Sarı Nokta Tedavisi

içerik

Sarı Nokta Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Sarı Nokta Tedavisi

Haber güncelleme tarihi 13.12.2018 16:09

Sarı Nokta (Makula Dejenerasyonu) Nedir?

Sarı nokta hastalığı; diğer bir adıyla makula dejenerasyonu, ciddi bir göz hastalığıdır. Yaşlanmaya bağlı olarak gelişen sarı nokta hastalığı yaşın ilerlemesiyle birlikte kalıcı görme kayıplarına neden olabilir.

Görme merkezinde meydana gelen bu hastalık görme kaybına neden olması durumda yeniden görme yetisinin kazandırılması mümkün değildir. Bir retina hastalığı olan sarı nokta genellikle 55 yaş ve sonrasında görülmektedir.

Genetik faktörlerinde etkili bir rol oynadığı makula dejenerasyonunda sigara ve ultraviole ışınları gibi faktörlerde oldukça etkilidir.

Bu nedenle 55 yaş sonrasında bireylerin herhangi bir görme kaybı veya orta noktayı görememe gibi şikayetleri söz konusu olursa bir an önce doktora başvurmaları önerilmektedir.

Makula olarak adlandırılan kısım gözün arka kısmında bulunan retina merkezidir. Retinanın bütününe oranla oldukça küçük bir yer kaplayan makula, detay görüşlerden sorumludur. Daha küçük ve detaylı görüntülerin görünmesini kolaylaştıran makula, yaşa bağlı olarak dejenerasyona uğrar ve görme kayıplarına yol açar. Sarı nokta hastalığının başlıca nedeni yaştır.

Yaşın haricinde sağlıksız beslenme, sigara ve genetik faktörler makula dejenerasyonu tetikleyen başlıca etkenlerdendir.

Genellikle 50-55 yaş sonrasında görülen makula dejenerayonu hipertansiyon, yüksek kolesterol, şişmanlık ve uzun süre güneş ışığına maruz kalınması durumunda daha genç yaştaki bireylerde de görülme riski artmaktadır.

Sarı Nokta Tipleri

Kuru Tip : Sinsice ilerleyen bir tip olmakla birlikte daha uzun süre görme kayıplarına neden olmaktadır. Retina tabakasının altında biriken yaplı meteryaller sonucunda meydana gelir.

Yaş Tip : Kuru tip sarı nokta hastalığına oranla daha az sıklıkla görülmekle birlikte ani görme kayıplarına neden olmaktadır.

Bozuk kılcak damarların makulaya ulaşması sonucunda ani görme kayıpları meydana gelir.

Sarı Nokta Hastalığı Belirtileri

Kişinin yaşam kalitesinin önemli bir ölçüde etkileyen sarı nokta hastalığı, zamanla kısmi veya kalıcı körlüğe neden olarak bireyin yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Sinsice ilerleyen makula dejenerasyonu görme kayıpları ve bozuklukları, renklerde bozulmalar, bulanık  ve sisli görme gibi sorunlara neden olur.

 İlerleyen sarı noktalığı kişinin yardım almadan sokağa çıkmasını, bilgisayar, telefon ve araba kullanmasını zorlaştırarak yardım ihtiyacı hissetmesine neden olur. Görme kayıplarının başlaması durumunda okuma ve yazma gibi eylemleri gerçekleştirmede zorlanırlar ve bir süre sonra okuyamaz ve yazamaz hale gelirler.

 Sarı nokta hastalığının başlıca belirtilerini sıralamak gerekirse;

  • Görme kaybı
  • Göz önünde karartılar
  • Görme kalitesinde bozulmalar
  • Renklerde bozukluklar
  • Nesne veya çizgileri eğri ve kırıkmış gibi görme
  • Bulanık ve sisli görme gibi belirtiler söz konusudur.

Sarı Nokta Hastalığı Teşhisi

Öncelikle sarı nokta hastalığı ile ilgili en çok sorulan bir soruyu yanıtlamak gerekirse; sarı nokta hastalığının oluşmasını önlemek henüz kesin bir tedavi yöntemi mevcut değildir.

Sarı nokta hastalığının oluşmasını önleyen kesin bir tedavi yöntemi olmamasına karşın sağlıklı beslenmek, sigaradan uzak durmak ve %100 UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak gibi faktörler hastalığın ilerlemesini yavaşlatarak etkilerini azaltabilir.

 Vitamin bakımından zengin besinlerle beslenmek antioksidan bir etki sağlayacağından dolayı kuru tip sarı nokta hastalığından yaş tip sarı nokta hastalığına geçişi azalttığı gözlemlenmiştir.

Uzmanlar, sarı nokta hastalığına karşı A, C ve E vitaminlerinin yanı sıra çinko bakımından zengin besinlerle beslenilmesini önermektedir. Her hastalıkta olduğu gibi sarı nokta hastalığında da erken teşhis oldukça önemlidir.

Erken teşhis ile hastalığı tetikleyen unsurlar ortadan kaldırılarak hastalığın daha yavaş ilerlemesi ve etkilerinin azaltılması sağlanabilir. Belirtilerin erkenden farkedilmesi veya düzenli olarak göz kontrollerinin yapılması durumunda ortaya çıkan sarı nokta hastalığında bir uzmana başvurulması gerekli önlem ve tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.

Sarı Nokta Hastalığı Tedavisi

Kuru tip sarı nokta hastalığında kesin bir tedavi yöntemi henüz mevcut değildir. Ancak kuru tip sarı nokta hastalığının yaş tipe dönüşmesini engellemek için çeşitli önlemler alınır.

Özellikle Amsler testi (kareli kağıt testi) hasta tarafından her gün düzenli olarak yapılmalı ve hastalığın ilerleme süreci gözlemlenmelidir. Çizgilerde meydana gelen bozukluklar her geçen gün artıyor veya değişkenlik gösteriyorsa bir an önce doktora başvurulmalıdır.

 Kuru tip sarı nokta hastalığında koruyucu tedavi yöntemi uygulanırken yaş tip sarı nokta hastalığında ilaç tedavisine başvurulmaktadır. İğne veya fotodinamik tedavileri ile hastanın şikayetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.

4 veya 6 haftalık aralıklarla uygulanan iğne tedavisi FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylı olmakla birlikte hastanın şikayetlerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Sarı nokta hastalığının tedavi edilmemesi durumunda ciddi anlamda görme kayıpları söz konusu olabilir.

%95 oranında azalma görülen görme kabiliyeti körlük olarak nitelendirilmektedir. Görme kaybının artması durumunda zamanla karşısındaki kişinin yüzünü görmekte zorluk çekerken kol ve bacaklarını görebilir. Okuma ve yazma gibi eylemleri gerçekleştirmekte oldukça zorlanırlar.

Amsler Grid Testi Nedir?

40 yaş ve üzerindeki herkesin düzenli olarak bu testi yapmaları önerilmektedir. Sarı nokta hastalığında erken teşhis bakımından oldukça önemli olan amsler grid testini evde kendiniz her gün düzenli olarak uygulayabilirsiniz.

Amsler Grid Testi Nasıl Uygulanır?

  • Teste başlamadan önce normalde kullandığınız lens veya gözlüğü takınız.
  • Testi uyguladığınız ortamın aydınlık olmasına özen gösterin ve 30-40 cm mesafede karşısına oturun.
  • Elinizle bir gözünüzü kapattıktan sonra diğer gözünüzle ortadaki siyah noktaya odaklanın. Şemadaki en büyük karenin 4 köşesini görüp göremediğinize dikkat edin.
  • Aynı testi diğer gözünüze de uygulayınız.
  • Çizgilerde kırılma, dalgalanma ve bulanıklık mevcut ise sarı nokta hastalığı şüphesi ile bir önce uzmana başvurmalısınız. 

Önerilen İçerik;
► Üveit Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/sari-nokta-hastaligi-nedir-belirtileri-nelerdir-2977h.htm

Sarı Nokta Hastalığı

Sarı Nokta Tedavisi

“Yaşa bağlı makula dejenerasyonu” olarak da bilinen sarı nokta, retina merkezinin (makula) bir hastalığıdır. Makula, gözün arkasında, retinanın merkezinde bulunan ve detaylı görüş sağlamaktan yani okumak, araba kullanmak, yüzleri tanımak gibi görevlerden sorumlu bölümdür.

Görme merkezinin bozulması sonucu görüntünün bulanıklaşmasına, ince detayların kaçırılmasına sebep olan sarı nokta hastalığı, her yaşta görülebilir ancak genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkar. Çok ileri evrelerde görüş tamamen yitirilebilir.

Özellikle 50 yaş üstünde sıklıkla görülür.

Pek çok sebebi vardır. Başlıcaları;

  • Sigara içmek,
  • Yanlış beslenme ve buna bağlı vitamin eksikliği
  • Şişmanlık
  • Genetik yatkınlık
  • Hipertansiyon hastalığı
  • Çevresel Etkiler
  • Uzun süre yüksek güneş ışığına maruz kalmak
  • Damar hastalıkları
  • Diyabet
  • Güneş ışığı

En belirgin özelliği çizgileri yamuk görmektir. Görüş tamamen yitirilmese bile yaşam kalitesi kısıtlanır. Hastalık yavaş ilerler ve zamanla gelişir. Zamanla renklerde bozulmalar artar ve hasta baktığı alanda sisli görüntü sebebiyle hekime başvurur.

Aktif araç kullanan ve hastalığa maruz kalan kişiler büyük sıkıntılar çekebilir. Tabelalar, işaret levhaları görülemez. Hastalar odaklandıkları nesneyi göremezler ancak çevresindeki objeleri görebilirler. Bir insanın yüzü görülmez ancak kolları ve bacakları gayet net görülür.

Kitap okumak, gazete okumak gibi işlevler yerine tam olarak getirilemez.

Sarı Nokta Hastalığının Tipleri Nelerdir?

Makula dejeneransı, kuru ve yaş olmak üzere ikiye ayrılır. Yaş tipi sarı nokta hastalığı çok nadirdir, hastalar çoğunlukla hekimin yaptığı muayene sonrası kuru makula dejeneransı teşhisiyle hastaneden ayrılırlar.

Hastalığın kuru tipi çok yavaş ilerler. Yaş tipi ise ender görülen bir tip olmasına rağmen çok hızlı ilerler, ani görme kaybına ve kanamalara sebep olur.

Bu yüzden erken teşhis, yaş tipi sarı nokta hastalığı için çok daha önemlidir.

Sarı Nokta Hastalığının Teşhisi Nasıl Konulur?

Hastalığın erken dönemde teşhisi hayati önem taşır. Zira yaş ya da kuru tip ayrımını zamanında yapmak gerekir. 50 yaşın üzerindeki herkes iki senede bir göz dibi muayenesi olarak erken teşhis için önemli bir şans yaratabilir.

Rutin göz muayenesi, görme alanı testi, Amsler testi, Optik Koherens Tomografisi (OCT), Retina Anjiopati Tetkiki (FFA) yapılır ve sonuçlara göre hastalığın çeşidi, tedavi yöntemi belirlenir. Genellikle aynı gün içerisinde hastalığın teşhisi net olarak ortaya konur.

Sarı nokta hastalığından şüpheleniyorsanız, kendiniz Amsler testini uygulayabilirsiniz.

Sarı nokta hastalığının erken belirtilerini anlamak için kişinin kendine uygulayabileceği bir testtir. Aşağıda verilen görsel size bu konuda yardımcı olabilir. Bu testin 40 yaş üzeri bireylerde uygulanması uzmanların tavsiyesidir.

İlk olarak görsele bakmadan önce ortamın iyi aydınlatılmış olması gerekiyor. Gözlük kullanıyorsanız, gözlükleriniz gözünüzde olsun. Aynı şekilde lens kullanıyorsanız, çıkarmayın. Test her göze tek tek uygulanır. Gözlerinizden birini elinizle kapatın ve açık olan gözünüzle aşağıdaki görsele bakın. Bakışınızı ortadaki kırmızı noktaya odaklayın.

Resimdeki büyük karenin 4 köşesini takip edin ve gördüğünüzden emin olun. Aynı işlemi diğer gözünüze de uygulayın. Çizgilerde dalgalanma görüyorsanız, köşeleri göremiyorsanız siz de sarı nokta hastalığından muzdarip olabilirsiniz.

Hastalığın türünü belirlemek için vakit kaybetmeden bir göz doktoruna gitmeniz ve gerekli tetkikleri yaptırmanız gerekmektedir.

Sarı Nokta Hastaları Neler Yaşarlar?

Görme çok büyük oranda kaybolduğu için sakatlanma riskleri bulunur. Genelde tek başlarına bir şey yapamazlar ve sürekli refakatçiyle dışarı çıkmak zorundadırlar. Ani ışık değişimleri sarı nokta hastalarını çok rahatsız eder. Yakın görüş gerektiren işlerde özellikle zorlanırlar.

Bu sorundan muzdarip öğrenciler okuma-yazma faaliyetlerini yerine getiremeyebilirler. Bu hastalığın ilk evrelerinde yaşanan hafif görme bozukluğu kişilerin gözlerini sürekli kısmasına, odaklamaya çalışmasına sebep olur. Bu hareketler kişilerde baş  ve alın çevresinde tarif edilemeyen kas ağrılarına sebep olur.

Evin içinde bile, sürekli bir şeye çarpma, takılıp düşme tehsiyle karşı karşıyadırlar, yalnız kalmaları doğru değildir.

Sarı Nokta Hastalığının Tedavisi

Tedavinin genel amacı hastalığın ilerlemesini engellemektir. Görme kalitesinin artışı ise ikinci derecede önem arz eder. Hastalığın iki tipi de görme yeteneğini kaybetmekle sonuçlandığından yapılması gereken ilk şey tetkiklerin incelikle değerlendirilmesi olacaktır.

Ayrıca hastalığın kuru olan tipinde koruyucu amaçlı A vitamini, çinko takviyesi, E ve C vitamini takviyeleri, Omega 3 gibi ek takviyelere başvurulabilir. Yaş tipte ise göz içi enjeksiyon uygulanır ve durum aylık olarak takip edilir. Birden fazla seans uygulanabilir.

Fotodinamik Lazer Tedavisi (PDT) de bir başka çözümdür ve sonuçlar genellikle yüz güldürücüdür. Bu tedavide toplardamara ilaç verilir ve göze lazer uygulaması yapılır. Göz içi enjeksiyon tedavisi ağrısızdır. Genellikle lokal anesteziyle yapıldığı için kişi operasyonda da, operasyon sonrasında da rahatsızlık hissetmez.

Eski bir tedavi yöntemi olan Lazer Fotokuagulasyon ise yeni yöntemlerin çıkmasıyla artık uygulanmamaktadır.

Göz İçi Enjeksiyon Yöntemi

Lokal damla anestezi ile uygulanan bir yöntemdir. Göz içerisinde enjekte edilen protein bazlı anti-Vegf antikoru, hastalığın yaş tipinde ilerlemeyi sağlayan zararlı damarların oluşumunu engeller ve hastalığı durdurur.

Damar oluşumu engellendiği için hastalığın ilerlemesinin önüne geçilir ve hasta şikayetlerinden büyük oranda kurtulur. Enjeksiyon 4 hafta ila 6 hafta aralığında en az 3 kere uygulanır. Hastanın tedaviye cevap verdiği ölçüde işleme devam edilebilir. Operasyon sırasında ya da sonrasında hasta ağrı, sızı yaşamaz.

Özellikle hastalığın en riskli tipi olan yaş tipte hayat kurtarıcıdır. Görme yetisinin kaybedilmesini önler.

Sarı Nokta Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hastalığın kuru tipi yavaş ilerleyicidir. Yaş tipi ise çok daha hızlı gelişir. Her iki türünün de sonucu görme kaybıdır ve hasta %95 oranında görme engelli olabilir. Bu duruma gelen hastalar yasal olarak kör sayılır. Bakılan nokta tamamen görünemez hale gelebilir ve etraftaki nesneler de bir süre sonra giderek görünmemeye başlar.

50 Yaşın Üzerindeki Herkes Risk Altında!

Her göz probleminde olduğu gibi, bu hastalık da ilerleyen yaşlarda sıklıkla görülüyor. 50 yaş üzeri hastalarda daha hızlı ilerlediğini ve görme yetisini kaybettirdiğini unutmamak gerekiyor. Doktor kontrolüyle teşhisi konabilen bu hastalık için tedavi geciktirilmemeli ve ivedilikle yapılmalıdır.

Sarı Nokta Hastalığından Korunabilir miyiz?

Risk grubu içerisindeki herkesin dikkat etmesi gereken bir diğer konu, hastalığın vitamin eksikliğinden doğan noksanlıkla ilerlemesidir. Bu sebeple günlük beslenme programımızdaki besinleri bu hastalık için düzenlememiz gerekiyor.

Özellikle 50 yaş üzeri insanlar risk grubundalar. Bu sebeple gündelik yiyeceklerimiz arasına A, C ve E vitamini açısından zengin öğünleri eklemek bizi hastalıktan korurken, mevcut sarı nokta hastalığının da ilerlemesine engel olacaktır.

Domates, havuç, kivi gibi meyveleri tercih edebilirsiniz. Sigara kullanıyorsanız mutlaka bırakmalısınız. Spor yapmayı, aktif bir hayat geçirmeyi alışkanlık olarak edinmelisiniz.

Eğer hipertansiyon ya da diyabet gibi kronik hastalıklara sahipseniz, kontrol altında olmanızda yarar var. Bu hastalıkları kontrol altına almak, sizi sarı nokta hastalığından koruyacaktır.

Sarı nokta hastalığına sahip bireyler hayatlarının bu bölümünü kendilerine dikkat ederek geçirmek zorundalar. Hastalığın erken teşhisi ve durdurulması gerçekten hayati önem taşır, zira görme bozukluğu ilerleyerek tamamen kör kalmaya sebep olabilir.

Bu yüzden bütün okurlarımıza şüpheleri varsa, en yakın sağlık kuruluşundaki göz doktoruna başvurmalarını, gerekli tetkikleri ya da muayenelerini yaptırmalarını, hastalık çeşidini yani kuru – yaş tip olup olmadığını teşhis etmelerini tavsiye ederiz.

Источник: https://evdesifa.com/sari-nokta-hastaligi/

Sarı Nokta Hastalığı – Makula Dejenerasyonu Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Sarı Nokta Tedavisi

Sarı nokta önemli bir göz hastalığıdır. Göze bakacak olursak yan kesitinden ve önden arkaya doğru, öncelikle kornea (gözün önündeki cam tabaka), daha sonra göz içi merceği, merceğin arkasında jel ile dolu destek tabakası (retina tabakası) vardır.

Bu retina tabakasında sinir hücreleri vardır ve dışarıdan gelen ışık retina üzerinde odaklanarak sarı nokta denilen alanda toplanır ve görme sinirinden beyne doğru ilerler. Gözün sarı nokta alanı beynin sinir tabakasının bir devamıdır.

Sarı nokta bölümünde meydana gelen bir hasar sonucu burada kalıcı hasar oluşur. Çünkü bu hücreler tekrar kendi ışınını yenileyemezler.

Sarı nokta hastalığı – makula dejenerasyonu neden olur?

Gözün sarı nokta bölümünün birçok hastalığı olabilir. Örneğin üzerinde bir delik veya bir zar oluşabilir.

Fakat sarı nokta denilen durum, genellikle sarı noktanın dejeneratif yani yaşa bağlı bozulmasından kaynaklanan bir durumdur.

Burada bulunan hücrelerde bazı atık maddeler ve yaşın ilerlemesi sonucu oluşan birikimler sarı nokta bölümünde bulunan sinir hücrelerine zarar verir ve merkez görme bozulur ve renkli görme de kaybolmaya başlar.

Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı genellikle 60-65 yaşları arasında toplumda görülme sıklığı % 6-7 civarı iken, 80-85 yaşları arasında % 20 civarındadır.

Sarı nokta hastalığının diğer nedenleri arasında genetik geçişli olma özelliğinin yanı sıra, diyabet hastalığı, hipertansiyon, kalp damar hastalığı, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkları olan kişiler sayılabilir, ayrıca kontrolsüz beslenme, sağlıksız yaşam şekli, hareketsiz yaşam, göz için gerekli olan vitamin ve minerallerden fakir beslenme gibi etkenlerde sarı nokta hastalığına yol açabilir. Önlem alınabilecek diğer bir faktör ise sigara kullanımıdır. Sigara kullanımının hem süresi hem de miktarı arttıkça bu hastalığın gelişimine ve ilerlemesine katkısı oldukça fazladır. Bunların dışında ultraviole ışınlarına (güneş ışığına) direkt maruz kalmak da bu duruma sebep olabilir.

Sarı nokta hastalığı – makula dejenerasyonu tipleri

Sarı nokta hastalığının genel olarak iki tipi vardır. Birincisi yaş görme, ikincisi ise kuru görme tipidir. Sarı nokta hastalığının % 80-90’ını kuru görme tipi oluşturur.

Kuru görme tipi sarı nokta hastalığı: Kuru tip sarı nokta hastalığında sinir hücrelerinde yavaş yavaş hasarlanma meydana gelir. Bu durum zaman sürecinde yaş tipe dönebilir. Bu nedenle hastalığın takibi çok önemlidir. Kuru tip sarı nokta hastalığı genellikle iki gözü de etkiler. Bazen her iki gözün etkilenme derecesi aynı anda ve aynı derecede olmayabilir.

Yaş görme tipi sarı nokta hastalığı: Yaş görme tipi sarı nokta hastalığında merkez görme ciddi ve ani şeklide azalır. Çünkü bu durumda retinanın ince kat tabakasında meydana gelen yeni damarlar arasında kan sızması ve sıvı sızması olur ve bu hücreler ani bir şekilde zarar görür.

Sarı nokta hastalığı  belirtileri

Sarı nokta hastalığının erken evrelerde belirtileri hasta tarafından fark edilmeyebilir. Çünkü belirtiler yavaş yavaş başlar ve değişen hızda ilerleyebilir. Bu nedenle 50-55 yaşından sonra mutlaka herkes rutin göz muayenesi yaptırmalıdır.

Ayrıca kişiler de kendi kendine gözlerini test edebilir. Hiç bir zaman iki göz birden test edilmemeli ve gözler tek tek test edilerek kontrol edilmelidir. Bu sayede birtakım erken bulgular elde edilebilir.

Bu testlerde merkez görme etkilidir, okurken bakılan düz çizgilerde bir eğiklik, kırıklık görülebilir, iki göz arasında renk ve ton farklılıkları olabilir, özellikle kapı ve cam pervezleri ve binanın düz kenarları yamuk ve kırıkmış gibi görünüyorsa sarı nokta belirtileri olabilir. Fakat her iki göz ayrı ayrı bakılarak değerlendirilmelidir.

Yaşın ilerlemesi ile hastanın görmesi bir anda azalabilir. Bu tip belirtiler fark edildiğinde mutlaka bir göz doktoruna baş vurulmalıdır.

Sarı nokta hastalığı – makula dejenerasyonu teşhisi

Erken evrelerde sarı nokta hastalığını, hastanın fark etmesi zordur. Bu nedenle 50-55 yaşını geçen bireylerin mutlaka rutin bir göz muayenesinden geçmesi önemlidir ve bu muayenede retinanın da dikkatli bir şekilde incelenmesi tavsiye edilir.

Hasta okurken gördüğü alanda çizgileri, satırları eğri veya yamuk, merkez görme alanında bulanıklık, görme kalitesinde bozukluk görürse bu şikayetler sonucu doktora gitme ihtiyacı duyar.

Fakat hastalar bu durumu genellikle çok geç ve ileri evrelerde fark eder.

Sarı nokta hastalığı teşhisinde FFA yöntemi: Teşhiste yüzeysel göz anjiyosu olarak bilinen FFA yönteminde kol damarından bir ilaç verilerek 5 dakika kadar bir sürede fundus fotoğrafı çekilir ve retina damarları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilir.

Sarı nokta hastalığı teşhisinde ICG yöntemi: Derin göz anjiyosu olarak tanımlanan ICG yöntemi daha çok koroid damarlarını göstererek retinanın derin katlarını ve gizli membranlarını incelemede yardımcıdır. Bu yöntemin uygulanışı FFA ile aynı olup bu işlem 30-45 dakika kadar sürer.

Sarı nokta hastalığı teşhisinde OCT yöntemi: Son yıllarda geliştirilen en önemli yöntem olan OCT (göz tomografisi) sarı nokta hastalığının takip ve tedavisinde çok önemli bir teşhis yöntemidir. Göz tomografisi bazen anjiyografi yapılmadan da sarı nokta hastalığının teşhisini koymada yeterli olabilir.

Sarı nokta hastalığı – makula dejenerasyonu tedavisi

Sarı nokta hastalığının tedavisi tipine göre ve hastaya göre değişiklik gösterebilir. Kuru tip (atrofik) tip denilen erken evredeki lezyonlarda korunma tedavisi ile hastalığın ilerlemesi durdurulur. Yaş tip sarı nokta hastalığının tedavisinde ise etkili olan ve görmeyi koruyan önemli bir tedavi yöntemi yoktur.

Tıp dünyasında bu hastalığı tedavi etmek amacıyla çalışmalar yapılmakta ve devam etmektedir. Öncelikle hastalığın teşhisi doğru konmalıdır ve teşhis doğrulandıktan sonra kişiye özel risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerinin ortadan kaldırılması amaçlanır.

Sarı nokta hastalığından korunma tedavisi: Sarı nokta hastalığı genetik nedenlere bağlı ise günümüzde bu faktörü değiştirmek mümkün değildir. Hastada sigara kullanımı söz konusu ise sigaranın bırakılması sarı nokta hastalığı tedavisinin olmazsa olmazıdır.

Hastalığın ilerlememesi için beslenmenin düzenlenmesi özellikle omega 3 içeren besinlerin (ceviz, yağlı balıklar, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, kabak, domates, karalahana, ıspanak, portakal, avakado, kivi gibi) besinlerin bol tüketilmesi, düzenli egzersiz ve yürüyüş yapılması, kilo verilmesi ya da kilo dengesinin korunması önerilir.

Sarı nokta hastalığında lazer tedavisi: Lazer tedavisi sarı nokta hastalığında çok sınırlı öneme sahiptir.

Çünkü görmenin merkezi olan sarı noktaya lazer tedavisi uygulanırsa görme daha fazla etkilenebilir, ancak görme merkezine uzak damarlara lazer tedavisi uygulamak mümkün olabilir.

Özel bir madde verilerek yeni gelişen damarların durdurulması bu tedavi yönteminde sağlanabilir, fakat bu yöntem ile görme kaybı azaltılamaz.

Sarı nokta hastalığında enjeksiyon tedavisi: Son yıllarda gözün arkasına uygulanan enjeksiyon tedavisi geliştirilmiştir. Enjeksiyon ile verilen ilaçlar, gözün içerisinde 4 ile 6 hafta arasında kalarak fayda sağlamaktadır.

Enjeksiyon tedavisi sayesinde yaş tip denilen sarı nokta hastalığında yeni gelişen damarların kurutulması sağlanabilir ve bu yöntem oldukça etkili bir yöntemdir.

Enjeksiyon ile verilen ilaç tedavisi özellikle yeni gelişmiş olgularda 3 kez üst üste şeklinde uygulanır ve hastanın tedaviye verdiği yanıta göre 4 ile 6 hafta ara ile bu ilaçlar bu alandaki kan sızıntısı durana kadar tekrarlanır.

Sarı nokta hastalığı göz içi teleskopik mercek tedavisi: Diğer tedavi yöntemleri hastalığın ilerlemesini durdurmak amaçlı yapılır. Teleskopik merceklerin tedavideki amacı ise görme kaybı gelişen hastalarda görmeyi arttırmaktır.

Teleskopik mercekler LVA adı verilen ve az gören hastalara yardımcı olması için uygulanan dürbün gözlükler şeklinde olabildiği gibi, göz içerisine yerleştirilen mercekler şeklinde de uygulanabilir.

Teleskopik mercek tedavisi hastada görme kaybını bir miktar azaltabilir, fakat görme alanındaki daralma nedeni ile tedavi her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir.

Sarı nokta hastalığı körlüğe neden olur mu?

Sarı noktanın yaşa bağlı hastalığı tedavi edilmez ise görmeyi ciddi şekilde azaltabilir iken, ışık hissi tam kaybolmaz, fakat 1-2 metre görüş kaybı %5 veya daha fazla olabilir. Eğer her iki gözdede aynı derecede tutulum var ise hastanın merkez görmesi bozulur.

Yani hasta baktığı alanın ortasını siyah görür ya da hiç göremez. Baktığı insanın yüzünü göremeyebilir ancak etrafı görme bir miktar korunabilir. Sarı nokta hastalığı tedavi edilmediği taktirde okumak imkansız hale gelir. Hasta dışarı çıktığında kendi başına işlerini halledemez. Elindeki parayı göremez ve bu durum hastanın bağımsızlığını kısıtlar.

Göz hastalıkları ile ilgili sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/sar-nokta-hastalg-nedenleri-ve/

SARI NOKTA HASTALIĞI OLANLAR MUTLAKA OKUSUN!

Sarı Nokta Tedavisi

SARI NOKTA HASTALIĞI OLANLAR MUTLAKA OKUSUN !..

SARI NOKTA HASTALIĞINDA; BİTKİSEL DESTEK PROGRAMLARI, TIBBİ HACAMAT, TIBBİ SÜLÜK VE GÖZ EGZERSİZLERİNDEN YARARLANABİLİRSİNİZ !..

Göz Hastalıkları Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Turhan ALÇELİK, Sarı Nokta Hastalığı, Korunma Yolları, Güncel Tedavi Yöntemleri ve Geleneksel, Tamamlayıcı, Alternatif Tedavi Uygulamaları hakkında açıklamalar yaptı.

Sarı Nokta Hastalığı; gözün görme hücreleri olan fotoreseptörlerin hasar görmesi sonucu oluşan ve değişik derecelerde görme kaybına yol açan ilerleyici bir göz hastalığıdır.

 Hastalık retinanınsarı nokta denilen makula bölgesini etkilediği için Sarı Nokta Hastalığı, özellikle yaşlılarda görüldüğü için de Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu denilmektedir.

Dünya genelinde 30 MİLYONDAN FAZLASarı Nokta hastası olduğu, bu sayının önümüzdeki 30 yıl içinde 100 MİLYONA ULAŞACAĞI tahmin edilmektedir. 

Ülkemizde de 1 MİLYONDAN FAZLA Sarı Nokta hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum sarı nokta hastalığının ne kadar önemli ve ciddi bir sağlık sorunu olduğunu göstermektedir !

Sarı Nokta Hastalığında yaş ve genetik faktör ana risk faktörüdür. Özellikle sigara içenlerde, açık renkli gözlerde, hipertansiyonu olanlarda, kalp damar hastalığı olanlarda ve UV ışınlarına maruz kalanlarda hastalık daha hızlı ilerlemekte, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir.

Bu hastalık genellikle 50 yaşından sonra görülmektedir ve  75 yaş üstü her 3 kişiden birisi sarı nokta hastalığına yakalanmaktadır.

Hastalık belirtileri; okuma güçlüğü, nesneleri kırık, çarpık, silik ve dalgalı görme şeklinde başlar. Yaş ilerledikçe, renkleri görememe ve tam merkezi görme kaybına kadar ilerler.

Sarı nokta hastası, baktığı yerin tam ortasında bulanık bir alan, karanlık bir leke veya tam bir merkezi görme kaybı tarif eder. Merkezi görüş kaybı kalıcı olabilir. Çevresel görüş genellikle etkilenmez.

 Tam merkezi görme kaybı olan sarı nokta hastaları,   karşısındaki bir insanın yüzüne baktıklarında yüzü   göremezler.

Ancak baktığı bölgenin çevresini görebilirler. 

Hastalığın tedavisinde erken teşhis çok önemlidir. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki kişilerin düzenli olarak göz dibi muayenesi yaptırmaları önemlidir. Ancak bu hastalık çoğu zaman rutin bir göz dibi muayenesi ile fark edilemez.

Hastalığın iki tipi vardır: Eksüdatif  (yaş) tip ve Atrofik (kuru) tip. Hastaların yaklaşık %80'inde kuru tip, %20’sinde yaş tip görülür. Görme kaybıkuru tipte yavaş, yaş tipte ise ani gelişir. 

Bu nedenle, Sarı Nokta hastalığının erken teşhisi ve takibi için 50 yaşından itibaren, herkesin bir tarama testi olarak solda resmi gösterilen Amsler Grid denilen Kareli Kâğıt Testini yapmaları çok önemlidir!

Sarı nokta hastaları, test kağıdındaki çizgileri bulanık, düzgün çizgileri çarpık ve silik şekilde görürler. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde kareli kağıdın merkezi kısmını hiç göremezler.

Kesin teşhis için gözün makula tabakasının detaylı olarak incelenmesini sağlayan, Fundus Fluoressein Anjiografisi (FFA) ve Indosiyanin Yeşili (ISG) adı verilen fotoğraflama yöntemleri kullanılır.  Bu testler gerekli koruyucu tedbirleri alabilmek için yol göstericidir.

SARI NOKTA HASTALIĞININETKİN BİR TEDAVİSİ BİLİNMEMEKTEDİR !..

Kuru tipte;bitkisel destek tedavileri önemlidir. Araştırmalar, vitamin, mineral ve antioksidanlarla yapılan koruma amaçlı destek tedavisinin hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ortaya koymaktadır.

Bu nedenle, özellikle ileri yaşlarda, Sarı nokta hastalığı riskine karşı, başta lutein ve zeaksantin olmak üzere antioksidanlar, A, C, E vitaminleri, çinko ve selenyum mineralleri ile Omega 3 içeriği yüksek olan koyu yeşil renkli sebzelerin ve sarı turuncu meyvelerin yeterince tüketilmesi çok faydalıdır.

Yaş tipte;Fotodinamik Terapi (PDT)  adı verilen bir laser fotokoagülasyon yöntemi, bazı ilaçların göz içi enjeksiyonları ve destek programları uygulanabilir. 

Özellikle retinada kanama ve sıvı birikimleri yaparak görmeyi bozan yeni damar oluşumlarını engelleyen, anti-VEGF adı verilen ilaçların göz içine enjeksiyonları ile hastalığın seyri yavaşlatılabilmekte, ancak durdurulamamaktadır. Soldaki resimde bir göz içi anti-VEGF enjeksiyonu uygulaması gösterilmektedir.

Son yıllarda kök hücre tedavisi denemeleri yapılmaktadır. Makula dejenerasyonu olan ve göremeyen fareler üzerinde yapılan kök hücre nakilleri ile görme duyusunun geri kazanıldığı, kök hücre tedavisinin insanlar üzerinde de faydalı olabileceği ifade ediliyor.

Sarı nokta hastalığı tam körlüğe yol açmamakla birlikte, yakın çalışmayı ve okumayı zorlaştırdığı için, hastaların okumalarını kolaylaştırmak ve temel ihtiyaçlarını kendi kendilerine yapabilmelerini sağlamak için büyütücü optik cihazlar ve özelmakula lensleri(teleskopik göz içi lens) implantasyonu ile bazı rehabilitasyon programları uygulanabilir.

 (Rehabilitasyon programında; koyu renkli masalarda beyaz renkli fincan ve tabaklar kullanılmalı,   yaşam alanlarında karşıt renkler kullanılmalı ve aydınlatma normalden fazla olmalı, büyük rakamlı yazılar kullanılmalıdır. Sarı nokta hastalarının evlerinde günlük kullandıkları eşyaların yerleri belli olmalı ve mümkün olduğunca eşyaların yerleri değiştirilmemelidir ).

TIBBİ HACAMAT UYGULAMASI

Metabolik faaliyetler sonucu vücudumuzda biriken zararlı toksik maddeler (serbest radikaller), günlük diyetle alınan ağır metaller, gıda koruyucu katkı maddeleri, zararlı yağ ve protein molekülleri ile karbonhidratların vücuttan uzaklaştırılması özellikle ileri yaşlarda iyice zorlaşır. 

Normal yollarla vücuttan atılamayan bu zararlı toksik maddeler, zamanla kanın yavaş aktığı kılcal damar bölgelerinde birikerek vücut içinde hapsolur ve tekrar kan dolaşımına katılarak çeşitli hastalıklara sebep olur.

Özellikle cilt altında ve dokularda biriken bu toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için, en etkili çözümlerden birisi Tıbbi HacamatTedavisi(Kupa Terapisi) uygulamasıdır. 

TIBBİ SÜLÜK UYGULAMASI

Genel olarak kirli kanın sülük tarafından emilerek vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan bir uygulama olarak bilinse de asıl etki, sülük tarafından üretilen bazı bioaktif maddelerin vücuda enjekte edilmesidir. Sülüklerin salgıladığı bu etken maddelerin, kan sulandırıcı, pıhtılaşma engelleyici, antioksidan ve bağışıklık sistemini düzenleyici etkilere sahip olduğu bilinmektedir.

GÖZ EGZERSİZLERİ

Makula bölgesinde mikrosirkülasyonun artırılmasına ve göz içi beslenme bozukluğuna bağlı olarak retina dokusunda gelişebilecek dejenerasyonların önlenmesine ve hastalık gelişme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. 

Источник: http://www.dogaltedavilermerkezi.com/sari-nokta-hastaligi

Sarı Nokta Hastalığı Tedavisi

Sarı Nokta Tedavisi

Sarı nokta hastalığı, Türkiye’de, tüm dünyada olduğu gibi 55-60 yaş üzeri yaş kitlesinde en sık görme kaybı yaratan hastalıkların başında gelir.

Sarı nokta hastalığı olan kişiler, okuma, araba kullanma, kişilerin yüzlerini seçme, televizyon seyretme gibi günlük işleri yapmakta sorun yaşarlar.

Bunla birlikte, hastalığın ileri evresinde bile kişi tamamen körlük yaşamaz, merkezi görme dışındaki görüş alanı ile günlük hayatını idame ettirir.

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Gözün retina tabakası, dışarıdan gelen ışığı fark eden ve bunu beyne ileten, sinir hücrelerinden oluşmuş bir tabakadır. Gözü bir fotograf makinesine benzetecek olursak retina, makinenin içindeki film şerididir. Makula bölgesi, bu tabakanın tam ortasında yer alır.

Makula bölgesinin de tam ortasında, ışığın odaklandığı ve yaklaşık iğne başı çapında fovea bölgesi bulunur. Fovea bölgesi, ya da halk arasındaki tabiriyle “sarı nokta”, retina tabakasının merkezi görme ve ayrıntılı görmeden sorumlu en önemli bölgesidir.

Sarı nokta hastalığında kişi, şekillerde distorsiyon (bozukluk) ve görme kaybı yaşar.

Sarı nokta (fovea) gözün görme fonksiyonunu sağlayan en önemli kısmıdır

Retina tabakası her ne kadar kendi içinde damar tabakası barındırsa da, büyük oranda hemen altında yer alan damardan zengin bir tabakadan beslenir.

Bu iki tabaka arasında da ince bir zar mevcuttur ve iki tabaka arasında bariyer filtresi görevi görür. Hayat boyunca, sarı nokta bölgesinde, ışığın da toksik etkisiyle biriken artık maddeler, belli bir mekanizma ile bu bölgeden temizlenir ve altındaki damardan zengin tabakaya iletilir ve kan yoluyla uzaklaştırılır.

Sarı nokta hastalığında, sıklıkla 50-55 yaşından sonra bazı kişilerde, tabakalar arasındaki artık maddeler, sebebi henüz bilinemeyen bir sebeple bu bölgeden uzaklaştırılamaz hale gelir ve bu bölgede birikerek birtakım istenmeyen olayları tetikler. Bu şekilde hastalık başlamış olur.

Sarı nokta hastalığı kuru tip ve yaş tip olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru tipte bu bölgede hücrelerde biriken artıklar sebebiyle belli oranda kayıp yaşanır. Yaş tipte ise, sarı noktanın hemen altında, tabakalar arasında istenmeyen damar tomurcukları oluşur.

Oluşan bu damar tomurcuklarından çok kısa bir sürede sızıntısı ve kanamalar oluşur ve görme kayıpları başlar. Tüm sarı nokta hastalıklarının %90’ı kuru tip olmasına rağmen, sarı nokta hastalığının yol açtığı görme kayıplarının %90’ından yaş tip sorumludur. Yani daha az sıklıkla görülmesine rağmen daha fazla görme kaybına yol açar.

Kuru tip olarak başlayan bir sarı nokta hastalığı, zamanla yaş tipe dönebilir. Bu yüzden düzenli kontroller şarttır.

Kuru tip sarı nokta hastalığı  Yaş tip sarı nokta hastalığı

Sarı Nokta Hastalığı’nın Belirtileri Nelerdir?

Hastalık yaş tipe dönüştüğü takdirde, erken belirtiler düz çizgilerde distorsiyon (bozukluk, yamulma) hissi ve görme miktarında azalmadır.

Yaş tip sarı nokta hastalığında öncelikle düz çizgilerde distorsiyon, ardında tam merkezde görme miktarında azalma meydana gelir

     Yaş tip saı nokta hastalığında tam merkezde görme noksanlığı

Çizgilerde bozukluk hissinin saptanabilmesi için, hastalara kendilerini zaman zaman test etmeleri için ızgara desenli basit bir kart verilir. Bu karta Amsler kartı denir.

Hasta, (eğer kullanıyorsa) yakın gözlüğünü takarak her bir gözünü tek tek kapayarak elindeki Amsler kartının orta noktasına bakar ve bu kartı oluşturan çizgilerde herhangi bir şekil bozukluğu olup olmadığını test eder.

Yaş tip sarı nokta hastalığında düz çizgilerde distorsiyonu bu sayede fark edebilir. Her zamankinden farklı bir görüntü fark edildiği takdirde, vakit kaybetmeden bir retina muayenesi olunmalıdır.

Yaş tip sarı nokta hastalığında Amsler kartında hastanın görebileceği şekil bozukluğu örneği

Sarı Nokta Hastalığında Diğer Göz Etkilenir mi?

Sarı nokta hastalığı her iki gözü de etkileyen bir hastalıktır. Ancak sıklıkla bir gözdeki durumu, diğerinden daha ağırdır.

Koruyucu Önlemler var mıdır? Varsa nelerdir?

Her ne kadar kuru tipten yaş tipe geçişi önlemek tamamen mümkün olmasa da, yaşam tarzında ve beslenme tarzında birtakım değişiklikler hastalığın daha ciddi evrelere ilerleme riskini azaltmaktadır.

Sigara kullanımının bu hastalığın ilerlemesindeki rolü kanıtlanmıştır. Eğer hasta sigara kullanıyorsa, bir an önce bırakmalıdır. Ayrıca koyu yeşil lifli sebze ve meyve tüketiminin hastalığın seyrini yavaşlattığı çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Ayrıca, bu hastalıkla ilgili yapılan çok merkezli ve geniş çaplı çalışmalarda, bazı anti-oksidan vitamin ve mineral içeren ilaçların kuru tipten yaş tipe geçiş riskini ve dolayısıyla görme kaybı riskini azalttığı kanıtlanmıştır. Bu çalışmalarda önerilen vitaminler şunlardır:

  • 500mg C vitamini
  • 400 IU E vitamini
  • 15mg Beta karoten
  • 80 mg çinko oksid
  • 2mg bakır oksid

Vitamin/ mineral kombinasyonlarını almadan önce mutlaka göz doktoruna danışmak gerekir. Bu konuda birtakım ek önerileri olabilir (örneğin sigara içicilerin beta-karoten kullanmaması gerekir, E vitamininin 400 IU’yi geçmemesi gerekir gibi).

Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı (Sarı Nokta Hastalığı) İçin Risk Faktörleri

  • Ailede sarı nokta hastalığı bulunması
  • Sigara kullanımı
  • Yüksek kol tansiyonu ve yüksek lipid-kolesterol
  • Şişmanlık (obezite)

Sarı Nokta Hastalığı’ndan Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır?

  1. Sigara içilmemeli
  2. Yeşil lifli meyve ve sebzeden zengin, haftada en az 1-2 kez balık içeren beslenme düzenine geçilmeli
  3. Trans yağlar içeren kızartma türü gıdalardan uzak durulmalı, zeytinyağı kullanımı artırılmalı
  4. Normal lipid- kolesterol ve kol tansiyonu değerlerine inilmeli
  5. Kilo kontrolü yapılmalı
  6. Egzersiz alışkanlığı kazanılmalı
  7. Eğer kuru tip sarı nokta hastalığı başlamışsa, doktor önerisiyle olmak kaydıyla yukarıda bahsedilen vitamin ve mineral içeren kombinasyon haplarına geçilmeli
  8. Ailede sarı nokta hastalığı ya da sayılan diğer risk faktörleri mevcut ise belirli aralıklarla düzenli retina muayenesinden geçilmeli.

Sarı Nokta Hastalığı Tedavisi Nedir?

Kuru tipten yaş tipe geçmiş sarı nokta hastalığı acil tedavi gerektiren bir durumdur. Yakın zamana kadar bu hastalıkta uygulanan tedaviler yüz güldürücü sonuçlar vermezken, bugün için gelişen teknolojiler ve yeni tedavi şekilleri ile son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Yaş tip sarı nokta hastalığında tedavide amaç, hastalığa neden olan tabakalar arasındaki istenmeyen damar tomurcuklarının, sıvı sızıntılarının ve kanamaların kurutulmasıdır. Bunun için farklı tedavi seçenekleri mevcuttur.

Laser Tedavisi

Yaş tip sarı nokta hastalığında uygulanan en eski tedavi yöntemidir. Laser tedavisi uygulanabilen durumlar bugün için sınırlıdır. Tüm yaş tip sarı nokta hastalarının yaklaşık %15’i standart laser tedavisine müsaittir. Laser tedavisi uygulanan hastalarda %50 oranında damar tomurcuğu yeniden aktive olabilmektedir.

Fotodinamik Tedavi (PDT)

Standart laser tedavisinden sonra geliştirilen ve yaklaşık 10 senedir uygulanan bir tedavi yöntemidir. PDT’de verteporfin (Visudyn) denilen bir madde koldan iğneyle verilerek bu ilacın gözde hasarlı dokuya bağlanması sağlanır. Ardından özellikli bir laser tedavisi 83 saniye boyunca göze uygulanır. Yaş tip sarı nokta hastalığının bazı tiplerinde etkilidir.

Genellikle görme artışı sağlamaz, 1 yıllık tedavi süresinde mevcut görmeyi koruma oranı yaklaşık %50-60’tır. İlerleyen yıllarda bu oran düşer. Bugün için sadece uygun vakalarda olmak üzere  nadiren tek başına kullanılır. Bunun dışında aşağıdaki bölümde bahsedilen, gözün içine enjeksiyon (zerk) yoluyla verilen yeni ilaçlar ile birlikte kombine kullanılabilir.

Damar Gelişimini Önleyici Tedavi (Anti-VEGF tedavi)

Günümüzde yaş tip sarı nokta hastalığında en etkin görünen ve en son gelişen tedavi yöntemidir. Bevacizumab (Avastin, Altuzan), ranibizumab gibi etken maddelerden oluşur.

Yaş tip sarı nokta hastalığında, gözün arka duvarını oluşturan tabakalar arasında istenmeyen damar tomurcukları oluşmaktadır (bakınız Sarı Nokta Hastalığı Nedir?). Bu damar tomurcuklarının oluşumunda, o bölgeye etki eden damar büyüme faktörleri rol oynamaktadır.

Yaş tip sarı nokta hastalığında damar gelişimini önleyici tedavi ile bu büyüme faktörleri etkisiz hale getirilmekte ve oluşan damar tomurcuğu ortadan kaldırılmakta, sızıntı ve kanama önlenmektedir.

Bu tedavide bevacizumab (Avastin, Altuzan) gibi ilaçlar, göze doğrudan enjekte edilmek suretiyle verilir.

Bu tedavi ile, yaş tip sarı nokta hastalığında 1 yıllık sürede mevcut görmeyi koruyabilme oranı, %90’ın üzerindedir. Yine aynı sürede görme artışı sağlayabilme oranı %30’lar cıvarındadır. Görme kaybının önlenmesi ve hatta görme artışı sağlanabilmesi için, yapılan bu enjeksiyonlar sıklıkla belli aralıklarla tekrarlanır.

Yaş tip sarı nokta hastalığında anti-VEGF tedavisi

Takipte neler yapılmalıdır?

Sarı nokta hastalığı, ister kuru tip, ister yaş tip olsun, düzenli takip gerektiren bir hastalıktır. Teşhis aşamasında ve takipte mutlaka göz anjiyosu (FFA- fundus fluorescein angiography) ve retina tomografisi (OCT- optic coherence tomography) çekilmelidir.

Источник: https://www.ekolgoz.com/sari-nokta-hastaligi-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть