Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

Romatizmal Kalp Hastalığı

Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

Kalp kapakçıklarındaki iltihaplanma olan romatizmal kalp hastalığı, kontrol edilebilen bir hastalıktır. Gençleri ve çocukları ise daha çok etkilemektedir.

Romatizmal ateşin yol açtığı kardiyolojik bir durum olan romatizmal kalp hastalığı, ölüme varan sonuçlar doğurabilir. İleri düzeydeki rahatsızlıklarda kalbi durdurabilen bir sorundur. Boğaz enfeksiyonu uzun süren çocukları ve gençleri daha çok etkilemektedir. Hastalığın belirtilerinden tedavisine kadar birçok bilgiyi makalemizde bulabilirsiniz.

Romatizmal Kalp Hastalığı Nedir?

Romatizmal kalp hastalığı, eklemlerde iltihaplanma sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. “Akut romatizmal ateş”, “kalp romatizması” veya “kalp tutulumu” olarak da bilinir.

Üst solunum yolları hastalıkları sonrası eklemlerde oluşan iltihaplarla bağlantılıdır. Eklemlerdeki iltihaplar, romatizmayı kalbe ulaştırır ve kalp kapaklarında hasara yol açar.

Bu durumda kalp kapaklarında daralma ortaya çıkar ve kapaklarda zamanla işlev meydana gelir veya tamamen işlevini yitirir.

Diğer bir ifadeyle; akut romatizmal ateş döneminde kalp kapakçılarından biri veya birkaçının hasar görmesi durumudur. Kalbin bir bölümünün iltihaplandığı veya yinelenen akut romatizmal ateşe neden olan rahatsızlıktır.

Kalp kapaklarının daralması ve yaralanmasına yol açar, dolaşım sistemine kan transferini kısıtlar veya engeller.

Düzgün kapatılmayan gerginleşmiş kapakçıklar sebebiyle kan geriye kaçabilir veya kapakçıkların düzgün açılmaması sebebiyle tıkanıklık ortaya çıkabilir.

Romatizmal Kalp Hastalığının Belirtileri

Romatizmal kalp hastalığı, bazı belirtilerle kendini gösterir. Boğaz enfeksiyonlarından sonraki 1 ila 5 hafta görülen yüksek ateş, karın ağrısı, eklem iltihaplanmaları ve kilo kaybı romatizmal kalp sorununa işaret edebilir. Solunum yolları enfeksiyonları 3 hafta içinde akut romatizmal kalp hastalığını ortaya çıkarabilir.

Hastalığın yaygın belirtileri şunlardır;

  • Göğüs ağrısı,
  • Nefes darlığı,
  • Sık sık soluk alma,
  • Yüksek veya düşük kan basıncı,
  • Kalp çarpıntısı,
  • Mide bulantısı,
  • Morarma,
  • Kuru öksürük,
  • Çabuk yorulma,
  • Baş dönmesi,
  • El ve ayaklarda üşüme hissi,
  • Soğuk algınlığı,
  • Sersemlik,
  • Kalp ritim bozukluğu,
  • Terleme,
  • Eklemlerdeki ağrı,
  • Eklem şişliği ve kızarıklığı,
  • Fiziksel aktivite düşüklüğü,
  • Bacaklarda şişlik,
  • Yüzde şişlik.

Romatizmal Kalp Hastalığının Tedavisi

Romatizmal kalp hastalığı erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra uzman doktorun muayenesinin ardından çeşitli tahliller yapılır ve kalp bölgesi ultrasonla incelenir.

Hastaya öncelikle yatak istirahatı tavsiye edilir ve bazı ilaçlar verilir. Hastalığın boyutuna göre, antibiyotik tedavisi ve kardiyak ilaç tedavileri de uygulanabilmektedir.

İlerleyen süreçlerde cerrahi müdahale ile hasarlı kalp kapakçığı ameliyatı veya değiştirilmesi gerekebilmektedir.

Hastalığın tedavisinde sorunun boyutuna göre; antibiyotik, aspirin, kortizon içermeyen antiromatizmal ilaçlar verilebilmektedir. Nadir olarak akut romatizmal kalp sorunlarında kortizon ilaçlarına başvurulabilmektedir. Penisilin enjeksiyonu koruyucu olarak uygulanabilmektedir.

İlaç tedavisi sürecinde kalp hareketleri periyodik olarak kontrol edilir. İlerleyen süreçte “ekokardiyografi” ile kalp kapakçıları kontrol edilir. Cerrahi müdahale gerektiren durumlarda kalp kapakçıklarına balon valvüloplastisi uygulanabilmektedir. Bazı durumlarda kalp kapakları değiştirilir.

Romatizmal kalp hastaları şunlara dikkat etmelidir;

  • Vücut bol bol dinlendirilmeli, istirahat edilmelidir.
  • Mikrobik enfeksiyonlara karşı doğal veya ilaçlı önlemler alınmalıdır.
  • Antiromatizmal ilaçlar başta olmak üzere koruyucu ilaçlar ihmal edilmemelidir.
  • Hasta, tedavinin uzun süreceğini göz önüne alarak psikolojik ve ruhsal olarak kendini hazırlamalıdır.
  • Tedavi sürecinde moral ve motivasyon yüksek tutulmalıdır.
  • Hastalığın kalbe sirayetinin teşhisinin ardından hasta yakın takibe alınmalı, periyodik kontrol yaptırılmalıdır.

Romatizmal kalp hastalığı tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği ve felce yol açabilir. Hastalık, yaşam kalitesini düşürür ve genç yaşlarda ölüme yol açabilir. Kalp cerrahisi, bu hastalıkla ilgili bazı durumları kontrol altına alabilmektedir; ancak romatizmal kalp hastalığı tamamen iyileşmeyebilir. Yani sürekli koruyucu yöntemler uygulamak gerekebilmektedir.

Romatizmal Kalp Hastalığının Kalbe Zararı

Boğaz enfeksiyonu mikropları tamamen yok edilmediğinde vücudu dirence zorlar ve bu süreçte kalp ve böbreklerde hasar oluştur. Romatizmaya bağlı olarak kalp ve kalp kapakçıklarında işlev bozukluğu ortaya çıkarır. Romatizmanın ilerleyen safhalarında kalbin içindeki kapakçıklara yerleşen iltihaplar büyük hasarlara yol açar.

Romatizmal hastalığa bağlı yüksek ateş iç organları ve eklemleri olumsuz etkileyerek, kalp kapakçıklarına zarar verir. Kalp kapakçıklarında romatizmal ateşe bağlı sorunlar kalbin kan pompalamasını güçleştirir ve kalbi zorlar. İlerleyen süreçte kalbin işlevlerinin aksamasına yol açar.

Kalp kapakçıkları enfeksiyonlardan olumsuz yönde etkilenir. Akciğerden kalbe temiz kanın girişini kontrol eden ve kalpteki 4 kapaktan biri olan mitral kalp kapakçığı, bu hastalıktan daha çok etkilenir.

Hastalığın mitral kapakçıklara bulaşması durumuna, “mitral darlığı” veya “mitral stenoz” adı verilir. Mitral kapakçık, hastalığın etkisi ile sertleşir, büzüşür ve daralır. Tamamen şekil değişen mitral kapakçık dışında hastalık, aort kapaklarında da daralmaya yol açabilmektedir.

Triküspit ve pulmoner kapaklar romatizmal kalp hastalıklarından düşük oranlarda etkilenir.

Erken teşhiste veya önceki safhalarda kendiliğinden geçebilen romatizmal kalp rahatsızlıkları, şiddetli etkileri görüldüğü durumlarda kalbin dolaşım sistemine yeterince kan vermesini engeller. Tedavi edilmezse kalbi durdurarak, ölüme yol açabilir.

Romatizmal Kalp Hastalığına İlişkin Kısa Bilgiler

  • Virginia Üniversitesi Sağlık Fakültesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, 5 ila 15 yaş arasındaki çocuklarda tam olarak tedavi edilmeyen boğaz enfeksiyonları yüksek ateşe bağlı olarak romatizmal kalp hastalığına yol açmaktadır.
  • Boğaz enfeksiyonları uzun süre geçmeyen çocuklar risk grubundadır.
  • Okul çağındaki çocuklarda ortaya çıkan kalp hastalıkları arasında ilk sırada romatizmal kalp hastalıkları yer alır.
  • Enfeksiyonların görüldüğü 5 hafta içinde yukarıda anlattığımız belirtiler görülürse hemen doktora başvurulmalıdır.
  • Romatizmal kalp hastalığı, genellikle genç yaşlarda yaygın olarak görülen boğaz enfeksiyonu ile yayılmaktadır.
  • Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir.
  • 25 yaş altı gençlerde sık görülen bir kalp hastalığıdır.
  • Yavaş ilerleyen bir hastalık olan romatizmal kalp hastalığı, yurt, okul ve askeri birlik gibi ortamlarda üt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak çocuklar ve gençler arasında yayılabilmektedir.
  • Hastalıktan korunmak için en etkili yöntemlerden biri tüm dünyada uygulanan bir yöntemdir. Buna yöntemde hastalara 28 günde bir koruyucu iğne uygulanır.
  • Hastalık, erken müdahale edilmediği takdirde beyin ve santral sinir sistemini olumsuz etkilemektedir.
  • Akut romatizmal ateş sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde kalp tutulumu görülür.
  • Kalp tutulumu meydana gelen hastaların yaklaşık yüzde 70’inde hastalığa bağlı kalp kapak hasarları ortaya çıkmaktadır.
  • Dünya genelinde hastalıktan etkilenen insanların sayısı 33 milyon civarındadır.
  • Gelişmiş ülkelerdeki erken teşhis ve tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınabilen hastalık, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde hala ciddi sağlık sorunları arasında yer almaktadır.
  • Hastalık, Avrupa ve Amerika’da az görülürken; Afrika, Orta Doğu, Orta ve Güney Asya, Güney Pasifik ve gelişmiş devletlerin yoksul kesimlerinde yaygın olarak görülmektedir.
  • Dünya Kalp Federasyonu, romatizmal kalp hastalığının küresel etkilerini azaltma misyonu çerçevesinde 2025 yılına kadar 25 yaş ve altı gençlerin hastalıktan ölüm oranını yüzde 25 azalmayı hedeflemektedir.
  • 01 Haziran 2017 tarihinde düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü Yönetim Kurulu’nda alınan karara göre, 2018 yılında düzenlenecek 71. Dünya Sağlık Asamblesi’nde kabul edilmek üzere ‘Romatizmal Ateş ve Romatizmal Kalp Hastalığına Dair’ bir karar önerilmiştir.

Источник: https://www.onikibilgi.com/romatizmal-kalp-hastaligi/

Kalp Romatizması Hastalığının Belirtileri Nedir?

Romatizmal kalp hastalığı belirtilerinin en önemlileri morarma, nefes darlığı, ellerde ve ayaklarda üşüme, öksürük, yorgunluk ve soğuk algınlığı gibidir. Ayrıca sersemlik, mide bulantısı, baş dönmesi, mide bulantısı, yüksek ya da düşük kan basıncı, göğüs ağrısı görülür.

Romatizmal kalp hastalığında düzensiz kalp ritmi ve nefes almada zorluk yaşanması gibi belirtiler de yer alır. Romatizmal kalp hastalığı erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülür. Genel olarak küçük yaşta olan çocuklarda da görülebilen bir hastalıktır. Akut romatizmal kalp hastalığı geçiren hastaların yarısında ortaya çıkar.

Bu hastalığa sahip olan insanların çoğunda rahatsızlık ilerleyen zamanlarda kalp kapağı hasarları oluşur. Hastalığın enfeksiyonu genel olarak çocukluk yaşlarında daha çok görülür. Romatizmal kalp hastalığı iyi bir şekilde tedavi edilmezse kalp hastalığına neden olur. Bu durum da nefes darlığına, kalp çarpıntısına ve çabuk yorulmaya neden olur.

Romatizmal kalp hastalığı çok yavaş ilerleyen ve kendine özgü herhangi bir belirtisi olmayan bir hastalıktır. Romatizmal kalp hastalığı çocukluk döneminde başlarsa belirtileri orta yaşlarda ortaya çıkar. Okul, yurt ve askeri birlik gibi kalabalık yerlerde yaşaması gereken kişilerde hastalığın yayılması daha kolay olur.

Üst solunum yolları enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan romatizmal kalp hastalığı hava yoluyla bulaşabilir. Solunum yollarında ortaya çıkan enfeksiyon genel olarak üç hafta içerisinde akut romatizmal kalp hastalığının ortaya çıkmasına sebep olur.

Çok sık görülen boğaz enfeksiyonu hastalığının oluşması romatizmal kalp hastalığının ilerleme sürecini hızlandırabilir. Bu sebeple kalabalık yerlerde hastalığın önlenmesi için tedbir alınması gerekir.

Romatizmal Kalp Hastalığının Tedavisi

Romatizmal kalp hastalığı tedavisinde uzman bir doktorun hastalığın kontrolünü sağlaması gerekir. Yapılacak olan muayene sonrasında tahlil ve ultrason gibi testlerin sonucuna göre tedavi yöntemi belirlenir. Romatizmal kalp hastalığının tedavi edilmemesi, hastalığın daha çok ilerlemesine sebep olur.

Bu nedenle her hastalıkta olduğu gibi romatizmal kalp hastalığında da erken teşhis ve doğru tedavi yönteminin uygulanması çok önemlidir. Romatizmal kalp hastalığında tedavi olarak uygulanması gereken en önemli adım istirahat ve vücutta yeni oluşma ihtimali olan enfeksiyonlara karşı kendini korumaktır.

Vücuda giren streptokokların yol açtığı enfeksiyonu tedavi etmek için hastaya antibiyotik desteği uygulanır. Romatizmal kalp hastalığının tedavisinde aspirin ve kortizon türü ilaç haricinde antiromatizmal ilaçlar kullanılması gerekir.

Aynı zamanda insan vücudu için koruyucu olarak hastaya depo-penisilin enjeksiyonu düzenli olarak kullanılmalıdır. Bu tedaviye ek olarak ayda bir kere uygulanması gereken penisilin tedavisine başlamadan önce, hastaya mutlaka bir test uygulanması gerekir.

Romatizmal kalp hastalığı tedavisinde çok nadir olarak kortizon tedavisi uygulanır. Eğer romatizmal kalp hastalığı akut bir şekilde devam ediyorsa, doktorunuz kortizon tedavisine gerekli görebilir.

Hastanın akut dönemindeki tedavisi ilaçlar ile yapılır, daha uzun bir dönemde kalp hareketi sürekli kontrol altında tutulması gerekir. Hastalığın şiddeti doğrultusunda ekokardiyografi yapılarak, kalp kapağının hareketi kontrol altında tutulur.

İlaç kullanımı ilerleyen yaşlarda insan vücudundaki doku bozulması nedeniyle kalbi zorlayacak aşamaya gelebilir. Kalp kapaklarına balon ya da cerrahi bir yöntemle, kapakların değiştirilmesi gibi tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Romatizmal kalp hastalığına sahip olan kişiler ve kalp tutulumu da olan insanların her hareketinin, tedavinin başarılı bir sonuç vermesi amacıyla sürekli takip etmek gerekir.

Источник: https://evdesifa.com/romatizmal-kalp-hastaligi/

Romatizma Nedenleri

Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

Romatizma neden olur? Nedenine, belirtilerine, seyrine ve tedavisine bağlı olarak 100’ün üzerinde romatizma türü bulunmaktadır. Genel olarak, romatizmal koşulların tümü, kaslar, kemikler, eklemler, tendonlar ve bağları içeren kas-iskelet sistemini etkilemektedir. Çoğu romatizma hastalığı, hastanın hayatının geri kalanında devam etmektedir (kronikleşmektedir) ve genelde kalıcıdır.

Bazı romatizmal hastalık türleri organları etkilemekte ve diğer koşullara da neden olabilmektedir. Pek çok hasta çeşitli romatizma hastalıklarından muzdarip olmaktadır.

En sık yaşanan romatizma türleri şunlardır:

  • Romatoid artrit
  • Osteoartrit
  • Ateşli romatizma
  • Çocukluk Dönemi İltihaplı Eklem Romatizması (Juvenil Romatoid Artrit)
  • Romatizmal kalp hastalığı
  • Gut
  • Ankilozan spondilit
  • Fibromiyalji
  • Lupus (1)

Yukarıda sıralanmış olan romatizma türleri kendi nedenlerine ve risk faktörlerine sahiptir. En sık görülen romatizma türlerinin nedenlerini şöyle açıklamak mümkündür:

Romatoid Artrit Nedenleri

Romatoid artrit, otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi sağlıklı vücut dokusuna saldırmaya başlamaktadır ve sonucunda da romatoid artrit oluşmaktadır. Bununla birlikte, romatoid artritin neden tetiklendiği bilinmemektedir.

Aşağıdakiler de dâhil olmak üzere romatoid artrit riskini artırabilecek birçok faktör bulunmaktadır:

  • Genetik yatkınlık
  • Hormonal değişiklikler
  • Çevresel faktörler
  • Sigara içmek
  • Yaş ve cinsiyet (2)

Osteoartrit Nedenleri

Osteoartrit, eklemlerinizdeki kemik uçlarına yastık görevi gören kıkırdakta aşamalı olarak bozulma olduğunda ortaya çıkar. Kıkırdak neredeyse sürtünmesiz eklem hareketine izin veren sağlam, kaygan bir dokudur.

Osteoartrit durumunda, kıkırdağın kaygan yüzeyi pürüzlü hale gelir. Sonunda, eğer kıkırdak tamamen aşınırsa, kemik üzerinde kemik üzerinde sürtünme durumu oluşur.

Osteoartrit riskinizi artırabilecek bazı faktörler ise şunlardır:

  • Yaşlılık: Osteoartrit riski yaşla birlikte artar.
  • Obezite: Ekstra vücut ağırlığı taşımak çeşitli şekillerde osteoartrit’ e katkıda bulunur. Kilonuz fazla ise, riskiniz de artar. Artan ağırlık, kalçalarınız ve dizleriniz gibi ağırlık taşıyan eklemlere ek stres getirir. Buna ek olarak, yağ dokusu eklemlerinizde ve çevresinde zararlı inflamasyona neden olabilecek proteinleri üretir.
  • Eklem yaralanmaları: Spor yaparken veya kazadan kaynaklanan yaralanmalar osteoartrit riskini artırabilir. Hatta yıllar önce meydana gelen ve görünüşte iyileşen yaralanmalar bile osteoartrit riskinizi artırabilir.
  • Bazı meslekler: İşiniz, belirli bir eklem üzerine tekrarlayan stres yükleyen görevleri içeriyorsa, bu eklem sonunda osteoartrit gelişebilir.
  • Genetik: Bazı insanlar osteoartrit gelişme eğilimindedir.
  • Kemik deformiteleri: Bazı insanlar, osteoartrit riskini artırabilecek şekil bozuklukları veya kıkırdak bozukluğu ile doğarlar. (3)

Ateşli Romatizma Nedenleri

Ateşli romatizma bir grup streptokok bakterinin varlığına karşı tepki gösteren bağışıklık sistemi yol açmaktadır.

Hemen hemen bütün vakalarda A grubu streptokok bakterileri nedeniyle oluşan boğaz enfeksiyonundan birkaç hafta sonra ortaya çıkmaktadır.

Bu boğaz enfeksiyonu sırasında bağışıklık sistemi enfeksiyona tepki gösterdiğinden boğaz astarı iltihaplanmaktadır. İnflamasyon süreci kontrolsüz bir şekilde vücuda yayıldığında ateşli romatizma oluşmaktadır. (4)

Çocukluk Dönemi İltihaplı Eklem Romatizması (Juvenil Romatoid Artrit) Nedenleri

Juvenil romatoid artrit olarak da bilinen juvenil idiyopatik artrit, 16 yaşın altındaki çocuklarda görülen ve sık yaşanan bir romatizma türüdür.

Juvenil idiyopatik artrit, vücudun bağışıklık sistemi kendi hücrelerine ve dokularına saldırdığında ortaya çıkmaktadır. Nedeni tam olarak bilinmese de, hem kalıtım hem de çevre önemli bir rol oynamaktadır. Bazı gen mutasyonları da kişiyi, hastalığı tetikleyebilecek virüsler gibi çevresel faktörlerden daha fazla etkilenebilir bir hale getirebilmektedir. (5)

Romatizmal Kalp Hastalığı Nedenleri

Romatizmal kalp hastalığı, akut romatizmal ateş sonucu ortaya çıkan kısa süreli (akut) ve uzun süreli (kronik) kalp hastalıklarını tanımlamaktadır. Kalp kapakçıklarında hasar oluşması, romatizmal ateşin ortak bir sonucudur. Akut romatizmal ateş, vücudun, kalbin, eklemlerin, beyin ve derinin bağ dokularının şiştiği durumdur. Genellikle de, 5-15 yaş arası çocuklarda görülmektedir. (6)

Gut Nedenleri

Gut hastalığı iltihaplı artritin ortak bir formu olarak bilinmektedir. Eklemleri ve kas-iskelet sistemini etkileyen bir durumdur.

Gut, kandaki ürik asit düzeylerinde artış nedeniyle oluşmaktadır. Ürik asit vücutta doğal olarak üretilir. Normalde kanda eritilir ve böbrekler tarafından idrarın bir parçası olarak atılır. Vücudun aşırı miktarda ürik asit üretimi ve atamaması kandaki seviyelerin yükselmesine neden olabilir. Bu gerçekleştiğinde, ürik asit kristalleri oluşabilir ve gut hastalığına neden olabilir.

Gut hastalığı riskini artıran faktörler ise şöyle sıralanmaktadır:

  • Aşırı kilolu olmak
  • Yüksek alkol tüketimi
  • Bir genetik yatkınlık
  • Pürin açısından zengin gıdaların yüksek alımı (örneğin: bazı deniz ürünleri ve etler)
  • Bazı ilaçlar (örneğin, diüretikler)
  • Eklem yaralanması
  • Uzun süren böbrek hastalığı (7)

Ankilozan Spondilit Nedenleri

Ankilozan spondilit, zamanla bazı omurgaların kaynaşmasına neden olabilen inflamatuar bir hastalıktır. Bu kaynaşma, omurgayı daha az esnek hale getirmekte ve dik bir duruşa yol açmaktadır. Kaburgaların etkilenmesi durumunda derin nefes almak oldukça zorlaşmaktadır.

Ankilozan spondilit nedeni tam olarak nedeni bilinmese de, gelişiminde genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Özellikle, HLA-B27 isimli geni taşıyan kişiler, ankilozan spondilit gelişmeye daha eğilimlidir.

Ankilozan spondilit geliştirme riskini artıran diğer faktörler ise şunlardır:

  • Cinsiyet: Erkeklerde ankilozan spondilit gelişme oranı daha fazladır.
  • Yaş: Hastalığın başlangıcı, geç ergenlik çağında veya erken erişkin dönemde ortaya çıkmaktadır. (8)

Fibromiyalji Nedenleri

Fibromiyalji, yorgunluk, uyku, hafıza, ruh hali değişikliklerine yol açan ve kas iskelet sistemi ağrısı ile karakterize edilen bir hastalıktır.

Fibromiyalji hastalığına neyin neden olduğu tam olarak bilinmemektedir, ancak bazı risk faktörlerinin hastalığın gelişiminde bir rol oynayabileceği düşünülmektedir:

  • Genetik faktörler
  • Enfeksiyonlar
  • Fiziksel veya duygusal travma (9)

Lupus Nedenleri

Lupus otoimmün bir hastalıktır. Yani, bağışıklık sistemindeki problemlerden kaynaklamaktadır. Sağlıklı bir bağışıklık sisteminde, sistem bakteri veya virüs gibi bulaşıcı bir tehnin varlığını tespit ettiğinde, beyaz kan hücreleri ve antikorları göndermektedir.

Lupus hastalarında, bağışıklık sistemi tarafından salınan antikorlar, sağlıklı dokulara, hücrelere ve organlara saldırmaya başlamaktadır. Çoğu uzman lupus hastalığının birden fazla nedeni olduğunu düşünse de, hastalığın kesin nedeni henüz bulunamamıştır. Hastaları bu duruma daha duyarlı hale getiren birtakım hormonal, genetik faktörler ve çevresel faktörler olduğu düşünülmektedir. (10)

Romatizma Nedir?

Romatizma çeşitli koşulları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Romatizmal hastalıklarla ilgili çok daha spesifik tanımlamalar mevcuttur. Romatizmal hastalıklar nedenine, belirtilerine, seyrine ve tedavisine bağlı olarak gruplandırılmaktadır. Romatizma koşulları kas ve eklemlerde iltihaba neden olmaktadır. Özellikle, kıkırdak ve kemik hasarına yol açabilmektedir.

Sonuç çoğunlukla eklemlerde ve çevre bölgeler meydana gelen ağrı, şişme ve yanmadır. Romatizma belirtileri bazen günlük aktiviteleri gerçekleştirmeyi zorlaştırabilmektedir. Romatizmadan muzdarip olan kişilerin çoğu belirtilerin şiddetli olduğu zamanlarda hareketlilik konusunda sıkıntılar yaşamaktadır.

Romatizma türüne bağlı olarak uygulanan tedavi yöntemleri, belirtilerin hafifletilmesini sağlayarak hastaların günlük hayata daha çok adapte olmasına yardımcı olabilmektedir. (11)

Romatizma Nedir? fazlası için tıklayınız

Romatizma Belirtileri

Romatizma başlangıcı ve sonrasının en ortak belirtisi eklem ağrısıdır. Bütün romatizmalı hastalıkların en belirgin özelliği vücutta meydana gelen iltihaplanmadır.

Romatizma nasıl anlaşılır? Ortak romatizma belirtileri şunlardır:

  • Ağrı
  • Sertlik, özellikle sabahları
  • Şişme
  • Sıcaklık ve kızarıklık
  • Hassaslık
  • Eklemi normal kullanmada zorluk yaşama

Romatizmal hastalıklar, aşağıdakiler gibi çok çeşitli belirtilere de yol açabilmektedir:

  • Yorgunluk
  • Göz enflamasyonu veya enfeksiyonları
  • Döküntüler ve kaşıntılar
  • Boyun, omurga veya sırt ağrısı
  • Derin bir nefes alma zorluğu
  • Kas ağrısı (12)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Romatizma Belirtileri

Romatizma Tedavisi

Romatizma nasıl geçer? Romatizma tipleri ve nedenleri arasında pek çok farklılık olmasına rağmen, tüm romatizmal hastalıklar, durum mümkün olduğunca erken teşhis edildiğinde tedavisi çok daha etkili olmaktadır.

Romatizmal hastalıklar için tedavi seçenekleri arasında, iltihabı azaltmak ve ağrıyı hafifletmek için ibuprofen ve naproksen gibi nonsteroid antiinflamatuar ilaçların kullanılması bulunmaktadır. Steroidal olan ilaçlar ise belirtilerin devam etmesi durumunda kullanılabilmektedir.

Hareket becerisini korumak için düzenli ve hafif egzersiz de yapılabilmektedir. Ayrıca aşırı kilonun verilmesi, sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve dengeli beslenilmesi tedaviye yardımcı olmaktadır. (13)

Uygulanan tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda romatizma ameliyat düşünülebilmektedir. Ancak, cerrahi müdehale bütün romatizmal hastalıklar için uygun olmayabilmektedir. (14)

Romatizma İçin Hangi Doktora Gidilir?

Romatizma türleri, romatolog olarak bilinen uzman doktorlar tarafından teşhis ve tedavi edilmektedir. (15)

Romatizma Tedavisi detayı için bakınız

Источник: https://www.acil.net/romatizma-nedenleri/

Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

El eklemleri başta olmak üzere birçok eklemde ağrı ve şişlik ile seyreden, tedavi edilmediğinde sakat bırakan romatizmal bir hastalıktır. Romatoid artrit kliniği oldukça değişkendir. Sıklıkla haftalar ve aylar içinde başlayan,eklemlerde ağrı, şişlik ve sabah sertliği ile kendini gösterir.

Eklemlerde düğme iliği ve kuğu koynu şeklindeki şekil bozukluklarının gelişmesi hastalık süresi ve tedavi yeterliliği ile ilişkilidir. Genellikle, 10 yıldan uzun süredir hastalığı olan ve yeterli tedavi almayanların çoğunda vardır. Yani, efektif tedavi verilmediğinde eklem hasarı ve yaşam kalitesini bozan sakatlıklara neden olabilir.

Sigara romatoid artrit için bir risk faktörüdür. Romatoid artrit gelişme riskini yaklaşık 2.5 kat artırmaktadır. Sigaranın bırakılmasından 10 yıl sonrasına kadar bu risk artımı devam etmektedir. Ek olarak, sigara romatoid artritin aktifl eşmesine ve daha şiddetli seyretmesine neden olur. Sigara içenlerde hastalık daha hızlı ve daha ağır seyir sergiler.

Yani, daha fazla eklemde şişlik ve ağrı, daha fazla eklem ve organda hasar meydana gelir.Yüksek hastalık aktivitesi hastaların daha fazla miktar ve dozda ilaç kullanmasını gerektirir. Ayrıca, sigara kalp-damar hastalıkları gelişme riskini artırır.

Romatoid artrit ve sigara damarlarda sertliğe yol açtıklarından beraberlikleri kalp krizi ve inme gibi damar hastalıklarının daha sık görülmesine ve daha hızlı ilerlemesine yol açar. Romatoid artrit için ilaç kullanmakta olan olgular infeksiyon hastalıkları için risk altındadır. Sigara içilmesi bu riski artırmakta ve ciddi enfeksiyonlara yol açabilmektedir.

Sigara, romatoid artrit hastalarında tedaviye yanıtı azaltmaktadır. Bu da ilaçların daha yüksek dozda kullanılmasına, sonuç olarak daha fazla ilaç yan etkilerinin görülmesine ve daha fazla sağlık maliyetine yol açmaktadır.

Sigara ve Sistemik Lupus Eritematoz

Sistemik lupus eritematoz cilt, eklemler, böbrek, akciğer, sinir sistemi ve vücudun diğer organlarını etkileyebilen romatizmal bir hastalıktır.

Sıklıkla yanaklar ve burun kökünü içine alan malar raş olarak adlandırılan kelebek şeklindeki döküntü, özellikle güneş gören yerlerde (boyun ve ekstremitelerde) döküntülü lezyon, güneşe karşı cildin aşırı hasasiyeti, sıklıkla el küçük eklemleri ve el bileklerınde şişlik gibi eklem tutulumu (artrit/artralji) ile kendini gösterir.

Ayrıca böbrek yetmezliği,akciğer ve kalp zarlarının iltihabı, kan hücrelerinde düşüklük, psikolojik anormallikler ve sara nöbeti gibi sinir sistemi bulgularına neden olabilir.Sigara içilmesi sistemik lupus eritematoz gelişme riskini 3 kat artırmaktadır. Günlük içilen sigara sayısı ile orantılı olarak risk artmaktadır.

Risk artışı aktif içiciler için geçerlidir. Ek olarak, aktif sigara içilmesi hastalığın daha sık aralıklarla aktifl eşmesine, daha şiddetli seyretmesine ve daha fazla organ hasarı yapmasına yol açar. Örneğin böbrek tutulum riskini artırır ve böbrek yetmezliğini ağırlaştırır.

Cilt tutulumu, kemik hücrelerinde ölüm (osteonekroz), kemik erimesi (osteoporoz), damarlarda kanın pıhtılaşması ve damar tıkanıklığı gelişimi ile ilişkili bulunmuştur. Geçmişte içilmiş sigara sayısı, sistemik lupus eritematoz hastalarında görülen koroner kalp hastalıkları ile bağlantılıdır.

En önemlisi de sigara içilmesi sistemik lupus eritematozda ölümlerin başlıca sebebi olan kalp krizi gibi kalp-damar hastalıklarının riskini ciddi derecede artırır. Diğer taraftan kullanılan ilaçların etkinliklerini azaltarak ciltteki ve diğer organlardaki klinik bulguların iyileşmesini geciktirir.

Sigara ve Skleroderma

Ciltte ve iç organlarda doku sertleşmesi (fi broz) ile giden kronik iltihaplı bir hastalıktır. Skleroderma yerine sistemik skleroz kelimesi de yaygın kullanılmaktadır.

En sık parmaklarda solukluk, morarma ve kızarıklık ile kendini gösteren Raynaud fenomeni, ciltte sertleşme,kalınlaşma ve parmak uçlarında ve travmaya maruz kalan yerlerde yara (ülser) açılması ile kendini gösterir.Sigara içen skleroderma tanılı hastalarda hastalığın daha ağır seyrettiği bir çok çalışmada gösterilmiştir.

Ancak,sigara ile yeni skleroderma gelişimi arasında ilişki gösterilememiştir. Sigara, skleroderma hastalarında ciltteki ve akciğerdeki doku sertleşmesini (fi broz) artırır.Dolayısı ile ciltteki sertleşmeye bağlı olarak ellerde ve ayaklarda eklem hareketlerini kısıtlar ve kolay yara açılmasına yol açar.

Sigara, skleroderma hastalarında kalp-damar tutulumunu ve şiddetini artırır. Sklerodermada sık görülen Raynaud fenomeninin daha sık aralıklarla görülmesine ve daha ağır seyretmesine yol açar.Sonucunda, parmak uçlarında yara gelişimini (digital ülser) kolaylaştırır ve gelişmiş olan yaraların kapanmasını geciktirir.

Sigara sklerodemanın akciğer tutulumunun şiddetini artırdığı gibi ayrıca kronik akciğer hastalıklarına (KOAH)yol açarak akciğer fonksiyon testlerini bozar ve hastalarda daha fazla nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluk gibi yakınmalar görülür. Sigara ve skleroderma beraberliği kanser gelişme riskini ciddi derecede artırır. Ayrıca sigara sklerodermaya bağlı gelişen refl ü ve yutma güçlüğü gibi bir çok mide-barsak bulgularına neden olur.

Sigara ve Ankilozan Spondilit

Omurga başta olmak üzere, eklemler, tendonların ve ligamanların kemiğe yapışma yerleri, gözler, sindirim ve cilt, solunum sistemleri gibi bir çok organ ve sistemi etkileyebilen romatizmal bir hastalıktır. Olgular sıklıkla 3 aydan fazla devam eden bel ağrısı ve yer değiştiren kalça ağrıları ile başvururlar.

Belde sabah tutukluğu olması tipiktir. Bel ağrısı egzersiz ve yürüyüş ile azalır. Bunun yanında, hastalar daha az sıklıkla periferik eklemlerde ağrı-şişlik, topuk ve ayak tabanlarında ağrı, göğüs ön duvarında ağrı, bulanık görme, gözlerde kızarıklık-batma-yanma gibi şikayetlerle başvururlar.

Eğer hastalık ilerlemişse omurga hareketlerinde kısıtlılık oluşur.Sigara ankilozan spondilitte, hastalığın daha sık aralıklarla aktive olmasına ve fiziksel fonksiyonları bozarak yaşam kalitesinde bozulmaya yol açar.

Hastalığın tipik semptomları olan bel ağrısı ve sabah tutukluluğu aktif sigara içimi ile ilişkili iken, hastalığa bağlı sakatlıklar ve şekil bozuklukları ise geçmişte içilmiş sigara ile dahi ilişkilidir.

Источник: https://www.saglikk.com/romatizmal-hastaliklarda-sigaranin-zararlari/

Sigaranın Zararları ve Hastalıkları

Romatizmal Hastalıklarda Sigaranın Zararları

Sigaranın zararları sağlığımıza ne kadar çok kötü yönde etki ettiğini herkes bilmektedir. Fakat buna rağmen insanlar sigaranın ne kadar zararlı olduğunu bildiği halde kullanmaktadır. Sigara içen kişilerin çevresindeki kişilerde etkilenebilmektedir. Bundan etkilenen kişilere pasif içici denmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün bir istatistiğine göre üç yetişkinden bir tanesi sigara kullanmaktadır. Dünyada her sene tam dört milyon insan sigaradan hayatını kaybetmektedir. Fakat bunun gelecek yirmi yılda on milyona kadar çıkacağı tahmin edilmektedir. Sigara başta akciğer kanseri olmak üzere birçok ölümcül hastalığa sebep olmaktadır.

Kalp ve damak tıkanıklıklarına da sebep olmaktadır.

Sigara, tütün, puro gibi içecekler akciğer kanserine neden olmaktadır. Sigara İçme oranının düştüğü ülkelerde akciğer kanserinin gözle görülür bir şekilde azaldığı görülmüştür.

Akciğer Kanseri dünya genelinde en çok ölüme sebep olan kanser çeşididir. Akciğer kanseri genellikle geç fark edildiği için tedavi süresi de uzun olabilmektedir.

Erken fark edilmesi akciğer kanserinde tedavi de başarıyı artırmaktadır.

Akciğer Kanseri genellikle ilerleyen zamanlarda fark edilmektedir. Bu da tedavi sürecini zora sokmaktadır. Akciğer kanseri olan hastaların yüzde yirmi beşi herhangi bir belirtiye rastlanmamışken hastalığını öğrenmektedir.

Bu kişiler genellikle başka bir hastalığının sonucunda akciğer kanseri teşhisine rastlamaktadır. Bundan dolayı düzenli olarak kontrol ettirmek, röntgen çektirmek insanlar için önemlidir.

Böylece erken teşhisle zarar görmeden kendinizi kurtarabilirsiniz.

Akciğer kanserinin başlıca belirtileri şunlardan oluşmaktadır.

  • Şiddetli Öksürük, öksürüğün şiddetinin giderek artması ve öksürme aralığının artması
  • Göğüste ağrı, baş arısı
  • Tükürüldüğünde kan gelmesi, öksürüldüğü zaman ağızdan kan gelmesi
  • Nefeste darlık hissetmek, Nefes alıp verirken hırıltı hissetmek
  • Yutkunurken zorlanma, boğazda daralma hissi ve seste kısıklık meydana gelmesi
  • Akciğerde zatürre meydana gelmesi, sık sık bronşit olması ve bunun uzun sürmesi
  • Yüz ve boyunda şişlik oluşması
  • İştahsızlık, zayıflama, sarılık

Larenks Kanseri (Gırtlak Kanseri)

Gırtlak hastalıklarını kulak Burun Boğaz Uzmanına giderek teşhis edebiliriz. Erken teşhis sonucunda sadece ses tellerinde sorun olabilir. Bu durumda tedavi hasta ve görevliler tarafından kolaylaşacaktır. Fakat akciğer, kemik ve beyin gibi organlarımıza kan yoluyla sıçradığı zaman tedavide başarıya ulaşma şansı biraz düşmektedir.

Ağız kanseri erken teşhis sonucunda rahat bir şekilde tedavisi mümkündür. Bu yüzden erken teşhis edilmesi önemlidir. Ağız kanseri ilk başlarda genellikle dudak veya ağzın tabanında bulunur. İlerleyen zamanlarda teşhis konmadığı takdirde vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Ağız kanserinin belirtisi erken görünür.

Bu yüzden belirtiler oluşur oluşmaz doktorunuza başvurmak tedaviyi oldukça kolaylaştırır.
Ağız kanserinin değişik şekillerde tedavi çeşitleri bulunmaktadır. Kanserin ne kadar yayıldığına bağlı olarak bir tedavi yöntemi seçilmektedir. Ağız kanseri bulaşıcı mı diye merak ediyorsanız, hayır ağız kanseri bulaşıcı bir hastalık değildir.

Bu hastalıktan ağız bakımımızı yaparak, ağız ve diş hijyenimize dikkat ederek korunabiliriz.

Özofagus (Yemek Borusu) Kanseri

Bu kanserin oluşmasında sigaranın etkisi hastalığı iki ila dokuz kat arttırmaktadır. Sigara ne kadar çok tüketilirse bu hastalığın belirme oranı o kadar kısalır. Sigarayı bıraktıktan yedi yıl sonra bu hastalığa yakalanma oranı sigara içmeyenlerin oranına inmektedir.

Pankreas Kanseri

Midenin arka tarafında yatay şekilde alta doğru şekilde bulunur. Pankreasın en önemli görevi sindirim ve enzimlerin salgılanmasıdır.

Pankreas kanseri hastalığının teşhisi önceden yapılsa dahi seyrini belirlemek oldukça zordur. Diğer kanser çeşitlerine göre hızlı yayılmaktadır. Karın Ağrıları ve sarılık bu hastalığın bazı belirtileridir.

Hastalığın sonucunda kilo kaybı, bağırsak sorunları kusma ve mide bulantısı ortaya çıkabilir.

Koroner Kalp Hastalığı

Kalbe kan ve oksijen sağlamakla görevli damarların giderek daralmasına Koroner Kalp Hastalığı denir. Bu hastalığın sonucunda göğüs ağrısı, nefes darlığı, sersemlik, soğuk terleme, bulantı ve kalp krizi ortaya çıkabilir.
Türkiye de en çok görülen ölüm sebebidir. Belirtileri uzun süre kendini belli etmez. En sık belirtisi ise göğüs ağrısıdır.

Peptik Ülser

Peptik Ülser Hastalığının en yaygın belirtilerinden bir tanesi karın ağrısıdır. Kemirilme ya da ağrı hissi oluşur. Aynı zamanda mide bulantısı, kusma, kilo kaybı diğer belirtilerindendir. Sigara Kullanımı bu hastalığı tetiklemektedir.

Aynı zaman da yüksek miktar da alkol kullanımı da hastalığın riskini artırmaktadır. Bu duruma stres te direk olarak etki etmektedir. Stresli zamanlarda bu hastalığın belirtileri daha da ortaya çıkmaktadır. Yani stresten uzak durmak önemlidir. Günlük hayatta stressiz olmak mümkün olmayabilir.

Bu durumda sevdiklerinizle vakit geçirmek ya da egzersiz tercihiniz olabilir.

SİGARANIN AĞIZ SAĞLIĞINA OLAN ETKİSİ

Sigara ağızda koku yaratmaktadır. Sigara ağız içi kimyayı bozar ve ağızın doğal yapısını yok eder. Dişlerde bakteri oluşumu görülür. Bunda sigaranın etkisi çok büyüktür.

Sigaranın ağıza verdiği en büyük zararlardan birisi de lökoplakidir. Yani beyaz damak hastalığı. Bu hastalık kanserin öncüsü olabilmektedir.

Bu hususlara çok dikkat edilmeli ve sigara içiyorsak sevdiklerimizin yanında dumanını onlara solutarak onları pasif içici durumuna düşürmemeliyiz.

SİGARANIN DNA ÜZERİNE ZARARLARI

Sigaranın insan sağlığına verdiği zararlar o kadar çok ki. Her gün üzerine bir yenisi daha ekleniyor. Sigara dumanının içinde altmıştan fazla kimyasal maddenin DNA ya yapışarak hücrelerde değişime neden olduğu söylenmekte. Böylece Kanser riski ortaya çıkmaktadır. Buda sigara kullanımının insanlara ne büyük zararlar verdiğinin bir göstergesidir.

SİGARANIN VÜCUDUMUZDA İZLEDİĞİ YOLLAR

  • Ağız ve buruna etki eder.
  • Nefes borusuna ulaşır.
  • Yemek borusuna iner.
  • Mideye ulaşır.
  • Hava yolları yani bir diğer adı bronşlar.
  • Akciğer, hava kesecikleri
  • Kılcal damarlara ulaşır ve burada kana geçer.
  • Sağ kalbe ulaşır. Ulaştıktan sonra bütün vücuda pompalanır.
  • Damarlardaki sistemle birlikte bütün vücudu dolaşır.

Источник: https://www.sorulab.com/sigaranin-zararlari-ve-hastaliklari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.