Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Geliştirdiği besin takviyesiyle sedef hastalarının umudu oldu

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Eczacı Reyhan Aliusta, sedef hastalarının umudu olan Devitale Splus isimli besin takviyesini geliştirdi. Devitale Splus, başta sedef hastaları olmak üzere otoimmün hastalıklar denilen egzama, vitiligo, ankilozan spondilit hatta otizm hastalıklarının tedavisinde de önemli bir rol oynuyor.

Yıllardır tedavi olan fakat hiçbir zaman kesin bir sonuç elde edemeyen sedef hastaları için ürünü geliştiren Aliusta, son 10 yıldır ilaç geliştirme veya besin takviyesi geliştirme üzerine çalışmaları olduğunu kaydederek, “Devitale Splus, kortizon içermeyen ve sağlıklı insanların da kullanabileceği bir ürün.

Bu ürün sedef, egzama, vitiligo, ankilozan spondilit hatta otizm hastalarında destek olarak kullanılabiliyor. Yerli bir ürün, ağır metal içermiyor’’ ifadelerini kullandı.

Devitale Splus faydalı bakterilere prebiyotik etki yaparak kontrol altına alıyor

“Vücudumuzdakşi bakterilerin sayısı galaksimizdeki yıldızların sayısından da fazla” diyen Aliusta, şöyle devam etti:

  • “Vücudumuzda 30 trilyon insan hücresi varsa, 39 trilyon da bakteri var. Bizler şimdiye kadar bakterilerden hep korktuk, nefret ettik. Artık onları takdir etmenin zamanı geldi. Otoimmün hastalıklar aşırı geçirgen bağırsaktan kaynaklanıyor. Devitale Splus geçirgen bağırsağı, oradaki faydalı bakterilere prebiyotik etki yaparak besleyerek zırh şeklinde veya kalkan şeklinde örerek kontrol altına alıyor. Bakterilerden hiç korkmamamız lazım. Bu faydalı bakteriler bizim yaşamımız için gerekli. Bununla ilgili araştırmalar yaparken, probiyotiklerin öneminden yola çıkarak prebiyotik ürün geliştirdik. Bağırsaklarımız çok önemli. Bağırsaklarımıza çok iyi bakmamız lazım. Zararlı bakterilerin gönderilip faydalıların beslenilmesi lazım. Faydalı bakterilerin daha savaşçı, daha kenetlenen bir yapıda olması lazım. Biz bunu sağlıyoruz Devitale ile. Ürün şu an satışta. Sadece eczanelerde satılıyor. Reçete de ediliyor.”

Ürün faydalı bakterileri besleyerek prebiyotik etki yapıp bağırsağın epitelini onarıyor

Ürünün süspansiyon şeklinde olduğunu ve sabah akşam aç karnına kullanıldığını belirten Aliusta, dozun ürünün üzerinde yazdığını kaydederek bütün hastalara yardımcı olduklarının altını çizdi.

Çeşitli hastalarının olduğuna dikkat çeken Aliusta, otizmli hastaların da bu ürünü kullanabildiklerine değinerek, “Biz daha çok sedef ve egzama gibi hastalardan yola çıkmıştık ama otoimmün hastalıklar denilince, bağışıklık sisteminin kontrolden çıktığı birçok hastalık var. Onlarda da şu anda değişik hasta grubumuz oluştu ve çok başarılı ilerliyoruz.

Özellikle otizmli çocuklarda Amerika’da ve Avrupa’da çalışmalar yapılıyor. Onların bağırsakları aşırı geçirgen. Bundan dolayı toksik maddeler kan dolaşımıyla vücudun diğer organlarına ulaşabiliyor ve birikim yapıyor. Bunun kalkan şeklinde örülmesi lazım. Bununla ilgili Amerika’da ve Avrupa’da birçok bilim adamı çalışmalar yaptılar ve otizmde de şu anda çok başarılar elde ediliyor.

Bizim ürünümüz faydalı bakterileri besleyerek prebiyotik etki yapıp, aşırı geçirgen olan bağırsağın epitelini onarıyor ve geçirgenliği gideriyor. Dolayısıyla otizmli hastalarda şu anda kullanılmaya başlandı” şeklinde konuştu.

Sedef hastalığımın çok zaman sonra geçeceğini düşünüyordum

10 yıldır sedef hastası olan Ayşe Ünlü, ’’Şimdiye kadar birçok tedavi denedik. Hiçbiri geçirmedi. Ya hastalığı bastırdı ya da yerleri değişerek aynı şekilde çıkmaya başladı. Haberlerde Reyhan hocayı gördük.

Ankara’da olduğu için çok sevindik. Benim için mükemmel bir duyguydu. Sedef hastalığımın çok zaman sonra geçeceğini düşünüyordum. Haberlerde gördüm.

Musa beyin sedeflerinin bayağı yoğun olduğunu ve bir anda geçtiğini öğrenince bizde Reyhan hanıma uğradık” dedi.

Devitale’i kullandıktan sonra vücudumda iyi yönde değişiklikler oldu

Devitale’i kullanmaya devam ettiğini belirten Ünlü, “Devitale’i kullandıktan sonra vücudumda iyi yönde değişiklikler oldu. Bazı kortizonlu ilaçlar kullandığım için sedefleri bastırmıştı bu besin takviyesini kullandığımda sedeflerim arttı ve vücuduma kusturdu. Bu şekilde çoğaltıp bir zamandan sonra geçireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir aydır ürünü kullanmasına rağmen vücudunda olumlu yöndeki etkilerinin çok büyük olduğunu kaydeden Ünlü, “Öncesinde saçtaki deride ve vücutta sedeflerimin plakları çok kalındı. Prebiyotik takviyeyi kullandıktan sonra kabukların inceldiğini ve daha az kabuklanma olduğunu gördüm.

Sanırım 3 ve 6 ay gibi bir süre daha ürünü kullanacağım’’ diye konuştu.

Devitale’e başladıktan sonra bir ay içinde rahat hareket etmeye ve düzenli yürümeye başladım

Burcu Bölük isimli hasta ise, “11 senedir sedef hastasıyım. Birçok ilaç kullandık. Son 4 yıldır ajan iğne kullanıyorum. Birçok yan etkiler yaptı, birçok hasar bıraktı. Ankilozan spondilit hastalığı oluşmaya başladı. Eklemlerde tutulum oluyordu. 2,5 aydır yatıyordum. Sonra Reyhan hanımla tanıştık de Devitale’e başladık.

Onun sayesinde 2 aydır rahat bir şekilde yürüyorum. Tutulma var kasılma olmuyor. Sedefte de azalmalar var. Şu anda rahatım. Devitale’e başladıktan sonra bir ay içinde rahat hareket etmeye ve düzenli yürümeye başladım. Çok fazla ağrım oluyordu ve gece hiç uyuyamıyordum. Şu anda çok rahatım. 2 ve 6 arası olarak belirledik tedaviyi.

Belirli bir şey yok şu an devam ediyoruz’’ açıklamalarında bulundu.

Ben 23 yıldır çektim, iyileştim, gerçekten sedef hastası olanlar bu ilacı kullansın

23 yıldır sedef hastası olan ve Devitale’i kullandıktan sonra hızla iyileştiğini dile getiren Musa Sümbül, ’’23 yıldır sedef hastasıyım. 22 yıldır Antalya’da, İzmir’de, Ankara’da çok tedavi gördüm. 22 yıldır tedavi gördüm fakat hiçbir yanıt alamadım.

En sonunda bacağım 5,5 santimetre kısaldı. Bundan 5 ay önce bir arkadaşım Antalya’da televizyona çıkardı beni. Reyhan hanım beni görmüş ve davet ettiler. Aradıklarında çok tedavi gördüğümü ve eğer iyileştiremeyeceklerse beni yormamalarını söyledim.

Her masrafımı karşılayacaklarını söyleyerek beni buraya davet ettiler. Geldik ve 4,5 aydır tedavi görüyorum. Devitale adında bir besin takviyesi kullanıyorum. Devitale bana çok iyi geldi. Sedefi yüzde 80 yendim. 9-10 ay daha tedavi görmem lazım. Ben 23 yıldır çektim, iyileştim.

Gerçekten sedef hastası olanlar bu ilacı kullansın” değerlendirmelerinde bulundu.

Almanya ölüme terk etti Türkiye’de yaşama tutundu

Baraja serinlemek için ayaklarını soktu bir daha yürüyemedi

Buz tutan yolda düştü beyin kanaması geçirdi

Şişkinlik önemli hastalıkların işareti olabilir

Источник: https://www.yenisafak.com/hayat/gelistirdigi-besin-takviyesiyle-sedef-hastalarinin-umudu-oldu-3430674

Sedef Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Haber güncelleme tarihi 11.01.2019 17:01

Sedef Hastalığı Nedir?

Bir deri hastalığı olan sedef hastalığı, tıp dilinde “psoriasis” olarak adlandırılmaktadır. Kalınlaşan, kızaran ve kabaran deri daha sonrasında büyüyerek sedef renginde kabuk tabakası ile kaplanır.

Tedavi edilebilen bir hastalık olan sedef hastalığı toplumun %2’lik bir oranında görülmektedir. Sedef hastalığı her yaş grubundan bireyde görülebilir.

 Sedef hastalığının tedavisinin mümkün olmasına rağmen ömür boyu aynı bölgede kalması veya yayılarak eklem iltihapları nedeniyle ölümlere sebep olması söz konusu olabilir.

 Genellikle diz, dirsek, kasıklarda, koltuk altlarında, saç diplerinde bel çevresinde ve tırnaklarda görülmektedir. Ancak görülme alanı kişiden kişiye değişirken kimi kişilerde tüm vücuda yayılabilir.

 Ailesinde sedef hastası olan kişilerde sedef hastalığının görülme oranı diğer kişilere göre daha yüksektir. Bu nedenle genetik etkenlerin oldukça etkili olduğu sedef hastalığı, anne veya babasında mevcut ise sizde de oluşma riskinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Ancak şunu belirtmeliyiz ki sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Genetik özelliğinin yanı sıra mikropların etkili olmadığı bir deri hastalığıdır.

Beyaz kan hücrelerinde meydana gelen artış sonucunda oluşan sedef hastalığı, deride iltihaplanma ve döküntüye neden olur. Sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte aşırı güneş yanığı, yoğun kaşınma ve çeşitli kesikler nedeniyle meydana gelebilir.

Ancak genetik olarak sedef hastalığına yatkın olan kişilerde stres, ani şoklar, psikolojik rahatsızlıklar ve travmalar sedef hastalığını tetikleyici bir rol üstlenebilir. Sedef hastalığının oluşumunda bağışıklık sisteminin de etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Bu nedenle kalsiyum eksikliği ve hormonal sorunlar gibi bağışıklık sistemini doğrudan etkileyen faktörler sedef hastalığını tetikleyici bir rol oynayabilir. Sedef hastalığının tedavisinin mümkün olduğunu belirtmiştik.

Sedef hastalığının tedavisinde sıkça kullanılan losyon ve kremlerin yanı sıra ilaç veya ışık tedavisinden de yararlanılmaktadır. Uygunlanan tedavi yöntemi kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

Hastanın yaşam şekli, yaşı ve hastalığın şiddetine bağlı olarak değişen tedavi yöntemindeki en önemli unsurlardan biri doktor muayenesini ve kontrollerini aksatmamaktır. Reçeteye uygun olarak davranmak tedavinin olumlu sonuçlar vermesine yardımcı olacaktır.

Sedef hastalığını tetikleyici birçok unsurun yanı sıra beslenme şekli ve tüketilen besinler de sedef hastalığını büyük oranda tetiklemektedir.

Özel bir diyet programı söz konusu değildir, ancak yapılan bazı araştırmalar ve gözlemler sonucunda belirli gıda ve gıda gruplarının sedef hastalığını daha çok tetiklediği belirtilmiştir.

 Sedef hastalığını tetikleyen ve şiddetini arttıran besinlerden uzak durarak hastalığın tedavi sürecine olumlu bir katkı sağlayabilir ve daha kısa sürede iyileşme elde edebilirsiniz.

Kısacası sedef hastalarının tüketmemesi gereken besinlere değinmek gerekirse; süt ve süt ürünleri, alkol, gluten ve mayalı gıdalar olarak sıralanabilir. Ancak bunların yanı sıra sedef hastalığı tedavisine olumlu katkılar sağlayan gıdalarda söz konusudur.

Sedef Hastalarının Tüketmemesi Gereken Besinler

Sedef hastalarının oldukça dikkat etmesi gereken besin çeşitlerinden biri ise glutendir. Özellikle gluten içeren besinlerin sedef hastalığını olumsuz yönde etkilediği belirtilmektedir.

Gluten içeren pirinç ve beyaz un gibi gıdaların yanı sıra tam buğday ekmeği tüketmeleri önerilmektedir. Özellikle meyve ve sebze bakımından zengin bir beslenme düzeni oluşturmaları oldukça faydalı olacaktır.

 Mandıra ürünleri sedef hastaları için önerilmeyen besin gruplarından biridir. Bu nedenle süt ve süt ürünlerini temin ederken az yağlı olanları tercih etmeniz sizin için daha faydalı olacaktır.

Az yağlı süt ve peynir gibi mandıra ürünlerini tüketmeniz sedef hastalığınızın şiddetini azaltacağı gibi kalp ve damar sağlığınız içinde oldukça önemlidir.

Sedef hastalarının uzak durması önerilen hayvansal gıdaların yanı sıra domates ve patlıcan tüketiminin de azaltılması gerektiği belirtilmektedir. Aksi halde domates ve patlıcan tüketimi yaraların çoğalmasına neden olabilir.

Aynı zamanda kızartma yemekleri, alkol, sigara, şekerli gıdalar ve turunçgiller sedef hastalarının tüketmekten kaçınması gereken besinlerdir.

 Sedef hastalarının tüketmemesi gereken besinlerden bir diğeri ise mayalı gıdalardır. Özellikle sedef hastalığını olumsuz yönde etkileyen ve belirtilerini arttıran mayalı gıdaların tüketiminden kaçınılmalıdır.

İçeriğinde maya kullanılan sirke, salça, turşu, acı biber sosları ve pastane ürünlerinin tüketimi sedef yaralarının kötüleşmesine neden olabilir.

Sedef Hastalarının Tüketebileceği Besinler

Yapılan araştırmalar sonucunda omega-3 bakımından zengin gıdaların tüketilmesinin sedef hastalığı tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği belirtilmiştir.

Aynı zamanda sedef hastalarının kalp hastalıklarına yakalanma riskinin yüksek olmasından dolayı düzenli olarak somon, uskumru, ringa balığı gibi diğer yağlı balıkların tüketimi oldukça önemlidir.

Omega-3 yağ asiti barındıran bir diğer gıdalar ise ceviz, soya fasulyesi ve keten tohumudur. Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan ve yapılan araştırmalar sonucunda kanıtlanan bir diğer uygulama ise balık yağıdır.

Cilde direk olarak uygulanabilen balık yağı sedef hastalığı belirtilerini tamamen ortadan kaldırmamakla birlikte önemli bir oranda azalmasına yardımcı olmaktadır.

Antioksidan bakımından oldukça zengin olan gıdaların tüketimi sedef hastalığının belirtilerinin azalmasına yardımcı olabilir. Antioksidan bakımından zengin besinleri, fındık, tam tahıllı gıdalar, meyve ve sebzeler olarak sıralayabiliriz.

Özellikle hamur işlerinden ve kızartma yemeklerinden uzak durarak A ve D vitamini bakımından zengin gıdaları tüketmeniz sedef hastalığı tedavinize olumlu yönde katkı sağlayacaktır. Sedef hastalığı belirtilerin hafiflemesi ve azalması amacıyla çeşitli otlar kullanılmaktadır.

Bu otlar ile hazırlanan bitki çayları sedef hastalığının belirtilerini azaltırken tedavi sürecine de olumlu yönde katkı sağlar.

Sedef hastalarının kahve ve siyah çay tüketimini azaltarak onun yerine karabaş otu çayı, yeşil çay, rezene ve papatya gibi rahatlatıcı özelliğe sahip çayların tüketimi önerilmektedir.

Önerilen İçerik;

► Sedef Hastalığına İyi Gelen Bitkisel Çözümler

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/sedef-hastalari-nasil-beslenmelidir-7928h.htm

Sedef Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Sedef Hastalarının Hikâyeleri Belgesel Oldu

Sedef hastalığı, çok sık görülen deri hastalıklarından bir tanesidir. Ayrıca gereksiz bilgi kalabalığı olan hastalıkların başında gelir. Gereksiz bilgiler içinde bazı tedavi paylaşımları da bulunur ve birçoğunun da bilimsel olarak geçerliliği yoktur.

Çok alakasız belirtiler ve tedavisinin zorluğu gibi bilgiler yayılarak; bu hastaların psikolojik bakımdan daha da sıkıntı yaşamasına neden olur. Hastalık nedeni kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle psikolojik nedenlere dayandırılmaktadır.

Lupus Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Sedef hastalığı genetik geçişli bir hastalıktır. Kişinin 7 kuşak akrabalarından taşınabilmektedir. Toplumda çok sık rastlanmakla birlikte birçok tip sedef bulunmaktadır. En çok bulunan sedef tipi Psoriasis Vulgaris, sağlam deriden net bir şekilde ayrılabilen, deriden kabarık kızarıklıkların üzerini kaplayan şekilde gözlenmektedir.

Sedef Hastalığı Nedir?

Sedef hastalığı (Psoriasis) cilt hücrelerinin değişmesi ile meydana gelen, yaygın bir cilt hastalığıdır.

Fazladan oluşan cilt hücreleri kalın, gümüş renkli pullar halinde, kaşındırıcı, kuru ve kırmızı lekeler şeklinde olup, kimi zaman acı verici olabilmektedirler.

 Bu hastalık ile cildin yüzeyindeki hücreler hızlı bir şekilde dağılmaya ve büyümeye başlar.

Sedef hastalığı kalıcı ve uzun süreler devam eden bir hastalık olma özelliğine sahiptir. Zaman içerisinde defalarca kez iyileşmesine rağmen, sedef hastalığının belirtileri iyileşme gösterirken, tekrarlaması an meselesidir. Kişinin yapabileceği en muhtemel davranış, ilaçlarına düzenli ve sadık kalmak ayrıca gün ışığından da kaçınmaktır.

Sedef Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın nedeni ile ilgili şu ana kadar kesin olarak belirlenmiş bir madde yoktur. Psikolojik etkenler hastalık üzerinde çok etkilidir.

Sedef hastalığının herhangi bir organın işleyişiyle ilgisi yoktur.

Tüketilen besinler kesinlikle hastalığın görülmesinde etkili değildir ama halk arasında çok yenmek istenen ama yenmeyen bir besin olduğunda hastalığın görüldüğü yönünde bilgiler vardır.

  • Yaşanan ani kayıplar nedeniyle şoka girmek.
  • Günlük hayatta sorunlu yaşantısı olanlarda görülen sıkıntı ve gerginlik.
  • Aile içinde ya da çevrede sevgi eksikliği yaşanması.
  • Aile ile çocuk arasındaki olumsuz ilişkiler.
  • Dişlerde sürekli olarak görülen çürükler.
  • Boğazlarda, bademcikte kronik olarak görülen iltihap.
  • İdrar yollarında, bağırsaklarda görülen iltihaplar.
  • Ciltte kaşınma sonucunda oluşan zedelenmeler ve deri açıklıkları.

Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Sedef hastalığı vücutta alarm vermeye başladığında gerekli önlemler alınarak hemen bir uzmana başvurulmalıdır. Sedef hastalığı kişinin psikolojisini de etkilediği için kişinin moralinin düzgün ilerlemesi iyileşme sürecinde çok önemlidir.

  • Deri üzerindeki farklılıklar genellikle pembe-kırmızı tonlarındadır.
  • Deri yüzeyinde kabarcıklar şeklinde görülür.
  • İri bir formda, parlak ve kurumuş cilt kepekleridir.
  • Yaralar 1 – 2 mm kadar küçük olabilirken; 40 cm kadar geniş bir alana da yayılabilir.
  • Şekil bakımından çeşit çeşittir ve sayıca birden fazla da olabilir.
  • Vücudun büyük alanlarını kapsaması durumu çok nadir görülür.
  • Yaralar genellikle kollarda, bacaklarda ve gövde de görülür ve görülür görülmez bir uzman tarafından kolayca anlaşılabilir. Bu bölgeler dışında saçta, avuçta, ayaklarda görülenler ise diğer birçok deri hastalığının benzeridir ve tespiti zorlaşabilir. Bazı durumlarda tırnaklarda da belirtiler görülebilir. Tırnakta kalınlaşma, renk farklılığı ya da çukurlar görülür.

Sedef Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Mikropla gelişen ve büyüyen bir hastalık olmadığı için temaslarda kişiden kişiye bulaşma söz konusu değildir. Sedefin ciltteki görünümü nedeniyle dokunulduğunda bulaşma hissi verebilir fakat dokunmayla kesinlikle bulaşıcı olmadığı kanıtlanmıştır.

Sedef Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Sedef hastalığından korunmak için cilt bakımına özen göstermelisiniz. Mutlaka düzenli olarak temizlemelisiniz ve nemlendirilmesine dikkat etmelisiniz. Ayrıca en temel nedenlerden olan psikolojik sorunlara çözümler aramalısınız. Stresli bir yaşantıdan uzak durmalısınız.

Sedef Hastalığının Tedavisi Nedir?

Nedeni konusunda tam bir netlik olmadığından etkili bir tedavisi yoktur ama görülen belirtilerin durumuna göre tedavi seçeneği belirebilir. En azından tekrar oluşmasının önüne geçilebilir.

Tedavi ile tam olarak iyileştirilemediğinden temel amaç yan etkilerin verdiği hasarı en aza indirmektir. Hastalar öncelikle iyileşeceklerine kendileri inanmalı ve hekimlerine güvenmelidirler.

Kesinlikle kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemelidir.

Genel olarak tedavi için deri üzerine sürülen losyonlardan faydalanılır. Losyon uygulaması öncesinde kepek döktürücü ilaçlarla cilt yüzeyi arındırılır. Böylece losyon etkisi daha iyi görülür. Böyle uygulamalarla genelde 1 ay içinde olumlu sonuçlar görülür.

Belirtiler çok ilerleme göstermişse; ultraviyole ışınlarla özel tedavi yöntemleri uygulanır. Bu tür tedavilerde gerekli olan süreç 1 aydan uzundur.

Türkiye’de 15 yıldır uygulanan bu yöntemlerle tedavide bir miktar ilerleme kaydedilmiştir. İyileşme göstermeyen durumlarda yan etkiler göz önünde alınarak; ilaçla ya da iğne ile tedavi başlar.

Tedavi ile beraber mutlaka psikoloji tedavisi de görülmelidir.

Gül (Roza) Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

İyileşme esnasında hastalığın tekrar nüksetmesi her şeyi başa sarar. Fiziki tedavi yanında psikiyatrisi ile beraber götürülen tedaviler daha etkilidir. Çünkü hastalığın temelinde psikolojik nedenlerde yatar.

Sedef hastalığı çok sık tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu nedenle kişiler artık doğal yollara ya da kutsal olduğuna inanılan yollara başvururlar. Ayrıca kaplıca tedavilerinin etki gösterdiği görülmüştür ancak bilimsel bir açıklaması yoktur. İsrail’de Lut gölü, Balıklı kaplıcası gibi yerler sedef hastalığı turizminde gelişme göstermiştir.

Tüm hastalıkların nedeni ve tedavisi yeme düzeniyle de alakalıdır. Sedef hastalarının da tüketmemesi gereken gıdalar bulunmaktadır. Bu gıdalar; portakal suyu, greyfurt, limon, mandalina, turşu, sarımsak, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, dana eti, alkollü içecekler, işlenmiş gıdalar, gluten içeren yiyecekler, alkollü içecekler gibidir.

Источник: https://bilgihanem.com/sedef-hastaligi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.