Robotla Prostat Ameliyatı

Prostat Kanserinin Tedavisinde Robotik Cerrahi

Robotla Prostat Ameliyatı

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi

daVinci Robotik Sistem ile gerçekleştirilen prostat kanseri ameliyatı Robotik Radikal Prostatektomi“  olarak adlandırılmaktadır.

Prostat içine sınırlı prostat kanseri tespit edilmiş hastalara prostatın tamamen çıkarılmasını sağlayan geleneksel açık radikal prostat cerrahisi uygulanmaktaydı. Ancak özellikle 2000 yılından itibaren laparoskopik radikal prostat cerrahisi tüm dünyada uygulanmaya başlamıştır. Ancak uygulaması ve öğrenimi çok zor ve uzun olduğundan sınırlı sayıda cerrah tarafından uygulanır kalmıştır.

Bilgisayar, görüntü ve yazılım konularındaki ilerlemeler  sonrası birçok teknolojik avantajlar sunan daVinci Robot ile robotik cerrahi denilen cerrahi teknik 2002 yılından itibaren tüm dünyada çok hızlı bir gelişimle özellikle prostat kanseri cerrahisinde uygulanmaya başlamıştır. Zamanımızda A.B.D. de %90-95’i prostat kanseri cerrahisi robotik teknik ile yapılmaktadır.

Robotik Cerrahide hastaya uygulanan cerrahi işlemdeki temel basamakları konvansiyonel laparoskopideki basamkalara benzerdir. Bilimsel literatürde robotik cerrahi robot-yardımlı laparoskopik cerrahi olarak geçmektedir.

Bu nedenle robotik cerrahi uygulayan cerrahın önceden ileri düzeyde laparoskopik cerrahi tecrübesinin olması, laparoskopi bilmeden direkt açık cerrahi tecrübe ile robot uygulamaya geçen cerraha göre, ameliyatın başarısında etkin olabilmektedir.

Robotik Cerrahide cerrahi işlem, cerrahın yönettiği robot kollarla, üç boyutlu yüksek çözünürlüklü ve 10-15 kat büyütmeli görüntü altında vücut içine borucuklardan yerleştirilerek kullanılan robotik kollarla yapılmaktadır. Bu robotik kolların en büyük avantajı, ince ve minik uçlarıyla, 3 doğrultuda olmak üzere 3 boyutta toplam 540° hareket kabiliyeti ile çok yönlü şekilde ve titremeksizin cerraha ameliyatı gerçekleştirme olanağı sağlanmasıdır.

Prostat Kanserin’nin cerrahi tedavisinde uygulanan

Radikal Prostatektomi adı verilen ameliyatta:

Robotik sistem hakkında detaylı bilgi almak için

“daVinci Robotik Sistem nedir?” bölümünü ziyaret edebilirisiniz

Resim-1: daVinci Robot sistemine ait üç bölümün toplu şekilde ameliyathanedeki kurulum düzeni

Son yıllarda daVinci Robotik cerrahi, çok sınırlı sayıda (tüm dünyada sadece birkaç merkezde) göbekten yapılan ufak bir kesi (3 cm) ile tek delikten girilerek gerçekleştirilmektedir.

Günümüzde rutin olarak tek delikten prostat kanseri cerrahisi uygulanmamaktadır. Ancak sınırlı sayıdaki merkezde burada sözü edilen Single Incision (Tek Kesi) daVinci Robotik Sistem ile radikal prostatektomi sınırlı sayıdaki vakalarda gerçekleştirilmektedir.

Bu teknikte, vücuda, cerrahide kullanılan toplam 3 robot kolunu yerleştirmek için başka delik açılmamakta, robotun kamerasının vücut içine yerleştirildiği göbekten yapılan 1.

5 cm boyundaki kesi 2 cm civarında genişletilerek özel bir sistemden (Resim-3a) robot kolları vücut içine yerleştirilir.

Robot kolları vücut içinden farklı 4 delikten değil sadece göbekteki tek delikten vücuda yerleştirilir (Resim-3b)

Resim-3a: Tek göbek değilinden vücut içine yerleştirilmiş robot kollarının görünümü.

Resim-3b:Göbekteki 2 cmlik tek delikten yerleşitirilen 3 delikli port (SILS Trocar) vücut içine robot kolları tek delikten yerleştirilir.

Tek delikten robot uygulamasının cerrahı uygulayan doktor için en zor yanı, çok dar açılı vücut içinde yerleştirilmiş robot kolları ile böylesine zor bir ameliyatı gerçekleştirmek için sabır, özen ve üst düzeyde deneyim gerekmektedir. Ancak teknolojik ilerleme ile, vücut içine girdikten sonra ahtapot gibi açılan robot kollarının sağladığı açı ile bu dezavantaj da giderilmektedir.

Periton ne demektir?

Periton zarı iki kattan oluşup, karının iç bölümünü tümüyle kaplar.

Karın içindeki mide, barsaklar, karaciğer ve dalak, pankreas gibi organları içinde tutan ve onların dış ortam ile temasını engelleyen çok önemli koruma mekanizması özelliğine sahip bir yapıdır.

Periton zarı, karın içindeki bahsedilen organların, kapalı bir sistem içinde bir arada tutulması ve sadece yapısal olarak değil, salgıladığı özel periton sıvısının içeriğiyle de korunması sağlamaktadır (Resim-4).

Resim-4: Karın içindeki periton zarı Kacaciğer, mide, 12 parmak barsağı ve ince-kalın barsakları saran koruyucu bir zardır. Böbrekler, idrar kesesi ve prostat Periton zarının dışında yer alır. Teknik olarak bunarla ulaşmak için Periton zarını delerek girmek daha kolaydır. Ancak bu sefer de peritonun içinde olan dokular cerrahiden direkt olarak etkilenir ve risk alanına girer.

“Ekstra-Periton” teknikte göbek deliğinden karın ön duvarını oluşturan kaslar ile barsakları saran periton zarı arasından, periton zarını açmadan, girilir.

Buraya yerleştirilen özel bir “Balon” ile aradaki bölüm açılır ve cerrahiyi rahatlıkla gerçekleştirecek ve periton zarı açılmadan, bu zarın dışından barsaklara dokunmaksızın robotik cerrahi boşluğu hazırlanır (Resim-6a, -6b).

Bu tekniğe: Ekstra-Periton Robotik Radikal Prostatektomi denilmektedir.

Günümüzde birçok merkezde Trans-Periton tekniğin yapılıyor olmasının nedeni biraz zorunluluktan kaynaklanmaktadır.

Zira genellikle radikal prostatektomide laparoskopik deneyim olmaksızın açık cerrahi ya da pek açık cerrahi deneyimi olmadan robotik radikal prostatektomiye başlayan merkezlerde vücuda girişim kolaylığı ve ekstraperiton alanı hazırlama deneyimi olmadığı için Trans-Periton yaklaşım zorunlu olarak tercih edilmektedir.

Ekstra-Periton alanı hazırlamak için hem laparoskopik radikal prostatektomi deneyimi hem de bunu Ekstra-Periton uygulayabilme tecrübesinin olması en önemli faktördür.

Zira deneyim olmadan Ekstra-Periton uygulamak istendiğinde ve çok ince olan periton zarı açıldığından vücut içine verilen hava, periton içine kaçacağından, periton zarı ve buradan dışarı fırlayan barsaklar cerrahinin daha da zorlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle Ekstra-periton alanı hazırlamak ve bu alanda Robotik Radikal Prostatektomi ameliyatını icra etmek ciddi laparoskopik ön deneyim gerektirmektedir.

Resim-6a: Periton zarı ile (sarı renkli çizgi), barsaklarla temas etmeden, karın ön duvar kasları arasında balon ile ameliyatı yapmak için boşluk açılır.

“Ekstra-Periton” tekniğin dezavantajları:

  1. Peritona girmeden, periton zarının dışından yapılan robotik ameliyatta çalışma boşluğu daha dardır. Bu nedenle tecrübeli cerrahın yanı sıra, üst düzeyde cerrah ve asistans uyumu ve deneyimi gerekir.

Prostat Kanserinde Robotik Cerrahinin avantajları nedir?

Robotik Cerrahi” sonrası hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gün kadar olmaktadır. Yaklaşık hastaların %95’i ameliyat sonrası ikinci günde evlerine gitmiş durumdadır.

  1. Geleneksel açık cerrahi ile karşılaştırıldığında ameliyat sırasında çok az kan kaybı olmaktadır. Buna paralel olarak kan verilmesi de çok düşüktür (robotik cerrahi de %1-2, açık cerrahide %40-45)
  2. Hastanede kalış döneminde çok az miktarda ağrı kesiciye gerek olan ağrı olduğu gibi, hastaneden çıktıktan sonrada çok az oranda ağrı kesici kullanımına gerek olmaktadır. Kullanılan bu ağrı kesicide parasetamolden daha güçlü değildir.
  3. Genellikle cerrahiden sonraki ilk hafta içinde 4. Ya da 7. Gün arasında, herhangi bir iyileşme sorunu olmaz ise, idrar yoluna yerleştirilen sonda alınmaktadır. Açık cerrahide bu süre genellikle 14-21 gün arasında değişmektedir.
  4. Yaklaşık hastaların %90’ı Robotik Cerrahi ile radikal prostat ameliyat sonrası 2. Ya da 3. Haftada rutin çalışmalarına geri dönmektedir.

Eğer sizde tespit edilen prostattaki kanser gelişimi prostat içinde sınırlı, başka bir deyimle organ dışına çıkmamış ve agresif özelliğe sahip değilse ve yaşamınızda ek ciddi hastalığınız yoksa siz cerrahi tedavi için adaysınız.

Daha önceden prostat kanserine dışarıdan ya da dahili (brakiterapi, HIFU) fokal tedavisi görmüş ve buna rağmen kanser kontrolü sağlanamamış ise, ışın tedavisinin verdiği zararlı etkiler nedeniyle cerrahi tedavi için uygun aday değilsiniz.

Kontrol edilemeyen kan hastalığınız var ise prostat kanser cerrahisi için uygun hasta değilsiniz. Bu iki noktanın dışında bütün hastalara “Robotik Cerrahi” teknik ile radikal prostatektomi uygulanabilir.

daVinci Robotik Cerrahide sinir korumanın teknikleri

Penise giden ve cinsel ilişkide ereksiyonun oluşmasını sağlayan sinirin tek bir sinir değil demet şeklinde olduğu bilinmektedir. Ancak son yıllardaki araştırmalara bu demetin %60 hastada prostatın yanlarında alt kısımda toplanmış olmadığını göstermiştir (Resim-9).

Yani açık cerrahi uygulanırken birçok doktor penise giden siniri koruduklarını düşünürken, aslında %60 hastada ağ şeklinde prostatın önyüzeyine yayılan sinir ağını kesmektedirler. Bu da, cerrah koruduğunu ifade etse bile, beklentinin aksine ameliyat sonrası ereksiyon kaybı ile hastayı yüz yüze bırakmaktadır.

Zira prostat leğen kemiğinin önkanadının altında penisin kökünde yani çok derindedir. Laparoskopik teknik bu dezavantajı ortadan kaldırmıştır.

Zira göbekten yerleştirilen teleskop ve yüksek çözünürlüklü (high definition) ve normal gözün 10-15 kat büyütmeli görüntüsünün ekrandan seyredilerek diğer deliklerden ince uçlu narin cerrahi aletlerle en derindeki bütün doku ve farklı anatomik yapıları görerek cerrahi uygulanır.

Bu görüntü ve narin-ince cerrahi aletlerle sinir ve damar demetleri bütün hastalarda çok iyi şekilde korunabilmektedir. daVinci Robotik Cerrahi Sistem laparoskopinin bu avantajını bir adım daha öteye taşıyarak 3 boyutlu ve daha da net görüntü altında, robotik kolların vücut içindeki ince ve narin uçları ve bu kolların çok açılı farklı açılardaki hareketleri ile titremeden ve her açıdan dokuya ulaşabilen bir cerrahiyi laparoskopist cerraha sunmaktadır.

Resim-9a ve -9b: Resim-9a’da sinir lifleri, eski bilinenin aksine, erkeklerin %60’ında bir ağ şeklinde prostatın yan yüzeyinde de boylu boyunca bulunmaktadır –siyah oklar. Resim-9b’de ise eski bilgdeki gibi sadece %40 erkekte sinir demeti bir bölgede toplanmış şekildedir –çizgili oklar-.

A şeklinde görüldüğü gibi mesane (idrar kesesi) altında prostat mevcuttur. Bu resimde “C” kesitinden geçen düzlemdeki idrar kanalını saran iki kat büzük kas demeti vardır. * şeklindeki çizgili büzük kas demetidir; X düz kas demetidir.

Daha detaylı bir diyagram şeklinde gösterilecek olursa

Şimdiye dek yapılan değerlendirmeler radikal prostat cerrahisi sonrasında meydana gelebilen idrar tutamama ve penis sertleşme bozukluğu sıklığının laparoskopik prostat cerrahisinde daha az olduğunu göstermektedir.

Prostat gibi derinde olan bir organın Robotik Cerrahi teknikte kullanılan teleskop – kamera sistemi ile elde edilen yüksek çözünürlüklü (high definition) normalin 10-15 katı büyütmeli görüntüsü ile, titremeyen ve 540° hareket açılı ince ve minik robotik kollar ile prostata komşu olan penise giden sertleşme sinirleri ve idrar tutma kaslarının daha iyi korunur.

Bu daha nitelikli koruma daha düşük oranlarda idrar kaçırma sorunu ve daha düşük oranda penis sertleşme bozukluğu ile karşılaşılmasına neden olur. Eğer yaşınız

Источник: https://tibeterdogru.com/prostat-kanseri-ve-robotik-cerrahi/

Prostat Kanseri Cerrahi Tedavisinde Robotik Cerrahi mi Klasik Cerrahi mi?

Robotla Prostat Ameliyatı

Prostat kanseri, erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen kanser türü ve toplumda her 6 erkekten birinde (1/6) karşımıza çıkıyor. Prostat kanseri tanısı koyduğumuz hastalarımızda hastalık 3 şekilde karşımıza çıkıyor:

  1. Sadece prostatın içinde olduğu evrede  yakalanmış (tanı konmuş) prostatın çok yakınındaki organ ve dokulara (prostat etrafındaki kapsüle = prostatın kabuğuna veya meni keselerine) sıçramaya vakit bulamamış. Bu evrede yakaladığımız hastalar Cerrahi tedaviden çok büyük yarar görüyorlar ve hastalıktan tamamen kurtulma oranı: %90 civarında. Bu evre ürolojide t2 evresi olarak isimlendiriliyor. T2 evresini de prostat dışına taşmamış olmasına rağmen prostat içinde ne kadar ilerlediğine bakarak t2a, t2b ve t2c olarak ayırıyoruz.

Aşağıdaki şemada görüldüğü gibi:

  • T2a prostatın bir yarısında küçük bir başlangıç ve hastalığın en erken yakalanmış hali
  • T2b prostatın bir yarısını tamamen tutmuş daha ileri hali
  • T2c prostatın her iki yarımını tutmuş ve prostat etrafındaki kapsüle (prostatın kabuğuna) değmiş ama onu delmemiş hali

Şekil 1. Prostat kanserinde t2 evrelerini gösteren görsel

  1. Prostatın kabuğunu delmiş prostat dışına çıkmış ama meni keselerine girmemiş, bu evreyi t3a olarak adlandırıyoruz.

Prostat dışına çıkmış ve meni keselerine yayılmış (girmiş) bu evreyi t3b olarak adlandırıyoruz.

T3 evresi genel ismi ile lokal ileri prostat kanseri olarak anılıyor, yani prostat kabuğunu delip  dışına taşmış, meni keselerine girmiş ya da girmemiş ama uzak organlara yayılmamış evre.

Bu evrede Radikal Prostatektomiye ek olarak geniş Lenf dokusu da çıkarmak gerekiyor.

Şekil 2. Prostat kanserinde t3 evrelerini gösteren görsel

  1. Metastatik dediğimiz kemiklere ya da karın içindeki lenf bezlerine ya da başka organlara yayılmış hali. Bu evre t4 olarak biliniyor.

Cerrahi tedavi hangi evrede yapılmalı?

Hastalığı t2 evresinde yakalarsak (zaten en çok istenilen bu evrede yakalamak, PSA dediğimiz basit kan testinin 50 yaşından sonra senede bir bakılması, ürolojik kanserle uğraşan bir üroloji uzmanının prostat muayenesi bu amaçla yaygınlaştırılmak isteniyor) ya da t3 evresinde yakalarsak cerrahi tedavi ilk seçenek ve çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz.

T2 evresinde iken tanı koyduğumuz ve ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastaların ameliyattan kazanması gereken 3 fayda var:

  1. Geride kanser hücresi, dokusu bırakmadan prostat ve meni keselerini çıkarabilmek: Bu tamamen cerrahın tecrübesi ile ilgili olup t2a ya da t2b ya da t2c hangi evrede olursa olsun tecrübeli cerrah geride tümörlü doku bırakmadan bu ameliyatı yapabilmelidir. Bizim bu evrede karşımıza çıkıp ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastalarımızda geride tümör dokusu kalma oranımız: “%0” (yüzde sıfır) dır.
  2. Hastanın idrarını tutabilmesi: Bu da tamamen cerrahın tecrübesi ile ilgili olup, bizim ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastalarımızda idrar tutamama oranı: “%1” civarındadır.
  3. Ameliyat sırasında ereksiyonu sağlayan sinirlere zarar vermemek ve ereksiyonun (sertleşmenin) ameliyat sonrası devam etmesini sağlayabilmek.

Cerrahi tedavi robot yardımlı mı/klasik cerrahi mi olmalı?

Bu bölümü sizlere yazarken dünyada tıpta çok ilerlemiş ülkelerde (ABD/Avrupa Ülkeleri) yapılmış çok sayıda iki tekniğin karşılaştırmalı bilimsel çalışmalarının sonuçlarını ve Avrupa Üroloji Birliği (EAU), Kanada Üroloji Birliği (CAU) gibi dünya ürolojisine biz üroloji uzmanlarının tedavide uyması gereken kılavuzları (guidelines) ile yön veren merkezlerin aldığı kararları (hangi cerrahi tekniğin (robotik mi/klasik mi) aktararak kendinizin ya da yakınlarınızın hastalanması durumunda ameliyat çeşidi kararını vermenizde yardımcı olmaya çalıştım.

Prostat kanseri cerrahi tedavisinde t2 ve t3 evresinde yapılan ameliyatın ismi “Radikal  Prostatektomi” olup prostat ve meni keselerini bir bütün halinde çıkarıp penis içi idrar yolu ile idrar kesesini yeniden birleştirmek işlemidir. Son derece hassas ve öğrenme eğrisi cerrahlar için uzun süren bir ameliyattır.

Klasik cerrahi (açık cerrahi):

  • İlk defa 1982 de tanımlanmıştır.

    Göbek altından uzunlamasına 10-12 cm lik kesi ile karın kaslarını kesmeden kasları aralayarak ve karın içine girmeden, yani ince ve kalın barsaklar, mide, dalak pankreas gibi organların bulunduğu karın boşluğunu açmadan leğen kemikleri arasından prostata ulaşılarak yapılır.

  • Bu işle uğraşan cerrah, dokuları 3.5 kat büyüten özel yapım gözlükler kullanır ve organ ve dokulara dokunabilme şansına sahiptir. Prostat dokusundaki sertliğe dokunabilmek çok önemlidir çünkü kanser sertlik demektir sertlik ile anlaşılır.

  • Ameliyatı yapan cerrah ameliyat masasında bizzat ameliyatın içindedir.
  • Bütün dünyada açık cerrahinin kanserden arındırma, idrar tutabilme ve ereksiyonun devamı gibi sonuçları mükemmeldir.
  • Uzun bir süredir yapılan oturmuş bir teknik olduğu için uzun süreli (15-20 yıl) sonuçları elimizdedir.

Robotik cerrahi nedir?

  • 2001 yılında yapılmaya başlanmıştır
  • Laparoskopik cerrahidir, yani karın duvarına açılan her birisi yaklaşık 2-2.

    5 cm lik 6 adet delikten kamera ve diğer cihazları sokarak bunları cerrahın uzaktan kumanda ile yönetmesi ile yapılır

  • Karın içi organlar (mide, ince ve kalın barsaklar, pankreas, dalak gibi) karın içine sokulan aletler zarar vermesin diye karın içi karbondioksit gazı ile şişirilerek cerrahi işlem gerçekleşir yani robotik cerrahi karın içine girilerek yapılır. Açık cerrahi gibi karın içine girmeden yapılmaz
  • Karın içindeki kamera görüntüyü 10 kat büyütmektedir ve 3 boyutlu görünür ancak ameliyatı yapan cerrah ameliyat masasında değil, uzaktadır, ameliyat masasının dışında bir konsoldadır dolayısıyla organ ve dokulara dokunabilme sertlik hissedebilme şansı yoktur
  • Robotik cerrahinin bütün dünyada uzun dönemdeki kanserden arındırma, idrar tutabilme, ereksiyonun devamı gibi sonuçları henüz yeni bir teknik olmasından dolayı daha netleşmemiştir, çalışmalar devam etmektedir

Robotik cerrahi konsolu

Ameliyat sahasından kareler

Klasik Radikal Prostatektomi (açık) ile Robot Yardımlı Laparoskopik Radikal Prostatektomi sonuçlarının karşılaştırılması

Bu bölümü yazarken her iki ameliyat çeşidinin dünyada yapılan en ciddi bilimsel karşılaştırmaların sonuçlarını ve o çalışmaları okumak isteyenler için internetten ulaşım adreslerini (linklerini) buraya koydum:

  1. Ameliyat sonrası erken dönem ve geç dönemde ağrı: Ameliyat sonrası erken dönemde yani hastanın hastanede yattığı 3-4 gün içinde ve ilk 30 gün içinde açık cerrahide daha az karın ağrısı olduğu saptanmış, bunun sebebi olarak robotik cerrahi de karın içine girildiği için uzun dönemde ince barsaklarda yapışıklıklar oluşması sorumlu tutulmuş. Açık cerrahide kas kesmeden kas arasından karın içine girilmeden ameliyat gerçekleştirildiği için geç dönemde erken dönemde ağrı robotik cerrahi ile aynı, ancak geç dönemde daha az olmaktadır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26936203

  1. Fonksiyonel sonuçlar (idrar kaçırma ve ereksiyonun korunması): Radikal Prostatektomi ameliyatı robot yardımlı ya da açık (klasik) cerrahi ile yapılsın hastaların bir müddet sonra idrarını tutabilmesi en önemli amaçlardan biridir.

Bu konuda her iki ameliyat tekniğini kıyaslayan birçok bilimsel çalışma yapılmış ve iki ameliyat tekniğinin sonuçları arasında hiç fark bulunamamıştır. Yani  her iki ameliyatın idrar tutabilme ile ilgili hastalara verdiği aynıdır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27474375

         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25770484

Ereksiyonun korunması prostat içinde sınırlı tümörlerde söz konusudur, yani t2 tümörlerde robotik cerrahi ile açık cerrahi yapılan hasta grupları arasında ereksiyonun korunması açısından fark bulunamamıştır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27474375
         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24454607
         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20428292

  1. Hasta tatmini ve ameliyattan duyulan pişmanlık: Robotik cerrahi ameliyatı olan hastaların bu yöntemi seçtikleri için pişman olma oranı açık cerrahiye oranla 3-5 kat fazla bulunmuştur. Bunun da nedeni hastaların robotik cerrahiden adeta mucizevi beklentilerinin olması ve ameliyat sonrasında bunu bulamamış olmaları şeklinde izah edilmektedir.

    Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18585849

  2. Onkolojik sonuçlar (ameliyat sonrası tümör dokularının vücut içinde kalmadan tamamen çıkarılabilmesi ve buna bağlı ilave tedavi alma gerekliliği olmaması): Kanser cerrahisinde amaç tümörün tamamen çıkarılabilmesi, yani vücut içinde tümör dokusunun kalmamış olmasıdır. Prostat kanser cerrahisinde çıkarılan dokuların patolojik incelenmesi sonucu raporda “cerrahi sınırda tümör devam ediyor”, ya da “cerrahi sınır pozitif” şeklindeki ifade vücut içinde tümör dokusunun kaldığı manasına gelir; patoloji raporundaki “cerrahi sınırlar temiz” ya da cerrahi sınırda tümör yoktur“ ifadesi tümörün tamamen çıkarıldığı manasına gelir.
  • Tümörün tamamen çıkarılması öncelikle cerrahın tecrübesi ile ilgilidir, özellikle T2 evresinde geride tümör bırakmadan çıkarabilmek cerrahın adeta barometresi gibidir, yani t2 evresinde tecrübeli cerrah tamamen cerrahi sınırlar temiz olarak çıkarabilmelidir, bizim açık cerrahi ile ameliyatını gerçekleştirdiğimiz t2 evresindeki hastalarımızda cerrahi sınır pozitifliği yani geride tümör kalma oranı: %0 (yüzde sıfır) dır.
  • Cerrahi sınır pozitifliği ya da cerrahi sınırların temizliği ileri evre prostat kanserinde yani t3 evresinde “hem cerrahın tecrübesi hem de hastalığın ne kadar ilerlediği“ ile ilgilidir. T3 evresinde bizim gerçekleştirdiğimiz ameliyat sonuçlarında cerrahi sınır pozitifliği oranı: %18 dir.
  • Türkiye'den dünyanın sayılı dergilerinde yayınlanan 2014 yılına ait çalışmada Türkiye'de birçok merkezden toplanan robotik cerrahi sonuçlarında T2 evrede geride tümör kalma (cerrahi sınır pozitifliği) oranı: %6.1 (bizim %0), T3 evrede: %37.1 (bizim %18) olarak bulunmuştur.

    Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25216924

  1. Yara enfeksiyonu/yara iyileşmemesi: İki ameliyat çeşidi arasında fark bulunamamıştır, yara enfeksiyonu özellikle ameliyatın gerçekleştiği hastane ortamı ile yakın alakalıdır.
  1. İngiltere'den Ürolog Prof. Dr. Prokar Dasgupta'nın (GB), Avrupa Üroloji Birliği (EAU) 2018 Danimarkada'ki kongresinde Prostat kanseri ameliyatının robotik veya klasik gerçekleştirilmesiyle ilgili konuşması:

    Link: http://eau18.uroweb.org/robotic-surgery-is-unnecessary-in-the-developing-world/

  2. Robotik cerrahinin konvansiyonel yani klasik cerrahiye göre maliyeti hem hasta başı kullanılan sarf malzemeleri hem de robotun yıllık bakım maliyeti göze alındığında oldukça büyük bir fark çıkmaktadır.

Sonuç

Prostat kanseri tedavisinde Radikal Prostatektomi ameliyatı t2 ve t3 evresinde ideal ve birinci tercih tedavi yöntemidir.

Bu cerrahi günümüzde iki şekilde yapılmaktadır:

  • Klasik (açık) cerrahi
  • Robot yardımlı laparoskopik cerrahi

Her iki ameliyat tekniğinin Eylül 2017 itibariyle

  1. Onkolojik sonuçları (geride tümör kalma-cerrahi sınır) arasında fark bulunamamıştır
  2. Fonksiyonel sonuçları (idrar tutabilme ve ereksiyon devamı/kaybı) arasında iki teknik sonuçları arasında fark bulunamamıştır
  3. Ameliyat sonrası erken dönemde ve 30 gün sonra ağrı açısından ciddi fark bulunamamış, barsaklarla ilgili karın ağrısı robotik cerrahide biraz daha fazla saptanmıştır
  4. Robotik cerrahide hastanede yatış süresi biraz daha kısadır (robotik cerrahide 2-3 gün, açık cerrahide 3-4 gün)
  5. Ameliyat sırasında kaybedilen kan miktarı robotik cerrahide açık cerrahiye oranla biraz daha azdır, ancak her iki cerrahi tekniğinde de kan nakli yapmayı gerektirecek boyutlarda değildir
  6. Robotik cerrahi maliyeti klasik cerrahiden daha fazladır

***Avrupa Üroloji Birliği (EAU) ve Kanada Üroloji Birliği (CAU) hastalara şunu tavsiye etmektedir***:

“Hangi ameliyat tekniğini seçmeniz değil, doğru tecrübeli cerrahı seçmeniz gerekmektedir, hangi tekniği seçecekseniz o konuda tecrübeli cerrahı bulunuz.”

Biz hastalarımızla iki ameliyat çeşidini detaylı konuşup, hastanın isteği doğrultusunda Robot yardımlı ya da Açık cerrahi tekniği uyguluyoruz.

İlgili diğer makaleler;

  • Prostat Kanseri Ameliyatı öncesi ve sonrası

Источник: http://www.tahirkaradeniz.com/prostat-kanseri-cerrahi-tedavisinde-robotik-cerrahi-mi-klasik-cerrahi-mi.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть