Sağlam Kemikler Bol Bol Dereotu Tüketin

Kemik kaybını önlemek için..

Sağlam Kemikler Bol Bol Dereotu Tüketin

Osteoporoz, bir başka deyişle kemik erimesi, vücudumuzdaki kemiklerin zayıflamasına ve kırılgan hale gelmesine yol açan önemli bir hastalık. Hafif bir düşmeyle veya aniden öne eğilmeyle kemiklerde kırılmalar oluşabiliyor.

Vücudumuzdaki tüm kemikler osteoporozdan etkilenseler de en fazla yükü taşıyan kalça, omurga ve el bileğinde kırıklar daha sık görülüyor.

Üstelik osteoporoz sinsi bir şekilde ilerleyerek kemiğin zayıflayıp kırıldığı ana kadar belirti vermiyor, ağrı yapmıyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Selami Çakmak bütünüyle önlenemese de, bazı konulara dikkat ederek osteoporoz riskini en aza indirmenin mümkün olduğuna işaret ediyor.

Kadınlar daha fazla risk altında

Osteoporoz en çok kadınları tehdit ediyor. Öyle ki ülkemizde osteoporoz her 8 erkekten birinde gelişirken, kadınlarda ise her 4 kadından birini tehdit ediyor. Ayrıca osteoporoza bağlı her 5 kırıktan 4’ü kadınlarda görülüyor. Kemik kaybı kadınlarda özellikle menopoz sonrasında başlıyor ve ilk birkaç yıl içinde en fazla kayıp gerçekleşiyor.

Kalsiyumdan zengin beslenin

Yeterli kalsiyum desteği alan ileri yaştaki kişilerde kalça kırığının, kalsiyum almayanlara göre yüzde 30 daha az olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiş. Çocukluk ve ergenlik döneminde alınan kalsiyumun sağlıklı ve güçlü bir iskelet sistemine sahip olunması açısından önemi büyük.

Ancak erişkin dönem ve ileri yaşlarda alınan kalsiyumun da kemik deposunun korunması açısından yararı var. Bu nedenle erkeklerin yetişkinlik döneminde günde 1000 mg, kadınların da menopoz öncesi dönemde 1000 mg kalsiyum almaları öneriliyor. Her iki cinsiyette de yaşlılık döneminde günde 1200-1500 mg kalsiyum yararlı oluyor.

1 su bardağı süt içinde yaklaşık 300 mg, 1 dilim kaşar peynirinde 210 mg ve 1 porsiyon somon balığında yaklaşık 200 mg kalsiyum bulunuyor.

Düzenli egzersiz yapın

Yapılan çalışmalarda fiziksel aktivitenin, yürüyüşün ve merdiven inip çıkma gibi benzeri egzersizlerin vücut kemik kitlesini artırdığı gösterilmiş. Bu da güçlü, sağlam kemikler anlamına geliyor.

Egzersiz sayesinde kas gücü korunuyor, denge sağlanıyor ve en büyük kırık nedenlerinden olan düşme riski de azaltılmış oluyor. Bu noktada yerçekimine karşı yapılan egzersizler, yani bacaklarda yüklenme sağlayan egzersizler öneriliyor.

Yürüyüş, hafif tempolu koşu, tenis, dans gibi kemikler üzerinde yüklenme sağlayan ancak aşırıya kaçmayan egzersizler yapmayı ihmal etmeyin.

15 dakika güneşlenin

D vitamini de kemiklerin güçlenmesinde oldukça fayda sağlıyor. D vitamini sindirim sisteminde kalsiyum emilimini artırarak kemik yapımını artırıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr.

Selami Çakmak kemik kitlesinin korunması için günde 400-800 IU D vitamin alınması gerektiğini belirterek, “Gün ışığına çıkma ve günde ortalama 15 dakika güneş ışığına maruz kalma halinde günlük D vitamini ihtiyacı cildimiz tarafından sentezleniyor” diyor.

Sigarayı mutlaka bırakın

Sigara kullanıyorsanız hemen bırakın, alkol tüketimini de kısıtlayın.

Sigara ve alkolün içindeki zehirli maddeler kemik yapımında görevli hücreleri öldürüyor ve östrojen gibi kemik yapılmasında rolü olan hormonlarda azalmaya neden oluyor.

Böylece sindirim sisteminden kalsiyum emilimi azalıyor ve böbreklerden de kalsiyum atılımı artıyor. Bunun sonucunda da vücutta kullanılacak kalsiyum miktarı azalmış oluyor ve kemik yapımı gerçekleşemiyor.

3 fincandan fazla kahve içmeyin

Osteoporozdan korunmak için kafein içeren kahve ile çay tüketimini kısıtlayın. Kafein de sigara ve alkol gibi sindirim sisteminden kalsiyum emilimini azaltıyor ve böbreklerden kalsiyum atılımını artırıyor.

Vücutta kullanılacak olan kalsiyum miktarı azalınca da kemik yapımı gerçekleşmiyor. Günde 3 fincandan fazla kahve tüketmeyin. Kafeinsiz kahveyi tercih edin.

Kahve alışkanlığınız varsa, ek kalsiyum desteği alarak açığınızı kapatmaya yardımcı olun.

Proteini ihmal etmeyin

Kemiğin yüzde 50’si proteindir. Dolayısıyla kemik sağlığının korunmasında yeterli miktarda protein alınması gerekiyor. Normal kilodaki (65-75 kilo arası) bir kişinin günlük 55-65 gram protein alması kemik sağlığı için yararlı oluyor. Orta boy bir yumurtada 6 gram, 100 gram bir tavukta 20 gram ve 100 gram somon balığında 19 gram protein bulunuyor.

Günde 1 çay kaşığı tuzu aşmayın

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Selami Çakmak fazla tuz tüketiminin kemikte zayıflamaya yol açtığı uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde fazla tuz kullanılmasının ilerleyen yaşlarda osteoporoz gelişme riskini artırdığı gösterilmiş.

Günlük 2300 miligram (1 çay kaşığı) tuz tüketmeniz yeterli gelecektir. Gün içinde hazırlanan yemeklerde bu miktar karşılanıyor. Ayrıca işlenmiş gıdalardaki tuz oranlarını kontrol ederek tüketmeye özen gösterin.

Potasyumdan zengin besinler (muz, domates, portakal suyu) de kalsiyumun vücutta tutulmasında fayda sağlıyor.”

OSTEOPOROZ NEDİR?

Kemik kalitesi ve yoğunluğunun azalması ile kemiklerin kırılgan hale gelmesine neden olan osteoporozu (kemik erimesi) doğru beslenme ile durdurmak ya da önlemenin mümkün olduğunu söyleyen Liv Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öztürk anlattı.

Doğru beslenme ile osteoporozun önüne geçmek mümkündür. Kalsiyum, magnezyum ve mineral açısından zengin olan besinlerin kemik yapısını güçlendirmeye fayda sağladığı gibi bu besinler kemik sağlığı için en önemli mineral kalsiyumdur.

Bu nedenle kemik erimesinden koruyan en önemli besinler de süt ve süt ürünleridir. Peynir ve diğer süt ürünleri kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahiptir.

Bunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemiş, D vitamini içeren gıdalar ve tahıl bakımından zengin besinler de kemik erimesini korumak için tüketilmesi gereken besinlerdir.

Kemik erimesini önlemek için

  • Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içeren kayısı tüketin.
  • Vücuttaki D vitaminini aktif hale getirmek için en az 15 dakika güneş ışığından faydalanın.
  • Her gün D vitamini kaynağı yumurta sarısı tüketin.
  • Çay, kahve gibi kafein içeren içeceklerden uzak durun.
  • A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olan ve bol miktarda kalsiyum içeren brokoli, marul gibi yeşil sebzeler tüketin.
  • Kalsiyum ve D vitamini deposu süt için.
  • Haftada iki gün kalsiyum bakımından zengin olan istiridye, karides gibi deniz ürünleri tüketin.
  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • İdrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerdeki kalsiyum miktarını azaltan tuzu azaltın.

Sırtta kamburlaşma yapar

Osteoporoz vücudumuzda en çok omurgamızı etkiler. Osteoporotik kemiklerdeki kırıklar sıklıkla omurga, kalça ve el bileğini içerir. Kalça ve el bileğindeki osteoporotik kırıkların aksine omurgadaki kırıklar sıklıkla düşme veya travma ile ilişkili değildir.

Vücutta sessizce ilerleyen ve kırık oluşmadığı sürece belirti vermeyen osteoporoz vakalarının sadece yüzde 30’u klinik şikayetler ile belirlenirken, geri kalan kısmın çoğu rastlantısal olarak saptanıyor.

Hastalığın yaygın bulguları ise bel ve sırt ağrıları, boyda kısalma, omurgada kırık, sırtta kamburlaşma olarak ortaya çıkıyor.

Tuzun zararları nelerdir?

+7Uzmanlar günde yarım tutam tuz kullanmamız gerektiği konusunda uyarıyor. Ancak aşçılar bu duruma hiç dikkat etmiyor. Televizyonda yemek programı izlerken, her şey ölçülü kullanılır. Ama aşçılar besinin kendi tadını belirginleştirmek için bol tuz kullanılır. Tuz ihtiyacımızı %90 oranında yediklerimizden karşılarız. Bir de tabağımızdaki yemeğe tuz dökmenin hiç gereği yoktur.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1055346-kemik-kaybini-onlemenin-yollari-nelerdir

Dereotunun Faydaları

Sağlam Kemikler Bol Bol Dereotu Tüketin

Ana vatanı Asya olan tek yıllık bitkidir ve ülkemizde de her bölgede yetişmektedir. Ortalama olarak 120 cm’ye kadar yükselen sapı vardır. Itır kokulu bir bitki olan dereotu sonbahar aylarında toplanır. Daha çok salatalarda kullanılan dereotu çiğ olarak tüketilmektedir.

Fosfor, bakır, magnezyum, A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve çinko yönünden çok zengindir. Bir tutam dereotu bir yetişkinin C vitamini ihtiyacının % 40’ını, A vitamini ihtiyacının ise % 43’ini karşılamaktadır.

Dereotunun Sağlığa Faydaları

Dereotu mide bulantıları ile karın ağrılarının giderilmesinde etkindir. Ağız kokusuna ve sindirim sistemi problemlerinin tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca emziren bayanlar sütü artırmak için dereotu kullanabilirler. Bebek ve çocukların gaz sancılarının giderilmesine de yardımcıdır.

Son yıllarda sofraların gözdesi olan dereotu tok tutma ve yüksek besin değeri özellikleri ile diyet listelerinde de kendisine yer bulmaktadır. Lifli bir gıda olan dereotu hazmı kolaylaştırarak kabızlığı engeller.

Dereotunun Sindirim Sistemine Faydaları

Sindirim sisteminin aktif olarak çalışmalarını destekleyerek sindirim sistemindeki aksaklıkların neden olduğu hazımsızlık, mide ağrıları ile mide kramplarının tedavi edilmesinde oldukça etkilidir. Mide ülserinin etkilerini, vermiş olduğu rahatsızlıkları tolere eder ve tedavi sürecini destekler. Gaz problemi yaşayanlar için birebir olan dereotu gazı söktürmektedir.

Dereotu taze olarak tüketilebileceği gibi kurutularak da tüketilebilmektedir. Salata ve yemeklerin içerisinde aromatik bir tat verirken hazmı kolaylaştırmaktadır.

Dereotu Uykusuzluğu Giderir: Dereotunun içerdiği uçucu yağlar tuhaf ve gizemli özelliklere sahiptir. Aynı anda sedatif ve hipnotik uyarıcı rolünü üstlenir, bu durum sakinleşmeyi sağlar.

Dereotunun içerdiği B vitamini ve önemli miktardaki uçucu yağlar doğada uyarıcı özellikleri olan önemli maddelerdendir.

Bu yağlar sayesinde gece rahat bir uyku çekmek mümkün, aynı zamanda sinir sistemini sakinleştirir.

Dereotu Kemik Sağlığını Korur: Dereotu zengin miktarda kalsiyum içerdiğinden dolayı kemik sağlığı için çok faydalıdır.

Kemiklerde meydana gelebilecek mineral kaybına izin vermez ve her yıl yüz binlerce insanın yakalandığı kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Çocuklarda kemik sağlığının korunmasını sağlar, sağlıklı iskelet yapısı için gerekli olan kalsiyum ve diğer mineralleri sağlar. Yaşlılıktan kaynaklanan kemik erimesi veya kemik zayıflaması sorunlarını giderir.

Dereotu Diyabet Hastalığına İyi Gelir:  Dereotu doğal insülin görevi görebilir. Bu konuyla alakalı insanlar üzerinde yapılan deneyler çok sınırlı olmasına rağmen yapılan bazı çalışmalar insülin seviyesindeki dalgalanmalara engel olduğunu ortaya koymuştur.

Aşırı Gaz Sorununu Giderir:  Dereotunun diğer bir özelliği aşırı gaz sorunlarını giderebiliyor olmasıdır. Çok aşırı gaz birikimi aynı zamanda göğüs ağrılarına neden olabilmektedir, bu yüzden diğer organlara baskı yaparak tehli bir sağlık sorununa neden olabilir. Dereotu aşırı gazın giderilmesini ve sağlıklı bir şekilde bünyeden dışarı atılmasını sağlayabilir.

Dereotu Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Dereotu etkili bir antibakteriyal aktivite sağlayıcısıdır.  Bütün vücutta  mikrobik enfeksiyonlara karşı direnç sağlayabilir ve bağışıklık sisteminin mikrop ve enfeksiyon sorunlarıyla mücadelesinde yardımcı olur.

Dereotu Hıçkırığı Giderir:  Hıçkırık genelde gazların yemek borusundan yukarıya doğru çıkmasıyla meydana gelir. Bunun dışında bazı alerji ve sinirsel bozukluklardan dolayı hıçkırık problemi ortaya çıkar.

Dereotu her iki durumda da hıçkırığın giderilmesine yardımcı olabilir. Bir gaz giderici olarak ve bir alerji giderici olarak dere otu hıçkırığa neden olan unsurları ortadan kaldırır.

Hiperaktif sinir bozukluklarının neden olduğu hıçkırıkları ortadan kaldırır.

Dereotu  İshali Giderir: İshal başlıca iki sorundan dolayı ortaya çıkar. Hazımsızlık sorunları yaşayanlar için dereotu çok etkili bir tedavi yöntemi olabilir. İçerdiği zengin miktardaki uçucu yağlar sayesinde mikropların neden olduğu unsurları ortadan kaldırır.

Dizanterine Alternatif  Tedavi Dereotu: Dizanterine daha çok  mantar enfeksiyonlarına neden olur. Dereotu onun uçucu yağları doğada dezenfekte olduğundan yardımcı ve etkili bir mantar enfeksiyonları engellemek için yardımcı olabilir.

Artrit Sorunlarını Giderir: Dereotu, iltihap ve romatizmal artrit, gut, ve artrit gibi hastalıklarla ilgili ağrıları azaltmaya yardımcı olur, yani bir anti-inflamatuar bitki olarak bilinmektedir. Dereotu tam da bu nedenden dolayı eski çağlardan beri kullanılmaktadır.

Ağız Bakımında Dereotu: Dereotu tohumları ve yaprakları çok iyi ağız ve nefes spreyleri olarak kullanılabilir. İçindeki uçucu yağlar mikrop öldürücü, antioksidan ve dezenfektan bulunmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı ağızda bulunan mikropları ortadan kaldırabilir ve alerjik sorunları ortadan kaldırır.

Dereotu Kanserle Mücadele Eder : Dereotunun içerdiği yağlar anti bakteriyal ve antioksidan özelliğinden dolayı kanserle mücadele eder ve kansere neden olan unsurları ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

Dereotunun Diğer Faydaları: Dereotunun kuvvet verici özelliği vardır, içerdiği besin ve mineraller yardımıyla bünyeyi güçlendirir. Vücutta bulunan toksinleri dışarı atar fazla tuzların aynı şekilde  ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Bunun yanında içerdiği su sayesinde idrarı arttırır ve dolaylı olarak boşaltım sistemine yardımcı olur. Gaz giderici özelliğinden dolayı, gazın neden olabileceği spazm ve krampları giderir.

Çok iyi bir kalsiyum kaynağı olduğu için diş sağlığı için de önemli bir besin kaynağıdır.

Dereotu Tohumunun Faydaları: 

Dereotu tohumlarının anason ve kerevize benzer tadı vardır. Yaz sonunda ve son baharlarda tohumlar meydana çıkarlar. Dereotu tohumunun hassas ve biraz acı tadı vardır. Bu yüzden genelde yemeklerde ve salatalarda kullanılır.

  • Dereotu tohumları çay yapılarak içildiğinde uykusuzluk problemine çözüm olabilir.
  • Dereotu tohumları sindirim sistemi için faydalıdır, gazların giderilmesinde ve kabızlık gibi sorunların ortadan kalmasında etkili bir besin kaynağıdır.
  • Dereotu tohumları emzirme döneminde olan annelerin sütlerini arttırabilir. Bebeklerde uyku sorunu var ise çok az miktarda verilerek bu sorun ortadan kaldırılabilir. Bunun yanında çok iyi bir gaz çıkarıcı olduğu için bebeklerde çok sık rastlanan gaz sorununu gidermek için kullanılabilir.
  • Dereotu tohumları çay yapılarak hazımsızlık sorunları giderilebilir, bunun yanında mide bulantılarına karşı da etkilidir.
  • Özellikle bebeklerde meydana gelen grip vakalarında çözüm olabilir.
  • Dereotu tohumları genelde yemeklerden sonra mideyi yatıştırmak için tüketilmektedir.
  • Dereotu tohumları çok iyi kalsiyum depolarıdır, bu yüzden gerek çocukların gelişme döneminde gerekse yetişkinlerde düzenli olarak tüketilmesi kemik sağlığını koruma açısından önemlidir.
  • Dereotu tohumlarının diğer bir tüketim metodu da çiğnenmesidir. Çiğnenerek tüketilen dereotu tohumları kötü nefes kokusunu giderir.

Dereotunun Zararları:

Dereotu doğru ve aşırı tüketilmediği sürece sağlık açısından faydalıdır. Aşırı tüketime bağlı olarak bazı yan etkileri olabilir.

  • Cilde tatbik edildiğinde dereotu bazen tahrişe neden olabiliyor.
  • Taze dereotu suyu cildi güneşe karşı hassas hale getirebilir. Bu durum güneş yanıkları ve cilt kanseri hastaları için bir risk teşkil eder.
  • Hamilelik döneminde dereotu tüketiminde özellikle dozuna dikkat etmelisiniz.
  • Emzirme döneminde dereotu tüketiminin ne kadar güvenli olduğu yönünde yeterli araştırma sonucu yok, bu yüzden doktorunuza danışmanızı öneririz.
  • Bazı besinlere karşı alerjisi olan kişilerde alerjiye neden olabilir.

Tavsiyeler

Dereotunun kemik sağlığından sindirim sistemi sağlığına, kanserle mücadeleden cilt sağlığına kadar birçok faydasının olduğunu görüyoruz. Bunun yanında aşırı gaz sorunlarından muzdarip olan kişilerin bu sorunlarına anlık çözümler üretmekte. Bu yüzden düzenli olarak dereotu tüketiminine özen gösterilmesini öneriyoruz.

Kaynaklar

Источник: https://www.acil.net/dereotunun-faydalari/

DEREOTUNUN FAYDALARI NELERDİR?

Sağlam Kemikler Bol Bol Dereotu Tüketin

Dereotu, kereviz ailesine üye tek yıllıklı bir bitkidir. Yaklaşık olarak 40 ile 60 cm uzunluğuna erişebilen dereotu, ince delikli saplara ve narin yapraklara sahiptir. Yüksek güneş ışığı altında, yaz sıcağında en iyi şekilde yetişen dereotu, iyi drene edilmiş ve verimli toprakları tercih etmektedir.

Dereotunun tohumları, 3 ile 10 yıl arası yaşayabilmektedir. Çiçekleri beyaz ya da sarı olan dereotu, taze ya da kurutulmuş olarak kullanılabilmektedir. Dünya üzerinde, geniş çaplı olarak Avrupa ve Asya’da kullanılan dereotu, aromatik bir lezzete sahiptir.

Dereotu, salatalarda, çorbalarda, mezelerde ve birçok et, balık ya da sebze yemeklerinde, taze ya da kurutulmuş baharat şeklinde kullanılmaktadır. Ayrıca, dereotu tohumu, çay şeklinde tüketilebilmektedir.

Bazı kültürlerde salatalık turşusunun içinde kullanılan dereotu, bazı peynir türlerinin içeriğinde de bulunabilmektedir. Dereotu tohumu yağı ise, tekstil sektöründe ve sabun yapımında kullanılmaktadır.

Eski Yunan medeniyetlerinde, güzel koku üretmek için kullanılan dereotu, özellikle dereotu tohumu yağı, ilaç ve tedavi edici olarak da tercih edilmiştir. Dereotu çekirdeği yağı ayrıca, kaslar için tonik madde olarak da kullanılabilmektedir. Dereotu Hindistan bölgesinde ise, birçok yöresel yemeğin içerisine baharat olarak eklenmektedir.

Dereotu, sağlık için faydalı olan birçok organik bileşen kaynağıdır. Vitamin ve mineraller bakımından zengin olan dereotu, monoterpenler bakımından oldukça zengindir.

Limonen, karvon ve anethofuran gibi monoterpenler bakımından zengin olan dereotu, bazı flavonoidler bakımından da iyi bir besin kaynağıdır.

Önemli miktarlarda A vitamini ve C vitamini içeren dereotu, eser miktarlarda da demir, manganez ve folat içermektedir.

Anglo Sakson İngiltere’de geleneksel olarak kullanılan ve ilaç olarak görülen bir bitkiydi. Aynı dönemde dereotu, sarılık, baş ağrısı, ateş, iştah kaybı, mide problemleri, karaciğer problemleri ve bulantı gibi sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılmaktaydı. Günümüzde de dereotu benzer şikayetlerin giderilmesi amacı ile kullanılmaktadır.

Dereotu, sindirim sistemini destekler, uyku problemlerini giderir, ishal, hıçkırık ve dizanteri gibi sağlık problemlerini gidermeye yardımcı olur. Regl problemleri ve solunum problemleri ile ilgili şikayetleri azaltmaya olanak sağlayan dereotu, kanser riskini azaltır, ağız sağlığını korur, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kemik sağlığını korur.

Anti-iltihap özelliği de bulunan dereotu, eklem iltihabı riskine karşı korur ve gaz oluşumunu önler.

1.Sindirim Sistemi

Dereotu, bir atıştırmalık yiyecek gibidir fakat yine de yemeklerde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Salatalara eklenen dereotunun sindirim sistemini destekleyici özellikleri bulunmaktadır. Özellikle dereotu tohumu yağı, safrakesesi ve mide salgılarının üretilmesini kontrol etmektedir. Dereotu, bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı önler.

Dereotunun kendine has birtakım etkili özellikleri bulunmaktadır. Ayrıca dereotu ve dereotu özü yağının, uyarıcı, sakinleştirici ve rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır. Yatıştırıcı özelliği sayesinde dereotu, uyku problemlerini gidermeye yardımcı olmaktadır.

Dereotunun yapısında bulunan flavonoidler ve vitamin B kompleks, sakinleştirici ve rahatlatıcı etki gösteren ve beyin tarafından salgılanan hormonlar ile enzimlerin üretilmesini ve salgılanmasını sağlamaktadır.

Bu gibi özelliklerinden dolayı dereotu, uyku problemlerini gidererek daha derin ve sağlıklı bir şekilde uyumayı sağlar.

3.Kemik Sağlığı

Kalsiyum bakımından iyi bir bitki olan dereotu, kemikler için gerekli olan kalsiyumun vücuda alınmasını sağlamaktadır.

Düzenli olarak tüketilen dereotu, kemik erimesi riskini ortadan kaldırdığı gibi, kemik yoğunluğunu artırarak kemikleri güçlendirir.

Özellikle yaralanmalar sonucu hasar gören ya da kırılıp, incinen kemiklerin onarılmasına yardımcı olan dereotu, birçok kemik hastalığı riskinin de önüne geçmektedir.

4.Diyabet

Dereotunun, diyabet ve insulin seviyesi ile doğrudan bir ilişkisi bulunmaktadır. Yapılan araştırmalara göre dereotu, kandaki insulin seviyesini düzenler ve lipid seviyesindeki dalgalanmaları dengeler. Dereotu, diyabet hastalarının kanlarındaki şeker seviyesini korumaya yardımcı olur.

5.Gaz Problemi

İyi bir gaz söktürücü ilaç olarak bilinen carminative, mide ve bağırsaklarda biriken gazın atılmasını sağlamaktadır. Fakat, gaz problemlerini gidermek için, çok daha doğal bir yöntem bulunmaktadır. Dereotu, bağırsak hareketlerini hızlandırdığı için, gaz problemlerinin giderilmesine de yardımcı olmaktadır.

6.Bağışıklık Sistemi

Dereotu, antimikrobik aktivite gösteren bileşenler bakımından zengin bir bitkidir. Bundan dolayı dereotu, potansiyel mikrobik enfeksiyonların gelişmesinin önüne geçer ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu özelliği sayesinde dereotu, yaraların iyileşmesine yardımcı olur ve cildi korur.

7.Hıçkırık

Çeşitli birçok nedenden dolayı gelişen hıçkırık, yenilen yemeklerin gaz yapması ve bu gazın yemek borusundan yükselmesi sonucu gelişebilmektedir. Ya da alerjik ve sinirsel bazı faktörlere bağlı olarak gelişebilen hıçkırık, dereotu tüketilerek giderilebilmektedir. Çünkü dereotunun sakinleştirici ve sinirleri yatıştırıcı özellikleri bulunmaktadır.

8.İshal

İshal, temelde iki ana nedenden dolayı gelişmektedir. Ya mikrobik bir aktivite nedeni ile ya da hazımsızlıktan dolayı gelişebilen ishal, içermiş olduğu flavonoidler ve monoterpenler sayesinde, vücuttaki mikrobik faaliyetleri sonlandırmaya yardımcı olur. Böylece derotu, mikrobik faaliyetlerden kaynaklanan ishali önler.

9.Dizanteri

Mantar enfeksiyonlarının sebep olduğu bir hastalık olan dizanteri, mantar enfeksiyonunun önüne geçilerek ancak tedavi edilebilmektedir. Dereotu ise içermiş olduğu organik bileşenler sayesinde dizanteri hastalığının olumsuz etkilerini azaltır. Özellikle dereotu özü yağı, bu hastalığın tedavisinde yardımcı olabilmektedir.

10.Eklem İltihabı

Dereotunun anti-iltihabik özellikleri bulunmaktadır. Dereotu, iltihap oluşumu ile ilişkili olan romatizma, eklem iltihabı ve gut hastalığı gibi hastalıklardan kaynaklanan ağrıların giderilmesine yardımcı olmaktadır.

11.Regl Düzensizlikleri

Flavonoidler bakımından iyi bir bitki olan dereotu, regl döneminde akıntının düzenlemesini sağlamaktadır.  Kadınlara özgü hormonların salgılanmasına da yardımcı olan dereotu, kan akışını dengeleyerek, regl döneminde yaşanan ağrı ve krampların giderilmesini sağlar. Dereotu aynı zamanda, regl periyotlarında yaşanan düzensizlikleri de gidermeye yardımcı olmaktadır.

12.Solunum

Kaempferol gibi diğer bazı flavonoidler ve monoterpenler bakımından zengin olan dereotu, solunum sistemini ve organlarını temizleyen doğal bir bitkidir. Dereotu, alerjilere bağlı ya da öksürüğe bağlı olarak gelişen solunum yolu sorunlarını gidermeye yardımcı olur.

13.Ağız Bakımı

Özellikle dereotu tohumu ve dereotu yaprakları, çok iyi birer doğal ağız bakım ürünleridir. Dereotunun yaprakları, ağız kokusunu önler ve ferah bir nefese sahip olmayı sağlar.

Aynı zamanda dereotu, antibakteriyal özellikleri sayesinde, ağız içinde oluşan enfeksiyonları gidermeye yardımcı olur ve enfeksiyon oluşumunu önler.

Dereotu, ağız içini temizleyip koruduğu gibi, antioksidan özelliği yardımı ile de, diş ve diş etlerini serbest radikallere karşı korur ve temizler.

14.Kanser

Monoterpen ve kemopreventif bileşenler içeren dereotu, bu bileşenler sayesinde, glutation-S-transferaz adı verilen bir enzimin üretilmesini sağlamaktadır.

Bu enzim bir antioksidan gibi davranmaktadır ve vücuttaki serbest radikaller ile mücadele etmektedir. Antioksidanlar ise kanser riskini büyük ölçüde azaltan bileşenlerdir.

Böylece dereotu, kansere karşı vücudu koruyucu etki göstermektedir.

Fazla Miktarda Dereotu Tüketmenin Bir Zararı Olabilir Mi?

  • Özellikle dereotu suyu ve dereotu, cildi güneş ışığına karşı ekstra duyarlı ve hassas hale getirmektedir. Bundan dolayı dereotu, cildin güneş yanığı olma olasılığını artırabilmektedir.
  • Dereotu, kan dolaşımını özellikle regl kan dolaşımını hızlandırmakta ve kanı sulandırmaktadır.

    Bundan dolayı, hamile kadınların fazla miktarda dereotu tüketmeleri, düşük yapmalarına yol açabilmektedir.

  • Çok fazla miktarda dereotu tüketmek bazı alerjik durumların yaşanmasına sebep olabilmektedir.

  • Dereotu, kandaki şeker seviyesini düşürücü etki gösterdiği için, diyabet hastalarının çok fazla miktarda dereotu tüketmeleri zararlı olabilmektedir.
  • Kan şekerini düşürmeye yardımcı olan dereotu, cerrahi işlem sırasında kan şekerinin daha da düşmesine sebep olabilir.

    Bundan dolayı, belirlenmiş olan ameliyat tarihinden en az 2 hafta öncesinde, dereotu tüketimi durdurulmalıdır.

Besin Değerleri

100 gram dereotu için besin değerleri şu şekildedir;

KaynakBesin DeğeriGünlük Tavsiye Edilen Miktar
Enerji43 Kcal2%
Karbonhidrat7 g5.5%
Protein3.46 g6%
Toplam yağ1.12 g4.5%
Kolestrol0 mg0%
Lif2.10 g5.5%
Vitaminler
Folat150 µg37.5%
Niasin1.570 mg11%
Pantotenik asit0.397 mg8%
Piridoksin0.185 mg14%
Riboflavin0.296 mg23%
Tiamin0.058 mg5%
Vitamin A7718 IU257%
Vitamin C85 mg140%
Elektrolitler
Sodyum61 mg4%
Potasyum738 mg16%
Mineraller
Kalsiyum208 mg21%
Bakır0.146 mg16%
Demir6.59 mg82%
Magnezyum55 mg14%
Manganez1.264 mg55%
Fosfor66 mg9.5%
Çinko0.91 mg8%

Источник: https://evdesifa.com/dereotunun-faydalari-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.