Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

içerik

Robotik Cerrahi Nedir? Ne Tür Özellikleri Vardır?

Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

Robotik cerrahi, doktorların geleneksel tekniklerle oranla daha fazla hassasiyet, esneklik ve kontrolle birçok karmaşık prosedürü gerçekleştirmesini sağlar. Robotik cerrahi teknolojik gelişmelerin en önemli parçalarından bir tanesi olmaktadır.

Maalesef robotik cerrahi denildiğinde birçok kişinin aklında 'vücuduma demir sokacaklar' tarzında çok basit ve gülünç ön yargılar gelmektedir. Ancak durum sanıldığı gibi olmamakta hatta aksine daha sağlıklı ve güvenilir bir ameliyat geçirmeye yardımcı olmaktadır.

Peki nedir bu robotik cerrahi?

Robotik Cerrahi nedir? Özellikleri Nelerdir?

Robotik cerrahi, minimal invaziv cerrahi türüdür. “Minimal invaziv”, hastalar üzerinde büyük insizyonlarla çalışmak yerine, bir dizi çeyrek inç insizyondan geçen minyatür cerrahi aletler kullandığımız anlamına gelir.

Dünyanın en gelişmiş cerrahi robotu olan da Vinci, cerrahın maksimum hareket ve hassasiyet aralığına izin veren üç ayrı robotik kol üzerine monte edilir. Da Vinci'nin dördüncü kolu, işlem sırasında cerrahı yönlendiren büyütülmüş bir yüksek çözünürlüklü 3-D kamera içermektedir.

Bu kolların 560 dereceye kadar hareket kabiliyeti vardır.

Günümüzde birçok hastalığın tedavisinde kullanılan robotik cerrahinin birçok faydaları bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyledir. Öncelikle kol çeşitliliği ve üstün hareket kabiliyetleri nedeni ile ameliyatlarda çok daha başarılı sonuçlar vermektedir.

Titreme olasılığını sıfıra indirerek narin ameliyat gerektiren durumlarda hatalı bir işlem veya kesim yapma olasılığını da sıfıra indirmekte ve hastanın yaşam şansını artırmaktadır. Ameliyatlar kapalı ortamlarda yapılır. Kullanılan kameraların çok geniş bir açı sağlaması ile en ufak kanamalar bile net bir şekilde görülebilir.

Bu sayede kan kaybı ve ihtiyacını en aza indirerek hastanın bünyesel olarak rahatlaması sağlanmaktadır. Ayrıca operasyon riskini ortadan kaldırmakla birlikte ameliyatın daha hijyenik bir ortamda yapılmasını sağlamaktadır. Açık ameliyata oranla, hastanın mikrobik ve bakteriyel hastalıklara yakalanma riskini en aza indirgemektedir.

Konsolları kamera ekranı ile ameliyata giren doktora oturarak ameliyatı yapma olanağı sağlaması, doktorların saatler sürecek bir ameliyatta bile yorulmasına mani olmakta ve uzun ameliyatların daha dikkatli ve başarılı geçmesine olanak sağlamaktadır.

Ameliyat sonrası açık kesiklerin fazla olmamasına olanak sağlaması ise hastanın günler boyunca yaralarının iyileşmesini bekleme durumunu ortadan kaldırma, görünüşünde fiziki değişikliklerin neredeyse olmamasını sağlamada çok önemli bir yer tutar ve hastanın en kısa zamanda ayağa kalkmasına ve günlük yaşamına dönmesine büyük ölçüde olanak sağlamaktadır.

Robotik Cerrahi Nedir? Hangi Ameliyatlarda kullanılır?

Robotik cerrahi ile ameliyatı gerçekleştirilemeyecek bir hastalık neredeyse olmamaktadır.

Robotik cerrahi, kalp kapakçığı değiştirme gibi birçok kalp ameliyatlarında, beyin tümörünü almak gibi beyin hastalıklarında, damar tıkanıklıklarını açmak için, mide rahatsızlıklarında kas ve kas doku ameliyatlarında, ince bağırsak ve kalın bağırsak ameliyatlarında, prostat ameliyatlarında, üroloji, hatta obezite tedavisinde ve kanser tedavisinde kullanılmaktadır.

Kanser tedavisinde kullanıldığı alanlarda kanseri iyileştirme ve yavaşlatmada çok etkili bir yöntem olmakta başarı şansını artırarak hastanın bünyesel yorgunluğunu en aza indirgemektedir, bu sebepten kanser tedavisinde sıkça kullanılmaktadır.

Türkiye'de Robotik Cerrahi Bulunan Hastaneler

Robotik cerrahi sistem cihazı ülkemizde üç Sağlık Bakanlığı hastanesinde bulunmaktadır.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Acıbadem Kadıköy Hastanesi , Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Acıbadem Maslak Hastanesi , Florence Nigthingale Hastanesi, Acıbadem Halkalı Hastanesi , Kadıköy Şifa Ataşehir Hastanesi, Acıbadem Üniversitesi CASE Simülasyon ve Eğitim Mrk., Koru Hastanesi , Amerikan Hastanesi , Liv Hastanesi, Anadolu Sağlık Merkezi , Memorial Şişli Hastanesi, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi , Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp Damar Hastanesi, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi , Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
Robotun en çok bulunduğu ülkeler Amerika Birleşik Devletleri (2001 adet), Japonya (105),İngiltere (91), İtalya (66), Fransa (63), Almanya (61), Türkiye (21), Yunanistan (8).

Источник: https://www.muratbinbay.com/robotik-cerrahi-nedir-ne-tur-ozellikleri-vardir/

‘Robotik Cerrahi’ nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

Cerrahide yeni bir çığır açan robotik sistemlerle neler yapılabiliyor? Bugün mümkün görülmeyen operasyonları gelecekte robot teknolojisiyle gerçekleştirebilir miyiz? Hem tıp dünyası hem de hastalar tarafından heyecanla takip edilen robotik cerrahi sistemleri hakkında her şey bu yazıda.

Önümüzdeki yıllarda cerrahinin gelişimine destek olacak en önemli teknolojik araçlardan biri de robotik cerrahi olacak. Robotu önemli kılan ise onun bir teknoloji taşıyıcısı olduğu gerçeği. Gelecekte, modern cerrahinin de bunun üzerine kurulacağı öngörülüyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı ile robotik cerrahi sistemlerini konuştuk.

Robotik cerrahinin önemi nedir?


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Modern cerrahinin bugün geldiği noktaya ulaşmasında birkaç kritik unsur bulunuyor; mikroplar bilimi, anestezi ve teknoloji.

Enfeksiyonlar, antibiyotikler, antisepsi, dezenfeksiyon gibi açık bir yaraya mikrop bulaştırmadan ya da mikrop bulaşmış yarayı tedavi edebilen bilgilerin edinilmesi sayesinde insanlar artık enfeksiyondan ölmüyorlar. Kan nakli yapılabilmesi, kanın saklanabilmesi yine 20.

yüzyıla ait gelişmeler arasında yer alıyor. Üçüncü önemli nokta olan “anestezi” de bugünkü büyük ameliyatların ve konforlu işlemlerin yapılabilmesine olanak sağlıyor. Oldukça karmaşık bir süreç olan anestezi sayesinde artık çok büyük ameliyatlar hasta hiçbir şey hissetmeden yapılabiliyor.

Son dönüm noktası ise yüksek teknoloji ile ilgili gelişmelerde yaşandı. Sadece ameliyat sırasında kullanılan teknoloji değil, ameliyat öncesi ve sonrasında kullanılan teknolojiler de farklılaşıyor. Bunlara ayak uydurmak da zorunlu hale geliyor.

Bugün robotla çok iyi işler yapılabiliyor olmakla birlikte, elde edilen başarı henüz yeterli değil. Ancak deneyimin artması, aletlerin daha hassas hale gelmesi sonucu gelecek yıllarda çok daha farklı şeylerin yapılabileceğini düşünüyorum.

Robotik cerrahi hangi özelliğiyle diğerlerinden ayrılıyor?


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Robot sayesinde cerrahi yapılan alan büyütülerek, üç boyutlu yani çıplak gözle görülebildiği için daha iyi görüntü elde ediliyor.

Çıplak elle yapılabilenden daha hassas ve çok boyutta hareket ederek, elin veya standart düz laparoskopik cihazların giremediği alanlara girerek ameliyat yapabilmek de çok önemli temel özellikler arasında yer alıyor.

Robot kollarının ucuna takılan tutucu ve kesiciler, standart laparoskopide iki boyutlu hareket yapabilirken, bu sistemde yedi ayrı boyutta hareket edilmesi gibi özellikler sistemi daha kullanışlı hale getiriyor.

Böylece daha hassas ve daha karmaşık, bir anlamda riskli işler daha incelikli yapılabiliyor, dahası yapılabilir hale geliyor. Robot için geliştirilmiş tekniklerin artmaya devam edeceği ve günümüzün doğal seçeneği olacağı apaçık. Öyle ki, bugün uygulanan ve övünülen “geleneksel modern cerrahi”, gelecek kuşaklar için muhtemelen çok “kaba” olarak değerlendirilecek.

Robot, kanser cerrahisinde nasıl kullanılıyor?


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Kanser cerrahisinde bazı zorlanılacak ya da yapılamayacak yerleşimdeki ameliyatlar robot sayesiyle yapılabiliyor. Özellikle belli yerleşimde, dar yerlerde, el ve aletlerin dönemediği açılarda olan tümörlerin çıkartılmasında bu sistem avantaj sağlıyor. Bugün için bunları seçerek hareket etmek gerekiyor.

Robotu bilerek, yararını tartarak kullanmakta yarar var. Örneğin; vücudun alt kısımlarında yerleşmiş rektum kanserlerinde, makatı koruyarak tümörün çıkartılmasında robot laparoskopiye ve açık ameliyata göre belirgin olarak daha çok avantaj sağlıyor.

Bu sayede doğru seçilmiş hastaların hem uzun süreli sonuçlarına hem de yaşam konforuna teknoloji sayesinde olumlu etki sağlanmış oluyor. Bununla birlikte, bu teknoloji bugün için pahalı ve bu nedenle de yerinde kullanılmak zorunda kalınıyor. İleride bu kısıtlılık ortadan kalkacak.

İkinci fark ise önemli bir klasik cerrahi deneyim, anatomi bilgisi ve alete alışmayı gerektiriyor. Robotik cerrahide başarılı sonuçlara ulaşmada cerrahın eğitimi ve deneyimi önem taşıyor.

Robotik cerrahi sistemi nasıl çalışıyor, cerrahlar nasıl kontrol ediyor?


Günümüzde kullanımda olan tek ameliyat robotu “da Vinci robotik cerrahi sistemi”nin birbirinden ayrı üç temel parçası bulunuyor; konsol, cerrahi robot ve görüntü kulesi. Bizim hareketimiz bilgisayar sistemi tarafından robotik kollara naklediliyor. Robotun son modelinde dört kol bulunuyor. Bir kol kamerayı, diğer üç kol da cerrahi aletleri tutuyor.

İki kol benim aletleri kullandığım sağ ve sol kollarımı temsil ediyor. Diğer kol, dokuyu tutmak ve çekmek, dikiş sırasında ipi izlemek gibi ek işleri yapmamızı sağlıyor. Aletlerde “EndoWrist” teknolojisiyle çalışan eklemli uçlar bulunuyor. Bu aletlerle yedi baş hareket özgürlüğü ve iki baş aksiyel rotasyon mümkün oluyor.

Bu hareket derecelerini üç kol hareketi, üç bilek hareketi ile tutma veya kesme oluşturuyor. Sistem, 6 Hz’den büyük el titremesini filtreliyor. Eğer ben elimi beş santimetre hareket ettirirsem, robotun koluna bağlı uç bir santimetre kımıldıyor.

Bu aletlerin hareket yeteneği, iki boyutlu görüntü ile kısıtlı laparoskopik cerrahi işlemlerinde karşılaşılan birçok zorluğu da ortadan kaldırıyor.

Daha çok hangi ameliyatlarda robotlar tercih ediliyor?

Da Vinci robotik cerrahi sistemi, özellikle sabit organlara yönelik ameliyatlarda başarılı. Robot, bazı ameliyatlarda organların ya da kanserli kitlenin bulunduğu yer nedeniyle sonuçlar daha başarılı oluyor. Geçmişte, kalın barsak ameliyatlarında büyük bir kesi yapılıyor, iyileşme süresi de daha uzun oluyordu.

Bu ameliyatlarda laparoskopik yöntemle bazı kolaylıklar sağlandı ancak cerrahinin bir yerinde açık ameliyata dönme olasılığı yükseliyor. Çünkü ameliyatın yapıldığı yer, pelvis yani leğen kemiğinin iç kısmında bulunan dar bir alan olduğu için laparoskopik cerrahinin aletleri yetersiz kalıyor.

Açık ameliyatta ise görüş açısı çok dar oluyor. Robotik cerrahide ise iki-üç minik ve becerikli el içeri girdiği için rahatlıkla kontrol edilebiliyor. Bu sayede sinir hasarı olmuyor. Ayrıca, rektum kanserinde bağırsağın etrafını saran yağın bütün olarak çıkması, lenf düğümlerinin tümünün alınabilmesi için büyük önem taşıyor.

Bu da robot yardımıyla kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor.

Da Vinci robotu, hangi ameliyatlarda başarıyla kullanılıyor?

  • Bariatrik cerrahi (obezite ameliyatları),
  • Kalın bağırsak – rektum ameliyatları (kalın barsak kanseri, rektum kanseri, divertikülit, rektum sarkması ve iltihabi barsak hastalıklarında),
  • Dalağın çıkartılması,
  • Mide ve yemek borusu ameliyatları (mide kanseri, iyi huylu mide tümörleri, mide fıtığı ve reflü, akalazya ve yemek borusu kanseri),
  • Pankreas ameliyatları,
  • Karaciğer-safra yolları ameliyatları,
  • Endokrin cerrahi (böbrek üstü bezi ve tiroid ameliyatları)
  •  Organ nakli ameliyatlarında, vericiden organ alınmasında.

Источник: https://www.saglikk.com/robotik-cerrahi-nedir-hangi-ameliyatlarda-daha-cok-tercih-edilir/

Robotik Cerrahi | Acıbadem

Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

da Vinci Robotik Cerrahi sisteminde cerrah, küçük kesiyle operasyonu gerçekleştiriyor. Cerrah, operasyonu konsol başında oturarak gerçekleştiriyor. da Vinci robotunun cerrahi enstrümanları, konsol başındaki cerrahın komutlarını eş zamanlı olarak uyguluyor. Operasyon sırasında hasta başında duran bir cerrah konsoldaki cerraha yardım ediyor.

Robotik cerrahide operasyonlar, tıpkı laparoskopik cerrahide olduğu gibi, 'port' adı verilen küçük kanallar yoluyla yapılıyor.

da Vinci robotik cerrahi sistemi her bir göze ayrı ayrı görüntü ileten iki adet kameraya sahip. Böylece cerrah, tıpkı gözlerimizde olduğu gibi, konsolda derinlik hissi olan 3 boyutlu görüntü altında operasyonu gerçekleştiriyor. Ayrıca bu kameralarla operasyon alanı 10-12 kat daha büyütülüyor.

Cerrahi Enstrümanlar

Robotik cerrahi sisteminin kollarında bulunan enstrümanlar 7 kademeli serbest hareket etme özelliğine sahip olan küçük aletler olarak tanımlanabilir.

Bu aletlerin uçları ‘endowrist’ adı verilen sistem sayesinde kendi eksenleri etrafında 540 derece dönebiliyor (el bileğinizin kendi etrafında yaklaşık 2 kere döndüğünü hayal edin) ve insan elinin bilek hareketlerini taklit edebiliyor. Bu aletler aracılığı ile çok dar ve derin bölgelerde cerrahi müdahale yapılabiliyor.

Robotik cerrahi sistemi “tremor scaling” özelliği ile cerrahın operasyon anındaki olası el titremesini hiçbir şekilde aletlere iletmiyor. Ayrıca bu aletler cerrahın kontrolü dışında çalışmıyor.

Cerrahi Konsol

Robotik cerrahi sistemi ile cerrah konsolun başında oturur pozisyonda çalışıyor. Ameliyat bölgesine 3 boyutlu olarak görüyor, kamerayı ve diğer aletleri ellerinin ve ayaklarının yardımıyla kullanarak komutlar veriyor. Bu komutlar eş zamanlı olarak uygulanıyor. Cerrah ameliyatı oturarak yapıyor.

Robotik cerrahide ameliyatlar, tıpkı laparoskopik cerrahide olduğu gibi, ‘port’ adı verilen küçük borucuklar yoluyla yapılıyor. Robotun kollarından biri kamerayı, diğer kollar cerrahi aletleri tutuyor. Ameliyat sırasında hasta başında duran bir cerrah konsoldaki cerraha yardım ediyor.

Üç Boyutlu Görüntü

Robotik cerrahi sistemi ile elde edilen görüntüler ilgili bölgeye üç boyutlu görüntü ve derinlik hissi ile müdahale edilmesine olanak sağlıyor. Kamera cerrahın kontrolünde olduğu için derin ve dar bölgelerdeki anatomik yapılara dair büyültülmüş, görüntüler elde edilebiliyor. Ameliyat esnasında oluşabilecek yaralanmalar aza indirilebiliyor.

Robotik Cerrahide Hareket Kabiliyeti

Robotik cerrahinin kollarının ucundaki aletler insan bileğine benzer şekilde her yöne 180 derece dönebiliyor. Bu aletler aynı zamanda insan bileğinin hareket kabiliyetinin çok ilerisinde bükülebildiği gibi 540 derece de döndürülebiliyor. Bu sayede vücudun birçok noktasına (özellikle dar ve küçük alanlarda) ulaşıp cerrahi müdahalelerde bulunabiliyor.

El Titremesi Ortadan Kalkıyor

İnsan eli fizyolojik olarak az veya çok titreyebiliyor; ancak robotik cerrahinin kollarındaki hassas hareket kabiliyeti bu titremeyi ortadan kaldırabiliyor. Bu sayede riskli bölgelerde yapılacak müdahalelerde insan eline bağlı hatalar da azaltılabiliyor.

Cerrahi Ameliyat Esnasındaki Fiziki Şartları

Ameliyat esnasında cerrahlar genellikle ayakta olurlar ve bu da uzun süren cerrahi müdahalelerde yorgunluk nedeniyle ayakta durmayı zorlaştırabilir. Robotik cerrahide cerrah ameliyatı oturur vaziyette karşısındaki konsoldan yönetiyor. Bu sırada fiziksel yorgunluğa bağlı stres azalırken cerrahın konsantrasyonu da artıyor.

Obezite Hastalarının Robotik Cerrahi Sistemiyle Ameliatı

Obezite hastalarında yağlı dokunun çok olması ameliyatları zor hale getirebiliyor. Robotik cerrahi sistemi; ürolojiden kardiyolojiye, jinekolojiden genel cerrahiye tıbbın pek çok alanında yaygın olarak kullanılıyor ve morbid obez hastalarda bile pek çok farklı operasyon yapılabiliyor.

Ürolojide Robotik Cerrahi

Robotik cerrahi sistemlerinin kullanıldığı alanların başında üroloji geliyor. Özellikle radikal prostatektomi (prostatın çıkarılması) başta olmak üzere birçok ürolojik operasyon için cerrahlar da Vinci’yi tercih ediyorlar.

Ürolojide da Vinci ile Yapılan Ameliyatlar: 

  • Robotik Prostat Kanseri Cerrahisi 
  • Robotik Böbrek Kanseri Cerrahisi 
  • Robotik Piyeloplasti – Üreteroplevik Bileşke Darlıkları Cerrahisi 
  • Diğer Ameliyatlar 

Kalp ve Damar Hastalıklarında Robotik Cerrahi

Yaşam alışkanlıklarını değiştirmenin ve diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, kardiyovasküler cerrahi tekniklerine başvurulabiliyor.

Robotik cerrahinin en sık ve en yaygın olarak kullanıldığı alanların başında kardiyovasküler cerrahi geliyor. Bu ameliyatlar arasında en fazla gerçekleştirilenleri ise; mitral kapak onarımları, koroner by-pass ameliyatları (özellikle ön yüzeydeki damarların değişiminde), ritim bozuklukları, sağ kapak tamiri, delik tamiri, sağ ve sol kulakçık problemleri olarak biliniyor.

Genel Cerrahide Robotik Cerrahi

Robotik cerrahi sistemlerinin yaygın olarak kullanıldığı alanlardan birisi de genel cerrahi.

Robotik kolorektal Cerrahi

da Vinci; kolorektal kanserler (kolon ve rektum kanserleri) divertikül, enflamatuar bağırsak hastalıkları başta olmak üzere pek çok kolorektal hastalığın cerrahi tedavisinde kullanılabiliyor. Rektum cerrahisinde ameliyat alanının yakınında bulunan sinirlerin korunması sağlıyor.

Robotik Obezite Cerrahisi

da Vinci ile yapılan obezite ameliyatları arasında da ilk sırada gastrik by-pass ameliyatları geliyor. Bu yöntem hem midenin küçültülmesine hem de bağırsakların bir kısmının devre dışı bırakılarak alınan gıdaların emiliminin azaltılmasını amaçlıyor.

Jinekolojide Robotik Cerrahi

Jinekolojik cerrahide; kanser ameliyatları, rahmin çıkarılması, büyük çaplı miyomların alınması gibi ameliyatlar “da Vinci” ile gerçekleştirilebiliyor.

Jinekolojide robotik cerrahinin en çok kullanıldığı alanlar; rahim ve rahim ağzı kanserleri, rahim çıkartma (Histerektomi), büyük ve çok sayıdaki miyomların çıkartılması (Miyomektomi), sarkan vajen veya rahmin yukarı asılması (Sakrokolpohisteropeksi), tüp cerrahisi (Yumurtalıklar ile rahmin arasındaki kanalın düzeltilmesi) ameliyatları.

KBB'de Robotik Cerrahi

da Vinci’nin, günümüzde kullanıldığı alanlar arasında kulak-burun-boğaz ve baş-boyun cerrahisi de bulunuyor. TORS (Transoral Robotik Cerrahi) olarak tanımlanan yöntem; ağız, larenks (gırtlak), dil ve bademcik ile ilgili iyi veya kötü huylu tümörlerinin çıkarılmasına olanak tanıyor.

Robot yardımlı cerrahi teknikle, ameliyatlar hiçbir kesi yapılmadan doğal giriş yeri olan ağız yoluyla gerçekleştirilebiliyor. Robotik cerrahi tekniği, cerrahlara da, sunduğu büyütülmüş görüntü ile hareket yetenekleri fazla olan enstrümanları sayesinde, pek çok sinirin ve damarın bulunduğu bu hassas ve dar bir alanda çalışma imkanı veriyor.

da Vinci ile gerçekleştirilen KBB ameliyatlarında işlemler, diğer cerrahi dallarında olduğu gibi 4 kolla değil, 2 ince kol ve bir kamera yardımıyla gerçekleştiriliyor. Gerekli bazı durumlarda bu kollara lazer başlıkları da eklenebiliyor.

Tiroit Hastalıklarında Robotik Cerrahi

Soluk borusunun her iki yanında yer alan tiroit bezinin operasyonları boyunda izler açılması bazı kişiler için estetik açıdan rahatsız edici olabiliyor.

Bu ameliyatın yapılabilmesi için tek şartsa hastanın vücut kitle indeksinin (ağırlık/boy uzunluğunun karesi) 30’un altında olması. da Vinci ile, koltuk altından girerek boyundaki tiroide ulaşması ve çok büyük guatrların çıkarılması hariç birçok tiroit ameliyatı yapılabiliyor. Bu hastaların koltuk altında tamamen gizli bir kesi dışında boyunlarında herhangi bir iz bulunmuyor.

Robotik cerrahi ile uygulanan tiroit ameliyatlarında; boyunda hiç kesi olmaması estetik sorunlara dair kaygıları ortadan kaldırıyor ve larenjal sinir hasar riskini önleyebiliyor.

Robotik Cerrahi Nasıl Doğdu?

Robotik cerrahi; NASA Araştırma Merkezi’nde çalışan araştırmacılar, sanal gerçeklik sistemini inceleyen mekanik mühendisler ve ABD Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi Araştırma Merkezi’nde çalışan robot teknolojisi uzmanları tarafından geliştirildi.

Prototipi 1997 yılında ortaya çıkarılan da Vinci sistemi, ilk olarak robotik kolesisektomi (safra kesesi ameliyatı) ile denendi. 2000 yılında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayıyla ilk olarak kardiyovasküler cerrahide, sonra da yaygın olarak üroloji, genel cerrahi ve jinekolojide kullanılmaya başlandı.

Cerrahinin Evrimi

Son 20 yıl içinde cerrahide birçok önemli gelişme yaşandı; bunlardan biri de ‘laparoskopik cerrahi’ oldu. Geçmişte bir ameliyatı yapmanın tek yolu ilgili bölgeye yapılan büyük kesilerdi.

Bunun için hastanın karın, göğüs veya diğer vücut bölgelerinden planlanan işleme göre uzunluğu 40-50 cm‘ye kadar ulaşabilen kesiler açılabiliyordu. Daha çok kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik cerrahide ameliyatlar, çapları sadece 0.5-1.

5 cm arasında değişen 3-5 borucuk yardımı ile yapılmaya başlandı. Kapalı ameliyat ilk kez 1987 yılında safra kesesi hastalıkları için uygulandı.

Günümüzde fıtık, yemek borusu, mide, safra kesesi, karaciğer, pankreas, apandisit, ince bağırsak ve kalın bağırsağın birçok hastalığının yanı sıra böbrek, prostat ve mesane hastalıkları da laparoskopik teknikle tedavi edilebiliyor.

Robotik sistemler'de 1997 yılında ilk robotik kolesistektomi (safra kesesi ameliyatı) yapıldıktan sonra, ürolojik, jinekolojik ve kardiyavasküler cerrahide hızla yaygınlaştı.

Robotik cerrahi sistemlerinin kullanıldığı alanların başında üroloji geliyor. Özellikle radikal prostatektomi (prostatın çıkarılması) başta olmak üzere birçok ürolojik operasyon için cerrahlar da Vinci’yi tercih ediyorlar.

Da Vinci Robotik Cerrahi Nedir, Faydaları Nelerdir, Hangi Ameliyatlar Robotla Yapılabilir?

Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

Kimimize çok ütopik gelse de, robotlar yaşamın her alanında olduğu gibi ameliyathanelerde de yerini almaya başladı.

Ama merak etmeyin, robot sadece cerrahın istediği şeyleri yapıyor yani kendi başına ameliyat yapması söz konusu değil.

Başta üroloji, genel cerrahi ve kadın hastalıklarında olmak üzere pek çok alanda kullanılan ameliyat robotunun sağladığı en büyük avantajlar operasyonun başarı oranını artırması ve kanama oranını azaltması.

Ameliyat robotunu geliştiren ilk firma olan Intuitive’in meşhur ameliyat robotu “Da Vinci” ile gerçekleştirilen işlemler ‘robot yardımlı laparoskopi ameliyatı’ olarak tanımlanıyor. Yani bugüne kadar duymaya alıştığımız, ‘açık ameliyat’ ve ‘laparoskopik ameliyat’ın yanında yeni geliştirilmiş üçüncü bir ameliyat yöntemi.

Intuitive da Vinci’nin en son modeli da Vinci SI HD’yi piyasaya sürerken, patent koruma süresinin dolmasıyla birlikte çok sayıda firmanın ürettikleri ameliyat robotlarını çok daha uygun maliyetlerle piyasaya çıkarması bekleniyor.

Operasyon nasıl uygulanıyor?

Da Vinci robotuyla gerçekleştirilecek ameliyat sırasında; cerrah, hastanın yattığı masanın biraz ilerisinde bulunan, ameliyata kumanda edebileceği bir konsola oturuyor.

Bu konsolda ameliyat sahasının üç boyutlu görüntüsü alınıyor ve cerrah parmaklarına taktığı algılayıcılarla robotun kollarını hareket ettirebiliyor. Robotun 4 kolu var. Bunlar 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme özelliğine sahip. Kollardan biri, aslında bir kamera.

Yüksek çözünürlükte 3 boyutlu görüntüyü, 10 kat büyüterek monitöre yansıtıyor. Cerrah da, bu görüntüler eşliğinde, bir cerrah eli gibi hareket edebilen robotun diğer kollarını harekete geçirerek zor ve hassas bir ameliyatı gerçekleştiriyor.

Ayrıca insan elinden çok daha ufak boyutlarda olduğu için ameliyatlarda cerrahın elinin uzanamayacağı yerlere de girebiliyor. Böylece hem hastaya hem de cerraha pek çok avantaj sağlıyor.

Da Vinci robotuyla yapılan laparoskopik cerrahide, maksimum 5 delikten en hassas ameliyatlar bile kolaylıkla yapılabiliyor.

Operasyonda bir asistan ile hemşire, cihazların vücuda yerleştirilmesi ve hastanın takibi gibi işlemler için ameliyat masasının çevresinde yer alıyor.

Operasyonda, göbek üzerinden 12 milimetrelik kesi açılarak bir trokar (boru) yardımıyla vücut içine bir teleskop yerleştiriliyor.

Robotun diğer kolları için vücutta 8 milimetrelik 3 delik daha açılıyor. İhtiyaç duyulduğu takdirde bu kollara bir tane daha eklenebiliyor. Operasyonu gerçekleştirecek olan doktor, ameliyat masasının dışında yer alan bir konsoldan organları 3 boyutlu ve 10 kat büyütülmüş olarak görebiliyor.

Görüntünün 3 boyutlu olması cerraha operasyon sırasında derinlik hissi kazandırıyor, bunun sonucunda ameliyat bölgesini çok daha net ve ayrıntılı olarak görebilmesini sağlıyor.

Cerrah vücut içine sokulan 4 kolu, 2 kumanda kolu ve ayağının altında bulunan pedallarla yönlendirerek operasyonu gerçekleştiriyor.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Da Vinci ile başta prostat ve rahimağzı kanseri olmak üzere birçok farklı ameliyat yapılabiliyor.

Üroloji: Prostat, böbrek ve mesane tümörlerinin cerrahi tedavisinde, böbrek kanallarındaki darlığın genişletilmesi ve yeni bir mesane oluşturulması ameliyatlarında

Kadın Hastalıkları ve Doğum: Rahim ve rahimağzı tümörlerinin çıkarılması, sarkan rahmin asılması, endometriozis ya da miyomların alınması, tüplerde tıkanıklık veya darlıkların açılması, yapışıklıkların giderilmesi

Kalp ve Damar Cerrahisi: By-pass, kalpteki deliklerin kapıtılması, mitral kapak değişimi ve onarımı

Genel Cerrahi: Kalın barsak tümörlerinin çıkarılması, mide by-pass’ı, reflü ve tiroid ameliyatı

Kulak Burun Boğaz: Nefes borusu ve boğaz bölgesinde yer alan tümörlerin çıkarılması da Vinci robotunun sağladığı avantajlar.

Laparoskopik cerrahi cerrahi alanındaki en büyük devrimlerden biridir ve yaklaşık 15-20 yıldır hem hastaya hem de ekibe büyük yarar sağlamaktadır. Bu nedenle neredeyse tüm branşlarda ameliyatlar artık laparoskopik teknikle yapılmaktadır. Robotik cerrahi ise laparoskopik ameliyatların sunduğu yararların üstüne pek çok avantaj daha sunuyor. İşte da Vinci’nin sağladığı önemli avantajlar:

• Zor laparoskopik operasyonlarda başarı oranı artıyor: Üç boyutlu kamera sayesinde gözlenmesi en zor bölgeler rahatlıkla görülüyor. Ayrıca robotun kolları 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme yeteneğine sahip. Üstelik el hareketlerinin aynısını yapabiliyor. Böylelikle en zor ameliyatlar bile rahatlıkla yapılabiliyor.

• Kanama oranı azalıyor: Üç boyutlu yüksek çözünürlüklü ve operasyon alanını büyütebilen kameralar sayesinde kanama alanları net olarak görülebiliyor ve çoğu hastada çok az kan kaybı olduğundan kan nakline gerek duyulmuyor.

• Laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarını sunuyor:

– Hasta daha az ağrı çekiyor: Genellikle büyük kesilerle yapılabilen zor operasyonlar, mini kesilerle gerçekleştiği için cerrahi sonrası hastalar, açık operasyona oranla daha az ağrı hissediyor.

– Ciltte büyük ameliyat izi olmuyor: İşlemler 8 milimetrelik 3- 4 delikten yapıldığından ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz kalmıyor.

– Hastanede yatış süresi kısalıyor: Küçük ameliyat kesisi ve daha az kan kaybı sayesinde hastalar en komp ameliyatlardan sonra bile 1-2 gün içinde taburcu olabiliyor.

– İş ve sosyal yaşama hızla dönülmesini sağlıyor: Ameliyat alanlarında minimal hasar oluşuyor. Bu sayede hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitelerine kavuşması çok daha kolay ve hızlı oluyor.

– Kemoterapiye hemen başlanabiliyor: Büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatlarda, kemoterapiye ihtiyaç duyulduğu takdirde yaranın iyileşmesi bekleniyor. Bunun aksine robotik laparoskopik cerrahi mini kesilerle yapıldığı için yara iyileşmesi sorun olmuyor ve kemoterapiye kısa süre içinde başlanabiliyor.

Robot da Vinci ile ilgili bunları biliyor musunuz?

• Uzaydaki astronotlara gerektiğinde yeryüzündeki cerrahlar tarafından ameliyat yapılabilmesi için NASA ve ABD Savunma Bakanlığı’nın ortak projesi olarak geliştirildi.

• 1990’lı yıllarda 3 ameliyat robotu üretildi: da Vinci, Mona Lisa ve Zeus. En başarılı sonuç da Vinci’de alındı.

• da Vinci ile ilk kez Almanya’da operasyon yapıldı. İlk başarı ise prostat ameliyatlarında yakalandı.

• Yaklaşık 10 yıldır tüm dünyada 800 merkezde kullanılıyor.

• Günümüzde ABD’de robotik cerrahi ile yılda ortalama 30 bin ameliyat yapılıyor.

Источник: https://medicorium.com/da-vinci-robotik-cerrahi-nedir-faydalari-nelerdir-hangi-ameliyatlar-robotla-yapilabilir/

Robotik cerrahi nedir, avantajları nelerdir?

Robotik Cerrahi nedir? Hangi ameliyatlarda daha çok tercih edilir?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık tıp alanında da pek çok farklı uygulamayla karşılaşıldığını bildiren Dr. Burak Köprü, ilk olarak uzayda astronotların tedavisi için düşünülen robotik cerrahinin ise bu çalışmaların en ilginci olduğunu söyledi.

Robotik cerrahi hakkında bilgi veren Üroloji Uzmanı Dr.

Burak Köprü, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından uzayda görev yapan astronotlarda ihtiyaç duyulabilecek cerrahi işlemlerin dünyadan bir cerrah tarafından gerçekleştirebilmesi için atılan adımın bir ürünü olan robotik cerrahide ilk çalışmaların 1970’li yıllara dayandığını belirterek, “1997 yılında NASA ve ABD California’daki Stanford Üniversitesi Araştırma Merkezi’nin ortak çalışması ile Da Vinci adı verilen robotik sistemin ilk prototipi ortaya çıkıyor. 2000 yılında ise Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayı alınıyor” dedi.

Robotik cerrahi nedir?

Sistemin temel olarak üç bölümden oluştuğunu söyleyen Dr. Köprü, bunların cerrahi konsol, robotik kollar ve kule olduğunu belirtti. Sistem hakkında bilgi veren Dr. Burak Köprü, “Cerrahi konsol hasta ile aynı odada ancak hastanın yattığı ameliyat masasından bir miktar uzakta yerleşmiştir.

Ameliyatı yapan doktor bu konsola oturmakta ve dokuları yüksek çözünürlükte üç boyutlu ve 10-12 kat daha büyük görerek robotu konsol kolları ve ayak pedalları ile idare eder.

Cerrahi konsolun üç boyutlu ve büyütmeli görüntü sunma avantajının yanında ameliyatı yapan cerrahın oturması uzun süren ameliyatlarda dahi yorulmadan, konsantrasyon kaybı olmadan ameliyatı tamamlamasına imkan vermektedir” diye konuştu.

Robot nasıl çalışıyor?

Robotik kollar hakkında da konuşan Üroloji Uzmanı Dr. Burak Köprü, “Robotik ünitenin tamamen cerrahın kontrolünde olan 4 adet kolu bulunmaktadır.

Bunlardan birincisi üç boyutlu kamerayı idare ederken diğer üç kol ise cerrah tarafından kontrol edilen karın içerisinde ameliyatı gerçekleştiren kollardır. Ameliyatın türüne göre 3 ile 5 adet 0.5 ya da 1 cm çapındaki deliklerden vücuda yerleştirilen borular vasıtasıyla vücut içerisine yerleştirilirler.

Robotun kollarına takılan cerrahi enstrümanlar yedi açıda hareket edebilmektedir. Yani insan bileğinden çok daha büyük bir hareket kabiliyetine sahiptir.

Bu enstrümanlar diğer cerrahi enstrüman gibi sıkma, kesme pıhtılaştırma, diseksiyon, dikiş ve doku manipülasyonu gibi belirli bir görev için tasarlanmıştır. Bu cerrahi enstrümanlar oldukça küçüktür ve en hassas noktalara bile rahatça ulaşabilmektedir.

Bir cerrahın elinin ulaşamayacağı noktalara rahatlıkla ulaşabilmektedir. Robotun kolları 540 derece dönüş açısına sahiptir. Robot kollarının ucuna takılan enstrümanlar bir cerrahın bilekleri gibi hareket edebilmektedir. Kollar tamamen cerrahın istediği biçimde çalışır ve bu isteğin dışına çıkmaz. El titremesi gibi bir durum da söz konusu değildir” dedi.

Kulenin robotik kolları kamera görevi görüyor

Kulenin robotik kolların, ışık ve gaz kaynağının ve yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu teleskopun bulunduğu kısım olduğunu belirten Uzm. Dr. Burak Köprü, “Bu özel teleskop her bir göze ayrı ayrı görüntü ileten yüksek çözünürlüklü iki adet kameraya sahiptir. Görüntü üç boyutludur ve görüntünün kalitesi yüksektir.

Cerrah üç boyutlu görüntü eşliğinde ameliyatı gerçekleştirir ve gerekli olan derinlik de görüntülerde mevcuttur. Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile görüntü 10 ila 12 kat arası büyütülmektedir. Cerrah ameliyata başlamadan önce ameliyatın şekline göre robotik kolları karın içerisine yerleştirir ve konsolun başına geçer.

Bu süreçte hastanın başında ikinci bir doktor ve bir ameliyat hemşiresi bulunmaktadır” diye konuştu.

Robotik cerrahinin avantajları

Robotik cerrahinin tercih edilmesine neden olan avantajları da sıralayan Dr. Köprü, Günümüzde uzay teknolojisi olarak da tanımlanan, cerrahinin ve tıbbi teknolojinin ulaştığı son nokta Da Vincir robotik cerrahi sistemidir.

Bu sistemin hem hastaya hem de ameliyatı gerçekleştiren cerraha açık cerrahi ve laparoskoik cerrahiye oranla sağladığı avantajlara bakacak olursak robotik cerrahi sistemiyle gerçekleştirilen ameliyatlarda büyük kesiler açılmasına gerek yoktur.

Hastanın karnına sadece robotun kollarının gireceği büyüklükte delikler açılmaktadır, ki bu delikler 8 milimetre ila 12 milimetre arasındadır. Bu durum ameliyat sonrasında hastaya estetik anlamında büyük kolaylık sağlamaktadır.

Robotik cerrahi sistemi ile elde edilen net görüntüler ilgili bölgeye yapılacak müdahalenin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanır. Üç boyutlu görüntü imkânıyla yapılan robotik cerrahi müdahalesinde cerrah derinlik hissi ile çalışır.

Kamera cerrahın kontrolünde olduğu için derin ve dar bölgelerdeki anatomik yapılara dair 10 kat büyültülmüş net görüntüler elde edilebilir. Bu sayede ameliyat esnasında oluşma ihtimali olan sağlam doku hasarı en aza indirilir.

Robotik cerrahi sisteminin kollarının ucundaki cerrahi enstrümanlar insan bileğinden daha fazla hareket kabiliyetine sahiptir. Bu enstrümanlar aynı zamanda insan bileğinin hareket kabiliyetinin çok ilerisinde bükülebildiği gibi 540 derece de döndürülebilir. Bu sayede vücudun birçok noktasına (özellikle dar ve küçük alanlarda) ulaşıp kritik cerrahi müdahalelerde kesme, tutma, dikiş atma gibi önemli kolaylıklar sağlar” şeklinde konuştu.

El titremesi ortadan kalkıyor

İnsan elinin fizyolojik olarak az veya çok titreyebileceğini ancak robotik cerrahi sisteminin kollarındaki hassas hareket kabiliyetinin bu titremeyi ortadan kaldırdığına dikkati çeken Dr.

Köprü, “Bu sayede riskli bölgelerde yapılacak müdahalelerde insan eline bağlı hatalar büyük ölçüde azaltılır. Robotik cerrahi sistemi ile gerçekleştirilen ameliyatlarda kan kaybı çok daha az olmaktadır.

Kesilerin çok küçük olması ve üstün görüntü kalitesi ile en küçük damarların bile görüntülenmesi kan kaybını azaltmaktadır. Ameliyat esnasında cerrahlar genellikle ayakta olurlar ve bu da uzun süren cerrahi müdahalelerde yorgunluğa sebep olur.

Robotik cerrahide cerrah ameliyatı oturur vaziyette karşısındaki konsoldan yönettiği için fiziksel yorgunluğa bağlı stres azalır ve cerrahın konsantrasyon kaybı olmaz” dedi.

Obez hastaların ameliyatında kolaylık

Robotik cerrahi yöntemiyle yapılan ameliyatların çok küçük kesilerle gerçekleştirebildiğini dile getiren Dr. Burak Köprü, “Yani operasyon esnasında uzun bir kesi yerine birkaç santimlik çok küçük deliklerden girilerek cerrahi müdahale yapılabilir.

Robotik cerrahi ameliyatları sonrası hastaların hastanede kalma ve günlük hayata geçiş süreleri kısalır. Özellikle kanser ameliyatlarının ardından hastalara kemoterapi ve radyoterapi gibi bir takım tedaviler uygulanmaktadır.

Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile hastalar çok daha hızlı iyileştiği için bu tedavilere erken başlama imkanı doğar. Obez hastalarda yağ dokusunun çok olması ameliyatları çok zor hale getirebilir.

Robotik cerrahi ile bu zorluk ortadan kalkmıştır ve obez hastaların ameliyatları çok daha kolay yapılabilmektedir” şeklinde konuştu.

Tüm cerrahi işlemleri gerçekleştirebiliyor

Robotik cerrahinin değişik branşların pek çoğunda laparoskopiyle yapılabilen tüm cerrahi işlemleri gerçekleştirebildiğine vurgu yapan Uzm. Dr.

Burak Köprü, “Genel olarak üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, kalp damar cerrahisi, göğüs cerrahisi Da Vinci robotik cerrahi sistemini kullanan branşlardır” dedi.

Tıpta çağın teknolojisi robotik cerrahinin ürolojide kullanım alanlarının ise prostat kanseri ve radikal prostatektomi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Burak Köprü, “Robotik prostatektomide açık radikal prostatektomiye oranla idrar kontrolü daha erken sağlanmaktadır.

Görüntünün daha iyi olması, daha az kanamanın olması ve daha uzun bir üretral uzunluğun bırakılabilmesi idrar kontrolünün erken oluşmasını sağlayan etkenlerdir. Uygun hastada prostat civarındaki sinir-damar demetinin korunması, robotik prostatektomide daha iyi yapılabilmekte ve yaşam bu hastalarda daha erken normale dönmektedir” diye konuştu.

Dr. Burak Köprü sözlerini şöyle noktaladı:

“Ürolojide robotik cerrahi açık veya laparoskopik cerrahiye oranla daha az komplikasyon oranları ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Üroloji Kliniği tarafından deneyimli robotik cerrahi ekibi ile robotik cerrahi ameliyatları başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir.”

Источник: https://www.yenisafak.com/hayat/robotik-cerrahi-nedir-avantajlari-nelerdir-3246019

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.