Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Çocuğum Normal Büyüyor mu?

Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Uz. Dr. Özlem Okutan , “Çocuklarda Normal Büyüme” hakkında bilgi verdi. Çocukluk dönemlerinde büyüme hızı değişkenlik gösterir.

Doğumdan sonraki ilk aylarda hızlı bir büyüme gösteren bebekte daha sonra büyüme hızı azalır. Süt çocukluğu dönemi olarak adlandırılan 0-1 yaş, bebeğin en hızlı büyüdüğü dönemdir.

Çocuk organizmasını erişkinden ayıran en önemli özellik, sürekli bir büyüme ve gelişme süreci içinde olmasıdır. Büyüme, vücut kitlesinin artması anlamına gelirken, gelişme biyolojik işlevlerin kazanılmasını ifade eder. Rutin kontrollerin bir amacı bebeğin yaşına uygun büyüme ve gelişme gösterip gösteremediğinin saptanmasıdır.

Bu amaçla hazırlanmış büyüme eğrileri gelişimi izlemek için yararlıdır. Anne babalar, ellerinde olmadan çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslar, daha zayıf veya kısa gördüklerinde üzülür, çocuğun normal büyüyüp büyümediğinden endişe ederler. Oysaki büyümeyi etkileyen birçok faktör vardır.

Tıpkı biz erişkinler gibi çocuklar da farklı boy ve tartılara sahip olabilirler ve bu onların normali olabilir.

Çocukluk dönemlerinde büyüme hızı değişkenlik gösterir. Doğumdan sonraki ilk aylarda hızlı bir büyüme gösteren bebekte daha sonra büyüme hızı azalır. Süt çocukluğu dönemi olarak adlandırılan 0-1 yaş, bebeğin en hızlı büyüdüğü dönemdir.

Bebek ilk 5 ayda doğum kilosunun 2 katına, 1 yaşta ise 3 katına ulaşır. Yine boy ilk yıl % 50 oranında artış gösterir. 1-2 yaş arası büyüme daha yavaşlar ve 2-10 yaş arası sabit büyüme gösterir. Ergenlik döneminde yine bir büyüme atağı olur.

Bu dönemde kız ve erkeklerde değişmek üzere ortalama 25 cm kadar boy artışı ve buna uygun bir kilo artışı olur.

Büyüme Hızını Etkileyen Faktörler

Cinsiyet: Kız ve erkek çocuklarda büyüme süreci farklıdır. Erkek çocuklarda boy ve kilo kızlardan daha fazladır.

Genetik Faktörler: Anne ve babadan gelen genler bebeğin büyüme potansiyelini belirler.

Hormonlar: Tiroid hormonu ve hipofizden salgılanan büyüme hormonu çocukluk döneminde büyümeyi etkileyen en önemli hormonlardır. Ergenlik döneminde ise kızlarda östrojen, erkekler testosteron artışı büyümeyi ve özellikle kemik gelişimini artırır.

Beslenme ve Metabolik Hastalıklar: İlk 2 yaşta, beslenme büyüme üzerinde direkt etkilidir. Bebeğin aldığı enerjinin % 10’undan fazlası büyümeye harcanır. Normal büyüme için yeterli protein ve kalori alımı gerekir. Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin tüm ihtiyacını karşılarken, 6 aydan sonra ek gıdalarda başlanmalıdır.

Doğum Öncesi Faktörler: Anne karnında bebeğin büyümesi plasenta yoluyla sağlanır. Plasenta ile ilgili problemler, annenin geçirdiği infeksiyonlar, annenin kansızlık ya da vitamin eksiklikleri, annenin aldığı ilaçlar, sigara kullanımı bebeğin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına neden olur.

Kronik Hastalıklar: Doğumsal kalp ya da böbrek hastalıkları, astım gibi kronik hastalıklar, sık geçirilen infeksiyonlar büyümenin duraksamasına neden olur.

Çocuğun sağlık durumunda bozulma büyüme sürecini duraksatır; bu nedenle her çocuğa belli aralıklarda büyüme izlemi yapılmalıdır.

İlk ay 1-2 haftada bir, ilk 6 ayda; ayda bir, 6-12 ay arası, 2 ayda bir; 1 ile 2 yaş arasında 3-6 ay aralıklarla çocukluk döneminde ise yılda bir ölçümler yapılır.Büyümenin değerlendirilmesi için yapılan ölçümler; ağırlık, boy ve baş çevresi ölçümleridir.

Her çocuğun doğum boy ve ağırlığına göre hangi çizgide olduğu ve aylık değişimler işaretlenir. Genetik yapıya bağlı olarak aynı yaştaki çocuklar arasında boy ve kilo farklılıkların olması normaldir, bu nedenle çocuğu yaşıtları ile kıyaslamamalıdır. Önemli olan çocuğun kendi persantil çizgisini devam ettirmesidir.

Ağırlık: Doğumda bebeklerin ortalama ağırlığı 3,3 kg, alt sınır 2,5 kg, üst sınır 4,6 kg olarak saptanmıştır. Bu zamanında doğan bebekler için geçerli, erken doğanlar için farklıdır. İlk hafta içinde bebeklerde fizyolojik bir tartı kaybı olur. Bundan sonra bebek hızla kilo almaya başlar. İlk aylarda günde 20-30 gr, daha sonra 15-20 gr civarında kilo alımı olur.

Boy: Zamanında doğan bebeklerde ortalama 50 cm, alt sınır 48 cm, üst sınır 53,3 cm’dir.

İlk 3 aylık dönemde yaklaşık 8 cm, sonraki aylarda giderek azalan hızla devam eder ve 1 yaşındaki çocuk ortalama 75 cm boya ulaşır. 1-2 yaşlarında 10-12 cm bir artış olur, çocukluk dönemi boyunca sabit hızda bir artış olur.

Ergenlik döneminde kızlar daha önce büyüme atağına geçerler ve yaklaşık 18 yaşına kadar boy uzaması devam eder.

Baş Çevresi: Çocukta beyin gelişiminin bir göstergesidir. Doğumda başın boya oranı ¼ oranındadır. Baş çevre artışı, doğum öncesi ve doğum sonrası ilk aylarda hızlıdır. Doğumda baş çevresi ortalama 35 cm dir. 1 yaşında 46 cm civarındadır. Ailevi olarak baş çevresi büyük ya da küçük olabilir, önemli olan başın büyüme hızıdır.

Vücut Bölümlerinin Birbirine Oranı: Gövde ile kol-bacak uzunluğunun uyumlu olup olmadığı kontrol etmek için kullanılır. Gövdenin boya oranı, kulaç uzunluğu gibi ölçümler değerlendirilir. Beslenme durumunun değerlendirilmesine yönelik kol çevresi, baş çevresi, göğüs çevresi oranı kullanılabilir.

Diş Gelişimi: Anne karnında diş gelişimi başlar; 25 yaşında kalıcı dişlerin tamamlanmasıyla sona erer. Diş çıkarma yaşı bireysel farklılıklar gösterir. 4 ay-1 yaş arasında ilk dişler çıkar. 16 aya kadar hiç diş çıkmamışsa araştırılmalıdır. Diş çıkma sırası; alt kesiciler, üst kesiciler birinci azı dişi, köpek dişleri ve 2. azı dişleri şeklindedir.

Kemik Gelişimi: Büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesindeki en önemli ölçütlerden birisidir. Kemik olgunlaşma düzeyi (kemik yaşı), kronolojik yaşın saptanmasında kullanılan bir yöntemdir.

Uzun kemiklerin büyümesi, uç kısımda kıkırdak dokusunun gelişmesiyle başlar, kıkırdak dokunun kemikleşmesiyle tamamlanır. Büyüme hormonu kıkırdak gelişimini, tiroid hormonu ve cinsiyet hormonları ise kemikleşmeyi etkiler.

D vitamini kemik gelişiminde önemli rol oynar, kalsiyumun kemiklerde yerleşmesini sağlar. Bu nedenle bebeklere anne sütü ile birlikte koruyucu dozda D vitamini verilmelidir. Yenidoğan bebekte fontonel (bıngıldak) gelişimi de kemik gelişiminin göstergesidir.

Ön fontonel 10-16 aylar arasında kapanır. 3 ay kadar erken veya 18 aya kadar geç olabilir, baş çevresi önemlidir.

Baş Çevresi: Çocukta beyin gelişiminin bir göstergesidir. Doğumda başın boya oranı ¼ oranındadır. Baş çevre artışı, doğum öncesi ve doğum sonrası ilk aylarda hızlıdır. Doğumda baş çevresi ortalama 35 cm dir

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocugum-normal-buyuyor-mu/

Çocuklarda küçülmeyen kıyafetlere dikkat

Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Çocuklarda büyüme sorunlarında en önemli göstergenin boyun uzamaması olduğunu belirten Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, yaşıtlarına göre kısa olan ve boy uzaması azalan çocukların çocuk endokrin klinikleri tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Büyümenin, çocuğun sağlıklı olduğunun en önemli göstergesi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz,Normal büyüme için sağlıklı beslenmek ve normal bir hormon dengesine sahip olmak gerekir. Büyümede en hızlı dönem, doğumdan itibaren bir yaşına kadar geçen dönemdir. İlk bir yılda bebeğin boyu 24 cm kadar uzar.

1-2 yaş arası ortalama 12 cm artış olur. Bu hız, ilerleyen yıllarda 5-6 cm'e kadar düşer. Ergenlik yaşlarına gelindiğinde, kızlar 15-20 cm ve erkekler ise 20-25 cm kadar uzar. Hangi yaşta olursa olsun, boy uzunluğunun değerlendirilmesinde kullanılan ölçü, o andaki boyun hangi büyüme eğrisi diliminde olduğu ve büyüme hızıdır” dedi.

Boy artışının yılda ortalama 5 cm'den az olmaması gerekiyor

“Çocuğun çıplak ayakla ölçülen boyu, kendi yaşıtlarıyla karşılaştırılır.

Eğrilerin alt dilimlerinde olan çocuklarda, büyüme sorunu yönünden dikkatli olmak gerekir” diyen Büyükgebiz, yıllık boy artımının yaşa göre normalden az ise büyüme hızının yetersiz olduğunu, boy artışının yılda ortalama 5 cm'den az olmaması gerektiğini vurgulayarak, “Aileler çocuğun boyunun uzayıp uzamadığını kıyafetlerinden anlayabilirler.

Kıyafetleri küçülmeyen çocuklarda büyüme sorunu araştırılmalıdır. Bazen aileler, anne ve babanın boyunu örnek gösterip, çocuğunun boyunun da kısa olacağını kabullenerek tetkiklerden kaçınıyor. Oysa ki, boy uzunluğu önemli oranda kalıtsal olsa da kısa boylu kişilerin çocukları da kısa olur diye bir kural yoktur” şeklinde konuştu.

Büyümeyi etkileyen faktörler

Kalıtım, hormonlar ve çevresel faktörler büyümeyi etkiler. Doğumdan önce anne karnında bebek için ideal şartlar sağlanmışsa çocuk normal kilo ve boya sahip olacaktır.

Ancak annenin hamileliği sırasında sigara içmesi, alkol kullanımı ya da geçirdiği bazı bulaşıcı hastalıklar anne karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz etkiler. Düşük doğum ağırlığı (2500 gram altı) olan çocukların 1/4'inde büyüme geriliği gözlenebilir.

Doğum kilosu düştükçe bu risk artar. Örneğin 1500 gram altı doğan çocuklarda risk daha fazladır. Bu çocuklar eğer 4 yaşına kadar akranlarını yakalayamazlarsa, büyüme geriliği tedavisine ihtiyaç duyarlar.

Beslenme hayatın özellikle ilk 3 yılında büyümeyi desteklemesi bakımından çok önemlidir. Depoların dolması hormonal salınımın düzenli olmasına yol açar, dolayısıyla bebeklerin ideal kilolarında olmaları istenir.

Çocukluk döneminin kronik hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçlar büyümeyi olumsuz etkiler. Örneğin kortizol kullanımı, kronik kansızlık, uzun süre astım, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları gibi..

Büyüme hormonu eksikliği de boy kısalığı sebeplerinden

Büyüme hormonunun boy artışını doğrudan etkileyen bir hormon olduğunu kaydeden Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, bu hormonun beyindeki hipofiz bezinden salgılandığını belirtti ve ekledi:

“Beyindeki hipofiz bezi bazı durumlarda büyüme hormonunu salgılayamaz ya da az salgılar. Büyüme hormonu eksikliğiyle beraber hipofizden salgılanan diğer hormonlar da eksik olabilir.

Bu durumun nedeni doğumsal olabileceği gibi ikiz gebelik, bebeğin doğum sırasında makat gelişi veya şiddetli kafa yaralanması, menenjit gibi bir hastalık nedeniyle beynin hasar görmesi, ışın tedavisi veya tümörler nedeni ile büyüme hormonu eksikliği olabilir.

Ayrıca sebebi belli olmadan salgılanmada bozuklukda görülebilir. Büyüme hormonu eksikliği geliştiğinde, belli bir yaşa kadar normal büyüyen bir çocuğun boy artışında azalma saptanır. Büyüme hormonu eksik olan bir çocuk kısa boyludur, hafif kiloludur ve yüzü yaşına göre küçük gösterir.

Bu çocuklar, ergenliğe geç girer. Yaşıtlarına göre her yıl daha az büyüdükleri için, bu fark her yıl daha da çok açılır.”

Büyüme hormonu eksikliği tanısı nasıl konur

Büyüme hormonu eksikliği düşünülen bir çocuğa, büyüme hormonu testleri yapılarak tanı konulduğunu kaydeden Prof. Dr. Büyükgebiz, şunları ekledi:

“Büyüme hormonu gece uykuda salgılanır. Bu nedenle, sabah alınan bir kan örneği yeterli olmaz, mutlaka, büyüme hormonu salgılanmasının değişik ilaçlarla uyarılmasını takiben alınan kan seviyelerinin ölçümüne dayanan, uyarı testleri dediğimiz testler tanı konması için uygulanmalıdır.

Aç karnına, sabah yapılan bu testlerde, belirli aralıklarla alınan kan örneklerinde büyüme hormonunun ne kadar yükseldiği saptanır. Bazen tek başına bu testler de istenen sonucu vermeyebilir. Az sayıda hastada bu testlerde büyüme hormonu değerlerinin yükselmesine rağmen, yeterli büyüme gözlenemediği durumlar da olabilir.

Çocuğun o anki boyu, yıllık büyüme hızı ve büyümesine mani olabilecek başka bir hastalığın olmaması, büyüme hormonu eksikliği tanısında önem kazanır.”

Büyüme hormonu eksikliği tedavi edilebilir bir durum mu

Büyüme hormonu eksikliği teşhisi konulan çocuklara büyüme hormonu verilerek başarılı bir tedavi yapılabildiğini kaydeden Prof. Dr.

Atilla Büyükgebiz, şu sözlerle tedavi sürecinin uzun olduğuna dikkat çekti: “Teşhis için gereken uyarı testleri, kemik yaşının ölçümü gibi önemli tetkikler yapıldıktan sonra eksiklik söz konusu ise, çocuğun büyüme hormonu ile tedavi edilmesine karar verilebilir.

Tedavi boyunca hasta her akşam yatmadan önce insülin iğnesi gibi çok ince bir iğne ile ve özel bir kalem yardımıyla enjeksiyon yapıyor. Bu enjeksiyonlar, çocukların kendi kendilerine uygulayabilecekleri kadar basittir. Tedavi çocuğun ortalama boy uzunluğuna yaklaşmasına kadar devam edebilir.

Ancak burada önemli olan konu, tedaviye ne kadar erken başlanırsa alınacak cevabın o kadar fazla olduğudur. Bunun sebebi de, erken dönemde büyüme kıkırdaklarının henüz kapanmamış olmasıdır. Büyüme kıkırdakları uzun kemiklerin büyümesinde rol alır ve yaş ilerledikçe kapanır, yani kemikleşir.

Ergenliğin başlamasıyla birlikte bu durum ortaya çıkar; onun için, tedavide en ideal yaş ergenlik öncesidir. Kızlarda meme gelişimi başladıktan ve adet gördükten sonra, erkeklerde ise ortalama 13 yaşından sonra büyüme hormonuyla tedaviye yanıt azalır. Ergenlikten önce başlanan hormon tedavisi başarılıdır. Ayrıca tedaviye uyum yani ilaç uygulamalarının atlanmaması çok önemlidir. Her gün uygulanan tedavide ayda üç kezden fazla ilacın uygulanmaması, alınacak cevabın azalmasına yol açabilir. Büyüme hormonu tedavisi alanlar ilk yıl ortalama 8-12 cm daha sonraki yıllarda 6-8 cm uzar.”

Dikkat etmeniz gereken belirtiler

– Çocuğunuz bir yılda 5 cm'den az uzuyorsa,

– Büyüme son aylarda yavaşlamışsa ve çocuğunuz yaşıtlarından geri düşüyorsa,

– Son 1 yıldır giysilerinde değişiklik yapmadıysanız,

– Son 1 yıldır ayakkabı numarasında değişiklik olmadıysa,

– Çocuğunuz, sınıfta en küçük olduğu konusunda şikayetçiyse,

– Yaşıtlarından küçük olduğu için içine kapanmış ve kendinden küçük oyun arkadaşları seçiyorsa,

– Yaşıtlarından küçük olduğu için özgüvenini kaybetmiş ve ders başarıları azalmışsa mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurun.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/cocuklarda_kuculmeyen_kiyafetlere_dikkat.html

Sağlıklı çocukların en önemli göstergelerinden biri normal büyüme hızı

Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Anne karnında yeterince büyümeyen bebeklere dikkat

Yetersiz beslenen ve sık hastalanan çocukların büyüme hızı düşebilir

Büyümenin, sağlıklı olmanın en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Aydın şunları söyledi: “İştahsız olup beslenme sorunları yaşayan, kronik hastalıkları olan ya da sık hastalanan çocuklarda büyüme hızı kötü yönde etkilenir.

Alınan enerjinin büyük bölümü mevcut hastalıklarla mücadelede kullanılır ve çocuğun boyu  yaşıtlarından geri kalmaya başlar. Çocuklar bulundukları yaşa uygun büyüme hızı gösteremeyebilirler. Yeterli büyüme için yeterli beslenme gerekir. İştahsız çocukların büyümesi yavaş olur.

Boyları giderek yaşıtlarından kısa kalmaya başlar, ergenlikleri gecikir.

Geciken ergenlik o yaşlarda boylarının daha da kısa kalmasına yol açar. Yapısal boy kısalığı dediğimiz bu durum geçicidir. İlkokul yada ortaokulda kısa olup sonradan boy atan çocuklar bu gruptadır.

Son boyları genellikle normaldir. Çölyak hastalığı, kistik fibrozis gibi barsaktan besin emilimini etkileyen hastalıklarda, ağır iştahsızlık durumlarında ise büyüme kalıcı olarak kötü yönde etkilenir.

Kardeşler ve kuzenler arasında boy kıyaslaması yapılmamalı

Doğum ağırlığının da büyümeyi etkileyen faktörler arasında olduğunu belirten Prof. Dr.  Murat Aydın doğum ağırlığı düşük olan çocukların yaklaşık %15-20’sinin yeterli yakalama büyümesi gösteremediğini ve boylarının hep normalin alt limitleri arasında seyrettiğini belirterek, genlerin önemine dikkat çekti:

“Saç rengimiz, yüzümüz, ellerimiz anne ve babamıza nasıl benzerse, boyumuz da anne ve babamızdan aldığımız genlerden etkilenir. Anne ve baba uzunsa çocuklarının da uzun, kısa ise çocuklarının da kısa olmasını bekleriz.

Tek yumurta ikizleri dışında her birimiz ayrı genler taşıdığımız için kız kardeşler ya da  erkek kardeşler genellikle aynı boyda değillerdir. Erkek kardeşler, kız kardeşler ve kuzenlerin arasında boy kıyaslaması yapılmamalıdır.

Aralarında 12- 15 cm kadar fark olabilir.”

Büyüme geriliği iyi takip edilmeli ve tedavisine ergenlikten önce başlanmalı

Çocukların büyüme hızı düzenli olarak takip edilmeli

Prof. Dr. Murat Aydın, büyüme takibinin önemini vurgulayarak şöyle konuştu: “Büyümeyi izlemenin en kolay yolu doğumdan sonra düzenli olarak aile hekimlerine kontrole gitmektir.

Aile hekimleri bebeklikten itibaren çocukların boy ve ağırlıklarını ölçerler ve standart tablolarda işaretleyerek büyüme hızını izlerler. Çocuk, anne ve baba boyuna göre hesaplanan hedef boy çizgisinde büyüyorsa sorun yoktur.

Eğer boyu bulunduğu çizgiden uzaklaşıyorsa ya da standart çizginin dışında ise mutlaka altta yatan bir neden var mı diye araştırılmalıdır.”

Sağlıklı büyüme için yeterli uyku, dengeli beslenme ve spor şart

Anne ve babadan alınan genlerle belirlenen büyüme potansiyeline ulaşabilmek için en önemli faktörün iyi beslenme olduğuna dikkat çeken Prof. Dr.

Murat Aydın şu konulara dikkat çekti: “Evde pişirilen tencere yemekleri sağlıklı beslenmek için yeterlidir. Her  gün bir bardak süt içilmesi, haftada 3-4 gün yumurta tüketilmesi, meyve yenilmesi sağlanmalıdır.

Büyüme hormonu geceleri, özellikle sabaha karşı salınır.

“Uyusun da büyüsün” tabiri doğrudur. Erken yatılması ve iyi bir uyku büyüme hormonu salınımını artırır. Egzersiz ve spor yapılması büyümeyi olumlu yönde tetikleyen üçüncü faktördür.

Kasların çalışması kemikler üzerinde uyarı etkisi yapar. Halter sporu gibi ağırlık kaldırma dışında hemen her spor büyümeyi olumlu yönde etkiler.

Vücudun gelişmesi için çocuklar ağır antrenman gerektirmeyen sporları yapmaya teşvik edilmelidir.”

Çocuğunuzun boyu uzamıyorsa sebebi önemli bazı hastalıklar olabilir!

Büyüme sonlanma yaşı her çocukta farklı

Prof. Dr. Murat Aydın, çocuklarda büyümenin sonlandığı yaşa dair şu bilgileri verdi: “Kızlar erkeklere göre daha erken yaşta ergenliğe girerler ve büyümeleri erkeklere göre daha erken yaşta sonlanır.

Ancak hem kızlar için hem de erkekler için büyümenin sonlandığı kesin bir yaş yoktur. Büyüme plakları her çocukta farklı zamanlarda kapanır. Erken gelişen bir kız çocuğunda büyüme 13 yaşında durabileceği gibi, bir diğeri 15-17 yaşına kadar uzayabilir.

Benzer durum erkek çocuklar için de geçerlidir.

Kızların adet görmesi büyümenin durduğunu gösteren bir kilometre taşı değildir. Genel olarak bu gözlem doğrudur; adet genellikle ergenliğin son döneminde olur ve bu dönemde büyüme plakları kapanmak üzeredir. Ama büyüme plakları henüz kapanmayan çocuklarda adetten sonra 4-6cm uzama görülebilir.”

Prof. Dr. Murat Aydın, büyüme hormonu tedavisi konusunda şunları söyledi: ”Boy kısalıklarının en sık nedenleri beslenme bozuklukları, kronik hastalıklar ve genetik faktörlerdir.

Büyüme hormonu eksikliği saptanan çocuklarda ise büyüme hormonu tedavisi etkilidir ve boyu uzatır.

 Büyüme hormonu sentetik olarak üretilebilmektedir ve büyüme hormonu eksik olan çocuklarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/saglikli-cocuklarin-en-onemli-gostergelerinden-biri-normal-bueyueme-hizi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.