Sarin Gazı Kokusuz, Görünmez ve Ölümcül!

Doğal Gaz Kokusuz Mudur?

Sarin Gazı Kokusuz, Görünmez ve Ölümcül!

Doğal gaz kokusuz mudur iddiasını araştırdık. Doğal gazın aslında kokusuz olduğu ve olası bir sızıntı durumuna karşı içerisine sonradan koku eklendiği iddiası doğrudur.

Doğal gaz gerçekte görünmez ve kokusuz bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı herhangi bir sızıntı durumuna ve zehirlenmeye karşı içerisine kokulu bir gaz eklenmiştir. Sonradan gaz ekleme durumu tamamen güvenlikle alakalı bir durumdur.

Doğal gazın dağıtım sürecine girmeden eklenen bu koku “merkaptan“ olarak bilinir. Merkaptan kükürt içerir ve keskin şekilde kokmasını sağlayan şey de budur. Kullandığımız tür doğal gazla iyi uyum sağlar ve doğal gazla aynı özelliklere sahiptir.

Bu nedenle doğal gazla yükselir ve dağılır.

Merkaptanın başka endüstrilerde jet yakıtı, ilaç ve hayvancılık yemi katkı maddeleri olmak üzere başka kullanımlar alanları da vardır. Birçok kimyasal tesiste kullanılır.

 Merkaptan, çürük yumurta, soğan ve sarımsakta bulunan benzer kükürt bileşiklerine göre daha az aşınmaya sahip ve daha az zehirlidir.

 Doğal gaza keskin bir koku vermek için milyonda bir merkaptandan sadece birkaç parçacık yeterlidir.

Doğal Gaz Nedir, Nasıl Oluşur?

Doğal gaz nedir sorusuna yanıt arayacak olursak, doğal gaz etan, propan, bütan ve pentan gibi az miktarda diğer gazları da içermekle birlikte neredeyse tamamen metandan oluşan bir gazdır. Metan ise bir karbon atomu ve dört hidrojen atomundan oluşan bir gaz türüdür.

Kullandığımız doğal gaz, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan artıklarının yeryüzünün ve okyanus tabanının derinliklerine gömülüp kimyasal dönüşüme uğraması sonucu oluşur.

 Zamanla, çamur, kum, alüvyon ve kaya tabakaları yer kabuğuna yerleşerek, onun yer kabuğunda daha derinleşmesini sağlamıştır.

Yeryüzünün katmanları oluştuğunda ise, yeryüzündeki kayan yüzeyden çıkan basınç, ısı ve oluşan çatlakların aralıkları yağ ve doğal gazla dolmuştur.

Doğal gaz havadan daha açıktır ve serbest bırakıldığında havaya hızla dağılır. Doğal gaz yanarken, yüksek sıcaklık mavisi alevi üretilir ve sadece su buharı ve karbondioksit üreten tam yanma gerçekleşir.

 Doğal gazın yanıcılık oranı aralığı yaklaşık yüzde 5 ila 15′tir. Bu, havaya% 5’ten az veya% 15’den fazla doğal gaz içeren herhangi bir karışımın yanmayı desteklemediği anlamına gelir.

 Doğal gaz, hava ile karıştırıldığında ve bir ateşleme kaynağına maruz bırakıldığında yanabilir.

Doğal Gaz Dünyada En Çok Nerede Bulunur?

Tarihsel kaynaklar, doğal gazın ilk kez M.Ö. 900’lerde Çin’de kullanıldığını göstermektedir. Taşınması, işlenmesi ve stoklanması kolay olan doğal gaz yaygın kullanımı ise 1790’da İngiltere’de başlamıştır. Günümüze kadar da kullanıldığı ülkeler ve alanlar giderek artmıştır.

Bilinen doğal gaz rezervleri petrol rezervlerine eşdeğerdir. BP 2017 Enerji İstatistikleri Raporu verilerine göre, dünyada en fazla doğal gaz rezervine sahip olan ülkeler arasında, sırasıyla İran, Rusya, Katar ve Türkmenistan gelmektedir.

Doğal Gaz Rezervleri Dağılımı

Rapora göre, dünya üzerinde toplamda 186,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunmaktadır.

En fazla rezerve sahip bölge Ortadoğu iken, en az rezerv bulunan bölge ise Güney ve Orta Amerika’dır. Doğalgaz üretiminde ise, en fazla doğalgaz üreten ülke ABD olmuştur.

Dünya üzerindeki doğal gazın yüzde 21’ini üreten ABD’yi Rusya izlemiştir.

Doğal gazın tüketiminin ise dünya genelindeki yoğunluğunu yansıtan harita şu şekildedir:

Dünyada doğal gaz tüketimi dağılımı

Türkiye’de Doğal Gaz

Türkiye’de doğal gaz ilk olarak 1970 yılında Kırklareli Kurumlar Bölgesinde tespit edilerek 1976 yılında Pınarhisar Çimento Fabrikasında kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye’de de sınırlı bir miktarda doğal gaz çıkmakta ve kullanıma sunulmaktadır. Türkiye doğal gazı esas olarak Rusya ve İran’dan boru hatlarıyla, Cezayir ve Nijerya’dan sıvılaştırılmış olarak deniz yoluyla satın almaktadır. Ayrıca Azerbaycan ve Türkmenistan ile doğal gaz temini için anlaşmalar yapmıştır.

Türkiye doğal gaz rezervi

2016 yılı sonu itibariyle, Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne göre Türkiye’de doğal gaz rezervi toplamda 26 Milyar 206 Milyon‘tür. Bu rezervin ise 20 milyarı üretilebilir gaz durumundadır.

Kaynaklar: Safegas, State of Connecticut, Colombia Gas of Massachusetts, Torosgaz, BP Raporu, Bloomberg, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, pigm.gov.tr

Источник: https://dogrula.org/dogal-gaz-kokusuz-mudur/

Sarin Gazı Nasıl Bulundu? — Opereyşın

Sarin Gazı Kokusuz, Görünmez ve Ölümcül!
Geçtiğimiz hafta içinde, Suriye’de halkı öldürmek için Sarin gazı kullanıldığı kesinleşti. Saldırıda, 400’ü çocuk olmak üzere yaklaşık 1400 kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Sınır bölgelerimizde muhtemel bir kimyasal saldırıya karşı tedbirler alındı.

Peki Sarin gazı nedir? Kim, nasıl buldu? Neden Sarin adı verildi? İşte Sarin’in hikayesi…

Her şey, 1936 yılında Bayer‘den (Evet Aspirin’i üreten firma) Gerhard Schrader isimli bir bilim adamının, böceklerin sinir sistemini felce uğratan bir böcek ilacı üretmeye çalışmasıyla başladı.

Daha sonra çalışmalar, Almanya’da Nazilerce kullanılan, Zyklon B kimyasalının da üretildiği IG Farben Fabrikası’nda devam etti.

Schrader, yaprak bitlerini öldürebilmek için, organofosfat adı verilen kimyasal bir sınıf üzerinde çalışmalar yapıyordu. Asistanı ile birlikte çalışırlarken, tabun adı verilen bir bileşim sentezlediler.

Sentezin gerçekleştiği sırada laboratuvar zeminine damlayan bir damla renksiz sıvı; halsizleşmelerine, görmekte ve nefes almakta zorlanmalarına sebep oldu.

Kimyasal öylesine etkiliydi ki, tamamen iyileşmeleri üç haftalarını aldı.

Schrader, aslında bilinen ilk sinir ajanı sınıfını keşfetmişti: Tabun, yahut GA, “sinir gazının babası” tarafından keşfedilen G serisi sinir ajanlarının ilki olarak tarihe geçecekti.

Bu keşif, Naziler için bulunmaz fırsattı. Yetkililer, Schrader’in böcekleri öldürecek ajanlar üretmekten, insanları öldürecek ajanlar üretmeye dikey geçiş yapmasını emrettiler.

Tabun üretebilmek için yeni fabrikalar kuruldu ve Naziler tam 12000 tondan fazla tabun depoladılar.

Sonraki yıllarda, Schrader G serisinde üç yeni ajan sentezledi: Sarin (yahut GB), soman (GD) ve siklosarin (GF). Ancak Almanlar, tabunu ana kimyasal silahları olarak tutmaya devam ettiler.

Sarin ismi nereden geliyor?

Siyanürden 500 kat daha toksik olan Sarin, enteresandır ki, kendisini keşfeden insanların “onuruna” isimlendirildi: Schrader, Otto Ambros, Rüdiger ve Hermann Van der Linde.

Sonraları, tabuna göre çok daha ölümcül olması, üretim maliyetinin düşük olması ve gaza dönüşümünün kolay olması gibi sebeplerle, Batı, sinir gazı olarak Sarin’i kullanmayı tercih etti.

Nazilerin depoladığı onca sinir gazına ne oldu dersiniz? 2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, 1945’te, Sovyet birlikleri tabun üretilen fabrikaları ele geçirdiler ve depolanan tabunu Oder Nehri’ne döktüler.

Sal Suya Gitsin!

“Bir dakika, bir dakika…” dediğinizi duyar gibiyim. “Nehire mi döktüler?”

Evet, kimyasal silahları suya döktüler! Bu yolu 1970’lere kadar ABD de kullanmıştı. Hatta istenmeyen savaş malzemelerinin ve kimyasal silahların elden çıkarılması için bu yol özellikle tercih ediliyordu.

Operation CHASE adı verilen bir seri operasyonda, ABD ordusu on binlerce ton askeri malzeme ve otuz iki bin ton sarin gazı ve hardal gazı taşıyan bir düzine kadar gemiyi, ABD’nin doğu sahillerinden 200 mil kadar açığa gönderip, batırmıştı! CHASE, neyin kısaltmasıydı sanıyorsunuz? “Cut Holes and Sink ‘Em”in! (Delikler Aç ve Batır – En azından dürüst bir isimlendirme)

Bunlar yetmezmiş gibi, düzgün kayıt tutulmadığı için, ABD ordusu bu okyanus çöplüklerinden sadece yarısının yerini biliyor. Geriye kalanların nerde olduğu bile meçhul.

Sarin Kaşiflerine ne oldu?

Savaştan sonra Britanya hükumeti Gerhard Schrader’i işe almak istedi. Ancak 1947’de Bayer’deki işine geri döndü ve kendisine yanaşan istihbaratçılara şöyle dedi:

“Bitkileri koruma alanına geri döndüğüm için çok mutluyum. Savaş sırasında toksik maddeler alanındaki çalışmalarım asla arzularıma uygun olmadı. Gıda geliştirmeyi desteklemek isterim. Ama yeni yaralar açmak istemiyorum.”

1948 yılında, Hitler’in kimyasal silah başmühendisi ve Nazi kimyasal silahlar programının fikir babası olan Otto Ambros, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar sebebiyle Nuremburg’da yargılandı ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sadece üç yıl sonra, Ambros ABD’ye götürüldü ve ABD ordusuna, ABD’nin Sarin kimyasal silahı programına fikirleriyle destek olma görevini üstlendi.

Kapak Fotoğrafı: Fotoğraftaki “Honest John” savaş başlığı, düzinelerce bombacık taşıyor. Her bombacık, 450 gram kadar Sarin ihtiva ediyor.

Источник: http://opereysin.com/arastirma/5135-sarin-gazi-nasil-bulundu/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.