Sağlık Teknolojileri Hastaların Emrinde!

Giyilebilir cihazlar, sağlık hizmetlerinin her alanında devrim yaratacak

Sağlık Teknolojileri Hastaların Emrinde!

Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık kuruluşlarından Frost & Sullivan’ın Türkiye teknoloji danışmanları, yeni teknolojik gelişmelere bağlı olarak EEG kulaklığından eLense, akıllı kumaşlardan ilaç pompalarına ve nörostimülasyona kadar çeşitli giyilebilir cihazların sağlık hizmetlerinin istisnasız her kademesine damgasını vuracağını belirtiyor. Tıbbi aygıtlar, tıbbi görüntüleme, klinik teşhis ve sağlık hizmetleri uygulamaları uzmanı olan teknoloji danışmanları, söz konusu ürünlerin yakın gelecekte dev bir pazar yaratacağının altını çiziyor.

Sağlık hizmetlerinde giyilebilir cihazlar

Akıllı saatler, bilezikler ve gözlükler gibi giyilebilir cihazların popülaritesinin Apple, Samsung ve Sony gibi elektronik şirketlerinin her yıl ortaya koydukları ürünlerle dikkat çektiğini ifade eden teknoloji danışmanları, giyilebilir cihazların kullanıcıların ve belki de geliştiricilerin nezdinde takip cihazları ile eşanlamlı hale geldiğini belirtiyor. Giyilebilir cihazların FitBit, Misfit ve Moov gibi fiziksel aktiviteleri ve uyku düzenini izlemek için harika cihazlar olduğunu söyleyen teknoloji danışmanları, bu cihazların formda olmayı takip etmek ve hareket halindeyken bildirimlerde bulunmak gibi faydaların çok daha ötesinde olduğuna dikkat çekiyor.

Google ve Novartis diyabet hastaları için akıllı lens üretecek

Söz konusu cihazlar için en büyük pazar fırsatlarından birini özellikle teşhis, hasta izleme ve tedavi alanları itibariyle sağlık hizmetleri oluşturuyor.

Teşhis ile hasta gözlemleme faaliyetleri arasında giyilebilir cihazlar açısından ciddi bir örtüşme bulunuyor.

Teşhis cihazları kalp aritmisi ya da kasılmaları gibi sağlık durumlarını teyit etmek için kullanılırken, gözlemleme cihazları hastaların sağlık durumlarını pasif, ihtiyati olarak ve genellikle uzaktan gözlemlemek için kullanılıyor.

Giyilebilir cihazların gelişimi

Giyilebilir cihazlardaki daha uzun pil ömrü, daha iyi algılama özellikleri, küçük boyut gibi teknik ilerlemelerin, sensör ve elektronik endüstrileri tarafından tedarik edilen teknoloji platformlarındaki hızlı gelişmeler sayesinde mümkün hale geldiğini belirten teknoloji danışmanları, benzer şekilde bulut bilişim, çevrim içi veri depolamanın oluşturulması, veri paylaşımı ve ve uzaktan görüntüleme alanlarındaki gelişmelerin giyilebilir cihazları geliştiren teknik faktörler arasında olduğunu kaydediyor.

Özellikle yaşlılar ve kronik hastaların gece gündüz gözlemlenmeleri konusunda büyüyen bir ihtiyaç görülüyor.

Ayrıca müdahalesiz teşhis ve tedavi için acil bir pazar ihtiyacı bulunuyor ki bu da giyilebilir biyosensörlerin gelişiminde önemli bir rol oynuyor.

Tüm bu ihtiyaçlar, hastaların sağlık parametrelerini gözlemleyebilen ve bu sayede hastanın iyileşmesini takip edebilen ve acil durumlarda hasta bakıcının uyarılmasını sağlayan müdahalesiz giyilebilir cihazları önemini ortaya koyuyor.

Hemşirelerin görevini mobil cihazlar yapacak, bilgiler doktorun cebine gidecek

Ancak Frost & Sullivan Türkiye teknoloji danışmanları, sağlık gereçleri pazarının teknolojik ve pazara ait zorluklardan payını aldığını söylüyor. En büyük teknik zorluklardan biri fizyolojik verileri doğru bir şekilde muhafaza etmeye dayanıyor. Cihaz hassasiyeti, cihazın teşhis ve tedavi özelliklerinin sergilenmesinde önemli bir rol oynuyor.

Orta derecede hassasiyet aktivite takibi, form tutmak için kalori sayımı ve dinlenme amaçlı kullanım için yeterli görülüyor. Ne var ki klinik kullanımı açısından aygıtın klinik testlerine eşdeğer bir sensörü bulunması gerekiyor.

Pazar büyümesinin önündeki diğer teknik zorluklar ise hasta veri güvenliği ile mevcut klinik bilgi sistemleri ve uygulamalar arasındaki kusursuz bir uyumun eksikliği olarak belirtiliyor.

En yaygın kullanılan giyilebilir cihazın EEG cihazı olduğunu ifade eden Frost & Sullivan Türkiye teknoloji danışmanları, yaklaşık bir düzine firmanın hafif, kablosuz ve taşınabilir EEG cihazı geliştirdiğini belirtiyor.

Sıradan baş bantları ya da başlıklar olarak tasarlanan bu cihazların beyin aktivitesini kaydedebildiğini ve verileri kablosuz olarak akıllı bir telefona ya da bilgisayara aktarabildiğini söyleyen teknoloji danışmanları, cihazın beyin aktivitesinin sürekli olarak izlenmesi ve uyku kalitesi hakkında bilgi sağlayabiliyor.

Teknoloji danışmanları, buna ek olarak cihazın kullanıcıları ve hasta bakıcıları yaklaşan krizler konusunda uyarabildiğini, kullanıcının ruh halindeki ani değişimler, kavrayış ve duygusal durumu hakkında fikir verebileceğini söylüyor.

Akıl sağlığı farkındalığının arttığı göz önünde bulundurulacak olursa, beyin aktiviteleri monitörlerinin gelecek yıllarda önemli roller üstleneceğini ifade eden teknoloji danışmanları, giyilebilir EEG kulaklıklarının umut vadeden ve üzerinde birçok araştırmalar yapılan beyin-bilgisayar arayüzlerinin temelini oluşturduğunu belirtiyor.

eLens büyük potansiyeller sunuyor

2013 yılında Google Gözlük hakkında oldukça sert eleştirilerin yapıldığını hatırlatan teknoloji danışmanları, ancak Google’un akıllı bir kontak lens ya da elektronik lens olan çok daha gelişmiş bir giyilebilir göz cihazı üzerinde çalıştığının ortaya çıktığını söylüyor. Teknoloji danışmanları, lenste kullanıcının gözyaşındaki glikoz seviyesini ölçen ve bir alıcıya ileten elektronik sensörler bulunduğunu belirtiyor.

İnsan beyniyle bilgisayar arasında veri aktarımı mümkün hale gelebilir mi?

Çok geçmeden Sensimed ve Johnson and Johnson gibi şirketlerle bazı üniversite araştırma gruplarının da süratle elektronik lensler üzerinde yaptıkları çalışmaları ortaya koyduklarını kaydeden teknoloji danışmanları, elektronik kontak lenslerin henüz prototip aşamasında olduğunu ve klinik uygulamalar için ticari hale getirilmelerinin birkaç yıl alabileceğini ifade ediyor. Teknoloji danışmanları, kan almadan glikoz seviyelerinin ölçümü, göz içi basıncın ölçülmesi, rutin göz ve artan görüş kontrollerinin yapılması gibi sayısız uygulamanın söz konusu olduğunu ve bu uygulamaların sadece lens mimarisinin bir parçası olan sensörlere dayandığını vurguluyor.

Akıllı kumaşları farklı sektörler geliştiriyor

Giyilebilir cihazların mevcut sorunlarından bazılarının büyük olmaları, dikkat çekmeleri ve her zaman modaya uygun olmamalarından kaynaklandığını dile getiren teknoloji danışmanları, bu sorunların en basit çözümünün elektronik ve algılama özelliklerinin kullanıcının giysi kumaşına entegre edilmesiyle sağlanabileceğini belirtiyor.

Akıllı kumaşların diğer fonksiyonlarının yanı sıra enerjiyi gözlemleyebilme, dönüştürebilme ve hatta iletebilme olduğunu kaydeden teknoloji danışmanları, akıllı kumaş alanına yatırım yapan firmaların farklı sektörlerden geldiğini, bunların arasında Nike ve Adidas gibi spor giysileri firmaları, BeBop Sensors gibi sensör şirketleri ve AiQ Smart Clothing, Levis gibi giyim firmalarının yer aldığını ve teknoloji zincirindeki birçok firmanın akıllı, interaktif ve fonksiyonel kumaşlar üzerinde çalıştığını ifade ediyor.

eTattoo ile deri üstünden teşhis ve takip

Teknoloji entegrasyonunun nihai formunun giyilebilir cihazın kullanıcının derisine elektronik dövme ile yerleştirilmesiyle olabileceğini ileri süren teknoloji danışmanları, akademik araştırmalar doğrultusunda bu cihazların esnetilebilir deriye benzer bir malzemeden olacağı ve üzerlerinde elektronik devreler ve sensörlerin yer alacağını belirtiyor. Teknoloji danışmanları, bu dövmelerin elektromiyografik sinyalleri algılayabileceğini, kan zehri seviyelerini ölçebileceğini, kalp ya da beyinden doğru elektriksel veriler alabileceğini, vücut sıcaklığını tam olarak ölçebileceğini ve benzeri fonksiyonları yerine getirebileceğini kaydediyor.

Frost & Sullivan Türkiye teknoloji danışmanlarına göre esnek elektronikte ve ultra ince sensör sistemlerinde yaşanan hızlı gelişmeler sayesinde, deriyi saran bu cihazların 38,5 kilo ağırlığında başlayan yolculuğunun son noktası elektronik dövme olabilir.

Ağız yoluyla alınamayan ilaçlar için ilaç pompaları

Farmakokinetik komplikasyonlar nedeniyle ağız yoluyla alınamayan monoklonal antikorlar, immunoglobinler ve biyolojik ürünler gibi bazı ilaçların deri altından ya da damar içinden enjekte edilmeleri gerekiyor.

Önemli ilaçların kartuşları ya da haznesi olarak tasarlanan vücuda giyilen cihazların bu ilaçları etkili ve otomatik bir biçimde zerk edebileceği belirtiliyor.

Cihazların aynı zamanda belirli zamanlarda belirli miktarlarda verilmek üzere programlanabileceği, böylece hasta ya da hasta bakıcının ilaç alımını unutması veya aşırı doz gibi sorunların da ortadan kalkacağı ileri sürülüyor.

Bu tip cihazların insülin gibi kronik ilaç tedavisi gören hastalar ve unutkanlığa meyilli hastalara çok faydalı olacağını ifade eden teknoloji danışmanları, Amgen Medlmmune ve Unilife gibi şirketlerin giyilebilir ilaç enjektörleri ürettiğini, giyilebilir enjektörlerin milyarlarca dolarlık biyolojik ürünler pazarının yararına olacağını ve yakın gelecekte öne çıkacak ürünler olduğunu kaydediyor.

Nörostimülasyon

Beynin ve periferik sinir sisteminin elektriksel stimülasyonunun özellikle son 10 yılın klinik uygulamaların arasında yer aldığını ifade eden teknoloji danışmanları, buna ağrıyı kontrol etmek, duyu hissini geri kazanmak, kasılmaları ve titremeleri kontrol etmek için kullanılan hafif elektriksel uyarılar veren elektrotların dâhil olduğunu belirtiyor.

Giyilebilir aygıtların gelişimiyle birlikte nörostimülasyonun reçetesiz olarak kullanılabildiğini söyleyen teknoloji danışmanları, Belçika kökenli Cefaly Technology’nin migren ağrılarına yol açan elektriksel aktiviteyi telafi edebilecek, taşınabilir, üçlü ikiz sinirine mikro uyarılar sağlayan saç bantları geliştirdiğini ifade ediyor. Teknoloji danışmanları, Massachusetts kökenli NeuroMetrix’in de diyabet, siyatik, fibromiyalji ve diğer durumların neden olduğu kronik ağrının giderilmesi için müdahalesiz olmayan nörostimülasyon sağlamak üzere iki adet giyilebilir ürün tasarlandığını belirtiyor.

“Kendini Ölçüm”ün ötesinde

Kendini Ölçüm, yemek yemek, egzersiz yapmak, duygusal durum ve benzeri kişisel aktivitelerin diöital bir platforma kaydedilmesi olarak tanımlanıyor. Giyilebilir cihazların başlangıçta bu amaçtan teşhis ve gözlemleme gibi profesyonel uygulamalara yönelecek.

Ameliyat, tıbbi görüntüleme, yara bakımı, akıl sağlığı, rehabilitasyon, ilaç uyumluluğu, klinik teşhis, sağlık bilişimi ve kamu sağlık yönetimi gibi sağlık hizmetlerinin her alanının giyilebilir cihazlardan faydalandığını vurgulayan teknoloji danışmanları, giyilebilir sağlık gereçlerini kişiselleştirilmiş ilaç ya da hastalara kişisel sağlık hizmeti verilmesi noktasında en büyük teknoloji olarak görmenin doğru olacağını belirtiyor.

FROST & SULLIVAN – Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık gruplarından biri olan Frost & Sullivan, 1961 yılından beri 40 ülkede 2000’in üzerinde analisti ve danışmanı ile hizmet vermektedir.

Otomotiv, enerji, havacılık ve savunma, telekomünikasyon, sağlık, kimya ve daha birçok sektörde çeşitli ölçeklerde 14.000 firmaya, müşterilerinin büyümelerini hızlandırmaları, yenilik ve liderlik alanlarında en yüksek düzeye ulaşmalarını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmaktadır.

2010 yılında Türkiye’de de faaliyetlerine başlayan Frost & Sullivan, Türkiye’de hazırladığı başta enerji, otomotiv, savunma ve sağlık olmak üzere çeşitli sektörlerde uzun vadeli pazar öngörülerini de kapsayan raporlarıyla uluslararası şirketlerin ve yatırım fonlarının Türkiye’deki faaliyetlerine yardımcı olmanın yanı sıra farklı sektörlerde birçok Türk firmasına özel araştırma ve danışmanlık hizmeti vererek iç ve dış pazarlarda büyümelerine yardımcı olmayı sürdürüyor.

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/giyilebilir-cihazlar-saglik-hizmetlerinin-her-alaninda-devrim-yaratacak/

Sağlık Sektöründe Teknoloji ve İletişim – Sesan

Sağlık Teknolojileri Hastaların Emrinde!

Yaşam için hayati unsurlar arasında teknoloji ve iletişim yer alıyor. Bu iki önemli kavramın sağlık sektörü açısından neler ifade ettiğini değerlendirmek istiyorum.

Sağlık alanında gerçekleşen yenilikler, doğrudan doğruya bireyleri etkiliyor. Sağlık teknolojilerinin gelişimi hastaların hayatını kolaylaştırıyor ve daha iyi tıbbi bakım almalarına yardımcı oluyor.

Geliştirilen tanı ve tedavi becerilerinin ve teknolojik çalışmaların toplum bilgisine sunulması için iletişim kanallarına ihtiyaç duyuluyor. Sağlıkta iletişim ve teknoloji ilişkisinin önemini tam da burası oluşturuyor.

Sağlıkta İletişimin Temel Amacı Nedir?

Teknolojinin ilerlemesiyle iletişim gün geçtikçe kolaylaşıyor. Teknoloji de bu sayede hızlanarak gelişimini sürdürüyor. Teknoloji ve iletişim birbirini döngüsel olarak bu şekilde etkilemeye devam ediyor. Bu nedenle bu iki sistem durdurulamaz bir şekilde hızla gelişiyor.

İletişim kanalları gün geçtikçe çoğalıyor ve bilgi çok hızlı bir şekilde yayılarak küresel ölçekli hale geliyor. İnsanlar artık interneti kullanarak sağlık sorunları hakkında detaylı bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyor.

Farklı birçok platformdan edindiği bilgileri süzgeçten geçirerek ve karşılaştırarak doğru bilgiye ulaşmaya çalışıyorlar.

İnternette bulunan bilgi kaynaklarının çoğu bilimsel ve deneysel süreçlerden geçirilerek oluşturulmadığı için internetten edinilen bilgiler sorgulanmadan kabul edilmemelidir.

Konunun uzmanlarıyla iletişime geçerek ve birkaç farklı kaynaktan bilgileri karşılaştırarak doğrulama yapılmalıdır. Bu durum internetten ulaşılan her bilgi için geçerlidir.

Özellikle konu sağlık olunca daha çok dikkat edilmesi gerekir.

Sağlıkta iletişimin birkaç temel amacı vardır. Bunlar birkaç maddede özetlenebilir:

  • Sağlık çalışanları arasındaki iletişimi arttırmak
  • Sağlık kurumlarının örgütsel işleyişini doğru kurgulamak
  • Hasta ve doktor arasındaki etkileşimi arttırmak
  • Bilgi üretmek
  • Sağlık alanındaki teknolojik gelişmelerin topluma tanıtılması

Her nedense çoğunlukla hastayla olan iletişim süreçlerinde sorunlar oluşuyor. Bu durumun birkaç nedeni var. Sağlık çalışanının hastaya veya hasta yakınına olan yaklaşımında problemler olabiliyor.

Ya da bunun tam tersi hastanın veya hasta yakınının sağlık çalışanına karşı yaklaşımında sorunlar olabiliyor. Her iki şekilde de doğru bir iletişim süreci sağlanamıyor ve bilgi aktarımı gerçekleşemiyor.

Hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının birbirlerine olan geri bildirimlerinde aksaklık veya yanlış anlaşılmalar oluşuyor. Bu da tedavi sürecini olumsuz olarak etkiliyor.

Sağlıkta Teknolojik İmkanlar

Günümüzde medikal alanda birçok yenilik ortaya çıkıyor ve bunların hedef kitleye hızlı şekilde ulaştırılması için iletişim kanallarının çok iyi kullanılması gerekiyor. Tanı ve tedavi süreçlerini daha iyi hale getiren teknolojik gelişmeler yaşam kalitesini arttırdığı için büyük önem ifade ediyor.

En basit örnek olarak; tekerlekli sandalye kullanan bir hastanın merdiven çıkma ve inme gibi sorunlarına pratik çözüm sağlayan teknolojilerin duyurulması, kişinin yaşam kalitesine ve onun refakatçilerine önemli bir katkı sağlar. Bu tip hayatı kolaylaştıran teknolojilerin geliştirilmesi ve bunların maliyetlerinin düşürülerek herkese ulaştırılması insanlık adına çok önemlidir.

Mobil Sağlık

Mobil teknolojiler çok hızlı geliştiriliyor ve çok yoğun olarak kullanılıyor. Artık herkes akıllı cep telefonlarından istedikleri zaman ve istedikleri yerden internet üzerinden birçok hizmetten anında faydalanabiliyor. Bu durum sağlık alanında da bu şekilde.

Örneğin, geliştirilen mobil aksesuarlar ve yazılımlar sayesinde spor yaparken kaç adım attığımız veya kaç kalori yaktığımızı otomatik olarak kayıt altına alabiliyoruz. Artık kalp atışı, EKG, tansiyon ve kan şekeri gibi tıbbi ölçümleri de mobil cihazlardan yapabiliyoruz.

Kayıt altına alınan parametreler anlık olarak hekimlere ulaştırılabiliyor ve acil durumlarda uzaktan sağlık hizmeti alınabiliyor.

Doktorlar tarafından kullanılan mobil teknolojilerle, hekimler uzaktan hastanın tıbbi parametrelerini veya raporlarını inceleyebiliyor ve yorum yapabiliyor. Hatta çok hassas robotlar sayesinde hastane dışındayken ameliyatlara katılabiliyorlar. Bunlar mobil teknolojilerin gücünü ortaya koyuyor.

Sonuç

Sonuç olarak şunları ifade etmek istiyorum. Bugün mobil uygulamalar sayesinde hasta ve doktor arasındaki iletişim daha kolay bir hale getirildi. Modern şehir hastanelerinin sayısının artması sağlık hizmetlerinin halkın geneline ulaştırılmasını kolaylaştırdı.

Eğitimli sağlık çalışanlarının olması ve bunların gelişimlerine sürekli katkı sağlanması toplumun sağlık açısından kendini daha çok güvende hissetmesini sağlıyor.

Teknolojik sağlık cihazlarının evlerimize kadar girmesi hastalık süreçlerini bir nebze de olsa daha kolay geçirmemizi sağlıyor.

Soru Sor & Yorum Yap »

Источник: //sesanltd.com.tr/saglik-sektorunde-teknoloji-ve-iletisim/

Türkiye sağlıkta dijitalleşme sürecinde küresel güç oldu

Sağlık Teknolojileri Hastaların Emrinde!

Her yıl düzenlenen HIMSS Konferanslarında bu yıl bir ilk gerçekleşti ve Türkiye’den İzmir Tire Devlet Hastanesi Avrupa’da sadece 4 hastanede bulunan Seviye 7 derecelendirmesine layık görüldü.

17 ÖDÜLLÜ HASTANE

Türkiye’de Seviye 6 ödülüne sahip olan hastane sayısı 17’ye yükseldi. HIMSS Türkiye 2016’da konuşan Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, dijital hastane kavramının sağlık sektörünün tüm dinamiklerini pozitif anlamda etkileyecek bir güce sahip olduğunu belirtti.

HIMSS Başkanı H. Stephen Lieber ise Türkiye’nin kısa sürede 17 hastanesini HIMSS EMRAM 6 Seviyesine çıkararak Avrupa’nın öncüsü haline geldiğini ifade etti.

TÜM SAĞLIK BİLİŞİM DÜNYASI BİR ARAYA GELDİ

Kamu ve özel sektör, tüm sağlık bilişim dünyasının bir araya geldiği HIMSS Türkiye 2016, 26 Mayıs günü, İstanbul Green Park Pendik Hotel’de ziyaretçilerine kapılarını açtı.

HIMSS Türkiye EMRAM Eğitim Konferansı ve Sağlık Bilişim Fuarı, 2 gün sürdü. Sağlık Bakanlığı ve HIMSS Avrupa işbirliğiyle düzenlenen HIMSS Türkiye 2016, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci ve HIMSS Başkanı H. Stephen Lieber’in konuşmalarıyla açıldı.

DİJİTALLEŞEN DÜNYA İNSAN HAYATI İÇİN YENİ FIRSATLAR YARATTI

Açılışta konuşan ve içinde bulunduğumuz yüzyılın tüm iş süreçlerini temelden değiştirdiğini söyleyen Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Sağlık Bakanlığı olarak bilişim teknolojileri ile tüm üretim ve hizmet sektörlerini bir araya getirmeyi hedefleyen 4. Endüstri devrimine kayıtsız kalmadıklarını belirtti.

Zaman ve mekan kavramının yerini istediğiniz yer ve zamanda sürece dahil olabileceğiniz teknolojilere bıraktığını vurgulayan Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr.

Şuayip Birinci, “Dijitalleşen dünya ve iş yaşamı hem insan hayatı hem de biz sağlıkçılar açısından yeni fırsatları ortaya çıkardı.

Artık hastaların teşhis ve tedavi süreçlerine katıldığı ve sürdürülebilir sağlık politikalarının dijital veriler kapsamında ele alındığı bir hizmet sürecinden bahsediyoruz.

Bu bağlamda dijitalleşme, teknolojik araçların sağlık sektörüyle entegrasyonu, mobil sağlık araçlarının etkin kullanımı, büyük veri uygulamaları ile teşhis ve tedavi süreçlerinin yönetimi gibi uygulamalar, sağlık profesyonelleriyle hastanelerin ilaç gibi, iğne gibi vazgeçilmez unsuru haline geldi” şeklinde konuştu.

TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ GÜNDEMİNDE OLACAK

HIMSS Türkiye 2016’da Sağlık Bakanlığı olarak gelinen noktanın katılımcılarla paylaşılacağını ve gelecek yıllara ilişkin birlikte gerçekleştirilecek çalışmalar için istişareler yapılacağını söyleyen Birinci, bu kongrede konuşulan şehir hastanelerinde bilişim çözümleri, kişiselleştirilmiş tıp, e-sağlık uygulamaları gibi konuların önümüzdeki yıllarda da tüm sağlık çalışanlarının gündeminde olacağını ifade etti.

TÜRKİYE KÜRESEL ÖLÇEKTE DİJİTALLEŞMEDE ÖRNEK UYGULAMALAR GELİŞTİRİYOR

Sağlık Bakanlığı olarak özellikle son 10 yıldır gerçekleştirilen değişim programı kapsamında toplumun her kesiminin sağlık hizmetlerine erişimini maksimum seviyeye yükselterek önemli bir başarıya imza attıklarını kaydeden Dr.

Şuayip Birinci, “Artık küresel ölçekte sağlıkta dijitalleşme kavramını yakalayan ülkeler kategorisinde örnek teşkil edecek uygulamalar geliştiriyoruz. Dijital hastane kavramı sağlık sektörünün tüm dinamiklerini pozitif anlamda etkileyecek bir güce sahip.

Sağlık tesislerimizde dijitalleşme, doktorlarımızın daha hızlı ve etkin bir şekilde teşhis ve tedavi süreçlerini yönetmelerini, hastalarımızın ise kendi sağlıklarını kontrol altında tutarak daha sağlıklı bireyler olarak hayatlarını sürdürmelerini mümkün kılıyor.

Bununla birlikte sağlık yöneticilerinin de çok daha rasyonel ve hızlı çözüm üretmelerine imkan tanıyor” dedi.

Sağlık Bakanlığı olarak bilişim odaklı projelerin karşılığını e-Türkiye ödül töreninde 2 ödüle layık görülen tek kamu kurumu olarak aldıklarını söyleyen Birinci, bu ödüllerin “kamu kurumları arasında 2015 yılında en iyi dijitalleşen kurum” ve “e-Nabız kişisel sağlık sistemimiz ile gelen kamudan vatandaşa en iyi uygulama” ödülü olduğunu belirtti.

TÜRKİYE AVRUPA'DA ÖNCÜ

Açılışta konuşan ve Türkiye’nin küresel anlamda teknolojiyi kullanma bakımından ileri ve öncü bir duruma geldiğini ifade eden HIMSS Başkanı H. Stephen Lieber, “HIMSS Türkiye 2016’da İspanya, Hollanda ve Almanya’dan sonra Türkiye’de bir ilki gerçekleştireceğiz.

HIMSS’in akreditasyon ve standart modeli EMRAM’da 7 Seviyesine gelen bir hastaneyi ödüllendireceğiz. Ayrıca 17 tane EMRAM 6. Seviyeye gelmiş hastane bulunuyor. Burada büyük bir gelişmeden bahsediyoruz. Türkiye’nin Avrupa’da öncü olduğunu görmekteyiz.

Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız çalışmalar diğer ülkelerin de örnek alacağı bir işbirliği olarak öne çıkıyor” dedi.

Bilgi teknolojilerinin sağlık hizmetlerinin sunumunda ve geliştirilmesinde en uygun ölçüde kullanımının hastanelere güvenli ve iyi bir sağlık hizmeti verme imkanı sağlayacağına değinen Lieber, konuşmasını “HIMSS olarak 65 binin üzerinde bireysel üyesi ve yüzlerce kurumsal üyesi olan ve kar amacı gütmeyen bir kurumdan bahsetmekteyiz. Misyonumuz dünya genelindeki hastane ve hükümetlere teknolojinin sunduğu nimetlerden yararlanmaları konusunda destek olmak ve tavsiyeler vermektir” şeklinde sürdürdü.

HASTANE DAHA GÜVENLİ VE VERİMLİ HALE GELİYOR

Hasta güvenliği ve memnuniyeti ile kalite çıktıları ve yatırımların geri dönüşüne bakıldığında, dijitalleşme konusuna daha fazla fon ayırmanın kurumlara büyük başarılar sağladığına değinen Lieber, “Dijitalleşme ilerledikçe hastane daha da verimli, güvenli ve etkin bir hale geliyor. Türkiye, vatandaşlarına verdiği hizmetle bu anlamda dünyanın geri kalanına ayak uydurabiliyor” şeklinde konuştu.

DİJİTAL HASTANE NEDİR?

Uluslararası sağlık çevrelerinde de kabul görmüş bir kavram olan dijital hastane; bilişim teknolojilerinin hasta ve çalışan yararına kullanıldığı, hastanelerin idari, tıbbi ve mali süreçlerinde bilişim teknolojilerinden faydalanıldığı, her türlü iletişim aracı ve tıbbi cihazın birbiriyle ve diğer bilgi sistemleriyle entegre olarak çalıştığı, sağlık çalışanları ve hastaların teletıp, mobiltıp ve e-sağlık uygulamalarıyla hastane içinden veya dışından veri alışverişinde bulunabildiği hastaneler olarak tanımlanabilir.

Türkiye’deki kamu hastanelerinde “dijital hastane” çalışmaları 2012 yılında pilot olarak seçilen Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi ile başladı. Sonrasında HIMSS Avrupa ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında kamuya bağlı tüm hastaneler bu sürece dahil edildi.

SEVİYE 6 VE 7 ÖDÜLÜNE SAHİP HASTANELER

HIMSS Avrupa, bu kapsamda geliştirdiği uluslararası bir standardizasyon mekanizması olan Elektronik Medikal Sağlık Kaydı Adaptasyon Modeli (EMRAM) ile hastanelerin elektronik tıbbi kayıt yeteneklerini en temel hizmetlerden kağıtsız tıbbi kayıt ortamına kadar genişleyen bir aralıkta ele alıyor. HIMSS Avrupa, bu model ile hastanelerin dijital süreçlerini değerlendirmek ve geldikleri seviyeyi tespit etmek için uluslararası düzeyde kabul gören bir derecelendirme yapıyor ve  6. ve 7. Seviyeye gelmiş olan hastaneleri uluslararası HIMSS organizasyonlarında  ilan ederek akreditasyon belgesi veriyor. Türkiye’de şu ana kadar 17 hastane Seviye 6 ile derecelendirilirken, İzmir Tire Devlet Hastanesi bu yıl Seviye 7 belgesi almaya hak kazandı. Seviye 7 belgesi almış Avrupa’da sadece 4 hastane bulunuyor.

SEVİYE 7 NEDİR?

Seviye 7 hastanelerde, hasta bakımını yönetmek için kağıt ortam kullanılmıyor ve elektronik sağlık kayıt sisteminde gizli bilgi, doküman, görüntü ve tıbbi görüntülerden oluşan bir veri bileşkesi yer alıyor.

Klinik veriler depolanıyor ve sağlık bakım kalitesinin iyileştirilmesi ve hasta memnuniyetinin artırılması amacıyla analiz ediliyor. Hastane, tüm kurumsal hizmetleri için veri devamlılığını sağlarken klinik bilgi, standart elektronik işlemler vasıtasıyla hastaya müdahale etmeye yetkisi olan tüm birimler ile ya da bir sağlık bilgi paylaşım sistemi ile anında paylaşılabiliyor.

Seviye 6 ve 7 belgesi olan hastanelerin listesi için TIKLAYIN

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: //www.ensonhaber.com/754-turkiye-saglikta-dijitallesme-surecinde-kuresel-guc-oldu-2016-05-27.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.