Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Sedef hastalarının hikayeleri belgesel oldu

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Sedef hastalığı hakkında toplumu bilinçlendirmek ve hastaların yaşadıklarına dikkat çekmek amacıyla İz TV’den yapımcı ve yönetmen Vedat Atasoy ve ekibi tarafından hazırlanan belgeselin ilk gösterimi Salt Galata’da gerçekleştirildi.

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği ve Novartis, bir cilt hastalığı olmanın ötesinde ciddi psikolojik, sosyal ve finansal etkileri olan hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek ve hastaların yaşadıklarına dikkat çekmek üzere bir belgesel hazırladı. Türkiye’nin ilk yerli belgesel kanalı İz TV’den yapımcı ve yönetmen Vedat Atasoy’un önderliğinde deneyimli bir ekip tarafından çekilen “Sedef Hikayeleri” belgeselinin ilk gösterimi Dünya Sedef Günü kapsamında Salt Galata’da yapıldı.

Sedef hastalığı ile yaşamak

Türkiye’nin farklı illerinden dört sedef hastasının yaşamından kesitler sunan belgeselde Amasya Merzifon’dan Mustafa Ay, Manisa’dan Belma Gündüz, Kahramanmaraş Soğukpınar Köyü’nden Sezer Tunç ve İzmir’den Özer Malçok hastalığı ile yaşamayı anlatıyor.

Hastaların yaşadıkları coğrafyadan görüntülerle birlikte kişisel hikayelerine odaklanan belgesel bu anlamda bir hastalıkla ilgili Türkiye’nin ilk belgeseli olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de sedef hastalığı ile yaşayan yaklaşık bir buçuk milyon kişiye umut vermek için kamera karşısına geçen hastalar kendi yaşadıklarını, deneyimlerini ve tavsiyelerini açıkyüreklilikle paylaştılar. 

Belgeselde yer alan hastaların katılımıyla gerçekleştirilen “Sedef Hikayeleri”nin ilk gösteriminde konuşan Sedef Hastaları Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Yıldırım; “Yıllardır dernek olarak sedef hastalarını en iyi şekilde temsil etmek, toplumu hastalık konusunda bilinçlendirmek ve hastalara en doğru bilgiyi ulaştırmak amacıyla çalışıyoruz.

Hastaların yaşadıkları

Toplumda sedef hastalığı hakkında çok fazla yanlış bilgi var. Bu yanlış bilgiler ve önyargılar nedeniyle hastalar çok zorluk yaşıyorlar. Ben de bir sedef hastası olarak bunları bizzat yaşadım. Hastaların yaşadıklarının toplum tarafından daha iyi bilinmesi gerekiyor.

Türkiye’nin farklı illerinden, tek ortak yönleri sedef hastalığı olan dört arkadaşımızın hayatından kesitlere tanık olduğumuz bu belgeselle bir taraftan toplumun hastalara bakışını değiştirmek istedik, diğer taraftan da hastalara yaşadıklarının kendilerine özgü olmadığını, tüm hastaların benzer şeyler yaşadıklarını göstererek toplumdan izole olmamaları mesajını vermeye çalıştık. Yaşadıklarını içtenlikle paylaştıkları için arkadaşlarımıza Sedef Hastaları Dayanışma Derneği adına teşekkür ediyorum” dedi.

Novartis İmmünoloji ve Dermatoloji Bölüm Direktörü Dr. Kemal Kendir ise bu projede neden yer aldıklarını açıkladığı konuşmasında, “Novartis olarak, insanların yaşam kalitesini artıracak ve ömürlerini uzatacak yeni yollar keşfetmek misyonu ile çalışıyoruz.

Bilime dayalı yenilikler yoluyla toplumun en önemli sağlık sorunlarını çözmek için çalışırken hasta bakış açısını işimizin merkezine koyuyoruz.

Çünkü, ancak bir hastalıktan etkilenen insanları dinleyerek, onların yaşadıkları zorlukları ve ihtiyaçlarını anlayarak, özellikle tedavi ve hayat kalitesi açısından doğru çözümler üretebileceğimizi düşünüyoruz. Hastaların yaşam kalitesini iyileştirmenin önemli yollarından biri de toplumsal farkındalığı artırmak.

Bu nedenle hasta dernekleri ile işbirliği yaparak hastalıkların bilinmesini ve hastaların yaşadıklarının daha iyi anlaşılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Sedef Hikayeleri belgeselinin, bu anlamda iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. Belgeselde yer alan hastalara hikayelerini bizlerle paylaştıkları için çok teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin ilk bilgi ve belge kanalı İz TV

Sedef Hikayeleri belgeselini çeken İz TV Belgesel Yapımcısı ve Yönetmeni Vedat Atasoy ise “Türkiye’nin ilk bilgi ve belge kanalı İz TV’nin ana hedeflerinden biri topluma bilgi vermek. Yıllardır ülkemizdeki hastalıkları halka anlatmayı ve halkı bu anlamda bilinçlendirmeyi istiyorduk.

İlk kez Sedef Hastaları Dayanışma Derneği ve Novartis ile birlikte bir hastalığı ve bununla yaşayan hastaların yaşam deneyimlerini paylaştığımız bu projeyi hayata geçirdik. Hastaların yıllara dayanan hastalıkla birlikte yaşam mücadeleleri yepyeni bir çalışmanın ilk örneği oldu.

Bu deneyimler, hastalığı yaşayanların dayanışması ve bu konuda hizmet veren kurumların hastaları sayı olarak değil fert olarak görmelerini sağlayacak. Türkiye’de ilk kez yapılan bu çalışmanın hastaları bilinçlendirmede yeni bir sayfa açacağını düşünüyorum.

Bu çalışmada bize destek olan öncelikle tüm hastalarımıza ve ailelerine teşekkür ederim” dedi.

Gösterim sonrasında belgeselde yer alan hastalara teşekkür plaketleri verildi.

İlk gösterimin ardından İz TV’de seyircilerle buluşacak olan Sedef Hikayeleri belgeselinin yayın tarihleri 9 Kasım Çarşamba 17:15, 19 Kasım Cumartesi 17:25 ve 27 Kasım Pazar 14:20 olarak duyuruldu.

Belgeselin TV’de yayınlanan uzun versiyonu ve dört bölümden oluşan kısa versiyonları Novartis Türkiye kanalından ve Sedef Hastaları Dayanışma Derneği sayfasından da izlenebilecek.

Sedef hastalığı nedir?

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ünü etkileyen Sedef hastalığı (psoriasis), yaygın olarak görülen, bulaşıcı olmayan bir bağışıklık sistemi (otoimmün) hastalığıdır. Plak psoriasisi en yaygın olarak görülen formudur ve ciltten kabarık, kırmızı plakların üzerini gümüşümsü beyaz kabukların kapladığı cilt belirtileriyle kendini gösterir.

Sedef hastalığı sadece bir cilt hastalığı veya kozmetik bir problem değildir. İnatçı, kronik (uzun süreli) ve çoğu zaman hastaların günlük yaşamlarının en basit yönlerini etkileyebilecek kadar sıkıntı verici bir hastalıktır.

Hastalık olan kişilerin yaklaşık yüzde 30’unda psoriatik artrit vardır ya da ileride gelişecektir. Psoriatik artrit, eklemleri etkileyerek, ağrı, eklem katılığı ve geri dönüşü olmayan eklem hasarı gibi kısıtlayıcı belirtilere neden olmaktadır.

Sedef hastalığı ayrıca, diyabet, kalp hastalığı ve depresyon gibi başka ciddi sağlık sorunları ile de ilişkili bir hastalıktır.

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği hakkında:

Dernek,  hastaların dayanışmalarının gerekliliği ve istekleri üzerine kurulan, kamu yararına çalışan, sedef hastaları ve yakınlarından oluşan ve kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.

Dernek, ulusal ve uluslararası organizasyonlara katılarak, Türkiye’deki hastaları temsil etmek, sedef hastalığı hakkında bilgilendirmek, toplumu bilinçlendirmek, hasta haklarını korumak, hastalık ile ilgili sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile 2010 yılında kurulmuştur. Dernek IFPA (Uluslararası Sedef Hastalığı Dernekleri Federasyonu) üyesidir. Daha fazla bilgi için: www.psoriasis.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

‘Sedef’ hastalarının en büyük sorunu önyargı!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/11/sedef-hastaligi-hikayeleri/

SEDEF HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Sedef hastalığı, deri hücrelerinin yaşam döngüsünün değişmesi sonucu ortaya çıkan çok yaygın bir cilt hastalığıdır. Sedef hastalığı cilt yüzeyinde oldukça hızlı bir şekilde ilerlemektedir.

Derinin zemininde kırmızı renkli bir tabaka ve onun hemen üstünde ise kalın, gümüşi pulların oluşması şeklinde gelişen sedef hastalığı, her yaşta her insanda gelişebilmektedir. Sedef hastalığı bazen ağrılı ve kaşıntılı bir şekilde seyredebilmektedir.

Sedef hastalığı kalıcı bir hastalıktır ve uzun ömürlü yani kronik bir sağlık problemidir. Ayrıca, sedef hastalığı semptomları git gide iyileşirken, zamanla kötüye de gidebilmektedir.

Sedef hastalığının tedavisinde amaç, cilt hücrelerinin hızlı bir şekilde çoğalmasını durdurmaktır. Çünkü sedef hastalığının herhangi bir çaresi yoktur. Fakat yine de tedavi edilmesi büyük ölçüde rahatlatıcı etki yapmaktadır.

Sedef hastalığının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Fakat, bağışıklık sistemi problemlerinin bu hastalığa sebep olabileceği düşünülmektedir.

Daha ayrıntılı olarak bakıldığında ise, beyaz kan hücresi olan T hücreleri (T lemfosit) bu hastalığın araştırılmasında kilit nokta olabilmektedir. Normalde T hücreleri, vücutta bulunan, bakteri ya da virüs gibi yabancı maddeleri tespit eder ve onları yok eder.

Fakat sedef hastalığı vücutta gelişmiş ise bu defa bu T hücreleri, yanlışlıkla sağlıklı deri hücrelerine saldırmaya başlar ve onlara zarar verir. Bu esnada T hücreleri sanki bir yarayı iyileştirir gibi hareket etmektedirler ama aslında zarar vermektedirler.

T hücrelerinin bu şekilde aşırı aktif olarak çalışması sonucu diğer bağışıklık sorunları da tetiklenmektedir.

Cilt etrafındaki plaklar ve diğer beyaz kan hücrelerinde artış ile birlikte cildin dış katmanına giriş yapan bu hücreler, damarların genişleyip açılmasını etkilemektedir. Bu değişimler, hem sağlıklı hem de T hücrelerinin sayısının çok fazla miktarda artmasına neden olmaktadır.

Bu durum devam ettikçe, cildin en dışındaki katmanına, yeni üretilen cilt hücreleri çok hızlı bir şekilde taşınmaya başlar. Bu durum günler hatta haftalar boyunca sürebilmektedir.

Ölü deri ve beyaz kan hücreleri birikerek kalın bir tabaka oluşturur ve cilt yüzeyinde kalın pullu yamalar oluşturur. Bu döngü tedavi edilmediği sürece kesintiye uğramaz.

Fakat bu beyaz kan hücrelerinin bir türü olan T hücrelerinin, sedef hastalığında neden üretildiği net bir şekilde bilinmemektedir. Yapılan araştırmalar bu hastalığın nedeni olarak hem genetik hem de çevresel faktörleri göstermektedir.

Bunun yanı sıra sedef hastalığının oluşumunu tetikleyen bazı durumlar bulunmaktadır. Bu faktörler;

  • Boğaz ya da cilt enfeksiyonları,
  • Kesik, sıyrık ya da böcek ısırığı gibi cilt yaraları veya şiddetli güneş yanıkları,
  • Stres,
  • Soğuk hava,
  • Sigara içmek,
  • Çok fazla miktarda alkol tüketmek,
  • Bazı ilaçlar, özellikle bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan reçeteli bir ilaç olan lityum bazlı ilaçlar, yüksek tansiyon ilaçları (beta blokerler), antimalaryal ilaçlar ve iyodürler.

Sedef hastalığının belirti ve işaretleri, kişiden kişiye çok çeşitlilik göstermektedir. Hastalık belirtileri birkaç hafta ya da ay sürebilmektedir. Bu belirtiler;

  • Deride gümüş pullarla kaplı kırmızı lekelerin oluşması,
  • Küçük ölçekli lekeler (genellikle çocuklarda gözlenir),
  • Kuru ve çatlamış deri (kanama da yapabilir),
  • Kaşıntı, yanma ya da ağrı ve sızı,
  • Tırnaklarda kalınlaşma, çukurlaşma ya da çıkıntı,
  • Şişmiş ve sertleşmiş eklemler.

Bunun yanı sıra sedef hastalığının birçok türü bulunmaktadır ve her birinin semptomları farklılık göstermektedir. Sedef hastalığının türleri:

  • Plak sedef hastalığı; vücudun herhangi bir yerinde, genital bölge ve ağız bölgesinde,
  • Tırnak sedefi,
  • Kafa derisi sedefi,
  • Damla şekilli sedef; özellikle çocuklarda ve gençlerde, su damlası şeklinde, kollar, bacaklar ve kafa derisinde gözlenir,
  • Ters sedef; kasıklarda, koltuk altında, göğüs altında ve genital bölgede gelişir,
  • Püstüler sedef; eller, ayaklar ve parmak uçlarında gelişir,
  • Eritrodermik sedef; kırmızı kaşıntılı tahrişler gelişir,
  • Psöriatik artrit sedef hastalığı; ağrılı eklemler, renk değiştiren tırnaklar ve şişen tırnaklar şeklindedir.

1.Gümüş Pullarla Kaplı Kırmızı Lekeler

Sedef hastalığının en belirgin ve net semptomu olan gümüşi pullu kırmızı lekeler, beyaz kan hücresi türü olan T hücrelerinin, sağlıklı hücrelere karşı savaş açmasından dolayı oluşmaktadır. Sağlıklı deri hücreleri bu saldırı karşısında çok fazla miktarda çoğalarak, cilt üzerinde bu şekilde lekeler oluşmasına sebep olmaktadır.

2.Küçük Kırmızı Döküntüler

Kırmızı noktalar şeklinde tüm vücudu kaplayan bu döküntüler, genellikle küçük çocuklarda yaşanan bir sedef hastalığı semptomudur. Bu kızarıklıklar zaman zaman kaşıntı ve yanmaya yol açabilmektedir.

3.Kuru ve Çatlamış Deri

Sedef hastalığının oluşmasına zemin hazırlayan etkenlerden biri olan ciltte kuruluk ve soğuk hava, sedef hastalığı meydana geldikten sonra da devam etmektedir. Ciltte aşırı miktarda kuruma hatta çatlama sedef hastalığının belirtilerinden biridir.

4.Kaşıntı ve Yanma

Ciltte meydana gelen kuruma ve çatlama, cildin aşırı derecede hassalaşmasına yol açarak, sürekli kaşınmasına sebep olmaktadır. Bu şiddetli kaşınmalar sonucu ciltte yoğun bir şekilde yanma da meydana gelebilmektedir. Hatta bazı kişilerde bu durum ağrı ve sızıların yaşanmasına da yol açabilmektedir.

5.Tırnaklarda Değişim

Her sedef hastalığı türünde değil ama bazı sedef hastalığı türlerinde sadece tırnaklar etkilenebilmektedir. Tırnak sedefi de denilen bu sedef türünde, tırnaklarda kalınlaşma, oyuklaşma ya da tam tersi tümsekleşme oluşabilmektedir. Ayrıca sedef hastalığında, tırnaklarda parçalanma, yerinden oynama ve yerinden sökülme gibi durumlar da yaşanabilmektedir.

6.Eklem Problemleri

Sedef hastalığı esasında bağışıklık sistemi bazlı bir cilt hastalığı olduğu için, özellikle eklemlerdeki kemikleri olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bundan dolayı, eklemlerde şişme ya da esneklik kaybı ve sertleşme, sedef hastalığının belirtilerinden biri olabilmektedir.

Risk Faktörleri

Sedef hastalığının oluşumuna herhangi bir faktör neden olabileceği gibi, bazı durumlar sedef hastalığının oluşması riskini daha da artırabilmektedir. Bu faktörler şöyledir;

  • Aile hastalık geçmişi,
  • Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar,
  • Stres,
  • Obezite,
  • Sigara içmek.

Aile hastalık geçmişi: Bu hastalığın oluşumunda belki de en önemli faktör genetiksel etmenlerdir. Eğer ebeveynlerde bu hastalık var ise, çocuklarda da sedef hastalığı gelişmesi riski vardır.

Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar: Özellikle HIV virüslü kişiler sedef hastalığı riskini daha fazla yaşamaktadır. Çünkü sedef hastalığı, bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha hızlı gelişmektedir. Çocuklar ve gençlerde özellikle boğaz enfeksiyonları, sedef hastalığının oluşması riskini artırmaktadır.

Stres: Stres direkt olarak bağışıklık sistemini hedef almaktadır. Sedef hastalığı ise bağışıklık sistemi tabanlı bir hastalıktır. Bundan dolayı şiddetli stres altında olmak, sedef hastalığı riskini artırmaktadır.

Obezite: Aşırı kilolu olmak ve obezite sedef hastalığı riskini artırmaktadır. Sedef hastalığındaki plaklar, aşırı kilodan kaynaklanan çatlaklar ile yakından alakalıdır.

Sigara: Sigara içmek sadece cildi etkileyerek sedef hastalığı oluşumuna neden olmaz, tüm sağlığın bozulmasına sebep olur.

Komplikasyonlar

Sedef hastalığı, özellikle tedavi edilmediğinde bazı hastalıkların gelişmesine sebep olmaktadır ya da bazı hastalıkların oluşması riskini artırmaktadır.

Bu hastalıklar; psöriatik artrit, göz sorunları, obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kardiovasküler hastalıklar, metabolik sendrom, parkinson hastalığı, diğer bazı bağışıklık sistemi sorunları ve böbrek hastalıkları gibi sağlık sorunlarıdır.

Psöriatik artrit: Sedef hastalığının bu komplikasyonu, eklemlere zarar verebilmekte ve onların zayıflamasına, işlev kaybı yaşamasına sebep olabilmektedir.

Göz sorunları: Bazı göz sorunları sedef hastalığının yaygın komplikasyonlarından biridir.

Obezite: Sedef hastalığı olan kişilerde özellikle bu hastalığı şiddetli bir şekilde geçiren kişilerde obezite görülmesi ihtimali yüksektir.

Sedef hastalığı ile obezite arasındaki bağlantı olarak çözülememekle birlikte, iltihaplanma durumunun obezite ile bağlantısı vardır. Obezite ise sedef hastalığının oluşumunda rol oynamaktadır.

Sedef hastaları daha az aktif oldukları için, bu kişilerde hareketsizlikten dolayı obezite gelişebilmektedir.

Tip 2 diyabet: Sedef hastalığı olan kişilerin tip 2 diyabet hastalığını yaşama riskleri yüksektir. Özellikle şiddetli şekilde sedef hastalığı yaşayan kişilerde tip 2 diyabet riski oldukça yüksektir.

Yüksek tansiyon: Sedef hastalığı olan kişilerde yüksek tansiyon durumunun gelişmesi ihtimali daha yüksektir.

Kardiovaskuler hastalıklar: Sedef hastalığı olan kişilerin, diğer kişilere göre kalp krizi geçirme ihtimali üç kat daha fazladır. Ayrıca, sedef hastalığı olan kişilerin, ritim bozuklukları ve felç yaşaması riski daha fazladır. Çünkü sedef hastalığının bazı tedavi yöntemleri, kolesterol seviyesini anormal şekilde artırmakta ve arterleri zorlayabilmektedir.

Metabolik sendrom: Sedef hastalığının komplikasyonlarından olan, yüksek tansiyon, anormal kolesterol seviyesi ve yükseltilmiş insülin düzeyleri  kalp sağlığını tehdit etmesinin yanı sıra, metabolik sendrom riskini de artırmaktadır.

Diğer bağışıklık sorunları: Çölyak hastalığı, doku sertleşmesi (skleroz) ve Crohn hastalığı (bağırsak iltihabı) gibi hastalıkların oluşması riski, sedef hastalarından daha yüksektir.

Parkinson hastalığı: Bu kronik nörolojik sorunun sedef hastalarında yaşanması ihtimali daha yüksektir.

Böbrek hastalıkları: Orta ya da şiddetli seyirde geçirilen sedef hastalığının böbrek hastalıkları riski ile doğrudan bağlantısı olabilmektedir.

Bunlara ek olarak sedef hastalığı kişinin dış görünüşünü de olumsuz etkileyebildiği için;

  • Kendine güvensizlik,
  • Depresyon,
  • Sosyal izolasyon,
  • İşyerinde ya da okulda birtakım sorunların yaşanması gibi durumlara da yol açabilmektedir.

Tanı ve Analizler

Sedef hastalığının tanısı yeterince açık ve nettir. Tanı koyabilmek için doktor öncelikle, fiziksel muayene yapar ve ilaç geçmişini sorar daha sonra eğer gerekli görürse cilt biyopsisi yapabilmektedir.

Fiziksel muayene: Doktorlar genellikle sedef hastalığının tanısını koyabilmek için hastanın cilt, kafa derisi ve tırnaklarını kontrol eder ve devamında hastanın ilaç geçmişini sorar.

Cilt biyopsisi: Bu tanı yöntemi nadir olarak yapılır. Doktor, derinin küçük bir parçasından örnek alır ve laboratuvarda mikroskop altında bu parçayı incelemek suretiyle tanı koyabilmektedir. Deri biyopsisi genellikle doktorun uygun gördüğü ölçüde lokal anestezi uygulanarak yapılmaktadır.

Tedavi ve İlaçlar

Reçetesiz kortizon kremler kullanmak ve bir miktar güneş ışığına maruz kalmak sedef hastalığının belirtilerini artırabilmektedir.

Bazı yöntemler sedef hastalığının tedavisine yardımcı olmaktadır. Bu yöntemler; topikal tedaviler, ışık tedavi ve sistematik ilaçlardır. Bu tedavi yöntemleri ile, hücrelerin hızlı bir şekilde büyümesi durdurulur ve iltihaplı plakların oluşumu azaltılır.

Topikal tedaviler: Kremlerin, nemlendirici merhemlerin tek başlarına kullanılmaları sedef hastalığının etkilerini azaltabilmektedir. Eğer hastalık daha şiddetli ise, bu kremlerin yanı sıra ilaç ve ışık tedavisi de uygulanmaktadır. Topikal tedavi yöntemleri şu uygulamaları kapsamaktadır;

  • Topikal kortikosteroidler (anti iltihap ilaçlar),
  • D vitamini analogları (Caicipotriene-dovonex- gibi),
  • Antralin (DNA aktivitesini normalize eder),
  • Topikal retinoidler (A vitamini bileşeni),
  • Kalsinörin inhibitörleri (T hücrelerini bozucu etki),
  • Salisilik asit (ölü derilerin dökülmesini sağlar),
  • Kömür katranı (yara, kaşıntı ve iltihabı iyileştirmeye yardımcı olur),
  • Nemlendirici krem ve merhemler.

Işık tedavisi: Bu tedavi yönteminde doğal ya da yapay ultraviyole ışınlar kullanılmaktadır. Ayrıca cilde kontrollü miktarlarda güneş ışığı uygulanarak ışık tedavi yapılmaktadır. Işık tedavisinde, yapay ultraviyole A (UVA) ve yapay ultraviyole B (UVB) ya da her ikisinin karışımı, ilaçlar ile birlikte uygulanmaktadır.

  • Işık tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir;
  • Güneş ışığı-ultraviyole-UV (T hücrelerini engeller),
  • UVB fototerapi (ultraviyole B),
  • Dar bant UVB tedavisi
  • Goeckerman tedavisi (UVB ve kömür katranı karışımı),
  • Fotokemoterapi ya da psoralen artı ultraviyole A (PUVA),
  • Excimer lazer (UVB ışığından daha kuvvetli küçük molekül).

Sistematik ilaçlar: Sedef hastalığı tedavisinde oral ya da enjektör şeklinde ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar şu şekildedir;

  • Retinoidler (vitamin A bileşenli),
  • Metotreksat (lösemi ve bazı kanser tedavisinde de kullanılır, beyaz kan hücrelerinin üretilmesini azaltır),
  • Siklosporin,
  • Bağışıklık sistemini değiştiren ilaçlar (biyolojik),
  • Diğer bazı ilaçlar (Droxia, Hydrea),
  • Deneysel ilaçlar.

Fakat her tedavide olduğu gibi sedef hastalığının bu gibi tedavi yöntemlerinin de yan etkileri bulunmaktadır.

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Sedef hastalığının tedavisine yardımcı olması için bazı yöntemler kullanılabilmektedir. Bu yöntemler ilaçsız ve evde uygulanabilecek yöntemlerden oluşmaktadır. Bu alternatif yöntemler;

  • Düzenli olarak banyo yapmak,
  • Nemlendirici kullanmak,
  • Yeteri miktarda güneş ışığı almak,
  • Sedef hastalığını tetikleyen durumlardan kaçınmak,
  • Alkol tüketiminden kaçınmak.

Bunlara ek olarak bazı bitkisel ve doğal yöntemler de kullanılabilmektedir. Örneğin;

  • Aloe vera içeren krem ve merhemler,
  • Balık yağı,
  • Oregon üzümü, gibi bitkisel ve doğal yöntemler, sedef hastalığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/sedef-hastaliginin-belirtileri-nelerdir/

Geliştirdiği besin takviyesiyle sedef hastalarının umudu oldu

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Eczacı Reyhan Aliusta, sedef hastalarının umudu olan Devitale Splus isimli besin takviyesini geliştirdi. Devitale Splus, başta sedef hastaları olmak üzere otoimmün hastalıklar denilen egzama, vitiligo, ankilozan spondilit hatta otizm hastalıklarının tedavisinde de önemli bir rol oynuyor.

Yıllardır tedavi olan fakat hiçbir zaman kesin bir sonuç elde edemeyen sedef hastaları için ürünü geliştiren Aliusta, son 10 yıldır ilaç geliştirme veya besin takviyesi geliştirme üzerine çalışmaları olduğunu kaydederek, “Devitale Splus, kortizon içermeyen ve sağlıklı insanların da kullanabileceği bir ürün.

Bu ürün sedef, egzama, vitiligo, ankilozan spondilit hatta otizm hastalarında destek olarak kullanılabiliyor. Yerli bir ürün, ağır metal içermiyor’’ ifadelerini kullandı.

Devitale Splus faydalı bakterilere prebiyotik etki yaparak kontrol altına alıyor

“Vücudumuzdakşi bakterilerin sayısı galaksimizdeki yıldızların sayısından da fazla” diyen Aliusta, şöyle devam etti:

  • “Vücudumuzda 30 trilyon insan hücresi varsa, 39 trilyon da bakteri var. Bizler şimdiye kadar bakterilerden hep korktuk, nefret ettik. Artık onları takdir etmenin zamanı geldi.

    Otoimmün hastalıklar aşırı geçirgen bağırsaktan kaynaklanıyor. Devitale Splus geçirgen bağırsağı, oradaki faydalı bakterilere prebiyotik etki yaparak besleyerek zırh şeklinde veya kalkan şeklinde örerek kontrol altına alıyor. Bakterilerden hiç korkmamamız lazım. Bu faydalı bakteriler bizim yaşamımız için gerekli.

    Bununla ilgili araştırmalar yaparken, probiyotiklerin öneminden yola çıkarak prebiyotik ürün geliştirdik. Bağırsaklarımız çok önemli. Bağırsaklarımıza çok iyi bakmamız lazım. Zararlı bakterilerin gönderilip faydalıların beslenilmesi lazım. Faydalı bakterilerin daha savaşçı, daha kenetlenen bir yapıda olması lazım. Biz bunu sağlıyoruz Devitale ile.

    Ürün şu an satışta. Sadece eczanelerde satılıyor. Reçete de ediliyor.”

Ürün faydalı bakterileri besleyerek prebiyotik etki yapıp bağırsağın epitelini onarıyor

Ürünün süspansiyon şeklinde olduğunu ve sabah akşam aç karnına kullanıldığını belirten Aliusta, dozun ürünün üzerinde yazdığını kaydederek bütün hastalara yardımcı olduklarının altını çizdi.

Çeşitli hastalarının olduğuna dikkat çeken Aliusta, otizmli hastaların da bu ürünü kullanabildiklerine değinerek, “Biz daha çok sedef ve egzama gibi hastalardan yola çıkmıştık ama otoimmün hastalıklar denilince, bağışıklık sisteminin kontrolden çıktığı birçok hastalık var. Onlarda da şu anda değişik hasta grubumuz oluştu ve çok başarılı ilerliyoruz.

Özellikle otizmli çocuklarda Amerika’da ve Avrupa’da çalışmalar yapılıyor. Onların bağırsakları aşırı geçirgen. Bundan dolayı toksik maddeler kan dolaşımıyla vücudun diğer organlarına ulaşabiliyor ve birikim yapıyor. Bunun kalkan şeklinde örülmesi lazım. Bununla ilgili Amerika’da ve Avrupa’da birçok bilim adamı çalışmalar yaptılar ve otizmde de şu anda çok başarılar elde ediliyor.

Bizim ürünümüz faydalı bakterileri besleyerek prebiyotik etki yapıp, aşırı geçirgen olan bağırsağın epitelini onarıyor ve geçirgenliği gideriyor. Dolayısıyla otizmli hastalarda şu anda kullanılmaya başlandı” şeklinde konuştu.

Sedef hastalığımın çok zaman sonra geçeceğini düşünüyordum

10 yıldır sedef hastası olan Ayşe Ünlü, ’’Şimdiye kadar birçok tedavi denedik. Hiçbiri geçirmedi. Ya hastalığı bastırdı ya da yerleri değişerek aynı şekilde çıkmaya başladı. Haberlerde Reyhan hocayı gördük.

Ankara’da olduğu için çok sevindik. Benim için mükemmel bir duyguydu. Sedef hastalığımın çok zaman sonra geçeceğini düşünüyordum. Haberlerde gördüm.

Musa beyin sedeflerinin bayağı yoğun olduğunu ve bir anda geçtiğini öğrenince bizde Reyhan hanıma uğradık” dedi.

Devitale’i kullandıktan sonra vücudumda iyi yönde değişiklikler oldu

Devitale’i kullanmaya devam ettiğini belirten Ünlü, “Devitale’i kullandıktan sonra vücudumda iyi yönde değişiklikler oldu. Bazı kortizonlu ilaçlar kullandığım için sedefleri bastırmıştı bu besin takviyesini kullandığımda sedeflerim arttı ve vücuduma kusturdu. Bu şekilde çoğaltıp bir zamandan sonra geçireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir aydır ürünü kullanmasına rağmen vücudunda olumlu yöndeki etkilerinin çok büyük olduğunu kaydeden Ünlü, “Öncesinde saçtaki deride ve vücutta sedeflerimin plakları çok kalındı. Prebiyotik takviyeyi kullandıktan sonra kabukların inceldiğini ve daha az kabuklanma olduğunu gördüm.

Sanırım 3 ve 6 ay gibi bir süre daha ürünü kullanacağım’’ diye konuştu.

Devitale’e başladıktan sonra bir ay içinde rahat hareket etmeye ve düzenli yürümeye başladım

Burcu Bölük isimli hasta ise, “11 senedir sedef hastasıyım. Birçok ilaç kullandık. Son 4 yıldır ajan iğne kullanıyorum. Birçok yan etkiler yaptı, birçok hasar bıraktı. Ankilozan spondilit hastalığı oluşmaya başladı. Eklemlerde tutulum oluyordu. 2,5 aydır yatıyordum. Sonra Reyhan hanımla tanıştık de Devitale’e başladık.

Onun sayesinde 2 aydır rahat bir şekilde yürüyorum. Tutulma var kasılma olmuyor. Sedefte de azalmalar var. Şu anda rahatım. Devitale’e başladıktan sonra bir ay içinde rahat hareket etmeye ve düzenli yürümeye başladım. Çok fazla ağrım oluyordu ve gece hiç uyuyamıyordum. Şu anda çok rahatım. 2 ve 6 arası olarak belirledik tedaviyi.

Belirli bir şey yok şu an devam ediyoruz’’ açıklamalarında bulundu.

Ben 23 yıldır çektim, iyileştim, gerçekten sedef hastası olanlar bu ilacı kullansın

23 yıldır sedef hastası olan ve Devitale’i kullandıktan sonra hızla iyileştiğini dile getiren Musa Sümbül, ’’23 yıldır sedef hastasıyım. 22 yıldır Antalya’da, İzmir’de, Ankara’da çok tedavi gördüm. 22 yıldır tedavi gördüm fakat hiçbir yanıt alamadım.

En sonunda bacağım 5,5 santimetre kısaldı. Bundan 5 ay önce bir arkadaşım Antalya’da televizyona çıkardı beni. Reyhan hanım beni görmüş ve davet ettiler. Aradıklarında çok tedavi gördüğümü ve eğer iyileştiremeyeceklerse beni yormamalarını söyledim.

Her masrafımı karşılayacaklarını söyleyerek beni buraya davet ettiler. Geldik ve 4,5 aydır tedavi görüyorum. Devitale adında bir besin takviyesi kullanıyorum. Devitale bana çok iyi geldi. Sedefi yüzde 80 yendim. 9-10 ay daha tedavi görmem lazım. Ben 23 yıldır çektim, iyileştim.

Gerçekten sedef hastası olanlar bu ilacı kullansın” değerlendirmelerinde bulundu.

Almanya ölüme terk etti Türkiye’de yaşama tutundu

Baraja serinlemek için ayaklarını soktu bir daha yürüyemedi

Buz tutan yolda düştü beyin kanaması geçirdi

Şişkinlik önemli hastalıkların işareti olabilir

Источник: https://www.yenisafak.com/hayat/gelistirdigi-besin-takviyesiyle-sedef-hastalarinin-umudu-oldu-3430674

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.