Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Sedef Hastalığı Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Sedef hastalığı cilt hücrelerinin hayat döngülerinin değişmesi ile meydana gelen, yaygın bir cilt hastalığıdır. Bu hastalık ile cildin yüzeyindeki hücreler hızlı bir şekilde inşa edilmeye başlar. Fazladan oluşan cilt hücreleri kalın, gümüş renkli ölçekler halinde, kaşındırıcı, kuru ve kırmızı lekeler şeklinde olup, kimi zaman acı verici olabilmektedirler.

Sedef hastalığı kalıcı olarak gerçekleşen ve uzun süreler devam eden bir hastalık olma özelliğine sahiptir. Zaman içerisinde defalarca kez gerçekleşebilen bir durum da sedef hastalığının belirtileri iyileşme gösterirken, hastalığın daha kötü bir hal almasıdır.

Tedavi işlemindeki asıl hedef ise cilt hücrelerinin büyüme hızlarını azaltmakla mümkündür. Genel olarak belirgin bir tedavi olmamasına rağmen uygulanan işlemler belli bir rahatlama sağlamaktadır. Yaşam stili ölçülerine göre, reçetesiz krem kullanmaya ve düşük miktarlarda da olsa doğal güneş ışığına maruz kalmak sedef hastalığının gelişmesini sağlayacak unsurlar arasında yer almaktadır.

Yazının bu kısmında da sedef hastalığının oluşum nedenlerini inceleyeceğiz. Hastalığın sebebi tam olarak bilinmese de, vücudunuzdaki hücrelerin bağışıklık sistemiyle ilgili problemleri ile alakalı olduğu kesin bir şekilde bilinmektedir. Daha da belirgin bir şekilde açıklayacak olursak;

1.Beyaz Kan Hücreleri

T hücreleri olarak bilinen beyaz kan hücreleri, virüs ve bakteri gibi yabancı maddeleri tespit etmek için tüm vücutta dolaşırlar. Sedef hastalığı bulunan kişilerde ise bu T hücreleri, sağlıklı olan cilt hücrelerine saldırmaya başlar. Bu durumda sonuç olarak sedef hastalığının sebebinin bir özetidir.

Sedef hastalığı bazı durumlarda kalıtsal özellik gösterebilmektedir. Bu yüzden aile geçmişi bu hastalık için büyük bir öneme sahiptir. Birinci dereceden akrabalar arasında sedef hastalığı bulunan bir kişinin olması hastalığın diğer bir akrabada olma olasılığını doğurmaktadır.

3.Kötü Alışkanlıklar

Sigara ve alkol başta olmak üzere pek çok kötü alışkanlık çeşitli hastalıklara sebep olabilmektedir. Bu hastalıklardan biri de sedef hastalığı olmaktadır. Hastalığın oluşumunu, gelişimini ve büyümesini durdurmak için bu tip kötü alışkanlıklardan uzak durmanız gerekmektedir.

4.Stres

Yorucu bir iş hayatı içerisinde çalışmak, aile geçim sorunları, sınava girecek öğrencilerin yapmış olduğu telaş ve benzeri pek çok durum strese sebep olan etmenler arasındadır. Bu durum sedef hastalığını tetikleyen etmenler arasında yer alacağından stres ve sıkıntılı durumlardan uzak durmanız gerekmektedir.

5.İlaçlar

Başta yüksek kan basıncı ilaçları olmak üzere beta blokerlar, antimalaryaller ve iyodit gibi ilaçların kullanılması sedef hastalığına neden olan etmenler arasında sıralanabilirler. Bu ilaçları doktor kontrolünde almanız gerekmektedir. Ayrıca sedef hastalığı için ilaç almadan önce başka bir hastalığınız bulunmakta ise doktorunuza bildirmeniz, hastalığın tedavi sürecini etkileyecektir.

Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Sedef hastalığının belirtileri hastadan hastaya değişiklik göstermekle birlikte işaretleri ve belirtileri aşağıdaki gibidir;

  • Gümüş bir ölçekli cildi kaplayan kırmızı lekelerin oluşması,
  • Genellikle çocuklarda görülen ufak boyutlardaki noktaların oluşması,
  • Kuru ve çatlak bir cilt yapısı oluşumu kimi zamanlar kanama meydana gelmesi,
  • Kaşındırıcı, yanıcı ve ağrılı cilt oluşumu,
  • Şişmiş ve katılaşmış eklemler sedef hastalığının belirtileri arasında sıralanabilirler.

Sedef Hastalığının Risk Faktörleri Nelerdir?

Herhangi bir kişide sedef hastalığı gelişme gösterebilir. Ancak hastalığı oluşturan etmenler aşağıda maddeler halinde verilecek risk faktörleri ile de artışa geçmektedir.

  • Aile geçmişi: Sedef hastalığı için belki de en önemli risk faktörü aile geçmişidir. Aile içerisindeki bir üyede sedef hastalığının bulunması, diğer aile fertlerinde de sedef hastalığı gelişme durumunu arttırmaktadır.
  • Viral ve Bakteriyel Enfeksiyonlar: HIV virüsü bulunan kişiler yani AIDS hastalığı olanların sedef hastalığı geçirme ihtimali diğer insanlara göre daha fazladır. Çocuklarda ve genç yaştaki yetişkinlerde yenilenen enfeksiyonlar, özellikle boğaz ağrıları sedef hastalığı riskini arttırmaktadır.
  • Stres: Bağışıklık sistemini etkileyen unsurlardan biri de stres faktörüdür. Yüksek seviyedeki stres, sedef hastalığı riskini arttırmaktadır.
  • Obezite: Aşırı kilolu insanlar da sedef hastalığı riski de artar.
  • Sigara: Tütün kullanımı sedef hastalığını tetikleyici unsurlardan biridir. Ayrıca bunun yanında hastalığın ciddiyeti de artmaktadır. Hastalığın başlangıcını oldukça negatif bir biçimde etkilemektedir.

Sedef Hastalığının Komplikasyonları Nelerdir?

Sedef hastalığı bulunan kişilerin aşağıda maddeler halinde sebepleri ile verilecek hastalıklara yakalanma ihtimali artmaktadır.

  • Göz: Belirli göz hastalıkları bunlara örnek olarak konjunktivit, blefarit ve üveit, bu göz rahatsızlıkları sedef hastalığı bulunan insanlarda daha rahat bir gelişme olanağı bulur.
  • Obezite: Sedef hastalığının özellikle ileri seviyede olan türüne sahip olan insanlar, muhtemelen obeziteye de sahiptirler. Bu durum tam olarak kesin olmamakla birlikte, bu durum ile bağlantılı olduğu kabul edilmektedir. İltihap oluşumu obezite ile bağlantılı olup, sedef hastalığının gelişimine olanak tanır. Sonuç olarak yeme isteği ve obezite oluşumu kaçınılmaz olur.
  • Diyabet: Özellikle diyabet 2 hastalığına sahip olan kişilerin, sedef hastalığının gelişimine açık olduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
  • Yüksek Kan Basıncı: Sedef hastalığının garip özelliklerinden biri de yüksek kan basıncına sahip olan kişilerde ortaya çıkma ihtimalinin daha fazla olmasıdır.
  • Metabolik Sendrom: İnsülin seviyesi ve anormal kolesterol seviyesi ile alakalı bir durumdur. Kalp hastalıklarının riskini arttırır. Sedef hastalığı bulunan kişilerin metabolik sendroma sahip olması yüksek bir ihtimale sahiptir.
  • Böbrek Hastalığı: Ciddi sedef hastalığı oluşumlarında böbrek hastalıkları oluşumu da artışa geçmektedir.

Sedef Hastalığı Teşhisi Nasıl Yapılır?

Çoğu sedef hastalığı durumlarında birtakım teşhis yöntemleri kullanılmaktadır. Bunlar genel olarak fiziksel tedavi ve cilt biyopsisini kapsamaktadır. Bu 2 genel test hakkında daha ayrıntılı bilgiler ise;

  • Fiziksel Test: Bu test işleminde doktorunuz sedef hastalığı teşhisi koyabilmek için hastalık ve ilaç geçmişinizi sorar, cildiniz ve tırnaklarınız üzerinde birtakım araştırmalar ve tetkikler yapar. Yapmış olduğu bu işlemlerin ardından, hastalığın teşhisini tam olarak koyabilmek için cilt biyopsisi işlemine geçilir.
  • Cilt Biyopsisi: Çok nadiren de olsa doktorunuz tarafından bir deri örneği alınarak mikroskop ortamında incelenir ve sedef hastalığının türü ile birlikte diğer rahatsızlıklar belirlenir. Lokal anestezi ile yapılan bir işlemdir. Bu işlemin ardından sedef hastalığının türü tam anlamı ile tespit edilmiş olur.

Sedef Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu hastalığın tedavi işleminde asıl amaç cilt hücrelerinin büyüme hızlarını yavaşlatmaya yönelik hareketleri içerecektir. Ayrıca plak oluşumunu ve iltihabı önleyici önlemler alınır. Ölçekleri kaldıran ve deriyi düzleştiren bir işlem olan lokal bir tedavi uygulanır. Yapılan bu tedavi işlemleri 3 ana kısımda incelenir.

  • Lokal Tedavi: Orta ve ileri derecedeki sedef hastalığı için kullanılan bir yöntem olup, birtakım ilaçların cildinize sürülmesi ile yapılır. Vitamin D takviyesi ve cildi nemlendirmeye yönelik bir takım ayrıntılı işlemleri kapsamaktadır.
  • Hafif Tedavi: Bu işlemde sedef hastalığının tedavisi için cildinize yapay bir ultraviyole ışık yansıtılır. Bu işlem fototerapinin çok daha basit ve kolay bir alt dalıdır. Doğal bir güneş ışığıymış gibi sedef hastalığı kontrol altına alınmaya çalışılır.
  • İlaçlar: Vücut direncini yükseltmeye yönelik, doktorunuz tarafından verilen bir takım reçeteli ilaçların kullanılması ile yapılan bir tedavi yöntemidir. Kullanılan ilaçlar kuvvetli ilaçlar olacağından birtakım yan etkiler ortaya çıkabilir.

Источник: https://evdesifa.com/sedef-hastaligi-neden-olur/

Sedef Hastalığı Nedir, Sedef Tedavisi

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

sedef hastalığı nedir, sedef tedavisi

Tıp dilindeki adı psoriasis olan sedef hastalığı dünya üzerinde yaklaşık 125 milyon kişinin sorunudur. Sedef hastalığının görülme oranı son senelerde ciddi ölçüde artış göstermekte. Bu nedenle sedef nedir sorusu sıklıkla sorulmaya başlandı. Sedef deride kızarık zemin üzerinde beyaz kepeklenmeler şeklinde oluşur.

Sedef hastalığı her yaşta görülebilmektedir. En sık görüldüğü yaş aralığı 20-30 yaştır. 40 yaşından önce başlayan sedef erken başlangıçlı, 40 yaş sonrası başlayan ise geç başlangıçlı sedef olarak adlandırılır. Kişilere göre farklılık gösteren hastalık ile ilgili sedef nedir sorusu kadar sedef çeşitleri de merak edilmektedir.

Sedef çeşitleri aşağıdaki gibidir:

  • Plak tipi sedef: En çok karşılaşılan sedef çeşididir. Dirsek ve dizlerde kızarıklık, pullanma ve döküntü şeklindedir.
  • Ters sedef: Derinin katlanma bölgelerinde görülür. Skılıkla kasık ve koltuk altında oluşur. Kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle çok karıştırılır.
  • Eritrodermik sedef: Kızarıklık ve deri döküntüsünün tüm vücuda yayılmış şeklidir. Elektrolit ve sıvı dengesizliğine sebep olabildiğinden tedavisi genellikle hastanede yapılır. Nadir görülen bir sedef türüdür.
  • Damla tipi sedef: Daha çok çocuklarda rastlanır. Damla şeklindeki sedef yaralarına bütün vücutta rastlanır.

Birçok insanın sorunu olan sedef hastalığı daha sık olarak dirsek, saçlı deri, diz, el ve ayaklarda görülür. Sedef yaralarının görüldüğü bölgelerde kaşıntı, ağrı veya batma olabilir. Nadir olarak cildin tamamı hastalıktan etkilenebilir. Sedefin bütün deri yüzeyini kaplayacak şekilde görüldüğü hali ölümcül olabilmektedir.

Bunun nedeni sedef yaralarıyla kaplanan cildin sıcaklık düzenleyici özelliğini kaybetmesi ve bariyer görevi özelliğini yitirmesi. Sedef hastalığı görülen kişilerin %10 unda eller ve el bilekleri, ayak ve ayak bilekleri, omurga ve boyunu etkileyen artrit gelişmekte. Bazen sedef hastalarının eklemleri gözle görülür şekilde deforme olabilmektedir.

Yine bazı hastaların el ve ayak tırnaklarında şekil bozuklukları ve dökülmeler görülebilir.

Orta şiddette ve şiddetli devam eden sedef hastalıkları bazı iç hastalıklarla birlikte görülebilir. Kardiyovasküler hastalıklarla sedef hastalığı arasında belirgin bir ilişki saptanmıştır. Sedef hastalarında inme, hipertansiyon, dislipidemi, istemik kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve Crohn hastalığı riski daha fazladır.

Sedef görülen kişilerin %60 ında yağlı karaciğer hastalığı görülür. Yine sedef hastalarında hipertansiyon görülme oranı %40 a yakındır. Sedef hastalığı hipertansiyon hastalığı oluşumu için başlı başına ve bağımsız bir sebep olabilmektedir.

Aynı zamanda sedef hastalığı olan kişilerde kalp krizi riski daha fazladır.

Sedef hastalığının şiddeti ve tedavi süresi ile bazı kanser türleri arasında doğrudan bir ilişki görülmüştür. Sistemik tedavi olan ve uzun süre tedavi gören hastalarda lenfohematopoetik kanserler, kolorektal kanserler ve böbrek-mesane kanserlerine daha sık rastlanmakta. Sedef hastalığı lenfoma ve melanom harici deri kanserleri için başlı başına bir risk faktörüdür.

Sedef Neden Olur

Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Uzmanlar hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda genin rol oynadığını düşünmekte. Ailesinde ve yakın akrabalarında sedef olanlarda, sedefe neden olan bu bozuk genlerin görülme ihtimali daha fazladır.

Yapılan araştırmalara göre anne-babanın her ikisinde de sedef hastalığı varsa çocukta olma ihtimali %41, yalnızca birinde varsa %14 ve kardeşte varsa %6 dır. Genetik sebepler dışında bazı ilaçlar, duygusal dalgalanmalar, stres ve sıkıntı, enfeksiyonlar, iklim, dahili hastalıklar ve travmalar hastalığa sebep olabilmekte ve hastalığı tetikleyebilmektedir.

Sedef neden olur sorusuna cevap arayan bazı uzmanlara göre sigara da sedef hastalığı tetikleyicilerindendir.

Hastalık herkeste aynı seyretmez ve kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Bunula birlikte en çok görülen sedef hastalığı belirtileri; deri üzerinde bazı bölgelerde kızarıklıklar, bu kızarıklıklar üzerinde kepeklenme ve döküntü, kaşıntı ve yanma şeklindedir.

Bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulması önemlidir. Sedef hastalığının tedavisi olmadığı yönünde yaygın bir inanış vardır. Doğru olmayan bu inanış neticesinde belirtiler görülen bazı kişiler doktora başvurmayabilir. Bu yapılacak yanlış bir davranıştır.

Doktor kontrolünde uygulanacak tedavi ile hastalık kontrol altında tutulabilmektedir.

Sedef Bulaşıcı Mı

Sedef hastasıyla karşılaşan birçok kişi kötü görünümün de etkisiyle tedirgin olmakta ve sedef bulaşıcı mı endişesine kapılmakta. Sedef hastalığı ile ilgili toplumda birçok yanlış bilgi ve inanış vardır. Bunlardan bir tanesi de sedef hastalığının bulaşıcı olduğu inanışıdır.

Yanlış olan bu inanış hastanın sosyal aktivitelerini sınırlamasına, kendisini soyutlamasına ve yalnız kalmasına sebep olmaktadır. Yaygın inanışın aksine sedef hastalığı kesin olarak bulaşıcı bir hastalık değildir.

Yani sedef hastalığı temasla, aynı havuzda yüzmekle, aynı eşyaları kullanmakla, aynı havluya silinmekle, aynı tabaktan yemek yemekle ve benzeri şekilde bulaşmaz.

Sedef Hastalığı Tedavisi

Sedef hastalığı birçok duygusal sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Öyle ki sedef hastalarının dörtte biri depresyondadır. Sedef hastaları açısından en çok sıkıntı yaratan durumlardan biri görünür yerlerde oluşan sedef yaralarıdır. Bu yaralar nedeni ile hasta kötü göründüğünü düşünür ve kötü hisseder.

Toplum içinde bulunmaktan rahatsızlık duyabilir ve özgüven kaybı yaşar. Bir diğer duygusal sıkıntı da yaraları gören kişilerin hastalığın bulaşıcı olabileceğini düşünmesi sonucunda sedefli insanlara yaklaşmaktan çekinmeleridir. Bu durum hastaların yalnızlaşmasına sebep olur.

Hem hastalığın beraberinde getirdiği rahatsızlıklardan dolayı, hem de yaşanan duygusal sıkıntılardan dolayı sedef hastalığı tedavisi oldukça önemli.

Sedef Tedavisi

Hastalığın tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulanacak sedef tedavisi yönteminin belirlenmesinde hastalığın görüldüğü yerler ve sedef yaralarının yaygınlığı önemlidir. Örneğin yaralar vücudun %5 inden az bir alanda ise krem tedavisi uygulanırken, yaraların daha yaygın ve şiddetli olduğu durumlarda farklı tedaviler uygulanır. Uygulanan tedavilerde amaç:

sedef tedavisi

  • Hızlı hücre üremesini engellemek, kızarıklık ve kepeklenme şeklindeki döküntüleri azaltmaktır.
  • Sedef kabuklarının tedavisi ile yaraların ortadan kalkmasını ve deri yüzeyinin normale dönmesini sağlamak.
  • Döküntüler ve sedef yaraları tamamen ortadan kalktıktan sonra, yaraların sebebinin teşhisi ve bu sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik tedaviyle hastalığın tekrarlamasını önlemek.
  • Sedefle birlikte beliren diğer hastalıkların tespiti ve tedavi edilmesidir.

Sedef tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Yaygın inanışın aksine uzman bir doktor yardımıyla hastalık kontrol altında tutulabilir, hasta çok az döküntüyle yaşamını sürdürür ve sedef hastalığının rahatsız edici semptomları ortadan kaldırılır.

Источник: http://saglikloji.com/sedef-hastaligi-nedir-sedef-tedavisi/

Sedef Hastalığı

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Sedef hastalığı, her 100 kişiden 1-3 ünde görülen alevlenmelerle seyreden bir deri hastalığıdır. Her iki cins de eşit oranda görülür, her yaş da ortaya çıkabilir. En sık 20 yaş grubunda ortaya çıkar.

Genetik yatkınlık olsa da ailenin her bireyinde görülmez. Çevresel faktörler arttırabilir.

Genellikle hastalık için tipik görünüm veren sedef benzeri beyaz-gri pullanmalar olan keskin sınırlı pembe kırmızı plaklar ile ayırt edilir.

Sedef hastalığının nedenleri nelerdir?

Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik olarak yatkın bireylerde çevresel faktörlerin etkisiyle bağışıklık sisteminin sıra dışı olarak epitel hücrelerini etkilemesiyle ortaya çıktığı düşünülür.

Geçirilen mikrobik hastalıklar (boğaz enfeksiyonu vb), ilaçlar (lityum, bazı tansiyon ilaçları, aspirin vb), stres, mekanik tahriş (ovalama, kaşıma), güneş yanığı gibi çevresel faktörler arttırıcı etki yapabilir.

Sedef hastalığının belirtileri nelerdir?

Sedef hastalığının en tipik belirtileri, özellikle diz-dirsek gibi darbe gören yerlerde olmak üzere, keskin sınırlı, canlı kırmızı renkli ve üzerlerinde hastalığa adını veren sedef rengi kabukların bulunduğu lezyonlardır.

Bu lezyonlar ayrıca saçlı deri, tırnaklar, genital bölgede de ortaya çıkabilmektedir.Tedavi edilmezse zamanla kalınlaşıp özellikler eller ve ayaklarda hareketi zorlaştırabilir. Kelliğe yol açmaz ama hastalık şiddetli ise saç dökülmesini arttırabilmektedir.Sedef hastalığı sadece tırnağı tutabilir.

En sık bulgusu, toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar, tırnağın kalınlaşması, boşalması, sarı renk değişikliğidir. Bazen tırnak çevresinde de şişlik ve kızarıklık da gelişebilir.

Sedef hastalığınım günümüzde sadece deriyi etkilemediği, özellikle erken yaşta başladığında eklemleri, kalp-damar sistemini tuttuğu, şeker hasatlığı ve obeziteye yol açtığı da bilinmektedir.

Dolayısıyla hastaların izlemi ve tedavisi sırasında eşlik edebilecek hastalıların saptanması ve tedavisi de önemlidir. Ayrıca hastalık nadiren eklemleri tutabilmektedir. %30 oranında eklemlerde şişlik ve ağrı ortaya çıkar. Psoriatik artritin etkin tedavisi gerekir, çünkü eklemlerde hasara ve kronik ağrıya neden olur.

• Eklemde ısı artışı, kızarıklık ve şişme ile birlikte eklem ağrısı• Sırt ağrısı ile birlikte olan ve bir saat ya da daha uzun süren sabah sertliği

• Eklemlerin hareketlerinde kısıtlılık psoriatik artiritin başlıca belirtilerdir.

Sedef hastalığı kimlerde gözlenir?

Sedef hastalığının tüm dünyada 125 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilmektedir. Görülme sıklığı %2-3 dolayındadır. Olguların 3'de birinde birinci derece akrabalarında sedef hastalığı mevcuttur. Tek ebeveynde sedef hastalığı varsa çocukta görülme riski %14, çift ebeveynde varsa %41'dir.Sedef hastalığı çocuklarda daha nadir ortaya çıkar.

Çocuk hastaların %10'unda 10 yaş öncesi, %2'sinde 2 yaş öncesi ortaya çıkar. Daha ince ve daha hafif kabuklu, daha kaşıntılıdır. Yüze,saçlı deriye ve kıvrım bölgelerine yerleşir. Bez bölgesi ve koltukaltını tutabilir.

Sedef hastalığının ek bazı sağlık sorunları ile seyretmesi nedeniyle özellikle 20 yaşın altında başlayanlarda çok iyi izlem ve yaşam tarzı açısından eğitim gereklidir.

Sedef hastalığı her hastada aynı şekil de mi görülür? Başka hastalıklar ile karışır mı?

En sık tipik olarak diz ve dirsekte, saçlı deride belde keskin sınırlı oval şekilli pembe kırmızı beyaz sedefimsi pullanma gösteren plaklar oluşur. Bazen ise kıvrım yerlerinde kasık, koltuk altı meme altı gibi bölgelerde pullanma olmadan benzer lezyonlar ortaya çıkar, pişik ve egzema ile ayırt edilmelidir.

Avuç içi ayak tabanında sadece görülebilir, mantar hastalığı ile karışabilir. Gövdede kol ve bacaklarda damla şeklinde küçük kırmızı pullanan plaklar çocuk ve ergenlerde üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani olarak ortaya çıkabilir, uygun tedavi ile daha çabuk geriler.

Belli bir alanda avuç içi ayak tabanı kımızı zeminde sivilce benzeri döküntü şeklinde veya tüm vücutta yaygın kırmızı plak üzerinde sivilce benzeri döküntüler şeklinde sedef hastalığı görülebilir.Daha seyrek olarak tüm vücutta yaygın olabilir. Tırnaklarda minik çukurcuklar, ayrışma, sarımsı lekelenme, tırnak plağında kalınlaşma belirtileri görülebilir.

Sedef hastalarında yüzde 20 oranında eklem hastalığı görülebilir. En sık el parmak eklemi, bel bölgesi tutulur. Bel ağrısı, sabah katılığı, eklem bölgesinde şişlik kızarıklık olursa eklem sedefi araştırılır.

Tanı için tetkik gerekir mi? Başka hastalıklara eşlik eder mi?

Genellikle tanı için ek tetkik yapılmaz. Tipik görünümde değil ise karışabilecek diğer deri hastalıklarından ayırt etmek için deri biyopsisi gerekebilir.

Şiddetini arttırabilecek faktörleri araştırmak ve bazı tedavilerden önce güvenli ilaç kullanımı için kan tahlili istenebilir.

Şiddetli sedef hastalığı olan kişilerde metabolik hastalıklar, diabet, kalp ve damar hastalıkları açısından takip yapılabilir. Obezite, barsak hastalığı bazen eşlik edebilir.

Sedef hastalığı nasıl tedavi edilir?

Sedef hastalığı ömür boyu süren bir hastalıktır. Önlemlerle ve uygun tedavi ile kontrol altında tutulabilmektedir.Sedef hastalığı kişide sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalığı tanımak, tetikleyicilerden korunmak çok önemlidir. Erken tanı hastalığı kontrol altına almayı kolaylaştıracaktır.

Eğer lezyonlar derinin %10'undan fazlasını tutmuşsa mutlaka fototerapi veya sistemik tedavi gerekir. Sadece kremlerle yetinmek hem hastalık kontrolünde zorluk yaratır hem de eşlik edebilecek hastalıkları önlemede yararlı olmaz.

Tedavide amaç arttırıcı faktörlerden kaçınmak (tahriş etmemek ovalamamak vb), en kısa sürede iyileştirirken uzun süre iyilik sağlamak ve yan etki oluşturmamaktır. Her hastaya aynı tedavi kullanılmaz. Belirli algoritma ile tedavi planlanır. Hastalığın yaygınlığı, hastanın yaşı, tedaviye uyumu, önceki kullanılan ilaçlar tedavi seçiminde önemlidir.

Sınırlı bir alandaysa krem şeklinde ilaçlar, nemlendiriciler kullanılır.Daha yaygın hastalık varsa fototerapi, sentetik A vitamini içeren ilaçlar, eklem hastalığı varsa veya daha sonraki aşamada dirençli hastalarda kendisi kanser olmadığı halde bazı kanser ilaçları ve biyolojik tedaviler kullanılır.

Bugüne kadar sedef hastalığının nedenine yönelik bir tedavisi bulunamamıştır ancak çok önemli gelişmeler olmuş, tedavi beklentileri %50'den %90'lara çıkmıştır. Tedavi ile deri belirtileri iz bırakmadan tamamıyla kaybolabilmektedir.Uygun tedavilerle hemen hemen semptomsuz bir durum olan iyilik dönemleri yaşanabilir.

Tıbbi tedavi yanı sıra kronik hastalıklarda yaşam boyu sağlıklı bir diyetle beslenmek önemlidir. Bunun dışında hastalığın doğrudan bağlantılı olduğu özel bir diyet yoktur. Gereksiz besin yasaklarından uzak durulmalıdır. Ayrıca sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin azaltılması ve düzenli egzersiz şarttır.

Sedef hastalığını kendiliğinden geçmez ve etkin tedavi uygulanmadığında, kişilerin hayatı üzerindeki olumsuz etkileri devam edebilir.Lütfen tedavi ile ilgili tüm bilgileri dermatoloğunuza danışamadan uygulamayınız ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi alınız. Bilimsel kanıttan uzak hiçbir yöntem hastalığı tedavide kullanılmamalıdır. Bu yöntemler bazı zamanlarda tam aksine durumu kötüleştirebilmektedir. Unutmayınız ki hastalığı kontrol etmek ancak hekiminizle iyi bir iletişim kurmak ile mümkündür.

Sedef hastalığı bulaşıcı mıdır?

Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir. Hastanın kendisinde bir bölgeden diğerine veya başkasına temas ile, ortak eşya kullanarak bulaşmaz.

Sedef hastalığının seyri nasıldır?

Alevlenmeler iyileşme dönemleriyle seyreder. Belirtileri ve şiddeti değişken olabilir.

Источник: https://www.florence.com.tr/sedef-hastaligi

Sedef – Psoriasis Nedir?

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Psoriasis; pembe – kırmızı, hafif kabarık bir zemin üzerinde beyaz, kalın, parlak ve kuru kepekler gözlenmesi nedeniyle halk arasında sedef hastalığı olarak adlandırılan bir deri hastalığıdır. Dünya nüfusunun yaklaşık %2’sinde görülür.

Her yaşta belirebilen bu hastalık, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıp kaybolabilir. Sedef hastalığı; bazı hastalarda birkaç ay veya birkaç yıl sürerken, bazı hastalarda ise ömür boyu aralıklı bir şekilde seyredebilir.

Bulaşıcı bir hastalık değildir. 

Sedef hastalığı çoğunlukla hafif bir şekilde seyretse de döküntülerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir.  Psoriasis vulgaris, sedef hastalığının en sık karşılaşılan formudur. Lezyonlar çoğunlukla diz, dirsek, saçlı deri gibi bölgelerde görülür. 

Sedef hastalığının sebepleri halen tam olarak bilinememektedir.  Sağlıklı bir kişide deri hücreleri 28-30 günde olgunlaşmaktadır. Sedef hastalarında ise bu süre 3-4 güne kadar inebilmektedir. Hızlı çoğalan hücreler deri üstünde birikerek kepeklenmelerin oluşmasına sebep olur. 

Sedef hastalığı için gösterilen en önemli risk faktörü genetik etkilerdir. Aile hikâyesinde sedef hastalığı bulunan kişilerin bu hastalığa çok daha fazla yatkın olduğu belirlenmiştir.  Sedefe yatkınlığı olan kişilerde hastalığı tetikleyen bazı durumlar ise şu şekilde sıralanabilir: 

  • Boğaz ya da deri enfeksiyonları
  • Stres
  • Sigara içme
  • Aşırı alkol tüketimi
  • D vitamini eksikliği
  • Bazı ilaç tedavileri

Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Sedefteki yamalar, üzeri gümüş rengi kabukla kaplı kızarıklıklardır. Bunlar değişik şekillerde ve boyutlarda olabilirler. Saçlı deride kepekler yığın oluştururlar ve bu nedenle kızarıklığı görmek mümkün olmayabilir.  Sedef hastalığının çeşitlerine göre belirtileri de değişmektedir:

Plak tipi psoriasis: Sedefin en yaygın formudur. Plaklar vücuttaki herhangi bir yerde oluşabilir. Kaşıntılı ya da acı verici olabilen bu plaklar, bazen çok sayıda bazen de az sayıda olabilmektedir. 

İnvers psoriasis: Bu tip sedefler; koltuk altı, kasık, göğüs altı gibi kıvrım yerlerinde sınırlı kalmaktadır. Bu bölgeler nemli olma özelliğine sahip olduğu için sedeflerin kepeklenme olmaksızın, kızarıklık ve kabarıklıklara yol açtığı görülür. Mantar enfeksiyonları, sedefin bu tipini tetikleyebilmektedir. 

Tırnak psoriasisi: Sedef tırnaklarda da yerleşebilir ve hatta yalnızca tırnakta da görülebilir. Sedefin bu

formunda; tırnakta kalınlaşma, renk değişikliği, çukurcuklar görülebilir. 

Eritrodermik psöriasis: En az rastlanan sedef formu olan eritrodermik psöriasiste, kaşınan ve yanan kızarıklıklar tüm vücudu kaplar. 

Psoriatik artrit: Hastaların bazılarında eklem tutulumu gözlenebilmektedir. Özellikle el ve ayak eklemlerinin tutulduğu görülürken, nadir de olsa büyük eklemler de etkilenebilir.

Eğer psoriatik artrite dökülmeler eşlik ediyorsa tanısı kolay bir şekilde koyulabilir. Tek başına eklem tutulumun görüldüğü hastalardaysa tanı koymak daha güçtür. 

Sedef Hastalığının Tanısı Nasıl Konur?

Çoğu durumda sedef hastalığı tanısını koymak oldukça basittir.

Fiziksel muayene ve tıbbi hikâye: Doktor, hastanın tıbbi geçmişini alıp; cilt, kafa derisi ve tırnakları inceleyerek sedef hastalığını teşhis edebilir.

Deri biyopsisi: Doktor sedef tanısı koyarken nadiren de olsa küçük bir cilt örneği (biyopsi) almaya ihtiyaç duyabilir. Alınan numune, sedefin tipini belirlemek ve diğer hastalık şüphelerini ortadan kaldırmak için mikroskop altında incelenir.

Sedef Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Sedef hastalığı, uygun tedavilerle kontrol altına alınabilmektedir. Kepeklenmelerde azalmalar ya da tamamen kaybolmalar görülse de her zaman için geri gelme ihtimalinin olduğunu unutmamak gerekir. Sedef hastalığının tedavisi hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterebilmektedir. 

Sedef tedavisi temelde üçe ayrılır:

1.Topikal (yerel) tedaviler: Bu tedavi çeşidi krem, merhem ve losyon gibi ilaçların doğrudan deriye uygulanması ile gerçekleşir. Sedefin hafif olduğu rahatsızlıklarda bu en uygun tedavi şekli olacaktır. Topikal steroidler, katranlı ürünler ve vitamin D analoglarına ek olarak kullanılan nemlendiriciler,

derideki kurumanın giderilmesine yardımcı olur ve kepeklenmelerin azalmasını sağlar. 

2. Fototerapi: Fototerapi; ultraviyole ışığın (güneş ışığının tedavi edici özellik taşıyan dalga boyları) değişik formlarının ve bazen de özel tabletlerin kullanılmasıyla uygulanan bir tedavidir. Sedef çok yaygın olduğunda, topikal tedavilerle düzelmediğinde ya da tedaviden hemen sonra tekrarladığında bu tedavi yöntemi kullanılır. 

Fototerapi tedavisinin en basit ve kolay uygulanabilen yolu, kontrollü miktarda güneş ışığı almaktır. 

3. Sistemik tedaviler: Ağızdan alınan ilaçlarla uygulanan tedavi çeşididir. Tedavinin getirdiği yan etkiler sebebiyle, daha basit yollarla hastalık kontrol altına alınabiliyorsa bu tedaviye başvurulmaz.

Tedaviye başlamadan önce doktor tarafından hastaya tedavinin riskleri konusunda gerekli açıklamalar yapılır. Kadın hastalar sistemik tedavi aldıkları sırada gebe kalmamalıdırlar.

Erkek hastaların da bu tedaviyi alırken çocuk sahibi olmamaları önerilmektedir. 

Sedef Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

  • Sedef hastalığına sahip kişilerin öncelikle psikolojik tetikleyicilerden kurtulmaları gerekir. Stres, üzüntü, kaygı gibi olumsuz duygulardan uzaklaşıp; kendilerini daha iyi hissettirecek şeylere yönelmeleri tedavi için olumlu bir gelişme olacaktır. 
  • Deriyi kaşımak, ovmak, kabukları koparmak yeni döküntülere yol açabileceğinden bunlardan olabildiğince uzak durulması gerekir. 
  • Güneşin ve denizin sedef hastalığını azaltıcı etkisi vardır. Güneşe maruz kalma süresinin olabildiğince kontrollü yapılması gerekmektedir. Yanacak kadar güneşlenmek sedef döküntülerini arttırabilmektedir.
  • Kış aylarında derinin nem oranı azalır ve daha kuru hale gelmesine sebep olur. Kuru cilt sedef hastalarında daha fazla kaşıntıya sebep olacağı için nemlendirici krem ve losyonların kış aylarında daha özenli kullanılması gerekir.
  • Her gün banyo yapmak, cildinizin yatıştırılmasında yardımcı olacaktır. 

Referanslar:

  1. Uludağ Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı. Psoriasis (Sedef Hastalığı)
  2. Broşürü. 6 Haziran 2012. FR-HYE-04-434-05
  3. Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı. Psoriasis
  4. (sedef hastalığı) Bilgilendirme Broşürü
  5. Mayo Clinic. Psoriasis. 12 Mayıs, 2017. URL: https://www.mayoclinic.org/diseasesconditions/psoriasis/symptoms-causes/syc-20355840 Erişim Tarihi: 22.11.2017

Источник: https://gskpro.com/tr-tr/tedavi-alanlari/tr/dermatoloji/sedef-psoriasis-nedir/

Sedef sadece deriyi etkileyen bir hastalık değil!

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Hastalığın genellikle yaşam boyu devam eden bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Atakan sedef hastalığına psoriatik artrit, kardiyovasküler hastalıklar, inflamatuar barsak hastalıkları, metabolik sendrom, malignansi ve depresyon gibi önemli rahatsızlıkların da eşlik ettiğini bildirdi.

Toplumu etkileyen önemli hastalıklar konusunda bilgilendirme toplantıları düzenleyen Novartis, tıp dilindeki ismi psoriasis olan sedef hastalığına dikkat çekmek amacıyla Ankara’da bir basın toplantısı düzenledi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Atakan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda hastalıkla ilgili güncel bilgiler aktarıldı.

Sedef hastalığının tüm dünyada görülme sıklığının yüzde 1-3 arasında olduğunu ve hastaların üçte birini çocukların oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr.

Nilgün Atakan, sedefin tüm dünyada 125 milyondan fazla kişiyi etkilediğini belirtti. Prof. Dr.

Atakan, sedefin sadece bir deri hastalığı ya da kozmetik bir sorun olarak ele alınmasının yeterli olmadığını vurgulayarak hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi;

Hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir bağışıklık sistemi hastalığı

Sedef hastalığı, deride zemini kırmızı üzerinde beyaz kepeklerle kaplı plaklar şeklindeki döküntülerle (lezyonlarla) karakterize, genellikle yaşam boyu devam eden bir bağışıklık sistemi (otoimmün) hastalığıdır. Kalın kırmızı deri, kabuklanma, kalınlaşma, kaşıntı, kuruma, ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin tetiklediği sedef hastalığı yaşamı olumsuz etkilemektedir.

Sedef hastalarında psoriatik artrit, kardiyovasküler hastalıklar, inflamatuar barsak hastalıkları, metabolik sendrom, malignansi ve depresyon gibi hastalıkların görülme sıklığı daha fazladır.

Sedef hastalarının yüzde 30’unda psoriatik artrit görülürken, orta-şiddetli sedef hastaları yaklaşık dört kat metabolik sendrom riski, yaklaşık iki kat kardiyovasküler risk artışı ile ilişkilendirilir.

Bu nedenle sedef, yalnızca bir deri hastalığı ya da kozmetik bir sorun olmanın ötesinde ele alınarak tedavi edilmelidir.

Sedef hastalığı, tüm kronik hastalıklar içinde hastayı en olumsuz etkileyen ve toplumsal yükü en ağır hastalıklardan birisi olarak dikkat çekmektedir. Kalp yetersizliğinden sonra fiziksel sağlığı en çok etkileyen hastalık olan sedef, depresyon ve kronik akciğer hastalığından sonra ruh sağlığını en çok etkileyen üçüncü hastalıktır.

Sedef hastalarının;

  • Yüzde 40’ının giysilerini hastalığına göre seçtiği,
  • Yüzde 36’sında uyku düzeni bozukluğu olduğu,
  • Yüzde 76’sında kaşıntı olduğu,
  • Yüzde 96’sının görüntüsünden rahatsız olduğu,
  • Yüzde 40’ının toplumdan izole yaşadığı,
  • Yüzde 20’sinde iş başvurusu reddi (en az 50 kez),
  • Yüzde 20’sinin sürekli intihar düşüncesi içinde olduğu ve yüzde 5’inin aktif intihar girişiminde bulunduğu tespit edilmiştir.

Sedef hastalarının sosyal yaşamları olumsuz etkilenmekte, toplumdan izole yaşama istekleri nedeniyle iş gücü kayıpları ve buna bağlı olarak maddi sıkıntılar artmaktadır. Hastalarda alkol, sigara ve antidepresan kullanımının yüksek olduğu bilinmektedir. Uluslararası çalışmalar daha şiddetli sedef hastalarında yaşam beklentisinin önemli düzeyde azaldığını göstermektedir.

Tedavide yeni hedef PAŞİ 90-100

Sedef hastalığı tedavisinde temel prensip uygun hastaya, doğru zamanda, uygun tedaviye başlamak olarak kabul edilmektedir. Ancak halen uygulanmakta olan tedavi yöntemlerinde hastaların dörtte üçünün tedavilerinden memnun olmadığı, yüzde 80’inin tedavide hayal kırıklığı yaşadığı ve yüzde 35’inin tedavilerini yeterince etkin bulmadığı belirlenmiştir.

Hastalardaki deri belirtilerinin ölçümü ve takibinde sıklıkla kullanılan endeks PAŞİ (Psoriasis Alanı ve Şiddet İndeksi) skoru olarak bilinmektedir.

Hastalığa bağlı plakların kızarıklık, kabuklanma, kalınlık ve vücudun her bölgesindeki tutulum boyutunun değerlendirildiği skorlamada başlangıca göre değişim tedavinin etkinliğinin ölçümlenmesinde kullanılır.

Başlangıca göre %50 iyileşme PAŞİ 50 olarak ifade edilir ve tedaviye devam için en az bu değişim hedeflenir. PAŞİ 90 deride tama yakın iyileşmeyi ifade ederken PAŞİ 100 deride tam iyileşme anlamına gelmektedir.

Avrupa sağlık otoritesi (EMA) en iyi etkililik kanıtının tedavide “Tam veya Tama Yakın İyileşme” (PAŞİ>%90) sonucu elde eden hasta yüzdesi olduğunu belirtmektedir. Yapılan çalışmalarda PAŞİ 50 iyileşmeye göre PAŞİ 90 iyileşme sağlanan hastalarda yaşam kalitesinin 4 kattan fazla arttığı bildirilmektedir.

Hastalığın yol açtığı fiziksel ve psikolojik yükün ötesinde ciddi bazı rahatsızlıklara yakalanma olasılığının daha yüksek olması, derideki belirtileri tümüyle veya hemen hemen tümüyle gideren yeni tedavileri önemli kılmaktadır.

Bakış Açısı

Источник: https://indigodergisi.com/2016/02/sedef-sadece-deriyi-etkileyen-bir-hastalik-degil/

Sedef Hastalığı Ölümcül Müdür? Etkileri ve Tedavi Yöntemleri

Sedef Hastalığı Yalnızca Cilt Hastalığı Değildir

Oldukça geniş lezyonlara neden olabilen sedef hastalığı kronik bir cilt problemidir. İlerlemiş türleri hayati tehye neden olabilir. Bu nedenle tedavi yöntemlerine başvurmada geç kalınmamalıdır.

Sedef Hastalığının Etkileri

Sedef hastalığı deri döküntüsü şeklinde seyreden bir cilt hastalığı olarak bilinse de aslında bir tür bağışıklık sistemi hastalığıdır.

Hastalığın şiddetine göre cildin farklı bölgelerinde veya çok daha geniş alanlara yayılmış şekilde kendini gösterebilir.

Hastalığın etkileri bağışıklık sistemine verdiğe zarara bağlı olarak ne kadar ilerlediğiyle doğru orantılıdır. Erken tanı ve tedavide hastalığın verdiği zararlar en aza indirgenebilmektedir. 

Çeşitli etkenler ile ortaya çıkabilse de sedef vakıalarının büyük bir çoğunluğu genetik faktörler neticesinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle özellikle başlangıç seviyesinde ve genetik olan yatkınlığı olan bireylerin tedaviyi ihmal etmemeleri çok daha önemlidir. 

Hastalığın etkilerinin değerlendirilebilmesi için belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin de analiz edilmesi gerekmektedir. Yapılan araştırmalarda genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel ve özellikle de psikolojik etkenlerin hastalığı gün yüzüne çıkarmada etkili olduğu kanıtlanmaktadır.

Duygusal olarak içine kapanık ve asosyal kişilerde sedef hastalığının daha yaygın görüldüğü tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemiyle doğru orantılı olduğundan basit bir boğaz enfeksiyonu veya hormonal değişikler de etkileri tetikleyecektir.

Başlangıç seviyesinde kızarıklık ve üzeri kepek görünümünde deri döküntüleri olarak ortaya çıkan sorunlar zamanında müdahale edilmezse çok daha geniş alanlara yayılarak hayati teh oluşturabilmektedir. 

Ölümcül Sedef

Sedef hastalığı hastalığa neden olan etkilere ve hastanın bağışıklık sistemine bağlı olarak farklı yayılım gösterecektir.

Ancak zamanında tedavi edilmeyen vakıalarda yayılım alanları oldukça genişlemekte ve hastalığın cilt altında eklemlere kadar etkileri sürebilmektedir.

Bu nedenle hastalığın teşhisinden itibaren yayılım gösterdiği alanların doğru analiz edilebilmesi hayati riski ortadan kaldırabilmek için şarttır. 

Hastalığın ilerleyen aşamalarında diz ve dirsek gibi oynar eklemler üzerinde geniş lezyonlara neden olduğu bilinmektedir. Eklemler üzerinde ilerleyen lezyonlar eklem iltihaplarına yol açtığından oldukça risklidir. Bu iltihaplar eklem hareketlerinin kısıtlanmasına veya hayati riskler oluşturmasına neden olabilir. 

Hastalık yalnızca diz ve dirsek gibi eklemleri değil boyun ve omurga gibi hayati eklemleri de etkileyebilmektedir. Bu bölgelerde sedef nedeniyle ortaya çıkabilen artrit hastada kalıcı sakatlığa neden olabilir.

Ayrıca yapılan klinik araştırmalarda hastalığın hangi yaşta ortaya çıktığına da bağlı olarak hastaların ömrünü 5 yıl ile 15 yıl arasında kısalttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle hastalığın ölümcül etkilere yol açmasına fırsat vermeden tedavi edilebilmesi oldukça önemlidir.

Sedef hastalığının bazı türlerinde yapılan araştırmalarda bazı kanser türlerini tetiklediği gözlemlenmiştir. Kolorektal ve mesane kanserlerine yakalanan hastalarda çoğunlukla sedef hastalığı da gözlemlenmektedir. Ayrıca tetiklediği bir diğer ölümcül hastalık ise bağırsakları etkileyen kolit hastalığıdır.

Zamanında önlem alınmayan vakıalarda doğrudan sedef nedeniyle olmasa bile tetiklediği hastalıklar nedeniyle hayati risk olacaktır. 

Tedavi Yöntemleri

Hastalığın etkin bir şekilde tedavi edilebilmesi için hastalığın hangi aşamada olduğu ve hastanın yaşam tarzı, bağışıklık sistemini durumu, yaşı ve hastalığın ilerleyiş hızı gibi etkenler kontrol edilir.

Başlangıç seviyesinde teşhis edilebilen hastalığın tedavisi ilaç tedavisi ile sınırlı kalabilmektedir. Ancak hastalığın seyrine ve ilerleyişine bağlı olarak alternatif tedavi metotlarına da başvurulabilir. Hastaya uygulanacak tedavi mutlaka uzman hekim kontrolünde olmalıdır.

Yanlış dozda veya uyumsuz bir tedavi ters etki yaparak hastalığın ilerlemesine neden olabilir. 

Hastalara uygulanacak tedavi deri lezyonlarını iyileştirici ve iltihaplanmanın önüne geçecek nitelikte olacaktır. Hayati teh oluşturabilecek boyutlara ulaşmamış olan lezyonlar için kremler hekim tarafından belirlenecek dozlarda uygulanacaktır. 

Lezyonların ve iltihaplanmanın şiddetine bağlı olarak doğrudan deri üzerine uygulanan bazı ilaçlara da başvurulabilir. İlaç tedavisinin istenilen sonucu vermediği ilerlemiş vakıalarda ise çeşitli ışın tedavileri uygulanacaktır. Klinik ortamda verilen bir çeşit güneş ışı tedavisi olan fototerapi uygulanabilmektedir.

Ancak bu tedavi yöntemi mutlaka uzman hekim kontrolünde uygulanmaktadır. Aksi takdirde yanlış bir uygulama hastalığı tetikleyici nitelikte olacaktır. Ancak bazı vakıalarda fototerapi yeterli olmayabilmektedir. Bu aşamadaki hastalara Ultraviyole B tipi ışın tedavisi uygulanır.

Bu tedavi lokal olarak uygulanacağından yalnızca sedefli bölgelere etki edecektir. Sağlam deri üzerine uygulanması halinde deride ciddi lezyonlara sebep olabilir. İlaç tedavisi bırakıldığında hastalık yeniden ortaya çıkabilirken Ultraviyole B tedavisi ile 10 seans kadar uygulamada kalıcı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Bu uygulama sonucunda kızarıklık gibi yan etkiler görülse de hastalık için en etkili tedavi yollarından biridir.

Kaynaklar

Источник: https://ciltte.com/sedef-hastaligi-oldururmu.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.