Ruhsal Problemlerin Belirtileri ve Psikoterapi ile Tedavi

Psikiyatri bir ruhsal bozukluktur: belirtiler ve terapiler

Ruhsal Problemlerin Belirtileri ve Psikoterapi ile Tedavi

Tüm insanlar günlük strese maruz kalmaktadır.çeşitli nedenlerden dolayı. Bazılarında organizma, ciddi sonuçlara yol açmadan hayatın kudretli hızına dayanabilir. Başkalarının ruhu muazzam yükler yaşamak zorunda kalıyor. Sıklıkla onlarla baş edemez.

Bu durumda, “psychasthenia” adı verilen bir hastalığın gelişmesinden söz ederler. Aşırı iç gözlem ile karakterize olan bu patolojik durum. Ona maruz kalan insanlar kendilerini talepleriyle abartıyorlar. Kendileri çok kritikler, düşük öz saygıları olabilir.

Bozukluğun ana nedenleri

Psikiyatri haklı olarak XXI yüzyılın bir hastalığı olarak kabul edilmektedir.Büyük şehirlerde artan sayıda insan kişilik değişikliklerinden muzdariptir. Sürekli olarak kontrol ederler, eylemlerini tekrar kontrol ederler ve kökten bir şeyi değiştirecek gücü bulamazlar.

Bozukluğun kesin nedenleribilinmemektedir. Doktorlar, belli faktörlerin etkisi altında patolojik sürecin doğduğunu ve aktif olarak gelişmeye başladıklarını varsayar. Bunlar arasında:

  1. Stres.Hemen her modern insan, rahatsızlık ve deneyimlere maruz kalmaktadır. Çok çalışmak, başarılı olmak ve belirli standartlara uymak gerekliliği – bunların hepsi psişeye yönelik sert testlerdir. Kalitatif dinlenme olmadan sinir sistemi zamanla yorulur. Temel işlevlerini yerine getirmeyi bırakır.
  2. Uyku eksikliği. Tam dinlenme, merkezi sinir sisteminin iyi çalışması garantisidir. Birkaç ay boyunca kronik uykusuzluk, bağışıklıkta azalmaya, beynin bozulmasına neden olabilir.
  3. Fiziksel hareketsizlik. Fiziksel aktivitenin eksikliği, vücudun çalışmaları dahil olmak üzere birçok problemi beraberinde getirir.
  4. Alkol ve sigara içmek. Sinir sisteminin kronik zehirlenmesi patolojisine yol açar.
  5. Endokrin sistemi ve merkezi sinir sistemi hastalıkları.
  6. Olumsuz ekolojik durum. Kirlenmiş hava ve su, kötü kaliteli yiyecekler insan sağlığını kötüleştiriyor.

Bu faktörler nadir değildir.Etkileri tüm gelişmiş ülkelerde görülebilir. Bununla birlikte, sadece psikiyatri tanısı konan kişilerin sadece küçük bir yüzdesi. Bu patolojik sürecin ikinci bileşeninden kaynaklanır – hastanın kişilik özellikleri.

Klinik resim

Psychasthenic hedefine ulaşmak için yolda daha fazlahepsi yenilgi korkuyor. Bu nedenle, döküntü veya spontan eylemler yapmazlar.

Öte yandan, psikosofik tip kişilik, karar almada kararsızlık ile karakterize edilir, pedantry ifade edilir.

Herhangi bir eylemin başlamasından önce, bu insanlar planı dikkatli bir şekilde planlayıp, tam olarak takip ederler. Herhangi bir dış faktör onu ihlal ederse, kaybedilir ve tamamen ondan çekilebilir.

Psikiyatrilerin çoğu iyi okunuyor veeğitimli insanlar. Entelektüel anlayışa rağmen, reklamı sevmiyorlar. Bir kitleye konuşmanız gerektiğinde, bilgileri tamamen ve hatta tamamen sahip olduğunuz halde tamamen unutabilirsiniz. Böyle insanlar karar vermekte zorlanıyorlar. Bu nedenle, genellikle destek ve yardım ararlar.

Psöstromeni belirtileri arasında seçicilikarkadaş seçimi İletişim çemberi oldukça sınırlıdır. Sadece yıllarca test edilmiş insanlarla etkileşim halindedir. Yabancılara karşı inançsız davranılır ve yanlış anlaşılma korkusu nedeniyle iletişim kurmaktan hoşlanmazlar.

Dakiklik ve pedantry karakteristiğibozukluk. Bu nitelikler genellikle başkalarını rahatsız eder. Ancak, sıkı çalışma ve sorunsuz çalışma ile telafi edilir. Bu meslektaşları, psikiyatriyi problemleriyle birlikte yüklemek için kullanırlar.

Bu kişiler daha fazlakendi sağlığınız. Bir ölçüde hipokondriac olarak kabul edilebilirler. Zamanla, bu tür bir kuşku, reaktif depresyona dönüşür.

Psişikotikler nasıl düşünüyor?

Bugün neredeyse tüm tıbbiEl kitaplarında psikiyatrik bir hastalığın ne olduğu hakkında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Kişilik tiplerini teşhis etmek için yapılan bir test genellikle tanımına eklenir. Onun yardımı ile, herkes bu bozukluğu geliştirme olasılığını belirleyebilir. Başka ne ilginç?

Bu tanıyı düşünen hastalar genelliklemantıksallığıyla dikkat çekiyor. Şüpheye son derece duyarlıdırlar, bu yüzden dikkatle problem çözme yaklaşıyorlar. Her zaman soruların olumlu ve olumsuz yönlerini kıyaslayarak inanılmaz bir çaba harcarsınız. Mantıksal cevabın açık ve yüzeyde olduğu anlaşılıyor. Bununla birlikte, iç güvensizlik onu ayırt etmesine izin vermez.

Uzun bir sürepratikte kullanılır. Psişikastikler daima zeki ve eğitimli insanlardır. Halktan eleştirmekten korkuyorlar, dolayısıyla kamuya nadiren rastlıyorlar. Bunlar arasında politikacı veya kamuya ait rakam yoktur.

Öte yandan, döküntüleri veya doğaçlama eylemleri beklemek gerekli değildir. Hastalığın özellikleri nedeniyle, bu tür insanlar önceden eylemlerini temsil eder.

Psikoshenik kişilik tipi karakterize edilirsürekli gelişim için aspirasyon. Ancak, olumlu dinamikler bile tatmin olmaz. Atanan hedefe ulaştıktan sonra, bu insanlar, kendilerine değersiz hissettikleriyle karşılaştırıldığında, bu ideale yeniden bakmaya başlarlar. Bu hayat boyunca devam edebilir.

Bozukluğun Türleri

Hastalığın resmi bölünmesi kategorilere ayrılırmevcut değil. Bununla birlikte, tıp pratiğinde, onu aşağıdaki alt türlere göre ayırt etmek gelenekseldir: endişeli (kaçınma) ve anankast (obsesif-kompulsif) kişilik bozukluğu. Her birinin belirli farklılıkları vardır.

İnsanlarda anankastnom kişilik bozukluğu ileobsesif düşünceler var. Kapının kapalı olup olmadığını, ütünün prizden çıkıp çıkmadığını sürekli düşünürler.

Öte yandan, akrabalarına karşı daha önce görülmemiş bir dostluk sergilerler. Yabancılarla uğraşırken, alçakgönüllü ve duygusal olarak davranmayı tercih ederler. Bu bireyler farklı fobilere eğilimlidir.

İkincisinin gelişimi kesinlikle herhangi bir sebepten dolayı ortaya çıkabilir.

Endişeli bir kişilik bozukluğu ortaya çıktığında,yabancılardan eleştiri korkusu. Bu tür tanı “psychasthenia” olan hastalar sürekli olarak cesaretlendirilmeli ve rahatlatılmalıdır. Hiçbir durumda eleştirilmemeli veya suçlanmamalısınız. Aksi halde, sürekli bir kendi kendine inceleme gerçek bir depresyona dönüşebilir.

Çocuklarda bozukluğun özellikleri

Psychasthenia belirtileri genellikle çocukta görülüryaş. Kesin olmak için, okul başlangıcında. Genç sınıflarda, zorunlu olarak öğretim materyalini öğrenme yeteneğini etkileyen mekanik hafıza sorunları vardır. Böyle çocuklar sürekli yaptıkları işi tekrar kontrol ederler, böylece akranlarının gerisinde kalırlar. Kamu konuşmalarında, başkalarının değerlendirmesine çok duyarlıdırlar.

Daha yaşlı bir yaşta, gelişmiş analitikİstenilen sonuca ulaşma yeteneği. Bu tür çocuklar materyali mükemmel bir şekilde anlayabilir ve yeni bilgileri mantıklı bir şekilde genelleştirebilir. Entellektüel yetenek kendini yetişkinlikte hissettiriyor.

Çocuklarda psikiyatri yeterince gelişiryavaşça. Bununla birlikte, bakmakta olan ebeveynler, özellikle karşı cinsle, sınıf arkadaşlarıyla iletişim kurmada bazı zorluklar yaşayabilirler. Bu çocuklar sadece onlara acı çekemeyecek olanları seçmeye çalışırlar.

Tanı Yöntemleri

Çoğu zaman psikiyatri şüphesi ileHastanın akrabalarını veya yakın arkadaşlarını ifade eder. Ön tanıyı açıklığa kavuşturmak için, doktor önce bir dizi açıklayıcı soru sormalıdır. Hastalığın semptomlarının nasıl ortaya çıktığını bilmesi önemlidir, bu da sinir sisteminin tükenmesinin bir itici gücüdür.

Bundan sonra enstrümantal yöntemlere geçerlertanılama. Vücudun bir bütün olarak işleyişini değerlendirebildikleri için, tüm hastalara standart idrar ve kan testleri yazılır. Ek olarak, böbrek, endokrin ve metabolik süreçler gerekebilir.

Enstrümantal teşhis, bir uzmanın varsayımlarını doğrulamanıza veya belirli noktaları netleştirmenize izin verir. Bugün kullanılan yöntemler arasında aşağıdakiler özellikle önemlidir:

  1. EKG.
  2. Tiroid bezinin ultrasonu.
  3. Serebral damarların ultrasonu.

Psikiyatri karmaşık bir hastalıktır. Klinik tablosu birçok açıdan diğer patolojilere benzer. Bu nedenle ayırıcı tanısı olmayan ankette, yapılması nadiren mümkündür. Şizofreni ve nevrasteni eşlik edebilecek diğer kişisel belirtilerle gerçekleştirilir.

Önerilen tedavi

Psikiyatri ciddi bir hastalıktır.Yeterli tedavi gerektirir. Ancak, nihayetinde tedavi edilemez. Bu rahatsızlık genellikle ölüme kadar bir kişiye eşlik eder. Uygun yaklaşımla semptomlarını durdurmak, böylece hastanın hayatını kolaylaştırmak mümkündür.

Terapötik etkilerin teknikleri olabilirçeşitliliği. Çoğu zaman ilaç ve fizyoterapiye başvururlar. Özellikle ciddi durumlarda, psikoterapi seansları olmadan yapamazsınız. Bu teknikler hakkında daha fazla detay aşağıda açıklanacaktır.

Seçilen tedaviye bakılmaksızın, herhangiDoktor ilk olarak hastaya yaşam tarzını yeniden düşünmesini önerir. Uyku saatini doğru bir şekilde planlamak için dinlenmek için daha fazla zaman ayırmak gerekir.

Fiziksel ve duygusal yükleri kötüye kullanmamak daha iyidir. İyi bir seçenek, spor salonuna veya masaja kayıt olmaktır.

Bu yaklaşım sadece birikmiş stresi ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda yeni bir kişinin ortaya çıkmasını da önler.

İlaçların uygulanması

Savaşta kullanılan ilaçlarhastalık, endişe, şüpheli belirtileri ve ruh hali değişimlerini ortadan kaldırmak için yardımcı olur. Bazıları fobilerin gelişmesini engeller, çoğu zaman “psikiyatri” tanısı konan hastalara zulmetmektedir. İlaç tedavisi, aşağıdaki ilaç gruplarının atanmasını içerir:

  1. Vitaminler ve adaptojenler. Bunların uzun süreli kullanımı, nörotransmitterlerin açığının değiştirilmesine, bir bütün olarak vücudun restorasyonuna katkıda bulunur.
  2. Sakinleştirici. Tedavi bitkisel preparatların alımı ile başlar. Etkinin yokluğunda, tedavi daha karmaşık ilaçlar tarafından desteklenmektedir.
  3. Uyku hapları (Donormil, Barbital, Melaxen). Bu gruptaki ilaçların sadece doktorun reçetesine göre ve onun sürekli kontrolü altında kullanılmasına izin verilir.
  4. Antidepresanlar (“Aminalon”, “Sertralin”, “Fluoksetin”).
  5. Nöroleptikler (“Propazin”, “Azaleptin”). Bu ilaçların en şiddetli vakalara başvurmalarına yardımcı olmak. Doz ve tedavi süresi kesinlikle doktor tarafından belirlenir.

Sinir sistemini mümkün olan en kısa sürede geri kazanmak için, vitamin komplekslerinin alınması tavsiye edilir. Uyum süreçlerinin iyileştirilmesine, komplikasyonların önlenmesine katkıda bulunurlar.

Fizyoterapötik etkiler

Psychasthenia tedavisi olmadan hayal edilemezFizyoterapi. Bu tamamen güvenli ve etkili prosedürler dizisidir. İlaçlar sadece vücuttaki etkiyi arttırmaz, aynı zamanda temel tedaviyi de destekler.

  1. Elektrostimülasyon. Bu prosedür, vücudun belirli bölgelerindeki elektrik akımının etkisini gösterir.
  2. Elektroforez. İlaçların deri katmanlarına daha derin nüfuz etmesi için kullanılır. Sonuç olarak, vücudun bir ilaca olan ihtiyacı azalır ve terapötik etkisinin süresi artar.
  3. Elektro. Sakinleştirici bir etki sağlar. Bu prosedür, kronik yorgunluk ve zihinsel aşırı yüklenmelerden muzdarip hastalar için reçete edilir.

Listelenen prosedürler yüksek verimlilik ile karakterizedir. Bununla birlikte, onların yardımları sadece ilgilenen doktor ile görüştükten sonra başvurulmalıdır.

psikoterapi

Farklı psikoterapi türleri de kullanılıyorpsychasthenia tedavisi için. Düzenli seanslar sayesinde hasta kendini kabul etmeye başlar. Yavaş yavaş, başarılı sosyalleşme becerilerini geliştirir.

Bu tür bir tedavi yaşamdaki yerinizi bulmanızı ve kendini geliştirmenin yararı için kişisel özellikleri kullanmanızı sağlar. Hastanın bireysel özelliklerini dikkate alarak spesifik bir psikoterapi türü seçilmiştir.

En iyi sonuç, ilaç müdahalesi ile eşzamanlı olarak yürütülen oturumlar tarafından verilir.

İyileşme için prognoz

Psöstromeni tedavisi uzun bir süreçtir. Ne yazık ki bu hastalığın sonsuza kadar ortadan kaldırılması mümkün değildir. Terapötik müdahale Önerilen yöntemleri yalnızca, onun belirtileri ayarlamak dünyanın hastanın algısını geliştirmek için izin verir. Kapsamlı bir tedavi pratikte sağlıklı kişinin seviyesini psychasthenic getirmek yardımcı olur. Onun yokluğu, feci sonuçlara yol açabilir.

Bozukluk genellikle büyürher türlü saplantı. Aynı zamanda, psikiyatriler yeni faaliyetleri ve girişimleri terk etmeye başlar. Geçmişte ya da hayali bir gelecekte yaşıyorlar.

Zamanla, bu varoluş mantıksız kaygı, kaygı ile karmaşıktır. Başkalarının güvensizliği, şüphecilik var. Nöramenji ve psikiyatri sınır durumlarıdır.

Bu tür ihlallerin sonuçları cinsel bozukluklar, alkolizm, uzun süreli depresyon olabilir.

Источник: https://tr.carolchanning.net/zdorove/124150-psihasteniya-eto-psihicheskoe-rasstroystvo-simptomy-i-metody-lecheniya.html

Psikoterapi Nedir? Psikoterapi Hangi Hastalıklarda Uygulanır? Psikoterapi Gerektiren Belirtiler – Sağlık Ocağım .NET

Ruhsal Problemlerin Belirtileri ve Psikoterapi ile Tedavi

Psikoterapi yöntemleri arasında anlitikpsikoterapi, bilişsel davranış terapisi, derinlik psikolojisi temeli psikoterapi gibi yöntemler sayılabilir.

Psikoterapi, psikolojik metodlar kullanılarak ruhsal ve duygusal rahatsızlıkların tedavi edilmesidir.

Kendilerine dair bilgi edinmek, ilişkilerini derinlemesine anlamak ve sonuç olarak davranış modellerini değiştirmek amacıyla hastalar terapistleri ile semptomları ve rahatsızlıkları hakkında konuşurlar.

Psikoterapi tüm dünyada, gelişmiş toplumlarca bilinmektedir. Birçok başarılı kişi psikolojik danışmanlarından psikoterapik yardım almaktadırlar.

Kişinin kendisinde fark ettiği eksiklikleri ya da kendini zorlayan süreçleri bilerek hareket etmesi akıllıca bir davranıştır.

Kişinin kendini çözümlemesi ve bunu istemesi, bu kararı alıp, kararının arkasında durması psikoterapinin temelini oluşturur.

Psikoterapi yöntemleri

Psikoterapi yöntemleri arasında anlitikpsikoterapi, bilişsel davranış terapisi, derinlik psikolojisi temeli psikoterapi gibi yöntemler sayılabilir.

  • Davranış terapisi nedir? Davranış terapisinde rahatsızlık, yaşanan olaylar ve içerisinde bulunan mevcut durum çerçevesinden ayrıntılı bir şekilde analiz edilmektedir. Düşünme, hissetme ve davranış alanlarında var olan problemler, somut birtakım çalışmalar ile giderilmeye çalışılmaktadır. Hasta bu rahatsızlıkları neden yaşıyor, bu rahatsızlıkları aşması için düşünce ve davranışlarını nasıl değiştirebilir bunlara yönelik çalışmalar yapılır. Hasta bu terapi sürecinde korkularını yenmek için ya da kendini olan güvenini kazanmak için tutum ve davranış biçimlerini öğrenebilir.
  • Analitik psikoterapi nedir? Analitik psikoterapi, geçmişte kalan ve üstesinden gelinemeyen veya kişinin farkında olmadan  ya da olarak baskıladığı sorunlarının farkına varmasını sağlamayı amaçlar. Hasta terapi sürecinde bastırılan sorunları ile var olan rahatsızlıklarının arasında bağlantı kurmayı öğrenir. Bu da, çözüm üretmesine yardımcı olur. Bu gelişim süreci hastayı ruhsal olarak rahatlatır ve kişilik yapısında değişiklikler oluşmasını sağlar.
  • Derinlik psikolojisi temeli psikoterapi nedir? Derinlik psikolojisi temeli psikoterapi, analitik psikoterapiden geliştirilmiştir. Bu tedavi şekli de kişide var olan sorunun temelinde psikolojik bir iç çatışma yattığını yansıtır. Derinlik psikolojisi temeli psikoterapide güncel olaylar daha fazla ön plandadır ve terapi süresi daha kısadır.

Psikoterapi hangi hastalıklarda uygulanır?

Psikoterapi pek çok psikiyatrik hastalıkta uygulanabilir. Önemli olan hastanın gereksinimlerine ve koşullarına uygun olan yaklaşımın seçilmesidir.

  • Depresyon
  • Panik atak
  • Korku bozuklukları
  • Fobiler
  • Sosyal korkular
  • Obsesif kompülsif bozukluk
  • Beslenme bozuklukları
  • Bağımlılıklar
  • Çocuklarda ve gençlerde görülen davranış bozuklukları
  • Uyku bozuklukları
  • Cinsel sorunlar
  • Yüksek tansiyon ile ilgili ruhsal bozukluklar
  • Yaşanılan bir travma sonucu (tecavüz, savaşlar, kazalar, ayrılıklar, ölüm, işkence gibi) oluşan psikolojik sorunlar
  • Ağır bedensel ve kronik hastalıklar
  • Kişilik bozuklukları gibi birçok psikolojiyi ilgilendiren rahatsızlıklarda ya da durumlarda psikoterapi uygulanabilir.

Psikoterapi gerektiren belirtiler

  • Günlük yükümlülüklerinizi yerine getiremiyorsanız
  • Kendi kendinize yardım etmeye çalışmanıza rağmen, kendinizi çaresiz hissediyorsanız
  • Sorunlarınız ile başa çıkamadığınız için alkol ve benzeri maddelere ihtiyaç duyuyorsanız
  • 4 haftadan daha uzun süredir korku ve depresyon şikayetlerini yaşıyorsanız
  • Ağrılarınız varsa
  • Uyku bozuklukları söz konusu ise
  • Cinsel isteksizlik yaşıyorsanız
  • Başka bedensel ve kronik hastalıklarınız varsa
  • İntihar etme gibi düşünceleriniz oluyorsa vakit kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmak ve psikoterapi görmek gerekir.

Psikoterapi ne kadar sürer?

Psikoterapinin süresi uygulanan terapi şekliyle, terapinin hedefi ile ve terapi süreciyle ilgilidir.

  • Davranış terapisi ne kadar sürer? Davranış terapisi genellikle haftada bir saat olmak üzere toplamda en fazla 45 saat kadar sürer. Bazı özel durumlarda azami terapi süresi 80 saate kadar arttırılabilir.
  • Analitik psikoterapi ne kadar sürer? Analitik psikoterapi diğer yöntemlere göre daha uzun sürer. Normal şartlarda haftada 2-3 saat olarak hesaplanır. Toplamda çoğunlukla 160 saat kadar sürer. Fakat bazı özel durumlarda 300 saate kadar çıkarılabilir.
  • Derinlik psikolojisi temeli psikoterapi ne kadar sürer? Bu terapi yöntemi çoğunlukla haftada 1 saat olmak üzere toplamda 50 saat sürer. Terapinin süresi bazı özel durumlarda 100 saate kadar uzatılabilir.

Psikoterapi her zaman faydalı olur mu?

Psikoterapinin faydalı olması için en önemli kural kişinin psikoterapiye inanması ve psikoterapiye kendi isteğiyle gitmesidir.

Eğer kişi bu tedaviye inanmaz ya da kendi isteği ile gitmez ise psikoterapist yeteri kadar profesyonel bile olsa hasta psikoterapiden fayda göremeyebilir.

Kişinin kendi isteği ile terapiste gitmesinin yanı sıra terapistin yaklaşımı da, tedavinin başarısı için önemli olan diğer bir unsurdur. Terapist ve hastasının arasında yeterli iletişim sağlanamaz ise terapi yeteri kadar başarılı olmaz.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/psikoterapi-nedir-psikoterapi-hangi-hastaliklarda-uygulanir-psikoterapi-gerektiren-belirtiler/

BUNALIMIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ruhsal Problemlerin Belirtileri ve Psikoterapi ile Tedavi

Bunalım, kişinin düşüncelerini, davranışlarını, duygu ve huzur dünyasını etkileyen, düşük ruh hali ve bitkinlik yaşatan, hem zihinsel hem de ruhsal ve hatta bedensel sağlığı etkileyen yoğun bir kaygı durumudur.

İçinde bulunulan mevcut koşullar ve bireysel kaygıların yol açtığı bunalım, depresyonun temelini oluşturmaktadır. Bunalımın esas nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genel bir zihinsel bozukluk ve mutsuzluk halidir.

Bunalımın gelişmesinde birtakım faktörler etkin olmaktadır. Bazı zihinsel bozukluklar, birtakım çevresel etmenler ve bazı psikolojik olmayan hastalıklar ve ilaçlar bunalımın oluşmasına yol açabilmektedir.

Bunalımın oluşmasına sebebiyet veren durumlar; kişinin yaşadıkları (özellikle çocukluk döneminde), kadınlarda doğum sonrası dönem ve menopoz dönemi, bazı ilaç tedavileri, birtakım fiziksel hastalıklar, psikiyatrik sendromlar, beyin kimyasalları, hormonlar ve kalıtımsal bazı özellikler gibi faktörlerdir.

Yaşanılan olaylar: Özellikle çocukluk döneminde yaşanmış olan sıkıntılı durumlar, yakın birini kaybetme, ihmal, ilgisizlik ve ebeveynlerin kardeşlere eşit davranmaması, fiziksel ya da cinsel istismar gibi kötü hayat tecrübeleri, bunalıma sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca, doğum sonrası loğusa dönemi ve menopoz dönemi, sevilen birini kaybetmek, ayrımcılığa maruz kalmak, kıskançlık, mesleki problemler, ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar, ayrılık, doğal afetler gibi faktörler de bunalıma yol açabilmektedir.

İlaç tedavisi: Bazı ilaçlar, hastaların önemli bir miktarında bunalıma sebep olabilmektedir. Özellikle, hepatit C tedavisinde kullanılan interferon bazlı ilaçlar, tansiyon ilaçları ve bazı uyku ilaçları, bunalıma yol açabilmektedir.

Psikotik olmayan hastalıklar: Özellikle enfeksiyon temeline dayanan hastalıklar, beslenme yetersizlikleri, nörolojik durumlar, Addison hastalığı, Lyme hastalığı, kronik ağrılar, felç, diyabet ve kanser gibi fizyolojik hastalıklar bunalımın nedenlerindendir.

Beyin kimyasalları: Nörotransmiterler, beynin doğal olarak üretmiş olduğu ve bunalıma sebebiyet veren kimyasallardır.

Hormonlar: Özellikle kadınlarda, hamilelik döneminde, doğumdan sonraki dönemlerde ve menopoz dönemlerinde ortaya çıkan tiroid problemleri, hormonların dengesini değiştirdiği için, bunalım yaşanması da söz konusu olmaktadır.

Kalıtsal özellikler: Bazı kalıtımsal özellikler, bunalıma neden olabilmektedir.

Bunalımda Risk Faktörleri

Bunalım, onlu yaşların sonlarına doğru başlangıç gösterip, yirmili ya da otuzlu yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Depresyon tanısı, kadınlarda erkeklere oranla daha fazla oranda konulmaktadır.

Fakat bunun nedeni, kadınların tedavi ve muayeneye daha çok önem göstermeleri olabilmektedir.

Bunların dışında, aşağıda belirtilen faktörler, bunalımı tetikleyen ve risk oluşturan faktörlerden bazılarıdır;

  • Kendine güvensizlik, çok bağımlı bir yapıya sahip olmak, öz eleştirel yapıda olmak ve kötümser, pesimist bir yapıya sahip olmak gibi kişisel bazı özellikler,
  • Travmatik ya da stresli olaylar yaşamak, bir yakınını kaybetmek, fiziksel veya cinsel istismara uğramak, ekonomik sorunlar yaşamak gibi durumlar,
  • Ailede, depresyon, bipolar bozukluk, alkolizm ya da intihar vakası ya da teşebbüsü yaşamış olan bireyler bulunması,
  • Geçmişte mental sağlık sorunları, yeme problemleri ve anksiyete sorunları yaşamış olmak,
  • Alkol ve yasadışı hapların kullanılması,
  • Kalp hastalıkları, kronik ağrılar, felç, kanser gibi hastalıklarla mücadele etmek,
  • Birtakım tansiyon ilaçları ve uyku ilaçları kullanmak.

Komplikasyonları

Bunalım, ciddi ve sonuçları ağır birtakım komplikasyonlara neden olabilmektedir. Sosyal hayatı olumsuz yönde etkileyebilecek bazı duygusal ve davranışsal etkilerin gelişmesine sebep olabilen bunalım, tedavi edilmediği takdirde, hayatın her alanını etkileyen bir sorun haline gelebilmektedir.

Bunalım ile birlikte gelişebilecek olan komplikasyonlar; aşırı kilo ya da obezite, kalp hastalıkları, diyabet, fiziksel hastalıklar ve ağrılar, alkol veya kötü madde kullanımına yatkınlık, anksiyete, panik, sosyal fobi oluşumları, aile içi çatışmalar, ilişki içinde güçlükler yaşanması, okul hayatında problemler yaşanması, sosyal izolasyon, intihar duygusu, girişimi ya da intihar etme durumu, kendine zarar verme ve kesme, diğer tıbbi koşullar nedeni ile erken gelen ölüm durumu gibi komplikasyonlardır.

Tanısı

Bunalımın tanısı psikologlar ve psikiyatrlar tarafından, hastanın şikayetleri dinlenerek yapılabilir. Daha sonra şikayetlerin şiddetine göre başka tanı yöntemleri de kullanılabilir. Psikolog, psikiyatr ve doktor tarafından yapılan test ve analizler şöyledir;

Fiziksel muayene: Bunalımın altında bazı fiziksel hastalıklar yatacağı için, doktor birtakım sorular sorarak herhangi bir sağlık probleminin olup olmadığını kontrol edebilmektedir.

Laboratuvar testleri: Doktor, tiroid bezinin iyi şekilde çalışıp çalışmadığını tespit edebilmek için birtakım kan testleri isteyebilmektedir. Çünkü, bunalımın tiroid bezinin çalışması ile bir bağlantısı bulunmaktadır.

Psikolojik değerlendirme: Psikolog ya da psikiyatr, semptomlar hakkında sorular sorarak ve hasta ile konuşarak, hastanın his ve düşünce dünyasını anlayama çalışıp, teşhis koyabilmektedir.

Tedavisi

İlaçlar ve psikolojik danışma (psikoterapi), bunalımın tedavisinde oldukça etkili yöntemlerdir. Öncelikle, doktor, psikolog ve psikiyatr kişinin gösterdiği semptomlara göre, tedavi yöntemi geliştirmektedir.

Fakat eğer şiddetli bunalım yaşanıyor ise, bu durumda hastanede ya da klinikte bir müddet yatılı hasta olarak kalmak gerekebilmektedir.

Ayrıca bunalımın tedavisinde; serotonin düzenleyici ilaçlar, norepinefrin ve dopamin düzenleyici ilaçlar, bazı antidepresan ilaçlar, trisiklik antidepresan ilaçlar ve diğer bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

Diğer yandan, psikoterapi ve buna benzer yöntemler de bunalımın tedavisinde uygulanmaktadır. Bunalımın kontrol altına alınabilmesi, problemlerin çözülebilmesi ve günlük hayata devam edilebilmesi açısından psikoterapi tedavisi önemli olmaktadır.

Alternatif bir tedavi yöntemi olarak, zihin-beden bağlantısının sağlandığı egzersiz ve fiziksel aktivitelerde uygulanabilmektedir. Bunlar; akupuntur, yoga ya da tai chi, meditasyon, masaj terapisi, müzik ya da resim gibi hobiler, aerobik egzersizleri, dini maneviyat ve dualar gibi daha ruhani ve zihinsel yöntemlerdir.

Bunalım İçin Alınacak Önlemler

Bunalımdan korunmak için birtakım önlem ve tedbirler alınabilmektedir. Bunalımdan korunmak için alınacak olan önlemler şöyledir;

Stres kontrolü ve davranışsal önlemler: Olaylar karşısında esneklik göstermek ve öz saygıyı kaybetmeden hareket etmek, kendine güvenmek, bunalımı önleyen davranışlardan bazılarıdır.

Aile ve arkadaşlar ile vakit geçirmek: Aileden ve arkadaşlardan kopmamak, onlarla aktivitelere katılmak, bunalımı önleyebilecek davranışlardandır.

Bunalımın erken döneminde tedaviye başlamak: Erken döneminde tespit edilip, tedavisine başlanan bunalım, daha çok şiddetlenmeden önlenebilmektedir.

Tedaviyi yarım bırakmamak: Eğer bir bunalım tedavisi görülüyorsa, hastalığın nüksetmemesi açıdan, tedaviye devam etmek önemli olacaktır.

Bunalımın Belirtileri

Bunalımın, duygusal, fiziksel ve psikolojik bazı belirtileri bulunmaktadır.

Bunalımın duygusal ve psikolojik belirtileri; depresif ruh hali, anksiyete (endişe), korku ve karışık düşünceler, kendinden kuşku duyma, motivasyon kaybı, sabırsızlık ve sinirlilik hali, paranoya, üzüntü ve umutsuzluk hali, çaresizlik hissi, huzursuzluk, intihar düşüncesi, sevilen aktivitelerden soğuma ve ilgisizlik gösterme, isteksizlik, karar vermede güçlük çekme, düşüncelerde yavaşlama ve mutsuzluk hissi gibi belirtilerdir.

Bunalımın fiziksel belirtileri ise; çok uyumak ve uyuyakalmak, insomnia ve uykusuzluk, iştahın azalması ve kilo kaybı (fakat bazı kişilerde tam tersi olabilmektedir), baş ağrıları, sindirim ve mide sorunları, eklem ağrıları, yorgunluk ve bitkinlik gibi belirtilerdir.

1.Şiddetli Üzüntü ve Umutsuzluk

Bunalım ile mücadele eden kişilerde, dayanılmaz bir şekilde üzüntü yükü ve derin bir umutsuzluk hali gözlenmektedir. Çaresizlik hissi ve ezici bir şekilde mutsuzluk yaşanması bunalımın en belirgin semptomlarından birini oluşturmaktadır.

2.Konsantrasyon Bozukluğu

Konsantrasyon bozukluğu, okulda ya da işyerinde verilen görevlere odaklanamamak, verilen görevleri tamamlayamamak ya da sürekli olarak ertelemek bunalımın belirtilerinden bazılarıdır.

3.Sinirlilik ve Gerginlik

Bunalım, anksiyete ve sinirliliğe yol açmaktadır. Etrafındaki yakınlarına öfkeli davranışlar sergilemek, onlardan uzaklaşmak ve kendini soyutlamak, bunalımın bir diğer belirtisini oluşturmaktadır.

4.Huzursuzluk

Hiçbir yerde, hiçbir şekilde huzurlu hissedememek, sürekli olarak sıkıntı basması, bulunulan her ortamda güvensiz hissetme, bunalımın en açık belirtilerinden biridir. Örneğin, sinemada, uçakta ya da araç içinde evde ya da her yerde yaşanılan huzursuzluk hissi, bunalımın belirtisi olabilmektedir. Üstelik bu huzursuzluk hissi uzun süre boyunca sürmektedir.

5.Çok Fazla Uyumak

Depresif ruh hali, yorgunluk ve bitkinlik nedeni ile bunalım yaşayan kişilerde, negatif düşüncelerden kaçmak için, aşırı dozda uyuma gözlenebilmektedir. Özellikle sabahları uyanamama, yataktan çıkmak istememe gibi davranışlar, bunalımda yaşanabilmektedir.

6.Uykusuzluk

Endişeli düşünceler ile zihnin dolmasına sebep olan bunalım, kişide uyuyamama şeklinde kendini gösterebilmektedir. Bu durum gece saatlerinde yaşanır ve uzun bir süre de devam eder.

7.İntihar Düşüncesi

Bunalımın en ciddi ve tehli belirtisi, herhangi bir anda zihni saran intihar düşüncesidir. Herhangi bir nedeni olmaksızın gelen bu düşünceler tehli olabilmektedir.

8.İsteksizlik ve İlgisizlik

Uğraşılan hobilerden soğumak, sevilerek yapılan aktivitelerden uzaklaşma ve ilgisiz kalma, hiçbir şeyden memnun kalmama ve hiçbir şeyden sevinç duymama ve keyif almama, bunalımın belirtilerinden bazılarıdır.

9.İştahsızlık ve Kilo Kaybı

Bunalımda, şiddetli şekilde yaşanan iştahsızlık, mide ve sindirim sistemi sorunlarına da yol açabileceği için, kişide hızlı ve sağlıksız bir şekilde kilo kaybının yaşanmasına sebep olabilmektedir.

10.Yorgunluk ve Bitkinlik

Bunalımın en açık şekilde ortaya çıkan semptomlarından biri de, hem zihinsel hem de bedensel açıdan yaşanan yorgunluk ve bitkinliktir.

Источник: https://evdesifa.com/bunalimin-belirtileri-nelerdir/

Psikiyatri ve Psikoterapi

Ruhsal Problemlerin Belirtileri ve Psikoterapi ile Tedavi

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Deprem ve sel gibi doğal afetler, trafik kazaları, yangınlar, silahlı çatışmalar, saldırılar, işkence, tecavüz vb. olaylar, yaşadığımızı düşünmek bir yana, okuması bile zor olan, acı verici olaylardır. Pek çok insan bu tür bir olayla karşılaştığı zaman korku, dehşet ve çaresizlik yaşar.

Son yıllarda sıkça duyduğumuz “ruhsal travma” deyimi, yaşanılan acı bir olay ve bu olaya verilen duygusal tepkileri içerir. Dolaysıyla ruhsal travma kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğüne yönelik bir tehdit olayı yaşaması ve bu yaşantı sırasında kişide korku, dehşet ve çaresizlik gibi tepkilerin ortaya çıkmasıdır. Ruhsal travmaya yol açabilecek olaylara Travmatik Olay denilmektedir.

Bu olaylar, insanın ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir ve etkisi yıllarca sürebilecek izler bırakabilir.

Kişiler bu tür bir olayı üç şekilde yaşayabilirler:

  • Travmatik olay, doğrudan kişinin kendi başına gelmiştir.
  • Kişi, travmatik bir olaya tanık olmuştur.
  • Kişi, travmatik bir olayın sevdiği ve kendisi için önemli bir kişinin başına geldiğini öğrenmiştir.

Ruhsal travmaya yol açabilecek olaylar nelerdir?

Ruhsal travmaya yol açabilecek olayları şu şekilde sınıflamak mümkündür;

  1. İnsan elinden kasıtlı olarak çıkan olaylar.
    • Savaş-çatışma
    • Saldırıya uğramak
    • Birinin yaralanmasına ya da ölümüne tanık olmak.
    • İşkence
    • Fiziksel ya da cinsel saldırı, çocukluk çağı istismarı.
    • Terörist saldırılar, bombalamalar.
    • Çatışma sırasında cesetler ya da yaralılarla ilgilenmek.
  2. Doğal afetler / olaylar.
    • Deprem
    • Sel
    • Kasırga
    • Yangın
    • Afet sonrasında cesetler ya da yaralılarla ilgilenmek.
  3. Kazalar.
    • Nükleer ya da endüstriyel kazalar.
    • Trafik kazaları.
    • İş kazaları

Kadın ve erkeklerin yaşadıkları travmatik olaylar farklıdır.

Kadınlar daha sıklıkla cinsel travmalar ve çocukluk çağı kötüye kullanımı ile karşılaşırken, erkekler yangın, kaza, fiziksel saldırı, kaçırılma, tehdit ve savaş gibi olaylar yaşamaktadır (Breslau ve ark.

1997). İnsan elinden kasıtlı olarak ortaya çıkan tecavüz, işkence ve savaş gibi travmatik yaşantılar insanı en fazla etkileyen olaylardır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Travmalardan etkilenen insanlar, yaşadıkları olayları istemedikleri halde ve nedensiz yere sık sık hatırlayabilirler. Bu tür anılar, düşünceler, hayaller, kişiye ciddi bir sıkıntı verebilir.

Yaşadığı olay kişinin rüyalarına girer, gördüğü kabuslar uyku düzenini bozar.

Travmayı hatırlatan herhangi bir durum, yer, nesne, görüntü veya ses gibi uyaranlar kişide ciddi bir sıkıntı yaratır ve çoğunlukla bu sıkıntıya eşlik eden çarpıntı, titreme, terleme, nefes darlığı gibi fiziksel belirtilere yol açabilir.

Örneğin bir trafik kazasından sonra arabaları görmek ya da depremden sonra enkaz görüntüleriyle karşılaşmak, kişileri zorlayabilir. Bazı durumlarda ise, yaşanılan olay kişinin gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçer ya da kişi o olayı tekrar yaşıyormuş gibi hisseder.

Travmayla ilgili anılar, kişiyi bunalttığı için, kişi olayla ilgili konuşmaktan, olayı hatırlatan uyaranlardan, hatta olayı bile düşünmekten kaçınmaya çalışır.

Bu kişiler, örneğin etkilendikleri olaylar sonucu, araba kullanmak istemezler, karanlıkta kalamazlar, uyuyamazlar, yalnız kalamazlar, sağlam olduğunu bildikleri binalara bile giremezler.

Bazen yaşadıkları olayın belli bir bölümünü dahi hatırlayamazlar. O anlar hafızalarında yoktur, yaşanmamış gibidir.

Travma sonrası stres belirtileri olan kişiler, kendilerini amaçsız ve plansız hissedebilir. Sanki yaşam süreleri kısalmış gibi gelir. Bazıları ölecekleri tarihle ilişkin kesin bir fikir bile verebilirler.

Kendilerini, olayı yaşamamış kişilerden ayrı ve onlara yabancı hissederler. Artık eski eğlenceleri, hobileri kendilerine yeterince ze vermemeye başlar. Sevinç, mutluluk gibi duyguları yaşamakta güçlük çekerler. Sevinilecek bir durumda bu duyguyu yeterince yaşayamazlar.

Duyguları ölmüş, adeta “taşlaşmış” gibi olabilirler.

Uykuları bozulabilir; uykuya dalmak, uykuyu sürdürmek ciddi bir sorun haline gelir. Kişi daha tahammülsüz olabilir. Artık kolay öfkelenen, kırıcı olabilen bir insan olmuştur. Dikkatini toplamakta güçlük çeker. Yaptığı işe kendini veremez. Daha unutkan olmuştur.

Her an kötü bir şey olacakmış gibi kendisini tetikte hisseder. Bıçak sırtında gibidir. Ani gürültü veya seslerde çabuk irkilir. Kalbi çarpmaya başlar, sık soluk alıp verir, terler, huzursuzlanır.

Telefon sesleri, kapı çarpması, kamyon gürültüsü gibi sesler aniden irkilmelerine neden olup oldukça sıkıntı verebilir.

TSSB Tedavisi Nasıl Yapılır?

Travmalardan sonra yaşanan stres sorunları yıllarca sürüp kalıcı bir hale gelebilir. Sorunlar kişilerin iş, aile ve toplumsal yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Erken tedavi, sorunun sürüp gitmesini engelleyen en önemli etkendir.

Bu nedenle, öncelikle sorunları hiç çekinmeden, zayıflık, eksiklik olduğunu düşünmeden paylaşmak önemlidir. Bu tür olaylara karşı birçok insanın benzer stres tepkileri verdiği unutulmamalıdır.

Bu tür sorunların bir ruh sağlığı uzmanına danışılması, çözüm için ilk adım olacaktır. Çünkü travma sonrasında oluşan stres belirtilerinin, günümüzde ilaç ve/veya psikoterapi ile tedavi edilmesi mümkündür.

Bu tedavilerden yararlanabilmek için,”Paylaşmaktan, konuşmaktan ve yardım aramaktan kaçınmayın.”

Tedaviler

Travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde hem ilaçların hem de psikolojik tedavilerin etkili olduğu gösterilmiştir. Travmatik olaydan herkesin aynı oranda etkilenmediği açıktır.

Travmayla ilgili az sayıda ruhsal belirtisi olsa da hayatı çok fazla etkilenmemiş birçok insan vardır. Bazı kişiler için ise travmatik stres belirtileri iş ve sosyal hayatı çok ciddi biçimde engelliyor olabilir.

Bu nedenle travmanın etkilerinin giderilmesi için herkesin ihtiyacına göre farklı tedavi yaklaşımları planlanmalıdır:

Rahatsızlığın tedavisinin olduğunun bilinmemesi ve kişilerin travmayı hatırlamak istememesi yardım almayı geciktiriyor.

  • Travmadan az etkilenmiş, hayatını eskisi gibi sürdürebilen kişilere => bilgilendirme
  • Travmadan daha çok etkilenmiş, ciddi belirtiler yaşayan, ancak işini gücünü sürdürebilenlere => danışmanlık veya kısa psikolojik tedavi yaklaşımları
  • Hayatı ciddi derecede etkilenmiş, ağır belirtileri olanlara => yoğun psikolojik tedaviler, ilaç tedavileri veya hastaneye yatış.
  • Travma sonrası stres bozukluğu depresyonla birlikte ise çoğu kez ilaç tedavisi eklenmelidir.

İlaç tedavileri:

TSSB tedavisinde antidepresan ilaçlar birçok hastalık belirtisini yatıştırmakta yararlı oluyor. Özellikle depresyonla birlikte görüldüğünde TSSB tedavisinde antidepresanlar kullanılması gerekir. Tedaviler doktor kontrolünde sürdürülmeli, doktorun önerdiği tedavinin etkili olabilmesi için önerilen süre ve dozlara uyulmalıdır.

Psikolojik tedaviler:

Psikolojik tedaviler arasında etkili olduğu gösterilen tedavi türü ise Bilişsel-Davranışçı Tedavi ve EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)  adı verilen yöntemlerdir.

Bilişsel-Davranışçı Tedavide kişinin belirtilerinin sürmesine neden olan hatalı düşüncelerinin sağlıklı düşüncelerle değiştirilmesi amaçlanır. Ayrıca korku nedeniyle kaçındığı durumların üstüne gitmesi sağlanarak bu durumlarda yaşadığı korkunun azaltılması sağlanır.

EMDR tedavisi, rahatsız edici olaylara ulaşılmasını, işlenmesini hızlandırmak ve öğrenme sürecini iyileştirmek için, hafızanın algısal öğelerine (duygusal, bilişsel ve bedensel) odaklanmaktadır.

Psikolojik tedaviler bu konuda eğitim ve deneyimi olan psikiyatr ve klinik psikologlar tarafından uygulanır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu, kişiye ve ailesine büyük sıkıntı veren, ancak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Travmalardan etkilenmiş birçok kişi:

1. yaşadıklarının bir ruhsal rahatsızlık olduğunu bilmediği veya belirtileri kendi güçsüzlüğüne-eksikliğine bağladığı için, 2. sorunların tedavi edilebileceğini bilmediği için, 3. tedavi imkanlarına nasıl ulaşacağını bilmediği için, 4. maddi imkanları olmadığı için

5. sorunlarını konuşmaya utanıp sıkıldığı için veya rahatsız olduğu için….

Источник: http://www.psikiyatri-psikoterapi.com/anksiyete-bozukluklari/travma-sonras-stres-bozuklugu.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть