Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

içerik

Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Üzerindeki Etkileri

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

Sağlıklı yaşam anlayışı kültürden kültüre, bireyden bireye değişiklik gösterse de, stresi topraklamak ve sağlıklı beslenme gibi evrensel bazı ögeler vardır. Bütün bunlar sağlık ve mutluluğun vazgeçilmez unsurlarıdır ama sağlıklı beslenme  diğerlerinden daha önemlidir.

Doğru beslenme, bedenin optimumda çalışmasını sağlar. Aynı nedenlerle arabalar için  iyi kalite yakıt tercih edilir. Gündelik yaşamın ve egzersizin yarattığı ihtiyaçların karşılanabilmesi için tam ve doğru beslenme şarttır.

Her türlü fiziki ve zihinsel aktivite, bedende ancak beslenmeyle üstesinden gelinebilecek bir talep yaratır. Bu nedenle bedensel yeterliliği artırmaya yönelik egzersizler, daha iyi beslenme ihtiyacını da beraberinde getirir.

Sağlıklı Beslenmenin Moleküler Düzeyde Etkileri

Sağlıklı diyet, egzersiz yapan bedene yakıt ikmali gibi hayati bir görev üstlenir ve düzenli egzersizin sunduğu çoğu faydanın başlıca kaynağıdır. Buna dair örnekleri yine moleküler düzeyde karşılaşıyoruz

Egzersizin hücrenin kümülatif hasara karşı korunma kapasitesini artırdığı ve dolayısıyla yaşlanmayı geciktirdiği farklı çalışmalarla ispat ediledursun, yakın zamanlı araştırmalara göre bazı besleyici ögeler daha en baştan, hücre hasarı oluşmadan, hücreleri bir kalkan gibi sarıp muhtemel hasara karşı koruyabiliyor.

Antioksidanlar yönünden zengin beslenme, yaşa bağlı normal bağışıklık sistemi zayıflamasını azaltır.

ABD Tarımsal Beslenme Merkezi’nden J.A. Joseph ve bir grup araştırmacı “Uzun Süreli Çilek, Ispanak veya E Vitamin Desteği Tüketimi, Yaşa Bağlı Nöronal Sinyal Uyumlaması ve Bilişsel Davranışsal Eksiklikleri Geriletiyor” ”  adlı makalelerinde bunu ele alıyorlar.

Antioksidanlar bakımından zengin gıdaların hücresel düzeyde yaşlanmayı nasıl etkilediğini araştıran Joseph ve meslektaşları şu sonuca varmış “Deneylerimizde ulaştığımız ve ilk kez açıkladığımız sonuçlara göre, antioksidan düzeyi yüksek gıdalarla (ORAC aracılığıyla) beslenme, yaşlanmanın yolaçtığı sonuçları geciktirmektedir” (Joseph, a.g.e. 8052).

Antioksidanlar yönünden zengin meyve ve sebzeler uzun süredir sağlıklı beslenme temel unsurları arasında kabul ediliyor olsa da bazı besleyici maddelerin mikro ölçekte nasıl bir etkiye sahip olduklarını inceleyen yeni bilimsel çalışmalar, bu konuyu yeniden gümdeme getirdi.

Kalori Sınırlamasının Etkileri

Kimilerine göre beslenme uzun yaşamanın başlıca nedenlerinden biridir ve egzersizden bile daha etkilidir. Klinik araştırmalara göre, yaşam süresini uzatan en önemli etken egzersiz değil beslenmedir, hatta bir adım ilerisi, kalori sınırlamasıdır.

Sağlıklı beslenme,Alınan günlük kalori miktarını %30 oranında azaltmak, yaşam süresini uzatmaya yardımcı olur.

Böceklerden primatlara sayısız canlı üzerinde yapılmış sayısız çalışma gösterdi ki, günlük kalori alımını yaklaşık %30 oranında  azaltmak ömrü uzatıyor. Bunun en önemli nedeni, bedenimizdeki hücrelerin daha az enerjiyi işlemek zorunda kalmasıdır. Bu da yaşlanmaya neden olan hücre hasarının azalması anlamına gelir.

Bunun yanında, az kalori tüketimiyle hayatta kalma genlerimiz harekete geçerilmiş oluyor bu da genetik onarım mekanizmalarını egzersizden çok daha ileri seviyelerde çalıştırıyor. (Ernst a.g.e). Bu çalışmaların sonuçları kesin olarak gösteriyor ki, kalori sınırlaması uzun yaşamın en önemli unsurlarından biridir ama bu verinin insanlar üzerinde uygulanması biraz tartışmalı.

Hiç şüphesiz, çok az kişi kendini yaşam boyu açlığa gönüllü mahkum edebilir ve kalori sınırlaması düzenli egzersizden elde edeceğimiz pek çok faydayı sağlayamayacaktır. Egzersiz, yaşam süremizi birden fazla temel etkiyle uzatırken fiziki yeterliliğimizi yükseltir (ve bedensel yaşı küçültür), zihinsel performansı ve yaşam kalitesini artırır.

Sağlıklı Beslenme ve Bağışıklık Sistemine Etkileri

Beslenme, insanların gözünde ömrü uzatan bir faktör olarak egzersizin önüne geçemeycek olsa da sağlıklı yaşam tarzının en önemli unsurudur ve düzenli egzersiz ile birleştirildiğinde sağlık üzerinde mucizevi sonuçlar yaratabilir.

İnsanların beslenme kalitesinin son zamanlarda neden bu kadar düştüğünü araştıran uzmanlardan biri olan, İspanya Alicante Üniversitesi Biyoteknoloji Bölümü’nden Prof.

Jaime Miquel, “Antioksidan Beslenme Destekleri Yaşa Bağlı Mitokondrial Hasara Karşı Koruyucu Mudur?” adlı makalesinde oksidatif hücre hasarına bağlı bağışıklık sistemi yaşlanması teorisini test etmiş ve şu sonuca varmış:

Bağışıklık sistemindeki gerileme yetişkinlerde ölümcül sonuçlar doğurur.  Sadece beş hafta boyunca TP [bir tür antioksidan] verilen farelerde çeşitli bağışıklık sistemi fonksiyonlarında iyileşme gözlenmiştir, bu veri ışığında bu bileşenin potansiyel olarak daha uzun ve sağlıklı insan ömrü için klinik düzeyde denenmesi önerilmektedir. (Miquel 513).

Özetle Miguel, antioksidanlar yönünden zengin beslenmenin yaşa bağlı bağışıklık sistemi zayıflığını azalttığını söylüyor. Bağışıklık sistemi bir biçimde çöktüğünde ölümcül sonuçlar doğurduğu düşünülünce bu araştırma, yaşam süresini uzatma konusunda önemli bulgular içeriyor.

Sonuç

Uzun ve yaşam kalitesi yüksek bir hayat için anahtar: egzersiz, sağlıklı ve  besleyici gıdalar, bedenin her konuda en iyi performansı sergilemesini sağlar; fiziksel etkinliklerden bedensel ve zihinsel performansa, gençlik enerjisinin devamlılığına kadar.  Bedenin tek ihtiyacı, kendisine o sandalyeden kalkıp “harekete geçmesi” gerektiğini söyleyen bir beyindir.

Kaynaklar

  • Masoro, Edward J. “Overview of caloric restriction and ageing” Mechanisms of Ageing and Development 126 (2005): 913-922. Science Direct. Elsevier B.V. VCU Libs., Richmond, VA..30 June. 2008
  • Miquel, Jaime. “Can Antioxidant Diet Supplementation Protect against Age-related MitochondrialDamage?” Annals of the New York Academy of Sciences 959.1 (2002):508-516. SynergyBlackwell Journals. John Wiley & Sons, Inc. VCU Libs., Richmond, VA. June 23, 2008
  • Navarro, Ana et al. “Beneficial effects of moderate exercise on mice aging: survival, behavior, oxidative stress, and mitochondrial electron transfer”. AJP – Regulatory, Integrative and Comparative Physiology 286.3. (2004): R505-R511. Highwire Press Free. CORDATechnologies, Inc. VCU Libs., Richmond, VA.. 30 June. 2008
  • Penedo, Frank J., and Jason R. Dahn. “Exercise and well-being: a review of mental and physical healthbenefits associated with physical activity”. Current Opinion in Psychiatry 18.2 (2005):189-193.Journals@ Ovid Full Text. Ovid Technologies, Inc. VCU Libs., Richmond, VA. 27 June. 2008
  • Randall, David, et al. Animal Physiology: Mechanisms ans Adaptations 5th Edition. New York: W.H.Freeman and Company 2002
  • Reinagek, Monica. The Inflammation Free Diet Plan. New York: The McGraw-Hill Companies, 2006.
  • Stewart, Kerry J., et al. “Are Fitness,Activity, and Fatness Associated With Health-related Quality ofLife and Mood in Older Persons?”. Journal of Cardiopulmonary Rehabilitation 23.3(2003):115-121. Journals@ Ovid Full Text. Ovid Technologies, Inc. VCU Libs., Richmond, VA. 27 June. 2008

Источник: https://blog.fitbull.com/saglikli-beslenme-ve-etkileri/

Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!
saglikli-beslenme

Günümüzde en çok araştırılan konuların başında “ Sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?” sorusu geliyor.

Televizyonlardaki programlara misafir olan doktorlardan, internetteki blog yazılarından en çok dinlediğimiz kulak kabarttığımız konu beslenme konusudur. Son yıllarda fast food, hazır paketli yiyecekler, şekerli gıdalar yüzünden obezite problemi arttı.

Aynı zamanda karşılaşılan hastalıklar da sağlıklı beslenme gerektirdiğinden yediklerimize içtiklerimize zor da olsa dikkat etmeye başladık.

İçindekiler

saglikli-beslenme-soru-isareti

Bu yazımızda merak ettiğiniz sağlıklı beslenmeyi her yönüyle anlatacağız. Yazıyı okuduğunuzda nasıl beslenmeniz gerektiğine dair fikriniz olacak ve hemen uygulamak isteyeceksiniz. Ama ilk olarak yapmanız gereken sağlığınızın kıymetinin ve ne kadar önemli olduğunun farkında olmaktır.

Hamilelikte beslenme, gençlikte ve yaşlılıkta beslenme sadece sizi değil çevrenizi de etkilemektedir. Yediğiniz her şey doğacak yavrunuzu, gelecekteki bedeninizi ve sizi örnek alan kişileri de etkileyecektir. O yüzden şimdi zayıflamayı diyet yapmak olarak değil, sağlıklı beslenmek olarak görmeye başlayalım.

Sağlıklı Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Zayıflamak aç kalarak ve dengesiz beslenerek olmaz, olmamalıdır. Çünkü vücudunuzun da çalışması için belli besinlere ihtiyacı vardır. Sağlıklı zayıflama dengeli beslenip, spor yaparak olmalıdır.

Dengeli beslenmek ancak azimli insanların iradesiyle yapabildiği şeydir.

Ama sağlıklı beslenip, hareketli bir yaşam tarzına geçen kişiler verdiği kilolar ve kavuştukları sağlıkları sayesinde çok mutlu olup, neden bunu daha önce yapmadım, çok kolaymış demektedir.

sagliklı-zayiflama-mi-sagliksiz-sismanlık-mi

Siz de bu hissi yaşamak istiyorsanız. Bu yazıdaki her adımı uygulayın. İlk olarak karar verin: Ben sağlıklı beslenmek istiyorum. Her gün düzenli yürüyüş yapacağım. En azından normal hayatımdan daha fazla hareket edeceğim deyin! Her işe başlamak için önce ciddi bir karar vermeniz gerekiyor. Kararınızı verin ve yola çıkın!

Şok diyet listelerini bir kenara bırakın. Hayat tarzınızı ve alışkanlıklarınızı değiştirin. Evinizde pişen yemekleri gözden geçirin ve sağlıklı yemeklerle değiştirin. Bahaneleri bir kenara bırakın.

Bahanesi Olanlara Evinizin Dışında Sağlıklı Beslenme Önerileri

Bireylerin sağlıklı beslenmeye ve zayıflamak üzere yemeklerini düzenlemeye başlayamamalarının en büyük sebebi bahane üretmesidir. Sürekli bahane üreten kişiler olumsuz düşünerek “Ben yapamam, bulunduğum yerde sağlıklı yemek yok, çevremdekiler hep fast food tüketiyor.

” gibi nedenlerle sağlıklı beslenmeyi ertelemektedir. Ya da vakit darlığından dem vurup paketli atıştırmalıkları hızlıca tüketip hayata devam etmektedir. Paketli ve işlenmiş ürünlerin zararları çok fazladır. Hem içerisinde bir sürü katkı maddesi vardır hem de kısa süreli tokluk sağlar.

Bu nedenle sürekli bir şeyler yeme arayışına gireriz. Aşağıda birkaç bahaneye karşı çözüm önerisi sunduk:

okulda-saglikli-beslenme

Okuldayım, yemekhane yok bahanesi: Son derece havalı saklama kaplarında sağlıklı yiyeceğinizi yanınızda götürün.

İşteyim, ev yemeği yok bahanesi: Isı kaybetmeyen yeni nesil sefer taslarında yemeklerinizi yanınızda sıcacık taşıyın veya ev yemeği yapan restoranlara gidin. Son zamanlarda ev yemeklerinizi ayağınıza kadar getiren abonelikler de mevcut.

Sabah erken çıkıyorum bahanesi: Yanınıza saklama kabında, domates, salatalık, peynir zeytin ve bir dilim ekmek alın. O dışarıda margarinle yapılmış sağlıksız poğaçaları, açmaları yemeyin.

Akşam geç geliyorum bahanesi: Akşam salata ve sağlıklı bir yemek yiyin. Hala doymadıysanız biraz kuruyemiş fena olmaz.

Vaktim yok, hızlıca yemeliyim bahanesi: Evde sağlıklı iki dilim kahverengi ekmeğin arasına, ton balık, beyaz peynir, domates gibi birçok lezzetli yiyecek koyabilirsiniz. Hem de acıkınca hızlıca tüketirsiniz.

Ana öğünlerde ve ara öğünlerde yemeklerimiz nasıl olmalıdır?

Toplumumuzda maalesef lif tüketimi maalesef oldukça azdır. Bu nedenle sindirim ve doymama problemleri yaşanmaktadır. Yiyorum yiyorum doymuyorum cümlesini çoğu kişiden duymuşuzdur. Bu problem eğer sağlıktan dolayı (insülin direnci vb.) değilse lifli gıdaları az tüketmemizden kaynaklanmaktadır.

Beyaz olan gıdalardan (ekmek, pilav, makarna vb.), paketlenmiş atıştırmalıklardan, sosis, salam gibi işlenmiş et ürünlerinden sağlığınız için uzak durun.saglikli-beslenme-beyaz-gidalar

Sabah kahvaltısını hızlı yapmak zorunda olanlar için yulaf, kuru meyve, fındık gibi kuruyemişlerle oluşturulan karışımı sütle tüketmek oldukça sağlıklı bir kahvaltı olabilir.

Sabah kahvaltısı için süreniz genişse domates, salatalık, roka gibi yeşillikleri tüketin. Peynir, zeytin, yumurta gibi kahvaltılıkları tüketin. Mümkünse reçel, çikolata gibi ürünleri yemeyin. Şeker deposundan başka bir şey değil onlar.

Ekmek olarak tam buğday, kepekli gibi kahverengi ekmekleri tüketin.

Öğlen yemeğinde çorba, etli bir yemek, kurubaklagil ve bulgur pilavı gibi besinleri tüketin. Yoğurt da yemeniz tokluk hissinizi artıracaktır.

saglikli-beslenme-ogle-yemegi

Akşam yemeğinde de öğlen yemeği gibi yiyebilirsiniz. Sadece bulgur pilavını çok az yiyerek salatayı daha fazla yiyin. Yemek saatleri nasıl olmalıdır sorusuna alt başlıkta değineceğiz.

Gördüğünüz gibi zayıflama konusuna hiç değinmedik. Çünkü zaten bunları yapıp, sağlıklı beslenen bir kişi kilolu kalamaz.

Bunlarla beraber günlük yarım saat bir saat yürüyüş yaparsınız tüm kilolarınızı verip normal kilonuza inebilirsiniz.

Zayıflamak ve Sağlıklı Kalmak İsteyenlere Özel Günlük Program

İlk olarak yatma ve kalkma saatimizi düzenlemeliyiz. Kalkma ve yatma saatleri metabolizmamız için çok önemlidir ve düzenli bir yaşam vücudumuzun sağlıklı olmasını sağlar. Kalkış 6:30 olmalıdır.

Ardından hemen yataktan kalkmak yerine güzel bir gerinme hareketi hafif 10 dk’lık bir egzersiz sizi güne enerjik olarak hazırlar. Daha sonra 1 bardak limon su içmeniz sindirim sisteminizin çalışmasını sağlayarak enerji yakmanızı başlatacaktır. Kahvaltınızı 7:30’da yapın.

Öğlen yemeğine kadar arada acıkırsanız bir avuç fındık, fıstık gibi doğal yemişleri tüketebilirsiniz. 12:30’da öğlen yemeği yiyin. Yine aynı şekilde akşam yemeğine kadar acıkırsanız doğal hafif atıştırmalıklar tüketin. 18:30’da akşam yemeğini yiyerek günü kapatın mümkünse bir şey yememeye çalışın.

Yatış saatiniz ise 22:00 civarı olmalıdır. Çünkü saat 22:00’dan sonra sizi uykuya hızla geçirecek melatonin hormonu salgılanmaktadır. Gece yarısı bu hormonun seviyesi düştüğünden verimli bir uyku geçiremezsiniz.

saglikli-beslenme-ana-ogun-ara-ogun

Gördüğünüz gibi zayıflamak veya sağlıklı kalmak için açlıktan ölmenize ve zararlı şok diyetleri yapmanıza hiç gerek yok! Önemli olan düzenli bir uyku ve yemek saatleridir.

Yaşa Göre Sağlıklı Beslenme ve Zayıflama

İnsanın her yaşta ihtiyacı olan besin miktarı farklıdır. Bir gencin metabolizmasıyla, yaşlınınki farklı işlemektedir. Gençlerin hızla yayılan zayıflama düşüncesi 12-13 yaşındaki öğrencileri bile diyet yapma fikrine itmektedir.

Bu çok sağlıksız ve yanlış bir tutumdur. Çünkü o yaştaki bir genç gelişme çağında olduğundan yapılan yanlış diyetlerle sağlıklarından olabilirler.

 Bu da sağlıklı beslenme ile tam zıt olduğu için bunları kesinlikle tavsiye etmiyoruz.

Yaşı çok küçük olup obezite problemi olan çocuklar fast food ve beyaz gıdalardan uzak tutularak zayıflatılmalıdır. Kilosu zaten normal olup bunu psikolojik bir takıntı haline getiren gençlerimiz ise bir sağlık danışmanına veya psikologa götürülerek kilo probleminin olmadığı düşüncesi verilmelidir.

yasa-gore-saglikli-beslenmeYaşı ileri olan kişiler de yavaş metabolizmaya sahip olduğundan yağlı yiyeceklerden ve geç saatte yemek yemekten kaçınmalıdır. Yürüyüş yapmalıdır. Metabolizma hızlandırıcı yiyecekleri de öğünlerine (acı biber, yeşil çay vb.) katmalıdır.

Yani işin özü her yaştan birey için paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan uzak durup, hareket etmektir.

Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşama Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

İlk olarak yatma ve kalkma saatiniz düzenli olmalıdır. Erken yatıp, erken kalkmalısınız. Bu hem metabolizmanızı hem de gün içindeki enerjinizi etkilemektedir. Kahvaltıyı muhakkak yapın ve diğer öğünleri hep aynı saatte yemeye çalışın.

Bekarsanız, annenize sağlıklı yemekler pişirmesini tembihleyin ya da size sağlıklı olan yemekleri getirmesini söyleyin.

Evliyseniz alacağınız gıdalara siz karar verdiğiniz için lifli, tok tutan proteinden zengin besinleri, yeşillikleri ve meyveleri mutfağınıza alın.

Arada kaçamak yaparak kendinizi ödüllendirin. Yabancı dilde cheat day denilen bu ödüllendirme sonrası kaldığınız yerden pişman olmadan devam edin. Çünkü kendinizi tamamen kısıtlarsanız bir gün pes ederek daha kötü bir duruma dönebilirsiniz.

saglikli-beslenme-aliskanligi

Beslenme ile alakalı doktorların videolarını izleyin. Kitaplar okuyun. Kendinize sahip çıkın. Her gün tartılın. Her gün tartılmanız demek kendinizi sürekli kontrol altına almanız demektir. Bazen ödem bazen regl nedeniyle olduğunuzdan fazla kilolu olabilirsiniz ama siz yine de her gün tartılın. Bunu yapamıyorsanız hafta da 1 kere muhakkak tartılın.

İlginizi Çekebilir: Ödem Attıran İçecekler – Besinler

Zaten sağlıklı beslenmenin tadını alınca bu yaşamı çok seveceksiniz ve herkese anlatıp onlarında böyle yaşamalarını isteyeceksiniz. Unutmayın bedeniniz ömür boyu eviniz ve size bir emanet. Evinize ve size emanet edilen bu bedene sahip çıkın.

Источник: https://diyetkulubu.co/saglikli-beslenme/

Egzersiz Öncesi ve Sonrası Nasıl Beslenmeli?

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

26 Ağustos 2017

Hailey Baldwin workout sonrası yemeğe giderken, Fotoğraf: Getty Images Turkey

Beslenmenin egzersiz performansını doğrudan etkilediği bir gerçek. Peki performansı artırabilmek için egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası nasıl beslenmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Egzersiz öncesi doğru karbonhidrat, protein ve yağı bir araya getirin

Egzersiz öncesinde tek bir besin grubuna ağırlık vermek yerine doğru karbonhidrat, protein ve sağlıklı yağları içeren bir öğün en doğrusu olacaktır.

 Egzersiz öncesi tüketilebilecek besinler elbette egzersizin süresi ve şiddetine göre değişebilir ama egzersizden 1 saat öncesinde yiyeceğiniz kompleks karbonhidratlı besinlere ek olarak proteinli bir besin, performansınızı önemli ölçüde etkileyecektir.

Egzersiz öncesi tükettiğiniz karbonhidratların cinsi de en az karbonhidrat tüketimi kadar önemlidir. Basit karbonhidratlar kan şekerinizin hızlı yükselmesi ve sonrasında hızlı düşmesine sebep olacağı için egzersiz sırasında performans düşüklüğüne sebep olabilirler.

Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda egzersiz öncesi alınan basit karbonhidratların insülin salgılanmasını artırarak yağ yakımını önleyebileceğini söylüyor.

  Bu yüzden egzersiz öncesi kepekli makarna, tahıllı ekmek, sebze veya meyve gibi kompleks karbonhidratlar tercih etmek daha doğru olacaktır.

Örneğin,

– 1 porsiyon meyve ve bir bardak az yağlı veya yağsız süt,

– Tam tahıllı ekmek ile yapılmış yağsız bir tost ve ayran

– Izgara tavuklu tahıllı ekmek ile sandviç

– 1 porsiyon meyve ve 15 badem/ fındık

– 3-4 grissini ve yanında peynir veya ayran

– 1 porsiyon meyve, probiyotik yoğurt ve 1-2 ceviz

Kızarmış, yüksek yağ ve şeker içeren besinlerden uzak durmak gerekir. Ayrıca daha önce hiç denemediğiniz bir besini tüketmek için egzersiz öncesi uygun bir zaman değildir.

Egzersiz sonrası beslenme desteği

Egzersiz sonrası beslenmenin temel amacı, egzersiz sırasında harcanan glikojen depolarını yerine koymak. Böylece kaslarınız bir sonraki egzersize de hazırlanmış oluyor.

Egzersiz sırasında boşalan glikojen depoları egzersiz sonrasında yerine konulmazsa, bir sonraki egzersizde depolar boş olduğu için kas kaybı yaşanabilir.

Egzersiz sonrası tüketeceğiniz besinlerle, ilk 2 saat içinde glikojen depoları çok büyük oranda yenilenir.

Yani egzersiz sonrası ideal bir öğün için protein ve karbonhidrat birlikteliği şarttır.  Kasların iyileşmesi ve gelişmesine yardımcı olan proteinler ve glikojen depolarını yenileyerek bir sonraki egzersize hazırlanmayı sağlayan karbonhidratlar egzersiz sonrası öğünün vazgeçilmez ikilileridir.

Egzersiz sonrası çok fazla tek başına yüklenmek anlamlı değildir, yapılan araştırmalara göre vücudumuz tek seferde 27-30 gramdan daha fazla proteini kullanamıyor. Ve hepimizin bildiği gibi vücudumuza fazladan aldığımız her şey yağ olarak depolanıyor.

Normal bir yetişkinin protein ihtiyacı günlük ortalama 1g/kg dır. Sporcular için ihtiyaç ortalama 1,2 – 2 g/ kg civarındadır ancak bu çok genel bir tanımlamadır. Sporun türüne ve kişinin kas kütlesine bağlı olarak bu miktarda artış söz konusu olabilir.

Antrenman yani egzersiz sonrası protein tüketimi de kişiden kişiye göre değişir.

Eğer bir ağırlık antrenmanı söz konusu ise ve hedef kas kütlesini artırmaksa, evet antrenman sonrası yaklaşık 0,25-0,3 g/ kg o öğün için protein alınması hem insülin salınımına hem de iskelet kası protein sentezine katkı sağlayabilir.

Egzersiz sonrası öğün miktarı; egzersizin çeşidi, süresi ve kişisel özelliklere göre değişse de örnek olarak;

– 2 dilim ekmek, 2 yemek kaşığı fıstık ezmesi ve 1 avuç kuru meyve

– Izgara et, köfte, bol yeşillikli bir salata ve yanında 1-2 dilim ekmek

– 2 yumurta beyazı, 1 tam yumurta, 3 yemek kaşığı yulaf ve bol yeşillik ile omlet, domates, salatalık

– 1 su bardağı yağsız süt, ½ muz, tarçın, 15 badem ile smoothie gibi seçimler yapılabilir.

Kafein performansı etkiliyor mu?

Kafeinin yağ yakımını, egzersiz performansını ve odaklanmayı artırdığını duymuş olabilirsiniz. Peki araştırmalar bu konuda ne diyor?

Araştırmalar; kilogram başına 4.45 mg veya toplamda 400 mg kafein alımının atletlerde dayanıklılığı artırdığını söylüyor. 1500 metre koşucuları üzerinde yapılan bir çalışmada; düzenli kafein tüketenlerin tüketmeyenlere oranla 4.2 saniye daha hızlı koştuğunu ortaya koyuyor. Fakat yüksek yoğunluklu egzersizlerde kafeinin etkileri konusunda yapılan çalışmalar hala yetersizdir.

Ayrıca kafein diüretik yani vücuttan suyun atımını hızlandırıcı etki gösterir. Bu sebeple özellikle kafein alan sporcularda sıvı desteği çok daha büyük önem taşır.

ETİKETLER: SAĞLIK , SPOR , EGZERSİZ , DİLARA KOÇAK

Источник: https://vogue.com.tr/saglik/egzersiz-oncesi-ve-sonrasi-nasil-beslenmeli

Kanser hastalarına tüyolar! Doğru beslenme ve spor şart!

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 15 Nisan 2017 | 18 Recep 1438 Cumartesi 08:04

Dr. Naziyet Köse, doğru beslenmenin kanser hastalarının gerek kemoterapi, gerekse kemoterapi sonrası takipleri sürecinde çok büyük önem taşıdığını belirtti

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr.

Naziyet Köse, doğru beslenmenin kanser hastalarının gerek kemoterapi, gerekse kemoterapi sonrası takipleri sürecinde çok büyük önem taşıdığını belirterek, “Tanı koyulur koyulmaz, daha tedaviler başlamadan hastalar ve yakınları daha iyi beslenme için arayışlara girmektedirler. Hekim hasta görüşmelerinde hemen her hasta ve yakını beslenme konusunda sorular sormakta ancak çoğunlukla verilen bilgiler hastayı tatmin edememektedir” dedi.

KEMOTERAPİDE BESLENME ÖNEMLİ

Kanser hastalarının sağlıklı ve enerjik olmaları, vücut ağırlığını dengelemeleri gerektiğini vurgulayan Dr.

Naziyet Köse, vücudun temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, tedavinin yan etkilerini daha iyi tolore edebilmesi, enfeksiyon riskinin azaltılması ve iyileşmeyi hızlandırmak için sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu ifade etti.

Kemoterapi hastalarında beslenmenin tedavinin sonuçları üzerinde etkili olması nedeniyle göz ardı edilemeyecek bir parametre olduğunun altını çizen Köse, “Kemoterapi alan hastaların çoğu vitamin desteği veya alternatif tıp ürünleri veya daha önce pek de kullanmadıkları (arı poleni, ısırgan otu, keçi boynuzu pekmezi vb.

) ürünleri kullanmaya eğilim gösteriyorlar. Kemoterapi alan hastalarda özellikle de kansızlık varsa tedaviden önce vitamin B12, folik asit ve demir düzeylerinin bilinmesi ve varsa eksikliğinin giderilmesi önemlidir. Uygun şekilde beslenen, testlerinde vitamin eksikliği olmayan hastalarda vitaminler önerilmez” diye konuştu.

SIK SIK SU İÇİN

Kemoterapi ile birlikte kanser hastasında beslenme ile ilgili bazı faktörlerin de etkilendiğini ifade eden Köse, “Kabızlık için lifli gıda (kavun, kayısı gibi) alımının artırılması ve bol sıvı tüketimi gereklidir.

İshal durumunda muz, patates gibi gıdaların tüketilmesi ve ciddi hipertansiyonu yoksa tuz tüketiminin artırılması faydalı olmaktadır. Gaz ve şişkinlik şikayetleri olan hastaların nohut, kuru fasulye gibi gıdalardan uzak kalması, yemeklerini yavaş yemesi ve hava yutulmasından kaçınması gerekir.

Özellikle baş-boyun bölgesine radyoterapi alan hastaların sık sık su içerek ağız kuruluğunu gidermeye çalışması önemlidir” dedi.

Kemoterapi alan hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulantı ve kusma gözlendiğini söyleyen Köse, bulantı-kusma şikayeti olan veya kusturucu etkisi belirgin bir kemoterapi alan hastaların yağlı, sıcak ve tatlı gıdalardan kaçınmaları, bunun tersi hafif tuzlu, soğuk ve yağsız gıdalar tüketmelerini önerdi. Dr. Köse, tedavi öncesindeki bireylere de çeşitli sağlıklı beslenme önerilerinde bulunarak, “Günde en az 5 porsiyon değişik renkte sebze ve meyve tüketin. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam tahıl ürünlerini (kepekli) tercih edin. Özellikle işlenmiş ve yağlı et tüketimini azaltın. Protein tüketiminizi artırın. Kemoterapinin zararlı etkilerini en aza indirmek için özellikle tedavi sırasında en az 2 litre su için. Besleyici değeri olmayan yüksek şeker ve yağ içeren yiyeceklerden uzak durun” şeklinde konuştu.

DÜZENLİ EGZERSİZ HASTAYI OLUMLU YÖNDE ETKİLİYOR

Kanserli hastada düzenli egzersiz yapmanın hastaların hastalıklara ait şikayetlerinin, yaşam kalitelerinin, egzersiz kapasitelerinin ve kuvvetlerinin olumlu etkilendiği ile ilgili orta düzeyde bilimsel kanıtlar olduğunu belirten Köse, “Bunun yanı sıra kanserli hastaların düzenli egzersiz yapması onların mevcut anksiyetelerini, depresyonlarını ve yorgunluk hislerini de azaltır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, kronik hastalığı olan diğer hastalarda olduğu gibi kanserli hasta için egzersiz programı hazırlanırken çok daha fazla dikkat edilmeli, öneride bulunan kişinin yeterli bilgi ve deneyimi olması gereklidir. Bu egzersiz programında aerobik (kardiyo) egzersizlerin yanı sıra kuvvetlendirme egzersizlerinin de olması gerekir.

Ancak bu aşamada unutulmaması gereken bir başka konu, kanser hastalarının tedavisi tamamlanınca genelde fiziksel ve psikolojik olarak çok yorgun olduklarıdır. Bu nedenle egzersize başlarken olabildiğince düşük şiddette başlayıp, kontrollü bir şekilde şiddeti ve süreyi-tekrarı artırmak gerekir.

Hastalar yine bu dönemde egzersizleri evde kendilerinin yapmaları yerine gözetim altında yapmaya teşvik edilmelidir” dedi.

VÜCUT SICAKLIĞI 38 DERECENİN ÜZERİNDE İSE…

Kanserde hastanede yatan hastaların bile egzersiz programına alınmasının fayda sağladığını söyleyen Köse, “Ama kemoterapi alan hastalarda egzersiz uygulaması ile ilgili bilgiler yetersizdir.

Hastaların mevcut durumu, kemoterapi programı standart bir egzersiz programı verilmesini engeller; kemoterapi alan her hasta için özel program yapılmalıdır.

Ama özellikle yaşlı hastalarda hareketliliği ve fonksiyonel düzeylerini artırmak çok önemlidir” diye konuştu.

Köse sözlerine şöyle devam etti: “Hastanın kemoterapi ya da radyoterapi alırken beyaz küre sayısı 500'ün, hemoglobin düzeyi 10,5 g/dl'in, trombosit düzeyi 200 binin altında, vücut sıcaklığı 38 derecenin üzerinde ise egzersiz programına katılmamalıdır. Kemik metastazı olan hasta yüksek şiddetli egzersiz programına katılmamalıdır. Bunların yanı sıra infeksiyonu olan hastalarda infeksiyon bulguları tamamen geçene kadar programa alınmamalıdır.”

Fetih Medya – Haber Merkezi

Bu haberler ilginizi çekebilir:

Anahtar Kelime: DAEŞ, kanser, kofi annan, Soğuk

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Источник: https://www.fetihmedya.com/kanser-hastalarina-tuyolar-dogru-beslenme-ve-spor-sart.html

Egzersiz İçin Doğru Beslenme » Bilgiustam

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

Dengeli bir diyet düzenli egzersize ek olarak günlük aktiviteler için gerekli kalori ve nutrientlerin alınmasına yardım eder.

Egzersiz performansı için yiyecek planı oluşturmak, tatlı yerine sebzeleri seçmek kadar kolay değildir. Günün doğru zamanlarında doğru türde besinlerin alınması gereklidir.

Düzenli bir egzersiz planı olan kişilerin, spor için gereken enerjiyi alabilmeleri için ona uygun bir beslenme planı yapması gerekir.

Günün ilk öğünü önemlidir. Harward Health Letter’da yayınlanan bir makaleye göre düzenli olarak kahvaltı yapmak; obezite, diyabet ve kalp hastalıkları riskinin düşürebilir. Güne sağlıklı bir öğünle başlamak, beynin ve kasların ihtiyaç duyduğu gücü sağlayan kan şekerinin tazelenmesine yardım edebilir.

Sağlıklı bir kahvaltı, özellikle egzersiz için önemlidir. Kahvaltıyı atlamak, egzersiz sırasında sersemlik ya da uyuşuk hissine neden olabilir. Bu nedenle doğru gıdalarla kahvaltı yapmak gerekir. Çok sayıda kişi güne başlamak için basit karbonhidratlara yönelir. Fakat bu tarz yiyecekler uzun süreli enerji vermez.

Buna karşılık lif ve protein açısından zengin kahvaltı uzun süreli tokluk hissi ve egzersiz sırasında enerjik olmayı sağlar. İşlenmiş buğdaylardan yapılan şeker yüklü tahılları tüketmek yerine, yulaf ezmesi, yulaf kepeği ya da diğer tam buğdaylı lif açısından zengin olan tahıllar tüketilmelidir. Üzerine süt, yoğurt ya da fındık gibi protein kaynakları eklenebilir.

Kahvaltıda tüketilecek ekmek de tam buğday ekmeği olmalıdır.

Karbonhidratlar vücudun ana enerji kaynağıdır. Mayo Clinic’e göre, günlük toplam kalorinin yaklaşık % 45-65’i karbonhidratlardan gelir. Bu durum özellikle egzersiz yapıldığı zamanlar için geçerlidir. Doğru karbonhidratların seçilmesi önemlidir. Çok sayıda insan şekerlerde ya da işlenmiş yiyeceklerde bulunan basit karbonhidratlara güvenir.

Bunların yerine, tam buğday, meyve, sebze ve fasulyede bulunan kompleks karbonhidratları yemeye odaklanılmalıdır. Tam buğday, işlenmiş buğdaydan daha fazla enerji sağlar, çünkü daha yavaş sindirilirler. Daha uzun süre tokluk hissi ve vücuda gün boyu yakıt sağlar. Kan şekeri seviyesini de sabit tutabilir.

Ayrıca bu kalitedeki buğdaylar, vücut için gerekli olan vitaminleri ve minerallere de sahiptir.

Protein, vücudun gelişimi ve onarımı için gereklidir. Kasların yapımı ve onarımı için de çok önemlidir. Karbonhidratlar tükendiğinde proteinler enerji kaynağı olabilir, ama egzersiz sırasında karbonhidrat varlığında ana yakıt kaynağı değildir.

Yetişkinlerin vücut ağırlıklarının her kilogramı için yaklaşık olarak günlük 0,8 gr protein alması gerekir. Egzersiz yapanlar ve daha yaşlı kişiler daha fazlasına ihtiyaç duyabilir.

Kümes hayvanları, kırmızı et, balık, süt ürünleri, baklagiller ve yumurta protein kaynaklarıdır.

Meyveler ve sebzeler doğal lifler, vitaminler ve mineraller açısından zengin kaynaklardır. Kalorileri de düşüktür. Her öğünde yarım tabak sebze ve meyve tüketilmesi önerilir.

Sebzeler ve meyveler farklı renklerde seçilmelidir. Bu sayede çok çeşitli vitaminler, mineraller ve antioksidanlar alınabilir.

Ara öğünlerde atıştırmalık tüketilecekse, kuru meyveler ya da çiğ sebzeler tercih edilmelidir.

Sağlıklı Yağların Seçilmesi

Doymamış yağlar iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir ve kalori sağlayabilir. Yağ, aerobik egzersiz için birincil yakıt iken yağları vücudumuzda uzun süreli egzersizlere bile yakıt sağlayacak şekilde depolarız. Doymamış yağ asitlerinin alımı, zorunlu yağ asitleri ve kalori sağlar. Fındık, çekirdek, avokado, zeytin ve zeytin yağı gibi sağlıklı yağlar tüketilebilir.

Egzersizden Önce Enerji Almak

Egzersizden önce ve sonra yakıt alabilmek için; karbonhidratların ve proteinlerin doğru oranda alınması önemlidir. Spordan önce karbonhidratlarla proteinlerin birlikte tüketilmesi enerjik hissetmeyi sağlar.

Enerjik hissetmek için tüketilmesi önerilen yiyecekler

1) Muz: Potasyum ve magnezyumdan oluşur. Bunlar da günlük olarak alınması gereken önemli minerallerdir. Bir muz yemek egzersize doğal şekerler yoluyla enerji sağlarken, mineralleri tazeler.

2) Üzüm ve portakal: Bu meyveler, suyun yanı sıra vitamin ve mineral ile dolu yiyeceklerdir. Bağırsaklarda sindirilmeleri kolaydır, hızlı bir şekilde enerji verirler ve vücudun bir süreliğine su ihtiyacını karşılarlar.

Öğüne protein eklemek için yoğurtla birlikte tüketilmeleri önerilir.

3) Fındık: Kalbe faydalı yağlar için çok iyi bir kaynaktır ve esansiyel nutrientlerin yanında protein de sağlar. Karbonhidrat eklemek için, kurutulmuş ya da taze meyvelerle tüketilebilir.

Источник: https://www.bilgiustam.com/egzersiz-icin-dogru-beslenme/

Yaz Aylarında Sağlıklı ve Doğru Beslenmek İçin Öneriler – Sağlık Ocağım .NET

Sağlıklı Nesiller İçin Egzersiz ve Doğru Beslenme Şart!

Beslenme, anne karnından itibaren yaşamın sonlanmasına kadar geçen her süreçte yaşamın vazgeçilmezidir.

Bireylerin yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesi, doğru beslenme alışkanlıklarını kazanmaları oldukça önemlidir.

Yeterli ve dengeli beslenme, bireylerin büyüme ve gelişme potansiyellerine ulaşabilmesi, hastalıklardan korunması ve kaliteli bir yaşam sürmeleri için temel bir gereksinimdir.

Yaz aylarında sıvı alımının önemi nedir?

Yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte kaybedilen sıvıyı göz önünde bulundurup bol sıvı alımına dikkat edilmelidir. Vücudun çok fazla sıvı kaybetmesi sonucu bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri görülebilir.

Yaz aylarında yeterli sıvı ihtiyacını karşılamak için süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, soğuk bitki ve meyve çayları tercih edilmelidir. Bunların yanı sıra en iyi içecek sudur. Dünya Sağlık Örgütü kadınların günde en az 10 bardak, erkeklerin günde 14 bardak su içmelerini önermektedir.

Yaz mevsiminde bebek ve çocuklar sıvı ihtiyaçlarını kendileri gideremediği için aileler bu konuda dikkatli olmalıdır.

Yaz Aylarında Sıvı Tüketiminin Önemi Nedir

Yaz aylarında yağlı beslenmek zararlı mı?

Yaz mevsiminde havalar sıcak olduğu için mümkün olduğunca yemeklerde yağı az ve katı yağ yerine sıvı yağ kullanmayı özen gösterilmelidir. Yaz mevsiminde günler uzun olduğu için daha fazla yemek yenilmekte ve akşam yemeklerinde ağır yemekler yenmesi, alkol alınması ve soğuk içecekler içilmesi nedeniyle kalori alımı artmaktadır.

Yemeklerde katı yağ ve çok yağ kullanmak kalp krizi riskini arttırır. Kalp krizi vakaları yaz mevsimlerinde daha sık görülmektedir. Bu nedenle yemeklerde sıvı yağ ve az yağ kullanımına dikkat edilmelidir.

Et, süt, yoğurt ve yağlı çerezlerin içinde de yağ bulunmaktadır ve yaz aylarında çerez tüketimi daha fazla olur, çünkü yazın pikniklere gidilir ve oralarda ağır beslenilir.

Yaz aylarında kızartmalardan, kavurma tipi yemeklerden, ekmeğe yağ sürmekten, mümkün olduğunca kaçınılmalı ve buğulama, fırında pişirme, ızgara, haşlama tarzı yemekler tercih edilmelidir.

Yaz aylarında tatlı yemek zararlı mı?

Yaz aylarında şeker ihtiyacından fazlası meyvelerden zaten alınmaktadır. Bazı şekerler besinlerde doğal olarak vardır.

Örneğin meyvelerdeki fruktoz, sütte bulunan laktoz, tahıllarda bulunan nişasta gibi besinler tüketildiği sürece şeker kullanımına genellikle gerek yoktur.

 Bu nedenle dışarıdan şeker almamaya dikkat etmek, özellikle sıcak havalarda hamurlu tatlılardan uzak durmak veya tüketim miktarına dikkat etmek, hamurlu tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih etmek gerekir..

Yaz aylarında meyvelerle öğün geçirmek doğru mu?

Yaz aylarında meyve sebzeyi yeterli miktarlarda tüketmek oldukça faydalıdır. Fakat ana öğünleri meyvelerle geçiştirmek çok doğru olmaz.

Meyvenin ana yemek olarak değil ara öğünlerde çok aşırıya kaçmadan ara öğün olarak yenmesi daha doğru bir seçim olur.

Yazın genellikle sadece karpuz ile öğün geçirilmektedir, fakat bu yanlış bir beslenme biçimi olmaktadır. Aşırı meyve tüketimi hem kilo alımına hem de şeker yüksekliğine neden olur.

Yaz aylarında daha fazla tüketilmesi önerilen besinler

Yaz mevsiminde özellikle meyveler daha sık tüketilir ve su oranı daha yüksek meyvelerin tüketilmesi de oldukça faydalıdır. Örneğin kavun, karpuz, erik, şeftali, üzüm gibi meyvelerde su oranı daha fazladır. Zaten doğal olarak bu meyveler yaz aylarında daha fazla bulunan meyvelerdir.

Bunların yanı sıra sulu yiyecekleri daha fazla tüketmek özellikle sıcak havalarda oldukça yararlıdır.

Örneğin soğuk çorbalar, şekersiz kompostolar, evde yapılan taze meyve suları, bitki çaylarını soğuk içmek gibi beslenme tarzı vücudun serin kalmasını ve sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcıdır.

Yaz aylarında yemeklerde zeytin yağı kullanmak ve bu yemekleri oda sıcaklığında tüketmek ağır yemekleri tüketmekten daha doğru olur. Süt, yoğurt, ayran gibi süt ürünlerini yeteri kadar tüketmek gerekir.

Et, tavuk, balık tüketimi miktarlarını da dikkat etmek gerekir, çünkü insan metabolizması sıcak sunulan bazı yiyeceklerden daha fazla etkilenir.

Örneğin kolesterol, tansiyon yüksekliği, kalp damar hastalığı sorunları olan kişiler aşırı kırmızı et tüketiminden kaçınmalıdır.

Yazın Hangi Besinler Tüketilmeli

Yaz aylarında baklagiller tüketilmeli mi?

Baklagiller yaşamın vazgeçilmezi olmalıdır. Yaz mevsiminde de haftada en az 2-3 kez baklagiller tüketmek gerekir. Kolesterol, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kabızlık, kansızlık ve bitkisel protein ihtiyacı bakımından baklagillerin olumlu etkileri yeteri kadar bilinmektedir.

 Baklagiller her ne kadar kış besinleri olarak görülse de baklagiller her mevsim tüketilmesi gereken önemli besin kaynaklarıdır. Bunların yanı sıra tahıl tüketimi de önemlidir.

Fakat tahıl tüketiminde dikkat edilmesi gereken tahılların ve tahıllı ekmeğin mümkün olduğunca kepekli tahıllar ve kepekli ekmek olmasına dikkat edilmesidir.

Yaz aylarında spor ve egzersizin önemi nedir?

Yaz aylarında hem sağlıklı kalmak hem de formu korumak açısından spor ve egzersiz çok ama çok önemlidir. Yaz mevsiminde sağlıklı ve doğru beslenmenin yanı sıra spor ve egzersiz kesinlikle ihmal edilmemelidir. Yazın egzersiz yapmak kış mevsimine göre daha keyifli olur, özellikle açık havada yürümek yaz aylarında daha fazla haz verir.

Yaz egzersizi olarak Dünya Sağlık Örgütü tempolu yürüyüşü özellikle önermektedir, ayrıca bisiklete binme, yüzme, tenis oynama, dans etme, aerobik yapma, jimnastik tarzı sporlarda yazın yapılabilecek sporlardır. Haftanın 4-5 günü 30-40-50 dakika kadar egzersiz yeterli olur. Önemli olan metabolizmayı çalıştırmak ve sağlıklı kalmak için egzersizin ihmal edilmemesidir.

Yaz Aylarında Egzersiz Yapmanın Önemi Nedir

Yaz aylarında alkol tüketimi konusunda nelere dikkat etmeli?

Yazın alkol tüketimi konusunda dikkat edilmesi gereken durum tüketilen alkolün miktarı ve vaktidir. Güneş altında alkol alındığında beyin kanaması, kalp hastalıkları, kalp krizi riski oldukça yüksektir. Gündüz vaktinde illede alkol içilecekse mutlaka gölgede ve çok aşırıya kaçmadan içilmelidir. Hatta mümkün olduğunca geceleri alkol alımı daha uygundur.

Yaz aylarında akşam alkol içilmiş ise sabah kahvaltısı daha hafif olmalıdır. Alkol alındığında vücutta sıvı kaybı ve buna bağlı olarak ciddi ödemler de oluşabilir. Alkol içildikten sonra sabah ödem oluşmuş ise yürüyüş yapmak, yüzmek ve benzeri aktiviteler yararlı olur. Yaz aylarında alkol alım miktarı kısıtlanmalıdır.

Yaz aylarında diyet yapmak zararlı mı?

Yazın diyetyapmak sakıncalı bir şey değildir. Zaten diyetler, genellikle yaza girmeden önce yapılmaktadır. Yazın diyet yapmak için en rahat ve en keyifli dönemdir. Yaz aylarında D vitamini yani gün ışığı yeteri kadar olduğu için insanlar kendini daha rahat hissederler.

D vitamini yeteri kadar alındığı sürece psikolojik olarak insanları diyet yaparken rahatlatır. Gün ışığının bol olduğu durumlarda D vitamini sayesinde yeme davranışı daha düzenli olur ve yeme bozuklukları daha az görülür. Yaz aylarında insanlar daha dinamik olacağı için diyet yapmak daha kolay olur.

Yani yaz mevsiminde bilinçli diyet yapmanın bir zararı yoktur.

Yaz aylarında besin zehirlenmesi konusunda nelere dikkat etmeli?

Besin zehirlenmeleri özellikle yaz aylarında artış gösterir.

Besin zehirlenmeleri genellikle hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar olmasına karşın, zehirlenmeye neden olan besinle ve kişiyle ilgili bazı etkenler hastalığın bazen ağır seyretmesine, hatta ölümcül olabilmesine neden olmaktadır.

Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan besinlerden kaçınılmalı, çabuk bozulma ihtimali olan (et, yumurta, balık, süt ve süt ürünleri gibi) yiyecekler açıkta bırakılmamalıdır, ayrıca besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.

Sağlıklı beslenme ile ilgili sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/yaz-aylarnda-saglkl-ve-dogru-beslenme/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.