır.

DMSA da VUR a bağlı hasarlı böbrekler

VUR Tedavisi

Vezikoüreteral reflü (VUR) ilk 2 yıl içerisinde %50 oranda kendinden geçebilir. Gerekli olan olgularda endoskopik olarak idrar yoluna bazı özel dolgu maddelerinin enjekte edilmesi ile tecrübeli ellerde %85 oranında başarılı VUR tedavisi yapılabilir.

Ancak ateşli idrar yolu enfeksiyonu ile başvuran çocuklarda durum biraz farklıdır. Tedaviye karar vermede reflünün derecesi, çocuğun yaşı ve böbrekteki hasar düzeyi önemlidir.

Böbrekteki hasar düzeyi nükleer tıp tetkiki (statik renogram – DMSA) ile rakamsal ve görüntüsel olarak ölçülebilir. Genellikle vezikoüreteral reflü derecesine bağlı olarak 5 yaşa kadar kendiliğinden düzelir.

İşeme bozukluğunun varsa yakın takibi ve tedavisi bu süreci daha da hızlandırır.

VUR Ameliyatı

Cerrahi Tedavi

Vezikoüreteral reflüde cerrahi tedavi aşağıdakilerin varlığında genellikle gereklidir:

  • Derece IV ve derece V reflüler
  • Antimikrobial tedaviye rağmen bakteri ürinin devam ediyor olması
  • Sekonder vezikoüreteral reflüye yol açan hastalıkların varlığı (mesane divertikülü, üreterosel, Üreter duplikasyonu gibi)
  • Nefralji (reflüye bağlı yan ağrısı)
  • Böbrek büyümesinin durması
  • böbrek hasarı ve/veya skarlaşmasındaki artış
  • Tıbbi tedavinin iyi uygulanamaması
  • İleri yaştaki reflüler

Hasarlı böbrekleri olan, yüksek dereceli reflüsü olan ve 5 yaş üzeri çocuklar genellikle cerrahi tedaviye ihtiyaç duyarlar. Cerrahi tedavinin altın standardı idrar yolunun mesaneye tekrar yeni bir yoldan dikilmesidir. Çocuklar operasyon sonrası en az bir gece hastanede kalmak zorundadır. Ehil ellerde başarı oranı %95 in üzerindedir.

Son yıllarda ortaya çıkan endoskopik tedavi ise kaçağın olduğu idrar yoluna silikon benzeri özel bir maddenin enjekte edilmesidir. STING adı verilen bu yöntem ile çocuk işlem sonrası hemen evine veya okuluna dönse de başarı oranı %50 – 85 arasındadır.

STING iki kez denenebilir ve sonuç alınmazsa daha fazla seans yerine klasik cerrahi yöntem tercih edilmelidir.

endoskopik tedavi öncesi endoskopik tedavi sonrası
Reflünün kalıtsal olarak iletildiği gösterilmiştir. Kardeşinde reflü olan çocuklarda %30, anne veya babasında reflü olan çocukların %70’inde reflü tespit edilmiştir. Bu nedenle böbrek reflüsü olan çocukların kardeşleri ve ileride olacak çocuklarının da reflü açısından değerlendirilmesi gerekir.

Vezikoüreteral reflü ameliyatı ile ilgili daha detaylı bilgi için tıklayınız…

  • açık vur ameliyatı sonrası
  • vur ameliyatı nasıl yapılır
  • vur hastalığı

Источник: //www.cocukurolojisimerkezi.com/vezikoureteral-reflu-vur.html

Asit reflüsü / GÖRH Cerrahi Seçenekleri

Reflüde Cerrahi
GERD

Hafif ya da orta reflü belirtileri diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ile sık sık rahatlayabilir. Reçetesiz ve reçeteli ilaçlar semptomların hafifletilmesinde de yardımcı olabilir. GÖRH tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında şunlar bulunur:

Antasitler

  • H2 blokerleri
  • proton pompa inhibitörleri (PPI'ler)
  • Ne yazık ki bazı insanlar yaşam tarzı değişikliklerinden veya ilaçlardan etkilenmezler. Ameliyat bu insanlar için bir seçenek olabilir.

    Cerrahi, normalde asitin karnın geriye doğru hareket etmesini önleyen özofagus altındaki valfın onarımı veya değiştirilmesine odaklanır. Bu kapağa alt özofageal sfinkter (LES) adı verilir. Zayıf veya hasar görmüş bir LES GÖRH neden olur.

Tedavi edilmeyen GÖRH Barrett özofagusu adı verilen bir duruma dönüşebilir. Bu durum özofagus kanseri riskini arttırır. Bununla birlikte, özefagus kanseri Barrett hastalarında bile nadirdir.

Cerrahiyi Ne Zaman Düşünmelisiniz Cerrahiyi Ne Zaman Düşünmelisiniz

Ciddi GERD komplikasyonlarınız varsa cerrahi tavsiye edilebilir. Örneğin, mide asidi özofagusun iltihabına neden olabilir. Bu, kanamanın veya ülserlere neden olabilir. Doku hasarından kaynaklanan izler özofagusu zorlayabilir ve yutma zorlaşabilir.

GERD için cerrahi son çare. Doktorunuz ilk önce belirtilerinizi diyet ve yaşam tarzınızdaki değişikliklerle yönetmeye çalışacaktır. Bu, rahatsızlığı olan çoğu kişiye rahatlama sağlar. Eğer bu size rahatlama getirmezse, uzun süreli ilaçları deneyeceklerdir.

Eğer bu adımlar semptomları gidermezse, doktorunuz cerrahiyi düşünecektir. Ayrıca, uzun süreli ilaç kullanmamak için ameliyatı düşünebilirsiniz.

GERD semptomlarını gidermek ve komplikasyonları yönetmek için yardımcı olabilecek çeşitli cerrahi seçenekler vardır.

Durumunuzu yönetmek için en iyi yaklaşım hakkında rehberlik için doktorunuzla konuşın.

GÖRH'niz ameliyat gerektiriyorsa, ameliyatınızın masrafını doktorunuz ve hastanenizden öğrenmiş olmalısınız. Masraflar sigortanıza, hastaneye, ameliyat türüne ve diğer faktörlere bağlı olarak büyük ölçüde değişir.

GÖRH için Cerrahi: Artıları

Uzun süreli ilaçlardan kaçınmaya yardımcı olur

  1. Özofagusun iltihabı gibi komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir
  2. GÖRH için cerrahi: Eksileri

Bazı cerrahi seçenekler, sigortanız

  1. Kurtarma süreleri ameliyat türüne göre değişir, ancak bazıları işe dönmeden önce 6 hafta dinlenme gerektirir.
  2. FundoplikasyonFundoplication

Bu, GERD için standart cerrahi tedavi yöntemidir.LES sıkıştırır ve güçlendirir. Midenin üst kısmı sfinkteri güçlendirmek için alt özofagus dışına sarılır.

Fundoplikasyon açık cerrahi olarak yapılabilir. Açık cerrahi sırasında, cerrah özofagusa erişmek için midenizde uzun bir kesi yapar. Laparoskopik cerrahi olarak da uygulanabilir. Bu tür ameliyatlar birkaç küçük insizyon gerektirir. İşlemi daha az invaziv hale getirmek için minyatür enstrümanlar kullanılır.

Bu ameliyatın hazırlığı, herhangi bir cerrahi prosedür için tipiktir. Aşağıdakileri içerebilir:

ameliyattan 1-2 gün önce açık bir sıvı diyet

  • ameliyat günü yememeniz
  • ameliyattan önceki gün bağırsaklarınızı temizlemek için bir ilaç alarak
  • Belli bir hazırlık için doktorunuza danışın talimatları, çünkü bireysel tıbbi geçmişi nedeniyle farklılık gösterebilir.

Bu tür cerrahi genellikle çok iyi bir uzun vadeli başarı oranı vardır.

TIFTIF (Transoral Kesiksiz Fundoplikasyon)

Bu prosedür, açık fundoplikasyon uygun olmadığında kullanılır. Mide ve yemek borusu arasında bir bariyer oluşturur. Bariyer mide asidinin reflüsünü önler.

Bu prosedür insizyon gerektirmez. EsophyX adı verilen bir cihaz ağzınıza takılır. Yemek borusunun tabanında birkaç kıvrım oluşturur. Kıvrımlar yeni bir valf oluşturur. İnsizyona gerek duymadığından GERD hastaları için bu iyi bir seçenek olabilir. İlaçlar GÖRH'nizi rahatlatmazsa, ancak daha invaziv cerrahi istemiyorsanız, bu tercih ettiğiniz bir seçenek olabilir.

Bu ameliyatın hazırlığı, fundoplikasyona ilişkin preparatınkine benzer, ancak birçok adım atmayabilir. Doğru hazırlıklar hakkında doktorunuza danışın.

Stretta Stretta Prosedürü

Bu prosedür bir endoskop ile gerçekleştirilir. Genellikle ayaktan tedavi prosedürü olarak yapılır. Bu, özofagusunuza geçirilebilen ince, esnek bir tüptür. Tüpün ucundaki bir elektrot özofagus dokusunu ısıtır ve içinde küçük kesikler oluşturur. Kesikler özofagustaki yara dokusunu oluşturur. Bu, reflü asitine cevap veren sinirleri bloke eder. Oluşan yara dokusu da çevreleyen kasları güçlendirmeye yardımcı olur.

Bu prosedür GÖRH belirtilerini gidermek veya hatta ortadan kaldırmak için etkinliği gösterir. Bununla birlikte, bu hala oldukça yeni bir prosedür, bu yüzden uzun vadeli sonuçlar bilinmiyor.

Bu işlemin hazırlanması, fundoplikasyona hazırlanmak gibidir. Ancak, sizin için doğru hazırlıklar hakkında doktorunuza danışmalısınız.

Bu prosedür genellikle fundoplikasyondan daha ucuzdur. Kapsamlı olduğundan ve gerçek masrafın sizin için ne olacağından emin olmak için sigortanıza danışmak önemlidir.

Bard EndoCinch SystemBard EndoCinch Sistemi

Bu sistem ayrıca bir endoskop kullanıyor. Dikişler, LES'de kıvrımlar oluşturmak için yapılır. Bu LES'i güçlendirir. İşlem, yukarıda bahsedilenler kadar yaygın değildir. Ancak, doktorunuzla görüşmeniz de başka bir seçenektir

Bu prosedür bütün sigorta şirketleri tarafından kapsanmamaktadır. Sizin için doğru prosedürü belirlemeden önce, bu ve tüm prosedürlerin masraflarını sigorta şirketiniz, doktorunuz ve hastaneniz ile tartışmanız önemlidir.

LinxLinx Cerrahisi

Bu ameliyat linx adı verilen özel bir cihaz kullanmaktadır. Küçük bir manyetik titanyum boncuk yüzüğü. LES'in çevresine sarıldığında linx sfinkteri güçlendirir.

Boncuklar manyetize olduğundan mide ve yemek borusu arasındaki açıklığı kapatmak için birlikte hareket ederler. Yiyecek hala normalden geçer.

Bu, minimal invaziv bir ameliyat olduğundan, iyileşme zamanı genellikle geleneksel cerrahiden daha kısadır. Bu tür ameliyatlarla ilgili olarak da az ağrı vardır.

Nispeten yeni bir işlemdir ancak asit reflü hastalığının hafifletilmesi için iyi sonuçlar vermektedir.

RecoveryRecovery

Kurtarma her ameliyat türü için biraz farklıdır, ancak öncelikle ameliyatınızın laparoskopik mi yoksa geleneksel mi olduğuna bağlıdır. Laparoskopik cerrahi, daha hızlı bir iyileşme süresine ve geleneksel olan daha az ağrıya sahipken, GERD'li her kişi için uygun olmayabilir. Doktorunuz ve cerrahınız hangisinin sizin için en iyi olduğuna karar verebilir.

Fundoplikasyon cerrahisi en yaygın olanıdır. Geleneksel veya açık ameliyat hastanede yaklaşık bir hafta, daha sonra işinize dönmek için yaklaşık altı hafta gerektirir. Laparoskopik fundoplikasyon ameliyatı, hastanın bir haftadan sonra işine dönmesi için hastanede birkaç gün gerektirir. Bu daha az invaziv prosedürden sonra da daha az ağrı var.

GERD için yapılan herhangi bir ameliyattan önce, doktorunuz diyet değişiklikleri deneyecek, daha sonra ilaçları deneyecektir. Eğer o zaman rahatlama yapmazsan, ameliyat önerilecek.

OutlookOutlook

GÖRH tedavisinde kullanılan daha popüler ameliyatlar için görünüm çok iyi. Çoğunda GÖRH bulunan kişilerde semptomları hafifletir veya ortadan kaldırırlar. Daha yeni ya da daha az yaygın olan cerrahi prosedürlerin bazıları, uzun vadeli başarısını belirlemek için yeterli sayıda çalışma yapmamıştır.

Cerrahi genellikle GÖRH tedavisinde son çare olmasına rağmen, uzun süreli ilaçlara olan ihtiyacı ortadan kaldırmak için de düşünülmelidir. Ameliyat karar vermeden önce tüm seçenekleri düşünmelisiniz.

Masraflar değişebileceğinden, her prosedürün maliyetlerini de düşünmelisiniz. Bir prosedüre karar vermeden önce sigortanızla birlikte kontrol etmek de önemlidir.

Bu işlemlerden bazıları sigorta kapsamına girmemektedir.

Doktorunuz hangi prosedürün size en çok katkısını sağlayacağını belirlemenize yardımcı olabilir. Ayrıca prosedürler için iyi bir adayın olmasını sağlayacaklar.

S:

Cerrahiden komplikasyon riski en fazla olan hastalar kalp yetmezliği, ağır böbrek hastalığı, kronik solunum problemleri, kanama eğilimi ve özofagusta yutma veya hareketlilik bozuklukları ile var olan sorunlardan muzdarip hastalardır. .Yaşlı hastalar da daha yüksek risk altındadır. Obez hastalar ameliyattan önce iyice değerlendirilmelidir.

Mark R. Laflamme, MDAnswers tıp uzmanlarımızın görüşlerini temsil eder. Tüm içerik kesinlikle bilgilendirici ve tıbbi tavsiye olarak düşünülmemelidir.

Источник: //tr.oldmedic.com/acid-reflux-gerd-surgery-options-4494

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть