Romatizmal Hastalıklarda Tedavi Başarısı İçin Sağlıklı Bir Hekim Hasta İlişkisi Şart

Romatizma Nedir? Romatizma Belirtileri ve Tedavisi

Romatizmal Hastalıklarda Tedavi Başarısı İçin Sağlıklı Bir Hekim Hasta İlişkisi Şart

Romatizmahastalığı ,belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında Memorial Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Uzmanları bilgi verdi.

Romatizma Nedir?

Romatizma hemen hemen her yaşta görülen ve savunma mekanizmasında çeşitli bozukluklara yol açabilen bir hastalıktır.

Toplumda çoğunlukla romatizmaya sıcak ya da soğuk havanın neden olduğu düşünülse de bu yanlış bir kanıdır.

Romatizmakilolu kişilerde daha fazla ağrıya neden olup, eklemlerde şişlik, sıcaklık ve ağrı ile kendisini gösterir, tedavi edilmediğinde ciddi rahatsızlıklara neden olur.

Romatizmakelime olarak eski Yunan kökenli olup, eklemlerde kötü özellikli iltihaplı sıvı birikmesi anlamına gelir.

Romatizmal hastalıklar genel olarak kronik (süreklilik gösteren) hastalıklardır. Yani bir kişiye romatizmal hastalık tanısı konduğunda, bu kişi bir anlamda hastalıkla yaşamayı öğrenmelidir.

Romatizma sürekli ve düzenli olarak, doktor takibi ve ilaç kullanımını gerektirir.  

Romatizma Belirtileri

Romatizma belirtileriarasında kas güçsüzlüğü, kas ağrısı, sırt ve bel ağrısı, ciltte döküntüler, tırnak değişiklikleri, deri sertliği, gözyaşı azalması, ağız kuruluğu, gözlerde kızarıklık, görmede ani azalma ve kayıp, uzun süreli yüksek ateş, parmaklarda renk solması, solunum sistemi ile ilgili belirtiler (Nefes darlığı, kuru öksürük, kanlı balgam vb.) görülür. Aynı zamanda;

  • sindirim sistemi şikayetleri,
  • böbrek fonksiyonlarında azalma,
  • nörolojik belirtiler (Felç, bilinç değişiklikleri vb.)
  • kalp ve dolaşım sisteminde yaşanan olumsuzluklar (Damarlarda pıhtı oluşumu, nabız kaybı vb.)

da romatizmal hastalıklarının belirtilerindendir. Kendine has belirtileri bulunan ve organ tutulumlarına neden olan romatizmal hastalıkların tedavisi, günümüz koşullarında artık mümkündür. Eklem ve omurga romatizması yaşan kişilerde sıklıkla görülen şikayetler şöyle sıralanabilir;

  • Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı
  • Sabahları eklemlerinde sertlik olması, daha sonra yavaş yavaş gevşemesi
  • El parmaklarında soğukta beyazlaşma, sararıp solma
  • Cilt altında bezeler
  • Güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi
  • Ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik
  • Güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarında ağrı – özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı ve tutukluk hali – Gözlerinde sık sık iltihaplanma (üveit)

Romatizma Tedavisi

Romatizma tedavisinde son yıllarda yeni ilaçların da kullanımı ile önemli başarılar sağlanmaktadır. Ancak yine de çoğu romatizmal hastalığın tamamen ortadan kaldırılması söz konusu değildir. Romatizma tedavisi sürekli bir hekim-hasta işbirliği gerektirir.

Zaman zaman hastalığın alevlenebileceği bilinmelidir. Romatizma tedavisinin bazı vakalarda ömür boyu devam edebileceği unutulmamalıdır.

Romatizma tedavisinde amaç, şikayetlerin ortadan kaldırılması, olası ortaya çıkabilecek organ tutulumlarının önlenebilmesi ve hastanın yaşam konforunu en üst düzeyde sürdürmesini sağlamaktır.

Romatizmal hastalıkların tedavisinde başta romatoloji olmak üzere, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı, ortopedi uzmanı ve gerektiğinde diğer uzmanlık dallarının ekip olarak çalışması gerekmektedir.

Romatizma, şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Bu nedenle romatizma tedavisi belli bir süre değil, ömür boyu sürebilir.

Tedavi sırasında hastalığın şiddetine göre zaman zaman az, zaman zaman çok ilaç kullanmak gerekebilir. Romatizma hastalığını tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da kontrol altına alınabilir.

Kontrol altındaki romatizma birden alevlenebileceği için, hiçbir şikayet olmasa da sürekli doktor takibi şarttır.

İltihaplı Romatizma Belirtileri

Romatizma temel olarak iltihaplı romatizma ve iltihaplı olmayan romatizma olmak üzere 2’ye ayrılır.

İltihaplı romatizma mikropların neden olduğu, bağışıklık sisteminin bozulması ve ürik asit gibi maddelerin yaptığı hasar sonucu oluşur. Genellikle çok sancılıdır. Hemen hemen tüm organlarda kendisini gösterebilir.

Özellikle iltihaplı romatizma yaşlılara özgü bir hastalık değildir. Bebeklerde bile görülebilir. İltihaplı romatizmanın belirtileri arasında;

  • Ellerde ve ayaklarda şişme
  • His Kaybı
  • İştah kaybı
  • Şişkinlik
  • Deri altında oluşan şişlikler
  • Uykuda düzensizlik

görülmektedir. İltihaplı olmayan romatizma ise eklemlerde aşınma ve incelme ile görülüp kemik çıkıntısına neden olabilir. Genellikle kaza, düşme sonucu ortaya çıkar.

Romatizmal hastalıkları çeşitlerine göre 4’e ayrılır;

  • Yumuşak doku romatizması; Bu romatizma en çok görülen tip olup, en önemlisidir. Selülit, omuz eklemi rahatsızlıkları ve dirseğin sürtünmesi sonucu oluşan rahatsızlıklar bu gruba örnek olabilir. Aynı zamanda kireçlenme, belkemiği romatizması, SLE, gut ve akut eklem romatizması da bu şekilde oluşur.
  • Eklem romatizmaları.
  • İç organ romatizmaları.
  • Bunların bir arada olduğu tipler.

Romatizma Nedenleri

Romatizmal hastalıkların nedenleri genellikle vücutta eklemleri, kasları, kemikleri ve bunları birbirine bağlayan bağları etkileyen ve bu dokularda meydana gelen hasarlardır.

Bu hasarlar eklemlerde şişliklere, kızarıklığa, hareket kısıtlamasına ve hatta şekil bozukluklarına yol açabilen rahatsızlıklara neden olur.  Bazı romatizmalar sadece eklemleri değil, bağışıklık sistemini ve iç organları da etkiler.

Romatizmal hastalıkların çoğunun kesin nedeni bilinmese de genetik faktörler, cinsiyet, çevresel faktörler ve yaş faktörleri önemlidir.

Romatizma Ağrısı

Romatizma ağrısı romatizma hastalığına sahip kişilerin en çok yakındıkları konuların başında gelir. Her eklem ağrısı romatizma mıdır? Elbette değil.

Çoğu romatolojik hastalıkta ağrıya ek olarak eklemde şişlik, hareketlerinde kısıtlılık ve özellikle güne başlarken eklemlerinde sertlik hali söz konusudur. Toplumda çoğunlukla romatizma kelimesi ağrıyla eşdeğer şekilde kullanılmaktadır ama bu doğru değildir.

Ağrının romatizmal hastalığın göstergesi olup olmadığı hekim tarafından ayırt edilmelidir.

Soğuk havaromatizma ağrılarını tetikler mi sorusuna ise şöyle yanıt verilebilir; soğuk havalarda ve nem oranının yüksek olduğu hallerde, eklem içinde bulunan az miktardaki kayganlaştırıcı sıvının akışkanlığı ve dağılımı değişir. Bu nedenle ağrı ve sızı olması doğaldır. Bu durum sağlıklı bireylerde de görülür, kişisel duyarlılıklar önemlidir. Ancak soğuk hava romatizmaya neden olmaz ve tek başına romatizmayı düşündürmez.

Romatizma İlaçları

Romatizma tedavisinde romatizmanın temel etkili ilaçlarıve yardımcı ilaçlar kullanılır. Romatizma ilaçlarıbağışıklık sistemi üzerine etkilidir. Düzenli hekim takibi, kan testleri takibi gerektirir.

Romatizma tedavisinde kortizon çok sık kullanılan, kimi zaman hayat kurtarıcı bir ilaçtır. Romatizma ilaçlarının mutlaka doktor kontrolünde kullanılıp, doktor kontrolünde bırakılması gerekir.

Romatizma ilaçları hem hap şeklinde hem de iğne şeklinde kullanılabilir. Son yıllarda geliştirilen romatizma ilaçlarıyla romatizma tedavisinde çığır açılmıştır denebilir. Ayrıca egzersiz romatizma hastalıklarına egzersiz de çok iyi gelmektedir.

Hareketleri sınırlanmış eklem ve omurganın esnekliğine kavuşması için, kas ağrılarında spazmın çözülmesi için çok önemlidir.

Romatizma Yaşlılarda Mı Görülür?

Romatizma yaşlılarda görülür kanısı doğru bilinen bir yanlıştır. Çoğu romatizmal hastalık genç yaşlarda başlamaktadır.

Özellikle omurga romatizmaları genç erkekleri etkilerken, eklem romatizmaları doğurganlık çağındaki kadınlarda daha sık görülür.

Genç erkeklerde ortaya çıkan bel ve kalça ağrıları mekanik sebeplere ve bel fıtığına yorulur, romatizma genellikle düşünülmez. Bu da çok erken yaşlarda omurga hareketlerinin kısıtlanmasına ve kişinin sakat kalmasına neden olmaktadır.

Özellikle bel ağrısından şikayet eden genç yaş erkeklerin mutlaka omurga romatizması yönünden değerlendirilmesi gerekir. İleri yaşlarda özellikle yük taşıyan eklemlerde (diz, kalça, ayak bileği) başlayan ağrıların ve şekil bozukluklarının çoğunlukla nedeni kireçlenmedir.

Çocuklarda Romatizma Olur Mu?

Romatizma her yaşta olduğu gibi çocuklarda da görülür. Çocukluk yaş grubuna özgü romatizma tipleri bulunmaktadır. Eğer erken teşhis edilip tedavi edilmezse, kalıcı sakatlıklara ve gelişme geriliğine neden olabilmektedir.Çocuklarda romatizma konusunda daha fazla bilgi almak isterseniz makalemizi okuyabilirsiniz.

Romatizma Genetik Midir?

Romatizmal hastalıkların nedenleri arasında genetik yapının önemi büyüktür. Bu durumda ailede romatizmal hastalık olması aynı veya farklı bir romatizmal hastalık için yatkınlık olduğunu düşündürür.

Ama bu hiçbir zaman kesinlik taşımaz, bilenemeyen çevresel koşullara maruz kalınmazsa hastalık ortaya çıkmayabilir. Romatizmal hastalıktan kuşkulanılan kişinin ailesinde de romatizma olması tanıyı kuvvetlendirir.

Ancak ailesinde romatizma olduğu bilinen sağlıklı bir kişide romatizma gelişeceğinin göstergesi değildir.

Hamilelik ve Romatizma

Romatizması olan kadınların hamile kalmasında bir sakınca olmaması romatizmanın tipine göre, iç organlarda harabiyet olup olmamasına göre değişir. Hastalığının o dönemde aktivitesi azalmış ve kontrol altına alınmışsa, uzun süredir hastalık şiddetinde alevlenme olmamışsa ve bazı incelemelerden sonra gebeliğe izin verilebilir. Bu süreçte çok sıkı takip gerekir.

Bazı romatizmal hastalıklar gebelik esnasında alevlenip artış gösterirken, bazıları tamamen sessizleşir. Hekim onayı alınmadan gebe kalınmamalıdır. Tedavide kullanılan bazı ilaçların uzun süren etkilerinin olması nedeniyle ilaç kesildikten sonra da bir süre beklemek gerekmektedir. Bulaşıcılık gibi bir durum söz konusu değildir.

Ama anne kanından bebeğe geçebilen bazı maddeler nedeni ile bazı romatizmal hastalıklarda bebeğin ilk günlerinde olumsuzluklar olabilir, ancak bu geçici bir durumdur. Örneğin; lupuslu gebeden doğan bebek lupuslu doğmaz. Genetik yapıyı taşıyabilir ama ilerleyen yıllarda lupus hastası olup olmayacağı söylenemez.

Kaplıca tedavisi romatizmaya iyi gelir mi?

Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak uygulamalar iyi gelmez. Hatta aktif hastalık esnasında şikayetleri daha da artırabilir. Kireçlenmede ise yararlı olabilir. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce doktor onayı alınması önemlidir.

Güncellenme Tarihi: 16 Kasım 2016Yayınlanma Tarihi: 16 Kasım 2016

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/romatizma-belirtileri/

Romatizma hakkında doğru bilinen yanlışlar

Romatizmal Hastalıklarda Tedavi Başarısı İçin Sağlıklı Bir Hekim Hasta İlişkisi Şart
Kaşifoğlu, bir otelde düzenlediği toplantıda, romatizmal hastalıklar hakkında doğru bilinen yanlışları açıklayarak, en sık görülen romatizmal hastalıkların başında romatoid artrit, ankilozan spondilit, sedef romatizması, behçet hastalığı, ailevi Akdeniz ateşinin geldiğini bildirdi.

Ülkemizde romatizmal hastalıkların, oldukça yaygın ve sık gözüktüğünü belirten Kaşifoğlu, “Romatizmayla uğraşan hekim sayısı son derece kısıtlıdır. 2013 itibariyle toplam 160 romatoloji uzmanı vardır ki sayısı milyonlarca olan bir hastalık için son derece düşük bir orandır” diye konuştu.

Halk arasında hastalıkla ilgili olarak “Romatizma ölümcül risk taşır mı?”, “Kaplıcalar her romatizmalıya iyi gelir mi?”, “Her bel ağrısı bel fıtığına mı bağlıdır?”, “Romatizmal hastalıklar aileden mi geçer?” başlıklı konularda çeşitli görüşlerin olduğunu söyleyen Kaşifoğlu, hastaların romatizma hakkında doğru bilgilendirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Hastaların tanı konulduktan sonra kendilerine, kaplıcaların fayda sağlayıp, sağlamayacağı yönünde soru yönelttiklerini ifade eden Kaşifoğlu, şunları kaydetti: “Bu algı birazda turizm merkezleri tarafından romatizmal hastalıklara iyi geldiği şeklinde teşvik ediliyor. Oysa yarardan çok zarar sağlamaktadır.

Kaplıcalara giden pek çok iltihaplı romatizması olan hastamız, daha kötü şekilde sedyeyle karşımızda gelmektedir. İltihaplı romatizmal hastalıklarda kaplıca tedavisini kesinlikle önermiyoruz. Ama kireçlenme dediğimiz bir hastalık grubu var ki yaşla beraber eklem aralığının daralması gibi eklem hastalıklarında, diz ağrılarında işe yarayabilir ama küçük bir gruptur.

Hastaların kullandığı diğer bir alternatif yöntem de sülük tedavisidir. Bu da çok sağlıklı bir tedavi yöntemi değildir. Hastalara çeşitli hastalıkların bulaşması söz konusudur çünkü farklı kişilerde kullanılan sülükler yapıştırılabiliyor ve tıbben ispatlanmış bir etkinliği yoktur.

Romatizmal hastalıklar konusunda faydası olabileceğini gösteren hiçbir kanıtta yoktur hatta hastalara zararlı olabilir.”

Hastaların “hacamat” denilen, vücuda yapılan çizikle kanı akıtma yönetiminin de yararı olmayacağına dikkati çeken Kaşifoğlu, “Bu tür alternatif yaklaşımlar hekime ulaşımını ne kadar geciktirirse sakat kalma riski o kadar yüksek olacaktır.

Bu tip alternatif yöntemleri hastalara önermiyoruz. Romatizma tedavisi olan ve bilinen hastalıklardan ama romatoloji uzmanının eksikliğinden kaynaklı, hekime ulaşma zorluğu nedeniyle tanı konulamadığından, böyle alternatif çözümlere sapıldığında hastalar fayda değil aksine zarar görebilirler. Dolayısıyla bu konuda hastaların duyarlı ve dikkatli olması çok önemli” dedi.

HER BEL AĞRISI BEL FITIĞINA MI BAĞLIDIR?

Hekimlerin sıklıkla yaptıkları hatalardan birinin, bel ağrısıyla gelen çoğu hastada bel fıtığı olduğu düşüncesi ve bu konuda yapılan gereksiz operasyonlar olduğunu anlatan Kaşifoğlu, “Özellikle genç yaşta başlayan ve istirahatle kötüleşen, sabahları ağrıyla kalkan hastalarda bizim, omurgayı etkileyen bir hastalığı düşünmemiz gerekir ki hastalarda gereksiz ameliyatlardan, fiziksel rehabilitasyon tedavilerinden kurtulabilsinler” ifadelerini kullandı. Romatizmal hastalıklardan olan behçet hastalığıyla ilgili olarak da tekrarlayan ağız yaralarının, hastalığın tek belirtisi olmadığını aktaran Kaşifoğlu, romatizmal hastalıkların illaki aileden geçmesi gereken bir durum olmadığına da dikkati çekti. Hastalığın ölümcül olup, olmadığı hakkında bilgi veren Kaşifoğlu, şöyle konuştu:

“Bazı romatizmal hastalıklar gerçekten ölümcül olabilir, bu çok küçük bir gruptur. Bazı romatizma rahatsızlıkları eğer iç organları etkilerse, akciğer, beyin, kalp gibi ölümcül de olabilecek ciddiyette hastalıklardır ama çok büyük bir hastalık grubumuz başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bilinmelidir ki romatizmal hastalıklar sadece eklemleri tutan hastalıklar değildir, tüm organları etkileyebilen hastalıklardır.”

ROMATİZMA TV

“Biz Türkiye Romatoloji Derneği olarak hastaların doğru bilgiye ulaşmasını üzerimize düşen bir sorumluluk olarak görüyoruz” diyen Kaşifoğlu, şöyle devam etti:

“Hastaların kendi hastalıklarını bilmelerinin tanı, tedavi aşamasında daha katılımcı olacağını, bugün ve gelecekte daha sağlıklı yaşam sürdüreceğini düşünüyoruz.

Bu amaçla derneğimiz tarafından hastalara yönelik, ücretsiz, kısa videoların oluştuğu bir internet sitesi hazırlandı. Sitede hastaların, sık sorduğu internette yanıtını aradığı, 300'e yakın soru, çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri tarafından yanıtlanıyor. Ayrıca romatoloji uzmanların isim ve adresleri bulunuyor.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN BUGÜN NELER OLDU

Источник: //www.sabah.com.tr/saglik/2013/12/25/romatizma-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar

AS hastalığı nedir ? Belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir?

Romatizmal Hastalıklarda Tedavi Başarısı İçin Sağlıklı Bir Hekim Hasta İlişkisi Şart

İlk olarak bel ağrısı ile kendini gösteren Ankilozan Spondilit (AS)hastalığı hakkında bilgi veren Prof. Dr.

İhsan Ertenli, söz konusu hastalığın sıklıkla genç erkeklerde görüldüğüne dikkat çekti.

Ertenli, AS hastalığının hayatı ve hareketi kısıtlayan, ağrıya, iş görmezliğe, psikolojik sorunlara ve ileri evrelerde bazı hastalarda kamburluğa neden olabileceğine işaret etti. 

Prof. Dr. Seza Özen ise, romatizmal hastalıkların kadın hastaları, genellikle doğurganlığın en yüksek olduğu yaşlarda etkilediğini ve başarılı gebelik için düzenli hekim kontrolü gerektiğini kaydetti.

Türkiye Romatoloji Derneği ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı tarafından Bodrum’da “9. Anadolu Romatoloji Günleri” düzenlendi.

Yaklaşık 500 katılımcı takip ettiği toplantıda, 11 adet Panel, 10 adet Konferans, 7 adet Uydu Sempozyum gerçekleştirildi ve 56 poster bildiri sunuldu.

Her yıl Mayıs ayının ilk haftası Cumartesi günü “Dünya Ankilozan Spondilit Günü” olması nedeni ile Türkiye Romatoloji Derneği, romatizmal hastalıkların toplumun geniş kesimlerince tanınması ve romatizmalı hastaların mümkün olduğunca erken dönemde doğru tedaviye ulaşarak sağlıklı bir yaşam sürmesi konusu anlatıldı.

Bel ağrısı deyip geçmeyin.

Kongre Başkanı Prof. Dr.

İhsan Ertenli, hastalığın bel ağrısı ile kendini gösterdiğini belirterek, “Türkiye Romatoloji Derneği ‘Bel Ağrınızı Sorgulayın’ başlıklı bilinçlendirme kampanyası ile AS’nin erken dönemdeki en önemli bulgusu olan inflamatuvar bel ağrısı farkındalığını artırmayı ve inflamatuvar bel ağrısı olan hastaların en kısa sürede bir romatoloji uzmanına başvurarak uygun tanı ve tedaviye ulaşmasını sağlanmalı. Sıklıkla genç erkeklerde görülen, hayatı ve hareketi kısıtlayan, ağrıya, iş görmezliğe, psikolojik sorunlara ve ileri evrelerde bazı hastalarda kamburluğa neden olabilen Ankilozan Spondilit (AS) hastalığı için doğru teşhis ve tedavi için toplumda farkındalık yaratmak hedefleniyor. Türkiye Romatoloji Derneği, ‘Bel Ağrınızı Sorgulayın’ kampanyası dahilinde, getirdiği fiziksel ve psikolojik sorunlarla toplumsal yükü ve maliyeti oldukça fazla olan engelleyici bir sağlık sorunu olan Ankilozan Spondilit (AS) hastalığı ile ilgili bilinç uyandırmayı hedefliyor” diye konuştu.

AS hastalığı tanısını hangi branş koyar?

Prof. Dr Sedat Kiraz Artan ise şunları kaydetti: “Türkiye’de yüzde 16,4 ile sağlık sistemine başvuruların başında bel ağrısı gelmektedir. Ülkemizde yaklaşık 2 yüz bin kişiyi etkileyen ciddi bir hastalık olan AS hastalarının yüzde 40’ı hasta olduklarını ve hangi doktora gideceğini ne yazık ki bilmemektedir. Bu hastalara romatoloji uzmanları bakmaktadır.

Türkiye’de AS tanısı, hastaların doktora ilk başvurdukları tarihten ortalama 8 yıl sonra konabilmekte fakat hastaların başvurduğu ilk hekimin romatolog olması halinde bu süre kısalabilmektedir. Fakat bu sayı Türkiye’de 250’yi geçmemekte, bu nedenle hastaların doktora erişiminde sıkıntılar yaşanmaktadır.

İnflamatuvar bel ağrısı, aralarında AS’nin de bulunduğu önemli bazı romatizmal hastalıkların erken dönemdeki en önemli bulgusudur.

40 yaş öncesinde başlayan, 3 aydan daha uzun süre devam eden, aniden değil yavaş yavaş başlayan, sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran, istirahat ile geçmeyip hareket etmekle azalan ve ’inflamatuvar bel ağrısı‘ adı verilen bu ağrıya sahip kişilerde AS olma olasılığı bulunmaktadır.

Bu romatizmal hastalıklar erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilmekte, böylece hastaların yaşamlarına ağrısız ve hareket kısıtlılığı olmadan devam etmeleri sağlanabilmektedir. AS hastalarının mümkün olan en kısa zamanda doğru teşhis ve tedaviye ulaşarak fonksiyonel durumlarının ve yaşam kalitelerinin iyileştirilebilmesi için inflamatuvar bel ağrısı farkındalığının artırılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülüyor

Prof. Dr. Sedat Kiraz, erkeklerde kadınlardan daha sık görülen AS hastalığı olduğuna dikkat çekti. Kiraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastaların çocuklarını kucaklarına alıp kaldırmalarını, onlarla doyasıya oynamalarını, gece rahat uyumalarını, hatta çoraplarını, ayakkabılarını giymelerini bile engelleyebilmektedir.

Hastalarda yol açtığı engellenme duygusu, psikolojik sorunlara yol açabilmekte, hastalığın neden olduğu problemlerin yelpazesini daha da genişletmektedir. AS çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkan ve omurga, kuyruk sokumu kemiği ile leğen kemiğini birleştiren sakroiliyak eklemleri etkileyen bir romatizma hastalığıdır.

AS hastalığı belirtileri neler?

Genç yaşlarda en üretken çağda ortaya çıkan bu hastalık, sabahları yol açtığı tutukluk nedeniyle işe gitmeyi zorlaştırmakta, çalışma hayatına ara verilmesine dahi yol açabilmektedir.

Birçok kişi için hayatı anlamlı kılan gündelik rutin işler, doğru tanı ve tedaviye ulaşamayan AS hastaları için ne yazık ki mümkün değildir. AS’de bel ağrısı dışında sırt, boyun ve kalçaların arka kısımlarında da ağrı hissedilebilir.

Hastalığın son aşamasında bazı hastalarda toplum arasında ’kamburluk‘ olarak bilinen sırt ve boyun deformasyonu görülebilir. AS’nin bel fıtığındaki ağrıdan en önemli farkı, ağrının istirahat halinde artması ve aktiviteyle (hareketle) azalmasıdır.

Her 100 ankilozan spondilit hastasından 7’sinin öyküsünde bel fıtığı ameliyatına rastlanmaktadır. Ankilozan spondilit en çok bel fıtığıyla karışmakta, her 3 ankilozan spondilit hastasından biri en başta bel fıtığı tanısı almaktadır”

Gebelik ve romatizmal hastalıklar

Prof. Dr. Seza Özen ise, gebelik ve romatizmal hastalıklar noktasında şu bilgileri verdi: “Romatizmal hastalıkların çoğu kadın hastaları, genellikle doğurgan oldukları yaşlarda etkilemektedir. Düzenli ve dikkatli hekim kontrolüyle, bu hastalıklara sahip birçok kadın sağlıklı ve başarılı gebelikler geçirebilmektedir.

Ancak bu başarı için hasta ile hekim arasında sıkı bir iletişim ve uyum gereklidir. Temel prensip, altta yatan romatizmal hastalık kontrol altına alındıktan sonra gebeliğin planlanmasıdır. Gebelikten en az 3-6 ay öncesinden hastalıkları kontrol altına alınmalıdır. Gebelik sırasında romatizmal hastalıkların seyrinde değişiklikler görülebilmektedir.

Gebelik sırasında, romatoid artritte (RA) hastalığın belirtileri azalırken, sistemik lupus eritematozusta (SLE) gebelik boyunca belirti ve bulgularda artış gözlenebilmektedir. Doğumdan sonraki dönemde ise her iki hastalıkta alevlenme görülebilir.

SLE ve antifosfolipid antikor sendromu gebelik komplikasyonlarına yol açarak hem fetüs hem de anne için hayati teh oluşturabilmektedir.

Romatizmal hastalık nedeniyle kullanılan ilaçların bazıları, gebelik kaybına ya da bebekte zararlı etkilere yol açabilir. Herhangi bir romatizmal hastalık nedeniyle tedavi alan her hasta, gebelik öncesi hekimi tarafından değerlendirilmeli ve ilaçları düzenlenmelidir.

Gebelik seyrinde hastalığın alevlenme riski varsa; bazı ilaçlara gebelik sırasında hekim kontrolü altında devam edilebilir. SLE ve Sjögren sendromlu, kanlarında anti-Ro antikoru bulunan kadınların bir kısmının bebeklerinde doğuştan kalp ritim bozuklukları oluşabilmektedir.

Bu tür gebeliklerde gebelik seyrinde ve doğum sonrasında bebeğin kalp ritm bozukluğu açısından yakın takibi gereklidir. Ailevi Akdeniz Ateşi ülkemizde sık görülen genetik bir hastalıktır. Hastalığın temel ilacı olan kolşisin gebelik ve emzirme döneminde güvenle kullanılabilir. Aksine gebelik sırasında kolşisin kesilmesine bağlı ataklar gebelik kayıplarına neden olabilir.

Son yıllarda yaygın olarak kullanılan biyolojik ajanlar, nispeten yeni ilaçlar oldukları için gebelikte kullanımları ile ilgili bilgiler yetersizdir. Son dönemde güvenirlilikleri ile ilgili veriler artsa da; hala gebelik öncesinde bu ilaçların kesilmesi önerilmektedir.

Ancak gebelik planlanıyor ve hastalık kontrolü için biyolojik ilaçlara ihtiyaç duyuluyorsa hekim ve hasta ortak kararı doğrultusunda bazı hastalarda kullanılabilir. Özetle; herhangi bir romatizmal hastalığı bulunan tüm kadınlar, gebelik öncesi hastalık kontrolü ve ilaç düzenlenmesi açısından hekim tarafından değerlendirilmeli, gerekli bilgilendirme ve önlemler alınmalıdır”

Etiketler: Ankilozan Spondilit (AS)AS hastalığıbel ağrısıromatizma

Источник: //www.gidahatti.com/as-hastaligi-nedir-belirtileri-neler-nasil-tedavi-edilir-53890/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.