Sağlıklı Bir Ramazan Bayramı İçin 10 Öneri

Sağlıklı bir Ramazan Bayramı için 10 öneri

Sağlıklı Bir Ramazan Bayramı İçin 10 Öneri

Oruç süresince yavaşlayan metabolizma hızı, bayramda tüketilen gıdalarla alınan enerjiye ayak uyduramayınca, çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

Bayramda sık karşılaşılan mide ve hazımsızlık problemlerinin önüne geçebilmek için dengeli ve düzenli beslenme kurallarına dikkat etmek büyük önem taşıyor.

Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, Ramazan Bayramı’nı keyifli ve sağlıklı geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.

Geri çevrilemeyen ikramlar sağlık sorunlarına yol açabilir

Kültürümüz gereği bayram denilince akla ilk olarak ziyaretler, cezbedici ikramlar ve kalabalık sofralar gelmektedir. Bayram için ikram ve kahvaltı hazırlıkları genellikle evlerde günler öncesinden başlar.

Bayram sabahı aileler bir araya gelir, sofralar kurulur, börekler, kızartmalar, tatlılar eşliğinde muhabbetle saatlerce süren bir kahvaltı yapılır.

Sonrasında bayram ziyaretlerinde ısrarlarla geri çevrilemeyen ikramlar, bir ay boyunca kendini uzun süre açlığa alıştırmış sindirim sistemini yorar.

Bu durum ishal, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi sağlık sorunlarını berberinde getirebilir.

İkramları az az ve seçerek tüketin

Özellikle hipertansiyon, diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunan kişiler, bayram boyunca ikramların tüketiminde çok dikkatli olmalıdır. Hastalıkların tetiklenmemesi için ikramlıklar arasında seçim yapılmalı, sağlıklı ve hafif gıdalar tercih edilmelidir. Bu ikramların porsiyonlarına dikkat edilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Ziyaretlerinizi ana öğün saatlerinize göre planlayabilirsiniz

Bayram sabahına sağlıklı bir kahvaltıyla başladıktan sonra diğer öğünlerde de aynı hassasiyet gösterilmelidir. Öğlen yemeği et ise akşam sebze olmalı, pişirme yöntemi olarak kızartmadan kaçınılmalıdır.

Çorba, salata, yoğurt ana yemeklerin yeninde yenmeli, pilav ve makarnadan uzak durulmalıdır. Özellikle yemek sonrası tatlı yenmemelidir. Yemek saatlerine de büyük özen gösterilmelidir.

Öğün geciktiğinde veya atlandığında şeker düşmesine bağlı olarak tatlı tüketim isteği artarken, yemek porsiyonları da büyüyecektir. Bayramda sık karşılaşılan bu durumu engellemek için bayram ziyaretleri mümkün olduğu kadarıyla öğün saatlerine göre planlanmalıdır.

“İçmek için ne alırdınız?” sorusuna yanıtınız “bir büyük bardak su” olabilir

Bayramda, su tüketimi hem oruç sonrası olması, hem de havaların sıcaklığı sebebiyle daha fazla önem kazanmaktadır. Yetersiz su tüketimi vücutta elektrolit dengesini bozacağından; baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik gibi şikayetleri beraberinde getirecektir.

Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litre olup, su dışında içilen hiçbir içecek suyun yerini almamaktadır. Bayramda su dışında içilen içeceklerde bitki çayları, sütlü kahve, ayran, komposto gibi içecekler tercih edilirken; asitli içeceklerden ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

Bayramda sağlık sorunları yaşamamak ve kilo alımını engellemek için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalıdır.
  2. Hamurlu tatlı tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  3. Bayram ziyaretlerinin yoğunluğu sebebiyle öğün atlanmamalı ve ana öğünler tatlı, dolma veya börek gibi ikramlarla geçiştirilmemelidir.
  4. Öğünlerde salata, sebze yemeği gibi posa içeriği yüksek yiyeceklere yer verilmelidir.
  5. Ana yemeklerin yanında yardımcı yemek olarak adlandırılan pilav, makarna, püre oldukça azaltılmalı, bu karbonhidrat kaynakları yerine ekmek tercih edilmelidir.
  6. Yemeklerin yanında asitli içecekler ve meyve suları yerine, ayran, az şekerli komposto içilmelidir.
  7. Bayram boyunca pişirme yöntemi olarak sote, fırın ve haşlama yöntemleri kullanılmalıdır.
  8. Günlük posa alımını artırmak için çavdar, kepek, tam buğday gibi posa içeriği yüksek ekmekler tercih edilmelidir.
  9. Fazla çikolata ve tatlı tüketimini engellemek amacıyla, ihtiyacı karşılayacak miktarda bayram alışverişi yapılmalıdır.
  10. Bayramda hareketsizlikten uzak durulmalı, fırsat buldukça egzersiz ya da yürüyüş yapılmalıdır.

Ramazan sonrasında beslenmeye dikkat

Ramazan’da yavaşlayan metabolizma, bayramda tatlı tüketilmesi ve eski düzene dönülmesiyle beraber ağırlık artışına davetiye çıkarabilir.

Ramazan’ın bitmesiyle beraber beslenme alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerle ağırlık artışı önlenebilir. Sağlıklı beslenmeye geçiş yaparken dikkat edilmesi gereken 9 püf noktasına kulak verin.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Gizem Köse, Ramazan’da değişen beslenme düzeniyle metabolizmanın yavaşladığını, bunun da ağırlık artışını kolaylaştırdığını söyledi.

Ramazan Bayramı’nda günlük beslenme alışkanlıklarına hızlı dönüş yapmanın ağırlık artışına yol açabileceğini belirten Köse, bu dönemde yapılacak bazı değişikliklerle vücudun eski düzenine döneceğini kaydetti.

Dr. Gizem Köse, “Ramazan ayı boyunca yaklaşık 17 saatlik açlık sonrasında kimi zaman ağır kimi zaman hafif öğünler tüketildi ve sonuç olarak metabolik denge değişti. Bu açlık öncesinde gece saatinde öğün tüketince metabolizma yavaşladı.

Bu yavaş metabolizma ile bayramda günlük beslenme alışkanlıklarına hızlı bir dönüş yapılırsa ağırlık artışı kaçınılmaz olacaktır. Oruç tutanlar Ramazan Bayramını hafif bir normale geçiş aşamasına dönüştürebilir.

Ramazan’da dinlendirilen vücut için yepyeni bir başlangıç yapılabilir” diye konuştu.

Bu önerilere kulak verin

Dr. Gizem Köse, sağlıklı beslenme için 9 öneride bulundu. İşte o öneriler:

1- Pideyle vedalaşın:

Bayram sabahı yapılan kahvaltılar hep keyiflidir. Ancak Ramazan boyunca tüketilen pideye veda zamanı geldi. Çok severek yediğimiz pide yerine artık tahıllı ekmek tercih edilmeli. Tahıllı ekmek kan şekerinin dengelenmesine ve sindirim sorunları yaşanmasını önler. Kahvaltıda yumurta ve peynirin yanı sıra salatalık, domates ve yeşillikler bol miktarda tüketilmeli.

2- Şeker ve tatlı yerine kuru meyve ikram edin:

Bayram ziyaretlerinin geleneksel ikramları olan şeker, çikolata ve tatlı ile fazladan şeker ve kalori yüklemesi yapılır. Bu da ağırlık kazanımı anlamına gelir. Bayramda Eğer ki siz misafir ağırlıyorsanız hafif atlatmak için misafirlerinizin sağlığını da düşünerek şekerlemeler yerine kâselerin içini kuru meyveler ve kuruyemişlerle süsleyebilirsiniz.

Artık kuru meyve çeşitleri şerbetli tatlılardan daha zengin! Ananas, muz, çilek, elma vb bir çok meyveyi karıştırıp geleneklerimizi de bozmadan ikramlarda bulunabilirsiniz. Evet, adı üstünde şeker bayramı ama meyve de kendine göre bir şeker içeriyor. Eğer ki olmaz diyorsanız iki kâse olsun, biri şeker biri de meyve olsun.

3- Ziyaretlerde porsiyonları küçültün:

Bayram ziyaretlerinin olmazsa olmazı ikramlardır. Burada da dikkatli olmak gerekiyor. Ev sahibinin kırılmaması için ikramlar tadımlık olarak tüketilebilir. Ancak birden fazla ziyaretiniz olacaksa yediğiniz şekerlemelere dikkat etmenizde fayda var.

4- Su tüketimini artırın:

Ramazan’da sıvı tüketimi 1 litreye kadar düşebiliyor. Ramazan’ın bitmesiyle beraber su tüketimi artırılmalı. Özellikle bayram ziyaretlerinde yenilen her ikramlıktan sonra 2 bardak su içilmeli. Böylece hem daha az tüketmiş hem de sıvı alımı düzene girer ve metabolizma tekrar hızlanır.

5- Yeşil sebze tüketin:

Bayram boyunca ana öğünlere yeşil sebzelerden ilave edilmelidir. Bu özellikle bağırsak hareketlerini düzenlemeye ve metabolizmayı hızlandırmaya yardım eder.

6- Akşam yemekleri erken yenmeli:

Akşam yemekleri Ramazan’da olduğu gibi geç saatte değil, uyku saatinden 4-5 saat önce yenilmeli.

7- Pilav ve makarnaya dikkat:

Bayramda kurubaklagil ve et tüketimi artmaktadır. Bakliyat faydalı olsa da yanlarında pişirilen tereyağlı pilav ve makarnalar ağırlık artışı açısından teh yaratabilir.

8- Salatada yağ miktarı önemli:

Bayram sofralarında yararlı diye bolca tüketilen salatalara dikkat ekmek gerekiyor. Salatalara ve yemeklerde kullanılacak yağ miktarı göz kararı değil, ölçerek konulmalı. Yağın bol kalori içerdiği unutulmamalı.

9- Akşam mutlaka yürüyün:

Akşamları yürüyüş yapmaya çalışılmalı. Yemeklerden sonra sindirime yardımcı olarak ağırlığınızı korumada da etkili olacaktır. Asansör yerine merdiven kullanılması, kısa mesafelerde araç kullanılmaması ağırlık yönetiminde avantaj sağlayacaktır.

Ramazanda neden kilo alınır?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/06/saglikli-ramazan-bayrami-icin/

Sağlıklı bir Ramazan için 10 öneri

Sağlıklı Bir Ramazan Bayramı İçin 10 Öneri

Beslenme şekillerindeki bu değişimin, mide ve bağırsak sorunlarına neden olabileceğini ifade eden Uzman Diyetisyen Özlem Tay, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirebilmek için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Diyetisyen Özlem Tay, sağlıklı bir Ramazan için 10 öneride bulundu.

“Sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edin” 

Ramazan ayında tüketilen besinlerin pişirilme yöntemleri konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Tay, “Kızartma usulü ile pişirilmiş yemekler yerine ızgara, fırında, haşlama veya buğulama yöntemleri tercih edilebilir. Böylelikle mide krampları, reflü, mide yanması ve hazımsızlık riski en aza indirilmiş olur” dedi.

“Orucu hurma ve kuru kayısı ile açın”

Uzun süren açlık sonrası iftarda kalorisi fazla olan besinlere yönelimin fazla olduğunu ifade eden Tay, “Orucu hurma ve kuru kayısı gibi meyvelerle açmak, bu eğilimi azaltabilir.

10-15 dakika sonrasında kuru fasulye, nohut, yarma ve yoğurt ile hazırlanan ayran aşı çorbası, mercimek veya cacık tercih edilebilir.

İftarda tüketilen çorba, cacık gibi sulu besinler hem bir miktar sıvı ihtiyacını karşılayacaktır hem de mide doygunluğunu artıracaktır” diye konuştu.

“Yemeği yavaş yavaş tüketin” 

İftar sofralarında yemeği hızlı bir şekilde ve az çiğneyerek tüketmek yerine, küçük lokmalar halinde yavaş yavaş yemeğinin uygun olacağını ifade eden Tay, hızlı ve aşırı miktarda besin ile mideye yüklenmenin, ani gerginlik ve tansiyon yükselmesi ile nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına yol açacağını söyledi.

“İftarda pide sahurda tam buğday ekmeği tercih edin”

Bir Ramazan klasiği olan pidenin iftarda tercih edilmesini öneren Tay, sahurda ise tam buğday veya tam çavdar ekmeğinin tercih edilmesini önerdi.

Tay, “Çünkü tam tahıllı unlardan yapılmış ekmekler daha uzun süre tok tutarak oruç tutan kişinin acıkmasını geciktirir.

Ayrıca 1 avuç içi büyüklüğündeki pidenin yaklaşık 50-70 kalori yani 1 dilim ekmek kalorisine eş değer olduğu da unutulmamalıdır” diye konuştu.

“Ana yemeğin yanında yoğurt veya ayran tüketin”

İftarda, çorbadan sonra bir miktar etli sebze yemeği, ızgara, zeytinyağlı sebze yemeği ile beraber yoğurt veya ayran tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Tay, yemekten sonra ise mevsim itibarıyla karpuz, kavun, şekersiz veya az şekerli olarak hazırlanan komposto tüketilebileceğini ve yemekten 1 saat sonra ufak bir porsiyon sütlü tatlı ile devam edilebileceğini belirtti.

“Su tüketimine dikkat edin”

Ramazan ayının sıcak günlere denk gelmesi ve vücudun su ihtiyacının artması, yeterli miktarda sıvı ve su alımının daha da önem kazandığını belirten Tay, “Günlük su ihtiyacı 1,5-2 litre iken, sıcak aylarda bu gereksinim 2-2,5 litreye çıkmaktadır.

Sıvı ihtiyacının karşılanması için yeterli su tüketiminin yanı sıra, taze sıkılmış meyve ve maden suları, az şekerli veya şekersiz meyve kompostoları, kavun, karpuz gibi yaz meyveleri tüketilmelidir.

Meyve tercihleri küçük porsiyonlar olmalıdır” diye konuştu.

“Her besin grubundan dengeli olarak tüketin”

Diyetisten Özlem Tay, iftar sofrasında farklı besinlere yer vermeye çalışılması gerektiğini söyledi. Tay, kırmızı et, balık, baklagiller, sebze yemeğinin dengeli bir şekilde 1 hafta boyunca tüketilebileceğini ve böylelikle sağlıklı bir beslenme düzeni sağlanabileceğini kaydetti.

“Kabızlık sorununa karşı önlem alın”

Önerilerinde kabızlık sorunlarına karşı önlem alınması gerektiğini de belirten Tay, “Uzun süre aç kalmak, kabızlık sorununun artmasına sebep olabilir. Bu nedenle Ramazan ayında bol lifli ve posalı yiyeceklere ağırlık verilmelidir.

Tam buğday veya kepekli ekmek, bulgur pilavı, kuru baklagiller tercih edilmesi, taze sebze ve meyve tercihleri bu dönemde yaşanabilecek kabızlık sorununun önüne geçecektir.

Kabızlık sorunu yaşamamak için yeterli su tüketimi de son derece önemlidir” dedi.

“İftardan sonra yürüyüş yapın”

Ramazan ayı boyunca kilo almamak, formda kalmak ve sağlıklı beslenmek için mutlaka sahura kalkılması gerektiğini dile getiren Tay, iftardan sonra ise mümkün olduğunca hareketin artırılması, egzersizler yapılması ve yürüyüşlere çıkılması gerektiğini kaydetti.

“Kronik hastalıkları olanlar oruç tutmak için doktoruna danışmalı”

Diyetisyen Özlem Tay, son önerisini ise şöyle yaptı:
“Oruç tutması sakıncalı olan hasta grupları, doktorlarının önerilerine uygun hareket etmelidir. Tansiyon, şeker ve kolesterol hastaları da oruç konusunda doktorunun uyarısına uymalıdır”.  

Источник: https://www.sha.com.tr/ramazan/saglikli-bir-ramazan-icin-10-oneri-h23071.html

Bayram sofraları için 10 sağlıklı öneri

Sağlıklı Bir Ramazan Bayramı İçin 10 Öneri

Ramazan ayının sonunda bir aylık orucun ardından artık istediğinizi yemekte özgürsünüz. Özellikle bayramın ilk günü donatılacak cazip masalara oturduğunuzda işhanıza sahip çıkmayı unutmayın.

Uzun süre açlığın ardından küçülen midenizi eminiz ki sizler de rahatsız etmek istemezsiniz. Bayramda mutluluğumuzun sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için kontrollü beslenmemiz çok önemli.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, bayramı sağlıklı geçirmek için nasıl beslenmemiz gerektiğini anlattı.

1. Kahvaltıda hamur işleri yemeyin

Günün ilk öğünü olan kahvaltıda karbonhidrat alımınızı abartmayın. İlk öğünden itibaren insülin salınımınız artarsa daha hızlı acıkır ve daha fazla karbonhidrat tüketme isteği hissedersiniz.

Bu nedenle kahvaltıda börek ve poğaça gibi hamur işlerine yüklenmeyin. Peynir, zeytin, yumurta ile çiğ sebzeler kahvaltınızda mutlaka bulunsun.

Ekmeğinizi tam buğday ekmeği olarak alın ve bal ile reçel gibi tatlılardan mümkün olduğunca uzak durun veya 1-2 tatlı kaşığından fazlasını tüketmeyin.

2. Öğün atlamayın
Bayram ziyaretlerinizi yaparken öğün düzeninizi değiştirmemeye gayret edin. Kahvaltınızı mutlaka yapın, öğle ve akşam yemeklerinizi de uygun saatlerde yemeye çalışın.

Bu sayede ziyaretlerinizde yapılan ikramları kontrollü tüketebilirsiniz.

Bunun aksine öğünleri atlarsanız çok acıkır, her gittiğiniz yerde ikramları tüketebilir, bunun sonucunda da mide ağrıları ile krampları çekebilirsiniz.

3. Tatlı ihtiyacınızı meyve ve sütlü tatlılardan karşılayın
Tatlıların kalori içerikleri, eklenen şeker ve yağ miktarı arttıkça yükseliyor. Şerbetli ve hamur tatlıları hem yağı, hem de şekeri oldukça yüksek tatlılar.

Örneğin bir dilim baklava yaklaşık 259 kalori içeriyor. Bu nedenle daha az şeker ve yağ içeren tatlıları tercih etmelisiniz. Tercihinizi şeker ve yağ içeriği en düşük tatlılar olan meyveli ve sütlü tatlılardan yana kullanmanız doğru olacaktır.

4. Tatlınızı yemekten 2-3 saat sonra alın
Bayramda tüketilen şerbetli tatlılar ve çikolata kan şekerini hızla yükselten ve kalorileri de oldukça yüksek besinler.

Dolayısıyla eğer mutlaka tüketecekseniz yemekten hemen sonra değil, 2-3 saat bekledikten sonra yemeniz daha doğru olacaktır.

Böylelikle hem ana öğününüzün kalorisini çok arttırmamış olursunuz ki bu sayede yağlanmanız artmaz, hem de sindirim sisteminizi çok fazla yormazsınız. Ayrıca tatlınızın doyumluk değil, tadımlık olmasına da özen gösterin.

5. Açık ve limonlu çay için

Bayramın vazgeçilmez ikramları olan çay ve kahve gibi kafein içeriği yüksek olan içecekler su gibi dolaşımınızı hızlandırıp, sindirip sisteminizi rahatlatmıyorlar. Üstelik fazla tüketildiklerinde kalpte çarpıntı, dolaşım bozukluğu ve mide yanmalarına yol açabiliyor ve reflü yakınmalarını tetikleyebiliyorlar.

Dolayısıyla günde 3 fincan çay ve 2 fincan kahveden fazlasını içmemeye çalışın. Bitki çayı alternatifiniz yoksa eğer çayınızı açık ve limonlu tüketmeye dikkat edin. Bu sayede hem kafein ve teini daha az almış olursunuz, hem de limon sayesinde çayın demirin emilimini azaltma özelliğine engel olursunuz.

Sıcak içeceklerinize şeker eklememeyi de alışkanlık haline getirin.

6. Tatlı ve içeceklerinize tarçın koyun
Tarçın yapısında bulunan antioksidan maddeler ve fenolik bileşikler sayesinde vücuda olumlu faydaları bulunan bir besin. İçeriğindeki sinnamil aldehit ile de hücrelerin glikoz kullanımını arttırıyor.

Bu sayede kan şekerinin düşürülmesine yardımcı oluyor.

Kan şekerinizi dengelemek ve tatlı isteğinizin önüne geçmek için sütlaç gibi tatlılarınızın üzerine ara öğün olarak alabileceğiniz sütün içine, aralarda aldığınız çayların içine veya suyunuza toz veya kabuk tarçın ekleyebilirsiniz.

7. Biraz meyve biraz ceviz
Ara öğünlerde meyve tüketerek tatlı krizlerini önleyebilirsiniz. Ancak meyvelerin özündeki fruktoz da bir şeker aslında. Dolayısıyla ara öğünde sadece meyve yediğinizde kan şekeriniz hızla yükselip, yine aynı şekilde hızla düşebiliyor.

Dolayısıyla meyveyi kan şekerinin dalgalanmasını önleyen ve daha tok kalmanızı sağlayan 2-3 adet tam ceviz, 8-10 adet badem veya fındık gibi yağlı tohumlarla ya da 2-3 yemek kaşığı az yağlı yoğurt veya 1 bardak süt gibi proteinden zengin besinlerle yemeye dikkat edin.

Bunun nedeni ise bu besinlerin kan şekerindeki dalgalanmaları önlemeleri ve daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olmaları.

8. Serinlemek için ayran için
“Yanınızda suyunuz olsun veya gittiğiniz yerlerde su için. Bu sayede hem mide hacminizin bir kısmını su ile doldurup fazla besin tüketmeye engel olursunuz, hem de açlık hissini bastırır, fazla porsiyon tüketmekten kendinizi korursunuz.

Bayramda ikram edilen ve içeriğinde yüksek miktarda şeker bulunduran asitli, kolalı içeceklerden ise kaçının. Yine içeriklerindeki şeker nedeniyle tazı sıkılmış meyve sularını da içmememizde fayda var. Dolayısıyla bayram ziyaretlerinde ikram edilen ayran serinlemek için en sağlıklı içecek seçimi olacaktır.

Aynı şekilde sade maden suyunu da tercih edebilirsiniz.

9. Tok tutan ara öğünler yapın
İkramlara “hayır” diyebilmek veya daha az tüketebilmek için öncelikle tok olmak gerekiyor.

Bunun için kahvaltınızı yaptıktan 2 saat sonra kendinize lif ve su içeriği yüksek bir smoothie hazırlayabilirsiniz.

Örneğin içine salatalık, yeşil elma ve 2 yemek kaşığı chia tohumu veya 2 yemek kaşığı yulaf kepeği unu eklediğiniz bir smoothie sizi uzun süre tok tutmaya yardımcı olacaktır.

10. Et yiyecekseniz yanına sebze ekleyin
Bayramların en keyifli anlarından biri de tüm ailenin bir arada olduğu yemek ziyafetleri. Ancak sofrada uzun zaman geçirilmesi ve fazla çeşitli yemeklerin bulunması gereğinden fazla yemek yemeye bunun sonucunda da kan şekerinde ani yükselmeye yol açabiliyor.

Bu nedenle bu tür ziyafetlerde tüketeceğiniz etin yanına mutlaka sebze, çorba ve yoğurt gibi kalori yoğunluğu düşük, sindirim sistemini hareketlendiren besinler ekleyin. Tek başına et yemek hem tükettiğiniz et porsiyonunun dolayısıyla yağ alımınızın artmasına, hem de sindirim sisteminin çok yorulmasına neden oluyor.

Video: Eti nasıl pişirmek gerekir?

İlginizi çekebilir

Ramazan Bayramı'nda yapılan 5 beslenme hatası

Bayramda şeker ağzınızın tadını bozmasın

Bayramda kan şekerinizi dengelemenin 8 yolu

Bayramda kalbinizi yormayın

Ramazan Bayramı'nda bu hataları yapmayın

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/bayram-sofralari-icin-10-saglikli-oneri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.