Robot Cerrahi

Robotik Cerrahi | Acıbadem

Robot Cerrahi

da Vinci robotik cerrahi sistemi her bir göze ayrı ayrı görüntü ileten iki adet kameraya sahip. Böylece cerrah, tıpkı gözlerimizde olduğu gibi, konsolda derinlik hissi olan 3 boyutlu görüntü altında operasyonu gerçekleştiriyor. Ayrıca bu kameralarla operasyon alanı 10-12 kat daha büyütülüyor.

Cerrahi Enstrümanlar

Robotik cerrahi sisteminin kollarında bulunan enstrümanlar 7 kademeli serbest hareket etme özelliğine sahip olan küçük aletler olarak tanımlanabilir.

Bu aletlerin uçları ‘endowrist’ adı verilen sistem sayesinde kendi eksenleri etrafında 540 derece dönebiliyor (el bileğinizin kendi etrafında yaklaşık 2 kere döndüğünü hayal edin) ve insan elinin bilek hareketlerini taklit edebiliyor.

Bu aletler aracılığı ile çok dar ve derin bölgelerde cerrahi müdahale yapılabiliyor. Robotik cerrahi sistemi “tremor scaling” özelliği ile cerrahın operasyon anındaki olası el titremesini hiçbir şekilde aletlere iletmiyor. Ayrıca bu aletler cerrahın kontrolü dışında çalışmıyor.

Cerrahi Konsol

Robotik cerrahi sistemi ile cerrah konsolun başında oturur pozisyonda çalışıyor. Ameliyat bölgesine 3 boyutlu olarak görüyor, kamerayı ve diğer aletleri ellerinin ve ayaklarının yardımıyla kullanarak komutlar veriyor. Bu komutlar eş zamanlı olarak uygulanıyor. Cerrah ameliyatı oturarak yapıyor.

Robotik cerrahide ameliyatlar, tıpkı laparoskopik cerrahide olduğu gibi, ‘port’ adı verilen küçük borucuklar yoluyla yapılıyor. Robotun kollarından biri kamerayı, diğer kollar cerrahi aletleri tutuyor. Ameliyat sırasında hasta başında duran bir cerrah konsoldaki cerraha yardım ediyor.

Üç Boyutlu Görüntü

Robotik cerrahi sistemi ile elde edilen görüntüler ilgili bölgeye üç boyutlu görüntü ve derinlik hissi ile müdahale edilmesine olanak sağlıyor. Kamera cerrahın kontrolünde olduğu için derin ve dar bölgelerdeki anatomik yapılara dair büyültülmüş, görüntüler elde edilebiliyor. Ameliyat esnasında oluşabilecek yaralanmalar aza indirilebiliyor.

Robotik Cerrahide Hareket Kabiliyeti

Robotik cerrahinin kollarının ucundaki aletler insan bileğine benzer şekilde her yöne 180 derece dönebiliyor. Bu aletler aynı zamanda insan bileğinin hareket kabiliyetinin çok ilerisinde bükülebildiği gibi 540 derece de döndürülebiliyor. Bu sayede vücudun birçok noktasına (özellikle dar ve küçük alanlarda) ulaşıp cerrahi müdahalelerde bulunabiliyor.

El Titremesi Ortadan Kalkıyor

İnsan eli fizyolojik olarak az veya çok titreyebiliyor; ancak robotik cerrahinin kollarındaki hassas hareket kabiliyeti bu titremeyi ortadan kaldırabiliyor. Bu sayede riskli bölgelerde yapılacak müdahalelerde insan eline bağlı hatalar da azaltılabiliyor.

Cerrahi Ameliyat Esnasındaki Fiziki Şartları

Ameliyat esnasında cerrahlar genellikle ayakta olurlar ve bu da uzun süren cerrahi müdahalelerde yorgunluk nedeniyle ayakta durmayı zorlaştırabilir. Robotik cerrahide cerrah ameliyatı oturur vaziyette karşısındaki konsoldan yönetiyor. Bu sırada fiziksel yorgunluğa bağlı stres azalırken cerrahın konsantrasyonu da artıyor.

Obezite Hastalarının Robotik Cerrahi Sistemiyle Ameliatı

Obezite hastalarında yağlı dokunun çok olması ameliyatları zor hale getirebiliyor. Robotik cerrahi sistemi; ürolojiden kardiyolojiye, jinekolojiden genel cerrahiye tıbbın pek çok alanında yaygın olarak kullanılıyor ve morbid obez hastalarda bile pek çok farklı operasyon yapılabiliyor.

Ürolojide Robotik Cerrahi

Robotik cerrahi sistemlerinin kullanıldığı alanların başında üroloji geliyor. Özellikle radikal prostatektomi (prostatın çıkarılması) başta olmak üzere birçok ürolojik operasyon için cerrahlar da Vinci’yi tercih ediyorlar.

Ürolojide da Vinci ile Yapılan Ameliyatlar: 

  • Robotik Prostat Kanseri Cerrahisi 
  • Robotik Böbrek Kanseri Cerrahisi 
  • Robotik Piyeloplasti – Üreteroplevik Bileşke Darlıkları Cerrahisi 
  • Diğer Ameliyatlar 

Kalp ve Damar Hastalıklarında Robotik Cerrahi

Yaşam alışkanlıklarını değiştirmenin ve diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, kardiyovasküler cerrahi tekniklerine başvurulabiliyor.

Robotik cerrahinin en sık ve en yaygın olarak kullanıldığı alanların başında kardiyovasküler cerrahi geliyor. Bu ameliyatlar arasında en fazla gerçekleştirilenleri ise; mitral kapak onarımları, koroner by-pass ameliyatları (özellikle ön yüzeydeki damarların değişiminde), ritim bozuklukları, sağ kapak tamiri, delik tamiri, sağ ve sol kulakçık problemleri olarak biliniyor.

Genel Cerrahide Robotik Cerrahi

Robotik cerrahi sistemlerinin yaygın olarak kullanıldığı alanlardan birisi de genel cerrahi.

Robotik kolorektal Cerrahi

da Vinci; kolorektal kanserler (kolon ve rektum kanserleri) divertikül, enflamatuar bağırsak hastalıkları başta olmak üzere pek çok kolorektal hastalığın cerrahi tedavisinde kullanılabiliyor. Rektum cerrahisinde ameliyat alanının yakınında bulunan sinirlerin korunması sağlıyor.

Robotik Obezite Cerrahisi

da Vinci ile yapılan obezite ameliyatları arasında da ilk sırada gastrik by-pass ameliyatları geliyor. Bu yöntem hem midenin küçültülmesine hem de bağırsakların bir kısmının devre dışı bırakılarak alınan gıdaların emiliminin azaltılmasını amaçlıyor.

Jinekolojide Robotik Cerrahi

Jinekolojik cerrahide; kanser ameliyatları, rahmin çıkarılması, büyük çaplı miyomların alınması gibi ameliyatlar “da Vinci” ile gerçekleştirilebiliyor.

Jinekolojide robotik cerrahinin en çok kullanıldığı alanlar; rahim ve rahim ağzı kanserleri, rahim çıkartma (Histerektomi), büyük ve çok sayıdaki miyomların çıkartılması (Miyomektomi), sarkan vajen veya rahmin yukarı asılması (Sakrokolpohisteropeksi), tüp cerrahisi (Yumurtalıklar ile rahmin arasındaki kanalın düzeltilmesi) ameliyatları.

KBB'de Robotik Cerrahi

da Vinci’nin, günümüzde kullanıldığı alanlar arasında kulak-burun-boğaz ve baş-boyun cerrahisi de bulunuyor. TORS (Transoral Robotik Cerrahi) olarak tanımlanan yöntem; ağız, larenks (gırtlak), dil ve bademcik ile ilgili iyi veya kötü huylu tümörlerinin çıkarılmasına olanak tanıyor.

Robot yardımlı cerrahi teknikle, ameliyatlar hiçbir kesi yapılmadan doğal giriş yeri olan ağız yoluyla gerçekleştirilebiliyor. Robotik cerrahi tekniği, cerrahlara da, sunduğu büyütülmüş görüntü ile hareket yetenekleri fazla olan enstrümanları sayesinde, pek çok sinirin ve damarın bulunduğu bu hassas ve dar bir alanda çalışma imkanı veriyor.

da Vinci ile gerçekleştirilen KBB ameliyatlarında işlemler, diğer cerrahi dallarında olduğu gibi 4 kolla değil, 2 ince kol ve bir kamera yardımıyla gerçekleştiriliyor. Gerekli bazı durumlarda bu kollara lazer başlıkları da eklenebiliyor.

Tiroit Hastalıklarında Robotik Cerrahi

Soluk borusunun her iki yanında yer alan tiroit bezinin operasyonları boyunda izler açılması bazı kişiler için estetik açıdan rahatsız edici olabiliyor.

Bu ameliyatın yapılabilmesi için tek şartsa hastanın vücut kitle indeksinin (ağırlık/boy uzunluğunun karesi) 30’un altında olması. da Vinci ile, koltuk altından girerek boyundaki tiroide ulaşması ve çok büyük guatrların çıkarılması hariç birçok tiroit ameliyatı yapılabiliyor. Bu hastaların koltuk altında tamamen gizli bir kesi dışında boyunlarında herhangi bir iz bulunmuyor.

Robotik cerrahi ile uygulanan tiroit ameliyatlarında; boyunda hiç kesi olmaması estetik sorunlara dair kaygıları ortadan kaldırıyor ve larenjal sinir hasar riskini önleyebiliyor.

Robotik Cerrahi Nasıl Doğdu?

Robotik cerrahi; NASA Araştırma Merkezi’nde çalışan araştırmacılar, sanal gerçeklik sistemini inceleyen mekanik mühendisler ve ABD Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi Araştırma Merkezi’nde çalışan robot teknolojisi uzmanları tarafından geliştirildi.

Prototipi 1997 yılında ortaya çıkarılan da Vinci sistemi, ilk olarak robotik kolesisektomi (safra kesesi ameliyatı) ile denendi. 2000 yılında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayıyla ilk olarak kardiyovasküler cerrahide, sonra da yaygın olarak üroloji, genel cerrahi ve jinekolojide kullanılmaya başlandı.

Cerrahinin Evrimi

Son 20 yıl içinde cerrahide birçok önemli gelişme yaşandı; bunlardan biri de ‘laparoskopik cerrahi’ oldu. Geçmişte bir ameliyatı yapmanın tek yolu ilgili bölgeye yapılan büyük kesilerdi. Bunun için hastanın karın, göğüs veya diğer vücut bölgelerinden planlanan işleme göre uzunluğu 40-50 cm‘ye kadar ulaşabilen kesiler açılabiliyordu.

Daha çok kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik cerrahide ameliyatlar, çapları sadece 0.5-1.5 cm arasında değişen 3-5 borucuk yardımı ile yapılmaya başlandı. Kapalı ameliyat ilk kez 1987 yılında safra kesesi hastalıkları için uygulandı.

Günümüzde fıtık, yemek borusu, mide, safra kesesi, karaciğer, pankreas, apandisit, ince bağırsak ve kalın bağırsağın birçok hastalığının yanı sıra böbrek, prostat ve mesane hastalıkları da laparoskopik teknikle tedavi edilebiliyor.

Robotik sistemler'de 1997 yılında ilk robotik kolesistektomi (safra kesesi ameliyatı) yapıldıktan sonra, ürolojik, jinekolojik ve kardiyavasküler cerrahide hızla yaygınlaştı.

Robotik cerrahi sistemlerinin kullanıldığı alanların başında üroloji geliyor. Özellikle radikal prostatektomi (prostatın çıkarılması) başta olmak üzere birçok ürolojik operasyon için cerrahlar da Vinci’yi tercih ediyorlar.

Ürolojide da Vinci ile Yapılan Ameliyatlar

– Robotik Prostat Kanseri Cerrahisi 

– Robotik Böbrek Kanseri Cerrahisi 

– Robotik Piyeloplasti – Üreteroplevik Bileşke Darlıkları Cerrahisi 

– Diğer Ameliyatlar 

Robotik Kolorektal Cerrahi

da Vinci; kolorektal kanserler (kolon ve rektum kanserleri) divertikül, enflamatuar bağırsak hastalıkları başta olmak üzere pek çok kolorektal hastalığın cerrahi tedavisinde kullanılabiliyor. Rektum cerrahisinde ameliyat alanının yakınında bulunan sinirlerin korunması sağlıyor.

Da Vinci Robotik Cerrahi nedir?

Robot Cerrahi

Da Vinci Robotik Cerrahi ya da diğer adıyla robot teknolojisi, tıp dünyasında cerrahinin ulaştığı en ileri teknolojidir ve başta ABD’deki önemli merkezler olmak üzere Türkiye’de de özellikle üroloji, kadın hastalıkları, genel cerrahi, KBB, göğüs cerrahisi, kalp cerrahisi ameliyatlarında kullanılmaktadır.

Da Vinci robot sadece cerrahın istediği şeyleri yapıyor yani kendi başına ameliyat yapması söz konusu değil. Başta üroloji, genel cerrahi ve kadın hastalıklarında olmak üzere pek çok alanda kullanılan ameliyat robotunun sağladığı en büyük avantajlar operasyonun başarı oranını artırması ve kanama oranını azaltması.

Ameliyat robotunu geliştiren ilk firma olan Intuitive’in meşhur ameliyat robotu “Da Vinci” ile gerçekleştirilen işlemler ‘robot yardımlı laparoskopi ameliyatı’ olarak tanımlanıyor. Yani bugüne kadar duymaya alıştığımız, ‘açık ameliyat’ ve ‘laparoskopik ameliyat’ın yanında yeni geliştirilmiş üçüncü bir ameliyat yöntemi.

Intuitive da Vinci’nin en son modeli Da Vinci SI HD’yi piyasaya sürerken, patent koruma süresinin dolmasıyla birlikte çok sayıda firmanın ürettikleri ameliyat robotlarını çok daha uygun maliyetlerle piyasaya çıkarması bekleniyor.

Da Vinci robot ile operasyon nasıl uygulanıyor?

‘Da Vinci Robot’ teknolojisi, doktor ve hastaya sağladığı özel ayrıcalıklar ile ön plana çıkan teknoloji, bugün tüm dünyada özellikle kanserle mücadelede kullanılan en başarılı cerrahi yöntemlerden biri olma özelliğine sahip. Kısaca “robotik cerrahi” olarak bilinen robot yardımlı laparoskopik cerrahi yönteminin üç temel özelliği bulunmaktadır.

Robotik cerrahi yönteminin ilki olan görüntüleme sistemi, laparoskopik cerrahi ilkesi ile çalışır. Yani hastanın vücudunun içinden görüntü kamera yardımı ile cerraha aktarılır.

Da Vinci robotik cerrahi: Robotun kolları

Da Vinci robotuyla gerçekleştirilecek ameliyat sırasında; cerrah, hastanın yattığı masanın biraz ilerisinde bulunan, ameliyata kumanda edebileceği bir konsola oturuyor. Bu konsolda ameliyat sahasının üç boyutlu görüntüsü alınıyor ve cerrah parmaklarına taktığı algılayıcılarla robotun kollarını hareket ettirebiliyor.

Robotun 4 kolu var. Bunlar 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme özelliğine sahip. Kollardan biri aslında bir kamera. Yüksek çözünürlükte 3 boyutlu görüntüyü, 10 kat büyüterek monitöre yansıtıyor.

Robotik cerrahide laparoskopik cerrahiden farklı olarak bu görüntü üç boyutludur ve kamera kontrolü robot tarafından yapıldığı için titremesiz net bir görüntüdür

Ameliyat edilecek organa çok yaklaşılarak daha büyük büyütmede net görüntüler elde edilebilir.

Cerrah da bu görüntüler eşliğinde, bir cerrah eli gibi hareket edebilen robotun diğer kollarını harekete geçirerek zor ve hassas bir ameliyatı gerçekleştiriyor. Ayrıca insan elinden çok daha ufak boyutlarda olduğu için ameliyatlarda cerrahın elinin uzanamayacağı yerlere de girebiliyor. Böylece hem hastaya hem de cerraha pek çok avantaj sağlıyor.

Da Vinci robotuyla yapılan laparoskopik cerrahide, maksimum 5 delikten en hassas ameliyatlar bile kolaylıkla yapılabiliyor

Operasyonda bir asistan ile hemşire, cihazların vücuda yerleştirilmesi ve hastanın takibi gibi işlemler için ameliyat masasının çevresinde yer alıyor. Operasyonda, göbek üzerinden 12 milimetrelik kesi açılarak bir trokar (boru) yardımıyla vücut içine bir teleskop yerleştiriliyor.

Robotun diğer kolları için vücutta 8 milimetrelik 3 delik daha açılıyor. İhtiyaç duyulduğu takdirde bu kollara bir tane daha eklenebiliyor. Operasyonu gerçekleştirecek olan doktor, ameliyat masasının dışında yer alan bir konsoldan organları 3 boyutlu ve 10 kat büyütülmüş olarak görebiliyor.

Görüntünün 3 boyutlu olması cerraha operasyon sırasında derinlik hissi kazandırıyor, bunun sonucunda ameliyat bölgesini çok daha net ve ayrıntılı olarak görebilmesini sağlıyor. Cerrah vücut içine sokulan 4 kolu, 2 kumanda kolu ve ayağının altında bulunan pedallarla yönlendirerek operasyonu gerçekleştiriyor.

Cerrah, bir konsol yardımıyla robot kollarını kumanda eder. Bu robot kolları hastaya yerleştirilir. Konsolda bulunan fiberoptik kablolar, robotun kollarına giderek cerrahın yaptığı küçük el hareketlerini robotik kollara aktarır ve bunlara bağlı cerrahi makas, doku veya iğne tutucu gibi aletlerin istenilen hareketleri yapması sağlanır.

Robotik kollara bağlı cerrahi aletler 540 derece dönebildiklerinden el hareketlerinden çok daha fazlasını yapacak şekilde hareket edebilir. Ayrıca normalde insanın elindeki doğal titreme, robotik cerrahide cerrahi aletlerin uçlarına hiç yansımaz. Bu sayede hata payı da en aza indirilir.

Da Vinci Robotik Cerrahi

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Da Vinci ile başta prostat ve rahimağzı kanseri olmak üzere birçok farklı ameliyat yapılabiliyor.

Üroloji: Prostat, böbrek ve mesane tümörlerinin cerrahi tedavisinde, böbrek kanallarındaki darlığın genişletilmesi ve yeni bir mesane oluşturulması ameliyatlarında.

Kadın Hastalıkları ve Doğum: Rahim ve rahimağzı tümörlerinin çıkarılması, sarkan rahmin asılması, endometriozis ya da miyomların alınması, tüplerde tıkanıklık veya darlıkların açılması, yapışıklıkların giderilmesi

Kalp ve Damar Cerrahisi: By-pass, kalpteki deliklerin kapıtılması, mitral kapak değişimi ve onarımı

Genel Cerrahi: Kalın barsak tümörlerinin çıkarılması, mide by-pass’ı, reflü ve tiroid ameliyatı

Kulak Burun Boğaz: Nefes borusu ve boğaz bölgesinde yer alan tümörlerin çıkarılması da Vinci robotunun sağladığı avantajlar.

Laparoskopik cerrahi cerrahi alanındaki en büyük devrimlerden biridir ve yaklaşık 15-20 yıldır hem hastaya hem de ekibe büyük yarar sağlamaktadır. Bu nedenle neredeyse tüm branşlarda ameliyatlar artık laparoskopik teknikle yapılmaktadır. Robotik cerrahi ise laparoskopik ameliyatların sunduğu yararların üstüne pek çok avantaj daha sunuyor.

Da Vinci Robotik Cerrahi’nin sağladığı önemli avantajlar

• Zor laparoskopik operasyonlarda başarı oranı artıyor: Üç boyutlu kamera sayesinde gözlenmesi en zor bölgeler rahatlıkla görülüyor. Ayrıca robotun kolları 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme yeteneğine sahip. Üstelik el hareketlerinin aynısını yapabiliyor. Böylelikle en zor ameliyatlar bile rahatlıkla yapılabiliyor.

• Kanama oranı azalıyor: Üç boyutlu yüksek çözünürlüklü ve operasyon alanını büyütebilen kameralar sayesinde kanama alanları net olarak görülebiliyor ve çoğu hastada çok az kan kaybı olduğundan kan nakline gerek duyulmuyor.

• Laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarını sunuyor:

– Hasta daha az ağrı çekiyor: Genellikle büyük kesilerle yapılabilen zor operasyonlar, mini kesilerle gerçekleştiği için cerrahi sonrası hastalar, açık operasyona oranla daha az ağrı hissediyor.

– Ciltte büyük ameliyat izi olmuyor: İşlemler 8 milimetrelik 3- 4 delikten yapıldığından ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz kalmıyor.

– Hastanede yatış süresi kısalıyor: Küçük ameliyat kesisi ve daha az kan kaybı sayesinde hastalar en komp ameliyatlardan sonra bile 1-2 gün içinde taburcu olabiliyor.

– İş ve sosyal yaşama hızla dönülmesini sağlıyor: Ameliyat alanlarında minimal hasar oluşuyor. Bu sayede hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitelerine kavuşması çok daha kolay ve hızlı oluyor.

– Kemoterapiye hemen başlanabiliyor: Büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatlarda, kemoterapiye ihtiyaç duyulduğu takdirde yaranın iyileşmesi bekleniyor. Bunun aksine robotik laparoskopik cerrahi mini kesilerle yapıldığı için yara iyileşmesi sorun olmuyor ve kemoterapiye kısa süre içinde başlanabiliyor.

Da Vinci robot ile ilgili bunları biliyor musunuz?

• Uzaydaki astronotlara gerektiğinde yeryüzündeki cerrahlar tarafından ameliyat yapılabilmesi için NASA ve ABD Savunma Bakanlığı’nın ortak projesi olarak geliştirildi.

• 1990’lı yıllarda 3 ameliyat robotu üretildi: da Vinci, Mona Lisa ve Zeus. En başarılı sonuç da Vinci’de alındı.

• Da Vinci ile ilk kez Almanya’da operasyon yapıldı. İlk başarı ise prostat ameliyatlarında yakalandı.

• Yaklaşık 10 yıldır tüm dünyada 800 merkezde kullanılıyor.

• Günümüzde ABD’de robotik cerrahi ile yılda ortalama 30 bin ameliyat yapılıyor.

Sarkom: Yumuşak doku kanseri belirtileri ve tedavisi

Источник: https://indigodergisi.com/2018/03/da-vinci-robotik-cerrahi-laparoskopi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть